Archives 2024

Sadık Gardiyanoğlu’na yardımcısı Demet Öztürk’ten anlamlı hediye

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’na 23 yıldır yardımcısı olan Demet Öztürk tarafından açılışlarını yaptığı tesislerin makaslarından anlamlı bir hediye verildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’na 23 yıldır yardımcısı olan Demet Öztürk tarafından anlamlı bir hediye verildi.

Hediyeye ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Gardiyanoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bugüne kadar birçok hediye aldım. Kimi hediyede mutlu oldum, kimi hediyede sevindim. Son aldığım hediyede ise hem gururlandım hem duygulandım. 23 yıldır kahrımı çeken, yardımcım Sevgili Demet Öztürk’ün açılışları yaptığım tesislerin makaslarını saklaması ve çerçeveletip hediye etmesinin mutluluğunu tarif edemem. Topluma hizmet yolunda açılışlarımız devam edecek…”

Çavuş’tan, Dünya Engelliler Günü Mesajı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Çavuş’un mesajı şöyle:

“3 Aralık Dünya Engelliler Günü, bizlere yalnızca engelleri değil, bu engelleri aşmanın ne kadar önemli olduğunu da hatırlatıyor. Hayat, hepimiz için farklı zorluklar barındırıyor. Ama bir gerçeği unutmamalıyız: Engelli bireylerimizin güçlü duruşu, hayata tutunma azmi ve başarıları hepimize ilham veriyor. Bizim görevimiz ise onların hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç duydukları destekleri vermek ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek. Asıl engelin, kalplerde ve zihinlerde olduğunu biliyoruz. Sevgiyle, anlayışla ve dayanışmayla her engelin üstesinden gelebileceğimize inanıyorum. Bu özel günde, tüm engelli bireylerimize sevgi ve saygılarımı gönderiyor, her birinin hayatımıza kattığı güzellikler için yürekten teşekkür ediyorum. Engelleri birlikte aşmak dileğiyle.”

Sadık Gardiyanoğlu’ndan Dünya Engelliler Günü Mesajı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu 3 Aralık Dünya Engelliler günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Bakan Gardiyanoğlu’nun mesajı şöyle ;
“ İnsanlığın ortak sorunu olan ve bir gün herkesin başına gelme ihtimali olan engellilik hali toplum tarafından bilinçli hareket edilerek engelsiz bir yaşam haline dönüştürülebilir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak ülkemizdeki tüm engelliler ve ailelerine yaşamlarını kolaylaştıracak hizmeti ve desteği en iyi şartlarda sunma prensibiyle projelerimizi sürdürüyoruz.
Engelli bireylerin toplumsal yaşama uyumunda en etkili araçlardan biri ve belki de en önemlisi eğitim ve rehabilitasyondur. Onların toplum içinde güçlendirilmesi, iyileştirilmesi ve daha aktif bir yaşam sürmesi, rehabilitasyon sürecinin bir bütün olarak başarıya ulaştırılmasına bağlıdır. Uzun uğraşlar sonunda engellilerin güvenle yaşayabilecekleri, sosyal uyum ve iş becerilerini geliştirebilecekleri bir ortam yaratmak amacıyla tasarlanan Engelsiz Yaşam Evi’nin 1. etabını, bu yıl engelli bireylerimizin hizmetine sunmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Engellilerin toplumsal hayatın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyor, onlara hak ettikleri saygıyı ve sevgiyi sunuyoruz.
Engelli bireylerimizin ve ailelerinin daima yanlarında olduğumuzu ve her türlü desteği kendilerine vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgularken , 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”

Ersin Tatar: Yükseköğrenime yönelik gereksiz ve dayanaksız açıklamaları kınıyorum

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin bir eğitim adası olarak dünyayla kucaklaşmasını sağlayabilmeyi amaçladıklarını belirterek, yeni proje ve yatırımlarla KKTC üniversitelerinin nitelikli öğrencilerle daha da büyümesi hedefinde olduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Tatar, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın ve kurul üyelerini kabul ederek görüştü.

TATAR

Cumhurbaşkanı Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, son 45 yılda KKTC’de yükseköğrenimde elde edilen başarıları daha da artırmak amacıyla çalışmalar yapıldığını söyledi. Tatar, üniversitelerin uluslararası alanda tanınması bakımından YÖDAK’ın çalışmalarının önemine değindi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Birkaç vakanın siyasi malzeme olarak kullanılmasını ve elde edilen başarıları görmezden gelerek yükseköğrenim sektörüne zarar vermeye yönelik açıklamalar yapılmasını kınıyorum” dedi.

Tatar, “Yapıcı eleştiriler mutlaka olmalı ama yükseköğrenime yönelik gereksiz ve dayanaksız açıklamaları kınıyorum. Bir hata varsa polisimiz de, savcımız da, yargımız da oradadır. Bu sıkıntıları aşmak için KKTC kurum ve kuruluşlarıyla gerekli olgunluğa erişmiştir” şeklinde devam etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, marka değeri olan üniversitelerin her yıl çok sayıda mezun verdiğini, yatırımlarla gelişmekte olduğunu ve teknoloji çağında ar-ge çalışmaları yapan üniversitelerin bulunduğunu vurguladı. Tatar, izolasyonlara rağmen eğitim alanında Kıbrıs Türk halkının hak ettiği yeri almaya başladığını belirtti.

Mart ayından beri birlikte çalıştıklarını, sürdürülen çalışmaları ve yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Tatar, bu başarıda imzası olan tüm paydaşlara başarılar diledi.

HOCANIN

YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın ise, görüşmeden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, kurum olarak eğitim alanında ileriye dönük önemli hedefler belirlediklerini ve bu uğurda gereken tüm çabayı sarf ettiklerini vurguladı.

Denetimin daha fazla olduğu, başarı kalitesinin ön planda tutulduğu bir altyapı için YÖDAK olarak kararlılıkla çalıştıklarını belirten Hocanın, bu konuda tüm paydaşlara çalışmalarından dolayı teşekkürlerini sundu.

Yönetim kurulu çalışmaları ve düzenledikleri toplantılar hususunda da bilgi aktaran Hocanın, karşılaşılan tüm zorluğa rağmen, tüm sorumlulukları yerine getirme çabasında olduklarını belirtti.

Türkiye ile yapılan anlaşmayla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde eğitim gören tüm öğrencilerin kayıt altına alındığını ifade eden Hocanın, bu önemli gelişme sayesinde önemli bir veri tabanı oluşturulacağını vurguladı.

YÖDAK’ın hazırladığı uluslararası öğrenci kayıt ve transfer tüzüğüne de değinen Hocanın, ağustos ayının sonunda bu tüzüğün yürürlüğe girdiğini de belirtti.

Hocanın, yaşanan bu iki gelişme sayesinde, akademik denetimlerin arttığını vurgulayarak, üniversitelerin kaliteyi daha da ileriye taşımak çalışmalarının iş birliği içerisinde devam ettiğini ifade etti.

Hocanın, tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde yapılan çalışmaların başarıya ulaşacağına inanç belirtti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu 3 Aralık Dünya Engelliler günü dolayısıyla mesaj yayımladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu 3 Aralık Dünya Engelliler günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Bakan Gardiyanoğlu’nun mesajı şöyle ;
“ İnsanlığın ortak sorunu olan ve bir gün herkesin başına gelme ihtimali olan engellilik hali toplum tarafından bilinçli hareket edilerek engelsiz bir yaşam haline dönüştürülebilir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak ülkemizdeki tüm engelliler ve ailelerine yaşamlarını kolaylaştıracak hizmeti ve desteği en iyi şartlarda sunma prensibiyle projelerimizi sürdürüyoruz.
Engelli bireylerin toplumsal yaşama uyumunda en etkili araçlardan biri ve belki de en önemlisi eğitim ve rehabilitasyondur. Onların toplum içinde güçlendirilmesi, iyileştirilmesi ve daha aktif bir yaşam sürmesi, rehabilitasyon sürecinin bir bütün olarak başarıya ulaştırılmasına bağlıdır. Uzun uğraşlar sonunda engellilerin güvenle yaşayabilecekleri, sosyal uyum ve iş becerilerini geliştirebilecekleri bir ortam yaratmak amacıyla tasarlanan Engelsiz Yaşam Evi’nin 1. etabını, bu yıl engelli bireylerimizin hizmetine sunmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Engellilerin toplumsal hayatın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyor, onlara hak ettikleri saygıyı ve sevgiyi sunuyoruz.
Engelli bireylerimizin ve ailelerinin daima yanlarında olduğumuzu ve her türlü desteği kendilerine vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgularken , 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”

Sigortalılar indirimli ilaçlarını sadece sözleşmeli özel eczanelerden alabilecek

Sigortalıların indirimli ilaçlarını 1 Aralık’tan itibaren sözleşmeli özel eczanelerden alabileceği açıklandı.

Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü İlter Ökter, 1 Aralık tarihinden itibaren sigortalıların, serbest çalışan hekimler veya kamu sağlık kuruluşları tarafından yazılan reçetelerle sadece sözleşmeli özel eczanelerden indirimli olarak ilaçlarını alabileceğini duyurdu.

