Archives 2024

Çavuş: Haftanın 4 günü Güzelyurt’ta üretici ile beraberim

Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, narenciye sektöründeki sorunlarla ilgili konuştu, haftanın 4 günü Güzelyurt’ta üretici ile beraber olduğunu kaydetti.

Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Çavuş, narenciye sektörünün bütçedeki payını yüzde 6’dan yüzde 20’ye çıkardıklarını belirterek, ‘Güzelyurt’un altınına altın kattık’ dedi.

Çavuş, yaşanan sorunla ilgili şunları kaydetti:

“Bu kadar iyi bir çalışma ve bunun akabinde ortaya çıkan bir rektör böceği… Tam sezon girişinde başlayan bu sıkıntı için yapmış olduğumuz çalışma ortada. Bakanlık bunun için canla başla çalıştı. Karşımızda bir devlet var ve diyor ki ‘ben bu riski göze almak istemiyorum’. Açıkça konuşuyorum, bu sektör içinde gizli saklı bir şey yok. Geldiğimiz noktada en son gündeme gelen 15 bin ton olayı vardır. İhracatçılar arasında ayrım yaptınız deniyor. Böyle bir şey yok. Ödeyenler var, sıkıntıya düşecekler dedik. Bu insanlar tek tek arandı ve mevcut iki firmanın 15 bin ton ürün karşılığını ödediği ortaya çıktı. 4 bini Azerbaycan’a geri kalanı Türkiye’ye gidecek. 60 bin ton ürünün 45 bin tonunu pazarlayabileceğiz dedik. Daha süreç bitmedi. Ben haftanın 4 günü Güzelyurt’ta üretici ile beraberim”

Dinçyürek: İlaç ihalesine en erken çıkan Sağlık Bakanlığı’yız

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, 750 Milyon TL’lik ilaç ihalesine çıkıldığını kaydetti.

Meclis Genel Kurulunda konuşan Dinçyürek, ihalesiz ilaç alınmadığını belirterek, bütçe belirlendikten sonra ‘ilaç ihalesine en hızlı çıkan Sağlık Bakanlığı’ olduklarını söyledi.

İhaleye çıkarken mevcut stokların ve tüketim rakamlarının dikkate alındığını kaydeden Dinçyürek, veriye dayalı ihaleye çıkıldığını sözlerine ekledi. Dinçyürek acil durumlar için de para rezervi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Dinçyürek bütçe içerisinde hamle yapabilmek üzere de bir marj bıraktıklarını belirterek, ilaç eksikliği yaşanmaması adına tüm çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Bakan Çavuş: Güzelyurt altın değerinde

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda tarım bütçesi içinde yüzde 6 payın yüzde 20’ye çıkardıklarını, yaptıkları tüm çalışmaları üreticilerle istişare içinde yaptıklarını söyleyerek, “Güzelyurt’u verdik” sözlerini kabul etmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Çavuş, sezon girişinde ortaya çıkan sıkıntıya yönelik birçok çalışma yapıldığını çaba sarf edildiğini, fümigasyon için çaba harcandığını anlattı.

Böcek ve risk yokmuş gibi açıklama yapılmasının doğru olmadığını ortada bir sıkıntı bulunduğunu dile getiren Çavuş, her şeye rağmen bir kısmının ihraç edilebileceğini, her an her şey olabileceğini ancak buna rağmen hiçbir şey yapılmadığının söylenmesinin doğru olmadığını belirtti.

“Sizden fazla Güzelyurt’a gidiyorum. Haftanın dört günü Güzelyurt’tayım” diyen Çavuş, bu ürünü yetiştiren ağaçlara yönelik mücadele noktasında olduklarını, iki aydan beri çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

“En büyük sıkıntı rektör böceğin, sezona girerken ortaya çıkması oldu” diyen Çavuş, sorunlarla ilgili “mücadele edilmemiş” denmesinin doğru olmadığını söyledi.

Güzelyurt’un “altın değerinde olduğunu o altına altın katmak için çalıştıklarını” dile getiren Çavuş, eşitsizlik olmasın diye eşit ödeme yapıldığını belirtti.

Dalında kalacak narenciyeyi tespit için komisyon kurulduğunu dile getiren Çavuş, adaletli ödeme için çalışma yapılacağını, sorunun üstesinden geleceklerini kaydetti.

Çavuş, Yeşil Hat Tüzüğü’nü de kullandıklarını ve kullanmaya devam edeceklerini söyledi.

Transit geçişlerde Irak ve Azerbaycan’da sıkıntı olmadığını görüşmelerin devam ettiğini dile getiren Çavuş, Türkiye için de çabanın devam ettiğini belirtti.

GARDİYANOĞLU: ” SOSYAL SİGORTALAR OLARAK KAMU HASTANELERİMİZE ÖN KAYIT SİSTEMİMİZİ AÇTIK “

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, son 10 gündür Sosyal Sigortalar Dairesi’nin ön kayıt sistemini kamu hastanelerine açtığını duyurdu.
Son birkaç aydır kamu hastanelerine ,acil servislere ve polikiniklere giden ve muayene olmak isteyen sosyal sigortalıların, bakmakla yükümlü oldukları yakınları ile ilgili kayıtlarda bir takım sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Gardiyanoğlu, Sosyal Sigortalar Dairesi Ön Kayıt Sistemi’nin kamu hastanelerinde açıldığını söyledi.
Evli, çocuk sahibi olan sigortalıların eşini ve çocuklarını Sosyal Sigortalar Dairesi’ne kaydettirmediği için, kamu hastanelerinde bugüne kadar sistemde çıkmadığını belirten Gardiyanoğlu, sigortalıların hastaneye gittiğinde ya da acil bir durum olduğunda sistemde kaydının bulunmadığını ve tam ücret ödemek zorunda kalarak sosyal güvenlik haklarından yararlanamadığını kaydetti.
Sigortalılara mağduriyet yaşamamaları için Sosyal Sigortalar Dairesi Ön Kayıt Sistemi’ne kayıt olma çağrısı yapan Gardiyanoğlu: ‘’ Kayıt için, sigortalılarımızın evlenmiş ise, evlilik belgesini;18 yaşından küçük bakmakla yükümlü olduğu çocuğu varsa doğum belgesini, 18 yaşından büyük bir çocuğu varsa kimlik kartı ve öğrenci belgesini en yakın Sosyal Sigortalar Dairesi’ne bırakması yeterlidir. ‘’ ifadelerini kullandı.
Gardiyanoğlu, bugüne kadar Sosyal Sigortalar Dairesi’ne kaydını yaptırmamış kişilerin, herhangi bir acil durumda, acil serviste ya da rehabilitasyon merkezinde işlem yapacaksa ordaki ilgili görevliye de kayıt yaptırabileceğini anımsatarak kayıt olan sigortalılarla ön kayıt sisteminin daha hızlı tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Başbakan Ünal Üstel, Bakü’ye gidiyor

Başbakan Ünal Üstel, Yeni Azerbaycan Partisi Başkan Yardımcısı Tahir Budagov’un davetlisi olarak bugün Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmek üzere yurttan ayrılıyor.

Üstel, Azerbaycan’da Yeni Azerbaycan Partisi yetkililerinin yanısıra, KKTC-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik eğitim, turizm ve tarım başlıklarında üst düzeyde önemli temaslarda bulunacak.

