Archives Mart 2024

Binlerce yıl sonra ilk mamut dünyaya gelecek!

Bilim insanları, 4 bin yıl önce nesli tükenen mamutları geri getirme çabalarında ilerleme kaydetti.

10 yıldan uzun süredir nesli tükenen türleri geri getirmek için çalışmalar yürüten Harvard Üniversitesi’nden genetik bilimci George Church, 2021’de girişimci Ben Lamm’la birlikte Colossal Biosciences isimli şirketi kurarak projeye hız kazandırmıştı.

Şirketten yapılan açıklamada, konuyla ilgili “çok önemli bir adım atıldığı” belirtildi.

Church ve şirketin biyoloji departmanı başkanı Eriona Hysolli, mamutların yaşayan en yakın akrabası olan Asya filinden alınan kök hücrelerin ilk kez embriyonik şekilde yeniden programlandığını söyledi.

Çalışmanın yakında bilimsel bir dergide yayımlanacağı ancak henüz hakem onayından geçmediği belirtildi.

Değiştirilen hücrelerin, laboratuvar ortamında herhangi bir fil hücresine dönüşecek şekilde geliştirilebileceği ifade edildi.

Bu yolla, bir Asya filinin Kuzey Kutbu’nda hayatta kalabilmesi için gereken genetik düzenlemeler yapılabilecek. Buna mamutlarda olduğu gibi yünlü bir deri, katmanlı bir yağ tabakası ve küçük kulaklar da dahil olacak.

Üretilen kök hücreler ayrıca bilim insanlarının fil embriyosu modelleri yaratmalarına da olanak sağlayacak. Böylece bir filin fetüste nasıl büyüdüğüne ilişkin soru işaretleri de yanıtlanacak.

Bilim insanlarına göre, mamut benzeri genetik özellikler yüklendikten sonra, filden alınacak hücreler yumurta, sperm ve embriyo yapımı için kullanılabilecek ve bunlar bir çeşit yapay rahme yerleştirilerek binlerce yıl sonra yeni bir mamut dünyaya getirilebilecek.

2021’de projeye başlayan şirket, mamutları geri getirmek için 6 yıllık bir çalışma takvimi belirlemişti.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Church, “Genetik olarak yeniden tasarlanmış fil büyük bir dönüm noktası olacak. Ben Lamm’ın 2021’deki 6 yıl tahminiyle de uyumlu. Çok uzun bir yol geldik” dedi.

Church ve Hysolli, Kuzey Kutbu’nda yaşayabilmesi için Asya filinin DNA’sında tam olarak kaç değişiklik yapılacağını söylemedi.

Ekip, yeniden getirilmeye çalışılan mamutları dişsiz tasarladıklarını, böylece bu hayvanların avcıların eline düşmeyeceğini ifade etti.

Şirket uzun süredir, mamutların kutup bölgelerine dönüşünün donmuş topraktaki çözülmeyi yavaşlatacağını düşünüyor.

Bazı bilim insanları, yok olmadan önce mamutların otlakları ezerek, ağaçları devirerek ve kar yığınlarını sıkılaştırarak toprak altındaki çözülmeyi engellediğini tahmin ediyor.

Bilim insanları kuzeyin derinliklerinde hızla ısınan iklimin, uzun süredir faal olmayan virüsleri açığa çıkarma riski barındırdığını ifade ediyor. On binlerce ve hatta yüz binlerce yıllık olabilecek bu virüsler, Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki sürekli donmuş topraklarında (permafrost) donmuş halde.

Sıcaklığı dünyanın geri kalanından en az iki kat daha hızlı artan Kuzey Kutup bölgesinde, bu hızlı ısınmaya bağlı olarak sürekli donmuş topraklar son buz devrinden beri ilk defa şimdi eriyor ve aralarında modern insanın daha önce hiç karşılaşmadıklarının da yer aldığı hastalık yapıcıları serbest bırakma tehlikesi taşıyor

Karmalar yarın sahada

ASBUZU U16 Ligi Bölge Karmalarında bugün oynanacak maçların programı açıklandı.

Saat 15.30’da başlayacak karşılaşmaların programı şöyle;

Girne 20 Temmuz Mete Adanır Stadı: Girne Karması – Güzelyurt / Lefke Karması
Gazimağusa Dr. Fazıl Küçük Stadı: Gazimağusa Karması – İskele Karması
Turunçlu Hasan Bardakko Stadı: Mesarya Karması – Lefkoşa Karması

Fahri Zihni, Cyprus Mail’e yazdı: “Kıbrıslı Türklere uygulanan 60 yıllık ambargolar kindar ve adaletsiz”

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nin (CTCA UK) eski Başkanı Fahri Zihni, Kıbrıslı Türklere 60 yıldır uygulanan ambargoları “kindar ve adaletsiz” olarak nitelendirerek, bu ambargoların Kıbrıslı Rumlar da dahil kimseye bir faydası olmadığını vurguladı.

Zihni, Cyprus Mail gazetesinde yayımlanan makalesinde, Kıbrıs Rum yönetimlerinin kararlı bir şekilde devam ettirdiği bu politikanın, Kıbrıslı Türklerin gelecekte bir “birleşme olması durumunda” adalet ve eşitlik açısından neler bekleyecekleri konusunda inanç kaybına neden olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Rum hükümetinin politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini söyleyen Fahri Zihni, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlere de “insan hakları ihlallerini ortadan kaldırmak üzere hareket etme çağrısında bulundu.

– “Ambargolarda amaç nedir, kime ne yararı olmuştur?”

Fahri Zihni, Kıbrıslı Türklerin maruz kaldığı sosyal ve ekonomik ambargoları ele aldığı yazısında, birbirini izleyen Kıbrıs Rum yönetimlerinin kararlı ve maliyetli eylemleri sonucunda uygulanan ambargoların 60’ıncı yılına girildiğine dikkat çekerek, “Amaçları nedir ve tüm bu süre zarfında Kıbrıs Rum toplumu da dahil olmak üzere kimlere ne kazandırmışlardır?” diye sordu.

1974’e kadarki dönemde Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarına ışık tutmak amacıyla, Pierre Oberling’in “Bellapais’e Giden Yol” adlı kitabındaki verilere işaret eden Zihni, 1963-64 yıllarında Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasındaki çatışmaların ardından 25 bin Kıbrıslı Türk’ün mülteci durumuna düştüğünü, 23 bin 500’ünün işsiz kaldığını, Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre Kıbrıslı Türklerin yüzde 50’sinin “sefil duruma” düştüğünü kaydetti.

Zihni, ardından Rumlar tarafından Kıbrıs Türk yerleşim yerlerine uygulanan ambargo ve malzemelerin ablukaya alındığını, BM güçleri tarafından halkın bir kısmının açlıktan ölmek üzere olduğu anlaşıldığı zaman ise her bir kişi için “asgari kalori” baz alınarak bazı temel gıda maddelerinin geçişine izin verildiği belirtti.

Gıda malzemelerine ilişkin kısıtlamaların gevşetildiği ancak, çimento, lastik, yakıt, çorap, yangın söndürücü gibi “stratejik malzeme” olarak kabul edilen ve askeri amaçlarla kullanabilecek malzemelere engellerin devam ettiğini ifade eden Zihni, bu kalemlerin engellenmesiyle Kıbrıs Rum tarafının askeri kapasitesiyle yarışmanın imkansız kılındığını ve tüm ekonomik faaliyetlerin durdurulmasının sağlandığını anlattı.

– “Rum yönetiminin stratejisi, mevcut tüm sorunları ‘işgale’ bağlamak üzerine kurulu”

Ekonomik engellerin yanı sıra sportif, sosyal ve kültürel ambargoların da bu yıllarda devam ettiği ve serbest dolaşımın zor hale getirildiğini aktaran Zihni, BM Genel Sekreteri U Thant’ın “yasaklı malzeme” bulmak için Kıbrıslı Türklere yapılan “yakın fiziksel aramalar ve uzun sorgulamalar” olduğuna yönelik gözlemlerini paylaştı.

