Archives Mart 2024

El Nino etkisiyle sırada en sıcak bahar var

El Nino hava olayının etkisiyle aralık, ocak ve şubat aylarında dünyanın en sıcak kışı yaşandı. Rekor sıcaklıkların mart, nisan ve mayıs aylarında da devam edeceği öngörülüyor.

El Nino hava olayının etkili olduğu 2023, tüm zamanların en sıcak yılı olurken rekor sıcaklıkların 2024’ün ilk aylarında da devam etmesiyle tarihin en sıcak kışı yaşandı. Dünya genelinde 1941-1980 yılları arasında aralık, ocak ve şubat aylarının ortalama sıcaklığı 11,9 dereceyken geçen kış mevsiminde sıcaklık, bu ortalamanın 1,29 derece üzerinde, 13,24 derece ölçüldü.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, dünyanın genel ikliminin El Nino ve La Nina hava olaylarıyla çok yakından alakalı olduğunu kaydetti.

Pasifik Okyanusu’nun dünyanın yaklaşık yarısını kapladığını ve El Nino’nun bu suların normalden sıcak, La Nina’nın ise normalden serin olmasını sağladığını anlatan Kurnaz, “Bu nedenle bu sular sıcak olursa dünyanın ortalama sıcaklığı da artıyor, yani sadece orası sıcak olduğu için ortalama artmıyor. Oranın sıcak olması dünyada geri kalan her yerin sıcaklığının biraz daha yükselmesine neden oluyor.” dedi.

İklim değişikliğinin sıcaklıkların devamlı artmasına neden olduğunu, sıcaklıkların El Nino senelerinde daha fazla, La Nina senelerinde ise biraz daha az arttığını belirten Kurnaz, şöyle devam etti:

“Dünya geçen sene haziran ayında El Nino dönemine girdi, dolayısıyla temmuz ayının başından itibaren bütün dünya ısındı ve yaşadığımız her ay, tarihte yaşadığımız en sıcak ay oldu. Bu da doğal olarak geçirdiğimiz kışı, en sıcak kış yaptı. Aralık, ocak ve şubat ayları dünyada geçirdiğimiz en sıcak kış oldu, muhtemelen mart, nisan ve mayıs da en sıcak ilkbahar mevsimi olacak.”

El Nino etkisinin mayıs ayı sonunda etkisini kaybedeceği öngörüsünü paylaşan Kurnaz, daha sonra sıcaklıkların biraz daha azalacağını, gelecek yaz mevsiminin 2023 yazı kadar sıcak olmayacağını ve geçen seneki gibi rekorlar görülmeyeceğini ifade etti.

Isınmada asıl faktörün iklim değişikliği olduğunun altını çizen Kurnaz, “İklim değişikliği dünyayı zaten ısıtıyor, düzenli bir şekilde yukarı doğru giden bir eğri var. Bu eğrinin üzerinde bazen biraz daha yüksek, bazen biraz daha düşük olarak, sıcaklıklar dalgalanıyor. Bundan 6 sene sonranın La Nina sıcaklıkları, bu senenin El Nino sıcaklıkları kadar olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kış kuraklığı

Ocak ve şubatta Türkiye’de ciddi kış kuraklığı görülmediğini, dünyada da tablonun benzer olduğunu aktaran Kurnaz, “Her 1 derece sıcaklık artışı, düşen yağış miktarını yüzde 7 artırır. ‘Bütün dünyada kuraklık’ diye bir kavram yoktur. Amerika’nın batı kesimleri çok ciddi yağış aldı, ama 2 sene önce susuzluk alarmı içindelerdi. Onun için bir tarafta çok yağış olan bir zamanda, başka bir tarafta tablo çok farklı olabilir, bu normal.” diye konuştu.

Kış kuraklığını, mevsim normallerinin altında düşen yağış miktarı şeklinde tanımlayan Kurnaz, şu görüşleri paylaştı:

“Türkiye’de aralık ve ocak ayları oldukça yağışlı geçti. Şubatta ve şimdiye kadar martta çok fazla yağış görmedik, bu çok beklediğimiz bir şey değil ama hiç olmayan bir şey de değil. Ama bu yazın sonunda itibaren El Nino etkisini kaybedip La Nina geldiğinde eylül, ekim ve kasım ayları nispeten daha az yağışlı geçecek gibi duruyor. Gelecek sonbahar ve kış, yağışlar azalabilir, bunun için de hazırlıklı olmamız gerekiyor ama bu ‘kuraklık’ demek değil.”

Tarımda ihtiyaç duyulan yağışların esasında mart ve nisan yağışları olduğunu işaret eden Kurnaz, şubat ayı boyunca Türkiye’nin hiçbir bölgesine yeterli yağış düşmediğini, bunun mart boyunca sürmesi ve nisan ayına sarkması durumunda Türkiye’de tarım sektöründe ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kurnaz, “Kış kuraklığı yaşamadık ama bahar kuraklığı tarımı etkileyecektir.” sözlerini sarf etti.

1,5 derece hedefi

Paris Anlaşması’nda küresel ısınmayı sınırlamak için belirlenen 1,5 derece hedefinin son 12 ayda aşıldığını ancak bu hedefin kalıcı olarak aşıldığını söylemek için henüz erken olduğunu bildiren Kurnaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her yıl 1,5 derecenin üzerinde ısınma yaşandığında 1,5 derece hedefinin aşıldığı söylenebilir. Şu anda son 12 ayın sıcaklığı 1,5 derecenin üzerinde. Haziran ya da temmuz ayı birazcık normalin hafif çevresinde olursa rakam 1,48’e düşebilir. Bu yüzden 1,5 derece hedefinin aşılması bugün, yarın olacak şeyler değil. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde aşılacak, her ayın ortalaması 1,5 derece sıcak olacak ki ‘kalıcı olarak aşıldı’ diyebilelim. Bunu demek için daha birkaç sene var.”

Putin’den Batı’ya nükleer tehdit: “Silahlar kullanmak için var”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı ülkelerine, Moskova’nın teknik olarak nükleer bir savaşa hazır olduğu uyarısında bulundu.

Euronews Türkçe Servisinde yer alan habere göre Putin, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermesi durumunda ülkesinin bunu bir müdahale olarak değerlendireceğini bildirdi.

Ülkesinde 15-17 Mart tarihlerinde düzenlenecek seçim öncesinde Rus basınına kapsamlı açıklamalarda bulunan 71 yaşındaki Putin, Moskova’nın nükleer savaş senaryosu konusunda “acele etmediğini” belirterek, ülkesinin Ukrayna’da nükleer silah kullanımına gerek görmediğini söyledi.

Putin, “ülkenin nükleer bir savaşa gerçekten hazır olup olmadığı?” yolundaki bir soru üzerine “Askeri ve teknik açıdan bakıldığında elbette hazırız” dedi.

-Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılımı

Finlandiya sınırına asker konuşlandıracaklarını açıklayan Rusya Devlet Başkanı, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine tepkisini sert ifadelerle dile getirdi.

İki ülkenin NATO’ya katılmasını “anlamsız bir adım” olarak nitelendiren Putin, nükleer savaş tehdidini bir kez daha yineledi.

Putin, “Rusya’nın varlığı tehdit edilirse nükleer silah kullanmaya hazır olduklarını” açıkladı.

“Silahlar onları kullanmak için var ve bizim ortaya koyduğumuz kendi prensiplerimiz var.” diyen Putin, “Nükleer savaşa gerek yok, ama olursa buna teknik olarak hazırız.” dedi.

ABD’nin nükleer testleri yapması durumunda Rusya’nın da aynısını yapabileceğini ifade eden Putin, “Bu gerekli değil… Hala bunun hakkında düşünmemiz gerekiyor ama aynısını yapabileceğimizi de göz ardı etmiyorum.” dedi.

Putin, Rusya’nın Şubat 2022’den bu yana çatışmaların sürdüğü Ukrayna’da hiçbir zaman nükleer silah kullanma ihtiyacıyla karşılaşmadığını söyledi.

Putin, “Kitle imha silahlarını neden kullanmamız gerekiyor? Hiçbir zaman böyle bir ihtiyaç olmadı.” dedi.

-Ukrayna ile müzakereler

Rusya’nın Ukrayna konusunda ciddi görüşmelere hazır olduğunu kaydeden Putin, “Rusya, Ukrayna konusunda müzakerelere hazır, ancak bu müzakereler gerçekliğe dayanmalı.” ifadesini kullandı.

