Archives 2024

Türk Lirası için merak edilen soruya ABD’li bankadan yanıt

ABD’nin önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs, Türk lirasında reel değer kazanç sinyali verirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası net rezervlerinin bu yıl pozitife dönmesini bekliyor.

ABD’nin önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs, “2024 için 10 CEEMEA sorusu” başlıklı raporunda, “Türk lirası (TL) tahminlerden daha mı az değer kaybedecek?” sorusuna “evet” yanıtı verildi.

Eylül ayından bu yana parasal ve finansal koşullarda önemli ölçüde sıkılaşma sağlandığı belirtilen raporda, bunun da iç talebin ılımlı seyretmesini ve art arda gelen fiyat baskılarının yavaşlamasını sağladığı vurgulandı.

Raporda, reel faizlerin tekrar pozitif bölgeye dönmesiyle yabancı döviz girişlerinin artış eğilimine girdiği kaydedildi.

“TÜRKİYE’NİN DIŞ DENGELERİ İYİLEŞİYOR”
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) TL’nin en azından bir miktar reel değer kazanması konusunda rahat olduğuna dair sinyaller verdiği belirtilen raporda, bu durum hesaba katıldığında artan döviz girişlerinin ve daralan cari açığın 2024’te TL’deki değer kaybı oranını sınırların içine çekeceği aktarıldı.

Talebin yeniden dengelenmesinin Türkiye’nin dış dengelerini de iyileştirdiği kaydedilen raporda, 2023’te yüzde 4,1 olan cari açığın GSYH’ye oranının 2024’te yüzde 1,8’e gerileyeceği öngörüsünde bulunuldu.

Raporda, TCMB’nin TL’nin nominal anlamda güçlenmesine izin vermek yerine bilançosunu yeniden yapılandırmaya odaklanmasının daha muhtemel olduğu belirtilerek, “TCMB’nin ikili ve banka swaplarının her iki ayağını da kapsayan net rezervlerinin şu anda negatif olan 49 milyar dolardan 2024’te pozitife dönmesinin muhtemel olduğunu düşünüyoruz.” denildi.

TC Dışişleri Bakanlığından, BM’nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi atamasına ilişkin açıklama

TC Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kolombiya eski Dışişleri Bakanı Holguin Cuellar’ı Kıbrıs Şahsi Temsilcisi olarak ataması hakkında açıklama yayımladı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC), atamanın yapılmasına iki koşul ile rıza verdiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Bunlardan ilki; Şahsi Temsilci’nin görev yönergesinin, Ada’daki iki taraf arasında yeni resmi çözüm müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin olarak ortak zemin bulunup bulunmadığının araştırılmasıyla sınırlı kalmasıdır. İkincisi ise; Şahsi Temsilci’nin görev yönergesinin süresinin 6 ayı aşmamasıdır. Nitekim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tatar da bu hususun altını çizmiştir.”

Ada’da iki taraf arasında ortak zeminin var olmadığı gerçeğinin BM Genel Sekreteri’nin raporlarında da belirtildiğine işaret edilen açıklamada, “Yarım asırdan uzun bir süredir müteaddit defalar müzakere edilmiş ve Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle asla hayata geçirilememiş olan federal çözüm modelinin güncelliğini yitirmiş ve tüketilmiş olduğu apaçık ortadadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, Kıbrıs’ta herhangi bir yeni müzakere sürecinin başlamasının vazgeçilmez önkoşulunun, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi olduğuna dikkati çekilerek, “Bu itibarla iki taraf arasında ortak zemin oluşabilmesi ancak bu anlayış çerçevesinde mümkün olabilecek, ömrü tükenmiş iki kesimli, iki toplumlu federasyon arayışına yönelik bir sürece bir kez daha girişilmesi söz konusu olmayacaktır.” denildi.

Ada’daki iki taraf arasında yeni resmi çözüm müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin ortak zemin bulunup bulunmadığı hususunun herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek şekilde tespiti için Şahsi Temsilci’ye verilen 6 ay görev süresinin yeterli olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Şahsi Temsilci Sayın Holguin Cuellar’a yeni görevinde başarılar diliyor, hazırlayacağı raporun tarafların tutumlarını ve Ada’daki gerçekleri nesnel bir şekilde yansıtması, gerekli sonuçları çıkarması ve bu sonuçlar temelinde gelecekte izlenebilecek gerçekçi hareket tarzının ne olabileceğini kayıt altına alması beklentimizi vurguluyoruz.”

Bir garip savunma: “Babaya itaat, Allah’a itaattir”

İsias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt’un ardından oğulları Fatih Bozkurt ile Efe Bozkurt dinlendi.

 

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüşülen İsias Otel Davası’nın dördüncü gününde, tutuksuz yargılanan sanıkların ardından bu kez de tutuklu sanıklar beyanlarda bulundu.

İsias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt’un ardından oğulları Fatih Bozkurt ile Efe Bozkurt dinlendi.

Efe Bozkurt, “Aleyhimde olan suçlamaların hepsini reddediyorum” dedi.

Fatih Bozkurt ise beyanında “tanrıya sığınmayı” tercih etti, o da suçlamaları reddetti.

Fatih Bozkurt, “Üzüntümü ifade edecek kelimeler bulamıyorum. Yaklaşık1 yıldır içimde yaşadığım duyguları ifade edemiyorum. Kendime, eşime, kız kardeşime üzülemiyorum. Hele hele kaybettiğimiz maddeye hiç üzülemiyorum. Biz bir yıldır gülmüyoruz. Ailelerin serzenişleri, sitemleri, hakaretleri, küfürleri hepsi başım üstüne… Onları anlayacak vicdanım var” dedi.

“Evet, imza attım, hisse aldım bunları kabul ediyorum. Ama bunlar kendi irademle değil, babamın iradesiyle yaptım” diyen Bozkurt “Bir hadis var, yıllardır odamda… “Babaya itaat, Allaha itaattır”… Ben buna göre yaşadım yıllarca…” iddiasında bulundu.

Bozkurt, şöyle devam etti:

“25 yılım, Renault bayisinde geçti. Başka hiçbir işe bakamadım ben… Zor zamanlar geçirdim. Hoş gördüm, mücadele ettim. Gerçekten otelle ilgilensem suç değil. Benim otelle ilgilenmek benim için suç değil ama ben imza ve hisse alımı dışında bir eylemim olmadı. Babamı suçlamıyorum. Mutlaka bir şeyleri değerlendirmiştir. Ailelere sabır diliyorum. Allah benden çok onların yanında olsun… Allah  anne-babalara evlatlarını mezara koymayı nasip etmesin. Evlat acısı büyük, hiçbir şeye benzemez. Allaha çok şükür başıma gelmedi ama çok iyi anlayabiliyorum. Yüce mahkemeden tahliyemi talep ediyorum. Hakkımdaki iddia ve suçlamaları reddediyorum.”

 

Mehmet Fatih Bozkurt’un avukatı: “KKTC’nin tanık olarak katılma talebini kabul etmiyoruz”

“KKTC‘nin tanık olarak katılması hukuken uygun değil”

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüşülen İsias Otel Davası’nın dördüncü gününde, sanıkların ardından, sanık avukatları konuştu.

Otel sahibi Ahmet Bozkurt’un oğlu Mehmet Fatih Bozkurt’un avukatı Celal Nuri Demirtürk, müvekkilinin imar affı başvurusunda bulunmasının, onu sorumlu olarak göstermediğini iddia etti.

Avukat Demirtürk, “Ahmet Bozkurt’un savunmalarına yürekten inandığını” söyledi.

“Müvekkillerin duyguları hukukun önüne geçmesin” diyen sanık avukatı, “Meslektaşlarımızın mahkemeye karşı tavırları bizi üzmüştür” dedi.

Demirtürk, Mehmet Fatih Bozkurt’un, otelin anonim şirket ortağı olduğunu ve babasının adına imar barışı için müracaat etmiş olmasının, bunun sorumluluğunu getirmediğini iddia ederek, sanığın tahliyesini talep etti.

Demirtürk, “KKTC‘nin tanık olarak katılma talebini kabul etmiyoruz bu hukuken de uygun değildir” şeklinde konuştu.