“Bugün Kıbrıs Rum yönetiminin uluslararası iletişim stratejisi, dışarıdakilere Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların 1974 olaylarına kadar mutlu bir şekilde bir arada yaşadıkları izlenimini vermek ve mevcut tüm sorunları ‘Türk işgaline’ bağlamak üzerine kuruludur” diyen Zihni, halbuki birçok Kıbrıslı Türk’e göre Kıbrıs’ın 1974’te değil, 64-74 yılları arasında coğrafi, etnik, idari, sosyal, siyasi ve ekonomik olarak bölündüğünü vurguladı.

Bu dönemde adaya gelen turistlerin de Kıbrıslı Türklerin, şu anda yüzölçümün sadece yüzde 5’ine tekabül eden yerleşim yerlerinde kısıtlı, sefil yaşam koşullarından haberdar olmadığını ve gördüklerinde “şok olduklarını” aktaran Fahri Zihni, “Bunu o ‘umutsuzluk döneminde’ 100 bin Kıbrıslı Türk ile birlikte yaşadığım tecrübelerime dayanarak söylüyorum.” dedi.

– “Kıbrıslı Türk takımların maç yapamamasının nedeni de Rum yönetiminin perde arkasındaki ‘akıllı politikaları’”

Fahri Zihni, söz konusu ağır kısıtlamaları, Genel Sekreter U Thant’ın “Kıbrıs Hükümetinin askeri harekat yerine ekonomik baskı yoluyla olası bir çözüm arayışı” olarak değerlendirdiğini de aktardı.

1964 yılının Mart ayında BM’nin; Kıbrıs’taki Türk ve Rum halklarının Cumhuriyet’in iki eşit kurucu üyesi olduğunun ve Kıbrıslı Türklerin çatışmanın açık ara “asıl” mağdurları olduğunun,  BM’nin rolünün ise iki kurucu üye toplum arasında bir tampon görevi görmek olduğunun farkında olması gerektiğini kaydeden Zihni, buna rağmen BM’nin, Kıbrıslı Türklerin rızası olmadan ve “keyfi” ve “absürt” bir şekilde aldığı 186 sayılı kararında, sadece Kıbrıslı Rumlardan oluşan meclise Kıbrıs’ın (meşru) hükümeti olarak atıfta bulunduğunu belirtti.

Zihni, “Daha da kötüsü, BM, güçlerini, sadece Kıbrıslı Rumlardan oluşan hükümetin kontrolü altına sokmuştur ve bu durum bugün de devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

1974’teki trajik olayların ardından Kıbrıs Rum Hükümetinin, Kuzey’in diğer ülkelerle ticaretini, sosyal, kültürel ve sportif bağlantılarını yasal zorluklar yoluyla engelleme çabalarını sürdürdüğünü ve bunu BM’nin 186 sayılı kararı sayesinde çok rahat bir şekilde yaptığını anlatan Zihni, şöyle devam etti:

“Kıbrıslı Türkler o dönemde ve halen uluslararası spordan dışlanmışlardır. Kıbrıslı Türk futbol kulüpleri 1955’te karma takımlardan oluşan Kıbrıs Futbol Federasyonu’ndan ihraç edildiler ve kendi federasyonlarını kurdular.

Kıbrıs Anayasası’nın 87. maddesi, Cemaat Meclislerinin her bir toplum için ayrı hayır ve spor vakıfları uygulama yetkisi olduğunu belirtir. Futbol federasyonları ve kulüpleri, devletin organları olmadığından, bireysel Kıbrıslı Türk takımlarının neden Filistin ve Tayvan gibi kendi federasyonları aracılığıyla FIFA ve UEFA kuralları altında maç yapamadığının Kıbrıs Rum yönetiminin perde arkasındaki akıllı politikalarının bir sonucu olmasından başka bir şekilde açıklamak mümkün değildir.”

– “Hareket geçmenin zamanı gelmiştir”

Fahri Zihni, Kıbrıslı Türklere yönelik 60 yıldır devam eden ambargoların, herhangi birine bir yararının olmadığının altını çizerek, aksine bu “kindar politikanın” Kıbrıslı Türklerin zihinlerinde, gelecekteki ‘birleşik bir Cumhuriyette’ adalet ve eşitlik açısından neler bekleyebileceklerine dair inanç kaybına neden olduğunu savundu.

Zihni, makalesini “Kıbrıs Rum hükümetinin bu politikayı gözden geçirmesinin, AB ve BM’nin de bu ciddi insan hakları ihlalini ortadan kaldırmak üzere harekete geçmesinin zamanı gelmiştir” ifadeleriyle sonlandırdı.

Cumhurbaşkanı Tatar:BM’nin Kıbrıs Cumhuriyetini adanın tek hakimi görmesinden rahatsızız

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ı Cumhurbaşkanlığı’nda kabul etti.

Görüşmede Holguin’e, Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar görüşme sonrası basına yaptığı açıklamada
Holguin’e Kıbrıs meselesinin 60 yıldan uzun bir geçmişi ve çok farklı boyutları olduğunu, Kıbrıs Türk halkının duruşunu anlayabilmek için bugünlere nasıl gelindiğini iyi bilmesi gerektiğini anlattığını söyledi.

Kıbrıs’ta iki halk bulunduğunu, Kıbrıslı Rumların İngiliz döneminde adanın Yunanistan’la birleşmesine yönelik hem İngiliz idaresi hem de Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılarda bulunduğunu, 1960’ta kurulan ve o dönemin koşullarında (adada Türk – Yunan dengesini sağladığından) başarı olarak nitelenen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anlattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makaryos’un, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adanın Yunanistan’a bağlanması için bir sıçrama tahtası olduğu açıklamasının da bulunduğunu hatırlattığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, görüşmede Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan 3 yıl sonra Makarios’un Anayasa değişikliği önerisiyle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulmasına neden olduğunu da kaydetti.

Kıbrıs Türkü’nün bu dönemde devletten dışlandığını, saldırılara maruz kaldığını ve göçe zorlandığını da anlattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, bir çözüm bulana kadar adanın tek hakimi olarak gördüğünü belirten (186 numaralı kararı) bir karar aldığını anlattığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “İşte bizim esas rahatsızlığımız (BM’nin Kıbrıs Cumhuriyetini adanın tek hakimi görmesi) dedim” dedi.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 60 yıl önce kurulduğunu ancak bugün sadece Kıbrıslı Rumları temsil ettiğini anlattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, buna rağmen Kıbrıs Türkü’nün izolasyonlar, ambargo altında tutulduğunu, adanın Kuzeyine ne bir direkt uçuş ne de direkt ticaret yapılabildiğini, Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türk tarafının başka ülkelerle yapacağı görüşme veya temasları engelleyebildiğini, özellikle AB’nin buna ayak uydurduğunu anlattığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bu eşit egemenlik ve eşit uluslararası statü, üç yıldır sürdürmekte olduğunuz siyaset… elbette bir mesaj vardır. Tekrar bir müzakere süreci başlayacaksa mutlak suretle bu egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü noktasındaki taleplerimize -esas olarak bunlar 1960 anlaşmasında var- yönelik adımlar atılması gerekmektedir.”

Geçmişte Kıbrıs Türkü’nün müzakere masasına sorgulamadan oturduğunu, süreç sonunda Kıbrıs Türkü’nün hiçbir kazanım elde etmeden masadan ayrıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, 2004’te halk oylamasına sunulan Annan Planı döneminde Kıbrıslı Türklere, anlaşmaya evet demeleri halinde izolasyonların kaldırılacağı vaatlerinin verildiğini ancak bu sözlerin tutulmadığını, hatta dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın BM Güvenlik Konseyine sunduğu, “Benim Kıbrıs Türklerine sözüm var sizin de sözünüz var, bu izolasyonların kalkması gerekir” şeklindeki önerisinin reddedildiğini kaydetti.

