Archives Mart 2024

Girne’de sahte ABD doları tespit edildi, 2 kişi tutuklandı

Girne’de bir kumarhanede müşteri olarak bulunan T.E.N. (E-24) ve K.T.’nin (E-25) tasarrufunda toplam 1503 ABD doları para tespit edildi. Önce sahte 250 ABD doları parayı tedavüle süren; üzerlerinde yapılan aramada ise bin 253 ABD doları bulunan şahıslar tutuklandı.

Polis Basın Bültenine göre, söz konusu şahısların “MB24413884C, MB24415475C, MB24413940C, MB24413758C ve MB24415475C” seri numaralı 5 adet 50’lik banknottan oluşan toplam 250 ABD Doları parayı tedavüle sürdükleri tespit edilerek emare olarak alındı.

Akabinde bahse konu şahısların üzerinde yapılan aramada ise, sahte olduğuna inanılan, F52006978E, F73935718G ve E10180107C seri numaralı 3 adet 1’lik banknot, MG64182617A, MB08398936D ve MB28846763D seri numaralı 3 adet 50’lik banknot, PB03747138G , LL 5631167D, LK30568132C, LF74370993B, LB96391173E, LJ 04122878B, MF 35948102E, MB 81409849G, PF 94999410A, PH 95152083B ve LL 03722830A seri numaralı, 11 adet 100’lük banknot olmak üzere toplam 1253 ABD dolarını da kanunsuz olarak tasarruflarında bulundurdukları tespit edilerek emare olarak alındı.

Bahse konu şahıslar tutuklandı. Soruşturma devam ediyor.

Polis ayrıca, sahte paralarla ilgili  şu uyarıda bulundu: 

“Söz konusu sahte paralardan daha önceden piyasaya sürülme ihtimali olduğundan, ellerinde belirtilen seri numaraları ile başlayan 1’lik, 50’lik ve 100’lük ABD Doları cinsi para bulunduran; bankalar, döviz şirketleri, finans kuruluşları, marketler ve vatandaşlar ile para alım-satımı ve değişimi yapacak olan kişi ve kurumların dikkatli olmaları, şüpheli gördükleri kişileri ise en yakın polis merkezine bildirmeleri önemle rica olunur.”

Dünya Sağlık Örgütü: Gazze’deki 36 hastaneden yalnızca 10’u kısmen hizmet veriyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’deki 36 hastaneden yalnızca 10’unun kısmen hizmet verdiğini ve sağlık sisteminin güçlükle ayakta kaldığını bildirdi.

Ghebreyesus, İsrail’in yoğun saldırıları altındaki Gazze’deki sağlık durumuna ilişkin X sosyal medya platformundan paylaşımda bulundu.

“Gazze’deki 36 hastaneden yalnızca 10’u kısmen hizmet veriyor.” ifadesini kullanan Ghebreyesus, sağlık sisteminin güçlükle ayakta kaldığını vurguladı.

Ghebreyesus, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan ve Filistin Kızılayına bağlı Emel Hastanesinin, 26 Mart’ta tesis içinde ve çevresinde yaşanan çatışmalar nedeniyle hizmet vermeyi durdurduğunu belirtti.

Gazze’deki hastanelere yönelik saldırılara derhal son verilmesi çağrısını yineleyen Ghebreyesus, sağlık personeli, hastaların ve sivillerin korunması gerektiğini vurguladı.

Başbakan Üstel, Işıl Mobilya ve Gürdağ Tuğla Fabrikasını ziyaret etti

Başbakan Ünal Üstel, geçtiğimiz haftalarda çıkan yangınlar nedeniyle kullanılmaz hale gelen Işıl Reklam bünyesindeki mobilya mağazası ile Gürdağ Tuğla Fabrikasını ziyaret etti. Üstel, hükümetin her zaman üretim ve üreticinin yanında olduğunu söyledi.

Yangından dolayı kullanılmaz hale gelen iş yerlerinin sahipleri de zor zamanlarında yanlarında olan Başbakan Ünal Üstel ve hükümete, çalışanlara yönelik verilen prim desteği ve maaş ödemesi desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Başbakan Ünal Üstel’e ziyaretlerinde, Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da eşlik etti.

Başbakan Ünal Üstel ziyaretlerde yaptığı konuşmada, ülke üretimi ve ekonomisine destek veren iki güzide iş yerini ziyaret ettiklerini belirterek, bu iş yerlerinin tekrar hızlı şekilde ekonomiye kazandırılması, ayakta durmasını sağlamak ve moral motivasyonu artırmak için yapılan çalışmaları anlattı.

Gürdağ Tuğla Fabrikasının ülkedeki iki tuğla üretim merkezinden biri olduğunu, o yüzden yangından zarar gören bu merkezi üretime tekrar kazandırmanın önemine işaret eden Üstel, hükümet olarak bu çerçevede iki işletmeye de 6 ay süreyle, tesis tekrar hayat bulana kadar çalışanların hem sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerini hem de maaş ödemelerini üstlendiklerini söyledi.

Hükümet olarak üretimin desteklenmesi ve gelişmesi için üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade eden Üstel, “Geçmiş olsun” dileklerini iletti; üretenin ve üretimin yanında olduklarını vurguladı.

Hiçbir iş insanının bu tip bir felaketle karşılaşmasını istemediklerini de belirten Üstel, hükümet olarak işletmeleri ayakta tutmak için destek olmaya devam edeceklerini söyledi.

Bu arada Bakanlar Kurulu tarafından bu işletmelere yönelik alınan destek kararları da Resmi Gazete’de yayımlandı.

17 Nisan’a kadar borçlarını ödemeyen abonelerin hizmetleri kesilecek

Telekomünikasyon Dairesi, abonelerinin, 29 Şubat tarihine kadar olan telefon borçlarını en geç 17 Nisan’a kadar kapatmaları gerektiğini duyurdu.

Telekomünikasyon Dairesinden yapılan duyuruya göre, 29 Şubat sonu itibarıyla hesapları kapatılmayan ve açık hesapları bulunan abonelerin ses, data ve internet hizmetleri bilgisayar aracılığı ile kesilecek.

Ayrıca, Mart 2023 ayı sonu itibarıyla Daire’ye 12 fatura dönemi üzeri borcu olan tüm abonelerin hatları iptal edilerek, abonelikleri sonlandırılacak.

Bu durumda olan abonelerin mağdur olmaması için en yakın Telekomünikasyon Dairesi Muhasebe gişelerine veya antlaşmalı bankalara başvurarak borçlarını kapatmaları çağrısında bulunuldu.

Fenerbahçe’de tarihi kongre öncesi Ali Koç 3 seçeneği açıkladı

Gazetecilerle bir araya gelen Fenerbahçe Başkanı Ali Koç gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Koç, olağanüstü genel kurulda 3 seçeneği gündeme getireceklerini açıkladı.

Koç, kulübün izleyeceği stratejiyle ilgili sponsor firmaların tamamıyla görüşerek onay aldıklarını belirtti.

Krediler konusunda ise bankalarla bir araya geleceklerini dile getiren Koç, “Anormalliği normalleştirdiğimiz için bu noktaya kadar geldik. 2 Nisan’da kongre üyelerimizle tüm ihtimalleri istişare edeceğiz. Önümüzde kötü, daha kötü ve en kötü olmak üzere üç seçenek var.” diye konuştu.

Koç, kongredeki seçenekleri şöyle sıraladı:

1- Ligden çekilerek, alt lige inmek

2- Bir sene futbol faaliyetlerini durdurmak

3- Yurt dışında bir takım almak

Fenerbahçe’nin tarihi kongresi 2 Nisan Saat 17.00’da yapılacak.

Tatar, Beşparmaklar Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen “Sıradan Bir Hikaye” adlı oyunu izledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çatalköy Esentepe Belediyesi Tiyatrosu’nun sahnelediği “Sıradan Bir Hikaye” adlı tiyatro oyununu izledi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tatar, Çatalköy Esentepe Belediyesi ile Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları organizasyonunda 27 Mart-6 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Beşparmaklar Tiyatro Festivali organizasyonu kapsamında sahnelenen “Sıradan Bir Hikaye” tiyatro oyununu izledi.

Çatalköy Erol Avgören Kültür Merkezi’nde yer alan etkinlikte Cumhurbaşkanı Tatar konuşma yaparak, Devlet Tiyatroları binasının yapımı için ihaleye çıkılmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti; 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutladı.

