Archives 2024

Sağlık Bakanlığı’ndan Lefkoşa Maratonu’na Destek

Dinçyürek:” Her adım çocuklarımız için bir umut “

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek ve bakanlık personeli,“Kahramanlarımızla Zafere Koşulacak” Ülker Lefkoşa Maratonu’na kayıt yaptırdı.

Bakan Dinçyürek, maratondan elde edilecek gelirlerin Çocuk Onkoloji Servisi’ne bağışlanacak olmasının büyük bir sosyal sorumluluk örneği olduğunu belirterek, bu anlamlı organizasyonu düzenleyen Lefkoşa Türk Belediyesi’ne ve katkı sağlayan herkese teşekkür etti.

Dinçyürek açıklamasında, böylesi etkinlikler ve bağışların toplumdaki dayanışma ruhunu güçlendirdiğine dikkat çekerek, sağlığımız için attığımız her adımın, yardıma ihtiyaç duyan çocukların tedavisi için bir umut olduğunu ifade etti. Özellikle Çocuk Onkoloji Servisi gibi kritik bir alanın desteklenmesi, çocukların sağlıklarına kavuşmasına ve ailelerinin geleceğe umutla bakmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

Erdoğan, KKTC’nin de yer aldığı MÜSİAD Fuarı’nı ziyaret etti

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’nin de yer aldığı 20. MÜSİAD EXPO Ticaret Fuarı’nı ziyaret etti.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde dün akşam düzenlenen 20. MÜSİAD EXPO Ticaret Fuarı’na katılarak, bir konuşma yaptı.

Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da Erdoğan’ın Fuar ziyaretinde yer aldı.

Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği MÜSİAD Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kongresi’nde konuşarak fuarın önemine değindi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun da yer aldığı anı fotoğrafı çekildi.

Hava bugün açık ve az bulutlu

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre, hava bugün açık ve az bulutlu olacak.

Meteoroloji Dairesi, gelecek hafta salı ve çarşamba günleri sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmur beklendiğini bildirdi.

Meteoroloji Dairesi Haftalık Hava Tahmin Raporu’na göre, bölge soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün, yarın ve pazartesi açık, az bulutlu, zamanla parçalı çok bulutlu, salı parçalı çok bulutlu sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, çarşamba parçalı çok bulutlu yer yer sağanak yağmurlu, perşembe ve cuma da parçalı bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde periyodun ilk günlerinde 19-22 derece, diğer günlerde ise 15-18 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar genellikle Kuzey ve Doğu yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

Tatar, Gazimağusa’da tarihi eser ve şehitlikleri ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gazimağusa’da iki taraflı Kültürel Miras Teknik Komitesi tarafından koruma çalışması tamamlanan ve çalışma yapılması planan eserler ile şehitlikleri ziyaret etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, ziyaretler sırasıyla Canbulat Burcu, Akkule ve Çifte Mazgal’a  yapıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, 2025 yılı içerisinde Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma tarihi Kertikli Hamamı ve Karpaz (Diamante) Burcu’nda da Komite tarafından koruma çalışması yapılacağını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Tatar, kültürel miras alanında yapılan tüm çalışmaların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çağdaş bir devlet olarak adanın kültür mirasına atfettiği önemin en somut göstergelerinden birini oluşturduğunu vurgulayarak, Komitenin, iki taraf arasında iş birliği kültürünün gelişmesine katkılarından memnuniyetini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar,  iş birliğinin ortak fayda olan diğer alanlara da yansımasını beklediğini,  adada olumlu bir havanın oluşabilmesi için de bu tür ortak çalışmaların önem taşıdığını belirtti ve Komiteye teşekkürlerini iletti.

Ziyarette, Tatar’a, Güven Yaratıcı Önlemler ve Teknik Komiteler Koordinatörü Müdür/Temsilci Seniha Birand Çınar ile İki Taraflı Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Ali Tuncay ve Gazimağusa Belediyesi’nden temsilciler eşlik etti.

İki Taraflı Kültürel Miras Teknik Komitesi, ülkedeki tarihi eserlerin yanı sıra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde bulunan Osmanlı/Türk eserlerinde de çalışmalar yürütüyor.

Dinçyürek: “Toplum sağlığı için iş birliğine hazırız “

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Yönetim Kurulu başkan ve üyelerini kabul etti.

Kabulde konuşan Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Dt. Turhan Ulutekin, Diş Hekimleri Haftası etkinlikleri kapsamında bu anlamlı haftayı kutlarken, diş hekimliği mesleğini ve sağlık sistemini etkileyen önemli sorunları da dile getirmek ve taleplerini iletmek üzere Bakan Dinçyürek’e ziyaret gerçekleştirdiklerini belirtti.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, yeni yönetim kurulu üyelerine görevlerinde başarılar dileyerek, hayırlı olması temennisinde bulundu. Ayrıca, Diş Tabipleri Odası ve ilgili paydaşlarla birlikte hizmet içi eğitim, mesleki etik ve toplum sağlığı için önem taşıyan koruyucu hekimlik konularında ortak çalışmalar yapmaya ve destek olmaya her zaman hazır olduklarını belirtti.

Toplantıda Diş hekimliği mesleğinin güçlenmesine ve toplumun ağız ve diş sağlığı konusundaki bilinçlenmesine yönelik çalışmalar yapılması noktasında mutabık kalındı.

KÜB Başkanı Vehbi oldu

Kıbrıs Üniversiteler Birliği’nin (KÜB) yeni başkanı Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi oldu.

ARUCAD’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Kıbrıs Üniversiteler Birliği’nde (KÜB) yeni yönetim kurulu dün ARUCAD Konferans Salonunda gerçekleşen olağanüstü genel kurul toplantısında belirlendi.

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi’nin KÜB Başkanlığını devralmasına karar verildi.

Kuzey Kıbrıs’ta yükseköğretim alanında karşılaşılan zorluklara ortak çözümler üretmek amacıyla bağımsız bir yapı olarak 2015 yılında kurulan Kıbrıs Üniversiteler Birliği (KÜB), Genel Kurul Dönem Başkanlığı görevini yürüten Rauf Denktaş Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Rauf Denktaş’ın istifası üzerine olağanüstü toplandı.

Toplantı, yeni divan kurulunun oluşumu ile başladı. Ardından, Rauf Denktaş Üniversitesi Genel Sekreteri Yusuf Yıldız, üyelere geçen dönemin faaliyet ve mali raporlarını sundu. Raporlar oy birliğiyle ibra edildi.

KÜB Başkanlığı görevini, ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi devraldı.

Başkan Yardımcılığı görevine Uluslararası Final Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Genel Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Bülent Taşel, Genel Sekreterlik görevine ise Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Yurtsever getirildi. Toplantıda ayrıca KÜB’ün yeni denetim ve disiplin kurulu üyeleri de belirlendi.

Görevi devralmasının ardından bir açıklama yapan Prof. Dr. Asım Vehbi, yükseköğretim alanında karşılaşılan zorluklara ortak çözümler üretme hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.

Vehbi, uluslararası alanda KKTC üniversiteleri hakkında yayınlanan güdümlü haberlere karşı hızlı ve etkili bir çalışma içerisine gireceklerini belirterek, “Uluslararası platformlarda Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelerin itibarını ve imajını korumak, doğru bir şekilde temsil edilmesini sağlamak öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bunun yanı sıra, ülke siyaseti ile daha yakın iletişim içerisinde olacağız. Yükseköğretim alanının gelişimine yönelik karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Yükseköğretim Yasası üzerindeki çalışmaların ve KÜB’ün yasallaşmasının öncelikli konular olduğunu ifade eden Vehbi, “Bu süreçte Birliğimize üye olan üniversitelerin temsilcileriyle özverili bir çalışma gerçekleştireceğimize yürekten inanıyorum. KÜB olarak yükseköğretim sistemimizin daha da güçlenmesi ve uluslararası alanda hak ettiği yeri alması için yoğun çaba göstereceğiz.” şeklinde konuştu.

AKSA FOTOFEST ödülleri sahiplerini buldu

KKTC’de fotoğrafçılık alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin destekleriyle bu yıl dokuzuncusu düzenlenen AKSA FOTOFEST Fotoğraf Yarışması, sanatseverlerle buluştu. Lefkoşa temalı yarışmada ödüller sahiplerini bulurken, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da ödül törenine katılıp serginin açılışını gerçekleştirdi.

