Archives Mart 2024

Gazi Üniversitesi, İsias Otel’le ilgili hazırladığı bilirkişi raporunu sundu

6Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği Adıyaman’daki İsias Otel’e ilişkin bilirkişi raporu Gazi Üniversitesi tarfından hazırlandı.

Raporda Türkiye bürokrasisi aklanırken, şirket yöneticilerinin tamamı kusurlu bulundu.

26 Nisanda görüşülecek davayla ilgili olarak açıklama yapan Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkan Hasan Esendağlı “Ahmet Bozkurt, İsias otelcilik şirketi ile ferdi mükellefler kusurlu bulundu ancak projeye onay veren kamu görevlileri, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin raporunun aksine kusurlu bulunmadı” dedi.

Gazi Üniversitesi’nin hazırladığı bilirkişi raporunun önemine dikkat çeken Esendağlı raporun hayati önem taşıdığını söyledi.

Pasifik’teki ada ülkesi Vanuatu’da 6,4 büyüklüğünde deprem

Pasifik’teki ada ülkelerinden Vanuatu’da 6,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), Vanuatu’daki depremin 10 kilometre derinlikte kaydedildiğini belirtti.

Herhangi can veya mal kaybı bildirilmeyen depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.

Vanuatu’da 23 Ocak’ta 6,3 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş ve herhangi can veya mal kaybı yaşanmamıştı.

Tozlu hava etkisini sürdürüyor

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin 31 Mart’a kadar hava kirliliğine neden olacağı uyarısında bulundu.

Daire tarafından yayımlanan uyarıda, 31 Mart Pazar’a kadar Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin hava kirliği yaratacağı, toza karşı hassasiyeti olan kişilerin tedbirli olması gerektiği belirtildi.

Brent petrolün varil fiyatı 84,86 dolar

Petrol fiyatlarındaki düşüşte dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’nin ticari ham petrol stoklarındaki artış öngörüsünün ülkede talebin zayıf seyrettiği algısını güçlendirmesi etkili oldu.

Amerikan Petrol Enstitüsü (API), ABD’nin ticari ham petrol stoklarının geçen hafta bir önceki haftaya göre 9 milyon 337 bin varil artacağını öngördü. Piyasa beklentisi stokların 1 milyon 519 bin varil azalacağı yönündeydi.

ABD dolarının diğer para birimleri karşısında güçlenmesi de petrolü alıcılar için daha pahalı hale getirerek fiyatlardaki düşüşü destekliyor. ABD dolar endeksi şu sıralarda yüzde 0,14 artışla 104,38 seviyesinde bulunuyor.

Ayrıca, mart boyunca yüksek seyreden petrol fiyatlarından faydalanmak isteyen yatırımcıların kar amaçlı satışlara yönelmesi, fiyatları baskılayan bir diğer unsur olarak görülüyor.

Öte yandan, jeopolitik risklerin tedarik kesintilerine sebep olacağı düşüncesi arz endişelerini artırarak fiyatların düşüşünü sınırlıyor.

İsrail’in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Gazze Şeridi’nde kalıcı ve sürdürülebilir ateşkese dönüşecek şekilde ramazan ayında acilen ateşkes sağlanmasını talep eden kararını dikkate almaması da savaşın bir süre daha devam edeceği beklentilerini yükselterek fiyatların hızlı düşüşüne engel oluyor.

Rusya’da gerçekleştirilen terör saldırıları sebebiyle ülkenin üretim kesintisine gitme kararı da petrol fiyatlarının düşüşünü kısıtlayıcı etkide bulunmayı sürdürüyor.

Brent petrolde teknik olarak 84,96 ile 85,04 dolar aralığının direnç, 84,78 ile 84,83 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Tatar: “YÖK’ün vereceği destek çok önemli”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu (YÖK) heyetini kabul etti.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Ersin Tatar buradaki konuşmasında, “YÖDAK’ın denetleme kabiliyetlerinin artırılması için YÖK’ün vereceği destek çok önemli” dedi.

Cumhurbaşkanlığındaki kabulde YÖK Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Üyesi Haldun Göktaş’ın başkanlığındaki heyete, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Okan Donangil, Cumhurbaşkanlığı Daire Müdürü Osman Çağakan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aydın Akkurt, Cumhurbaşkanı Yerel Yönetimler Danışmanı İlker Edip ve Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler eşlik etti.

-Tatar: “YÖDAK’ın güçlenmesi için teknik desteğe ihtiyaç duyuluyor”

Cumhurbaşkanı Tatar, kabuldeki konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir eğitim adası olduğunu belirterek yükseköğretimi yönetip, üniversiteleri denetleyen Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulunun (YÖDAK) güçlenmesi için bilişim konusunda teknik desteğe ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Bir üniversiteden kaynaklı yaşanan olumsuzlukların, ileride yapılması düşünülen çalışmaları öne aldırdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, teknik destek konusunda geçen günlerde Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile görüştüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, YÖDAK’ın güçlenmesi ve üniversiteleri denetleme konusunda kabiliyetinin artırılması için YÖK’ün vereceği desteğin önemine dikkat çekerek, üniversiteler ve Milli Eğitim Bakanlığının da uyum içinde çalışıp, ortaya konulacak önerileri hayata geçirmesi gerektiğine işaret etti.

Ülkedeki yükseköğretimin turizm sektörü kadar önemli olduğunu ve bu alanda ciddi yatırımların bulunduğunu belirten Tatar, yükseköğretimin korunabilmesi ve eğitim sisteminin güçlenmesi için YÖDAK’ın da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Güney Kıbrıs’ın yükseköğretimi baltalamak için yapacağı hamlelere karşı doğru adımlar atılması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, yükseköğretimde marka değerinin korunup, artırılması için güçlü ve güvenilir bir eğitim sisteminin  olması gerektiğini kaydetti.

YÖK’ün yapacağı katkılarla ülkedeki yükseköğretimde kalitenin artacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, gerekli girişimleri yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile teknik destek vermek için ülkede bulunan YÖK heyetine çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

– Göktaş: “YÖKSİS’in YÖDAK’ta da kullanılması için çalışmalara başladık”

YÖK Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Üyesi Haldun Göktaş da kabuldeki konuşmasında Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın verdiği direktif doğrultusunda olayın aciliyeti ve önemi dikkate alınarak, 9 kişilik bir heyetle Kıbrıs’a geldiklerini ve bilişim konusunda görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

YÖK’te kullanılan Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi’nin (YÖKSİS) YÖDAK’ta da kullanılması için çalışmalara başladıklarını anlatan Göktaş, öğrenci ve mezun bilgilerinin sisteme girilmesi ve gerekli kurumlarla paylaşılması konusunda teknik olarak yapılması gerekenlerin görüşüldüğünü vurguladı.

Miracle Spor TV Basın Buluşması gerçekleşti

Lefkoşa Eziç Restoran’da gerçekleşen toplantıda, KKTC Spor Medyası’nın önde gelen yazarları ve spor şefleri ile Miracle Spor TV yöneticileri bir araya geldi.

Toplantının başında konuşan Miracle Spor TV Genel Yayın Yönetmeni Harun Muslu, KKTC spor medyasının duayen isimleriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve spor yayıncılığının tüm tarafların katılımı ile daha başarılı bir şekilde icra edilebileceğini söyledi.

Miracle Spor Tv’nin futbol ile başlayan yatırımlarının diğer branşlar ile süreceğini dile getiren Muslu, spor yazarları ile daha sık bir araya gelerek görüş alışverişini sürdüreceklerini kaydetti.