Etkinliğin, ülkedeki tiyatro kültürünün devamı ve gelecek nesillere aktarılması için büyük önem arz ettiğini dile getiren Tatar, ülkeden çok değerli sanatçıların bugün uluslararası alanda sahne aldıklarını kaydederek, “Bu durum bizi gururlandırmaktadır. Sanat izolasyon ve ambargo tanımaz. Kıbrıs Türkü’nün tarihi kültürü, örf, adet ve geçmişi vardır, gençlerimiz Kıbrıs Türk kültür ve tarihini bu yollarla dünyaya yaymaktadır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Çatalköy Esentepe Belediye Başkanı Ceyhun Kırok ve ekibi ile Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Müdürü Nazım Ced ile ekiplerini tebrik ederek, tiyatronun yaşatılması için ortaya koydukları emek ve özveri için teşekkür etti.

“2024 Kamu Sağlık Çalışanlarının Nakil İşlemleri ile İlgili Usul ve Esaslar Tüzüğü” yürürlüğe girdi

Bakanlar Kurulu, “2024 Kamu Sağlık Çalışanlarının Nakil İşlemleri ile ilgili Usul ve Esaslar Tüzüğü”nü onayladı. Tüzük, dünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

 

Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nda yer alan kurallara uygun olarak kamu sağlık çalışanlarının nakil işlemlerinde uygulanacak usul ve esasları belirleyen Tüzüğe göre Bakanlık, ihtiyaç olması halinde resmi internet sayfasında nakil yerini duyurup, duyuruyu takip eden 5 iş günü içerisinde kamu sağlık çalışanlarının nakil başvurularını kabul edecek.

“Aynı daireye bağlı  aynı ilçedeki bir sağlık kurumundan bir başka sağlık kurumuna yapılacak nakillerde uyulacak esaslar”, “Açık kadrosu bulunan başka bir  sağlık kurumuna nakillerde uyulacak esaslar” ve “Açık kadrosu bulunan başka bir sağlık kurumuna nakillerde uyulacak esasların” belirlendiği Tüzük’te “Bakanlık tarafından fiilen görev ifa ettiği servis ve/veya alanla ilgili özel eğitime gönderilen personelin dört yıl süre ile almış olduğu eğitim ile ilgili olan serviste ve/veya alanda fiilen görev yapmaması halinde ilgili personel nakledilemez. Ancak almış olduğu eğitim ile nakledileceği ve görevini icra edeceği servis ve/veya alanın uyumlu olması halinde kural uygulanmaz.

Nakil başvuruları, örgütlü en çok üyeye sahip 3 sendika ve en çok üyeye sahip 1 hekim sendikasının da görüşleri alınarak Bakanlık tarafından değerlendirilir.” ifadeleri yer alıyor.

Tüzükte, nakil başvuruları karara bağlanırken göz önünde bulundurulacak kriterler ise şöyle sıralandı:

“Personelin nakil olacağı yerin ihtiyaçlarının gerektirdiği mesleki niteliklere sahip olması; kamuda fiilen mesleğini icra ettiği süre; ilk tayin yerinde en az 4 yıl çalışmış olmak ancak sağlık hizmeti verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında gereklilik ve hizmet yararı olması durumunda bu koşul aranmaz; nakil başvurusunda bulunan kişilerin önceki kriterlerinde eşitlik olması halinde sırasıyla varsa kişinin kendisine ait sağlık kurulu raporuna yine eşitlik olması halinde ise kişinin doğum tarihine bakılır.”

Mevsimlik 125 işçiden oluşacak “yangın hazır kuvvet ekibi” kuruluyor

Orman Dairesi bünyesinde önümüzdeki 8 ayda çalışacak 125 kişilik “Yangın Hazır Kuvvet Ekibi” kuruluyor.

Resmi Gazete’de yer alan Bakanlar Kurulu kararına göre, 1 Nisan – 30 Kasım 2024 tarihleri arasında görev yapacak mevsimlik işçi statüsündeki ekip, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Orman Dairesi 2024 Mali Yılı Bütçesi altında yer alan “Kısmi Mesai Çalışanların Ücretleri” kaleminden ödenecek.

Türkiye pazar günü sandığa gidecek

Türkiye’de 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimlere üç gün kaldı. Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı seçim takvimi işlemeye devam ediyor. Seçim araç ve gereçlerini içeren malzeme torbaları hazırlandı. İl ve ilçe merkezi dışındaki yerlerde malzemeler sandık kurulu başkanlarına yarın teslim edilecek.

Pusulalar basıldı, seçmen kağıtları dağıtıldı, sandıklar hazır…

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine artık çok az bir zaman kaldı

Pazar günü yapılacak yerel seçimlerde 34 siyasi partiden adayların yanı sıra bağımsız adaylar da yarışacak.

Yaklaşık 61 milyon seçmen oy kullanacak

Ülke genelinde 206 binden fazla sandık kurulacak. 61 milyon 441 bin 882 seçmen oy kullanacak.

30 büyükşehir, 51 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek.

Seçim araç gereçleri hazır

Sandık kurulu başkanlarına teslim edilecek seçim araç ve gereçlerini içeren malzeme torbaları hazırlandı.

İl ve ilçe merkezi dışında kalan köy, mahalle ve beldelerde malzeme torbaları sandık kurulu başkanlarına yarın teslim edilecek. Seçim görevlileriyle ilgili eğitim çalışmaları tamamlanacak.

 

Tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin kesinleştirilen seçmen listelerinin çoğaltma işlemi de yine yarın bitmiş olacak.

Malzeme torbaları sorumlulara yarın teslim edilecek

İl ve ilçe merkezlerinde, ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca oy verme günü saat 05.00’te malzeme torbaları görevlendirilen bina sorumlularına teslim edilecek.

Bina sorumluları da bu torbaları, ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca temin edilen araçlarla, sandık çevrelerine götürerek sandık kurulu başkanlarına tutanak karşılığı verecek.

Bina sorumlusu görevlendirilmeyen yerlerde ise malzeme torbaları, oy verme günü sandık kurulu başkanlarına ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca teslim edilecek.

2024 YATIRIM YILI OLACAK

Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın sunumuyla gerçekleşen De’Sibel programında gündeme dair konuştu…

“ÖNEMLİ OLAN İŞİMİZİ ŞEFFAF VE YALIN BİR ŞEKİLDE YAPMAK”

Dün sabah bir haber sitesinde yayınlanan “Ön İzin Vurgunu” başlığıyla atılan manşet haberinin ardından, bahsedilen konunun 1,5-2 sene öncesine kadar uzanan bir konu olduğunun altını çizen Gardiyanoğlu, bu konu üzerine bakanlığa gidip bürokratlarına bu konu ile ilgili bilgileri olup olmadığını sorduğunu belirtti.
“Bürokratlar yeni olduğu için bilgileri yoktu bunun üzerine Polis Genel Müdürlüğü’ne giderek resmi yazılı olarak da gazetenin haberini ihbar kabul ettiğimi hem de bu konunun araştırılmasıyla ilgili de şikayette bulundum. Yasayla yönetilen bir devl…
[15:54, 27.03.2024] Begüm Denkten: Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın sunumuyla gerçekleşen De’Sibel programında gündeme dair konuştu…

2024 YATIRIM YILI OLACAK

Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın sunumuyla gerçekleşen De’Sibel programında gündeme dair konuştu. Önceki gün sabah bir haber sitesinde yayınlanan “Ön İzin Vurgunu” başlığıyla atılan manşet haberinin ardından, bahsedilen konunun 1,5-2 sene öncesine kadar uzanan bir konu olduğunun altını çizen Gardiyanoğlu, bu konu üzerine bakanlığa gidip bürokratlarına bu konu ile ilgili bilgileri olup olmadığını sorduğunu belirtti.
Gardiyanoğlu, “Bürokratlar yeni olduğu için bilgileri yoktu bunun üzerine Polis Genel Müdürlüğü’ne giderek resmi yazılı olarak da gazetenin haberini ihbar kabul ettiğimi hem de bu konunun araştırılmasıyla ilgili de şikayette bulundum. Yasayla yönetilen bir devletiz ve yasanın üzerinde kimsenin olmadığına inanırım. Bu tarz bilgi kirliliğinin söylemlerin olmasına müsadem yoktur. Göreve geldim geleli 3. dünya ülkesi çalışanları ile ilgili çok ciddi anlamda tedbirler aldım. Bu tarz haberleri okuyorum altından ciddi bir şey çıkacağına kanaat getirirsem yargıya ve polise taşımaktan çekinmem. Önemli olan işimizi şeffaf yalın bir şekilde yapmak” diye konuştu.

