Archives Mart 2025

SOSYAL KONUT PROJELERİ YENİDEN BAŞLIYOR!

Başbakan Ünal Üstel, uzun yıllardır beklenen sosyal konut projelerinin yeniden hayata geçirileceğini duyurdu. Hükümetin göreve geldiği ilk günden itibaren halka verdiği sözleri yerine getirmek için yoğun bir şekilde çalıştığını vurgulayan Üstel, gençlerin uygun fiyatlarla konut sahibi olmasını sağlamak amacıyla önemli bir adım attıklarını belirtti.

İlk Temel 28 Mart’ta Güzelyurt’ta Atılıyor

Başbakanlık ve ilgili kurumların koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, 28 Mart’ta Güzelyurt’ta ilk sosyal konut projesinin temeli atılıyor. Bunun yanı sıra Alayköy ve Karpaz bölgelerinde de benzer projeler için hazırlıkların son aşamaya geldiği bildirildi.

Daha Çağdaş ve Uygun Fiyatlı Konutlar İçin Yasal Düzenlemeler Yapıldı

Sosyal konut projelerinin daha çağdaş, erişilebilir ve uygun ödeme koşullarıyla hayata geçirilmesi için önemli yasal düzenlemeler tamamlandı. 63/2007 Sayılı Konut Edindirme Yasası güncellenerek, gerekli tüm tüzükler yürürlüğe konuldu.

Kırsal Kesim Arsa Dağıtımları 5 Nisan’da Başlıyor

Öte yandan, kırsal bölgelerde yaşayan gençlerin kendi topraklarında yuva kurmalarına destek olmak amacıyla 5 Nisan itibarıyla Güney Mesarya’dan başlayarak yeni kırsal kesim arsası dağıtımı yapılacak. Daha önce dağıtılan kırsal kesim arsalarının altyapı eksiklikleri büyük ölçüde tamamlanırken, yeni dağıtımların ülke geneline yayılması planlanıyor.

Ayrıca, kırsal kesim arsası sahibi olan gençlerin ev yapabilmeleri için ihtiyaç duyacakları kredilerin sağlanması konusunda da çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Başbakan Üstel, hükümetin halkın refahını artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini vurgularken, sosyal konut projeleri ve kırsal kesim destekleriyle gençlerin barınma sorununa uzun vadeli çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre Zirvesi öncesinde İstanbul’da Ulusal Kanal’dan gazeteci Yeşim Eryılmaz’ın sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre Zirvesi öncesinde İstanbul’da Ulusal Kanal’dan gazeteci Yeşim Eryılmaz’ın sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamalarda, zirvenin kendisi açısından tarihi bir toplantı olduğunu vurgulayarak, Cenevre Zirvesi’nde iki devletli çözüm önerisini yeniden dile getireceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, iki günlük bir süreçte büyük değişimlerin beklenemeyeceğini ifade ederken, dört yıl önceki benzer bir toplantıda ortaya koyduğu yeni siyasetin önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Federasyon görüşmeleri beyhudedir. Bu süreç sadece Rum tarafını tatmin ediyor. Artık biz oyunun kurallarını değiştirmek zorundayız dedik ve yeni siyasete geçtik,” dedi ve Cenevre Zirvesi öncesinde İstanbul’da Ulusal Kanal’dan gazeteci Yeşim Eryılmaz’ın sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, geçmişte Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zorlukları ve elde ettiği kazanımları hatırlatarak, iki devletli çözüm modeline yönelik kararlılığını bir kez daha vurguladı.
Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan değerlendirmelerde, Kıbrıs meselesinde ortak bir zemin bulunmadığının kayda geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın da bu durumu teyit ettiğini ifade etti ve “Artık iş değişti, federasyon defteri kapandı. Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm modelimizle ilerliyoruz” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin milli politikalara verdiği desteğin önemini vurguladı ve son yıllarda elde edilen en büyük başarının, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında kurulan güçlü bağlar olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar “Türkiye’nin yatırımlarıyla ve desteğiyle bu zorlu süreçte önemli bir güç kazandık. Bu zeminde Cenevre’ye gidiyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz,” dedi ve bu tarihi zirvede Kıbrıs Türk halkının haklarını ve egemenliğini savunmaya devam edeceklerini belirterek, Türkiye’nin desteğiyle bu yeni siyasetin daha da güçleneceğini ifade etti. Zirvenin, Kıbrıs Türk tarafının kararlılığını uluslararası kamuoyuna bir kez daha göstermek için önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Gazze’de bugün yaşananların benzerinin geçmişte Kıbrıs Türk halkının yaşadığını belirtti. “Anavatan Türkiye bize çok yakındı. Onların desteği sayesinde İngiliz yönetimi altında bile varlığımızı devam ettirdik. Rumların hedefi Kıbrıs adasını Yunanistan’a bağlamaktı ancak biz buna direndik,” dedi.
 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantör ülkeler olarak yer aldığını hatırlatarak, adada iki halk olduğunu; Türkler ve Rumlar arasında eşit egemenlik talebinin vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Cenevre Zirvesi için hazırlanan masa düzenine de değinen cumhurbaşkanı Tatar, “Görüşmelerde dengeli bir yapı oluşmasını sağlamak adına, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanımda olmasını istedim. Yunanistan da masada yer almalıydı, bu sağlandı. İngiltere ise garantör ülke ve adadaki iki egemen üssü nedeniyle katılım talep etti. Taraflı davranmamaları gerektiğini İngilizlere açıkça ifade ettik” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Tatar, Rum tarafının federasyon planını eleştirerek, bu modelin Kıbrıs Türk halkını yavaş yavaş asimile etmeyi ve Türkiye’yi adadan uzaklaştırmayı hedeflediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Tatar “Federasyon, Rumların ‘Büyük Yunanistan’ hayalinin bir parçasıdır. Ancak artık iki devletli siyaset yerini bulmuş ve kökleşmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bizlere bu konuda tam destek veriyor. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan her platformda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsediyor ve egemen eşitlikten ödün verilmeden müzakere sürecinin başlayamayacağını açıkça belirtiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Crans Montana sürecine geri dönmenin mümkün olmadığını ve kendi siyaseti doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğini yineledi.
Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye ile Kıbrıs arasında kurulması planlanan kablo sistemleriyle elektrik iletiminin hayata geçeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar, “Ada, güneş enerjisi açısından büyük bir potansiyele sahip. Güneşten elde edilecek enerjinin kabloyla Türkiye’ye bağlanması hem bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak hem de fazla enerjiyi Türkiye ve Avrupa’ya ihraç etme imkânı sağlayacak. Aynı şekilde ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde elektrik alımını kablo üzerinden gerçekleştirebileceğiz,” dedi. Bu projeyle hem ekonomik hem de çevresel faydalar elde edileceğini belirterek Kıbrıs’ın her iki tarafının da bu süreçten karlı çıkacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, ayrıca, sınır kapılarının artırılmasının iki taraf için de önemli bir adım olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar “Yeni sınır kapılarının açılması, hem ticari hem de sosyal ilişkilerin kolaylaşmasına katkı sağlayabilir. Bu, barış ve istikrar adına olumlu bir adımdır” diye sözlerine ekledi.