Yakın bir zamanda aramızdan ayrılan Arkeolog-Araştırmacı Yazar Tuncer Hüseyin Bağışkan anısına düzenlenen IX. AKSA FOTOFEST Fotoğraf Yarışması, sanatseverleri bir araya getirdi. Yarışmaya toplam 43 fotoğraf sanatçısı, 356 fotoğraf ile katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımıyla dün akşam Lefkoşa’daki Saçaklı Ev’de düzenlenen ödül töreninde başarılı olan sanatçılara ödülleri verilirken, 51 eserin yer aldığı serginin açılışı da gerçekleşti. Sergi, 6 Aralık 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

356 Başvuru, 6 Başarı Ödülü

Lefkoşa temasıyla gerçekleşen Fotofest Fotoğraf Yarışması’na toplam 43 fotoğraf sanatçısı, 356 eser ile katıldı. “Lefkoşa’da Yaşam” kategorinde, Mehmet Ali Karahasan, Şaziye Kofalı Kurt ve Veysi Canateş başarı ödülü kazanırken, “Lefkoşa’nın Tarihi Dokusu ve Anıtları” kategorisindeki başarı ödüllerini ise Veysi Canateş, Hasan Karlıtaş ve Şerif Özege aldı.

Tatar: Sanat ve Kültür Geleceğe Işık Tutuyor

Ödüllerin bir kısmını sahiplerine takdim eden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, törendeki konuşmasında fotoğraf sanatının önemine vurgu yaptı.

Tatar, “Fotoğraf sanatına ilgi her geçen gün artıyor. Günümüzde teknoloji, kameralar ve telefonlar aracılığıyla görüntülerin aktarılması daha da kolaylaştı. KKTC’nin doğal güzelliklerini gelecek nesillerin izleyebilmesi en büyük tutkum. Fotoğrafçılarımızın becerilerini ve sanatsal anlayışlarını desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Tatar, ayrıca katılımcılara teşekkür ederken, ödül kazananları tebrik etti.

Altan: “Amacımız Sanatçılarımızın Uluslararası Düzeyde Tanınması”

Aksa Fotofest Fotoğraf Yarışması Koordinatörü Zekai Altan, törendeki konuşmasında yarışmanın 9 yıl boyunca kesintisiz olarak devam etmesinin önemine değindi. Altan, “Bu çalışmanın temelinde AKSA FOTOFEST isminin konmasında Mehmet Gökyiğit’in öncülüğü vardır. Amacımız, KKTC’deki fotoğrafçılığın gelişimine katkı sağlamak ve fotoğrafı gönülden, profesyonelce yapan sanatçılarımızın uluslararası düzeyde tanınmasına yardımcı olmaktır.” dedi. Altan, 10. AKSA FOTOFEST yarışması için daha da geniş çapta bir organizasyon hedeflediklerini belirtti.

Şentürk’den Destek Mesajı

Aksa Enerji KKTC Santral Müdürü Şener Şentürk de Aksa’nın desteğiyle pandemi yılı dahil 9 yıldır bu yarışmanın kesintisiz yapılmasının önemine dikkat çekerek, tüm katılımcılara teşekkür etti.

KKTC’deki kadın girişimcilerle yeni iş birlikleri yolda

Tüm Global İş Dünyası Derneği (TÜMGİŞ), KKTC’deki temasları esnasında Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği’ni (GİKAD) de ziyaret etti. Ziyarette bir konuşma yapan TÜMGİŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Demet Canikli, GİKAD’ın KKTC’deki girişimcilik alanındaki öncü rolüne dikkat çekerek, “TÜMGİŞ olarak kadın girişimcilerimizle de güçlü bir bağ kurarak, iş dünyasında sürdürülebilir bir değişim yaratmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda GİKAD ile ortak projeler geliştirmek ve iş birliği yapmak istiyoruz. Bu ziyaretimiz her iki dernek arasında yalnızca ticari anlamda değil, sosyal sorumluluk açısından da sürdürülebilir iş birliğinin temellerini atmak adına yeni kapılar aralayacak.” dedi.
Türkiye’nin küresel ekonomi içinde rekabet gücünü artırarak önemli bir ekonomik güç haline gelmesini sağlamayı amaçlayan ve Türkiye’nin gelişmiş ülke olma yolundaki dönüşümünü girişimcilik ile hızlandırma vizyonu ile kurulan Tüm Global İş Dünyası Derneği (TÜMGİŞ), KKTC’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. TÜMGİŞ heyeti, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Erhan Arıklı, Gönyeli Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ile Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği’ni (GİKAD) ziyaret etti.
TÜMGİŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Demet Canikli, GİKAD’ı ziyaretinde yaptığı konuşmada, TÜMGİŞ’in ülkesini seven ve sektörlerinde başarı kazanmış girişimci iş insanlarının bir araya gelmesiyle kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu olduğuna işaret ederek, “Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını hızlandırmak, ülkemizi daha ileriye taşımak ve iş dünyasında yeni bir çığır açmak amacıyla bir aradayız. Girişimcilik ruhunu canlı tutarak yenilikçi projelerle iş dünyamıza güç katmak ve ülkemizin gelişmiş ülkeler arasındaki yerini sağlamlaştırmak için durmaksızın çalışıyoruz.” dedi.
‘KADIN GİRİŞİMCİLERLE İŞ DÜNYASINDA DEĞİŞİM YARATACAĞIZ’
Girişimcilik dünyasında kadınların önemine işaret eden ve GİKAD’ın bu yöndeki çabalarının ve çalışmalarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Canikli, “TÜMGİŞ olarak ticaret ve sanayi alanında yenilikçi projelere öncülük etmenin yanı sıra iş dünyasında eşitlik ve fırsat eşitliğini savunuyoruz. Bu bağlamda GİKAD ile ortak projeler geliştirme ve iş birliği yapma arzusundayız. Türkiye’nin gelişimine katkı sunan global bir platform olmayı ve bunları gerçekleştirirken de kadın girişimcilerimizle de güçlü bir bağ kurarak, iş dünyasında sürdürülebilir bir değişim yaratmayı hedefliyoruz. İnanıyorum ki, bu ziyaretimiz, her iki dernek arasında yalnızca ticari anlamda değil, sosyal sorumluluk açısından da sürdürülebilir iş birliğinin temellerini atmak adına yeni kapılar aralayacak.” diye konuştu.
Canikli, sözlerine şöyle devam etti:
“Biliyoruz ki güçlü bir kadın girişimci, yalnızca kendi yolunu aydınlatmakla kalmaz, etrafındakilere de umut olur. Kadın girişimci, bulunduğu toplumu dönüştüren bir lider, gelecek nesillere ilham veren bir öncüdür. Kadın girişimci, iş dünyasında daha fazla kadın için yer açarken aynı zamanda toplumun kalkınmasına da yön verir. Kıbrıs ile Türkiye arasında kurduğumuz bu bağların, kadın girişimcilerimiz ve iş dünyamızla birlikte geleceğin güçlü temellerini oluşturacağına gönülden inanıyorum.”

Cevdet Yılmaz: “İktisadi ve mali iş birliği protokolleriyle KKTC’nin kalkınması için her türlü gayreti sarf ediyoruz”

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilişkilerin bütün yönleriyle uyumlu bir şekilde yürütülmesi ve genel koordinasyonun sağlanmasının, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcılığının yetkisinde olduğunu kaydederek, “iktisadi ve mali iş birliği protokolleriyle KKTC’nin kalkınması için her türlü gayreti sarf ettiklerini” bildirdi

Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, TC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşların 2025 yılı bütçelerinin sunumunu yaptı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin son 22 yılda savunma sanayisinde büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirterek, 2002 yılında 62 olan savunma projelerinin sayısının, bugün yüzde 80 yerlilik oranıyla 1132’ye yükseldiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanlığının, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarıyla, devletin stratejik hedeflerini hayata geçiren ve milletin refahını artıran çalışmaların merkezinde yer aldığını belirten Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı, bir taraftan belirlenen makro hedefler doğrultusunda kurumların koordinasyonunu sağlarken, diğer yandan faaliyetlerin ilerlemelerini takip ederek gerekli güncellemeleri yapmaktadır. Bu kapsamda çeşitli kurullar çalıştırılmakta, hazırlanan stratejiler ve eylem planları takip edilmektedir.” diye konuştu.

