Archives Aralık 2024

ANKARA TEMASLARI GÜÇLÜ DESTEK MESAJLARIYLA GEÇTİ

KKTC Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Güneş TV’de yayınlanan ve Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel özel programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Meclis Başkanı, bütçe görüşmelerinden Türkiye temaslarına ve Güney Kıbrıs’ın silahlanma politikasına kadar birçok konuyu değerlendirdi.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ YOĞUN ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, bütçe görüşmelerinin yoğun bir süreçte ilerlediğini belirtti. 20 Aralık tarihine kadar merkezi maliye bütçelerini görüşmeyi tamamlamayı hedeflediklerini ifade eden Öztürkler, ekonomik krize rağmen projelerin ve kalkınma çalışmalarının süreceğini vurguladı.

“Bütçe sadece hükümetin değil, 50 milletvekilinin de çok ciddi bir sorumluluğu. Herkes eleştirisini ortaya koyuyor, karşılıklı fikirlerin sunulduğu önemli bir dönemden geçiyoruz. 20 Aralık sonrası komiteler çalışmalarına başlayacak ve yasama süreci hız kazanacak,” dedi.

ANKARA TEMASLARI GÜÇLÜ DESTEK MESAJLARIYLA GEÇTİ

Ziya Öztürkler, göreve geldikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini belirtti. Anıtkabir ziyareti ile başlayan temaslarda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir araya gelen Öztürkler, Türkiye’nin KKTC’ye olan desteğini bir kez daha net bir şekilde hissettiklerini dile getirdi.

“TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, egemen eşitlik ve iki devletli çözüm vizyonunu güçlü şekilde vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin garantör devlet olarak her anlamda yanımızda olduğunu bir kez daha teyit ettik. Sayın Cevdet Yılmaz ile de görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye’nin KKTC’nin kalkınması için tam destek sunduğunu gördük,” dedi.

Öztürkler, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmenin KKTC’nin tanınması yolunda önemli bir adım olduğunu da ifade etti.

GÜNEY KIBRIS’IN SİLAHLANMA POLİTİKASI: TEHLİKELİ BİR BOYUT

Güney Kıbrıs’ın silahlanma hamlelerini değerlendiren Öztürkler, bu durumun tehlikeli bir boyut kazandığını ve sadece bölge güvenliğini değil, uluslararası dengeyi de tehdit ettiğini belirtti. Türkiye’nin garantörlüğünün KKTC’nin en büyük güvencesi olduğunu vurguladı:

“Güney Kıbrıs bizi barış istemeyen taraf gibi göstermeye çalışsa da sürekli silahlanmaya yöneliyor. KKTC’nin güvenliği Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam duruşuyla korunuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığı adada barışın temel güvencesidir.”

ANAVATANIMIZIN DESTEĞİ ONUR VERİCİ

Türkiye’nin 15 Kasım KKTC’nin 41. yıl dönümünde verdiği güçlü destekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Öztürkler, bu dayanışmanın KKTC’nin geleceğine dair umutları artırdığını ifade etti.

“Anavatanımızın yanımızda olduğunu görmek onur verici. KKTC, emin adımlarla ileriye doğru ilerlemeye devam edecek,” dedi.

2025’E DAİR UMUTLU MESAJLAR

2024 yılını değerlendiren Öztürkler, ekonomik anlamda zorlu bir dönemden geçildiğini, ancak 2025’in daha dengeli ve umut dolu bir yıl olacağını öngördüğünü belirtti.

“2023’e göre 2024 daha düşük enflasyon oranlarıyla geçti. 2025 yılının ise mali disiplinin sağlandığı, enflasyonun daha da düştüğü ve halkın alım gücünün arttığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Meclis olarak halkımızın yararına yasalara imza atmayı sürdüreceğiz.”

Programın sonunda yeni yıl mesajını ileten Öztürkler, sağlık ve huzur dolu bir yıl dileyerek, ülke olarak kalkınma hedeflerinden asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti.

2 ithal, 7 yerli üründe limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi

Tarım Dairesi, 6-12 Aralık tarihleri arasındaki gıda denetim sonuçlarını açıkladı. İki ithal, yedi yerli üründe limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi.

Daireden yapılan açıklamaya göre, ithal ürünlerden alınan 26 numunenin, 24’ü temiz çıkarken, limit üstü bitki koruma ürünü içeren iki numuneye rastlandı.

Onbaşı İşl. Ltd.’e ait çeri domates ile SVS Tic. Ltd.’e ait elma goldenda limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi. Çeri domates, firmanın isteği üzerine menşeine iade edilirken, elma golden firmanın isteği üzerine imha veya menşeine iade edilecek.

Yerli ürünlerden 26’sı temiz, 7’si limit üstü bitki koruma ürünü içeriyor 

Yerli ürünlerden alınan 33 numunenin ise 26’sı temiz çıktı, limit üstü bitki koruma ürünü içeren yedi numuneye rastlandı.

Buna göre; Doğancı köyü sakini Mustafa Polatkan’a ait domates, Doğancı köyü sakini Rasıh Karadayı’ya ait domates, Mağusa sakini Ahmet Bayır’a ait sarı çarli biber, Mağusa sakini Mustafa Yıldırım’a ait hıyar, Yıldırım köyü sakini Hüseyin Özbeyli’ye ait acı biber ve yeşil çarli biber ile Kuzucuk köyü sakini Hüseyin Çalıcıoğlu’na ait sarı çarli biberde limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden ürünlerin hasadı bir sonraki laboratuvar analizine kadar durduruldu.

İstanbul’da ”Barış Harekatı’nın 50. Yılında Kıbrıs Sempozyum” düzenlendi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Kıbrıs meselesi, milli bir meseledir. Bu meseleyi hiçbir zaman Türkiye’siz götüremeyeceğimizi bütün dünyayla paylaşıyoruz.” dedi.

İstanbul’da, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından “Barış Harekatı’nın 50. Yılında Kıbrıs Sempozyumu” düzenlendi.

Üniversitenin Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma çevrim içi katılan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı’nın kendileri için dönüm noktası olduğunu söyledi.

Enstitüye sempozyum için teşekkür eden Tatar, harekatın tarihteki önemine işaret ederek, “Kıbrıs meselesi, milli bir meseledir. Bu meseleyi hiçbir zaman Türkiye’siz götüremeyeceğimizi bütün dünyayla paylaşıyoruz. 1571’lere geri dönecek olsak, burası bir Osmanlı adasıdır. Osmanlı’nın çekilmesiyle burada kalan Kıbrıs Türkleri bu mücadeleyi onurlu şekilde sürdürmüş ve şimdi bağımsız Türk Devleti’nin sahibi olarak Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci olarak girmenin bahtiyarlığı içerisinde.” dedi.

Kıbrıs’taki üniversitelerde 144 farklı ülkeden öğrencinin eğitim gördüğünü ve her anlamda Kıbrıs’ın bağlantılarını daha da geliştirdiğini vurgulayan Tatar, herhangi bir konuda direkt temas kuramadıkları ülkelerle Türkiye üzerinden bağlantı sağladıklarını anlattı.

Tatar, Kıbrıs’a gelen turistlerin, Rumları ve Kıbrıslıları görünce, “Bir ülkede iki ayrı devlet, iki ayrı halk yaşıyor.” diyerek şaşkınlık yaşadıklarını belirtti.

– “Kıbrıs meselesi, bölgedeki diğer aktörler için de önemli stratejik mesele”

Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kurt, Kıbrıs’ın, tarihsel olarak kültürel çeşitliliği, etnik grupları ve stratejik konumuyla dikkati çeken önemli bir ada olduğunu dile getirdi.