Yazılı açıklama yapan Ökter, sigortalıların, sözleşmeli özel eczanelerden indirimli olarak alınan ilaç bedelleri için daireye reçete, fatura ve makbuzla müracaat etmelerine gerek duyulmayacağını belirtti.

Ökter, Sağlık Kurulu kararı ile ilaç alan sigortalıların ise eski uygulamada olduğu gibi, kurul kararının ardından, serbest çalışan hekimler veya kamu sağlık kuruluşları tarafından en fazla iki aylık yazdıracakları reçetelere ait ilaçlarını sözleşmeli veya sözleşmesiz tüm özel eczanelerden fatura ve makbuz karşılığı temin ederek, ödenmek için Sosyal Sigortalar Dairesine reçete, fatura, makbuz ile birlikte müracaat edeceklerini kaydetti.

Sosyal Sigortalar Dairesi ile sözleşme imzalayan özel eczanelerin güncel listesi www.ssd.gov.ct.tr adresinde yayınlanıyor.

Tatar, Birleşik Krallık Yüksek Komiseri Michael Tatham’ı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşik Krallık’ın GKRY’ye akredite yeni Yüksek Komiseri Michael Tatham’ı kabul etti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Tatham’a yeni görevinde başarılar diledi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede Kıbrıs konusundaki güncel gelişmeler ve gelinen son durum değerlendirildi.

Görüşmede, Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Güneş Onar, Güven Yaratıcı Önlemler ve İki Taraflı Teknik Komiteler Koordinatörü Seniha Birand Çınar, Hukuk İşleri Danışmanı Sülen Karabacak, Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal ve Dış Basın Sorumlusu Kerem Haser de hazır bulundu.

Maliye Bakanı Berova, ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ Nedeniyle Mesaj Yayımladı

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ nedeniyle mesaj yayımladı.

Bakan Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Engeli ve özel gereksinime ihtiyacı olan her vatandaşımızın hakları, kazanımları, yaşam standartlarının geliştirilmesi ve topluma kazandırılması konusunda, farkındalık oluşturmak hepimizin görevi.

Unutmamalıyız ki, her sağlıklı insan aslında bir engelli adayı. Bunun bilinciyle hareket etmeli, engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayatın içinde aktif biçimde yer alması, her alanda erişebilirlik hakkının korunması ve sağlanması için duyarlılık göstermeli, engeli olan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını doğru tespit etmeli, seslerini duymalı, sorunlarına kalıcı çözümler üretmeli, sevgi, saygı ve hoşgörülü olmalıyız. Çünkü ‘Sevgi her engeli aşar.’

Bu duygu ve düşüncelerle, engeli olan tüm vatandaşlarımıza ve ailelerine saygı ve sevgilerimi iletiyor, bir kez daha yanlarında olduğumuzu bildiriyor, huzurlu bir yaşam diliyorum.”

 

Meclis Başkanı Öztürkler, Girne Üniversitesi’nde sempozyum açılışına katıldı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Girne Üniversitesi’nde düzenlenen “4. Uluslararası Toplumsal Araştırma ve Geliştirme Sempozyumu”nun açılışına katıldı.

 

Meclisten verilen bilgiye göre, Öztürkler, burada yaptığı konuşmada, yüksek öğrenimi sadece “Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖDAK” olarak tanımlamanın doğru olamayacağını, yüksek öğrenimin toplum ile var olabileceğini söyledi.

 

Bu kapsamda trafik güvenliği, barınma, yaşam kalitesi ve iyi hizmet gibi unsurların etkili olduğunu dile getiren Öztürkler, toplumsal farkındalığın yüksek öğrenim için hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

 

Yüksek öğrenimde bir takım değişimlerin ortaya konması gerektiğini vurgulayan Öztürkler, bu anlamda Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖDAK’ın ciddi çalışmalar yaptığını bildiklerini belirtti.

 

Öztürkler, kalitenin önemine de değinerek, bu kapsamda araştırma ve geliştirmenin olmazsa olmaz olduğunu kaydetti.

 

Üniversitelerin, eğitim, öğretim faaliyetleri dışında bir başka misyonunun da topluma hizmet olduğuna dikkati çeken Öztürkler, bunun için de araştırma geliştirme faaliyetlerine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

 

Bu faaliyetleri destekleyen merkezlerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret eden Öztürkler, toplumun her yaş ve sosyal kesiminin beklentililerine yönelik projeler olması gerektiğini belirtti.

 

Öztürkler, kalitenin yükseltilmesi amacıyla YÖDAK’ın içerisinde Yüksek Öğretim Kalite Kurulu’nun oluşturulması gerektiğine de değindi.

 

Yapay zekaya yönelik çalışmalara da hız verilmesi gerektiğini söyleyen Öztürkler, sempozyumda ortaya çıkacak kararların yol gösterici olacağına inandığını kaydetti.

 

Öztürkler, sempozyumun başarılı geçmesini temenni etti.

 

Tasdik memurlarına yetki belgeleri verilmeye devam ediyor

Cumhuriyet Meclisi’nden geçerek, yürürlüğe giren Tasdik Memurları Yasası kapsamında mevcut tasdik memurlarına belgeleri verilmeye devam ediliyor.

Maliye Bakanlığı’nda yer alan toplantıda, ilgili yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce Tasdik Memuru olarak atanmış ve bu yasanın gereklerini yerine getirmiş olan Tasdik Memurlarına, yeni yasaya göre hem yetki belgeleri hem de yeni numaraları Maliye Bakanı Özdemir Berova tarafından verildi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova toplantı esnasında yaptığı konuşmasında, tasdik memurluğunun önemine işaret ederek, Tasdik memurlarının hukuki anlamda kişiler arası ilişkilerde güvenliği sağlamak, yapılan işlemlerinin amacına uygun biçimde yasalara uygun hale getirilmesinde belgelerle somutlaştıran önemli bir görev üstlendiğini kaydetti.

Belediyelere altyapı projesi başvuruları için süre 16 Aralık’a uzatıldı

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, “Belediye ve Köylerin Altyapı Yatırımlarına Katkı Projesi” için teklif çağrısı süresinin 16 Aralık Pazartesi gününe kadar uzatıldığını duyurdu.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, “ 2024 Yılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İmzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında yürütülen, Belediye ve Köylerin Altyapı Yatırımlarına Katkı Projesi ödeneklerinden yararlanmak isteyen belediyeler için başvuru süresi uzatıldı” denildi.

Belediyelerin proje teklif dosyalarını en geç 16 Aralık Pazartesi günü saat 15.00’e kadar belediyeproje.kei.gov.tr adresi üzerinden sisteme yüklemeleri gerekiyor.

Başvurular https://belediyeproje.kei.gov.tr adresi üzerinden online alınacak.

1. Engelli Hakları Çalıştayı’nın eylem planı yarın Cumhurbaşkanlığı’nda tanıtılacak

Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen 1. Engelli Hakları Çalıştayı’nın eylem planı yarın tanıtılacak.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen 1. Engelli Hakları Çalıştayı’nın eylem planı Cumhurbaşkanlığı’nda tanıtılacak.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar öncülüğünde, 16 Mayıs 2024 tarihinde gerçekleştirilen, 1. Engelli Hakları Çalıştayı’nın eylem planının tanıtımı, 3 Aralık Salı Günü saat 11:00’da Cumhurbaşkanlığı’nda yapılacak.

Bakanlıklar yolu asfaltlama çalışmaları başlıyor

Karayolları Dairesi, bugünden itibaren bakanlıklar önü yol güzergâhında asfaltlama çalışması başlattıklarını duyurdu.

Karayolları Dairesi, bugünden itibaren bakanlıklar önü yol güzergâhında asfalt kaplama çalışmaları başlatıyor.

Yapılan açıklamaya göre, çalışmaların ikinci bir duyuruya kadar devam etmesi planlanıyor.

Karayolları Dairesi, bu güzergâhı kullanacak sürücülerden can ve mal güvenliği açısından dikkatli olmalarını, trafik işaret ve işaretçilerine uymalarını önemle rica etti.

Petrolde gözler OPEC+ toplantısında

Petrol yeni haftaya yükselişle başlarken, yatırımcılar OPEC+ toplantısını bekliyor.

Petrol, Çin ekonomisindeki yavaş toparlanma işaretleri üzerine yükseldi. Yatırımcılar daha fazla yön için 5 Aralık Perşembe günü yapılacak OPEC+ toplantısını bekliyor.

Brent geçen hafta yüzde 3 düştükten sonra varil başına 72 dolar civarında işlem gördü. ABD Ham Petrolü ise 68 doların üzerinde işlem görüyor. Çin’in fabrika faaliyetleri Kasım ayında da büyüme gösterdi.

Yatırımcılar, grubun üretimde üçüncü kez hafif bir artışı ertelemesini bekliyor. Ayrıca yatırımcılar toplantıda gelecekteki politikalarla ilgili ipuçları arayacak. Petrol, Orta Doğu ve Rusya’daki jeopolitik gelişmeler, Trump başkanlığı ve Çin’deki görünüm tarafında Ekim ortasından bu yana 6 doların altında bir aralıkta işlem görüyor.

