Archives 2024

Töre, Gazimağusa Polis Müdürlüğünü ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Gazimağusa Polis Müdürlüğünü ziyaret etti.

 

Meclisten verilen bilgiye göre Zorlu Töre ziyaretinde, polis teşkilatının personel eksikliklerinin farkında olduğunu belirterek buna rağmen teşkilatın özverili çalışmalarını takdirle takip ettiğini söyledi.

 

Polisin her zaman halkın can ve mal güvenliğini korumak adına görev başında olduğunu belirten Töre, emniyet güçlerinin Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı şemsiyesi altında Başbakanlığa bağlı olarak çalışmalarını icra ettiğini kaydetti.

 

Emniyet teşkilatına güvenlerinin tam olduğunu belirten Töre, polisin devlete bağlılık bilinciyle görev yapmasının önemli olduğunu söyledi.

 

Töre, polisin devleti temsil ettiğini bu bağlamda da ciddiyet, disiplin, sevgi ve saygının ön planda tutulduğunu  ifade etti.

 

-Barış Sel 

Gazimağusa Polis Müdürü Barış Sel de yasalar çerçevesinde hareket ederek görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.

 

Zorlu Töre’ye destekten dolayı teşekkür eden Sel, üniformalarında taşıdıkları bayraklara ve KKTC devletine hizmet ettiklerini kaydetti.

 

Töre, ziyaretinde anı defterini de imzaladı ve polislerle sohbet etti.

Sibel Tatar: Bir toplumun devamlılığı ancak kültürel mirasa sahip çıkmakla mümkün

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, bir toplumun devamlılığının ancak kültürel mirasa sahip çıkmakla mümkün olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, “Uluslararası Yitip Giden Kültürel Miras Sempozyumu”nda, kültürel mirasın geçmişten miras alınan ve geleceğe miras bırakılmak istenen, topluma ait değerlerin bir bütünü olduğunu anlattı.

Kültürel miras konusunda duyarlılığı artırmanın, hem devletin hem toplumun sorumluluğunda olduğunu belirten Sibel Tatar, “Bunu başaran ülkeleri hep hayranlıkla izlemişimdir” dedi, tarihten örnekler verdi.

“Kendimi bildim bileli, nice uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan doğduğum toprakların, kültürel mirasının zenginliğinin farkındayım.” diyen Tatar, kültürel mirasın korunması, keşfedilmesi, tanıtılması ve yeniden canlandırılması için uzmanlarla birlikte hayata geçirdiği projelere değindi.

Bunlardan en önemlisinin “İpeğin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu” projesi olduğunu kaydeden Tatar, ipeğin dünyada yüzyıllar boyu önemini korumuş bir ürün olduğunu dile getirdi, Kıbrıs’ta da ipeğin tarih boyu en çok kıymet verilen en çok gelir sağlayan ürünlerden olduğunu ifade etti.

Kapılar ve sandıklar üzerine kitap çalışması sürdürdüklerini de dile getiren Sibel Tatar, baharda bu konuda hazırlanan kitabın lansmanını gerçekleştireceklerini belirtti.

Ülkeye arşiv niteliğinde bir kültürel miras çalışması kazandırmak amacında olduklarını söyleyen Tatar, kapıların replikalarının (kopya) da yapıldığını ve sergilendiğini kaydetti.

Sandıklarla ilgili çalışmanın da sürdüğünü ifade eden Tatar, geleneksel olarak çeyiz sandığı şeklinde elden ele geçen sandıkların hem evin önemli bir eşyası olduğunu hem de kendi bölgesinin desen ve motiflerinin taşıdığını anlattı. Tatar bu sandıkların da yakın zamanda müzede sergileneceğini dile getirdi.

“Keçada” markası ile keçeden ürünler üretmeye başlayacaklarını da dile getiren Tatar, çöpe atılan koyun ve keçi yünleriyle hazırlanacak ürünlerin lansmanını kasımda yapacaklarını söyledi.

Kıbrıs mutfağının çok zengin bir mutfak olduğunu ancak yeteri kadar değerlendirilmediğini de dile getiren Tatar, bu yönde yaptıkları çalışmaları anlattı. Alanında uzman üç önemli isimle, Lüzinyan mutfağından yemeklerin dahi olduğu bir yemek kitabının lansmanını mayısta yapacaklarını kaydeden Tatar, 140’ın üzerinde tarif içeren kitabın kaliteli bir arşiv çalışması olacağını belirtti.

Dünyanın en küçük cüce fil ve cüce suaygırlarının da adada yaşadığını ifade eden Sibel Tatar, iki yıl önce MTA’dan davet ettikleri uzmanlarla yaptıkları çalışmalara değindi. Girne Kalesi’nde bulunan fosillerin o güne kadar ne fosili olduğunun tespit edilemediğini, yapılan çalışmalar sonucu bunların dörtte üçünün suaygırı fosili olduğunun tespit edildiğini söyleyen Sibel Tatar, “Şu an bu fosillerin temizliği yapılıyor, kısa süre içinde cüce su aygırlarının fosillerini, halkla, çocuklarımızla, turistle paylaşacağız” dedi.

Bununla birlikte cüce fille ilgili herhangi bir fosile rastlamadıklarını da anlatan Tatar, bu fosillerin yerini bildiklerini, bununla ilgili arkeolojik çalışmaların sürdüğünü ifade etti, “Umarım Türkiye’nin de katkısıyla bu çalışma yapılıp bu değer de ülkemize kazandırılacak.” dedi.

Turizmin ülke için önemli bir ekonomik kaynak olduğunu, dolayısıyla kültürel mirasa sadece kültürü yaşatmak adına değil ekonomik açıdan da bakmak gerektiğini söyleyen Tatar, dünya mirasının da parçası olan bu kültür mirasına sahip çıkılmasının, bunun için müzeler açılmasının gerekliliğine işaret etti.

Ülkede 33 müze olduğunu, bunların dördünün kapalı olduğunu kaydeden Tatar, açık olan müzelerin ise en fazla 16.00’ya kadar açık olduğunu, Lefkoşa’daki müzelerin hiçbirinin hafta sonu açık olmadığını belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu KKTC Kız İzci Örgütü Derneği’ni kabul etti

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, nesillerin insani değerleri en üst seviyede taşıyacak şekilde gelişmelerini istediklerini belirtti.

 

Milli Eğitim Bakanlığından verilen bilgiye göre, KKTC Kız İzci Örgütü Derneği yetkilileri, 22 Şubat İzci Düşünce Günü dolayısıyla Milli eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu ziyaret etti.

 

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, kabulde, izcilik faaliyetlerinin gençlerin karakter gelişimine, liderlik becerilerinin kazanılmasına ve topluma olan duyarlılıklarının artmasına katkı sağlayan bir faaliyet olduğunu söyledi.

 

Akademik başarı ve diplomanın tek şart olarak görüldüğü bir düşüncenin hakim olduğunu ancak bunun yanılgı olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, izcilik faaliyetlerinin doğaya ve “orijinal yaşama” dönüşü hatırlatması açısından önemli olduğunu kaydetti.

 

Çavuşoğlu, “Bakanlığımızın bünyesinde bulunan İzcilik Birimi ile Derneğin çalışmalarını örtüştürerek, nesillerin sağlıklı, zihinsel ve bedensel becerileri gelişmiş ve insani değerleri en üst seviyede taşıyacak şekilde gelişmelerini istiyoruz.” dedi.

