Archives Kasım 2024

Sıcaklık mevsim normallerinin altında

Bölge, yüksek basınç sistemi ve serin, nemli hava kütlesinin etkisi altında. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altında seyretmesi ve rüzgarın kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, bölge yüksek basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Rapora göre, havanın bugün parçalı ve az bulutlu geçecek. Sıcaklıklar, mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altında seyrederken, rüzgarın kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

YÖDAK bütçesi onaylandı

62 milyon 871 bin TL’lik YÖDAK bütçesi oy çokluğu ile kabul edildi. YÖDAK Başkanı Aykut Hocanın, komitede yaptığı açıklamada, ülkedeki toplam öğrenci sayısının yaklaşık 15 bini pasif olmak üzere 101 bin 138 olduğunu belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 62 milyon 871 bin TL’lik Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) bütçesini oy çokluğu ile onayladı.

Bütçe üzerine CTP Milletvekili Sami Özuslu söz alarak bazı sorular yöneltti.

ÖZUSLU

CTP Milletvekili Sami Özuslu, “sahte diploma meselesinde gelinen noktayı, ülkeye giren öğrencilerle ilgili koordinasyon sorununun aşılıp aşılmadığını ve diploma meselesiyle ilgili yeni bulgular olup olmadığını sordu.

HOCANIN

YÖDAK Başkanı Aykut Hocanın ise Özuslu’nun sorularını yanıtladı. Hocanın, şu anda 22’si aktif,  23 izinli üniversite bulunduğunu ve bunlardan üçünün Türkiye’nin kampüs üniversitesi olduğunu aktardı. Hocanın, ülkedeki toplam öğrenci sayısının yaklaşık 15 bini pasif olmak üzere 101 bin 138 olduğunu belirterek, artık tüm öğrencilerin YÖKSİS sitemine kayıtlı olduğunu anlattı.

YÖDAK olarak şu anda muhaceret ile entegrasyonu sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Hocanın, okuma niyeti ile buraya gelmeyen kişileri kontrol altına almaya yarayacak bir tüzüğün yürürlüğe girdiğini de ekledi.

“Sahte diploma” meselesi ile ilgili Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde çok kapsamlı bir denetim yapıldığını söyleyen Hocanın, konuya ilişkin bir rapor hazırladıklarını, disiplin soruşturmalarının sürdüğünü sonrasında ise yaptırım için kararlar alacaklarını kaydetti. Başka üniversitelere de gidilerek dosyaların incelendiği belirten Hocanın, birçok kurumun da kendilerine başvuran kişilerin diplomaları hakkında soru sorduğunu anlattı.

Acentelerin ülkeye getirdiği öğrencilerle ilgili sorulan soru üzerine Hocanın, bunların denetiminin kolay olmadığını, bu konuda yasal zeminin hazırlanması gerektiğini söyledi.

Hocanın, mevcut personel sayısıyla sorumluluklarını yerine getirmenin mümkün olmadığını, kurumun arabası da olmadığını  denetimlere kendi araçlarıyla gittiklerini söyledi. Hocanın, “Bu sistem ile fonksyonlarımızı yerine getirmemiz mümkün değil. Kadromuzu artırmamız, denetleme kurulu oluşturulmalı… ” dedi.

YÖDAK’la ilgili söz alan Erkut Şahali, kurumun sahip olduğu insan kaynağının artırılmasının elzem olmadığını vurguladı.

Hocanın, YÖDAK’ın gelir elde etmesi gerektiğini, kadrosunu artırması ve denetleme kurulu kurulması gerektiğini belirtti.

Konuşmaların ardından 62 Milyon 871 bin TL’lik YÖDAK bütçesi oy çokluğu ile onaylandı ve Gelirler Bütçesi’nin görüşülmesine geçildi.

KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü Azerbaycan’da kutlandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 41. kuruluş yıl dönümü Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de kutlandı.

KKTC’nin Azerbaycan Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer’in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, milletvekilleri, Azerbaycan’da faaliyet gösteren Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.

Resepsiyon, İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşının okunmasıyla başladı.

Etkinlikte konuşan Turganer, Azerbaycan tarihindeki en büyük uluslararası organizasyon olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) başarıyla tamamlanması nedeniyle Azerbaycan’ı kutladı.

Turganer, Kıbrıs Türk halkına Rumlar tarafından uygulanan baskı ve zulümlerden, Türkiye’nin gerçekleştirdiği Barış Harekatı’ndan ve KKTC’nin kuruluş sürecinden bahsetti.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve bağımsızlıklarından vazgeçmeyeceklerini dünyaya ilan ettiğini vurgulayan Turganer, “41 yıl önce kurulan demokratik, laik ve çağdaş kurumlarıyla kökleşen bir devlet olan cumhuriyetimiz, uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına yıllardır uyguladığı haksız ve insanlık dışı ambargo ve izolasyonlara rağmen halkımızın iradesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile günden güne gelişerek güçlenmeye ve kalkınmaya devam etmektedir.” dedi.

Turganer, Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeğinin bulunduğunu, sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescili ve haklarının teslimi ile mümkün olacağını belirtti.

KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Turganer, “KKTC ile kardeş Azerbaycan arasındaki gönül birliği son dönemde daha da güçlenmiştir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, ‘Bizim Türk dünyasından başka ailemiz yoktur’ sözü bizim için bir yol haritasıdır ve bu yolda çalışmak en büyük ödevimiz ve sorumluluğumuzdur. Azerbaycan ile KKTC parlamentoları arasında dostluk gruplarının kurulması, Aliyev’in çizdiği yol haritasının en güçlü kanıtıdır” ifadesini kullandı.

Büyükelçi Turganer, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın temmuzda Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Zirvesi’ne davet edilmesinin Azerbaycan’ın Kıbrıs Türkü’ne verdiği desteğin somut yansıması ve Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına verilen güçlü mesaj olduğunu vurguladı.

KKTC’nin Doğu Akdeniz’de, en güneydeki Türk devleti olarak jeopolitik rolünün her geçen gün arttığını söyleyen Turganer, “Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki, mavi vatandaki temsilcisi KKTC’nin barış ve istikrarın anahtarı olduğu açıktır. Büyük Türk milletinin ayrılmaz parçası Kıbrıs Türkleri olarak devletimizi, anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile daha da güçlendirme azim ve kararlılığındayız. Anavatanımızın güçlü siyaseti ve iradesi, Doğu Akdeniz’de ve yaşadığımız topraklardaki meşru hak ve çıkarlarımızın en büyük teminatıdır.” şeklinde konuştu.

​​​​​​​- “Kıbrıs’taki soydaşlarımızın mevcut durumu tüm Türk halkları için ciddi endişe kaynağıdır”

Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev, KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebriklerini iletti.

Feyziyev konuşmasında, “Bir zamanlar soykırım ve yerinden edilme tehdidiyle karşı karşıya kalan Kıbrıslı Türkler, ortak değerleri ve Türk kimliğine olan derin bağlılıklarıyla her zaman büyük Türk Dünyasının ayrılmaz parçası olmuştur. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın mevcut belirsiz durumu tüm Türk halkları için ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

KKTC’nin çifte standartlar ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirten Feyziyev, “Bu taraflı yaklaşım bağlamında, tüm Türk halklarının Kıbrıs’ta yaşayan Türk kardeşlerimize haklı olarak manevi ve siyasi destek vermesi, onların küresel siyasi ve ekonomik sistemlere entegrasyonunu savunması doğal ve çok önemlidir. Azerbaycan, KKTC ile Orta Asya devletleri arasındaki diyaloğun geliştirilmesinde, siyasi ve ekonomik boşlukların giderilmesinde önemli rol oynamaktadır.” dedi.

Feyziyev, Azerbaycan’ın iş, eğitim, turizm ve kültür camiasına KKTC ile işbirliğini derinleştirme çağrısında bulundu.
Bakü’de 11-22 Kasım’da COP29 düzenlendiği için bugün yapılan resepsiyonda, konuklara Türk mutfağından çeşitli tatlar ikram edildi.

Cevdet Yılmaz: KKTC’de coğrafi veri altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’nin coğrafi veri altyapısının oluşturulmasını ve uluslararası alanda KKTC’ye ait coğrafi verilerin tanınırlığının artırılmasını amaçladıklarını kaydetti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ‘Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu Toplantısı’na başkanlık etti. DHA’da yer alan habere göre coğrafi bilgi sistemlerinin, yaşamın her alanında bilgiye dayalı kararlar almayı kolaylaştıran bir teknoloji altyapısı olduğunu belirten Yılmaz, KKTC’nin coğrafi veri altyapısının oluşturulmasını amaçladıklarını söyledi.

Yılmaz, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Türk devletleri başta olmak üzere, dost ve kardeş ülkeler ile coğrafi bilgi sistemleri alanında uluslararası stratejik iş birliklerini geliştireceğiz. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde coğrafi veri altyapısının oluşturulmasını ve böylece uluslararası alanda KKTC’ye ait coğrafi verilerin tanınırlığının artırılmasını amaçlıyoruz.

Coğrafi bilgi sistemleri, ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesinde önemli bir yol gösterici olmaya devam edecektir. Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak, bu doğrultuda, akıllı şehir uygulamalarını yaygınlaştırarak, şehirlerimizi daha yaşanabilir hale getirecek projelere öncülük edeceğiz. Afetlere karşı daha dirençli bir toplum inşa edilmesi ve doğal kaynaklarımızın daha etkin yönetimi gibi alanlarda coğrafi bilgi sistemlerinin daha etkili kullanımını destekleyecek adımlar atacağız.”