Ersin Tatar, YÖDAK Başkanı Turgay Avcı’yı istifa etmeye çağırdı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, son gelişmeleri dikkate alarak, Yükseköğretim Planlama Denetleme Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı’yı istifaya çağırdı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Bir üniversitemizde yaşanan bazı olaylarla ilgili olarak polis soruşturması ve yargı süreci devam ederken, Yüksek Adliye Kurulu’na başvuruda bulunarak YÖDAK Başkanı Turgay Avcı’nın görevden alınması talebinde bulundum.

Bilindiği üzere, YÖDAK Başkanını görevden alma yetkisi sadece Yüksek Adliye Kurulu’na aittir.

Yapmış olduğum başvuru sonrasında konu ile ilgili olarak toplanan Yüksek Adliye Kurulu, 15 gün içerisinde YÖDAK Başkanı Avcı’nın savunmasının alınması, soruşturma yargıcı olarak görevlendirilen Yargıç Gökhan Asafoğulları’nın bir ay içerisinde konu ile ilgili rapor hazırlaması ve bunun sonrasında da uygun görülürse YÖDAK Başkanı Avcı hakkında disiplin soruşturması başlatılması yönünde karar almıştır.

Bu arada bir kez daha belirtmek istiyorum ki yargıya olan güvenim tamdır.

YÖDAK’ta yeni bir yapılanmanın oluşumuna olanak sağlamak amacıyla, yargı süreci devam ederken masumiyet karinesini de dikkate alarak, YÖDAK Başkanı Avcı’nın bu aşamada istifa etmesi gerektiği inancını taşımaktayım.”

Görevden alınan Meray Dürüst yerine, Naciye Berna Bayur atandı

Sahte diploma soruşturması kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakanlık Müdürü görevinden alınan Meray Dürüst’ün yerine Naciye Berna Bayur atandı.

Sahte diploma soruşturması kapsamında geçtiğimiz haftalarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakanlık Müdürlüğünden alınan Meray Dürüst’ün yerine Naciye Berna Bayır atandı.

İlgili karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

Brent petrolün varil fiyatı 82,45 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​82,45​​​​​​​ dolardan işlem görüyor.

Dün 83,01 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 81,92 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.49 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,65 artarak 82,45 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,11 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki yükselişte, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’nin ticari ham petrol stoklarındaki düşüş öngörüsünün ülkede talebin güçlü seyrettiği algısını güçlendirmesi etkili oldu.

Amerikan Petrol Enstitüsü, ABD’nin ticari ham petrol stoklarının geçen hafta bir önceki haftaya göre 5 milyon 521 bin varille beklentilerin aksine azaldığını öngördü. Piyasa beklentisi stokların 400 bin varil artacağı yönünde.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) resmi petrol stok verilerini bugün açıklayacak. Stoklarda düşüşe işaret edilmesi durumunda petrol fiyatlarının artışını sürdürmesi bekleniyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütün (OPEC) de dün yayımlanan aylık petrol piyasası raporunda, bu yıl küresel petrol talebinin geçen yıla göre 2 milyon 250 bin varil artarak 104 milyon 460 bin varile yükseleceğini tahmin etti. Bu beklenti piyasalarca olumlu yorumlanarak fiyatların yükselişine katkı yaptı.

Fiyatlar ayrıca, dün ABD’de enflasyonun beklentileri aşmasına karşın ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine haziranda başlayabileceğine ilişkin beklentilerin değişiklik göstermemesinden de destek buluyor.

Öte yandan, Çin başta olmak üzere küresel ekonomilere ilişkin belirsizlikler talep endişelerine neden olarak fiyatların yükselişini kısıtlıyor.

Brent petrolde teknik olarak 83,73 ile 84,05 dolar aralığının direnç, 81,41 ile 80,09 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Ramazan’da sindirim problemi yaşamamak için 8 öneri

Ramazan ayında sahuru atlamak veya iftarda çok hızlı ve yağlı yiyecekler tüketmek sindirim sorunlarına yol açabiliyor. Yağlı ve hızlı yemek yemekle birlikte yüksek kalorinin boş mideye bir anda alınmasının hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim problemlerinin yaşanmasına neden olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, Ramazan ayında sindirim problemi yaşamamak için 8 öneride bulundu:

İftarınızı açarken 2 bardak oda ısısında su ile 4-5 zeytin veya 1-2 hurma tüketin. Bu sayede kan şekeriniz yavaş yavaş yükselmeye ve vücudun sıvı dengesi sağlanmaya başlar.
Sindirim için en önemli kural iftarınızı ikiye bölün. Önce başlangıç sonra ana yemek tüketin.
Başlangıç menüsünde sindirimi kolay besinler olmalı. Örneğin 1 kâse çorba, 4-5 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği ile 1 dilim tam buğday ekmeği tüketilebilir.
Başlangıç menüsü ile ana yemek arasında 15 dakika dinlenilmeli ve bu sayede başlangıç menüsünde tüketilen besinlerin sindirimine zaman tanınmalı.
Ana yemekte ise mutlaka et, tavuk, balık, kurubaklagiller gibi protein içeriği yüksek besinler tüketilmeli. Bu sayede vücudun protein ihtiyacı karşılanmalı.
Ramazan ayı birlik ve beraberlik ayıdır. İftar ve sahur yapılırken sohbet ederek yemekler yavaş tüketilmeli ve iftar sofrasında uzun kalmaya özen gösterilmeli.
İftar 1-2 saat sonrasında vücudun kan şekerini dengeleyerek tatlı ihtiyacını kesen, vitamin deposu meyve tüketimi mutlaka olmalı. Meyve ile kefir tüketerek sindirim sisteminize katkı sağlayabilirsiniz.
Sindirim problemi yaşamamak için siyah çay yerine 1 fincan rezene, nane, zencefil çayı tüketilebilir.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Varlığımız, devletimizle devam edecek. Devletimizden taviz vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Varlığımız, devletimizle devam edecek. Devletimizden taviz vermeyeceğiz” dedi.

Tatar, “Türkiye milli siyasetimize tam destek vermektedir. Egemenliğimizden, Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinin caydırıcı gücünden vazgeçmeyeceğiz” açıklamasında da bulundu.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Geçitkale Cumhuriyet Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Tatar, gençlere, “Verilen mücadelenin ardından kazanılan bağımsız, özgür ve onurlu yaşamın değerini bilmelisiniz” diyerek seslendi.

Ersin Tatar öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ın en güzel köylerinden Yeniceköy’de bulunmaktan mutlu olduğunu ifade ederek, merhum dedesi Hüsnü Zihni Tatar ve eşi Havva Tatar’ın Yeniceköy’de öğretmenlik yaptığını söyledi.

-“Kıbrıs’ta da çok acılar çekildi”

Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde onuruyla yaşayabilmenin gururunu yaşadığını kaydederek, gençlere vatan, millet ve bayrak sevgisinin önemini anlattı.

Gazze’de 30 binden fazla insanın yaşamını yitirdiğini ve kimsenin buna engel olamadığını söyleyen Tatar, Ukrayna’da ise savaşın sürdüğünü, Bosna Hersek’te birkaç yıl önce katliamlar yapıldığını anımsattı.

Kıbrıs’ta da geçmişte çok acılar çekildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istediğini ancak Kıbrıs Türkü tarafından verilen mücadeleler sonucu engel olunduğunu dile getirdi.

-“Barış, huzur ve güven parayla satın alınamaz”

“Barış, huzur ve güven parayla satın alınamaz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, bu değerlerin milli mücadelenin nimetleri olduğunu kaydetti.

-Tatar, Mehmet Akif Ersoy’u andı

İstiklal Marşı’nın yazılmasının 103’üncü yıl dönümü olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar, marşı yazan Mehmet Akif Ersoy’un; bağımsızlık, hürriyet ve onurlu bir yaşam için kalemini kullandığını vurguladı.

Osmanlı İmparatorluğu yabancılar tarafından parçalanırken, Anadolu’nun yabancılar tarafından işgal edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Mustafa Kemal Atatürk’e, düşmana karşı verilen mücadeleye ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna işaret etti.

-“Kıbrıs Türk halkı Anadolu’daki mücadeleden ilham aldı”

Anadolu’da verilen mücadeleden Kıbrıs Türkü’nün ilham aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, esaret altında yaşamamak için mücadele verdiklerini ve Rum Yunan ikilisine karşı direndiklerini, Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından özgürlüğe kavuşulduğunu ve bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu dile getirdi.