Nöbetçi Eczaneler (20 Şubat 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

BALIN ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 223 18 13

Dr. Burhan Nalbantoğlu Cad. Devlet Hastanesi ve Çember Restorant yanı, Lefkoşa

***

SAFİYE ÇAĞANSEL ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 227 76 76

Şht. İsmail Beyoğlu Cad. No:52A, Eski Zipps Market yolu, Küçük Kaymaklı, Lefkoşa

***

YELİM ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 228 78 66

Gültekin Şengör SOK.AKÜÇ Apt.Kumsal Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

AHMET ÇAĞER ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 821 34 34

Ankara Cad. N0:50/ 2 A Alsancak Girne

***

KANDİL ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 822 38 42

Karaoğlanoğlu Cad. E 48 Chichen Planet karşısı GAÜ Işıkları yanı Karaoğlanoğlu

***

MEHMET KAMİLOĞLU ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0533) 887 44 88

Mustafa Çağatay Cad. No: 41/C, Dr. Akçiçek Hastanesi yolu, Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

ÖREN ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 366 03 91

Tunalı Hilmi Sok. 3/A, Maraş bölgesi sağlık ocağı karşısı, Mağusa

***

VEZİROĞLU ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 365 69 77

Anafartalar Cad. Alibey Apt.N0:2 Karakol İlkokulu Yolu Karakol Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

KIVANÇ UFUK ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 714 18 94

Şht. Hasan Cafer Sok. No: B12, Gunna İletişim Karşısı, Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

DİLAN PUL ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 723 73 33

Ecevit Cad. Şafak Apt. Dük. No:2 Yeşilyurt Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

SELİN ECZANESİ

20.02.2024 (Salı)

08:00 – 22:00

(0392) 371 28 56

Şht.Mustafa Orhan Cad.No:5 iskele

DSÖ, Gazze’deki Nasır Hastanesine yönelik yıkımı “tarif edilemez” olarak tanımladı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bölgedeki çalışanlarının Gazze Şeridi’nin güneyindeki Nasır Hastanesine yönelik yıkımı “tarif edilemez” olarak nitelendirdiklerini söyledi.

DSÖ Sözcüsü Tarik Jasarevic, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında, İsrail ordusunun önce kuşattığı sonra da baskın düzenlediği Nasır Hastanesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DSÖ’nün, mevcut çatışma ile erişim kısıtlamalarının ortasında 18-19 Şubat’ta Nasır Hastanesinden 32 kritik hastayı nakletmek üzere misyona öncülük ettiğini hatırlatan Jasarevic, bu riskli misyonu, Filistin Kızılayı ve BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) işbirliğiyle gerçekleştirdiklerini anlattı.

Jasarevic, bu misyon sayesinde hastaneye sınırlı sayıda ilaç ve gıda ulaştırabildiklerini de belirtti.

Hastanede elektrik ve su olmadığını ifade eden Jasarevic, Nasır Hastanesinde tıbbi atıklar ve çöplerin hastalıkların ortaya çıkmasına zemin oluşturduğunu vurguladı.

Jasarevic, “DSÖ personeli, hastane çevresindeki yıkımın ‘tarif edilemez’ olduğunu söyledi. Bölge, yanmış ve yıkılmış binalarla, ağır enkaz katmanlarıyla çevrili ve sağlam yol yok.” ifadesini kullandı.

Hastanede tahminen 130 hasta ile en az 15 doktor ve hemşirenin bulunduğuna dikkati çeken Jasarevic, yoğun bakım ünitesinin hizmet dışı kalmasıyla DSÖ personelinin kalan tek yoğun bakım hastasını, diğer hastaların temel bakım aldığı bölüme transfer ettiğini aktardı.

AA muhabirinin, “Hastanede kalan diğer hastaların tamamı başka hastanelere mi sevk edilecek? Yoksa Nasır Hastanesi hizmet vermeye devam edecek mi? Bu konuda ne planlanıyor?” sorusunu Jasarevic, şöyle yanıtladı:

“Sahadaki ekibimiz mümkün olduğu kadar çok hayat kurtarmak için en iyi olanı yapmaya devam edecek. Hastanenin yeniden inşa edilmesini, sağlık çalışanlarının geri dönmesini, yiyecek ve sağlık malzemelerinin Nasır Hastanesi ve diğer tüm hastanelere geri getirilmesini görmek isteriz. Böylece sağlık sistemi yeniden inşa edilebilir ve sağlık çalışanlarının da çalışacak bir yeri olur. O zaman insanların gidip sağlık hizmetlerini alabileceği bir yer olur. İdeal olarak istediğimiz çözüm bu. Bu, ancak gerçekten ateşkesin olması, DSÖ’nün ve diğer insani yardım çalışanlarının erişiminin engellenmemesi durumunda başarılabilir.”

İsrail’in askeri kışlaya çevirerek elektriklerini kestiği ve oksijen cihazının çalışmasını engelleyerek hizmet dışı bıraktığı Nasır Hastanesinde yoğun bakımda ölenlerin sayısının 8’e yükseldiği açıklanmıştı.

SURVİVOR TURABİ YOĞUN BAKIMA ALINDI

Sağlık sorunları nedeniyle Survivor All Star’a veda eden yarışmacı Turabi Çamkıran, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla yoğun bakıma alındığını duyurdu.

Hastane odasında çekilen bir fotoğrafını paylaşan Turabi, “Kırık çıkık için geldik, yoğun bakıma alındık. Ağır enfeksiyon kapmışım. Ciğer iflas etmek üzereymiş. Bir Survivor’dan çıktık şimdi diğerine” ifadelerini kullandı.

TÖRE, TİKA LEFKOŞA OFİSİNİ ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Lefkoşa ofisini ziyaret etti.

Meclisten verilen bilgiye göre, Töre’yi ziyareti sırasında TİKA Lefkoşa Ofis Koordinatörü Havva Pınar Özcan ve diğer yetkililer karşıladı.

Töre burada yaptığı açıklamada, TİKA’nın başarılı çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade ederek, dünyanın birçok bölgesinde yapılan katkıların önemli olduğunu söyledi.

Türkiye’nin geçmişinden aldığı güçle bir cihan devleti olma yolunda ilerlediğine vurgu yapan Töre, Türk milletinin tarihinde büyük devletler kurduğunu dile getirdi.

Bu nedenle yardıma ihtiyaç duyan herkese yardım eden anlayışın Türk milletinde her daim hakim olduğunu ifade eden Töre, TİKA’nın da bu anlayışla hareket ettiğini gözlemlediklerini belirtti.

KKTC’nin Türk milletinin en önemli milli davalarından biri olduğunu söyleyen Töre, TİKA’nın ülkede yaptığı çalışmaların kendilerine büyük bir güç kattığına değindi.

Töre, Kıbrıs Türkü için Anavatan Türkiye ile onun askeri ve kurumlarının vazgeçilmez olduğunu kaydetti.

-Özcan

TİKA Lefkoşa Ofis Koordinatörü Havva Pınar Özcan da çalışmaları hakkında Başkan Töre’ye bilgiler verirken 5 yıldır faaliyette oldukları KKTC ofisinde 170’e yakın faaliyet gerçekleştirdiklerini söyledi.

Polis denetimlerinde 26 araç trafikten men, 492 sürücü rapor edildi

Ülke genelinde dün gerçekleştirilen trafik denetimlerinde toplam 1593 araç sürücüsü kontrol edildi, çeşitli kural ihlallerinden dolayı 492’si hakkında yasal işlem başlatıldı. Denetimler sırasında 26 araç da trafikten men edildi.

Polis Basın Subaylığından yapılan açıklamaya göre, 1593 sürücüden 290’u yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 62’si sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 8’i seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 7’si emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 6’sı alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 1’i sürüş ehliyetsiz araç kullanmak ve 126’sı da diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 492 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı.