“AR-GE’ye ayrılan yıllık bütçe 2,6 milyar doları geçti”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının, Türkiye’nin savunma sanayisi ihtiyaçlarını karşılamak, yerli ve milli üretimi artırmak, teknoloji geliştirme çalışmalarını koordine etmek ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile güvenlik birimlerinin modern ekipmanlarla donatılmasını sağlamak amacıyla faaliyet gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başkanlık, savunma projelerini yönetmek, özel sektörle işbirliği yapmak ve ihracatı artırmak gibi görevleri üstlenmiştir. Son 22 yılda Savunma Sanayii’nde büyük bir dönüşüm gerçekleşmiş, 2002’de sektörde sadece 56 firma faaliyet gösterirken, bugün bu sayı 3 bin 500’ü aşmıştır. Savunma projelerinin sayısı 2002 yılında 62 iken, bugün bu sayı yüzde 80 yerlilik oranıyla 1132’ye yükselmiş ve büyüklüğü 100 milyar doları geçmiştir. Sektörün cirosu 2002’de 1,1 milyar dolardan 2023’te 15,5 milyar dolara çıkmış; istihdam 92 bin kişiye ulaşmıştır. 2002 yılında savunma sanayisinde AR-GE’ye ayrılan yıllık bütçe sadece 49 milyon dolarken, bugün yıllık 2 milyar 622 milyon doları geçmiştir. 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2023 yılında Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre 5,5 milyar dolara ulaşmıştır. 2024’ün 10 aylık bölümünde 5,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye, savunma ihracatında dünyada 11’inci sıraya kadar yükselme başarısı göstermiştir. Türk savunma ürünleri 185 ülkeye ihraç edilmekte, ürün çeşitliliği 230’u bulmaktadır.”

-“893 önergenin yüzde 88’ine cevap verdik”

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin, milli güvenliğin sağlanması ve hedeflere ulaşılması için Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’ni hazırlayıp güncellediğini, iç ve dış güvenlik gelişmelerine dair stratejik değerlendirme raporları sunduğunu hatırlatan Yılmaz, “Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nin küresel ve bölgesel ölçekte meydana gelen gelişmeler doğrultusunda günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde güncelleştirilmesi çalışmaları halihazırda devam etmektedir. NATO görevleri ve Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında güvenlik istişareleri yürütülmektedir. 2024 yılında Tacikistan, Irak, Malezya, Macaristan ve Umman Milli Güvenlik Kurulu sekreterleri/Milli Güvenlik danışmanları ile ilk temaslar kurulmuş, mutabakat muhtıraları imzalanmıştır.” diye konuştu.

Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilişkilerin bütün yönleriyle uyumlu bir şekilde yürütülmesi ve genel koordinasyonun sağlanmasının, Cumhurbaşkanı Yardımcılığının yetkisinde olduğunu kaydederek, iktisadi ve mali işbirliği protokolleriyle KKTC’nin kalkınması için her türlü gayreti sarf ettiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar YDÜ’de sergi açılışına katıldı

“Maddi değerlerin peşinden koşulan bir dünyada, sanat ve kültür, bizlere özgürlüğün ve yaratıcılığın ifadesini sunar”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin akademisyen sanatçıları tarafından hazırlanan serginin açılışına katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, 19 ödüllü sanatçı tarafından hazırlanan, YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu’ndaki  “Güzel Sanatlar Ekim Sergisi” Modern Sanatlar Müzesi için özel olarak hazırlandı.

Aşılışta yaptığı konuşmada Ersin Tatar, sergide bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Eserleri sergilenen sanatçıları tebrik eden Cumhurbaşkanı Tatar, YDÜ’nün sanata, bilime, evrenselliğe ve çalıştaylara büyük önem veren kurumlardan olduğunu ifade etti.

KKTC’nin, haksız ambargo, kısıtlama ve engellemelere rağmen Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Tatar,  Kıbrıs Türk kültürünün sanata dönüştürülüp gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine işaret etti. Yakın Doğu Üniversitesi’nin müzeleri ve sergileri ile binlerce eseri muhafaza etmesinin gelecek nesiller için büyük önem taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, kültür ve sanatın insanlığı ileriye taşıyan köprüler olduğunu, maddi değerlerin ve tüketimin peşinden koşulan bir dünyada, sanat ve kültürün, özgürlüğün ve yaratıcılığın ifadesini sunduğunu kaydetti.

Her eserin özgür bir ortamda üretildiğini ve sanatçıların duygu, düşüncelerini açıkça yansıttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Tüm bu eserler birer hazine niteliğinde. Bizler Kıbrıs Türk halkı olarak; özgürlüğün, kültürün ve sanatın değerini çok iyi biliyoruz. Bu yüzden bu mirası daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.” dedi.

Yerli ve yabancı birçok sanatçının YDÜ’de sergi açtığını ve eserlerin Kıbrıs Sanat Müzesi’nde sergilendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, bu eserlerin geleceğe köprü olduğunu ve Kıbrıs Türkü’ne uygulanan haksız ambargoların sanat yoluyla aşıldığını ifade etti.

 

DEİK İş Konseyleri organizasyonunda “KKTC’de Yatırım ve İş Yapma Fırsatları” ele alındı

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) altında faaliyet gösteren Türkiye-KKTC İş Konseyi ve Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi tarafından “KKTC’de Yatırım ve İş Yapma Fırsatları” konulu toplantı düzenlendi.

 

DEİK’in KKTC ziyareti kapsamında düzenlenen ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nda (KTTO) yer alan toplantı, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun katılımıyla yapıldı.

 

KKTC ve Türkiye’den iş adamlarının da yer aldığı toplantıda, KKTC’de yatırım fırsatlarına ilişkin sunumlar yapıldı. Etkinlik, ardından, firmaların ikili görüşmeleriyle devam etti.

 

Toplantının açılışında, Büyükelçi Yasin Ekrem Serim, Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, KTTO Başkanı Turgay Deniz, DEİK Türkiye – KKTC İş Konseyi Başkanı Fatih Mehmet Keçebir ve Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Kübra Orakçıoğlu Kazan birer konuşma yaptı.

 

– Serim: “KKTC’nin ekonomik gücünü artırmaya kararlıyız”

 

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının refahı ve sürdürülebilir bir ekonomi oluşturma hedefine olan desteğini vurguladı.

 

Büyükelçi Serim, kendilerinden ayrı görmedikleri KKTC’nin tüm sektörlerinde kalkınmaya yönelik projelere kararlılıkla devam ettiklerini kaydederek, DEİK’in de KKTC ile olan ilişkilerinde stratejik bir bakışla ilerlediğini belirtti.

 

Ülkelerin kalkınması için özel sektörün katkılarına ve kamu yatırımlarının özel sektör iş birliğiyle desteklenmesi gerektiğine işaret eden Serim, Kıbrıs Türk özel sektörünün Türkiye ile daha yakın iş birlikleri geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Serim, e-ticaret ve teknoloji alanlarındaki projelerin, Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası izolasyonları aşmasında önemli bir araç olabileceğini söyledi.

 

Girişimcilere yaptıkları destekler hakkında bilgiler aktaran Serim, Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı aracılığıyla özellikle kadın ve genç girişimciler öncelikli olacak şekilde 2016’dan bu yana yürütülen girişimcilik projesiyle 65 milyon TL’lik kaynak sağlandığını açıkladı; 160 girişimciye destek verildiğini ve 350 kişilik istihdam yaratıldığını ifade etti.

 

– Gelecek hafta yeni hibe için başvurular alınacak

 

Serim, ayrıca, sanayi, turizm ve tarımda yeni hibelerin yolda olduğunu duyurdu; 110 milyon lira kaynak ayrılan bu programın elektronik başvuru sürecinin gelecek hafta başlayacağını kaydetti.

“Tek başına hizmet sektörü ve ithalatla tüketime dayalı bir ekonomik işleyişin, KKTC’nin ekonomik refahı ve halkın yaşam standardı açısından uzun vadede yeterli olmayacağını düşünüyorum.” diyen Serim, üretime ve ihracata dayalı bir ekonomik modelin benimsenmesi gerektiğini vurgularken, Kıbrıs Türk ekonomisinin çeşitlenmesinin şart olduğunu belirtti. Serim, özellikle serbest bölgeler, organize sanayi bölgeleri ve balıkçılık gibi alanlarda Türkiye’nin deneyimlerinin aktarılabileceğini söyledi.

 

Türkiye’nin “fin-tech” ve “start-up” gibi alanlarla da sahip olduğu deneyimlerini KKTC’ye aktararak, ülkenin bu alanlarda gelişimine katkı sağlayabileceğini ve buna istekli olduğunu belirten Serim, “Sadece turizm ve yükseköğretimle değil, teknoloji, dijitalleşme ve yeşil ekonomiyle de anılan bir KKTC hedefliyoruz,” dedi. Serim, ayrıca, 2025 yılında düzenlenecek Teknofest’in bu hedeflere katkı sağlayacağını dile getirdi.