 

Bozkurt: Eğer deprem 7,7 yerine 7,2 şiddetinde olsaydı binam yıkılmayacaktı

“Ben suçsuzum, tek suçlu deprem” diyen İsias Otel sahibi Ahmet Bozkurt, 7 farklı ameliyat olması gerektiğini gerekçe göstererek, tahliye edilme talebinde bulundu.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüşülen İsias Otel Davası’nın dördüncü gününde, tutuksuz yargılanan sanıkların ardından bu kez de tutuklu sanıklar beyanlarda bulundu.

İlk olarak otel sahibi Sanık Ahmet Bozkurt beyan verdi.

“Ben suçsuzum, tek suçlu deprem” diyen Bozkurt, 7 farklı ameliyat olması gerektiğini gerekçe göstererek, tahliye edilme talebinde bulundu.

Bozkurt’un ifadesinde dikkat çeken bir diğer nokta ise, ilk günkü ifadesine karşın “otelinde hayatını kaybeden 72 kişi ile ilgili acı çektiğini söylemesi” oldu…

Ahmet Bozkurt neler söyledi?

Müşteki avukatlarının, kendisi ve iki oğlu ile ilgili ayrı cezaevlerinde tutulmaları konusunda ifadeleri olduğunu anımsatan Bozkurt, Kırşehir’deki cezaevinde tutuklu olarak yargılandıklarını, söz konusu cezaevinde can güvenliklerinin üst seviyede korunmakta olduğunu söyledi.

Bozkurt, “Benim yaşımdan dolayı zaman zaman Kırşehir Devlet Hastanesi’ne kurul doktoru tarafından sevkim yapılıyor. Hastaneye gittiğimde benden başka çok tutuklu mahkûm oluyor ve beni tanımıyorlar. Daha önce çocuklarım korkuya kapılmasın diye açıklamamıştım. İlk defa buradan açıklıyorum. “Bu İsias Otel sahiplerini bize verseler onlara bilmem ne yaparız” dediler. Kendi kulaklarımla duydum, gözlerimle şahit oldum. Yani can güvenliğimiz yok. Benim ve iki oğlumun ayrı ayrı cezaevlerinde tutulmasının bu konuşmaların ne olduğunu avukatlarıma açıklayacağım” şeklinde konuştu.

Yetkili kurumların otel ile ilgili kendisine verdiği tüm belgelerin doğru olduğunu iddia eden Bozkurt, “Devlette ahbap-çavuş ilişkisi olmaz. Bana verilen ruhsatların aynısını birebir projelerimde uyguladım. Her iki projemde de uygulandı, hatta fazlamız bile var. Hep konuttan bahsediliyor ama konutta radyal temel yoktur. Mühendislerim hesapladılar, o dönemde radyal temel yoktu, ben binanın daha fazla yük taşıyabilmesi için en güzel, en dayanıklı projeyi hazırlattırarak uygulattım” iddialarını ortaya attı.

Müşteki avukatları ve tanıkların, otelin yapısıyla ilgili “demirler en ince şekilde kullanıldı” şeklinde beyanları olduğunu söyleyen Bozkurt, “Hayır. “Tek tip demir kullanıldı” denilmesini kabul etmiyorum.  18’lik, 22’lik, 12’lik ve 8’lik demirlerim var. En ince demirlerim de 8’lik demir” dedi.

Bozkurt, “Hep kum üzerinde duruldu… Bütün yapılarda, imar kanunlarına göre tavan tabyalarında aspolen kullanılıyor. Bu malzeme çok hafif, dolayısıyla herhangi bir darbede de o aşağı düştüğü zaman yaralanmaya sebebiyet vermemesi için hafif bir malzemedir. Tavanlarda da kullanılır” dedi.

“Bizim kolonlarımız ortada” diyen Bozkurt, “Benim kolon ve kirişlerimden örnekler, numuneler alınmış. Bugünün değerlerini bile karşılayacak düzeyde… Ben belgelerle konuşuyorum. Dolayısıyla bana evlatlarıma atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Ben işimi düzgün yaptım. Eğer 7,7 şiddetinde deprem olmasaydı binam yıkılmayacaktı. Binam şu anki yönetmeliklerde 7,2 şiddetine dayanacak düzeyde. Eğer deprem 7,7 yerine 7,2 şiddetinde olsaydı binam yıkılmayacaktı. Daha önce bölgede olan 7,2 şiddetinde bir depremde benim binamda sıva bile çatlamamıştı” iddialarını ortaya attı.

Bozkurt, “Eğer bir tek İsias yıkılmış olsaydı, enkazın başına gider, hayatımı sonlandırırdım. Benim hiç kusurum yok… Depremde 850 bin bina yıkıldı, 52 binden fazla ölü var. Benim binamda da 72 kişi öldü… Ben de kahroldum. Yaşayamıyorum… Acıyı yaşıyorum… Yaşayan bir ölüyüm” dedi.

“Depremin acısının ben de yaşadım. Ailemden 300 kişi hayatını kaybetti” diyen Bozkurt, “Ben de deprem sırasında yaralandım. 73 yaşındayım… Deprem günü su yok,  kalacak yer yok… Ben ilk başta buradan ayrılmam dedim ama daha sonra ailemin isteğiyle Aksaray’a gittim. Ben kaçmadım… Kaçan insan teslim olur mu? Ben ve evlatlarım kendimiz teslim olduk… Depremin şiddeti bütün dünyayı yasa boğdu.  Eğer bu şiddette bir deprem 10 sene olsaydı, 10 sene önce bu felaketi yaşayacaktık. Bu kaç yılın biriken enerjisiydi. Bu depremin geçtiği fay, bir tek İsias’ın altında oluşmamıştır. Tüm Adıyaman’dan geçen fayda yıkım olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Biz suçlu değiliz, bize atılan iftiraların hepsini reddediyorum” diyen Bozkurt, “Otelimde hayatını kaybeden yavruların hepsinin acısını ben de yaşıyorum. Benim ailelere hiç sözüm yok, ne deseler haklılar ama yüce adaletimize de güveniyorum. Bizim iftiralara değil, adalete ihtiyacımız var” dedi.

“Bu arada ben suçlu olmadığım için pişman değilim… Ama acım çok büyük. Eğer acımı pişmanlık olarak kabul edeceklerse eyvallah… Ben suçsuzum. Tek suçlu deprem” iddiasında bulunan Bozkurt, “Benim 7 tane ameliyat olmam gerekiyor. Rahatsızlıklarımdan dolayı tahliyemi talep ediyorum” dedi.

 

 

KIB-TEK uyardı! Elektrik borcu olanlar dikkat

Aralık ayı ve öncesine ait borcu olanların elektriğinin 8 Ocak Pazartesi kesileceği bildirildi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (Kıb-Tek) abonelerini uyardığı açıklaması şöyle:

“Son ödeme tarihi dolmuş (Aralık 2023 dönemi ve öncesi) ve ödenmemiş (675 TL üzeri)  ve yine aynı şekilde kurumumuzla yapılan yasal sözleşmelerle taksitlendirilmiş hesapların taksit borcu geriliği olan tüm özel ve tüzel abonelerin elektrikleri 8 Ocak Pazartesi günü kesilecektir. Yeni kesme -ulama ücreti 181,03 TL’dir.”

Nöbetçi Eczaneler (06 Ocak 2024)

Ülke genelinde nöbetçi eczaneler listesi…

LEFKOŞA BÖLGESİ:

DENİZ ÇORBA ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 223 72 72

Belediye Bulvarı 91/B, Miraje Restorant çaprazı, KIB-ET yanı, ŞAŞA karşısı Yenikent, Lefkoşa

***

HÜSEYİN KERİM SAKALLI ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 228 46 00

Şht. Yzb. Tekin Yurdabak Cad. Mardo Göçmenköy yolu, Yeni Yüzyıl Anaokulu yanı, Ortaköy, Lefkoşa

***

TÖRENAĞA ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 228 10 08

Gaz.Kemal Aşık Cad. N0:60 Küçük Kaymaklı Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

İPEK YÖNEY ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 862 76 56

Karaoğlanoğlu Cad. Faraçoğlu İşhanı No: 320 Karaoğlanoğlu Girne

***

MEHMET KAMİLOĞLU ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 887 44 88

Mustafa Çağatay Cad. No: 41/C, Dr. Akçiçek Hastanesi yolu, Girne

***

SALİM KARABEKİR ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 845 98 36

Karaoğlanoğlu Cad., Yayla Mahallesi No: 213/B, Sky Plaza Apt. Dükkan No: 2, Alsancak, Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

HİÇKORKMAZ ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 832 24 03

Tünay İrfanoğlu sok. Northerland Premier, Dış Kapı No: 8, Sakarya, Gazimağusa

***

ÖREN ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 366 03 91

Tunalı Hilmi Sok. 3/A, Maraş bölgesi sağlık ocağı karşısı, Mağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

CAMCIOĞLU ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 714 24 57

Şht.Mümür Dilaver Sok No:24 C Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

ŞİFA BILDIR ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0533) 841 95 78

Fuat Yakup Sok. Denizli N0:1 / 1 Lefke

ÜST MESARYA BÖLGESİ:

ESER AVCI ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 19:00

(0533) 855 06 04

Ögürlük Cad. No: 11/B Cihangir

ALT MESARYA BÖLGESİ:

HOCANIN ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 19:00

(0392) 397 82 22

Belediye Dük No:1 Vadili

İSKELE BÖLGESİ:

GÖKBERK ALP YAKAR ECZANESİ

06.01.2024 (Cumartesi)

08:00 – 22:00

(0539) 109 95 77

Mekanizi Cad. Royal Sun Residance İskele

Hava durumu raporu!