Polis denetimleri sırasında 26 aracın trafikten men edildiği kaydedildi.

Japonya uzaya ahşap uydu fırlatıyor

Japon bilim insanları, uzay kirliliğiyle mücadele etmek için Manolya ağacından yapılmış “dünyanın ilk ahşap uydusu”nu bu yaz yörüngeye fırlatacak

Japon bilim insanları, uzay kirliliğiyle mücadele etmek için Manolya ağacından yapılmış “dünyanın ilk ahşap uydusu”nu bu yaz yörüngeye fırlatacak.

Japon bilim insanları dünyanın ilk ahşap uydusunu fırlatmaya hazırlanıyor. Marangozlar da uzay yolculuğunun geleceği açısından mühendisler kadar önemli olabilir.

Japon bilim insanları, bu yaz başlatılması planlanan yeni uydu tasarımında alüminyum yerine kereste kullandı.

MANOLYA AĞACINDAN UYDU
“Lignosat” adı verilen uydu, Manolya ağacından yapılacak ve yaklaşık bir kupa büyüklüğünde olacak.

Kulağa fütüristik gelmese de ahşap kullanmak uzay endüstrisinin zararlı kirliliğini ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.

Başarılı olması halinde mikro uydu, araştırmacıların daha çevre dostu yapı malzemelerine yönelmesine olanak tanıyabilir.

Lignosat dış tarafında güneş panelleri ve iç tarafında elektronik ekipmanlar bulunan küçük bir ahşap kutu olacak.

Uydu yörüngeye girdikten sonra atmosferde düşürülmeden önce yaklaşık altı ay boyunca görev yapacak.

NEDEN AHŞAP TERCİH EDİLDİ?
Araştırmacılar, ahşabın zorlu uzay koşullarına ne kadar iyi dayanabildiğini görmek için tasarlanmış bir dizi deneyi misyona dahil etmeyi planlıyor.

Uzayda sıcaklık değiştikçe uydudaki ahşap panellerin eğrilebileceği veya çatlayabileceği endişesi var.

Ancak ilk araştırmalar, laboratuvarda uzay benzeri koşullarda tutulan ahşabın ölçülebilir bir kütle kaybı, çürüme veya hasar belirtisi göstermediğini ortaya çıkardı.

Proje başkanı Koji Murata, bunu uzayda ahşabı parçalayabilecek oksijen veya canlıların bulunmamasına bağladı.

ZORLU UZAY KOŞULLARINA DAYANIKLI AĞAÇ: MANOLYA
Japon Kiraz ağacı gibi test edilen diğer ağaçlarla karşılaştırıldığında manolyanın bir uydu oluşturmak için ideal ağaç olduğu belirlendi.

Kyoto Üniversitesi yaptığı açıklamada, manolyanın “yüksek işlenebilirlik, boyutsal kararlılık ve genel güç” gösterdiğini yazdı.

UZAY ÇÖPÜ SORUNU
Geçen yılın eylül ayı itibarıyla yörüngede 10 bin 590 uydunun bulunduğuna ve yaklaşık 8 bin 800’ünün hala çalışır durumda olduğuna inanılıyor.

Bu büyüyen uzay karmaşasının önümüzdeki yıllarda daha da kötüleşmesi bekleniyor, çünkü tahminler şu andan itibaren 2031’e kadar her yıl 2 bin 500 uydunun daha fırlatılacağını gösteriyor.

Bütün bunlar, uzayda yaklaşık 11 bin tonluk uzay çöpünün yarıştığı anlamına geliyor.

İrfan Tansel Demir: Enflasyon böyle giderse hayat pahalılığı 4 ayın sonunda yüzde 28’i bulabilir

İstatistik Kurumu Başkanı İrfan Tansel Demir, “Enflasyon böyle giderse hayat pahalılığı 4 ayın sonunda yüzde 28’i bulabilir” açıklamasında bulundu.

İstatistik Kurumu Başkanı İrfan Tansel Demir, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ isimli programa konuk oldu.

İstatistik Kurumu Başkanı Demir, Ocak ayında ortaya çıkan hayat pahalılığı oranını ve bu konuda yaşanan tartışmaları değerlendirdi.

Ocak ayında yüzde 3.84 olarak açıklanan hayat pahalığı oranının şeffaflık ilkesine doğrultusunda hazırlandığını söyleyen Demir, “Asla bir baskı olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bu konuda titiz davranıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’DEKİ OCAK AYI ENFLASYON RAKAMLARI HER ZAMAN BİZDEN YÜKSEK ÇIKIYOR”

Demir, yüksek enflasyonist ortamlarda Ocak aylarında Türkiye’deki enflasyon oranlarının KKTC’den her zaman yüksek çıktığına dikkat çekerek, “Bunun da özel sebepleri var. Çünkü Türkiye’de çoğu sektörde 1 Ocak endekslidir” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve KKTC’deki enflasyon oranlarını kıyaslayıp manipülasyon yapıldığını öne süren Demir, “Bunun üzerinden bizi itibarsızlaştırmalarını reddediyoruz. Hele ki bunu siyasilerin yapmalarını biz kabul etmiyoruz” diye konuştu.

 

Demir, İstatistik Kurumu’nun okul statüsünde olduğuna dikkat çekerek, “Kurumda çalışan arkadaşlarım tereddüde mahal vermeyecek şekilde bilgi ve deneyime sahiptir. Bizde işe yaramayan personel yok” açıklamasında bulundu.

“İSTATİSTİK KURUMU’NUN VERİLERİ ARAŞTIRILSIN, ZERRE KADAR BİR ŞEY BULUNMAYACAK”

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) İstatistik Kurumu’nun verilerinin araştırılmasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi’ne sunduğu önergeyi de değerlendiren Demir, “Başbakan Ünal Üstel’den bu önergenin kabul edilmesini rica ettim. Araştırma yapılsın, zerre kadar bir şey bulunmayacak” dedi.

“ENFLASYON BÖYLE GİDERSE HAYAT PAHALILIĞI 4 AYIN SONUNDA YÜZDE 28’İ BULABİLİR”

İstatistik Kurumu Başkanı Demir, hayat pahalılığı öngörülerini de paylaştı. Enflasyonun aynı oranda artmaya devam etmesi durumunda 4 ayın sonunda maaşlara yansıyacak hayat pahalılığı oranının yüzde 28 civarında olacağını kaydeden Demir, “Rakamlar aynı seyide ilerlerse bu tablo ortaya çıkabilir. Tabi bu rakamların değişme ihtimali de var” ifadelerini kullandı.

Demir, İstatistik Kurumu’nun verilerine güvenilmesi gerektiğini söyleyerek, “Açıkladığımız veriler doğrudur, ortada bir yanlış yok. Kurumsal yapımızda da olumsuz bir durum söz konusu değil” diye konuştu.

Enflasyonun yüksek çıkmasının iyi bir şey olmadığını belirten Demir, “Asıl enflasyon eğitimde çıktı. Okullara ödenen rakamdan dolayı bu rakamlar ortaya çıktı” açıklamasında bulundu.

KAYNAK: KIBRIS POSTASI

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi Halk Dansları Topluluğu kayıtları sürüyor

Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi Halk Dansları Topluluğu Eğitmen Ata Çeker önderliğinde çalışmalarına başlıyor.

Belediyeden yapılan açıklamada, Halk Dansları Topluluğu kayıtlarının 1 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar devam edeceği belirtildi.

