Archives Kasım 2024

TC Rekabet Kurumu ile KKTC Rekabet Kurulu iş birliği protokolünün kapsamı genişletildi

TC Rekabet Kurumu ve KKTC Rekabet Kurulu arasında mevcut olan iş birliği protokolü, kapsamı genişletilerek güncellendi.

Rekabet Kurumundan yapılan açıklamaya göre, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle ve KKTC Rekabet Kurulu Başkanı Mustafa Üstünel mevcut iş birliği protokolünün güncellenmiş ve genişletilmiş versiyonunu imzaladı.

Söz konusu imza törenine KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu da katıldı.

İş birliği protokolü uyarınca, kurullar arasında, rekabet hukuku politikaları ve uygulamaları ile ulusal rekabet otoriteleri ile temaslar konularında tecrübelerin paylaşılması, kurumsal altyapının gelişimine destek sağlanması amaçlanıyor.

Bu kapsamda ortak eğitim, konferans ve seminerler düzenlenmesi ve rekabet alanında ortak projelerle güçlü ve sürdürülebilir işbirliği kurulması ve güçlendirilmesi hedefleniyor.

Öte yandan ziyaret kapsamında Birol Küle, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler tarafından kabul edildi, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim ile görüştü.

611 üreticiye yaklaşık 127 milyon TL’lik ödeme

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 1-15 Ekim döneminin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 1-15 Ekim döneminin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.
Kurumdan yapılan açıklamaya göre, SÜTEK’e süt veren 611 üretici için çiğ süt bedeli olan 126 milyon 702 bin 806.43 TL bugün üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı.

 

İskele Belediyesi yeni yıl öncesi denetim ve eğitimlere ağırlık verdi

İskele Belediyesi Çevre ve Sağlık Denetim Bölümü denetimlerini sıkılaştırdı, eğitimlerine devam ediyor.

İskele Belediyesi Çevre ve Sağlık Denetim Bölümü’nün, İskele ve belediyeye bağlı köylerde yeni yıl öncesinde denetimlerini sıkılaştırdığı, halk sağlığından hareketle ekibin eğitimlerle kendini geliştirmeyi de sürdürdüğü belirtildi.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müfettişi İbrahim Köroğlu ile sahada olan ekip, ülkede üretim yapan kişi ya da işletmelerin ürettikleri ürünlerinin kayıt belgelerinde öne çıkan kriterler konusunda bilgilendirildi.

Açıklamada, İskele Belediyesi Çevre ve Sağlık Denetim Bölümü ekibinin, geçen günlerde Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müfettişi Köroğlu ile İskele’deki bir markette ve restoranda eğitim amaçlı denetimde bir araya gelerek, özellikle KKTC’de üretim yapan yerli üreticilerin ürettiklerini denetlediği belirtildi.

Eğitim temalı denetimde, Köroğlu, Sağlık Bakanlığı İşletme Kaydı (üretim izin belgesi), ürünün içeriği, işletmeye ait telefon numarası, adres, ürünün üretim ve son kullanma tarihleri gibi kayıt belgelerinde öne çıkan kriterler hakkında bilgi verdi.

Komitede Dışişleri, Çalışma, Sivil Savunma ve TAK bütçeleri masada

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin bugünkü gündeminde Dışişleri, Çalışma, Sivil Savunma ve TAK bütçeleri yer alıyor.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi saat 11.45’te toplandı.

Komite’nin bugünkü gündeminde 897 milyon 914 bin TL’lik Dışişleri Bakanlığı bütçesi, 5 milyar 430 milyon 161 bin TL’lik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi, 600 bin TL’lik Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı bütçesi ve 163 milyon 705 bin TL’lik Türk Ajansı-Kıbrıs bütçesi bulunuyor.

Mersin açıklarında yük gemisi yan yattı

Mersin 2 No’lu Demir Sahası’nda yan yatan “ESPERANZA B” isimli kuru yük gemisinde bulunan personelin acil tahliyesi için çalışma başlatıldı. Gemideki 13 kişilik mürettebatın 7’si tahliye edildi.

TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Mersin 2 No’lu Demir Sahası’nda 15 derece yan yatan 89 metre boyundaki ESPERANZA B isimli kuru yük gemisinde bulunan personelin acil tahliyesi için, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüze ait BAYRAK 2 isimli bot ivedilikle olay yerine yönlendirilmiş ve gemide bulunan personelin tahliye işlemi başlamıştır.” ifadeleri kullanıldı.

Gemideki 13 kişilik mürettebatın 7’si tahliye edildi

Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, henüz bilinmeyen nedenle yan yatan gemiden tahliye talebinde bulunulduğunu söyledi.

Talep üzerine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı, deniz polisi ve Mersin Uluslararası Limanı ekiplerinin bölgeye yönlendirildiğini belirten Pehlivan, “Serbest Bölge’ye yük almak için gelen boş bir gemiydi. Gemide 13 kişilik yabancı uyruklu mürettebat vardı, 7’si tedbiren tahliye edildi.” dedi.

Pehlivan, ada ülkesi Saint Kitts ve Nevis bandralı geminin 2 mil açıkta olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti:

“Kaptan dahil 6 kişilik mürettebat gemide kaldı. Geminin batma riski olmadığını belirtiyorlar. Ekiplerin nezaretinde gemiyi dengeye getirmek için çalışıyorlar. Ekipler herhangi bir olumsuzluğa karşı orada süreci takip ediyor. Bir risk olursa kalan mürettebatı alma ve gemiyi limana çekme ihtiyaçları doğabilir. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma yok. Geminin yan yatma sebebi ise tam olarak bilinmemekle beraber ‘balans suyu’ kaynaklı olabileceği değerlendiriliyor.”

Türkiye, İsrail ile Lübnan arasında ateşkes sağlanmasını memnuniyetle karşıladı

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, “Lübnan’da ateşkes sağlanmasına yönelik müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını memnuniyetle karşılıyor ve ateşkesin kalıcı olmasını temenni ediyoruz” ifadesini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan, İsrail ile Lübnan arasında varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Lübnan’da ateşkes sağlanmasına yönelik müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını memnuniyetle karşılıyor ve ateşkesin kalıcı olmasını temenni ediyoruz. İsrail’in ateşkese harfiyen uyması ve Lübnan’da yol açtığı zararı tazmin etmesi için uluslararası toplum tarafından baskı kurulmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Türkiye’nin Lübnan’da iç barışın tesisi için gerekli desteği sunmaya hazır olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu vesileyle, bölgede barış ve istikrarın sağlanması için Gazze’de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes ilan edilmesi ve İsrail’in saldırgan politikalarına son vermesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.”

Polis memuru kadrolarına 170 kişi alınacak

Polis Genel Müdürlüğü,  140 erkek ve 30 kadın polis memuru alımı yapacağını duyurdu. Münhal kadro için başvurular 9-13 Aralık 2024 tarihleri arasında kabul edilecek.

Adayların, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı olmaları, lise veya dengi bir okul mezunu olmaları, 18-30 yaş aralığında bulunmaları gibi şartlar yanında vücut ölçüleri, sağlık şartları ve diğer kriterlere uygunluklarına da bakılacak. Başvuru detayları ve sınav tarihleriyle ilgili bilgi Polis Genel Müdürlüğü’nün resmî web sitesi www.polis.gov.ct.tr adresinde yer alıyor.

Başvuru için adayların gerekli belgelerle birlikte ilçe polis müdürlüklerine şahsen müracaat etmeleri gerekiyor. Sınav takvimi kapsamında, yeterlik sınavı 21 Aralık 2024’te Lefkoşa’da yapılacak. İngilizce sınavı ise 28 Aralık’ta düzenlenecek ve başarılı olan adaylar 3-5 Ocak 2025 tarihleri arasında spor sınavına katılacak. Son aşamada yazılı ve sözlü sınavlar gerçekleştirilecek.