Adadaki Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasında 20. yüzyılın ortalarında süregelen gerginliklerin, Kıbrıs’ın siyasi ve toplumsal yapısını derinden etkilediğini belirten Kurt, şöyle devam etti:

“1963 Kanlı Noel’inden 1974 Barış Harekatı’na kadar yaklaşık 11 yıllık süre, Kıbrıs Türkleri için baskı ve eziyetle geçen çok zor bir dönem olmuştur. 11 yılın sonunda gerçekleştirilen 1974 Kıbrıs Barış Harekatı, adada yaşanan bu çatışma ortamı açısından tarihi dönüm noktası diyebiliriz. Kıbrıs Barış Harekatı hem Türkiye’nin dış politikasında hem de Kıbrıs’ın geleceğinde önemli izler bırakan tarihi dönüm noktası olmanın yanı sıra Türk milletinin ve Kıbrıs’taki Türk halkının güvenliğini sağlamak adına verilen haklı mücadelenin simgesidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği bu harekat, adada kalıcı barışın sağlanması adına hayati adım olarak kabul edilmesinin yanı sıra Kıbrıs Türkünün yalnız olmadığını, eşit siyasi statüsünün ve egemenlik haklarının olduğunu tüm dünyaya gösteren askeri ve tarihi müdahaledir.”

Kurt, üzerinden 50 yıl geçmiş olsa da Kıbrıs Barış Harekatı’nın, bugün adadaki siyaseti, toplumsal yapıyı ve diplomatik ilişkileri doğrudan ve derinden etkileyen bir olay olduğuna dikkati çekerek, “Bugün, Kıbrıs’taki bölünme, hem Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde hem de Avrupa Birliğinin politikalarında belirleyici rol oynamaktadır. Kıbrıs meselesi, sadece adadaki halklar için değil, bölgedeki diğer aktörler için de önemli stratejik mesele olarak devam etmektedir. Bu önemli sempozyumda bir araya gelen kıymetli akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler, Kıbrıs’a dair hem geçmişi hem de geleceği anlamak adına önemli katkılar sunacaklardır.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul’daki Stratcom Zirvesi sürüyor… Ertuğruloğlu basına demeç verdi

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2024’e (Stratcom Summit 2024) katılan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yabancı ve Türk basınına demeç verdi.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen ve “İletişimde Yapay Zeka: Eğilimler, Tuzaklar ve Dönüşüm” teması ile Rixos Tersane İstanbul’da yapılan zirveye katılan Ertuğruloğlu, yarın “Barış sürecinde dijital diplomasinin rolü” konulu bir konuşma yapacak.

Ertuğruloğlu bugün, İtalyan İl Giornale ve TRT Haber’e demeç verdi.

Zirvede, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Müdürü Fehmi Gürdallı, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Tokel ve BRTK Müdürü Meryem Özkurt da katılımcı olarak bulunuyor.

 

Halk Konseyi’nin dördüncü bilgilendirme ve istişare toplantısı Cumhurbaşkanlığında yapıldı

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Halk Konseyi’nin yeni dönem dördüncü bilgilendirme ve istişare toplantısı, dün Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın başkanlığında yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Halk Konseyitoplantısında Lefke Yardımlaşma Derneği, KKTC Akıncı Ocakları Derneği, KKTC Yurtseverler Derneği, Baf Dayanışma Derneği, Baf Türk Birliği, Karadeniz Kültür Derneği, Bahar Esintileri Derneği, Kıbrıs Polifonik Korolar Derneği, Sonare Çoksesli Korolar Derneği ile Etkileşim Drama Derneğinin başkan ve temsilcileri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Tatar toplantıda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığının ülkede yaşayan tüm vatandaşlarla temas içinde olmasına büyük önem verdiklerini belirterek, Halk Konseyi toplantılarının önemine dikkat çekti.

Tatar, Kıbrıs konusunda yaşanan son gelişmeler hakkında bilgilendirme ve değerlendirmelerde bulundu. Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olunmasının ardından Türk dünyası ile ilişkilerin geliştirilmesi için çalıştıklarını ifade eden Tatar, ülkenin bulunduğu coğrafyada yaşanan çatışma ve olayların adada barış, güven ve istikrarın önemini ve değerini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.

Rum tarafının Kıbrıs Türklerini ambargolar altında bırakmak istediğini, Türkiye’nin adadan çekilmesini hedeflediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Crans Montana’da kalınan yerden devam edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Tatar,  “Egemenliğimizden ve devletten asla vazgeçilemez. İki devlet vizyonumuz ve milli siyasetimiz gün geçtikçe daha da kökleşmektedir.” dedi.

Bölgenin en büyük ve güçlü devleti garantör ülke Türkiye ile var olan ilişkilerin artırılmasının öneminin altını çizen Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin iki devletli siyasete verdiği tam desteğe vurgu yaptı.

ARUCAD ile Greenwich Üniversitesi Arasındaki İşbirliği Protokolü Genişletildi

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD), Pakistan’ın önde gelen eğitim kurumlarından biri olan Greenwich Üniversitesi’nden üst düzey heyeti ağırladı. Ziyaret sırasında, iki üniversite arasında bu yılın başında imzalanan protokolü genişleten ek bir anlaşma imzalandı. Bu yeni anlaşma, iki kurum arasındaki akademik ve yaratıcı işbirliklerini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’ne yapılan özel ziyarete Greenwich Üniversitesi’nden Rektör Dr. Seema Mughal, Eğitim Bölümü Başkan Vekili Dr. Naveed Ahmed Mughal, Kalite Geliştirme Birimi Direktörü Dr. Rab Nawaz, Uluslararası İlişkiler Direktörü Nazir Ahmud Khodabux ve Danışman Nayaba Mughal katıldı.

 

Greenwich Üniversitesi heyeti, iki günlük ziyaretleri sırasında, ARUCAD kampüsünün altyapısı ve akademik olanakları hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, 2024 yılının Ocak ayında iki üniversite arasında imzalanan protokolü genişleten ek bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma ile her iki üniversite arasında, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrenci değişim programına özel imzalanan protokol genişletilerek, Tekstil ve Moda Tasarımı, Film Tasarımı ve Yönetimi, Fotoğraf Bölümü öğrencilerini de kapsayan 2+2 eğitim modelinin uygulanması konusunda çalışmalara başlandı. Ayrıca, her iki üniversitenin Kalite Güvence Ofisleri tarafından düzenlenecek olan seminerler ve yayınlar için ortak projeler geliştirme kararı alındı.

 

Anlaşmaya, Greenwich Üniversitesi Rektörü Dr. Seema Mughal ve ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi imza attı. İmza töreninde ARUCAD’ın Uluslararası ve Sosyal İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Dalkılıç ve İdari Koordinatörü Ahmet Özçelebi de hazır bulundu. Protokol imza töreni öncesinde konuşma yapan Greenwich Üniversitesi Rektörü Dr. Seema Mughal, bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şu açıklamalarda bulundu: “ARUCAD’da bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Bugün imzaladığımız ek protokol, bu yılın başında imzaladığımız anlaşmanın bir devamı niteliğinde ve yeni bir kilometre taşı oluşturuyor. Bu ortaklık, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz arasında önemli köprüler kuracak.”

 

ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi ise konuşmasında “Greenwich Üniversitesi heyetini kampüsümüzde ağırlamaktan onur duyuyoruz. Ocak ayında Pakistan ziyareti sırasında başlattığımız işbirliğini bugün itibari daha da ileriye taşıyoruz. İşbirliğimizin başlangıcında Görsel İletişim Tasarımı Bölümü yer alıyordu, bugün bu alanlara Tekstil ve Moda Tasarımı, Film Tasarımı ve Yönetimi ile Fotoğraf Bölümlerini de ekledik. Ayrıca, Arkın Group’un turizm faaliyetleri ile Greenwich Üniversitesi’nin birikimini birleştirerek, turizm alanında da ortak projeler geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Asım Vehbi, Pakistan ve Kıbrıs Türk toplumu arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerinin de altını çizdi ve bu ilişkilerin akademik işbirlikleriyle daha da pekişeceğini vurguladı.

 

ARUCAD ile Greenwich Üniversitesi arasında başlatılan bu geniş kapsamlı işbirliği, her iki üniversitenin öğrencileri ve akademisyenleri için yeni ufuklar açmayı amaçlıyor.

Bursa Adliyesi’nde silahlı saldırı: Ölüler ve yaralılar var

Bursa’da görülen silahlı yaralama davasının duruşmasında ateş açılması sonucu tutuklu yargılanan baba ve oğlu hayatını kaybetti, 2 jandarma personeli yaralandı. Saldırı sonrası resmi X hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Tunç,”Bursa Adliyesi duruşma salonunda meydana gelen silahlı saldırıyla ilgili olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılmıştır.” dedi.

