Archives Aralık 2024

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TMT Mücahitler Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, tek doğru yolun Kıbrıs Türk halkının bağımsız, hür, onurlu bir yaşamı hak ettiği olduğunu vurgulayarak, ancak bu çerçevede bir anlaşmanın olabileceğini söyledi.

Birlik ve beraberlik içerisinde Anavatan’ın desteğiyle milli siyaseti sonuna kadar sürdürmek ve Kıbrıs’ta bir anlaşma olması halinde iki devletli bir çözümün kendileri için mutlak olduğunu vurgulayan Tatar, “bizi kurtaracak olan egemenlik ve devlettir” ifadelerini kullandı.

Tatar, Celal Bayar başkanlığındaki TMT Mücahitler Derneği şube başkanlarını kabulü sırasında yaptığı konuşmada, Aralık ayında Kanlı Noel ve Şehitler Haftasında tüm şehitleri rahmetle andıklarını kaydetti.

Tatar, TMT’nin 1 Ağustos 1958 yılından sonra ortaya koyduğu iradeyle hem askeri hem de siyasi örgütlenmeyle Kıbrıs Türk halkının zor şartlarda direnişine ve umutla Türkiye’nin müdahalesine hazırlandığını dile getirdi.

Tatar, TMT Mücahitler Derneği’nin de bulunduğu binası içerisine yapılan Milli Mücadele Müzesi’nin de çok değerli bir çalışma olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Zaman içinde okulların, öğrencilerin ve ülkeye gelen kafilelerin müzeyi ziyaret ederek Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadeleyi ve bu mücadelenin kimler tarafından nasıl verdiğini göreceklerini söyleyen Tatar, müzenin ortaya çıkmasında mesai harcayanlara da ayrıca teşekkür etti.

Tatar, TMT Mücahitler Derneği’nin eski başkanlarından Halil Paşa’yı müze açılışının ardından kaybettiklerini dile getirerek Halil Paşa’ya rahmet ailesine ve arkadaşlarına da sabırlar diledi.

TMT’nin yıllarca verdiği mücadelenin önemine dikkat çeken Tatar, bu mücadelenin Kıbrıs Türk halkının ayrı bir halk olarak kendi dili, kültürü, örf, adet, gelenekleri, ayni zaman milli değerleri ve maneviyatıyla bu ülkede var oluş mücadelesi olduğunu kaydetti.

Tatar, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın verdiği mücadelenin siyasi anlamda da “devletleşme” sürecine ve 1960 Kuruluş Anlaşmalarında Kıbrıs Türkü’nün kurucu ortak olarak yer almasına da katkısının çok büyük olduğunu belirtti.

Yıllar önce verilen mücadele sonrasında TMT’nin yaktığı meşale ile KKTC’nin Türk Devlet Teşkilatı’nın gözlemci üyesi olduğunu dile getiren Tatar,  Anavatan, Yavru Vatan, Mavi Vatan ve Gök Vatan ile bu coğrafyada Kıbrıs Türkü’nün bir bileşken olarak Türk dünyasının ulusal çıkar ve menfaatleri bakımından çok büyük değere sahip bir milli devlet sahibi olduğunu vurguladı.

Bu yaşanan süreçleri gelecek nesillere anlatmak gerektiğine dikkat çeken Tatar, geleceğe şekil verirken tüm bunların bilinciyle hareket etmenin kendilerinin sorumluluğu olduğunu kaydetti.

 Federal temelde bir anlaşmanın zeminin tamamen yok oldu

Kendisinin son dört yıldır milli bir siyaset yürüttüğünü dile getiren Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin tam desteğiyle artık federal temelde bir anlaşmanın zeminin tamamen yok olduğunu kaydetti.

Geçmişte Kıbrıs meselesi konusunda çok denemeler yapıldığını ve hiçbirinde başarı olunmadığını dile getiren Tatar, Rumların zihniyetinin esas itibariyle Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tüm adanın hükümeti yapma, Türkleri de oraya yama yaparak Kıbrıs Türk halkını yok etmek olduğunu belirtti.

Türkiyesiz Kıbrıs meselesinin çözülemeyeceğini vurgulayan Tatar, Türkiye’nin onayı olmadan Kıbrıs meselesinde her hangi bir noktada bir uzlaşıya varılamayacağını kaydetti.

– KKTC’nin değeri, statüsü ve milli kıymeti arttı

KKTC’nin kendi deniz yetki alanları, karasuları, kıta sahanlığı, ekonomik münhasır bölge haklarının üzerinde Gök Vatan ile hava sahası hak ve hukuku olduğunu dile getiren Tatar, tüm bu konjonktürde KKTC’nin hem Doğu Akdeniz’de hem de Türk dünyasındaki önemini anlattı.

Böylesine kıymetli bir devlete sahip olarak geçmişle gurur duyulması gerektiğin dile getiren Tatar, KKTC’nin Türk dünyasının bir başarı öyküsü olduğunu vurguladı.

“Bir anlaşma durumunda mutlak suretle KKTC devleti anlaşmanın bir parçası olmak durumunda” diyen Tatar, karşı tarafın Kıbrıslı Türkleri toplum olarak bir oyunun içerisine çekmeye çalıştığını kaydetti.

– Bizi kurtaracak olan egemenlik ve devlettir

Birlik ve beraberlik içerisinde Anavatan’ın desteğiyle milli siyaseti sonuna kadar sürdürmenin ve Kıbrıs’ta bir anlaşma olması halinde iki devletli bir çözümün kendileri için mutlak olduğunu vurgulayan Tatar, “bizi kurtaracak olan egemenlik ve devlettir” ifadelerini kullandı.

KKTC’nin herhangi bir anlaşmanın parçası olması gerektiğini dile getiren Tatar, anlaşmada toplum değil devlet olarak yer alınması gerektiğini kaydetti.

Yeni siyasetin milli bir siyaset olduğunu dile getiren Tatar, Türkiye’nin tam desteğiyle süreci götürmekte olduklarını ve tüm dünyaya da neden iki ayrı devlet ve halk olunduğunu anlatmaya başarıyla devam ettiklerini belirtti.

– Bayar

Celal Bayar da konuşmasında, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a kendilerini kabul ettiğinden dolayı teşekkür etti.

21 Aralık 1963’ten bugüne yaşanan zor günleri ve sıkıntıları anlatan Bayar, 21 Aralık 1963’te bir gecede sokakta kaldıklarını, evlerine, köylerine gidemediklerini dile getirerek, 20 Temmuz 1974 yılında Mehmetçiğin adaya ayak basmasıyla halkın özgürlüğe kavuştuğunu kaydetti.

Bayar,  Tarih Kültür ve Milli Mücadele Müzesi’nin yapılmasının önemine de dikkat çekti. 

ÇAVUŞOĞLU: KOMİSYONA GÜVEN ARTMIŞTIR

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 92 milyon 485 bin 800 TL’lik Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı bütçesini oy birliği ile kabul etti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Mecliste kurumların eksikliklerinin, sorumluluklarının ele alınmasının önemli olduğunu, bu çerçevede eleştirileri dinlemekten memnun olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, eleştirilerin azaldığını, daha önce daha çok eleştiriler tartışmalar yapıldığını ancak bugün komisyona güvenin arttığını, hak yememenin adaleti sağladığını kaydetti.

Meclise yönelik sınavlarla ilgili diyaloğun gerektiğine inandığını ifade eden Çavuşoğlu, daha hızlı münhallerin yapılmasının önemine işaret etti, komisyonun en erken zamanda sıkıntıları aşması ve geleceğe yönelik adımları atmasını temenni etti.

Oğuz: “İnşaat sektöründe 100 milyon strelin kayıp var ancak bu yasayla kayıplar sisteme girecek… Açılım için bu adımı attık”

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda “Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) (Değişiklik) Yasasının Geçici 1’inci Maddesinin (4)’üncü Fıkrasında Belirtilen 60 (Altmış) İş Günü Sürenin Uzatılması Hakkında Yasa Gücünde Kararname” tartışıldı.