Soğuklar sürecek! Sıcaklık 15 derece dolaylarında…

Meteoroloji Dairesi, hava sıcaklığının 15 dereceye düşeceğini, ardından 3-4 derece kadar yükseleceğini  açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık tahmin raporuna göre, bölge genellikle alçak basınç sistemi ile periyodun ilk günü soğuk ve nemli, diğer günlerde ise serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak. Hava, hafta boyunca parçalı ve az bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk günü iç kesimlerde ve sahillerde 15 – 18 derece, diğer günlerde ise 19 – 22 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgârın genellikle Kuzey ve Doğu yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Hakan Dinçyürek: Bütçe içerisindeki sağlığa olan payı artırıyoruz

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı bütçe içerisindeki sağlığa olan payı artırdıklarını söyledi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı bütçesinde eleştirilere ve sorulara yanıt verdi.

Bütçenin az olduğuyla ilgili eleştirilere değinen Dinçyürek, bütçe içerisindeki sağlığa olan payı artırdıklarını söyledi.

Sağlık personeli alımlarıyla ilgili rakamları paylaşan Dinçyürek, istihdam konusunda taleplerinin olduğunu ve sürecin başladığını söyledi.

50 yeni hemşirenin daha istihdam edileceğini belirten Dinçyürek, hastaneler konusundaki eleştirileri yanıtladı.

Dinçyürek, ihale sürecindeki maliyet artışlarına işaret ederek, bu konuda yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki servislerin tadilatlarına değinen Dinçyürek, çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Yeni Girne Hastanesi’nin tamamlanmasının uzamasının bir sürü teknik nedenleri olduğunu dile getiren Dinçyürek, mart sonu itibariyle binanın bitmesinin hedeflendiğini söyledi.

“15 YENİ AMBULANS ALINDI”

“Yataklı Tedavi Kurumları’na tarihinde olmadığı kadar birçok teknolojik üst düzey cihazlar aldık.” diyen Bakan Dinçyürek, sevkler konusuna değinerek bazı veriler paylaştı.

Dinçyürek, “Göreve geldiğimiz gün devletin yoğun bakım yatak kapasitesi 68’di. Şu anda 83’tür. Bu rakam 114’e ulaşacak” ifadelerine yer verdi.

Dinçyürek, Güzelyurt, Gazimağusa, Cengiz Topel Hastanesi ile Lapta Sağlık Ocağı, Değirmenlik Sağlık Merkezi, Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) konusundaki soruları yanıtlayarak, yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Bütün acil servislere yeni hekim alındığını kaydeden Dinçyürek, perifer hastanelerini güçlendirdiklerini belirtti.

15 yeni ambulansın alındığını belirten Dinçyürek, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yaşananlara değindi, süreçle ilgili bilgi verdi.

Hakan Fidan: İnsanlığa karşı işlenen suçlar cezasızlıkla ödüllendirilemez

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “İnsanlığa karşı işlenen suçlar cezasızlıkla ödüllendirilemez. Eğer adalet yerini bulmazsa bu durum, Orta Doğu’da barış şansını engelleyecek kuşaklar arası kırılmalara yol açacaktır” dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz’de Birleşmiş Milletler (BM) Medeniyetler İttifakı Dostlar Grubu Bakanlar Toplantısı açılışında konuştu.

Başta Orta Doğu olmak üzere süregelen savaşlar nedeniyle uluslararası sistemin son derece parçalandığı bu dönemde Medeniyetler İttifakı’nın vizyonunun her cephede artan saldırılara maruz kaldığını belirten Fidan, BM Medeniyetler İttifakı 10’uncu Küresel Forumu açılış oturumunda Orta Doğu’da devam eden soykırımla ilgili endişelerini dile getirdiğini hatırlattı.

“İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR CEZASIZLIKLA ÖDÜLLENDİRİLEMEZ”

Bakan Fidan, bu endişeleri bir kez daha yinelemek istediğini kaydederek, “İnsanlığa karşı işlenen suçlar cezasızlıkla ödüllendirilemez. Eğer adalet yerini bulmazsa bu durum, Orta Doğu’da barış şansını engelleyecek kuşaklar arası kırılmalara yol açacaktır. İşte bu nedenle böylesine kritik bir dönemde İttifak’ın mesajlarının net şekilde duyulmasını sağlamak için her zamankinden daha yüksek sesle konuşması hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle İttifak’ımız daha güçlü, daha görünür, diyalog ve anlayışın önündeki tüm sorunlara işaret etmekte daha etkili olmalıdır” diye konuştu.

Dostlar Grubu üyeleri olarak herkesi İttifak’ın vizyonunun çok taraflı ve ulusal platformlarda sahiplenilmesini güçlendirmeye teşvik ettiğini dile getiren Fidan, İttifak’ın bölgesel forumlarının yeniden canlandırılmasının değerlendirilebileceğini örneğini verdi.

Fidan, bu forumların geçmişte başarılı olduğunu ve belirli bölgeleri yakından ilgilendiren konuların tartışılmasında ilerleme kaydedilmesini sağladığını hatırlatarak, İttifak’ın yeterli mali kaynaklarla da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

İttifak’ın daha istikrarlı ve sağlam mali yapıya ihtiyacı olduğuna işaret eden Fidan, “Destek vermek, geleceğimize, barışa ve uyuma yapılan bir yatırım olacaktır. Bu anlayışla Türkiye, İttifak’a olan güçlü desteğini sürdürecektir ve sizlerden de aynı desteği bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

KKTC’ye ithal ürünlerin güvenliği için Türkiye ve KKTC arasında yeni anlaşma onaylandı

Türkiye ile KKTC arasındaki “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne İthal Edilen Ürünlerin Ürün Güvenliği Denetimi Konusunda İşbirliğine Dair Uygulama Protokolü” onaylandı. Protokol, KKTC’ye gönderilecek ürünlerin güvenliğini içeriyor.

Türkiye’nin imzaladığı 6 milletlerarası anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, 13 Temmuz 2023’de Riga’da imzalanan “Türk-Leton Kara Ulaştırması Karma Komite Toplantısı Protokolü” onaylandı.

Protokol, Türkiye ile Letonya arasındaki ticaretin ve kara yolu taşımacılığının gelişimine ilişkin bilgi teatisi, karayolu taşımacılığı geçiş belgesi 2023 kotasının ve 2024 geçici kotasının belirlenmesi dahil kara yolu ile eşya taşımacılığı gibi çeşitli konular içeriyor.

İtalya’nın başkenti Roma’da 18 Ekim 2023’te imzalanan “Türk-İtalyan Kara Ulaştırması Karma Komitesi Toplantısı Protokolü” de onaylandı. Türk ve İtalyan heyetleri, yolcu taşımacılığı alanında iş birliği yapma konusunda mutabık kalmıştı.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasındaki 19 Ocak’ta varılan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne İthal Edilen Ürünlerin Ürün Güvenliği Denetimi Konusunda İşbirliğine Dair Uygulama Protokolü” onaylandı. Protokol, KKTC’ye gönderilecek ürünlerin güvenliğini içeriyor.

Öte yandan yine KKTC ile varılan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ülke Sınırlarından Geçen Taşıt ve Eşyaya Dair Ön Bilgi Değişimine İlişkin Protokol”ün onayı ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ayni Hibe Anlaşması” yürürlüğe girdi.

Türkiye ile Ukrayna arasında 8 Mart’ta İstanbul’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Hükümeti Arasında Taşınan Eşya ve Ulaşım Araçlarına Dair Elektronik Bilgi Paylaşım Sistemi Kurulmasına İlişkin Anlaşma”nın onayı da Resmi Gazete’de yer aldı.

Anlaşma, karşılıklı ticaret ve taşımacılığı kolaylaştırmayı hedefliyor.

Petrol piyasasında ateşkes sonrası denge arayışı

Brent petrol bir önceki seansta yaklaşık yüzde 0,3 gerilemesi sonrası Lübnan ile İsrail arasında sağlanan ateşkesin de etkisiyle denge arayışına girdi.

Petrol, OPEC+’nın İsrail ve Hizbullah arasındaki ateşkes anlaşmasının ardından jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte bir kez daha üretimi erteleyeceğine dair işaretler nedeniyle istikrar kazandı.

Brent ham petrolü haftanın üçüncü işlem günü varil başına 73 doların altına düştü, ABD ham petrolü ise 68 doların üzerinde tutundu.