Nilüfer ilçesi Odunluk Mahallesi’ndeki bir alışveriş merkezinin eğlence yerinde 23 Eylül 2023’te çıkan, 3 kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili Mertcan Akça ve babası Köksal Akça’nın tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşması, Bursa Adalet Sarayı’ndaki Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.

Sanık avukatının beyanları alınırken, geçen yıl yaşanan kavgada yaralanan ve bu olayda sakat kaldığı için tekerlekli sandalyeyle yaşamını sürdüren Tolga E’nin (21) de bulunduğu taraftan sanıklara doğru tabancayla ateş açıldı. Bunun üzerine salondakiler dışarı kaçtı.

Tolga E’nin babası Kemal E. tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen saldırıda, Mertcan Akça ve babası Köksal Akça yaşamını yitirdi.

Yaralanan 2 jandarma personeli ise 112 Acil Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Saldırıdan önce yanındaki yakınlarına oğlu Tolga’yı işaret ederek “size emanet” dediği duyulan zanlı Kemal E, polis ekiplerince gözaltına alındı.

Olay nedeniyle adliyeye giriş çıkışlar kapatıldı.

Silahın, tekerlekli sandalyeyle duruşma salonuna sokulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Bütçe görüşmeleri 5’inci gününde

Cumhuriyet Meclisi, 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’na ilişkin görüşmelerine devam etmek üzere toplandı.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 11.30’da başlayan Genel Kurul toplantısında bugün 36 milyon 251 bin TL’lik Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman), 307 milyon 435 bin TL’lik Hukuk Dairesi’nin (Başsavcılık) bütçesi ile 403 milyon 467 bin TL’lik Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçesi görüşülecek.

Genel Kurulda, Ekonomi Bakanlığı bünyesindeki 252 milyon 800 bin TL’lik Serbest Liman bütçesi ile 19 milyon 83 bin TL’lik Rekabet Kurulu bütçesi de ele alınacak.

Başbakan Üstel’den Özel Açıklamalar: Hedefimiz Halkın Refahı

Başbakan Ünal Üstel, “2024 yılında hayata geçirdiğimiz projeler 2025’te yapacaklarımızın garantisidir.” diyerek vatandaşa verdikleri sözlerin bir bir hayat bulacağını kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, KIBRIS Medya Grubu’nu ziyaret etti, Genel Yayın Yönetmeni Mete Tümerkan ile görüştü.

Güncel konulara ilişkin KIBRIS’a özel açıklamalarda bulunan Başbakan Üstel, 2025 yılının reformlar yılı olacağına işaret etti.

Sağlık alanında, ihtiyaç duyulan alanlardaki alt yapı çalışmaları ve özellikle yollar konusunda büyük işlere imza atacaklarını kaydeden Üstel, enerji konusunda da Anavatan Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile birlikte çalıştıklarını kaydetti.

Gerek Türkiye’den kablo ile enerji getirilmesi gerekse alternatif çalışmaların yapıldığını açıklayan Üstel, halkın yaşam kalitesini yükseltmek için uğraş verdiklerini kaydetti.

Rum yönetiminin silahlanma girişimlerini eleştiren Ünal Üstel, bu konuda Türkiye ile birlikte bu konuda KKTC’nin de sessiz kalmadığına dikkat çekti.

“Ne söz vermişsek yaparız”

Başbakan Ünal Üstel, 2024 yılı içerisinde büyük projelere imza attıklarını belirterek, yıllardır yapılmayan, yarım kalan işleri tamamladıklarını anımsattı. Halkın ihtiyacı olan alanlara yatırımların planlandığını kaydeden Üstel, “2024 yılında hayata geçirdiğimiz projeler 2025’te yapacaklarımızın garantisidir.” dedi.  Başbakan hükümet olarak verdikleri tüm sözlerin arkasında olduklarına vurgu yaparak, “Ne söz vermişsek yapmışızdır. Bundan sonra da söz verdiğimiz işleri bir bir bitirip halkın hizmetine sokacağız.” ifadelerini kullandı.

“2025 yılı büyük projelerin yılı olacak.” diyen Ünal Üstel, Türkiye ile birlikte yaptıkları çalışmalarla gerek sağlık, gerek alt yapı, gerekse yollar ile ilgili projelerin bir bir hayat bulacağını müjdeledi. Üstel, hükümet olarak temel hedeflerinin Kıbrıs Türk halkının refahı olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan iktisadi ve mali iş birliği protokollerinin de bu hedeflerle imza edildiğini hatırlatan Başbakan, dünyada savaşların yaşandığı, ekonomik sıkıntıların çekildiğine dikkat çekerek, bu çerçevede KKTC’de de ekonomik sorunların baş göstermiş olduğunu anlattı. Üstel tüm olumsuzluklara rağmen Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte daha iyi yaşam şartlarının oluşturulması için sıkı sıkıya çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

“Enerji sorununu kökten çözeceğiz”

Ülkedeki en büyük sorunun enerji arzı konusu olduğuna dikkat çeken Üstel, bu sorunu kökten çözmek için Anavatan ile birlikte çalışmalar yaptıklarını anımsattı. Üstel şöyle konuştu:

“Bugün en büyük sıkıntımız enerjidir. Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile imzaladığımız ekonomik ve mali iş birliği protokolünde bir yıl içerisinde Türkiye’den kablo ile KKTC’ye enterkonnekte sistemde çalışacak elektrik enerjisi akışının sağlanması konusunda fizibilite raporu hazırlanacaktı. Bu rapor tamamlanmıştır. Anavatanımız izin prosedürleri konusunda Avrupa Birliği’ndeki ilgili yerlerle istişareye geçmiş, müracaat yapılmıştır.”

Sürecin devam ettiğinin altını çizen Başbakan, “Yapılan çalışmalar neticesinde ülkemizdeki enerji açığının nasıl karşılanacağı konusunda halkımıza da şeffaf bir şekilde açıklama yapacağız.” diye konuştu.

Enerjide sadece kablo yatırımı değil, farklı yatırımların da devam ettiği bilgisini paylaşan Ünal Üstel, “Enerji alanına sürekli yatırımlar yapıyoruz. Anavatanımızdan 3 santral getirilip Teknecik Santrali’ne motive edildi. Enerjide köklü çözüm için her türlü alternatifi için çalışmaya ve yeni yatırımlar yapmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Güney Kıbrıs’a silahlanma tepkisi

KKTC’nin Akdeniz’de oldukça stratejik bir noktada olduğunu söyleyen Üstel, Akdeniz çanağının adeta bir barut fıçısına dönüştüğünü belirterek, Türkiye’nin varlığının önemine dikkat çekti.

“Şükürler olsun ki Anavatanımız her zaman yanımızdadır.” diyen Üstel,  sözlerini şöyle noktaladı:

“Akdeniz çanağı barut fıçısına dönmüş durumda. Bir yanda Suriye’de yaşananlar, İsrail’in pozisyonu, öte yanda Rusya- Ukrayna savaşlının geldiği nokta. Tüm bu sıkıntılara bir de komşumuz Güney Kıbrıs’ın silahlanma girişimleri. Bir yandan silahlanmaya, adayı daha da dikkat çeken bir noktaya getirmeye devam ediyorlar, bir taraftan da Amerika, İngiltere gibi ülkelerle iş birliklerine soyunuyorlar. Bunlar adamızdaki huzuru bozmaya yönelik girişimlerdir. Bizler Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yaşananlara sessiz kalmayız. Adadaki silahlanma ne Rumlara ne de biz Kıbrıs Türkleri’ne fayda sağlar. Biz barışçıl adımlarla sorunların çözülmesini savunuyoruz. Umarım Rum Yönetimi de bu çerçevede konuları ele almaya başlar.”

7 aydır kayıp olan Akargöl, Suriye’de ortaya çıktı!

Aylardır evladının yaşadığına dair bir işaret bekleyen gözü yaşlı anne Fahriye Akargöl beklediği telefonu tam 7 ay sonra aldı.

Akargöl ailesini sevindiren telefon Suriye’den önceki gün geldi. Suriye’de rejimin değişmesi ile tutuklu bulunduğu cezaevinden çıktığı belirtilen Sıtkı Akargöl, ailesi ile telefon bağlantısı gerçekleştirerek iyi olduğunu duyurdu.