Bütçe görüşmelerinin ikinci haftasının ilk günü olan bugün, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığındaki toplantıda ilk olarak bugünkü gündemde bulunan AÖA, LAÜ ve DAÜ’nün bütçelerinin üçüncü görüşmelerinin bugünkü birleşimde yapılabilmesine ilişkin tezkereler onaylandı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz söz alarak, yasanın geçtiği günden çok tartışıldığını, iş insanı Simon Aykut ve diğer kişilerin tutuklandığını, KKTC’nin hedef yapıldığını, sektörden de çok şikayet geldiğini anlattı.

Oğuz, inşaat sektöründe 100 milyon strelin kayıp olduğunu ancak bu yasayla kayıpların sisteme gireceğini, TMK’nın işin içinde olduğunu, devletin maliyenin alacakları olduğunu anlattı. Bakan Oğuz, ülke için büyük ekonomik önemi bulunan sektörde panik ve daralma olduğunu, açılım için de bu adımı attıklarını söyledi.

Oğuz, sorunların değerlendirildiğini ifade ederek, yasa ve Rumların girişimlerinden dolayı panik havası oluştuğunu, eldeki dairelerin daha ucuza satışa çıkmasından dolayı rekabet edebilir olmadığı şikayetlerini değerlendirdiklerini kaydetti.

Devletin de bin daireden alacağı olduğunu ancak bu sayının yükseleceğini ifade eden Oğuz, yasanın da devletin bu alacaklarını almak ve kayıt altına almak amacıyla yapıldığını söyledi.

Sektörün yabancılara açılmasının da inşaat sektörüne destek anlamında olduğunu anlatan Oğuz, bu adımları sektörden aldıkları görüşlerle attıklarını kaydetti.

Oğuz, sektörün “piyasa daraldı, yabancılar baskılardan önünü göremiyor, çok sayıda proje var, bittik artık” dediğini ve acil açılım istediğini kaydetti, süreci anlattı.

Baklava festivalinin sıradaki durağı KKTC olacak

Türkiye’nin Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği’nce geleneksel hale gelen “Baklava Festivali” bu yıl Azerbaycan’da düzenlenirken, bir sonraki durağın ise KKTC olması bekleniyor.

Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) tarafından düzenlenen Geleneksel Baklava Festivali’nin 13’üncüsü başkent Bakü’de gerçekleşti.

Festivalde baklavanın tanıtımının yanı sıra, katılımcılara yapım süreçleri anlatıldığı ve onlarca çeşit tatlının ikram edildi.

Yoğun katılımın olduğu etkinlikte konuşan BAKTAD Başkanı Mehmet Yıldırım, festivalin, baklavanın ötesinde çok daha büyük bir mesaj taşıdığını vurgulayarak, “Türkiye ve Azerbaycan, sadece sınırlarla değil, aynı zamanda gönüllerle birbirine bağlı iki dost ve kardeş ülke. Bu festival, hem bu bağı daha da güçlendirmek hem de ortak kültürümüzü tüm dünyaya tanıtmak için eşsiz bir fırsat sunuyor.” dedi.

Festivalde ziyaretçilere 20 bin dilim baklava dağıtıldı.
“SIRADA KKTC VAR”

Festivalin bu yıl ilk kez Türkiye sınırları dışında, Bakü’de düzenlendiğini belirten Yıldırım, “Bu, bizim için tarihi bir adım. Çünkü artık bu festival yalnızca geleneksel değil, uluslararası bir nitelik kazanmış durumda. Önümüzdeki yıllarda bu festivali diğer Türk devletlerinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlemeyi hedefliyoruz. Bu, ortak kültür mirasımızı daha geniş coğrafyalara taşımak ve dünyaya duyurmak için çok önemli bir fırsat olacak.” ifadelerini kullandı.

60 ÇEŞİT TATLI SERGİLENDİ

Türkiye’den, sektörün önde gelen marka temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik heyetin katıldığı festivalde, Türkiye’ye özgü olan ve aralarında fıstıklı, cevizli, midye, şöbiyet, havuç dilimi ve soğuk baklava gibi 60 çeşit tatlı sergilendi. Azerbaycan’dan ise Bakü, Gebele ve Şeki baklavaları başta olmak üzere 10 farklı tatlı çeşidi tanıtıldı. Ziyaretçilere 20 bin dilim baklava dağıtıldı.

Bundan önceki son iki festivalin şampiyon ustalarının da yer aldığı festivalde, katılımcı ustalar hünerlerini sergiledi. Türk baklavasının, üretimden tüketime yolculuğunun anlatıldığı ve sergilendiği festival kapsamında ziyaretçiler lezzet şöleni yaşadı.

Meclis’te bütçe görüşmelerinde ikinci hafta başlıyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı üzerindeki görüşmelerine devam etmek üzere bugün toplanacak.

Meclisten verilen bilgiye göre, Genel Kurul, bugün gündeminde bulunan 92 milyon 485 bin 800 TL’lik Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı ve 16 Milyar 700 Milyon 959 bin TL’lik Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ile bakanlığa bağlı Atatürk Öğretmen Akademisi, Lefke Avrupa Üniversitesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi bütçelerini görüşecek.

Bütçe görüşmeleri 20 Aralık Cuma günü tamamlanacak.

9 Aralık Pazartesi günü başlayan 136 milyar 941 milyon TL’lik 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nda şu ana kadar Başbakanlık ve bağlı kurumlar, Başbakan Yardımcılığı Turizm, Kültür, Çevre Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, PGM, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, GKK, İçişleri Bakanlığı, Ombudsman, Başsavcılık, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçeleri görüşülerek kabul edildi.

Bugün görüşülecek Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin ardından, 17 Aralık Salı günü  Dışişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; 18 Aralık Çarşamba günü, Sayıştay, Mahkemeler, YÖDAK, Sağlık Bakanlığı; 19 Aralık Perşembe günü  Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı; 20 Aralık Cuma günü Maliye Bakanlığı ile Gelirler Bütçesinin bütünü oylanacak.

MİRACLE, DEĞİRMENLİK’TE BÜYÜLEYECEK

AKSA Süper Lig temsilcisi Değirmenlik ara transfer dönem öncesinde transferde düğmeye bastı.

Yabancı transfer konusunda Chikezei Mıracle Nwaorsa ile anlaşma sağlayan Değirmenlik oyuncuya ikinci devre
formasını giydirecek. Asbaşkan Ebru Törehan’ın Mesarya Spor Kulübü ile yürüttüğü titiz görüşmeler sonrasında mutlu
sona ulaşan Değirmenlik, Chikezei Miracle Nwaorsa’yı kadrosuna katmış oldu.
Değirmenlik Kulübü Başkanı Hakan Törehan ve As Başkan Ebru Törehan ile bir araya gelen Chikezei Miracle Nwaorsa,
Değirmenlik Kulübü ile her konuda anlaşma sağladı.

Döviz kurları…

KKTC’de serbest piyasada dolar 35,05 TL, euro 36,85 TL, sterlin ise 44,25 TL’den işlem görüyor

Hafta başında serbest piyasada saat 08.45 itibarıyla 36,55 TL’den alınan euro 36,85 TL’den satılıyor. 43,85 TL’den alınan sterlinin satış fiyatı da 44,25 TL olarak belirlendi.

Dolar ise 34,80 TL’den alınıp, 35,05 TL’den satılıyor.

Petrol fiyatları yeni haftaya düşüşle başladı

Foreks – Gözlerin Fed’in bu hafta yapacağı toplantıya çevrildiği ortamda petrol fiyatları haftalardır gördükleri en yüksek seviyelerden geriledi.

Ancak düşüşler, ABD’nin başlıca tedarikçiler Rusya ve İran’a daha fazla yaptırım uygulaması durumunda arz kesintileri endişeleriyle sınırlı kaldı.

Brent ham petrolü bu sabah 25 sent veya %0,34 düşerek varil başına 74,24 dolara geriledi.