Metroloji Dairesi, önümüzdeki günlerde hava sıcaklığının 4 derece kadar düşeceğini, salı ve çarşamba yer yer sağanak beklendiğini duyurdu.

7 – 12 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge, periyodun ilk yarısında yüksek, diğer yarısında alçak basınç sisteminin etkisinde kalacak; Salı sağanak veya gök gürültülü sağanak; Çarşamba günüyse yer yer sağanak görülecek. Diğer günlerde hava genellikle parçalı bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun önceleri iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22, diğer yarısında ise 15 – 18 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, periyodun ilk günleri Güney ve Doğu yönlerden, diğer günlerde ise Güney ve Batı yönlerden orta, zamanla kuvvetli esecek.

SON DAKİKA! Cumhuriyet Savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüşülen İsias Otel davası bugün de devam ediyor.

Türkiye saatiyle bugün saat 10.00 sıralarında başlayan mahkemede ilk olarak Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasına yer verildi.

 

Cumhuriyet Savcısı dünden beri delil ve talepleri topladığını belirterek, müşteki avukatların taleplerini değerlendirdi. Savcı sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

Cumhuriyet savcısı tutuksuz sanıkların ise tutuklanması talebini ret etti.

Savcı, sanıkların mahkeme huzura gelmesi konusunda ise deprem nedeniyle cezaevi bulunmadığından talebin reddine karar verdi.

İsia Otel Davasında Beklenmedik Dördüncü Gün

Adıyaman’daki İsias davasının ilk safhasının son gününün uzaması nedeniyle beklenmedik bir şekilde oluşan ‘dördüncü gün’ Türkiye saati ile 10.00 da başlıyor.

Müşteki Avukatlarının talep beyanlarının uzaması ve saatlerin gece yarısını bulması nedeniyle mahkeme heyeti öngörülmeyen bir kararla duruşmayı bugüne ertelemişti.

Bu aşamada Müşteki Avukatları’ndan sonra Sanık Avukatları dinlenecek ve talepleri alınacak. En son sanıkların yeniden beyan yapılacağı ifade edilen duruşmanın dördüncü gününde, söz sonra Savcılık makamına geçecek.
Savcılık duruşmanın ilk safhası ile ilgili mütalaasını verdikten sonra ise artık karar beklenecek.

Müşteki avukatlarının tümü Bilinçli Taksir ile birden çok kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olmak suçundan yargılanan 5’i tutuklu 11 sanığın, Olası Kast ile yargılanması talebi en üst sırada yer alıyor. Bunun yanı sıra, bir sonraki duruşmanın 6 Şubat’a denk getirilmemesi, sanıkların mahkeme salonunda hazır bulunması ve özellikle sanıklardan Bozkurt ailesinin fertlerinin aynı cezaevinde tutulmaması talepleri mahkemeye dünkü duruşmada iletilmiş durumda.

Bugünkü duruşmanın sonunda mahkeme heyeti dinledikleri avukat talepleri, savcılık mütalaasını değerlendirerek taleplerle ilgili karar üretecek.

Mahkemenin uzaması nedeniyle, Adıyaman’da bulunan aileler, hükümet ve devlet erkanı ile basın mensupları KKTC’ye dönüş planları ertelemek durumunda kaldılar.

Töre IGSCE Birincisi Özkan Cansu’yu Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, IGSCE (General Certificate of Secondary Education) sınavlarının tümünden en yüksek notları alarak büyük bir başarıya imza atan Özkan Cansu’yu kabul etti.
Güney Kıbrıs’ta Lefkoşa’daki American Academy Nicosia’da öğrenimine devam eden Özkan Cansu’ya kabulde ailesi de eşlik etti.
Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’ndan gerçekleşen kabulde konuşan Başkan Töre, Özkan Cansu’nun Güney Kıbrıs’ta kazandığı başarı ile sadece okulunun ve ailesinin değil tüm Kıbrıs Türkü’nün yüzü olduğunu söyledi.
Kazanılan başarıları onurlandırmanın görevleri olduğunu belirten Başkan Töre, Cumhuriyet Meclisi Başkanı olarak gençlere çok verdiğini ifade etti.
Atatürk’ün cumhuriyeti gençlere emanet ettiğini anımsatan Töre, Özkan Cansu’nun da Atatürkçü bir genç sıfatı taşıdığını ve uluslararası bir sertifikayı birincilikle alarak da kendilerini gururlandırdığını kaydetti.
Töre, Güney Kıbrıs’ta eğitim veren American Academy Nicosia’nın da Özkan Cansu’yu reklam yüzü yapmalarının kendilerini ayrıca sevindirdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, konuşmasının sonunda gençlerle gurur duyduklarını ve iftihar ettiklerini söyledi.
Başkan Töre ziyaret esnasında Özkan Cansu’ya çeşitli hediyeler takdim etti.

İsias Otel davası üçüncü gününde… 7’nci tanık Zeynel Can dinlendi

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias davası duruşmasında 7’nci tanık İsias Otel personeli Zeynel Can dinlendi.

Can, sanıklarla bir akrabalığı olmadığını; Ahmet Bozkurt, Efe Bozkurt ve Mehmet Fatih Bozkurt’u tanıdığını söyledi.

Deprem anını anlatan Can, depremi hissettiğinde çalıştığını ve lobide olduğunu, sarsıntıyı hissetmesiyle dışarıya, otelin doğu tarafına yola koştuğunu, bir süre gittikten sonra artık yürüyemediğini ve dışarda durduğunu anlattı. Can, otelin doğu yönünde yani öne doğru yıkıldığını söyledi. Can, depremde yaralanmadığını belirtti.

Oteli Ahmet Bozkurt’un işlettiğini, Efe Bozkurt’un da depremde 4-5 ay önce geldiğini belirten Zeynel Can, Efe Bozkurt’un personel alımı için yetkisi olmadığını kaydetti.

“Bozkurt’un otelde ofisi vardı ama kendisi arada bir çıkardı. Adıyaman’da da çok fazla durmazdı. Efe ve Mehmet Fatih Bozkurt da yukarı çıkmazdı” diyen Can oteldeki tadilat konusunda ise “Sandviç paneller yapıldı, başka da bir şey bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Müşteki avukatlarının sorularını yanıtlayan tanık Zeynel Can, lobinin arka tarafında lobinin arkasında oturduğunu, oturduğu yer ve çıktığı yer arasında 100 metre kadar olduğunu kaydetti.

Can, “Otel 5-10 saniyede yıkılsaydı ben çıkamazdım, ben de enkazda kalırdım. Doğu tarafına doğru çıktım. Otelin yıkıntılarının bir kısmı otoparkta bir kısmı da yola doğru gitmişti” dedi.

Müşteki avukatları Can’dan sandviç panelin yapının neresinde olduğunu resimde göstermesini istedi.

Can, otelin 9 kat olduğunu ama yıkıldığında bayağı bir yükseklik oluştuğunu kaydederek moloz yığınlarının 3 katlı bir binaya tekabül ettiğini belirtti.

Tanık Zeynel Can, diğer yıkılan binanın batıda olduğunu, diğer binaların da yola yıkıldığını kaydetti.

 

Gece 23.00 te göreve başladığını ifade eden Can, “İşe başladığımda tur rehberlerinin otele giriş yapmıştı. Kayıtlar polise giderdi” dedi.