 

Ticarette karşılaşılan ambargoların esasen belli engeller yaratmasına rağmen, KKTC’den yapılan ihracatın önünü kesemeyeceğine, bunun Türkiye üzerinden yapılabileceğine dikkat çeken Serim, Avrupa Birliği’nin doğrudan ticaret tüzüğünü yürürlüğe sokmamasının Kıbrıs Türk toplumunu haksız bir şekilde cezalandırmak anlamına geldiğini, ancak ek maliyetlere rağmen bunun imkansız olmadığını kaydetti.

 

– Yatırım çağrısı

 

Son olarak yatırım çağrısında bulunan Büyükelçi Serim, KKTC’nin yatırımcılar için güvenli bir iklimi ve ortamı olduğunu vurguladı.

 

– Amcaoğlu: “2025’te hayata geçirilecek sistemlerle şeffaflık ve verimlilik elde edilecek”

 

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, burada yaptığı konuşmada, ülkenin yatırıma olan ihtiyacını vurgulayarak, yatırımcının gelebilmesi, yatırımların kolaylaştırılması ve ekonomik altyapının güçlendirilmesi adına devlet tarafından ne gibi adımlar atıldığı hakkında katılımcılara bilgi verdi.

 

Amcaoğlu, özellikle, organize sanayi bölgeleri, enerji düzenlemeleri ve dijitalleşme alanındaki çalışmaların altını çizdi.

 

Yeni yasal düzenlemelerle ekonomik bir ivme kazanıldığını belirten Amcaoğlu, sanayi bölgeleri mevzuatının revize edildiğini ve üretime odaklı bir modele geçildiğini ifade etti. Amcaoğlu, artık sanayi bölgelerinin üretim yapan işletmelere tahsis edileceğini, bu adımın ihracatı da artırmak için önemli olduğunu kaydetti. Sanayi bölgelerinin dijital ortamda da görünebilirliğinin sağlandığını aktaran Bakan Amcaoğlu, bunun sayesinde elde edilen kazanımlara dikkat çekti.

 

Amcaoğlu, ayrıca, enerji yasalarının tamamlandığını ve 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe gireceğini belirtti, 12 yıldır konuşulan Hal Yasası’nın ve Yerli Malı Yasa Tasarısı’nın tamamlandığını söyledi.

Akaryakıt otomasyon sisteminin devreye alınmasıyla akaryakıtta şeffaflığın ve verimliliğin artırıldığını söyleyen Amcaoğlu, “Bu sistemle devletin aylık 35 milyon dolarlık hacmi kontrol altına alındı. Teknolojiyi kullanarak hem tüketiciyi hem de işletmeciyi koruyoruz. Devletin hakkını doğru şekilde almasını sağlıyoruz.” dedi. Amcaoğlu, ayrıca, ürün güvenliği için Avrupa Birliği destekli bir akredite laboratuvarın 2025 yılında hizmete gireceğini duyurdu.

 

2025’te hayata geçirilecek olan elektronik etiket sistemini de tanıtan Amcaoğlu, bu sistemin fahiş fiyatların önlenmesi ve tüketicilerin doğru bilgiye erişimi için çok değerli olduğunu belirtti.

Sistemle, ürünlerin fiyatları ve satış noktalarının dijital olarak takip edilebileceğini aktaran Amcaoğlu, bununla ilgili uygulamaların kısa sürede devrede olacağını, maliyetin işletmelere yansımayacağını söyledi.

 

– “Hedefimiz KKTC’yi teknolojiyle geleceğe taşımak”

 

Bakan Amcaoğlu, “başta protokollerle güvenli yatırım ortamı, ardından yasal zeminler, ondan sonra projeler tek tek hayata geçiyor.” diyerek, hedeflerinin KKTC’yi teknolojik anlamda geleceğe taşımak olduğunu kaydetti.

 

Son olarak, Amcaoğlu, özel sektörün de desteğiyle KKTC’nin kalkınma hedeflerine ulaşacağına inandığını belirtti ve tüm yatırımcıları iş birliğine davet etti.

 

– Deniz: “En güvenli yatırım Kıbrıslı Türk iş insanlarıyla yapılan yatırımlardır”

 

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz de, konuşmasında, KKTC’nin sunduğu yatırım fırsatlarını vurgulayarak, en güvenli yatırımın Kıbrıslı Türk iş insanlarıyla yapılan yatırımlar olduğunu kaydetti.

 

Deniz, Kuzey Kıbrıs’ın ticaret, tarım, yazılım, turizm ve enerji gibi sektörlerde ciddi yatırımlara ev sahipliği yapma kapasitesi olduğunu, modern tarım yöntemlerinin ve Türkiye’den boru hattıyla sağlanan suyun tarım sektörüne büyük katkılar sağlayacağını ifade etti. Yazılım sektörünü de potansiyel bir yatırım alanı olarak örnek veren Deniz, ülkede öğrenim gören 100 bin civarındaki genç nüfusun bu sektörler için büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi.

 

Turizmde yatak kapasitesinin artırılması gerektiğini belirten Deniz, konaklama tesisleri kadar operasyonel hizmetler alanında da fırsatlar olduğunu vurguladı. Gayrimenkul sektörünün Rum tarafının saldırılarına rağmen gelecekte yeniden canlanacağına olan inancını ifade eden Deniz, yatırımcıların bu alanda takipte olmaları gerektiğini söyledi.

 

Deniz, iş insanlarını bir araya getirerek iletişim kanallarını açık tutmanın Ticaret Odası’nın görevi olduğunu belirterek, “Her iş, belli bir planlama, zamanlama, güven ve risk alma kapasitesi gerektirir. Nihai kararı iş insanları verir. Bizim görevimiz, iş insanlarına yol açmaktır.” dedi.

 

– Kazan: “Yapılacak yatırımlar her iki ülkenin ekonomisine yardımcı olacak”

 

Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Kübra Orakçıoğlu Kazan da, konuşmasında, Kuzey Kıbrıs’ın ticaret, turizm, enerji, bilişim ve eğitim alanlarında sunduğu yatırım fırsatlarının hem KKTC hem de Türkiye ekonomisi için önemini vurguladı.

 

Kazan, DEİK olarak Türk girişimcilerin uluslararası yatırımlardaki engellerini kaldırmayı ve onları doğru strateji ile desteklemeyi hedeflediklerini belirtti.

 

Özellikle turizmde sağlık ve yat turizmi gibi önemli alanların yanı sıra enerji ve yenilenebilir kaynaklar üzerine yatırımların büyük potansiyel taşıdığını ifade Kazan, eğitim sektöründe ise Türk üniversitelerinin projelerinin, insan kaynağı ve Ar-Ge’yi güçlendirdiğine dikkat çekti, “Amacımız, hem Türkiye hem Kuzey Kıbrıs için güçlü bir ekonomi yaratmak.” dedi.

 

– Keçebir: “Ekonomik ve ticari anlamda kalıcı bir iz bırakmak istiyoruz”

 

DEİK Türkiye – KKTC İş Konseyi Başkanı Fatih Mehmet Keçebir ise, konuşmasında, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı olmadığını, siyasi ve stratejik iş birliğinin bu bağlamda büyük bir değer taşıdığını belirtti.

 

Keçebir, düzenledikleri etkinliklerle iki ülkenin ticaret müşavirleri ve iş dünyası temsilcileri arasında güçlü bir iletişim ağı kurduklarını ifade etti. Kadın girişimciler için özel projeler düzenlediklerini hatırlatan Keçebir, Özbekistan ve Azerbaycan iş heyetlerini de KKTC’ye getirerek bölgesel işbirliklerini artırmaya çalıştıklarını söyledi. Keçebir, bunun yanı sıra, yaşlı bakım evi gibi sosyal projelerin hayata geçirilmesi için de çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

 

Keçebir, İş Konseyi olarak amaçlarının, Kıbrıs’ta ekonomik ve ticari anlamda kalıcı bir iz bırakmak olduğunu dile getirdi.

 

Toplantı, teknik sunumlar ve ikili görüşmelerle devam etti.

 

İthal ürünlerden 6’sı ve yerli ürünlerden 3’ünde limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi

Haftalık sebze-meyve raporuna göre, ithal ürünlerden 6’sı ve yerli ürünlerden 3’ünde limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi.

Tarım Dairesi’nin 22-28 Kasım tarihleri arasında ithal ve yerli ürünlerden aldığı numunelerin, Devlet Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen analizlerinde, ithal ürünlerden 6’sı ve yerli ürünlerden 3’ünde limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi

Daireden yapılan açıklamaya göre, ithal ürünlerden alınan 27 numunenin 21’i temiz çıkarken, limit üstü bitki koruma ürünü içeren 6 ürüne rastlandı.

“Svs Tic. Ltd. Şti” ait armutta limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden, ürün firmanın isteği üzerine menşeine iade edildi.