OPEC+ bu hafta sonu toplandı ve delegelere göre, petrol üretiminin Ocak ayında yeniden başlaması birkaç ay ertelendi.

Ham petrol, geçen ayın başından beri, rekabet eden yükseliş ve düşüş sinyalleriyle sarsılarak dar bir aralıkta işlem görüyor.

Westpac Banking Corp.’da emtia ve karbon araştırmaları başkanı Robert Rennie, “Oldukça makul bir fiyata sahibiz. OPEC+’nın mevcut üretim kesintilerini ilk çeyrekte devretmeyi kabul etmesi neredeyse kesin.” dedi.

Amerikan Petrol Enstitüsü, ABD ham petrol stoklarının geçen hafta 5,9 milyon varil azaldığını bildirdi. Bu, Çarşamba günü hükümet rakamlarıyla doğrulanırsa Ağustos ayından bu yana en büyük düşüş olacak.

TÜK bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi

2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nda 2 milyar 447 milyon 72 bin TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) bütçesi, Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.

 Şahiner

Bütçe üzerine söz alan CTP Milletvekili Salahi Şahiner, bazı sorular yönelterek bilgi istedi.

Bütçedeki bazı rakamlara değinen Şahiner, daimi işçi sayısında bir değişiklik olup olmayacağını sordu.

Sermeye giderleri, stok alımları, buğday alımları gibi bütçedeki bazı konularda sorular yönelten Şahiner, bazı kalemlerde yer alan rakamlarla ilgili bilgi istedi.

Mali Müşavir Ahmet Şeytan da soruları yanıtladı, bilgiler aktardı.

Şahali

CTP Milletvekili Erkut Şahali de “ihalesiz düzeni düzen haline getirdiniz” diyerek eleştirilerde bulundu.

Konuşması sırasında bazı ithamlarda bulunan Şahali, “TÜK’ün rezalatinin tahammülleri zorladığını” ifade etti.

Fahiş alımların yapıldığını kaydeden Şahali, “Kurumu iki paralık ettiniz. Bu, hazmedilebir bir durum değil.” dedi.

200 ton patatesin ihalesiz alındığını kaydeden Şahali, “kurumun batalı” çok olduğunu dile getirdi.

Stok durumuyla ilgili bilgi isteyen Şahali, hem ihalesiz alım yapıldığını hem de stoksuz kalındığını kaydetti.

Doğru planlama yapılarak uygun zamanda arpa alımı yapılabileceğine değinen Şahali, eleştirilerde bulundu.

Şan

UBP Milletveli Alişan Şan da söz alarak kurumun borçlarıyla ilgili bilgi vererek borçların düştüğünü söyledi.

Şan, Kurumun faaliyetlerinde ciddi bir iyileşmenin olduğunu dile getirdi.

Çavuş

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, söz alarak eleştirilere yanıt verdi.

TÜK’ün sorunlarının ortada olduğunu kaydeden Çavuş, hızlı alım konusuna açıklık getirdi.

TÜK’ün 18 milyon dolar olan borcunun kendi dönemlerinde 4 milyon dolara düştüğünü ifade eden Çavuş, hibe arpa alımı konusunda bilgi verdi.

Çavuş, 2025’in ilk yarısı içerisinde Kurumun mevcut borçlarının kapatılmasını hedeflediklerini kaydettİ.

Berova 

Maliye Bakanı Özdemir Berova da, CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin ithamlarını geri çekmesini istedi.

Berova, konuşması sırasında Şahali’ye yönelik bazı ithamlarda bulundu.

TÜK’ün haziran ayından itibaren stoklarını görebilecek bir seviyeye geleceğini kaydeden Berova, arpa fiyatı ve tarım politikları konularına değindi.

TÜK’ün sürdürülebilir bir yapıda olması için büyük gayret sarfettiklerini belirten Berova, Şahali’ye yönelik eleştirilerde ve iddialarda bulundu.

 Şahali

CTP Milletvekili Erkut Şahali, yeniden söz alarak “çarpık düzenin” dört yıldır devam ettiğini belirtti.

Kamu İhale Yasası’nın yok sayıldığını ifade eden Şahali, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptığı dönemdeki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Şahali’nin konuşması sırasında Maliye Bakanı Özdemir Berova ile kısa süreli tartışma yaşandı.

“Beni bu şüpheden kurtarın lütfen.” diyen Şahali, kimsenin ihalesiz alım yapamayacağını belirterek eleştirilerde bulundu.

Konuşmaların ardından Toprak Ürünleri Kurumu bütçesi oylandı ve oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis komitesinde Toprak Ürünleri Kurumu bütçesinin ardından Genel Tarım Sigortası Fonu bütçesinin görüşülmesine geçildi.

ÇAVUŞOĞLU: OCAK AYINDAN İTİBAREN ÖĞRETMEN ALMA KONUSUNDA DEVLETİN ELİ DAHA RAHAT OLACAK

Çavuşoğlu, BRT’de açıklamalarda bulundu: ‘Ocak ayından itibaren öğretmen alma konusunda devletin eli daha rahat olacak’

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, bakanlığa ayrılan kaynağın okullarda iyileştirmeye yeteceğine inandığını vurguladı.

Eğitime ayrılan bütçenin yetersiz olduğu iddialarının ülkenin şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, öğretmen eksikliği konusunda ise bu sıkıntının büyük bölümünün bazı düzenlemelerle giderilebilecek durumda olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, Ocak ayından itibaren öğretmen alma konusunda devletin elinin daha rahat olacağına işaret etti.

Prefabrik sınıfların dünyanın birçok yerinde geçici olarak kullanılan sınıflar olduğuna da değinen Çavuşoğlu, sınıfları kullanan ne öğrenci ne de öğretmenlerde şikayet olduğunu belirtti.

SÜTEK bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi

187 milyon 250 bin TL’lik SÜTEK bütçesi, Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde, 187 milyon 250 bin TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Konuşmaların ardından Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu bütçesi oylandı ve oy çokluğuyla kabul edildi.

KÜRŞAT

SÜTEK bütçesi konusunda söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Fide Kürşat, litre başına süt primi artışının hangi oranda yapılacağını, gelirlerin neye göre hesaplandığını ve günlük süt miktarına yönelik sorular sordu.

Bütçede kıdem tazminatlarının 2025’te sıfırlandığını bunun nedenini soran Kürşat, kadrolarla ilgili düzenlemelerin hangi çerçevede yapılacağına yönelik sorular yöneltti ve yasada yer almayan kadrolara istihdam yapılamayacağını anımsattı.

Kürşat, SÜTEK bütçesine yüzde 100’ün üzerinde artışın nasıl olabildiğini, hangi öngörülere dayandığını sorarken, soruyu yanıtlayan SÜTEK Mali Müşaviri Ahmet Şeytan bunun SÜTEK priminde görülen artışla ilgili olduğunu söyledi.

Bütçe rakamlarının bilimsel dayanağı bulunmadığını savunan Kürşat, bu rakamlarla bütçe geçerse kurumun batacağını, bütçenin bu şekilde geçmemesi. bekletilmesi gerektiğini iddia etti.

ÇAVUŞ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da, küçükbaş hayvanların sütünün istikrarlı olarak toplandığını. bu nedenle artış sağlandığını dile getirerek, süt üretimine ilişkin rakamları aktardı.

Bakan Çavuş, rakamların yeniden gözden geçirileceğini ifade etti.

Yeniden söz alan Fide Kürşat, açılacak kadroların bugün komiteye getirilmesi gerektiğini ancak bunun yapılmadığını nasıl bir düzenleme yapılacağını bilmediklerini söyledi.

SÜTEK Mali Müşaviri Ahmet Şeytan, gelir ve giderlerdeki rakamların değiştiğini belirterek, bilgi verdi.

Komitede daha sonra Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu bütçesinin onaylanması ardından Toprak Ürünleri Kurumu bütçesinin görüşülmesine geçildi.

Tarım Bakanlığı bütçesi komiteden geçti

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın 4 milyar 658 milyon 371 bin TL’lik bütçesi Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğu ile kabul edildi. Bütçe görüşmeleri sırasında açıklama yapan Bakan Hüseyin Çavuş, “2025 yılı bütçesi üretimi büyütecek” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın 4 milyar 658 milyon 371 bin TL’lik 2025 bütçesi görüşülerek, oy çokluğuyla kabul edildi.