Akargöl, Suriye’de aylardır tutuklu olduğunu ve şu anda bir ailenin yanında bulunduğunu, durumunun iyi olduğunu belirtti.

Sıtkı Akargöl ile birlikte kaybolan Emre Arslan’dan ise henüz bir iz yok.

Yeşilyurt’ta yaşayan Sıtkı Akargöl ve arkadaşı Emre Arslan, 10 Mayıs 2024 tarihinde milyonluk tekne ile Kumyalı Balıkçı Barınağı’ndan denize açılmış, o tarihten itibaren de bir daha kendilerinden haber alınamamıştı.

Kaynak: GIYNIK Gazetesi

Brent petrolün varil fiyatı 73,22 dolar

Dün 73,72 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 73,31 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.15 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,12 azalarak 73,22 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 69,73 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarının düşüşünde, gelecek dönemde dünyada arz fazlası olurken talepte yavaşlama yaşanacağı endişesi etkili oluyor.

Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden oluşan OPEC+ grubunun planlı arz kesintilerine rağmen küresel petrol arzının 2025’te bu yıla göre günlük yaklaşık 1 milyon 900 bin varil artarak 104 milyon 800 bin varile ulaşması bekleniyor.

Aynı dönemde, küresel petrol talebinde ise yavaşlama öngörülüyor. Rapora göre, küresel petrol talebinin bu yıl günlük 1 milyon 80 bin varil artışla 103 milyon 900 bin varil seviyesinde olması bekleniyor. IEA, geçen ayki raporunda küresel petrol talebinde günlük 1 milyon varil artış tahmin etmişti.

ABD dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanması da petrol fiyatlarının düşüşünde etkili oluyor. ABD dolar endeksi yüzde 0,13 artışla 106,780 oldu. Güçlü doların, döviz kullananlar için petrolü daha pahalı hale getirerek talebi düşürmesi bekleniyor.

Dolar endeksi gördüğü 2 yılın en yüksek seviyesini zorlamaya devam ediyor. Ocak’ta başkanlık görevine başlayacak Donald Trump’ın vadettiği vergi indirimleri, ABD’ye göçü kısıtlama ve ithalata gümrük vergileri politikalarının ABD’de enflasyonu canlandıracağına ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerinin hızını yavaşlatacağına dair öngörüler dolardaki yükselişe katkıda bulunuyor.

Öte yandan, dünyanın en çok petrol tüketen ülkeleri ABD ve Çin’de ekonomik hareketliliğin petrol talebini artıracağı beklentisi fiyatlardaki düşüşü kısıtlıyor.

Fed’in gelecek hafta faiz indireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Bankanın gelecek hafta 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesine yönelik ihtimal yüzde 98’e yükseldi.

Dünyanın en çok petrol ithal eden ülkesi Çin’de açıklanması beklenen teşvik paketinin ülkede büyümeyi artırarak petrol talebine de olumlu yansıması bekleniyor. Çin’de merkezi hükümetin yıllık Ekonomik Çalışma Konferansı sonrası yapılan açıklamada, dış koşulların olumsuz etkilerinin derinleşmesine ve ekonomide halen çok sayıda zorluk ve sınamalar olmasına karşın Çin ekonomisinin yukarı yönlü eğiliminin değişmediği belirtildi. Ayrıca, Çin’in gelecek yılda istikrarlı ekonomik büyümeyi sürdürmesi, istihdamı, fiyat istikrarını ve ödemeler dengesini koruması gerektiği kaydedildi.

 

Hasipoğlu: Hristodulidis adayı İngiliz, Amerikan ve Fransız askeri güçlerine teslim etti

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerine işaret ederek, “Hristodulidis adayı İngiliz, Amerikan ve Fransız askeri güçlerine teslim etti” dedi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, yazılı bir açıklama yaparak, Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerine bir kez daha tepki gösterdi.

UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın (GKK) bütçe görüşmeleri sırasında ada etrafındaki son siyasi, askeri ve jeopolitik gelişmeler değerlendirildiğini belirtti.

Oğuzhan Hasipoğlu, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve lideri, bir yandan bizlerle federal çatı altında bir an önce masaya oturmak için can attığını söylerken, diğer yandan da kendi bölgesini tam anlamıyla yabancı güçlerin askeri hizmetine tahsis etmiş durumdadır. Diğer bir ifadeyle Güney Kıbrıs, büyük bir Anglo Amerikan-NATO üssüne dönüştürülmüş bir durumdadır. Önce NATO üyeliğini gündeme getirmişler, daha sonra da İsrail’den savunma füze sistemini satın almıştır” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu, Güney Kıbrıs’ın 2025 bütçesine de dikkat çekerek, “Güney Kıbrıs, 2025 yılı bütçesinde tarihinin en büyük savunma bütçe rakamını 588 milyon Euro olarak komitesinden geçen hafta geçirmiştir” dedi.

RUM TARAFININ ASKERİ ADIMLARI…

Son birkaç yıl içerisinde Rum tarafının askeri adımlarına işaret eden Hasipoğlu, açıklamasının devamında ise şunları kaydetti:

“Tarihte ilk kez ABD askeri bütçesine eklenen bir madde ile 2027 yılına kadar Rum tarafını askeri eğitim programına dahil olan ülkeler listesine içerisine eklemiştir. Andreas Papandreu üssüne Amerikan pervaneli uçakları, Ağrotur’a U-2A casus uçakları, Larnaka Hava Alanı’na C130 pervaneli askeri nakil uçakları konuşlandırıldı. Limasol’da Amerikan savaş gemileri demirlemiş durumda, Mari’de ise 2023’ten itibaren Amerikalılar bir helikopter pisti inşa ediyor. Ayrıca savunma paktı aracılığıyla Fransızlar ve ikili savunma iş birliği programıyla Almanlar da Güney Kıbrıs sınırları içerisinde faaliyetlerine başlamış durumda…”

“TÜRKİYE’NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTİSİ UBP’NİN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”

Hasipoğlu, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in adayı İngiliz, Amerikan ve Fransız askeri güçlerine teslim ettiğini de sözlerine ekleyerek, “Etrafımız tam bir ateş çemberine dönüşmüş durumdadır. Ancak Hristodulidis’in adayı ateş topu haline getirme çabaları, Anavatan Türkiye’nin yanımızda olduğu sürece sonuçsuz kalacaktır. Ne kadar silahlanırlarsa silahlansınlar, Türkiye Cumhuriyeti olduğu müddetçe bu çabalar beyhudedir. İşte bu yüzden Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisi UBP’nin kırmızı çizgisidir” açıklamasını yaptı.

“BARIŞ VE HUZUR İÇERİSİNDE İKİ DEVLETİN İŞ BİRLİĞİNİ GÖRMEK İSTİYORUZ”

Oğuzhan Hasipoğlu, “Federasyon çözümünü savunanların Guterres çerçeve belgesinin birinci maddesine dikkatinizi çekerim. Müdahale hakkı sürdürülebilir değildir gerek adada askerin bulunması gerekse müdahale hakkı belli bir sürenin sonunda son bulmalıdır. İşte bu yüzden egemen eşitliğimiz ve Türkiye’nin müdahale hakkının devamlılığı ilerde nasıl bir çözüm olursa olsun bizim vazgeçemeyeceğimiz bir şarttır. Bizler komşumuz Rum Yönetiminin bir NATO’nun bir savaş üssü, casusluk merkezi ve tatbikat alanı olmasını değil, barış ve huzur içerisinde iki devletin iş birliğini içerisinde görmek istiyoruz” ifadelerini de kullandı.

 

Meclis’te İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülüyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 4 milyar 852 milyon 810 bin TL’lik İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülüyor.

Barçın

Bütçe üzerine ilk sözü CTP Milletvekili Devrim Barçın aldı. 3 Temmuz 2024’te Meclis’te Konut Edindirme Yasası’nın geçtiğini hatırlatan Barçın, 17 Temmuz 2024’te bir gazetede yayıMlanan “Bir ay içinde temeller atılıyor” başlığını Genel Kurul’da gösterdi.

Yasanın geçtiği gün bu yasaya göre sosyal konutların yapılamayacağını söylediğini ifade eden Barçın, “Nerededir bu sosyal konutlar? Ne zaman bunun hesabını vereceksiniz.?” diye sordu.