“PANDEMİDEN SONRA TÜRKİYE’DEN GELEN İŞGÜCÜNÜ KAYBETTİK, ÇOK CİDDİ TEDBİRLER ALDIK”
3. Dünya ülkesi izinlendirme konusuyla ilgili göreve geldiği tarihten bu yana tarafından çok ciddi tebdirler alındığını belirten Gardiyanoğlu, Bakanlığın 2007’den Sonay Adem döneminden günümüze kadar gelen protokolleri olduğunun altını çizdi ve sözlerine devam etti; “Bu protokoller Mütahitler Birliği, Sanayi Odası, Ticaret Odasıyla ilgili yapılan protokoller var. Bu ilgili birlikler kendilerine başvuran kişileri takip ediyorlar. Diyelim ki bir ülkede bir şirket yabancı uyruklu işçi getirmek istiyor, öncelikle bu yabancı uyruklu işçi açığı nereden çıktı, pandemiden sonra yaşanan küresel ekonomik krizlerden dolayı Türkiye Cumhuriyeti’den gelen birçok işgücünü kaybettik. 6 şubatta yaşanan asrın felaketinde ve bu deprem felaketinden etkilenen 11 ilin tekrardan inşaası konusunda da yaklaşık olarak 18-19 bin kişi bizden Türkiye Cumhuriyeti’ne geri döndü. Bizdeki ara eleman açığını yine TC’den gelen, 3. dünya ülkelerinden gelen işçilerle kapatıyorduk. TC’den gelip de geri dönen açığı 3. dünya ülkesinden gelen açıkları ihtiyaç doldurmaya başladık.”

“ZİNCİR ARAŞTIRMA SİSTEMİMİZ VAR”
Bakanlık olarak başlattıkları uygulamanın, işçi getirecek olan şirketlerin Müteahhitler Birliği üzerinden, Ticaret Odası’ndan, Sanayi Odası üzerinden isterse kendi muhasebesi üzerinden işçi getirilecekse; öncelikle işçinin; beden işçisi mi, özel nitelikli mi, ustalık gerektiren evrakları da varsa sisteme yüklemek zorunda olduğunu vurgulayan Gardiyanoğlu, eğer gelecek olan işçinin ustalık belgesi yoksa beden işçisi gelecekse onun da uygulamasının farklı olduğunu anlattı ve şunları söyledi:
“Müteahhitler Birliği üzerinden başvuracaksınız, sizin başvuru bilgilerinizi alır ve teminat verir. Protokol gereği bizde teminatlar mevcut zaten. İşlem harcı ödendikten sonra Mütheahhitler Birliği de sizin üzerinizden bizim portalımıza başvuruyu yapar. Kota birimi diye bir birim oluşturduk. Bu birim şunu inceler; şirketin son 6 aylık sosyal sigorta prim yatırımlarının durumu nedir? Şirketin kaç KKTC kaç TC kaç 3. ülke çalışanı var sayısı ile. Şirket daha önce 3. dünya ülkesinden işçi getirdi mi? Kaç kişi ve bu kişilerden kaç kişi önizne başvurdu ve bu ön izinle kaç kişiyi Kıbrıs’a getirdi? Kıbrıs’a getirdikten sonra kaç tanesini ön izinden çalışma iznine çevirdi ve kaç kişi çalışmaya devam etti? Bu şekilde bir zincir araştırma sistemimiz var. ”

“BAKAN OLARAK ÖNCELİĞİM YERLİ İSTİHDAMI DESTEKLEMEKTİR”
Sistemi ciddi anlamda denetim altına aldıklarını belirten Gardiyanoğlu, “Sistem şu; örneğin 4 tane KKTC çalışanınız var, 4 tane TC çalışanınız var bu 8 kişi karşılığında biz size 8 taneye kadar çalışma izniniz için 3. dünya ülkesiyle ilgili izin veriyoruz. Bunun dışında, ispatlanması kaydıyla bir ihale alınmışsa bu ihale evraklarını Maliye Bakanlığı’ndan onaylattırıldıysa bize bunu getirir. Örneğin; 5 KKTC, 5 TC, 10 tane de 3. dünya ülkesi vatandaşı çalışanınız var. İnşaat sektörüyle uğraşıyorsunuz ve büyük bir ihale aldınız. Elinizdeki 20 kişiyle o işi yapmanız mümkün değildir. Bununla ilgili yapılan sözleşmeyi Maliye Bakanlığı, Vergi Dairesi’nden pullattırıp resmi evrak haline getiriyorsunuz. Sonra biz bunu inceliyoruz” ifadelerini kullandı.

“DEVLET KENDİ ÇALIŞANLARINA YANSIYAN KADAR YANSIYACAK”
Hür-iş’in özel sektöre de kamu kadar hayat pahalılığı yansıtılması gerektiğine yönelik açıklamasında samimi olmadığının altını çizen Gardiyanoğlu, geçen hafta Kamu-İş’i , İş verenler sendikasını ziyaret ettiğini, bu hafta içerisinde de işçi ve işveren tarafına ziyaret gerçekleştireceğini belirtti. Gardiyanoğlu, “Ortak bir paydaşta buluşabilirlerse asgari ücret masasını toplayacağım ve böyle bir karar alınacak. Artık devlet kendi çalışanlarına yüzde kaç hayat pahalılığı aktarıyorsa o kadar yansıyacak. Sonuçta işverenlerin ve işçi kesimin onayı gerekiyor” dedi.

“BİZ DENETLİYORUZ, CEZA YETKİMİZ YOK”
Bakanlığı içerisinde 2024 yılını sosyal hizmet yılı ilan ettiğini belirten Gardiyanoğlu, önümüzdeki ay içerisine kadar tüm yasaların bitirilmesi gerektiği direktifini verdiğini söyledi. Nisan ayı sonunda Bakanlar Kurulu’na yasaları götüreceğini, onaylattıracağını ve meclise sevk edeceğini vurguladı ve şöyle konuştu: “En çok üstünde durduğum Huzur Evleri yasası. Huzur evleri denince akla gelen birinci bakanlık çalışma bakanlığıdır ama biz değiliz. Biz sadece denetleyip de ceza yetkisi olmayan biz bakanlığız. Açma ve kapatma yetkisi bende değil. Bununla ilgili yasal düzenlememizin %98’i tamamlanmış durumdadır.
Sosyal hizmet alanında, İskele bir ilçedir ve çok ciddi anlamda altyapı eksikliğimiz var. Erenköy bölgesinde bir projemiz var 18 yaş üstü rehabilitasyon merkezi. O bölgede sosyal hizmetler bölümü kapatıldı personel eksikliğinden dolayı, onları hemen hemen tamamladık. 2. projemiz de yine İskele bölgesinde sosyal hizmetler ayrı bir binada, ihtiyat sandığı ayrı bir binada kirada, çalışma dairesi kirada, sosyal sigortalar kirada. Orada devlete ait bir yer aldık. Tüm bu birimlerimizi bir çatı altına toplama projesi şu anda hazırlanıyor. 2024 yatırım kalemleri içerisine alacağız. ”

“BU YIL SOSYAL HİZMET ALANINDA ÇOK CİDDİ YATIRIM YILI OLACAK”
Geçen hafta Sınır Üstü’nü ziyaret ettiğini belirten Gardiyanoğlu, oranın kullanımını İskele Belediyesi’nin alacağını belirtti. Bakanlık olarak o bölgedeki huzurevi süreci tekrar canlansın diye ciddi bir lojistik destek vereceğini açıkladı ve “Lefke bölgesinde olan eski ismiyle Zakkum tatil köyü vardı. Orayı özel devlet işbirliğiyle otel standartlarında yaşlı bakım evi olacak şekilde anlaşmasını önümüzdeki ay yapacağız. Güneşköy rehabilitasyon merkezimizin ihale aşaması gelmiştir hemen hemen bitirmek üzereyiz. Demirhan’da yıllardır atıl durumda olan ve geçtiğimiz yıl bir hırsızlık yaşanan rehabilitasyon merkezi var onun ihale sürecindeyiz. Haspolat’taki tesisler Çağıner Vakfı ile tamamlanmak üzere.Bu yıl özellikle sosyal hizmet alanında çok ciddi yatırım yılı olacak. Kadın sığınma evi ile ilgili bir bina ayarlamaya çalışacağız Sosyal Hizmetler ile birlikte” şeklinde konuştu.