Anaç küçükbaş hayvan artış ödemeleri yapıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, anaç küçükbaş hayvanı olan üreticilere destek ödemesinin yapıldığını açıkladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Aralık 2023-Haziran 2024 beyan dönemi arasında artış gösteren anaç küçükbaş hayvanı olan üreticilere destek ödemesini yaptı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, belirtilen dönemde anaç hayvan sayısını, yeni anaç kaydı yapmak suretiyle (Veteriner Kayıt Sistemi’ne ilk kez kayıt) artıran üreticilere, artış gösteren anaç hayvan sayısı kadar destekleme ödemesi yapıldığı duyuruldu.

Açıklamada, 2 bin 227 küçükbaş hayvan yetiştiricisine, 26 bin 82 yeni kayıt anaç hayvana karşılık, 6 milyon 520 bin 500 TL ödeme yapıldığı, üreticilerin hak edişlerini Kooperatif Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinden alabileceği kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Dünyası Kadın Çalıştayı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) öncülüğünde Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği, Türk Akademisyenler Birliği, İstanbul Gedik Üniversitesi Özbekistan Kültür Dayanışma ve İşbirliği Derneği, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitim Merkezi işbirliğinde gerçekleşen Türk Dünyası Kadın Çalıştayı’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) öncülüğünde Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği, Türk Akademisyenler Birliği, İstanbul Gedik Üniversitesi Özbekistan Kültür Dayanışma ve İşbirliği Derneği, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitim Merkezi işbirliğinde gerçekleşen Türk Dünyası Kadın Çalıştayı’na katıldı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Tatar burada yaptığı konuşmada, çalıştayda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti, Türk Dünyası’nın bir ve beraber olduğunu belirterek, yurt dışından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen katılımcılara “Hoşgeldiniz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan haksız ambargo ve engellemelere karşı verilen mücadelede kadınların önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Kıbrıs Türk kadının annelik yaparken, sevgi, muhabbet ve halkına faydalı bir birey olmayı öğrettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Türk kadınlarının evlatları için büyük fedakarlık yaptığını vurguladı.

“Türk kadını evlatları için her şeyi feda etmeye hazırdır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, bu şekilde yetişen bireylerin dünyaya farklı baktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Orta Asya’dan zor şartlar altında atların üzerinden Batıya gelen ve tarihte birçok devlet kuran erkeklerin yanında, onlara güç ve destek veren kadınların bulunduğunu anlattı.

Türk Devletler Teşkilatı aile fotoğrafında yer almanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bir diğer mutluluğunun ise Türk Dünyası’ndan kadınların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunması olduğunu vurguladı.

Kadınların arasındaki kültürel, sanatsal, bilimsel bağların gelişmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, siyasi ve başka sebeplerden dolayı daha önce ayrılan gönül bağının güçlenmesi temennisinde bulundu.

Teknoloji ve bilim sayesinde Türklerin ayrılması için uğraşan güçlerin etkisini yitirdiğini dile getirten Cumhurbaşkanı Tatar, gelişen iletişim teknolojileri sayesinde mesafe olmaksızın iletişim kurulabildiğini kaydetti.

Çalıştayın hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Kadınlarımız, güçlensin, Türk Dünyası kadınlarımızla daha güçlü olsun” diye konuştu.

Depremle ilgili hukuki süreci takip eden komite, İsias hakkındaki bilirkişi raporunu değerlendirdi

Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Geçici ve Özel (Ad-Hoc) Komite, Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporuyla, İsias Otel davasında tutuksuz yargılananlar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasından sorumlu bulunduğunu, yıkımın da depremin şiddetinden kaynaklandığı tezinin çürütüldüğünü belirtti.

Komite, 3 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel beşinci duruşması öncesinde, 28 Ekim’de açıklanan Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetinin 170 sayfalık raporu hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Açıklamada, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Haziran tarihli ara kararıyla dosyanın sevk edildiği bilirkişi heyetinin, dosyadaki tüm teknik rapor, görüş, olgu ve delilleri inceledikten sonra raporu hazırladığına dikkat çekildi.

Açıklamada, raporun hem kapsamlı değerlendirmeleri içerdiği hem de Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin taraf avukatlarının iddia ve taleplerini dikkate alarak bilirkişi heyetine yönelttiği sorulara ayrıntılı bir şekilde cevap verdiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremin ardından 35 Şampiyon Meleğimizi Adıyaman’da İsias Otel enkazında kalplerimize gömdükten sonra İsias davasının her safhasını yakından takip etmek üzere, bağımsız vekilimiz ve Meclis’teki tüm partilerden en az bir vekilin katılımıyla oluşturulan Ad-Hoc Komitemiz, İTÜ-Dokuz Eylül  Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırlayıp 28 Ekim 2024’te mahkemeye sunduğu İsias Davası sürecinde çok önemli öneme haiz 170 sayfalık bilirkişi raporunu tetkik etmiştir.”

-Binanın yıkılma sebepleri

Komite açıklamasında, rapordan binanın yıkılma sebeplerine ilişkin şu alıntı yapıldı:

“Sabit beton ve malzeme kusurları; Projeye aykırı kaçak katlar ve yapısal değişiklikler; Etriye ve donatı eksiklikleri; Çekiçleme etkisi iddiasının gerçeği yansıtmaması; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya projeye aykırı asansör rklenmesi; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya, projeye aykırı asansör eklenmesi; Eksik burulma düzensizliği ve yumuşak kat etkileri; Zemin etüt çalışmasının zorunlu olmasına rağmen yapılmaması ve İskan Belgesine ilişkin bulgular.”

Açıklamada, bilirkişi heyetinin, ayrıntılı olarak yaptığı teknik inceleme, keşif ve tetkiklerin ardından İsias Otel binasının ana başlıklar halinde verilen sebeplerden ötürü yıkıldığı kanaatine vardığı ve tutuksuz yargılanan sanıklar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasında sorumluluğunun bulunduğunun açıkça ifade edildiğine dikkat çekildi. Bilirkişi raporunda ifade edilen bulgular nezdinde savunma tarafının iddia ettiği yıkıma sebep olan esas nedenin depremin şiddetli olması tezinin de çürütülmüş olduğu vurgulandı.

-“Sabit ve ciddi bir sahte evrak düzenleme eyleminin mevcudiyeti, bilirkişi raporunda net bir şekilde ifade edildi”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bilirkişi raporunda ayrıca binaya verilen 1993 tarihli yapı ruhsatının; 2001 tarihli tadilat yapı ruhsatının ve 2003 tarihli yapı kullanım izin belgesi ile bunların temin edilmesi için Adıyaman Belediyesi’ne sunulan rapor ve belgelerin mevzuata aykırı ve/veya usulsüz ve/veya sahte olarak nitelenebilmesini sağlayacak ve dava sonucunda Şampiyon Melekler için adaletin en iyi ve doğru şekilde tecelli etmesine olumlu etkisi olacak bulgulara da yer verildi. Diğer bir anlatımla; sonucunda ne olursa olsun iradesi ile yapılmış sabit ve ciddi bir sahte evrak düzenleme eyleminin mevcudiyeti, bilirkişi raporunda net bir şekilde ifade edilmiştir.”

-“Dava sürecini yakinen izlemeye devam edeceğiz”

Davanın, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek beşinci duruşmasında İTÜ/ Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırladığı raporunda tespit edilen bulgular ışığında görüşülmeye devam edileceği belirtilen açıklamada, “Daha önceki tüm duruşmalarda hazır bulunmuş olan Komitemiz, bu duruşmada da hazır bulunarak dava sürecini yakınen izlemeye ve Şampiyon Meleklerimizin ailelerinin yanında olmaya devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.

İsias davasında “deprem” iddiası çürütüldü: Bilirkişi raporu, tüm sanıkları sorumlu buldu!

İsias Otel davasıyla ilgili ilgili hukuki süreci takip eden komite, İsias hakkındaki bilirkişi raporunu değerlendirdi. Yapılan açıklamada, “Tutuksuz yargılanan sanıklar dahil tüm sanıklar binanın yıkılmasında sorumlu bulundu. Savunma tarafının yıkıma sebep olan esas nedenin depremin şiddetli olması tezi çürütüldü” denildi.

Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Geçici ve Özel (Ad-Hoc) Komite, Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporuyla, İsias Otel davasında tutuksuz yargılananlar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasından sorumlu bulunduğunu, yıkımın da depremin şiddetinden kaynaklandığı tezinin çürütüldüğünü belirtti.

Komite, 3 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel beşinci duruşması öncesinde, 28 Ekim’de açıklanan Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetinin 170 sayfalık raporu hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Açıklamada, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Haziran tarihli ara kararıyla dosyanın sevk edildiği bilirkişi heyetinin, dosyadaki tüm teknik rapor, görüş, olgu ve delilleri inceledikten sonra raporu hazırladığına dikkat çekildi.

Açıklamada, raporun hem kapsamlı değerlendirmeleri içerdiği hem de Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin taraf avukatlarının iddia ve taleplerini dikkate alarak bilirkişi heyetine yönelttiği sorulara ayrıntılı bir şekilde cevap verdiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremin ardından 35 Şampiyon Meleğimizi Adıyaman’da İsias Otel enkazında kalplerimize gömdükten sonra İsias davasının her safhasını yakından takip etmek üzere, bağımsız vekilimiz ve Meclis’teki tüm partilerden en az bir vekilin katılımıyla oluşturulan Ad-Hoc Komitemiz, İTÜ-Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırlayıp 28 Ekim 2024’te mahkemeye sunduğu İsias Davası sürecinde çok önemli öneme haiz 170 sayfalık bilirkişi raporunu tetkik etmiştir.”