ING Grup Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, “Petrol fiyatları büyük ölçüde aralıklı kalmaya devam ediyor ve OPEC+ toplantısına doğru giderken çok fazla belirsizlik var. Piyasanın gelecek yıl gruptan ek arza ihtiyacı olmasa da, piyasayı desteklemeye ve pazar payındaki kaybının sınırlanması arasında bir denge bulunması gerekiyor ” dedi.

Orta Doğu’da, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki ateşkes devam ediyor ancak her iki taraf da ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçlanıyor. Tahran, çatışmaların tırmanmasıyla ülkenin ikinci büyük şehri Halep’i ele geçirmesinin ardından Suriye hükümetine yardım sözü verdi.

İsias Otel’in 5. davası yarın görülecek

İsias Otel’in beşinci duruşması yarın Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülecek.

Şampiyon Melekler için adalet arayışlarını sürdüren aileler bir kez daha evlatlarına mezar olan Adıyaman’da olacak.

Adıyaman İsias Otel faciasına ilişkin davada beşinci duruşma, 3 Aralık Salı günü saat 10.00’da Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak. Duruşmaya, faciada hayatını kaybeden Şampiyon Melekler ve tur rehberleri ile 10 yaralının aileleri katılacak.

Duruşmayı izlemek için başta Şampiyon Meleklerin aileleri olmak üzere, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bazı bakanlar, milletvekilleri, siyasiler, Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Oluşturulan Geçici ve Özel (Ad-Hoc) Komite üyeleri, Barolar Birliği temsilcileri ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 100 kişilik bir heyet, yarın Gaziantep üzerinden Adıyaman’a hareket edecek.

Hava bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi, havanın parçalı ve çok bulutlu olacağını kaydetti.

Meteoroloji Dairesi, 2 Aralık 2024 Pazartesi günü bölgede parçalı çok bulutlu bir hava beklendiğini açıkladı. Zaman zaman bulutlanmanın artabileceği belirtilirken, sıcaklıkların iç kesimlerde ve sahillerde 15-18°C dolaylarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli olarak esmesi bekleniyor. Vatandaşların rüzgarın etkilerine karşı dikkatli olması önerildi.

Sağlık Bakanlığı’ndan dünya AIDS günü açıklaması: Pişman olmamak için tedbir alın!

Sağlık Bakanlığı, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle HIV/AIDS farkındalığının artırılmasına yönelik bir açıklama yaptı. HIV’in cinsel ilişki, kan ve enjektörle bulaşabileceğini belirten Bakanlık, koruyucu tedbirlerin tedaviye göre daha etkili olduğunu vurguladı. Erken tedavi ile HIV pozitif kişilerin sağlıklı yaşam sürdürebileceği ifade edildi. KKTC’de 2024 başından itibaren 24 HIV pozitif vaka tespit edildi.

Sağlık Bakanlığı, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle, HIV/AIDS farkındalığının artırılmasına yönelik bir açıklama yaptı. Dünya Sağlık Örgütü, 1988 yılında bu tarihi HIV/AIDS konusunda toplumsal bilincin artırılması amacıyla Dünya AIDS Günü olarak ilan etmişti.

AIDS, Türkçe’de “İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü” olarak bilinen HIV’in vücudun bağışıklık sistemine zarar vererek en ileri aşama olan hastalık haline gelmesidir. HIV pozitif kişiler, bu virüsü taşıyan bireyler olarak tanımlanır. HIV, korunmasız cinsel ilişki, enfekte kan, ortak enjektör kullanımı ve doğum sırasında anne-bebek arasında bulaşabilir. Ayrıca, dövme veya piercing gibi uygulamalar da bulaş riskini artıran etkenler arasında yer alıyor.

Sağlık Bakanlığı, HIV enfeksiyonunun önlenebilir bir hastalık olduğunu ve koruyucu tedbirlerin, tedaviye göre daha etkili ve ucuz olduğunu belirtti. Cinsel ilişkilerde doğru kondom kullanımı, HIV’in cinsel yolla bulaşmasını engellemenin en güvenli yoludur. Ayrıca, şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulup test yaptırılması gerektiği vurgulandı.

Ülkemizde, kan ve kan ürünleri ile bulaşmaya karşı tüm kanlar HIV testinden geçerken, organ ve doku nakilleri öncesinde de testler yapılmaktadır. Bakanlık verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde 42,3 milyon kişi HIV/AIDS nedeniyle hayatını kaybetmişken, 2023 yılında 630 bin kişi HIV ile ilişkili nedenlerden yaşamını yitirmiştir. Ayrıca, 1,3 milyon yeni HIV vakası tespit edilmiştir.

Kuzey Kıbrıs’ta ise 2024 yılı başından bu yana 24 HIV pozitif vaka tespit edilmiştir. Bunların 13’ü KKTC vatandaşı olup, erkeklerden oluşmaktadır. KKTC’de HIV testi, tüm devlet hastanelerinde yapılabiliyor. Enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına başvuran kişiler, HIV testini kolayca yaptırabiliyor.

Sağlık Bakanlığı, erken tedavi ile HIV pozitif kişilerin hastalık oluşmadan sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğini belirterek, herkesin tedbir alması gerektiğinin altını çizdi.

Kıbrıs ve Türkiye Sağlık Turizmi Konseylerinden 2025 için ortak adım

Kuzey Kıbrıs ve Türkiye, sağlık turizminde güçlerini birleştiriyor! 2025 hedefleri için ortak projeler, tanıtım kampanyaları ve uluslararası iş birliği çalışmaları başlatılacak.

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan ve Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Başkanı Dr. Köksal Holoğlu, İstanbul’da bir araya gelerek sağlık turizmi alanında yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Görüşmede, iki ülke arasında sağlık turizmini daha da geliştirmek amacıyla 2025 yılına yönelik stratejik yol haritası belirlendi.

Konseyden verilen bilgiye göre, toplantıda, sağlık turizminin büyüme potansiyeli, bölgesel iş birliği fırsatları ve global rekabette güçlenmek için yapılması gerekenler masaya yatırıldı. Savaşan, Kuzey Kıbrıs’ın sağlık turizminde artan cazibesine dikkat çekerek, Türkiye ile yürütülecek ortak projelerin her iki ülkenin ekonomisine ve sağlık sektörüne önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.

“YAKALANACAK SİNERJİ ULUSLARARASI ARENADA GÜCÜMÜZÜ ARTIRACAK”

Dr. Köksal Holoğlu ise Türkiye’nin sağlık altyapısındaki gelişmişliği ve uluslararası hasta kabulündeki başarısına değinerek, Kuzey Kıbrıs ile yakalanacak sinerjinin uluslararası arenada daha güçlü bir duruş sergilenmesine olanak sağlayacağını ifade etti.

ORTAK TANITIM KAMPANYALARI YAPILACAK

İki başkan, 2025 yılı hedeflerini gerçekleştirmek için hem yerel hem de uluslararası düzeyde yeni projeler başlatılacağını belirtti. Ayrıca, ortak tanıtım kampanyaları, eğitim programları ve sağlık turizmi fuarlarında iş birliği yapılması kararlaştırıldı.

Hasipoğlu:”Hristodulidis’i hayretle takip ediyoruz”

Ubp Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu’ nun Rum tarafının NATO üyeliği konusunda açıklamalarda bulundu.

Hasipoğlu, Kıbrıs Adası’nı barut fıçısı haline getirmek için canla başla uğraşan Rum Lider Hristodulidis’i hayretle takip ediyoruz.

Rum Liderin içte ve dışta yaşadığı politik sıkıntılarını, sözde dış politik hamlelerle imajını kurtarmaya çalıştığını anlıyoruz. Bu hamleler içerisine, bizi devre dışı bırakıp Türkiye ile direk temasa geçme gibi beyhude bir heyecan içerisine girdiğini de gözlemlemekteyiz. Son olarak ABD Başkanı Biden ile görüştükten sonra, seçimi Trump’ın kazanması ile yine tongaya basan Rum Lider, Kıbrıs Adası’nı ateşe atmak pahasına NATO üyeliğini bir kez daha gündeme getirmiştir.

Bu vesileyle öncelikle vurgulamak isteriz ki, Kıbrıs Adası, Rum Liderin imaj propagandasına heba edilemez.

Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın olası NATO üyeliğini veto edecek olması biline biline, ilerletilmek istenen sürecin, kimseye bir yarar sağlamayacağı açıktır.

Türkiye’nin Rum tarafının NATO üyeliğini, ancak AB üyesi yapılmış bir Türkiye ve KKTC ile değerlendirmeye alması da üzerinde düşünülmesi gereken diğer bir unsurdur…

ABD ve Rum Yönetimi’nin NATO ve benzeri adımlarını bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz.

Anavatan Türkiye’nin 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları’na dayalı müdahale hakkını sözde NATO üyeliği ile ortadan kaldırmanın, Rum Tarafı’nın haddi olmadığını hatırlatmakta fayda görüyoruz. Türkiye”nin etkin ve fiili garantisinin devamlılığı, UBP”sinin kırmızı çizgisidir.