“KISA BİR NEFES PROJESİ AİLELERE SOSYALLEŞME İMKANI SUNACAK”

“Kısa bir nefes” projesine önem verdiğini ve çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Gardiyanoğlu projenin detaylarını şu şekilde anlattı; “Ülkemizde sessiz çığlık dediğimiz bir çoğunluk var. Bunlar Özel gereksinimli bireylerin anne ve babalarıdır. Sosyal hizmet raporuna baktığınızda bu kişilerin son dönemlerde boşanmayla aile düzenleriyle ilgili sıkıntı yaşadığını farkettik. Karı-kocanın özel gereksinimli bir çocuğu vardır, aile düğününe birlikte gidemiyor, bir yakınının programına birlikte gidemiyor ve karı kocanın sosyalleşme alanları yok, çocuklarını bırakacakları bir yer yok. Bununla ilgili şöyle bir sistem oluşturuyoruz; önceden randevu alınması kaydıyla Lefkoşa’da seçiyoruz burayı. Burada çocuklarını bırakabilecekleri hem uzmanlar hem de bakıcılar olacak. Hem bakıcılık hem de rehabilite anlamında bir tesis olacak. Gelen aileleri kayıt altına almaya başlayacağız. Bizler ebeveynleri takip etmeye başlayacağız. Binası Lefkoşa’da tamamlanmak üzere…”
“İŞÇİYİ DE İŞVERENİ DE KORUMAK ZORUNDAYIZ”

Sözlerini bitirmeden önce Başbakan Ünal Üstel’in talimatıyla 1 marttan itibaren önümüzdeki 2025’in şubatına kadar prim desteklerini %25’ten %50 ticaret hayatına, %58’i de üretim kesimine prim desteklerini arttırıldığını duyuran Gardiyanoğlu şu ifadelere yer verdi; “”Yaşanan ekonomik sıkıntılarda işvereni de korumak zorundayız. 2024 haziranda sona erecek olan %25’lik prim desteğini sanayici, çiftçi, üretim sektöründe olanlara %58’e çıkarttık. Ticaret sektöründe faaliyet gösterenlere %25’ten 50’ye çıkarttık”

Nöbetçi Eczaneler (28 Mart 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

DENİZ ÇORBA ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 223 72 72

Belediye Bulvarı 91/B, Miraje Restorant çaprazı, KIB-ET yanı, ŞAŞA karşısı Yenikent, Lefkoşa

***

TUNA ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 227 78 74

Şht.Ecvet Yusuf Cad. HacıBulgur Apt.No:16 B Deniz Plaza ve Mochachina yanı Yenişehir

***

YEŞİM ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 225 69 18

Şht. Kemal Ünal Cad. Eser Apt. B Blok, Metropol Süpermarket karşısı, Taşkınköy, Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

AHMET ÇAĞER ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 821 34 34

Ankara Cad. N0:50/ 2 A Alsancak Girne

***

AŞAR KARAOĞLANOĞLU ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 822 38 85 – (0548) 829 38 13

Karaoğlanoğlu cad. No:3 Storemax yanı, Girne

***

SEVİN ÇAĞAY ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 815 20 25

Ecevit Cad. No: 67/B, Yok Yoktur – Papageno yanı, Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

AYBENK ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0533) 870 37 88

Gülseren yolu Reflex Plaza 5, dükkan 4, Karakol bölgesi̇, Lancet laboratuvar, eski̇ Pınar market ve Puzzle travel yanı, Gazimağusa

***

OSMANKAN ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 366 92 97

Hüseyin Durmuş Sok. 50/ A Dük.No:2 Larnaka Yolu

GÜZELYURT BÖLGESİ:

NİLGÜN ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 714 38 47

25 Ecevit Cad. Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

ŞİFA BILDIR ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0533) 841 95 78

Fuat Yakup Sok. Denizli N0:1 / 1 Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

NALAN ECZANESİ

28.03.2024 (Perşembe)

08:00 – 22:00

(0392) 371 40 06

Kordonboyu Cad.N0:35/B Bahçeler İskele

Petrol yükselmeye devam ediyor

ABD ham petrolü iki günlük mütevazi bir düşüşün ardından varil başına 82 dolara yükselirken, Brent ham petrolü 86 doların üzerine çıktı. ABD ham petrol göstergesi bu yıl yüzde 14 arttı.

OPEC+’nın günlük 2 milyon varillik kesintileri Haziran ayı sonuna kadar uzatıldı ve bu da küresel stokların azalacağı yönündeki beklentileri destekliyor. Birkaç yetkiliye göre, gelecek hafta yapılacak inceleme toplantısı öncesinde delegeler kotaların etkili olduğu kanıtlandığından herhangi bir değişiklik tavsiye etmeye gerek görmediler.

Ham petrolün ilk çeyrekteki canlanmasına, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik drone saldırıları, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve Hindistan dahil Asya ekonomilerindeki talep artışı da yardımcı oldu. Yine de, bu hafta verilerde ABD ülke çapındaki ham ve benzin stoklarındaki artış, OPEC+ dışı petrol arzının genişlemeye devam etmesiyle birlikte sıkışıklığın bir kısmını azalttı.

Yükseliş ortamı, bazı bankaların, olayların nasıl sonuçlanacağına bağlı olarak daha yüksek fiyatlar için alan olduğu konusunda uyarmasına neden oldu. JP Morgan Chase & Co. mevcut tahminlerine sadık kalarak bu hafta, Rusya’nın üretiminin etkisinin devam etmesi durumunda Brent’in Eylül ayına kadar üç haneli rakamlara ulaşmasının mümkün olduğunu söyledi.

Yaz saati uygulaması başlıyor!

Yaz saati uygulaması pazar günü başlıyor. Pazar günü saatler 1 saat ileri alınacak.

Bakanlar Kurulu’nun Resmi Gazete’de yayımlanan Yaz Saati Emirnamesi’ne göre, saatler 31 Mart Pazar günü saat 03.00’te bir saat ileri alınacak.

Yaz saati uygulaması 27 Ekim Pazar günü saat 04.00’te sona erecek.

Hava sıcaklığı 30 dereceyi bulacak

Meteoroloji Dairesi, hava sıcaklığının 3 Nisan’a kadar 30 dereceyi bulacağını belirtti.

Dairenin haftalık hava tahmin raporuna göre, hava önümüzdeki günlerde genellikle az bulutlu olacak. En yüksek hava sıcaklığı periyodun ilk iki günü 23-26 derece, periyodun geriye kalan kısmında da 27-30 derece dolaylarında olacak.

Rüzgar genellikle Kuzey ve Doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

Ertuğruloğlu: Eğer Mavi Vatan’daki doğal zenginliklerden faydalanılacaksa bunun tek yolu var

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Bursa’da yaptığı konuşmada, “Eğer Mavi Vatan’daki doğal zenginliklerden faydalanılacaksa bunun bir tek yolu vardır. Bu çalışmaların içerisine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de girecek, Türkiye de bu işin başını çekecek ve Türkiye üzerinden bu zenginlikler Avrupa’ya ulaştırılırsa ulaştırılacak. Bunun dışında bir formül yok” dedi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Uluslararası İlişkiler Topluluğunca “Uluslararası Hukuk Bağlamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” başlıklı konferans düzenlendi.

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’ndeki konferansa katılan Ertuğruloğlu, davet edildiği için teşekkür ederek, coşkulu kalabalığın kendisini heyecanlandırdığını söyledi.

Kıbrıs’ta iki tarafın tekrar bir ortak devlet kurma ihtimalinin söz konusu olmadığını belirten Ertuğruloğlu, “O bitti, onu denedik. 1960’larda kurmayı denedik. 1963’ten itibaren bugüne kadar neler çektiğimizi biz biliriz. Karşı tarafın mantalitesini çok iyi biliriz. Karşı tarafın akıl hocalarının kim olduğunu da biliriz. Artık bir kere daha bizi Rumlarla toprak bütünlüğü ve tek egemenliği olan bir devlet kurmaya kimse getiremez.” dedi.