Rum halkının planı reddetmesine rağmen tek taraflı AB’ye alındığını da anlattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı, Türkiye’nin de garantör ülkelerinden olmasına rağmen, AB’ye alınırken ne Kıbrıs Türkü’ne ne de Türkiye Cumhuriyeti’ne sorulduğunu aktardığını ifade etti.

AB’nin Birliğe üye yapılacak ülkelerde siyasi ihtilaf olmaması gerektiği yönündeki prensibi olmasına rağmen de “Kıbrıs Cumhuriyetinin” AB’ye alındığını ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da dahil pek çok yetkilinin Kıbrıslı Türklere haksızlık yapıldığını dile getirdiğine dikkat çektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Türkünün esas itibarıyla hakkını aramakta olduğunu” aktardığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Hiçbir şey alınmadan, tekrar aynı noktada müzakere masasına oturmayacağımızı, federal temelde bir görüşme sürecinin hep boşa çıktığını, bir bakıma tüketildiğini, dolayısıyla bizlerin eşit egemenlik ve eşit uluslararası statüsü şartlarında atılacak adımlarla ortak zemin olabileceğini anlattım” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Holguin’in henüz Kıbrıs Türk tarafının duruşu ile ilgili bir “açılım gösterecek” duruş sergilemediğini, ancak esas olanın Kıbrıs Türkü’nün ortaya “kesin ve net bir şeyler” koyması olduğunu, geçmişte müzakere masasına sorgusuz sualsiz oturulduğunu belirtti.

İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın da katıldığı İsviçre’deki zirvede de, Annan Planı döneminde yaşananların benzerinin yaşandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, İsviçre Crans Montana’da müzakerelerin sıfır asker sıfır garanti noktasına getirilmeye çalışıldığını, dönemin dışişleri bakanının, bugünkü Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis olduğunu, görüşmelerin çökmesi için en etkili diplomatın da Hristodulidis’in olduğunun söylendiğini belirtti.

“Her oturduğunuzda bir şey kaybedersiniz” diye konuşan Cumhurbaşkanı
Tatar şunları da kaydetti:
“Aynı noktada tekrar masaya oturmamızın ne anlamı var! Hiçbir anlamı yoktur çünkü aynı oyunu size yine oynayacaklar. Her oturduğunuzda bir şey kaybedersiniz. Mustafa Akıncı benden önceki Cumhurbaşkanı, o toplantıda haritayı verdi. O harita bende yok, birinde varsa söylesin… Bu harita karşı tarafta var kasada duruyor.”

Müzakerelerin tekrardan başlaması halinde Kıbrıs Rum kesiminin söz konusu haritayı masaya koyup “bunu verdiydiniz” diyebileceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ben o haritayı ne gördüm ne tanırım ne de dikkate alırım.” dedi.

Her görüşme sürecinde Kıbrıs Türkü’nden bir şeyler koparılmaya çalışıldığını, buna karşın Kıbrıs Türkü’nün de masaya oturduğu noktadan daha zayıf bir noktada kalktığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Dolaysısıyla bizim yeni siyasetimiz, eşit egemenlik ve eşit uluslararası statü noktasında bazı ciddi açılımlarla tatmin olmamız durumunda yeni bir sürecin başlayabileceğini kendilerine ifade ettik” dedi.

Holguin’in neyin ne olduğunu artık iyi anladığına, Kıbrıs konusunun ayrıntılarına vakıf olduğuna inandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Haklı olduğumuz noktalarda bizi takdir edecek pozisyondadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün mağdur bir durumda olduğunu, izolasyonlar altında yaşamaya zorlandığını ancak bunu söylerken de Kıbrıs Rum tarafının dikte edeceği bir anlaşmaya evet demenin de söz konusu olmadığını belirtti.

Egemenlik olmadan varılacak bir anlaşmanın buz üzerine yazı yazmaya benzediğini kaydeden Tatar, Kıbrıs meselesinin özünde var olan ortaklık anlamasındaki ortaklık haklarının tescil ettirilmesinin önemine işaret etti.
Kıbrıs Türk devletinin 60 yıldır var olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Mutlak suretle, her zaman söylemeye çalıştığım gibi, bir anlaşma olacaksa bu anlaşmanın bir parçası da Kuzey’deki Türk devleti olacaktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olacaktır” dedi.

Bugüne kadar tek egemenlik ve Kıbrıslı Türklerin de “yurttaş” olarak görüldüğü tezler üzerinde durulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Şu andaki pozisyon, egemen eşitlik, eşit uluslararası statü… yani bir anlaşma olacaksa mutlak suretle kuzeydeki bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti o anlaşmanın bir parçası olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Holguin’in 14 Mart Perşembe akşamı misafiri olacağını, baş başa bir yemekli bir görüşme yapacaklarını da açıkladı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, görüşme sonrası, Cumhurbaşkanlığından ayrılmadan yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Tatar ile görüşmesinin “çok iyi” geçtiğini, adada kalacağı bir haftanın yapıcı olmasını temenni ettiğini kaydetti.

Holguin, “Kıbrıs meselesine Kıbrıs sorunu değil de Kıbrıs konusu olarak bakılmaya başlanmasını temenni ediyorum” dedi.

Holguin, adanın her iki tarafından bazı siyasi parti, sivil toplum örgütü ve ticaret odalarıyla görüşeceğini belirtti.

İtfaiye Müdürlüğü, yangın riskine karşı alınması gereken önlemlere dikkat çekti

İtfaiye Müdürlüğü, zamanında alınan tedbirlerin felaketi önleyeceğine dikkat çekerek, yangın riskine karşı alınması gereken önlemleri sıraladı.

Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, iş yeri ve konutlardaki elektrik tesisatlarında, yüklenmeden dolayı meydana gelebilecek kısa devreleri önlemek, elektrik tesisatına fazla yüklenmemek ve yangına sebep olmamak için fazla elektrik akımı tüketen cihazların (ütü/fön/tost makinesi, mikrodalga vb.) aynı anda ve çoklu prizlerde çalıştırılmaması gerektiği kaydedildi.

Katlanarak, zamanla zarar görmüş uzatma kablolarını kullanmaktan kaçınılması istenen açıklamada, arıza durumunda elektrik tesisatlarının kontrolünün uzman kişilere yaptırılması gerektiği ifade edildi.

Elektrik panolarının bulunduğu yerlerde, azami 6 kg. kapasiteli kuru kimyevi toz içeren yangın söndürme cihazı bulundurulması gerektiği belirtilen açıklamada, bu cihazın kullanımının öğrenilmesinin, yangının büyümesinde ve çıkacak olası bir tehlikenin önlenmesinde büyük fayda sağlayacağı kaydedildi.

Şömine veya odun sobalarını yakmak için, odunları tutuşturmak maksadıyla ani parlayan yanıcı maddeler (tiner, benzin v.b.) kullanılmaması gerektiği ifade edilen açıklamada, ayrıca tamamen söndüğünden emin olmadan mangal, şömine veya odun sobalarından çıkan kömürlerin, çöp bidonları içerisine veya yanabilecek madde ve malzemeler üzerine dökülmemesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, özel, tarımsal, toplu taşıma ve akaryakıt taşıyan araçların servisinin, bakımının, egzoz ve lastik kontrollerinin zamanında yaptırılması halinde, yakıt sızmaları, kısa devreler ve egzozlardan çıkacak kıvılcımların yangına sebep olmasının önleneceği vurgulandı.

Araçların içerisinde, iş yeri ve evlerde yangın söndürme cihazı bulundurulması ve bu cihazın kullanımının öğrenilmesinin çıkacak olası bir tehlikeyi ve yangının büyümesini önleyeceği kaydedilen açıklamada, “İş yeri ve evinizi yangın riskine karşı sigortalamanız, oluşacak maddi hasarı gidermenizde size yardımcı olacaktır” denildi.

Açıklamada, duman veya ateş belirtisi gören vatandaşların hemen 199 İtfaiye İhbar Hattı, 177 Orman Yangını İhbar Hattı veya 155 Polis Hattı’na ulaşmaları istendi.

