Archives 2024

Dinçyürek:” Mağusa Hastanesi’nde Kan Bankası Modern Cihazlarla Devreye Girdi”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Mağusa Hastanesi’nde Kan Bankasının modern cihazlarla devreye girdiğini ve bugün çalışmaları yerinde tespit ettiklerini kaydeden Dinçyürek, bu bölgedeki hastalara özellikle acil hastalara müdahalelere, kazalara çok daha çabuk hizmet verebilecek bir düzenleme olduğunu, insan hayatını korumaya yönelik aynı zamanda hizmeti artırmaya yönelik bir uygulama olduğunu söyledi.

Dinçyürek, hastanenin son teknoloji cihazlarla donatıldığını ve hizmet kalitesinin artırıldığını , özellikle acil hastalara ve kazazede hastalara daha hızlı ve etkili hizmet verebilmek adına düzenlemeler yaptıklarını belirtti.

Bakan Dinçyürek, ayrıca hastanede yapılan yeni tomografi cihazı çalışmalarını ve yeni doğan yoğun bakım ünitesinin çalışmalarını yerinde gözlemledi. Göz ameliyatları için de son aşamaya gelindiğini ve birkaç hafta içinde ameliyatların başlayacağını açıkladı.

Bakan Dinçyürek, son günlerde sosyal medyada dolaşan bazı şikayetlere de değindi. Acil servislerden muayene parası alındığına dair iddiaların bulunduğunu, bu konuda ücretler tüzüğünde bir uygulama olduğunu, tam ücretli kategorisinde olan şahısların devletten hizmet alırken ödeme yapmaları gerektiğini, bunların bir kısmının çoğunlukla üçüncü dünya ülkeleri olduğunu ifade etti.

Son olarak, vatandaşlara bir çağrıda bulunan Dinçyürek, özellikle çocukları olan ve çocukları yeni doğan kişilerin, sistemde gerek devlet memuru olsun gerekse sigortalı olsun kendi çocuklarını devletin sağlık hizmetlerinden yararlandırabilmek için devletin ilgili birimlerine kaydettirmeleri gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, acil durumlarda çocukların kayıtlı olmadığı için tam ücretli kategoriye tabi tutulabileceğini belirtti.

Uygulamada bazı sıkıntılar olduğuna değinen Dinçyürek, otomasyonda, yazılımlarda olan sorunları yerinde tespit ettiklerini, bunların giderilmesi için çalışmaların devam ettiğini ekledi.

Bakan Dinçyürek, sağlık hizmetlerinin her geçen gün daha iyi hale getirilmesi için çalışmaların devam edeceğini ve vatandaşların sağlıklı günler geçirmesi için ellerinden geleni yapacaklarını sözlerine ekledi.

Dinçyürek’e ziyaretinde Mağusa Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Kalfaoğlu ve hastane yönetimi eşlik etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu: “Türkiye’nin gücü Kıbrıs Türkü’nün de gücüdür.”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Türkiye’nin gücü Kıbrıs Türkü’nün de gücüdür.” dedi.

Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye’nin milli muharip uçağı #KAAN’ın, ilk uçuşunu başarıyla tamamlaması nedeniyle mesaj yayımladı.

Ertuğruloğlu mesajında şunları belirtti:

“Garantörümüz anavatanımız Türkiye’nin milli muharip uçağı #KAAN’ın, ilk uçuşunu başarıyla tamamlamasından gurur duyduk.

Atatürk”ün “İstikbal  göklerdedir” şiarıyla başlattığı ve Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın kararlılığında yürütülen çalışmalarda, Türk havacılığı ve savunma sanayiindeki bu tarihi başarı, Türkiye Yüzyılı’nın gururudur.

Türkiye’nin gücü Kıbrıs Türkü’nün de gücüdür.”

Cumhurbaşkanı Tatar: “Kaan, Türk milletinin yeni bir gurur kaynağı olmuştur”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren Türkiye’nin Milli muharip uçağı Kaan’ın; Türk savunma sanayisi ve Türk milletinin yeni bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kaan’ın ilk uçuşunun hayırlara vesile olmasını temenni ederek, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk milletini tebrik etti.

Milli savunma sanayisinde gösterilen başarılardan duydukları gururu vurgulayan Tatar, Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği daha geride bıraktığını kaydetti.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak Kaan’ın, bugün gerçekleştirilen ilk uçuşunda 13 dakika havada kalarak, 8 bin feet irtifada 230 knot hıza yani yaklaşık 426 km / saat hıza ulaştığını ifade eden Tatar, şunları kaydetti:

“Gökyüzüne kanat açan Kaan, üstün teknoloji ürünü elektronik harp sistemleri ve gelişmiş entegre lojistik altyapısı ile Türkiye Yüzyılında Türk milletinin havadaki hak ve menfaatlerinin korunmasında büyük görevler yerine getirecektir.

Milli muharip uçağı Kaan’ı geliştiren ve üreten Türk Havacılık Uzay Sanayii ekibini, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nı ve projenin tüm paydaşlarını bu tarihi uçuşta emeği geçen tüm herkesi gönülden tebrik ediyor yürekten kutluyorum.”

Berova, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneğini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Gürsel Benan başkanlığındaki Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Maliye Bakanlığından yapılan açıklamaya göre kabulde, Gürsel Benan, 1956’dan bu güne kadar kayıt altına alınan 1830 şehitle ilgili bilgi ve fotoğrafların derlendiği iki ciltlik “Şehitler Ölmez Albümü”nü Maliye Bakanı Berova’ya takdim etti.

Kabulde konuşan Berova, Kıbrıs Türkü’nün zor şartlarda varoluş mücadelesi verdiğini anlatarak, bu tarihi mücadelenin kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

Derneğin kendisine hediye ettiği albümün, nasıl devlet olunduğunun gelecek nesillere anlatılması açısından çok önemli olduğunu belirten Berova, albümün hazırlanmasına katkı koyanlara teşekkür etti.

Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ise, Şehitler Ölmez Albümü’nün hazırlanması için son iki yılda büyük gayret sarf ettiklerini kaydederek, amaçlarının Kıbrıs Türk toplumunun verdiği mücadeleyi anlatmak ve geçmişte yaşananlarla ilgili farkındalığı artırmak olduğunu belirtti.

Şehitler sayesinde bugünlere gelindiğini söyleyen Benan, albümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temeli ve Anayasası olduğunu ifade etti.

Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu Kocaeli’de sanayicilerle buluştu

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Türkiye’de Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı.

KSO’daki toplantıda konuşan Ertuğruloğlu, yıllardır ambargolar altında ezdirilen, izolasyon politikalarıyla haksızlığa uğrayan Kıbrıs Türk halkının, bölgesel güç ve aktör olan, bunun da sınırlarını aşarak global aktör, güç olma yolunda ilerleyen ana vatan Türkiye’den öğrenmesi gereken çok dersin bulunduğunu belirtti.

 

“Sadece sanayi konusunda değil her konuda ana vatanda dinamizm gördüklerine” değinen Ertuğruloğlu, Türkiye’de yaratıcılık ve rekabet edebilirlik anlayışının ön plana çıktığını ifade etti.

Ertuğruloğlu, KKTC’de bu konularda mesafe kat etmeye ihtiyaçlarının olduğuna değinerek, “Çünkü yıllardır ambargo ve izolasyonlarla uluslararası ilişkilerimizin ciddi şekilde darbelendiği, önümüzün kesildiği koşullarda, içe kapanık ortamda yaşamak durumunda kaldık. Kendi dünyamızda yarattığımız realitelerin, uluslararası realiteler olduğunu düşünme hatasına da vardık. Artık kabuğumuzu kırıp, ana vatanımızdan dersler çıkararak, ana vatanımızla el ele adım adım beraber hareket etmenin tek izleyebileceğimiz yol olduğuna inanıyoruz.” dedi.

“KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN VARLIĞI, ÇÖZÜMÜN ESASIDIR”

 

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, çözümün esasıdır.” diyen Ertuğruloğlu, KKTC’nin hiçbir zaman çözümün önündeki engel olmadığının altını çizdi.

Ertuğruloğlu, çözümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kabulünden geçtiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu nedenle Kıbrıs sorununun tarifini de yapmak mecburiyetindeyiz. Herkes ‘Kıbrıs sorunu çözülsün.’ diyor. Güzel, çözülsün. Sorun nedir? Bir anketle ‘Kıbrıs sorununun tarifini yapın.’ desek, neler neler çıkacak ortaya. Kıbrıs sorununun tek bir basit cevabı vardır. Kıbrıs sorunu, Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasıdır. Sorun budur. Çözümü de o nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve kabul edilmesidir. Bunun anlamı nedir? Rum’un, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasına son vermektir.”