BİNANIN YIKILMA SEBEPLERİ

Komite açıklamasında, rapordan binanın yıkılma sebeplerine ilişkin şu alıntı yapıldı:

“Sabit beton ve malzeme kusurları; Projeye aykırı kaçak katlar ve yapısal değişiklikler; Etriye ve donatı eksiklikleri; Çekiçleme etkisi iddiasının gerçeği yansıtmaması; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya projeye aykırı asansör rklenmesi; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya, projeye aykırı asansör eklenmesi; Eksik burulma düzensizliği ve yumuşak kat etkileri; Zemin etüt çalışmasının zorunlu olmasına rağmen yapılmaması ve İskan Belgesine ilişkin bulgular.”

Açıklamada, bilirkişi heyetinin, ayrıntılı olarak yaptığı teknik inceleme, keşif ve tetkiklerin ardından İsias Otel binasının ana başlıklar halinde verilen sebeplerden ötürü yıkıldığı kanaatine vardığı ve tutuksuz yargılanan sanıklar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasında sorumluluğunun bulunduğunun açıkça ifade edildiğine dikkat çekildi. Bilirkişi raporunda ifade edilen bulgular nezdinde savunma tarafının iddia ettiği yıkıma sebep olan esas nedenin depremin şiddetli olması tezinin de çürütülmüş olduğu vurgulandı.

“SABİT VE CİDDİ BİR SAHTE EVRAK DÜZENLEME EYLEMİNİN MEVCUDİYETİ, BİLİRKİŞİ RAPORUNDA NET BİR ŞEKİLDE İFADE EDİLDİ”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bilirkişi raporunda ayrıca binaya verilen 1993 tarihli yapı ruhsatının; 2001 tarihli tadilat yapı ruhsatının ve 2003 tarihli yapı kullanım izin belgesi ile bunların temin edilmesi için Adıyaman Belediyesi’ne sunulan rapor ve belgelerin mevzuata aykırı ve/veya usulsüz ve/veya sahte olarak nitelenebilmesini sağlayacak ve dava sonucunda Şampiyon Melekler için adaletin en iyi ve doğru şekilde tecelli etmesine olumlu etkisi olacak bulgulara da yer verildi. Diğer bir anlatımla; sonucunda ne olursa olsun iradesi ile yapılmış sabit ve ciddi bir sahte evrak düzenleme eyleminin mevcudiyeti, bilirkişi raporunda net bir şekilde ifade edilmiştir.”

“DAVA SÜRECİNİ YAKİNEN İZLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Davanın, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek beşinci duruşmasında İTÜ/ Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırladığı raporunda tespit edilen bulgular ışığında görüşülmeye devam edileceği belirtilen açıklamada, “Daha önceki tüm duruşmalarda hazır bulunmuş olan Komitemiz, bu duruşmada da hazır bulunarak dava sürecini yakınen izlemeye ve Şampiyon Meleklerimizin ailelerinin yanında olmaya devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.

UBP GİRNE İLÇE BAŞKANI İBRAHİM ERBİLDİM: “2027 GENEL SEÇİM HEDEFİMİZ; BİRLİK VE HİZMET”

UBP Girne İlçe Başkanı İbrahim Erbildim, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk oldu. Programda ilçe başkanlığı süreci, hedefleri ve Girne bölgesine yönelik projelerini anlattı.

“PARTİMİZİ DAHA İYİ NOKTALARA TAŞIMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Erbildim, ilçe başkanı seçildikten sonra yoğun bir kurultay süreci geçirdiklerini belirtti. “Köy örgütlerimizle düzenli istişareler yapıyoruz, ilçe binamızın tadilatını gerçekleştiriyoruz ve vatandaşlarla sürekli temas halindeyiz. Amacımız, partimizi daha ileriye taşımaktır” dedi.

Yeni jenerasyon ile eski jenerasyonun tecrübelerini harmanlayarak partiyi güçlendireceklerine inandığını söyleyen Erbildim, “Gençlik kollarımız ve Kadın Kolları Başkanımız Fatoş Ünal ile sıkı bir iş birliği içerisindeyiz. Fatoş Hanım’ın dediği gibi, ‘yardıma muhtaç kim varsa yardımcı olacağız.’ Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“ESNAFLA İÇ İÇEYİZ, SIKINTILARINA ÇÖZÜM ARIYORUZ”

Girne esnafıyla düzenli olarak bir araya geldiklerini ifade eden Erbildim, “Esnafımızın sorunlarını dinliyoruz ve elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Girne’deki turist artışı, bölgedeki işletmelere olumlu yansıyacak. İleriki günlerde esnafımızın daha iyi durumda olacağına inanıyorum” dedi.

“2027 GENEL SEÇİMLERİNE TEK BAŞINA İKTİDAR HEDEFİYLE HAZIRLANIYORUZ”

Cumartesi günü gerçekleştirilen istişare toplantısına da değinen Erbildim, toplantının kalabalık ve verimli geçtiğini belirtti. “Hedefimiz, partimizi 2027 genel seçimlerine tek başına iktidar hedefiyle hazırlamak. Bunun için var gücümüzle çalışacağız” diye konuştu.

“KIRSAL KESİMİN SORUNLARINI YAKINDAN BİLİYORUZ”

Girne’nin kırsal bölgelerinde yaşanan sıkıntılara değinen Erbildim, vatandaşların sorunlarına çözüm üretmek için çalıştıklarını ifade etti. “İstihdam konularında elimizden geldiğince destek oluyoruz. Girne’nin tüm sorunlarını yakından takip ediyoruz ve çözümler üretiyoruz” dedi.

“UBP’NİN HER BELDEYE ADAYI OLACAKTIR”

UBP’nin köklü bir parti olduğunun altını çizen Erbildim, tüm beldelerde belediye başkan adayı çıkaracaklarını belirtti. “UBP’nin Girne bölgesindeki gücüne inanıyoruz. Hedefimiz, partimizi daha iyi yerlere taşımak ve vatandaşlarımıza en iyi şekilde hizmet etmektir” ifadelerini kullandı.

İbrahim Erbildim, konuşmasını, “Siyasette doğru zamanda doğru yerde olursanız başarı kaçınılmazdır. Biz de bu anlayışla, halkımıza en iyi hizmeti sunmak için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek tamamladı.

Ombudsman Varol, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği yetkilileriyle Ankara’da temaslarda bulundu

Ombudsman İlkan Varol, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya ve Genel Sekreter Osman Akın’la 3 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel davası öncesinde Ankara’da temaslarda bulundu.
Ombudsman Varol’un başkanlık ettiği heyet, Türkiye Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muharrem Kılıç ile ayrı ayrı görüştü.

-Karakaya

Dernek Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya görüşmelerde, gazeteci Nezire Gürkan tarafından hazırlanan, yaşanan sürecin anlatıldığı “Kalplerdeki İz: 35 Şampiyon Melek” kitabını Malkoç’a ve Kılıç’a hediye etti.

Yapılan görüşmeleri BRT’ye değerlendiren Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, iki yıldır yılmadan, bıkmadan usanmadan çocuklarının adaleti için mücadele ettiklerini belirtti.

İlk günden beridir “İsias Ortak Davamız” dediklerini, yaptıkları görüşmelerde de onun üzerinde durduklarına vurgu yapan Karakaya, “İsias Otel’de hayatını kaybeden 72 canın adaleti sağlanmalıdır. 72 canın adaleti olası kastla sağlanmalıdır. Gereken adalet sağlanana kadar aileler olarak hiç durmadan mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Karakaya, 5. duruşmamız 3 Aralık’ta Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde olacak. Herkesin bizimle yanımızda olduğunu biliyoruz. Biz birlikte güçlüyüz. Şampiyon Meleklerimizin, rehberlerimizin 72 canın adaleti sağlanacaktır” ifadelerini kullandı.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı: Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu kabul edilemez

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıda, bakanlık kaynakları, Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusunun kabul edilemez olduğunun altı çizildi.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı’nda haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. Bakanlık kaynakları toplantıda, Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara yanıt verdi.

Yanıtta, “Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” ifadeleri kullanıldı.

 

Kaynak: NTV

Cumhurbaşkanı Tatar: “Ülkenin gelişip kalkınmasında kadının rolü önemlidir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İşte Kadın 7’nci Fotoğraf Yarışması’nın ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar ödül töreninde yaptığı konuşmada, etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti, gerçekleştirilen etkinlikten dolayı İş Kadınları Derneği başkan ve yönetim kuruluna teşekkür etti.

Kıbrıs Türk tarihinde kadına büyük önem verildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda değerlerini güçlendirdiğine ve cinsiyet eşitliğinin birçok halktan önce benimsendiğine dikkat çekti.

Yarışmaya katılanları tebrik eden Cumhurbaşkanı Tatar, eserlerin sosyal medya aracılığıyla tüm dünyaya duyurulacağını kaydetti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kadına verilen değer, kadının önemi ve kadının üretimine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, ülkenin gelişip kalkınmasında kadının rolünün önemli olduğunu vurguladı.

Daha güçlü bir halk ve devlet için değerlere sahip çıkılması ve bu gibi etkinliklerle kadının üretimdeki rolünün artması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Tatar, kadınların başarılı bir şekilde ekonomiye ve üretime katkı yaptığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, eğitim çağındaki kızlara yol gösterip, sahip çıkarak başarılarına alkış tutmanın bir görev olduğunu belirtti, Kıbrıs Türkü’nün medeniyet, çağdaşlık ve evrensellik yolunda ilerlemeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Trafik denetimlerinde 373 sürücü rapor edildi

Trafik ekipleri tarafından dün ülke genelinde yapılan trafik denetimlerinde kontrol edilen 2 bin 125 araç sürücüsünün 373’ü rapor edildi, 31 araç ise trafikten men edildi.