6-10 yaş minik grup, 10-14 yaş orta grup, 14 yaş ve üstü büyük grup, 25 yaş üstü master gruplarda yer almak isteyenlerin Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi’ne başvurabileceği belirtildi.

Kıbrıs’ın tarihi ve kültürel zenginliğini yansıtan Halk Dansları Topluluğu’na katılmak isteyenlerin, Gülay Komili: 05488636135, Başkan Sekreteri: 05488636027 telefon numaralarını arayarak veya https://mbbelediyesi.com/…/02/16/halkdanslaribasvuruformu/ adresinden online kayıt yapılabileceği ifade edildi.

“ÜRETİCİYİ DE ÜRETİMİ DE KORUMAK ZORUNDAYIZ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Güneş TV’de yayınlanan Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu “Meclis’te Bugün” programında narenciye sektöründe yaşanan rekolte fazlası, yeşillenme hastalığı ve ihracat ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çavuş, narenciye ağaçlarını korumak için böcek mücadelesi için altyapının hazırlandığını ve Azerbaycan ile Irak’a yapılan ihracatın arttığını belirtti. Ayrıca, et ve süt ürünlerindeki fiyat düşüşüne de değindi.

Narenciye ihracatının önünü açmak için aylardır yoğun bir çalışma içersin de olduklarını belirten Tarım Bakanı; Narenciye’nin sadece ülkemizde değil Akdeniz havzasında %31 rekolte fazlası olduğunu belirten Çavuş, sadece KKTC’de değil Türkiye’de, Mısır’da diğer tüm akdeniz havzasında rekolte yüksekliği olduğunu, bu rekolte yüksekliğini aşabilmek ve gerekli ihracaatin yapılabilmesi için bütçe yapılırken narenciyenin tarım içerisinde %6’ya düşen payının %20’lere çıkarttıklarının altını çizdi.

Tarımın, üstü açık bir fabrika, gerek doğal afetten etkilenen gerekse hastalıktan etkilenen bir sektör olduğunu belirten Çavuş, bu yıl da ihracatın başladığı süreç içerisinde yeşillenme hastalığı ülkemizde görüldüğünü ve buna bağlı olarak da bir takım sıkıntıların ortaya çıkmasına karşın ihracatin yapılabilmesi için önlemlerin hızlıca alınması gerektiğini vurguladı.

“İHRACATI ÖNEMSİYORUZ AMA AĞAÇLARIMIZI DAHA ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
İhracat konusuna değinen ve aynı zamanda narenciye ağaçlarını etkisi altına alan böcekten bahseden Çavuş, “İhracatı önemsiyoruz ama ağaçlarımızı daha çok önemsiyoruz.Bu mücadelenin yapılabilmesi için altyapının hazırlanmasını sağladık. Önümüzdeki ay da Meksika’dan gelen böcekleri yetiştirip doğaya salacağız ifadelerine yer verdi…Enginar ihracatının da bu böcekten etkilenmesi söz konusuydu bunun da fimügasyon ile önünü açtık şu an için enginarda bir sorun yok dedi.
Çavuş sözlerinin devamında; “Türkiye’deki narenciye üreticisi büyük bir kaygı içerisinde, coğrafyanın büyük olması mücadelenin zor olabileceği noktasında kaygılanmakta haklılar,Bu ürünün izlenebilirliğini sağlamak ve izlenebilirlik içerisinde ihracatının yapılması, kısıtlı bir şekilde içeri girmesi gerekmekte.” dedi.
“HER GEÇEN GÜN AZERBAYCAN’A DAHA BÜYÜK SATIŞLARIMIZ VAR”
Azerbaycan ve Irak noktasında ihracatta bir sıkıntı olmadığını belirten Çavuş; “Buralarda biz de hükümet olarak ihracatı arttırmak istiyoruz. Her geçen gün Azerbaycan’a daha büyük noktada satışımız var.Bu hafta Irak’la ilgili bir çalışmamız var,2 bin ton narenciyenin Irak’a pazarlanmasıyla ilgili bir bağlantı kurduk. Pazartesi veya salı bunu netleştireceğiz. Ve İlk kez narenciyede yeşil hat tüzüğünü kullanıyoruz. Bugüne kadar 60 bin kilo narenciye gönderdik ve 3 bin ton civarında da biz sözleşme imzalayabiliriz. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor dedi…
KKTC’ye herhangi bir soğuk hava deposu yapılmadığı ve sıkma kapasitesinin arttırılmadığının değerlendirileceğini söyleyen Çavuş;
“Başbakanımızın ifade ettiği gibi soğuk hava deposunu güzelyurt bölgesine kazandırmak istiyoruz. Buralarda bu ürünü depolayıp daha sonra da daha uygun fiyatlara satabilme imkanı sağlayacak. Sadece narenciyede değil önümüzdeki yıl limonda yaşadığımız sıkıntıyı üreticimiz değerlendirecek. Bunlar önümüzdeki yıl için hedefimiz şu an için valensiyada bir sıkıntı yaşamamak ve king mandorada yaşanan sıkıntıyı aşabilmek. king mandorayı toplama süresinin kısıtlı olduğu eğer bu toplamayı böcek olmasa dahi sorun yaşayabiliriz dedi…
Elimizde şu an için sıkıntı yaşadığımız 15 bin tonluk bir ürün var king mandorada, eğer bunu değerlendiremeyeceksek de cyprufex tarafından belirlediğimiz taban fiyattan üreticilerimizden alacağız.” ifadelerini kullandı.
“CANLI HAYVAN ÜZERİNDEN HİÇBİR FİYAT ZAMLANMADI”
Göreve geldiği günden beri et ve süt ürünleri için çalışma yaptığının altını çizen Çavuş, geldiğinde canlı kuzu fiyatları 170 TL ‘iken, bu 45 gün içerisinde 125 TL’ye kadar düştüğünü, kasapların ise ete zam yaptığının altını çizdi.,Marketlerin de denetleneceğini belirten Çavuş sözlerine şöyle devam etti; “Canlı hayvan üzerinden hiçbir fiyat zamlanmadı. Şu anda da gözlemlediğimiz 200-220 bandında olan canlı hayvanın satış fiyatına baktığımızda, marketler içerisindeki satışlar elbetteki yüksek. Bununla ilgili de hükümetimiz çalışma başlattı ve bu çalışmayı devam ettirecektir ifadelerine yer verdi…
15 milyon TL’lik ıslak projenin de hayata geçirileceğinin altını çizen Tarım Bakanı, Dana etinde de kuzu etinde de şu an için bir sıkıntı yaşamıyoruz. 20 gün sonra daha da artacak körpe kuzunun çıkacağı döneme gireceğiz böylelikle canlı et fiyatlarının aşağı doğru düşeceğini göreceğiz müjdesini verdi…

“BİZİM HEDEFİMİZ TOPRAKTAN SOFRAYA GİDEN YOLCULUKTA HEP KAZANMAK”
Ülkemizde yapılan çalışmaların hepsinin birbirini tamamlayan çalışmalar olduğunu vurgulayan Çavuş sözlerinin devamında;