Ertuğruloğlu, “Ana vatanın güvenlik açısından stratejik nokta ve dinamizmin ile yaratıcılığın da merkezi olduğuna” işaret ederek, “Bizim buralardan güç almamız lazım. Bizler, sizlerle, sizin gücünüzü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yansıtarak, Kıbrıs Türkü’yle hareket ederek, Kıbrıs konusunun, sadece Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs Rumu’yla meselesi değil, Türk ulusunun da meselesi olduğunu dünyaya vurgulayarak hareket etmek durumundayız. Kıbrıs Türkü, yüce Türk ulusunun kopmaz parçasıdır.” diye konuştu.

“GÜVERCİNLİK SANAYİ BÖLGESİ”NDEKİ PROJELER TAMAMLANDI, ANKARA’NIN GÜNDEMİNDEKİ İHALE SÜRECİ ÇOK KISA SÜREDE BİTİRİLECEK”

Amcaoğlu da pandemide mikro anlamdaki ihtiyaçlarını, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi üretemediklerini gördüklerini, bunun üzerine de sanayileşmeye önem verme kararı aldıklarını söyledi.

Ülkenin ihtiyacı “Organize Sanayi Bölgeler Yasası”nı 2022’de oy birliğiyle Meclisten geçirdiklerini anımsatan Amcaoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nden yatırımcı kardeşlerimizle yeni yatırım sahaları açma noktasındaki bütün mevzuatları geçen haftalarda Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’la imzaladık.” diye konuştu.

Amcaoğlu, protokoller sayesinde Türkiye Cumhuriyeti yatırımcılarının artık rahatlıkla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yatırım yapabileceği ve yaptığı yatırımın sahibi olabileceği mevzuatların yürürlüğe girdiğini aktardı.

Yatırımların kolaylaştırılması ve korunmasıyla alakalı bütün mevzuatların yasallaştığını belirten Amcaoğlu, “Güvercinlik Sanayi Bölgesi”ndeki bütün projelerin tamamlandığını, şu an Ankara’nın gündeminde bulunan ihale sürecinin çok kısa sürede bitirileceğini kaydetti.

“YATIRIMLAR, KKTC’NİN DÜNYAYA AÇILMASINI SAĞLAYACAK”

Amcaoğlu, yeni düzenlemelerle, sanayi bölgesindeki yatırım projelendirmelerinin 2 bin metrekare üzerinden yapılan daha öncekilerden farklı olacağına işaret ederek, “İhracat açığını kapatabilecek, alternatif üretim modellerini ortaya koyabilecek ve yatırımları taçlandırabilecek sanayi arsalarının, 5 bin metrekareden başlayıp 20 bin metrekarelere kadar alana sahip olabileceği, istenildiğinde bu alanların büyültülebileceği proje 1 yıl sonra hayata geçecek.” diye konuştu.

 

Projelerin, KKTC’nin mikro ihtiyaçlarını karşılayacağını, devamında da ihracattaki devrimleri yakalayabilecek üretim modelleriyle dünyaya açılabilmesini sağlayacağını dile getiren Amcaoğlu, Türkiye ile yapılan kıyı ticareti anlaşmalarıyla Avrupa’ya açılan pazarların büyüyeceğini, kısa sürede bu alandaki Türk yatırımcılarla anlaşmalar imzalanmasını temenni etti.

Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yatırımcılara gönül kapılarının her zaman açık olduğunu, yeni mevzuat ve protokollerle KKTC’de yapılacak gerekli yatırımların önünün açılmasını temenni ettiklerini, Türkiye Cumhuriyeti’yle yürümekten büyük onur ve şeref duyduklarını sözlerine ekledi.

Vali Seddar Yavuz da dünyada barış ve huzurun tesis edilmesinin Türk devleti ve milletinin güçlü olmasından geçtiğine değinerek, Kıbrıs Türkü’nün bağımsız ve hür yaşamasının, tanınmasının, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kalkınmasının en önemli amaçları olduğunu söyledi.

KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da KKTC’nin milli davaları olduğunu belirterek, iş dünyası olarak KKTC’ye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Konuşmanın ardından Bakanlar Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu, sanayicilerin sorularını yanıtladı.

Ersin Tatar: KKTC bağımsız bir Türk devletidir

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen “27. Avrasya Ekonomi Zirvesi”ne katıldı.

İstanbul’da yer alan zirve, şehirler anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Daha sonra zirvenin tanıtım filmi gösterildi. Zirvenin açılışında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in mesajları da okundu.
Zirvede, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı, eski Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısıi milletvekili Fuat Oktay, İstanbul Valisi Davut Gül, eski Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı, milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu konuşma yaptı.

 

TATAR

Cumhurbaşkanı Tatar, zirvede yaptığı konuşmada, zirveye katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, bir çok ülkenin temsilcisine seslenmekten onur duyduğunu söyledi.
Tatar, zirveyi düzenleyenlere teşekkür ederek, bölgede yaşanan sıkıntılara işaret etti, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıları anımsattı.

Milli mücadele yıllarını anlatan Tatar, 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin garantör ülke olarak adaya barış getirdiğini, Kıbrıs Türk halkını saldırılar ve katliamdan kurtardığını kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının sonrasında devletini kurduğunu ifade eden Tatar, adada yıllarca sürdürülen federal çözüm çabalarının sonuç vermediğini ve şimdi adada yeni siyaseti sürdürdüklerini anlattı.

 

Kıbrıs Türk halkının devleti, egemenliği ve bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini, BM ve tüm tarafların da buna saygı duyması ve adadaki gerçeklere göre eşit davranması gerektiğini söyleyen Tatar, adada iki devletin iş birliğine dayalı bir anlaşma bulunabileceğini, özellikle enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasında Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin en uygun güzergah olduğunu söyledi.

Uluslararası camiaya Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ambargoların kaldırılması çağrısını yineleyen Tatar, iki devlet bulunan Kıbrıs’ta Türk halkının Rumlar kadar eşit haklara sahip bir halk olduğunu vurguladı.

Tatar, Kıbrıs’taki gerçeklere göre bu adil olmayan ambargoların artık son bulması gerektiğini ifade ederek, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de güçlü bir devlet olarak yerini aldığını ve Kıbrıs Türk halkının Rumlar kadar eşit ve hak sahibi olduğunu kaydetti.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin de adanın garantörü olduğunu ifade eden Tatar, Gazze’de yaşananlara bakınca Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün önemine vurgu yaptı.

Uluslararası camiaya, ambargoların neden devam ettiği sorusunu soran Tatar, her zaman barışçıl ve çözüme “evet” diyen Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargoların adil olmadığını kaydetti.

 

AZERBAYCAN TELEVİZYON KANALINA RÖPORTAJ

Program sonrası çıkışta Azerbaycan televizyon kanalına da röportaj veren Tatar, KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının dünyada hak ettiği yeri alması için verilen mücadeleyi anlatarak, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in verdiği desteğe teşekkür etti.

Tatar, KKTC’nin bağımsız bir Türk devleti olduğunu ve buradan geri dönüşü olmadığını ifade ederek, yeni siyasetin de devlet üzerinden yürütüldüğünü ve Türk dünyasının da bu yolda vereceği desteğin çok önemli olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede Türk dünyası içinde yer almaktan onur duyduklarını ifade eden Tatar, “Bir millet üç devlet” ifadelerini kullandı, KKTC’ye verilen desteğe teşekkür etti.
Bugünkü durumdan geriye gidiş değil, ileriye gidiş olacağını belirten Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğiyle KKTC’nin görünürlüğünün ve uluslararası temasların arttığını ve daha da artırılacağını belirtti.

Töre: “Türk Devletlerine Zaman Tanıyalım”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs’ta iki devlet gerçeğinin zaman içerisinde kalıcı hale geleceğini belirterek, milli duruştan geri adım atılmaması gerektiğini vurguladı.
Ada TV’de Ramazan Adnan’ın “Masada” programına konuk olan Töre, Kıbrıs konusu ve siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
8 Kıbrıslı Türk gencin Trodos dönüşü Güney Kıbrıs’ta saldırıya uğramasına değinerek sözlerine başlayan Zorlu Töre, “Rumların Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayali hala devam ediyor. Nereye kadar gider bu? Rum egemenliğini Kıbrıs’ın tamamına yaymak istediği sürece, kilisede bu eğitimler böyle devam ettiği müddetçe, Güney Kıbrıs’taki Rum liderliği Türk düşmanlığını körüklediği sürece, yeni yetişen Rum gençleri, Türkleri gördükleri zaman yer yer saldırılarda bulunacaklardır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Rumlara iki ayrı egemen komşu devlet olarak bir anlaşma çağrısını da yineledi.
Geçmişte de Kıbrıslı Türklere yönelik bir çok saldırıda bulunulduğunu işaret eden Zorlu Töre, varılacak noktanın iki ayrı devlet olacağını belirtti.
Kıbrıs adası üzerinden hesap yapanlar olduğunu da vurgulayan Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, “Kıbrıs adası üzerinde bir Türk devletinin devamını istemeyen emperyalist kültüre sahip ülkeler vardır” diye konuştu.
“Milli dava”dan geri adım atılmasının Kıbrıs Türkünün geleceğini tehlikeye atacağını kaydeden Töre, gerçekçi olunması gerektiğini Kıbrıs’ın Girit olmaması için birlikte hareket edilmesini istedi.
Türk devletleri ile ilişkilere de değinen Töre, KKTC’nin tanıması için zaman gerektiğini belirterek, şu örneği verdi:
“Şu anda Azerbaycan kapıyı aralıyor, yavaş yavaş diğer Türk devletleri de bu noktaya gelecektir. Hatta Türkiye’nin dostu olan Pakistan, Bangladeş, Endonezya ve Macaristan gibi ülkeler de yavaş yavaş gündeme gelecekler.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan’a davet edilmesini ve Başbakan Ünal Üstel’in Bakü’de temaslarda bulunmasının önemine değinen Başkan Töre, zamanın KKTC’nin lehine işlediğini söyledi.