-“Özgür ve onurlu yaşamın değerini bilmelisiniz”

Gençlerin gelecekte devletin yöneticileri olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Verilen mücadelenin ardından kazanılan bağımsız, özgür ve onurlu yaşamın değerini bilmelisiniz. Vatan ve millet sevgisiyle, dostluk ve kardeşlikle hareket edin. Günlük sıkıntılar olabilir ancak bu sıkıntılar dünyanın her yerinde olabilir.  Devlet kutsaldır, yüceltmek lazım” dedi

Öğretmenlerin baş tacı olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, akademik derslerin yanı sıra karakter oluşumu için genel kültür ve sosyal ilişkiler güçlü olması gerektiğini bunların da eğitimin bir parçası olduğunu ifade etti.

Gelişen iletişim kanalları sayesinde dünyanın her yerinde istenildiği zaman iletişime geçilebileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Geçmişe göre imkan ve değerler daha fazladır. Bunları sevgi, saygı, kardeşlik ve dostluk kapsamında iyi şekilde kullanmak sizin elinizdedir” diye konuştu.

Devletin gençlere eğitim imkanı sunduğunu ardından uzmanlaşmaya göre iş imkanlarının yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, devletin güçlenmesi daha refah içinde yaşanılması için çalışmanın önemine vurgu yaptı.

Zaman yönetimi hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, zamanın iyi kullanılması ve fırsatların değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti, kişisel gelişim ve eğitimin geleceğe emin adımlarla yürümek için önemine vurgu yaptı.

– “Devletimizden taviz vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs konusuna da değinerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin antlaşmanın bir parçası olması gerektiğine dikkat çekti. 

Rum tarafının tüm Kıbrıs’ın sahibi olduğu ve Kıbrıs Türk tarafının kendi vatandaşları olduğu şeklinde hareket ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Varlığımız, devletimizle devam edecek. Devletimizden taviz vermeyeceğiz. Türkiye milli siyasetimize tam destek vermektedir. Egemenliğimizden, Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinin caydırıcı gücünden vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ortadan kalktığı gün Rum Yunan ikilisinin, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük ve bağımsızlığını tanımayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, başkalarının esareti altında mutlu olunamayacağına dikkat çekti.

“Binlerce Kıbrıs Türkü’nün kalbinin burada attıyor”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletler Teşkilatı’nda yerini almaya başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta yaşayanlar yanında Anadolu’da, İngiltere’de Avustralya’da ve Kanada’da yaşayan binlerce Kıbrıs Türkü’nün kalbinin burada attığını kaydetti.

“Dünyanın neresinde olursak olalım, Kıbrıs Türkü tektir tek yürektir” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, milli değerlerle ve maneviyatla, vatan sevgisine, toprağa, ve varlığa KKTC ile var olunabileceğini her platformda anlattığını vurguladı.

Kıbrıs Türkü’nün verdiği mücadele ve ödediği bedellerle barışı ve huzuru bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, devleti yaşatmanın gençlerin atalarından aldığı emanet ve sorumluluk olduğunu ve bu bilinçle hareket etmeleri gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.

Voleybolun Yıldız İsmi Merve Çelebi, Bakuriani’den şampiyonlukla döndü

Voleybol dünyasının yükselen yıldızı Kıbrıslı Türk voleybolcu Merve Çelebi, Gürcistan’da düzenlenen 2024 CEV Kar Voleybolu Avrupa Turu’nun ilk etabı olan Bakuriani’den şampiyonlukla döndü.

Voleybol dünyasının yükselen yıldızı Kıbrıslı Türk voleybolcu Merve Çelebi, Türkiye Kar Voleybolu Kadın Milli Takımı ile katıldığı, Gürcistan’da düzenlenen 2024 CEV Kar Voleybolu Avrupa Turu’nun ilk etabı olan Bakuriani’den şampiyonlukla döndü.

KIB-TEK: 2018-2019 yılı borçlarının kapatıldığı gerçek dışı

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, 2018-2019 yılları arasında kurumun borçlarının kapatıldığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını, kurumun 2018’de 35 milyon dolar, 2019’dan ise 40 milyon dolar borcu olduğunu açıkladı.

Kıb-Tek’in açıklaması şöyle:

Basında yer alan bazı yanıltıcı haberler üzerine bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür. 2018-2019 yılında kurumun borçlarının kapatıldığına yönelik yapılan açıklamaların gerçekle yakından uzaktan ilgisi yoktur.

Kurumun, 2018 yılında bankalara olan toplam borcu 139.967.546.03-TL, AKSA Enerji’ye borcu 46.679.857.10-TL, 2018 yılı toplam borcu ise 186.647.402.13-TL idi. Bu günlük kur karşılığı borcu ise d 35.279.728.22-USD idi. Kurumun 2019 yılında ise bankalara olan borcu 87.424.098.13-TL, AKSA Enerji’ye borcu 154.974.187.13-TL, 2019 yılı toplam borcu ise 242.398.258.26 TL’yken, borcun dolar karşılığı 40.734.415.32-USD idi. KIB – TEK’in borçları 2018 yılından sonra pandemi döneminin de yaşanmasıyla birlikte yatırımların azalmasına ve malzeme stoğunun da azalmasına rağmen borç durumu devam etmiştir. Ancak son iki yıllık süreçte KIB – TEK’e yatırım yapılmaya başlanmış, malzeme stoğu yapılmış ve geriden gelen borçlar da daha uygun şartlarda yapılandırılmıştır. Ayrıca son iki yıllık sürede ihtiyaç duyulan malzemeler tedarik edilmiş stok eksikleri giderilmiş ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlar da projelendirilmekte ve ihale süreçleri başlatılmıştır.

Çavuşoğlu, İTÜ heyetini kabul etti

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu ve İTÜ KKTC Rektörü Prof. Dr. Murat Sarı ile beraberindeki heyeti kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre görüşmede, eğitim alanındaki iş birliği ve gelişmeler ele alındı. Görüşmede, İTÜ KKTC’nin 2024-2025 Akademik Yılı’nda Gazimağusa’da eğitim öğretime başlayacağı ve A- Level sistemiyle öğrenci kabul edeceği de açıklandı.

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu kabulde yaptığı konuşmada, eğitimde kaliteyi artırmak ve öğrencilere daha iyi imkanlar sunmak için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi.

Üniversitelerin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesindeki önemine dikkat çeken Çavuşoğlu, geleceğin ihtiyaçlarına cevap verebilecek, donanımlı bireylerin yetiştirilmesinde üniversitelerin kilit bir rol oynadığını belirtti.

Çavuşoğlu, İTÜ’nün bu alandaki katkılarına dikkat çekerek, bugün açıkladıkları kararlarla Kıbrıs Türk gençliğine önemli bir eğitim fırsatı sağlanacağına vurgu yaptı ve hayırlı olmasını temenni etti.

-Koyuncu

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu ise konuşmasına, kabulü nedeniyle Nazım Çavuşoğlu’na teşekkür ederek, başladı.

İTÜ KKTC’nin hazırlık okulu ve birinci sınıf öğrencilerinin, 2024-2025 Akademik Yılı’nda İTÜ-Gazimağusa Kampüsünde eğitim görmeye başlayacağına dikkat çeken Koyuncu, süreç içerisinde eğitim öğretimin tamamının Kuzey Kıbrıs’a aktarılacağını belirtti.

İTÜ KKTC’ye iki şekilde KKTC’li öğrenci alacaklarını ifade eden Koyuncu, gelecek dönemde kendi yapacakları sınav ve A – Level sistemi ile İTÜ KKTC’ye öğrenci kabulüne başlayacaklarını söyledi.

“HERHANGİ BİR ATAMA SÖZ KONUSU DEĞİL…”

Adı sahte diploma olayına karışan Meray Dürüst ile ilgili Güzelyurt Kaymakamlığına atama yapıldığı iddialarına yanıt İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’dan geldi…

 

İçişleri bakanı Dursun Oğuz, Meray Dürüst ile ilgili herhangi bir atamanın gündemde olmadığını ortaya atılan iddiaların da asılsız olduğunu söyledi.

Konunun hassasiyeti ve toplumun da hassasiyetinin düşünülerek birtakım haberler yapılırken yetkili makamlara ulaşılmasının önemine vurgu yapan Bakan Oğuz, “önemli olan halkı doğru bilgilendirmek” dedi.

Çavuş: Hükümet adaletli bir gelir dağılımı için gerekeni yapıyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş hükümetin adaletli bir gelir dağılımı için gerekeni yaptığını dile getirdi.

 

“Bildiğim kadarıyla ilgili bakanın bu konuda bir çalışması var” diyen Çavuş, bu konuyu ilgili bakana ileteceğini belirtti.

“Hızlı dolum vanaları koyarak itfaiye araçlarına daha hızlı dolum olanağı vermek için çalışma başlattık”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş doğal afet dışındaki yangınların tedbirsizlikten kaynaklandığını dile getirerek, gerekli tedbirlerin hem bireyler hem de hükümetler tarafından alınması gerektiğini anlattı.