ABD Batı Teksas Intermediate ham petrolü, 36 sent veya %0,5 düşüşle varil başına 70,93 dolara geriledi.

IG piyasa analisti Tony Sycamore, “Geçen haftaki +%6’lık rallinin ardından ve ham petrolün son dönemdeki en yüksek seviyelerine doğru işlem görmesiyle, muhtemelen hafif bir kar alımı görüyoruz. Ayrıca, bankalardaki ve fonlardaki birçok işlem defteri geçen haftanın sonunda dükkanı kapatmış ve bayram sezonu boyunca pozisyon alma iştahını azaltmış olabilir” dedi.

Petrol fiyatları geçen hafta Avrupa Birliği’nin Rus petrolüne yönelik yeni yaptırımları ve İran arzına yönelik daha sıkı yaptırım beklentileriyle desteklendi.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, ABD’nin “karanlık filo” tankerlerine daha fazla yaptırım uygulamayı düşündüğünü ve Rusya’nın petrol gelirini ve Ukrayna’daki savaşını beslemek için yabancı kaynaklara erişimini azaltmaya çalışırken Çin bankalarına yaptırım uygulamayı göz ardı etmeyeceğini söyledi.

Yer yer sağanak ve gök gürültülü yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre, bugün yer yer sağanak ve gök gürültülü yağmur bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre, bugün parçalı ve çok bulutlu hava hakim olurken, bazı bölgelerde sağanak veya gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak.

Sıcaklıkların iç kesimlerde ve sahillerde 16-19 °C dolaylarında seyretmesi beklenirken, rüzgârın Kuzey ve Doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi öngörülüyor.

TC Milli Savunma Bakanı Güler, Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetlerinin, Ada’daki hassas dengeye zarar verdiğini söyledi

TC Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin silahlanma faaliyetlerinin, Ada’daki hassas dengeye zarar verdiğini söyledi.

Bakan Güler, TC Milli Savunma Bakanlığında medya temsilcilerine yönelik Yıllık Değerlendirme Toplantısında Kıbrıs konusunda, bugüne kadar ortaya konulan çözüm yöntemlerinden bir sonuç elde edilemediğine işaret etti ve “Kıbrıs adasında dengeleri bozabilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Orta Doğu’da yaşananlar sonrası Kıbrıs adasında son dönemde artan hareketlilik ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin silahlanma faaliyetleri, Ada’daki hassas dengeye zarar vermektedir.” açıklamasında bulundu.

ABD ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında “Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası” anlaşması yapıldığını anımsatan Güler, bu tutumun ABD’nin Kıbrıs Adasına yönelik tarafsızlığına zarar verdiğini dile getirdi.

Güler, “ABD’nin 2020 yılında aldığı, 2022’de kapsamını genişlettiği ve 2023’te uzattığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını, 1 Ekim 2024 itibarıyla bir yıllığına yeniden uzatacağını açıklaması da kabul edilemez bir durumdur. Ada’da tek ve kesin çözüm, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar “Melekler Takımı Aras Aktuğralı Çocuk Parkı”nın açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Geçitkale – Serdarlı Belediyesi tarafından, Geçitkale’de yenilenerek, Şampiyon Melekler Takımı’ndan Aras Aktuğralı’nın adı verilen “Melekler Takımı Aras Aktuğralı Çocuk Parkı”nın açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre Tatar açılışta yaptığı konuşmada, bu organizasyonda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, yapılanın çok anlamlı olduğunu kaydetti. Tatar parkın hayata geçmesinde emeği olan Serdarlı-Geçitkale Belediye Başkanı Halil Kasım ile ekibine teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsisas davasının ortak bir dava olduğunu, bu mücadelede bir ve beraber olduklarını vurguladı ve Şampiyon Meleklerinin unutulmayacağını, isimlerinin her zaman yaşatılacağımı kaydetti. Aileler ile mücadele devam edeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkı olarak acılarının büyük olduğunun altını çizdi.

Gösterilen sabır ve metanetten dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, ailelerin yalnız olmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, ortak dava olan İsaias Davası’nın istenilen şekilde seyretmesinin ve adaletin yerini bulmasının en büyük temennisi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Türkü, asrın felaketi olarak adlandırılan bu acıyı yüreklerinde taşırken, her türlü ambargoya rağmen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etmek amacıyla Adıyaman’da olan Şampiyon Meleklerimizin orada şehit oldular… Şampiyon Meleklerimizi her zaman kalbimizin en müstesna yerinde yaşatacağız. Depremde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, Türk milletine ise başsağlığı diliyorum” dedi.

Meclis’te bütçe görüşmelerinde ikinci hafta yarın başlıyor

Yarın Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kurumların bütçeleri görüşülecek

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı üzerindeki görüşmelerine devam etmek üzere yarın toplanacak.

Meclisten verilen bilgiye göre, Genel Kurul yarın gündeminde bulunan 92 milyon 485 bin 800 TL’lik Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı ve 16 Milyar 700 Milyon 959 bin TL’lik Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi ile bakanlığa bağlı Atatürk Öğretmen Akademisi, Lefke Avrupa Üniversitesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi bütçelerini görüşecek.

Bütçe görüşmeleri 20 Aralık Cuma günü tamamlanacak.

9 Aralık Pazartesi günü başlayan 136 milyar 941 milyon TL’lik 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nda şu ana kadar Başbakanlık ve bağlı kurumlar, Başbakan Yardımcılığı Turizm, Kültür, Çevre Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, PGM, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, GKK, İçişleri Bakanlığı, Ombudsman, Başsavcılık, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçeleri görüşülerek kabul edildi.

Yarın görüşülecek Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin ardından, 17 Aralık Salı günü Dışişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; 18 Aralık Çarşamba günü, Sayıştay, Mahkemeler, YÖDAK, Sağlık Bakanlığı; 19 Aralık Perşembe günü Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı; 20 Aralık Cuma günü Maliye Bakanlığı ile Gelirler Bütçesinin bütünü oylanacak.

Cumhurbaşkanı Tatar’dan şehit ailelerine ziyaret

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Şehit Coşkun Mavrali, Şehit Hasan Hüseyin ve Şehit Turgut Hüseyin’in ailelerini ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ziyaretlerde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük ve varoluş mücadelesi yanında kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde şehitlerin payının büyük olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün barış, huzur ve güven içinde yaşamasını şehitlere borçlu olduğuna dikkat çekerek, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Şehit ailelerinin büyük acılar çektiğini ve fedakarlıklar gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, şehit ailelerinin çok önemli ve değerli olduğunu vurguladı.

Devlet olarak şehit yakınlarının yanında olmanın şehitlere olan bir vefa borcu olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Şehitlerimizi unutmayız ve unutturmayız” dedi.

Şehit aileleri de yapılan ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Ertuğruloğlu: Kıbrıs sorununu yaratan uluslararası toplumun kendisidir

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, “İletişimde Yapay Zeka: Eğilimler, Tuzaklar ve Dönüşüm” temasıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde (Stratcom Summit’24) konuşan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorununu yaratan uluslararası toplumun kendisidir ve Kıbrıs sorununu yanlış tanımlamaktadırlar.” dedi.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda karşı karşıya kalınan “yanlış bilgilendirme kampanyalarındaki zorluklara” dair KKTC’nin iletişim alanındaki vizyonunu değerlendirdi.

Zirvede temsil edilen tüm ülkelerin, Türkiye hariç tamamının Rumlardan oluşan bir devlet olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdığına işaret eden Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 yılında Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum halkları arasında siyasi eşitlik temelinde kurulmuştur. 3 yıl sonra ise Rumlar, silah zoruyla Türkleri tüm hükümet ve devlet mekanizmalarından atarak Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürdü.” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) gibi uluslararası tarafların Kıbrıs sorununu dünyanın geri kalanına yanlış tanıttığına dikkati çeken Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorununu yaratan uluslararası toplumun kendisidir ve sorunu yanlış tanımlamaktadırlar.” diye konuştu.