“Ben sizi yerden yere vurmak istemem, vatandaşa, gençlere uygun faizli konutu ulaştırmak isterim.” diyen Barçın, yasanın değiştirilmesini istedi.

Hamzaoğulları

CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları ise, 2014 yılında Yenierenköy’de bir kaymakamlık binası için birinci etap ihalenin yapıldığını belirterek, 10 yıl geçmesine rağmen binanın “döküntü” şekilde durduğunu söyledi.

“Karpaz benden usandı, ben de sizden.” diyen Hamzaoğulları, Karpaz halkının dikkate alınmadığı eleştirisinde bulundu.

Baybars

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars ise, “Bu bakanlık artık hükümetin yarısı değil.” diyerek, İçişleri Bakanlığı’nın rutin bir devlet dairesi konumuna geldiğini söyledi. Nüfus konusunun önemli olduğunu ifade eden Baybars, İçişleri Bakanlığı verilerinin şeffaf olmadığını kaydetti.

Bakan Oğuz’un bir programdaki açıklamasına değinen Baybars, projeksiyon nüfus için doğum, ölüm ve göç oranlarının bilinmesi gerektiğini belirtti. Bütçede nüfus sayımı için bir kalem olmadığını dile getiren Ayşegül Baybars, bu yıl için nüfus sayımı yapabilmenin mümkün olmadığını söyledi.

“Dünyanın hiçbir yerinde doğum yoluyla elde edilen vatandaşlıktan daha fazla vatandaşlık verilmez.” diyen Baybars, orta vadeli programda da nüfus politikasının olmadığını belirtti.

2025 yılında da Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) Projesi’nin hayata geçirilemeyeceğini ifade eden Baybars, niyetin, eylemlerle desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kalkınma Planı hazırlanmasındaki en büyük engelin İçişleri Bakanlığı olduğunu dile getiren Ayşegül Baybars, nüfusun ne olduğunun bilinmesi gerektiğini söyledi.

“Sizin bu ülke için ne istediğinizi anlamak güç.” diyen Baybars, dört yılda 38 bin kişiye vatandaşlık verildiği iddialarının doğru olup, olmadığını sordu. 2024 yılındaki muhaceret izinli sayısını da soran Ayşegül Baybars, bulaşıcı hastalıkla ilgili deport konusunun yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti.

Ülkeye dışarıdan gelen nüfusun kayıt altına alınması gerektiğini ifade eden Baybars, “18 yaşın altında kaç tane çocuk var bu ülkede bilelim.” dedi. Oturma izinleriyle ilgili çok ciddi sıkıntılar olduğunu dile getiren Ayşegül Baybars, “Yurttaşlık yasası çıkarılması konusunda niyetiniz var mı?” diye sordu.

“Şartlı tahliyedeki oranlarla oynamayı oyuncak haline getirdiniz” eleştirisinde bulunan Baybars, cezaevindeki gardiyan sayısının ise yeterli olmadığını kaydetti. Ayşegül Baybars, Cezaevi Disiplin Yasası’nın da değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Yabancıların mal edinmesiyle ilgili geçirilen yasaya da değinen Baybars, toprakların korunması meselesinin önemli olduğunu söyledi. Tapudaki ekipman, personel ve sistemin yeterli olmadığını kaydeden Baybars, gayrimenkul sektörünün balon gibi şişirilip, aniden patladığında ciddi zararlar verdiği uyarısında bulundu.

Taşınmaz mallarla ilgili yasanın değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Ayşegül Baybars, doğal afetlerle ilgili kalem yaratılması gerekliliği üzerinde de durdu. Hali arazilerle ilgili kiralamaların bu sene Gazimağusa bölgesinde yapıldığını kaydeden Baybars, kamusal arazilerin korunmasının önemli olduğunu ifade etti.

2024 yılında kırsal kesim arsası dağıtılıp, dağıtılmadığını soran Baybars, iskan ile tapunun uyumlaştırılması gerektiğini söyledi. Bakanlığın karşısına açılacak Düzensiz Göçle Mücadele Merkezi’nde nasıl bir sistem olacağını da sorgulayan Baybars, ülkede özel güvenlikle ilgili eğitim verilmediği eleştirisinde bulundu.

Ayşegül Baybars, “Güngör Çöplüğü konusunda ihaleler bilinçli bir şekilde mi iptal ediliyor?” diye sordu.

Kuzey Kıbrıs Yüzme Takımı Türkiye Şampiyonası’nda

Kuzey Kıbrıs Yüzme Takımı, 13-15 Aralık 2024 tarihlerinde Bursa’da düzenlenecek olan “12 Yaş Ulusal Gelişim Ligi Türkiye Finali Müsabakaları”nda ülkemizi temsil edecek.

Kuzey Kıbrıs Su Sporları Federasyonu’nu temsilen, Türkiye barajlarını geçerek 13-15 Aralık 2024 tarihlerinde Bursa’da düzenlenecek olan “12 Yaş Ulusal Gelişim Ligi Türkiye Finali Müsabakaları”na Kuzey Kıbrıs Yüzme Takımı olarak katılmaya hak kazanan sporcular, ülkemizi temsil etmek için Bursa’ya gitti. Sporcuların, bu önemli organizasyonda elde edeceği sonuçlar Kuzey Kıbrıs su sporlarının gelişimi açısından büyük önem taşıyor.

Kafile başkanlığını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Su Sporları Federasyonu Başkanı Mustafa Abitoğlu üstlenirken, antrenör kadrosunda Avni Cankurt ve Tuğcan Özkızan yer alıyor. Final müsabakalarında ülkemizi temsil edecek sporcular ise Erten Kasımoğlu ve Derin Mavi Turan oldu. İki genç sporcu, zorlu eleme süreçlerini başarıyla tamamlayarak Bursa’daki finallerde ülkemizi temsil etme hakkı kazandı.

“SPORCULARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ”

KKTC Su Sporları Federasyonu Başkanı Mustafa Abitoğlu, sporcuların finalde yarışacak olmalarının  Kuzey Kıbrıs su sporları adına gurur verici bir başarı olduğunu belirtti. Abitoğlu, “Sporcularımızın Türkiye’deki finallerde yarışacak olmasının, onların özverili çalışmasının ve federasyon olarak bizlerin desteğinin bir sonucudur. Kuzey Kıbrıs yüzme takımımızın ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğinden hiç şüphemiz yok” dedi.

Abitoğlu, bu başarının gençlere ilham kaynağı olacağını vurgulayarak, Kuzey Kıbrıs’ta su sporlarının daha da yaygınlaşmasını hedeflediklerini söyledi.

ANTRENÖRLER VE SPORCULAR YARIŞLARA HAZIR

Kafilede yer alan antrenörlerden Avni Cankurt, sporcuların hem fiziksel hem de mental olarak yarışmalara hazır olduğunu belirtti. Cankurt, “Bu turnuva sadece bir yarış değil, aynı zamanda Kuzey Kıbrıs’ın su sporlarındaki yeteneklerini Türkiye’ye ve ulusal arenaya tanıtmak için bir fırsattır” ifadelerini kullandı. Tuğcan Özkızan ise sporcuların bu deneyimle daha büyük başarılar için sağlam bir temel oluşturacaklarına dikkat çekti.

Sporcularımız Erten Kasımoğlu ve Derin Mavi Turan ise Bursa’daki turnuvada başarılı olmak için kararlı olduklarını ifade etti. Kasımoğlu, “Bu yarışmaya çok çalışarak hazırlandık. Amacımız, ülkemizi gururla temsil etmek ve elimizden gelenin en iyisini yapmak” derken, Turan da kendilerine destek veren herkese teşekkür etti.

SPONSOR DESTEĞİ İÇİN TEŞEKKÜR

Kuzey Kıbrıs Su Sporları Federasyonu, sporcuların bu büyük organizasyona katılımını mümkün kılan sponsorlara teşekkür etti. Şokmar Premium, M.A.S.K Co, Caramel Çikolata ve İșıl Reklam, organizasyona verdikleri destekle sporcuların hayallerini gerçekleştirmelerine katkı sağladı. Federasyon Başkanı Mustafa Abitoğlu, “Sponsorlarımızın desteği yalnızca maddi değil, aynı zamanda manevi olarak da bizlere güç katıyor. Bu iş birliği sayesinde genç sporcularımızın hayallerine bir adım daha yaklaşmasına vesile oluyoruz” diye konuştu.