Gazimağusa’da hızlı dolum vanaları koyarak itfaiye araçlarına daha hızlı dolum olanağı vermek için çalışma başlattıklarını söyleyen Çavuş, bu çalışmaların diğer bölgelere genişletileceğini kaydetti.

Kıbrıs konusunda en önemli şeyin samimiyet olduğunu kaydeden Çavuş “iki taraf bir anlaşma istiyorsa samimi olmak durumunda” dedi.

Annan Referandumu’na işaret den Çavuş, Türk tarafının o gün de, sonrasında da çözüm odaklı hareket ettiğini ancak müzakere masasının kurulabilmesi için ortada samimiyet olması gerektiğini kaydetti.

Rusya’nın İvanova bölgesinde 15 kişiyi taşıyan nakliye uçağı düştü

Rusya’nın İvanova bölgesinde 15 kişiyi taşıyan İL-76 tipi askeri nakliye uçağının düştüğü bildirildi.

Rusya Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İL-76 tipi eğitim uçağının, motorun alev alması nedeniyle İvanova bölgesinde düştüğü belirtildi.

Uçakta 8 mürettebat ve 7 yolcunun bulunduğu bilgisine yer verilen açıklamada, kazaya ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

BM, Kıbrıs Adası üzerinden Gazze’ye yardım taşıyan geminin planlamasında yer almıyor

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke, Kıbrıs Adası üzerinden Gazze’ye insani yardım taşıyan ve bu sabah yola çıkan geminin planlaması ve bunun icrasında BM’nin yer almadığını bildirdi.

Laerke, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında, uluslararası iki yardım kuruluşunun gıda malzemesini taşıyan geminin ilk kez Kıbrıs Adası üzerinden Gazze’ye doğru yola çıkmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BM, bunun planlanması veya icrasında yer almadı.” ifadesini kullanan Laerke, ABD merkezli World Central Kitchen kuruluşunun Gazze’ye gönderilecek geminin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Larnaka limanından hareket ettiğini, X sosyal medya platformundan duyurduğunu söyledi.

Laerke, “Gazze’ye gelen her türlü gıda ve diğer acil yardıma şiddetle ihtiyaç duyuluyor. Bu konuda hiçbir şüphe yok.” dedi.

Gazze’ye havadan indirme yoluyla yardım gönderildiğini, bununla ilgili endişeler bulunduğunu hatırlatan Laerke, bunun Gazze’ye karadan yapılacak nakil ve diğer acil yardımın yerini tutmayacağının altını çizdi.

Laerke, deniz yoluyla Gazze’ye yardım ulaştırılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, “Gazze’ye karadan erişime ve Gazze içinde güvenli, emniyetli ve düzenli teslimata da ihtiyacımız var.” diye konuştu.

“BM, bir noktada bu deniz koridorunu kullanmayı planlıyor mu?” sorusunu yanıtlayan Laerke, Gazze’ye yönelik her türlü giriş kapısının değerlendirilmesi gerektiğini daha önce de söylediklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar milli boksör Metin Turunç’u kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, milli boksör ve Avrupa Ağır Siklet Boks Şampiyonu Metin Turunç’u kabul etti.

 

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, milli boksör Metin Turunç, Cumhurbaşkanı Tatar’a elde ettiği uluslararası başarıları hakkında bilgi verdi.

 

Cumhurbaşkanı Tatar kabul sırasında Turunç’u tebrik ederek, başarılarının devamını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, bokstaki başarılı performanslarıyla genç sporculara örnek olan Turunç’a, spora yaptığı katkılardan dolayı teşekkür etti.

Çavuş: “Transit geçişlerde şu ana kadar bir sorun yok”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, yeşillenme hastalığı ve vektör böcek konusunda her ülkenin kendi kuralları olduğunu söyledi.

Transit geçişlerde şu ana kadar bir sorun olmadığını, Irak ve Azerbaycan’da bir sorun yaşanmadığını dile getiren Çavuş, piyasa değişkenliğine işaret ederek, 10 gün içinde ürün fiyatlarının nasıl hızlı değiştiğini anlattı.

Bu nedenle dünya piyasalarını sürekli takip ettiklerini hem pazar bulunması hem de transit geçişler için ciddi çalışma yürüttüklerini anlatan Çavuş, ihracatın hızlandırıldığını belirtti.

Milletvekillerinin kaygılarını ve çözüm önerilerini dikkate alarak ilerlediklerini belirten Çavuş, gerek narenciyede gerek diğer üretimlerde Yeşil Hat Tüzüğü’nden aktif şekilde yararlandıklarını söyledi.

Güzelyurt konusunda kendilerinin de kaygı taşıdığını dile getiren Çavuş, biz de göreve geldiğimiz günden veri gerek bütçe olarak gerek yatırımlarla ilgili Güzelyurt’a ciddi kaynak ayırdık dedi.

40 bin tonluk bir depo inşa etmek için çalışma yürüttüklerini belirten Kelle, önceden yapılması gereken bu çalışmanın yapılmamış olmasının da şu anki durumu zorlaştırdığını anlattı.

Sıkma kapasitesinin de artırılacağını dile getiren Çavuş, sadece konsantre olarak değil meyve suyu olarak da ürünü tüketiciyle buluşturmak için çalışmalara devam edeceklerini belirtti.

Töre, İstiklal Marşı’nın kabulünün 103’üncü yılı nedeniyle mesaj yayımladı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, İstiklal Marşı’nın kabulünün 103. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Meclisten yapılan açıklamaya göre, Töre, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı’nın TBMM’de 12 Mart 1921’de kabul edildiğine işaret ederek, İstiklal Marşı’nın Türk Milleti’nin milli ve manevi duygularının harekete geçmesinde önemli bir köşe taşı belirtti.

Töre, Mehmet Akif Ersoy’un Türk ulusunun büyük bir inançla vermiş olduğu istiklal mücadelesini, muhteşem mısralarıyla ebedileştirerek yazdığı İstiklal Marşı’nın Anadolu topraklarından atılmak istenen kahraman ulusun uyanışını, dirilişini, esarete asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya ilan edişinin ifadesi olduğunu söyledi.

Töre, mesajında şunları kaydetti:

“Mehmet Akif Ersoy, içinde yaşadığı dönemin şartlarını ve toplumun milli ve manevi değerlerini iyi bilen, İstiklal Marşımızla milletimizin duygu ve düşüncelerine tercüman olmuş, büyük fedakârlıklarla yürütülen istiklal mücadelemizi, yazdığı muhteşem mısralarla destanlaştırmış ve ebedileştirmiştir.

İstiklal Marşımızda en güzel ifadesini bulan birlik, beraberlik, bağımsızlık gibi ortak değerlerle, gelecek için çalışmaya devam eden milletimiz, sonsuza dek bağımsız olarak yaşayacaktır.

Bağımsızlığımızın ebedi sembolü olan İstiklal Marşımızın 12 Mart 1921’de I. TBMM tarafından kabul edilişinin 103. yıl dönümünü kutlamanın haklı gururu ve mutluluğu içerisinde olduğumuzu ifade ediyorum.

Bu vesileyle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan toprakları için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum.”

Hasipoğlu: Hukuk ve Siyasi İşler Komite Başkanıyken 4 tane üniversitenin talebini reddettim

UBP Genel Sekreteri ve Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ programına konuk oldu.

Son günlerde ülkeye damgasını vuran ‘Sahte Diploma’ meselesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Oğuzhan Hasipoğlu, “Sahte diplomayı veren de, alan da yargı önünde ispatlandığı anda en ağır cezayı alsın” dedi.

“Bizler gibi emeğiyle alın teriyle çalışıp, çok emek verip diploma alan insan var” diyen Hasipoğlu, bu işin hem hukuki hem ahlaki hem de suç boyutu olduğunu kaydetti.

Bu tarz olayların hem kişisel hem de üniversitelerin itibarı açısından çok önemli olduğunu söyleyen Hasipoğlu, “Bunları yapanlar bir an önce ortaya çıksın yapan yapmayan birbirinden ayrılsın” dedi.

“UBP’NİN ÜNİVERSİTE İZNİ DAĞITTIĞI YÖNÜNDE İDDİALAR VAR BÖYLE BİR ŞEY YOKTUR”

Hasipoğlu, “UBPnin üniversite izni dağıttığı yönünde iddialar var böyle bir şey yoktur” şeklinde konuşarak ülkemizde faaliyette bulunan 24 üniversite olduğunu söyledi.