Ersin Tatar’a Egemenlik ve Bağımsızlık Onursal ödülü verildi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dünya Tüketiciler Günü kapsamında düzenlenen konferans ve ödül törenine katıldı. Tatar, ekonominin geliştiğini, tüketici haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü vurgularken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlık mücadelesine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Egemenlik ve Bağımsızlık Onursal Ödülü verildi

Cumhurbaşkanı Tatar, Dünya Tüketiciler Günü Konferansı ve Ödül Töreni’ne katıldı. Tatar, Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan ödül törenindeki konuşmasında, Tüketiciler Derneği’nin yıllardır tüketici haklarıyla ilgili çalışmalar yapıp, kamuoyunu bilgilendirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar yapılan çalışmalardan dolayı Tüketiciler Derneğine teşekkür etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ekonominin geliştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, piyasaya sunulan ürünlerin markalaşma ve standartların yükselmesi konusunda iyileşmeler olduğunu kaydetti.

Yanlış hareket edenlerle ilgili Ticaret Dairesi’nin harekete geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, hükümetin yaptığı girişimler sonucu Ramazan Ayı’nda yüzde 10 indirime gidilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Kar marjlarının düşürülmesiyle piyasanın ucuzlatılabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, serbest piyasada rekabetin fiyatları belirlediğini kaydetti.

Ticaretin Güney Kıbrıs’a kaymasının istenmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, milli ekonomin korunup, paranın ülkede kalması ve vergilerin ödenebilmesi için kar marjlarının gözden geçirilmesi ve indirim yapılması gerektiğini vurguladı.

Egemenlik ve Bağımsızlık Onursal Ödülü verilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bağımsızlığın Kıbrıs Türkü açısından son derece önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türkü’nün bağımsız, egemen ve hür bir şekilde yaşamayı her zaman tercih ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, mücadelesini bu şekilde yürüttüğünü kaydetti.

Erenköy Direnişi ve Kıbrıs Barış Harekartı’na kadar verilen milli mücadelenin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, 1974 yılından sonra Kıbrıs’ta iki ayrı bağımsız yapı bulunduğunu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurum ve kuruluşlarıyla güçlendiğini ifade eti.

Cenevre gayrı resmi toplantısına yeni siyaseti anlatmaya gideceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, 4 yıl önce Cenevre’de ortak zeminin olup olmadığının mücadelesinin verildiğini ve Birleşmiş Milletler’in resmi müzakerelerin başlatılması için ortak zeminin olmadığının kayda geçirildiğini kaydetti.

Ortak zemin olmadığının BM raporunda da yer aldığını kaydeden Tatar, davet üzerine gidecekleri Cenevre’ye Rum tarafının iddia ettiği gibi, Crans Montata’da görüşmelerin bırakıldığı yerden başlamasının söz konusu olmadığına dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmede yeni siyasetin sürdürülmesi konusunda Türkiye Cumhuriyeti’nin tam desteğini aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da Cenevre’de olacağını ifade etti.

Kıbrıs’ta bir antlaşma olacaksa, iki devletin işbirliğiyle olacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, bunun dışındaki formüllerin adil, kalıcı ve sürdürülebilir olamayacağını kaydetti.