Can, oteldeki tadilat sırasında bir duvar yıkılarak müdüriyetin 2 metre kadar genişletildiğini de belirtti.

Binanın hangi yöne yıkıldığı konusunda tanık Can’ın söylemleri üzerinde salonda gerginlik yaşandı.

Can, her sorulduğunda otelin hangi tarafa yıkıldığı konusunda farklı bir yön söyledi.

Tanık Zeynel Can’ın beyanları alınırken müşteki avukatları ile müdafi avukatları arasında çıkan tartışmalar üzerine duruşmaya yarım saat ara verildi.

Karakaya: “Gerçekleri söylesinler, bizim canımızı daha fazla acıtmasınlar”

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Karakaya, sanıkların ve müştekilerin ardından duruşmada bugün tanıkların dinleniyor olduğuna dikkat çekerek, “Gerçekleri söylesinler, bizim canımızı daha fazla acıtmasınlar” dedi.

Raporların ortada olduğunu ve gerçeklerin elbet ortaya çıkacağını söyleyen Karakaya, bu davanın emsal bir dava olacağını vurguladı.

Karakaya, ailelerin adaletin peşinde olmaya devam edeceğini, dava sonuçlanana kadar her duruşmaya geleceklerini kaydetti.

BRT muhabirinin sorularını yanıtlayan Karakaya, ilk günden beri çok ağır bir yük altında olduklarını kaydetti. Karakaya, ilk gün 11 sanığın yalanlarını dinlemenin, dün yaşanılanlarla 6 Şubat’a geri dönmenin, Adıyaman’da bulunmanın, burada bir otelde konaklamanın, çocuklarının hayatlarını kaybettiği otelin yıkıntılarının önünden geçiyor olmanın ve ailelerin yüzündeki ifadeleri görmenin, salonda kendilerini tutmalarına tanık olmanın ağırlığını yaşadıklarını belirtti.

Tanıkların dinlenmeye başlanan duruşmanın üçüncü günü olan bugün sürecin en önemli aşamalarından biri olduğunu söyleyen Karakaya, kendilerinin de ilk defa böyle bir süreci yaşayan kişiler olarak, tanıkları dinleyerek, her anı yakalamalarının, söyledikleri her cümleyi ölçüp, tartmanın inanılmaz derece yorucu olduğunu ifade etti.

– “Raporlar ortada..yalan söyleyerek bizi daha fazla yıpratmasınlar”

Gerçeklerin söylenmesi çağrısında bulunan Ruşen Karakaya, zaten raporların ortada olduğunu kaydederek, “Yalan söyleyerek bizi daha fazla yıpratmasınlar” dedi, gerçeklerin ortaya çıkacağını vurguladı.

Karakaya, duruşmaya verilen aranın bittiğini ve duruşmanın dördüncü tanığın dinlenmesiyle yeniden başladığını paylaşarak, tahminlerine göre, tanıkların dinlenmesinin tanımlanmasının ardından, avukatların taleplerinin alınacağını, ara kararların açıklanacağını ve mahkemenin bir sonraki tarihinin bildirileceğini söyledi.

Soru üzerine, sanıkların serbest kalması durumunun olmayacağına inandığını ifade eden Karakaya, sanıkların bu taleplerini ilk günde de dile getirdiklerine dikkat çekerek, böyle bir karar alınacağına inanmadığını ve inanmak istemediğini kaydetti. Karakaya, “Bunun gerçek olması bizi mahveder” dedi.

– “Her duruşmada burada olacağız”

Daha sonraki duruşmalara katılımın nasıl olacağı yönündeki soru üzerine de Karakaya, mevcut 27 ailenin ve aile yakınlarının olduğunu belirterek, Başbakanlık desteği ölçüsünde ve ailelerden kimin gücü yeterse, dava sonuçlanana kadar gelmeye devam edeceklerini söyledi. Karakaya, “Bu duruşmada ve her duruşmada, cezaları verilene kadar biz burada olacağız” dedi.

Karakaya, mahkeme sonrasında sosyal medyaya baktıklarında, Kıbrıs Türk halkının yine tek yürek olduğunu ve desteklerini gördüklerini, hissettiklerini belirterek, herkese teşekkürlerini iletti, “Bu işin peşini bırakmıyoruz, hep birlikteyiz” ifadelerini kullandı.

İsias davasında tanıkların dinlenmesine devam ediliyor

Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias davasında, aranın ardından tanıklarına dinlenmesine yeniden başlandı.

Türkiye saatiyle saat 14.00’de başlayan duruşmada otelde komi ve vale olarak çalışan İbrahim Kaya dinlendi.

Kaya, ifadesinde sanıklarla bir akrabalık bağı olmadığını söyleyen ancak Ahmet Bozkurt ve oğullarını bildiğini söyledi.

Tadilat dönemi otelden ayrıldığını ancak yapılan tadilat ve değişikliklerden haberdar olduğunu kaydeden Kaya, Ahmet Bozkurt’un talimatıyla yapılan tadilatın ana merkezi kapsamadığını belirtti.

Ahmet Bozkurt’un üst katta bir ofisi olduğunu ancak sürekli kullanmadığı ofise bir başkasının çıktığını da görmediğini kaydeden Kaya, Bozkurt’un 2 oğlunun talimat verme durumu olmadığını söyledi.

Kaya, aileden de zaman zaman otelde kalanlar olduğunu kaydeden Kaya, Efe Bozkurt’un da otelde 2021’de çalışmaya başladığını belirtti.

Müşteki avukatlarının sorularını yanıtlayan Kaya, “Ahmet Bey’e ait ofise hiç çıkmadım. Misafir katlarına çıkardım” dedi. Kaya, depremden sonra oteli ikinci gün gördüğüne işaret ederek, depremden önce 10 katlı olan otelin depremden sonra 3 kat gibi göründüğünü söyledi.

İsias Otel davası üçüncü gününde…Otel çalışanı Enver Demir dinlendi

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias davası duruşmasında, beşinci tanık olarak otelin teknik ekibinden Enver Demir dinlendi.

Sanıklarla akrabalık bağı olmadığını söyleyen Demir, depremde orada olmadığını, izinli olduğunu söyledi. Otelin teknik ekibinde olduğunu ifade eden Demir, Efe Bozkut’un 2022den sonra otele gelip gitmeye başladığını söyledi. Ahmet Bozkurt’un otelde genelde lobide olduğunu söyledi.

Ahmet Bozkurt’un ailesinin otele gelip gittiğini, bazen de kaldığını ifade eden Demir, “Efe Bozkut’un otel personeline talimat verdiğini görmedim” dedi.

Müşteki avukatlarının sorularını yanıtlayan tanık Demir, “Sadece Ahmet beyin kullanımında bulunan bir oda vardı” diyerek, o odanın elektrik tesisatı otel yapıldığında yapıldığı için kendisinin yapmadığını söyledi.

“Ben oraya girdim, normal bir ofis odası gibiydi, manzarası vardı. Tuvalet ve banyo lavabo yoktu. Terası vardı. Müdüriyet odası genişletilmedi” dedi.

Tanık, sonradan kapatılan yerin resmini gösterdi ve 2014 -2015’te kapasite artırımının ne şekilde yapıldığından bilgisi olmadığını kaydetti.

Otele çevirmede tesisatı kendisinin çekmediğini belirten tanık Demir, üst çatının çelik konstrüksiyondan yapılıp alt tarafının da alçıpandan yapıldığını söyledi.

Müdafi avukatlarının sorularını da yanıtlayan tanık, Erdem Yıldız’ın otele gelip gittiğini ama otelin bir şeyiyle ilgilenip ilgilenmediğini bilmediğini söyledi

Demir, “Mutfak üst kattaydı, yan binada da mutfak vardı. Mutfağa sadece asma kattan geçiliyordu” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Aramızdaki bağlar daha da güçlenmeli”

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara’da Ceditler Ruhuyla Dilde Fikirde İşte Birlik Yılı Açılış Töreni ve Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TDMMB) toplantısına katıldı.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde (ASBÜ) yer alan toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ın açılış konuşması ile devam etti. Arıcan konuşmasında, “Sizin fahri elçiniz olarak Kıbrıs Türkünün sesini duyuruyoruz” dedi.

Ardından protokol konuşmalarına geçildi.

-Tatar: “Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının kopmaz bir parçasıdır”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar toplantıda yaptığı konuşmasına, Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’yu anarak ve Kıbrıs için önemlerinden bahsederek başladı.