 

Gelecek nesillerin en donanımlı şekilde yetişmesi için her türlü katkıyı sağlamaya devam edeceklerini belirten Çavuşoğlu, bu alışkanlıkların daha geniş kitlelere yayılması için altyapıyı geliştirmek istediklerini söyledi.

 

-Bahadır

 

Kız İzci Örgütü Derneği Başkanı Esen Bahadır da, 22 Şubat Dünya İzci Düşünce Günü’nün saygı, sevgi, iyilik, teşekkür, dostluk ve vefa gibi değerlerin hatırlatıldığı önemli bir gün olduğunu söyledi.

 

Bahadır, “Bizim için her bir bireyin eğitilmesi çok önemlidir. Biz dernek olarak çocuklarımızın sosyal, bedensel ve hayata dair becerilerini geliştirip, akademik başarılarını desteklemek için çalışıyoruz.” dedi.

 

Bu bağlamda, Bakan Çavuşoğlu’nun kendilerine büyük destek verdiğini belirten Bahadır, devam eden iş birliğinin devamının önemli olduğunu kaydetti.

 

Kabulde Bahadır, Nazım Çavuşoğlu’na, dernek tarafından hazırlanan ve temel izcilik bilgilerini içeren “İzci Liderinin Pusulası” isimli kitabı takdim etti.

Töre: “Tarihimizle, tarihi mirasımızla övünmeliyiz”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, kültürel mirasa sahip çıkmanın, onu yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemine vurgu yaptı, tarihten ve kültürden asla utanılmaması, onlarla övünç duyulması gerektiğini kaydetti.

“Uluslararası Yitip Giden Kültürel Miras Sempozyumu”nda konuşan Töre, Kıbrıs’tan birçok medeniyetin gelip geçtiğine ve her birinin adaya kültürel değer bıraktığına işaret etti.

Töre, ataların eserlerinin, yaşam biçimlerinin, kültürlerinin sergilenmesinin önemine dikkat çekerek, ülkedeki Hala Sultan Tekkesi, Hz. Ömer Tekkesi, Kırklar Türbesi, Lüzinyan Evi gibi miraslara değindi.

“Mevcut eserlerin KKTC yetkililerin yanında, Vakıflar İdaresi, ülkede faaliyet gösteren Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Ayhatun Ateşin gibi ülke sanatçılarının çalışmaları sayesinde korunmakta olduğunu” belirten Töre, Milli Arşive giren tüm hususların ülke için büyük önem arz ettiğini dile getirdi.

Son zamanlarda, özellikle gençler arasında, tarihe “utanılacak bir şeymiş gibi” bir yaklaşım olduğunu söyleyen ve bu konuda eleştirilerde bulunan Töre, “İnsan tarihi ve ecdadını bilmeli” dedi.

Bugün yapılan çalışmanın başarılı olacağına inanç belirten Töre, Vakıflar İdaresinin Osmanlı Dönemi’ne dair yaptığı çalışmalar sayesinde bugün Maraş’ın Vakıf malı olduğu konusunun, yavaş yavaş herkes tarafından kabul edilmeye başlandığını söyledi.

Bu noktada çalışılması ve gayret edilmesi gerektiğini kaydeden Töre, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Tarihimizi bilmezsek, geleceğimizi de şekillendiremeyiz. Mutlaka bir gün, aldanma, yanılma noktasına düşeriz. Tarihi mirasların yitirilip gitmemesi için nereden başlarsak kardır diye düşünmemiz lazım. Mutlaka kurtaracağımız şeyler vardır ancak uğraşmazsak yitirilip giderler. Biz nesilden nesile milli kültürümüzü, mirasımızı, medeniyetlerin Kıbrıs’ta bıraktıklarını bilmemiz, görmemiz ve aydınlatmamız gerekir. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.”

36 araç trafikten men edildi!

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucunda 412 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi, 36 araç trafikten men edildi!

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 21 Şubat’ta ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucu; toplam bin 648 araç sürücüsü kontrol edildi ve 248’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 11’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 3’ü sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak, 6’sı sigortasız araç kullanmak, 10’u sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 8’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 19’u seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak ve 107’si diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 412 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 4 araç sürücüsü tutuklandı, 36 araç ise trafikten men edildi.

Uzun Covid’in gizemi çözülüyor

İngiltere’de yapılan araştırmada 55 uzun covid hastasının incelenmesi sonucunda Covid-19’un vücuttaki akyuvarların, interferon gama proteinin üretimini tetiklediğini ortaya koydu.

İngiltere’deki araştırmacılar, 55 uzun covid hastasını inceledi. Hastalarda İnterferon Gama protein seviyelerinin yüksek seyrettiği görüldü.

Araştırmacılar çalışmada COVID-19’un vücuttaki akyuvarların, interferon gama proteininin üretimini tetiklediğini buldu

2 YIL SÜREBİLİYOR

Covid’e yakalandıktan birkaç hafta sonra iyileşen hastalarda interferon gama proteini miktarı, enfeksiyon öncesi seviyelere düşüyor.

Ancak uzun covid hastalarında bu seviye 12 hafta ve hatta 2 yılın ardından bir normal seviyelerin üzerinde seyrediyor

İngiltere’deki Addenbrooke Hastanesi’nde yapılan bu çalışma uzun covid’e yönelik yeni tedaviler için yol gösterici olabilir

Uzmanlar bu çalışmanın uzun covid’in işleyişini anlamaya yönelik önemli bir araştırma olduğunu söylüyor

VÜCUT ALARM DURUMUNA GEÇİYOR

Uzun Covid’e yakalananlarda bağışıklık sisteminin covid sonrası normal seviyelere yeniden dönmediği ve vücudun kendini tehdit altındaymış gibi bir alarm durumunda tuttuğu belirtiliyor.

Uzun covid hastalarında, kronik yorgunluk, ateş, kas ve eklem ağrıları gibi semptomlar görülüyor

65 MİLYON KİŞİ MÜCADELE EDİYOR

Uzmanlar interferon gama yüksekliğiyle uzun covid ilişkisiyle ilgili daha geniş çaplı bilimsel çalışmaların yapılması gerektiğini söylüyor

BM verilerine göre dünyada en az 65 milyon kişi halen uzun covid ile mücadele ediyor

Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan temaslarını değerlendirdi

Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan temaslarını değerlendirdi, “Her gün daha da gelişen Azerbaycan ilişkileri, KKTC’nin dünyanın bir parçası olma yolculuğunda attığı ilk adımlardır” dedi.