“Kıbrıs Türklerinin sesi duyulmuyor”

Uluslararası platformun Kıbrıs Türk halkının işlerini kolaylaştırma veya davalarını anlatmalarına imkan sağlama yönünde bir adım atmadığını belirten Ertuğruloğlu, aksine adanın gerçeklerini paylaşmalarının engellediğini söyledi.

Ertuğruloğlu, KKTC’ye karşı hala yürürlükte olan her türlü ambargo ve kısıtlama nedeniyle dünyanın geri kalanı tarafından duyulan yanlış bilgi ve bu bilgileri yayan propaganda makinesine karşı kendilerinin gerçeği temsil ederek cevap verme gayretinde olduklarını dile getirdi.

Bakan Ertuğruloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kıbrıs Türklerinin sesi duyulmuyor. Kimse hikayenin Kıbrıslı Türk tarafını dinlemek istemiyor. Kimse gerçekten dinlemek istemiyor çünkü BM’de 5 ülke yanlış bilgilendirme ortamı yarattı. Bu ülkelerin dünyanın geri kalanında da bir etki alanı var. Kıbrıslı Rumları eleştirmek için her türlü nedenimiz var çünkü ilk günden bugüne kadar bize haksızlık yapıyorlar ama eleştirilmesi ve kınanması gereken asıl taraflar, Kıbrıslı Rumların işledikleri cinayetlerin yanlarına kâr kalmasına izin veren BM Güvenlik Konseyi (BMGK) ve AB’nin başını çektiği uluslararası toplumdur. Kıbrıslı Rumlara bize karşı ambargo uygulama fırsatı veren bu aktörlerdir.”

“Stratejik iletişim ve dijital diplomasi ile de ilgileniyoruz”

Ertuğruloğlu, KKTC’li yetkililerin ve kendisinin yapay zeka araçlarını etkin bir şekilde kullanmak istediklerini vurgulayarak “stratejik iletişim ve dijital diplomasi ile de ilgilendiklerini” sözlerine ekledi.

KKTC’nin tüm iletişim çabalarına ve stratejilerine rağmen uluslararası toplumun hatalarını düzeltmesinin mümkün olmadığına dikkati çeken Bakan Ertuğruloğlu, “Ancak buradaki kritik nokta, bu yeni araçları ne kadar etkili bir şekilde uygulayabileceğimizden bağımsız olarak, her şeyin uluslararası toplumun Kıbrıs adasının gerçekleriyle yüzleşmeye ve Kıbrıslı Rumların yaptıklarının yanlarına kar kalmamasına yönelik siyasi iradesine bağlı olduğudur. Kıbrıs adası, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların ortak evidir. Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman Helenik Kıbrıs’ın etnik ayrılıkçı bir azınlığı değildir. Kıbrıs adası hiçbir zaman Helen adası olmamıştır. Tam tersine, Kıbrıs adası 300 yılı aşkın bir süre boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olmuştur.” ifadesini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, Karting Kış Kupası ödül törenine katıldı

KKTC Başbakanlık Karting Kış Kupası tamamlandı.

Kuzey Kıbrıs Karting Derneği, 2024 sezonunu “KKTC Başbakanlık Karting Kış Kupası” organizasyonu ile tamamlandı. Sezonun son yarışı bugün Cemsa Sporting Center’de yapıldı.

KKTC Başbakanlık ana sponsorluğunda Cemsa Sporting Center’de 1400 metre uzunluğundaki RC1 pist şeklinde gerçekleştirilen yılın son yarışı ile sezon tamamlanmış oldu. Yarışın final bölümünü Cemsa Sporting Center’de takip eden Başbakan Ünal Üstel, final bölümün ardından dereceye giren sporculara madalya ve ödüllerini taktim etti.

Erdoğan: Türkiye bölgenin kilit ülkesi kimliğiyle öne çıkıyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye, bu kargaşanın ortasında bir istikrar adası olarak takdir topluyor, bölgenin kilit ülkesi kimliğiyle öne çıkıyor” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Erzurum 8. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

Konuşmasına, “Pazartesi günü Isparta’da kaza kurbanı askeri helikopterimizde şehit olan Astsubay Çavuşumuz Taha Nergiz’e Allah’tan rahmet, şehidimizin kederli ailesine, yakınlarına ve tüm Erzurumlu kardeşlerimize tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim, Erzurumlu Taha evladımızla birlikte tüm şehitlerimizin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin.” diyerek başlayan Erdoğan, “Sizlerin vasıtasıyla şu an bizimle eş zamanlı olarak il kongrelerini gerçekleştiren Afyonkarahisar, Batman, Bartın, Bayburt, Çankırı ve Edirne’deki yol ve dava arkadaşlarıma da en içten sevgilerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, bugün aralarında bulunamayan, vefat eden teşkilat mensuplarına rahmet diledi.

Görevlerini devreden ve yeni görev alan kişilere başarılar dileyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu vesileyle 31 Mart seçimlerinde bize bir kez daha sahip çıktığınız için, tercihinizi AK Parti’nin gerçek belediyecilik vizyonundan yana kullandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Bugüne kadar size mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Erzurum halkına olan teşekkür borcumuzu hep daha çok çalışarak, daha fazla hizmet ederek ödedik. İnşallah aynı şekilde yola devam edeceğiz. Erzurum’un hak ettiği yere gelmesi için elimizden geleni yapacağız.

Yeni Emrahlar, yeni İbrahim Hakkı’lar, yeni Sümmaniler, yeni Gazi Ahmet Muhtar Paşa’lar yetiştirmenin yolu, Erzurum’un şehir kimliğini, Erzurum’un zengin, münbit, dinamik kültürünü diri tutmaktan geçiyor. Erzurum’un irtifa kaybına gönlümüz razı gelmez. Gençler, Erzurum’u aynı şekilde dünyaya açmamız, dünyaya tanıtmamız lazım. Burada bir güzel haberi sizlerle paylaşmak arzusundayım. Gayretlerimiz neticesinde Erzurum, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı tarafından 2025 yılı Turizm Başkenti olarak seçildi. Erzurum’a modern bir spor tesisi kazandırmak istediğimizi daha evvel söylemiştim. 20 bin kişilik stadyumu programa aldık. Hazırlıklarını tamamladık. İnşallah yakında yapımına başlayacağız. Tabii 20 bin kişilik stadyumu yaptıktan sonra, kusura bakmayın. Ondan sonra bütün iş icraat. Koşacaklar. Ve kendilerinden de şampiyonluk bekleyeceğiz.”

“ETRAFIMIZDAKİ YANGININ ÜLKEMİZE SIÇRAMASINA MÜSAADE ETMEDİK”

Dünyanın ve bölgenin, son dönemde sancılı günler yaşadığını vurgulayan Erdoğan, “Küresel sistem, son 70-80 yılın en ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya. Koronavirüs salgını, ekonomiden ticarete, güvenlikten sosyal hayata her alanda yeni sıkıntıları ortaya çıkardı. Bilhassa Türkiye’nin etrafında çok kritik hadiseler vuku buluyor. Rusya-Ukrayna Savaşı önümüzdeki şubatta 4. yılına girecek. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları başlayalı 400 gün oldu. 50 bin Filistinli kardeşimiz bu saldırılarda şehit edildi. 110 bin yaralı var. Ateşkese rağmen İsrail Lübnan’ı taciz etmeye devam ediyor. Elbette tüm bu olaylardan, savaşlardan, krizlerden ülkemiz de etkileniyor. “Komşunun evi yanarsa ya alevi ya da dumanı mutlaka size ulaşır.” Bütün bunlara rağmen Türkiye bu kargaşanın ortasında bir istikrar adası olarak takdir topluyor. Bölgenin kilit ülkesi kimliğiyle öne çıkıyor. Etrafımızdaki yangının ülkemize sıçramasına asla müsaade etmedik. Dengesi, itidali ve hakkaniyetli politikalarla bütün bu muhataralı süreçleri hamdolsun başarıyla yönettik. Yönetmeye de devam ediyoruz.” diye konuştu.