Bir antlaşma için gerçekçi olunması gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, 1974 yılından beri devam eden barış, huzur ve güven ortamı için Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün ve askeri varlığının devamını istediklerini vurguladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geliştiğini ve gelişmeye devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bir çok sektördeki gelişmelerin ve ortaya konulan rakamların gösterge olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ekonominin daha çok kayıt altına alınması, vergilerin toplanması ve tüketicilerin aldığı ürün ile hizmetlerin kalitesinin artması temennisinde bulundu.

 

Başbakan Üstel, 17. Tepebaşı Lale Festivali’nin açılışına katıldı

Başbakan Ünal Üstel, Lapta Alsancak Çamlıbel Belediyesi, Tepebaşı Muhtarlığı ve Tepebaşı Kültür Sanat ve Doğayı Koruma Derneği iş birliğiyle düzenlenen 17. Tepebaşı Lale Festivali’nin açılışına katıldı.

BRTK’nın haberine göre, Üstel açılışta yaptığı konuşmada, hükümet olarak, göreve geldikleri günden beri halka hizmet etmek ve ülkenin refah seviyesini arttırmak için çalıştıklarını belirtti.

Tüm dünyayı ve KKTC’yi de etkileyen pandemi ve savaşların yarattığı ekonomik sıkıntılara rağmen, çalışanların mağdur edilmediğini kaydeden Üstel, çalışanlara hayat pahalılığı oranında ödeme yapıldığını ayrıca tüm sektörlere sosyal sigorta ve prim desteği verildiğini söyledi.

Bu yıl kadın ve erkek çalışanlara yönelik yeni bir açılım daha yaptıklarını anlatan Başbakan Üstel, daha çok kadını ekonomik yaşama dahil etmek, kadın girişimci sayısını arttırmak için sektör ayırmaksızın üreten ve iş hayatına girmek isteyen kadınların tüm sosyal sigorta primlerinin devlet tarafından üstlenildiğini, bunun da kadın işsizlik oranında düşüş yarattığını ifade etti.

Sektör ayrımı yapılmaksızın, KKTC vatandaşı kadın çalışanların sosyal sigorta primlerinin yüzde 80’inin devlet tarafından karşılandığını anımsatan Üstel, yapılan yeni bir düzenlemeyle 2025’te sosyal sigorta primlerinin yüzde 100’ünün devlet tarafından karşılanacağını kaydetti.

KKTC vatandaşı erkek çalışanların sosyal sigorta primlerinin yüzde 80’inin devlet tarafından karşılanmasına 2025 yılında da devam edileceğini söyleyen Üstel ayrıca, tüm sektörlere yönelik sigorta ve prim desteklerini de devam ettirmeyi hedeflediklerini belirtti

Hükümetin, tarım sektörüne teşvik vererek destek olmaya çalıştığını söyleyen Üstel, geçen yıl narenciyede yaşanan sıkıntılara rağmen, narenciyenin ağaçta bırakılmadığını, tüm zararın devlet tarafından karşılandığını vurguladı. Üstel, ayrıca bu yıl Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan istişarelerle narenciye ihracatının önünün açıldığını anımsattı.

Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan mali ekonomik iş birliği protokolleriyle ülkenin refah seviyesini yükseltmek için ellerinden gelen çabayı sarf ettiklerini söyleyen Başbakan Üstel, tüm bunları yaparken, bölgelere eşit dağılacak şekilde ihtiyaç duyulan projeleri hayata geçirdiklerini belirtti.

Hükümetin vatandaşların yaşam kalitesi ve refah düzeyini arttırmak amacıyla yerel yönetimlerle iş birliği içinde çalıştığını da anlatan Üstel, bu kapsamda, belediyeyle iş birliği içinde Tepebaşı köyüne çim saha ve spor alanı, muhtarlık binası ve lojman kazandırıldığını dile getirdi.

Ciddi şekilde yıpranan Geçitköy-Çamlıbel-Tepebaşı yolunun iyileştirilmesi için çalışma başlatılacağı ve güzergahın Haziran ayına kadar tamamlanacağı müjdesini veren Başbakan Üstel, böylelikle vatandaşın daha güvenli seyahat edeceğini belirtti.

Hükümet olarak, gençlerin ev sahibi olması için de İçişleri Bakanlığıyla çalışma yaptıklarını anımsatan Üstel, kırsal kesimde gençlere kırsal kesim arsası dağıtılacağını, kırsal kesim olmayan yerlerde ise sosyal konut yapılacağını kaydetti.

Bu konuda gençlere verdikleri sözleri yerine getirmek için gerekli yasal düzenlemeyi tamamladıklarını, Sosyal Konut Tüzüğü’nün Bakanlar Kurulu’ndan geçirildiğini vurgulayan Üstel, ilk sosyal konut projesi temelinin 28 Mart’ta Güzelyurt’ta atılacağını söyledi. Başbakan Üstel, bunu Lefkoşa ve Karpaz’ın takip edeceğini söyledi. Üstel, Tepebaşı, Çamlıbel-Hisarköy bölgesi sosyal konut projelendirme çalışmasının da tamamlandığını ve yakında duyurusunun yapılacağını dile getirdi.