Yeni Azerbaycan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tahir Budagov’un daveti üzerine gerçekleştirdikleri Azerbaycan ziyareti ve temasların son derece verimli geçtiğini ifade eden Başbakan Ünal Üstel değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“Burada kurduğumuz yeni dostluklar ve bu dostluklardan doğan samimi ilişkiler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yeni coğrafyalara girişi ve dünyanın bir parçası olma yolculuğunun adeta ilk adımları gibidir. Yeni Azerbaycan Partisi ile Ulusal Birlik Partisi arasında imzalanan işbirliği protokolü siyasal, kültürel ve ekonomik ilişkilerimizin köprüsüdür.
2022 yılında başlayan ön görüşmelerin ardından 2023 yılında imzalanan işbirliği protokolü ile taçlandırdığımız Yeni Azerbaycan Partisi ilişkilerimiz her gün daha da ileri noktaya taşınıyor.
Ülkelerimiz arasında, siyasal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin adeta köprüsü haline dönüşmüştür.
Partilerimiz arası bu işbirliğinin yanına Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev’in geçen yıl gerçekleştirdiğimiz Azerbaycan ziyaretinde en üst seviyede karşılaması ve geçtiğimiz gün yine Sayın Aliyev’in dünyanın gözleri önünde gerçekleşen basın toplantısında Cumhurbaşkanımızı Şuşa’ya davet etmesi; ilişkilerin zirve noktasına çıktığının en büyük göstergelerinden biridir.
Yeni Azerbaycan Partisi ziyaretimizde ve gerçekleştirdiğimiz partiler arası görüşmelerde bu samimiyeti bir daha teyit ettik. Ülkelerimiz arası ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için ortaya konacak yol haritası üzerinde çalışmalar yürüttük. Aynı zamanda partiler arası bu ilişkilerin sadece tepe yöneticileri arasında kalmaması, bunun partilerimizin Kadın Kolları ve Gençlik Kolları arasındaki ilişkilere de yansıması noktasında bir mutabakat sağladık.
Ayı zamanda, ekonomik ilişkilerimizin gelişimine yönelik çalışmaların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ele alınması için kendilerini ve hükümet yetkililerini ülkemize davet ettim. Çok yakın bir gelecekte KKTC’de düzenleyeceğimiz bir zirvede ilişkilerimizi tüm boyutları ile ele alacağız.
Çok kısa bir süre içerisinde ülkemizde Azerbaycan-KKTC Ekonomik ve Siyasi İlişkilerini geliştirmek için önemli zirve ve toplantılar gerçekleştireceğiz.
Atacağımız somut adımlar, halihazırda olan kardeşlik ilişkimizi, siyasal, kültürel ve ekonomik açıdan da en üst seviyeye çıkaracak. Özetleyecek olursak KKTC-Azerbaycan İlişkileri, yüzlerce yıllık, kardeşlik ve soydaşlık ilişkimiz üzerine zaten inşa edilmiştir. Şu anda yaptığımız şey, hali hazırda var olan bu samimi ilişkilerin atılacak somut adımlarla siyasi, ekonomik ve kültürel düzeyde de hak ettiği noktaya çıkarılması işidir. Biz, ortak bir milletin iki devleti olarak gördüğümüz Azerbaycan’la tek yürek olarak geleceğe yürümeye hazırdır.”

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. TCMB, şubat ayında politika faizini beklentilere paralel yüzde 45’te sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. TCMB, şubat ayında politika faizini beklentilere paralel yüzde 45’te sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. TCMB, şubat ayında beklentilere paralel faizi yüzde 45’te sabit tuttu.

Fatih Karahan başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu toplantısı gerçekleştiriliken, Merkez Bankası 8 toplantı sonra faiz artırım sürecini sonlandırdı.

Merkez Bankası, ocak ayında politika faizini 250 baz puan artırırken, yapılan açıklamada “Dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldı” ifadesi kullanılmıştı.

Merkez Bankası, Haziran 2023’te faiz artırım döngüsünü başlatmıştı. TCMB, takip eden 8 toplantıda politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 45’e yükseltti.

Ayrıntılar geliyor…

Hasipoğlu: Başbakan Üstel’in Azerbaycan ziyareti tarihi nitelikte

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, ’de katıldığı Manşet+ programında gündemi değerlendirdi. Başbakan Ünal Üstel’in Azerbaycan ziyaretinin önemine değinen Hasipoğlu, Azerbaycan’ın güçlü bir ülke olduğunun altını çizerek, “kendimizi her zaman üç devlet tek millet olarak görmekteyiz” dedi. Başbakan Üstel’in gerçekleştirmekte olduğu Azerbaycan ziyaretini
“tarihi bir olay” olarak tanımlayan Hasipoğlu, ile AK Parti ve Yeni Azerbaycan Partisi arasında imzalanmış olan işbirliği protokolü kapsamında üç partinin tüm kurulları ile çok daha sıkı bir işbirliği içerisinde olacağını anlattı.
Hasipoğlu, ’nin uluslararası platformda hak ettiği yeri alması açısından Üstel’in Azerbaycan ziyaretinin taşıdığı öneme dikkat çekerek, “hem siyasal partilerimiz hem sivil toplum örgütlerimiz hem
de meclisimizle ve cumhurbaşanımızla bu mücadeleyi vermeliyiz. Bu mücadeleyi hep birlikte vereceğiz ve hak ettiğimiz yeri alacağız” dedi

Hükümet icraatlarına ilişkin olarak, üçlü koalisyonda 24 sandalyeye sahip ’nin sürekli olarak istikrarın önemini savunduğunu anımsatan Hasipoğlu, ülkenin icraata ve yatırıma ihtiyacı
bulunduğunu söyledi.
Hasipoğlu, vatandaşın sorunlarının çözümü için istikrar gerektiğini yineleyerek, bugüne kadar devam eden istikrarlı sürecin halen sıkıntısız bir şekilde sürdüğünü kaydetti.

Oğuzhan Hasipoğlu, “tabii bu yıl içerisinde kurultaylar gerçekleşecek. Kurultaylarda her parti içerisinde sancı da olabilir, yumuşak bir geçiş de olabilir. Bu demokrasinin gereğidir, tüketilmesi gereken bir süreçtir. Siyasi partiler yasası azami üç yılda bir kurultayların yapılmasını emretmektedir. Biz de olarak kurultayımızı yapacağız. En geç Ekim ayının sonuna kadar da yapmamız lazım. Tarih tam netleşmedi, merkez yönetim kurulunda ve parti meclisinde oturup konuşacağız. Eylül sonu ya da Ekim başlarında kurultayı yapmayı planlamaktayız” dedi.
Hasipoğlu, ve YDP’de yıl içinde gerçekleşecek kurultayların meclis ve hükümet çalışmalarına olumsuz bir yansıması olmayacağını ifade etti.

Tatar’dan Holguin’e “Ortak Zemin” mesajı!

İstanbul’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, A Haber’de canlı yayına katıldı.

Kıbrıs Konusu ile ilgili önemli mesalar veren Tatar, Kişisel Danışman Holguin’in ortam zemin bulunması noktasında nabız yoklamak için görevlendirildiğini hatırlattı.

Tatar, “ Müzakere masasına oturmak için ortak zemin var mı yok mu? Biz bu şartla bu görevlendirmeyi kabul ettik. Aramızda bir mubakatar vardır. Bir ortak zemin de ancak egemen eşitliğimizin tanınması ve uluslararası statümüzün tescil edilmesiyle oluşabilir” dedi.

Tatar, Kıbrıs Türk Tatarı’nın mevcut tutumuna Anavatan Türkiye’nin tam desteğinin de sürdüğünü vurguladı.

Mavi vatanın korunması için Geçitkale Havalimanı’nın kritik önemine vurgu yapan Tatar, “Egemenlik hakkımız milletten geliyor. İki devletli bir çözüm bizi geleceğe taşıyabilir” diye ekledi.

Soli Inner Wheel Kulübü, “Bahar- Ulaş Hüsam” çifti için anma töreni düzenleyecek

Soli Inner Wheel Kulübü Türkiye’de 6 Şubat depremlerinde Hatay’da kaldıkları Öğretmen Evi’nin yıkılması sonucu hayatlarını kaybeden Bahar- Ulaş Hüsam için Cumartesi günü Yeşilırmak’ta anma töreni düzenleyecek.