Heathrow Havalimanı, Kovid-19 salgınından beri ilk kez kar açıkladı

İngiltere’nin en büyük havalimanı Heathrow, Kovid-19 salgınından bu yana ilk kez yeniden kar artışı elde etti.

Heathrow Havalimanı’ndan 2023 finansal sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamaya göre, geçen yıl havalimanının gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 26,6 artışla 3 milyar 687 milyon sterlin oldu.

Havalimanının vergi öncesi düzeltilmiş karı ise yüzde 105,6 yükselişle 38 milyon sterline yükseldi.

Havalimanının yolcu sayısı 2023’te yüzde 28,6 artarak 79,2 milyona ulaştı. Bu da havalimanının tarihindeki en yüksek üçüncü yolcu sayısı olarak kayıtlara geçti. Heathrow, bu yıl 81,4 milyon yolcuya ulaşmayı hedefliyor.

Geçen yıl 684 milyon sterlin zarar açıklayan ve en son 2019’da kar elde eden havalimanı, bu dönemde yolcu sayısında 80,9 milyonla rekor kırmıştı.

En büyük hissedarı İspanyol Ferrovial olan havalimanının Kasım 2023’te yüzde 15 hissesinin Fransız özel sermaye şirketi Ardian’a, yüzde 10 hissesinin de Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’na satılacağı açıklanmıştı.

Bu arada İngiltere Sivil Havacılık Kurumu (CAA), Heathrow’un yolcu ücretlerini önemli ölçüde azaltmasını istemişti.

Dursun Oğuz: Yasalar dışına çıkılırsa, gereği yapılmalı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ülkedeki kaçak yaşamla ilgili konuşmasında, “Suç işleyenlerin cezasını çekmesi gerek, yasalar dışına çıkılırsa, gereği yapılmalı” dedi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu, ‘Sabah Postası’ adlı programa konuk oldu.

Bakan Oğuz, ülkedeki ‘kaçak yaşam’ konusu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“YASALAR DIŞINA ÇIKILIRSA, GEREĞİ YAPILMALI”

“Kimseyi suçlamak istemem ama öğrenci olarak gelip, öğrencilik bittikten sonra ülkeyi terk etmiyorlar, kimse bu insanların nerede olduğunu da sorgulamıyor ve bu kişiler kaçak şekilde yaşıyor” diyen Oğuz, devletin yasalarının dışına çıkılırsa, gereğinin yapılması gerektiğini kaydetti.

“POLİS TEŞKİLATI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR”

Oğuz, polis teşkilatının gece gündüz çalıştığını ifade ederek, konuyla ilgili tutuklananların bir de yargı süreçleri olduğunu belirtti.

Kasım Şubat aylarında 595 kişinin yurt dışına gönderildiğini, bekleme sürecinde olanların da olduğunu belirten Oğuz, işleyişin prosedüre uygun şekilde olduğunu söyledi.

“Suç işleyenler cezasını çekiyor. Bu ülkeye gelip çalışma hayatına gelip terk etmeyen de var, turist olarak girip çıkmayan da var” diyen Oğuz, E-Vize sisteminin de ileriki dönemlerde hayata geçeceğini belirtti.

“POLİS MÜLAKATI GEÇEMEYENİ, ÜLKEYE ALMIYOR”

Şuanda Türkiye’nin transit vize ile insan aldığını ancak KKTC’ye her transit vizesi olanın alınmadığını kaydetti. Ayrıca Oğuz, muhaceret polisimizin mülakata uymayanları geri yolladığını söyledi.

Sosyal konut projeleri ile ilgili de açıklamada bulunan Oğuz, “Başbakan Üstel mutlaka olacağını söyledi, en ciddi kanıtı da yasadır, çalışmalar daha önce yapıldı ve sevk edildi” dedi.

“BAŞBAKANIMIZ ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYDU”

Hükümetlerin ülkede kalıcı eserler bırakması gerektiğini belirten Oğuz, “Son zamanlardaki emlak fiyatlarındaki artış, gençlerimizin konuta ulaşmasındaki zorluk yaşaması sebebiyle devletimizin elini taşın altına koyması gerekti ve başbakanımız bunu yaptı” ifadelerini kullandı.

Tatar, KKTC Ankara Büyükelçiliği ile KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nu ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Ankara Büyükelçiliği ile KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nu ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Ankara ve İstanbul temasları kapsamında gerçekleştirdiği ziyaretlerde, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel ile görüştü.

Çalışanlar ile de bir araya gelen Tatar, ofisleri gezdi, büyükelçilik ve başkonsolosluğun çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.

Töre, BRT’yi ziyaret etti

Meclis Başkanı Zorlu Töre, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’na ziyarette bulundu.

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nu ziyaret etti.

Töre’yi ziyareti sırasında BRTK Müdürü Meryem Özkurt ve kurum yetkilileri karşıladı.

BRTK Müdürü Özkurt kabulde yaptığı konuşmada, Kurum olarak son yapılan yatırımlarla sadece kamu yayıncılığına değil tecimsel yayınlara da destek vermeye çalışıldığını kaydetti.

Özkurt “Bu yıl radyolara da destek verip altyapılarla hem BRT’nin hem de onların seslerinin daha güçlü çıkması için çaba sarf edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkan Vekili, Meclis Başkanı Töre ise, BRT’nin hem radyo hem de televizyon yayıncılığında öncü olmasının kendilerini mutlu ettiğini kaydetti.

“BRT vazgeçilmezimizdir. Devletin en üst düzeydeki yayın organıdır” diyen Töre, Meclis olarak her zaman kurumun yanında olduklarını vurguladı.

BRT’nin yayınlarının en çok güvenilen ve izlenen yayınlar olduğu belirten Töre, mücahitin sesi ve milli davanın kalbinin attığı yer olan kurumun başarılarının devam etmesi temennisinde bulundu.

Zorlu mücadele yıllarında halkın radyo başında Bayrak Radyosundan haber almak için beklediğini kaydeden Töre, bu yılların geride kaldığını, araba aküleri ile yayına başlayan Bayrak Radyosu’nun bugün çok yönlü kanallarla yayınlarını sürdürdüğünü belirtti. Töre, daha güçlü bir gelecek için geçmişin unutulmaması gerektiğine de vurgu yaptı.

40 araç trafikten men edildi!

Ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucunda 462 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi, 40 araç trafikten men edildi!

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre 20 Şubat’ta, ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucunda; toplam 2 bin 147 araç sürücüsü kontrol edildi ve 254’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 11’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 1’i sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak, 3’ü sigortasız araç kullanmak, 31’i sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 25’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 18’i seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak ve 119’u diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 462 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı, 2 araç sürücüsü tutuklandı, 40 araç ise trafikten men edildi.

Naci Görür’den korkutan bir İstanbul uyarısı daha!

Türkiye’nin 11 kentinde büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaraları sarılmaya çalışılırken bir yandan da Marmara’daki büyük depreme yönelik uyarılar gelmeye devam ediyor. Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür, “İstanbul’da kesinlikle 7’den büyük bir deprem olacaktır.” diyerek sismik bir boşluk oluştuğuna dikkat çekti. Görür, depreme hazırlık ve yaklaşan yerel seçimlere yönelik de konuştu.

Yerbilimci Prof.Dr.Naci Görür, Sarıyer’de bir üniversitede İstanbul’da olası depreme yönelik “İstanbul ve Deprem” programına katıldı.

Etkinlikte bir sunum yapan Görür, öğrencilerin ve katılımcıların sorularını da yanıtladı.

Görür, sunumda İstanbul’da olası depremin gerçekleşme ihtimali bulunan nokta hakkında bilgi verip yaklaşan yerel seçimler öncesinde adayların proje ve vaatleri arasında yer alan afetlere hazırlık ve deprem dönüşümü konularına değinerek görüşlerini aktardı.