“İşeyen Kardeşler”e ait elmada (Grany) limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden, ürün firmanın isteği üzerine menşeine iade veya imha edilecek.

“Menteş Kardeşler Tic. Ltd.”e ait armutta limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden, ürün firmanın isteği üzerine menşeine iade edildi.

“Onbaşı İşl. Ltd.” ait beyaz üzüm ve Grany türü elmada limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden ürünler firmanın isteği üzerine menşeine iade edildi.

“REE Tic. Cahide Kılıç”a ait armutta (Ankara) limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden firmanın isteği üzerine menşeine iade veya imha edilecek.

Yerli ürünlerden alınan 17 numunenin 14’ü temiz kategorisinde değerlendirilirken, limit üstü bitki koruma ürünü içeren 2, tavsiye dışı bitki koruma ürünü içeren 1 numuneye rastlandı.

Şahinler köyü sakini Duran Kılbıyık’a ait domateste limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden, ürünün hasadı bir sonraki laboratuvar analizine kadar durduruldu.

Mağusa sakini Vehbi Kabak’a ait salatalıkta limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden, ürünün hasadı bir sonraki laboratuvar analizine kadar durduruldu.

Haspolat köyü sakini Kemal Bayur’a ait ıspanakta tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edilmesinden dolayı ürünün imhasına karar verildi.

Öztürkler Tümgeneral Kılınç ile Tümgeneral Görgülü’yü kabul etti…

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü’yü kabul etti.

Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde Tümgeneral Kılınç ve Tümgeneral Görgülü, Başkan Öztürkler’i Meclis Başkanlığı’na seçilmesinden dolayı tebrik etti ve görevinde başarılar diledi.

Fahrettin Altun: Bir gün elbet özgür olacak Filistin

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Bu soykırımı ancak ‘insanlık ittifakı’ durdurabilir. Bir gün elbet özgür olacak Filistin” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü” dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 1947’den beri işgal altındaki Filistin topraklarına yerleşimci istilasıyla başlayan sürecin, acı katliamlar ve 420 gündür girişilen soykırımla devam ettiğine dikkati çekti.

“Bu soykırımı ancak ‘insanlık ittifakı’ durdurabilir. Bir gün elbet özgür olacak Filistin” ifadelerini kullanan Altun, paylaşımında İsrail’in yıllar içinde Filistin topraklarını işgali ve yaptığı katliamlara ilişkin görüntülerden oluşan videoya da yer verdi.

Zeytin ve zeytin ürünleri işletmelerinin kayıt ve onay zorunluluğu hatırlatıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, zeytin ve zeytin ürünleri işletmelerinin kayıt ve onay zorunluluğunu hatırlattı.

Bakanlık yayınladığı duyuruyla, “7 Temmuz 2023’te yürürlüğe giren 38/2023 sayılı ‘Zeytin ve Zeytin Ürünleri Yasası’ ve bu yasa kapsamında çıkarılan ‘Zeytin ve Zeytin Ürünlerinin Resmi Kontrolleri ile Kayıt ve Onayına İlişkin Tüzük’ doğrultusunda, zeytin ve zeytin ürünleri işletmeleri artık kayıt ve onay almak zorunda.” ifadelerine yer verdi.

Açıklamada, yasanın 6. maddesi 1. fıkrası uyarınca, kayıt ve onay almamış işletmelerin ürettiği zeytin ve zeytin ürünlerinin piyasaya arz edilemeyeceği belirtildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Tarım Dairesi’ne başvuru yapan 27 işletme arasından 25 işletmenin kayıt belgelerini alarak işlemlerini tamamladığının belirtildiği açıklamada, kalan 2 işletmenin ise eksik belgelerinin tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

Açıklamada, kayıt belgelerini alarak yasal gereklilikleri yerine getiren işletmelerin isimleri, faaliyet konuları ve tescil/etiket isimlerine de yer verildi.

Erdoğan: Filistin’deki işgal sona erinceye kadar mücadelemiz sürecek

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam ülkelerinin Gazze’deki zulme karşı ortak tepki vermesi için Türkiye’nin diplomatik temaslarının sürdüğünü söyledi. Erdoğan, “Filistin’de işgal ve katliam sona erinceye, bağımsız bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’nin Geleceği Konulu Uluslararası İnsani Yardım Zirvesi’ne bir video mesaj gönderdi.

İslam ülkelerinin İsrail’in karşı ortak hareket etmesinin önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mücadelemiz Filistin’de işgal sona erinceye kadar devam edecek” ifadesini kullandı.

Erdoğan mesajında şunları söyledi:

“Gazze ve Lübnan’daki kardeşlerimize el uzatmaya çalışıyoruz. Gönderdiğimiz 86 bin tonu aşan yardımla Filistin’e en fazla destek olan ülkelerden biriyiz. İslam ülkelerinin Gazze’deki zulme ortak tepki vermesi ve ortak hareket edilmesi için diplomatik temaslarımızı sürdürüyoruz. Filistin’de işgal ve katliam sona erinceye başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mücadelemizi devam ettireceğiz.”

KKTC Merkez Bankası kredi kartı faiz oranlarını güncelledi!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası, 58/2014 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası’nın 12. maddesi uyarınca, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını açıkladı.

Resmi Gazete’de yayınlanan verilere göre yeni faiz oranları şöyle (01 Aralık 2024 itibarıyla):
Türk Lirası (TL) İşlemleri:
Azami Aylık Akdi Faiz Oranı: %4,63
Azami Aylık Gecikme Faiz Oranı: %5,13
Döviz Cinsi İşlemler:
Azami Aylık Akdi Faiz Oranı: %1,03
Azami Aylık Gecikme Faiz Oranı: %1,53
Bu oranlar, yeni bir duyuru yapılana kadar geçerli olacak. Yürürlüğe giriş tarihinin 01 Aralık 2024 olduğu duyuruldu.

Eski üzüm paketleme binasının çatısındaki asbest kaplı malzemeler kaldırıldı

Mehmetçik’te uzun yıllardır atıl durumda bulunan ve üzerindeki asbest malzeme kaplaması nedeniyle sağlık açısından riskler taşıyan eski üzüm paketleme binasında temizlik çalışması gerçekleştirildi.

Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Çevre Koruma Dairesi’nin görüşleri doğrultusunda ve uzman ekiplerin çalışmalarıyla binanın çatısında bulunan asbest kaplı malzemelerin güvenli bir şekilde kaldırıldığı belirtildi.

Asbestin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin bilinciyle hareket eden Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nin bu hassas süreci uzman ekiplerin katkıları ve ilgili kurumların desteğiyle tamamladığı kaydedildi.

Açıklamada, çatıdan çıkarılan asbestli malzemelerin Lefkoşa Güngör Çöplüğü’ne taşınarak uygun yöntemlerle imha edildiği belirtildi.

KTBB Heyeti İzmir’e çalışma ziyaretinde bulundu

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar başkanlığındaki heyet, Belediyeler Birliği ve Kıyı Ege Belediyeler Birliği arasındaki işbirliği protokolü kapsamında İzmir’e bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Birlikten yapılan yazılı açıklamaya göre, 26-28 Kasım tarihleri arasındaki ziyarette, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediye Başkanı Fırat Ataser, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler, Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi, Mesarya Belediye Başkanı Ahmet Latif, Çatalköy-Esentepe Belediye Başkanı Ceyhun Kırok, Erenköy-Karpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı, Geçitkale-Serdarlı Belediye Başkanı Halil Kasım, Mehmetçik-Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan, K. T. Belediyeler Birliği Müdürü Muammer Güneş, Mali İşler Amiri Emine Haydaroğlulları ve Dışilişkiler Memuru Ayşe Oyal Eraltaylı yer aldı.

Heyetin, İzmir’de gerçekleştirdikleri temaslarda yerel yönetimler arasındaki iş birlikleri, bilgi paylaşımı ve ortak proje uygulamaları ele alındı.

Başkanlar ziyaret kapsamında ilk olarak Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun’u ziyaret etti.

Ziyarette KKTC İzmir Başkonsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu da hazır bulundu.

Heyet ziyaretinin ikinci gününde ise Cemer Kent Ekipmanları San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Eroğlu ile bir araya geldi.

Başkanlar burada, kent ekipmanları, çocuklar için park oyuncakları ve diğer ürünleri yakından inceleme fırsatı buldu.

Ziyaretin son gününde de heyet, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile bir araya geldi.