Şu hususun altını çizmek isteriz ki; çözüm istermiş gibi görünüp, özellikleri bizleri devre dışı bırakıp Türkiye ile direk temas etmeye çalışan Rum komşumuzun, statükocu söylemleri ve hayaller aslında, çözümsüzlüğün yegâne kaynağıdır.

Özellikle; Ortadoğuda yaşanan gerginlik, ABD”nin ortadoğunun Akdeniz kıyılarına yerleşmesi, Rum tarafının yaratmaya devam edeceği doğal gaz krizi ve yaptığı askerî anlaşmalar, diğer ülkelerle yaptığı yapay ittifaklar ve üçüncü ülkelerden aldıkları askerî yardımlar ile sadece ve sadece çözümsüzlüğe ve Türkiye ile bizleri kıskaca alma çabalarına hizmet etmektedir.

Ortadadoğuda, içerisinde bulunduğumuz bu ateş çemberi ve Rum tarafının bu adımlarına karşı, KKTC`nin Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile yapacağı Savunma İşbirliği Anlaşması, başta Rum tarafı, İsrail ve diğer devletlere vereceği en önemli askeri ve siyasi mesaj olacaktır. Bu saatten sonra GKRY”nin, AB”nin, İngiltere ve ABD”nin bu konuda ne tepki verecekleri, takkelerin düştüğü, insan hayatının hiçe sayıldığı ve müttefiklik anlamının devletlerin çıkarlarına göre değiştiği içinde bulunduğumuz süreç içerisinde artık bir önemi olmayacaktır, ifadelerine yer verdi.

Çocuk Onkoloji Servisi’nden mesaj var: “Yalnız olmadığımızı hissetmek çok değerli”

KKTC’de her yıl ortalama 15 çocuğa kanser tanısı konuyor. Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Onkoloji Servisi’nde şu an yaşları 1 ila 16 arasında değişen 14 hasta tedavi görüyor. Çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranlarının yüzde 80’in üzerinde olması ise yüz güldürücü olarak değerlendiriliyor.

Çocuk Onkoloji Servisi doktorlarından, Çocuk Hematolojisi Uzmanı Dr. Ayşe Sayılı Erenel, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) çocukluk çağı kanserleriyle ilgili bilgi verdi.

Bugün, Çocuk Onkoloji Servisi için koşulacak Lefkoşa Maratonu ile ilgili de konuşan Erenel, “Lefkoşa Maratonu, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri. O kadar kişi bir amaç için bir araya geliyor. ‘Birileri bizi görüyor, destekliyor’ düşüncesi, yalnız olmadığımızı hissetmek, hem hastalar hem aileler hem de bizim için çok değerli” dedi.

-“Dünyada, çocuklarda ve yetişkinlerde kanser görülme sıklığında artış var”

KKTC’de yılda ortalama 15 çocuğa kanser tanısı konduğunu belirten Ayşe Sayılı Erenel, en sık çocukluk çağı lösemileriyle karşılaştıklarını, bunu santral sinir sistemi (beyin) tümörleriyle lenfomaların izlediğini söyledi.

Dünyada çocukluk çağı kanserlerinin görülme sıklığının yüz binde 4 ila 5 olduğunu, ülkedeki rakamların da bu verilerle benzerlik gösterdiğini ifade eden Erenel, “Dünyada hem çocuklarda hem de yetişkinlerde kanser görülme sıklığı artıyor. Veriler, önümüzdeki yıllarda kanserlerin ön planda olacağını gösteriyor” dedi.

-“Belirtilerin ısrarcı olması önemli”

Ayşe Sayılı Erenel, kanser tanısı alan çocuklarda çevresel etkenlerden ziyade genetik faktörlerin etkili olduğunu, çocuğun bünyesindeki gen değişimlerinin, anne karnındaki faktörlerin veya doğduktan sonra geçirilen enfeksiyonların çocukluk çağı kanserlerine neden olabileceğini söyledi.

Erenel, kişinin ailesinde çocukluk çağı kanseri tanısı alanlar varsa bunun da riski artırdığını ifade etti.

Çocukluk çağı kanserlerinde halsizlik, yorgunluk, ısrarcı ateş gibi yaygın bulgular olabileceği gibi, boyunda ve kasıkta lenf bezi şişlikleri, morluklar, iyileşmeyen yaralar da görülebileceğini dile getiren Ayşe Sayılı Erenel, “Belirtilerin ısrarcı olması önemlidir” dedi.

-“Çocuklara tanının geç konulduğunu söyleyemem”

Erenel, kanserlerin türüne ve hangi bölgede olduğuna göre, çocuklarda baş ağrısı, kusma, göz kayması, kolda ve bacakta güçsüzlük gibi belirtiler de görülebileceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Çocukluk çağı kanserlerinde tanının geç konulduğunu söyleyemem. Erişkinlerde bazı tablolar maskelenebiliyor, kişiler doktor muayenesini erteleyebiliyor ancak çocuklarda durum farklıdır. Aileler mutlaka birkaç hafta içinde çocuk doktoruna ulaşıyor, hekim arkadaşlarımız da gerekli yönlendirmeyi yapıyor. Meslektaşlarımızla iş birliği içinde çalışıyoruz.”

-Ailelerin “nerde yanlış yaptık’ sorusu…

Ailelerin tedavi sürecindeki tutumuyla ilgili soru üzerine Erenel, “Elbette aileler tanıyı büyük bir üzüntüyle karşılıyor. ‘Nerde yanlış, eksik yaptık’ sorusu hep soruluyor ama kısa sürede, ‘tedaviye başlayalım, yol alalım’ denip sürece uyum sağlanıyor. Aile desteği, toplum desteği bu süreçte çok önemli” diye konuştu.

Erenel, hastalık ve tedavi süreciyle ilgili olabildiğince basit bilgiler verdikleri çocuklara, “Vücudumuz zayıf düştü, askerlerimizin güçlenmesi gerek, bu geçici bir dönem, okulumuza, arkadaşlarımıza döneceğiz” diyerek telkinde bulunduklarını söyledi.

-“Yeni tanı alan çocuklara ilk 6 ay hastane yatışı da gerektiren yoğun ilaç tedavileri uygulanıyor”

KKTC’de çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde dünyadaki protokollerin uygulandığını da ifade eden Ayşe Sayılı Erenel, yeni tanı alan çocuklara ilk 6 ay hastane yatışı da gerektiren yoğun ilaç tedavileri uygulandığını, ilaçların ağırlığının zamanla seyreltildiğini ve genellikle tedavinin bir-iki yıl içinde tamamlandığını belirtti.

-“Çocuklar kanser ilaçlarını yetişkinlere göre çok kolay tolere ediyor…”

Çocukların kanser ilaçlarını yetişkinlere göre çok kolay tolere ettiğini vurgulayan Dr. Ayşe Sayılı Erenel, “’Tedavi biter yaşam devam eder’ anlayışından hareketle, çocukların tedavilerini yan etkileri en az olacak şekilde düzenliyoruz” dedi.

Erenel, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde geçmişte daha ağır ilaçların, ışın tedavilerinin yaygın olarak kullanıldığını söyleyerek zamanla yaşam üzerindeki etkileri olumsuz olan ilaçlarda kısıtlanmaya gidildiğini belirtti.

-“Sağ kalım oranları yüzde 80’in üzerinde”

Erenel, “Yıllar içinde önemli başarılar elde edildi. Tedavilerden iyi sonuçlar alıyoruz. Sağ kalım oranları yüzde 80’in üzerinde. Çocukluk çağı lösemilerinin tedavisinde çok daha iyi sonuçlar alınabiliyor” dedi.

Hastalığı nüksetme ihtimali olan çocukların çok daha yakından ve uzun süre takip edildiğini de belirten Ayşe Sayılı Erenel, tüm tedbirler alınsa da öngörülemeyen risk faktörleri olduğunu söyledi.

-“Ailenin yapıcı bakış açısı çocuk için önemli…”

Anne, babanın veya tedavi sürecinde çocuğa bakım veren kişinin hastalığa yaklaşımının önemli olduğunu, yapıcı bakış açısı olan ailelerin çocuklara moral verdiğini ifade eden Dr. Erenel, çocukların normal yaşama adapte edilmesi gerektiğini de belirtti.

Hastanede tedavi gören çocuklara Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevlendirdiği ve haftanın üç günü Çocuk Onkoloji Servisi’ne gelen iki öğretmenin ders verdiğini de aktaran Erenel, çocukların dönem sonlarında karne aldığını da belirtti.

-2 hekimle 9 hemşirenin görev yaptığı Çocuk Onkoloji Servisi’nde 10 yatak var

Çocuk Onkoloji Servisi ile ilgili de bilgi veren Ayşe Sayılı Erenel, kendisinin yanı sıra Çocuk Onkoloji Uzmanı Dr. Dilek Birgen’in görev yaptığı 10 yataklı serviste, 9 hemşirenin çalıştığını ifade etti.

20 yıla aşkın süredir ayrı bir ünite olarak kanser tanısı alan çocuklara sağlık hizmeti sunduklarını, 2016’da yeni binaya taşındıklarını ifade eden Erenel, özverinin, dayanışmanın, sevecenliğin bu servis için önemli olduğunu kaydetti.

