Archives Aralık 2024

Kıbrıslı Türk yüzücü Doğukan Ulaç Gaziantep’te Türkiye Şampiyonası’na katılacak

Kıbrıslı Türk yüzücü Doğukan Ulaç, Gaziantep’te düzenlenecek Türkiye Arena Kulüplerarası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’na katılacak.

Kıbrıslı Türk yüzücü Doğukan Ulaç, 24-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Gaziantep’te düzenlenecek Türkiye Arena Kulüplerarası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’nda kulaç atacak.

Ulaç, 400 metre, 800 metre ve 1500 metre serbest stilde yarışacak.

Üç aylık sezon başı hazırlık dönemi geçiren milli yüzücü, 22 Eylül’de Bolu’da gerçekleştirdiği 10 günlük kamp ile sezonu açmıştı. Son iki yıldır Kayseri Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren Ulaç, şampiyonaya hazır olduğunu belirtti.

Ulaç, “Hedefim sezonun ilk yarışında iyi dereceler elde etmek” dedi.

Dinçyürek: Türkiye’den nakliye uçağı dolusu hibe ilaç yarın teslim ediliyor

Cumhuriyet Meclisi’nde Sağlık Bakanlığı’nın 2 milyar 859 milyon 721 bin TL’lik bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, oylama öncesinde milletvekillerinin eleştirilerini yanıtladığı konuşmasında, yarın Anavatan Türkiye’den nakliye uçağı dolusu hibe ilacın KKTC’ye teslim edileceğini belirtti.

Dinçyürek, yenidoğan servisinde bir bebeğin ölümüyle sonuçlanan mamalara alkol karışmasıyla ilgili yürütülen idari araştırma konusunda bilgi vererek, “İdari araştırmayı netleştirip soruşturma memuru atayacağız” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinde eleştirileri yanıtlayan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Genel Kurul’daki konuşmaların hep bardağın boş tarafından yapılmasını siyasi olarak anladığını, ifade edilenleri öneri olarak kabul ettiğini söyledi.

Dinçyürek, “Yavaş yavaş ve planlayarak sağlık sistemini düzletmek için çalışıyoruz” dedi.

Hakan Dinçyürek, “sağlıkta bütçe yeterlidir, yeterli değildir” tartışmalarına da işaret ederek, sağlığa bu yıl ayrılan kaynağın KKTC tarihinde bir ilk olduğunu vurguladı.

Dinçyürek, “Bu bütçenin çok fazla olması sağlıktaki bütün sorunları çözecek mi, hayır ama daha iyiye götürecek. 2025’te sağlığı 2024’ten daha iyiye götüreceğiz” dedi.

Sağlıkta binaların ve kapasitelerinin artırılması adına adımlar attıklarını, bunu bir yıl içinde yaptıklarını kaydeden Dinçyürek, bu konuda bilgi verdi.

Yeni Girne Hastanesi’nin inşasının Nisan 2025’te tamamlanma hedefi bulunduğunu kaydeden Dinçyürek, Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yargıda olduğunu ve mahkemenin aldığı ara emrinin hukuki karşılığının ne olacağını ihaleyi yürüten MİK ve hukukçularla görüştüklerini belirtti.

“Güzelyurt Devlet Hastanesi için duruşumuz, kararlığımız nettir” diyen Sağlık Bakanı Dinçyürek, 6 Şubat depreminden sonra gözlerin kamu kurumlarına çevrildiğini, Sağlık Bakanlığı’nın da bu konuda adımlar attığını söyledi.

Değirmenlik Sağlık Merkezi’nin depreme dayanıklı olmadığı için yıkıldığını anımsatan Dinçyürek, müteahhidin burayı Nisan 2025’ten önce bitirme hedefinde olduğunu kaydetti.

Yeni Maraş Sağlık Merkezi’nin yapım sürecinin çalıştığını ifade eden Dinçyürek, bu sağlık merkezinin de Nisan 2025 gibi teslim edilmesinin planlandığını ifade etti.

Lapta Sağlık Merkezi’nde hem mevcudu tadil ettiklerini, hem de ilave bina konusunda proje geliştirip, ihaleye çıktıklarını belirten Dinçyürek, burada da inşaatın devam ettiğini aktardı.

Dinçyürek, Pamuklu Devlet Hastanesi için bütçede öngörülen rakamın üzerinde keşif bedeli verildiğini, bu konuda bir çalışma yapılacağını ve projenin ihale dosyasının hazır olduğunu söyledi.

“Sağlık merkezleri bina bakım, onarım ve tadilat konusunda elden geçirildi” diyen Dinçyürek, Dipkarpaz ve Mehmetçik sağlık merkezlerinde ihtiyaçları yerinde tespit edip, projeleri başlattıklarını; Trenyolu Polikliniği, İnönü, Lefke, Serdarlı ve Esentepe sağlık merkezinde önemli bakım ve onarım çalışmaları yapıldığını ifade etti.

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile ilgili de konuşan Dinçyürek, hangi servislerde iyileştirme hedeflendiğinden söz ederek, hastanenin bodrumda bir su problemi olduğunu, bunun çözümü için de teknik görüş alacaklarını söyledi.

Dinçyürek, bütçede 5 milyon TL’lik bir ödeneğin Nalbantoğlu’nun master projesi için ayrıldığını dile getirdi. “Bir taraftan hastanenin güvenliğini nasıl ve ne şekilde sağlayacağımızla, bir taraftan da Nalbantoğlu’nu güvenli şekilde ayağa kaldırmak için çalışıyoruz” diyen Dinçyürek, hastane için ayrılan kaynağın 250 milyon TL olduğunu aktardı.

Dinçyürek, göreve geldikleri günden bu yana mevcut binaları güçlendirme, ek hastaneler yapma dışında teknolojik donanımlara da yatırım yaptıklarını kaydetti. Artık Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde de göz ameliyatı yapıldığını söyleyen Sağlık Bakanı Dinçyürek, burada anjiyo merkezi, kalp ve damar servisi açılması için gerekli adımları attıklarını, Türkiye’den hibe gelecek aletleri önümüzdeki günlerde teslim alacaklarını kaydetti.

İstihdamlara da değinen Sağlık Bakanı Dinçyürek, 72 hekim, 102 de hemşire istihdam ettiklerini ifade ederek, “Bu rakamlar yeter mi? Yetmez….Sağlık için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

10 yeni ambulans aldıklarını, 5 yeni ambulansın da Ocak ayında teslim edileceğini belirten Dinçyürek, “Bu da KKTC tarihinde bir ilk” dedi.

Kanser ilaçlarının sorulması üzerine Hakan Dinçyürek, bugün, yarın ve sonraki gün kanser ilaçlarının ülkeye geleceğini belirtti.

Dinçyürek, “Yarın Anavatan Türkiye’den nakliye uçağı dolusu hibe ilaç KKTC’ye teslim edilecek” dedi.

İlaçların bu dönem aksamasının birkaç sebebi olduğunu belirten Dinçyürek, “Biz gerekli önlemleri aldık, alternatif girişimler de yaptık” diye konuştu.

2024 yılının kelimesi için oylama başladı

Türk Dil Kurumu (TDK) ve Ankara Üniversitesinin işbirliğiyle “2024 yılının kelimesi” için oylama başlatıldı.

TDK’den yapılan açıklamada, dünya üzerinde pek çok kurum tarafından ilan edilen kelimeler ve kavramların, bir yandan yeniden bir kültürel üretim sağlarken diğer yandan meselelerin İngilizce üzerinden analiz edilmesi ve tartışılmasına vesile olduğu belirtildi.

“2024 yılının kelimesi” oylamasının, bu çerçevede, Türkçe’nin küresel kültür içindeki yerini güçlendirmek, Türkiye’nin uluslararası alandaki gücünü kültürel olarak desteklemek, kelimeler üzerine düşünülmesini sağlamak amacıyla başlatıldığı ifade edildi.

Değerlendirme Kurulu Üyeleri tarafından önerilen kelimelerin, Kurul değerlendirmesiyle 7’ye indirilerek halk oylamasına sunulduğu aktarılan açıklamada, oylamaya yüksek katılım sağlanmasının hedeflendiği kaydedildi.

CUMHURBAŞKANI TATAR, T.C. MEMUR-SEN HEYETİNİ KABUL ETTİ

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Memur  Sen Konfederasyonu heyetini kabul ederek görüştü.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre Tatar, kabulde yaptığı konuşmada ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Geleceğe bakarken Anavatan Türkiye’nin de desteğiyle devletlerine ve egemenliklerine sahip çıkılmasının önemine vurgu yapan Tatar, işbirliğinin her noktada önemli olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye ve Türk Dünyası ile olan ilişkilerini güçlendirmek ve yapısını daha da güçlü bir şekilde geleceğe taşımak için var gücüyle çalıştığını kaydetti.

Geçmişten bugüne, Kıbrıs Türk halkı olarak imkansızı başardıklarını vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türkü’nün geçmişte çok zor günlerden geçtiğini ve yok olmanın eşiğine geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Anavatan, Yavru Vatan, Mavi Vatan ve Gök Vatan, bunları güvenlik ve gelecek için bir arada tutmak çok önemlidir. Ulusal çıkar ve menfaatlerin korunma noktasında KKTC önemli bir noktadadır” dedi.

Temasların öneminin altını çizen Tatar, işbirliği zeminini hazırlayan bağlantıların gerekli olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Anavatan’ın kurumsal bilgisine ve işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, Türkiye ile temasların daha da artırılması temennisinde bulundu.