Polisten yapılan açıklamaya göre rapor edilen trafik suçları şöyle:

“112’si yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 11’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 3’ü sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak, 94’ü sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 7’si emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 20’si seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 7’si sigortasız araç kullanmak, 1’i elektrikli scooterin kullanım kurallarına uymamak, 2’si tehlikeli sürüş yapmak ve 116’sı diğer trafik suçları”

Maliye Bakanlığı heyeti, MASAK çalıştayına katıldı

Maliye Bakanlığı‘na bağlı, Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi Müdürü Gürsel Gürbüz ve Mali Bilgi Edinme Birimi (MABEB) personelleri, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)’ın 25-26 Kasım 2024 tarihlerinde düzenlediği Çalıştaya davetli olarak katıldı.

Çalıştayda, suç gelirlerinin aklanmasına ve terörizmin finansmanına yönelik mücadelede yapılanlar ve kurumlar arası bilgi paylaşımına ilişkin çalışmalar ele alındı.

Komitedeki bütçe maratonunda bugün son gün

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’ndeki bütçe maratonunda bugün son gün… Komite UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında saat 10.35’te toplandı.

Komitenin gündeminde, 5 Milyar 400 Milyon TL’lik Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK) bütçesi, 16 Milyar 485 Milyon 959 bin TL’lik Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ve 6 Milyar 362 Milyon 217 bin TL’lik DAÜ bütçesi var.

Toplantıda ayrıca, 68 Milyar 970 Milyon 569 bin TL’lik Maliye Bakanlığı bütçesi ve 62 Milyon 871 bin TL’lik Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) bütçesi ile Gelirler bütçesi ele alınacak.

Komite, 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın bütününü görüşüp oylayarak, çalışmalarını tamamlayacak.

KAHRAMANMARAŞ’TA 4,1 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 10.12’de meydana gelen depremin, 7,1 kilometre derinlikte gerçekleştiğini duyurdu.

AFAD’dan son dakika deprem açıklaması geldi.

Kahramanmara’ta 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) merkez üssü Göksun ilçesi olan depremin saat 10.12’de gerçekleştiğini açıkladı.

Sarsıntı 7,1 kilometre derinlikte gerçekleşti.

Yükseköğrenim burs başvuruları için YÖBİS sistemi iki günlüğüne yeniden açılacak

YÖBİS sistemi 29-30 Kasım tarihlerinde burs başvuruları için yeniden açılacak. Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behcet Çelebi, burs başvurusunda bulunamayan öğrencilerin bu tarihlerde başvurularını yapabileceklerini açıkladı.

Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behcet Çelebi, herhangi bir nedenle burs müracaatında bulunamayan öğrencilerin burs müracaatlarını gerçekleştirebilmeleri için, 29-30 Kasım tarihlerinde (her iki tarih de dahil) burs sisteminin (YÖBİS) yeniden açılacağını duyurdu.

Duyuruda, burs müracaatında bulunmak isteyen öğrencilerin YÖBİS sistemi üzerinden burs başvurularını yapabilecekleri belirtildi.

İsias Otel sanıklarının kusurlarının olası kast düzeyinde olduğu kanaatine varıldı!

İsias Otel’de hayatını kaybeden Serin İpekçioğlu’nun ailesinin vekilleri tarafından talep edilen bilimsel/hukuki değerlendirmede sanıkların kusurlarının olası kast düzeyinde olduğu kanaatine varıldı.

6 Şubat depreminde Grand İsias Otel’de hayatını kaybeden Serin İpekçioğlu’nun annesi Pervin Aksoy İpekçioğlu ve babası Sertaç İpekçioğlu’nun vekilleri avukat Hasret Güney Doğan ile avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu tarafından talep edilen bilimsel/hukuki değerlendirme sonucunda, “Sanıkların/faillerin ortaya çıkan vahim sonuçları öngörmelerine rağmen, engellemek için önlem almadıkları, eylemlerine hukuka aykırı şekilde devam ettikleri ve kusurlarının olası kast düzeyinde olduğu“ kanaatine varıldı.

Farklı üç üniversite görev yapan ceza hukuku öğretim üyelerinin hazırladığı hukuki bilimsel değerlendirmeye göre, 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile Grand İsias Oteli’n 2001 yapı ruhsatında imzaları bulunan kamu görevlileriyle ilgili davanın birleştirilmesinin usül ekonomisi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zaruri olduğu görüşü ortaya konuldu.

Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Timuçin Köprülü, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meral Ekici, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkân Yalçın’dan oluşan Uzman Kurulu’nun hazırladığı bilimsel/hukuki değerlendirmenin sonucu, dün dava dosyasına girdi.

Uzman kurulu, sanıkların/faillerin eylemlerini gerçekleştirebilmek için belgede sahtecilik yapmalarının, öngördükleri sonuçları kabullendiklerini ortaya koyduğu görüşüne vardı.

Serin İpekçioğlu’nun annesi Pervin Aksoy İpekçioğlu, eşi ve kendisinin vekilleri tarafından talep edilen bilimsel hukuki değerlendirme raporunu TAK muhabiri aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı.

Uzman Kurulu’nun bilimsel değerlendirmesinde şu ifadelere yer verildi:

“2001 yapı ruhsatına ilişkin olarak ise, İsias şirket ortakları, yapı ruhsatında imzaları bulunan mimari proje sorumlusu, statik betonarme proje sorumlusu ve fenni mesuller ve adı/imzası ruhsatta olmamasına rağmen 3 sayfalık raporun sahibi İnşaat Mühendisi, Adıyaman Belediyesi’ndeki kamu görevlilerine ilişkin davalar arasında CMK md. 8 uyarınca dar bağlantı mevcuttur.”

Uzman kurulu, bu bağlamda 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile Grand İsias Oteli’n 2001 yapı ruhsatında imzaları bulunan kamu görevlileriyle ilgili davanın birleştirilmesinin usül ekonomisi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zaruri olduğu kanaatine vardı.

“AĞIR TEHLİKENİN BİR ZARAR OLARAK ORTAYA ÇIKMASINI ENGELLEMEDİLER; ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİ ALMADILAR”

Uzman Kurulu ayrıca, sürecin büyük kısmında, sanıkların/faillerin hareketlerinin ağır tehlike yarattığı, sonucu kendileri de öngörmelerine rağmen ağır tehlikenin bir zarar olarak ortaya çıkmasını engellemediklerini; alınması gereken önlemleri almadıkları kanaatine vardı. Uzman kurulu, sanıkların/faillerin sonucun gerçekleşmesine karşı kayıtsız kaldıkları, kabullendikleri görüşünü de ortaya koydu.

Bilimsel/hukuki değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

“Sanıkların/faillerin sonucun gerçekleşmeyeceğine dair bir düşüncelerinin olması veya buna güvenmeleri için hiçbir dayanakları yoktur. Yapının imalat sürecinde ve sonrasında hemen hiçbir noktada gerekli adımları atmayanların, Otel’in depremde yıkılmasıyla ortaya çıkan zararlı sonuçların meydana gelmeyeceğini düşünmeleri için gösterebilecekleri herhangi bir gerekçeleri yoktur.

Sürecin büyük kısmında, sanıkların/faillerin hareketleri ağır tehlike yaratmış, sonucu kendileri de öngörmüşler ve buna rağmen ağır tehlikenin bir zarar olarak ortaya çıkmasını engellememiş; alınması gereken önlemleri almamışlardır. Yani sonucun gerçekleşmesine karşı kayıtsız kalmış, kabullenmişlerdir.”

“RUHSAT İÇERİK OLARAK GERÇEĞE AYKIRI… RESMÎ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNUN OLUŞTUĞU AÇIK”

Apartman olarak tasarlanan binanın karkası döküldükten sonra binanın uzun yıllar bırakıldığı, karkasın otel olarak kullanılmaya karar verildikten sonra da hiçbir önlem alınmadığı gibi, hukuka aykırı olarak eksik ve yanlış bilgilerle otel inşaatı için ruhsat alındığı ifade edilen değerlendirmede, ruhsatın içerik olarak gerçeğe aykırı, yani sahte olduğu ve resmî belgede sahtecilik suçunun oluştuğunun da açık olduğuna dikkat çekildi.

Bilimsel değerlendirmelerde şu ifadelere yer verildi:

“Sanıkların/faillerin, sonucu önleme imkânlarının on yıllara yayılan bir süreç boyunca var olmasına rağmen; otelin inşası, ruhsat alınması ve otel olarak çalıştırılması süreçlerinde kurallara aykırı davranışlarını ısrarla sürdürdükleri, hiçbir önlem almadıkları görülmektedir.

Sanıkların/faillerin ortaya çıkan vahim sonuçları öngörmelerine rağmen, engellemek için önlem almadıkları, hukuka aykırı olarak eylemlerine devam ettikleri ve kusurlarının olası kast düzeyinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Sanıkların/faillerin eylemlerini gerçekleştirebilmek için belgede sahtecilik yapmaları, öngördükleri sonuçları kabullendiklerini ortaya koymaktadır.

Sanıkların/faillerin imar hukuku mevzuatından kaynaklanan ve bilirkişi raporlarına, uzman görüşlerine de yansıyan pek çok yükümlülükleri kasten yerine getirmemişlerdir.

Ruhsat konusunda yukarıda da ifade edilen resmî belgede sahtecilik suçunun varlığı, bahsi geçen yükümlülüklerin kasten yerine getirilmemesiyle birleştiğinde, sanıkların/faillerin deprem bölgesinde bulunan bir yapının olası bir depremde bu eksiklikler nedeniyle zarar görebileceğini, ölüm ve/veya yaralanma gibi neticelerin gerçekleşebileceğini öngördükleri ve bu olası neticeleri önlemek için hiçbir tedbir almadıklarını göstermektedir.”

ÖNGÖRÜLEBİLİR NETİCELERE KAYITSIZ KALINMASI, OLASI KASTLA SORUMLULUĞU GEREKTİRİR

“Öngörülebilir neticelere kayıtsız kalınması, arzu/irade edilmese de gerçekleşen neticelerden olası kastla sorumluluğu gerektirir” denilen değerlendirmede, olayda; öngörülebilir neticelerin gerçekleşmeyeceğine dair inancın veya güvenin, tesadüflere bırakıldığı, bu inancı destekleyecek somut verilerin olmadığı vurgulandı.