“DEPREMLERİN EKONOMİMİZE FATURASI 104 MİLYAR DOLAR OLDU”

Bu dönemde asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 53 binden fazla insanın hayatını kaybettiği 6 şubat depremlerinin yaşandığını anımsatan Erdoğan, “Bakınız sadece depremin Türkiye ekonomisine faturası 104 milyar dolar. Diğer krizlerin ve çatışmaların da ekonomimize bazı olumsuz yansımaları oldu. Küreselleşen dünyada bunu engellemek maalesef mümkün değil. Lakin biz şunu biliyoruz: Bu sorunların, sıkıntıların, zorlukların tamamı konjonktüreldir, yani gelip geçicidir. Türkiye Allah’ın izniyle hepsinin üstesinden gelecek kabiliyete sahiptir. Şimdi bazı güçlüklerimiz olsa da Türkiye’yi hiç olmadığı kadar huzurlu, müreffeh ve güzel günler bekliyor. Üstat Necip Fazıl ne diyordu? Vur kazmayı da ferâhat çoğu gitti azı kaldı. Evet, milletçe biraz daha sabredersek inşallah her alanda hedeflerimize çok yaklaşmış olacağız. Bunu, son 22 yıldır olduğu gibi yine siz dadaşların desteği ve duasıyla yapacağız. Türkiye Yüzyılı’nın parlak günlerini inşallah hep birlikte idrak edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“EZBERLERİNİN, İDEOLOJİK SAPLANTILARININ ESİRİ OLMUŞLAR”

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ülkemizde başını muhalefetin çektiği bir kesim, tali sorunları büyüterek, dönemsel sıkıntıları abartarak millete sürekli karamsarlık aşılıyor. Milletle aynı yöne bakmak, aynı sevinci paylaşmak, aynı yolda yürümek yerine rüzgar nereden eserse yönlerini oraya dönüyorlar. Bunlardan bir şey olmaz. Öyle bir ruh hali içindeler ki milletin kazanmasına tahammülleri yok. Öyle bir girdaba girmişler ki ülkenin kazanmasına tahammülleri yok. AK Parti kaybetsin, AK Parti ve Cumhur İttifakı yıpransın da gerekirse Türkiye batsın diyecek kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler. Cehalet adeta paçalarından akıyor. Dünyada ne olup bittiğini zaten bilmiyorlar. Sınırlarımızın ötesinde olanlar umurlarında bile değil. Ezberlerinin, ideolojik saplantılarının esiri olmuşlar.”

“BAYRAĞIMIZ, ÖZGÜR SURİYE BAYRAKLARIYLA YAN YANA”

Geçen günlerde Suriye’de kelimenin tam anlamıyla bir halk devriminin gerçekleştiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti;

“61 yıllık zulmün, baskının, katliamın ve karanlığın ardından Baas rejimi tamamen tarihe karıştı. Ülkesinde bir milyon masumun ölümüne sebep olan Esad, kuyruğunu kıstırıp bir gecede Şam’dan kaçmak zorunda kaldı. Suriye halkı 13 yıl süren çetin mücadelenin neticesinde kendileriyle birlikte bizleri de gururlandıran muhteşem bir zafere imza attı. Televizyonlardan sizler de izliyorsunuz. Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Dara’nın, Laskiye’nin, Şam’ın sokaklarında yıllar sonra insanların yüzü gülüyor.

13 yıl sonra ilk defa Suriyeli kardeşlerimiz geleceklerine umutla bakıyor, sevinçle, heyecanla bakıyor. Suriyeli mazlumlar 13 senedir kendilerine kol kanat geren Türkiye’ye ve Türk milletine en samimi duygularla teşekkür ediyor, dua ediyor. Ay-yıldızlı al bayrağımız, Özgür Suriye bayraklarıyla yan yana Suriyeli kardeşlerimizin ellerini süslüyor. Suriyeli mazlumlar, Allah, Türkiye’den, Türk milletinin razı olsun diyor. Ama bakıyorsunuz birileri, buna tahammül edemiyor. Bu sevinci, bu coşkuyu paylaşmaktan bile aciz durumdalar.”

Suriye halkının zaferini gölgelemek ve bu önemli başarıya çamur atmak adına akla ziyan komplo teorileri üretildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neymiş? Suriye halkının arkasında emperyalist mahfiller varmış. Neymiş? Baas rejiminin yıkılması Türkiye’nin çıkarlarına zarar verirmiş. Daha bunun gibi akla mantığa, dış politikanın temel öğretilerine aykırı bir sürü zırvayı arka arkaya sıralayarak siyaset yaptıklarını zannediyorlar. Burunlarının ucunu görmeyecek kadar cehalet çukuruna batmışlar. Fakat Suriye’deki güya büyük oyunu hemen çözüveriyorlar.” ifadelerini kullandı.

“22 YIL BOYUNCA MİLLETİMİZİN BAŞINI YERE EĞDİRMEDİK”

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Bakın bu kardeşiniz yarım asırdır siyaset sahnesinde, sizlerin takdiriyle, aziz milletimizin teveccühüyle son 22 yıldır da nevi kurtlar sofrası olan uluslararası arenada Türkiye’yi temsil ediyoruz. Çok zorlu müzakerelerde ülkemizin ve milletimizin hakkını savunduk. Allah’a hamdolsun. 22 yıl boyunca milletimizin başını yere eğdirmedik. Her zaman bin düşündük, ama bir söyledik. Üstat Necip Fazıl’ın o veciz ifadesiyle “Zifiri karanlıkta aksütün içindeki aklı fark edecek kadar gözü keskin bir akılla, işte bu teyakkuz haliyle diplomasiyi yürüttük. Türkiye’nin büyüklüğüne, devletimizin itibarına, kuvvet ve kudretine hiçbir yerde halel getirmedik. Muhalefetin eski genel başkanı gibi ülke ülke dolaşıp Türkiye’yi şikayet edenlerden, kendi ülkesini yabancılara kötüleyenlerden asla olmadık.”

“SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİ ÖLÜME GÖNDERMEDİK”

Her türlü uluslararası meselede adaletten yana, haktan yana, insani değerlerden, ahlaktan yana tavır takındıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın neresinde zulme uğrayan varsa, diline, inancına, derisinin rengine bakmadan mazlumun yanında dimdik durduk. Bundan 13 yıl önce ülkelerindeki çatışma ve terörden kaçan Suriyeli muhacirlere, bu hassasiyetle gönlümüzün ve ülkemizin kapılarını açtık. Batılı ülkelerin sırtını döndüğü ve ölüme terk ettiği bu mazlumlara sadece insanlık adına, kardeşlik adına, Müslümanlık adına sahip çıktık. Muhalefet bunu anlayamadı, anlayamaz. Haklarına girdikleri insanlardan helallik dilemiyor. Son ana kadar, neden Esad denilen zalimin reklamını yaptıklarını, neden Esad’tan medet umduklarını millete izah edemiyorlar.” diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Suriyeli kardeşlerimizi ölüme göndermeyerek, ne kadar büyük bir hayra vesile olduğumuzu evet bugün daha iyi anlıyoruz. Hem kardeşlik ve komşuluk görevimizi hakkıyla yerine getirdik, hem de insanlık sınavından alnımız ak, başımız dik bir şekilde çıktık.

İşte bugün, Şam Büyükelçiliğimizi faaliyete geçiriyoruz. Suriye’nin yeniden imarı ve ayağa kaldırılmasında da tüm kesimiyle Suriye halkının yanında olacağız. Bu vesileyle, bir kez daha Erzurum’la birlikte muhacire ensar olan tüm vatandaşlarımdan Allah razı olsun diyorum.”

ERDOĞAN’I ERZURUM’DA ATLI CİRİT SPORCULARI TÜRK BAYRAKLARIYLA KARŞILADI

Kente gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a havalimanı yolundaki Erzurum Teknik Üniversitesi bölgesinde cirit kulüplerinin atlı sporcuları karşılama programı düzenledi.