Soli Inner Wheel Kulübü konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Eşi Sibel Tatar’ında katılacağı anma töreninin 24 Şubat Cumartesi saat 15:00’da Yeşilırmak 5 Eylül meydanında düzenleneceği ve törene tüm halkın davetli olduğu belirtildi.

Anma töreninin ardından Soli Inner Wheel Kulübü tarafından Bahar-Ulaş Hüsam çifti anısına restore edilen su çeşmesi ve meydana anılarına çiçek ekimi etkinliği de gerçekleştirilecek.

Araca yerleştirilen bomba patlamadan etkisiz hale getirildi

Larnaka’da bir kadının aracına yerleştirilen bomba patlamadan etkisiz hale getirildi.

Larnaka’nın “Tersofanu” köyünde bir kadının aracına yerleştirilen patlayıcı düzenek, infilak etmeden tespit edilerek etkisiz hale getirildi.

Fileleftheros gazetesi, Larnaka’nın “Tersefanu” köyünde ikamet eden bir kadının dün sabah aracına bineceği sırada, aracın rüzgarlığında bir bomba bulunduğunu fark ettiğini ve bombanın patlamadan polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirildiğini yazdı.

Bombanın, düşük etkili boru tipi bir bomba olduğunu vurgulayan gazete, Rum polisinin araştırmasını sürdürdüğünü aktardı.

İşte en çok yağış alan bölgeler…

KKTC’de son 24 saatte en fazla yağmur metrekareye 23 kg ile Kalkanlı’da kaydedildi.

Meteoroloji Dairesinden yapılan açıklamaya göre, dün sabah 08.00’den bu sabah 8.00’e kadar düşen yağış miktarının yörelere göre dağılımı şöyle:

“Kantara 23 kg/m², Yenierenköy 17 kg/m², Tatlısu 9 kg/m², Çayırova, Sipahi 7 kg/m², Lefkoşa, Selvilitepe, Beylerbeyi 4 kg/m², Yeşilırmak, Girne 3 kg/m²”

Diğer yörelerde ise 0.1 ile 2 kg/m² arası yağış kaydedildi.

Dubai’de bulunan KKTC fuar heyeti TC Başkonsolosu Onur Şaylan ile BAE iş konseyleri başkan ve bürokratlarla bir araya geldi

Dubai Gulfood Gıda Fuarı nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bulunan stant sahibi sanayicilerimiz, KKTC Abu Dabi Temsilcimiz Umut Koldaş’ın organize ettiği çalışma yemeğinde BAE’de bulunan ticari misyon ve TC Başkonsolosu Onur Şaylan ile bürokratlar bir araya geldi.

Yemek öncesi yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin BAE’de her geçen gün giderek artan ticari ve ekonomik gücünün bulunduğuna işaret edilerek, kendilerinin burada Kuzey Kıbrıslı ihracatçıların da birer ticari elçileri olduklarına dikkat çekildi.

Kuzey Kıbrıs’ın her geçen gün ihracat alanında geliştiğine dikkat çekilen konuşmalarda, çok geniş bir yelpazede çalıştıklarını, bu nedenle bölgede daha aktif pazarlama ve ürün satışı için kapılarının her zaman açık olduğuna işaret edildi.

Gulfood Gıda Fuarı’nda Kuzey Kıbrıs’ın önemli bir yer edinildiğine dikkat çekilen konuşmalarda, bunun yıllardır kesintisiz bir şekilde sürmesinin büyük bir tutarlılık ve başarı olduğu vurgulandı.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Asbaşkanı Mustafa Ersözlü ise, odanın ihracat hedefine odaklı olduğunu dile getirerek, özellikle gıda işleme alanında ürün çeşitliliğinin artırılması için çalışmalar yapılacağını söyledi.

Sanayi Dairesi Müdürü Elmas Kavunoğlu, daha iyi fuar organizasyonları için oda ile birlikte çalıştıklarını kaydederek, ticari ilişkilerin geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Çalışma yemeğine; TC Dubai Başkonsolosu, Onur Şaylan, Abu Dabi KKTC Temsilcisi Umut Koldaş, Dubai Türk İş Konseyi Başkanı Kanat Kutluk, Dünya Türk İş Konseyi BAE Ülke Temsilcisi Nilgün Emrem, TC Dubai Başkonsolosluğu Hazine ve Maliye Ataşesi Bilal Ünverdi, TC Dubai Başkonsolosluğu Ticari Ataşesi Ersoy Erbay, TC Dubai Başkonsolosluğu Kültür ve Tanıtım Ataşesi Salih Özel,DEİK BAE İş Konseyi Yönetim Kurulu üyesi Tarık Tamimi ve THY BAE Ülke Müdürü Mehmet Zingal katıldı.

Dinçyürek :” Üniversitelerimiz lokomotif sektör ve bilim yuvaları, ortak çalışmaları destekliyoruz”

Sağlık Bakanlığı ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) arasında Afiliasyon protokolü imzalandı.

Protokol, Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleşen bir törenle imzalandı. Bakan Dinçyürek, törende yaptığı konuşmada, “İki kurum arasında iş birliği ve ortak çalışma protokolü yapılıyor. Sağlık alanında yapacağımız Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi ile ilgili çalışmanın detayları yer alıyor. Temel niyet devletin sahip olduğu imkanlardan üniversitenin yararlanması, üniversitenin sahip olduğu imkanlardan da Sağlık Bakanlığının maksimum düzeyde yararlanması, ortak çalışmalar yapması ve iki kurumun da esas varlık sebebi topluma hizmet ve özellikle sağlık alanında en iyi şekilde halkımıza hizmet etmek çabasıdır” dedi.

İş birliğinden dolayı memnuniyet duyduğunu belirten Dinçyürek, çalışmaların sadece protokol kapsamıyla sınırlı olmadığını, önümüzdeki günlerde toplum yararına, kamu sağlığı yararına ortaya çıkacak yeni projeleri birlikte yürütme konusunda da hem fikir olduklarını belirtti.

Dinçyürek, üniversitelerimizin ülkemizde lokomtif sektör ve bilim yuvaları olduğunu, üniversitelerin çalışmalarını desteklemek gerektiğini, onların insan gücünü, bilimdeki birikimleri ve çalışmalarınının sağlık sektörüne yansımaları olduğunu söyledi.

Bu bağlamda sadece Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’yle değil, birçok üniversite ile ortak çalışma ve iş birliğimiz bulunmaktadır diyen Dinçyürek, Sayın Rektörün şahsında Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum.” ifadesinde bulundu.

UKÜ Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri ise konuşmasında, “Sağlık Bakanlığı ile üniversitemiz arasında imzalanan protokol içeriğinde ülkemizdeki hastanelerde, sağlık kurumlarında öğrencilerimizin staj yapma imkanlarını Bakanlığa ve dolayısıyla ülkemize yansıtılması konusunda da önemli bir adım attığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Nadiri, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi olarak bir kez daha kurumum adına böyle bir iş birliğinden duyduğumuz memnuniyeti dile getirirken ülkemize, bakanlığımıza yapılabilecek olan katkıları yapmaya hazır olduğumuzu söylemek istiyorum. Tekrardan hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Bakan Dinçyürek’e teşekkür ediyorum. Dedi.

Protokol imza töreninde, Sağlık Bakanlığı ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yapıldı.