Sıcaklık 21-24 derece dolaylarında olacak

Hafta boyunca hava sıcaklığının 21-24 derece dolaylarında olacağı tahmin edilirken, perşembe, cuma ve cumartesi günleri yer yer sağanak bekleniyor.

Meteoroloji Dairesinin Haftalık Hava Tahmin Raporuna göre, bölge serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında olacak.

Hava sıcaklığının 21-24 derece dolaylarında olacağı hafta boyunca rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden orta kuvvette, cuma ve cumartesi ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esmesi bekleniyor.

Rapora göre hava, yarın az bulutlu, sabah saatleri yer yer sisli; çarşamba çok bulutlu öğleden sonra parçalı bulutlu; perşembe parçalı bulutlu, yer yer hafif sağanak yağışlı, cuma ve cumartesi parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağışlı, pazar ve pazartesi ise parçalı bulutlu olacak.

Çavuşoğlu: Savcılıktan görüş bekliyoruz, bizim açımızdan izinler iptal!

Ülkemizde Kıbrıs Toplum ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde devam eden soruşturma dikkatleri üniversitelere çekti. KKTC’de faaliyet gösteren aktif 24 üniversite var. Ancak 12 farklı üniversite açma izini onaylanmış durumdaydı. Meclis kürsüsünde konuya ilişkin açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, söz konusu 12 izinin yasa gereği iptal edildiğini söyledi.

Söz konusu izinlerle ilgili Savcılık görüş beklendiğini de ifade eden Çavuşoğlu, Savcılık’ın kendilerine izin sahiplerine yazı göndermeleri gerektiği yönünde bir cevap vermesi durumunda 48 saat içerisinde bu yazıların gönderileceğini söyledi.

Çavuşoğlu’nun konuşması şöyle:

Üniversite sayısıyla ilgili bir tartışma var. Ön izin tartışmaları devam ediyor toplamda 36’ya ulaştı. 2017 beri hiçbir açma ön izni ne meclis tarafından ne de hükümetler tarafından verilmemiştir.

Aktive olmamış 12 üniversitenin yine bu mecliste başlayan bir tartışma sonucu iptal yazısını yazma ihtiyacı olmuş olabilir. Bizim açımızdan açma ön izni olan üniversitelerin 2 yılın hitamında bu izin hakları yoktur. Ve iptaldir. Bugüne kadar bilinen ve konuşulan hukuk çevrelerinde böyleydi. Bu olayın tırmanmasıyla birlikte ayı koşulları taşıyan bir üniversiteden dolayı savcılığa bir soru sorduk. Savcılıktan bu hafta cevabı bekliyoruz eğer bizim önceki yasaya göre verilmiş ve iki yılın hitamında açma ön iznini bittiğini söyleyen yasa yeterli değil veya bir yazı yazmanız gerekir diye bir yazı gelirse savcılıktan bilesiniz ki bu yazı geldikten 48 saat içerisinde tüm üniversitelere açma ön izinlerinin iptal edildiğine dair yazı yazılacaktır.

Hükümet edenlerin her gün üniversite dağıttığına dair bir yaklaşım en azından 2017’den sonra söylenemez. 7 yıldır ülkede üniversite açma izni verilmiyor.

Açma ön izni olup da üniversiteleşmeyenler de beklemede bizim açımızdan da bunların iptal edildiğini düşünmekteyiz yasa gereği.

Sahur yapmadan oruç tutanlara dikkat çeken uyarı!

Ramazan ayında iftar ve sahur olmak üzere iki öğün bulunuyor. Genelde 3-4 öğünde tüketilen besinler bu dönemde beslenme düzeninin değişmesi ile birlikte 2 öğüne düşmektedir. Çoğu insanın sahura kalkmadan tek öğünle oruç tutabildiğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akyürek, sahurun atlanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Ramazan ayında öğün sayısı ikiye düştüğü halde günlük alınması gereken protein, vitamin ve mineral oranlarının değişmemesi gerektiğini vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akyürek, “Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir’’ diye konuştu.

Sıvı elektrolit dengesinin korunması için iftar ve sahur arasında kalan dilimde yeterli sıvı alımının da tamamlanması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Akyürek, ’’Günde ortalama en az 2-2,5 litre su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. gibi içeceklerin sık sık tüketilmesi önerilmektedir.

Önerilen tek seferde yüksek miktarlarda su tüketimi değil, aralıklı olarak 2- 2.5 lt su tüketimidir. Yeterince su tüketilmezse, vücut su oranı azalmakta, su-tuz dengesi bozulmakta, bununla beraber halsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü, uyuklama, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemi yaşanabilmektedir’’ dedi.

Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için yeterli ve dengeli beslenmesinin öneminden bahseden İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akyürek, oruç tutanlar için beslenme önerilerini şu şekilde sıraladı:

“Sahur öğünü, yavaş sindirilen ve besleyici değeri yüksek olan besinlerden oluşmalıdır. Protein içeriği fazla olan gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirir. Bu anlamda en iyi ve en kaliteli protein kaynağı yumurtadır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir. Sahuru yaptıktan sonra yatmak için en az 45 dakika beklenmelidir. Uzun bir açlık sonrası iftar öğününde hızlı bir başlangıç yapmamak yemek sonrası hazımsızlık yaşanmaması açısından önemlidir.

İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir.

Yemekler hızlı yenmemeli, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketilmelidir. Susama hissi olmasa bile iftar ve sahur arasında sık sık su içilmelidir. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilir. Çay, kahve, limonata, gazoz gibi içecekler suyun yerini alamaz.

Aksine bu içeceklerin çok fazla tüketimi su içme isteğini bastırabilir. İftardan 1-2 saat sonra hafif bir spor yapmak sindirime yardımcı olacaktır. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için de sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Hazmı kolay, mide-bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve selüloz içeren sebze, meyve ve tam buğday ekmeği tercih edilmelidir.”

(İHA)

Dikkat! Elektrik kesintisi

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, Şirinevler, Kılıçarslan, Akçiçek, Selvili Tepe, Göçeri ve Dağyolu’nda yarın elektrik kesintisi olacak.

Şirinevler, Kılıçarslan, Akçiçek, Selvili Tepe, Göçeri ve Dağyolu’nda yarın elektrik kesintisi olacak.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, orta gerilim elektrik şebekesinde yürütülecek proje çalışması nedeniyle yarın 09.00- 11.00 saatleri arasında; Şirinevler, Kılıçarslan, Akçiçek, Selvili Tepe, Göçeri ve Dağyolu’na elektrik verilemeyecek.

Macron, “ölmeye yardım” diye nitelediği yasa tasarısının Bakanlar Kurulunda görüşüleceğini açıkladı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hayatına son vermek isteyen yetişkinleri kapsayan, “ölmeye yardım” diye nitelediği yasanın yolunu açacaklarını duyurdu.

Macron, La Croix ve La Liberation gazetesine verdiği röportajda yasa tasarısının nisanda Bakanlar Kurulunda ele alınacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Macron, yasal düzenleme için “ötanazi” veya “yardımlı intihar” kelimelerini kullanmayı tercih etmediğini, durumu en iyi açıklayan kavramın “ölmeye yardım” olduğunu bildirdi.

“Bireyin özerkliğini ve ulusun dayanışmasını sağlayan” tasarının bir hak ya da özgürlük niteliğinde olmadığını, bazı katı şartlar altında bireylerin ölmelerine yardım edilmesi imkanını yaratacağını kaydeden Macron, düzenlemenin yalnızca tedavisi bulunmayan hastalıklara yakalanmış, kalıcı fiziksel veya ruhsal acı içinde olan, tam ve açık ayırt etme yeteneğine sahip yetişkinleri kapsayacağını duyurdu.

Tıbbi personelin bireye kendisini öldürmesi için araçlar sağladığı yardımlı intihara ya da kişinin talebi üzerine hayatına son vermek amacıyla doktorun aktif rol oynadığı ötanaziye Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İspanya gibi Avrupa ülkelerinde yasal olarak izin verilmiş durumda.