Başta Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı olmak üzere sivil toplum örgütlerinin Çocuk Onkoloji Servisi’ne ciddi destek verdiğini ifade eden Erenel, servisteki renkli düzenlemelerin de gönüllüler sayesinde çocukların korkmadan tedavi alabilmesi için yapıldığını, dönem dönem etkinlikler de düzenleyerek hastalara ve ailelerine moral verdiklerini belirtti.

-Çocukların kanserden korunması için neler yapılabilir?

Çocukların kanserden korunması için neler yapılabileceğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Dr. Ayşe Sayılı Erenel, kanserin önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, gebeliği düşünen bir kadının sağlıklı yaşama önem vermesi gerektiğini söyledi. Erenel, “Kendimizi korumamız, gelecek nesiller için önemli” dedi.

Anne sütüyle yaşama başlamanın devamında sağlıklı beslenmenin alışkanlık haline getirilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Erenel, boyalı yiyeceklerden, şekerden, yemişlerden, gazlı içeklerden uzak durulmasının, çocukların egzersize yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Dengeli ruhsal yaşamın, mutlu edici becerilerin çocuklara kazandırılmasının önemli olduğunu kaydeden Erenel, “Çocuklara sağlıklı alışkanlıklar kazandırmak yetişkinlerin sorumluluğu olmalı. Bu tohumlar çocuklukta atılmalı” dedi.

İsias Otel’in beşinci duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak

İsias Otel’in beşinci duruşması 3 Aralık Salı günü Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülecek.

Şampiyon Melekler için adalet arayışlarını sürdüren aileler bir kez daha evlatlarına mezar olan Adıyaman’da olacak.

Beşinci duruşma, mahkemenin son kez görüşüne başvurduğu Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi heyeti tarafından hazırlanan ve 28 Ekim’de açıklanan bilirkişi raporundan sonraki ilk duruşma olma özelliğini taşıyor.

Beşinci duruşma, Adıyaman İsias Otel’de hayatını kaybeden Şampiyon Melekler ve tur rehberleri ile 10 yaralının ailelerinin katılımıyla, 3 Aralık Salı günü saat 10.00’da Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Duruşmayı izlemek üzere başta Şampiyon Meleklerin aileleri, Başbakan Ünal Üstel, bazı bakanlar, milletvekilleri, siyasiler, Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Oluşturulan Geçici ve Özel (Ad-Hoc) Komite üyeleri, Barolar Birliği ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 100 kişilik heyet, yarın Gaziantep üzerinden Adıyaman’a gidecek.

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde yerle bir olan Adıyaman’daki Grand İsias Hotel’de konaklayan 35’i Kıbrıslı Türk sporcu ve öğretmenlerden oluşan kafile dahil toplam 72 kişi hayatını kaybetmişti.

Depremden Türkiye’deki 14 milyon kişi doğrudan etkilenirken 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

-Karakaya: “Olası kastla yargılanmaları talebimiz güçlendi”

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, son çıkan bilirkişi raporunun, İsias davasındaki adalet arayışlarına güçlü bir temel sunduğunu söyledi.

Raporun, İsias Otel’in saniyeler içinde kum yığınına dönüşmesine neden olan usulsüzlükleri açıkça belgelediğine işaret eden Karakaya, bunun da adalet mücadelesinde öne sürdükleri “olası kast” ile yargılanma taleplerini daha da güçlendirdiğini kaydetti. Karakaya, bu delillerle, suçluların hak ettikleri en ağır cezayı alacağına inanç belirtti.

-“Bir kez daha yaşananların hesabını sormak için Adıyaman’a gidiyoruz”

İsias davası öncesi TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Karakaya, şöyle konuştu:

“Bizler, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği olarak, bir kez daha yaşananların hesabını sormak için Adıyaman’a gidiyoruz. Bu dava, sadece kaybettiğimiz canlarımızın adaletini sağlamakla sınırlı değildir. “Bu dava, gelecekte hiçbir annenin evladına mezar olan binalar yüzünden ağlamaması, hiçbir babanın cevap bulamayacağı ‘neden’ diye sorular sormaması için yürütülen bir mücadeledir.”

Adalet mücadelelerinde kararlılıklarının her geçen gün daha da arttığını söyleyen Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahkeme salonlarında karşılaştığımız yalanlara rağmen, çocuklarımızı hayattan koparan gerçekler bilirkişi raporlarıyla açıkça ortaya konmuştur. Binanın usulsüz yapıldığı ve göz göre göre 35 canımıza mezar olduğu, artık tüm çıplaklığıyla kanıtlanmıştır. Bu nedenle, İsias davasında tüm sorumluların olası kast ile yargılanarak en ağır cezaları almasını talep ediyoruz.”

-“Bu mücadele sadece ailelerin değil, adaletin üstünlüğüne inanan herkesin mücadelesi”

Bu mücadelenin sadece ailelerin değil, adaletin üstünlüğüne inanan herkesin mücadelesi olduğunu vurgulayan Karakaya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı ve Türkiye’deki duyarlı insanların ilk günden itibaren kendileriyle tek yürek olduğunu söyledi.

-“Davadan çıkacak ibretlik bir karar, gelecekte yaşanabilecek trajedileri önleyecek”

Bu dayanışmanın daha da büyümesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Karakaya, insan hayatının, kadercilik anlayışıyla değersizleştirilemeyeceğini, İsias davasından çıkacak ibretlik bir kararın, gelecekte yaşanabilecek trajedileri önleyeceğini vurguladı. Karakaya şöyle konuştu:

“Bizler, çocuklarımıza ve kaybettiğimiz canlarımıza bir söz verdik; Adalet yerini bulana kadar durmayacağız! Bu dava sadece bizim değil, toplumun tüm kesimlerinin sesi olmak zorundadır. Bugün buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Türkiye Cumhuriyeti yargısından, bu insanlık suçunun sorumlularına hak ettikleri cezayı vermesini talep ediyoruz.”

Basın mensuplarına ve kamuoyuna kendilerine verdikleri destek için teşekkür eden Karakaya, “Bu mücadele, sizin sesinizle güçleniyor. Adaletin yerini bulması için birlik olmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi.

-Esendağlı: “Duruşmanın bilirkişi raporuna göre şekillenmesini bekliyoruz”

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Av. Hasan Esendağlı da, 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek İsias Otel beşinci duruşmasının, çok kritik ve önemli olduğunu ifade ederek, duruşmanın bilirkişi raporuna göre şekillenmesini beklediklerini vurguladı.

Esendağlı, uzun süreç ve çeşitli bilirkişi raporlarından sonra mahkemenin son kez görüşüne başvurduğu Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi’ne mensup hocalardan oluşan bilirkişi heyetinin 4 Eylül’de olay yeri olan enkaz alanından numune alıp, kapsamlı raporunu hazırladığını ve 28 Ekim’de mahkeme dosyasına sunduğunu anımsattı.

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, 3 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel beşinci duruşması öncesinde TAK muhabirinin sorularını yanıtladı.

-“Olası kast suçunun unsurlarının oluştuğu hukuki kanaati oluşmaya başladı”

3 Aralık’ta görüşülecek duruşmanın bilirkişi raporu geldikten sonra ilk celse olacağına dikkat çeken Esendağlı, “Bununla ilgili hem avukatlar hem hukukçular hukuki mütalaalarını hazırlanmaya başladı. Bizim açımızdan yapılan bu çalışmalarda, bahse konu bilirkişi raporunda sanıklara atfedilen fiillerin olası kastla birçok insanın ölümüne sebebiyet verme suçunun unsurlarının oluştuğu hukuki kanaati oluşmaya başladı.” dedi.

-“Bu dava önemli, duruşmanın bilirkişi raporuna göre şekillenmesi bekleniyor”

Kendileri açısından önemli olan bir diğer hususun da suça katılan Adıyaman Belediyesi’ndeki ilgili dönem kamu görevlileriyle ilgili soruşturmanın geldiği aşama olduğunu belirten Esendağlı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Onu da ayrıca takip ediyoruz. Davaların birleştirilmesi noktasında avukatlarımızın çaba ve girişimleri söz konusu. Bu dava önemli, duruşmanın bilirkişi raporuna göre şekillenmesi bekleniyor. Sanık avukatlarının ne müdafaa edeceklerini göreceğiz. Bizim avukatlarımız sürece ciddiyetle hazırlanıyorlar.”

-Bilirkişi raporu… “Bina 1998 Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılmış olsaydı, depremde yıkılmayacaktı”

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Haziran tarihli ara kararı ile dosya, Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetine sevk edilmişti.

Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre, binanın yana doğru, yani çekiçleme etkisi ile çökmediği; binanın öne yani Atatürk Bulvarı’na doğru çöktüğü tespit edilmişti.

Bilirkişi heyeti raporunda, yıkılmanın deprem kuvveti ile alakası olmadığı, binanın bulunduğu parselde 1 saniyelik periyot üzerinde oluşan spektral ivmede değerlerinin 1998 Deprem Yönetmeliği’nde binanın bulunduğu yer için verilen tasarım ivme değerlerini aşmadığı, binanın 1998 Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılmış olsaydı, depremde yıkılmayacağı vurgulanmıştı.