Türkiye’nin tüm Türk dünyasının lideri olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde büyük bir birlik oluştuğunu kaydeden Tatar, ekonomik, siyasi ve sosyal iş birlikleri ile Türk dünyasının güçleneceğine inanç belirtti.

KKTC’ye uygulanan izolasyonlardan ve KKTC’nin Türk dünyasıyla ilişkilerine yönelik sergilenen engelleme çabalarından bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, Türk dünyasının birlik ve beraberlik içinde büyük bir potansiyeli olduğunu vurguladı.

Türk devletleri arasındaki bağların pekişmesi için bu tarz toplantıların önemli olduğunu söyleyen Tatar, Türk devletlerine “Aramızdaki bağlar daha da güçlenmeli” diye seslendi.

“Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının kopmaz bir parçasıdır” diyen Tatar, KKTC’nin anayasal adıyla Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olmasının önemine vurgu yaptı ve bu karara destek olan tüm devletlere teşekkür etti.

Tatar, “Birlikten güç doğar” diyerek, Türk devletlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini yineledi.

Tatar, Kıbrıs’ta çözümün iki devletin iş birliği ile olabileceğini de söyleyerek, bu yöndeki yeni siyasette Türk dünyasının desteğinin KKTC’ye güç verdiğini belirtti.

-Tatar temaslarına Antalya’da devam edecek

Toplantının ardından Tatar’ın Ankara temasları tamamlandı. Cumhurbaşkanı, öğlen saatlerinde Antalya’ya hareket edecek.

Tatar, Antalya’da Türkiye Kamu-Sen’in düzenleyeceği İstişare Toplantısı’na katılarak konuşma yapacak. Sonrasında, Tatar’a Belek Üniversitesi’nde Fahri Doktora Unvanı takdim edilecek.

Cumhurbaşkanı Tatar, yarın öğle saatlerinde ülkeye dönecek.

46. Dönem Yedek Subay ve Çavuş Celbi ant içti

46. Dönem Yedek Subay ve Çavuş Celbi, Gülseren Kışlası’nda düzenlenen törenle ant içti.

Eğitim Merkez Komutanlığında yer alan töreni, Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Yardımcısı Tuğgeneral Kadir Bayraklı, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, Polis Genel Müdürü Kasım Kuni, aileler, askeri ve sivil yetkililer izledi.

Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin celbi selamlamasıyla başlayan tören, saygı duruşu, İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi, 4. Piyade Alay Sancağı’nın tanıtılması ile devam etti.

Tören, ant içmenin icrası, celp adına Asteğmen Şevki Öksüzoğulları’nın konuşması, Çavuş Gökhan Taşkıran’ın “Kıbrıs Türkü’yüz” adlı şiiri okuması, yaş kütüklerine dönem plaketlerinin çakılması, başarılı olan personele ödüllerinin protokol tarafından verilmesi, 4. Piyade Alay Komutanı Piyade Kurmay Albay Ömer Bulut’un konuşması, Mücahitler Marşı’nın okunması ve tören geçişiyle tamalandı

 

-Öksüzoğulları

Asteğmen Şevki Öksüzoğulları celp adına yaptığı konuşmada, askerlik hizmetinin kutsal bir görev olduğunu belirterek, bu görevin üstün cesaret, fedakarlık, dürüstlük ve mutlak itaatle yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Öksüzoğulları, ecdadın kutsal emanetini devralmaktan büyük bir gurur ve şeref duyduklarını vurgulayarak, milletin vereceği görevi tereddütsüz yerine getireceklerini söyledi.

Mücahitlere hitaben “Artık, bayrak, sancak ve vatanımızın nöbet sırası bizde” diyen Öksüzoğulları, çağdaş KKTC’nin bağımsızlığının, egemenliğinin yılmaz bekçileri olduklarını kaydetti.

Öksüzoğulları, devletin bağımsızlık ve egemenliğinin sürdürülemsinde vatani görevi azim ve inançla yerine getireceklerini sözlerine ekledi.

 

-Bulut

4. Piyade Alay Komutanı Piyade Kurmay Albay Ömer Bulut da, KKTC’nin varlığını ve bütünlüğünü devam ettirmesi, Kıbrıs Türk halkının huzur ve güven içerisinde özgür ve egemen olarak yaşayabilmesi için vatan savunmasına katılan 46. Dönem 5. Devre Yedek Subay ile 46. Dönem 6. Devre Çavuş Celbi genç Mücahitlerin huzurda yemin ettiklerini söyledi.

Bulut, “Gücünü miletinden, cesaret ve maharetini milli hasletlerinden, güvenini şanlı geçmişinden, geleceğe yönelik hedeflerini ise Atatürk ilke ve inkılaplarından alan GKK saflarına katıldılar” diye devam etti.

Bulut, genç Mücahitlerin “Her Türk asker doğar” özdeyişini doğruladıklarını belirtti.

Bulut, ant içme töreninin askerlikteki törenlerin en kutsalı olduğunu vurgulayarak, “Türk gencinin özünde var olan göreve bağlılık, kanun nizam, örf ve adetlere uymanın, vatan için gerektiğinde ’ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum’ inancının sesli bir ifadesidir” dedi.

Bulut, Mücahitlerin ant içmede namus sözü verdiklerini hatırlatarak, “Bu güzel vatana göz dikmek isteyenlere 1964’te ve 1974’te verdiğimiz gibi bir ders vermeye daima hazır olacaksınız” dedi.

İşte en çok yağış alan bölgeler…

Meteoroloji Dairesi, Koruçam’da metrekareye 4 kg yağış düştüğünü kaydetti.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan yazılı açıklamada, dün sabah 8.00’den bu sabah 8.00’e kadar Koruçam’a 4 kg/m², Selvilitepe’ye 1 kg/m² yağış düştü.

Açıklamada, yağış alan diğer yörelerde ise 0,1 ile 0,4 kg/m² arasında yağış kaydedildiği belirtildi.

Muhasebeci: “Depremden sonra bende büyük bir unutkanlık oldu, hatırlamıyorum..”

Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias davasında ikinci tanık Celal Görücü mahkeme başkanının sorularını yanıtladı.

Otelin muhasebesinde çalıştığını ve sanıkları tanıdığını söyleyen Görücü, iddianame hakkında bilgisi olup olmadığının sorulması üzerine “Depremi hepimiz yaşadık.. Otelde kolon kesilme gibi bir olay olmadı” dedi.

Görücü, otelden Ahmet Bozkurt’un sorumlu olduğunu, Efe Bozkurt’un ise otele ve muhasebeye baktığını kaydetti. Görücü, “İdari işlerden Efe Bozkurt sorumluydu. Şirkette söz sahibiydi. Gün içindeki hasılatları ona veriyorduk” şeklinde devam etti.

1984 yılında iş hayatına Ahmet Bozkurt ile başladığını kaydeden Görücü, sonradan yapıldığı iddia edilen kaçak yapıdan haberi olmadığını söyledi. Görücü, “Oraya girip çıkmadım.. Ahmet Bozkut’un ofisiydi. O kullanıyordu. Kimse girip çıkmıyordu.. Yazıhane ofis yapılmasında herhangi bir rol almadım.. Yazıhanenin yapılış tarihi konusunda net tarih hatırlamıyorum” şeklinde devam etti.

Mahkemede daha önce verdiği ifade okunan tanık müştekilerin sorularını da yanıtladı. Görücü, “Ofis en üst kataydı, bu konudaki ödemeleri kimin yapıldığını bilmiyorum” dedi.

Otelin muhasebecisi olarak Efe Bozkurt’a maaş ödendiğini söyleyen Görücü, müşterilerin ödemleri resepsiyonistlere yaptığını söyledi. Rejenerasyon grubun ödemesinin alınıp alınmadığını hatırlamadığını kaydeden Görücü, “Depremden sonra bende büyük bir unutkanlık oldu, hatırlamıyorum..” şeklinde devam etti.

Görücü, başka bir soruyu yanıtında, ödemesiz misafir ağırlayıp, faturasız işlem yaptıklarını söyledi.

Devletten alınan krediyle ne yapıldığı sorusunu yanıtında, otelin tadilatında, malzeme ve mefruşat alımında kullanıldığını kaydeden Görücü, deprem sonrası kimseye ödeme yapmadığını belirtti.