Kanada, Kolombiya, Avustralya ve Yeni Zelanda da ötenazinin yasallaştığı ülkeler arasında yer alıyor.

Endonezya’da sel ve toprak kayması sonucu ölenlerin sayısı 26’ya çıktı

Endonezya’nın Sumatra Adası’nı vuran sel ve toprak kayması nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 26’ya yükseldiği bildirildi.

Ulusal Afet Yönetim Ajansı Sözcüsü Abdul Muhari, ülkenin en büyük adası Sumatra’da 9 Mart’tan bu yana devam afetlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Arama kurtarma çalışmalarında daha fazla cesede ulaştıklarını belirten Muhari, toplam ölü sayısının 26’ya yükseldiğini, kayıp 11 kişinin arandığını ifade etti.

Muhari, Batı Sumatra’daki muson yağışları nedeniyle 37 bini aşkın evi su bastığını kaydetti.

Endonezya’nın Sumatra Adası’nda 9 Mart’ta sel ve toprak kayması meydana gelmiş ve ilk belirlemelere göre 10 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

Ulusal Afet Yönetim Ajansı, bölgede yaklaşık 80 bin kişinin sığınaklara yerleştirildiğini duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, BMGS’nin Kişisel temsilcisi Holguin’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile bir araya geldi.

Saat 10.25’te başlayan görüşmede Holguin’e Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart eşlik etti.

Görevi aldıktan sonra Kıbrıs’a ikinci ziyaretini yapan Holguin’in önümüzdeki günlerde siyasi parti temsilcileriyle de görüşmesi bekleniyor.

Holguin, 30 Ocak’ta yaptığı ilk ziyarette liderlerin yanı sıra sivil toplum temsilcileri görüşmüştü. Holguin daha sonra garantör ülkeler Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’da istişarelerde bulunmuştu.

BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Holguin, taraflar arasında yeni ve resmî bir müzakere sürecine geçilebilmesi için ortak zemin olup olmadığı araştırmak üzere 6 aylığına görevlendirildi.

Ünal Üstel: Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederim

Başbakan Ünal Üstel, Ramazan ayının başlaması ile birlikte sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Üstel, “Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederim” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, Ramazan ayının başlaması ile birlikte sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu.

Ünal Üstel paylaşımında, “Dualarla geçecek oruç ayı Ramazan-ı Şerif’in halkımıza, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimize ve tüm İslâm âlemine huzur ve sağlık getirmesini dilerim” ifadelerini kullandı.

Üstel, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diledi.

Üstel’in paylaşımı şöyle:

“Dualarla geçecek oruç ayı Ramazan-ı Şerif’in halkımıza, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimize ve tüm İslâm âlemine huzur ve sağlık getirmesini diler, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederim.”

Avrupa’nın en büyük toplu mezarı keşfedilmiş olabilir

Yeni bir huzurevinin inşaatı öncesinde Almanya’nın Nürnberg kentinde kazı yapan arkeologlar, Avrupa’da şimdiye kadar ortaya çıkarılan en büyük toplu mezarı keşfetmiş olabilir.

Yeni bir huzurevinin inşaatı öncesinde Almanya’nın Nürnberg kentinde kazı yapan arkeologlar, Avrupa’da şimdiye kadar ortaya çıkarılan en büyük toplu mezarı keşfetmiş olabilir.

Kazılar devam ediyor ancak şu ana kadar 500’den fazla kişinin asırlık kalıntıları ortaya çıkarıldı.

Ekip, burada bin 500 kadar kişinin defnedilmiş olabileceğine inanıyor.

Kesin tarihleme de henüz yapılmadı, ancak geçici tahminler, sekiz veba çukurunun 17. yüzyılın ilk yarısında kazıldığını gösteriyor.

Spiegel’in raporuna göre, kemiklerden bazıları yeşil renkte görünüyor çünkü bu alan bir süre yakındaki bir bakır fabrikasının atıklarını bertaraf etmek için kullanılmış .

Nürnberg Miras Koruma Departmanı arkeolog Melanie Langbein ve Baş Antropolog Florian Melzer , “Gelecekteki inşaat alanlarında bulunan tüm insan kalıntılarını güvence altına alıp arşivleyeceğiz. Şu anda çalışma baharda tamamlandığında buranın Avrupa’da kazılan veba kurbanları için en büyük acil durum mezarlığı olacağını varsayıyoruz” dedi.

Hıyarcıklı veba , başta 14. yüzyıldaki Kara Ölüm ve 6. yüzyılda başlayan Justinianus vebası olmak üzere, tarihin en yıkıcı pandemileriyle ilişkilendiriliyor.

Ancak oldukça bulaşıcı olan pire kaynaklı enfeksiyon, çağlar boyunca daha küçük salgınlar halinde sık sık yeniden ortaya çıktı. Avrupa’daki Kara Ölüm’ün ardından yaklaşık 400 yıl boyunca yerel salgınlar tekrarlandı ve şehirleri kasıp kavurdu.

Eski bakan, Tuncer Arifoğlu için UBP Genel Merkezi’nde tören düzenlendi

Hayatını kaybeden eski bakan Tuncer Arifoğlu için bugün kurucularından olduğu Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Genel Merkezi önünde tören düzenlendi.

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, bazı bakanlar ve milletvekilleri, partililer ve ailesi katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel ve UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu törende yaptıkları konuşmalarda Tuncer Arifoğlu’nun ülkeye ve topluma verdiği hizmetlere değinerek, ona rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diledi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, UBP’nin her kademesinde nefer gibi çalışan Arifoğlu’nun gece gündüz demeden, emeğini esirgemeden çalışan bir kişi olduğunu belirtti.

Partide bıraktığı izlerin ve yaptığı çalışmaların unutulmayacağını dile getiren Üstel, “O yollardan gitmeye devam edeceğiz” dedi.

Arifoğlu’nun devletin farklı kademelerinde çalıştığını belirten Üstel, “Onu unutmayacağız” dedi.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Arifoğlu’nu kaybetmenin üzüntüsü içinde olduklarını söyledi.

Arifoğlu’nun Amerika’da yüksek lisans ve doktora yaptıktan sonra adaya dönmeyi tercih ettiğini söyleyen Tatar, ülkeye büyük hizmetler verdiğini, 1975 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevi üstlendiğini, Erenköy mücahidi olduğunu belirtti.

Tatar, Arifoğlu’nun vizyonu ve eğitimiyle ülke gelişimine katkı yaptığını söyleyerek, dünya meselelerini yakından takip ettiğini, şeffaflık, demokrasi ve dürüstlük gibi kavramlara önem verdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Arifoğlu’nun UBP’nin geleceği için öneriler yaptığını partiyi KKTC’nin sigortası olarak nitelediğini, güçlü bir iktidar hedefini dile getirdiğini söyledi.

-Töre

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Arifoğlu’nun iyi bir yönetici, emeğini ve düşüncesini acımayan bir kişi olduğunu belirtti.

Arifoğlu’nun çalışkanlığıyla örnek bir kişi olduğunu söyleyen Töre, çalışkan insanları örnek almak gerektiğini dile getirdi.

 

-Hasipoğlu

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu da ülkeye ve partiye uzun yıllar hizmet etmiş bir kişiyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirdi.

Arifoğlu’nun Erenköy mücahidi olduğunu söyleyen Hasipoğlu, “Bize ağabeylik yaptık, hizmeti ve siyasi öğretti” dedi.

Konuşmaların ardından saygı duruşunda bulunuldu.

Arifoğlu için bugün Cumhuriyet Meclisi’nde de tören düzenlenecek. Törenin ardından Arifoğlu, İsmail Safa Camiinde kılınacak öğle namazına müteakip, Lefkoşa mezarlığına defnedilecek.

96. Oscar Ödüller kazananlar tam listesi

Meclis bugün toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün yasama göreviyle toplanacak.