Nihai hedeflerinin KKTC’nin tanınması olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile statülerinin eşitlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Eğer bir anlaşma isteniyorsa önceliğin statülerin eşitlenmesi olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:

“Bundan sonra müzakere olacaksa olsun, 2 devlet arasında olacaksa olur. Hedefi ne olacak bunun? Bu 2 devletin iyi komşuluk ilişkilerini oluşturma hedefi. Çünkü Mavi Vatan’daki hidrokarbon olayları, doğal zenginlikler var. Bunların değerlendirilmesi, 2 devletin aralarında yapacağı müzakerelerle, sadece 2 devletin değil Türkiye’yi dışlayan hiçbir formül Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarının değerlendirilmesine imkan vermiyor, mümkün değil. Akdeniz’e en uzun kıyısı olan Türkiye dışlanmaya çalışılıyor. KKTC yokmuş gibi davranılıyor ve Rum tarafı Amerika’nın hangi şirketi, Fransa’nın bilmem hangi şirketi, yok İsrail, yok Mısır bunlarla çeşitli anlaşmalara giriyor. Türkiye’yi ve KKTC’yi dışlayan senaryolar üretiyorlar. Bunların hiçbirinin en ufak bir başarı şansı yoktur. Eğer Mavi Vatan’daki doğal zenginliklerden faydalanılacaksa bunun bir tek yolu vardır. Bu çalışmaların içerisine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de girecek, Türkiye de bu işin başını çekecek ve Türkiye üzerinden bu zenginlikler Avrupa’ya ulaştırılırsa ulaştırılacak. Bunun dışında bir formül yok.”

Kıbrıs Türkleri olarak “yavru vatan-ana vatan” ilişkilerine sıkıca sarılıp, birlikte geleceği şekillendirme misyonuna sahip çıkacaklarının altını çizen Ertuğruloğlu, “Hiçbir ülkenin veya uluslararası topluluğun hiçbir güvencesine inanmayacağız, kendimize güveneceğiz. Haklı davamıza güveneceğiz. Ana vatanımıza güveneceğiz. Kıbrıs Adası’nda başı dik destan yaratmış Türk milletinin bir mensubu olarak geleceğimizi şekillendireceğiz.” ifadesini kullandı.

BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu ise konuşmalarında KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’na konferansa katılımından dolayı teşekkür etti.

Konferans, Ertuğruloğlu’nun öğrencilerden gelen soruları cevaplamasıyla sona erdi.

Töre, Yaşam Boyu Onur Ödül Töreni’ne Katıldı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinlikleri çerçevesinde Ali Düşenkalkar söyleşi, şiir dinletisi ve geleneksel hizmet ödül törenine katıldı.

Birinci Sanat & İpek Denizli Sanat Atölyesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlik Onbeş Kasım Kıbrıs Üniversitesi yerleşkesinde gerçekleşti.
Töre, burada yaptığı konuşmada tiyatronun doğası gereği hem hüzünlendiren hem de düşündüren bir yapısı olduğunu söyledi.
Kendisinin de gençlik yıllarında tiyatro faaliyetlerinde bulunduğunu anımsatan Başkan Töre, lise ve üniversite dönemlerinde ‘Melek Değilmiş Komşularımız’, ‘İnsanlar Yaşadıkça Ölür’ ile ‘Kırım Türklerinin hayatlarını anlatan ‘Cemil’ oyunlarında rol aldığını kaydetti.
Töre, tiyatronun insanlara erdem kattığını, geliştirdiğini ve dünyaya farklı bir pencereden bakmalarını sağladığını belirtti.

Ailelere de çağrıda bulunan Töre, ebeveynlerden çocuklarını tiyatroya ve sanatsal alanlara yönlendirmelerini istedi.

Konuşmaların ardından Töre tiyatro sanatçısı Ertaç Hazer’e ödülünü takdim etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk Tarihine Damga Vurmuş İsimler “Osman Örek” seminerine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nin Kıbrıs Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen Kıbrıs Türk Tarihine Damga Vurmuş İsimler “Osman Örek” seminerine katıldı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tatar seminerde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının bağrından çıkmış önemli bir hukukçunun kendi mücadelesi ile birlikte halka verdiği hizmetlerin ele alınıp canlı şahitlerle bunların kayda geçirilmesinin Kıbrıs Türk tarihi açısından önemli olduğunu söyledi.

Osman Örek ile yaptığı sohbetlerde sürekli kendisine Kıbrıs meselesini, Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs Türkü’ne yaptıklarını ve onlarla bir anlaşmaya asla varılamayacağını anlattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, kendi milli şuurunun oluşmasında Osman Örek’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Tatar, iyi eğitim alan Osman Örek’in çok önemli bir hukukçu olduğunu belirterek, hukuk bilgisi ve mükemmel İngilizcesi ile İngiliz Sömürge döneminde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş ile birlikte Kıbrıs Türkü’nün hakkını ve hukukunu aradığını anlattı.

Osman Örek’in, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması için yapılan çalışmaları ve tehlikeyi Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş ile birlikte Türkiye’ye anlattığından bahseden Tatar, “Türkiye’ye kapıdan giremezsek pencereden gireriz.” diyerek Kıbrıs Türkü’nün haklı davası için mücadele verildiğini vurguladı.

Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmadan önce 5 yıl süreyle Londra ve Zürih antlaşmalarıyla ilgili çalışmalar yapıldığına işaret eden Tatar, Osman Örek’in Anayasa’ya, “devletin kurucu ortakları olan Kıbrıs Türkü ve Kıbrıs Rumlarının eşit olduğunun” girmesi için büyük katkılarının olduğunu anlattı.

Makarios’un Kıbrıs Cumhuriyeti’ni İngiltere’nin adadan çekilmesi ve Enosise sıçrama tahtası olarak gördüğü şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Tatar, İngiltere’nin Ortadoğu’da hakimiyet kurabilmek için 2 egemen üs alarak adadan ayrıldığını dile getirdi. İngiltere’nin egemen üsleri istediği gibi kullanabildiğini ve kimsenin müdahalede bulunamadığını aktaran Tatar, Kıbrıs’ın Ortadoğu’ya yapılan müdahalelere karşı hedef olabileceğini vurguladı.

Kıbrıs Türkü’nün egemenlik hakkının tartışılmasının kabul edilmez olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, yürütülen yeni siyasette egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün 1960 yılındaki antlaşmadan geldiğini kaydetti.

Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün ne olduğunu anlamamakta ısrar edenler olduğunu ifade eden Tatar, “Egemen eşitlik, kendi devletimizi kurma hakkıdır. Rumların sahip olduğu egemenlik hakkı kadar bizim de egemenlik hakkımız vardır. Eşit uluslararası statü ise, müzakere masasına iki devletin oturmasıdır. İki devletin işbirliğine dayalı bir antlaşma istiyoruz. Eşit uluslararası statü kabul edilmeden görüşmelere başlanması durumunda Rumlar masadan devlet olarak, biz ise toplum olarak kalkarız.” dedi.

Devletten devlete görüşmenin ön şart olduğunu vurgulayan Tatar, “Kıbrıs Rumları yoluna devlet olarak, Kıbrıs Türkü’nün ise cemaat olarak devam etmesini istiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde 2 eşit halk olduğu ispatlandı. Antlaşmada Dr. Fazıl Küçük’ün imzası olmasaydı, Makarios’un imzasının bir anlamı olmazdı” ifadelerini kullandı.

Rauf Raif Denktaş ve Osman Örek’in çalışmalarıyla garantörlük ve tek taraflı müdahale hakkının kazanıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, tek taraflı müdahale hakkıyla Türkiye’nin Erenköy’e müdahale edebildiğini ve Kıbrıs Türkü’nün Barış Harekatı’nın yapıldığı 1974 yılında kadar direnebildiğini söyledi.

1974 yılından sonra iki halkın ayrı bölgelerde yaşamaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, eşit kurucu ortak olan Kıbrıs Türkü’nün devletten dışlanmasının üzerinden 60 yıl geçtiğini ve ambargoların sürdüğünü anlattı.

Kıbrıs adasının statüsünün değiştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk dünyasının Akdeniz’e açılan penceresi olduğunu söyledi, Türk Devletler Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nda aşama aşama statüsünün yükseldiğini kaydetti.

“O zaman verilen mücadele sayesinde siyasetimizi sürdürebiliyoruz.” diye konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, verdikleri mücadele ve yaptıkları çalışmalardan dolayı Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş ve Osman Örek’i “saygıyla” andı.

YÖK’ten açıklama: “KKTC üniversitelerinin uluslararası tanınırlığı için destek sağlayacağız”

Türkiye’nin Yükseköğretim Kurulu (YÖK), “KKTC üniversitelerinin uluslararası tanınırlığına hizmet edecek yükseköğretimdeki kalitenin yükseltilmesi konusunda gereken desteği sağlayacaklarını” açıkladı.