Muslu, her türlü görüş, öneri ve eleştiriye açık olduklarını belirterek, “bu iş olacaksa sizlerle karşılıklı konuşarak olacak” dedi.

Miracle Spor TV Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Törehan da, çok hızlı gelişen bir süreç sonrasında Süper Lig maçlarının naklen yayınına başladıklarını anımsatarak, aldıkları ilk izlenimlerin ve geri dönüşlerin oldukça olumlu olduğunu söyledi.

İlk yılı bir hazırlık dönemi şeklinde tamamlayacaklarını ifade eden Törehan, ikinci yıla daha planlı ve programlı olarak başlayacaklarını kaydetti.

“ayakları yere basan bir şekilde devam etmek istiyoruz” diyen Törehan, gerçekleştirdikleri toplantıdan alacakları eleştiri, görüş ve önerileri dikkate alacaklarının altını çizdi.

Hakan Törehan, “ödevimizi iyi yapıp önümüzdeki yıla çok daha iyi bir şekilde hazırlanacağız” dedi.

Ziya Öztürkler: İtibarımı halktan, terbiyemi ailemden aldım, Doğuş Derya’dan değil!

UBP Milletvekili Ziya Öztürkler, bir üniversiteden “rüşvet” aldığına dair iddiaların gündeme getirilmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Öztürkler veremeyecek hesabı olmadığını söyledi; “Ben itibarımı halktan, ahlaki terbiyemi ailemden ve öğretmenlerinden aldım, Doğuş Derya’dan değil” dedi.

Eski Yükseköğrenim ve Dış İlişkiler Daire Müdürü, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Ziya Öztürkler’in, Ada Kent Üniversitesi’nde tıp fakültesinin açılabilmesi için “rüşvet” aldığına dair ortaya atılan iddialarla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

“Birincisi ilgili izni benim verme yetkim yok. İkincisi bu şikayet üzerine ben aradığımda milletvekiliydim ve paşa paşa gidip polise ifade verdim” ifadesini kullanan Ziya Öztürkler, her şeyin araştırılması için bizzat talep ettiğini ve polisin tüm ayrıntılarıyla konuyu soruşturduğunu söyledi.

 

Ziya Öztürkler’in açıklaması şöyle:

 

“Keşke Doğuş Hanım sorsaydı….

 

Birincisi ilgili izni benim verme yetkim yok. İkincisi bu şikayet üzerine ben aradığımda milletvekiliydim ve paşa paşa gidip polise ifade verdim. Bizzat her şeyin araştırılması da talep ettim. Polis kurumumuzda tüm ayrıntılarıyla konuyu soruşturmuştur.

 

Yedi yıl boyunca onurumla görev yaptım. Tüm üniversitelerden de açıklama bekliyorum. Hangi rektör veya mütevelli heyeti başkanıyla bir kirli pazarlığım varsa açıklasınlar. Sadece ülkeme hizmet ettim. Alnım açık kendi kişisel menfaatim için tek bir kuruşum yok. Halka açık bir restaurantta ilgili kişi kendi yazmış olduğu kitaplarını bana verirken gayet doğal çekilen görüntüler üzerinden birtakım mesnetsiz iddialar ortaya attılar. Bu iddiaları ortaya atanlar ise üniversiteyı soyan kişiler olmuştur.

 

Hesaplarım ortada, mal varlığım ortada, herşeyim açık, hesap veremeyeceğim hiç bir şey yok. Polis teşkilatına da her türlü açıklamayı yaptım, ilgili teşkilatta her türlü soruşturmayı yaptı. Vekil kimliğime de sığınmadım.

 

Doğuş Hanıma gelince Sen daha Ziya Öztürkler’i tanımadın, geçmişimi belli ki kim olduğumu da bilmiyorsun. Araştırıp öğren bir vekil olarak araştırmadan sormadan bu kadar basit mi meclis kürsüsünden konuşmak? Yazık sana….

 

Yök heyetinin burda olduğu, komite başkanlığını yaptığım bu dönemde birtakım çevrelerin benimle ilgili gündem oluşturmaya çalışmaları da çok ilginç değil mi?

Acaba çekinceleri ne bilemedim?

 

Benimle uğraşanlara açık açık söylüyorum. Veremeyeceğim hesap yoktur. Ben itibarımı halktan, Ahlaki terbiyemi ailemden ve öğretmenlerinden aldım, Doğuş Derya’dan değil….”

ÇAVUŞOĞLU: “YÖK, ÜNİVERSİTELERİN ZARAR GÖRMEMESİ İÇİN BİZE DESTEK VERMEK AMACIYLA GELDİ”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Derya’nın ciddi iddialarda bulunduğunu söyleyerek, bunların dayanaklarını da paylaşması gerektiğini kaydetti.

Derya’nın “YÖK geldi, sorgulamalar durdu” ifadesine karşılık olarak, YÖK’ün adada bulunma nedeninin açıklandığını hatırlatarak,  YÖK’ün kendileri tarafından yapılan talep üzerine geldiğini belirtti, amacın üniversitelerin süreçten zarar görmemesi adına teknik destek almak olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, ülkedeki üniversitelerin uluslararası camiada yer alabilmesi için YÖK’ten akredite edildiğini hatırlatarak, bu anlamda yapılan anlaşma kapsamında da YÖK’ün kendi, YÖDAK aracılığıyla ya da YÖDAK ile ortak denetimler yapabileceğini kaydetti.

Üniversitelerin geleceği ile ilgi tartışmalarda gailenin ortak olduğunu belirten Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Herkes farklı bir üslupla bu süreci değerlendirme hakkına da sahiptir. Ama her şey ülkemizin, çocuklarımızın geleceği içindir. Bu çirkin tespitlerin toplumu komple sarması ve üniversite alanını tamamen çökertmesine müsaade etmememiz gerekiyor. Kim hata yaptıysa bu hataların ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu sahte işlerin sınırının çizilmesi gerekiyor. Sorgulamalar duracak olursa topyekun zan altında kalacağımız için biz bunu kaldıramayız. Ucu nereye dokunursa dokunsun,  devam etmemiz lazım.”

Bakan Çavuşoğlu, YÖK’ün “sorgulamayın” deme durumu olmadığını vurguladı.

– “Eğitim kurumlarının yurt dışından öğrenci getirerek, ikamet izni çıkarma yetkisi durduruluyor”

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers’ın ülkedeki “39 eğitim kurumunda aktif öğrenci gibi görülen ancak ulaşılamayan 5 bin öğrenci” hakkındaki sorusuna da cevap veren Bakan Çavuşoğlu, yaptıkları çalışmaların ardından bugün Bakanlar Kuruluna getirilerek geçirilmesi planlanan İkamet Tüzüğü’ne yapılacak değişiklikleri paylaştı.

Çavuşoğlu, bugün yapılacak tüzük değişikliğiyle, artık eğitim kurumlarının yurt dışından öğrenci getirerek ikamet izni veremeyeceğini duyurdu.  Çavuşoğlu, “Yarın sabah itibarıyla eğitim kurumlarıyla ilgili ülkeye öğrenci girişleri duracak.” dedi.

Bu kurumların neden hemen kapatılmadığı yönündeki soruya da cevap veren Çavuşoğlu, bu noktada sorumlu davranmak istediklerine kaydederek, kapatmaların bu süreçten sonra kurumların birer birer incelenerek yapılacağını belirtti, “Sırayla gereği yapılacaktır.” dedi.