Raporda ilk kez asansörden bahsedilerek, asansörün yapılması için de statik hesap yapmadan asmolen döşemede boşluk açılması, binanın temel kusurlarından biri olarak değerlendirilmişti.

Binanın yıkılma nedenlerinin imalattaki eksik ve kusurlar, yapım ve denetimdeki kusurlardan kaynaklandığı vurgulanan raporda ayrıca, daha önceki raporlardan KTÜ raporunda kaçak katın önemine dikkat çekerken Gazi Üniversitesi, depreme etkisi olmadığını ifade etmişti; ancak bu raporda kaçak katın depreme etkisinden bahsedilmişti.

Bilirkişi raporuna göre, başta Ahmet Bozkurt olmak üzere tüm sanıkların (bugüne kadar hiç tutuklanmayanlar dahil) kusurlu olduğu tespit edilerek, raporda Mimar Erdem Yıldız’ın, inşaat mühendisi Mehmet Göncüoğlu’nun ve inşaat mühendisi Hasan Aslan’ın da olaydaki katkısı ortaya çıkmıştı.

Raporda, Gazi Üniversitesi Raporu dayanak gösterilerek tahliye edilen Halil Bağcı’nın olayda kusursuz olmadığının, tam aksine bu yapıda alınması zorunlu olan 2001 tarihli statik hesap eksiğini gidermek için vermiş olduğu üç sayfalık baştan savma ve statik hesap özelliği taşımayan rapor ile binanın yıkılmasında temel belirleyicilerden olduğunun tespit edildiği vurgulanmıştı.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Haziran 2024 tarihli ara kararı ile dosya Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetine sevk edilmişti.

-Dava süreci

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 3’ü tutuklu 11 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması 3-6 Ocak’ta, ikinci duruşması 26 Nisan’da, üçüncü duruşması 12 Haziran’da, dördüncü duruşma ise 22 Ekim’de yapılmıştı.

İlk duruşmada aileler, sanıklar, tanıklar dinlenmiş, avukatlar savunmalarını yapmıştı. Dört gün süren ilk duruşma ardından, tek gün görüşülen ikinci ve üçüncü duruşmada, mahkeme ara kararlar almıştı.

İsias Otel davasının ikinci duruşması 26 Nisan’da Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülmüş ve 72 ölü, 8 yaralı olan ana dosya ile 2 yaralının daha olduğu ek dosya birleştirilmişti.

Mahkeme ikinci duruşmada, tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına, 8 sanığın adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, ayrıca Gazi Üniversitesi dışında mümkünse teknik bir üniversiteden yeniden bilirkişi raporu talep edilmesine karar vermişti.

28 Mayıs’ta Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu, İsias Otel dava dosyasından ayrılan Adıyaman Belediyesi’ndeki kamu görevlileriyle ilgili soruşturma izni vermişti.

Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu’nun gerekçeli kararına göre, yapı ruhsatında imzaları bulunan ve sorumlulukları tespit edilen Adıyaman Belediyesi’nin ilgili dönemlerdeki; Ruhsat Büro Teknisyeni, Ruhsat Büro Şefi, İmar Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcılarından hayatta olan 4 kişi aleyhinde soruşturma başlatılması emredilmişti.

Adli tatil öncesinde 12 Haziran’da yapılan üçüncü duruşmada ise mahkeme, Grand İsias Otel’le ilgili yeni bir bilirkişi raporunun 9 Eylül Üniversitesi tarafından yeniden hazırlanmasını emretmişti.

Mahkeme tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt, Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına; diğer 8 sanığın ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, hakkında soruşturma izni çıkarılan kamu görevlilerinin dosyalarının akıbetinin öğrenilmesine karar verilmişti.

Öte yandan 4 Eylül’de, aralarında bilirkişilerin de bulunduğu heyet otel enkazının bulunduğu alanda inceleme yapmıştı.

Enkazdaki çalışmayı KKTC Dışişleri Gaziantep Temsilcisi Hakkı Emre Yunt, KKTC’nin Gaziantep Konsolosu Kerem İzmen, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, dernekten temsilciler ve diğer ilgililer takip etmişti.

Alınan karot örnekleri, tutanaklarla detaylı inceleme için üniversite heyetine teslim edilerek, alınan numunelerle ilgili hazırlanan raporlar, mahkeme heyetine sunulmuştu.

İsias Otel’in 22 Ekim’deki son duruşmasında ise, bir sonraki duruşmanın 3 Aralık’ta yapılmasına karar verilmişti.

Mahkeme ayrıca, tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına; diğer 8 sanığın ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasının devamına hükmetmişti.

Bunun yanında, mahkeme, hakkında soruşturma izni çıkarılan kamu görevlilerinin dosyalarının akıbetinin öğrenilmesine ve İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Bilirkişi Raporu’nun beklenmesine de hükmetmişti.

Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ise bir önceki duruşmanın hemen akabinde 28 Ekim’de açıklanmıştı. İsias Otel’in 3 Aralık’taki davası bilirkişi raporundan sonraki ilk duruşma olacak.

Öte yandan, Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Timuçin Köprülü, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meral Ekici, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkân Yalçın’dan oluşan Uzman Kurulu’nun hazırladığı hukuki bilimsel değerlendirmenin sonucu, 27 Kasım Çarşamba günü dava dosyasına girdi.

UBP GAZİMAGUSA İLÇESİNDE GELENEK YİNE BOZULMADI

Bakanlar vatandaşların sorunlarını dinlemeye devam ediyor
UBP Gazimağusa İlçe Başkanlığı, gelenek haline getirdiği “Cumartesi Buluşmaları” kapsamında bu hafta da vatandaşların sorunlarını dinledi.
İlçe Başkanı Nahit Öncü’nün yıllar önce başlattığı bu etkinlikte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ve UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu hazır bulundu.

Partili ve partisiz tüm vatandaşlara açık olan etkinlikte, bakanlar ve genel sekreter, Gazimağusa halkının sorunlarını ve taleplerini birinci ağızdan dinleyerek çözüm yolları üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

Etkinliğe katılan yetkililer, vatandaşların ilettiği konuları dikkatle değerlendireceklerini belirtti. İlçe Başkanlığı ise bu tür buluşmaların devam edeceğini vurguladı.

Kaynak: Ergün Yahat

10. Dünya Helal Zirvesi sona erdi

Türkiye Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Anadolu Ajansı’nın (AA) global iletişim ortağı olduğu, dünya helal ekonomisinin paydaşlarını bir araya getiren Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo sona erdi.

“Helalde Başarılı 10. Yıl” mottosuyla bu yıl 10’uncusu düzenlenen Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo önemli etkinliklere ev sahipliği yaptı.

İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ilgili kuruluşu İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) işbirliği, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu koordinasyonunda düzenlendi.

110 ülkeden on binlerce ziyaretçi, 20 ülkeden 55’in üzerinde konuşmacının katıldığı zirvede ticarette yeni potansiyellerle birlikte helal pazarının geleceği de konuşuldu.

Ticareti Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla açılan fuarda düzenlenen oturumlar, ülke katılımlarıyla gerçekleştirilen paneller ve B2B görüşmelerle ticareti büyütecek yeni potansiyeller masaya yatırıldı.

10. Dünya Helal Zirvesi, Helal Expo, Private Label, Natural, Organik Vegan Alanı (NOV), ETHEXPO Avrasya Turizm ve Sağlık Fuarı, Afrika Özel Alanı, Modest Fashion Özel Alanı, Uluslararası Bakanlar Oturumu, Ülke İş Forumları ve B2B özel alanlarıyla uluslararası ekonomiyi İstanbul’da bir araya getirdi.

Helal gıda, kozmetik, turizm, sağlık, ev-mutfak, finans ve daha birçok sektörden katılımcının yer aldığı 10. Dünya Helal Zirvesi’nde, üst düzey bürokratlar, dünya genelinden uzmanlar, akademisyenler, girişimciler ve sektör temsilcileri, helal pazarının büyümesi, helal standartlarının geliştirilmesi ve uygulanması üzerine önemli yol haritaları açıkladı.

HELAL EXPO’YA 45 ÜLKEDEN 500 FİRMA KATILDI

  1. Dünya Helal Zirvesi özel alanlarından Helal Expo Fuarı, organizasyon süresince yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Helal pazarının temsilcilerini helal ürünler, Private Label ürünler ve Natural, Organik ve Vegan ürünler özel alanlarında buluşturan Helal Expo Fuarı, 110 farklı ülkeden 10 bini yabancı olmak üzere toplam 30 bin ziyaretçiyi ağırladı.

45 farklı ülkeden yerli ve yabancı 500 firmanın katıldığı Helal Expo Fuarı, bine yakın yerli ve yabancı satın alma heyeti ve B2B görüşmeleriyle katılımcılara küresel işbirlikleri ve yeni anlaşmalar açısından önemli fırsatlar sundu.

10. Dünya Helal Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda helal pazarının 2030’a kadar çok hızlı büyüyeceği, Helal sertifikasyon ve akreditasyon konusunda ortak standartların olmasının pazarı çok büyük katkıları olacağı ifade edildi.