Türkiye’nin Yükseköğretim Kurulu, YÖK heyetinin Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ile teknik çalışmalar yapmak üzere KKTC’ye yaptığı ziyarete ilişkin açıklama yaptı.

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Haldun Göktaş başkanlığındaki Yükseköğretim Kurulu heyeti,  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  Başbakanı Ünal Üstel ve  Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından kabul edildi.

Heyetin, Başbakanlık yetkilileri, yeni atanan YÖDAK Başkanı Aykut Hocanın, YÖDAK Yönetim Kurulu üyeleri ve KKTC’de yerleşik üniversitelerin rektörleri ile yaptıkları görüşmelerde, KKTC’deki eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik Yükseköğretim Kurulunun tecrübe ve birikiminden yararlanılması üzerinde duruldu.

Yükseköğretim Kurulu, KKTC’nin ve KKTC üniversitelerinin uluslararası tanınırlığına hizmet edecek yükseköğretimdeki kalitenin yükseltilmesi konusunda gereken desteği sağlayacak.

Bu amaçla Yükseköğretim Kurulu, YÖDAK’a, gerekli tüm altyapısının güncellenmesi, kalite denetim sistemlerinin oluşturulması, bilişim altyapısının geliştirilmesi ve yükseköğretim sisteminin daha iyi bir seviyeye ulaşması için teknik destek verecek, bilgi ve tecrübelerini KKTC ile paylaşacak.

Merhum Hacer Gökçora’nın el işlerinden oluşan “Annemin Yüreğinin Sesi El İşi Sergisi” açıldı

Merhum Hacer Gökçora’nın el işlerinden oluşan “Annemin Yüreğinin Sesi El İşi Sergisi”, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da katıldığı törenle açıldı.

 

Lefkoşa İsmet Vehit Güney Sergi Salonu’nda yer alan sergi, 29 Mart Cuma gününe kadar mesai saatleri içinde gezilebilecek.

 

Gökçora’nın kızları tarafından Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği ve Kültür Dairesinin katkılarıyla hazırlanan sergi, merhum Hacer Gökçora’yı ölümünün birinci yıl dönümünü anmak ve eserlerini sergilemek amacıyla organize edildi. Serginin açılışına Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Başkanı Halide Tunceri, Gökçora’nın ailesi ve yakınlarıyla sanatseverler katıldı.

 

Açılış, müzik dinletisi ve Gökçora anısına saygı duruşuyla başladı.

 

-Tunceri: “Vefa borcu”

 

İlk konuşmayı yapan Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Halide Tunceri, özel ve kıymetli geçmişi bugüne taşıyan biraz buruk ama özlem ve gurur yüklü bir serginin açılışına katıldıklarını belirtti.

 

Serginin sadece beğeniye sunulmuş bir etkinlik değil bir vefa borcunun tezahürü olduğunu dile getiren Tunceri, “Ölümünün birinci yıl dönümünde annemiz, büyüğümüz, Hacer Gökçora’yı sevgili evlatlarıyla birlikte anmanın en güzel yolunun ürettiklerine yeniden ruh vermek ve paylaşmak olduğuna inanarak yola çıktık ve yine şu anda bizlerle beraber olduğu hissiyatıyla kendisine hürmet, saygılarımızı ve rahmetlerimizi gönderiyoruz.” dedi.

 

Hacer Gökçora’nın yıllarca Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği çatısı altında kıymetli katkılara imza attığını kaydeden Tunceri, Gökçora’nın toplumsal farkındalığı yüksek bir kişilik olduğunu söyledi ve Gökçora’nın giyimi, kuşamıyla üretkenliği ve yaratıcılığıyla farkındalık yaratarak farklılığını ortay koymuş bir kadın olduğunu söyledi.

 

Tunceri, yüreğinden taşan sevginin ve sesin peşi sıra yürümekten yılmayan iğnelerin ucunda ilmeklerin her birinde sabırla kumaşlara can katan çalışkan bir anne olduğunu belirttiği Hacer Gökçora’nın el emeğiyle eserler üretirken göz nuruyla bir hikaye yarattığını kaydetti.

 

Gökçora’nın yaptığı işlerle zamana meydan okuduğunu belirten Tunceli, sözün önüne geçen görselliğiyle bugün de onu sevgi, saygı ve rahmetle andıklarını söyledi.

 

-Gökçora: “Annemize, kültürümüze ve ülkemize vefa borcumuzu ödemeyi amaçladık”

 

Hacer Gökçora’nın kızı Prof. Dr. Nahide Gökçora da, “Bir anma niteliği taşıyan bu sergi ile bir yandan canımız annemizin çok isteyip gerçekleştiremediği bir etkinliği tamamlayarak annemize, bir yandan da son 50 yılın dikiş, nakış ve örgü gibi el işi örneklerini günümüze taşıyarak geleneksel kültürümüze ve ülkemize bu alanda vefa borcumuzu ödemeyi amaçladık.” ifadelerini kullandı.

 

Annesinin 2010-2015 yılları arasında Atatürk Meslek Lisesi nakış bölümünde öğrenciyken yıl sonu sergilerinde yer alan el işlerinin ilgi ve beğeni toplamasının bireysel bir sergi açması düşüncesini doğurduğunu dile getiren Gökçora, annesinin yaşamı boyunca büyük bir heves ve mutlulukla yarattığı eserlerinin sergi hazırlıklarına başladığını fakat bir yıl önce sonsuzluğa göç etmesinden dolayı serginin yapılamadığını kaydetti.

 

Annesi Hacer Gökçora’nın özgeçmişini de okuyan Gökçora, serginin açılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

 

 

-Tatar: “Kültürel mirasa katkı”

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, merhum Hacer Gökçora’yı sevgiyle anmak için toplandıklarını belirterek Kıbrıs Türk kadınının zorlu mücadelesinde yıllar itibarıyla yaptıkları çalışmaların Kıbrıs Türk kültür ve sanatının becerilerinin Gökçora’nın marifetiyle ortaya çıkmasının kültürel miras olduğunu dile getirdi. Tatar, Gökçora’nın saygı duydukları Mustafa Toros’un ablası olduğunu da belirtti.

 

Göçora’nın, Mustafa Toros’un açtığı fabrikada terzilik mesleğiyle görev aldığını ve fabrikanın gelişmesine katkı koyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Gökçora’nın yaptığı çeşitli çalışmalarla Kıbrıs Türk sanatına ve kendi marifetleriyle bu güzelliklerin ortaya çıkmasını sağladığını söyledi.

 

Göçora’nın çalışkanlığı ve mesleğine olan saygısıyla sergide yer alan ürünlerin yaratıcısı olduğunu dile getiren Tatar, Kıbrıs Türkü’nün kültürel mirasına katkılarını hep birlikte görmekte olduklarını kaydetti.

 

“Böylesine bir neslin insanları olarak kendi mücadelemizle, çalışkanlıklarımızla bu ülkeyle sonuna kadar sahiplenme duygusuyla yaptıklarımızla hep birlikte kendi siyasal varlığımıza da büyük hizmetler vermekteyiz.” ifadelerini kullanan Tatar, siyasi tezlerinin Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğunu ve bu tezlerin altında da Hacer Hanım ve onun gibilerin emekleri olduğunu kaydetti.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, “Hep birlikte bütün bu zenginliklerimize sahip çıkma anlayışıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sonuna kadar yaşatmak ve Kıbrıs’ta kendi kültürümüzle, edebiyatımızla, müziğimizle ve her türlü sanatımızla varlığımızı dünya dilini konuşarak bütün bunları dünyayla paylaşmak hepimizin görevidir.” diyerek yaşamı boyunca sanatını ve ürettiklerini toplumla paylaşmak için çalışan Gökçora’yı rahmetle andı.

 

-Eserler…

 

Hacer Gökçora’nın anısına açılan sergide, son 50 yılda bürüncük, ipek, şifon, güpür dantel, organza, saten, keten ve yünlü kumaşlardan diktiği gelinlik, elbise ve paltolar; şal, hırka, elbise, kaban, kaşkol bere gibi örgüler; masa, sehpa, yatak örtüsü gibi çeşitli işler; perde, pano ve aksesuarlardan örnekler yer alıyor.

 

Bu eserlerde kullanılan nakışlar elde yapılan düz dikiş, geri dikiş, zincir, dolgu işi, Fransız düğümü, kaz ayağı, tembel papatya tekniği, örümcek gülü, çarpı işi, balık kılçığı, kesik dikiş, kök dikişi, ajur, kanaviçe gibi klasik nakış tekniklerinin yanı sıra Türk işi, Lefkara işi, goblen ve altın nakış gibi özel teknikleri içeriyor.