Atun: Kıbrıslı Rumlar, Crans Montana’daki Tavizlerin Peşinde

Kıbrıs müzakerelerine Crans Montana’da kalındığı yerden başlaması konusunda ısrar eden Rum tarafının 13 maddelik taviz listesinin peşinde olduğunu savunan Prof. Dr. Ata Atun, BM’nin artık malumu ilan etmesi gerektiğini dile getirdi.
2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana şehrinde gerçekleştirilen ve başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansı’nın ardından Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin Kıbrıs Sorununa ilişkin çözüm paradigması “iki devleti çözüm” üzerine yeniden inşa edildi.

28 Nisan 2021 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlen 5+1 formatındaki gayri resmi Kıbrıs konulu konferansta, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için Egemen Eşitlik ve Eşit Uluslararası Statünün, BM Güvenlik Konseyi tarafından teyit edilmesi şartına bağlı 6 maddeden oluşan önerilerini sunarak, Türk tarafının kararlılığının, BM kayıtlarına geçmesini sağlamayı başarmıştı.

13 Şubat 2023’te Cumhurbaşkanı seçilen Rum Lider Nikos Hristodulidis ise “Egemen Eşitliğin” tartışmaya açık bir konu olmadığını söylerken, müzakerelere Crans Montana’da kalındığı yerden dönülmesi çağrısı yapmıştı.

Son dönemde sıkça dile getirilmeye çalışılan bu çağrının Türk tarafı için bir karşılığı olabilir mi? Müzakerelere Crans Montana’da kalındığı yerden devam edilebilir mi?

Gazeteci Aziz Karaaziz ve Mert Özdeş’in BRT’de yayınlanan Perspektif adlı programında bu konu masaya yatırıldı. Program konuğu Kıbrıs İlim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, küresel ve bölgesel konjonktürün değiştiğini belirterek, Crans Montana’ya dönmenin Türk tarafı için artık mümkün olmadığını değerlendirdi.

Kıbrıslı Rumların Crans Montana’da başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansının ardından, koşulsuz ve takvim zorunluluğu olmadan müzakere sürecini yeniden başlatmak istediğini ifade eden Atun, dönemin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs Türk tarafından elde ettiğini iddia ettiği 13 maddeden oluşan tavizleri sıraladı:

Kıbrıslı Rumlara, Türk bölgelerinde 4 özgürlük hakkının tanınması,
Türk topraklarına nüfusun dörtte biri oranında Rum’un yerleşmesi,
Türk nüfusunun dörtte bir oranında dondurulması,
Yasama ve yürütmede Kıbrıs Türkünün 1960 Anayasasında var olan ayrı oy çoğunluğu hakkının iptali,
Devlete istihdamlarda 70 Rum’a 30 Türk, polis ve asker istihdamında 60 Rum’a 40 Türk istihdam edilmesini kaldırılması,
Dönüşümlü Başkanlıkta sürelerin eşit olmaması,
KKTC topraklarının beşte birinin ve 40 civarında yerleşim yerinin Kıbrıslı Rumlara iade edilmesi sonrasında Kıbrıs Türklerinin topraklarının yüzde 29.2’a inmesi, (%20 toprak kaybı)
4 kategorideki taşınmaz malların anlaşmanın ertesi günü doğrudan Rumlara iade edilmesi,
Devlet Başkanlığı seçiminde yüzde 20 çapraz oy prensibi nedeni ile Türk bölgesinde yaşayan Rumların, Kıbrıs Türklerinin Başkanının seçileceği seçimlerinde yüzde yirmi oranına oy kullanması. (çapraz oy)
“Federal Devlete” üniversite eğitimi ve çalışmak için gelecek kişi ve öğrencilere, Merkezi Hükümet tarafından izin verilmesi,
Kıbrıs Türklerinin varlığını koruyabilmesine yönelik mevcut derogasyonların iptal edilmesi,
Mülkiyet konusunun iki federal devlet arasında değil, bireysel olarak çözülmesi,
Yunan vatandaşları Kıbrıs adasına serbestçe giriş yapabilecekken, Türkiye’den gelecek kişilerin “Şengen Vizesi” alarak giriş yapabilmeleri.

Prof. Dr. Atun, Anastasiadis’in bu tavizleri koparmakla yetinmeyerek, “Sıfır Asker, Sıfır Garanti” talebinde bulunması üzerine dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Hayır” dediğini ve konferansın sona erdiğini hatırlattı.

Şu anki Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Avrupa Birliği üyelerini 13 maddelik taviz listesi ile Türk tarafını müzakerelere dönmesi için ikna etmeye çalıştığını, ancak bunun Türk tarafı için mümkün olmadığını vurgulayan Atun, “Bunun aksini düşünmek siyasi bir aptallık olur.” dedi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın “siyasi eşitliğe dayalı iki devletli çözüm” politikasının da giderek zemin kazandığına dikkati çekti.

Atun: BM, Malumu İlan Etmeli
Atun, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in altı aylık görev süresi içinde taraflar arasında ortak bir zemin bulamaması durumunda, BM’nin malumu ilan etmesi gerektiğini, ancak bunu yapıp yapmayacağının şüpheli olduğunu da sözlerine ekledi.

Stilevs’e 5. Kez En Yüksek Müşteri Memnuniyet Ödülü

Stilevs, Şikayetvar tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen
“Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri’nde” (A.C.E. Awards) Elektrikli Ev-Mutfak Aletleri Kategorisi’nde en iyi müşteri deneyimini sunan marka olarak, üst üste beşinci kez elmas ödüle layık görüldü.

Türkiye’nin müşteri memnuniyetini ölçen ilk ve tek platformu Şikayetvar, en iyi müşteri deneyimi sunan markaları bir kez daha ödüllendirdi.

Bu yıl dokuzuncu kez düzenlenen A.C.E. Awards (Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri) ödül töreninde 60 farklı kategoriden 118 markaya ödüle layık görüldü.

Müşteri Memnuniyetinde “Diamond” Kalite

Stilevs, müşteri memnuniyetinde “Diamond” kaliteyi sürdürerek “Elektrikli Ev-Mutfak Aletleri Kategorisi”nde en iyi müşteri deneyimini sunan marka olarak üst üste beşinci kez elmas ödülün sahibi oldu. Marka bu prestijli ödülü kazanarak müşteri memnuniyetine verdiği önemi bir kez daha teyit etti.

“Bu Ödül Bize Güvenin Bir Göstergesi”

Ödül töreni sonrası açıklama yapan Stilevs Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Halis Çakar şunları söyledi: “Müşteri memnuniyeti, temel değerlerimizden biridir. Bu ödül, müşterilerimizin Stilevs ürünlerine ve hizmetlerine duyduğu güvenin ve memnuniyetin bir göstergesidir. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini en üst düzeyde karşılamak için sürekli çalışıyoruz.”

Yaygın ve Yetkili Servis Ağı

Müşteri memnuniyeti odaklı çalışma kültürünü benimseyen Stilevs, Türkiye genelinde 300’ü aşkın servis noktası ve Kuzey Kıbrıs’ta da Yetkili Teknik Servisi ile birlikte güvenilir bir hizmet sunuyor. Stilevs, ayrıca tüm ürünlerine 3 yıl boyunca marka garantisi veriyor.

A.C.E. Awards Araştırma Metodolojisi

Markalar tarafından uygulanan şikayet yönetiminin temel alındığı A.C.E. Awards için Şikayetvar’da müşterilere yönelik her yıl 1,5 milyonu aşkın anket gerçekleştiriliyor. Markalara takdim edilen A.C.E. Awards, gerçek tüketicilerle yapılan anketlerin oluşturduğu ‘Müşteri Deneyimi Endeksi baz alınarak ölçümleniyor. Endekste temel parametreler olarak pazar payına oranla şikâyet payı, memnuniyet düzeyi ve marka sadakati kullanılıyor.