ŞAHALİ: “BAKANLIĞI KABUS GİBİ BİR YIL BEKLİYOR”

CTP Milletvekili Erkut Şahali, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin küçüldüğünü, bunun olumsuz etkilerinin yaşanacağını savunarak, “Tarım Bakanlığı’nı kabus bir yıl bekliyor, alarm zilleri çalıyor” dedi.

Bakana eleştirilerde bulunan Şahali, yeşilleme konusunda alternatif pazarlar yaratılıp yaratılmadığını, harnup konusunda ne yapıldığını sordu.

Şahali, Toprak Ürünleri Kurumu üzerinden haksız menfaat elde edildiğini iddia ederek, kurumda Kamu İhale Yasası’nın uygulanmadığı bir düzen yaratıldığını savundu.

Hayvan hastalıkları ile mücadele konusuna da değinen Şahali, halkı rahatlatacak bilgi verilmediğini iddia etti.

Hal Yasası’nın geçtiğini ama uygulamaya geçemediğini dile getiren Şahali, hal kurmak istenirse belediyelerle istişare ederek bunun yapılabileceğini ama bunun yapılmadığını, devletin yetkiyi belediyelerden aldığını söyledi.

Şahali, Orta Mesarya Ovası’nda dönüşüm için harcanan miktara değinerek, su tüketimine bakıldığında suyun miktarının bu değişimi gerçekleştirmeye yetmeyebileceğini, rakamlara bakıldığında da nüfusun 480 bini aştığının görüldüğünü belirtti.

Şahali, nüfus rakamlarındaki değişimle birlikte bu nüfusu doyuracak üretim rakamlarının hayata geçmesi gerektiğini, bu ihtiyacın ertelenemez olduğunu söyledi.

ÇAVUŞ: “BİNBOĞA BU HAFTA HARNUP ALACAK”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, bütçe sıkıntısı yaşamamak adına bütçenin yaratıldığını, sürdürülebilir tarım politikası için yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerektiğini, desteklerin zamanında ödenmesinin önemli olduğunu belirtti.

Destek takvimine uyduklarını dile getiren Çavuş, narenciyede tazminatların gününde ödendiğini  kaydetti.

Narenciyede gelecek yıl Türkiye ve üçüncü dünya ülkelerine satışın devam edeceğini söyleyen Çavuş, ürünlerin fabrikada işlenerek gideceğini söyledi.

Çavuş, narenciye gibi enginarın da kümülasyon uygulamasıyla ihraç edileceğini ifade etti.

Binboğa’nın bu hafta harnubu alacağını söyleyen Çavuş, harnubun hasatını yaptırdıklarını, teşviklendirdiklerini ve desteklediklerini belirtti.

Çavuş, harnup üretici sayısıyla ilgili bilgi vererek, üretici sayısının azalmadığını, bu yıl da desteklerinin devam edeceğini ifade etti.

Binboğa’nın siyasetten ari bir şekilde hizmete devam edeceğini, denge unsuru olacağını dile getiren Çavuş, çarşamba-perşembe günü de harubun alınacağını belirtti.

Çavuş, rekabeti artırma, büyüme hedefleri olduğunu söyledi.

Tarım Bakanlığı’nın öngörülebilir bir kalıba sokulamayacağını söyleyen Çavuş, bunun diğer ülkeler için de geçerli olduğunu, ülke topraklarının hastalıktan korunmasının en önemli nokta olduğunu belirtti.

Çavuş, üretim planlaması yapılmadığından patatessiz kalındığı noktasının doğru olmadığını söyledi.

Bakan Çavuş, Sayıştay’ın TÜK’te denetim yaptığını, tüm kurumları denetleyebileceğini buna açık olduklarını kaydetti.

“HEDEF TÜK’ÜN BORÇLARINI 2025’İN İLK YARISINDA KAPATMAK”

TÜK’ün borçlarının büyük bölümünü kısa sürede ödediklerini, bunun başarı olduğunu dile getiren Çavuş, hedeflerinin kurumun borçlarını 2025’in ilk yarısında kapatmak olduğunu belirtti.

Hayvan hastalıklarıyla ilgili gerekli açıklamaların yapıldığını ancak “felaket tellallığı yapmayacaklarını” dile getiren Çavuş, alınan önlemleri anlattı.

Hal Yasası’nın geçirilmesinin bir gurur olduğunu dile getiren Çavuş, zafiyetler varsa tadil yapılabileceğini, tüzükleri geçirmenin kendi uhdelerinde olmadığını belirtti.

Çavuş, “Tarım siyasetten ari bir bakanlıktır, bu noktadan hareket ediyoruz” dedi.

ŞAHİNER

CTP Milletvekili Salahi Şahiner, üreticinin “sektörden kaçtığını, çiftlik ve bahçelerini sattıklarını” söyledi.

Şahiner, yerli ürünlerdeki pahalılığın nedeninin “ülkede üretici kalmaması ve üreticilerin girdi maliyetlerini karşılayamamasından ötürü üretimin aksaması” olduğunu söyleyerek, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin aşağı çekilmesi gerektiğini belirtti.

Tarıma ayrılan bütçenin düşmesinin anlamının “kan ağlayan üreticinin önünden kaynağın alınarak başka yerlere dağıtılması” olduğunu savunan Şahiner, bütçenin artırılması gerektiğini söyledi.

Üretimde rekolte düştüğünde çarenin ithalat olarak görüldüğünü belirten Şahiner, piyasaya denge getirecek şekilde bir ithal yapılabileceğini, yanlış zamanda yanlış hamlenin daha da büyük sıkıntı yaratabileceğini söyledi.

Şahiner, narenciye ile ilgili geçen seneden ders çıkarılması gerektiğini dile getirerek, önerilerde bulundu.

Üreticiden markete kadar olan kâr oranının belirlenebileceğini söyleyen Şahiner, tüccarın üreticiden fazla kazandığını, Hal Yasası’nın üreticiden yana olan maddelerini hayata geçirmek için beklemeye gerek olmadığını kaydetti.

Orman alanları için envanter çalışmasına ihtiyaç olduğunu belirten Şahiner, bütçe rakamları konusunda soru yöneltti.

ÇAVUŞ

Yeniden söz alan Bakan Hüseyin Çavuş, narenciyede zor günler geçirildiğini, yapılan ödeme ile üretimi küçültmediklerini, büyüme yaşandığını belirtti.

Bu yıl narenciyede rakamların yukarıya doğru tırmandığını, anlaşmalar yapıldığını ihracatın gerçekleşeceğini söyleyen Çavuş, Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden bir ilk yapılarak narenciyenin satışının sağlandığını kaydetti.

Çavuş, 2025 yılı bütçesinin de üretimi büyüteceğini ifade etti.

Konuşmasında narenciye rekoltesiyle ilgili rakamlara da yer veren Çavuş, fiyatlara bakıldığında, üretimden kaynaklı bir fiyat artışı yaşanmadığını belirtti.

Çavuş, her hükümetin patates ithalatı yaparken çok hassasiyet gösterdiğini kendilerinin de bu konuda hassas oldukların söyledi.

Kooperatifçiliğe önem verdiklerini söyleyen Çavuş, destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.

Tarım Dairesi’nin çalışmalarına değinen Çavuş, tahşiş yapanlara tolerans tanımadıklarını söyleyerek, rakamları aktardı.

Tarım Bakanlığı bütçesinin oylanmasının ardından 208 milyon 500 bin TL’lik Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) bütçesine geçildi.

Guterres: Bu zamanlarda barışa ihtiyacımız var

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Bu zamanlarda barışa ihtiyacımız var.” diyerek, Ukrayna, Gazze, Lübnan ve Sudan için barış çağrısı yaptı.

Guterres, Portekiz’in Cascais kentinde düzenlenen BM Medeniyetler İttifakı (Mİ) 10. Küresel Forumu’nda konuştu.