Genel Kurulun saat 10.00’da başlayacak bugünkü birleşiminin gündeminde; Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Önerisi, Gümrük Vergileri Tarife (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Sayıştay Komitesinin, KKTC Güvenlik Kuvvetlerini Güçlendirme Kurumunun 1 Temmuz 2022-30 Haziran 2023 Mali Dönemine İlişkin Hesaplarının Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu bulunuyor.

Gündemde ayrıca, Sanayi Sicil (Değişiklik) Yasa Tasarısının üçüncü görüşmesi var.

Brent petrolün varil fiyatı 81,69 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​81,69 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 83,84 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 82,08 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.45 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,48 azalarak 81,69 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 77,56 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki düşüşte, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin’in petrol talebine yönelik endişeler etkili oldu.

Çin’de geçen hafta açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), şubatta Ay Yeni Yılı’nın kutlandığı Bahar Bayramı tatil döneminde artan harcamaların etkisiyle 6 ay sonra ilk kez bir miktar artış kaydetse de üretici fiyatlarında 16 aydır devam eden gerileme şubatta da sürdü. Deflasyon baskısının sürdüğü ülkede petrol talebi görünümü de olumsuz etkileniyor.

Ülkenin petrol ithalatının, yılın ilk iki ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 artmasına rağmen önceki aylara göre düşük kalması da zayıf talep endişelerini artırıyor.

Bu yıl için ekonomik büyüme hedefini yaklaşık yüzde 5 olarak belirleyen Çin’in daha fazla teşvik olmadan bu hedefine ulaşmasının zor olacağına ilişkin değerlendirmeler de ülkenin talep görünümünü olumsuz etkiliyor.

Ayrıca, geçen hafta ABD’de açıklanan makroekonomik verilerden gelen karışık sinyaller de fiyatlar üzerinde etkili oldu.

ABD’de tarım dışı istihdam şubat ayında arttı ancak işsizlik oranı iki yılın en yüksek seviyesine çıkarken, ortalama saatlik kazanç Şubat 2022’den sonraki en düşük artışı kaydetti.

ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizlik sürerken gözler, ülkenin yarın açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.

İsrail-Filistin çatışması ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler ise fiyatları yukarı yönlü baskılamaya devam ediyor.

Brent petrolde teknik olarak 81,86 ile 82,53 dolar aralığının direnç, 81,19 ile 80,52 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Nöbetçi Eczaneler (11 Mart 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

İSMET ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 228 15 40

Bedrettin Demirel Cad.No:100 B Lefkoşa

***

ÖZYOL ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 223 21 31

Şaziye Hacı Maltızlar Cad.No:2/ 4 Ortaköy Lefkoşa

***

SÖZÜÖZ ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 229 33 00

Şht. Mehmet Kemal Sok., Akasya Apt., Lemar arkası, Şht. Doğan Ahmet İlkokulu sırası, Küçük Kaymaklı, Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

AŞAR ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 815 70 75

Mustafa Çağatay Cad. Yetkili İş Merkezi No:32, Mahkemeler yanı, Garanti Bankası karşısı, Girne

***

AYŞEN ALTAN ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 858 52 08

Mareşal Fevzi Çakmak Cad. N0:121/1 Lapta Girne

***

MELİS UZUN ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 862 11 72

Işıl Sokak, Uzun Apt. No: 4, Kamiloğlu Hastanesi yanı, Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

NASİM ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 365 03 40

Colins yanında, Ozkoç Plaza, Calıforıan Restorant karşısında, Salamis Yolu Mağusa

***

NİLHAN SOYSAL ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 366 03 53

Silahlı Kuvvetler Cad. Pertur Apt. No: 29A, The Europen Hotel (Sema) – Adaş Bebe karşısı, Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

RESMİYE ESE ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 714 45 18

Ecevit Cad. N0:75/1 Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

DİLAN PUL ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 723 73 33

Ecevit Cad. Şafak Apt. Dük. No:2 Yeşilyurt Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

AVİCENNA ECZANESİ

11.03.2024 (Pazartesi)

08:00 – 22:00

(0542) 855 00 15

İskele Boğaz anayolu, Bereket Sokak, Petek pastanesi̇ yanı, İskele

Altın rekora doğru ilerliyor

Altın, enflasyonun soğuması nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz oranlarını düşürme yönünde harekete geçeceği beklentileri üzerine rekor seviyeye doğru yükseldi.

Külçe, geçen hafta neredeyse yüzde 5’lik bir yükseliş yaşadıktan sonra Pazartesi günü de yükselişe devam etti ve art arda dört gün boyunca nominal olarak yüksek bir seviyeye ulaştı. Cuma günkü kazanımlar, işsizlik oranının iki yılın en yüksek seviyesinde olduğunu gösteren ABD verileriyle desteklendi.

Altın Mart ayında yükselişe geçti ve Fed’in faiz indirimine ne zaman başlayacağına dair görünümde büyük bir değişiklik olmadığı göz önüne alındığında bu hamle bazı yatırımcıları şaşırttı. Geçen hafta kongredeki ifadesinde Başkan Jerome Powell, merkez bankasının borçlanma maliyetlerini düşürmeden önce enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlediği için “biraz daha fazla veriye” ihtiyacı olduğunu vurguladı. Politika yapıcılar da benzer açıklamalarda bulundu.

Bu hafta Salı günü açıklanacak taze ABD enflasyon verileriyle altın boğalarının iyimserliği test edilecek. Geçen ay olduğu gibi beklenenden daha sıcak bir veri, değerli metalin daha fazla kazanımı açısından bir gerileme olabilir.

Spot altın, geçen hafta 2.195,15 dolar ile zirve yaptıktan sonra yüzde 0,3 artışla Singapur sabahı saat 9’da ons başına 2,185,56 dolara yükseldi. Diğer değerli metaller de sert bir şekilde toparlanıyor; gümüş geçen hafta yüzde 5’ten fazla artış göstererek ons başına 24 doların üzerine çıktı. Bu arada paladyum geçen hafta neredeyse yüzde 7 artarken platinin yüzde 3’ü arttı.

Biden’dan “Gazze için çok çalışıyoruz” temalı ramazan mesajı

ABD Başkanı Joe Biden, “ABD olarak, rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasının bir parçası olarak, acil ve en az 6 hafta sürecek bir ateşkesin sağlanması için durmaksızın çalışacağız” ifadesini kullandı.

İsrail’e güçlü desteği dolayısıyla özellikle Amerikalı Arap ve Müslümanlar tarafından yoğun şekilde eleştirilen ABD Başkanı Biden, ramazan ayı dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

Tüm Müslümanların kutsal günlerini kutladığını belirten Biden, “Gazze’de yaşanan acıların farkında olduğunu” kaydetti.

Biden, açıklamasında, “Gazze’deki savaş Filistin halkına korkunç acılar getirdi. Binlerce çocuğun da bulunduğu çoğu sivil 30 binden fazla Filistinli öldürüldü.” değerlendirmesini yaptı.

2 milyondan fazla Filistinlinin yerlerinden edildiğini vurgulayan Biden, bu insanların acil şekilde gıda, temiz su, ilaç ve barınmaya ihtiyaç duyduğunu bildirdi.

ABD’nin Gazze sahiline geçici liman kurmak üzere harekete geçtiğini anımsatan ABD Başkanı, Gazze’ye havadan, karadan ve denizden her türlü yardımı ulaştırmaya çalışacaklarını kaydetti.

Biden, “ABD olarak, rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasının bir parçası olarak, acil ve en az 6 hafta sürecek bir ateşkesin sağlanması için durmaksızın çalışacağız.” ifadesini kullandığı açıklamasında, iki devletli çözümün İsrail-Filistin sorunu için kalıcı tek siyasi çözüm yolu olduğunu da vurguladı.

ABD Başkanı Biden ayrıca, “ABD’de İslamofobinin kesinlikle hiçbir yeri yok, bu ülke inanç özgürlüğü üzerine kurulmuş ve Müslüman göçmenler de dahil tüm göçmenlerin katkıları üzerine inşa edilmiştir.” değerlendirmesini yaptı ve ilk kez kendi döneminde İslamofobi ile Mücadele Ulusal Stratejisini hazırladıklarını belirtti.