“KUZEY ANADOLU FAYI DEPREMLERİ DOĞUDAN BATIYA TAŞIYOR”

İstanbul’da olası depreme yönelik 250 yıllık tekerrür periyodunu hatırlatan Görür, sunumunda Marmara’nın batı bölgesini işaret ederek 1912 yılında Tekirdağ bölgesinde, 1999’da ise Gölcük’te deprem olduğunu belirtti.

Naci Görür, “İkisinin ortası Marmara Denizi ve 1766’dan beri deprem yok. Burası sismik bir boşluk. Jeolojide sismik bir boşluk asla devam edemez, doldurulmak zorundadır.” dedi.

Bu bölgenin mutlaka kırılmak mecburiyetinde olduğunu ifade eden Görür, “Kırılmadan kalamaz. Oradaki hareketler ve enerji orayı muhakkak kırar. Bu Kuzey Anadolu’nun bir alışkanlığı var, depremleri doğudan batıya doğru taşıyor.” diye konuştu.

Görür, şöyle devam etti:

“Yani Kuzey Anadolu fayı her nerede bir deprem oluşturmuşsa oranın batısı bir sonraki deprem için hedef haline gelmiştir. Nitekim 1939’dan 2023’e kadar giden deprem zinciri hep doğudan batıya olagelmiştir. Bunlar çok basit. Doğa karmaşık olsa bile, insanı çok da aldatmayan tekerrür eden olaylar meydana geliyor. Bunun dışında yapılan hesapları kitapları söylemeyeyim, zaten Osmanlı tarihi var Bizans tarihi var, tarihi depremleri biliyoruz. Özetle, İstanbul’da kesinlikle 7’den büyük bir deprem olacaktır.”

“ÇEŞİTLİ TEKLİFLER OLMASINA RAĞMEN SİYASET ÜSTÜ KALMAK ZORUNDAYIM”

Görür, İstanbul’da aday olan iktidar ve muhalefetin belediye başkanları ve adaylarının kendisiyle görüştüklerini ve ancak kendisinin siyaset üstü kalmak zorunda olduğunu ifade etti.

sesimi bütün insanlarıma ulaştırmak istiyorum. Biz göçük altından insanları AK Partili, MHP’li, CHP’li diye kurtarmıyoruz. Hiçbir şekilde siyasete bulaşmadım, bulaşmak da istemiyorum. İstanbul’u depreme hazırlamada sadece göstermelik olarak ya da öyle daha kolay hoş gözüküyor; binalar evler yapacağız, renkli binalar, halk da elini ovuşturuyor evim olacakla, bunlar doğru değil. İstanbul’u yapı stokuyla asla deprem dirençli yapamazsınız. İstanbul’un altyapısını yenileyeceksin, halkını deprem bilinçli, kültürlü, birikimli yapacaksın. İstanbulluyu deprem güvenli ve bilinçli yapmazsan asla deprem dirençli İstanbul’u yaratamazsın. Belediye başkanı sırtını döndüğü zaman aziz İstanbullular 15 kaçak binayı aynı anda bir saniyede çıkarlar. Hele kazara da başka bir yere, tatile gidersen 30 da kaçak balkon çıkarlar, bir bakarsın bir yer gecekondu olmuş. Halkın eğer deprem kültürü yoksa bu iş hiçbir şekilde olmaz.” dedi.

Türkiye’de yerel seçimde 26 milletvekili, belediye başkanlığı için yarışacak

Türkiye’de yerel seçimlerde siyasi partilerce 26 milletvekili belediye başkan adaylığı listesine konuldu. İYİ Partiden 7, CHP ve Saadet Partisinden 5’er, AK Parti’den 4 milletvekili belediye başkanlığı için yarışacak.

Siyasi partiler geçici aday listelerini il ve ilçe seçim başkanlıklarına teslim etti.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde 26 milletvekili, partileri tarafından belediye başkan adayı gösterildi.

264 milletvekili bulunan AK Parti, 31 Mart’ta 4 milletvekilini belediye başkan adayı olarak belirledi.

İstanbul Milletvekili Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olurken, Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu seçim bölgelerinden belediye başkan adayı olarak gösterildi. İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise İzmir’in Konak ilçesinde belediye başkanlığı için yarışacak.

– MHP milletvekillerini aday göstermedi

Mecliste grubu bulunan partilerden milletvekilleri arasından aday çıkarmayan tek parti MHP, en çok milletvekilini aday listesine koyan parti ise 7 isimle İYİ Parti oldu.

İYİ Partide Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş Adana Büyükşehir, İzmir Milletvekili Ümit Özlale İzmir Büyükşehir, Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu Bursa Büyükşehir, İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu İstanbul Büyükşehir, Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez Balıkesir Büyükşehir, Muğla Milletvekili Metin Ergun Muğla Büyükşehir, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak bildirildi.

– CHP ve Saadet Partisinden 5’er milletvekili aday

İYİ Partinin ardından milletvekilleri içinden en çok belediye başkanı adayı gösteren partiler 5’er milletvekili ile CHP ve Saadet Partisi oldu.

CHP’de Grup Başkanvekili ve Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı için yarışa girdi. Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Malatya Büyükşehir, Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal Kırıkkale, Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere Adıyaman, Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı Kastamonu Belediye Başkan adayı olarak listeye girdi.

– Bir vekilin seçilmesi halinde Saadet Partisinin Meclis grubu düşecek

Saadet ve Gelecek partilerinin TBMM’de bir araya gelerek Saadet Partisi çatısı altında oluşturduğu ortak grupta yer alan 20 milletvekilinden 5’i seçimlerde aday gösterildi.

İstanbul Milletvekili Birol Aydın Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir, Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir, Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün Gelecek Partisi Denizli Büyükşehir, Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan Saadet Partisi Hatay Büyükşehir, Grup Başkanı ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ Gelecek Partisi Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi.

Saadet Partisi grubundan belediye başkan adayı gösterilen milletvekillerinden birinin seçilmesi halinde partinin Meclis grubu düşecek.

– DEM, DEVA ve TİP 1, HÜDA PAR 2 aday ile yarışacak

DEM Parti’nin 31 Mart seçimlerinde aday listesinde yer verdiği tek isim Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş oldu. Beştaş, partisince İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterildi.

Mecliste 15 milletvekili ile temsil edilen DEVA Partisi’nde Ankara Milletvekili İdris Şahin, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş Kocaeli’nin Gebze ilçesinde belediye başkanlığı için yarışacak. HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı Batman’dan, Mersin Milletvekili Faruk Dinç ise Diyarbakır’dan aday gösterildi.

Geçici aday listelerine göre 31 Mart seçimlerinde 19 milletvekili büyükşehir, 5 milletvekili il, 2 milletvekili ilçe belediye başkanlığı için yarışacak. İtiraz ve inceleme süreçlerinin ardından geçici aday listeleri 23 Şubat’ta, kesin aday listeleri 3 Mart’ta ilan edilecek.

Cumhurbaşkanı Tatar, Etimesgut Belediyesi’ne teşekkür ziyareti yaptı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Millî Mücadele Müzesi’nin ülkeye kazandırılmasında önemli katkıları olan Etimesgut Belediyesi’ne teşekkür ziyareti yaptı..

KKTC’deki müze projesinin ilk tohumlarının, Etimesgut’u ziyaretinde, orada bulunan Türk Tarih Müzesi ve Parkı’nı görmesi ve benzeri bir oluşuma KKTC’de ihtiyaç olduğunu ifade etmesiyle atıldığı anlatan Tatar, müzenin KKTC’ye kazandırılmasında önemli katkıları olan Etimesgut Belediyesi’ne teşekkür etti.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Ankara Etimesgut Belediyesi katkılarıyla yapılan Lefkoşa’da yapılan “Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Millî Mücadele Müzesi”nde, Kıbrıs Türk milli mücadelesi anlatılıyor.
51 heykelin bulunduğu müzede ayrıca Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar’ın öncülüğünde yürütülen Kıbrıs Türk kültürü ve tarihini yansıtan kapı ve sandıkların yer aldığı bir bölüm de yer alıyor.

UBP GENEL BAŞKANI VE BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, AZERBAYCAN’IN BAŞKENTİ BAKÜ’DE…

Başbakanı Ünal Üstel, Karabağ’ın sembol şehri Şuşa’da temmuzda yapılması planlanan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Toplantısı’na Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı davet etmesi dolayısıyla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür etti.

Üstel, temaslarda bulunmak için gittiği Azerbaycan’da şehitliklere ziyarette bulundu.

Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in mezarını ziyaret eden Üstel, daha sonra 20 Ocak Şehitleri’nin yer aldığı Şehitler Hıyabanı’na geçerek mezarlara çiçek bıraktı.

Bakü Türk Şehitliği’ne de ziyarette bulunan Üstel’e KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer ile Azerbaycan Milletvekili Ramil Hasan da eşlik etti.