Ayrıca bu nakışlarda kullanılan malzemeler arasında klasik nakış iplikleri, moline, yün, kurdeleler, dore ve lame gibi özel iplikler ve ipek böceği kozalağı, boncuk ve payet gibi özel malzemeler bulunuyor.

Rusya’daki terör saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 140’a yükseldi

Rusya’nın başkenti Moskova’daki terör saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 140’a çıktı.

Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko, Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, 22 Mart’ta “Crocus City Hall” konser salonuna gerçekleştirilen terör saldırısı nedeniyle yaralananların tedavisinin sürdüğünü söyledi.

Tedavi görenlerden birinin bugün hayatını kaybettiğini belirten Muraşko, “Maalesef durumu son derece ağır olanlardan biri hayatını kaybetti. Doktorlar mümkün olan her şeyi yaptı.” dedi.

Muraşko, 19’u ağır 80 kişinin tedavisinin sürdüğünü kaydetti.

Rusya Soruşturma Komitesi Başkanı Aleksandr Bastrıkin, 25 Mart’ta yaptığı açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 139’a çıktığını bildirmişti.

– Moskova’da konser salonuna düzenlenen terör saldırısı

Rusya’nın başkenti Moskova’da “Crocus City Hall” adlı konser salonunda 22 Mart akşamı silahlı kişilerce terör saldırısı düzenlenmişti. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, saldırganların otomatik silahlarla salonda rastgele ateş açtıkları görülmüştü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, saldırıyı düzenleyen 4 teröristin de içinde olduğu 11 kişinin yakalandığını bildirmişti. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, salondaki çalışmaların sonlandırıldığını dün açıklamıştı.

Zeytin işletmelerinin kayıt ve onay işlemleri için son tarih 7 Temmuz

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Tarım Dairesi, zeytin işletmelerinin kayıt tarihlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Daireden yapılan açıklamada, zeytin ve zeytin ürünleri işletmelerinin, 38/2023 sayılı “Zeytin ve Zeytin Ürünleri Yasası” ve bu yasa altında çıkarılan “Zeytin ve Zeytin Ürünlerinin Resmi Kontrolleri ile Kayıt ve Onayına İlişkin Tüzük” kayıt ve onay almak zorunda olduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, söz konusu yasa yürürlüğe girdiği tarihten önce faaliyette olan işletmelerin gerekli belgeler ile en yakın Kaza ve Bölge Tarım Dairelerine 7 Temmuz 2024 tarihine kadar başvuru yapması gerektiği bildirildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“Yeni kurulacak olan işletmelerin ise 07 Temmuz 2024 tarihine kadar Tarım Dairesi Müdürlüğü’ne kayıt yaptırmaları zorunludur.

Konu ile ilgili detaylı bilgi Tarım Dairesinin resmi internet sayfasından ”tarimdairesi.gov.ct.tr” ve en yakın Tarım Dairesinden edinilebilir.”

Töre, GTF’nin üst düzey teknik direktörlerini kabul etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, GTF Uluslararası Grand Master ve Master semineri ve konferansı için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen üst düzey teknik direktörlerini kabul etti.

Cumhuriyet Meclisinden verilen bilgiye göre, 17 ülkeden temsilcilerin bulunduğu heyete Global Taekwondo Federasyonu Başkanı Eyüp Zafer Gökbilen başkanlık yaptı.

Kabulde Meclis Özel Kalem Müdürü İrem Uygun da hazır bulundu.

Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Töre, üst düzey teknik direktör ve hakemlerin KKTC’de düzenlenen bir seminere katılmasının sevindirici olduğunu, bu tür faaliyetlerin ülke tanıtımına katkı koyduğunu söyledi.

Çok yönlü çalışmanın önemli olduğunu dile getiren Töre, Eyüp Zafer Gökbilen’e ve seminere katılan teknik direktörlere başarılar diledi.

Başkan Töre, ziyaret sonrasında konuk heyete Meclis anı madalyası takdim etti.

Dursun Oğuz: Hata yapmak insanlara mahsus ama suç işleyen bedelini ödeyecek

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ adlı programa konuk oldu. Bakan Dursun Oğuz, yükseköğretim alanında yürütülen “sahte diploma” soruşturmasıyla ilgili özel açıklamalarda bulundu.

Yükseköğretim alanının “sahte diploma” ile anılmasından dolayı üzüntü duyduğunu ifade eden Bakan Dursun Oğuz, kişilerin işlediği suçun partilere mal edilmemesi gerektiğini ve suçluların bedelini ödemesi gerektiğini söyledi. “Sahte diploma” soruşturmasının durdurulacağına yönelik birtakım iddiaların ortaya atıldığını anımsatan Dursun Oğuz, spekülasyonlar yapıldığını ifade ederek, “Siyasi irade soruşturmayı engellemiyor, engelleseydi eğer soruşturma bu güne kadar gelmezdi. Başbakan Ünal Üstel, soruşturmanın ‘sonuna kadar’ gideceğini söyledi ve soruşturma ilerliyor. Hata yapan cezasını çekecek” diye konuştu.

“HATALI OLANLAR AYIKLANACAK”

“Hata insanlara mahsus ama suç işleyen bedelini ödeyecek” diyen Dursun Oğuz, hükümetin ve Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP), halk için var olduğunu belirtti ve hatalı olanların ayıklanacağının altını çizdi. Soruşturma sürecinde bazı isimlerin özellikle zikredildiğini kaydeden Oğuz, kimsenin korunmadığını, sürecin hassas bir şekilde götürüldüğüne vurgu yaptı.

 

“SAHTE DİPLOMA SÜRECİ BİRİLERİNE İBRETLİK OLMALI”

Oğuz, şaibelerin ortada olduğunu ifade ederek, “Yürümezsek, şaibeler ortada kalırsa eğer bu durum hükümete ve partiye kalır. Bizim böyle bir hakkımız yok. Herkes sorumluluğunun farkına varacak. Süreç birilerine ibretlik olmalı. Soruşturma idari maksatlı başlatıldı, sonrasında diploma ve üniversite sektörüne ilerledi” açıklamasında bulundu.

“HÜKÜMET, ÜLKENİN İTİBARI İÇİN ÜZERİNE DÜŞENLERİ YERİNE GETİRECEK”

Denetim mekanizmalarının bugüne kadar kurulamadığını dile getiren Oğuz, denetim eksikliğinden kaynaklanan ve bugün yapılan soruşturmaların da sonuna kadar gidilmesi gerektiğini vurguladı. “Ders çıkarılarak ileriye bakılmalı ve denetim mekanizması kurulmalı” açıklamasını yapan Oğuz, yükseköğretim alanında yılların yatırımı olduğunu ve hükümetin, ülkenin itibarı için üzerine düşenleri yerine getireceğini belirtti. “Ülkenin sorunu, hepimizin sorunudur” ifadesini kullanan Oğuz, suç işleyenlerin adalet karşısında cezasını çekeceğini belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü vesilesiyle mesaj yayımladı

Başbakan Ünal Üstel, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda hem tiyatro sanatçılarına hem de sanat severlere müjdeyi verdi.
Üstel, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nın bundan tam 25 yıl önce yanan binasının yeniden hayat bulması için hazırlanan proje için gerekli kaynağın Maliye Bakanlığı tarafından bloke edildiğini ve Nisan ayında ihaleye çıkılacağını açıkladı.
Üstel mesajında şunları kaydetti:
“Biliyoruz ki tiyatro; geçmişi, bugünü, geleceği ve toplumun sevinçlerini, sıkıntılarını anlamaya yardımcı olan en eski sanat dallarından biridir ve toplumların gelişmesinde, kültürler arası etkileşimde önemli bir rolü vardır.
Kıbrıs Türkü’nün varlığının, kültürünün ve sanatının gelecek nesillere aktarılarak toplumun tüm kesimi ile buluşturulması hususunda hükümet olarak üzerimize düşen görevlerin bilincindeyiz.
Bu bilinçle, hükümetimiz 27 Şubat 1999 tarihinde yanan Devlet Tiyatroları binası sahnesinin yeniden hayat bulması adına 25 yıllık hasrete ve beklentiye son veriyor. Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları binası projesi için gerekli kaynak Maliye Bakanlığı tarafından bloke edilmiştir ve Nisan ayında ihaleye çıkılacaktır.