Görücü, Efe Bozkurt’un görevinin ne olduğuna ilişkin soruyu yanıtında, “Şirket ortağı ve babasının aradığı mali sorumluydu. Personelden de sorumluydu” dedi.

“Otel inşaatına 1992 yılında başladık. İş merkezi ya da özel hastane diye düşünülüyordu. Sonunda otele çevirdik ve inşaata 2000 yılında başladık” diyen Görücü, başka bir soruya “Efe Bozkurt’a o günkü değerle personelden biraz fazla, 3-4 bin TL’lik maaş veriyorduk” yanıtını verdi.

Ofis için ne tür malzemeler alındığı sorusunu yanıtında “Bilmiyorum. Aklıma gelen bir şey yok” diyen Görücü, özel yapılan yere çay kahve nasıl gidiyordu sorusuna ise tanık “Çok fazla misafir gelmiyordu ama geldiğinde de muhakkak bir garson girip çıkıyordu” dedi. Görücü, ofis kısmı için şap atılıp atılmadığını bilmediğini söyledi.

Görücü, inşaatta kiminle çalışıldığına ilişkin soruyu yanıtında, 1992 yılında inşaata müteahhittin altında çalışan bir kişiyle başlandığını ancak 2000’den sonra kiminle çalışıldığını hatırlamadığını belirtti.

Binanın yapım aşamasındaki ödemelerin muhasebeden değil de binanın sahibi Ahmet Bozkurt’un kendi hesabından yapıldığını kaydeden Görücü, inşaatı yapanlarla doğrudan Ahmet Bozkurt’un ilgilendiğini, kendisinin bu konuda bilgisi olmadığını söyledi.

İsias Otel’de hayatını kaybeden Çağakan Yılmaz isimli kişinin isminin kayıtlarda olmamasının sorulması üzerine resmen kayıtlı olmayan kişiyle ilgili bilgisi olmadığını ve konaklayan kişilerle bilginin emniyet müdürlüğüne verildiğini belirtti.

Celal Görücü, Kalkınma Bankası’ndan alınan kredilerin tamamının ödenmediğini ve ödemelerin de fatura karşılığı yapıldığını ancak enkaz altında kalan faturaları ibraz edemeyeceğini söyledi. Görücü, inşaat malzemelerinin faturalarının sorulması üzerine, “Muhasebeci olarak biz faturalandırmadık, çalıştığımız firmalar faturalandırdı” dedi.

Otele ilişkin bir fotoğraf gösterilerek, camlı alanın ne olduğunu sorulması üzerine Görücü, “Aslında restoranımızdı ama kullanılmıyordu. Ofis olarak kullanılan yer neresiydi emin değilim” yanıtını verdi.

Görücü, sanıklardan Ahmet Bozkurt’un sorusu üzerine, Bozkurt’un ofisini genelde kullanmadığını, otelin girişinde, sağdaki koltukta oturduğunu ve işleri oradan idare ettiğini söyledi.

Sanık avukatlarının sorularını da yanıtlayan tanık, statik projeleri kimin yaptığını bilmediğini kaydeden Görücü, Erdem Yılmaz’ın kim olduğunun sorulması üzerine, Yılmaz’ın inşaat projesini yaptığı yönünde bir bilgisi olduğunu belirtti.

 

Celal Görücü, mutfağın nerede olduğunun sorulması üzerine, “Mutfak asma kattaydı. Mutfak için yan binadan daire alınmış ve otel binasıyla birleştirilerek mutfak yapılmış. Restoran da oradaydı. Bitişikti hepsi” dedi.

 

Görücü, başka bir soruyu yanıtında, bina yapımına ara verildiğinde, duvarların örülüp örülmediğini bilmediğini söyledi.

 

Krediyle ne alındığını sorulması üzerine mefruşat ve yatak gibi şeyler alındığını ancak oda artırımı yapılmadığını belirtti.

Tarım Dairesi açıkladı: İthal ürünlerden ıspanak, elma, havuçta, yerli ürünlerden biber, pırasa ve enginarda kalıntıya rastlandı

Tarım Dairesi, ithal ürünlerden ıspanak, elma, havuçta, yerli ürünlerden biber, pırasa ve enginarda kalıntıya rastlandığını açıkladı.

Tarım Dairesi, 29 Aralık 2023 – 4 Ocak 2024 tarihleri arasında ithal ve yerli ürünlerle ilgili gıda denetim sonuçlarını paylaştı.

Buna göre, 19 ithal ürününden 16’sının, 30 yerli üründen 23’ünün temiz olduğu bildirildi.

İthal ürünlerde ıspanak, elma, havuçta, yerli ürünlerde biber, pırasa ve enginarda kalıntıya rastlandı.

-İthal ürünler

Limit üstü bitki koruma ürünü belirlenen, menşeine iade veya imha edilecek ithal ürünlerin *SVS Tic Ltd.’e ait ıspanak, NON’a ait Golden Elma, Mert Uluşan’a ait havuç olduğu açıklandı.

-Yerli ürünler

Öte yandan yerli ürünlerden kapya biberin tespit edilen limit üstü bitki koruma ürünü nedeniyle hasadının durdurulduğu, tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edilen kırmızı acı biberin, pırasanın, yeşil çarli biberin ve enginarın imha edileceği bildirildi.

Kapya biberin Tatlısu köyü sakini Burhan Yıldız’a, kırmızı acı biberin Mağusa sakini Ali Tat’a, pırasanın Bostancı’da Yoran Tarım’a, yeşil çarli biberin Akdeniz köyü sakini Ertan Dönmez’e, enginarların İskele sakinlerinden Cemal Nizam, Hasan Nizam ve Tayfun Nizam’a ait olduğu kaydedildi.

Nöbetçi Eczaneler (05 Ocak 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

İZEM ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 228 00 40

İsmail Beyoğlu Cad. 44 / A Küçük Kaymaklı Lefkoşa Eray Garaj yanı

***

NERGİS ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 225 50 75

Şht.Mustafa Mehmet Sok.No:3 Yöntem Laboratuvar ve Trafik Işıkları yanı Göçmenköy Lefkoşa

***

YONCA HATİPOĞLU ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 228 06 06

Ecvet Yusuf Cad. Miniloy Dük.No:2 Kızılbaş Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

AHMET ÇAĞER ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 821 34 34

Ankara Cad. N0:50/ 2 A Alsancak Girne

***

BUĞÇE ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 815 00 32

Templos Tower 2 Dük. Zeytinlik yolu, Nusmar Market yanı, Girne

***

KÜÇÜK ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 815 36 26

Canbulat Sok.No:5/C Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

AYŞEM ÇİL ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 366 20 26

15 Ağustos Namık Kemal Bulvarı, Halken Tower Apt. No: 5, Güder Kasap yolu üzeri, Dr. Şerife Zorba Kliniği yanı, Gazimağusa

***

İÇTEN ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0392) 365 22 00

Eşref Bitlis Cad. İsmet Erel Apt. Dukkan No: 1 (Tıp Merkezi Girişi), Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

EMİNE ŞENTÜRK ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 00:00

(0533) 851 58 21

Büyük Ada Sok No: 22, Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

İLKSEN ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 727 82 40

Belediye Dükkanları N0:18 Gemikonağı Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

AVİCENNA ECZANESİ

05.01.2024 (Cuma)

08:00 – 22:00

(0542) 855 00 15

İskele Boğaz anayolu, Bereket Sokak, Petek pastanesi̇ yanı, İskele

“İsias davası, 80 milyona yerleşmiş bir emsal içtihat, Şampiyon Meleklere ise adalet hissini sağlamalı”

Isıas Davası için Adıyaman’da bulunan KKTC Cumhuriyet Meclisi Depremle ilgili Yargı Sürecini İzleme Komitesi Başkanı, Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, dava süreci ile ilgili değerlendirmede bulundu.