Oğuz: Eski mahkumların iş dünyasına kazandırılması için iş birliğine hazırız

Bakan Oğuz, Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Av. Aslı Murat ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Ziyarette konuşan Av. Aslı Murat Barolar Birliği’nin Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Cezaevi ile ilgili bir projesi olduğundan bahsederek, eski mahkumların cezaevi sonrasında iş dünyasında yaşadıkları sorunların konu edildiği bu çalışmanın yürütülmesi için bakanlıkla işbirliği yapılması yönünde talepte bulundu.

Barolar Birliği ve İnsan Kaynakları Derneği’nin eski mahkumların iş dünyasında ve iş bulmakta yaşadıkları sorunların nasıl giderilebileceği konusunda iş birliği yürüttüğünü belirten Av. Murat, konuyla ilgili daha önce Ticaret Odası, Sanayi Odası ve Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ile de görüşüldüğünü söyledi.

İçişleri Bakanı Oğuz, konunun çok hassas ve insani bir konu olduğunu belirterek, iş birliği konusunda hazır olduklarını ve projenin insan hakları açısından önem teşkil ettiğini belirtti.

Cezaevindeki mahkumların iş hayatına entegre olmasının önemine dikkat çeken Oğuz, küçük bir toplum olduğumuz için mahkumlara ön yargı ile yaklaşıldığını belirtti.

Cezaevindeki mahkumların içeride geçirdikleri sürede meslek edindirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Oğuz, mahkumluk süresi sonrasında kişinin elindeki meslek bilgisi ile topluma adapte olması ve kendi işini yürütebilecek duruma gelmesinin sağlanması gerektiğine işaret etti.

Oğuz, Türkiye Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmede konunun gündeme geldiği, cezaevindeki mahkumların meslek çeşitliliği ve meslek edinme konusunda yapılması gerekenlerle ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.

Alayköy’e ‘Doğal Afet Parkı’ inşa edilecek

Gönyeli Alayköy Belediyesi ile Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği arasında imzalanan protokol kapsamında Allayköy’de ‘Doğal Afet Parkı’ projesi hayata geçirilecek.

Gönyeli Alayköy Belediyesi ile Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği (DAAK) yeni bir protokole imza koydu.

6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye’de gerçekleşen ve asrın felaketi olarak adlandırılan deprem felaketinin ardından doğal afetler konusunda daha önce bir işbirliği protokolü imzalayan ve aralıksız olarak çalışmalarına devam eden Gönyeli Alayköy Belediyesi ile Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği yeni bir protokole imza koyarak Alayköy’de 4 dönüm arazi içerisinde yapılması planlanan ‘Doğal Afet Parkı’ projesini hayata geçirecek ilk adımı attılar.

Ülkede ilk olan Doğal Afet Parkı Projesi başta çocuk ve gençlerinizin olmak üzere tüm halkımızın doğal afetler karşısında bilgi ve farkındalıklarını artırmak, öğrenci, kamu kurum kuruluş ve derneklerin doğal afet eğitimlerini gerçekleştirmek amacı ile kurulacak olan parkın inşası ve yönetimi Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği tarafından gerçekleştirilecek.

Deprem, yangın, dağcılık, sel su baskınları, havai hat, açık ve kapalı eğitim alanları, operasyon ofisi ile daha birçok eğitici parkuru içerisinde barındıracak olan doğal afet parkı inşasına kısa süre içerisinde başlanacak.

AMCAOĞLU: ARAMA KURTARMA FAALİYETİ YAPAN DOĞAL AFET ARAMA VE KURTARMA DERNEĞİ (DAAK) İLE İŞBİRLİĞİNİ ÖNEMSİYORUZ

Gönyeli Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, projenin ülke için gerekli bir proje olduğuna dikkat çekerek doğal afetler için önceden hazırlıklı olmak ve eğitimlerini almanın çok önemli olduğunu kaydetti.

Alayköy’de kurulacak Doğal Afet Parkı’nın ülkedeki arama kurtarma eğitimleri ve çalışmaları için hayati önem taşıdığını belirtti. Amcaoğlu, projeye arazi katkısında bulunduklarını ve bu alanda gerçekleştirilecek projelere de destek vereceklerini belirtti.

Amcaoğlu, belediyenin de arama kurtarma ekibinin kurulduğunu ve hali hazırda çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Dr. Hasan Küçük’ten KAAN mesajında dikkat çeken vurgu

Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Hasan Küçük,” Türk mühendislerin başarısı olarak bizleri gururlandıran milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuşu ile onur duyduk” dedi.
Sadece sanayide ve ekonomide yerlileşmenin yeterli olmadığını belirten Küçük, planlı milli eğitim ile yetişecek gençlerin yeni ufuklar açacağını söyledi.
Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Hasan Küçük, Türkiye’nin ürettiği milli muharip uçağı Kaan’ın, ilk uçuşunu başarıyla tamamlaması nedeniyle tebrik mesaj yayımladı.
Küçük, mesajında şu ifadelere yer verdi;
Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin milli ve yerli imkanlarla ürettiği milli muharip uçağı Kaan’ın gökyüzü ile buluşması bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Türk savunma sanayisine yapılan yatırımların meyvelerini vermesi Türkiye’yi bölgesel güç olmaktan çıkarıp küresel seviyeye getireceğinden eminiz. KAAN’ın 5. Nesil savaş uçağı olarak bir çok özelliği taşıması hem Anavatan Türkiye’nin hem de KKTC’nin hava savunmasında önemli bir güç oluşturacaktır. Bu vesileyle KAAN’ın gökyüzü ile buluşmasında emeği geçen başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm katkı koyanlara teşekkürlerimi iletirim.

Bugün yer yer sağanak bekleniyor!

Meteoroloji, bugün öğle saatleri yer yer hafif sağanak beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 22 – 28 Şubat tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, Cuma’dan Çarşamba’ya kadar yağmur beklenmezken, hava genellikle parçalı bulutlu geçecek.

Bölgede, periyodun ilk ve son günleri alçak, diğer günlerdeyse yüksek basınç sistemiyle serin ve nemli hava kütlesinin etkili olacak. En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22 dolaylarında seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzeyli yönlerden orta kuvvette esecek.

Türkiye’de gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi

Küresel piyasalarda, Kaliforniya merkezli çip üreticisi Nvidia’nın son çeyrekte beklentilerin üzerinde kar açıklaması risk iştahını artırırken, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.

Geçen yıl boyunca Nvidia önderliğinde dikkati çeken teknoloji sektörünün, şirketin son çeyrekte yıllık yüzde 769 artışla 12,29 milyar dolar net kar elde ederek tahminleri aşması ve içinde bulunulan çeyreğe ilişkin gelir beklentisini 24 milyar dolar olarak açıklamasının ardından gelecek dönemlerde de adından söz ettirmeye devam etmesi bekleniyor.

Öte yandan, dün ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, dün yayımlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları da yetkililerin para politikasını hızlı gevşetme konusunda endişeleri olduğunu gösterdi.

Tutanaklarda, Fed yetkililerinin, enflasyonun düşürülmesinde daha fazla ilerleme kaydedilmesinin beklenenden daha uzun sürebileceği ihtimaline ağırlık verdiği bildirildi.