Cirit atları ve Türk bayraklarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılayan sporcular, ayrıca üzerinde “Size kulak vermeyenler, ne bilsin millete olan sevdanızı” yazılı pankart açtı.

Sporcular, atlarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konvoyuna da eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzergahta kendisini karşılayan aileleri selamladı, çocuklara harçlık ve hediyeler verdi.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL MELEKLER TAKIMI ARAS AKTUĞRALI ÇOCUK PARKI’NIN AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI

Başbakan Ünal Üstel, Geçitkale – Serdarlı Belediyesi tarafından, Geçitkale’de yenilenerek, Şampiyon Melekler Takımı’ ndan Aras Aktuğralı’nın adını verildiği ” Melekler Takımı Aras Aktuğralı Çocuk Parkı” nın açılışına katılarak konuşma yaptı.
Başbakan Ünal Üstel, anlamı oldukça büyük parkın hayata geçmesinde emeği olan Serdarlı – Geçitkale Belediye Başkanı Halil Kasım ve ekibine teşekkür etti.
Üstel, “6 Şubat 2023′ de kaybettiğimiz evlatlarımızı yaşatmak en büyük hedefimiz. Onların adını yaşatmaya devam ediyoruz. Bu amaçla yine bir araya geldik. 6 Şubat 2023 tarihi bir milattır. Bu asrın felaketinde onbinlerce insanımızı yitirdik. Biz KKTC olarak evlatlarımızı, çocuklarımızı yitirdik. Dolayısıyla o günü unutmak mümkün değildir. Acımız çok büyük. Evlatlarımızı unutmayacağız ve unutturmamak için de elimizden gelen gayreti göstereceğiz” dedi.
KKTC halkının 1974 Mutlu Barış Harekatının ardından 6 Şubat depreminde de büyük bir dayanışma gösterdiğine dikkat çeken Üstel, ” Kıbrıs Türk halkı geçmişten ilham alarak tek vücut oldu ve herkes çocuklarımızı sahiplendi” şeklinde konuştu
BİR BAŞBAKAN OLARAK DEĞİL BİR BABA OLARAK DAVADA BULUNACAĞIM
Yakın zamanda gerçekleşecek olan Şampiyon Melekler Takımının Isıas davası ile ilgilide konuşan Üstel, “Hep birlikte Adıyaman’da olacağız. Umarım suçlular beklediğimiz ve istediğimiz cezaları alacaklardır.Tekrardan vurgulamak isterim ki ben bu davada bir Başbakan olarak değil bir baba olarak bulunacağım. Kıbrıs Türk halkı olarak bu davanın peşindeyiz. Suçlular gereken cezaları alana kadar ülke olarak bir bütün hareket etmeye devam edeceğiz. Ve inanıyorum ki suçlular istediğimiz yada manen bizi teselli edecek cezaları alacaklardır” ifadelerini kullandı.

Hakan Fidan’ın katıldığı uluslararası Suriye toplantısı Ürdün’de başladı

Ürdün’ün Akabe kentinde, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katıldığı, Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen dışişleri bakanları toplantısı başladı.

Amman yönetiminin evi sahipliği yaptığı toplantıya Ürdün, Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Mısır dışişleri bakanları ile AB ve BM temsilcileri katılıyor.

Görüşmelerin ardından dışişleri bakanları düzeyinde ortak bir basın toplantısı düzenlenmesi bekleniyor.

Söz konusu toplantı Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye için yapılan ilk uluslararası toplantı olma özelliği taşıyor.

Ürdün’ün daveti üzerine Arap Birliği’nin kararıyla Suriye için oluşturulan ve Ürdün, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Mısır ve Arap Birliği Genel Sekreterinden oluşan Arap Bakanlar İrtibat Komitesi üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Katar dışişleri bakanları Akabe’de 12 Aralık’ta bölgesel toplantı yapmıştı.

Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği 12 yıl aradan sonra faaliyetlerine başladı

Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği’nde Türk bayrağı göndere çekilerek 12 yıl aradan sonra elçilik faaliyetleri yeniden başladı.

Suriye’de 27 Kasım’da Halep’in batı kırsalında Beşşar Esed rejimi güçleriyle çatışmalara giren muhalifler, 8 Aralık’ta başkent Şam’da kontrolü sağlamış, ülkede 61 yıllık Baas rejimi devrilmişti.

2012 yılında faaliyetleri durdurulan Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği’nde Türk bayrağı bugün göndere çekildi ve elçilik faaliyetleri yeniden başladı.

Türkiye’nin Nuakşot Büyükelçisi Burhan Köroğlu, 12 Aralık’ta Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı olarak görevlendirilmişti

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Büyükelçi Köroğlu’na yeni görevini tebliğ etmişti.

Suriye’nin Şam kentinde diplomatik misyonların yoğunlaştığı Ravda Meyda yakınlarında bulunan Türk Büyükelçiliği, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş ancak 26 Mart 2012’de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.

Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye’ye dönmüştü.

Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu ise faaliyetlerine devam etmişti.

UBP Gazimağusa İlçe Başkanlığı’ndan yaşlı bakım evini ziyaret etti

Ulusal Birlik Partisi Gazimağusa İlçe Başkanlığı, Nahit Öncü başkanlığında, Merkez Kadın Kolları Başkanı Sevim Özdemir ve Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in eşi Prof. Sibel Dinçyürek ile birlikte Gazimağusa Özen Yaşam Merkezi’nde bulunan yaşlıları ziyaret etti.

Ziyaret sırasında yaşlılara hediyeler takdim edilirken, öğle yemeği ve müzik eşliğinde keyifli bir etkinlik düzenlendi. Yeni yıl coşkusunun yaşandığı etkinlikte, yaşam merkezinde bulunan yaşlılar müzik eşliğinde eğlenip güzel bir gün geçirmenin mutluluğunu yaşadı.

Program sonunda katılımcılar, yaşlıların yeni yılını kutlayarak onlara sağlık ve mutluluk dileklerinde bulundu.

Resim 2024 12 14 125825834

Resim 2024 12 14 125835708

Resim 2024 12 14 125844877

Gazimağusa' bir evde yangın meydana geldiGazimağusa’ bir evde yangın meydana geldi

Resim 2024 12 14 125859252

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun ile görüştü

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM SUMMIT’24) çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM SUMMIT’24) çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun ile bir araya geldi.

Dışisleri Bakanı Ertuğruloğlu görüşmede, iletişim bağlamında yeni gelişmeleri takip etmenin önemine dikkat çekti.

Bu alanda yeni ufukların açılması konusunda Türkiye’nin deneyimi ve bilgisinden yararlanılması gerektiğini ifade eden Ertuğruloğlu, gerek Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) ve Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRT), gerekse Dışişleri Bakanlığı personelinin hizmet içi eğitimi için destek istedi.

Ertuğruloğlu, Türkiye’nin iletişim desteğinin KKTC’nin sesinin duyulması açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun da, iletişimde yaşanan değişim ve gelişim konusunda iş birliği yapmaya ve KKTC’ye her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını belirtti.

Tatar, KTMMOB’nin kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KTMMOB’nin kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KTMMOB’nin kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna katıldı

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar dün akşam, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Paradise Park’ta düzenlenen resepsiyona katıldı.

 

Ziya Öztürkler: 2025 dijitalleşme adına önemli bir sene olacak

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 2025 yılının dijitalleşme adına önemli sene olacağını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Lobi Türk Genel Yayın Danışmanı Prof. Dr. Haşim Şahin ve heyetini kabul etti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Şeref Salonu’nda yer alan kabulde Şahin, Lobi Türk’ün medya paylaşımları üzerinden şekillendiğini, ancak zamanla daha kurumsal bir kimliğe büründüğünü belirtti. Şahin, Lobi Türk dergisinin 3’üncü sayısını KKTC’ye ayırdıklarını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, Lobi Türk’ün Türk dünyasının tanıtımına dair önemli görevler üstlendiğini belirterek, dijital çağın getirdiği fırsatlara dikkat çekti.