Erdoğan, D-8 Zirvesi’ne katılmak için Mısır’a gitti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, D-8 Zirve Toplantısı Açılış Oturumu ile Filistin ve Lübnan’daki Duruma İlişkin Özel Oturum’a katılmak üzere Esenboğa Havalimanı’ndan Mısır’a hareket etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, D-8 Zirvesi’ne katılmak için özel uçak “TUR” ile Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitti.

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Esenboğa Havalimanı’ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ankara Valisi Vasip Şahin uğurladı.

Erdoğan ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da Mısır’a hareket etti.

Brent petrolün fiyatı yükselerek 72,75 dolar oldu

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 72,75 dolardan işlem görüyor.

Dün 73,88 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 72,54 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.17 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,3 artarak 72,75 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 69,61 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısında ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizinde beklentiler dahilinde 25 baz puanlık indirime gitmesinin ardından yükselişe geçti.

Kararın ardından düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fed Başkanı Jerome Powell, “Bugün daha zor bir durumdu ama doğru olanı yaptığımıza karar verdik. Maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerimize ulaşmaya yönelik en iyi kararın bu olduğunu düşündük.” ifadelerini kullandı.

Powell, gelecek yıl için daha yavaş faiz indirimi hızının bu yılki yüksek enflasyon verileri ile yüksek enflasyona dair beklentiyi yansıttığını belirterek, “Yine de kendimizi hala faiz indirimlerine devam etme yolunda görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İlerleyen süreçte Banka’nın faiz indirimine devam edeceğine yönelik açıklamalar, ABD’de ekonomik hareketliliği artırarak petrol talebine de olumlu yansıyacağı düşüncelerini güçlendirerek fiyatların yükselişine katkıda bulunuyor.

Ayrıca, ABD’nin ham petrol stoklarının beklenenin üzerinde azaldığına işaret eden veriler, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesinde talebin güçlendiği algısını destekleyerek fiyatları yukarı yönlü etkiliyor.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 900 bin varil azalışla 421 milyon varil seviyesine gerilediğini açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların yaklaşık 1 milyon 600 bin varil azalacağı yönündeydi.

Brent petrolde teknik olarak 74,43 doların direnç, 70,93 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Hava bugün parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nin hava tahmin raporuna göre, hava bugün parçalı bulutlu olacak.

Meteoroloji Dairesi, 19 – 25 Aralık tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı.

Dairenin raporuna göre, hava, periyodun ilk günü yüksek, diğer günlerdeyse alçak basınç sistemiyle üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Buna göre, bugün ve yarın hava genellikle parçalı bulutlu olacak. Cumartesi yer yer sağanak, Pazar günü öğleye kadar yer yer sağanak, pazartesi yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Pazartesinden sonra hava genellikle parçalı bulutlu geçecek.

Periyot boyunca en yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek. Rüzgar, periyodun ilk günleri Kuzey ve Doğu, diğer günlerde Güney ve Batı yönlerden orta zamanla kuvvetli esecek.

12 kişinin ülkeye girişi yasaklandı, 14 kişi de yasaklı göçmen ilan edildi

Bakanlar Kurulu tarafından 12 kişinin ülkeye girişi yasaklandı, 14 kişi de yasaklı göçmen ilan edildi.

İlgili kararlar Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, ülkeye girişi yasaklanan 12 kişinin isimleri şöyle:

  1. Chao MA
  2. Zhanxiang HAN
  3. Nianjiu SONG
  4. Angelo PANDELI
  5. MD Kasidul HOQ
  6. Haijan WAN
  7. Zijian WANG
  8. Ge GUO
  9. Jinsheng WANG
  10. Caleb Teo Ching Chien CALEB TEO CHING CHIEN
  11. Tamari CHACHUA
  12. Ana JINTCHARADZE

Yasaklı göçmen ilan edilen 14 kişinin isimleri ise şöyle:

  1. Wumaierjiang FEILIPU
  2. Yangmei LI
  3. Jun MA
  4. Alex Samaila EMMANUEL
  5. Victor Ikechukwu OKEKE
  6. Oghenegueke Anderson TEMISERE
  7. Kelvin Emeka EBIGIDE
  8. Aduragbemi Opemipo OBASUN
  9. Emegha Peter Ikechukwu UWAGWU
  10. Marvellous Chima BENJAMIN
  11. Tasmir AHMED
  12. MD Arafatul HAQUE
  13. Souar MOHAMMAD
  14. Richard Oyewole ADEBAYO

Gardiyanoğlu: Başsavcılık görüşü doğrultusunda yabancı işçi getirilmesi protokolleri iptal edildi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu BRT’de 18. Saat programına katılarak ülkeye yabancı işçi getirilmesi ile ilgili sıcak gelişmeyi açıkladı. Bakan Gardiyanoğlu, Başsavcılıktan gelen olumsuz görüş doğrultusunda yabancı işçi getirilmesine yetki veren protokolleri iptal ettiğini söyledi.

“SAVCILIKTAN GELEN GÖRÜŞ; BU PROTOKOLLERLE ÇALIŞMA YASASININ UYUMLU OLMADIĞI YÖNÜNDEDİR”

Bakan Gardiyanoğlu, “Söz konusu protokoller rahmetli Sonay Adem döneminde başlar. İçerikleri yıldan yıla değişir. Şuanda mevcut protokollerin ilk imzalandığı tarih 2019’dur. Zaman içerisinde her gelen bakan bu protokolleri yeniledi. Bundan yaklaşık 2–3 ay önce protokollerin Çalışma yasasına uyumlu olup olmadığı bana sorulduğundan Savcılık görüşü almamız gerektiğini belirttim. Savcılıktan bir geçen hafta geldi bir de nelerin çalışma yasasına uyumlu olmadığı ile ilgili yazı da bugün öğlen elime ulaştı…Savcılıktan gelen görüşün bu protokollerle çalışma yasasının uyumlu olmadığı yönünde bilgi geldi….Bugün itibarıyla bu protokollerin iptali ile ilgili müsteşarımız ilgili birliklereyazılarını postalamış durumdadır” dedi.

Bakanlık olarak protokollerin iptali yönünde idari karar aldıklarını vurgulayan Gardiyanoğlu, “Sonuçta Hukuk Dairemiz de bizim avukatlarımızdır. Bu süreç içerisinde bu konuları kamuoyuna çıkıp da dillendirmedim. Bazı kişiler Gardiyanoğlu protokolleri iptal edecek mi? Naptı? Ne etti? şeklinde soruyor. İlk önce Savcılıktan zemin yazımı almadan çıkıp kamuoyuna yanıltıcı, yanlış bilgi vermekten çekinen, imtina eden biriyim. Yıllardır yapılan bir protokol var.Uygulama var” dedi.

Protokollerin iptalinden sonra Çalışma Dairesi’nin alması gereken tedbirler olduğuna işaret eden Bakan Gardiyanoğlu, “Uygulamalarla ilgili, portalın değişimi, yazılım değişimi, teminatlarla ilgili , hesaplamalarla ilgili almamız gereken tedbirlar var.15-20 gün içerisinde bunları tamamlayacağız” dedi.

“2022-2023 DÖNEMİNDE 8500 YABANCI UYRUKLUYA ÖN İZİN VERİLİRKEN, BENİM DÖNEMİMDE İSE YAKLAŞIK 5400 ÖN İZİN VERİLDİ”

2022-2023 döneminde 8500 yabancı uyrukluya ön izin verildiği bilgisini paylaşan Bakan Gardiyanoğlu, “Bunu suçlama olarak değil veri olarak söylüyorum. Benim dönemimde de 2023-2024 yılında ise yaklaşık 5400 yabancı uyrukluya ön izin verildi. Yani 1 yıl içerisinde aldığımız tedbirlerle Adamıza yaklaşık 3 bin daha az yabancı uyruklu kişi geldi. Ülkede iş azalmadı. 21 bin 300 iş yerinden 22 bin 15 iş yerine çıktık” diye konuştu.

“UYUMSUZLUK YATIRILAN TEMİNATLARLA İLGİLİDİR”

Gardiyanoğlu, “Bu protokollerle ilgili tek uyumsuzluk bana avukatlarımın verdiği bilgi. Tek uyumsuzluk yatırılan teminatlarla ilgilidir…Sonuçta Savcılığımız bize diyorsa; iş yasasına göre bu protokoller uygun değilir. Boynumuz yasalar karşısında kıldan incedir.Bu konu bugünlük bir konu değildir. Yaklaşık 1 ay önce gündemime geldi” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, protokollerin iptal edilmesiyle bundan sonra yapılacak çalışmanın ne olacağına ilişkin de bilgi verdi.

“SİSTEM BUGÜN İTİBARI İLE ÇİZGİYİ ÇEKMİŞTİR”

Gardiyanoğlu, “22 bin iş yerini, yaklaşık 153 bin çalışanı ve bundan sonraki bu ülkenin çalışma hayatını etkileyecek unsurlardır. Bugüne kadar gelen işlemlerin yapılması talimatını verdim. Kimse bugüne kadar olanlar mağdur olmasın. Şuandan itibaren sistem kapanmıştır. Sistem bugün itibarı ile çizgiyi çekmiştir. Bunlarla ilgili önümüzdeki hafta taraflarla, avukatlarla oturup ne yapabileceğimizi, iş hayatını nasıl kolaylaştıracağımızı, daha güvenli hale getirme gailesi ile yuvarlak masa etrafından bunları konuşacağız”dedi.

“ÇAĞRIM: ZORLA PARA VEREREK ÜLKEYE GELEN İŞÇİLER RAHATLIKLA MALİ POLİS’E ŞİKAYET YAPABİLİRLER” 

Ülkeye gelen yabancı işçilerin zorla para verdiği yönünde aldıkları duyumlar da olduğunu belirten Bakan Gardiyanoğlu, “çok rahatlıkla Mali Polis’e şikayetlerini de yapabilirler” dedi.