Değerlendirmede şöyle denildi:

“2001 yapı ruhsatına ilişkin olarak; İsias şirket ortakları, yapı ruhsatında imzaları bulunan mimari proje sorumlusu, statik betonarme proje sorumlusu ve fenni mesuller ve adı/imzası ruhsatta olmamasına rağmen 3 sayfalık raporun sahibi İnşaat Mühendisi, Adıyaman Belediyesi’ndeki kamu görevlilerine ilişkin davalar arasında CMK md. 8 uyarınca dar bağlantı mevcuttur. Bu bağlamda 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava ile Grand İsias Otelin 2001 yapı ruhsatında imzaları bulunan kamu görevlileriyle ilgili açılan/açılacak davanın birleştirilmesi usül ekonomisi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zaruridir.”

Türkiye’de 13 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

Türkiye’de hükümet, çocukların dijital mecralardaki tehlikelere karşı korunması için harekete geçti. BTK, 13 yaş altına sosyal medya yasağı üzerinde çalışırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da benzer düzenlemeler için hazırlık yapıyor.

Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların sosyal medya ve akıllı telefon kullanımıyla ilgili önemli bir düzenleme için çalışmalar yürütüyor. BTK Başkan Yardımcısı Abdulkerim Gün, 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişiminin yasaklanması için adımlar attıklarını duyurdu.

ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU DÜZENLEME ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR

Düzenleme çalışmaları sırasında, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanı Eda Şirnevai, bu konunun Çocuk Hakları Komisyonu tarafından da değerlendirildiğini belirtti. Öneriyi destekleyen akademisyen Prof. Dr. Tuncay Dilci, birçok ülkede benzer yasakların uygulandığını ifade ederek Türkiye’nin de bu yönde adım atması gerektiğini söyledi.

DÜNYADAKİ UYGULAMALAR NASIL?

Çocukların dijital ortamlardaki güvenliği için farklı ülkelerde çeşitli önlemler alınıyor. Türkiye’de planlanan düzenleme, bu örneklerden ilham alarak şekilleniyor. İşte öne çıkan ülkeler ve uygulamaları:

ABD: Bazı eyaletlerde 14 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımı 2025’ten itibaren yasaklanacak.

Çin: 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı açması ebeveyn iznine bağlı. Ayrıca, saat 22.00-06.00 arasında cihaz ve internet erişimi yasak.

Fransa: 15 yaş altındakilerin sosyal medya hesap açabilmesi için ebeveyn onayı gerekiyor.

İtalya: 14 yaş altındaki çocukların cep telefonu sahibi olması, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanması yasak.

İngiltere ve Rusya: 13 yaş altındaki çocukların çevrim içi platformlarda hesap açmaları sınırlandırılmış durumda.

Güney Kore: 16 yaş altındaki çocuklar için 24.00-06.00 saatleri arasında çevrim içi oyun oynama yasağı uygulanıyor.

ÇOCUKLARIN DİJİTAL GÜVENLİĞİ İ̇ÇİN BÜYÜK ADIM

Türkiye’de de uygulanması planlanan düzenleme, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri tehlikeleri en aza indirmeyi amaçlıyor. Sosyal medyada maruz kalınan olumsuz etkiler, çocukların ruh sağlığını ve gelişimini tehdit ediyor. Bu tür kısıtlamalar, hem ebeveynlerin hem de çocukların dijital güvenliği için önemli bir adım olarak görülüyor.

SOSYAL MEDYA VE AKILLI TELEFON KULLANIMI YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Yetkililer, planlanan yasağın amacını, çocukların çevrim içi platformlarda güvende olmalarını sağlamak ve ailelerin kontrolünü artırmak olarak açıklıyor. Ayrıca, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra ebeveyn onayı olmadan çocukların sosyal medyada hesap açması veya çevrim içi platformlara erişmesi mümkün olmayacak.

Hava bugün parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nin bugünkü hava tahmin raporuna göre, hava parçalı bulutlu olacak, hava sıcaklığı ise 19-22 derece dolaylarında seyredeceği açıklandı.

Meteoroloji Dairesi’nin 28 Kasım – 4 Aralık tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk iki günü yüksek, diğer günlerde ise alçak basınç sistemiyle serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Hava, perşembeye kadar genellikle parçalı bulutlu geçecek, en yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta, periyodun son günlerinde zaman zaman kuvvetli esecek.

Petrol fiyatları düşüşe geçti

Petrol, ABD Şükran Günü tatili öncesinde ticaretin azalmasıyla yönünü aşağı çevirdi.

Brent petrol varil başına 73 dolara yakın seyrederken ABD ham petrolü 69 doların altına düştü.

OPEC+’nın gelecek yıl beklenen bolluk endişelerini telafi etmek için Pazar günü toplandığında üretimi yeniden canlandırmayı bir kez daha ertelemesi bekleniyor.

Petrol, Ekim ortasından bu yana dar bir aralıkta sıkıştı, fiyatlar Orta Doğu ve Ukrayna’daki jeopolitik riskler, Donald Trump’ın başkanlık seçim zaferi ve 2025’te bolluk beklentileri tarafından sarsıldı.

Singapur’daki Vanda Insights’ın kurucusu Vandana Hari, “Ham petrol, OPEC+’nın üretim kesintilerini azaltmasında küçük bir erteleme yapmış olabilir. 1 Ocak’tan itibaren artışa devam etme kararı veya belirsiz bir erteleme kadar sert bir karar, piyasalar için sürpriz olurdu” dedi.

Sadık Gardiyanoğlu: Emeklilikle ilgili çalışmalar yapılacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, sosyal sigortalarda emeklilikle ilgili çalışmaların ve düzenlemelerin yapılacağını kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde bütçe görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Sosyal Sigortaları Dairesi’ni çok önemsediğini dile getiren Gardiyanoğlu, sosyal sigortalarda emeklilikle ilgili çalışmaların ve düzenlemelerin yapılacağını kaydetti.

Aktüeryal dengede yüzde 4’ü buldukları anda 55 yaş emekliliğin gündeme geleceğini dile getiren Gardiyanoğlu, tatil günlerinde yapılan çalışmaların da kontrol edildiğini söyledi.

LAÜ ile ilgili ihbarı aldığını ve yarın rapor isteyeceğini dile getiren Gardiyanoğlu, sosyal hizmetlerle ilgili olarak da teşkilat yasasının 30 yıldan sonra bittiğini ve Meclis’e geldiğini kaydetti.

Çalışma Bakanlığı Teşkilat Yasası’nın da en kısa zamanda Meclis’e geleceğini söyleyen Gardiyanoğlu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini belirtti.

Sosyal Hizmetler Dairesi’nde kadro sayısının az olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, kadro artırımına gidileceğini söyledi.

200’e yakın kadının ticari hayata girebilmesine kadın kurslarıyla katkı koyduklarını söyleyen Gardiyanoğlu, ekonomik faaliyete giren kadın girişimcilere destek çıktıklarını belirtti.

Ara eleman bulma yönünde ciddi çalışmaları olduğunu da anlatan Gardiyanoğlu, rehabilitasyon merkezi tadilatının 2025 yılında tamamlanacağını kaydetti.

Karpaz bölgesinde bakanlığa bağlı şubelerin açıldığını ve personelin görevlendirildiğini dile getiren Gardiyanoğlu, rehabilitasyon merkezleri ve yaşam merkezlerine ciddi yatırımlar yapıldığını söyledi.

Sosyal hizmetler konusunda hassas olduklarını belirten Gardiyanoğlu, sosyal hizmetlerin çok farklı noktalara geldiğini ve ileriki dönemde 6 ilçede projeler yapılacağını kaydetti.

Engelli bireylerin aldığı katkılarla ilgili yasal düzenleme yaptığını dile getiren Gardiyanoğlu, bu yıl içerisinde verilen katkıların artırılacağını belirtti.

“Sıfır iş kazası” hedefini yineleyen Gardiyanoğlu, bu konuyla ilgili çalışma yaptıklarını söyledi.

Kayıtlı işçi sayısının ortalama 130 bin olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, 2024 yılında bu sayısını 210 bine yükseldiğini söyledi. Gardiyanoğlu, işçi denetimlerini yüzde 85 artırdıklarını ancak personel sayısının aynı kaldığına işaret etti.

Cypfruvex’teki işçilerin çalışma izinlerinin çıkarıldığını dile getiren Gardiyanoğlu, iş ve iş sağlığında sorumlu bakan olarak bu konuda gereken cezanın kesildiğini söyledi.

Çocuk İzleme Merkezi’ne ilişkin yasal düzenleme girişimlerinin yapıldığını dile getiren Gardiyanoğlu, doktor ve eczacıların soruşturmalarının devam ettiğini ve yakın zamanda da tamamlanmasının beklendiğini belirtti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi komiteden geçti

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 5 milyar 430 milyon 161 bin TL’lik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesini oy çokluğuyla kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 5 milyar 430 milyon 161 bin TL’lik 2025 bütçesini görüşerek, oy çokluğuyla kabul etti.  Komite bakanlık bütçesi onaylandıktan sonra bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi yarın Maliye Bakanlığı ve Gelirler bütçeleri ile GKK, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı YÖDAK bütçelerini görüşecek. Komite ayrıca görüşmesi tamamlanan Milli Eğitim Bakanlığı ve DAÜ bütçelerinin oylamasını yapacak.

Komitenin yarın 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın bütününü görüşüp, oylayarak, çalışmalarını tamamlaması öngörülüyor.