Serbest piyasadaki müteahhitlerden ev alabilmeleri için “İlk evim kredisini” hayata geçirdiklerini anımsatan Üstel, bununla da üstlerine kayıtlı evi, arsası olmayan ihtiyaç sahibi gençlerin, kredi alarak ev sahibi olma şansı yakaladığını belirtti.

Sadece ev almak isteyen gençlerin değil, kırsal kesim arsası üzerine kendi evini inşa etmek isteyen veya sosyal konut hakkı elde eden gençlerin de “İlk Evim kredisi” paketinden faydalanabileceğini söyleyen Üstel, bu projelerde gerçekten ihtiyaçlı hak sahiplerinin faydalanması için gerekli tüm araştırmaların yapılacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, 17. Tepebaşı Lale Festivali’nin açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lapta Alsancak Çamlıbel Belediyesi, Tepebaşı Muhtarlığı ve Tepebaşı Kültür Sanat ve Doğayı Koruma Derneği’nin iş birliğiyle düzenlenen 17. Tepebaşı Lale Festivali’nin açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türkü’nün kendi kimliği, yaşam biçimi, örf, adet, gelenek ve vatan sevgisiyle var olduğunu vurgulayarak, “Doğamıza, kültürümüze ve devletimize sahip çıkmalıyız. Kendi kültürümüzü, tarihsel mirasımızı koruyarak, bu milli değerlerimizi, azim ve kararlılıkla geleceğe taşımak önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar, Tepebaşı’nda tarihi ve doğal güzelliklerle kültürün bir arada olduğunu belirterek, çevreyi koruyup, doğal mirası gelecek nesillere aktarmanın önemine dikkati çekti. Bu bölgenin korunup, turizmin etkili ve önemli sektör olarak yaşatılması gerektiğini kaydeden Tatar, birlik ve beraberlik içerisinde, bu sürdürülebilir güzellikleri yaşatarak Kıbrıs’ta egemen bir halk olarak, geleceğe emin adımlarla yürüyebilmenin önemli olduğunu kaydetti.

Adada barış, huzur ve güvenliğin bulunduğu noktanın önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının hak, hukuk ve egemenlik hakkını korumanın oldukça önemli olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarına sahip çıkmaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Cenevre’deki toplantıda tüm bu gerçekleri savunacağını kaydetti.

Birçok güzelliği barından ender bir ülkede yaşandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, laleye sahip çıkarken, toprağa, bitkilere ve doğaya da sahip çıkılması gerektiğini belirtti.

Festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katkıda bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, festivale yoğun katılım ve ilgiyle kültürel mirasa sahip çıkan Kıbrıs Türk halkını da  tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TMT Mücahitler Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TMT Mücahitler Derneği’ni kabul etti. Tatar, mücadele yıllarında yapılan hizmetlerin unutulmaz olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Kıbrıs Türkü olarak geçmişte yaşanılan mücadele dolu yılları, gelecek nesillere anlatmak gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, geleceğe şekil verirken tüm bunların bilinciyle hareket etmenin kendilerinin sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Tatar, varoluş mücadelesinde, Kıbrıs Türkünün ödediği bedelleri ifade etmenin, tarihi anlatmanın önemine değindi ve dernek üyelerine Kıbrıs Türkünün sesi olduklarından dolayı teşekkür etti.

Geçmişi unutmayarak geleceğe bakmanın öneminin altını çizen Tatar, egemen eşitlik, eşit uluslararası statü temelinde bir antlaşma için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Tatar, Kıbrıs Türkü’nün bağımsız bir cumhuriyette eşit haklarıyla yerini almak istediğini belirterek, “Türkiye’nin tam desteğiyle iki eşit egemen devlet temelindeki yeni siyaset bugün sürdürülebiliyorsa 1960 antlaşmalarında elde ettiğimiz kurucu ortak olmamızdandır. Egemen eşit haklarımız özden gelen haklarımızdır” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının tarihsel mücadelesine değinen Tatar, “Türkiye, 1960 anlaşmasının garantörüdür. Dr. Fazıl Küçük’ün imzalamış olduğu ‘Kıbrıs Cumhuriyeti Anlaşması’ bizi bugünlere kadar getirmiştir. Kıbrıs Türk halkının egemen eşit bir halk olarak tescil edilmesi açısından bu anlaşma çok önemlidir” dedi.

Tatar, Dr. Fazıl Küçük’ün atmış olduğu imzayla egemenlik temelinde bir anlaşma için mücadelelerini başarıyla sürdürebildiklerini belirterek, gelecek hafta Cenevre’de Türkiye ve Yunanistan dışişleri bakanlarının katılacağı toplantıda bunları dile getireceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın verdiği mücadelenin siyasi anlamda da “devletleşme” sürecine ve 1960 Kuruluş Anlaşmalarında Kıbrıs Türkü’nün kurucu ortak olarak yer almasına da katkısının çok büyük olduğunu belirtti.

“İKİ DEVLETİN İŞ BİRLİĞİNE DAYALI BİR ÇÖZÜM MODELİ”

İki devletin işbirliğine dayalı bir çözüm modelini Türkiye’nin desteğiyle yürütüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, sürdürdükleri siyasetin, milli, tarihi ve önemli bir adım niteliğinde olduğunu vurguladı.