Bundan böyle tiyatro sanatçılarımız oyunlarını, emanet sahnelerde oynamayacak. Yıllardır kendi sahnesinden uzak, farklı yerlerde eserlerini sergileyen Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları yeni yuvasına kavuşacaktır.
Bu duygu ve düşünceler ile Kıbrıs Türk tiyatrosuna emek veren, gelmiş geçmiş tüm tiyatro sanatçılarımızın, tiyatrolarda görev yapan sahne emektarlarımızın ve sanat severlerimizin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyor ve esenlikler diliyorum.”

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,30 yükselişle 8.834,01 puandan başladı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 26,63 puan ve yüzde 0,30 değer kazanarak 8.834,01 puana çıktı.

Bankacılık endeksi yüzde 0,43 ve holding endeksi yüzde 0,51 artış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,45 ile bilişim olurken, en çok kaybettiren ise yüzde 0,72 ile spor oldu.

Dün, satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,46 değer kaybıyla 8.807,38 puandan tamamladı.

Analistler, küresel pay piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin belirsizliğin risk iştahını törpülediğini ifade ederek, haftanın geri kalanında ABD’de açıklanacak veriler ve Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin varlık fiyatlarında oynaklığı artırmasının beklendiğini söyledi.

Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, gelişmekte olan ülkeler için 2024 yılı toplam büyüme tahminini yüzde 4,1’den yüzde 4,2’ye yükseltirken, Türkiye için de yüzde 2,4’ten yüzde 3’e çıkardı.

Bugün Türkiye’de veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Euro Bölgesinde tüketici güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.900 ve 9.000 puanın direnç, 8.800 ve 8.700 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Sağlık Bakanı Dinçyürek: ”Mağusa Hastanesi’ne yatırımlarımız sürüyor”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, BRT’de katıldığı Manşet+ programında sağlık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi. Dinçyürek, yapılan çalışmalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Dinçyürek, ülkenin sağlık alanındaki ilerlemelerine dikkat çekerek, son zamanlarda tamamlanan üç büyük ilaç ihalesiyle ilgili bilgi verdi. Artık her türlü amaç için ilacın ülkede bulunduğunu vurgulayan Dinçyürek, hastaneler ve sağlık merkezlerindeki ilaç stoklarının erken tedariki için ilaç sistemlerinde yazılımsal güncellemeler yapıldığını açıkladı.

Sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak adına personel alımlarının da gerçekleştirildiğini belirten Dinçyürek, göreve geldiği süreçte 114 hemşire, 14 ebe ve 49 hekimin işe alındığını ifade etti. Bu adımların sağlık sisteminin daha etkin bir şekilde işlemesini sağlamak için atıldığını dile getiren Dinçyürek, Gazi Mağusa Hastanesi’ne 300 bin Euro değerinde daha teknolojik bir tomografi cihazı alındığını duyurdu.

Hastaların sevk edilme süreçlerini azaltmak ve sağlık hizmetlerine daha kolay erişim sağlamak adına yapılan yatırımlara da değinen Dinçyürek, binlerce hastanın Mağusa’dan İskele’den, Lefkoşa’ya gitmesinin önüne geçtiklerini belirtti.

Gelecek planlarına da değinen Dinçyürek, 2024 yılında Mağusa Hastanesi’nde anjiyo merkezi, kalp damar cerrahisi ve kalp damar yoğun bakım merkezi kurmayı planladıklarını söyledi. Ayrıca, Mağusa Hastanesi’nde orta vadede yeni doğan yoğun bakımı çalışmalarının devam ettiğini ve birkaç ay içinde tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.

Dinçyürek, sağlık altyapısını güçlendirme çabalarının devam edeceğini belirterek, vatandaşların daha kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmetlerine erişimini sağlamak için çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

Sağlık Bakanı Dinçyürek: “Evde Bakım Hizmetleri Genişliyor”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, son olarak Yeni Erenköy Karpaz Belediyesi ile bir protokol imzalayarak bölgedeki hastalara evinde bakım hizmeti sunacaklarını duyurdu. Bu yeni protokolle birlikte, sağlık hizmetlerinin daha da genişletilmesi ve hastaların ihtiyaçlarına daha etkin şekilde cevap verilmesi hedefleniyor.

Dinçyürek, yapılan protokol kapsamında, Yeni Erenköy bölgesindeki hastalara evde bakım hizmeti vermeye başlayacaklarını açıkladı. Bu hizmetin kalitesini artırmak amacıyla yakın bir zamanda ekibe bir fizyoterapistin de dahil edileceğini belirtti. Bu sayede, hastalara evlerinde fizik tedavi imkanı sunulacak ve tedavi süreçleri daha etkin bir şekilde yönetilebilecek.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, evde bakım hizmetlerinin genişletilmesiyle birlikte, vatandaşların sağlık ihtiyaçlarını daha kolay ve konforlu bir şekilde karşılayabileceklerini vurguladı. Bu adımın, bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini ve erişilebilirliğini artırarak, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçladığını ifade etti.

Yapılan protokol ve sağlanacak yeni hizmetlerin, Yeni Erenköy ve çevresinde yaşayan vatandaşlar için önemli bir adım olduğunu belirten Dinçyürek, benzer çalışmaların diğer bölgelerde de devam edeceğini söyledi. Sağlık Bakanlığı olarak, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay erişimini sağlamak ve sağlık alanında güçlü bir altyapı oluşturmak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Polis göz açtırmıyor… 766 sürücüye daha ceza kesildi!

Polis Genel Müdürlüğü, trafik ekiplerinin, son yapılan denetimlerde toplam 2,981 araç sürücüsünün kontrol edildiğini çeşitli trafik suçlarından toplam 766 araç sürücüsü rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldığını, 1 sürücünün tutuklandığını ve 50 aracın ise trafikten men edildiğini duyurdu.

Buna göre rapor edilen trafik suçları şöyle:

363’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak,

11’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak,

6’sı sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak,

59’u sürüş esnasında cep telefonu kullanmak,

20’si emniyet kemeri takmadan araç kullanmak,

39’u seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak,

9’u sigortasız araç kullanmak,

1’i trafik ışıklarına uymamak ve

258’i diğer trafik suçlarından oluşmaktadır.

Mevlevi’de 1-5 Nisan tarihlerinde havan atışları yapılacak

Güzelyurt Kaymakamlığı, Mevlevi bölgesinde 1-5 Nisan tarihleri arasında havan atışları yapılacağını duyurdu.

Kaymakamlıktan yapılan açıklamaya göre, atışlar belirtilen tarihlerde 07.30-21.00 saatleri arasında gerçekleşecek. Bu aralıkta aşağıda belirtilen yerlere girmek yasak olacak:

“Batıda: Yuvacık köyü 500 m. güneydoğusu- Kalkanlı 700 m. doğusundan geçen hattın doğusu,

Doğuda: Tutukçu T. – Gürkan Burnu hattının batısı,

Güneyde: Yuvacık kYİLöyü 500 m. Güneydoğusu – Soğan T. 500. doğusu hattının kuzeyi,

Kuzeyde: Kalkanlı 700 m. doğusu – Gürkan Burnu hattının kuzeyi.”

Atışların ardından kör giden mermileri arama ve imha işlemleri de devam edeceğinden serbest giriş duyurusu yapılana kadar bölgeye girilmesi can ve mal emniyeti açısından tehlikeli olacak.

Büyükelçi Feyzioğlu: ”Diploma güvenliği ve ciddiyeti açısından kimsenin endişesi olmasın”

Başbakan Ünal Üstel’in YÖK heyetini kabulünde konuşan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Feyzioğlu net bir mesaj verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Feyzioğlu, Üstel’in çağrısına çok hızlı yanıt veren Yılmaz’ın en yakından destek sözü verdiğini ve bu sözün tutulduğunu söyledi.

KKTC kurumlarını korumak ve güçlendirmenin önemine vurgu yapan Feyzioğlu, “Yanlış yapanlar olabilir ama önemli olan sitemi bozanların üzerine giderken sistemi korumak kollamak güçlendirmektir” dedi.

Hükümetin bu konuya yüzünü çevirmediğini aksine üzerine gittiğini belirten Feyzioğlu, YÖK’ün KKTC talebi üzerine burada olduğunu ancak esas sorumluluğun YÖDAK’ta olduğunu belirtti ve “Diploma güvenliği ve ciddiyeti açısından kimsenin endişesi olmasın” ifadesini kullandı.

Feyzioğlu, bu konuya duyarlılıkta Başbakan Üstel’i hızlı reaksiyon vermesinden dolayı tebrik etti.