İzmir’e gerçekleştirdikleri çalışma ziyaretini değerlendiren K.T. Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, bu ziyaretin, K. T. Belediyeler Birliği ve Kıyı Ege Belediyeler Birliği arasındaki iş birliği protokolü kapsamında yapıldığına dikkat çekerek, sürdürülen işbirlikleri ve kardeşlik ilişkilerinin önemine değindi.

Yapılan temaslarda tecrübe paylaşımı ve fikir alış-verişinde bulunma fırsatı yakaladıklarını anlatan Özçınar, İzmir’de bulunmaktan duydukları mutluluğu ifade ederek, bir araya geldikleri Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, KKTC İzmir Başkonsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu ve Cemer Kent Ekipmanları San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Eroğlu’na teşekkürlerini iletti.

K. T. Belediyeler Birliği heyeti temaslarının ardından dün akşam KKTC’ye döndü.

Türkiye ekonomisi yüzde 2,1 büyüdü

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,1 büyüdü. Ekonomi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 daralma kaydetti. Sıkı para politikasının etkisiyle büyüme verisi, beklentilerin altında gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 yılı 3. çeyrek gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı.

Buna göre GSYH 2024 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,1 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak ekonomi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 daralma kaydetti.

Sıkı para politikasının etkisiyle büyüme verisi beklentilerin altında kaldı.

Ekonomistler, bu yılın 3. çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yıllık bazda yüzde 2,64 büyüdüğünü tahmin ediyordu.

İNŞAAT VE FİNANSTAN ÖNEMLİ KATKI

Büyüme üzerinde inşaat ve finans sektörü önemli katkı sağladı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde inşaat yüzde 9,2, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 6,2, tarım sektörü yüzde 4,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 2,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve hizmetler yüzde 1,4 arttı.

SANAYİDEKİ DARALMA DİKKAT ÇEKTİ

Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,4, sanayi sektörü yüzde 2,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ise yüzde 0,3 azaldı.

İÇ TÜKETİM CANLILIĞINI KORUYOR

Yerleşik hane halklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,1 arttı.

Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azaldı.

Petrol piyasası OPEC+ erteleme kararı sonrası durgun

Petrol, OPEC+’nın dört gün boyunca önemli bir çevrimiçi toplantıyı ertelemesinin ardından işlemcilerin üretim planlarına dair daha fazla ipucu beklemesiyle istikrarlı seyretti.

Brent ham petrolü, Perşembe günü sınırlı bir artışın ardından varil başına 73 dolara yakın işlem görürken, ABD ham petrolü 69 dolar seviyesinde.

Üretici grubu, 5 Aralık’ta çevrimiçi bir toplantıda piyasayı bir aşırılığa sürükleyebilecek arzı canlandırmaya başlayıp başlamamayı görüşmeye hazırlanıyor. Delegeler bu haftanın başlarında hareketin ertelenmesi için görüşmelerin başladığını söyledi.

Ham petrol, Ekim ayının ortasından bu yana dar bir aralıkta işlem görüyor ve art arda haftalık kazançlar ve kayıplar arasında gidip geliyor. Öte yandan petrol fiyatları, Orta Doğu’daki dalgalanan jeopolitik gerginlikler, en büyük ithalatçı Çin’deki azalan talep ve Başkan seçilen Donald Trump’ın yaklaşan politikalarının Rusya ve İran’dan gelen arzı etkileyip etkilemeyeceği endişeleriyle sarsılıyor.

Singapur’daki Saxo Markets Pte’nin başyatırım stratejisti Charu Chanana, “Ham petrol piyasası talep ve jeopolitik gelişmeler konusunda belirsizliklerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Bunlar, piyasa aşırı arzıyla birlikte, OPEC+’nın gönüllü üretim kesintilerini sona erdirmesi konusunda şüpheleri artırıyor” dedi.

Sıcaklık mevsim normallerinin altında

Bölge, yüksek basınç sistemi ve serin, nemli hava kütlesinin etkisi altında. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altında seyretmesi ve rüzgarın kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, bölge yüksek basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Rapora göre, havanın bugün parçalı ve az bulutlu geçecek. Sıcaklıklar, mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altında seyrederken, rüzgarın kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

YÖDAK bütçesi onaylandı

62 milyon 871 bin TL’lik YÖDAK bütçesi oy çokluğu ile kabul edildi. YÖDAK Başkanı Aykut Hocanın, komitede yaptığı açıklamada, ülkedeki toplam öğrenci sayısının yaklaşık 15 bini pasif olmak üzere 101 bin 138 olduğunu belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 62 milyon 871 bin TL’lik Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) bütçesini oy çokluğu ile onayladı.

Bütçe üzerine CTP Milletvekili Sami Özuslu söz alarak bazı sorular yöneltti.

ÖZUSLU

CTP Milletvekili Sami Özuslu, “sahte diploma meselesinde gelinen noktayı, ülkeye giren öğrencilerle ilgili koordinasyon sorununun aşılıp aşılmadığını ve diploma meselesiyle ilgili yeni bulgular olup olmadığını sordu.

HOCANIN

YÖDAK Başkanı Aykut Hocanın ise Özuslu’nun sorularını yanıtladı. Hocanın, şu anda 22’si aktif,  23 izinli üniversite bulunduğunu ve bunlardan üçünün Türkiye’nin kampüs üniversitesi olduğunu aktardı. Hocanın, ülkedeki toplam öğrenci sayısının yaklaşık 15 bini pasif olmak üzere 101 bin 138 olduğunu belirterek, artık tüm öğrencilerin YÖKSİS sitemine kayıtlı olduğunu anlattı.

YÖDAK olarak şu anda muhaceret ile entegrasyonu sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Hocanın, okuma niyeti ile buraya gelmeyen kişileri kontrol altına almaya yarayacak bir tüzüğün yürürlüğe girdiğini de ekledi.

“Sahte diploma” meselesi ile ilgili Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde çok kapsamlı bir denetim yapıldığını söyleyen Hocanın, konuya ilişkin bir rapor hazırladıklarını, disiplin soruşturmalarının sürdüğünü sonrasında ise yaptırım için kararlar alacaklarını kaydetti. Başka üniversitelere de gidilerek dosyaların incelendiği belirten Hocanın, birçok kurumun da kendilerine başvuran kişilerin diplomaları hakkında soru sorduğunu anlattı.

Acentelerin ülkeye getirdiği öğrencilerle ilgili sorulan soru üzerine Hocanın, bunların denetiminin kolay olmadığını, bu konuda yasal zeminin hazırlanması gerektiğini söyledi.

Hocanın, mevcut personel sayısıyla sorumluluklarını yerine getirmenin mümkün olmadığını, kurumun arabası da olmadığını  denetimlere kendi araçlarıyla gittiklerini söyledi. Hocanın, “Bu sistem ile fonksyonlarımızı yerine getirmemiz mümkün değil. Kadromuzu artırmamız, denetleme kurulu oluşturulmalı… ” dedi.

YÖDAK’la ilgili söz alan Erkut Şahali, kurumun sahip olduğu insan kaynağının artırılmasının elzem olmadığını vurguladı.

Hocanın, YÖDAK’ın gelir elde etmesi gerektiğini, kadrosunu artırması ve denetleme kurulu kurulması gerektiğini belirtti.

Konuşmaların ardından 62 Milyon 871 bin TL’lik YÖDAK bütçesi oy çokluğu ile onaylandı ve Gelirler Bütçesi’nin görüşülmesine geçildi.

KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü Azerbaycan’da kutlandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 41. kuruluş yıl dönümü Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de kutlandı.

KKTC’nin Azerbaycan Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer’in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, milletvekilleri, Azerbaycan’da faaliyet gösteren Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.

Resepsiyon, İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşının okunmasıyla başladı.

Etkinlikte konuşan Turganer, Azerbaycan tarihindeki en büyük uluslararası organizasyon olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) başarıyla tamamlanması nedeniyle Azerbaycan’ı kutladı.

Turganer, Kıbrıs Türk halkına Rumlar tarafından uygulanan baskı ve zulümlerden, Türkiye’nin gerçekleştirdiği Barış Harekatı’ndan ve KKTC’nin kuruluş sürecinden bahsetti.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve bağımsızlıklarından vazgeçmeyeceklerini dünyaya ilan ettiğini vurgulayan Turganer, “41 yıl önce kurulan demokratik, laik ve çağdaş kurumlarıyla kökleşen bir devlet olan cumhuriyetimiz, uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına yıllardır uyguladığı haksız ve insanlık dışı ambargo ve izolasyonlara rağmen halkımızın iradesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile günden güne gelişerek güçlenmeye ve kalkınmaya devam etmektedir.” dedi.

Turganer, Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeğinin bulunduğunu, sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescili ve haklarının teslimi ile mümkün olacağını belirtti.

KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Turganer, “KKTC ile kardeş Azerbaycan arasındaki gönül birliği son dönemde daha da güçlenmiştir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, ‘Bizim Türk dünyasından başka ailemiz yoktur’ sözü bizim için bir yol haritasıdır ve bu yolda çalışmak en büyük ödevimiz ve sorumluluğumuzdur. Azerbaycan ile KKTC parlamentoları arasında dostluk gruplarının kurulması, Aliyev’in çizdiği yol haritasının en güçlü kanıtıdır” ifadesini kullandı.

Büyükelçi Turganer, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın temmuzda Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Zirvesi’ne davet edilmesinin Azerbaycan’ın Kıbrıs Türkü’ne verdiği desteğin somut yansıması ve Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına verilen güçlü mesaj olduğunu vurguladı.

KKTC’nin Doğu Akdeniz’de, en güneydeki Türk devleti olarak jeopolitik rolünün her geçen gün arttığını söyleyen Turganer, “Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki, mavi vatandaki temsilcisi KKTC’nin barış ve istikrarın anahtarı olduğu açıktır. Büyük Türk milletinin ayrılmaz parçası Kıbrıs Türkleri olarak devletimizi, anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile daha da güçlendirme azim ve kararlılığındayız. Anavatanımızın güçlü siyaseti ve iradesi, Doğu Akdeniz’de ve yaşadığımız topraklardaki meşru hak ve çıkarlarımızın en büyük teminatıdır.” şeklinde konuştu.

​​​​​​​- “Kıbrıs’taki soydaşlarımızın mevcut durumu tüm Türk halkları için ciddi endişe kaynağıdır”

Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev, KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebriklerini iletti.

Feyziyev konuşmasında, “Bir zamanlar soykırım ve yerinden edilme tehdidiyle karşı karşıya kalan Kıbrıslı Türkler, ortak değerleri ve Türk kimliğine olan derin bağlılıklarıyla her zaman büyük Türk Dünyasının ayrılmaz parçası olmuştur. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın mevcut belirsiz durumu tüm Türk halkları için ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

KKTC’nin çifte standartlar ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirten Feyziyev, “Bu taraflı yaklaşım bağlamında, tüm Türk halklarının Kıbrıs’ta yaşayan Türk kardeşlerimize haklı olarak manevi ve siyasi destek vermesi, onların küresel siyasi ve ekonomik sistemlere entegrasyonunu savunması doğal ve çok önemlidir. Azerbaycan, KKTC ile Orta Asya devletleri arasındaki diyaloğun geliştirilmesinde, siyasi ve ekonomik boşlukların giderilmesinde önemli rol oynamaktadır.” dedi.

Feyziyev, Azerbaycan’ın iş, eğitim, turizm ve kültür camiasına KKTC ile işbirliğini derinleştirme çağrısında bulundu.
Bakü’de 11-22 Kasım’da COP29 düzenlendiği için bugün yapılan resepsiyonda, konuklara Türk mutfağından çeşitli tatlar ikram edildi.

Cevdet Yılmaz: KKTC’de coğrafi veri altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’nin coğrafi veri altyapısının oluşturulmasını ve uluslararası alanda KKTC’ye ait coğrafi verilerin tanınırlığının artırılmasını amaçladıklarını kaydetti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ‘Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu Toplantısı’na başkanlık etti. DHA’da yer alan habere göre coğrafi bilgi sistemlerinin, yaşamın her alanında bilgiye dayalı kararlar almayı kolaylaştıran bir teknoloji altyapısı olduğunu belirten Yılmaz, KKTC’nin coğrafi veri altyapısının oluşturulmasını amaçladıklarını söyledi.

Yılmaz, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Türk devletleri başta olmak üzere, dost ve kardeş ülkeler ile coğrafi bilgi sistemleri alanında uluslararası stratejik iş birliklerini geliştireceğiz. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde coğrafi veri altyapısının oluşturulmasını ve böylece uluslararası alanda KKTC’ye ait coğrafi verilerin tanınırlığının artırılmasını amaçlıyoruz.

Coğrafi bilgi sistemleri, ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesinde önemli bir yol gösterici olmaya devam edecektir. Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak, bu doğrultuda, akıllı şehir uygulamalarını yaygınlaştırarak, şehirlerimizi daha yaşanabilir hale getirecek projelere öncülük edeceğiz. Afetlere karşı daha dirençli bir toplum inşa edilmesi ve doğal kaynaklarımızın daha etkin yönetimi gibi alanlarda coğrafi bilgi sistemlerinin daha etkili kullanımını destekleyecek adımlar atacağız.”

Anaç küçükbaş hayvan artış ödemeleri yapıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, anaç küçükbaş hayvanı olan üreticilere destek ödemesinin yapıldığını açıkladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Aralık 2023-Haziran 2024 beyan dönemi arasında artış gösteren anaç küçükbaş hayvanı olan üreticilere destek ödemesini yaptı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, belirtilen dönemde anaç hayvan sayısını, yeni anaç kaydı yapmak suretiyle (Veteriner Kayıt Sistemi’ne ilk kez kayıt) artıran üreticilere, artış gösteren anaç hayvan sayısı kadar destekleme ödemesi yapıldığı duyuruldu.

Açıklamada, 2 bin 227 küçükbaş hayvan yetiştiricisine, 26 bin 82 yeni kayıt anaç hayvana karşılık, 6 milyon 520 bin 500 TL ödeme yapıldığı, üreticilerin hak edişlerini Kooperatif Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinden alabileceği kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Dünyası Kadın Çalıştayı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) öncülüğünde Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği, Türk Akademisyenler Birliği, İstanbul Gedik Üniversitesi Özbekistan Kültür Dayanışma ve İşbirliği Derneği, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitim Merkezi işbirliğinde gerçekleşen Türk Dünyası Kadın Çalıştayı’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) öncülüğünde Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği, Türk Akademisyenler Birliği, İstanbul Gedik Üniversitesi Özbekistan Kültür Dayanışma ve İşbirliği Derneği, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitim Merkezi işbirliğinde gerçekleşen Türk Dünyası Kadın Çalıştayı’na katıldı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Tatar burada yaptığı konuşmada, çalıştayda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti, Türk Dünyası’nın bir ve beraber olduğunu belirterek, yurt dışından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen katılımcılara “Hoşgeldiniz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan haksız ambargo ve engellemelere karşı verilen mücadelede kadınların önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Kıbrıs Türk kadının annelik yaparken, sevgi, muhabbet ve halkına faydalı bir birey olmayı öğrettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Türk kadınlarının evlatları için büyük fedakarlık yaptığını vurguladı.

“Türk kadını evlatları için her şeyi feda etmeye hazırdır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, bu şekilde yetişen bireylerin dünyaya farklı baktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Orta Asya’dan zor şartlar altında atların üzerinden Batıya gelen ve tarihte birçok devlet kuran erkeklerin yanında, onlara güç ve destek veren kadınların bulunduğunu anlattı.

Türk Devletler Teşkilatı aile fotoğrafında yer almanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bir diğer mutluluğunun ise Türk Dünyası’ndan kadınların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunması olduğunu vurguladı.

Kadınların arasındaki kültürel, sanatsal, bilimsel bağların gelişmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, siyasi ve başka sebeplerden dolayı daha önce ayrılan gönül bağının güçlenmesi temennisinde bulundu.

Teknoloji ve bilim sayesinde Türklerin ayrılması için uğraşan güçlerin etkisini yitirdiğini dile getirten Cumhurbaşkanı Tatar, gelişen iletişim teknolojileri sayesinde mesafe olmaksızın iletişim kurulabildiğini kaydetti.

Çalıştayın hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Kadınlarımız, güçlensin, Türk Dünyası kadınlarımızla daha güçlü olsun” diye konuştu.

Depremle ilgili hukuki süreci takip eden komite, İsias hakkındaki bilirkişi raporunu değerlendirdi

Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Geçici ve Özel (Ad-Hoc) Komite, Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporuyla, İsias Otel davasında tutuksuz yargılananlar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasından sorumlu bulunduğunu, yıkımın da depremin şiddetinden kaynaklandığı tezinin çürütüldüğünü belirtti.

Komite, 3 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel beşinci duruşması öncesinde, 28 Ekim’de açıklanan Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetinin 170 sayfalık raporu hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Açıklamada, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Haziran tarihli ara kararıyla dosyanın sevk edildiği bilirkişi heyetinin, dosyadaki tüm teknik rapor, görüş, olgu ve delilleri inceledikten sonra raporu hazırladığına dikkat çekildi.