Mİ girişiminin eş başkanları “İspanya ve Türkiye hükümetlerine” ve Mİ Dostlar Grubu üyelerine destekleri ve bağlılıkları için teşekkür eden Guterres, “dünyanın her köşesinde toplumsal dokunun ciddi anlamda bozulduğunu, gerilediğini, toplumlarda bölünme yaratmaya ve fay hatlarını genişletmeye yönelik alaycı stratejiler gördüklerini, çok zor bir dönemden geçildiğini ve bu yüzden Mİ’deki çabaların genişletilmesi gerektiğini” söyledi.

Guterres, “Sosyal medyada yabancı düşmanlığının, ırkçılığın ve hoşgörüsüzlüğün giderek arttığını görüyoruz ve bu güçlü bir silah olarak kullanılıyor, her yerde gerilim artıyor. İnsan hakları saldırı altında. İklim krizi kötüleşmeye devam ediyor. Her türlü mezhepçilik yaygınlaşıyor. Çatışmalar ve savaşlar da bu tehditlerin her birini körüklüyor ve şiddetlendiriyor. Bu zamanlarda barışa ihtiyacımız var.” diye konuştu.

– Ukrayna, Gazze, Lübnan ve Sudan için barış çağrısı

BM Şartı ve kararları ile uluslararası hukuk kuralları tam teşekküllü uygulanarak Ukrayna, Gazze, Lübnan ve Sudan için barış çağrısı yapan BM Genel Sekreteri, “Gazze’de derhal ateşkes, acil ve koşulsuz barış sağlanmalı. Tüm rehinelerin serbest bırakılması, insani yardımın etkin ve engelsiz bir şekilde ulaştırılması ve iki devletli çözüme doğru geri dönüşü olmayan bir sürecin başlaması gerekli.” dedi.

Guterres, “Her yerde BM Şartı ve uluslararası hukukun değerlerine sahip çıkmalıyız. Egemenlik, toprak bütünlüğü ve siyasi ilkeler de dahil olmak üzere bütün devletlerin bağımsızlığını korumalıyız.” açıklamasında bulundu.

Barışçıl, adil ve dayanıklı toplumların temelini korurken, toplumlar, kurumlar ve kültürler arası ile çevrim içi ortamlarda daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Guterres, “Herkes için insan hakları ve onur, güven ve uyumun inşası yalnızca hükümetler veya kurumlar tarafından gerçekleştirilemez. Taban örgütleri de dahil olmak üzere her düzeyde sese ve eyleme ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

BM Genel Sekreteri, “özellikle dini liderlerin rolünün önemli olduğunu, kadınların karar alma süreçlerine liderlik düzeyinde katılımına ihtiyaç duyulduğunu ve gençlerin seslerinin öne çıkarılması gerektiğini” söyledi.

– “İnternette yayılan nefret söylemine ve dezenformasyona son vermeliyiz”

“Denetlenmeyen dijital platformlar ve yapay zeka, nefret söylemini besliyor, daha önce görülmemiş bir hız ve erişime sahip.” diyen Guterres, “insanların en kötü dürtülerine megafon tutulup şiddete yönlendirilmelerinin, sahte haber ve bilgilerle inandırıcılığı zedeleyen doğrulanmamış şeylerin ortaya çıkarılmasının engellenmesinin önem arz ettiğini” kaydetti.

Guterres, “İnternette yayılan nefret söylemine ve dezenformasyona son vermeliyiz. Nefret dolu söylemler, farklılıkları göze almayan kalıplaşmış ön yargıları ve yanlış anlamaları körüklüyor. Yanlış bilgilendirme ve açık yalanlar, antisemitizmi ve Müslüman karşıtlığı, bağnazlığı, bazı yerlerde azınlık Hristiyan topluluklarına yönelik saldırıları körüklüyor.” dedi.

GARDİYANOĞLU: “UZMAN KADROLARIMIZLA YARDIMA HAZIRIZ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kıbrıs Türk Barolar Birliği arasında, ekonomik gücü yetersiz şiddet mağduru kadınlara hukuki destek verilmesine yönelik sürdürülen iş birliği protokolü yenilendi. Protokole Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ile Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı imza koydu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak ALO 183 ihbar hattı ve kamu spotları ile şiddete maruz kalan kadınlara çağrı yapıldığını vurgulayan Bakan Gardiyanoğlu ancak ilk etapda yardım talebi isteme noktasında gerek aile içi, gerekse toplum baskısı engelinin ön plana çıkabildiğini dile getirdi.
Bakan Gardiyanoğlu bazı veriler de paylaştı.
Buna göre; ALO 183 Hattı’na 2018 yılında: 28 kişi, 2019 yılında 71 kişi, 2020 yılında 42 kişi, 2021 yılında 35 kişi, 2022 yılında 55 kişi, 2023 yılında 47 kişi ve 2024 yılında Ekim ayına kadar 18 kişi başvuruda bulundu.
Polis Genel Müdürlüğü Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Birimi’ne ise 2019 yılında 1047, 2020 yılında 1058, 2021 yılında 1064, 2022 yılında 957, 2023 yılında 930, 2024 yılında 866 kişi başvurdu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kıbrıs Türk Barolar Birliği arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında sağlanan Adli Yardım DesteğineProtokolün imzalandığı 2018 yılında 7, 2019 yılında 55, 2020 yılında 37, 2021 yılında 67, 2022 yılında 105, 2023 yılında 172, 2024 yılında 82 kişi başvurdu.
Sığınma Evi Talebi ile Sığınma Evi’ne 2016-2018 yılları arasında 66, 2019 yılında 36, 2020 yılında 31, 2021 yılında 39, 2022 yılında 51, 2023 yılında 39 ve 2024 yılında 31 kadın yerleştirildi.
Bakan Gardiyanoğlu eğitim düzeyinin bu kadar yüksek olduğu ülkede bu rakamları normal karşılayamadığını belirterek “Bunları önlemek hepimizin görevidir. Toplum baskısı, ev baskısını dikkate almadan şiddete maruz kalan kadınlarımız çekinmeden Sosyal Hizmetler Dairesi’ne başvursunlar. Biz uzman kadrolarımızla yardıma hazırız.” şeklinde konuştu.
Gardiyanoğlu Kıbrıs Türk Barolar Birliği yönetimine ilk günden bu yana göstermiş olduğu hassasiyetten dolayı teşekkür ederek protokole az bir katılımcı olmasını diledi.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı “Ne yazık ki 2018 yılından bu yana bu protokole ve yardım hizmetine ihtiyaç duyulmaya devam eden bir düzlemde yaşıyoruz.” diyerek rakamların bunu net olarak ortaya koyduğunu kaydetti. Bu konuda uzmanlaşmış bir avukat havuzu oluşturduklarına dikkat çeken Esendağlı bu hizmetlerin en iyi şekilde verildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, TEKNOFEST 2025 hazırlıkları dolayısıyla KKTC’de bulunan heyeti kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ülkede yapılacak olan TEKNOFEST 2025 hazırlıkları dolayısıyla KKTC’de bulunan heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC TEKNOFEST 2025 hazırlıkları ile ilgili bilgi alarak, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Tanıtım Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a, kendisine yaptığı ziyarette önemli bir organizasyon olan TEKNOFEST’in ülkede yapılması önerisini dile getirmesi üzerine TEKNOFEST 2025’in KKTC’de yapılması ile ilgili çalışmaların başladığını belirtti ve bu çalışmalardan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Bayraktar’a bir kez daha teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Tatar, TEKNOFEST ekibine de çalışmalarında başarılar diledi.

KKTC’nin bir üniversite adası olduğunu ve iklim koşulları da göz önünde bulundurularak organizasyonun tarihlerin şekilleneceğini düşündüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu organizasyon KKTC’nin ekonomik yapısına ve verdiğimiz mücadeleye önemli bir katkı koyacaktır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, bu projenin büyüklüğüne ve önemine vurgu yaparak tüm ekibe bir kez daha teşekkür etti.

“Bizim şiarımız Anavatan ve Yavruvatan’ın Mavi Vatan’da birlikte geleceğe daha güçlü adımlarla yürüyebilmesidir.” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin statüsünün her geçen gün yaşanan gelişmelerle artmakta olduğunu sözlerine ekledi.