KKTC Su Sporları Federasyonu, Türkiye Finali’nde yarışacak sporcularımız Erten Kasımoğlu ve Derin Mavi Turan’a üstün başarılar dileyerek, turnuvanın Kuzey Kıbrıs su sporları için yeni başarıların kapısını aralamasını temenni etti.

Hasipoğlu: Etrafımız tam bir ateş çemberi olmuş durumda

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada, Güney Kıbrıs’ın savunma bütçesinde ciddi artış olduğunu ve ABD’nin ilk kez Güney Kıbrıs askeri birliğini eğitim programına dahil ettiğini belirtti. Hasipoğlu, Türkiye’nin garantisinin kırmızı çizgileri olduğunu ve Rum yönetiminin adayı silahlandırma çabalarının beyhude olduğunu vurguladı.

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu Meclis’te, “Etrafımız tam bir ateş çemberi olmuş durumda.” diyerek, gelişmeleri takip ettiklerini söyledi.

Güney Kıbrıs’ın savunma bütçelerinde ciddi artış olduğunu kaydeden Hasipoğlu, savunma bütçesinin 588,4 Milyon euro olarak belirlendiğini ifade etti.

ABD’nin ilk kez Güney Kıbrıs askeri birliğini askeri eğitim programı içine aldığını belirten Oğuzhan Hasipoğlu, Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’in attığı adımlara değindi.

“Biz bu gelişmelere duyarsız kalamayız.” diyen Hasipoğlu, Hristodudilis’in adayı, İngiliz, Amerikan, Fransız askeri birliklerine teslim ettiğini vurguladı. Oğuzhan Hasipoğlu, “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi bizim kırmızı çizgimizdir.” dedi.

Hristodulidis’in adayı ateş topu haline çevirmek için adım attığını yineleyen Hasipoğlu, “Ne kadar silahlanırsa silahlansın, yanı başımızda Türkiye Cumhuriyeti olduğu müddetçe bunlar beyhude çabalardır.” dedi.

Oğuzhan Hasipoğlu, Rum tarafının “ben egemenim” zihniyetinde olduğunu belirterek, egemen eşitliğin bu nedenle önemli olduğunu vurguladı.

 

Özdemir Berova: GKK dosta güven düşmana korku veren bir durum

Maliye Bakanı Özdemir Berova Meclis’te, GKK’nın çevik, donanımlı, dosta “güven”, düşmana “korku” veren bir kurum olmasının ortak görüş olduğunu belirtti.

Maliye Bakanı Özdemir Berova Meclis’te, GKK’nın çevik, donanımlı, dosta “güven”, düşmana “korku” veren bir kurum olmasının ortak görüş olduğunu belirtti.

Askerlerin özlük hakları konusuna değinen Berova, geçen yıldan önce bu sorunlarla ilgili gündemin taraflarına iletildiğini ve bu konuda üç vekili görevlendirdiklerini dile getirdi. Ekibin pek çok kez GKK yetkilileriyle görüştüğünü ifade eden Berova, Maliye Bakanlığı’nda da çeşitli çalışmalar yapıldığını söyledi.

GKK’nın harcamalarının her zaman yanlarında olan anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edildiğini belirten Özdemir Berova, Barçın’ın okuduğu Komite tutanaklarının kelimesi kelimesine doğru olduğunu kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel’in Türkiye’deki temaslarda bu konunun da gündeme geldiğini ifade eden Berova, bu konuda yarın bir toplantı yapılarak, son aşamaya geçileceğini açıkladı.

GKK’da çalışan personelin taleplerinin yerine getirilmesini arzu ettiklerini kaydeden Bakan Berova, Yasa Tasarısı’nın iyileştirilmesinde bir noktaya varacaklarını, muhalefete de bilgi vereceklerini söyledi. Berova, “GKK, bizim gözbebeğimizdir” dedi.

Bedelli askerlikle ilgili ücret belirlenmesinin hükümetin tasarrufunda olduğunu dile getiren Berova, bu tasarıyı da en kısa sürede Meclis’e sunacaklarını kaydetti.

Mükellef, yani zorunlu askerlik konusuna da değinen Berova, Anayasa’da askerliğin bir yurt ödevi olduğunu ve Kıbrıs’ta bir ateşkes sürecinde böyle bir konunun zamanlama açısından gündeme gelmesinin doğru olmadığı düşüncesini belirtti.

SÜTEK çiğ süt bedellerini ödedi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 16-31 Ekim devresinin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerini bugün ödedi.

SÜTEK’ten yapılan açıklamaya göre, 16-31 Ekim döneminde SÜTEK’e süt veren 611 üretici için çiğ süt bedeli olan 136 milyon 174 bin 686, 51 TL bugün üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumunu ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Tatar, kurulumları tamamlanan bilişim sistemleri ile ilgili incelemelerde bulunarak, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Kurulan altyapı sayesinde sürdürülecek çalışmaların hız kazanacağına değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, diijital çağda, kurumun gündelik hayata dokunarak, önemli kolaylıklar sağlamayı hedeflediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için oldukça önemli olan bu kurumun kurulmasında destek ve tecrübelerini esirgemeyen Anavatan Türkiye’ye bir kez daha teşekkür etti.

Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu Başkanı M. Mesut Ener ise, Cumhurbaşkanı Tatar’a ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ederek, kurumun çalışmaları hakkında bilgi sundu.

Meteoroloji Dairesi’nden denizlerde fırtınamsı rüzgar uyarısı

Meteoroloji Dairesi, bu akşam 20.00’den yarın 11.00’e kadar, denizlerde 7 kuvvetinde fırtınamsı rüzgar beklendiği uyarısında bulundu.

Açıklamada, “Bölgemiz denizlerinden Taurus’ta fırtınamsı rüzgar beklenmektedir. Bölgemiz denizlerinden batı Taurus’ta kuzey ve batı yönlerden esmekte olan rüzgarın zamanla kuvvetlenerek 7 kuvvetinde ve fırtınamsı rüzgar şeklinde esmesi beklenmektedir.” denildi.

Deprem ve Doğal Afet Değerlendirme ve İzleme Komisyonu okulların güçlendirme maliyetlerini yükseltti

Bakanlar Kurulu, Deprem ve Doğal Afet Değerlendirme ve İzleme Komisyonu’nun 20 Kasım 2024 tarihinde aldığı kararları onayladı. Kararlar dün Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre Şht. Salih İlkokulu için daha önce belirlenen 9 milyon 814 bin 629 TL + KDV tutarındaki güçlendirme maliyeti, keşif raporunda tespit edilen eksik kalemler nedeniyle 12 milyon 214 bin 629 TL + KDV’ye yükseltildi. Güçlendirme maliyetleri, rapor tarihindeki döviz kuru esas alınarak sterline çevrildi. Buna göre, eski maliyet 263 bin 062,67 sterlin, yeni maliyet ise 327 bin 390,15 sterlin olarak hesaplandı.

İskele Ticaret Lisesi güçlendirme çalışmaları sırasında ek işler çıktığı açıklandı. Bu işler arasında koridor ve dersliklerin plastik boya ile boyanması, ahşap kapıların tamiri ve duvar sıva boya tamiratı yer aldı.

Bakanlar Kurulu, İlker Karter İlkokulu, Dörtyol İlkokulu, Dr. Fazıl Küçük Endüstri Meslek Lisesi, Hüseyin Akil İlkokulu, Karpaz Meslek Lisesi, Atleks Sanverler Ortaokulu, Ağırdağ İlkokulu ve Geçitkale Cumhuriyet Lisesi de kur farkı ödemelerinin yapılmasına onay verdi.

Dikmen’de altyapı çalışmaları başlatıldı

İçişleri Bakanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Bakanlık Müsteşarı Kemal Yılmaz ve ihaleyi kazanan Aşanlar İnşaat yetkilileri arasında sözleşme imzalandı.

Toplantı sonrasında, Dikmen’de 2025 yılı içinde başlanacak olan altyapı çalışmaları için ilk adımlar atıldı.