Dünyada yaşanan olumsuzluklara bakıldığında, çatışma kültürünün çok yaygın olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta barış, huzur ve güvenliğin oldukça önemli olduğunu belirtti.

Kendisinin son dört yıldır milli bir siyaset yürüttüğünü dile getiren Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin tam desteğiyle artık federal temelde bir anlaşmanın zeminin tamamen yok olduğunu kaydetti. Geçmişte Kıbrıs meselesi konusunda çok denemeler yapıldığını ve hiçbirinde başarılı olunmadığını dile getiren Tatar, Rum tarafının zihniyetinin esas itibariyle Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tüm adanın hükümeti yapmak ve Kıbrıs Türk halkını yok etmek olduğunu belirtti.

Birlik ve beraberlik içerisinde Anavatan’ın desteğiyle milli siyaseti sonuna kadar sürdürmenin ve Kıbrıs’ta bir anlaşma olması halinde iki devletli bir çözümün kendileri için mutlak olduğunu yineleyen Tatar, Cenevre’de katılacağı toplantıda tüm bu gerçekleri ifade edeceğini kaydetti.

BAYAR

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da konuşmasında, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a kendilerini kabul ettiğinden dolayı teşekkür etti ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın savunduğu yeni siyasetin destekçisi olduklarını belirtti.

Milli davaya sahip çıktıklarını kaydeden Bayar, egemen eşit devlet temelinde bir çözümün gerekli olduğunu ifade etti. Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin kırmızı çizgileri olduğunun altını çizen Bayar, egemen eşitlik temelinde iki halkın işbirliği içerisinde bir antlaşmanın önemini yineledi.

UBP GENEL BAŞKANI VE BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL GÜZELYURT HALKINA MÜJDEYİ VERDİ

İLK SOSYAL KONUTLARIN TEMELİ 28 MART’TA GÜZELYURT’TA ATILIYOR

GÜZELYURT’A HAL YAPILMASI İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLATILDI

Ulusal Birlik Partisi (UBP)Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Güzelyurt’ta gerçekleşen iftar yemeğinde vatandaşlarla buluştu.

Hükümetin Güzelyurt’un var olan sorunları için çalışmalar yaptığını ve bu çalışmaları birer birer hayata geçirdiğine dikkat çeken Üstel, ” Güzelyurt – Lefke yolunu göreve gelir gelmez bitirerek, Güzelyurt halkının daha güvenle seyahat etmesini sağladık. Narenciye sorununu halkımıza hissettirmeden çözüme kavuşturduk. Narenciyede geçen yıl yaşananlar bu yıl yaşanmayacak. Öte yandan Güzelyurt’a önümüzdeki yıl 15.000 tonluk soğuk hava deposunu kazandırmış olacağız. Aynı zamanda hedefimiz bu yıl içerisinde Güzelyurt Hastanesini tamamlamaktır” şekilde konuştu.

HAL YAPIMI İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLATILDI

Hal Yasası’na da değinen Üstel, “Hallerden biri Güzelyurt’a yapılacak. Hal yasasını Ekonomi Bakanımızla birlikte çalıştık. Ülke genelinde haller yapılacak. Bir hal de yer belirlendikten sonra Güzelyurt’a yapılacak. Projelerimiz tamamlandı. Mülkiyet soruşturmasından sonra İhale süreci başlayacak ve süreç tamamladıktan sonra inşallah hallerimizin temellerini atmış olacağız” dedi.

SOSYAL KONUT PROJESİ RESMEN BAŞLIYOR

“Bayram öncesi Güzelyurt halkına ve ülkemize bir de müjde vermek istedik” diyen Üstel, ” 28 Mart’ta Güzelyurt’ta yıllar sonra ilk sosyal konut projesinin temeli atılacaktır. Sonrasında sırasıyla karar verilen bölgelerimizde temel atımına devam edilecektir. Sosyal konutlarla gençlerimiz ev sahibi olacak. Gençlerimizin bu ülkede kalmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

Ahmet Savaşan: Sağlık sistemini el birliğiyle yenilemeliyiz

UBP Grup Başkanvekili Dr. Ahmet Savaşan, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla çeşitli hastaneleri ziyaret ederek, hekimlerle sağlık çalışanlarını kutladı. Hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın sağlıkta dönüşüm yapmaya kararlı olduğuna dikkat çeken Savaşan, “sağlık sistemini el birliğiyle yenilemeliyiz” ifadelerini kullandı.

UBP Grup Başkanvekili Dr. Ahmet Savaşan, hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın sağlıkta dönüşüm yapmaya kararlı olduğuna dikkat çekerek dönüşüm için bütün paydaşların istekli olması ve gereken adımları atması gerektiğine işaret etti.

14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla çeşitli hastaneleri ziyaret eden ve hekimlerle sağlık çalışanlarını kutlayan UBP Grup Başkanvekili Dr. Ahmet Savaşan, sağlık hizmetlerinin kesintisiz, kaliteli ve erişilebilir olmasının bir devlet sorumluluğu olduğunu söyledi. Savaşan, “Hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının haklarını koruyacak, çağdaş bir sağlık sistemine ihtiyacımız var” dedi. Özellikle hastaların doktor ve hastane seçme hakkının garanti altına alınması gerektiğini belirten Savaşan, bu adımın hasta memnuniyetini artıracağını ve sağlık hizmetlerinde verimliliği yükselteceğini ifade etti.

“KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ ÖNCELİĞİMİZ OLACAK”

Koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının sadece bireysel sağlığı değil, toplumsal refahı ve devletin sağlık harcamalarını da olumlu yönde etkileyeceğini belirten Savaşan, hastalıkları tedavi etmek kadar, insanların hasta olmasını önlemenin de önemli olduğuna işaret ederek, Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılında koruyucu sağlık hizmetlerini artırarak gereksiz sağlık harcamalarının azaltılması ve iş gücü kayıplarını önlenmesi yönündeki çalışmalara hız vereceğini söyledi.

“GENEL SAĞLIK SİGORTASI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”

Devletin, kamu ve özel sektörde sunulan tüm sağlık hizmetlerinden sorumlu olduğunu hatırlatan Savaşan, ilgili bakanlıkların Genel Sağlık Sigortası çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek, hükümetin vatandaşların daha etkin ve eşit bir sağlık sistemine erişebilmesini hedeflediğinin altını çizdi.  “Bugünü değil, geleceği planlayarak adım atmalıyız. Sağlık sistemini yenilemek, toplumumuza karşı en büyük görevlerimizden biridir. Bu amaca uygun olarak çalışıyoruz” dedi.

Dr. Fazıl Küçük’Ü MİNNETLE YAD EDİYORUZ”

14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle Toplumsal Varoluş Mücadelesi Önderi Dr. Fazıl Küçük’ü minnetle anan Ahmet Savaşan, görevleri başında hayatını kaybeden hekimleri ve sağlık çalışanlarını da rahmetle yad etti. Tüm doktorların ve sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutlayan Dr. Ahmet Savaşan, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının fedakâr çalışmalarının toplum için vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.

18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde törenler düzenlenecek

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla salı günü başkent Lefkoşa’da, ilçelerde ve Boğaz Şehitliği’nde anma törenleri düzenlenecek.

Lefkoşa, Girne, Gazimağusa, Güzelyurt, İskele, Lefke ve Boğaz Şehitliği’nde yer alacak törenlerde, konuşmalar yapılacak, şiirler okunacak, şehitlerin mezarlarına çiçek bırakılacak.

BOĞAZ ŞEHİTLİĞİ

18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla Boğaz Şehitliği’nde saat 10.00’da düzenlenecek tören, çelenklerin sunulmasıyla başlayacak ve ardından saygı duruşu, saygı atışı yapılacak. Törende İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinden sonra günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından Şehitlik Özel Defteri imzalanacak.

Boğaz Şehitliği’ndeki tören, şehitliğin gezilmesi ve kabirlere çiçek bırakılmasıyla sonra erecek.

LEFKOŞA

Lefkoşa’daki tören, Tekke Bahçesi Şehitliği’nde saat 09.00’da çelenklerin şehitliğe sunulması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle başlayacak.

Şehitlik Özel Defteri’nin imzalanmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Genel Başkanı Gürsel Benan ve I. Piyade Alay Komutanlığından Piyade Teğmen Umut Bayburt tarafından yapılacak.

GAZİMAĞUSA

Gazimağusa Çanakkale Şehitliği’ndeki tören saat 09.30’da çelenklerin protokol sırasına göre sunulmasıyla başlayacak.

Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile devam edecek törende, Çanakkale Ortaokulu öğretmeni Ayşe Direk ve Gazimağusa Merkez Komutanlığından P. Tğm. Fatih Eruyur günün anlam önemini belirten konuşmalar yapacak.

Çanakkale Ortaokulu öğrencisi Ayla Ekcen’in “Bir Yolcuya” adlı şiiri okuyacağı tören, şehitler için dua okunup, şehitliğin ziyaret edilmesinin ardından sona erecek.

GÜZELYURT

Güzelyurt Kaymakamlığı karşısındaki Atatürk Anıtı önünde tören saat 10.00’da yapılacak.

Anıta çelenklerin konulması ve saygı duruşu, saygı atışı ile İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayacak tören, Güzelyurt Türk Maarif Koleji öğrencisi Esma Ülkü Kara’nın “Çanakkale” şiirini okuması ve Güzelyurt Türk Maarif Koleji Tarih Öğretmeni Laika Yurt’un yapacağı günün anlam ve önemini belirten konuşma ile devam edecek.

İSKELE

İskele’dekji tören, Larnaka Şehitleri Anıtı önünde saat 11.00’da başlayacak ve saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam edecek.

Üsteğmen Tugay Avcı tarafından günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapılacak ve İskele Ticaret Lisesi ve Bekirpaşa Ticaret Lisesi öğrencilerinden şiirlerin yer alacağı tören sonunda şehitler için dua okunacak.

LEFKE

Lefke Kemal Özalper Şehitliği’nde düzenlenecek tören saat 09.00’da başlayacak ve çelenklerin anıta sunulması ile devam edecek.