Bunun yasal bir süreç de olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, 39 kuruma ilişkin her bir dosyanın dikkatli ve kanıtlı bir şekilde hazırlandığını söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, kayıt dışı öğrencilerin de yapılan denetimlerde ortaya çıkarak, sınır dışı edildiğini kaydetti

Bakan’ın ardından söz alan Milletvekili Rogers, ilgili yasaya göre, şartları karşılamadığı gerekçesiyle kurum kapandığında öğrencilerin geri gönderme sorumluluğunun kurumda olduğunu kaydetti; Bakanlığın yasal sorumluluğunun şartları karşılamayan kurumu kapatmak olduğunu belirtti.

SAĞLIK BAKANI DİNÇYÜREK: “750 MİLYON TL’LİK İLAÇ İHALESİ TAMAMLANDI”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, Ceyhun Birinci’ye cevaben yaptığı konuşmada, göreve geldiği günden bu yana sağlık merkezleri konusundaki iyileştirmelere değinerek, sağlık merkezlerinin sayısının arttırıldığını, hekimleri, uzmanları ve verilen hizmetleri arttırdıklarını söyledi.

Yeni hastaneler konusunda da bilgiler veren Bakan Dinçyürek, projelerin hızla devam ettiğini, alet edevat eksikliklerinin giderilmesi için çalışmalar yaptıklarını ve bunları kamuoyuyla paylaştıklarını kaydetti.

Ürolojide son bir ayda yapılan ameliyatlara değinen Dinçyürek, ambulansların hem sayısının arttırılması, hem iyileştirilmesi konusunda çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Tüberküloz konusunda üçüncü dünya ülkelerinden gelenlere taramalar yapıldığını, tedavi ve takip konusunda sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Dinçyürek, kızamık vakalarında artış olduğuna dair bir veri olmadığını kaydetti.

Kanser taramaları konusunda hemfikir olduklarını, bu konuda da ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Dinçyürek, sağlıkta bazı sıkıntılar olduğunu, her gün üzerine koya koya sağlık hizmetlerini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi.

-“750 milyon TL’lik ilaç ihalesi tamamlandı”

Bakan Dinçyürek, 750 milyon TL’lik ilaç ihalesinin tamamlandığını belirterek, “sıra ilaçların alınmasına geldi.” dedi.

Tamamen ilaç içeriği eşit birden çok ilaç olduğunu ancak ilaç ve eczacılık sisteminde farklı isimle arandığında ilacın yok gibi göründüğünü, dolayısıyla var olduğu halde erişilemeyen ilaca erişim sorununu çözeceklerini belirten Bakan Dinçyürek, ilaçta otomasyona geçilmesi için çalışmaların devam ettiğini, düzenlemeleri tamamlamaya çalıştıklarını anlattı.

Asistanlar konusunda yaşanan sorunlara katıldığını, her asistanın artık birer hekim olduğunu, dolayısıyla çalışma koşullarının kendileri için önemli olduğunu belirten Bakan Dinçyürek, bu konuda ilgililerle toplantılar yaparak imkanlar doğrultusunda bir iyileştirilme yapılabilmesi için görüş alışverişinde bulunacaklarını, bir orta yolun bulunacağını ve buna uygun adımlar atılacağını vurguladı.

GKRY, Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı’nda “KKTC’li vekillerle ortak çalışma” önerisini reddetti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ulusal Birlik Partisi Milletvekili ve Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) marjında gerçekleşen Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı’nda İsviçreli moderatör Laurent Wehrli’nin yaptığı “KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) meclisleri tarafından iklim değişikliği ve deprem gibi konularda ortak bir yasa çalışması yapılması” önerisinin, Rum heyeti tarafından reddedildiğini belirtti.

Cenevre’de PAB’ın 148’incisini gerçekleştirdiği genel kurul toplantısına, KKTC Cumhuriyet Meclisini temsilen Hasipoğlu’nun yanı sıra Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Asım Akansoy ve Demokrat Parti Milletvekili Serhat Akpınar katıldı.

Temaslarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, yılda bir kez düzenlenen PAB’dan KKTC’den siyasi partiler olarak davet aldıklarını belirterek, KKTC’den heyet başkanı olarak bu toplantıya katıldığını bildirdi.

Hasipoğlu, “Burada 140 ülke ve 1000’in üzerinde milletvekili var. Bizim için önemli bir ortam. Diğer ülkelerin vekilleri ile görüşüp, haklı davamızı anlatmak ve lobi yapmak fırsatını bulmuş olduk.” dedi.

İkili görüşmeler kapsamında TBMM heyeti ile bir araya geldiklerini belirten Hasipoğlu, bundan sonra atılacak adımlar konusunda strateji toplantısı yaptıklarını aktardı.

TBMM heyetiyle hangi uluslararası kuruluşlara üyelik müracaatlarında bulunabileceklerini de ele aldıklarına işaret eden Hasipoğlu, “Daha sonra kardeş Azerbaycan ile bir toplantımız oldu. Türk Devletleri Teşkilatına girdikten sonra Azerbaycan ile ilişkilerimiz daha da arttı, ihracatımız başladı. Narenciye olsun, alüminyum olsun ihracatımız en üst seviyede gerçekleşiyor. Gelecek ay üniversitelerimiz ve turizm yatırımları ile ilgili bir toplantı düzenlenecek. Ticari hayat Azerbaycan ile de başladı. Bir millet üç devlet olma yolunda hızlıca ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir”
Hasipoğlu, Bahreyn ve Pakistan heyetleri ile de görüştüklerini, karşılıklı işbirliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi.

Yaptıkları tüm görüşmelerde muhataplarına Kıbrıs Türk tarafının iki devletli çözüm tezini ilettiklerini kaydeden Hasipoğlu, “Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir. 2021’de Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar ile birlikte Cenevre’deki Kıbrıs konulu 5+1 gayriresmi toplantıda bu önerilerimiz Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne sunduk. Genel Sekreter bizi çok iyi anladı, artık farklı şeyleri konuşma zamanının geldiğini, ‘Kutu dışında düşünmemiz gerektiğini’ söyledi. Biz de bu konuda çalışıyoruz, hiçbir zaman da masadan kaçan taraf olmadık.” değerlendirmesinde bulundu.

Hasipoğlu, Kıbrıs Türk tarafının tüm çözüm planlarına “evet” dediğini hatırlatarak, daha fazla ambargolar altında cezalandırılmamaları gerektiğini vurguladı.

Muhataplarının “iki devletli çözüm” konusundaki taleplerini makul karşıladığını da söyleyen Hasipoğlu, daha önceki tüm çözüm planlarına Kıbrıs Rum kesiminin “hayır” dediğinin bilinen bir gerçek olduğunu kaydetti.

Hasipoğlu, PAB toplantısına davet edilmelerinin esas amacının, GKRY milletvekilleri ve siyasal parti temsilcileriyle bir masa etrafında Kıbrıs konusunu konuşmaları olduğunu anlattı.

PAB’ın, devlet başkanlarından sonra en üst düzeyde Kıbrıs konusunun konuşulduğu bir ortam olduğuna dikkati çeken Hasipoğlu, İsviçreli milletvekilleri arabuluculuğunda, Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı kapsamında Rum parlamenterlerle 1,5 saatlik bir görüşme yaptıklarını, herkesin pozisyonunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, Rum heyetinin üst düzey ve tecrübeli vekillerle toplantıya katıldığını ve “zaman çok hızlı geçti”, “bir an önce çözüme ulaşmamız lazım”, “hepimiz Kıbrıslıyız”, “federasyon modelinde sizlerle birlikte olmak istiyoruz” ve “çözümün de önündeki tek engel Türkiye’dir” diye aynı söylemleri tekrarladıklarını belirtti.

“Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif şekilde yazarlar”
Kendilerinin de “bu kadar zamandır bütün çözüm planlarına ‘hayır’ dediniz, ‘evet’ deseydiniz bugün çok farklı bir ortam olacaktı” ve “buna rağmen sizinle bir masa etrafında görüşmelerimize devam edelim” diye Rumlara söylediklerini aktaran Hasipoğlu, şöyle devam etti:

“Egemenlik eşitlik ve uluslararası eşit statü talep eden pozisyonumuzu da iktidar olarak ortaya koyduk. İsviçreli moderatör ‘Sizler halklarınızın seçilmiş vekillerisiniz, niye siz Kıbrıs’ta meclis heyetleri olarak meclislerinizi ziyaret etmiyorsunuz? İklim değişikliği, Avrupa Birliği uyum yasaları, deprem ve afet gibi konularda niye ortak bir yasa çalışması yapmıyorsunuz?’ diye bir öneri ortaya koydu. Bu öneriyi İsviçreli vekil başkanlığındaki Kıbrıs arabulucu ekibi ortaya koydu. (Rumlar) Hepsi şaşırdı, birbirlerine baktılar ve bu öneriyi reddettiler. PAB’da bunun en basit örneğini yaşadık. Bizimle hiçbir şekilde eşit statüyü kabul etmiyorlar. Halbuki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zamanında eşit kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Türk halkının 60 yıldır haklarını gasbederek bugünkü zihniyetleri içerisinde bizleri yok saymaya devam ediyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş milletvekilleriyle oturup çalışma içerisine girmekten imtina ediyorlar. İşbirliğine yanaşmıyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş vekilleri olarak bu tür uluslararası platformlarda onların gerçek zihniyetini, sahte yüzlerini ortaya koymaya devam edeceğiz. Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif bir şekilde yazarlar ve Rumların bu retçi tavırlarını kayda geçirirler.”

Hasipoğlu, Kıbrıs Rum kesiminin güven oluşturmak için bir adım atarlarsa “KKTC’yi tanır mıyız?” korkusunu taşıdığını belirterek, bu toplantıdaki retçi tavırlarının, KKTC olarak ortaya koydukları uluslararası eşit statü talep eden önerilerinde ne kadar haklı olduklarını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

Tozlu hava geliyor

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin 31 Mart’a kadar hava kirliliğine neden olacağı uyarısında bulundu.

 

Daire tarafından yayımlanan uyarıda, bu gece yarısından itibaren 31 Mart Pazar’a kadar

Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin hava kirliği yaratacağı, toza karşı hassasiyeti olan kişilerin tedbirli olması gerektiği belirtildi.

Başbakan Üstel YÖK heyetiyle görüştü

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu (YÖK) heyetini kabul etti.

 

YÖK Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Üyesi Haldun Göktaş’ın başkanlığındaki heyete, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu eşlik etti.

 

Başbakanlık Şeref Salonu’nda yer alan kabulde, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, milletvekilleri Ziya Öztürkler, Sıla Usar İncirli ile Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu, Yükseköğrenim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın da yer aldı.

 

Üniversiteler ile teknik çalışmalar yapmak amacıyla Başbakan Üstel’in talebi üzerine ülkeye gelen YÖK heyeti ile görüşen Üstel, bugün yaşananların yeniden yaşanmaması amacıyla çalışmalar yapıldığını söyledi.

 

-Göktaş

YÖK Başkan Vekili Haldun Göktaş, dokuz kişilik bir heyetle ülkeye geldiklerini ifade ederek, heyetini tanıttı.

Hem teknik çalışmalar yapmak hem de hayırlı olsun dileklerini iletmek üzere geldiklerini ifade eden Göktaş, KKTC’de bulundukları sürede üniversitelerle görüştüklerini, teknik heyetlerin de neler yapılabileceğini görüşeceğini belirtti.

 

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel de, YÖK heyetini KKTC’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, son yaşanan olaylardan dolayı görüşme ihtiyacı olduğunu söyledi.

 

Büyükelçi üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a bu talebi ilettiklerini ifade eden Üstel, talebe hızlı bir şekilde cevap verildiğini anlattı.

 

YÖK’ün tecrübesi ile üniversiteleri daha iyi noktaya taşımak adına neler yapılabilir, ülkenin vazgeçilmezi ve lokomotifi yüksek öğrenimde kalite, teknik altyapı ve denetimi geliştirmek adına neler yapılabileceğini değerlendirdiklerini ifade eden Üstel, KKTC’nin üniversiteler adası olduğunu ve hedeflerinin, ülkeyi bu alanda daha iyi bir noktaya taşımak olduğunu vurguladı.

 

Üstel, bu çalışmalara destek veren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Büyükelçi Feyzioğlu ve YÖK’e teşekkür etti.

 

-Feyzioğlu

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Feyzioğlıu da söz alarak, Üstel’in çağrısına çok hızlı yanıt veren Yılmaz’ın en yakından destek sözü verdiğini ve bu sözün tutulduğunu söyledi.

 

KKTC kurumlarını korumak ve güçlendirmenin önemine vurgu yapan Feyzioğlu, “Yanlış yapanlar olabilir ama önemli olan sitemi bozanların üzerine giderken sistemi korumak kollamak güçlendirmektir” dedi.

 

Hükümetin bu konuya yüzünü çevirmediğini aksine üzerine gittiğini belirten Feyzioğlu, YÖK’ün KKTC talebi üzerine burada olduğunu ancak esas sorumluluğun YÖDAK’ta olduğunu belirtti ve “Diploma güvenliği ve ciddiyeti açısından kimsenin endişesi olmasın” ifadesini kullandı.

 

Feyzioğlu, bu konuya duyarlılıkta Başbakan Üstel’i hızlı reaksiyon vermesinden dolayı tebrik etti.

Uzmanlardan pandemi uyarısı: Yeniden kapanma olur mu?

Dört yıl önce bu ay Covid-19 hayatımıza girdi ve ilk vakalar açıklandı.

İlk vakaların tespit edilmesinin ardından ülkeler birer birer karantinaya girmeye ve vatandaşlarını evde kalmaya çağırmaya başladı.

Peki başka bir salgın yaşanırsa tekrar karantinaya girmek zorunda kalacak mıyız? Neler değişmiş olacak?

SALGINLARLA DOLU GEÇMİŞ

Corona salgınına sıklıkla “hayatta bir kez” yaşanacak bir olay denir. Ancak dünya çapında altı milyondan fazla tahmini covid ölümü göz önüne alındığında, karşılaştırılabileceği son salgın yalnızca kırk yıl önce ortaya çıktı.

HIV/AIDS ilk kez 1981’de tanımlandı ve dünya çapında 36 milyon insanın ölümüne neden oldu.

Bundan önce, 1968’deki Hong Kong gribi salgını yaklaşık bir milyon ölüme, 1918’deki İspanyol gribi ise 50 milyon ölüme neden olmuştu.

“BİR SONRAKİ SALGIN KAPIDA”

Bilim insanları, viral veya bakteriyel bir etkenin hayvanlardan insanlara “sıçrayarak” yeni bir salgına yol açma olasılığının giderek arttığı konusunda uyarıyor.

King’s College London’da bulaşıcı hastalıklar öğretim görevlisi Dr. Nathalie MacDermott, “Salgınlara açık bir durum yaratıyoruz. Corona’nın insanlar için çok zor olduğunu biliyorum ve normale dönebileceğimize inanmak istiyoruz. Fakat bir sonraki salgın kapıda -iki yıl da olabilir, 20 yıl da olabilir, daha uzun da olabilir- ancak gardımızı düşürmeyi göze alamayız. Uyanık, hazırlıklı ve harekete geçmeye hazır kalmalıyız” diye konuştu.