“BİLİNÇLİ OLARAK SUİSTİMAL, ÇIKAR SAĞLAMA VAR İSE SONUNA KADAR MALİ, ADLİ POLİSİMİZ TARAFINDAN ARAŞTIRILACAKTIR”

Bakan Gardiyanoğlu bir soru üzerine, “Bu protokoller ta rahmetlik Sonay Adem dönemine kadar gider. Ama bugünkü son şekli 2019 yılından itibaren devam eden protokollerdir. 2019’dan bu yana kaçıncı bakanım bakmam lazım tam net olarak saymadım. Eğer bir kişinin bilinçli olarak suistimali, bilinçli olarak kendi nam ve şerefine çıkar sağlaması herhangi birşey var ise tabi ki bu da sonuna kadar Mali, Adli Polisimiz tarafından araştırılacaktır.Araştırmaya da açıktır” diye konuştu.

Türkiye’den AB’nin raporuna tepki: Türkiye ile KKTC’nin meşru kaygıları ve haklı politikaları göz ardı edildi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından AB’nin genişlemeye ilişkin raporuna dikkat çekilerek, “Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygıları ve haklı politikaları göz ardı edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeye ilişkin raporunda, Türkiye’nin aday ülke statüsü ve kilit rolüne vurgu yapılmasının, doğru ve gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirildiğini bildirdi.

Bakanlık, AB Genel İşler Konseyinin, AB’nin genişleme sürecine dair kabul ettiği yıllık mutat sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

“Sonuçlarda, Türkiye’nin aday ülke statüsü ve kilit rolüne vurgu yapılmasını doğru ve gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Özellikle, Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantılarının yeniden başlatılması ve Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye’ye geri dönecek olmasını memnuniyetle karşılıyoruz” değerlendirmesine yer verilen açıklamada, Türkiye’nin makroekonomik politikalarda kaydettiği ilerlemeye atıfta bulunulmasının ve Gümrük Birliği’nin uygulanmasından kaynaklanan ticari sorunların çözümünde atılan olumlu adımların karşılık bulmuş olmasının önemsendiği belirtildi.

Açıklamada, benzer şekilde, Doğu Akdeniz’de gerginliğin azaltılması yönündeki çalışmaların ve Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamındaki girişimlerin öneminin teslim edilmiş olmasının “dürüst bir yaklaşım olarak” değerlendirildiği vurgulanarak, “Bununla birlikte, AB’nin ülkemizin iç siyasi dinamikleri konusundaki değerlendirmelerini reddediyoruz. Bu görüşler, nesnellikten uzak ve tek taraflı bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır.” ifadesi kullanıldı.

Konsey sonuçlarında, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) gerçeklerle bağdaşmayan, hukuk dışı ve maksimalist görüşlerinin tekrarlandığının görüldüğü aktarılan açıklamada, “Öte yandan, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygıları ve haklı politikaları göz ardı edilmiştir. AB’nin, Kıbrıs Rum tarafının sözcülüğünü yapması ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını göz ardı etmesinin, Ada’da çözüme ulaşılmasının önündeki en büyük engel olduğunu hatırlatıyoruz.” görüşüne yer verildi.

AB üyeliğinin, Türkiye’nin stratejik hedefi olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Buna karşılık olarak AB’nin ülkemizin üyelik perspektifini güçlendirecek yeni bir vizyon ortaya koyması gerekmektedir. Bu çerçevede, Türkiye-AB ilişkilerini kısıtlayan 15 Temmuz 2019 tarihli AB Konseyi kararının tamamen kaldırılmasını bekliyoruz. Başta siyasi olmak üzere, enerji ve ulaştırma alanlarındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantıları ile Ortaklık Konseyi’nin 2025 yılı içinde yapılması, Konsey sonuçlarında da vurgulanan dış politika ve bölgesel konular dahil, her alanda diyaloğumuzun ve işbirliğimizin artmasını sağlayacaktır.”

Tatar, Türkiye Esnaf ve Sanayi Konfederasyonu Başkan Vekili Dere’yi kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Esnaf ve Sanayi Konfederasyonu Başkan Vekili Adlıhan Dere’yi kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ziyaretlerinden ötürü Türkiye Esnaf ve Sanayi Konfederasyonu Başkan Vekili Dere’ye teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye ile KKTC arasındaki ticari ve dostluk ilişkilerinin pekişmesi ve Antalya ile kültürel, sosyal ve ticari faaliyetlerin artması için yürütülen çalışmalardan memnuniyet duyduğunu da ifade etti.

TAK Yönetim Kurulu Cumhurbaşkanı Tatar, Meclis Başkanı Öztürkler ve Başbakan Üstel’i ziyaret etti

Kıbrıs Türkü’nün sesini dünyaya duyuran Türk Ajansı Kıbrıs (TAK), 21 Aralık’ta 51’inci kuruluş yıl dönümünü kutlamaya hazırlanıyor. Bu çerçevede TAK Yönetim Kurulu üyeleri Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve Başbakan Ünal Üstel’i ziyaret etti.

Ziyaretlerde TAK Müdürü Fehmi Gürdallı’ya, TAK Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Akkurt, Başkan Yardımcısı Artun Çağa ile üyeler Güven Bengihan, Alihan Pehlivan ve Mahmut Doğan eşlik etti.

Protokolde yapılan konuşmalarda ajansın önemine dikkat çekilirken, TAK’ın daha ileri noktaya ulaştırılması için yapılması gerekenler de ele alındı.

-Cumhurbaşkanı Tatar: “TAK kurulmasaydı belki de ülkedeki bu kadar yayın organı da hayat bulamayacaktı”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmasında TAK’ın Kıbrıs Türk halkının sesini duyurmak için kurulan ve bunu başaran bir kurum olduğuna vurgu yaptı. “Türk Ajansı Kıbrıs kurulmasaydı belki de ülkedeki bu kadar yayın organı da hayat bulamayacaktı” diyen Tatar, bugün TAK’ın haberlerinin, sadece yerel basında değil, Anadolu Ajansı ve diğer uluslararası kuruluşlar aracılığıyla dünyanın dört bir yanına ulaştığına işaret etti.

Tatar, ajansın özellikle yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türkler için önemli bir bilgi kaynağı olduğunu da şu sözlerle belirtti:
“Türkiye, İngiltere, Avustralya, Kanada gibi farklı ülkelerde yaşayan kardeşlerimiz TAK’ın haberleriyle Kıbrıs’tan haberdar oluyor. Sizlerin haberleriyle Kıbrıs’tan haberi alıyorlar. Böylece bir bakıma tek yürek olabiliyoruz. Çünkü bilgiden yoksun, haberden yoksun, o dünyanın yoğunluğu içerisinde insanlar hedeften şaşabilir. Farklı algılarla farklı anlayışlara sahip olabilirler”

Tatar gelişen teknoloji ile her an her yerden haber yayınlanabildiğine işaret ederek, TAK’tan da beklenin bu olduğunu kaydetti.

Bu talebe en iyi şekilde yanıt verebilmek için TAK’ın altyapı, bina, gerek teknoloji ve ekipman açısından güçlendirilmesinin önemli olduğunu söyleyen Tatar, “Önümüzdeki dönemde daha da etkin bir Türk Ajansı Kıbrıs için hepimiz bu yöndeki çalışmalarda destek vereceğiz” dedi.

Konuşmasının devamında TAK yönetimi ve TAK çalışanlarına teşekkürlerini dile getiren Tatar, “Çünkü zamanla yarışıyorlar. Bazı görevler zamanı bekleyebilir ama haberi anında yaymak ve iletmek öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Bu bakımdan Türk Ajansı Kıbrıs’ın hizmetlerini bir kez daha takdir ettiğimi ifade etmek istiyorum. İnşallah artırılacak imkanlarla, habercilikte daha fazla hizmet verebileceksiniz. Bunun giderek Cumhuriyet algısının yerleşmesine de katkı sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

TAK’ın bir devlet kuruluşu olarak, KKTC’nin çıkarlarını savunma misyonu taşıdığını belirten Tatar, şu ifadeleri kullandı:
“Siz bir resmi kuruluşsunuz, bir devlet kuruluşusunuz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşusunuz ve mücahidin sesisiniz. Tarafsızlık haberlerde bir noktaya kadar önemlidir; ama siz, devletin adına tarafsınız ve taraf olmalısınız”

Yürütülmekte olan yeni milli siyasete de işaret eden Tatar, bu sürecin dünyaya duyurulmasında da TAK’ın önemli bir görevi olduğunu anlattı.

Tatar, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve iki ayrı devlet vardır. Bu gerçek, geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşmıştır” dedi.

Bir anlaşma olacaksa, bunun iki devlet temelinde olacağını ifade eden Tatar, “TAK’ın bu konudaki hassasiyetini bir kez daha kayda geçirmek istiyorum” şeklinde konuştu.

-Meclis Başkanı Öztürkler: “Bizim için en memnuniyet verici nokta, TAK’ın eşit, adaletli, ilkeli ve doğru habercilik çizgisini devam ettirmesidir”

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ise, ajansın Kıbrıs Türk halkının sesi olma misyonunu başarıyla yerine getirdiğini vurguladı. Öztürkler, TAK’ın ilkeli, adaletli ve doğru habercilik anlayışının hem devlet hem de halk için büyük bir değer taşıdığını söyledi.