Baklagili destekliyoruz ,bu yıl 10 ton nohut ihraç ettik. Nohutta istediğimiz noktaya geleceğiz ,akabinde mercimek ekimini de arttırdık burada da kendi ayaklarımız üstünde kendi kendimize yeten bir noktaya ilerliyoruz. Kuru fasulyede de kendi kendimize yetmemizle ilgili çalışmalar devam ediyor dedi…
Tropikal meyvelerde de bu yıl ilk kez 2 bin dönüm destek verdik. Kısa bir süre sonra da ilk kez muzu ihraç edeceğiz. Ejder meyvesinde büyük bir atılımımız var. Alternatif ürünleri ülkemizde yetiştirmek çabası içindeyiz.”
YAŞANAN DOĞAL AFET FİYATLARI YUKARI ÇIKARTTI”
“Bizim en güzel kurumlarımızdan bir tanesi genel tarım sigortası fonu.” diyen Çavuş, bu kurumu en iyi şekilde değerlendirmek, kullanmak istediklerinin altını çizdi.
“Göreve geldiğimizde bir pandemi süreci yaşadık ve gıdanın ne kadar önemli olduğunu gördük. Gıdayı sadece üretmek değil raf ömrünün uzatılabilmesinin önemini gördük. Tüm dünyada marketler yağmalanırken ülkemizde böyle olaylar yaşanmadı.
Doğal afetlerden zarar gören üreticilerimiz var ve artık girdi maliyetleri çok yüksek bu doğal afetlerden sonra ayakta kalmaları kolay değil. Tüzük çalışmamızı bitirdik 2024’te hayat buldurduk ve maalesef bir doğal afetle karşılaştık dedi.
Çavuş, fiyatların yükselmesine değindi ve doğal afetten önce domates fiyatları 60-65 TL civarındaydı sonrasında 85 TL’yi gördü. seraların zarar görmesi, soğuğun da etkisiyle hasadın gecikmesi fiyatları yukarı doğru çıkarttı. Önümüzdeki hafta domates fiyatlarının aşağı doğru düşeceğini göreceğiz. Üretici mağdur olmadan bir sonraki üretimine hazırlanacaktır.”

“ÜRETİCİYİ DE ÜRETİMİ DE KORUMAK ZORUNDAYIZ”
Tarım sektöründeki zorlukları ve üreticilerin desteklenme ihtiyacını vurgulayan Tarım Bakanı Çavuş, İklim değişikliği gibi faktörlerin yanı sıra gençleri tarımla buluşturmanın zorluğu da belirtti. Sürdürülebilirlik ve rekabetçilik için desteklerin artırılması gerektiğini, eskiden baktığımızda zor ve meşakatli bir sektördü tarım ama artık çok pahalı sektördür o yüzden üreticiyi de üretimi de korumak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Dinçyürek:” Sağlık sisteminin kesintisiz çalışması ve eksiklerin tamamlanması için çalışıyoruz “

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRT’de canlı yayınına bağlanarak Baykan Gürses’in gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, göreve geldiği günden itibaren sağlık sisteminin kesintisiz çalışması ve eksiklerin tamamlanması için çalıştıklarını söyledi. Yükün Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde olduğunu dile getiren Dinçyürek, hayata geçecek olan Girne Akçiçek Hastanesi’ni kapasite açısından üst düzeye çıkararak, Nalbantoğlu Hastanesinin yükünü azaltacaklarını belirtti. Dinçyürek, bu yönde çalışmalar başlattıklarını da ifade etti.

Dinçyürek, “Lefkoşa Dr. Burhan Nablbantoğlu’nda yapılan göz ameliyatlarının Mağusa’da yapılması için son aşamaya geldik. ihalesi bitmek üzere malzemelerin, ihalenin tamamlanıp hastaneye teslimini bekliyoruz. Mağusa Devlet Hastanesi içerisinde göz ameliyatları çok kısa süre sonra başlayacak.Mağusa Devlet Hastanesi’nde yeni doğan yoğun bakımı açmak için çalışıyoruz.
Anjiyo ve kalp damar cerrahisi merkezi ve yoğun bakımın hayata geçmesi için ciddi şekilde çalışıyoruz” dedi. Geçen hafta gerçekleşen ameliyat ile Parkinson hastaları özelinde sürecin daha sağlıklı işleyeceğini ifade eden Dinçyürek, uygun hasta gruplarında başarılı sonuçlar alındığını söyledi.

Dinçyürek, “Geçen haftadan sonra bize birçok müracaat ulaştı. Uygun hasta gruplarının tespit edilip ameliyatlarının yapılmasını sağlayacağız” dedi. Sağlık Bakanı ayrıca, Lefkoşa ve Mağusa Devlet Hastanesi’nde kulak burun boğaz servisindeki imkansızlıkların giderilmesi için de talimat verdiğini belirtti. Mağusa Devlet hastanesine üst düzey bir tomografi cihazı alınması için ihaleye çıktıklarını da söyleyen Dinçyürek, “Cengiz topel hastanesine de yeni bir tomografi cihazı kazandırmak üzereyiz” dedi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek konuşmasında, “Değişim ve dönüşümü birlikte yaşayacağız” vurgusu da yaptı.

Sağlık konusunda otomasyon sistemine geçiş için çaba sarf ettiklerini dile getiren Dinçyürek, ilaç takip sisteminde arzulanan noktanın, bütün ilaçların kayıt altına alınması olduğunu söyledi. 2024 bütçesinden kaynak yarattıklarını belirten Dinçyürek, “İlaç ve Eczacılık Dairesi için ihaleye çıkacağız ve tadilata gideceğiz. İlaçların çağdaş ve modern bir şekilde saklanması sağlanacak” dedi. Onkoloji ile ilgili ilaç sıkıntısı olmadığını da dile getiren Sağlık Bakanı, ilaca erişimde, kişiye özel tedariğe izin verildiğini ve hastanın bunu talep etmesi durumunda ilaç tedariğinin zaman aldığını söyledi. Ambulans sayısını artırmak için de ihaleye çıkıldığını belirten Dinçyürek, “Umarım bir teklif hazırlanır ve en iyi şartlarda en az 5 yeni ambulansı devlet bünyesine kazandırırız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gitti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gitti.

Ercan Havalimanı’ndan Ankara’ya gitmek üzere ülkeden ayrılan Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in daveti ile ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Tatar, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci üye olarak yerini aldığını ifade ederek, bu davetin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Tatar, KKTC’nin görünürlüğünün artması ve uluslararası camiada yer almasının yeni siyasete güç verdiğine vurgu yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e teşekkür eden Tatar, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin Özbekistan’da oy birliği ile kabul edildiğini, sonrasında Ankara’daki toplantıda yerlerini aldıklarını, Temmuz ayında da Azerbaycan’da yerlerini alacaklarını söyledi.

KKTC’nin gözlemci üye olarak zaten teşkilatta bakanlar, kurum kuruluşlar tarafından temsil edildiğini ifade eden Tatar, KKTC adına devlet başkanlarının katılacağı toplantıda da yer alacaklarını kaydetti.

Bu davet sonrası Uluslararası baskılar olacağını, Güney kaynaklı girişimlerin artacağını ama Aliyev’in her zaman yanlarında olduğunu ifade eden Tatar, Aliyev’in Türk birliğine verdiği öneme işaret etti.

KKTC’nin de Türk birliği içinde yer almasının gelecek açısından önemli olduğunu ifade eden Tatar, bağımsız Türk devleti KKTC’nin bu birlikte küçük bir devlet olsa da yerini alacağını, Güney nasıl yer alıyorsa KKTC’nin de yerini alacağını kaydetti.

Bu gelişmelerin yeni siyasetin ne kadar anlamlı ve önemli olduğunu gösterdiğini ifade eden Tatar, bu yolda bir iki günde tanınma olmayacağını bildiklerini ancak mesafeler alındığını ve alınacağını vurguladı.