ORMANSIZLAŞMA TEHDİDİ

Doktor MacDermott, Amazon’da ve Afrika’nın bazı bölgelerinde ağaçların kesilmesiyle hayvanların ve böceklerin insanların yerleşim alanlarına daha da yaklaştığını söylüyor.

Artan sıcaklıklarla birlikte, Avrupa’nın daha önce nadiren görülen bazı bölgelerinde dang humması, chikungunya ve Kırım Kongo kanamalı ateşi (CCHF) gibi sivrisinek ve kene kaynaklı virüs salgınları yaşanıyor.

Dünya çapında sıcaklıklar arttıkça İngiltere gibi soğuk ülkeler bile bu tür sivrisineklerin yaşamasının mümkün olduğu bölgeler haline gelecek.

YENİDEN KAPANMA OLACAK MI?

Yetkililerin çocuklar, hamile kadınlar ve savunmasız kişiler için “havalandırmalı geniş alanlar” oluşturmaya derhal öncelik verilmesi gerektiğini söylüyor.

Uzmanlara göre, insanların bir “amacı” olması önemli bu nedenle virüs netleştiğinde dışarıdaki insanlarla sosyal olarak buluşabilmelerine izin verilmesi gerekiyor.

Salgın planı enfekte bölgelerdeki okulların kapatılmasını tavsiye etse de, derslere ev sahipliği yapacak geçici çadırlar veya sadece çocukların gidebileceği alanlar için acil durum önlemleri öneriliyor.

HALK TEDBİRLERE UYACAK MI?

İnsanlar yıllarca süren pandemi kaynaklı karantinalardan yoruldu. Ancak sosyal hayata mümkün olan en kısa sürede dönüşü sağlayabilmek için karanitanaya uyulacağı düşünülüyor.

Uzmanlara göre, uyum oranlarının düşmesine neden olan şey yalnızca kısıtlamalardan “yorulmak” değil.

Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü gibi pandemi sürecinden sorumlu tutulan kurumlara karşı duyulan güvenin azalması da uyumsuzluğu etkiliyor.

Gazimağusa’da tüpden çıkan gazın alevlenmesi sonucu yangın çıktı!

Gazimağusa’da, dün saat 19.00 sıralarında Muhammet Şahin’in kalmakta olduğu apartman dairesinin mutfağı içerisinde, başlığı tam takılmamış piknik tüpü ile yemek yapıldığı sırada, tüpden çıkan gazın alevlenmesi sonucu yangın meydana geldi.

Yangın İtfaiye Ekipleri tarafından söndürülmüş olup çıkan ayangın sonucu, bahse konu piknik tüpü ile başlığı yanarak zarar gördü.

Polisin soruşturması devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Tatar KKTC’yi Tanıtma ve Yaşatma Derneği heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’yi Tanıtma ve Yaşatma Derneği heyetini kabul etti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tatar kabulde yaptığı konuşmada, kurum ve kuruluşlarıyla KKTC devletini tanıtmanın herkesin görevi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türklerinin özden gelen müktesep haklarıyla kendi devletini turizm, ekonomi, yükseköğrenim, ticaret gibi münasebetlerde dünyaya anlatma ve tanıtma faaliyetlerinin yoğun bir şekilde sürdüğünü anlatan Tatar, refahı artırmak, yatırımlarla altyapıyı geliştirmek ve ekonomiyi güçlendirmek için çalışmaya devam ettiklerini kaydetti.

“KKTC gerçeğini tüm dünyaya anlatmaya devam edeceğiz.” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, adada ayrı bir otorite ve egemenliği olan bir devletin var olduğunu tüm dünyanın artık bildiğini söyledi.

KKTC’yi Tanıtma ve Yaşatma Derneğinin bu yönde yürüttüğü faaliyetlerin önemine değinen Cumhurbaşkanı Tatar, derneğe tanıtım çalışmalarında başarılar diledi.

Tatar, 1974’ten beridir adada barışın sürdüğünü de sözlerine ekledi.

Zelenskiy, Ukrayna ordusunda görevli Müslüman askerlerin iftar programına katıldı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, başkent Kiev’de Ukrayna ordusunda görev yapan Müslüman askerlerin iftar programına katıldı.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Zelenskiy, Kiev’deki Kırım Müslümanları Dini İdaresi’nde ülke ordusunda görevli Müslüman askerler ile iftar yaptı.

Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Ukrayna İstihbarat Ana Müdürlüğü Başkanı Kirilo Budanov ve diğer yetkililerin de katıldığı programda, Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu, Türkiye Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye, Türkmenistan, Filistin, Özbekistan, Mısır, Libya, Pakistan Endonezya, Güney Afrika, Azerbaycan, Cezayir, Sudan, Katar, Irak ve Kırgızistan diplomatik misyon temsilcileri yer aldı.

Programda Müslüman askerlere ödül takdim eden Zelenskiy, geçen yıl yeni bir gelenek başlattıklarını belirtti.

Mübarek ramazanı bu şekilde birlikte kutladıklarını ifade eden Zelenskiy, “Devletimizin siyasi liderliği, askeri komutanlar, Ukrayna Müslüman toplumunun temsilcileri, Kırım Tatar Milli Meclisi ve diplomatik birlikler hep birlikte. Bugün burada aynı ortamda bir arada olduğumuz için çok mutluyum. Birlik her zaman önemlidir. Özellikle de hayatlar, savaşın ve kötü saldırıların gölgesindeyken birlik önemlidir.” dedi.

Zelenskiy, ülkesini ve özgürlüklerini savunan Ukrayna Savunma ve Güvenlik güçlerinde görevli Müslüman askerlerin mücadelesini takdir ederek cesaretleri için teşekkür etti.

Maliye Bakanlığı’nda kan bağışı kampanyası düzenlendi

Maliye Bakanlığı’nda, Kıbrıs Türk Kızılay, Thalassaemia Bağışçısı Kazanım Birimi ve Kan Bankası işbirliği ile kan bağışı kampanyası yapıldı.

Kıbrıs Türk Kızılay’ının gezici kan bağış aracında hemşireler ve sağlık görevlileri, önce Maliye Bakanlığı’nda daha sonra Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir ve Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne geçerek kan verebilecek olan gönüllü personelden kan aldı.

Berova

Kampanyaya katılan Maliye Bakanı Özdemir Berova buradaki konuşmasında, bakanlığının kan bağışı kampanyasında yer almasından mutluluk duyduğunu belirterek, amaçlarının kan bağışının önemine dikkat çekmek ve kan verecek gönüllü sayısının artırılmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. “Kan bağışı hayat kurtarır” dedi.

Er

Kıbrıs Türk Kızılay Kan Hizmetleri Koordinatörü Özge Er de konuşmasında, Ramazan ayında kan bağışı oranında düşüş yaşandığını ancak kan ihtiyacının ertelenemez olduğunu belirterek, stokların istenilen seviyeye gelmesi için vatandaşlara kan vermeye önem göstermesi çağrısında bulundu.

TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bakan Bayraktar, denizlerdeki arama ve sondaj çalışmalarında gelinen aşamaları açıkladı

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Doğu Akdeniz’de öncelikli arama yapılması kararlaştırılan sahalarda 6 bin metreye kadar sondaj yapıldığını bildirdi.

Bayraktar, CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın, Doğu Akdeniz’deki arama ve sondaj çalışmalarına ilişkin yazılı soru önergelerini yanıtladı.