İlk gün Otel sahibi ve fennî müellif sanıkların yalanlarını dinlediklerini belirten Hasipoğlu, “ ikinci gün ise Adıyaman 3. Ağır Ceza salonunda şikayetçi olan ailelerin gerçeklerini dinledik. Mahkeme, iki gün boyunca 11 sanığı ve takriben toplam 24 saat süresince 72 ailenin tamamına yakınını dinledi” dedi

Hasipoğlu şöyle devam etti:

İlk gün boyunca sanıklar mahkemede adeta yalan rüzgarı estirdiler. 11 sanık yüzümüze bakamadan yalanlarını söylerken, aynı zamanda Otel sahibi – ailesi ve fennî müellifler 3 maymunu oynadılar. Maymunları şöyle sıralayalım…
Mimar; ben imza atmadım, atmış isem bile yanlışlıkla attım diyor. Mühendis ise Adıyaman belediyesine sunulan 125 sayfalık statik raporda imza yok , eğer var ise de kimin attığını da bilemem diyebiliyor. Projenin belediyeye kimin tarafından sunulduğunu da kimse bilmiyor. Sanık Mühendis , statik raporu hazırlamadığını sadece bir bilgi notu verdiğini ve bu bilgi notu ile inşaat ruhsatı alındığını anlıyoruz .Bu durumda ortada ciddi bir sahte evrak düzenlenip, imza taklidi vardır .

Yalanlar ve 3 maymun hikayesinin bunlarla da kalmadığına işaret eden Hasipoğlu tespitlerini şöyle sıraladı:

Bir insaat ruhsatı var ki, müteahhitin ismi bile geçmiyor. Aynı zamanda kaçak kat çıkıldığı çok açık . Ahmet Bozkurt bu kaçak katın üstünün pergola ile kapattığını ve yük getirmediğini söyleyebiliyor . Her nasılsa kendilerine sorulduğunda ailenin hiç bir üyesi asansöre binipte bu gizemli özel odaya çıkmamışlar ! Otel sahibi Ahmet Bozkurt önce inşaatı ben yaptım deyip, daha sonra ben müteahhit değilim diyebiliyor .
Avukatları tarafından uyarılmış belli ki, daha önce söylediğini inkar ediyor. Aile üyeleri birbirine hisse devri yapmış , bu hissedarlık yapılarından Bozkurt ailesinin üyelerinin haberleri yok . Aynı zamanda Yönetim kurulu üyesi olanların , imar affından yararlanmak için artıkları imzalardan haberleri yok! Aile fertleri hissedarlar; biz otele gelmezdik , yönetici değildik , eşşek kadar adamlar babamızın talimatı ile hareket ediyorduk , bizim sorumluluğumuz yok diyebiliyorlar. Acılı Baba Osman Akın yüzlerine bakıp, otelde baba Bozkurt’un oğulları ile nerede görüştüklerini söyleyip , yalanlarını ortaya çıkarınca, yüzleri dahi kızarmıyor !

Otel Sahibi Ahmet Bozkurt’un kendisine aileler tarafından sorulan sorulara cevap dahi veremediğine işaret eden Hasipoğlu, susma hakkını kullandığını, ancak sükütun ikrardan geldiğini vurguladı ve “
Cevap Veremezdi zaten. Hangi yüzle verecekti . İlk gün ağzından tek bir doğru cümle çıkmadı” diye konuştu.

Ahmet Bozkurt’un teknik olarak binanın çürük olmadığını savunurken, “Yan binalar, otelin üzerine çöktü” gibi son derece saçma ve temelsiz bir savunma yaptığına dikkati çeken Hasipoğlu, “ Bununla da kalmayıp, sanki binaya gelmiş gibi ‘Binanın altından sesler geliyordu, ölenlerin tamamı soğuktan öldü” diyebiliyor. Enkazın üstünde sabahlayan aileler ise yine bu iddiayı yalanlıyor, zira ölüm saniyeler içinde gerçekleşmişti. O gün salonda vicdanı olmayan yalancı bir otel sahibini dinledik. İsias otelin enkazına gittiğim zaman, sağındaki solundaki ve arkasındaki binaların yıkılmadan ayakta kaldığını görebiliyordum. En yalın göz bile, Adıyamanda çöken tek otel olan İsias otelinde Cinayet işlendiğini söyleyebilir” şeklinde konuştu

Hasipoğlu değerlendirmesine şöyle devam etti:

Sanıkların yalanlarını dinlediğimde, bu otelin kendi kendine mi kum yığınına döndüğünü kendime sormaktan edemedim. Rehberlerin yakınların tamamı KKTC devletine isias otelinden evlatlarının cenazelerini çıkardıkları için teşekkür ettiler. Adıyamanda Ailelerimiz, hem İsias yerini görerek hem de İsias ‘ın sahiplerinin yalanlarını dinleyerek, o günleri bir kez daha yaşayarak acılarını yüreklerine bastılar. Yüreklerine bastılar çünkü geçen zaman onları, evlatları – eşleri için o kadar olgunlaştırmış ki, hem Türkiye yargısına içlerini dökerek , 5 sanığın yüzlerine yallanlarını ve sahtekarlıklarını vurdular hem de sanıkların en ağır cezaları almaları için mükemmel bir şahadet verdiler .

İsias davasında tanıklar dinleniyor

Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias otel davasında bugün ilk olarak tanıklar dinlenmeye başlandı.

Otelin resepsiyon görevlisi Ahmet Can, olay sırasında evde olduğunu söyledi. Herkese geçmiş olsun dileğinde bulunan Can, kendisinin de enkaz altında kaldığını belirtti.

Resepsiyonda çalıştığını ve Ahmet Bozkurt ve oğullarını tanıdığını kaydeden Can, otelle Ahmet beyin ilgilendiğini söyledi. Can, “Çocukları gelip gidiyorlardı, işlerle ilgilenmiyordu. Hafta sonu kahvaltıya geliyorlardı. Biz ide hesapları müdüre devrediyorduk.. Otelde kalmazdı oğulları, kızları bilmiyorum. Adana’dan gelen enişteleri bazen gelip kalıyordu” şeklinde devam etti.

Mahkemede daha önce verdiği ifade okunan Can, otelde 2 senedir çalıştığını ancak otelin 9. katında yapılan tadilat değişikliği konusu ve imar affı hakkında bilgisi olmadığını söyledi. Can, “Otelin 9. katı kapalıydı. Orayı hiç görmedim. Çocuklar çıkarlardı ama odaya girip çıktığını görmedim” dedi.

Can, müşteki avukatlarının sorularını yanıtında, 5 Şubat sabahı 7’den akşam 7’ye çalıştığını belirtti. Ahmet Can, genelde kış dönemi işten çıkarıldığını ve teras kat yapımı sırasında da çalışmadığını söyledi.

Ahmet Can, Ahmet Bozkurt’un eşi Ulviye Bozkurt’un akşam saatleri geldiğini ve eşiyle lobide oturup çay içtiğini söyledi. Efe, Mehmet ve Fatih Bozkurt’tan hiç talimat almadığını kaydeden Can, “Ben muhasebe ve ön büroyla muhatap oluyordum. Yukarıyla ilişkimiz olmazdı” dedi.

Bir resim gösterilerek üsteki camlı bölümün ne olduğunun sorulması üzerine “Teras katıydı ve restaurant olarak da düzenlenmişti. Masalar vardı ama kullanılmıyordu. Oraya asansörle çıkılıyordu” yanıtını verdi.

Başka bir soruyu yanıtında, Ahmet Bozkurt’un hasta olduğunu bildiğini ancak detayından haberdar olmadığını belirten Can, şirketin işleyişiyle ilgili bilgisi olmadığını söyledi.

Ahmet Can, depremden sonra otelin bulunduğu alana dördüncü ve beşinci gün gittiğini ve mesai arkadaşlarıyla görüştüğünü belirtti. Can, ziyaretinde binanın tamamen yıkıldığını ve çalışmalar yapıldığını gözlemlediğini kaydetti.

Can, başka bir soruyu yanıtında, “Ahmet bey arabasını dışarı bırakmazdı. Sabah işe geldiğinde lobide otururdu” dedi.

Can, sorular üzerine, heyetin otele giriş tarihini hatırlamadığını ve otelin mutfağının asma katta olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu: Yaşananları objektif bir şekilde mahkemeye aktardık

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Hüseyin Ekmekçi ile Günaydın Haber Kıbrıs Programı’na katılarak Adıyaman’da devam eden İsias Otel Davası’yla ilgili açıklamalarda bulundu.

Çavuşoğlu, dün mahkemede yaşananları anlattığını belirterek, İsias Otel sahibi sanık Ahmet Bozkurt’un ifadelerinin yalan olduğunu söyledi. Sanık avukatlarının salonu terk etme noktasına geldiğini söyleyen Çavuşoğlu, yaşananları objektif bir şekilde mahkemeye aktardıklarını ifade etti.