Öztürkler, konuşmasında TAK’ın Kıbrıs Türk halkının mücadelesindeki yerini şu sözlerle ifade etti:
“Türk Ajansı Kıbrıs’ın kuruluşu, Kıbrıs Türk halkının sesi olması ve halkımızın mücadelesinde bugünlere ulaşmasında çok önemli bir yer almıştır. Bizim için en memnuniyet verici nokta, Türk Ajansı Kıbrıs’ın eşit, adaletli, ilkeli ve doğru habercilik anlayışıyla çizgisini devam ettirmesidir. Bu, hem devletimiz hem de TAK adına büyük bir değerdir”

Öztürkler, TAK personelinin özverili çalışmalarına dikkat çekerek, “Arkadaşlarımız sürekli burada, Meclis’te çalışıyor ve doğru habercilik adına yayınlarını ortaya koyuyor. Bu bağlamda emeği geçen herkesi tebrik ederim” dedi.

TAK’ın geçmişteki kritik dönemlerdeki rolüne de değinen Öztürkler, pandemi sürecinde halkın bilgilendirilmesinde ajansın oynadığı role işaret etti.

-Başbakan Üstel: “TAK sesimizi dünyaya duyuruyor”

Başbakan Ünal Üstel de ajansın Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesindeki yerini ve önemini vurguladı. Üstel, TAK’ın tarafsız ve bağımsız bir şekilde çalışarak hem ülke içinde hem de uluslararası alanda önemli bir görev üstlendiğini belirtti.

Başbakan Üstel, konuşmasında şunları kaydetti: “TAK’ın Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesine koyduğu çaba çok önemli. Bizim sesimizi dünyaya duyuruyorsunuz. Tarafsız bir şekilde, bağımsız bir şekilde ülkemizde olup bitenleri hem vatandaşlarımıza hem de dünyaya aktarıyorsunuz. Bu nedenle TAK, ülkemizin en önemli kuruluşlarından biridir.”

TAK’ın daha da ileriye taşınması için hükümet olarak çalışmalar yürüttüklerini belirten Üstel, “Hükümet olarak birtakım çalışmalar yapıyoruz ve 2025 yılı içerisinde bu çalışmaları sizlerle, yönetim kuruluyla bir masaya yatırarak ajansımızı daha iyi bir noktaya getirmek için somut adımlar atacağız” dedi.

Üstel, ajans çalışanlarının özverili çabalarını takdir ettiğini ifade ederek konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Yaptığınız bu özverili çalışmalardan dolayı sizlere ve tüm TAK çalışanlarına teşekkür ederim. TAK’ın 51. kuruluş yıl dönümünün ülkemize hayırlı olmasını dilerim.”

-TAK Müdürü Gürdallı

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Müdürü Fehmi Gürdallı da ajansın 51’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirdikleri ziyaretlerde, TAK’ın misyonunu ve önemini vurguladı. Gürdallı, ajansın kurulduğu günden bu yana Kıbrıs Türk halkının sesi olma misyonunu başarıyla sürdürdüğünü belirtti.

Gürdallı, “Said Terzioğlu’nun öncülüğünde kurulan ajansımız, Kemal Aşık, Emir Ersoy, Perihan Aziz gibi Kıbrıs Türk basınının önemli isimlerinin yöneticilik yaptığı bir kurumdur. Biz de onların bıraktığı bayrağı daha yukarılara taşımak için çaba gösteriyoruz” dedi.

Gürdallı, ajansın yaklaşık 40 kişilik bir ekiple çalıştığını belirterek, “Çalışanlarımız fedakârca, mesai mefhumu gözetmeden hem hükümetin hem Meclis’in hem de muhalefetin çalışmalarını halka doğru ve hızlı bir şekilde aktarmak için mücadele ediyor. Yönetim kurulumuzla birlikte uyum içinde çalışarak ajansımızı daha ileriye taşımaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Dijital ve sosyal medya çağında haberin doğruluğunun önemine değinen Gürdallı, “Medyada hızlı bir dönüşüm yaşanıyor. Dijital ve sosyal medya, beraberinde dezenformasyonu da getirdi. Bu süreç, TAK gibi kamu kurumlarının değerini artırıyor. Güvenilir ve hızlı habercilik anlayışımızla, dezenformasyonun önüne geçmek için çalışıyoruz” dedi.

-“Eksiklikler giderilirse daha da ileriye taşınabilir”

Ajansın bazı eksikliklerine de dikkat çeken Gürdallı, “TAK büyük sorunları olmayan bir kurumdur, ancak başta bina olmak üzere bazı eksikliklerimiz bulunmaktadır. Bu eksiklikler giderildiğinde ajansımızı daha hızlı ve daha ileriye taşımamız mümkün olacaktır” dedi.

Ajansın devletin resmi bir kurumu olarak tarafsız ve doğru habercilik anlayışını sürdürdüğünü belirten Gürdallı, “Meclis, bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biridir. TAK, Meclis Genel Kurulu’nu sürekli takip ederek tüm vekillerin görüşlerini halka duyuruyor. Bu, objektif ve kapsamlı habercilik anlayışımızın bir parçasıdır” diye konuştu.

Gürdallı, TAK’ın, Kıbrıs Türk halkının sesini duyurma misyonunu aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğini de vurguladı.

 

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu: Bakanlığın YÖDAK’a müdahale hakkı yok

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, YÖDAK’taki iç sorunlar ve ENQA üyeliği ile ilgili açıklamalarda bulunarak, kurumun etkinliğini artırmaya yönelik adımlara dikkat çekti. YÖDAK bütçesi 26 kabul, 6 ret oyu ile onaylandı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu Meclis’te söz alarak, ülkede uzun süredir tartışılan bir konu olan YÖDAK’ın işlerini bağımsız ve sağlıklı şekilde yürütmesi için bir yasası olduğunu hatırlattı; sadece işlerin yokuşa sürüklendiği anlarda hükümetin sorumlu olduğunun gündeme geldiğini kaydetti. Bakan Çavuşoğlu YÖDAK’a önleyici tedbirlerin zamanında alınması yönündeki söylemlerinin “müdahale olarak” yorumlandığını ve tepki gördüğünü anımsattı.

Çavuşoğlu, son dönemlerde YÖDAK’taki iç kavgalara ve basında tartışılan konulara işaret ederek, Bakanlığın buna müdahale hakkı olmadığını vurguladı.

ENQA’daki sorunların da bundan kaynaklı olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “YÖDAK üyeleri kendi aralarında kavga etmek yerine, üniversitelerdeki denetimlere zaman harcamaları gerekiyordu.” dedi; oradaki “berbat işleyişin” süreci buraya getirdiğini söyledi.

YÖDAK’la ilgili fikir beyan edildiğinde, YÖDAK’ın bağımsızlığına yönelik tepkiler geldiğini ve bu yorumlarla gerçeklerin örtüldüğünü kaydeden Çavuşoğlu, gelinen aşamadan mutsuz olduklarını ifade etti.

Çavuşoğlu, YÖDAK’a yönelik Meclis’te kurulan araştırma komitesinin de işini yapmadığı düşüncesini paylaşarak, Araştırma Komitesi’nin YÖDAK’ın değil, Eğitim Bakanlığı’nın eksikliklerinin tespiti üzerine çalıştığını, ortaya henüz bir öneri paketini çıkaramadığını ifade etti.

Mesleki eğitim kurumlarına da değinen Çavuşoğlu, sayılardaki artışın şartları tamamlayan kurumlardan kaynaklı olduğunu, bir kuruma verilen bir iznin kriterlere uyan başka bir kuruma verilmeme durumunun olmadığını kaydetti. Kurumlarda yaşanan sıkıntının bu kurumların “ikamet hakkı” verebilmesinden doğduğunu ifade eden Çavuşoğlu, yapılan düzenlemelerle sadece eğitim amaçlı kayıtlara izin verdiklerini dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, “Ülkede öğrenim hakkı olan hiç kimse yapılan düzenlemelerle mağdur edilmemiştir.” dedi.

Yüksek Öğrenim Kayıt Sistemi (YÖKAS) ve Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) hakkında da konuşan Çavuşoğlu, YÖKAS’ı YÖKSİS seviyesini geçecek şekilde geliştirdiklerini kaydederek, geçmişte diplomaların onay süreçlerine ilişkin birtakım zafiyetler olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, bunun yanında yeni düzenlemelerle, bundan sonra ilk olarak geçici mezuniyet belgesi alınacağını ardından kontrollerle birlikte diplomanın verileceğini belirtti, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın yıllardır kullandığı YÖKAS geçmişten 50 kat ileriye taşınmıştır.” dedi.

Çavuşoğlu, yurt dışından gelen öğrencilerin bir okulun kabul kağıdıyla gelebildiğini belirterek, buraya geldiklerinde farklı amaçlarla üniversite değiştirmek isteyebileceğini söyledi, bunun yatay geçiş değil, kayıt yenileme olduğunu ifade etti. Bu şekilde bir özgürlüğü öğrencinin elinde alma niyetlerini olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, uzmanların ilgili tüzükler üreterek biriken sorunları çözdüğünü dile getirdi.

Konuşmaların ardından YÖDAK bütçesinin oylamasına geçildi. Madde madde görüşülmesinin ardından tasarı 26 kabul, 6 ret ile oy çokluğuyla kabul edildi.