BARÇIN

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Sadık Gardiyanoğlu ve bürokratlarının da katıldığı komite toplantısında ilk sözü alan CTP Milletvekili Devrim Barçın, veri alma talebinde ve ihbarda bulunmak istediğini kaydetti.

Çalışma Dairesi’nin idari para cezası ve tahsilatları daha önce yayınladığını fakat şu anda bu verilere ulaşamadıklarını dile getiren Barçın, bu uygulamalarla ilgili bilgi talep etti.

DPÖ verilerine bakıldığında ülkede yüzde 11 büyüme hedefi ortaya konulduğunu dile getiren Barçın, reel büyümenin tüm maaşlara yansıtılıp yansıtılamayacağını sordu.

Barçın ayrıca, bakanın resmi tatillerde iş yasası gereği kapalı olması gereken yerlerin denetleneceği söylemini anımsatarak, çalışanlara iş yasasından doğan haklarının verilip verilmediği ve denetlenen yerlerin yatırımlarının yapılıp yapılmadığı konusunda bilgi istedi.

Vardiya çalışmayı yönelik çalışmalar olduğunu dile getiren Barçın, vardiya ödenekleri noktasında yapılan çalışmaları sordu.

Lefke Avrupa Üniversitesi’nde gerçek bürüt maaşlar üzerinden yatırım yapılmadığı ihbarında bulunmak istediğini dile getiren Barçın, bu üniversitenin ileride olumsuzluk yaşamaması adına bakanlığın erken zamanda müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.

LAÜ çalışanlarının 11 aydan beri primlerinin yatırılmadığını dile getiren Barçın, LAÜ’nün gerçek mükellefiyetlerinin çok gerisinden hareket ettiğini belirtti ve LAÜ çalışanlarının hakkının gasp edildiğini söyledi.

Barçın ayrıca, bakanlığın sosyal sigorta yatırımlarını yapmayanlara karşı yaptırım yapılması yönünde hareket geçmesi gerektiğini belirtti.

DERYA

CTP Milletvekili Doğuş Derya da konuşmasında, bakanlığın çok düşük performansla çalıştığını ve bütçeye bakıldığında da ileriki dönemde de bu performansın değişmeyeceğinin düşünüldüğünü belirtti.

Veri toplama konusunda çok sıkıntı olmasından dolayı bazı verilere ulaşılamadığını kaydeden Derya, İstatistik Kurumu’nun verilerini okuyarak, iş başvurusu rakamlarını aktardı.

İş gücü içerisinde özellikle kadınların tercih edilmediğini verilerle aktaran Derya, emek piyasasından cinsiyetçi yaklaşım değişmedikçe, sonuçlarda bir değişiklik olmayacağını dile getirdi. Derya, beyin göçündeki artışa da dikkat çekti.

Ayda ortalama 4 kadının sığınma evine gitme başvurusunda bulunduğunu dile getiren Derya, bu verilerin, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Yasası’nda öngörülen birimin hayata geçme gereğini ortaya koyduğunu belirtti.

Şiddete müdahale biriminde yetişmiş personele ihtiyaç olduğuna da dikkat çeken Derya, bu birimden sorumlu olan bakanlığın gerekli yasal düzenlemeleri yapıp, benzer birimlerin diğer bölgelerde de açılması gerektiğini kaydetti.

2024 yılında devletin bir sığınma evi olmamasının büyük bir “utanç” olduğunu dile getiren Derya, üniversitelerde bir sığınma evi projesi yarışması yapmak ve mali destek vermenin çok mu zor olduğunu sordu.

Çalışma ve Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu söz alarak, kadın sığınma evi konusunda bina yerinin ayrıldığını ve bu sorunun çok kısa sürede sonlandırılacağını kaydetti.

CTP Milletvekili Doğuş Derya tekrar söz alarak, kadın yoksullaşmasının derinleştiğini ve kadınların avukat tutacak maddi kaynaklarının azaldığını belirtti.

Sosyal Hizmetler Dairesi raporlamasında hizmet veren Alo 123’ün yeterli olmadığını dile getiren Derya, yeni teknolojik aplikasyonların artık yürürlüğe girmesi gerektiğini kaydetti.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’ne ayrılan bütçeyi de eleştiren Derya, 10 yıldır verilen mücadeleye rağmen buraya halen para ayılmadığını kaydetti.

AKANSOY

CTP Milletvekili Asım Akansoy da, siyasetin karıştırılmaması gereken iş kazalarının önemine işaret etti.

Müfettiş ve denetçi sayısının az olduğunun yıllardır bilindiğini dile getiren Akansoy, inşaat patlamasından dolayı iş kazalarının arttığını ve işçilerin öldüğünü söyleyerek, bunun sorumlusunun hükmet olduğunu savundu.

“Haftada bir iş kazalarına bağlı ölümlerin yaşandığı bir coğrafyada değil yaşamak, turistik amaçlı dahi olmak istemezsiniz” diyen Akansoy, iş verenin uyması gereken çok ciddi kurallar olduğunu fakat bakanlığın da bu kurallara uyulup uyulmadığını çok ciddi şekilde denetlemesi gerektiğini belirtti.

İstatistik verilerine güvenmediğini dile getiren Akansoy, bugün sunulan verilerin geçerliliğinin tatmin edici düzeyde olmadığını söyledi.

Kamu kurumu niteliğindeki örgütlerin sorumlu kılınmaması ve paydaş olmaması halinde sorunların üstesinden gelinemeyeceğini dile getiren Akansoy, meslek örgütlerinin kendi alanlarıyla ilgili işverenleri denetlemesi ve söz sahibi olması gerektiğini kaydetti.

Yasa ve tüzüklerin bire bir uygulanması halinde yine kaza olabileceğini fakat makul derecede açıklanabileceğini dile getiren Akansoy, bakanın açıklamalarını eleştirerek, sıfır iş kazası söylemlerinin mümkün olamayacağını söyledi.

Yönetsel alanlarda yeni paradigma geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Akansoy, bunu bakanlık yönetiminde görmediğini belirtti.

Asgari ücretlinin yaşam standardının korunması gerektiğini söyleyen Akansoy, insanların hayatlarını idame ettirmelerine imkan tanıyacak şeylerin yapılması gerektiğini kaydetti.

Avrupa Birliği’nde asgari ücretin müzakere yoluyla saptanmasının ve örgütlenme hakkının korunmasının istendiğini dile getiren Akansoy, özel sektörün sendikalaşması yönünde önün açılması gerektiğini belirtti.

Kayıt dışılık konusuna da değinin Akansoy, bu konunun vatandaşı ve kendilerini endişelendirdiğini kaydetti.

SOLYALI

CTP Milletvekili Ürün Solyalı da konuşmasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın her zaman çalışmadan ve güvenlikten uzak bir imaj verdiğini söyledi.

Bakanlığın yeniden yapılanması gerektiğini kaydeden Solyalı, bakanların doğru politikalar üzerinden kurgulanması gerektiğini belirtti.

Cypfruvex’te yaşananları anımsatarak memlekette insan ticareti vakaları olduğunu söyleyen Solyalı, çalışmak için buraya gelen insanların yaşam koşullarında iyileşme olup olmadığını sordu.

Bu konuda nasıl bir idari ve cezai işlem yapıldığına açıklık getirilmesini isteyen Solyalı, ülkede kaç kişinin kayıtlı olduğunu ve halen kaçak durumda bulunanları sordu.

2024 yılında istismara uğrayan çocuk sayısının kaç olduğunu da soran Solyalı, devlet gözetiminde kaç çocuk olduğunu ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na ne kadar katkı yapıldığına açıklık getirilmesini istedi.

İstismarın her boyutta kontrolden çıkmış bir durumu olduğunu savunan Solaylı, bu konularda bakandan bilgi istedi.

BİRİNCİ

CTP Milletvekili Ceyhun Birinci de konuşmasında bakanlığa ayrılan bütçenin yeterli olmadığını kaydetti.

Reçete soruşturmasının ne aşamada olduğunu soran Birinci, bu konuyla ilgili birçok taraf olduğuna değinerek, ilaca erişimde yaşanan sıkıntılara işaret etti.

Lapta Huzurevi’nin ne durumda olduğunu ve ne zaman hizmete gireceğini soran Birinci, ekonomik sıkıntılar içerisinde yaşayan insanlara el atılamadığını ve sorumluluğun hükümette olduğunu kaydetti.

Çalışma Dairesi teşkilat yasasının ivedi şekilde güncellenmesi gerektiğini de dile getiren Birinci, ülke nüfusunun bilinmesi için nüfus sayımı yapılıp yapılmayacağını sordu.

2024 yılında 68 yaralanma, 7 ölümle sonuçlanan 75 iş kazası gerçekleştiğini ve geçen yıla göre vakalarda artış yaşandığını dile getiren Birinci, “bunun sorumlusu kim” diye sordu ve her alanın döküldüğünü savundu.

ŞAHİNER

CTP Milletvekili Salahi Şahiner de, bakanlığa bağlı kurumların ödenekleri hakkında bilgi istedi.

Komite bütçeyi onaylayıp, bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güzelyurt Meslek Lisesi öğretmen ve öğrencilerini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “5. Antalya Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşmasında Madalya Kazanan Güzelyurt Meslek Lisesi öğrenci ve öğretmenlerini kabul etti.

 

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar kabulde yaptığı konuşmada, ödül alan öğrencileri tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.

Tatar, “Gastronomi, Kıbrıs Türk halkının kültürüdür. Nesilden nesile aktarılıp, milli değerlerimizin temsil edilmesi ve uluslararası platformda ödül kazanılması gurur vericidir” dedi.