İhale ve altyapı çalışmaları

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 1-6 bölgelerde yer alan 143 arsanın su altyapı işine yönelik ihale sonuçlandırıldı. Ayrıca, 41 ve 47 numaralı parsellerde yer alan stabilize yol altyapısı için de mukavele imzalandı. Toplam ihale bedeli 11.372.252,80 TL olarak belirlendi.

Elektrik altyapı çalışmaları başladı

Bunun yanı sıra, 41 parselden oluşan bir başka proje kapsamında elektrik altyapısının kurulabilmesi için gerekli bedel olan 10.154.398,48 TL, Elektrik Kurumu’na ödenerek çalışmalar başlatıldı.

Ercan Havalimanı’nda yolcu sayısı yüzde 21,14, uçak sayısı yüzde 14,85 arttı

7 milyon 800 bin metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen Kıbrıs’ın en büyük havalimanı konumundaki Ercan Havalimanı’nda yolcu ve uçak sayılarındaki artışlar devam ediyor.

Artan imkân ve kabiliyetleri ile en son teknoloji ile donatılan doğa dostu yapısı, modern mimarisi ile göz dolduran Ercan Havalimanı’nın yeni pist uzunluğunun 3 bin metreye çıkartılması büyük gövdeli uçakların da inişine imkan sağlanmasıyla yolcu ve uçak sayısının artmasındaki en önemli etkeni oluşturuyor.

T&T Havalimanı İşletmeciliğinden yapılan açıklamaya göre, Ocak- Kasım 2023 ile Ocak -Kasım 2024 dönemindeki 11 aylık sürede yolcu sayısında yüzde 21.14, uçak sayısında ise yüzde 14.85’lik bir yükseliş oldu.

2023’e göre 11 ayda yolcu ve uçak rakamları yükselişte

Buna göre 2023 yılının 11 ayında eski Ercan Havalimanı’nı 3 milyon 637 bin 741 yolcu kullanırken, bu sayı yeni Ercan Havalimanı’nın açılmasıyla 2024’ün ayni döneminde 4 milyon 406 bin 672’ye yükseldi.

Uçak sayına bakıldığı zaman ise 2023’ün ilk 11 ayında Ercan Havalimanı’nı 24 bin 319 uçak kullanırken, 2024’de bu rakam 27 bin 931 olarak gerçekleşti.

Yolcu sayılarında artış

Eski Ercan Havalimanı’nı Ocak 2023’de 251 bin 466 gelen ve giden yolcu kullanırken, 2024 Ocak’ta yeni Ercan Havalimanı’nı kullanan yolcu sayısı yüzde 33.2 artış göstererek 334 bin 510’a yükseldi.

Şubat 2023’te 226 bin 108 yolcu eski Ercan’dan uçarken, bu sayı yeni Ercan’da yüzde 56.99 artarak 354 bin 960’a ulaştı. Martta ise eski Ercan Havalimanı 256 bin 313 yolcuya hizmet verirken, yeni Ercan’da bu rakam yüzde 31.10 artarak 336 bin 20 oldu. Nisan ayında ise eski Ercan’dan gelen ve giden yolcu sayısı 281 bin 118 iken yeni Ercan’da yüzde 28.7 artarak 360 bin 26 olarak gerçekleşti.

Mayıs 2023’te eski Ercan’dan gelen ve giden yolcu sayısı rakamı 334 bin 879 iken yeni Ercan’dan bu rakam yüzde 16.14 artarak 388 bin 915 oldu. Haziran ayında gelen ve giden yolcu sayısı 2023’ün ayni ayına göre yüzde 14.92, uçak sayısı ise yüzde 6.23 artış gösterdi.

Temmuz 2023’te eski Ercan’a gelen ve giden yolcu sayısı 367 bin 393 olurken, Temmuz 2024’de bu rakam 426 bin 718 oldu. Ağustos 2023’te Ercan Havalimanı’na gelen ve giden yolcu rakamları 385 bin 223 olurken, Ağustos 2024’de ise 439 bin 950 olarak gerçekleşti. Eylül 2023’te ise 402 bin 23 yolcu Ercan Havalimanı’nı kullanırken, 2024’te bu rakam 425 bin 484 oldu. 2023’ün Ekim ayında havalimanı 408 bin 51 gelen ve giden yolcuya hizmet verirken bu rakam 2024 Ekim’de 462 bin 639 oldu. 2023’ün Kasım ayındaki gelen ve giden yolcu rakamlarına bakıldığında ise bu sayı 370 bin 570 olurken, 2024’ün ayni ayında 469 bin 934 olarak gerçekleştiğini görüyoruz.

11 ayda 27 bin 931 uçak

Yeni Ercan Havalimanı’nda 3 bin metrelik yeni pist ile körüklerin devreye girmesiyle büyük gövdeli uçaklara da hizmet vermeye başlandı. Böylece, uçak sayısında da artışlar yaşandı.

Ocak ile Kasım 2023’e kadar eski Ercan Havalimanı’nı 24 bin 319 uçak kullanırken, 2024’ün aynı döneminde bu rakam yüzde 14.85 artış göstererek 27 bin 931’e yükseldi.

2023 yılının Ocak ayında bin 848, Şubat’ta bin 683, Mart’ta bin 794, Nisan’da 2 bin 31, Mayıs’ta 2 bin 247, Haziran’da 2 bin 377, Temmuz’da 2.487, Ağustos ayında 2.425 uçak eski Ercan Havalimanı’na iniş ve kalkış gerçekleştirdi.

2024 yılının Ocak ayında ise 2 bin 301, Şubat’ta 2 bin 220, Mart’ta 2 bin 261, Nisan’da 2 bin 339, Mayıs’ta 2 bin 423 ve Haziran’da 2 bin 525, Temmuz’da 2.644, Ağustos ayında 2.592 uçak, Eylül’de 2 bin 641, Ekim’de 2 bin 947 ve Kasım ayında ise 3 bin 34 uçak Ercan Havalimanı’na iniş ve kalkış gerçekleştirdi.

Çiğ süte ek destek uygulanacak

Bakanlar Kurulu, çiğ süte ek destek kararı aldı.

Bakanlar Kurulu, çiğ süt üreticilerini desteklemek amacıyla çiğ süte ek destek kararı aldı.

Resmi Gazete’de dün yayımlanan düzenlemeye göre, süt üreticilerinin maliyetlerini düşürmek ve üretimi teşvik etmek için çiğ süte litre başına 1,50 TL ek destek uygulanacak.

Düzenleme 1-31 Aralık 2024 tarihleri arasında satın alınan sütler için geçerli olacak.

Buğday üreticilerine sübvansiyon ödemesi kararı tadil edildi

Bakanlar Kurulu, 28 Kasım 2024 tarihli, 2024 yılı ürünü yumuşak ve sert buğdaya ilişkin sübvansiyon ödemeleri kararını tadil etti.

Resmi Gazete’de dün yayımlanan karara göre şu düzenlemeler yapıldı:

“Sert Buğday: 5 Temmuz 2024 ile 16 Eylül 2024 tarihleri arasında 11 TL/Kg fiyatla alımı yapılan ve 8,50 TL/Kg fiyatla satışı gerçekleştirilecek toplam 7 milyon 659 bin 316 kilogram yerli sert buğday için kilogram başına 2,50 TL sübvansiyon ödenecek.

Yumuşak Buğday: Aynı dönemde 10 TL/Kg fiyatla alımı yapılan ve 8,50 TL/Kg fiyatla satışı yapılacak toplam 3 milyon 727 bin 490 kilogram yerli yumuşak buğday için kilogram başına 1,50 TL sübvansiyon ödemesi yapılacak.”

Amcaoğlu: Önce fizibilite raporu çıkacak sonra başvuru alınacak…

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Güvercinlik Üçüncü Etap Sanayi Bölgesi’nin Türkiye’den gelecek yatırımcılara açılmasını öngören uluslararası anlaşma ile ilgili endişelerin yersiz olduğunu kaydetti.
Bakan Amcaoğlu, bakanlık basın bürosu aracılığı ile yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın, Güvercinlik Üçüncü Etap Sanayi Bölgesi’nin Türkiye’den gelecek yatırımcılara açılmasını öngören uluslararası anlaşma kapsamında bazı belirsizlikler ve soru işaretleri oluştuğuna dair görüşünün boş yere endişe yarattığını belirtti.