Genel Kurul’da daha sonra Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin görüşülmesine geçildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Tekvando Milli Takımı’nı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Afrika’da gerçekleştirilen Park Jung Tae Uluslararası Tekvando Müsabakaları’nda genel klasmanda takım olarak ikincilik, gençler kategorisinde de şampiyonluk elde eden KKTC Tekvando Milli Takımı sporcuları ile müsabakalarda görev alan hakemleri kabul ederek, kutladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, elde edilen başarının ekip ruhu ve disiplin sonucu olduğunu vurgulayarak, sporcuların başarısının ülke adına gurur verici olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sporcuların, bayrağıyla ülkesini temsil etmesinin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması adına önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Spor alanında emek ve disiplinle başarı elde edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, bu başarıda emeği geçen antrenörünü, ailesini ve destekçilerini gönülden kutlayarak, bu bağlamda milli sporcuların başarılarının devamını diledi.

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, Türkiye’den büyüktür

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen TÜBİTAK ve TÜBA Ödülleri Töreni’ne katılan TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan burada Türkiye’nin misyon ve vizyon ve ufkuna dikkat çekti.

TÜRKİYE TÜRKİYE’DEN DAHA BÜYÜKTÜR

Erdoğan “Gelecekte daha iyi seviyelerde olacağız. Türkiye, Türkiye’den daha büyüktür. Millet olarak ufkumuzu 782 bin km kare ile sınırlandıramayız. Türk milleti mukadderatından kaçamaz saklanamaz.

“TÜRKİYE’NİN LİBYA’DA SOMALİ’DE NE İŞİ VAR DİYENLER BU MİSYONU İDRAK EDEMEYEBİLİR”

Tarihin millet olarak bize yüklediği misyonu görmek ve buna göre hareket etmek mecburiyetindeyiz. Burunların dibini görmekten aciz olanlar bunu anlamayabilir.

Türkiye’nin Libya’da Somali’de ne işi var diyenler bu misyonu idrak edemeyebilir. Türkiye’nin nasıl değişim geçirdiğini bilmeyenler olayların seyrini anlamakta zorlanabilir.

“NE ANLATSAK FAYDASIZ”

Kendilerini safsatalar ile baş başa bırakıyoruz. Milleti ile duygudaşlığını bırakanlara ne anlatsak faydasız. Biz onlarla vakit kaybetmeyeceğiz, hedeflerimize odaklanacağız. Bu kutlu yolculukta sizlerin de üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğinize inanıyorum. Gençlerimizi teşvik edip destekleyerek 2053 ve 2071 vizyonumuzun mimarları sizler olacaksınız. Rabbim hepinizin yar ve yardımcısı olsun.” dedi.

 

“BUGÜNE KADAR 246 ESERE TÜBA ÖDÜLÜ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bilim erbabımıza başarılar diliyor, her birine saygılarımı sevgilerimi iletiyorum. TÜBA ve TÜBİTAK ödülleriyle 57 bilim insanına ödüllerini tebliğ ediyoruz. bugüne kadar 246 bilimsel telif eserimize TÜBA ödülü vermiş oluyoruz. 20 farklı üniversitede çalışmalarını yürüten 25 genç bilim insanımıza da ödüllerini veriyoruz.

Bugün vereceğimiz 4 ödülle birlikte bugüne kadar toplam 32 bilim öncüsüne TÜBA uluslararası akademi ödülü tebliğ etmiş olacağız. 21 bilim insanımıza da TÜBİTAK bilim ödüllerini taktim ediyoruz. Şahsım, bilim ve milletim adına bilim insanlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.

“BİLİM TARİHİ, AKİM KALMIŞ ÇALIŞMALAR MEZARLIĞIDIR”

Değerli misafirler, kıymetli bilim insanları, tıp ilminin önde gelen isimlerinden, Buharalı bilim ve düşünce insanı İbn-i Sina 1000 yıl önce şu sözü söylemişti: “Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.” Ecdadımız da bu gerçeği bir başka veciz kelamla şöyle ifade ediyor: “Marifet iltifata tabidir, iltifatsız mal zayidir.” Takdir görmeyen, taltif edilmeyen, teveccühe mazhar olmayan her bir çalışma her ne kadar asli değerinden hiçbir şey kaybetmese de geniş kitlelere ulaşmak bakımından istenilen etkiyi maalesef oluşturamıyor.

Gerek kişisel hayatımıza, gerekse toplumların serencamına baktığımızda teşvikin, taltifin özellikle işlerin dönüm noktalarına gelindiğinde yapılan cesaretlendirmenin ne kadar kıymetli olduğunu görüyoruz. Çığır açma potansiyeli olan birçok proje ve fikir vaktinde destek bulmadığı için akamete uğramış, tarihin tozlu raflarına havale edilmiştir. Bu açıdan bilim tarihi aynı zamanda yarım kalmış, akim kalmış çalışmalar mezarlığıdır.

“BİLİM İNSANLARIMIZ HAK ETTİKLERİ TAKDİRİ BULAMADI”

Türkiye’de bilim ve teknoloji uzun yıllar merak ve iştiyak sahibi, idealist bir avuç insanın kendi imkanlarıyla sınırlı bir uğraş alanı olarak görüldü. Bilim insanlarımız hak ettikleri desteği, ilgiyi ve takdiri bulamadı. Burada şu hususu da vurgulamak durumundayım. Bilimsel birikim açısından dünyada istisnai bir konumda olsak da bunun kurumsallaşması noktasında da o derece geç kalmış bir ülkeyiz. Akademik üretkenlikte bugün bizden ileride olan toplumların çoğu devletin desteğini almış, kurumsallaşmış ve temel bilim dallarını aynı çatı altında toplamış bilim akademilerini bizden çok önce hayata geçirmişlerdir.

Örneğin Avrupa’da bilim akademilerinin önemli bir kısmı 17. yüzyılda kurulmuştur. Elbette bilimler akademisi kurulmadan evvel de çeşitli alanlarda araştırma ve çalışmalar yapan bilim adamlarımız vardı. Hatta 18. yüzyıla kadar Avrupa uygarlığını etkileyen, yönlendiren ve besleyen doğu medeniyeti Türk-İslam dünyasında yetişen bilim adamları, düşünce adamları olmuştu. Fakat yeni dönemin ruhunu doğru okuyamama sonucu sürecin devam ettirilememesi gerilemeyi de beraberinde getirdi. Tabii bir de buna ülkemiz içinden yapılan sabotajları eklememiz gerekiyor.

“TÜRKİYE’NİN BAŞARILARINI KÜÇÜMSEDİLER”

Savunma sanayimizin sembolü olan bilim ve teknoloji hamlelerimizin daha emekleme aşamasındayken nasıl boğulduğu hepimizin malumudur. Aslında bu zihniyet bizim dönemimizde de sık sık karşımıza çıkmıştır.

Türkiye’nin ilk elektrikli otomobil markası Togg projemizden KAAN’a, insansız hava araçlarımıza yönelik linç kampanyalarımızdan ilk insanlı uzay misyonumuza kadar her alanda bu zihniyetle karşılaştık. Togga “fabrikası yok” dediler. Kaan’ı kalorifer peteğine benzettiler. Türk astronot ve bilim misyonunu turistik gezi diyerek küçümsediler. İHA ve SİHA’ların her başarısında zaten sinir nöbeti geçirdiler. Başarıyı takdir etmek, desteklemek, milletin sevincini paylaşmak yerine bir kulp takarak engellemeye çalıştılar.

“İNSAN DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR ÜRÜNDEN NİYE RAHATSIZ OLUR”

Aynısına geçtiğimiz ay tanıtımı yapılan Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarının açılışında bir kez daha şahitlik ettik. Oysa süper bilgisayarların bile yıllarca uğraştığı karmaşık problemleri yalnızca birkaç dakikada çözebilen kuantum bilgisayarlar sadece 15 ülkede bulunuyor. Biz kuantum bilgisayar teknolojisinde attığımız bu kritik adımla Türkiye’yi küresel rekabette çok stratejik bir noktaya taşımayı hedefliyoruz.

Önümüzdeki dönemde kuracağımız süper iletken çip üretim evi ile çok daha yüksek kapasiteli kuantum bilgisayarlarına giden yolu da açacağız.
Devrim niteliğindeki böyle bir üründen insan niye rahatsız olur? Bakıyorsunuz bunu bile eleştirenler, küçümseyenler çıkıyor.

“TÜRKİYE İKİNCİ EL DÜŞÜNCELERİN ÜRETİLDİĞİ BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

Göreve geldiğimizden beri ilk etapta zihinlere vurulan prangaları kırmaya çalıştık. Yapamayız, başaramayız, bizden bir şey olmaz algısının yerine yapabiliriz, başarabiliriz özgüvenini yerleştirmeye çalıştık. Bizim harcımız değil, daha çok ekmek yememiz lazım şeklindeki umutsuzluk aşılayan sözleri lügatimizden çıkardık. Zor da olsa ciddi zaman da alsa on yıllardır milletimize empoze edilen öğrenilmiş çaresizlikleri ortadan kaldırmayı başardık.

Türkiye kimsenin müstemlekesi olmadığı gibi yan sanayi fikirlerin ikinci el düşüncelerin üretildiği bir ülke de değildir. Özgür olmak için özgün olmak. orijinal projeler geliştirmek zorundayız.

“HEDEFİMİZ HER ALANDA BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE”

Hedefimiz her alanda bağımsız Türkiye’dir. Başkalarına muhtaç ülke olmaktan çıkıp kendi imkanlarımızı harekete geçirmek istiyoruz. 22 yılda bunun alt yapısını güçlü şekilde oluşturduk.
Altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Üniversite sayısını 76’dan 208’e yükselttik. Sadece belli şehirlerde değil tüm bölgelerimizde güçlü dinamik araştırma geliştirme ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sıfır olan tasarım merkezini 331. Teknopark sayısı 2’de 1042e yükseldi. Her ilde 130 dene yap teknoloji atölyesi kurduk. İlk ve orta öğrenim müfredatlarına bilgi teknolojileri dersleri koyduk.