Kıbrıs Türk halkının sürdürdüğü mücadele ve milli kültürü aktarmanın önemine vurgu yapan Tatar,  turizmle ekonomiyi geliştirip, büyütmede mutfağın önemli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar, Güzelyurt Meslek Lisesi’ndeki öğrencilerin, bu becerileri öğrenip, mutfağa yansıtmalarının ve bu alanda başarı elde etmelerinin, çok güzel bir gelişim olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, gençlerin çalışıp, üretmeleri ve kendilerini geliştirmek için önlerine çıkan fırsatları değerlendirmelerinin önemli olduğunu dile getirerek, bunun bir nimet olduğunu kaydetti.

Gastronomi alanında geleceğe yönelik çalışma ve başarıların çok önemli fırsatlar doğuracağını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bu alanın ekonomik değeri olan bir iş olduğunu ifade etti.

Gastronomi bakımından zengin bir kültüre sahip olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, bunları sunabilmenin de marifet olduğunu belirterek, başarı elde eden öğrencilerle onları destekleyip, katkı sağlayan öğretmenleri kutlayıp, teşekkür etti.

Dışişleri Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 897 milyon 914 bin TL’lik Dışişleri Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Uluçay

Bütçe üzerine söz alan CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, “Aynı rotayı önümüze koymadık belki ama büyük resme bakarak sanki hepimizi aynı limana gidiyoruz gibi görünüyor.” dedi.

Hissiyatının gidilecek bu limanın Kıbrıs Türk halkı için olabilecek en iyi koşulların yakalanması olduğunu belirten Uluçay, İsrail’le Lübnan’ın imzaladığı ateşkes anlaşmasına işaret etti. Bu gelişmenin bir nebze olsa rahatlatıcı olduğunu kaydeden Uluçay, bunun büyük resim açısından da önemli olduğunu söyledi.

Uluçay, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilere ve ortak çalışmalarına da değinerek, bu sürecin Kıbrıs’a da olumlu yansımaları olacağını, ülkelerin politik ajandalarında Kıbrıs’a ilişkin bir yol haritasını da gündeme alabileceklerini öngördüğünü kaydetti.

Teberrüken Uluçay, ülkenin ekonomik ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, Dışişleri Bakanlığı’nın geçiş kapılarının açılması çalışmalarına yönelmesi gerektiği görüşünü paylaştı.

Uluçay, Cumhurbaşkanlığının son aylarla gündeme getirdiği “doğrudan ticaret” taleplerine de değinerek, bu konuda kısa vadede adımlar atılabileceğini belirtti. Uluçay, bakanlıkların bu yönde aktif olması ve emek harcamasının Kıbrıs Türk halkının yararına olacağını söyledi.

Ertuğruloğlu

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu de söz alarak, Kıbrıs meselesinde ileride yapılması planlanan 4+1 formatındaki görüşmenin, meselenin çözümüne katkı sağlayacak bir görüşme ve sonuç çıkabilecek bir yol olmadığını kaydetti.

Ertuğruloğlu, “ortak zemin yok” açıklamasından sonra iyi niyet misyonunu BMGK’ye iade etmesi gereken Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in doğru adımı atamadığını savundu.

“3D” olarak bilinen “direkt ulaşım, direkt ticaret, direkt temas” konusuna da değinen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının hakkı olan bu taleplerin elde edilmesinin mevcut tek yolunun KKTC’nin tanıtılması olduğunu belirtti.

Yeni geçiş kapılarının açılması yönünde görüşünün de olumsuz olduğunu açıklayan Ertuğruloğlu, mevcut 9 kapının yeterli olduğunu ve kapı sayısını artırmanın “sınırı” anlamsızlaştıracağını dile getirdi.

Tahsin Ertuğruloğlu, Güney Kıbrıs’ın yeni kapılara ilişkin taleplerinin sadece ekonomik olmadığına, güvenlik açısından anlamları bulunduğuna işaret ederek, kapılardaki mevcut sıkışıklığın da Güney Kıbrıs’ın uygulamalarından kaynaklandığını söyledi.

Ertuğruloğlu, sıkıntılara sadece ekonomik gözle bakma lüksüne sahip olmadıklarını kaydederek, “Bu adada anlaşma yok. Ateşkes anlaşması bile yok, fiili ateşkes var. O kadar hassas bir coğrafyadayız ki, tüm ülkeler kendi çıkarları doğrultusunda burada hareket ediyor.” dedi.

CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay’ın Yeşil Hat üzerinden yapılan ticarete ve elde edilen gelirlere dikkat çekmesi üzerine ise, Ertuğruloğlu, bir takım iş insanlarının para kazanabilmesi için Yeşil Hat Tüzüğü aracılığıyla yapılan ticaret sayesinde Kıbrıs Türk halkı kitlesel olarak toplum düzeyine indirildiğini söyledi ve bunu doğru bulmadıklarını kaydetti.

CTP Milletvekili Doğuş Derya ise, bakanın sözlerine tepki göstererek, Yeşil Hat’tın bir nefes borusu olduğunu kaydetti,  Derya, Dışişleri Bakanına “Kıbrıs Türk sermayesini küçük görme” eleştirisinde bulunarak, “Bu ülkeye dair bir kaygınız yok.” yorumunda bulundu.

Milletvekilleri Dışişleri Bakanlığı bütçesindeki artışı yetersiz buldu

CTP Milletvekilleri, Dışişleri Bakanlığı bütçesindeki artışın “az oluşuna” yönelik eleştiri yaptı. CTP Milletvekili Erkut Şahali, bütçe kalemlerine ilişkin Maliye Bakanlığı personeline bazı sorular yöneltti ve bütçede yapılan artışın “az olduğu” düşüncesini paylaştı. CTP Milletvekili Salahi Şahiner de Şahali’nin ifadelerine destek vererek, Dışişleri Bakanlığı bütçesini “Dükkanı kapatın ve gidin” bütçesi olarak nitelendirdi. CTP Milletvekili Fikri Toros da söz konusu bütçeye yönelik, “Bırakın kapasite artırımını, mevcut kapasiteyi korumaya engel bir bütçe” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bir önceki bütçede yüzde 0.75 olan bakanlık bütçesinin payının bu sene 0.59’a düştüğüne dikkat çekerek, Dışişleri Bakanlığı bütçesinin bundan çok daha fazla olması gerektiğini kaydetti. Mevcut bütçeyle, yeni temsilcilik açabilmek değil, mevcutların sürdürebilirliği konusunda bile sıkıntı yaşandığını söyleyen Ertuğruloğlu, tüm bu sıkıntılara rağmen çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şoföroğlu da bütçenin nasıl belirlendiğini ve nelerin yansıtıldığına dair bilgiler verdi.

Konuşmaların ardından 897 milyon 914 bin TL’lik Dışişleri Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Bütçe görüşmeleri, 15 dakikalık aranın ardından, Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) bütçesinin görüşülmesiyle devam edecek.

Yerli patateste hastalık var ithal edilecek!

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş Kelle patates ithalatıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çavuş, patatesin ithal edileceğini duyurdu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kıbrıs TV canlı yayınında patates ithalatıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Fiyatıyla büyük tartışmalara neden olan patates ithalatının tarihini duyuran Çavuş, patates fiyatlarındaki artışın nedenlerine de değindi.

HAVALAR HASTALIKLARI TETİKLEDİ

Bakan Çavuş, patatesteki en büyük sorunun sıcak ve nemli hava koşulları olduğunu belirtti. Bu durumun hastalıkları artırdığına dikkat çeken Çavuş, üreticilerin iki-üç kez ilaçlama yapmalarına rağmen hastalığın yayılmasının engellenemediğini, patateslerin erime noktasına geldiğini ifade etti.

ÜRETİCİLERLE GÖRÜŞÜLDÜ, FIRSATÇILAR ENGELLENDİ

Üreticilerle sorunun çözümü için görüşmeler yaptıklarını söyleyen Çavuş, bazı fırsatçıların durumu kötüye kullanmaya çalıştığını belirtti. Patates ithalatını önlemek adına yoğun çaba harcadıklarını dile getirdi.

KAYSERİ’DEN İTHALAT YAPILACAK

Patates ithalatı konusunda her türlü riske karşı sıfır toleransla hareket ettiklerini vurgulayan Çavuş, Kayseri üzerinden bir bölgeden patates getirileceğini açıkladı. Uzmanların bölgede tahliller yaptığını ve yüklemenin de gözlem altında olacağını aktaran Çavuş, ithal edilen patateslerin Perşembe günü adaya ulaşacağını belirtti.

20 GÜNLÜK KRİTİK SÜREÇ

Bakan Çavuş, ithalatla birlikte vatandaşları mağdur etmeden, üreticilerin rekoltesini düşürmeden ve erken hasada zorlamadan bu 20 günlük süreci atlatmayı hedeflediklerini söyledi.

TARIM SİGORTALAR FONU MÜDÜRÜ İPEK KARANFİLOĞLU: “ÜRETİCİLERİMİZİN ZARARI TAZMİN EDİLECEK”

Tarım Sigortalar Fonu Müdürü İpek Karanfiloğlu, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk oldu. Programda, hafta sonu ülkede yaşanan fırtına felaketiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Karanfiloğlu, fırtına nedeniyle zarar gören üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, şu ifadeleri kullandı:

“Sigorta, üreticinin ürünlerini doğal afetlere karşı güvence altına almak ve tüketiciye ulaşacak ürünlerin arzını korumak amacıyla kurulmuştur. Haftasonu olmasına rağmen tüm ekibimiz sahadaydı ve tespitlere başladık. Bugün de mühendislerimiz arazide. Zarar bildirimleri geç ulaştı, ancak hızlı bir şekilde çalışarak tüm üreticilerin zararlarını tespit ediyoruz.”