Amcaoğlu: “Kadına yönelik şiddet, kabul edilemez bir insanlık suçudur”

Bakan Olgun Amcaoğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla mesaj yayımladı

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Bakan Amcaoğlu, bakanlık basın bürosu aracılığı ile yayımladığı yazılı mesajında şunları dile getirdi:
“Çok iyi bilinmelidir ki, kadınlarımızın güvenliği ve haklarını korumak, en büyük sorumluluklarımız arasındadır.
Kadına yönelik şiddet, maalesef hala dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de varlığını sürdürmektedir.
Kadına yönelik şiddet, kabul edilemez bir insanlık suçudur. Mücadele etmek ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
Fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddet, kadınların yaşam kalitelerini hatta yaşamlarını tehdit ederken, aynı zamanda toplumun temel değerlerine de zarar verebilmektedir.
Bu vesileyle, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nün bize hatırlatması gerekenlerin en başında gelen ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yakışan, özellikle şiddet mağduru tüm kadınlarımıza destek olmak ve kadın – erkek ayrımı yapmaksızın, tüm vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu her fırsatta kanıtlamak olacaktır.
Kadına yönelik her türlü şiddeti kınıyoruz ve her durumda kadınlarımızın haklarına saygı göstermek, eşitlik ve adalet için mücadele etmenin, en başta gelen sorumluluğumuz olacağını hatırlatmak istiyoruz.”

KKTC, İstanbul Müsiat Expo fuarında!

MÜSİAD EXPO Fuarı bugün İstanbulda kapılarını açtı. Fuara Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu katıldı. Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde başlayan fuar 4 gün sürecek.

Bu yıl 20’ncisi düzenlenen ve 24 farklı sektörden 300’den fazla firma ve katılımcının ağırlandığı MÜSİAD EXPO, 29 Kasım Cuma günü sona erecek.

Toplam 115 ülkeden 2 bin 150 katılımcının yer aldığı etkinlik, 650’yi aşkın yabancı alım heyetini ağırlayacak.
İş insanlarını, sanayicileri ve yatırımcıları bir araya getirerek yeni işbirliklerinin kurulmasını sağlayacak fuar, bu görüşmelerle 1 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor.Türkiye’nin uluslararası ticaret alanındaki konumunu güçlendirme vizyonu taşıyan MÜSİAD EXPO kapsamında, G20 Paneli, Diplomatik Misyonlar Oturumu, Türkiye-Irak İş Forumu, MÜSİAD INVEST Networking Programı ve kapanış programları gerçekleştirilecek.

Yabancı alım heyetleri ile B2B görüşmelerine ev sahipliği yapacak fuarın son gününde, yatırım yapılabilecek ülkelerin genel özelliklerinin tanıtıldığı ülke sunumları, özel programlar ve işbirliği anlaşmalarının imza törenleri yapılacak.

KKTC firmaları da yoğun ilgi gösterdi

Müsiat Expo furında KKTC’den yoğun ilgi gösterilirken, bu yıl Kuzey Kıbrıs stantlarına 500 metre karelik bir alan ayrıldı. Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile Kıbrıs Türk Sanayi Odası da fuarda yerini alırken, odalara üye şirketler de ayrı ayrı stantlar açtı.

Başbakan Yardımcısı Ataoğlu ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, ülkemizden gelerek stand açan firmaları yerinde ziyaret etti

Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na ait ‘Ada Kıbrıs’ standı ise ziyarete gelen misafirlere ülke tanıtımlarını sürdürüyor.

Bütçe komitesi toplandı…

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi bugün saat 13.30’da toplandı.

Komitenin gündeminde 4 milyar 258 milyon 371 bin TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile 12 milyar 859 milyon 721 bin TL’lik Sağlık Bakanlığı bütçeleri var.

Komite Tarım Bakanlığı’nın bütçesini görüştükten sonra bakanlığa bağlı kurumların bütçelerini de ele alacak.

Buna göre, bugün 208 milyon 500 bin TL’lik Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 2 milyar 447 milyon 72 bin TL’lik Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) ile 760 milyon TL’lik Genel Tarım Sigortası Fonu bütçeleri de görüşülecek.

En çok yağış Karpaz bölgesine düştü

Meteoroloji Dairesi, dün en çok yağışın 5 kilogram ile Karpaz bölgesindeki Kaleburnu, Sipahi, Yenierenköy’e düştüğünü bildirdi.

Meteoroloji Dairesi, dün 08.00 ve bugün 08.00 saatleri arasındaki 24 saatlik sürede meydana gelen yağış miktarlarını açıkladı.

Yağışların yörelere göre dağılımı şöyle:

“Kaleburnu, Sipahi, Yenierenköy 5 kg, Yeşilırmak 3 kg ve Dipkarpaz, Yakın Doğu Üniversitesi, Zafer Burnu 2 kg”

Bayraktar TB3 gururlandırmaya devam ediyor: İki uçuşu daha başarıyla tamamladı

Türkiye, savunma sanayii alanında kazandığı küresel başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor.

Türk savunma sanayiinin lider firmalarından BAYKAR, bir yeniliğe daha imza atarak havacılık tarihine altın harflerle kazındı.

Türkiye’nin geliştirdiği insansız hava aracı Bayraktar TB3, TCG Anadolu gemisinde gerçekleştirdiği uçuş testinde, kısa pistli bir gemiden iniş yapıp kalkış gerçekleştiren ilk SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) oldu.

ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KANITLADI

Bu başarının ardından, dün yapılan test uçuşlarında Bayraktar TB3, iki kez daha başarıyla iniş ve kalkış yaparak teknolojik üstünlüğünü kanıtladı.

 

İKİ BAŞARILI UÇUŞ DAHA GERÇEKLEŞTİRDİ

Bayraktar TB3, dün Çanakkale açıklarında seyreden TCG Anadolu gemisinde gerçekleşen ikinci uçuş testinde de iniş destek ekipmanı kullanmadan iki kez daha başarıyla iniş kalkış yaptı.

Test parametrelerini başarılı bir şekilde icra eden milli SİHA, ortalama 20 bin feet (6 Kilometre) irtifada uçtuğu testi başarıyla tamamladı.

TOPLAM UÇUŞ 828 SAATİ GEÇTİ

Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran’da da Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testi’ni başarıyla tamamladı.

TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçmiş oldu.

Türk milli havacılık tarihinin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.

Bayraktar TB3 SİHA, bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 828 saat 57 dakika havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde yere inmeden 32 saat havada kalmış ve gökyüzünde 5 bin 700 kilometre yol katetmişti.

 

TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE GÜÇ KATACAK

Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart’ta da ilk kez ASELSAN tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu.

İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.

Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetlerle sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyeti de bulunacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek.

Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.

 

İHRACAT ŞAMPİYONU

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı.

İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın üçte birini tek başına yaptı.

Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97,5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

AKÇA AZERBAYCAN COP 29’ DA KKTC’Nİ TEMSİL ETTİ

KKTC Cumhurbaşkanı STK İletişim Koordinatörü Latif Akça Azerbaycan’da düzenlenen COP 29 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etti.
Akça, Yeşil Bölgedeki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyeleri ve bu kuruluşta gözlemci statüsüne sahip 8 ülkenden STK sorumlularının katılımı ile gerçekleşen iklim girişimleri konulu forumda konuşmacı olarak yer aldı. Türk Devletleri STK’ larının ilk kez ortak bir amaç için böylesi önemli bir organizasyonda bir araya geldiler. Forumda Türk Devletlerinde gençlerin iklim sorunlarına katılımında sivil toplumun rolü hakkında sunum yapıldı.
Konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde iklim değişikliği ve küresel ısınma ile mücadelede atılan adımları ve sürdürülebilir kalkınma çabalarının konuşulup tartışıldığı hakkında bilgi verdi. İklim değişikliğinin tüm dünya için ciddi bir tehdit oluşturduğunu,özellikle doğu Akdeniz gibi iklim değişikliklerinden hızlı bir şekilde etkilenen bir bölgede, bu sorunla ilgili doğru stratejileri geliştirmenin büyük önem taşıdığını, KKTC olarak çevremizi koruma ve gezegenimizi geleceğe taşıma adına büyük bir sorumluluğumuz olduğuna vurgu yaptı.
Bu gibi önemli organizasyonlarla iklim değişikliğiyle mücadele için uluslararası işbirliklerimizi de güçlendirirken, global çözümlere uyumlu politikalar geliştime fırsatı yanında küresel anlamda işbirliği yapmanın önemine vurgu yaptı.
Bu süreçte hep birlikte çevremize duyarlı ve bilinçli bir toplum inşa etmek için adımlar atılması gerektiğine çağrıda bulundu. Bir Türk Devleti olan Azerbaycan’ın böylesi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapması da ayrıca büyük bir gurur olduğuna davetleri ile KKTC gösterilen değeri de bir kez daha gösteren Azerbaycan Devlet Destek Ajansı İcra Direktörü Aygün Aliyeva teşekkürlerini ilettiler.