YÖDAK 2025 bütçesi Meclis’te kabul edildi

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 62 milyon 871 bin TL’lik Yükseköğretim, Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) 2025 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı kabul edildi.
Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporunu okudu. Canaltay, tasarının Komite’de oy çokluğuyla kabul edildiğini belirtti.
– Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu: “Bakanlığın YÖDAK’a müdahale hakkı yok”
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, ülkede uzun süredir tartışılan bir konu olan YÖDAK’ın işlerini bağımsız ve sağlıklı şekilde yürütmesi için bir yasası olduğunu hatırlattı; sadece işlerin yokuşa sürüklendiği anlarda hükümetin sorumlu olduğunun gündeme geldiğini kaydetti. Bakan Çavuşoğlu YÖDAK’a önleyici tedbirlerin zamanında alınması yönündeki söylemlerinin “müdahale olarak” yorumlandığını ve tepki gördüğünü anımsattı.
Çavuşoğlu, son dönemlerde YÖDAK’taki iç kavgalara ve basında tartışılan konulara işaret ederek, Bakanlığın buna müdahale hakkı olmadığını vurguladı.
ENQA’daki sorunların da bundan kaynaklı olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “YÖDAK üyeleri kendi aralarında kavga etmek yerine, üniversitelerdeki denetimlere zaman harcamaları gerekiyordu.” dedi; oradaki “berbat işleyişin” süreci buraya getirdiğini söyledi.
YÖDAK’la ilgili fikir beyan edildiğinde, YÖDAK’ın bağımsızlığına yönelik tepkiler geldiğini ve bu yorumlarla gerçeklerin örtüldüğünü kaydeden Çavuşoğlu, gelinen aşamadan mutsuz olduklarını ifade etti.
Çavuşoğlu, YÖDAK’a yönelik Meclis’te kurulan araştırma komitesinin de işini yapmadığı düşüncesini paylaşarak, Araştırma Komitesi’nin YÖDAK’ın değil, Eğitim Bakanlığı’nın eksikliklerinin tespiti üzerine çalıştığını, ortaya henüz bir öneri paketini çıkaramadığını ifade etti.

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası’nda anma törenleri düzenlenecek

Ülkede 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle Lefkoşa ve ilçelerde düzenlenecek törenlerde Kıbrıs şehitleri anılacak.

KKTC’de 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle başkent Lefkoşa ve ilçelerde düzenlenecek törenlerde Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinde şehit düşenler anılacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, anma etkinlikleri 21 Aralık Cumartesi günü Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan bir subayın saat 08.00’de Bayrak Radyo ve Televizyonu’ndan yapacağı konuşmayla başlayacak. Konuşma 18.00’de de tekrarlanacak.

21 Aralık Cumartesi gecesi KKTC genelindeki tüm merkezi camilerde Mevlid-i Şerif okutulacak.

LEFKOŞA

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle cumartesi günü Başkent Lefkoşa’da iki anma töreni düzenlenecek.

İlk tören, Lefkoşa Şehitler Abidesi önünde yapılacak. Tören saat 09.30’da çelenklerin protokol sırasına göre anıta sunulmasıyla başlayacak. Saygı Duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı tarafından imzalanacak.

Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde de Şehitleri Anma Programı düzenlenecek. Tören saat 09.50’de saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayacak.

Törende, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yapacak. Tören, Lefkoşa Türk Lisesi oratoryosu ile tamamlanacak.

GAZİMAĞUSA

Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle ilçelerde de anma törenleri düzenlenecek. Gazimağusa’daki tören saat 09.00’da Suriçi’ndeki Şehitler Anıtı önünde yer alacak. Protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe sunulması, saygı duruşu ve saygı atışı, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam edecek. Gün anısına konuşmalar yapılacak, öğrenciler şiir okuyacak. Şehitliğin de ziyaret edileceği anma töreninde şehitler için dua da okunacak.

GİRNE

Girne Deniz Şehitliğindeki anma töreni cumartesi günü saat 10.00’da başlayacak. Protokol sırasına göre çelenkler şehitliğe sunulacak. Saygı duruşu, saygı atışı, bayrakların İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilmesi, konuşma ve şiir okunmasıyla tören sona erecek.

GÜZELYURT

Güzelyurt’taki tören Güzelyurt Kaymakamlığı karşısındaki Atatürk Anıtı önünde olacak. Tören saat 10.00’da çelenklerin protokol sırasına göre anıta sunulmasıyla başlayacak.

Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak, saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilecek. Kaymakamlık adına günün anlam ve önemine dair bir konuşma yapılacak. Şiir okunmasının ardından Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı 49. Piyade Alay Komutanlığı’ndan bir subay da günün anlam ve önemine dair bir konuşma yapacak.

LEFKE

Lefke Kemal Özalper Şehitliği’ndeki tören saat 10.00’da başlayacak. Çelenklerin şehitliğe sunulmasının ardından şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak.

Tören, saygı atışı İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, şehitlik özel defterinin imzalanması, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve öğrencilerin şiirleriyle tamamlanacak. Tören sonunda şehitler için dua da okunacak.

İSKELE

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle İskele’de de tören düzenlenecek. Tören Larnaka Şehitler Anıtı önünde saat 10.30’da başlayacak.

Protokol sırasına göre çelenkler şehitliğe sunulacak. Saygı duruşu, saygı atışı, bayrakların İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilmesi, şiir okunması ve konuşmaların ardından şehitler için dualar okunacak.

TÜRKELİ (AYVASIL) ŞEHİTLERİ İÇİN DE ANMA TÖRENİ DÜZENLENECEK

Türkeli (Ayvasıl) Şehitleri, pazar günü Tekke Bahçesi’nde anılacak. Tören, saat 10.00’da çelenklerin protokol sırasına göre şehitliğe sunulmasıyla başlayacak. Saygı Duruşu, Saygı Atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yapacak.

Kumsal Şehitleri ise 24 Aralık Salı günü Barbarlık Müzesi’nde saat 10.00’da anılacak.

KÜÇÜKKAYMAKLI ŞEHİTLERİ VE HÜSEYİN RUSO DA ANILACAK

Küçükkaymaklı Şehitleri ise, 25 Aralık Çarşamba günü Küçük Kaymaklı Şehitler Anıtı önünde düzenlenecek törenle anılacak. Tören, saat 09.30’da başlayacak.

ARUCAD 5. Liseler Arası Tasarım Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti

ARUCAD 5. Liseler Arası Tasarım Yarışması’nın kazananlarına, 17 Aralık Salı akşamı ARUCAD Sanat Galerisi’nde gerçekleşen törenle ödülleri sunuldu. Bu yıl “Bir Çizginin Hikayesi” temasıyla düzenlenen yarışmada, farklı ülkelerden katılan 80 öğrencinin eserleri sergilendi ve ödüller sahiplerini buldu.
Yarışmanın birincisi Kazakistan’dan KILC College öğrencisi RuYuan Wen, ikincisi Türkiye’den Buca Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Yağmur Çağlar ve üçüncüsü Kuzey Kıbrıs’tan 20 Temmuz Fen Lisesi öğrencisi Semina Koçak oldu. Erbil Arkın Özel Ödülünü Kuzey Kıbrıs’tan Esin Leman Lisesi öğrencisi Nil Yaşarcan, Sosyal Medya Ödülünü ise Türkiye’den Ufuk Arslan Anadolu Lisesi öğrencisi Ceren Arısoy kazandı.

Başbakanlık DPO Yatırım Danışmanı Özgür Yeleğen: “Hükümet Hayat Pahalılığı ile Mücadeleyi Önceliklendiriyor”

Başbakanlık DPO Yatırım Danışmanı Özgür Yeleğen, Güneş TV’de yayınlanan ve Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk oldu. Yeleğen, Üstel hükümetinin ekonomi politikaları, hayat pahalılığı ile mücadele ve kalkınma planları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“Üstel Hükümeti Kimseyi Mağdur Etmedi”

Yeleğen, hükümetin bugüne kadar kimseyi mağdur etmediğini vurgulayarak, üreticilerin uğradığı zararların tamamının karşılandığını ifade etti. Kamu ödemelerinin bütçe ile karşılanacağını ve bütçe açığının kapatılması adına Maliye Bakanlığı’nın gelir artırıcı projeler geliştirdiğini belirtti.

“2025’in İlk Önceliği Hayat Pahalılığı ile Mücadele”

Sayın Başbakan’ın sözlerini hatırlatan Yeleğen, 2025 yılında hayat pahalılığı ile mücadelenin hükümetin en önemli projelerinden biri olacağını söyledi. Ancak enflasyonla mücadelede sadece hükümetin çabasının yeterli olmayacağını vurguladı:

“Esnaf ve zanaatkarlar odası, sanayi odası ve ticaret odası fiyat politikalarını manipülasyondan uzak şekilde belirlemelidir. Her şeyi hükümetten beklemek doğru değil.”

“Eğitim Sistemi Yetersiz, Ama Sorunlar Çözülebilir”

Yeleğen, eğitim sistemine ilişkin eleştirilerde bulunarak, üç çocuğunun da devlet okulunda okuduğunu ve sistemin yetersiz olduğunu dile getirdi. Tam gün eğitime geçiş konusunda sendikaların engelleyici bir tutum sergilediğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Sendikalar, öğretmenlerin özlük haklarını konuşmak yerine siyaset yapıyor. Sendikalar görevlerini yapmalı, yapıcı eleştiriler getirmeli.”