“Mavi Vatan” konsepti çerçevesinde oluşturulan “derin deniz arama filosu” ile tüm deniz alanlarında petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine aralıksız devam edildiğini belirten Bayraktar, 2017’de Fatih Sondaj Gemisi’nin envantere eklenmesiyle Akdeniz’de petrol ve doğal gaz aranması için sondaj çalışmalarına başlandığını, bugüne kadar 10 derin deniz kuyusunun sondajının tamamlandığını aktardı.

Bakan Bayraktar, son olarak envantere alınan Abdülhamid Han Sondaj Gemisi’nin 2022’nin Ağustos ayından itibaren Doğu Akdeniz’de çalışmalar yaptığını, Akseki-1 kuyusunda sondaja devam ettiğini bildirdi.

Akdeniz’deki petrol ve doğal gaz aramalarına ilişkin sismik veri toplama çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:

“Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’nda keşfedilen doğal gazın hızlı şekilde üretime alınarak vatandaşlarımızın hizmetine sunulması amacıyla sahip olduğumuz derin deniz sondaj ve sismik araştırma gemileri Karadeniz’de yoğun bir çalışma gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmektedir. Bu doğrultuda gemilerimizin bir bölümü Karadeniz’e yönlendirilmiştir. Bakanlığımız tarafından Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetleri uluslararası hukuk kapsamında yürütülmekte olup, ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarına herhangi bir halel gelmesine de izin verilmemektedir. Akdeniz’deki Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimiz 12 bin metre derinliğe kadar sondaj yapabilme kabiliyetine sahip olup şu ana kadar Doğu Akdeniz’de öncelikli arama yapılması kararlaştırılan sahalarda 6 bin metreye kadar sondaj yapılmıştır.”

Hasipoğlu: “Rumlar bizimle hiçbir şekilde eşit statüyü kabul etmiyor”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili ve Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) marjında gerçekleşen Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı’nda İsviçreli moderatör Laurent Wehrli’nin yaptığı “KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) meclisleri tarafından iklim değişikliği ve deprem gibi konularda ortak bir yasa çalışması yapılması” önerisinin, Rum heyeti tarafından reddedildiğini belirtti.

Cenevre’de PAB’ın 148’incisini gerçekleştirdiği genel kurul toplantısına, Cumhuriyet Meclisini temsilen Hasipoğlu’nun yanı sıra Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Asım Akansoy ve Demokrat Parti Milletvekili Serhat Akpınar katıldı.

Temaslarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, yılda bir kez düzenlenen PAB’dan KKTC’den siyasi partiler olarak davet aldıklarını belirterek, KKTC’den heyet başkanı olarak bu toplantıya katıldığını bildirdi.

Hasipoğlu, “Burada 140 ülke ve 1000’in üzerinde milletvekili var. Bizim için önemli bir ortam. Diğer ülkelerin vekilleri ile görüşüp, haklı davamızı anlatmak ve lobi yapmak fırsatını bulmuş olduk.” dedi.

İkili görüşmeler kapsamında TBMM heyeti ile bir araya geldiklerini belirten Hasipoğlu, bundan sonra atılacak adımlar konusunda strateji toplantısı yaptıklarını aktardı.

TBMM heyetiyle hangi uluslararası kuruluşlara üyelik müracaatlarında bulunabileceklerini de ele aldıklarına işaret eden Hasipoğlu, “Daha sonra kardeş Azerbaycan ile bir toplantımız oldu. Türk Devletleri Teşkilatına girdikten sonra Azerbaycan ile ilişkilerimiz daha da arttı, ihracatımız başladı. Narenciye olsun, alüminyum olsun ihracatımız en üst seviyede gerçekleşiyor. Gelecek ay üniversitelerimiz ve turizm yatırımları ile ilgili bir toplantı düzenlenecek. Ticari hayat Azerbaycan ile de başladı. Bir millet üç devlet olma yolunda hızlıca ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir”

Hasipoğlu, Bahreyn ve Pakistan heyetleri ile de görüştüklerini, karşılıklı iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi.

Yaptıkları tüm görüşmelerde muhataplarına Kıbrıs Türk tarafının iki devletli çözüm tezini ilettiklerini kaydeden Hasipoğlu, “Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir. 2021’de Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar ile birlikte Cenevre’deki Kıbrıs konulu 5+1 gayriresmi toplantıda bu önerilerimiz Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne sunduk. Genel Sekreter bizi çok iyi anladı, artık farklı şeyleri konuşma zamanının geldiğini, ‘Kutu dışında düşünmemiz gerektiğini’ söyledi. Biz de bu konuda çalışıyoruz, hiçbir zaman da masadan kaçan taraf olmadık.” değerlendirmesinde bulundu.

Hasipoğlu, Kıbrıs Türk tarafının tüm çözüm planlarına “evet” dediğini hatırlatarak, daha fazla ambargolar altında cezalandırılmamaları gerektiğini vurguladı.

Muhataplarının “iki devletli çözüm” konusundaki taleplerini makul karşıladığını da söyleyen Hasipoğlu, daha önceki tüm çözüm planlarına Kıbrıs Rum kesiminin “hayır” dediğinin bilinen bir gerçek olduğunu kaydetti.

Hasipoğlu, PAB toplantısına davet edilmelerinin esas amacının, GKRY milletvekilleri ve siyasal parti temsilcileriyle bir masa etrafında Kıbrıs konusunu konuşmaları olduğunu anlattı.

PAB’ın, devlet başkanlarından sonra en üst düzeyde Kıbrıs konusunun konuşulduğu bir ortam olduğuna dikkati çeken Hasipoğlu, İsviçreli milletvekilleri arabuluculuğunda, Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı kapsamında Rum parlamenterlerle 1,5 saatlik bir görüşme yaptıklarını, herkesin pozisyonunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, Rum heyetinin üst düzey ve tecrübeli vekillerle toplantıya katıldığını ve “zaman çok hızlı geçti”, “bir an önce çözüme ulaşmamız lazım”, “hepimiz Kıbrıslıyız”, “federasyon modelinde sizlerle birlikte olmak istiyoruz” ve “çözümün de önündeki tek engel Türkiye’dir” diye aynı söylemleri tekrarladıklarını belirtti.

– “Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif şekilde yazarlar”

Kendilerinin de “bu kadar zamandır bütün çözüm planlarına ‘hayır’ dediniz, ‘evet’ deseydiniz bugün çok farklı bir ortam olacaktı” ve “buna rağmen sizinle bir masa etrafında görüşmelerimize devam edelim” diye Rumlara söylediklerini aktaran Hasipoğlu, şöyle devam etti:

“Egemenlik eşitlik ve uluslararası eşit statü talep eden pozisyonumuzu da iktidar olarak ortaya koyduk. İsviçreli moderatör ‘Sizler halklarınızın seçilmiş vekillerisiniz, niye siz Kıbrıs’ta meclis heyetleri olarak meclislerinizi ziyaret etmiyorsunuz? İklim değişikliği, Avrupa Birliği uyum yasaları, deprem ve afet gibi konularda niye ortak bir yasa çalışması yapmıyorsunuz?’ diye bir öneri ortaya koydu. Bu öneriyi İsviçreli vekil başkanlığındaki Kıbrıs arabulucu ekibi ortaya koydu. (Rumlar) Hepsi şaşırdı, birbirlerine baktılar ve bu öneriyi reddettiler. PAB’da bunun en basit örneğini yaşadık. Bizimle hiçbir şekilde eşit statüyü kabul etmiyorlar. Halbuki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zamanında eşit kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Türk halkının 60 yıldır haklarını gasbederek bugünkü zihniyetleri içerisinde bizleri yok saymaya devam ediyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş milletvekilleriyle oturup çalışma içerisine girmekten imtina ediyorlar. İş birliğine yanaşmıyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş vekilleri olarak bu tür uluslararası platformlarda onların gerçek zihniyetini, sahte yüzlerini ortaya koymaya devam edeceğiz. Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif bir şekilde yazarlar ve Rumların bu retçi tavırlarını kayda geçirirler.”