Zirve, “Helal Araştırma ve Geliştirme: Yeniliğe Giden Yolu Hazırlamak”, “Helal Tedarik Zincirinde Dürüstlüğün Sağlanması”, “Helal Ekonomi: Zorluklar, Fırsatlar ve Küresel Trendler”, “Helal Güzelliğin Geleceği: Trendler, Sağlıklı ve Güvenli Gıda Ekosistemi”, “Helal Turizmi: Büyüyen Pazarı Yakalamak, Helal İlaç ve Laboratuvar Uygulamalarında Uyum” gibi küresel çapta helal pazarını büyütecek çok sayıda oturum ve panele ev sahipliği yaptı.

ÜLKE İŞ FORUMLARIYLA YENİ YOL HARİTALARI BELİRLENDİ

Zirvede, ülkeler arasındaki iş birliği fırsatları, ticarette yeni bakış açıları, alternatif pazarlar gibi helal ekosistemine büyük katkılar sağlayacak ülke iş forumları da düzenlendi.

DEİK Türkiye-Umman İş Forumu, DEİK Türkiye-Filistin İş Forumu, DEİK Türkiye-Yemen İş Forumu, Türkiye-Cezayir İş İnsanları Toplantısı Türkiye-Kamerun İş İnsanları Toplantısı ve Türkiye-Senegal İş İnsanları Toplantısı ve bu etkinlikler sonrasında gerçekleştirilen B2B görüşmelerle ülkelerarası ticareti büyütecek yeni yol haritaları belirlendi.

Öte yandan, binlerce ziyaretçinin yer aldığı Dünya Helal Zirvesi’nde düzenlenen Go Africa özel oturumuyla bölgedeki helal pazarı, ticari faaliyetler ve potansiyeller konuşuldu.

Ticari ilişkileri güçlendirmek, Afrika’nın potansiyelini vurgulamak, ortak girişimleri teşvik etmek ve yeni networklar için önemli bir potansiyele sahip olan Go Africa buluşmasında farklı ülkelerden çok sayıda ziyaretçi yer aldı.

FİLİSTİN, ZİRVENİN ŞEREF KONUĞU OLDU

10. Dünya Helal Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen DEİK Türkiye-Filistin İş Forumu kapsamında gerçekleştirilen panelde, Filistin’e dünya genelinde en büyük desteğin Türkiye’den geldiği, tüm Körfez ülkelerinin bu konuda Türkiye’yi örnek alması gerektiği vurgulandı.

Ticaret Bakanlığının partner ülke, şeref misafiri olarak belirlediği Filistin’e, 10. Dünya Helal Zirvesi’nde 700 metrekareden fazla stant alanı tahsis edildiği açıklandı.

10. DÜNYA HELAL ZİRVESİ 26-29 KASIM 2025’TE YAPILACAK

Helal pazarının küresel çaptaki en önemli organizasyonu olan ve her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Dünya Helal Zirvesi’nin 2025 yılı organizasyonu için çalışmalar şimdiden başlatıldı.

26-29 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilecek 11. Dünya Helal Zirvesi’nin yüzlerce firma, binlerce ziyaretçi ve helal ekosisteminin önemli isimlerini ağırlaması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yeni yerleşke alanını ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yeni yerleşke alanını ziyaret etti. Yerleşkenin bölgedeki yeni gelişmelere vesile olması temennisinde bulunan Tatar, çalışmaların hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) yeni yerleşke alanını ziyaret etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ziyarette yaptığı konuşmada Türkiye’nin önemli üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yeni yerleşke yerinin önemine dikkat çekerek, üniversitenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve yükseköğretime büyük katkı yapacağını vurguladı.

Yerleşkenin bölgedeki yeni gelişmelere vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, çalışmaların hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, yapılacak yerleşkenin Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkilerine olumlu katkısı olacağını ifade etti.

Tatar: NATO AB değil, Anavatan Türkiye keyfi siyasi kararlara izin vermeyecektir

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in NATO’ya katılmak istedikleri söylemiyle ilgili “NATO AB değil, Anavatan Türkiye keyfi siyasi kararlara izin vermeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, yazılı açıklamasında, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’i eleştirdi, Hristodulidis’in Rum halkı nezdinde kaybettiği desteği geri kazanma çabasıyla yeni bir gündem yaratmaya çalıştığını kaydetti.

Tatar, “Rum lidere tavsiyem; kendi halkını kandırmaktan vazgeçmesi, sahadaki gerçekleri içselleştirmesi ve iki devlet, iki halk ve bölgemizin yararına olacak işbirliği çağrılarımıza olumlu yaklaşmasıdır” ifadelerini kullandı.

Rum liderin, ABD seçimleri öncesinde, 20 Ocak’ta görevi ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’a devredecek Joe Biden’le görüşmesini suiistimal etmeye devam ettiğine işaret eden Tatar, bu görüşmeden hedeflediği getiriyi alamayan Hristodulidis’in şimdi de NATO’ya üye olmaktan bahsetmeye başladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Genelde Rum liderin yanılsamaya dayalı açıklamalarına yanıt verme değeri görmemekle birlikte, Hristodulidis’in bu çabalarının kamuoyumuzda yer almaya başlamasından dolayı halkımızı doğru bilgilendirmek adına bu açıklamayı yapma gereği duydum.

Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı yani NATO, 4 Nisan 1949 tarihinde imzalanan Washington Antlaşmasıyla kurulmuştur. Bu Antlaşmanın 10. Maddesinde üyelik süreci açıkça ortaya konmaktadır. İlgili maddenin sorgulanmaya açık yanı da yoktur. Üyelik süreci ancak ve ancak tüm üyelerin oy birliğiyle başlayabilir. Yani ne kendiniz bunu yapabilirsiniz ne de tek başına başka bir ülke sizin adınıza bunu gerçekleştirebilir.

Rum liderliğinin böylesine cüretkâr açıklamalar yapabilmelerinin en büyük sebebinin AB’ye katılım süreçleri olduğu değerlendirilebilir. O zaman AB’nin genişleme sürecini baltalayacağı tehdidinde bulunan Yunanistan, AB üyelik kriterlerine, özellikle siyasi kriterlerine uymamasına rağmen GKRY’nin üyelik sürecinin başlatılmasını sağlamıştı. AB kendi koymuş olduğu kriterlerin hilafına Rum yönetiminin bu süreci tamamlamasına izin vermiş ve nihayetinde kapsamlı çözümü reddeden Rum tarafına tam üyelik statüsü vermiştir.

NATO bu örnekten farklıdır. Keyfi siyasi kararların alınabileceği bir teşkilat değildir. Orada Rum tarafının bu türden girişimlerinin başlatılamayacağının teminatı, NATO’nun en önemli üye ülkelerinden olan Türkiye Cumhuriyeti bulunmaktadır. Nitekim bu gerçekliği teyit eden güçlü bir açıklama da dün Türkiye Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Türkiye Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, NATO’nun genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin söyleme dayalı bu girişimlerinin dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişme olduğunu belirtmiş ve bu girişimlerin Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacağını ve Ada’da iki taraf arasında gerçekleşebilecek olası süreçleri olumsuz etkileyeceğini vurgulamıştır.”

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum liderin açıklamalarında yasadışı Rum Milli Muhafız Ordusu’nun Türkiye’ye karşı caydırıcı güç olma hayalini güçlendirmek için bunu yaptıklarından da bahsettiğini ifade ederek, Rum liderin söylemlerinin, aslında esas amacının; NATO’nun en kilit ve önemli ülkesi olan Türkiye’ye karşı bir hamle olarak özetlenebileceğine dikkat çekti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 20 Temmuz 1974’te adaya barışı getirdiğini ifade eden Tatar, “O mutlu günden beridir, geleneksel Rum zihniyete rağmen, kahraman Mehmetçik mevcudiyeti ve caydırıcı gücüyle tüm Adada barış ve huzur ortamını sürmesini sağlamaktadır” dedi.

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Savaşan HALAL EXPO’da

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, Halal Expo Uluslararası Ticaret Fuarı’nı ziyaret etti.

KSavaşan yazılı açıklamasında, bu yılki “HALAL EXPO’nun, ETHEXPO Avrasya Turizm ve Sağlık Fuarı, Uluslararası Bakanlar Oturumu, Private Label, Natural Organik Vegan Alanı, Ülke İş Forumları ve B2B özel alanlarını” kapsadığını kaydetti.

Savaşan, sağlık, turizm ve helal ürün sektörlerini İstanbul’da buluşturan fuara  KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı şemsiyesi altında turizm paydaşlarıyla birlikte katıldığını belirtti.

KKTC’nin sağlık turizmini tanıtma ve uluslararası ortaklıklar kurma fırsatı tanıyan bir etkinlikte yer almaktan memnuniyet duyduğunu belirten Savaşan, fuarın Kuzey Kıbrıs’ın küresel görünürlüğüne katkı sağlamasının yanında, yeni işbirlikleri kurma fırsatı da yarattığını kaydetti.