Bakan Çavuşoğlu, 6 Şubat’ta ailelerin her şeylerini kaybettikleri bu trajik olayın mahkemede tekrar yaşandığını belirterek adaletin doğru bir şekilde sağlanması gerektiğini vurguladı. “İşin özü bizim orada gördüklerimiz objektif olarak mahkemeye aktardık. Adaletin doğru biçimde yerine getirilmesi bizim için olmazsa olmazdır” diyen Çavuşoğlu, ailelerin 6 Şubat’taki trajediyi tekrar mahkemede yaşamasının zorluğuna dikkat çekti

Brent petrolün varil fiyatı 78,06 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​78,06 dolardan işlem görüyor.

Dün 79,41 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 77,59 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.35 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,61 artışla 78,06 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 72,82 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de stokların düştüğünü gösteren verilerin etkisiyle yükselişini sürdürüyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 5,5 milyon varil azalışla 431,1 milyon varil seviyesine gerilediğini açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların 2,9 milyon varil azalacağı yönündeydi.

Stoklarda yaşanan düşüş, ülkede talebin beklenenin üzerinde arttığına işaret ederek fiyatların yukarı yönlü hareketini destekliyor.

Ayrıca, Husilerin Kızıldeniz’de gemileri hedef alan eylemleri, petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Son olarak, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Yemen’deki İran destekli Husilerin, Kızıldeniz’e 2 gemisavar füzesi fırlattığını duyurdu. Olaya cevaben Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, ABD’nin Kızıldeniz’de Husileri hedef alan saldırısının cezasız kalmayacağı açıklamasını yaptı.

Küresel petrol rezervlerinin çoğunu barındıran Orta Doğu’da artan gerginlik, bölgede küresel tedarik zinciri krizine yol açabileceği ve enerji sevkiyatlarını olumsuz etkileyebileceği endişelerini körüklüyor. Bu durum da fiyatların yukarı yönlü hareketini destekliyor.

Brent petrolde teknik olarak 78,19 ile 78,28 dolar aralığının direnç, 77,89 ile 77,77 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

İsias Otel davası üçüncü gününde tanıkların dinlenmesiyle devam ediyor

İsias Otel davası üçüncü gününde tanıkların dinlenmesiyle devam ediyor.

Türkiye saatiyle 09.00’da başlaması beklenen duruşmanın üçüncü gününde ilk olarak tanıklar dinlenecek.

Tanıkların dinlenmesi ardından avukatların şimdiye kadar ortaya çıkan olgularla ilgili beyanları dinlenecek.

Mahkeme bugün ara kararlar verecek. Sanıkların tutukluluk durumunun değerlendirileceği mahkemede, bir sonraki duruşmanın tarihine karar verilmesi bekleniyor.

Sanıklar online olarak bugün de davada bulunacak.

Mahkemede dün müştekiler (tanıklar) dinlenmiş, yaklaşık 13,5 saat süren duruşmaya bugün sabaha kadar ara verilmişti.

Dünkü duruşmada, acı dolu günleri yaşayan müştekilerden birçoğu gözyaşlarını tutamamıştı.

İSİAS DAVASINDA BUGÜNKÜ DURUŞMA SONA ERDİ

Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İsias davasında bugünkü duruşma sona erdi. Dava yarın Türkiye saatiyle sabah saat 9.00’da çağırılan tanıkların dinlenmesiyle devam edecek.

Bugünkü duruşmada son olarak İbrahim Yakula’nın kızkardeşinin eşi Cafer Yusuf Gürçağlar, eşini ve kızını kaybeden Can Ahmet Yeniçeri, Burcu Yılmaz eşi Çağakan Yılmaz ve Sefa Veysel Yaşar’ın abisi Ahmet Sinan Yaşar dinlendi.

Cafer Yusuf Gürçağlar, sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi ve sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti.

Can Ahmet Yeniçeri ise, eşi Bedriye Yeniçeri ve Ecem Yeniçeri için sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. İki kızının yetim kaldığını kaydeden Yeniçeri, içlerinin çürüdüğünü ifade etti. Bu kadar önemli bir davanın yapılış şeklini de eleştiren Yeniçeri, sanıkları bir ekrandan görmeyi kabullenemediklerini söyledi.

Otel yaptıklarını iddia ettikleri binada eşi ve kızını bir mezardan çıkarıp başka bir mezara gömdüklerini kaydeden Yeniçeri, “Biz mahkemeden olası kast dilemiyoruz, ama geçse bile bu yetersizdir. Bizim cesur savcı ve hakimlere ihtiyacımız var. Depremle ilgili özel yasalara ihtiyaç var” dedi.

Yeniçier, şöyle devam etti:

“O moloz yığınını gördükten sonra orada her şey bitti. Cenazelerimizi bir bütün olarak alabildik sadece.. Bize dün bir tiyatro oynadılar. Bizim yaşadığımız çaresizliğin tonlarcasını onlar yaşayacak. Buna inanıyorum. Benim çocuğun ilk defa kar gördü ama dönemedi. Bunların hepsinden şikayetçiyim. Gündüz başka gece başka yaşıyoruz.. Depremde tüm hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilerim”

Burcu Yılmaz, eşi Çağakan Yılmaz adına sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Yılmaz, depremi öğrendiği andan itibaren asılsız bir çok haber aldıklarını ifade ederek, eşinin bilgilerinin polis raporunda neden olmadığını sordu.

Otelin öne doğru yıkıldığının söylendiğine işaret ederek, bunu da araştırdığını belirten Yılmaz, “Benim eşim beşinci kattaydı. Üstünde konaklayan kimse olmamasına rağmen beşinci gün çıkarıldı.. “ dedi.

Yılmaz, oradaki çaresizliğini de anlatarak, “Orada üşümekten utandığım anlar oldu. Sonu kötü olacaksa bir an önce canını al diye dua ettim. Bina denen şeyle oradaki canlara işkence ettiler” şeklinde devam etti.

Burcu Yılmaz, “Bu binaya benzeyen tek bir bina yoktu. Biz zaten yapabileceğimiz en köyü şeyi yaşadık. Ölmek için dua ederek yaşıyoruz, sizin vereceğiniz kararlar içimizi bir nebze olsun soğutacak.. Kimin ne zaman, ne şekilde başına ne geleceğini bilmiyoruz. Bizler artık ülke olarak bunlardan, sizlerin vereceği kararla kurtulabiliriz. Sorumlu olan herkesin en ağır şekilde yargılanmasını istiyorum. Hepsinden şikayetçiyim” dedi.

Sefa Veysel Yaşar’ın abisi Ahmet Sinan Yaşar da tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu belirtti. Otelin sahiplerinin siyasi bağlantıları olduğunu ifade ederek, ailenin tüm mal varlığının incelenmesini isteyen Yaşar, sanıkların olası kasıttan yargılanması ve adalet terazisinin çalışması temennisinde bulundu.

Daha sonra bugünkü duruşma sona erdi. Dava yarın Türkiye saatiyle sabah saat 9.00’da çağırılan tanıkların dinlenmesiyle devam edecek.

Tabarlı: Ben inşaatçıyım, çocuk mu kandırıyorlar… Binayı sakat ettiler

İsias Otel’de yaşamını kaybedenlerden Ömer Tabarlı’nın babası Mehmet Tabarlı  da sanıklardan şikayetçi olduğunu vurguladı.

Oğlunu kurtarmak için inşaata 50 kişilik bir ekiple geldiklerini ifade eden Tabarlı, kendisinin de inşaatçı olduğunu söyledi.

Bozkurt’un söylediği gibi ofis yapmanın öyle kolay olmadığını ifade eden Tabarlı, “çocuk mu kandırıyorlar” dedi.

Tabarlı, “Kim ucuz yapıyorsa ona yaptırtırlar, bizim TC’de işler öyle yürür. Bina tek kat olmuştu, binayı sakat etti. Ben, o otelde ‘aile şirketi diyor ya’ herkesten şikayetçiyim tüm sorumlulardan şikayetçiyim. Tüm Kıbrıs ekibine teşekkür ederim” dedi.

Umut Ulaş Tan’ın annesi Nurten Tan da bütün sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Tan, “Vefat etmiş birini özlemek dünyanın en zor, en çaresiz şeyi, adalet istiyoruz. Gerçekleri istiyoruz. Hepimiz hastayız, zorla kalkıp geldik buraya. Her şeyi görmenizi istiyoruz adalet istiyoruz. Günahı olmayan  çocuklarımızı İsias otel adı. Davacıyım adalet istiyorum.”