Fed yetkililerinin, kısıtlayıcı para politikası duruşuna ne kadar süre devam edilmesi gerektiğine ilişkin belirsizliğin altını çizdiği aktarılan tutanaklarda, “Çoğu yetkili, politika duruşunu gevşetmek için çok hızlı hareket etmenin risklerine dikkati çekti ve enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye düşüp düşmediğine karar verirken gelen verileri dikkatle değerlendirmenin önemini vurguladı. Ancak birkaç yetkili, aşırı kısıtlayıcı duruşun çok uzun süre sürdürülmesinin ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklere işaret ettiğini belirtti.” ifadeleri kullanıldı.

Tutanaklar sonrası, para piyasalarında Fed’in martta faizi sabit bırakacağına dair beklentide değişiklik olmazken, bankanın mayısta faiz indirimine başlama ihtimali yüzde 29’a, haziranda başlama ihtimali de 70’e geriledi.

Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Richmond Fed başkanı Thomas Barkin, manşet enflasyonun düşmesine rağmen konut gibi sektörlerde fiyat baskılarının devam ettiğini vurgularken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, yakın gelecekte faiz indirimi ihtimaline karşı olduğunu dile getirdi.

Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), ABD’nin para politikasına ilişkin 2024 görünümünü değiştirmediğini, Fed’in haziran toplantısında politika faizini 25 baz puan, yıl sonuna kadar ise 75 baz puan düşüreceğini öngördüğünü bildirdi.

Makroekonomik veri tarafında ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı yüzde 7,06 ile yeniden yüzde 7 seviyesini geçerken, geçen yıl aralıktan bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Dün piyasalar kapandıktan sonra bilançosunu açıklayan Palo Alto Networks’ün bu yıla ilişkin büyüme tahminleri de beklentilerin altında kaldı. Şirketin hisseleri bugün yüzde 28’den fazla düşüş gösterdi.

ABD’de 737 MAX 9 tipi yolcu uçağının, 5 Ocak akşamı havadayken gövdesinden bir parça kopması sonrasında hisseleri yüzde 20’den fazla düşüş kaydeden Boeing, 737 MAX programında yönetici değişikliğine gidildiğini duyurdu. Boeing hisseleri dün yaklaşık yüzde 1 düşüşle günü tamamladı.

Söz konusu gelişmeler sonrası dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 4,33’e çıkarken, şu sıralarda yüzde 4,31 seviyesinde bulunuyor.

Yükseliş eğilimini üst üste altıncı işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, bugün yüzde 0,2 yükselişle 2 bin 29 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler yatırımcıların odağında bulunmaya devam ederken, dün Brent petrolün varil fiyatı günü yüzde 0,6 artışla 82,3 dolardan tamamlamasının ardından şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 82,4 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,32 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,13 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,13 artış kaydetti. Dün piyasalar kapandıktan sonra açıklanan Nvidia bilançosunun etkileri, ABD’de endeks vadeli kontratların yeni güne pozitif bir seyirle başlamasına neden oldu.

Avrupa borsalarında dün İngiltere hariç pozitif bir seyir öne çıkarken, bugün gözler Avro Bölgesi’nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.

Analistler, Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,4 azalmasının beklendiğini belirterek, yıllık bazda yüzde 2,8 artış öngörüldüğünü hatırlattı.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya Ukrayna Savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımlar kapsamında ilk kez Çinli şirketleri, Rusya’ya savaşta askeri destek sağlayabilecek ticari ilişkileri nedeniyle yaptırım listesine dahil etti.

Dün, İngiltere’nin en büyük bankalarından HSBC’nin hisse fiyatının, son çeyrekte vergi öncesi karındaki gerileme ve iştiraki olan Çin finans kuruluşundaki değer kaybı nedeniyle yüzde 8’den fazla gerilemesi dikkati çekti.

Almanya tarafında ise hükümet, bu yıl için daha önce yüzde 1,3 olarak açıklanan büyüme beklentisini zayıf küresel talep, jeopolitik belirsizlikler ve yüksek seyreden enflasyonun etkisiyle yüzde 0,2’ye düşürdüğünü bildirdi.

Öte yandan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinde Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH) geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,4 büyüme kaydetti.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,73 azalırken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,29, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,22 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Nvidia finansal sonuçlarının ardından vadeli piyasalarda artan risk iştahı Asya pay piyasalarına da taşınırken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi 1989’daki zirvesini tazeledi.

Japonya’da Nikkei 225 endeksi, 39.029,00 puana ulaşarak Aralık 1989’da görülen tüm zamanların en yüksek gün içi seviyesi olan 38.957,44’ü geride bıraktı.

Güney Kore Merkez Bankası ise politika faizini dokuzuncu toplantısında da yüzde 3,50’de sabit bıraktı.

Öte yandan, Japonya’da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 47,2 ile Ağustos 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilerken, hizmet sektörü PMI 52,5’e indi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 artış kaydetti.

Türkiye’de dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,35 değer kaybıyla 9.312,12 puandan tamamlarken, bugün gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tümü, merkez bankasının politika faizini sabit bırakmasını beklerken, ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 31,0043’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,0240 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün Türkiye’de TCMB’nin faiz kararının yanı sıra yoğun veri gündemi, dünya genelinde ise öncü imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuru verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.530 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Brent petrolün varil fiyatı 83,28 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​83,28 dolardan işlem görüyor.

Dün 83,17 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 83,03 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.12 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,30 artışla 83,28 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,17 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarının artışında, Kızıldeniz’de devam eden çatışmaların küresel petrol arzını olumsuz etkileyeceği endişesi ve ABD dolarının değer kaybetmesi etkili oldu.

Husilerin İsrail’e destek veren ticari gemilere yönelik saldırıları nedeniyle Kızıldeniz’de gerginlik tırmanıyor. Husiler, Kızıldeniz’deki İsrail gemilerini korumak için deniz devriyeleri göndermeye yönelik herhangi bir girişime misilleme yapmakla tehdit ederken, Batılı askeri güçler Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Yemen’deki Husiler, ABD ile İngiltere’nin ülkenin batısındaki Hudeyde kentine dün 17 saldırı düzenlediğini açıkladı. Husiler bir gün öncesinde İsrail’in güneyindeki Eilat kentinde hassas bölgeler ile Aden Körfezi’nde bir İsrail gemisini hedef aldıklarını açıklamıştı.

ABD dolarının diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi de petrol fiyatlarının yükselmesini destekliyor. ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen ABD dolar endeksi yüzde 0,13 düşüşle 103,87 dolar oldu. Zayıf doların, döviz kullananlar için petrolü daha ucuz hale getirerek talebi artırması bekleniyor.

Öte yandan, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de talebin zayıfladığına işaret eden veriler fiyatların yükselişini kısıtlıyor. Amerikan Petrol Enstitüsü verilerine göre, ülkede ham petrol stokları geçen hafta 7 milyon 168 bin varil artış gösterdi. Piyasa beklentisi, stokların 4 milyon 298 bin varil artacağı yönündeydi. ABD Enerji Enformasyon İdaresinin resmi stok verileri bugün açıklanacak.

Ayrıca, ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, dün yayımlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları da yetkililerin para politikasını hızlı gevşetme konusunda endişeleri olduğunu gösterdi. Faizlerin uzun süre yüksek seviyede devam etmesinin ülkede petrol talebini de düşüreceği beklentisi fiyatları aşağı yönlü etkiliyor.