“HUKUK VE SİYASİ İŞLER KOMİTE BAŞKANIYKEN 4 TANE ÜNİVERSİTENİN TALEBİNİ REDDETTİM”

Hukuk ve Siyasi İşler Komite Başkanıyken önüne 4 tane üniversite talebi geldiğini dile getiren Hasipoğlu, “Eğer o zaman bu izinleri verseydim sayı 28 olurdu… Araştırdım ve gerek olmadığı için reddettim” dedi.

UBP incelemiyor diye bir şeyin kesinlikle olmadığını belirten Hasipoğlu, “Eğitim Bakanımız Nazım Çavuşoğlu, 12 tane ön izinle ilgili bekleyen üniversite olduğunu açıklamıştı onlarında iptali gerçekleşti” dedi.

“ÜLKEMİZDEKİ ÜNİVERSİTELER YETERLİ”

Ülkemizdeki üniversitelerin yeterli olduğunu da kaydeden Hasipoğlu, mevcut üniversitelerin kalitesinin artırılması gerektiğini söyledi.

Hasipoğlu, “Dünyayla rekabet etmek durumundayız… Bu ülkede hiçbir şey gizli kalmaz ben yargı ve polise güveniyorum” ifadelerini kullandı.

“TUTUKLAMA İŞLEMLERİNİN 2 GÜN ÖNCEDEN BASINDAN DUYULMASI SORUŞTURMANIN SELAMETİNİ BOZAR”

Hasipoğlu, bir tutuklama işlemi gerçekleşmeden 2 gün önce bunun basından duyulmaması gerektiğine de dikkatleri çekerek, bu hususun soruşturmanın selametini bozabileceğini kaydetti.

“MECLİS OLARAKTA UBP OLARAKTA TAMAMEN ŞEFFAFIZ”

Hasipoğlu, Meclis olarak da UBP olarak da tamamen şeffaf olduklarına dikkatleri çekerek, “Muhalefet İstatistik Kurumu’nun verilerine itibar etmediklerini söyledi diğer gün araştırma kararı çıkarttık. Muhalefet ne sorarsa biz konuyla ilgili komite kuruyoruz” dedi.

İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde öğrencilerin katılımıyla “Mehmet Akif Ersoy – Türk’ün Özü Akif’in Sözü” paneli yapıldı

Anadolu Mektebi Kıbrıs Okumaları Projesi çerçevesinde farklı ilçelerden lise öğrencilerinin ve Türkiye’den misafir öğrencilerin katılımıyla “Mehmet Akif Ersoy – Türk’ün Özü Akif’in Sözü” paneli yapıldı.

Lefkoşa Türk Maarif Koleji (TMK) ev sahipliğinde bugün saat 09.30’da başlayan ve 13.00’e kadar devam eden panelde, öğrenciler Mehmet Akif Ersoy hakkında sunumlarını yaptı, ardından Prof. Dr. Mustafa Argunşah ve Prof. Dr. Hülya Argunşah sunumlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bilgiler aktardı.

İstiklal Marşı’nın kabulünün 103’üncü yıl dönümünde Marş’ı ve şairi Mehmet Akif Ersoy’u daha iyi anlamak, verdiği mesajları içinde bulunulan yüzyılda daha iyi yorumlamak üzere düzenlenen panel, Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Ekonomik Kalkınma İş Birliği Ofisi, Anadolu Mektebi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Kıbrıs Yerleşkesi himayelerinde yapıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’yla birlikte 17 liseden 280 öğrencinin katılımıyla yapılan panelin açılışında, ilk olarak TMK öğrencisi Nehir Karadağlı İstiklal Marşı’nı seslendirdi.

Ardından Cumhurbaşkanı Tatar, Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Ekrem Toklucu birer konuşma yaptı.

– Tatar: “Mehmet Akif Ersoy’un eserleri varoluş mücadelesinde Kıbrıs Türk halkına da yol göstermiştir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, panel açılışında yaptığı konuşmada, İstiklal Marşı’nın yazarı Şair Mehmet Akif Ersoy’un, milli mücadele yıllarında, milli manevi değerleri en iyi şekilde haykıran eserler yaratmasının ve bu eserlerin tüm Anadolu’ya yayılmasıyla direnişe yön vermesinin önemine dikkat çekti.

Tatar, Ersoy’un başarılarını, Türk milletinin heyecanı, iradesi ve parçalanan Osmanlı İmparatorluğu’nun ardından küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyeti’nin beslediğini ifade ederek, gençlerin bu çalışmaları öğrenirken, o dönemin ruh halini de değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.

Rum- Yunan ikilisine ve baskıcı İngiliz Yönetimi’ne karşı varoluş direnişini sürdürürken Mehmet Akif Ersoy’un eserlerinin Kıbrıs Türk halkına da yol gösterdiğine işaret eden Tatar, “Öyle bir insan, öyle bir yazar ki, eserleri tüm millete o heyecanı verebilmiştir, Milli Mücadele’de Kıbrıs’a kadar uzanmıştır” diye konuştu.

Organizasyonun yapılmasına katkı koyanlara teşekkürlerini ileten Tatar, bir milletin kökünü, tarihini, geçmişini bilmediği, bu değerleri gençleriyle paylaşmadığı ve eğitime dahil etmediği takdirde, gelecekte yaşanabilecek sıkıntılara dikkat çekerek, “Geçmişi ve tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur.” dedi.

“Bağımsızlık, özgürlük, hürriyet…bütün bunlar her milletin onurudur. Bu temeller üzerinde inşa edilen mücadeleler kalıcıdır.” diyen Cumhurbaşkanı Tatar,  kendilerine yakışanın geçmişte yaşananlar ve halkın değerlerine göre bir gelecek inşa etmek olduğunu belirtti.

Hürriyet, bağımsızlık ve onurlu bir yaşam için milli ruhun yaşatılmasının gerekliliği üzerinde konuşan Tatar, Mehmet Akif Ersoy’un bu milli ruhun yaşatılmasında ne kadar başarılı olduğunun 103 yıl önce yazdıklarının halen halkın günlük söylemlerinde yer almasından anlaşılabileceğini söyledi, bu eserlerin gelecek kuşaklara da taşınması temennisinde bulundu.

Millet olmanın maneviyat, inanç, vatan sevgisi, fedakarlık ve tevazu istediğini ve tüm bu unsurların Ersoy’un kişiliğinde ve eserlerinde bulunabileceğini ifade eden Tatar, geçen hafta gittiği Berlin’de yıllar önce Mehmet Akif Ersoy’un orada bulunduğu bir dönemde kendisine ayrılan otelde, “insanlarının Anadolu’da büyük bir sıkıntı yaşarken böyle lüks bir otelde kalamayacağı” gerekçesiyle kalmadığı hikayesinin anlatıldığını ve bundan çok etkilendiğini söyledi.

– Çavuşoğlu: “Ersoy’un eserlerinden oluşan ‘Safahat’ kitabı herkes tarafından okunmalı”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, burada yaptığı konuşmada, tüm hayatı fakirlik içerisinde geçen Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nı yazdığını ancak maddi ödülünü kabul etmediğini hatırlatarak, “Bir milletin kurtuluşunu, bir milletin İstiklal Marşı’nı daha güzel kimse ifade edemezdi.” dedi.

Çavuşoğlu, Ersoy’un eserlerinden oluşan Safahat kitabının herkes tarafından okunması gerektiğini belirterek, “Okudukça o büyüdü, biz küçüldük.” ifadelerini kullandı.

Gelecek nesilleri en iyi şekilde yetiştirmek için kökleri bilmek, yukarıya çıkabilmek için sağlam temele basmak gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, bu kapsamda milli sanatçıları, yazarların öğrenilmesinin önemini vurguladı.

Gençlere, “Türk milletinin geleceği sizlersiniz” diye seslenen Çavuşoğlu, okullarda kitap kulüplerinin oluşması ve farkındalığın artmasının milletin “okudukça büyüyeceğinin” bir işareti olduğunu söyledi, bu işareti oluşturanlara sevgi ve saygılarını iletti.

– Toklucu: “Mehmet Akif’i yeniden anlamaya ihtiyacımız var”

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Ekrem Toklucu ise, Mehmet Akif Ersoy’un bütün tanımlarıyla millet vasfını üzerinde birleştiren örnek bir şahsiyet olduğunu kaydederek, şahsiyetiyle var olan, şahsiyeti eserlerinin önüne geçen bir kişinin bu çağda yeniden anlaşılmasının, anlamlandırılmasının önemini vurguladı.