FIRTINA EN ÇOK SERA VE HAYVAN BARINAKLARINI VURDU

Karanfiloğlu, özellikle sera ve hayvan barınaklarının büyük zarar gördüğünü belirtti. Seraların naylonlarının uçtuğunu, içerideki ürünlerin zarar gördüğünü ifade eden Karanfiloğlu, hayvan barınaklarının çatı ve duvarlarının yıkılması sonucu hayvan ölümleri yaşandığını aktardı. Ancak genel olarak büyük çaplı maddi kayıpların olmadığını da ekledi.

“Tespitlerimiz tamamlandıktan sonra, üreticilerin gerekli evrakları tamamlamasıyla tazminat sürecini başlatacağız. Geçitköy bölgesinde şubat ayında yaşanan doğal afet sonrası tüm üreticilerimizin zararları tazmin edilmişti. Bu süreçte de üreticilerimizin mağduriyetini gidereceğiz.”

KÜRESEL ISINMA VE MEVSİM KAYMALARI RİSKLERİ ARTIRIYOR

Karanfiloğlu, küresel ısınmaya bağlı mevsim kaymalarının tarım üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yağışların daha geç ve güçlü gelmesi, fırtına ve dolu gibi doğal afetlerin artması üreticiler için riskleri büyütüyor. Karanfiloğlu, şu bilgileri verdi:

“Geçtiğimiz yıl en büyük zararı doludan gördük. Bu yıl ise şubat ayında Geçitköy bölgesinde sel felaketi yaşandı. Ayrıca 234 bin dönüm arazi kuraklıktan etkilendi. Bunun için geçtiğimiz ay 101 milyon TL’lik bir ödeme gerçekleştirdik. Aralık ayında da bir o kadar ödeme daha yapmayı planlıyoruz.”

ZARAR GÖRÜLEN BÖLGELER VE TAZMİNAT SÜRECİ

Fırtınadan etkilenen üreticiler hakkında bilgi veren Karanfiloğlu, zararın özellikle Mağusa’daki Tatlısu, Maraş ve Yıldırım bölgelerinde seralarda yoğunlaştığını belirtti. Hayvan barınakları ise Dikmen, Taşkent, Geçitkale ve Gönendere bölgelerinde zarar gördü. Üreticilerin zarar tazminatları için ilgili kurumlara başvurmalarının önemine vurgu yaptı:

“Tarımsal üretim dışındaki zararlar kaymakamlıklar tarafından değerlendiriliyor. Ancak barınak zararları için Hayvancılık Dairesi’ne, bitkisel üretim zararları için ise Tarım Dairesi’ne başvurulması şart. Ev zararları için ise kaymakamlıklarımız yardımcı olmaktadır.”

TEDBİR YAPIM AŞAMASINDA ALINMALI

Karanfiloğlu, üreticilere verilen eğitimlerin önemine de değindi. Seraların ve barınakların yapım aşamasında gerekli önlemlerin alınmasının hayati olduğunu belirtti:

“Barınakların ve seraların yapımında kullanılan beton ve demir kalınlığı gibi detaylar oldukça önemli. Üreticilerimize bu konularda eğitimler veriyoruz. Tedbirler yapım aşamasında alınmalı. Bu yıl yapılan eğitimlerin faydasını şimdiden görüyoruz.”

ZAMANINDA ÖDEME SÖZÜ

Karanfiloğlu, Tarım Bakanlığı’nın tüm ödemeleri yıl sonuna kadar tamamlamayı hedeflediğini belirterek, üreticilerin destek ödemelerini zamanında almasının önemini vurguladı:

“Sayın Bakanımızın üreticilere sözü var: ‘Yıl bitmeden alacaklarınızı alacaksınız.’ 15 yıldır ilk kez ödemeleri zamanında yaptık. Üreticinin destek ödemesini doğru zamanda alması üretim için kritik öneme sahip.”

Karanfiloğlu, fırtınadan etkilenen üreticilerin en kısa sürede zararlarının giderileceğini ifade ederek sözlerini tamamladı.

Mevlevi’de silah atışları başlıyor: Kaymakamlık girilmemesi gereken bölgeleri açıkladı

Güzelyurt Kaymakamlığı, Mevlevi Ağır Silah Atış Alanı’nda atış yapılacağını duyurarak, girilmemesi gereken bölgeleri açıkladı.

Güzelyurt Kaymakamlığı, 2-6 Aralık tarihleri arasında, Mevlevi bölgesi Ağır Silah Atış Alanı’nda “Milan Tas” atışları yapılacağını duyurarak, belirtilen tarih ve saatlerde girilmemesi gereken bölgeleri açıkladı.

Kaymakamlık’tan verilen bilgiye göre, atışlar 07.30-21.00 saatleri arasında yapılacak.

Girilmemesi gereken bölgeler söyle:

“Doğuda; Yayla Mezrası-İkişehitler Köyü uzanımı hattının 500m batısı. Kuzey’de; Güzelyurt Deresi 1000 m güneyi ve uzanımı hattı. Güneyde Kumköy Helikopter pistinden denize giden yolun 500m kuzeye uzanımı hattı. Batıda Kum tepe 1100 m kuzeyi ile Yayla Mezrası 1500 m batısı arasında kalan deniz kıyısı hattından denize doğru uzanan 5 kilometrelik alan.

10. Dünya Helal Zirvesi

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC’nin Doğu Akdeniz’in ortasında yer aldığını ve 2 milyarlık İslam aleminin bir parçası olduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin destekleriyle birlikte atacağımız adımlarla, ticari anlamdaki anlaşmalarla daha ileriye gitme şansını oluşturmanın koşullarını sağlayacağız.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla ve bu yıl 10. kez kapılarını açan Dünya Helal Zirvesi, “Helalde Başarılı 10. Yıl” mottosuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde başladı.

Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu, İslam İş birliği Teşkilatı (İİT) ilgili kuruluşu İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) işbirliği, Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu koordinasyonunda gerçekleştirilen zirve, global ölçekte ticarete önemli katkılar sağlamayı hedefliyor.

Zirve, Helal Expo, Private Label, Natural Organik Vegan Alanı, ETHEXPO Avrasya Turizm ve Sağlık Fuarı, Uluslararası Bakanlar Oturumu, Ülke İş Forumları ve B2B özel alanlarını kapsarken, küresel ticaret için uluslararası ekonomiyi İstanbul’da buluşturuyor.

Zirvenin açılışında konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, zirveye katılım sağlayarak, görünür olabilmenin en büyük adımını attıklarını ifade etti.

Amcaoğlu, KKTC’nin Doğu Akdeniz’in ortasında yer aldığını ve 2 milyarlık İslam aleminin bir parçası olduğuna belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin destekleriyle birlikte atacağımız adımlarla, ticari anlamdaki anlaşmalarla daha ileriye gitme şansını oluşturmanın koşullarını sağlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Afganistan ve Türkiye, tarih boyunca ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda çok iyi ilişkiler sürdürmüştür”

Afganistan Ticaret Bakanı Nureddin Azizi de zirvenin İslam dünyasının en büyük ticari etkinliklerinden biri olduğunu vurgulayarak, bu platformun küresel helal ticaretini güçlendirmek ve helal sanayi, ticaret ve ürünlerin avantajlarını yalnızca İslam ülkelerine ve Müslümanlara değil, tüm insanlığa tanıtmak için hizmet ettiğini söyledi.

Zamanla dünyanın helal sanayi ve ticaretin avantajlarını daha da fazla takdir edeceğini kaydeden Azizi, “Afganistan bir İslam ülkesi olarak, helal sanayi ve ticarete olan bağlılığıyla Afganistan İslam Emirliği yetkililerinden ve özel sektörden oluşan bir heyetle bu etkinliğe aktif olarak katılım sağlamıştır.” dedi.

Azizi, Afganistan İslam Emirliği’nin ekonomi odaklı politikalarıyla, İslami finansman ve helal ticaret aracılığıyla komşu ülkeler, bölge ve dünya ile etkili ekonomik ve ticaret ilişkiler kurmayı ve güçlendirmeyi hedeflediğini aktararak, “Bu amaçlar arasında tarım sektörünü güçlendirmek, altyapıyı geliştirmek, yerli sanayiyi desteklemek, finansal istikrarı korumak, yerli ve yabancı yatırımı teşvik etmek ve tüm paydaşlar için faydalar sağlamak yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Hem yerel hem de uluslararası yatırımcıların Afganistan’da güvenli şekilde yatırım yapabileceğini belirten Azizi, “Afganistan ve Türkiye iki Müslüman ve kardeş ülke olarak tarih boyunca ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda çok iyi ilişkiler sürdürmüştür. Bu kapsamda Afganistan, helal ürün ve hizmetlerini küresel pazarlara tanıtmayı ve özellikle dost ve kardeş ülke Türkiye’den yabancı yatırım çekmeyi hedefliyor.” diye konuştu.

– “Filistin halkına desteklerinden dolayı Türkiye’ye teşekkür ediyorum”

Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa da Filistin Ulusal Ekonomi Bakanı Muhammed el-Amur’u temsilen yaptığı konuşmada, Filistin halkına desteklerinden dolayı Türkiye’ye teşekkürlerini belirterek, zirvenin tüm paydaşlarını ve zirvede emeği geçenleri tebrik etti.

Mustafa, Filistin’in büyük zorluklarla karşı karşıya blunduğuna, özellikle şu anki zor ve çetin koşullarda Filistin halkının savaşın acısıyla inlemekte olduğuna dikkati çekerek, “Büyük bir insani kriz yaşanmakta ve bu anlamda bütün dünyanın bu anlamda dayanışma içerisine girmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Filistin’de günden güne acı ve ablukanın büyüdüğünü dile getiren Mustafa, “İsrail işgali Filistin topraklarında uzun yıllardır devam etmektedir. Acı günden güne katlanmaktadır. Filistin halkı ile dayanışma bir zorunluluk haline dönüşmüş, her özgür insanın görevi haline gelmiştir.” dedi.