Tatar, KKTC için bu zor ve zahmetli yolda taş üstüne taş koymaya devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Ankara’da, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ile görüşecek, “Doğumunun 100. Yılında Sanatçı Kimliği ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş” konulu Sergi Açılışı ve Anma Toplantısına katılacak.

Brent petrolün varil fiyatı 83,47 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​83,47 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 83,58 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 83,56 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.08 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,10 azalışla 83,47 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,37 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Orta Doğu’da devam eden gerilim ve Çin’in petrol talebini artıracak ekonomik adımlarının yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönem para politikasına ilişkin belirsizliklerin etkisiyle karışık seyir izliyor.

Yemen’deki İran destekli Husilerin, ülkenin güneyindeki Aden Körfezi’nde iki ABD gemisini hedef aldıklarını açıklamasıyla dünkü seansı son üç haftanın en yüksek seviyesinde kapatan Brent petrol, yatırımcıların kar satışlarına yönelmesiyle güne düşüşle başladı.

Çin Merkez Bankası’nın (PBoC), gayrimenkul sektörünü canlandırmak ve kronikleşen deflasyon eğilimini aşmak amacıyla attığı son adımların dünyanın en büyük ikinci petrol tüketicisi ülkede petrol talebini artıracağı beklentileri de fiyatların yükselişini destekliyor.

Gayrimenkul sektörü ve konut piyasasındaki daralma, son 2 yıldır ülkede ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerinde başında yer alıyor.

Fed’in politika faizini öngörülünden daha geç indirmeye başlayacağı ve bunun petrol talebini olumsuz etkileyebileceği endişeleri fiyatlardaki yükselişi kısıtlıyor.

Yatırımcılar, yarın yayımlanacak Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son toplantısına ilişkin tutanaklara odaklandı. Analistler, söz konusu tutanakların bankanın gelecek dönemde izleyeceği yola dair ipuçları vereceğini, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında bulunduğunu belirtiyor.

Brent petrolde gün içinde teknik olarak 83,51 ile 83,53 dolar aralığının direnç, 83,41 ile 83,39 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,46 yükselişle 9.238,59 puandan başladı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 42,18 puan ve yüzde 0,46 değer kazanarak 9.238,59 puana çıktı.

Bankacılık endeksi yüzde 0,41 ve holding endeksi yüzde 0,58 artış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,25 ile bilişim olurken, tek kaybettiren yüzde 1,24 ile sigorta oldu.

Dün, satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,58 değer kaybıyla 9.196,41 puandan tamamladı. Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu ise 9.404,11 puana taşıdı.

Analistler, küresel pay piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini öngörülünden daha geç indirmeye başlayacağına yönelik artan endişelerin sıcaklığını koruduğunu ifade ederek, ABD’de açıklanması beklenen önemli şirketlerin bilançoları öncesinde negatif bir seyir izlendiğini söyledi.

Bugün yurt içinde tüketici güven endeksi ve uluslararası yatırım pozisyonu, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde ödemeler dengesi ve ABD’de öncü endeks verilerinin takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.400 seviyelerinin direnç, 9.200 ve 9.100 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Yatırımcılar dikkat… Haftanın ikinci günü gram altın rekor tazeledi!

Altının gramı, haftanın ikinci işlem gününde de yükselişini sürdürüyor. Gram altın ise 2082 ile rekor tazeledi. İşte çeyrek altın, Cumhuriyet altını, ons altın fiyatları…

Altın fiyatları, jeopolitik riskin yükselmesiyle yönünü yukarı çevirdi. Yatırımcıların gözdesi altının gram fiyatı ise haftanın ikinci günü zirve tazeledi.

Gram altın saat 09.44 itibarıyla Foreks Piyasalarda 2 bin 82 lira seviyesinde işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 3 bin 404 liradan, cumhuriyet altını 14 bin 007 liradan satılıyor.

ONS ALTIN NE KADAR OLDU?

Altının spot piyasadaki ons fiyatı 2 bin 020 dolar seviyesinde işlem görüyor.

2023 yılında 10 milyon çocuk yerinden oldu

Çocukların yaşamlarını iyileştirmeye, haklarını korumaya ve onlara daha iyi bir gelecek sağlamaya odaklanan uluslararası bir yardım kuruluşu olan “Save the Children”, geçen yıl dünya genelinde krizlerin yaşandığı bölgelerde 10 milyondan fazla çocuğun evini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

Örgüt tarafından yapılan yeni bir analize göre, dünya genelinde yerinden edilmiş çocukların sayısı 2010’dan bu yana iki kattan fazla artarak 50 milyonun üzerine çıktı ve şu ana kadarki en yüksek seviyesine ulaştı.

Kuruluş, geçen yıl günde 29 bin çocuğun daha kendi ülkelerinde yerlerinden edildiğini ya da başka bir ülkeye kaçmak zorunda kaldığını tespit etti.

Sudan ve Somali’deki 18 yaş altı çocuklar en çok etkilenenler oldu.

“Yerinden edilen bir çocuk, bildiği her şeyi geride bırakmak zorunda kalmadan önce, büyük olasılıkla hiçbir çocuğun görmemesi gereken türden bir şiddet veya yıkıma tanık oluyor” diyen örgüt yetkilileri, “Çocuklar evlerini kaybettiklerinde neredeyse her şeylerini kaybederler: sağlık hizmetlerine, eğitime, gıdaya ve güvenliğe erişimlerini” ifadelerini kullandı.

Çocukların aile ortamında veya aile ortamına en yakın koşullarda büyümeleri için çalışmalarda bulunan Better Care Network de, çocukların evlerinden ve ait oldukları toplumlardan koparıldıklarında, cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalma risklerinin arttığını duyurdu.

2023 yılının sonunda, Gazze’de sadece 10 hafta içinde yerinden edilenlerin genel nüfusa oranı, dünya genelinde kaydedilen en yüksek oranlardan biriydi.

Nüfusun yaklaşık yarısının 18 yaşın altında olduğu Gazze’deki çocuklar, yerinden edilmenin hızı nedeniyle özellikle savunmasız durumda kaldı.

Save the Children, çocukların yaşamsal malzemelerin yanı sıra güvenlik, eğitim, barınma, sağlık, oyun oynayacakları, gülecekleri ve öğrenecekleri bir yere ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Putin, HSBC’nin Rusya’daki iştirakinin satışını onayladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, HSBC bankasının Rusya’daki iştirakinin Expobank’a satışına onay verdi.

Putin’in imzaladığı kararnameye göre, Rus özel ticari banka Expobank, HSBC’nin Rusya’daki iştirakinin tamamına sahip olacak.

Rusya’da stratejik şirket hisselerinde işlem yapılması “dost olmayan” ülkelerden yatırımcılara Ağustos 2022’de yasaklanmıştı.

Söz konusu yasağın ardından işlemler yalnızca Putin’in izniyle gerçekleştirilebiliyor.

ABD, Expobank’ı Aralık 2023’te yaptırım listesine almıştı.

Yağışlı hava etkisini kaybediyor

Yağışlı hava etkisini kaybediyor. Önümüzdeki günlerde hava genellikle parçalı bulutlu geçecek, sıcaklık ise 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin 20 – 26 Şubat tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk yarısı alçak, ikinci yarısında yüksek basınç sistemiyle, serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Yağışlı hava etkisini kaybediyor. Meteorolojiye göre, önümüzdeki günlerde hava genellikle parçalı bulutlu geçecek, sıcaklık 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek. Çarşamba günüyse yer yer hafif sağanak bekleniyor.