Anadolu Mektebine, Milli Eğitim Bakanlığına ve ASBÜ’ye; çocukları Mehmet Akif’le yeniden buluşturdukları için teşekkür eden Toklucu, dava adamı, derviş, şair ve aydın olan Mehmet Akif’in çok bilinen ancak az anlaşılan biri olduğunu belirtti.

Toklucu, bir model, bir idol olarak alınması gereken Mehmet Akif Ersoy’un fakir yaşayan ancak manevi olarak zengin bir miras bırakan bir neslin önderi olduğunu söyleyerek,  içinde bulunulan çağda Mehmet Akif Ersoy’lara olan ihtiyaca işaret etti.

“KKTC var olsun, Kıbrıs Türkü hep var olsun” diye sözlerini sonlandıran Toklucu, Kıbrıs Türkü’nün bir mücadelenin sembolü olduğunu, bu mücadeleye ışık yakmanın ise herkesin görevi olduğunu ifade etti.

“Mehmet Akif Ersoy – Türk’ün Özü Akif’in Sözü” programı kapsamında, yarın ise ASBÜ’de konferans ve şiir dinletisi yapılacak.

Borsa güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,17 yükselişle 9.147,51 puandan başladı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 15,68 puan ve yüzde 0,17 değer kazanarak 9.147,51 puana yükseldi.

Bankacılık endeksi yatay seyrederken, holding endeksi yüzde 0,13 artış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,78 ile tekstil deri, en çok gerileyen 0,79 ile bilişim oldu.

Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,26 değer kaybıyla 9.131,82 puandan tamamladı.

Analistler, küresel pay piyasalarında, ABD’de bugün açıklanacak enflasyon verileri öncesi temkinli bir seyir izlendiğini belirterek, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliklerin ise devam ettiğini söyledi.

ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) şubatta aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 3,1 artması beklenirken, söz konusu verinin varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceği tahmin ediliyor.

Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ve sanayi üretimi, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon, İngiltere’de işsizlik oranı ile ABD’de enflasyon verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.300 puanın direnç, 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Öte yandan, AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının ocak ayında 2 milyar 460 milyon dolar açık verdiğini tahmin ediyor. Ekonomistler, cari işlemler açığının 2024 yılında ise 30 milyar 611 milyon dolar olarak gerçekleşmesini bekliyor.

Milli şair Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nın kabulünün 103. yılında anıldı

İstiklal Marşı’nın yazarı milli şair Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nın kabulünün 103. yıl dönümünde kabri başında anıldı.

İstanbul Valiliğince “12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü” dolayısıyla Edirnekapı Şehitliği’nde tören düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstiklal Marşı’mızı unuttuğumuz gün, ayağımıza esaret prangası vurulmuş demektir
Milli Savunma Bakanı Güler: Marşımız, küllerinden yeniden doğan bir milletin bağımsızlık manifestosudur
Milli Eğitim Bakanı Tekin: İstiklal Marşı’mız, bu aziz milletin evlatlarına ilelebet yol gösterecektir
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi İstiklal Marşı’nın yazarı, milletvekili, şair ve mütefekkir Mehmet Akif Ersoy’un mezarının başında yapılan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

 

Törende, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İstanbul Müftü Yardımcısı Metin Akbaş, dua etti. Ersoy’un kabrine karanfil bırakan İstanbul Valisi Davut Gül, sonrasında törene katılan çocuklarla bir süre sohbet etti.

 

Törene, Vali Gül’ün yanı sıra 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Sezai Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ülkü Sakalar, Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara ve Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken de katıldı.

Türkiye’den üzen haber.. Devrilen TIR aileyi yok etti

İstanbul Bakırköy’de dün akşam “cinayet gibi kaza” deyimi gerçek oldu. Marmaray geçidine çarpan TIR, içinde aynı aileden 4 kişinin olduğu otomobilin üzerine devrildi. Aileden kurtulan olmadı. Hafif yaralanan TIR sürücüsü gözaltında. Aynı TIR’ın 5 yıl önce de yine aynı yerde benzer bir kazaya karıştığı ortaya çıktı. Aynı geçitte geçen yıl da Anadolu Efes’te oynayan ABD’li basketbolcu Bryant Dunston’ın aracının üzerine de TIR devrilmişti.

Recep Aytekin, Sultan Aytekin, Güler Rukiye Aytekin ve 17 yaşındaki Merve Aytekin. İstanbul Florya’daki kazada Aytekin ailesinden kurtulan olmadı.

Aytekin ailesi Ramazan’ın ilk günü iftar için Florya sosyal tesislerine gidiyordu. Akşam saatlerinde otomobilleriyle Marmaray geçidinin altından geçtikleri sırada hemen sağ taraflarında seyir halinde olan TIR, köprüye çarparak araçlarının üzerine devrildi.

Kazayı görenler hemen yardıma koştu. Polis ve sağlık ekiplerine haber verildi. Çevredekiler ezilen otomobilin üzerindeki tonlarca ağırlığı azaltabilmek için TIR’daki kağıt malzemeyi boşaltmaya başladı.

Yardım ekipleri araçtakileri kurtarabilmek için seferber oldu. TIR vinç yardımıyla kaldırıldı ancak çabalar yetersiz kaldı. Araçtaki 4 kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi.

TIR SÜRÜCÜSÜ GÖZALTINA ALINDI
Olayı duyup kaza yerine gelen ailenin yakınları fenalık geçirdi. Cenazeler Adli TIP Kurumu morguna götürüldü…

Hafif yaralı TIR sürücüsü gözaltına alındı. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları saatlerce sürdü. Köprü ile zemin arasındaki mesafenin ölçümleri yapıldı, deliller toplandı.

UYARI İŞARETLERİNİ DİKKAT ALMADI
TIR şoförünün uyarıları dikkate almadığı da ortaya çıktı.

Geçidin 4 metre yükseklikte olduğunu gösteren tabelalara rağmen, “Dikkat Düşük Köprü, Yüksek araçlar sağdan çıkınız” şeklindeki yönlendirmeye uymayan şoförün kazaya yol açtığı belirlendi.Aynı geçide Haziran ayında tekstil malzemesi yüklü bir TIR çarparak devrilmiş sürücü yara almadan kurtulmuştu.

Bu kazadan 2 ay önce de Anadolu Efes’te oynayan ABD’li basketbolcu Bryant Dunston’ın aracının üzerine aynı şekilde kaza yapan bir TIR devrilmiş, oyuncu hafif yaralanmıştı.

Dün akşam 4 kişinin hayatını kaybettiği kazada, otomobilin üzerine devrilen 34 ER 260 plakalı TIR’ın 2019 yılında da aynı köprüye çarparak devrildiği iddia edildi.

Kaynak : NTV

SİBEL TATAR ‘’BİR ÜLKE ANCA KADINLARIN ÖNÜ AÇILIRSA İLERLER ‘’

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar 8 mart dünya kadınlar günü dolayısıyla Güneş Tv Kutay Tuna ile İş’te insan programına konuk oldu.
Dünya emekçi kadınlar günü için önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, “Emeğin en üst seviyesinde olan engelli anneler ve engelli kadınların yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacındayız.” dedi. Özel gereksinimli kadın bireylerimizin ve çocuklarının yaşadığı zorluklara değinen Sibel Tatar, toplum içinde dışlanmalarını verilecek eğitimlerle aşılacağını söyledi. Engelli anne ve kadınları anlayarak onların maruz kaldığı eksiklikleri yerine getirme mücadelesi vermek istediklerine değinen Sibel Tatar, ayni zamanda kadınların sorunlarına yardımcı olmak istediklerini kaydetti.

Sibel Tatar, KKTC’de kadınlara değer verildiğini dile getirerek, halen gözden kaçmış veya ihmal edilmiş konuların olduğunu söyledi. Tatar, vazifelerinin kadınlar açısından ihmal edilmiş veya unutulmuş konular ile sorunların altını çizmek olduğunu belirtti.

Önemli olanın insanı bütün değerleriyle ülkede yaşatmak olduğuna dikkat çeken Sibel Tatar, kendilerinin tüm insanlar, çocuk ve kadınlar için ellerinden geleni yaptığını söyledi ve bu farkındalık günlerinde eksik olan konularda mücadeleye hazır olduklarını kaydetti. Sibel Tatar, bir ülkenin ilerlemesinin kadınların önünün açılmasıyla olabileceğine vurgu yaptı.

Sibel Tatar, onur üyesi olduğu Girişimci İş Kadınları Derneği’nin kooperatifi GİKA-KOOP ile Kırsal Kalkınma Kadın Kooperatifi’nin başarılı çalışmalarının ülke dışında değerlendirilmesinin kendisini gururlandırdığını ifade etti.