“Sağlık ve Eğitim Öncelikli, Kalkınma Planları Hazır”

Bütçenin büyük bir kısmının sağlığa ayrıldığını söyleyen Yeleğen, sağlık hizmetlerinde yoğunluk yaşanmasının kış dönemlerinde kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ancak eksikliklerin yapıcı eleştirilerle çözülmesi gerektiğini savundu.

Ayrıca, 2025-2029 Kalkınma Planının hazır olduğunu ve bu planın ülkenin geleceği için önemli bir rehber niteliği taşıdığını ifade etti.

Gümrük Vergisi ve Freeshop Uygulaması

Gümrük vergisi uygulamalarına da değinen Yeleğen, freeshop ürünlerinin bu kapsama dahil edilmediğini hatırlattı. Ancak dışarıdan getirilen ürünler için uygulanan %60 gümrük vergisinin ve 50 Euro altındaki ürünlere %30 vergi oranının Türkiye’de de uygulandığını belirtti.

“Hayat Pahalılığı İki Kez Verilecek”

Programda, Başbakan Ünal Üstel’in hayat pahalılığı ödeneği ile ilgili açıklamaları da gündeme geldi. Yeleğen, bu ödemenin yapılacağını, ancak kaç kez yapılacağına kabinenin karar vereceğini ifade etti.

Muhalefetin hükümeti art niyetle eleştirdiğini belirten Yeleğen, “Yapıcı eleştiriler yerine olayların çarpıtıldığını ve dezenformasyon yaratıldığını görüyoruz” dedi.

“Emekli ve Memur Maaşları İyi Bir Seviyede”

Yeleğen, emekli ve memur maaşlarının ciddi bir düzeye ulaştığını, hükümetin bu alanda sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek programı sonlandırdı.

Hükümetin tüm bu adımlarıyla, ekonomik ve sosyal problemlere çözüm üretmeye devam edeceği mesajı verildi.

TARIM VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI’NDAN 2024 ARICILIK VE BALIKÇILIK SEKTÖRÜNE ÖDEMELER

Arıcılık Sektörüne 5 Milyon TL’nin Üzerinde Destek
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2024 yılına ait Kovan Başı Arıcılık Ödemeleri ile Ana (Kraliçe) Arı Teşvik Ödemelerini gerçekleştirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, arıcılık faaliyetinde bulunan ve Veteriner Dairelerine bildirimde bulunan 282 arıcıya, toplamda 22.471 arılı kovan için 4.269.490,00 TL ödeme yapıldı. Ayrıca, fatura karşılığı satın alınarak Veteriner Dairelerine sunulan 4.028 adet Ana (Kraliçe) Arı için de 805.600,00 TL teşvik ödendi. Toplamda 5.075.090,00 TL’lik ödeme yapılmış olup, arıcılar ödemelerini Arıcılık Kooperatifi üzerinden alabilirler.

Balıkçılık Sektörüne 2.5 Milyon TL Destek
Bakanlık, 2024 yılı Balıkçılık Sektörüne yönelik destek ödemelerini de tamamladı. Hayvancılık Dairesi’ne teslim edilen 11.018 adet balon balığına karşılık, 37 balıkçıya toplam 198.324,00 TL ödeme yapıldı. Ayrıca, 2024 yılı Balıkçılık Sigorta Primlerini yatıran 39 balıkçıya, toplam prim tutarlarının yarısı olan 2.309.088,97 TL ödendi. Böylece, balıkçılık sektörü için toplamda 2.507.412,97 TL destek sağlandı. Balıkçılar, ödemelerini Kooperatif Merkez Bankası ve ilgili şubelerinden temin edebilirler.

Meclis’te bugün Sayıştay, Mahkemeler, YÖDAK ve Sağlık Bakanlığı bütçeleri görüşülecek

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı üzerindeki görüşmelerine devam etmek üzere saat 13.00’te toplandı.
Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında toplanan Genel Kurul’un bugünkü gündeminde Sayıştay, Mahkemeler, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ve Sağlık Bakanlığı bütçeleri bulunuyor.
Genel Kurul’da sırasıyla 140 milyon 133 bin 900 TL’lik Sayıştay Başkanlığı bütçesi, 927 milyon 978 bin 300 TL’lik Mahkemeler bütçesi, 62 milyon 871 bin TL’lik YÖDAK bütçesi ve 12 milyar 859 milyon 721 bin TL’lik Sağlık Bakanlığı bütçesi ele alınacak.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, tekvandocuları kutladı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Güney Afrika’da gerçekleştirilen Park Jung Tae Uluslararası Tekvando Müsabakaları’nda genel klasmanda takım olarak ikincilik, gençler kategorisinde de şampiyonluk elde eden KKTC Tekvando Milli Takımı sporcuları ile müsabakalarda görev alan hakemleri kabul ederek, kutladı.

 

Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Senyor Grand Master Eyüp Zafer Gökbilen başkanlığındaki heyeti başarılarından ve KKTC’nin adını uluslararası müsabakalarda duyurmalarından dolayı tek tek tebrik eden Bakan Ertuğruloğlu, sporculara kariyerlerinin devamında başarılar diledi.

Berova: Hayat pahalılığı uygulaması yılda iki kez devam edecek

Maliye Bakanı Özdemir Berova, hayat pahalılığı uygulamasının devam edeceğini ve hükümetin bu konuda geri adım atmadığını belirtti.

Kıbrıs Postası’na konuşan Bakan Berova hayat pahalılığı uygulamasının yılda iki kez yapılmaya devam edeceğini ve yıl sonu İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilerle bir artış yapılacağını açıkladı.

Ayrıca, konuya ilişkin birçok telefon aldığını belirten Berova, hayat pahalılığı uygulamasının 2025 yılında da devam edeceği mesajını verdi.

GÜLBAHAR EYLEM’İ KINADI

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, “ Kıbrıs Türk Orta Eğitim Sendikası Başkanı Selma Eylem’in Türkiye yetkililerine yönelik saldırılarını devam ettirmesini” kınadı ve “ üçüncü ülkelerin Devletimizi yıkma, egemenliğimizi yok sayma çabalarına suskun kalan bu şahsın iş milli konulara geldi mi aleyhte açıklamalar yapması oldukça manidardır” dedi.
Gülbahar açıklamasında şunları kaydetti:
“ Kıbrıs Türk Orta Eğitim Sendikası’nın başkanı olan kişi Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun’un Kıbrıs Türklerinin federasyon çözüm modelinden desteğini çektiğine dair açıklamasına tepki gösterirken federasyon görüşmeleri sürecinin Rum tarafının uzlaşmazlığı sonucu çökmüş olduğu gerçeğine, Türk tarafının bunun üzerine iki Devletli çözüm şeklini politika haline getirdiği olgusuna ne kadar ters düştüklerini ortaya koymuştur.
Selma hanım, iki Devletli çözümü savunan partilerin Meclis’te çoğunluğu ellerinde tuttuklarını, Sayın Ersin Tatar’in iki Devletli çözüm politikasını ortaya koyarak halktan onay aldığını, Cumhurbaşkanlığı’na seçildiğini de bilerek isteyerek sırf Türkiye’ye saldırmak ve belirli odakları memnun etmek adına göz ardı etmektedir.
Milli Mücadele Vakfı olarak bir kez daha Türk milletinin ortak davası olan Kıbrıs konusunda egemenliğimizin, güvenliğimizin zarar görmesini sağlamaya çalışanların başarı şanslarının asla olmadığını hatırlatmak isteriz.

Üçüncü ülkelerin Türkiye ve Kıbrıs Türk Halkı aleyhindeki faaliyetleri hakkında tek bir kelime etmeyenler, hatta ve hatta onların etkinliklerine katılarak bir anlamda yaptıklarını onaylayanlar bize göre milli birliğimizi bozan, yanlış yolda ilerleyen kişilerdir ve Halkımızın ezici çoğunluğu bunların yaptıklarına tepki duymakta, itibar etmemektedir.

İçişleri Bakanı Oğuz isyan etti: Art niyetli bir yaklaşım!

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, henüz bakan olmadığı dönemde borçlanıp aldığı bir arazi nedeniyle hedef tahtası haline getirilmeye çalışıldı.

Bir internet sitesinde hakkında yapılan habere isyan eden Oğuz, “2014 yılında eşimle birlikte borçlanıp aldığımız Gazimağusa’daki bir araziyi kat karşılığı müteahhide verdim, karşılığında 2 daire 1 dükkan aldım. Ama haberde yapıların tamamı benimmiş gibi yazıyor. Bu nasıl etik haberciliktir?” diyerek isyan etti.

“Verilemeyecek hesabım yok, alnım açık” diyen Oğuz, yapılan haberin art niyetli ve algı yaratmaya yönelik olduğunu, gerçeklerin çarpıtılarak kaleme alınmasından dolayı yasal haklarını saklı tutmakla birlikte konuyu Medya Etik Kuruluna götüreceğini söyledi.

“Sözleşmeyi ben gönderdim”

İlgili gazetecinin kendisini aradığını, ona da her şeyi açıkça anlattığını, hatta sözleşmeleri de belge olarak gönderdiğini açıklayan Bakan Oğuz, buna rağmen ilgili haberde “16 dairenin kendisininmiş” gibi yazıldığını ve “siyasete girdikten sonra zenginleştiği” gibi iddiaların ortaya atıldığını ifade ederek, “Olacak şey değil. Benim verilemeyecek hesabım yok.” dedi.