Bugün 14:00 ile 15:00 arası pek çok bölgede elektrik kesintisi olacak

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu(Kıb-Tek), arıza tamir maksadıyla 14:00 ile 15:00 saatleri  arasında Girne, Boğaz ve Alayköy ile Metehan’a kadar geniş bir alanı kapsayan birçok bölgeye elektrik verilemeyeceğini duyurdu.

Kıb-Tek’ten verilen bilgiye göre, kötü hava şartlarından dolayı yüksek gerilim hatlarında kısa devrelere bağlı oluşan arızalar tamir edilecek. 14:00 ile 15:00 arasında elektrik verilmeyecek bölgeler şöyle:

“Girne Polis Müdürlüğü ve Civarı, Ciklos Mevkii, Onar Village ve Civarı, Doğanköy’ün Güneyi, Eminağa Seralar Bölgesi ve Girne Belediyesi Su Pompaları, Beylerbeyi Dağ Kısmı, Begonvil Evleri Bölgesi, Ozanköy Mezarlık Bölgesi, Girne Barış Parkı Civarı, Soli, Artsan Siteleri, 19 Mayıs Koleji ve Civarı, KTBK Kolordu K’lığı, Doğanköy Çemberi, Bedreddin Demirel Caddesi, Ecevit Caddesi, Semih Sancar Caddesi’nin bir kısmı, Doğanköy’ün bir kısmı, Girne Öğretmen Evi ve Milli Arşiv, Mahkemeler, Girne Akçiçek Hastanesi Bölgesi, İnönü Caddesi, Girne 23 Nisan İlkokulu ile Anafartalar Lisesi ve Çevresi, Girne Çarşı ve Liman Hotel Bölgesi, Girne Marina Bölgesi, Colony Hotel, Beycanlar İş Merkezi Bölgesi, Girne Turizm Parkı Civarı, Rocks Hotel Civarı, Girne Çarşı’nın Liman Kısmı,  Dome Hotel ve Civarı, Savoy Hotel, Pis Su Arıtma Bölgesi, Türk Ocağı Spor Kulübü Bölgesi, Yalı Bölgesi, Askeri Hastahane, Yukarı Girne’nin bir kısmı, 20 Temmuz Stadı ve Çevresi, Akpınar Pastanesi Cemberi ve Civarı, Girne Belediyesi Arıtma Tesisleri ve Civarı, Girne Sosyal Konutlar ve Eziç Premier Res. Çevresi, Yukarı Girne, Gaü Kız Yurdu ve Çevresi, Zeytinlik Köyü Doğusu, Güyap Evleri Bölgesi, Girne Çevre Yolu dağ kısmı, Girne Mete Adanır Caddesi, Girne Tenis Kortları Bölgesi, Lemar Zeytinlik (Eski Astro) ve Kuriş Apt.ları Bölgesi, Kaşkar Court Bölgesi, Jasmine Court Hotel ve Civarı ile Mavi Kordon Apt.ları Bölgesi, Girne Şehitler Caddesi, Patara Sitesi ve Civarı, Zeytinlik Sosyal Konutları, Zeytinlik Köy İçi, Ship Hotel ve Civarı, Yılan Adası ve Yolu, Oğuz Veli Ortaokulu ve Çevresi, K’oğlu Caddesi ve K’oğlu Lemar Çevresi, K’oğlu Sanayi, Ağır Bakım Taburu, Jasmine Court Otel’in batısı, Akacan FEO Sitesi, Mr Pound Plus, Harbiye Kışlası, GAÜ Koleji, K’oğlu S Bölgesi, Levent Karmi Sitesi, Recaioğlu Hotel ve civarı,  K’oğlu Starlux Sinema ve bölgesi, Topset Hotel ve bölgesi, Karmi (Karaman), Karaman su pompaları, Sivil Havacılık ve Radar Askeri Tesisleri, Edremit’in Batısı (dağ kısmı), Meriç Erülkü Sitesi, GAÜ Erkek Yurdu, Edremit Köy İçi, Karmi Gazino ve Hideaway Club Hotel bölgesi, Edremit Çemberi, Boğazköy Köy İçi Bölgesi, Lefkoşa – Girne Anayolu Boğaz Kavşağı Bölgesi, Hediyem Su Bölgesi, St. Hilarion Bölgesi, G.K.K. Karargahı Bölgesi, Ağırdağ, Yukarı Dikmen, Yukarı Dikmen Su Kuyuları Bölgesi, Yukarı Dikmen Ağıllar Bölgesi, Dikmen Kırıkkale Asker, Dikmen Köy İçi, Dikmen Kırsal Kesim Arsaları Bölgesi, Taşkent, Dikmen Cemsa Evleri, Güngör, Güngör Taşocakları Bölgesi, Oray sitesi ile boğaz karakolu arasında kalan kısım, Emaş Bölgesi, Kömürcü, Dağyolu, Pınarbaşı, Gürpınar, Yılmazköy, Serhatköy, Serhatköy Su Pompa İstasyonu, Gayretköy, bölgedeki tesis ve su motorları, Şahinler, Mevlevi, Türkeli, Lefkoşa/Güzelyurt anayolu üzerinde Türkeli kavşağı ile Zet Karting arasında kalan tesisler, Alayköy ve Metehan Sınır Kapısı Bölge”

Üstel: Anavatan Türkiye Her zaman Kıbrıs Türkü’nün Yanındadır

Başbakan Ünal Üstel, İstanbul’da Türkiye Milli Savunma Bakanlığı tarafından Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi komutanlığında hazırlanan ‘Kıbrıs Barış Harekatının 50 Yılı Fotoğraf Sergisi’nin açılışına katıldı.

Başbakan Üstel’e açılışta, Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak eşlik etti.

Başbakan Üstel, serginin açılışından dolayı Yaşar Güler, Mehmet Nuri Ersoy ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Kıbrıs Türk Halkının büyük bir varoluş mücadelesi verdiğini hatırlatan Üstel, varoluş mücadelesinin Kıbrıs Türk halkının her zaman güvendiği ve etle tırnak gibi olduğu Anavatan Türkiye ile birlikte verildiğini söyledi.

Başbakan Üstel, her türlü baskı ve ekonomik ambargoya rağmen Kıbrıs Türkü’nün Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler içerisinde varoluş mücadelesini sürdürdüğünü vurguladı.

Bugün İsrail-Filistin savaşının devam ettiğine dikkati çeken Üstel, “Bir yılını aşan bu savaşta bombalar her gün yağıyor. Çoluk çocuk 45.000’e yakın insan ölüyor. Hâlâ daha BM sessiz bakıyor, Güvenlik Konseyi seyrediyor. AB seyrediyor. Bir tek ses çıkaran yine Türkiye. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her platformda dünyaya çağrı yapıyor. Ama baktığımız zaman devam eden harp oradaki insanları birer birer yok edene kadar devam edeceğe benziyor.” dedi.

Aynı zulmü, işkenceyi, ambargoyu, soykırımı Kıbrıs Halkı’nın da yaşadığını anımsatan Üstel, “Bize bunlar uzak değil, yine BM seyretti, Güvenlik Konseyi seyretti ve bütün bunlara rağmen problemli olan bir yeri AB bünyesine aldı ve hâlâ daha seyrediyor.” dedi.

Kıbrıs Türkü’nün Filistin’den bir farkının olduğuna dikkati çeken Üstel, Kıbrıs Türkü’nün yanında her zaman Türkiye olduğunu vurguladı.

Üstel, “Bizim Anavatanımız Türkiye vardı, bizim Türk askeri komutanlarımız vardı. Mehmetçiğimiz vardı. Her platformda imdadımıza yetiştiler, bizimle birlikte hareket ettiler, bütün zulümlere karşı 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’yla Kıbrıs Türkü özgürlüğüne kavuştu. Barış Harekatı’yla sadece Kıbrıslı Türkler değil Kıbrıslı Rumlar da özgürlüğüne kavuştu. Türkiye Cumhuriyeti Rum tarafına da barışı getirdi.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurul toplantılarındaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çağrısını hatırlatan Üstel, “KKTC’yi tanıyın” çağrısının hemen akabinde TDT’ye gözlemci üye olduk ve hedefimiz tam üyelik ve bu uğurda yolumuza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Başbakan Üstel, daha sonra Türkiye Milli Savunma Bakanı Güler, Kültür Turizm Bakanı Ersoy ve komutanlar ile sergiyi gezdi.

Başbakan Üstel, bandonun söylediği Kıbrıs şarkılarına da eşlik etti.


Hasan Elmacı: KKTC ana karasında yer alan Ovgos Fayı ciddi bir sismik boşluktur

Yüksek Jeoloji Mühendisi Hasan Elmacı, Akdeniz’deki depreme dikkat çekerek, KKTC ana karasında yer alan Ovgos Fayı’nın ciddi bir sismik boşluk olduğunu kaydetti.

MTA Genel Müdürlüğü Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Proje Başkanı Yüksek Jeoloji Mühendisi Hasan Elmacı, Akdeniz’deki depreme ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.

Elmacı, depremin derinlik ilişkisine işaret ederek, “Büyük olasılıkla KKTC ana karasında yer alan Ovgos Fayı’nın denizdeki devamında meydana gelmiştir. Bu fay ciddi bir sismik boşluktur” dedi.