Açıklamada, raporun hem kapsamlı değerlendirmeleri içerdiği hem de Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin taraf avukatlarının iddia ve taleplerini dikkate alarak bilirkişi heyetine yönelttiği sorulara ayrıntılı bir şekilde cevap verdiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremin ardından 35 Şampiyon Meleğimizi Adıyaman’da İsias Otel enkazında kalplerimize gömdükten sonra İsias davasının her safhasını yakından takip etmek üzere, bağımsız vekilimiz ve Meclis’teki tüm partilerden en az bir vekilin katılımıyla oluşturulan Ad-Hoc Komitemiz, İTÜ-Dokuz Eylül  Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırlayıp 28 Ekim 2024’te mahkemeye sunduğu İsias Davası sürecinde çok önemli öneme haiz 170 sayfalık bilirkişi raporunu tetkik etmiştir.”

-Binanın yıkılma sebepleri

Komite açıklamasında, rapordan binanın yıkılma sebeplerine ilişkin şu alıntı yapıldı:

“Sabit beton ve malzeme kusurları; Projeye aykırı kaçak katlar ve yapısal değişiklikler; Etriye ve donatı eksiklikleri; Çekiçleme etkisi iddiasının gerçeği yansıtmaması; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya projeye aykırı asansör rklenmesi; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya, projeye aykırı asansör eklenmesi; Eksik burulma düzensizliği ve yumuşak kat etkileri; Zemin etüt çalışmasının zorunlu olmasına rağmen yapılmaması ve İskan Belgesine ilişkin bulgular.”

Açıklamada, bilirkişi heyetinin, ayrıntılı olarak yaptığı teknik inceleme, keşif ve tetkiklerin ardından İsias Otel binasının ana başlıklar halinde verilen sebeplerden ötürü yıkıldığı kanaatine vardığı ve tutuksuz yargılanan sanıklar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasında sorumluluğunun bulunduğunun açıkça ifade edildiğine dikkat çekildi. Bilirkişi raporunda ifade edilen bulgular nezdinde savunma tarafının iddia ettiği yıkıma sebep olan esas nedenin depremin şiddetli olması tezinin de çürütülmüş olduğu vurgulandı.

-“Sabit ve ciddi bir sahte evrak düzenleme eyleminin mevcudiyeti, bilirkişi raporunda net bir şekilde ifade edildi”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bilirkişi raporunda ayrıca binaya verilen 1993 tarihli yapı ruhsatının; 2001 tarihli tadilat yapı ruhsatının ve 2003 tarihli yapı kullanım izin belgesi ile bunların temin edilmesi için Adıyaman Belediyesi’ne sunulan rapor ve belgelerin mevzuata aykırı ve/veya usulsüz ve/veya sahte olarak nitelenebilmesini sağlayacak ve dava sonucunda Şampiyon Melekler için adaletin en iyi ve doğru şekilde tecelli etmesine olumlu etkisi olacak bulgulara da yer verildi. Diğer bir anlatımla; sonucunda ne olursa olsun iradesi ile yapılmış sabit ve ciddi bir sahte evrak düzenleme eyleminin mevcudiyeti, bilirkişi raporunda net bir şekilde ifade edilmiştir.”

-“Dava sürecini yakinen izlemeye devam edeceğiz”

Davanın, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek beşinci duruşmasında İTÜ/ Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırladığı raporunda tespit edilen bulgular ışığında görüşülmeye devam edileceği belirtilen açıklamada, “Daha önceki tüm duruşmalarda hazır bulunmuş olan Komitemiz, bu duruşmada da hazır bulunarak dava sürecini yakınen izlemeye ve Şampiyon Meleklerimizin ailelerinin yanında olmaya devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.

İsias davasında “deprem” iddiası çürütüldü: Bilirkişi raporu, tüm sanıkları sorumlu buldu!

İsias Otel davasıyla ilgili ilgili hukuki süreci takip eden komite, İsias hakkındaki bilirkişi raporunu değerlendirdi. Yapılan açıklamada, “Tutuksuz yargılanan sanıklar dahil tüm sanıklar binanın yıkılmasında sorumlu bulundu. Savunma tarafının yıkıma sebep olan esas nedenin depremin şiddetli olması tezi çürütüldü” denildi.

Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Geçici ve Özel (Ad-Hoc) Komite, Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporuyla, İsias Otel davasında tutuksuz yargılananlar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasından sorumlu bulunduğunu, yıkımın da depremin şiddetinden kaynaklandığı tezinin çürütüldüğünü belirtti.

Komite, 3 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel beşinci duruşması öncesinde, 28 Ekim’de açıklanan Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetinin 170 sayfalık raporu hakkındaki görüşlerini açıkladı.

Açıklamada, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Haziran tarihli ara kararıyla dosyanın sevk edildiği bilirkişi heyetinin, dosyadaki tüm teknik rapor, görüş, olgu ve delilleri inceledikten sonra raporu hazırladığına dikkat çekildi.

Açıklamada, raporun hem kapsamlı değerlendirmeleri içerdiği hem de Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin taraf avukatlarının iddia ve taleplerini dikkate alarak bilirkişi heyetine yönelttiği sorulara ayrıntılı bir şekilde cevap verdiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremin ardından 35 Şampiyon Meleğimizi Adıyaman’da İsias Otel enkazında kalplerimize gömdükten sonra İsias davasının her safhasını yakından takip etmek üzere, bağımsız vekilimiz ve Meclis’teki tüm partilerden en az bir vekilin katılımıyla oluşturulan Ad-Hoc Komitemiz, İTÜ-Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırlayıp 28 Ekim 2024’te mahkemeye sunduğu İsias Davası sürecinde çok önemli öneme haiz 170 sayfalık bilirkişi raporunu tetkik etmiştir.”

BİNANIN YIKILMA SEBEPLERİ

Komite açıklamasında, rapordan binanın yıkılma sebeplerine ilişkin şu alıntı yapıldı:

“Sabit beton ve malzeme kusurları; Projeye aykırı kaçak katlar ve yapısal değişiklikler; Etriye ve donatı eksiklikleri; Çekiçleme etkisi iddiasının gerçeği yansıtmaması; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya projeye aykırı asansör rklenmesi; Deprem güçlerine dayanacak yapısal hesaplamaların eksikliği; Binaya, projeye aykırı asansör eklenmesi; Eksik burulma düzensizliği ve yumuşak kat etkileri; Zemin etüt çalışmasının zorunlu olmasına rağmen yapılmaması ve İskan Belgesine ilişkin bulgular.”

Açıklamada, bilirkişi heyetinin, ayrıntılı olarak yaptığı teknik inceleme, keşif ve tetkiklerin ardından İsias Otel binasının ana başlıklar halinde verilen sebeplerden ötürü yıkıldığı kanaatine vardığı ve tutuksuz yargılanan sanıklar dahil tüm sanıkların binanın yıkılmasında sorumluluğunun bulunduğunun açıkça ifade edildiğine dikkat çekildi. Bilirkişi raporunda ifade edilen bulgular nezdinde savunma tarafının iddia ettiği yıkıma sebep olan esas nedenin depremin şiddetli olması tezinin de çürütülmüş olduğu vurgulandı.

“SABİT VE CİDDİ BİR SAHTE EVRAK DÜZENLEME EYLEMİNİN MEVCUDİYETİ, BİLİRKİŞİ RAPORUNDA NET BİR ŞEKİLDE İFADE EDİLDİ”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bilirkişi raporunda ayrıca binaya verilen 1993 tarihli yapı ruhsatının; 2001 tarihli tadilat yapı ruhsatının ve 2003 tarihli yapı kullanım izin belgesi ile bunların temin edilmesi için Adıyaman Belediyesi’ne sunulan rapor ve belgelerin mevzuata aykırı ve/veya usulsüz ve/veya sahte olarak nitelenebilmesini sağlayacak ve dava sonucunda Şampiyon Melekler için adaletin en iyi ve doğru şekilde tecelli etmesine olumlu etkisi olacak bulgulara da yer verildi. Diğer bir anlatımla; sonucunda ne olursa olsun iradesi ile yapılmış sabit ve ciddi bir sahte evrak düzenleme eyleminin mevcudiyeti, bilirkişi raporunda net bir şekilde ifade edilmiştir.”

“DAVA SÜRECİNİ YAKİNEN İZLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Davanın, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek beşinci duruşmasında İTÜ/ Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin hazırladığı raporunda tespit edilen bulgular ışığında görüşülmeye devam edileceği belirtilen açıklamada, “Daha önceki tüm duruşmalarda hazır bulunmuş olan Komitemiz, bu duruşmada da hazır bulunarak dava sürecini yakınen izlemeye ve Şampiyon Meleklerimizin ailelerinin yanında olmaya devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.