 

Güler: “Kıbrıs’ta yabancı ülkelerin artan hareketliliğini yakından takip ediyoruz”

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidinin, kendileri için olmazsa olmaz olduğuna” vurgulayarak, “Bu konuda anlamlı bir ilerleme, ancak bu gerçeğin kabulü ile mümkündür. Bu doğrultuda tüm uluslararası camiayı, sadece bir tarafın iddialarını desteklemeyi bırakıp konuya makul, mantıklı ve adil bir şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz.” dedi.

Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Orta Doğu’da devam eden kriz ortamından istifade etmeye
çalıştığını ve insani yardım adı altında istikrara zarar veren faaliyetler gerçekleştirdiğini söyledi.

Kıbrıs’ta yabancı ülkelerin artan hareketliliğinin de yakından takip edildiğine dikkati çeken Güler, “Garanti ve İttifak Antlaşmaları” doğrultusunda, Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin sağlanmasına yönelik her türlü askeri ve siyasi tedbiri alarak adanın huzuru, adanın güvenliği ve refahı için ellerinden geleni yapmayı sürdüreceklerini aktardı.

Güler, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2025 yılı bütçesinin sunumunu yaptı.

Güler, bir asır önce, asil millete esaret zinciri vurmak isteyenlere geçit vermeyen kahraman ordunun, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına başlanan bu tarihi dönemde de bölgesinde ve dünyada seçkin ve saygın bir konumda olduğunu belirtti.

Güvenlik ortamının, hiç olmadığı kadar karmaşık ve belirsiz olduğuna vurgu yapan Güler, uluslararası güç dengelerinin sarsıldığı, nüfuz mücadelelerinin ve jeopolitik gerginliklerin arttığı hassas bir dönemden geçildiğini söyledi.

Güler, Türkiye’nin etrafının adeta ateşten çember olduğu bir süreç yaşandığına dikkati çekerek, “Tüm tehditlerle etkin bir şekilde başa çıkabilmek için güçlü bir savunma yapısına ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda bakanlığımız, devletimizin bekası, ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için çalışmalarını artan bir tempoyla, yüksek bir azim ve kararlılıkla sürdürmektedir.” şeklinde konuştu.

– “Kaçak geçişlere asla imkan tanınmamaktadır”

Güler, ülke sınırlarını korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla hudutlarda en etkili ve kademeli tedbirlerin uygulandığına dikkati çekerek, “Ortaya çıkan tehdit durumu ve gelişmelere göre sınırlarımızdaki tedbirler, gerek birlik takviyesi gerekse teknolojik olarak sürekli güncellenip geliştirilmekte ve böylelikle hudutlarımızdan kaçak geçişlere asla imkan tanınmamaktadır.” diye konuştu.

Terör belasının, 40 yılı aşkın bir zamandır Türkiye’yi uğraştıran en önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Güler, şunları kaydetti:

“Bu sorunu tamamen yok etmek, ülkemizin ve asil milletimizin güvenliğini sağlamak için terörle mücadelemizde tarihi adımlar attık, atıyoruz. Geçmişte yürütülen sınırlı hedefli ve süreli operasyonların yerine, bugün terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile sürekli ve kapsamlı operasyonlar gerçekleştirerek başta PKK/KCK, PYD/YPG ve DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Azim ve kararlılıkla yürütülen operasyonlar kapsamında bu yılın başından itibaren 2 bin 564 terörist etkisiz hale getirilmiştir.”

– “Zap’ta da kilit kapatılmıştır”

Bakan Güler, Suriye ve Irak harekat alanlarında görevli birliklere yönelik taciz ve saldırı girişimlerine de misliyle karşılık verildiğine ve gerekli tedbirlerin alındığına vurgu yaparak, “En son, kahraman Mehmetçiğin büyük özverisi ve gayretiyle artık Zap’ta da kilit kapatılmıştır. Bölgedeki faaliyetlerimiz aynı tempo ve kararlılıkla devam ediyor, edecektir.” ifadelerini kullandı.

Tüm operasyonların planlanması ve icrasında, masum sivillerin, dost unsurların, tarihi ve kültürel
varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü önlemin alındığına dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:

“Terörle mücadelemizin daha etkin yürütülmesi kapsamında komşumuz Irak ile son dönemde büyük bir gelişim kaydeden ilişkilerimizi oldukça önemli görüyoruz. Bu çerçevede terör örgütünün bölgedeki varlığının sonlandırılması için Irak ile imzaladığımız ‘Güvenlik İşbirliği ve Terörle Mücadele’ye Dair Mutabakat Zaptı’ ile somut adımları da atmaya başladık. Aynı şekilde Irak’ın kuzeyinde, bölgesel yönetim ile de bölgenin huzura kavuşmasına yönelik yakın bir işbirliği içerisindeyiz. Sonuç olarak bir kez daha vurgulamak isterim ki terörle mücadelemiz, eli kanlı teröristler, bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar tavizsiz bir şekilde devam edecektir.”

– “Daima minnettarız, ilelebet de minnettar kalacağız”

Güler, ordunun, devletin bekasına, milletin huzur ve güvenliğine yönelen tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek
için ‘ölürsem şehit, kalırsam gazi’ düsturu ile her türlü gayreti gösterdiğine vurgu yaparak, “Türk ordusunun en büyük ilham kaynağı, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizin fedakarlıklarıdır. Bu nedenle aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize daima minnettarız, ilelebet de minnettar kalacağız.” şeklinde konuştu.

Terörle mücadele ve hudut güvenliğinin yanı sıra mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerin de en üst düzeyde korunduğuna dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:

“Ege ve Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerimizi etkin bir şekilde sürdürüyoruz. Bu kapsamda komşumuz Yunanistan ile uzun yıllardır süregelen sorunlarımızı çözmek için çaba gösteriyoruz. Türkiye, bu konuda geçmişten bu yana barışçıl bir tutum sergilemekte, Ege Denizi’nin bir barış denizi olarak kalması için gayretlerini ve iyi niyetini ortaya koymaktadır. Son dönemde Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Yunanistan Başbakanı’nın liderliğinde iki ülke tarafından ortaya konulan karşılıklı çabalarla Ege Denizi’nde gerginlik ve tansiyon önemli derecede azaltılmıştır.”

Güler, Yunanistan ile Türkiye arasında, “Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları”na tekrar başlandığını da hatırlatarak, “Geçtiğimiz yıl kasım ayında Ankara’da gerçekleşen toplantıdan sonra, bu yıl 22 Nisan’da Atina’da, 6 Kasım’da da İstanbul’da iki toplantı daha gerçekleştirdik. Yapılan bu toplantılarda diyalog ortamının sürdürülmesi niyetini karşılıklı teyit ettik.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidinin, kendileri için olmazsa olmaz olduğuna vurgu yapan Güler, “Bu konuda anlamlı bir ilerleme, ancak bu gerçeğin kabulü ile mümkündür. Bu doğrultuda tüm uluslararası camiayı, sadece bir tarafın iddialarını desteklemeyi bırakıp konuya makul, mantıklı ve adil bir şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Orta Doğu’da devam eden kriz ortamından istifade etmeye
çalıştığını ve insani yardım adı altında istikrara zarar veren faaliyetler gerçekleştirdiğini söyledi.