Saygı duruşu ve saygı atışının ardından, İstiklal Marşı’nın okunacağı törende, Şehitlik Özel Defteri imzalanacak ve 14. Mknz. P. Alay Komutanlığı’ndan P. Üstteğmen Cankat Mert Ayan ve Lefke Gazi Lisesi (L.G.L.) Öğretmeni Reşat Sarı günün anlam ve önemini belirten konuşmaları yapacak.

L.G.L. öğrencileri Emir Kırgıl ve Yusuf Özdemir’in şiir okuyacağı tören duanın ardından sona erecek.

GİRNE

Girne’de Karaoğlanoğlu Şehitliği’nde saat 10.00’da başlayacak törende saygı duruşu, saygı atışı, ardından İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekilecek.

Törende konuşmalar ve Lapta Yavuzlar Lisesi öğrencisinin şiir okunmasının ardından şehitlik gezilerek, kabirlere çiçek bırakılacak.

Ziya Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’yi kabul etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’yi kabul ederek görüştü. Öztürkler, Büyükelçi’nin görev süresi boyunca başarılı çalışmalar yapacağına olan inancını dile getirdi. Başçeri ise iki ülke arasındaki güçlü bağları daha da sağlamlaştırmak için çalışacaklarını dile getirdi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçiliğine atanan Ali Murat Başçeri’yi Meclis Şeref Salonu’nda kabul etti.

Kabulde Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe ile Başkanlık Divanı Üyesi Milletvekilleri de hazır bulundu.

Başkan Öztürkler, Büyükelçi Başçeri’ye yeni görevinin hayırlı olmasını dileyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile olan sarsılmaz bağlarının önemine dikkat çekti.

Öztürkler, Büyükelçi’nin görev süresi boyunca başarılı çalışmalar yapacağına olan inancını dile getirirken, Cumhuriyet Meclisi’nin yasama ve denetim gibi temel görevlerinin yanı sıra, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının savunulmasında ve milletin iradesinin yansımasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti.

Öztürkler, Büyükelçi Başçeri’nin Pazartesi günü başlayacak olan Cenevre görüşmeleri öncesinde adaya gelmesinin anlamlı olduğunu belirtti.

Öztürkler, egemen eşitlik, eşit uluslararası statü, Türk askerinin adadaki varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü gibi kırmızı çizgilerin korunmasındaki kararlılıklarını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde büyükelçi olarak görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Daha önceki görevlerinde edindiği tecrübelerin, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri daha da pekiştirme yönünde kendisine rehberlik edeceğini ifade eden Başçeri, iki ülke arasındaki güçlü bağları daha da sağlamlaştırmak için çalışacaklarını belirtti.

Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi’nin yasama ve denetim konularındaki çalışmalarının son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak, bu süreçteki katkılarından dolayı teşekkür etti.

Cumhuriyet Meclisi’nim yeni binasına taşınma süreci hakkında da görüş bildiren Başçeri, Lefkoşa Büyükelçiliği olarak iş birliğinin aynı şekilde devam edeceğine olan inancını ifade etti.

Konuşmaların ardından hediye takdimi gerçekleştirildi.

Başbakan Üstel: “Cenevre’ye iyi niyetle gidiyoruz”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel, Cenevre’ye iyi niyetle gittiklerini ifade ederek, “İki halkı nasıl daha yakınlaştırabiliriz, neler yapabiliriz, ortak zeminde nelerde buluşabiliriz, onları masaya koyacağız.” dedi.
Başbakan Ünal Üstel, Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantının ardından açıklama yaptı. Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen partilerle birlikte Cenevre’ye gideceklerini kaydeden Üstel, “Cumhurbaşkanımızın yanında olacağız ve kendisine destek vereceğiz.” şeklinde konuştu.
Üstel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu toplantıyı iyi niyetli bir toplantı olarak görüyoruz. İki halkı nasıl daha yakınlaştırabiliriz, neler yapabiliriz, ortak zeminde nelerde buluşabiliriz, onları masaya koyacağız.”
İki toplumun enerji ihtiyaçlarının iş birliğiyle daha düşük maliyetlerle karşılanabileceğini belirten Başbakan Üstel, şunları kaydetti:
“Ülkemizin bir enerji sorunu var. Güney Kıbrıs’ın da bir enerjisi sorunu var. Özellikle Güney Kıbrıs, daha uzun bir yoldan ve daha yüksek maliyette enterkonnekte sisteme girmek için İsrail üzerinden, Yunanistan üzerinden Avrupa’ya bağlanmak istiyorlar. Halbuki, Türkiye Cumhuriyeti üzerinden aynı şeyi çok daha düşük maliyetlerle yapabiliriz.”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin önce inşaat ardından turizm sektörü olmak üzere diğer sektörler üzerinde baskı unsuru kurarak halkı korkutmaya çalıştığını ifade eden Üstel, Cenevre’de yapılacak toplantının bunları dile getirebilmek için de bir vesile olduğunu dile getirdi.
Üstel, “Ortak bir zemin oluşturarak, o zemin üzerinde bundan sonraki görüşmelere devam edelim.” diye konuştu. İyi niyetle Cenevre’ye gittiklerini kaydeden Üstel, “İyi bir neticeyle, KKTC’ye dönmüş oluruz.” dedi.