Sibel Tatar, ipek kozasından ürünlerin Kıbrıs Türk kültüründeki yerine işaret ederek, projenin hem unutulmaya yüz tutmuş bu üretime yeniden hayat vermek hem de kadınlara ekonomik özgürlüklerini ele alma şansı vererek güçlendirmek amaçları taşıdığını anlattı.
Bu projelerin, kültüre sahip çıkmak ve turizmi desteklemek yanında, kadınların güçlendirilmesi adına da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Sibel Tatar, “Kadını şiddet ve mağduriyetten korumak için en doğru yol onu güçlendirmek, ekonomik gücünü eline almasını sağlamaktan geçer” vurgusu yaptı.

Kadınları artık daha iyi yerlerde görmek istediklerini dile getiren Sibel Tatar, kadınların birçok alanda çok başarılı olduğunu fakat bürokraside ve Meclis’te kadınları yeteri kadar görmediklerini belirtti.

Avrupa’nın silah ithalatı iki katına çıktı, Fransa silah ihracatında 2. sıraya yükseldi

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) küresel silah transferlerine ilişkin yayınladığı son araştırmasına göre Avrupa ülkeleri, 2014-18 dönemine kıyasla, 2019-23 yılları arasında büyük silah ithalatlarını neredeyse iki katına çıkarırken Fransa, dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı olarak Rusya’yı geride bıraktı.

Küresel silah ihracatında 11’inci sırada yer alan Türkiye de 2014-18 dönemine kıyasla, 2019-23 yıllarında küresel silah ihracatındaki payını iki katına çıkardı.

SIPRI araştırması, Avrupa ülkelerinin ithalatında görülen artışın büyük ölçüde 2022-23 yıllarında Ukrayna’ya yapılan silah transferlerinden kaynaklandığını tespit ediyor.

Buna göre Şubat 2022’den itibaren en az 30 ülkenin Ukrayna’ya askeri yardım olarak büyük miktarda silah tedarik etmesinin ardından Ukrayna, 2019-23 döneminde Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük silah ithalatçısı oldu.

Bu beş yıllık dönemde Avrupa silah ithalatının yüzde 23’ü Ukrayna’ya yönlendirildi.

2019-23 yılları arasında silah ithalatı azalan Türkiye, küresel silah ithalatçıları sıralamasında 17. sırada yer alıyor.

-ABD rekor sayıda ülkeye silah sattı

Dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam eden ABD’nin silah ihracatı, 2019-23 döneminde yüzde 17 oranında arttı ve ülkenin toplam küresel silah ihracatındaki payı yüzde 34’ten yüzde 42’ye yükseldi.

ABD, bu dönemde rekor seviyeye ulaşarak 107 ülkeye büyük çaplı silah sevkiyatı gerçekleştirdi.

SIPRI Direktörü Dan Smith yaptığı açıklamada Avrupa ülkelerinin silah ithalatının yarısından fazlasının ABD’den geldiğini ancak Avrupa’nın da küresel silah ihracatının yaklaşık üçte birinden sorumlu olduğunu belirtti ve “Bu da Avrupa’nın güçlü askeri-endüstriyel kapasitesini yansıtıyor” dedi.

Avrupalı NATO ülkelerinin ABD’den ithalat yapma kararlarını teknik, askeri ve maliyetle ilgili konuların yanı sıra transatlantik ilişkilerini sürdürme hedefi de dahil birçok faktörün şekillendirdiğini belirten Smith’e göre, “Atlantik ötesi ilişkiler önümüzdeki yıllarda değişirse, Avrupa ülkelerinin silah tedarik politikaları da değişebilir”.

-Fransa’nın silah ihracatı arttı, Rusya’nınki düştü

Araştırmada, Fransa’nın silah ihracatının 2014-18 ve 2019-23 yılları arasında yüzde 47 oranında arttığı ve ilk kez Rusya’nın önüne geçtiği kaydediliyor.

Fransa’nın silah ihracatının yüzde 42’si Asya ve Okyanusya’daki ülkelere, yüzde 34’ü ise Orta Doğu ülkelerine yapıldı.

En büyük alıcı yüzde 30’luk payla Hindistan oldu. Hindistan, Katar ve Mısır’a yapılan savaş uçağı teslimatları ihracat artışındaki en büyük kalemi oluşturdu.

Fransa’nın yanı sıra İtalya da silah ihracatını yüzde 86 oranında yükseltti.

Öte yandan Rusya’nın silah ihracatı 2014-18 dönemine kıyasla 2019-23 yılları arasında yüzde 53 oranında düştü.

Araştırmacılar, Rusya’nın 2019’da 31 ülkeye silah ihracatı yaparken, 2023’te sadece 12 ülkeye ihracat yaptığını tespit etti.

Rus silah ihracatının yüzde 68’i Asya ve Okyanusya ülkelerine, yüzde 34’ü Hindistan’a ve yüzde 21’i Çin’e yapıldı.

Silah ihracatında düşüş yaşayan diğer ülkeler ise Çin (%–5.3), Almanya (%–14), İngiltere (%–14), İspanya (%–3.3) ve İsrail (%–25).

-Dünyanın en büyük silah ithalatçısı Hindistan

Araştırmaya göre 2019-23 döneminde Hindistan dünyanın en büyük silah ithalatçısıydı.

Silah ithalatını 2014-18 dönemine kıyasla 2019-23 yılları arasında yüzde 4,7 oranında artıran Hindistan’ın en büyük silah tedarikçisi Rusya olmaya devam etti.

Diğer taraftan Çin’in Doğu Asya’daki iki komşusu Japonya ve Güney Kore’nin de silah ithalatının arttığı kaydediliyor.

SIPRI Silah Transferleri Programı Kıdemli Araştırmacısı Siemon Wezeman’a göre, Japonya ve ABD’nin Asya ve Okyanusya’daki diğer müttefikleri ve ortaklarının yüksek silah ithalatında temel faktör “Çin’den dolayı duyulan endişe”.

-Orta Doğu’da durum ne?

2019-23 döneminde uluslararası silah transferlerinin yüzde 30’u Orta Doğu’ya yapıldı.

Suudi Arabistan, Katar ve Mısır, 2019-23 döneminde ilk 10 ithalatçı arasında yer aldı.

Orta Doğu ülkelerinin silah ithalatının büyük bir kısmı ABD (%52) tarafından gerçekleştirilirken, bunu Fransa (%12), İtalya (%10) ve Almanya (%7,1) takip etti.

SIPRI araştırmacısı Zain Hussain, Orta Doğu’ya silah ithalatında genel bir düşüş olmasına rağmen, büyük ölçüde bölgesel çatışmalar ve gerilimler nedeniyle bazı ülkelerde bu oranın yüksek seyretmeye devam ettiğini söyledi.

Son 10 yılda ithal edilen büyük silahların Gazze, Lübnan ve Yemen de dahil olmak üzere bölgedeki çatışmalarda yaygın olarak kullanıldığını belirten Hussain, “Körfez bölgesindeki bazı devletler Yemen’deki Husilere karşı kullanmak ve İran’ın etkisine karşı koymak için büyük miktarlarda silah ithal etti” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail silah ithalatının yüzde 69’unu ABD, yüzde 30’unu ise Almanya’dan yaptı.

Brent petrolün varil fiyatı 82,50 dolar

Dün 82,74 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 82,21 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.28 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,35 artarak 82,50 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,12 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki artışta, Orta Doğu ve Kızıldeniz’de devam eden gerginlik etkili oldu. Küresel petrol rezervlerinin çoğunun yer aldığı bölgede süren çatışmaların küresel petrol arzını sekteye uğratabileceği endişesi fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, deniz kuvvetlerinin ABD’ye ait Pinocchio gemisine füzelerle saldırdığını, Husi güçlerinin ramazan ayında askeri operasyonlarını artıracaklarını ifade etti. Husilere bağlı el-Mesire televizyonundaki habere göre ise ABD ve İngiliz güçleri tarafından Yemen’in Sada kentine bağlı Mecz ilçesindeki Tahiye bölgesine 5 saldırı düzenlendi.

Husiler, dün ABD ve İngiltere’nin ülkenin batısındaki Hudeyde kentine 13 hava saldırısı düzenlediğini duyurmuştu.

Piyasa oyuncuları, bugün ABD’de açıklanacak enflasyon verilerini ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) aylık petrol piyasası raporunu bekliyor.

ABD enflasyon raporunun, ABD Merkez Bankasının faiz oranları görünümünü şekillendirmeye ve faiz indirimlerinin zamanlamasını belirlemeye yardımcı olması bekleniyor.

OPEC raporunda yer alacak küresel üretim ve talep verilerinin fiyatlar üzerinde etkili olacağı öngörülüyor.