Öztürkler, “Dijital çağ ve yaygınlık çok önemli. Türk dünyasındaki iş birlikleri, Türk dünyasının tanıtılması ve 2025’te koymuş olduğunuz vizyon hem KKTC için önemli hem dünyaya tanıtılması adına önemli” dedi.

2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olan KKTC’nin, Anavatanın da desteğiyle tam üyelik pozisyonuna gelmesi için tanıtım ve dijitalleşme çalışmalarına önem verdiklerini belirten Öztürkler, 2025 yılının KKTC için dijitalleşme anlamında önemli bir yıl olması gerektiğini vurguladı.

Lobi Türk’e çalışmalarında başarı dileyen Öztürkler, dijital alan, tanıtım, lobi ve bununla bağlantılı süreçlerin yanı sıra vatandaşlara sunulacak hizmet ağının da çok önemli olduğunu ifade etti.

Konuşmaların ardından karşılıklı hediye takdimi yapılı.

Hava durumu raporu!

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre, pazartesi ve salı günleri yağmurlu olacak.

Meteoroloji Dairesi’nin 15-20 Aralık dönemine dair tahmin raporunda, havanın yarın az bulutlu ve zamanla parçalı bulutlu geçmesinin beklendiği kaydedildi.

16 Aralık Pazartesi yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmur; 17 Aralık Salı yer yer sağanak yağmur görülecek. Geriye kalan günlerde ise hava az bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 16-19 derece dolaylarında olacak.

Rüzgar genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli esecek.

Yaşar Güler: KKTC’nin tanınması ve adil çözüm için çabalarımızı sürdüreceğiz

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TBMM Genel Kurulu’nda  bütçesi görüşmesi sırasında ile konuştu.

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TBMM Genel Kurulu’nda bütçesi görüşmesi sırasında ile konuştu.

Güler, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitlikleri ile eşit uluslararası statülerinin kabulünü “olmazsa olmaz” olarak nitelendirerek, “Bundan sonra da KKTC’nin tanınması başta olmak üzere, Kıbrıs meselesinin adil çözümü için gayret göstermeye devam edeceğiz.” dedi.

Meteoroloji karada fırtına uyarısında bulundu

Meteoroloji Dairesi, bu gece saat 21.00’den itibaren karada fırtınamsı rüzgar beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamada, bölgede kuzeyli yönlerden esen rüzgarın şiddetini zamanla arttırarak hızının  50-61 (km/saat)  kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.

Açıklamada, rüzgarın etkisinin yarın sabah saat 06.00’ya kadar devam edeceği belirtildi.

Olgun Amcaoğlu: Reel sektör çalışanı, işletme sayısı ve asgari ücrette artış var

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, reel sektör çalışanı, işletme sayısı ve asgari ücrette artış olduğunu söyledi.

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın 419 milyon 967 bin TL’lik 2025 bütçesi, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oy çokluğuyla kabul edildi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, milletvekillerinin eleştirilerine yanıt vererek, reel sektör çalışanı, işletme sayısı ve asgari ücrette yaşanan artışı rakamlarla açıkladı.

Muhalefet vekilleri tarafından yapılan eleştirileri hatırlatan Bakan Amcaoğlu, 2024’te sıkıntıların olduğunun doğru olduğunu söyledi.

“PANDEMİDE 88 BİNE DÜŞEN REEL SEKTÖR ÇALIŞANI BUGÜN 156 BİNE ÇIKTI”

Geçmişin ve bugünün rakamlarını karşılaştıran Amcaoğlu, pandemi öncesi 102 bin olan reel sektör çalışanının pandemide 88 bine düştüğünü bugün ise 156 bine çıktığını söyledi. Amcaoğlu, 20 bin 548 olan işletme sayısının ise bugün 22 bin 15’e yükseldiğine dikkat çekti.

Ocak 2022’de asgari ücretin 7 bin TL olduğunu dile getiren Amcaoğlu, bugün ise 40 bin 436 TL’ye yükseldiğini söyleyerek, asgari ücretteki artışın da yüzde 480 olduğuna dikkat çekti.

Amcaoğlu, asgari ücretin Ocak 2022 yılında dolar bazında 514 dolar olduğunu bugün ise asgari ücretin bin 184 dolara tekabül ettiğini yani yüzde yüz 30 arttığını kaydetti.

2023 yılında 2,8 milyar dolar ithalatın bugün 3,4 milyara çıktığına dikkat çeken Amcaoğlu, ithalatta da yaklaşık yüzde 15 artış olduğunu söyledi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, Kuzey’den Güney’e geçişleri de dikkate alan Amcaoğlu, Güney’de başta kırmızı et olmak kaydıyla hijyen malzemelerinin de ucuz olduğunun farkında olduklarını dile getirdi.

“Ebetteki ekonomik sıkıntılar dünyada olduğu gibi ülkede de yaşanıyor” diyen Amcaoğlu, kara sınır kapılarında geçen yıl 3,1 milyon Güney Kıbrıs Rum vatandaşının geçişinin olduğunu, bu yıl ise geçişlerde yüzde 5,5’lik bir daralama olduğunu söyledi.

“ELEKTRONİK ETİKET KRİTERLERİNİ YAKINDA YAYIMLAYACAĞIZ” 

Amcaoğlu, ilgili paydaşlarla görüşmelerin tamamlandığını ve elektronik etiket kriterlerinin yakında yayınlayacaklarını dile getirerek etiketlere istenildiği kadar bilgi yüklenebileceğini söyledi.

Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın 2022 Aralık ayında Meclis’ten geçtiğini hatırlatan Amcaoğlu, yasa çerçevesinde imzalanan altı maddelik protokole değindi.

Amcaoğlu, kiralama usulleriyle ilgili maddeyi okuyarak, bakanın değil komisyonun kiralama yapabilme yetkisine sahip olduğunu kaydetti. Yasanın kiralamalarla ilgili yolunun çok net olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, “Kriterlere, ihtiyaç analiz raporuna göre sektörler bazında kiralama yapılacak” diye konuştu.

Amcaoğlu, ihtiyaç fazlası üretime yatırım yapmanın üreticiyi sıkıntı sokmak anlamına geldiğini belirtti.

Muhalefet vekillerinin yerinden sorduğu sorulara da yanıt veren Bakan Amcaoğlu, özel ve özellikli sanayi bölgelerinin farkını açıkladı.

Amcaoğlu, organize sanayi bölgelerinde mülkiyetin devlette olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçesi oylandı ve oy çokluğuyla kabul edildi. Daha sonra bakanlığa bağlı kurumların bütçelerine geçildi.

Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar KİKEV Başkanı Bahire Doğru ve beraberindeki heyeti kabul etti

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Cumhurbaşkanı eşi Sibel Tatar öncülüğündeki “Seni Seviyorum, Sesin Oluyorum” projesinin lansmanının yapılmasının ardından,  KİKEV Başkanı Bahire Doğru ve beraberindeki heyet Sibel Tatar’a  ziyaret geçekleştirdi.

Kabulde yaptığı konuşmada, Sibel Tatar,  işaret dilinin önemine vurgu yaparak, kamuda bir çok bakanlık ve dairede bu konuda istihdam yapılmasının gerekliliğine değindi.

Erişilebilirliğin ve iletişimin önemine vurgu yapan Sibel Tatar, işaret dilinin önemli bir iletişim aracı olduğunu kaydetti ve bu hizmeti almanın bir hak olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, işaret dilini bilen gençlerimizin istihdamı konusunda gerekenin yapılmasının,  doğru iletişim için gerekli olduğunu bildirerek,  kabul esnasında ilgili bakanlıklara bu bağlamda çağrıda bulundu.  Sibel Tatar, ayrıca iş  yasasının, engellilere sunduğu çalışma hakkından, tüm gençlerin  yararlanması temennisinde bulundu.