Yasal haklarının saklı olduğunu söyleyen Oğuz, yaşanan süreci açıklıkla anlattı:

“Eşim öğretmen, ben de biliyorsunuz 2013 yılında milletvekili oldum. Öncesinde de Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’nda görevliydim, ayrıca aileden gelen hayvancılık işlerimiz de vardı. Vekil olduktan sonra eşimle birlikte ÖYAK Bankasından 10 yıl vadeli TL olarak bir kredi çektik. Kredi de daha yeni bitti. Bu kredi ile Gazimağusa’da şehit arsalarından bir arazi satın aldık. 2014 yılında Ayşegül Baybars’ın İçişleri Bakanı olduğu bir dönemde bir müteahhit, arazimi alıp üzerine daire yapmak istedi, anlaştık. 2 daire ve bir dükkanı bize vermesi karşılığında araziyi kendisine verdik. Bu çerçevede anlaşmamızı yaptık ve süreç ilerledi. Müteahhit orada 16 daire 2 dükkan yaptı. Bizim aldığımız 2 daire ve bir dükkan dışındakileri de sattı. Tüm bu mal varlığına ilişkin değişimleri de ben usulü gereği Meclis’e bilgi verdim. İşte belgeler de ortadadır. İlgili haberi yapan gazeteciye de her şeyi aynı şekilde anlattım. Ama bir de baktım ki; 16 dairem varmış gibi ve sanki siyasete girdiğim için kendime imtiyaz sağlamışım da zengin olmuşum gibi ifadelerle bir haber yazılmış. Çok üzüldüm. Bu doğru bir habercilik değildir. Gerçekleri çarpıtıp algı yaratmaya çalışmış. Açık yüreklilikle her sorusuna cevap vermişim ve yapılan haber ortada. Bu art niyetli bir yaklaşımdır. Yasal haklarımı saklı tutarken, Medya Etik Kurulu’nu da göreve davet ediyorum”

Hakan Fidan bu kez kendi heyetiyle ilk kez KKTC’ye geliyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 24 ya da 25 Aralık’ta KKTC’yi ziyaret edeceği öğrenildi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 24 ya da 25 Aralık’ta KKTC’yi ziyaret edeceği öğrenildi.

Fidan, Dışişleri Bakanı olmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte iki kez KKTC’yi ziyaret etmişti.

Fidan bu kez sadece Dışişleri Heyeti ile birlikte Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun davetiyle KKTC’ye gelecek.

Ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Tatar ile de Kıbrıs Konusu’ndaki son gelişmeleri ele alacak.

Gıda Mühendisleri Odası sağlıklı sofra kurma ve gıda güvenliği konularında tavsiyelerde bulundu

Gıda Mühendisleri Odası, sağlıklı sofra kurma ve gıda güvenliği konularında tavsiyelerde bulundu; alışveriş, gıda hazırlığı, pişirmede dikkat edilmesi gereken hususlar ve yiyecekleri tüketme süreleri konularında uyarılar yaptı.

Gıda Mühendisleri Odası Beste Oymen, yazılı açıklamasında gıda güvenliğinin önemine işaret etti; yılbaşı sofraları, zengin menüler ve çeşitli ikramlarla şenlenirken, doğru gıda güvenliği önlemleri almanın, gıda zehirlenmelerinin ve sağlık sorunlarının önüne geçilmesini sağladığına dikkat çekti.

GÜVENİLİR GIDA ALIŞVERİŞİ

Açıkta satılan, ambalajsız ve etiket bilgisi olmayan ürünlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Oymen, “Ambalaj bütünlüğü bozulmuş, ezik, delik ve bombe yapmış ürünlerden uzak durunuz. Ürün etiketlerini mutlaka okuyunuz. Son kullanma tarihi ve üretim bilgilerini kontrol ederek uygun saklama koşullarında muhafaza edilen ürünleri tercih ediniz. Özellikle yılbaşı sepeti gibi paketlerin içeriğini kontrol ederek, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin pakete dahil edilmediğinden emin olunuz” dedi.

SOĞUK ZİNCİR VE SAHTE İÇKİ UYARISI…

Et, tavuk, hindi satın alırken denetimli, güvenilir yerden satın alınmasına, rengine, kokusuna, elastikiyetine, yapışkanlaşma gibi hususlara dikkat edilmesini isteyen Oymen, “Bu ürünleri, soğuk zincir kırılmadan taşıyabileceğinizden emin olunuz. Alışverişinizi tamamladıktan hemen sonra bu ürünleri buzdolabına veya derin dondurucuya yerleştiriniz” dedi.

Tüketilmesi sonucu kalıcı hasar ve ölümcül sonuçlara yol açan sahte içkiye özellikle dikkat edilmesi uyarısında bulunan Oymen, sahte içkin renk ve kokusuna bakılarak ayırt edilmesi mümkün olmadığından yetkili satıcılar haricinde kesinlikle alkol alıp tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.

Oymen, “Yılbaşı sofralarında ilk sırada yer alacak kuruyemişlerin tazeliğini kontrol etmek için kokuya dikkat ediniz. Bayatlamış ürünler genellikle acı bir koku yayar. Yılbaşı alışverişinde ihtiyacımız kadar gıda almak, israfı önlemenin en iyi yoludur” dedi.

MUTFAKTA GIDA HAZIRLIĞI

Çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayırarak çapraz bulaşmanın önlenmesi gerektiğini kaydeden Oymen, özellikle et ve sebze kesimi için ayrı bıçak ve kesme tahtaları kullanılmasını tavsiye etti.

Oymen, “Tuvaleti kullandıktan, çocukların bezini değiştirdikten sonra ve yemekten veya yiyecek hazırlamadan önce ellerinizi sabun ve akan su ile en az 20 saniye iyice yıkayınız ve temiz bir havlu ile kurulayınız. Kullanılan ekipmanları ve yüzeyleri de uygun temizlik maddeleri ve tercihen sıcak suyla temizleyiniz” dedi.

PİŞİRME SICAKLIKLARI VE PİŞİRME SÜRELERİ..

Yılbaşı yemeklerinin sağlıklı bir şekilde pişirilmesi için iç sıcaklıkların doğru seviyelere ulaşması gerektiğinin unutulmamasını isteyen Oymen, “Uygun sıcaklıkta ve yeterli sürede yapılan pişirme ile besinlerin zararlı hale gelmesi önlenmektedir. Gıdaların merkez sıcaklığı en az 72-75 dereceye ulaşıncaya kadar iyice pişirilmeli ve sıcak tüketilecek gıdalar sıcak olarak muhafaza edilmelidir. Yiyeceklerin hazırlanma aşamalarındaki tehlikeli noktadan biri de soğuk yiyeceklerin hazırlanmasıdır. Soğuk yiyeceklerin hazırlanması, genellikle oda sıcaklığında gerçekleştiğinden, hazırlanmış soğuk yiyeceklerin bekletme işlemi, daima 4 derecenin altında yapılmalıdır” dedi.

YİYECEKLERİN TÜKETİLME SÜRESİ..

“Hazırlanan yemeklerin belirli bir süre sonra taze kalmayacağını unutmamalısınız” uyarısı yapan Oymen, yılbaşı yemeği sonrası artan yemeklerin buzdolabında uygun şekilde saklanması, mümkünse en kısa sürede tüketilmesi, aArtan yiyeceklerin doğru sıcaklıkta ısıtılması gerektiğine dikkat çekti.

Oymen, yılbaşı akşamını dışarıda geçirmek isteyen tüketicilerin de restoran seçimlerinde dikkatli olması, hijyenik olmayan yerlerden kaçınması gerektiğini kaydetti. Oymen, “gıda güvenliğinin en temel kuralı, sıcak yemeklerin sıcak, soğuk yemeklerin ise soğuk tutulması gerektiği olduğu unutulmamalıdır” vurgusu da yaptı.

Hazreti Mevlana’nın 751. vuslat yıl dönümünde anma programı düzenlendi

Hazreti Mevlana’nın 751. vuslat yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi.

Lefkoşa Yunus Emre Enstitüsü öncülüğünde, Uluslararası Final Üniversitesinin destekleriyle, başkent Lefkoşa’daki Mevlevihane’de Şeb-i Arus töreni yapıldı.

Kıbrıs Türklerinin ilgi gösterdiği törende, Türkiye’den gelen sanatçıların da katılımıyla tasavvuf müziği dinletisi ve sema gösterisi sunuldu.

Lefkoşa Yunus Emre Enstitüsü Koordinatörü Abdullah Aktaş, törende yaptığı konuşmada, büyük bir mutasavvıf, düşünür, alim ve gönül insanı Hazreti Mevlana’nın, yaşantısıyla yüzlerce yıldır hoşgörü, iyilik, barış ve kardeşliğin sembolü olarak insanlığa yol gösterdiğini hatırlattı.

Aktaş, “Kuşkusuz ancak aşkla yazılmış bir eser 7,5 asır ayakta kalabilir. Hazreti Mevlana eserlerini öyle bir aşkla meşk etmiş ki, vuslatından 751 sene sonra dahi bir araya geliyor, onun düğün gecesinde onu hayırla, muhabbetle yad ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Enstitü olarak, başta KKTC olmak üzere birçok ülkede Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli gibi birçok değeri ve onların yüzyıllar boyunca oluşturduğu müktesebatı tüm insanlığa duyurmak ve tanıtmak için çaba harcadıklarını belirten Aktaş, programın düzenlenmesine katkı sağlayan kuruluşlara teşekkür etti.

Hava bugün az bulutlu, yağmur yok

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, 17-23 Aralık tarihleri arasında bölge, genellikle alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava bugün ve yarın az bulutlu, diğer günler parçalı bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, kuzey ve doğu yönlerden, pazar ve pazartesi günleri güney ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esecek.