5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde Biden’a tepkilerini ön seçimlerde gösteren Amerikalı Arap ve Müslüman toplum, Biden yerine kararsız oy şeklinde tepkilerini ortaya koydu.

Biden ise açıklamalarında Gazze’de ateşkes için çok çalıştıklarını savunurken, İsrail’e gönderdikleri silah yardımları konusunda şu ana dek herhangi bir adım atmadı.

Savaşan: Cinsiyet eşitliği ve kalkınma yönünde daha fazla ilerleme kaydedilmesi için çalışacağız!

UBP Milletvekili Ahmet Savaşan, Dünya Kadınlar Günü’nde ülkemizdeki bütün kadınların yalnızca toplumsal, ekonomik, kültürel ve politik başarılarını kutlamanın yeterli olmadığını söyleyerek, “Cinsiyet eşitliği ve kalkınma yönünde daha fazla ilerleme kaydedilmesi için çalışacağız!” dedi.

UBP Milletvekili, Lefkoşa İlçe Başkanı Dr. Ahmet Savaşan Dünya Kadınlar Günü’nde ülkemizdeki bütün kadınların yalnızca toplumsal, ekonomik, kültürel ve politik başarılarını kutlamanın yeterli olmadığına dikkat çekerek, her kadının potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesi için gereken adımların atılması için yapılan çalışmalara katkı koymaya kararlı olduklarını vurguladı.

 

UBP Lefkoşa İlçe Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Mustafa Kemal Atatürk ile annesi Zübeyde Hanım’ın anıtlarına çelenk sunan Lefkoşa İlçe Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, kadın kolları başkanı Nükte Olgun ve kadın kollarından oluşan heyetin, UBP Onursal Başkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun eşi Meral Eroğlu’nu ardından da Hüseyin Özgürgün’ün annesi Tangör Özgürgün’ü, İrsen Küçük’ün eşi Gülün Küçük’ü ve Faiz Sucuoğlu’nun eşi Ece Sucuoğlu’nu ziyaret ettiği bildirildi.

 

Açıklamada ayrıca ziyaretlere Tahsin Ertuğruloğlu’nun eşi Oya Ertuğruloğlu, Mustafa Çağatay’ın eşi Tuncay Çağatay, Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar yanı sıra UBP Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel ile devam edileceğine de yer verildi. Çok daha fazla gayret gösterme kararlılığımızı teyit ediyoruz…

 

UBP Milletvekili, Lefkoşa İlçe Başkanı Dr. Ahmet Savaşan ziyaretlerde yaptığı konuşmada, ziyaretlerin amacının, Ulusal Birlik Partisi’ne Genel Başkan olarak hizmet etmiş liderlerin en yakın destekçileri olan kadınlara, kadın haklarının gelişmesine yaptıkları katkılar için teşekkür etmek yanında, onlarla birlikte bu güne kadar cinsiyet eşitliği, adalet ve kalkınma yönünde alınan önemli mesafeye rağmen daha fazla ilerleme kaydedilmesi için çok daha fazla gayret gösterme kararlılıklarını teyit etmek olduğunu vurguladı. Kadınlar hayatlarımıza anlam katan, güç ve ilham kaynaklarıdır…

 

“Kadınlar, toplumumuzun temel taşıdır. Onlar, anneler, kız kardeşler, eşler, arkadaşlar ve liderler olarak hayatlarımıza anlam katan, güç ve ilham kaynaklarıdır” diyen Savaşan, “buna rağmen pek çok kadın şiddet, ayrımcılık ve eşitsizlikle mücadele etmektedir. Bu nedenle, Dünya Kadınlar Günü’nde sadece kutlama yapmakla kalmayarak, yaptığımız ziyaretlerde toplum olarak karşılaştığımız zorlukları ele alarak, her kadının potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesi için gereken adımların atılmasına katkıda bulunma kararlılığımızı teyit ettik” şeklinde konuştu.

Türkiye’de otomotiv üretimi ilk 2 ayda yüzde 8 arttı

OSD verilerine göre Türkiye’de toplam otomotiv üretimi, yılın ilk 2 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 241 bin 861 adet olarak gerçekleşti. Otomobil üretimi ise yüzde 12 artışla 250 bin 886 adede yükseldi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2024 yılının ilk iki aylık verilerini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 8 artarak 241 bin 861 adet olarak gerçekleşti.

Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artan otomobil üretimi ise 151 bin 14 adede ulaştı. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 250 bin 886 adede yükseldi.

TİCARİ ARAÇ GRUBUNDA GERİLEME

Ticari araç grubunda, yılın ilk iki ayında üretim yüzde 2, ağır ticari araç grubunda yüzde 27 artış yaşanırken hafif ticari araç grubunda ise yüzde 1’lik gerileme gözlendi.

2023 yılının ilk iki aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 11, ağır ticari araç pazarı yüzde 20, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 10 artış sağladı.

İHRACAT YÜKSELDİ

Yılın ilk iki ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 4, otomobil ihracatı ise yüzde 3 yükseldi. Bu dönemde, toplam ihracat 164 bin 560 adet, otomobil ihracatı ise 100 bin 232 adet düzeyinde gerçekleşti.

2024’ün ilk iki ayında toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artarak 193 bin 297 adet olarak kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 52’lik artışla 146 bin 318 adede ulaştı.

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Hollanda’da protesto edildi

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Holokost Müzesi’nin açılışı ve resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da protesto edildi.

Binlerce Hollandalı, başkentteki Holokost Müzesi’nin yakınlarında bir araya geldi.

Eylemciler, polisin geniş güvenlik önlemleri sebebiyle müze ve yakınlarındaki Portekiz Sinagogu’nun bulunduğu alana yaklaştırılmadı.

Müzeye giden güzergahlardaki meydanlarda toplanan protestocular, “Geçmişi hatırla, suçluyu yakala”, “Filistin’e özgürlük”, “Soykırımı durdur”, “Yahudiler soykırıma karşı”, “Yahudilik siyonizmi reddeder” ve “Herzog, burada istenmiyorsun” yazılı pankartlar taşıdı.

Aralarında Yahudi grupların da bulunduğu binlerce gösterici, Kral Willem-Alexander ile müzenin açılışını yapan Herzog aleyhine sloganlar attı.

– Cumhurbaşkanı Herzog, yön tabelası şeklindeki dövizlerle protesto edildi

Filistin bayrakları sallayan göstericiler, “Amsterdam, soykırıma hayır diyor!” diye bağırdı.

Göstericilerden bazıları, Herzog’un geçeceği güzergahta “Geri dön, Uluslararası Ceza Mahkemesine doğru yolu takip et” yazılı yön tabelası şeklindeki dövizlerle bekledi.

Yerel medyada yer alan haberlere göre duvarlara Filistin temalı çıkartmalar yapıştıran kadın protestocu gözaltına alındı.

– “Herzog’un ziyaretinin kabul edilmemesi” çağrısı karşılık bulmadı

Hollanda’da İslami kuruluşlar, Kral Willem-Alexander’a, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un ziyaretini kabul etmemesi çağrısında bulunmuştu.

“K7” olarak adlandırılan, yaklaşık 200 caminin üyesi bulunduğu yedi İslami kuruluş platformundan yapılan basın açıklamasında, Herzog’un ülkeyi ziyaretinin Filistin halkının kaderiyle ilgilenen ve adalete değer veren herkes için büyük bir darbe olacağı belirtilmişti.

K7’nin yanı sıra birçok Yahudi derneği ve insan hakları örgütünün de Herzog’un ülkeye gelişine karşı çıkmasına rağmen ziyaretin iptaline ilişkin talep, Hollanda makamlarından karşılık görmedi.

Başbakan Üstel: “(İrsen Küçük) Yol göstericiliği ve ağabey duruşu ile çok sevilen ve yeri doldurulamayacak bir devlet adamıydı”

Başbakan Ünal Üstel, merhum başbakan İrsen Küçük’ün vatan sevgisini her daim ön planda tutmuş, ağabey duruşuyla çok sevilen, yeri doldurulamayacak bir devlet adamı olduğunu kaydetti.