Üstel, ziyaret sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Tahir Budagov’un davetlisi olarak Bakü’de bulunduğunu söyledi.

Bir süre önce Türkiye, Azerbaycan ve KKTC’nin iktidar partileri arasında işbirliği protokolü imzalandığını hatırlatan Üstel, Bakü temaslarında hem iktidar partileri arasındaki işbirliklerini hem de üç ülke arasındaki ekonomi, eğitim ve turizm alanındaki işbirliklerini müzakere edeceklerini söyledi.

Üstel, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in Şuşa’da temmuzda yapılması planlanan TDT Gayriresmi Toplantısı’na Cumhurbaşkanı Tatar’ı da davet etmesine değinerek, “Aliyev’in KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı davet etmesi bizleri çok mutlu etmiştir. Ben bir kez daha kendisine bu güzel çağrıdan dolayı teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bundan sonraki süreçte TDT’deki çalışmalarımız daha iyi ve daha verimli olacak, hem ekonomik yönde hem de eğitim, turizm ve kültürel ilişkilerdeki bağlarımızı daha ileriye götüreceğiz.” şeklinde konuştu.

Hellim üreticilerimiz Dubai’de fuara katıldı

Gulfood 2024 Uluslararası Gıda İçecek ve Paketleme Fuarı Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde başladı.


Bir çok seçkin firmanın yer aldığı fuarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Maysa Gıda ile birlikte 5 firma yer aldı.


Maysa Gıda direktörü ve Süt Ürünleri İmalatçıları Birliği Başkanı Mahmut Erden sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla önemli fuara katıldıklarını duyurdu.


Erden paylaşımında şu ifadelere yer verdi;

Dünya ticaretinin şampiyonlar liginde Maysa Gıda olarak yerimizi aldık. Standımızı Makedonya Büyükelçisi dahil Dünyanın birçok yerinden değerli insanlar ziyaret etti. KKTC’yi gururla temsil ediyoruz.

 

Gram altın, çeyrek altın, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu?

Gram altın tüm zamanların zirvesinde! Gram altın, çeyrek altın, Cumhuriyet altını bugün ne kadar oldu?

Gram altın saat 10.12 itibarıyla Foreks piyasalarında 2 bin 101 lira seviyesinde işlem görüyor.

Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 3 bin 435 liradan, cumhuriyet altını 14 bin 130 liradan satılıyor.

ONS ALTIN NE KADAR OLDU?

Altının spot piyasadaki ons fiyatı 2 bin 030 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Ukrayna: Rus ordusuna ait savaş uçağı düşürdük

Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanı Nikolay Oleşçuk, Rusya’ya ait Su-34 tipi savaş uçağı düşürdüklerini bildirdi.

Oleşçuk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun, Rusya’ya ait Su-34 tipi savaş uçağı düşürdüğünü duyurdu.

Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan açıklamada da bu gece, Rusya’nın bir S-300 güdümlü füzesi, bir X-59 hava füzesi ve 4 X-22 seyir füzesinin yanı sıra 19 “Şahed” tipi insansız hava aracı (İHA) kullanarak Ukrayna topraklarına saldırdığı belirtildi.

Ukrayna Hava Savunma Kuvvetleri unsurlarınca Poltav bölgesinde Rusya’ya ait bir X-59 hava füzesi ile Harkiv, Dnipropetrovsk, Zaporijya ve Donetsk bölgeleri üzerinde 13 “Şahed” İHA’nın yok edildiği aktarılan açıklamada, vurulamayan İHA’ların yarısının da hedefine ulaşmadığı kaydedildi.

Ukrayna’nın 17 Şubat’tan bu yana 6 Rus savaş uçağını düşürdüğü bildirilmişti.

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,52 yükselişle 9.393,46 puandan başladı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 48,48 puan ve yüzde 0,52 değer kazanarak 9.393,46 puana çıktı.

Bankacılık endeksi yüzde 0,25 ve holding endeksi yüzde 0,31 artış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,56 ile metal ana sanayi olurken, tek kaybettiren yüzde 0,80 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.

Dün, alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,62 değer kazancıyla 9.344,97 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi.

Analistler, küresel pay piyasalarında, ABD enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine geç başlayacağına ilişkin beklentilerin güçlü duruşunu koruduğunu ifade ederek, bugün açıklanacak Fed toplantı tutanakları ve Nvidia’nın finansal sonuçları öncesinde karışık bir seyir izlendiğini söyledi.

Bugün, Türkiye’de veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ve ABD’de Fed’in toplantı tutanaklarının yanı sıra Nvidia bilançosunun da takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.500 ve 9.600 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Nöbetçi Eczaneler (21 Şubat 2024)

LEFKOŞA

ARZUM DAVULCU ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 227 14 57

Şht. Mustafa Yusuf Hacı Sok. No:3, Polis Genel Müdürlüğü Yolu, Chıchen Planeti geçince, Vakıflar Bankası karşısı ara yolu, B1 Market yanı, Yenişehir, Lefkoşa

FERİN ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 223 42 82

Cebeci Sok.N0:35 Arda Market yanı İş Bankası sırası Yenikent, Gönyeli

LADEN AKBATUR ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 227 25 75

Bakanlıklar yolu Başbakanlık önü Selçuklu Cad. N0:46 Adıgüzel Apt. Zemin Kat Lefkoşa

GİRNE

EMİNAĞA ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 815 22 48

Ziya Rızkı Cad. No:10 Girne

İPEK YÖNEY ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0533) 862 76 56

Karaoğlanoğlu Cad. Faraçoğlu İşhanı No: 320 Karaoğlanoğlu Girne

ZEHRA KELEBEK ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 821 38 88

Mareşal Fevzi Çakmak Cad. Demirege Apt. 169 A Lapta Girne

MAĞUSA

MEHMETALİ BEYAZ ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 365 06 50

Eşref Bitlis Cad., Topcu Bulvarı, Beyzade Apt., No: 3, Garanti Bankası Karşısı Polis Müdürlüğü önü Gazimağusa

GİZEM KARAHASAN ECZANESİ
21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 364 84 94

GÜZELYURT

NİLGÜN ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 714 38 47

25 Ecevit Cad. Güzelyurt

LEFKE

İLKSEN ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 727 82 40

Belediye Dükkanları N0:18 Gemikonağı Lefke

İSKELE

MEVLÜT KAÇMAZ ECZANESİ

21.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 22:00

(0548) 860 55 54

Makenzi Cad. Ezgi Sok. Dumika Const.Ltd. Dük. No: 10, Cevizli, İskele

Yeni Hastane yolu, Karting yanı, Tuzla, Gazimağusa

Türkiye’nin milli muharip uçağı “KAAN” ilk uçuşunu yaptı

Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı KAAN, bugün sabah saatlerinde ilk uçuşunu yaptı.

Türk Havacılık Uzay Sanayii tarafından yürütülen, Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden KAAN’ın uçuşuna yönelik tüm testler tamamlandı. KAAN, bugün ilk uçuşunu başarıyla yaptı.

KAAN’ın bugüne kadar fırlatma koltuğu testleri, tam boy statik testi, kontrol yüzeylerinin atalet ve statik testleri, iniş takımı düşürme testleri, sistem entegrasyon laboratuvarında aviyonik sistem testleri, yakıt testlerinin ardından motor çalıştırma testleri yapıldı.

-KAAN’ın özellikleri

KAAN 17 Mart 2023’te hangardan çıkarak pist başı yaptı. Geride kalan 9 aylık süreçte Türk mühendisleri tarafından gökyüzüyle buluşturulmak için hazırlandı. İlk uçuş görevi için girdiği testleri başarıyla tamamlandı.

Tasarım ve imalatıyla milli olan KAAN’ın kanat açıklığı 14, yüksekliği 6, uzunluğu ise 21 metre. Kokpiti ise tek kişilik. Çift motoru, yüksek manevra kabiliyeti, radara düşük görünürlüğü, gövde içi silah taşıyabilmesi ve elektronik harp kabiliyeti de KAAN’ın dikkat çeken özelliklerinden.

Üstün kabiliyetleriyle fark yaratacak

Türkiye KAAN ile 5’inci nesil savaş uçağına sahip ülkeler arasında yerini alacak. Milli savaş uçağı her türlü hava-hava ve hava-yer hedeflerine stratejik taarruz imkanı sağlayacak. Yüksek hava muharebe menzili ve süpersonik hızda hassas ve tam vuruş özellikleri ile fark yaratacak.

Bugün yer yer sağanak yağış bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin 20 – 26 Şubat tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk yarısı alçak, ikinci yarısında yüksek basınç sistemiyle, serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Yağışlı hava etkisini kaybediyor. Meteorolojiye göre, önümüzdeki günlerde hava genellikle parçalı bulutlu geçecek, sıcaklık 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek. Bugün ise yer yer hafif sağanak bekleniyor.