Hasipoğlu, Kıbrıs Rum kesiminin güven oluşturmak için bir adım atarlarsa “KKTC’yi tanır mıyız?” korkusunu taşıdığını belirterek, bu toplantıdaki retçi tavırlarının, KKTC olarak ortaya koydukları uluslararası eşit statü talep eden önerilerinde ne kadar haklı olduklarını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

ABD’de kargo gemisi köprüye çarptı: Çok sayıda araç suya düştü

ABD’nin Baltimore kentinde bir kargo gemisi, Francis Scott Key Köprüsü’ne çarptı. Çarpmanın etkisiyle köprü yıkıldı. Köprü çöktüğünde 7 inşaat işçisi ve dört sivil aracın üzerinde olabileceği belirtiliyor. Kurtarma operasyonu sürüyor.

Fox Baltimore’un haberine göre , Baltimore, Maryland’deki 3 km uzunluğundaki köprü, bir kargo gemisinin çarpışmasının ardından suya çöktü.

New York Times, köprüdeki hasarın boyutunun belli olmadığını söyledi.

Maryland Ulaştırma Otoritesi X’teki bir gönderide, “Olay nedeniyle köprüde tüm şeritler her iki yönde de kapatıldı. Trafik başka yönlerden sağlanıyor” dedi.

Baltimore polisi ve şehrin itfaiye teşkilatı yorum talebine yanıt vermedi.

Köprü çöktüğünde 7 inşaat işçisi ve dört sivil aracın üzerinde olabileceği belirtiliyor. Kurtarma operasyonu sürüyor.

Borsa güne yatay seyirle başladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yatay bir seyirle 9.029,50 puandan başladı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 0,12 puan değer kazanarak 9.029,50 puana çıktı.

Bankacılık endeksi yüzde 1,01 azalırken, holding endeksi yüzde 0,11 artış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,41 ile elektrik olurken, en çok kaybettiren ise bankacılık oldu.

Dün, dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,90 değer kaybıyla 9.029,38 puandan tamamladı.

Analistler, küresel pay piyasalarında, haftanın geri kalanında açıklanacak veriler ve önemli merkez bankalarının gelecek dönem politikalarına yönelik belirsizliklerin risk iştahını törpülediğini ifade etti.

Fed’in, bu yıl başlaması beklenen faiz indirimlerinin zamanı ve hızına ilişkin belirsizlik devam ederken, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin dünkü sözle yönlendirmelerindeki temkinli ton pay piyasalarında satış baskısının güç kazanmasına yardımcı oldu.

Bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da Gfk tüketici güven endeksi, ABD’de dayanıklı mal siparişleri, konut fiyat endeksi, tüketici güven endeksi ve Richmond Fed Sanayi Endeksi verilerinin takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek, 9.200 ve 9.350 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Brezilya’da toprak kaymasında ölü sayısı 27’ye çıktı

Brezilya’nın Espirito Santo eyaleti ve Rio de Janeiro kentinde şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında yaşamını yitirenlerin sayısı 27’ye yükseldi.

Yetkililer, sel ve heyelanda Espirito Santo’da 19, Rio de Janeiro’da 8 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yaklaşık 7 bin 300 kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı ve 6 kişinin kayıp olduğu kaydedildi.

Brezliya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, basına yaptığı açıklamada, hayatını kaybedenlerin aileleriyle dayanışma içerisinde olduğunu ve felaketten etkilenen kişilere yardım ulaştırılacağını belirtti.

Sağanak yağışların ve fırtınanın bir süre daha devam edeceği bilgisi paylaşıldı.

İngiltere’de çiftçiler hükümetin tarım politikalarını protesto etti

İngiltere’de çiftçiler, tarımı korumak ve hükümetin ucuz gıda ithalatını protesto etmek amacıyla başkent Londra’da traktörleriyle eylem yaptı.

“Britanya Tarımını Kurtar” platformunun çağrısıyla başkentteki bir sebze-meyve halinde toplanan çiftçiler, daha sonra 100’den fazla traktörle İngiltere parlamentosunun etrafında tur atarak hükümetin tarım politikalarını protesto etti.

Korna çalarak traktörleriyle konvoy oluşturan çiftçiler, İngiltere’de gıda üretiminin desteklenmediği gerekçesiyle hükümete tepki gösterdi.

Çiftçilere destek vermek amacıyla parlamento meydanında toplanan bir grup gösterici de ellerinde “Çiftçiler yoksa tarım da yok, gelecek de yok” yazılı pankartlar taşıdı.

İngiliz çiftçiler, ucuz gıda ithalatı ve destekleyici olmayan politikaların ülkedeki gıda güvenliğini riske attığını savunuyor.

– “Biz park görevlisi değiliz, çiftçiyiz”

“Britanya Tarımını Kurtar” platformunun kurucusu Liz Webster, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu ve öncesinde gelen hükümetlerden bıktık. Özellikle bu hükümet kötüydü. Bizi garanti gördüler ve bizi bizimle baş başa bıraktılar.” diye konuştu.

Webster, özellikle İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrıldığı dönemden bu yana tarım sektörü ihracatına ilişkin yaşananlara dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“En büyük pazarımız olan Avrupa’yla aramızda engeller var. Ancak Avrupa üzerinden gelen ürünlerin serbest dolaşım hakkı var. Bu da bizim ürettiğimizden daha düşük kaliteli ürünlerin İngiliz ürünlerinin önüne geçmesi demek. Süpermarketler de ucuz olduğu için o ürünleri tercih ediyor ve bizim çiftçilerimizle iş yapmayı bırakıyor.”

Hükümetten gıda üretimine yönelik yeni plan istediklerini kaydeden Webster, 2020’deki Tarım Yasası’nın gıda üretimine değinmemesini eleştirdi. Webster, şöyle devam etti:

“Bizi park görevlisi yaparak doğaya göz kulak olmamızı istiyorlar. Çiftçiler neolitik çağlardan beri Britanya’da tarım yapıyor. Biz gıda üretirken de doğaya göz kulak olabiliriz. Binlerce yıldır bunu yapıyoruz. Biz park görevlisi değiliz, çiftçiyiz ve gıda üretiyoruz.”

İngiltere’de işlenen ya da paketlenen ithal ürünlerin üzerinde İngiliz bayrağı yer almasını eleştiren Webster, “Bu tamamen sahtekarlık ve yanlış.” dedi.

Webster, İngiltere’nin gıda güvenliğinin yanı sıra gıda tedarik güvenliğinin bulunmadığını savundu.

– “Brezilya’dan getirmek çevre için daha mı iyi?”

Nesillerdir çiftçilik yaptıklarını kaydeden David Figgis isimli çiftçi de eyleme katılmasının birden fazla nedeni olduğunu anlattı.

Yeteri kadar para kazanamadıklarını söyleyen Figgis, “Asıl şikayetimiz adaletsiz ithalat.” ifadesini kullandı. Figgis, İngiltere’ye karbon emisyonuna ilişkin düzenlemelerin bulunmadığı ülkelerden tarım ürünleri geldiğini söyledi.