 

Başbakan Ünal Üstel, merhum Başbakan İrsen Küçük’ün ölümünün 5’nci yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizin yetiştirdiği çok değerli siyasi liderlerden biri olan, Kurucu Meclis Üyeliği, Milletvekilliği, Bakanlık ve Başbakanlık görevlerinde bulunmuş, Erenköy Mücahidi olarak milli mücadeleye katkı koymuş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Merhum Başbakanlarından İrsen Küçük’ü ölümünün 5’inci yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.

 

İrsen Küçük, çok sevdiği ülkesine ve Ulusal Birlik Partimize ömrü yettiği sürece özveriyle hizmet etmiş, insan ve vatan sevgisini her daim ön planda tutmuş, son derece duyarlı ve saygın kişiliğiyle, yol göstericiliği ve ağabey duruşu ile çok sevilen ve yeri doldurulamayacak bir devlet adamıydı.

 

Kıbrıs Türkü’nün varlığını, kendi vatanında, refah içinde ve çağdaş devlet anlayışı ile sürdürebilmesi için, Başbakanlık dönenimde ortaya koyduğu çabalar, altyapı yatırımları ve Asrın Projesi Anavatan Suyu’nun topraklarımızla kavuşması için Anavatan Türkiye ile harcadığı emek, siyasi tarihimiz içinde müstesna değerini korumaya devam edecektir.

 

İrsen Küçük’ün milli mücadele yıllarından, devletimizin kuruluşuna kadar geçen tüm dönemlerde, Tarım Bakanlığı, UBP Genel Sekreterliği, UBP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevinde ortaya koyduğu bilgi ve deneyimleri, bir devlet büyüğümüz olarak daima yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Siyasetinin unutulmaz liderleri arasında yerini almış Merhum Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın İrsen Küçük’ü her geçen yıl daha çok özlüyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyor, aramızdan ayrılışının 5. yılında rahmetle anıyoruz.”

Baf direnişi ve şehitler törenle anıldı

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel , bazı bakanlar ve diğer yetkililer katıldı.

 

Törende Şehitlikteki anıta çelenk bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

 

-Tatar

 

Törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Tatar, bugün KKTC olarak Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk devletine sahip olmayı ve burada özgürlük ve güven içerisinde yaşamayı, şehitlere ve verilen soylu mücadeleye borçlu olduklarını kaydetti.

Tatar, söz konusu dönemi ve nereden nereye gelindiğini hatırlamak, uluslararası camiaya mesaj vermenin en doğru hareket olduğunu kaydetti.

 

Kıbrıs Türkü’nün egemen bir halk olarak varlığını sürdürebilmesinin altında yatan nedeni soranlara verilecek cevabın  “verilen soylu mücadeleler, ödenen acı bedeller ve şehitler” olduğunu kaydeden Tatar, şehitlerin unutulamayacağını ifade etti.

 

Tatar, Makarios hükümetinin, 4 Mart 1964’te Birleşmiş Milletlerin, Kıbrıslı Rumları Kıbrıs’ın yegane temsilcisi olarak gören kararından cesaret alarak, Baf’ta da Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılar başlattığını, bu saldırılar karşısında Baf’ta verilen mücadelenin Kıbrıs Türkü’nün şanlı direnişinde yerini aldığını söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, hala daha Kıbrıs Türkü’nü, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama etmek, uzun vadede de Kıbrıs Türk varlığını sona erdirmek, anavatan Türkiye ile olan bağları koparmak için oyunlar oynandığını belirtti.

 

Cumhurbaşkanı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi ile yakın zamanda yapacağı görüşmede de, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü teyit edilmeden müzakere masasına asla oturmayacaklarını söyleyeceğini belirtti.

 

Kıbrıs Türklerinin, Annan Planı’na evet demesi halinde izolasyonların kaldırılacağı yönünde verilen sözlerin de tutulmadığına işaret eden Tatar, “Hala daha her türlü spor, ticari, ekonomik ve direk uçuşlar da dahil engellemelerle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türk halkı, anavatan Türkiye’nin desteğiyle kendisine yakışır şekilde yoluna devam etmektedir’  dedi.

Kıbrıs Türkü’nün eşit egemenliğinin teyidi verilmeden müzakere masasına oturmanın anlamı olmadığını belirten Tatar, bir anlaşma olacaksa 2 devletin işbirliğiyle olabileceğini, KKTC Devletinin o anlaşmanın bir parçası olması gerektiğini, bunu Anavatan’ın da desteğiyle anlatmaya devam edeceklerini kaydetti.

 

KKTC’nin içte yaşadığı sıkıntılara rağmen, meclisi, hükümeti, bağımsız yargısı ve tüm kurum kuruluşlarıyla güçlenmeye devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türk dünyasının en güneyindeki bu bağımsız Türk devletini en iyi şekilde geleceğe taşımak için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

 

-Dökmen

 

Baf Türk Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Dökmen, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında Baf Türklerinin Rum saldırıları karşısında kahramanca direndiğini ve düşmana dur dediğini, Baf’ta verilen mücadelenin Kıbrıs Türkü’nün adada egemen ve özgür yaşama kararlılığının göstergesi olduğunu söyledi.

 

-Tokel

 

Gazi Baf Dayanışma Derneği Temsilcisi Türkay Tokel de 9 Mart 1964’te Baf’ta yaşananların gençler tarafından okunması ve devletine sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

 

Tokel, Dernek olarak başlattıkları çalışmalar çerçevesinde yeni şehitler anıtı projesinin bitme noktasına geldiğini kaydetti.

 

Törende, şiirler de okundu.

 

Berova, İrsen Küçük’ü andı…

Maliye Bakanı Özdemir Berova, eski Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) eski Genel Başkanlarından İrsen Küçük’ün ölüm yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Maliye Bakanı Berova mesajında şunları kaydetti;

“Kıbrıs Türk Halkı’nın ulusal davasına inanan, milli mücadelemize ‘Erenköy Mücahidi’ olarak kahramanca katkı koyan, Kıbrıs Türk siyasi yaşamına Kurucu Meclis Üyesi, Milletvekili, Bakan ve Başbakan olarak uzun yıllar büyük hizmetleri bulunan, UBP eski Genel Başkan ve Başbakanımız İrsen Küçük’ü vefatının beşinci yıldönümünde sevgi, saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz.”

TÖRE: “BAF DİRENİŞİ ŞANLI MÜCADELEMİZİN SİMGELERİNDEN BİRİ”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Baf Direnişi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle düzenlenen törene katıldı.
Töre, ayrıca gün nedeniyle mesaj yayımladı.

Baf direnişinin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın şanlı mücadelesinin simgelerinden biri olduğunu belirten Başkan Töre, “Şehitler verdik ama EOKA çetelerine asla teslim olmadık” dedi.

Töre, mesajında şunları kaydetti:

“Baf direnişi, Türk Mukavemet Teşkilatının destan yazdığı Baf Sancağı’na “gazi” unvanı verildiği gündür. Kıbrıs Türkü mücadele yıllarında EOKA çetelerine karşı verilen mücadele de kahramanlık destanı yazmıştır. O dönemde çatışmalarda şehitler verilmiş ancak teslim olunmamıştır.

Bugün şehit kanlarıyla sulanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları bizlere kutsal emanettir. Toplu katliamlara ve soykırıma maruz kalan halkımız saldırılar karşısında geri adım atmamış ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin gelmesiyle devletimizi kurmuştur.

Bundan sonra bizlere düşen görev bize emanet edilen vatan, bayrak ve istiklal aşkını devam ettirmek ve bizden sonraki nesillere aktarmaktır.

Şehitlerimize ve ebediyete kavuşan bütün direnişçilere rahmet dilerim. Ruhları şad olsun. Hayatta olan Mücahit ve mukavemetçilere sağlıklı ömürler temenni ederim.”