Hafta boyunca hava genellikle parçalı bulutlu geçecek. Sıcaklık iç kesimlerde ve sahillerde 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek. Çarşamba günü yer yer hafif sağanak bekleniyor.

Rüzgar periyodun ilk yarısı güney ve batı, diğer yarısı kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

Naci Görür denizdeki fayları işaret etti… Marmara Bölgesi’ni uyardı

Prof. Dr. Naci Görür, Marmara Denizi’ndeki fayları işaret ederek Trakya dahil birçok kentin olası depremden etkileneceğini belirtti. Görür, fayların 7.2 ile 7.4 büyüklüğünde deprem üretebileceğini söyledi.

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Ticaret ve Sanayi Odası’nın düzenlediği ‘Beklenen Marmara Depremi ve Ekonomik Etkileri’ konulu panele katıldı. Enis Sülün Konferans Salonu ve Gösteri Merkezi’ndeki panel öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Görür, Marmara Bölgesi’nde yeni seçilecek belediye başkanlarına deprem konusunda önerilerde bulundu.

Seçilen belediye başkanlarının kentlerine yönelik tehlike analizi çıkartmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Görür, “Tehlike analizi demek, bir fay analizi demektir. O kenti etkileyecek fayların bütün özelliklerini inceleyecek. O fayların boyunu, derinliğini, tekerrür periyodunu, deprem kapasitesini, bütün bunları öğrenecek. Ondan sonra bu fay harekete geçerse meydana gelecek depremde, deprem dalgalarının kendi kentinin altında nelere mal olacağını, nerelerde hızlanacağını, nerelerde yavaşlayacağını, nerede depremi büyüteceğini, nerede depremi küçülteceğini, nerelerde çok fazla yıkıma sebep olacağını veya olmayacağını araştırmalarla bulacak. Bu araştırmalar, jeolojik, jeofizik ve sismolojik araştırmalar olacak. O bölgenin mikro bölgeleme çalışmasını yapacak; işin özeti bu. Demek ki önce fay analizi yaptı, tehlikeyi buldu. Sonra deprem dalgalarının yer altındaki davranış şekillerini ayrıntılarıyla öğrendi. Kentin mikro bölgeleme çalışmasını yaptı. Ondan sonra da bu deprem olursa, kentin nasıl zarar görür? Bu da halkın ne kadar zarar göreceği, altyapının, yapı stokunun, ekosistem ve çevrenin ve ekonominin ne kadar zarar göreceğini anlamak, hesaplamak, araştırmak demektir. Bunları da araştırır; ondan sonra artık bilir, kafası nettir. Benim kentimde şu kadar deprem olur, o deprem olursa benim alanımda deprem dalgaları şuna sebep olur. Ve sonuç olarak da şu kadar insan ölür, şu kadar altyapı yıkılır, bu kadar yapı stoku zarar görür gibi kafasında bir şey belirir. Bunlar olmasın diye deprem gelmeden önce bu olabilecekler için önlem almaya başlar. Ona da zarar azaltıcı önlemler diyoruz. Deprem gelmeden önce zarar azaltıcı önlemler yapar ve o kent depreme dirençli hale gelir. Deprem geldiği zaman da o kente minimum hasar verir; günlük yaşam bile değişmez” diye konuştu.

“300 MİLYON TON MOLOZU NEREYE GÖMECEKSİNİZ”

Prof. Dr. Görür, “İstanbul depreminde 300 milyon tona yakın malzemenin, inşaat malzemesinin açığı çıkacağını düşünüyoruz. Peki, bu 300 milyon deprem molozunun nereye gömeceksiniz; bana söyleyin. Bunu bugünkü hükümet de bilmiyor, bugünkü belediye de bilmiyor. Belediyeye aday olanlar da bilmiyor, iddia ediyorum” dedi.

“DENİZDEKİ FAYLAR, 7.2 İLE 7.4 BÜYÜKLÜKTE DEPREM ÜRETİR”

Olası Marmara depreminde Trakya Bölgesi’nin de etkileneceğini söyleyen Prof. Dr. Görür, “Trakya bölgesi dediğin zaman, bakın şimdi deprem üretecek fay denizde. Bu nereden başlıyor, körfezden başlıyor diyelim Tekirdağ’a kadar denizin içerisinde devam ediyor. 160 kilometre bunun uzunluğu var. Şimdi özellikle kırılmasını beklediğimiz yerler, Silivri açıklarından Yeşilköy açıklarına kadar ve adaların orada bulunduğu faylar. Bunlar, 7.2 ile 7.4 arasında büyüklükte bir deprem üretir. Böyle bir deprem olduğu zaman, Marmara Bölgesi’ni tümüyle etkiler. Trakya bölgesi dediğin, Marmara Denizi’nden yaklaşık 100 kilometre o faydan 100 kilometre kuzeye, 100 kilometre güneye git; buralar, ciddi bir şekilde etkilenebilir. 1999 depremlerini düşünün; bu depremler Gölcük’te oldu ama Avcılar’da 1000 kişi öldü. Avcılar da Gölcük’e yaklaşık 100 kilometre yakın bir mesafeydi. Marmara Bölgesi, büyük ölçüde etkilenir. Onun için aklımızı başımıza toplayıp, bu bölgede depreme uygun önlemler almamız lazım” dedi.

“MARMARA’DA DEPREM BEKLİYORUZ”

Prof. Dr. Görür, Marmara Bölgesi’nde deprem beklediklerini belirterek, “Marmara’da deprem bekliyoruz, bunun birçok nedeni var. Kısaca söyleyeyim; Kuzey Anadolu Fayı, Bingöl Karlıova’dan başlayıp, Marmara Denizi’ne kadar gelen Kuzey Anadolu Fayı her nerede bir deprem oluşturursa; oranın batısı bir sonraki deprem için hedef haline gelir ve hep öyle olmuştur. 1939’da Erzincan’dan başlayan deprem 42,43, 44, 57, 67, 99 hep doğudan batıya doğru olmuş. İşte Niksar, Erbaa, Adapazarı, Gölcük gibi doğudan batıya gelmiş ve depremler oluşturmuştur. Kuzey Anadolu Fayı, depremleri doğudan batıya doğru taşımaktadır, alışkanlığı böyledir. Yüzyıllarca bu şekilde çalışmış bir sistem. En son deprem Kocaeli olunca dedik ki, eyvah oranın batısında Marmara Denizi var, dolayısıyla İstanbul var ve hükümeti, insanları uyardık. ‘Önlem alın’ dedik, işin hikayesi bu ve o uyaranların en başında da ben geliyorum. Çünkü o zaman bütün Marmara’daki deniz araştırmalarını yapan ekibin Türk tarafının başkanıydım. O zaman TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nin de başkanıydım” diye konuştu.