Figgis, İngiltere ve Avrupa’da bu konuda kurallar bulunduğuna işaret ederek, “Hala insanları beslememiz gerekiyor. Peki bu durumda gıdayı nereden alacağız? Brezilya’dan alıp Atlantik’i tankerlerle mi geçireceğiz? Bu çevre için daha mı iyi?” dedi.

Nöbetçi Eczaneler (26 Mart 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

ÇAĞLAYAN ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 227 61 81

İffet Oruz Sok. Dük.A/B Çağlayan Lefkoşa

***

YENİKENT ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 223 93 78

Belediye Bulvarı Yenikent Gönyeli Zorlu Plaza karşısı

***

ZEHRA ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 225 59 47

Şht. Kemal Ünal Cad., No: 11, Metropol Süpermarket yolu, Mebel Elektronik yanı, Taşkınköy, Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

NURÇAĞ ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 815 10 25

Şht. Dursun Özsaraç Sok. No: 6/2, Eski Passport restorant sokağı, Girne

***

SALİM KARABEKİR ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0533) 845 98 36

Karaoğlanoğlu Cad., Yayla Mahallesi No: 213/B, Sky Plaza Apt. Dükkan No: 2, Alsancak, Girne

***

TÖRENSEL ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 824 57 13

Beşparmaklar Cad.Mah Ayhan Plaza Dükkan No:3 Çatalköy

MAĞUSA BÖLGESİ:

ÇİSE SEZEREL ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 366 39 15

Ziya Gökalp Cad. N0:34 Belça yolu Göçmen Petrol istasyonu karşısı Mağusa

***

VELİ NURLUÖZ ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 365 36 31

Döveç (48) Corner Park binası, Macro Süpermarket (yeni Lemar) arkası, Mağusa Arena Spor Kompleksi yanı, Sakarya, Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

İNCİ ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 714 32 52

Kutlu Adalı Bulvarı N0: 1K Terminal karşısı Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

AYŞE ALTINTUĞ ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0542) 872 69 74

Şht. Fuat Yakup Sok. No:7 Denizli Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

MEHMET İLBAN ECZANESİ

26.03.2024 (Salı)

08:00 – 22:00

(0533) 834 82 51

Atatürk Cad. Ada Karanfil Sok. No: 9D, Harup Fabrikası karşısı, Boğaz, İskele

Petrol yükselişin ardından sakinleşiyor

Brent, Pazartesi günü yüzde 1,6 yükseldikten sonra varil başına 87 dolar civarında işlem görürken, ABD ham petrolü 82 doların üzerinde işlem gördü. Birkaç ulusal yetkiliye göre, OPEC+ delegeleri önümüzdeki hafta yapılacak inceleme toplantısında arz politikasını değiştirmeye gerek görmüyor ve kotalar Haziran ayına kadar yürürlükte kalacak. Husiler, ABD saldırılarını desteklemesi halinde Suudi Arabistan’a yönelik tehditlerini yeniledi.

Ham petrol, ilk birkaç ayda bulunduğu dar aralığın dışına çıktıktan sonra bu çeyrekte şu ana kadar neredeyse yüzde 13 arttı. Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, benzin de dahil olmak üzere bazı ürün pazarlarında güçlenme işaretleri ile kazanımlara yardımcı oldu. Olumlu genel piyasa görünümü, hedge fonlarının Brent’e yönelik yükseliş tahminlerini artırmasına yol açtı.

Para politikasındaki değişime dair işaretler de hissiyatı destekledi. Fed’in bu yılın sonuna doğru faiz oranlarını düşürmeye istekli olduğunun sinyalini vermesi, petrol de dahil olmak üzere riskli varlıklara yönelik iştahı artırdı. Ham vadeli işlemler son seanslarda hisse senedi göstergelerini takip ediyor.

Singapur’daki IG Asia Pte’de pazar stratejisti olan Yeap Jun Rong, “Tedarik kesintisi riskleri devam ediyor” dedi ve daha fazla rafinerinin darbe alması nedeniyle Rusya-Ukrayna savaşına atıfta bulundu.

Altın rekor seviyeye yakın

Altın, yatırımcıların ABD enflasyon verileri öncesinde temkinli davranmasıyla Pazartesi günkü kazancını korudu; bu veriler, yatırımcılara Fed’in faiz oranlarını ne zaman düşürmeye başlayacağı konusunda daha sağlam bir görüş sunabilir.

Cuma günü gelecek olan temel kişisel tüketim harcamaları endeksinin, Şubat ayında enflasyonun muhtemelen rahatsız edici düzeyde yüksek kaldığını göstermesi bekleniyor. Bu durum ABD’li politika yapıcıların bu yıl üç faiz indirimi yapma planlarını engelleyebilir.

Swap piyasaları, Fed Bank of Atlanta Başkanı Raphael Bostic’in Pazartesi günü bu yıl sadece bir faiz indirimi beklentisini yinelemesinin ardından Haziran ayında faiz indirimi için bahisleri geçen haftanın sonundaki yüzde 69’dan yüzde 65’e düşürdü. Yine de altın, merkez bankasının uzun zamandır beklenen parasal genişleme hamlesinin etrafındaki momentumun artmasıyla birlikte tüm zamanların en yüksek seviyesi yakınında kalmayı sürdürüyor.

Külçe, Çin Merkez Bankası’nın Pazartesi günü yuan için beklenenden daha güçlü bir referans oranı belirlemesinin ardından iki günlük yükselişini sonlandıran zayıf ABD dolarından bir miktar destek gördü.

Spot altın, Pazartesi günü yüzde 0,5 değer kazandıktan sonra Singapur saati ile 08:15 itibarıyla ons başına 2.172,97 dolar seviyesinde sabit kaldı. Bloomberg Dolar Spot Endeksi yatay seyretti. Gümüş ve platin pek değişmedi, paladyum ise hafif yükseldi.

Hava durumu raporu!

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre, kuvvetli rüzgar etkisini yarın öğleye kadar sürdürecek. Cuma günü yer yer sağanak da bekleniyor. 

Dairenin 1 Nisan’a kadarki hava tahmini raporuna göre, 28 Mart Perşembe sabah saatleri yer yer sisli, 29 Mart Cuma günün ilk saatleri yer yer sağanak bekleniyor. Diğer günler az bulutlu veya parçalı bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 23 – 26 ºC dolaylarında olacak.

Rüzgar genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, yarın öğleye kadar güney ve batıdan kuvvetli, yer yer fırtına şeklinde esecek.

Bazı köylerde elektrik kesintisi yapılacak

Bazı köylerine bugün yaklaşık 5 saat elektrik verilemeyecek.

Kıb-Tek’ten yapılan açıklamaya göre,  yüksek ve orta gerilim elektrik şebekesindeki bakım onarım çalışması nedeniyle 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek yerler şöyle:

“Görneç, Serdarlı, Paşaköy, Turunçlu,  Kurudere, Çukurova, Yeniceköy, Kalavaç, Beyköy, Cihangir, Gökhan ve Düzova, Balıkesir, Ercan Havaalanı’nın bir Bölümü, Değirmenlik, Minareliköy, Demirhan, Başpınar, Değirmenlik Ağıllar Bölgesi ve Değirmenlik Kırsal Kesim Arsaları, Meriç ve Gaziköy, Tünel, Çömlekci Çiftliği, Dilekkaya, Kırıkkale, Erdemli, Yiğitler, Kırıkkale Ağıllar, Erdemli Ağıllar, Kırklar’ın bir bölümü, Kırklar Türbesi, Margo Çiftliği Bölgesi, Akıncılar ve Gaziler, Ercan Havaalanı Kule ve Terminal Binası.”