Sibel Tatar, konuşmasının sonunda “Sizi seviyorum, sesiniz okuyorum”  cümlesini işaret diliyle de aktararak, engelli bireylere desteğini bir kez daha sundu.

Bahire Doğru ise, ” Seni Seviyorum Sesin Oluyorum” başlığı altında gerçekleştirilen projenin öncülüğünü yapmasından dolayı Sibel Tatar’a kurumun mütevelli heyeti ve üyeleri adına  teşekkürlerini sunarak teşekkür plaketi takdim etti.
Engelsiz iletişimin destek amacıyla birçok proje ve çalışmanın  yapıldığı vurgulayan Bahire Doğru, Sibel Tatar’ın   öncülüğünde ve sonsuz desteğinde gerçekleşen bu projenın hız kazandığını ifade etti.

Kabulde hazır bulunan üyeler de söz alarak, günlük yaşamda karşılaşılan sorunlara değindi ve yaşanılan zorlukların altını çizdi. İşaret dilinin önemine ve günlük hayatı kolaylaştırmak adına öğrenilmesinin gerekliliğine de değinildi.

DAÜ DAUM: Deprem risklerine karşı tedbirler alınmalı

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ), deprem sırasında yaşanabilecek riskleri azaltmak ve afetlere hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla kurulan Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM), Kıbrıs adası ve çevresinde meydana gelen son depremlerle ilgili değerlendirmede bulundu.

Yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:

“Doğu Akdeniz’de, Türkiye’nin güneyi ve Suriye ile Lübnan’ın batısında yer alan Kıbrıs Adası, birçok açıdan bölgesel bir cazibe merkezi olmasına rağmen, sismolojik açıdan sismojenik bir bölgede bulunmaktadır. Adanın güney kısmı, Şekil 1’de gösterilen Kıbrıs Tektonik Yay’ı tarafından kontrol edilirken, kuzey kısmı ise Girne Sıradağları’nın etkisi altındadır.

Kıbrıs Yayı, Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin oluşmasına sebep olan Afrika, Arap ve Avrasya levhalarının kesişim noktasına yakın bir konumda yer almaktadır.

Kıbrıs, Anadolu, Afrika ve Arap tektonik levha hareketlerinin etkileşime girdiği karmaşık bir bölgede yer almaktadır. Anadolu ve Afrika tektonik levhaları, adanın güneyinden geçen ve bu bölgedeki levha sınırını oluşturan Kıbrıs Yayı boyunca çarpışarak bir dalma-batma kuşağı oluşturur. Bu dalma-batma kuşağı, Baf Transform Fayı olarak bilinen nispeten kısa bir transform fay hattı ile de etkileşim içindedir. Kıbrıs yayının da bulunduğu tektonik levha sınırı, Ölü Deniz Transform Fayı ve Doğu Anadolu Fayı ile birlikte Afrika ve Arap levhalarının hareketlerini etkilemektedir [1,2]. Bu durum, adayı ciddi şekilde etkileyen ve büyük bir yıkıma yol açtığı düşünülen 1222 yılındaki Mw 7.0–7.5  büyüklüğündeki bir deprem de dahil olmak üzere ciddi büyüklükte depremlere yol açmıştır [4]. Ayrıca, 11 Ocak 2022’de Baf’ın batısında, Mw  6.4 olan bir deprem meydana gelmiştir. Bu deprem, 1996’dan bu yana Kıbrıs’ta meydana gelen en büyük deprem olmuştur.

1900’den bu yana Kıbrıs bölgesindeki büyük depremlerin merkez üssü konumu ve özellikleri.

Geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz’de meydana gelen ve merkezi üssü kıyıdan yaklaşık 50 km uzaklıkta olduğu açıklanan depremin Değirmenlik Yayı’na (Kythrea Fault) yakınlığı düşünüldüğünde, kayda değer bir yıkım ve can kaybına yol açmasa da Kıbrıs adası için önemli bir uyarı niteliğinde olduğu kabul edilebilir (Şekil3). Öteki taraftan, Şekil 1’de gösterilen, iki büyük depreminin nedeni olan Doğu Anadolu Fayı ve bunun Helen Fayı’na uzanan devamındaki fay kırılmaları güneybatıya doğru ilerlemeye devam ederse, Kıbrıs Yayı’na ulaşabilir ve başka bir büyük deprem yaratabilir [2]. Ayrıca, adanın çevresinde son yıllarda meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremler, bölgenin sismik olarak daha aktif hale geldiğini de düşündürmektedir.

Kıbrıs çevresinde son bir ay içerisinde meydana gelen Mw>4 olan depremler (Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme Ve Değerlendirme Merkezi verilerinden alıntıdır)

Büyük bir depremin meydana gelmesi durumunda, denizle çevrili bir ada olan Kıbrıs’ın deprem ve beraberinde gelebilecek tsunami, heyelan, sıvılaşma ve kaya düşmesi gibi etkilerle başa çıkabilmesi için kurtarma, yardım ve tahliye süreçlerinin dikkatlice planlaması gerekecektir. İnşaat sektörü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) en büyük endüstri konumunda olup, tasarım ve yapım hataları büyük bir depremde ciddi yıkımlara neden olabilir. Ayrıca, KKTC’deki mevcut ve gelecekteki konutların önemli bir bölümü, diğer ülkelerden gelen öğrenciler tarafından kullanılmaktadır. Bu bireylere zarar verebilecek herhangi bir olay, KKTC ile diğer ülkeler arasında diplomatik sorunlara yol açarak istenmeyen finansal ve politik sonuçlar doğurabilir.

Belirtilen bilgiler doğrultusunda, ülkemizin bir an önce kapsamlı ve çok disiplinli bir Deprem Risk Azaltma programını hayata geçirmesi büyük önem taşımaktadır. Bu programda izlenmesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Ülkenin sismolojik bulgularına dayalı olarak sismik tehlike haritasının yenilenmesi,
  2. Depremle ilişkili tüm tehlike parametrelerini kapsayan mikrozonasyon haritalarının geliştirilmesi, (bunlar arasında yer hareketi şiddeti, baskın periyot, yüzey kırılması, heyelan, sıvılaşma, kaya düşmesi, büyük yerleşim alanları ve tsunami potansiyelleri yer almaktadır.)
  3. Yeni bilimsel ve teknik bulgulara göre tasarım ve inşaat standartlarının güçlendirilmesi ve güncellenmesi,
  4. Yeni binalarda, sismik performans ve sürdürülebilirlik açısından daha uygun yapı malzemelerinin kullanılması,
  5. Deprem dayanıklılığı yüksek binalar inşa etmek amacıyla gelişmiş ve yenilikçi yapısal sistemlerin uygulanması,
  6. En yaygın bina türlerini belirlemek için mevcut bina stoğunun sınıflandırılması,
  7. Her bina türü için uygun mühendislik talepleri belirleyerek kırılganlık eğrilerinin veya yüzeylerinin oluşturulması,
  8. Her bina türünün kayıp tahminlerinin yapılması,
  9. En acil olanlardan başlanarak, zayıf binaların güçlendirilmesi,
  10. Olası bir depremde, olası mağdurlar, yaralılar ve evsizlerin sayısının tahmin edilmesi ve temel ihtiyaçlarının belirlenmesi,
  11. Kurtarma ve yardım ekiplerinin hazırlık seviyelerinin artırılması,
  12. Evsizler için uygun barınma alanlarının belirlenmesi,
  13. Deprem ve diğer ani doğal afetlere karşı topluluk düzeyinde güvenlik kültürünün oluşturulması ve
  14. Tüm şehirler, kasabalar ve köylerde yerel afetler için Mahalle Yardımlaşma Merkezlerinin kurulması.

Sonuç olarak, diğer ülkelerden tüm ilgili uzmanların, paydaşların ve ülkemiz karar alıcı ve yetkililerinin iş birliğiyle geç olmadan yukarıda belirtilen önlemlerin hayata geçirilmesi için gerekli çalışmaların başlatılması büyük önem arz etmektedir.”