“SANAYİMİZ MAALESEF DEPREME HAZIR DEĞİL”

Çorlu’ya da değinen Görür, “Bunun için ben de Çorlu’dayım. Geldiğimde gördüm ki Çorlu’ya da bu hastalık sirayet etmiş. Çorlu’da da gökdelene benzer binalar yükselmeye başlamış. Bu rant hastalığıdır, Çorlu’da asla olmaması gereken bir yapı stokudur. Çorlu daha işin başında; umarım ki işi düzeltirler ve deprem dirençli Çorlu’yu yaratılar. Deprem, Çorlu’ya zarar nasıl verir? Yönetim dedik, altyapı dedik, yapı stoku dedik, ekosistem ve çevre; bir de ekonomi. Ekonomi demek; özellikle bu bölge sanayi bakımından, iş dünyası bakımından Marmara Bölgesi’nin en önemli bölgelerinden bir tanesi. Bu bölgenin sanayisinin, ekonomisinin depremde çökmemesi lazım. Eğer burası çökerse, o zaman Çorlu’yu ayağa kaldırmakta zorluk çekeriz. Sanayisi, ekonomisi çökmemeli ki deprem yaraları hızla sarsın; eskiye doğru gelebilsin kendini düzeltsin. Onun içinde sanayimizin de depreme hazır olması lazım. Bizim sanayimiz maalesef depreme hazır değil” diye konuştu

Aliyev açıkladı: “Tatar benim davetimle zirvede yer alacak”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirve Toplantısı’nın temmuz ayında düzenleneceğini hatırlatarak,”Şuşa’da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ilk ziyaretini kardeş ülkeye, Türkiye’ye yaptığını ve bunun bir gelenek olduğunu söyleyen Aliyev, “Türkiye ve Azerbaycan birliği sadece bölge için değil Avrasya için önemli etkendir.” diye konuştu.

Aliyev, her zaman Türkiye’nin gelişme sürecini takip ettiğini belirterek, bundan memnuniyet duyduğunu vurguladı.

“Türkiye bugün dünya çapında söz sahibidir.” ifadesini kullanan Aliyev, Türkiye’nin pek çok konuda sadece bölgeyle değil dünya ile de bağlantılı olduğuna işaret etti.

Aliyev, Türkiye’nin bölgede barışın, istikrarın ve işbirliğinin garantörü olduğunu vurgulayarak, İkinci Karabağ Savaşı sırasında, Türkiye’nin her zaman Azerbaycan’ın yanında olduğunu hatırlattı.

“Barışçıl yollarla çözemediğimiz tarihi meselemizi biz savaş meydanında çözdük.” diyen Aliyev, Azerbaycan halkının Türkiye’nin desteğini unutmayacağını belirtti.

Aliyev, “Türk dünyasının birleşmesi, ortak kültürlere sahip halkların bir arada olması, her bir Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesinin gücüne güç katacak.” dedi.

TDT Gayriresmi Zirve Toplantısı’nın temmuz ayında düzenleneceğini hatırlatan Aliyev, “Şuşa’da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Çavuş: “Dalında kalan ürün tazmin edilecek”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise, üretimin önemini bilen bir kişi olarak, yaş sebze üretimine destekleri artırdıklarını ve kayıtlılığı önemsediklerini belirterek, bu ürünleri Genel Tarım Sigortası’na dahil ettiklerini söyledi. Çavuş, Hal Yasası’nın devreye girmesiyle bunun hale taban oluşturacağını ifade etti.

Küçükbaş hayvan varlığı ve üretici sayısını artırmak için çabaları olduğunu belirten Çavuş, sütte bir döngü yaratılması, hayvan varlığının artırılması, ıslah projesinin hayat bulması için proje hazırladıklarını söyledi.

Et konusunda geçmişte yapılmayanı yaptıklarını ifade eden Çavuş, suni tohumlamayla birlikte üreticiye hayvan başı 3 bin TL ödeme taahhüt ettiklerini kaydetti. Çavuş, körpe kuzunun 20 gün sonra piyasayla çıkmasıyla birlikte ilerleyen süreçte kuzu fiyatlarının daha da düşeceğini dile getirdi.

Hasata başlandığında 57-60 bin ton king mandoranın olacağını gördüklerini ifade eden Çavuş, 20 bin ton civarında sıkma kapasitesinin oluşmasını hedeflediklerini söyledi. Çavuş, “Valensiyada sıkıntı yaşamayacağımızı düşünüyorum” dedi.

-“Dalında kalan ürün tazmin edilecek”

Ürün dalında kalacaksa üreticiyi tazmin edeceklerini ifade eden Bakan Çavuş, oluşturdukları komitenin dalında kalacak ürünü hatasız tespit edeceğini söyledi. Bakan Çavuş, bu yıl yapabileceklerinin tamamını sahada yaptıklarını kaydetti.

CTP Milletvekili Salahi Şahiner’in sorusu üzerine Bakan Çavuş, Irak pazarına girebilirlerse kayıplarının azalacağını söyledi.

Geçmişte de narenciyenin dalında kaldığını ifade eden Çavuş, kolay bir süreç olmadığını, hep birlikte çalıştıklarını belirtti.

Demir: “ İstatistik Kurumu, bilimsel veriler ve şeffaflık anlayışı ile çalışmalarına devam ediyor”

Başbakanlık İstatistik Kurumu Başkanı İrfan Tansel Demir, BRT Canlı Yayını’nda kurumun gündeminde bulunan konuları değerlendirdi.

İstatistik Kurumu’nun ülkenin en değerli kuruluşlarından biri olduğuna işaret eden Demir zaman zaman yanlış eleştirilerin kurum çalışanlarını üzdüğünü söyledi

Demir “ istatistik kurumu verileri tamamen bilimsel gerçekler ve şeffaflık ilkesi ile hazırlanmaktadır. son zamanlarda yapılan bazı ilişkilere gerçekten üzülüyoruz üzerinden istatistik kurumu üzerinden hükümet eleştirisi doğru değildir istatistik kurumu siyasi bir makam değildir. Her türlü veri web sayfamızda yayınlanmaktadır isteyen ve kurumumuzdan temin edebilir” dedi.

İrfan Tansel Demir,” Enflasyon hesaplaması yönteminde son dört yıl değil 2015’ten itibaren incelenmeli. O zaman her şey çok daha net anlaşılacaktır” diye ekledi.

Nüfus Sayımının ana gündem maddelerinden birisi olduğuna işaret eden Demir, gelinen noktada ülkede bir nüfus sayımı gerekliliğinin açık olduğunu, yakın zamanda bir nüfus sayımı yapmak için hazırlıkların son safhaya geldiğini söyledi

Demir, “ Nüfus sayımını insanları evlerine kapatmak yerine adrese kayıtlı sistemli yapacağız. Gerekli yasal hazırlıklarımız devam ediyor. Eksik yasalarımız tamamlanacak konuyla ilgili en önemli görevlerden biri de belediyelerin. Her belediyelerimiz adres kayıt sistemini güncellediği zaman 5-6 aylık süre içerisinde nüfusunuz belirlenecek” dedi

Enflasyon hesaplamada sepet yönetiminin güncelleneceğini ifade eden Demir, “ Enflasyon hesaplaması, sepet güncel değil diye doğru çıkmıyor demek doğru değil. Biz şu an 2015 sepetini kullanıyoruz ve şu bilinsin ki bu sepet kamu çalışanlarının lehine” şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanı Oğuz: “MAKS projesinde ilerleme kaydediyoruz”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da, belediyelerle kayıtlılık anlamında çalışmaları yürüttüklerini kaydederek, Kayıt Sistemi (MAKS) Projesi’nin son durumu hakkında bilgi verdi.

Oğuz, proje kapsamında, 10 belediyeyle ilerleme kaydedildiğini, kalan 8 belediyeyle toplantılar yapıldığını, kısa sürede protokollerin imzalanacağını belirtti.

Muhtarların yürüttükleri çalışmaların önemine vurgu yapan Bakan Oğuz, muhtarlara yönelik hükümetin gelen talepleri değerlendirdiğini ve bu kapsamda çalışıldığını aktardı.

Yasa tasarısının madde madde görüşülmesinin ardından üçüncü görüşmesine geçildi. Yasa tasarısı, 35 kabul oyu ile oy birliğiyle kabul edildi.