Her tedbir alındı
Bakan Amcaoğlu, bu anlaşmanın ülke sanayisine ve sanayicisine olumsuz bir etkisi olmaması için gereken her tedbirin alındığını; Kıbrıs Türk Sanayi Odası yetkililerinin de bunu bildiğini belirtti.
İhtiyaç fazlası üretimle alakalı yatırımlara izin verilmeyeceği gibi; sanayi bölgesi yatırımları ile ilgili izinlendirme aşamasında, Sanayi Odası yöneticilerinin söz hakkının ilgili bakandan daha fazla olacağına vurgu yapan Bakan Amcaoğlu, “daha önce de çeşitli yerlerde söylediğim gibi, bu anlaşma ile ilgili endişeye gerek yoktur. Projeler, anlaşmalar ülkemizin geleceği içindir ve kimse kafa karıştıran ya da yanlış yere çekilebilecek açıklamalar yapmamalıdır” dedi.

Sanayi Odası yetkilileri neyin ne olduğunu çok iyi biliyor
Bakan Amcaoğlu, “Kıbrıs Türk Sanayi Odası başkan ve yöneticileri, neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. En başta endişe etmemesi gereken onlardır. Biz bu ülkeyi çok seviyoruz ve sanayicimize, esnafımıza her türlü destek için de elimizden geleni yapıyoruz” diye ekledi.

Yerli üretici kesinlikle korunmaktadır
Sanayicilerimizin sorunlarını çok iyi bildiklerini ve bunları aşmak için birlikte çalışmaya kapısının her zaman açık olduğunu ifade eden Bakan Amcaoğlu, “Güvercinlik Üçüncü Etap Sanayi Bölgesi projesiyle ilgili tüm adımlar çok dikkatli bir şekilde atılmıştır ve yerli üreticiyi koruyacak düzenlemeler kesinlikle eksik değildir” değerlendirmesini yaptı.

Her sorunu aşmak için azami gayret içerisindeyiz
Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın ülkedeki mevcut sanayi bölgelerinin halinin içler acısı olduğu yönündeki değerlendirmesine kısmen katıldığını da kaydeden Bakan Amcaoğlu, her türlü altyapı yetersizlikleri, yatırım eksiklikleri ve çözülmeyen bazı sorunları aşmak için azami gayret içerisinde olduklarını söyledi.

Üretim fazlası olan sektörlere yatırım olmayacak
“Hükümetimiz, enerji maliyetleri ve asgari ücretle ilgili sanayicinin endişelerini de gayet iyi anlamış durumdadır ve çözüm üretmek için çalışmaktadır” diyen Bakan Amcaoğlu, şöyle devam etti:
“Yurt dışından gelecek yatırımcılarla yerli üreticilerin eşit koşullarda rekabet edebilmesi, yerli sanayici ve üreticinin teşviklerden faydalanması, hükümetimizin ve bakanlığımızın hassasiyetle üzerinde durduğu konulardır ve bu durum değerli sanayicilerimiz tarafından bilinmektedir. Yurt dışından gelen yatırımcıların, üretim fazlası olan sektörlere yatırım yapması söz konusu değildir. Bizim yerli sanayimizin ve sanayicimizin geleceğini tehlikeye sokacak hiçbir adımımız olmadığını ve olmayacağını bir kez daha vurgulamak isterim”.

Cumhurbaşkanı Tatar, Doğan Türk Birliği tesislerini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğan Türk Birliği (DTB) Spor Kulübünün Girne’de yakın zamanda hayata geçirdiği antrenman ve sosyal tesislerini ziyaret etti ve kulüp başkanı Bayar Piskobulu’dan bilgi aldı.

Tesisteki odaları ve antrenman sahalarını gezen Cumhurbaşkanı Tatar, ülkeye dünya standartlarında bir tesis kazandırdıkları için DTB Kulüp Başkanı Bayar Piskobulu ve yönetim kurulunu kutladı.

Devletin gençlerin daha çağdaş ve modern tesislerde spor yapabilmesi için çalışmalarını sürdürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, kulüp tarafından yapılan yatırımın önemine dikkat çekti ve bu tür dünya standartlarındaki tesislerin ülke geneline yayılması ve artması temennisinde bulundu.

Antrenman ve taktik çalışması yapan sporcularla da görüşen Cumhurbaşkanı Tatar, gençlere spor hayatlarında başarılar diledi.

UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, “4+1 toplantının” yeni yılın başında olacağını belirtti

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, BRT ekranlarında yayınlanan ve Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu ‘18. Saat’ programına canlı bağlantı ile katıldı.

Kıbrıs sorununa ilişkin son gelişmeleri ele alan UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, “4+1 toplantının” yeni yılın başında yapılacağını belirtti.

BRT’de yer alan habere göre, Hasipoğlu, “4+1 toplantının” Kıbrıs sorunu konusunda en önemli gelişme olacağını da kaydetti.

Oğuzhan Hasipoğlu, Güney Kıbrıs’ın silahlanmasına da tepki göstererek, sağduyu çağrısını bir kez daha yineledi.

Son 60 yılın en soğuk kışı geliyor

Son 50-60 yılın en soğuk zamanlarından biri olacağı öngörülen La Nina için Dünya Meteoroloji Örgütü’nden (WMO) yeni uyarı geldi. WMO’nun Aralık 2024 ile Şubat 2025 arasında hava olayları tahminlerine ilişkin hazırladığı rapora göre gezegeni serinleten La Nina hava olayı koşullarının gelecek 3 ay içinde kendini göstermesi bekleniyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Aralık 2024 ile Şubat 2025 arasında hava olayları tahminlerine ilişkin yeni bir rapor yayımladı.

Raporda, bu süreçte mevcut nötr koşullardan (ne El Nino ne de La Nina) La Nina şartlarına geçiş olasılığının yüzde 55 olduğu ifade edildi.

La Nina etkisinin zayıf ve kısa ömürlü olmasının tahmin edildiği de belirtildi.

Sıcaklık artışına neden olan El Nino ve La Nina hava olaylarına ilişkin mevsimsel tahminler ve bunların küresel iklim modelleri üzerindeki etkilerinin, erken uyarılar ve erken eylemler için önemli bir araç olduğu da vurgulandı.
EL NİNO İLE BAŞLAYAN 2024, EN SICAK YIL OLMA YOLUNDA İLERLİYOR

Raporda görüşlerine yer verilen WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, “2024 yılı El Nino hava olayı ile başladı ve kayıtlardaki en sıcak yıl olma yolunda ilerliyor. La Nina olayı ortaya çıksa dahi kısa vadeli soğutma etkisi atmosferdeki rekor seviyedeki ısıyı hapseden sera gazlarının ısınma etkisini dengelemek için yetersiz kalacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıstan bu yana El Nino veya La Nina koşullarının görülmediğini kaydeden Saulo, değişen iklim şartlarında yeni norm haline gelen rekor yağışlar ve seller de dahil olağanüstü bir dizi hava olayına tanık olduklarını hatırlattı
“SON 60 YILIN EN SOĞUK KIŞI”

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, beklenen La Nina koşulları hakkında açıklamalarda bulunmuştu.

“Bu yıl kışın sert geçeceğini ABD’nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) açıkladı” diyen Prof. Dr. Doğan Yaşar, şunları söylemişti:

“2024 yılının başından itibaren mayıs dışındaki bütün aylar, ortalamanın üzerine geçti. Eğer çok sıcak bir dönemden geçtiysek, onun arkasından soğuk bir dönem gelir ya da tam tersi. Doğa, mutlaka kendini dengeler. Sıcaklık veya soğuk hava alıp başını gidemez.

2020’den sonra 2021 ve 2022’de çok nadir görülen bir olay oldu. 3 yıl boyunca çok kurak geçti. 2020’de yüzde 12, 2021’de yüzde 9 ve 2022’de yüzde 12 eksik yağış yağdı. Doğa, o 3 yıllık açığı Süper El Nino ile kapatmaya çalıştı. Dubai’de, Sahra’da, Brezilya’da, Avrupa’da seller oldu. Verilere göre öyle gözüküyor. Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum”.