Hafta boyunca hava genellikle parçalı bulutlu geçecek. Sıcaklık iç kesimlerde ve sahillerde 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek. Çarşamba günü yer yer hafif sağanak bekleniyor.

Rüzgar periyodun ilk yarısı güney ve batı, diğer yarısı kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

Dünyanın en büyük siber suç organizasyonu çökertildi

İngiltere Ulusal Suç Ajansı (NCA), FBI ve Europol ile birlikte dünyanın en büyük siber suç organizasyonu Lockbit’i çökerttiklerini duyurdu.

NCA, FBI ve Europol’un da aralarında bulunduğu birçok ülkenin desteğiyle yürütülen operasyonda Lockbit’in hizmetlerinin kontrolünü ele geçirerek çökerttiğini duyurdu.

Kişilerin ve kurumların dijital ortamlarındaki veri ve görsellerini ele geçirerek fidye ve şantaj yapan organizasyonun websitesine girildiğinde “Site, İngiltere Ulusal Suç Ajansı’nın kontrolü altındadır ve çalışmaktadır. FBI ve uluslararası yasa uygulayıcı görev gücü ‘Cronos Operasyonu’ ile yakın işbirliği içinde” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada “NCA, bağlı kuruluşların saldırı oluşturmasına ve gerçekleştirmesine olanak tanıyan LockBit’in birincil yönetim ortamının ve grubun, daha önce kurbanlardan çalınan verileri barındırdığı ve yayınlamakla tehdit ettiği karanlık ağdaki halka açık sızıntı sitesinin kontrolünü ele geçirdi. Bunun yerine bu site artık LockBit’in yeteneklerini ve operasyonlarını ortaya koyan ve NCA’nın hafta boyunca günlük olarak yayınlayacağı bir dizi bilgiye ev sahipliği yapacak” denildi. İngiltere İçişleri Bakanı James Cleverly işbirliği ile düzenlenen operasyona ilişkin, “Ulusal Suç Ajansı’nın dünya lideri uzmanlığı, dünyadaki en üretken fidye yazılımı türünün arkasındaki insanlara büyük bir darbe indirdi. LockBit’i çalıştıran suçlular çok yönlü ve son derece organize kişilerdir ancak İngiltere kolluk kuvvetlerinin ve uluslararası ortaklarımızın elinden kaçmayı başaramadılar” dedi.

CRONOS OPERASYONU

Lockbit ağının üç ülkede faaliyet gösterdiğine dikkat çeken NCA, “LockBit’in, bağlı kuruluşlar tarafından kurban verilerini çalmak için kullanılan, Stealbit olarak bilinen özel bir veri filtreleme aracı vardı. Üç ülkede bulunan bu altyapı, son 12 saat içinde Operasyon Cronos görev gücü üyeleri tarafından ele geçirildi ve LockBit’e bağlı kuruluşlara ait 28 sunucu da devre dışı bırakıldı. Teknik sızma ve kesinti, LockBit ve bağlı kuruluşlarına karşı gerçekleştirilecek bir dizi eylemin yalnızca başlangıcıdır. Europol tarafından koordine edilen daha geniş bir eylemde, bu sabah Polonya ve Ukrayna’da iki LockBit aktörü gözaltına alındı, gruba bağlı 200’den fazla kripto para birimi hesabı donduruldu. ABD Adalet Bakanlığı, fidye yazılımı saldırıları gerçekleştirmek için LockBit’i kullanmaktan sorumlu iki sanığın cezai olarak suçlandığını, gözaltına alındığını ve ABD’de yargılanacağını duyurdu” dedi.

“BUGÜN İTİBARIYLA LOCKBİT KİLİTLENDİ”

Ulusal Suç Teşkilatı Genel Müdürü Graeme Biggar operasyon hakkında şu ifadeleri kullandı; “NCA liderliğindeki bu soruşturma, dünyanın en zararlı siber suç grubuna yönelik çığır açan bir darbedir. Yakın işbirliğimiz sayesinde bilgisayar korsanlarını hackledik, altyapılarının kontrolünü ele geçirdik, kaynak kodlarına el koyduk ve kurbanların sistemlerinin şifresini çözmelerine yardımcı olacak anahtarları ele geçirdik. Bugün itibariyle LockBit kilitlendi. Gizliliğe ve anonimliğe dayanan bir grubun kabiliyetine ve en önemlisi güvenilirliğine zarar verdik. LockBit suç teşkilatını yeniden inşa etmeye çalışabilir. Ancak onların kim olduğunu ve nasıl çalıştıklarını biliyoruz. Kararlıyız ve bu grubu ve onlarla ilişkili herkesi hedef alma çabalarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

Ziya Öztürkler: Kalkınma odaklı konularda araştırmaya yönelik adımlar atılması planlama açısından doğru

UBP Milletvekili Ziya Öztürkler, bölgesel kalkınma odaklı belirli konularda araştırmaya yönelik adımlar atılmasının planlama açısından doğru olduğunu belirtti.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Ziya Öztürkler, “Yükseköğrenimde Kalite, YÖDAK” konusunda konuşma yaptı.

YÖDAK konusuna değinen Öztürkler, yükseköğrenimdeki problemlerin göz önünde bulundurularak YÖDAK’ın yeniden yapılandırılması konusunda daha önce de çok mesai harcadıklarını kaydetti.

YÖDAK’ın idari ve mali özerkliği konusunda daha önce yapılan çalışmaları da aktaran Öztürkler, YÖDAK içerisinde birçok birim kurarak yeniden yapılandırılması konusunda hedeflerin ortaya koyulduğunu söyledi.

YÖK ile YÖDAK’ın hep karşılaştırıldığını dile getiren Öztürkler, iki kurum arasındaki farklılıkları, mevzuatları ve usul ve esasları okudu.

YÖDAK’ın yasal prosedürlerin ortaya konduğu bir tüzük hazırlandığına dikkat çeken Ziya Öztürkler, tüzükteki maddeleri okuyarak tüzüğün yetkilerini açıkladı.

Denetimin önemine dikkat çeken Öztürkler, yükseköğrenimde yapılması gerekleri saydı.

E-vize Otomasyon Sistemi uygulamasına da değinen Öztürkler, cezaevinde en çok yatanların üçüncü ülkeden gelen vatandaşların olduğunu söyledi ve bu konuda yapılan çalışmaları anlattı ve bu vizyonun bir an önce tamamlanarak yürürlüğe girmesi gerektiğini kaydetti.

Yükseköğrenim strateji planının önemi de dikkat çeken Öztürkler, bazı üniversitelerde uzmanlık alanlarının geliştirildiğini anlatarak, bölgesel kalkınma odaklı belirli konularda araştırmaya yönelik adımlar atılmasının planlama açısından doğru olduğunu belirtti.

TÜBİTAK’a da bu ülkenin ihtiyacı olduğunu dile getiren Öztürkler, kalitenin artırılması açısından da bu alan içerisinde de olunmasının önemli olduğunu kaydetti.

ÇAVUŞOĞLU

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da söz alarak, YÖDAK konusunda yapılan konuşmalarla değinerek bu kurumun işleyişiyle sorunlarının giderilmesi için yapılan çalışmaları anlattı.

Ülkede hayati eksiklik olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, YÖDAK’ın adının zaten denetimleri yapmak adına yeterli olduğunu söyledi ve eksikliklerin hiçbirinin yasalardan kaynaklanmadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, “YÖDAK’ın yapacağı hiçbir denetlemenin yasal zemin eksikliği yoktur. Son dönemlerde YÖDAK’ın bir denetim yapıp bize gönderdiği bir raporu da yoktur…” dedi.

Çavuşoğlu: “Konu bu hafta tamamlanmış olacak”

Cumhuriyet Genel Kurulu’nda; yükseköğretim, YÖDAK ve DAÜ de konuşuldu.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, milletvekillerini yanıtladığı konuşmasında,  gelecek hafta Başbakan Ünal Üstel başkanlığında DAÜ ile ilgili bir toplantı yapılacağını açıkladı.

Çavuşoğlu,  “Konu bu hafta tamamlanmış olacak, tartışmadan uzak artık prosedür çalışacak. Rakamlarla ilgili bir tartışma da olacaksa ben yalnız başıma belirleyici değilim…” dedi.

Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, YÖDAK ile ilgili konuşmasında ise, “Eğitim Bakanlığı, hiçbir zaman YÖDAK’ın çalışmalarına engel olmadı, aksine destek oldu. Tıkanan durumlarda sürecin önünü açan her zaman Eğitim Bakanlığı oldu… Hükümet her zaman üniversitelerin yanındadır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Denktaş’ı anma toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara’da, “Doğumunun 100. Yılında Sanatçı Kimliği ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş Anma Toplantısı”na katıldı.
Türksoy’da yer alan toplantı öncesi Denktaş’ın çektiği fotoğrafların yer aldığı serginin açılışını yaptı. Tatar panel öncesi yerel basının sorularını da yanıtladı.
Sergi Açılışı ve Anma Toplantısına, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile merhum Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş ve DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu da katıldı.
Denktaş’ın anıldığı etkinlikte, konukları, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev karşıladı. Etkinlikte, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.
-Korukoğlu
KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, anma toplantısında yaptığı açılış konuşmasında, Doğumunun 100. Yılı vesilesiyle, aralarından 12 yıl önce ayrılan, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı, büyük devlet insanı Rauf Raif Denktaş’ı saygı, rahmet ve özlemle andığını” söyledi.
Kıbrıs Türkü’nün varoluş ve özgürlük mücadelesi meşalesini Dr. Fazıl Küçük’ten devralan kurucu Cumhurbaşkanının, tüm hayatını Kıbrıs Türk halkının hak, eşitlik ve özgürlük davasına adamış ve bu haklı mücadeleyi Anavatan Türkiye ile fikir ve gönül birliğinde ömrünün son gününe dek özveri ve dirayetle savunduğunu anlatan Korukoğlu, şöyle devam etti:
“Haklı davamızın savunucusu, mücahit ve lider, cesareti ve diplomatik zekasıyla Kıbrıs Türkü’nün sesini dünyaya duyurmuştur.
Kıbrıs Türk halkı olarak bize düşen en asli görev ise, merhum liderlerimizin büyük bir mücadele vererek kurulmasına önderlik ettikleri devletimize, var gücümüzle sahip çıkmak ve onu daha ileriye taşımaktır.
Kurucu Cumhurbaşkanımız sadece siyasi kimliği ve liderliğiyle değil, çok yönlü kişiliğiyle tarihte çok kıymetli izler bırakmıştır. Rauf Raif Denktaş, sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda bir yazar, şair ve fotoğrafçıydı.
Kendisini tanıma ve beraber çalışma fırsatı bulanlar çok iyi hatırlayacaklardır; fotoğraf çekmek onu için bir tutkuydu. Fotoğraf kamerasını yanından ayırmaz, resmi toplantılarında bile boynunda tutardı.
Bu sergiyle de, Sayın Rauf Raif Denktaş’ı sanatçı kimliğiyle anarak, deklanşörüne takılan 10 binlerce fotoğraf karesinden zor da olsa bazılarını seçerek, bugün burada ölümsüzleştirmek istedik.
Parçası olmaktan gurur duyduğumuz, Türk dünyası medeniyetlerini birbirine daha da yakınlaştırmak ve gönül bağlarının güçlendirilmesinde fevkalade rol üstlenen TÜRKSOY’a, bu anlamlı etkinlik için teşekkürlerimi sunarım.”
Korukoğlu, özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası camia içerisindeki hak ettiği yeri alması için canla başla çalıştıkları bu dönemde, bu tür etkinliklerin kendileri için bir o kadar daha anlam kazandığına vurgu yaparak, Türk Dünyası’nın önemli isimlerinin eserlerini hatırlamak, korumak ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak en önemli görevlerinden olduğunu söyledi.
Bu vesileyle, hayatlarını Kıbrıs Türk halkının varoluş, hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesine adayan Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ile dava arkadaşlarını ve bu uğurda canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet ve minnetle anan Korukoğlu, gazilere de şükranlarını sundu.
-Raev
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev de, adını tüm dünyanın bildiği, ömrünü Kıbrıs Türk halkına adayan dava adamı Denktaş’ı andı, önünde saygıyla eğildiğini belirtti.
Raev, devlet adamı Denktaş’ın sanatçı kimliğiyle de ön plana çıktığını belirterek, ülkesini her yerde tanıttığını vurguladı.
Sadece KKTC değil Türk milletinin ortak değeri olan Denktaş’ı rahmetle anan Raev, programa katılan herkese teşekkür etti.
Raev, Denktaş’ın daima sonsuza kadar yaşayacağını, gelecek nesillere aktarılacağını söyledi, “Ruhu şad olsun” dedi.
-Ataoğlu
Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu da, KKTC Ankara Büyükelçiliği ve TÜRKSOY’un iş birliğinde düzenlenen Merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı anma programında yer almaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Kıbrıs Türk halkının unutulmaz liderlerinden biri olan Rauf Raif Denktaş’ı anan ve onun hayatını, liderliğini ve mirasını hatırlamak için yapılan etkinliğe teşekkür eden Ataoğlu, şöyle devam etti:
“Denktaş, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve haklarını savunmak için yaşamını adayan büyük bir insan ve devlet adamıydı.
Kıbrıs’ın bölünmesi ve ada üzerindeki siyasi gerilimlerin artmasıyla birlikte, Denktaş Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak için mücadele etmiş ve bu davayı ömrünün sonuna kadar sürdürmüş bir devlet adamıydı.
Denktaş, Kıbrıs Türk toplumunun liderliğini üstlendiği 1960’lardan itibaren, Kıbrıs’ın kuzeyinde Türklerin yaşadığı baskılarla mücadele ederken, Ada üzerindeki çatışmanın ardından, 1974 yılında Türkiye’nin müdahalesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasına öncülük etmiş büyük bir liderdir.
Denktaş, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele ettiği süre boyunca birçok zorlukla karşılaştı. Ancak, kararlılığı ve liderliği sayesinde, Kıbrıs Türk toplumu uluslararası alanda sesini onun sayesinde tüm dünyaya duyurdu.
Denktaş, sadece Kıbrıs Türk halkının lideri değil, aynı zamanda bir barış savunucusuydu. Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için çaba harcadı ve diyalog yoluyla çözüm arayışlarını destekledi.
Denktaş; siyasi kimliğinin yanı sıra fotoğrafçı kimliği ile de tanınan bir sanatçıydı. Yanından fotoğraf makinesini hiç ayırmayan, mümkün mertebe her yakaladığı kareyi ölümsüzlüğe taşımaya çalışan; kimi günler kendi başına yollara düşen bir fotoğraf tutkunuydu.
‘Benim 2 bayrağım var’ diyerek Anavatan Türkiye’ye olan bağlılığını her fırsatta dile getirir, Anadolu’nun her köşesinde Kıbrıs Türk halkının haklı davasını anlatırdı.
Bugün, Denktaş’ın mirası hala yaşamaktadır. Onun liderliğindeki ilkeler ve değerler, gelecek nesillere ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Kıbrıs Türk halkı, Denktaş’ın izinden gitmeye devam edecek ve onun mirasını koruyacaktır.”
Ataoğlu, Rauf Raif Denktaş’ı sonsuz şükran ve saygıyla anarak, mirası önünde saygıyla eğildiklerini ve onun adını yaşatmak için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
-Yılmaz
Cevdet Yılmaz da, “Doğumunun 100. Yılında Sanatçı Kişiliğiyle Rauf Denktaş“ konulu bu anlamlı etkinlikte olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
Hayatını Kıbrıs Türk halkının onurlu varoluş mücadelesine adayan Rauf Raif Denktaş’ı, doğumunun 100. yılında rahmet ve saygıyla yâd eden Yılmaz, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’un ev sahipliğinde merhum Denktaş’ı bugün yalnızca lider kişiliğiyle değil, aynı zamanda sanatçı yanıyla anacaklarını kaydetti.
Türk Dünyası’nın ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkünün, on yıllarca Rum mezalimine korkusuzca direndiğini; can verdiğini, kan verdiğini ama hürriyetinden vazgeçmediğini ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:
“EOKA zulmüne rağmen 1571’den beri yurdu, memleketi bildiği toprağını bırakmamış; egemenliğinden asla taviz vermemiştir.
Kıbrıs Türklerinin efsanevi direniş destanı, Ada’nın Yunanistan’a bağlanması anlamına gelen Rumların Enosis hayaline bir hançer gibi saplanmış; Kıbrıs Türkü katledilirken seyreden Dünya’ya azmin zaferini göstermiştir.
Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkü’nün bu varoluş mücadelesine önderlik etmiş, sadece Kıbrıs’ta değil tüm Türk Dünyası’nda yakın tarihimizin sembol isimlerinden birisi olmuştur.
Sayın Denktaş’ın ahirete irtihalinin 12. yılını geçtiğimiz ay geride bırakmış olsak da, KKTC başta olmak üzere eserleri nefes almaya devam etmektedir.
Hukuk öğrenciliğinden Türk Mukavemet Teşkilatı kuruculuğuna uzanan hayat yolculuğunda yeni bir devletin kurucu lideri olarak tarihe adını yazdırmıştır.
Bunun yanı sıra gerek fotoğrafçılığı gerek yazarlığı ile çok yönlü bir fikir ve devlet adamı olarak hafızalarda yer etmiştir.
Sayın Denktaş’ın lensinden yansıyan kareler, Denktaş’ın sadece siyasi bir figür değil, memleket sevdasını fotoğrafla ölümsüzleştirecek kadar tutkulu bir vatansever olduğunu anlatıyor.”
Yılmaz, fotoğraf dışında; mücadelesini, bayrağına ve özgürlüğüne olan düşkünlüğünü gelecek nesillere aktarabilmek için hatırat tutup yayınlaması, farkındalığı yüksek bir liderin duygusal derinliklerini gösterdiğini belirtti.
Yılmaz, “KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı merhum Denktaş’ı, onun sanatla dokuduğu içten yazılarıyla anarken sevgiyle hatırlıyor ve mirasını kalbimizde taşıyoruz” dedi.
Bu mirası kararlılıkla savunduklarını, Kıbrıs Türkü kardeşlerinin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescili için durmadan çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:
“KKTC’nin 40 yıldır ayrı bir devlet, ayrı bir demokrasi olduğu gerçeğini her platformda muhataplarımıza anlatıyoruz.
Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının, bir diğer ifadeyle egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çözüme giden yolu açacağına inanıyoruz.
Kıbrıs Adası’nda çözüm, bölgesel istikrar ve refaha da katkıda bulunacaktır.
Haksız, hukuksuz ambargolara rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişebilmesi, Doğu Akdeniz bölgesinde bir çekim merkezi haline getirilmesi için ortak çalışmalarımız sürüyor.
İktisadi ve mali işbirliği anlaşmamız çerçevesinde Kuzey Kıbrıs’ı turizminden tarımına, kültüründen altyapısına her alanda destekliyoruz.
Sayın Denktaş’ın ileri taşıdığı milli davamız yolunda, Kıbrıs Türklerine hak ettikleri güzel yarınları sunmak için Cumhurbaşkanımız liderliğinde çalışmaya devam edeceğiz.”
Yılmaz, Merhum Denktaş’ın, tüm dünyada takdir edilen liderlik ve devlet adamlığı vasıflarıyla tarihteki müstesna yerini her zaman muhafaza edeceğini ifade ederek, Denktaş’ı, doğumunun 100. yıldönümünde saygıyla andı, insanlığa armağan ettiği kıymetli eserleri için şükranlarını sundu.
Yıkmaz, Sanatçı kimliği ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı yaşatan bu anlamlı etkinlik için TÜRKSOY ve KKTC Ankara Büyükelçiliği’ne de teşekkür etti.
-Tatar
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Türksoy’un kültür sanat edebiyatı yaymak için çalıştığını, bu çerçevede Denktaş’ın doğumunun 100. Yılı nedeniyle toplantı yapmasının kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini belirtti.
Denktaş’ın mücadelesinde yazdıkları ve  ifadeleriyle gönüllerinde taht kurduğunu ifade eden Tatar, Denktaş’la olan anılarını anlattı.
Kıbrıs’ta en acılı günlerin, Adaya İngiliz bayrağının çekilmesi ve sonrasında Rumlar’ın saldırıları, Kıbrıs Türk halkının göçmen olması, katliamlar yaşaması olduğunu ifade eden Tatar, ailesi ile ilgili yaşadığı acıların yanında halkının yaşadığı acıların, kendisine halkına hizmet yolunda güç verdiğini, devletini kurduğunu ve halkı ile devletine sarıldığını kaydetti.
Denktaş’ın mirasının Kıbrıs Türk halkının zenginlikleri olduğunu vurgulayan Tatar, Sanatçı kişiliğiyle ülkenin güzelliklerini, insan sevgisini ve hayvan sevgisini fotoğraflayan Denktaş’ın tarifsiz bir kişilik olduğunu söyledi.
Denktaş’ın halkı için bağımsızlığı için yaptığı çalışmaları anlatan Denktaş, acılar yaşayan Denktaş’ın güzellikleri görmesine İlham kaynağı olduğuna işaret etti.
KKTC’ye uygulanan uluslararası haksızlıklara karşı durduğunu, BM’de yaptığı konuşma ile isyan ettiğini belirten Tatar, Türkiye ile birlikte yürüttüğü yeni siyaseti, bu konudaki mücadeleyi, O’nun vasiyetini ileriye taşımak için sürdürdüğünü ve 3 yılda gelinen aşamayı kimsenin küçümseyemeyeceğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının bağımsız egemen hür bir halk olduğunu ifade eden Tatar, bu çerçevede KKTC’ye destek veren Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e de teşekkür etti.
Denktaş ile genç yıllarında babası vesilesiyle hep beraber olduğunu, o heyecanla bugün mücadeleyi sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Tatar, Türksoy ve KKTC Ankara Büyükelçiliğine teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Plaket takdimi yapıldı ve panele geçildi.
Panelde, Serdar Denktaş açılış konuşmasını yaptı, babası Rauf Denktaş’ı andı, etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti, babasının yazdığı şiirleri okudu.