Brent petrolde teknik olarak 83,58 ile 85,09 dolar aralığının direnç, 82,07 ile 80,56 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Ahmet Savaşan: Ülke imajının oluşmasında rehberlerin rolü büyük

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, 21 Şubat Dünya Rehberler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Ülke imajının oluşmasında rehberlerin rolü büyük” dedi.

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, 21 Şubat Dünya Rehberler Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Dr. Ahmet Savaşan, yerel halk ve turistler arasında iletişimi sağlayan ve uluslararası tanıtımda elçi görevi yapan turist rehberlerinin nitelikli yetiştirilmesi ve sürekli gelişmeye teşvik edilmesinin ülkelerin imajını güçlendirdiğine dikkat çekti. Dünyada nitelikli turist rehberi yetiştirilmesi gerektiği kadar rehberlikte branşlaşmaya gidilmesi konusunda da büyük bir ihtiyaç olduğuna işaret eden Ahmet Savaşan, konseyin (GHTC) Sağlık Turizmi alanında rehber yetiştirilmesi için üye ülkeler arasında koordinasyonun sağlanması için çalışma yaptığının altını çizdi.

Rehberlik mesleğinin insan ilişkileri, liderlik, dil hakimiyeti, yön ve yol bulma, bilgiyi aktarabilme, aktarılanları hikayeleştirebilme, insanları etkileyebilme gibi beceriler isteyen çok özellikli bir alan olduğunu ifade eden Ahmet Savaşan, ülkelerin imajının oluşmasında ve geliştirilmesinde rehberlerin belirleyici rolü bulunduğunun altını çizdi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM GELİRLERİNİN OLUŞMASINDA REHBERLİK ÖNEMLİ”

Mesleğinde başarılı bir rehberin, çok yönlü bilgi birikimine sahip olması gerektiğine işaret eden Dr. Ahmet Savaşan, bunun bireyin bilgilerini güncellemesi ve sürekli yenilerini eklemesi ile mümkün olabileceğini ifade etti. Bir ülkeyi ziyaret eden turistlerin ilk karşılaştıkları, ilk izlenim edindikleri, en fazla vakit geçirdikleri, ülke hakkında bilgi aldıkları, yardımlaştıkları, konuştukları, kimi zaman sorunlarını paylaştıkları bireylerin profesyonel turist rehberler olduğuna değinen Savaşan, “kaliteli ve branşlaşmış bir rehberlik eğitimi, kaliteli rehberlerin yetişmesine, kendini yenileyen kaliteli rehberlerin yetişmesi de eşlik edilen grubun veya kişilerin gittikleri ülkelerden memnun ayrılmalarına neden olur. Bu da ülkelerin turizm imajının güçlenmesini ve ülkelerde sürdürülebilir turizm çeşitlerinin gelişmesine ve dolayısıyla da turizm gelirlerinin artmasını mümkün kılar” dedi.

“REHBERLİK EĞİTİMİNİN BRANŞLAŞMASI İÇİN GEREKEN ADIMLARI ATALIM”

Mesajının sonunda, bütün rehberlerin Dünya Rehberler Günü’nü kutlayan Ahmet Savaşan, konsey üyesi 56 ülkeye rehberlik eğitiminin branşlaşması konusunda gereken adımların atılmasını teşvik etmeleri çağrısında bulundu.

Galata Kulesi bir ay ziyarete kapalı olacak

Galata Kulesi, depreme karşı güçlendirme ve dış cephe onarımı çalışmaları sebebiyle 23 Şubat’tan itibaren bir ay süreyle ziyarete kapalı olacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, kulenin çatı onarımı çalışmaları sebebiyle 8. katı 2023 kasım ayında ziyaret kapatılmıştı.

Süreç içerisinde kulenin aleminin konservasyonu tamamlandı ve dün yerine yerleştirildi. Yapının beden duvarlarında ve zemininde ise jeoradar çalışmaları gerçekleştirildi.

Tespit edilen detaylar doğrultusunda kulenin dış cephe onarımı da yapılacak. Restorasyon çalışmaları sırasında kulenin beden duvarlarında bulunan 400’e yakın göçmen kuş yuvasına zarar verilmeyecek.

Tüm uygulamalar, kuş yuvaları ve ebabil kuşlarının göç mevsimi gözetilerek gerçekleştirilecek.

Esendağlı: “Bilirkişi raporu 26 Nisan’a yetişirse İsias Otel davası farklı bir boyut kazanabilir”

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, İsias Otel davasına ilişkin yaptığı açıklamada, bilirkişi raporunun 26 Nisan’a yetişmesi halinde davanın farklı bir boyut kazanabileceğini söyledi

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, BRT katıldığı programda İsias Otel davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Esendağlı, “Gazi Üniversitesi’nde bilir kişi raporu hazırlanmaya başladı. 26 Nisan’da yapılacak duruşmaya yetişirse, dava çok farklı bir boyut kazanır. Bilirkişi raporu, dava sonucu açısından hayli önemli” dedi

Zor bir coğrafyada, emsalsiz bir süreç götürmeye çalıştıklarını belirten Esendağlı, dava için bütünsel hareket etmenin, devletin tüm unsurlarıyla Adıyaman’da olmasının sürece önemli bir kazanım kattığını ifade etti. Esendağlı, 26 Nisan’daki duruşmada bir ileriki bir tarihe erteleme de olabileceğini söyledi.

AKAN KÜRŞAT DAVASI: MAKAMLARIN GİRİŞİMLERİNİ YETERLİ VE DOYURUCU BULMADIK

Avukat Akan Kürşat davası ile ilgili olarak da Esendağlı, ortada bir suç unsuru olmadığını yineledi. Esendağlı, Akan Kürşat davasında Kıbrıs Türk siyasetinin gerekli katkıyı koymadığını ifade ederek, “Bu konuda ilk günden hükümetin, Cumhurbaşkanlığı’nın, muhalefetin, Türkiye Cumhuriyeti makamlarının girişimlerini yeterli ve doyurucu bulmadık” diye konuştu.

Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu “KKTC ile Türkiye-AB İlişkileri” paneline katıldı

Kocaeli Sanayi Odası’nın daveti üzerine resmi temaslarda bulunmak amacıyla Kocaeli’nde bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile  Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu temaslarını sürdürüyor.

Tahsin Ertuğruloğlu ve Olgun Amcaoğlu ayrıca, Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından Kocaeli Valisi Seddar Yavuz’unda katılımıyla düzenlenen “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye-AB İlişkileri” panelinde birer konuşma yaptılar.

Töre, TC’nin milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuşunu kutladı

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye’nin Milli muharip uçağı ‘KAAN’ın bugün ilk uçuşunu yapmasını kutladı.

Töre, KAAN’ın ilk uçuşuyla ilgili yayınladığı mesajda şunları kaydetti:

“Anavatanımız Türkiye’nin yerli ve millî projelerinin başında yer alan muharip uçak ‘KAAN’ın bugün ilk uçuşunu gerçekleştirmesinin gururunu yaşıyoruz. Türkiye kendi 5. nesil savaş uçağını üretmesi sadece bölgesinde değil, dünyada da büyük bir güç haline geldiğinin en büyük işaretlerindendir. Atamızın ‘İstikbal göklerdedir’ sözü, KAAN’ın ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirmiş olması ile birlikte çok daha büyük bir anlam kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma sanayisindeki en büyük teknolojik gelişmelerden olan bu güzel hadiseyi selamlıyor, Türk Milletine hayırlar getirmesini temenni ediyorum.”