Kıbrıs adasında yabancı ülkelerin artan hareketliliğinin de yakından takip edildiğine dikkati çeken Güler, “Garanti ve İttifak Antlaşmaları” doğrultusunda, Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin sağlanmasına yönelik her türlü askeri ve siyasi tedbiri alarak adanın huzuru, adanın güvenliği ve refahı için ellerinden geleni yapmayı sürdüreceklerini aktardı.

Güler, Türk ordusunun, Akdeniz’den Hint Okyanusu’na, Aden Körfezi’nden Basra Körfezi’ne kadar çeşitli coğrafyalarda varlık göstererek, Türkiye’nin gücünü ve etkisini en iyi şekilde temsil ettiğini vurguladı.

Türkiye’nin, Afrika’dan Türkistan’a, Uzak Doğu Asya’dan Güney Amerika’ya kadar sunduğu alternatif işbirliği modelinin, Türkiye’nin dünyadaki etkinliğini her geçen gün daha da artırdığına dikkati çeken Güler, “Bu coğrafyalarda üstlenmiş olduğumuz aktif rolün önemini ve değerini anlayan başta İngiltere, İtalya, Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupalı müttefiklerimiz, Türkiye ile ortak inisiyatifler geliştirmek için girişimlerde bulunmaktadır.” diye konuştu.

– İşbirliği ve mutabakat anlaşmaları

Bakan Güler, NATO’daki faaliyetlerin de etkin bir şekilde sürdürüldüğünü, ittifakın önde gelen ülkelerinden biri olarak, NATO misyonlarına önemli katkılar sunulduğunu ifade etti.

Milli Savunma Bakanlığının, çeşitli coğrafyalardaki görevlerin yanı sıra ülkenin uluslararası siyaseti, savunma politikaları ve milli menfaatleri kapsamında kardeş, dost ve müttefik ülkelerle askeri çerçeve, eğitim işbirliği ve yardım anlaşmaları da imzaladığını hatırlatan Güler, şunları kaydetti:

“Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle hassasiyet devam etmektedir. Ukrayna’daki savaşın sonlandırılması için Türkiye olarak en başından itibaren ortaya koyduğumuz çok yönlü çabalarımızı, aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Mevcut durumda, barışı sağlamanın kolay olmayacağının farkındayız. Ancak, bu süreçte ülkemizin çıkarlarını korumak ve muhtemel tehlikelerden uzak durmak için gerekli tedbirleri alıyoruz. Bu doğrultuda Karadeniz’de gerginliği azaltan ve dengeyi tesis eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz.”

Güler, ayrıca NATO müttefiki olan Bulgaristan ve Romanya ile birlikte tesis edilen Karadeniz Mayın Karşı Tedbir Görev Grubu ile de Karadeniz’deki güvenliğe katkı sağlandığını söyledi.

Çavuşoğlu: “DAÜ’nün isteklerini yerine getirmek, DAÜ’yü bitirmek demektir”

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, dün gece 16 milyar 485 milyon 959 bin TL’lik Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine ilişkin görüşmesini tamamladı. DAÜ bütçesi, Perşembe günü saat 11.00’de oylanacak. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, toplantıda Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ile ilgili sert eleştirilerde bulundu.

Çavuşoğlu, DAÜ’nün 5 yıl önce batacağına dair uyarılarda bulunduğunu hatırlatarak, o dönemde tutmayan bütçelerle zaman kaybedildiğini söyledi. “Protokol yapılana kadar yaşananların bedelini ödemek zorundasınız” diyen Çavuşoğlu, DAÜ yönetimini gerçekçi olmaya davet etti.​

-Kılıç: Hedefimiz 2027’de denk bütçeye ulaşmak

DAÜ bütçesinin görüşülmesi sırasında söz alan DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, bir yıl içinde yaptıkları çalışmaları anlatarak hedeflerinin 2027’de denk bütçeye ulaşmak olduğunu söyledi.

Üniversiteye yapılan katkı ve harcamaları sıralayan Kılıç, cari harcamalarda küçülmek için attıkları adımları ve tasarruf tedbirlerinden bazılarını paylaştı.

15 bin 900 civarında öğrencileri olduğunu, YÖK’ün de önerisiyle ağırlıklı olarak 2 yıllık programlar açtıklarını ifade eden Kılıç, bazı dersleri dijital ortama geçirerek daha fazla öğrenciye eğitim verdiklerini kaydetti.

Kılıç, üniversitenin gelirlerini artırmak için dijital alanda yaptıkları çalışmaları da anlatarak, DAÜ’ye olan borçları almak için neler yaptıklarını sıraladı. Kılıç, altyapı ihtiyaçlarının her geçen yıl arttığına işaret etti.

Kılıç’ın konuşmasının ardından komite üyeleri ve Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, DAÜ yetkililerine bütçedeki kalemlerle ilgili sorular sordu. Bürokratlar, Maliye Bakanlığıyla imzalanan protokolle ilgili de bilgi verdi.

Toplantı, DAÜ’nün hazırladığı bütçeyle Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı bütçe arasında fark olması üzerine uzun süre karşılıklı soru cevap şeklinde sürdü.

-Berova: Emekliliklerle ilgili 300 milyonun üzerinde tasarruf bekliyoruz

Maliye Bakanı Özdemir Berova, geçen yıl kamu maliyesi olarak bu konuya Milli Eğitim Bakanıyla birlikte yoğun mesailer harcandığını belirtti. Maliye Bakanlığı’nın DAÜ’nün vergi borcunu üstlendiğini ve borçlanmalarına da kefil olduğunu belirten Berova, emekliliklerle ilgili de 300 milyonun üzerinde tasarruf beklediklerini söyledi.

Bakanlıkla DAÜ arasında yapılan protokole bağlı olarak gerektiğinde yeni tedbirler alınacağını vurgulayan Berova, DAÜ’ye destek olmak için ellerinden geleni yaptıklarını kaydetti.

Berova, genel kuruldaki görüşmede daha ayrıntılı bilgi vereceklerini ve detaylı tartışacaklarını belirtti. DAÜ’ye yapılan nakdi yardımla ilgili de bilgi veren Berova, gerektiği zaman protokolü yeniden güncelleyeceklerini dile getirdi.

-Çavuşoğlu: Hiçbirinizin DAÜ’yü korumaya niyeti yok

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 5 sene önce DAÜ’nün batacağı uyarısında bulunduğunu ve tutmayan bütçelerle zaman geçirildiğini söyleyerek, protokol yapılana kadar yaşananların bedelinin ödenmesi gerektiğini belirtti.

Çavuşoğlu, protokolle maşlardan indirim yapılmasının bir fedakarlık olarak gösterilmesini eleştirerek, “Mecburdunuz çünkü batırıp geldiniz.. Bizi başka şekilde konuya dahil edemezdiniz” dedi.

DAÜ temsilcilerine hitaben “Gerçekçi olun. Hiçbirinizin DAÜ’yü korumaya niyeti yok. Hala mazeret uydurursunuz” diyen Çavuşoğlu, DAÜ’yle ilgili yaşanan süreci anlattı.

Çavuşoğlu, protokolün yapılması aşamasıyla ilgili detaylı bilgi vererek, “DAÜ’nün isteklerini yerine getirmek DAÜ’yü bitirmek demektir” dedi.

Gereken tedbirler alınmıyorsa bir maaşın daha kesilebileceğini belirten Çavuşoğlu, DAÜ kadar diğer üniversitelerin de değerli olduğuna işaret ederek, onlara hiç bu kadar destek olunmadığını kaydetti.

Tedbir olarak hayata hiçbir şey geçirilmediğini, sadece kağıt üstünde tedbir alınacak dendiğine işaret eden Çavuşoğlu, online ders verecek yetkileri olmadığı halde sınıfları birleştirip, online yapıldığını hatırlattı. Çavuşoğlu, solar enerji talebi olduğunu ama bunun masrafını kimin göreceğinin belirtilmediğini söyledi. Çavuşoğlu, “Öğrenci getirisiyle öğretmen giderini hesapladığımızda 10 bin öğrenci açığımız var” dedi.

Çavuşoğlu’nun konuşmasının ardından komite toplantısı sona erdi. Komite, Perşembe günü Milli Eğitim Bakanlığı ve DAÜ bütçelerini oylayacak.