Dışişleri Bakanlığı, Trodos ziyaretlerinde bir grup gence yapılan saldırıyı şiddetle kınadı

Dışişleri Bakanlığı, öneki gün Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde, Trodos ziyaretleri esnasında bir grup Kıbrıslı Türk gence yapılan fiziksel saldırıyı şiddetle kınadı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, gençlerin Trodos ziyaretinden ülkeye dönerken, Platania adlı piknik alanına girdikleri esnada, bir grup Kıbrıs Rum’u tarafından Yunan bayraklarına sarılı sopa ve taşlarla saldırıya uğradığına işaret edilerek, yaşanan olayın kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, kabul edilemez olayın faillerinin en kısa sürede tespit edilerek hukuka havale etmeye davet edilerek, yaşanan saldırının cezasız kalmaması için konunun takipçisi olunacağı kaydedildi.

Olayın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde artan ve önü kesilmeyen ırkçılık, Türk düşmanlığı ve nefret söylemlerinin geldiği boyutu gözler önüne serdiğine işaret edilen açıklamada, geçmişte de benzerleri yaşanan bu saldırıların devam etmesinin tek nedenin ise, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bu gibi suçların faillerini cezalandırmakta yetersiz ve etkisiz kalması olduğu vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Yıllardan bu yana Güney Kıbrıs Rum yönetiminde siyasi liderlik, kilise ve okullar tarafından canlı tutulan, beslenen ve gencecik beyinleri zehirleme pahasına ekilen düşmanlık tohumları, bugün neticesini bu gibi fiziksel şiddetin artması şeklinde göstermektedir.

Kıbrıs Rum Eğitim Bakanlığının 2023-2024 yılı için başlattığı ‘Türk işgali hakkında afiş yarışması’, veya orta dereceli okullar seviyesindeki tüm öğrencilere ‘Türk ordusu tarafından kolu kesildiği’ iddia edilen bebeği konu alan şiirin, ‘yol göstermesi’ maksadıyla okutulacağı sözde edebiyat yarışmaları, Kıbrıs Rum halkı arasındaki Türk düşmanlığı ve nefret duygularının canlı kalması amacıyla kasıtlı olarak yapılan girişimlerdir.

Güney Kıbrıs Rum yönetiminde okutulan kitaplarda Türk halkına karşı yer alan ırkçı ve nefret dolu söylemler ise her gün genç beyinleri zehirlemekte, adada barış ve huzur dolu bir geleceğin inşasından ziyade, hegemonyacı bir zihniyetin yetişmesine neden olmaktadır.

Güney Kıbrıs’taki Kıbrıs Üniversitesi Saha Araştırmaları Merkezi’nin Ocak ayında yapılan bir araştırmaya göre, 31 Avrupa ülkesi arasında GKRY’nin, en fazla yabancı düşmanlığına sahip ilk 10 ülke arasında yer aldığı yönündeki tespiti şaşırtıcı değildir.

GKRY yönetimini, bu kabul edilemez olayın faillerini en kısa sürede tespit ederek hukuka havale etmeye davet eder, yaşanan bu saldırının cezasız kalmaması için konunun takipçisi olacağımızın altını çizeriz.”

Berova: Deprem fonunda 674 milyon 756 bin 716 TL para toplandı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, deprem fonunda 674 milyon 756 bin 716 TL para toplandığını açıkladı.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Berova, bu konuda bazı spekülasyonlar yapıldığını belirterek, toplanan tam rakamın 674 milyon 756 bin 716 TL olduğunu ve bu paranın deprem fonu altında kaydedildiğini belirtti.

Deprem ve diğer doğal afetlere yönelik mali yardım kapsamında bu paranın kayıt altına alınıp ödenekleştirildiğini kaydeden Berova, “Bunun adına gelecek olan her türlü blokeyi de dün olduğu gibi bugün de kamu maliyesi vermektedir. Bizim ukdemizde olan her bir kuruş için endişe duyar, doğru bir şekilde harcanabilmesi adına her türlü hususu ortaya koyarız” dedi.