Brent petrolde teknik olarak 83,76 ile 84,78 dolar aralığının direnç, 81,46 ile 80,44 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Hangi yiyecekler oruç tutmaya yardımcı olur?

Uzmanlar Ramazan’da hafif, sağlıklı ve doyurucu yemekler yenmesini tavsiye ediyor.

Dünyanın dört bir yanında milyonlarca Müslümanın oruç tuttuğu Ramazan ayı başladı.

Ne tür yiyeceklerin oruç tutmaya yardımcı olabileceğini derledik.

SAHURDA NE YEMELİ?

Ramazan’da güne sahur ile başlanıyor ve doğru şeyleri yemek, ilerleyen saatlerde acıkmayı önlemek için önemli.

Beslenme uzmanı İsmet Tamer, “Ramazan’da vücudunuzun gün boyunca ihtiyaç duyduğu enerji ve besini karşılamak için protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral açısından zengin gıdalar tüketmeli ve yeterince su içtiğinizden emin olmalısınız” diyor.

Tamer, hafif, sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı öneriyor:

“Peynir, yumurta ve domates ile salatalık gibi taze sebzeler yiyebilirsiniz. Ayrıca her zaman bir çorba, zeytinyağında pişirilmiş sebzeler ve meyveler olabilir.”

Oruç tutarken susuz kalmamak için iftar ve sahur arasında yaklaşık 2-3 litre su içilmesi tavsiye ediliyor.

Beslenme uzmanı Bridget Belam, sahurda kompleks karbonhidratların, özellikle de kepekli-lifli olanların tüketilmesinin iyi olacağını, bu tür gıdalardan enerji yavaş salındığı için gün boyunca ayakta kalmanıza yardımcı olacağını söylüyor.

Belam, “Yulaf, tahıllı ekmekler ve tahıl gevrekleri sahur için iyi seçimler” diyor.

Bunun yanı sıra bazı araştırmalar, fasulye, bezelye ve nohut gibi gıdalardan elde edilen lifin tokluk hissini yüzde 30’dan fazla artırabileceğini gösteriyor.

Benelam, tuzlu yiyecekler susamaya neden olduğu için bunların tüketilmemesi konusunda uyarıyor.

Sahurda kafein alımından kaçınmak da susuzluğu önlemek için önemli.

Oruç tutarken susuz kalmamak için iftar ve sahur arasında yaklaşık 2-3 litre su içilmesi tavsiye ediliyor.

İFTARDA NE YEMELİ?

Orucunuzu açarken bol sıvı ve enerji alabilmek için doğal şeker içeren yiyecekler tavsiye ediliyor.

Muhammed Peygamber zamanından bu yana hurma iftar için tercih edilen bir yiyecek.

Beslenme uzmanı Bridget Benelam, “Hurma ve su, orucunuzu açmak için harika bir seçenek. Size enerji verirken su kaybını da giderirler” diyor ve devam ediyor:

“Çorba da orucu açmak için iyi çünkü içinde fasulye, bakliyat, mercimek ve sebze gibi aşırı yükleme yapmadan size besin ve lif sağlayacak pek çok şey bulunuyor.

“Yemek yemediğiniz uzun bir günün ardından çok ağır bir şeyle başlamak olmaz; bu muhtemelen kendinizi yorgun, halsiz ve kötü hissetmenize neden olur.”

Beslenme uzmanı Bridget Benelam, hurma ve suyun orucunuzu açmak için harika bir seçenek olduğunu söylüyor

İftarda yediğiniz yiyeceklerin kepekli tahıllar, lif açısından zengin sebze ve meyveler, süt ürünleri ve et, balık, yumurta ve fasulye gibi protein açısından zengin gıdalar ve nişastalı gıdalar arasında bir denge sağlaması gerekir.

Bazı beslenme uzmanları iftarda büyük bir öğün yerine iki adet daha küçük öğün yenmesini tavsiye ediyor.

Uzmanlar bunun kan şekerinde büyük bir artışı engellemeye yardımcı olacağını ve hazımsızlık riskini azaltacağını söylüyor.

ORUÇ TUTMAK SAĞLIKLI MI?

Oruç tutmanın genel olarak sağlığa faydalı olduğuna inanılıyor.

Son dönemde aralıklı oruç diyeti kilo vermek için popüler bir seçenek haline geldi.

Her gün belirli sürelerle aç kalmayı gerektiren aralıklı oruçta ne yediğinizden çok ne zaman yediğiniz önemli.

Böylece vücudunuz şeker depolarını tükettikten sonra yağ yakmaya başlıyor ve kilo kaybı gerçekleşiyor.

Yapılan bilimsel araştırmalarda aralıklı oruç tutmanın faydaları arasında daha düşük kan basıncı ve kolesterol, daha az inflamasyon, vücudun insüline karşı daha iyi tepki vermesi ve tip 2 diyabet riskinin azalması bulunuyor.

Yakın zamanda yapılan bir çalışma, Ramazan’da oruç tutmanın akciğer, kolorektal ve meme kanseri risklerini önemli ölçüde azalttığını gösteriyor.

The American Journal of Clinical Nutrition’da yayımlanan çalışma, oruç tutmayı olumlu metabolik değişiklikler ve azalan kronik hastalık riski ile ilişkilendiriyor.

Beslenme uzmanı Bridget Benelam, insanların Ramazan’da genelde yaklaşık bir kilo verdiğini, ancak iftarda aşırıya kaçıldığı durumda kilo alınabileceğini söylüyor.

Benelam, “İnsanların daha fazla yemeye doğal bir eğilimi var. Bize ne kadar çok çeşit sunulursa o kadar çok yiyoruz ve elbette bir sürü tabakla donatılmış büyük bir iftar sofrası bunun örneği. Size sunulan her şeyi yemek zorunda değilsiniz. Bu yüzden seçici olun ve yavaş yavaş yiyin” diyor.

Dikkat: Yağmurlu hava yeniden geliyor

Hafta boyunca hava sıcaklığının 21-24 derece dolaylarında olacağı tahmin edilirken, perşembe, cuma ve cumartesi günleri yer yer sağanak bekleniyor.

Meteoroloji Dairesinin Haftalık Hava Tahmin Raporuna göre, bölge serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında olacak.

Hava sıcaklığının 21-24 derece dolaylarında olacağı hafta boyunca rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden orta kuvvette, cuma ve cumartesi ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esmesi bekleniyor.

Rapora göre hava, yarın az bulutlu, sabah saatleri yer yer sisli; çarşamba çok bulutlu öğleden sonra parçalı bulutlu; perşembe parçalı bulutlu, yer yer hafif sağanak yağışlı, cuma ve cumartesi parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağışlı, pazar ve pazartesi ise parçalı bulutlu olacak.

Mısır ve BAE, Gazze’ye sekizinci defa havadan yardım ulaştırdı

Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’ne sekizinci kez havadan yardım ulaştırdığı açıklandı.

BAE Savunma Bakanlığına bağlı Ortak Harekat Komutanlığı, X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, BAE-Mısır Hava Kuvvetleri uçakları tarafından Gazze’nin kuzeyine sekizinci defa havadan insani yardım ulaştırıldığı belirtildi.

Havadan yardım ulaştırma operasyonunun, her iki ülkenin ortak ekipleri tarafından, 42 ton gıda ve tıbbi yardım taşıyan 2 uçakla gerçekleştirildiği aktarıldı.

Mısır ordusundan yapılan yazılı açıklamada da ramazan ayının ilk günüyle eşzamanlı olarak Mısır Hava Kuvvetlerinin BAE Hava Kuvvetleri ile işbirliği içinde El-Ariş Havalimanı’ndan Gazze’ye havadan yardım ulaştırma faaliyetlerini yoğunlaştırdığı ifade edildi.

Açıklamada, Mısır Hava Kuvvetlerinin dost ve kardeş ülkelerle işbirliği içinde Ürdün’deki uluslararası koalisyonun Gazze’ye havadan yardım ulaştırma operasyonlarına katılmayı sürdürdüğü ifade edildi.

“Hayır Kuşları” olarak isimlendirilen operasyonun başladığı 29 Şubat’tan bu yana BAE ve Mısır tarafından Gazze Şeridine ulaştırılan insani yardım miktarı 353 tona ulaştı.

Öte yandan Ürdün ordusundan yapılan açıklamada ise Ürdün, Mısır, ABD, Fransa ve Belçika’nın katılımıyla Gazze Şeridi’nin kuzeyine yedinci kez havadan yardım ulaştırıldığı kaydedildi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 112 Filistinli öldürüldü, 72 bin 760 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.