TC Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri, toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ün anıtına çelenk sundu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a güven mektubunu sunarak göreve başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün anıtına çelenk sunarak, anıt özel defterini imzaladı.

Anıttepe’deki tören çelenk sunulmasıyla başlayıp, saygı marşı ve saygı duruşuyla devam etti. Tören, anıt özel defterinin imzalanmasıyla sona erdi.

Tören esnasında Büyükelçi Başçeri’ye, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği yetkilileri eşlik etti.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, anıt özel defterine şu ifadelere yer verdi:

“Aziz Lider Dr. Fazıl Küçük; Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi olarak ikinci defa göreve başladığım bugün, Kıbrıs Türk halkının emsalsiz özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine “Toplum Lideri1 olarak öncülük eden sizin manevi huzurunuzda bulunmaktan ötürü onur duyuyorum. Türkiye Cumhuriyeti, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Kıbrıs Türküyle omuz omuza durmayı sürdürecek; haklı davasının takipçisi ve özden gelen haklarının yılmaz savunucusu olmaya devam edecektir. Sizi ve kıymetli dava arkadaşlarınızı şükran ve minnetle anıyor, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhunuz şad olsun.”

Uluhan: “Ünal Üstel ülkeye istikrar getirdi”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefke İlçesi Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Uluhan, yaptığı açıklamada Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel’e desteğini vurguladı.

Uluhan, UBP çatısı altında büyüdüğünü, irade sahibi olduğunu ve partinin geleneklerine bağlı kalarak görevler üstlendiğini ifade etti. Makamların geçici olduğunu ancak asıl olanın UBP ve TMT ruhu olduğunu belirtti.

“ÜNAL ÜSTEL, PARTİYE VE ÜLKEYE İSTİKRAR GETİRDİ”

UBP’nin geçmiş süreçlerde istikrar sağlayamadığını ve kısa ömürlü hükümetler ile genel başkanlıklar yaşandığını hatırlatan Uluhan, Ünal Üstel’in liderliğinde bu tablonun değiştiğini vurguladı. Uluhan, “Önce atama dediler, ama durmadı, çalıştı ve liderlik vasfını tabana yansıttı” diyerek Üstel’in UBP tarihinin en yüksek oyunu alarak genel başkan seçildiğini ifade etti.

“ÜLKEMİZE İSTİKRAR GELDİ”

Ahmet Uluhan, Üstel’in liderliğinde yarım kalan projelerin tamamlandığını, ülkeye istikrar geldiğini ve Türkiye ile ilişkilerin güçlendiğini belirterek, “İyi ki varsınız Ünal Başkanım” dedi.

“YOLUN YOLUMUZDUR”

Açıklamasının sonunda Uluhan, kendisi, ailesi ve ekibi adına Ünal Üstel’in yolunda yürümekten onur duyduklarını ifade etti ve “Yolun yolumdur Sayın Genel Başkanım” diyerek Üstel’e bağlılığını dile getirdi.

Tatar, Cenevre öncesinde Meclis’te temsil edilen siyasi partilerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre görüşmesi öncesinde bilgilendirme ve görüş alışverişinde bulunmak üzere Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi parti temsilcileriyle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşmeye, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, CTP Genel Sekreter Asım Akansoy, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, DP Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve YDP Genel Sekreter Erşah Sabit Yılmaz katıldı.

Tatar’ın siyasi parti temsilcileriyle görüşmesi saat 11.50’de başladı. Parti yetkilileri, Cumhurbaşkanlığı girişinde Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Okan Donangil tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar daha sonra Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ile Halkın Partisi’ni (HP) kabul edecek.

Siyasi parti temsilcileriyle görüşmelerini tamamlamasının ardından Tatar’ın 14.00 sıralarında basın toplantısı yapması bekleniyor.

ÖZTÜRKLER: “EGEMEN EŞİTLİK NOKTASINDA TAVİZ VERİLMEYECEKTİR”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma için görüşmeler yaptığını, buna karşı olmadıklarını, ancak iki devletlilik, egemen eşitlik ve Türk askerinin varlığı gibi temel ilkelerden taviz verilmeyeceğini söyledi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Rum Meclis Başkanı Annita Demetriou’nun Türk askerinin garantörlüğünün olmadığı bir anlaşma talebine yönelik açıklamalarını da eleştirdi.
Öztürkler, “Bu mantığı biz kesinlikle doğru bulmuyoruz. Türkiye’nin garantörlüğü ve askerinin adada bulunması bizim kırmızı çizgimizdir” ifadelerini kullanarak adaya barışın 1974 yılında geldiğini kaydetti.
Öztürkler, BRT’de yayınlanan Manşet Artı programına katılarak Aziz Karaaziz’in sorularını yanıtladı.
Kıbrıs Türk tarafının masaya olumlu bir yaklaşımla oturduğunu belirten Öztürkler, aynı zamanda halkın haklı taleplerinin ve hassas noktalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca verdiği milli mücadeleler ve bayrak sevgisiyle kazanıldığını belirten Öztürkler, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü gibi temel haklara sahip olduklarını kaydetti.
İş birliğinin önemine dikkat çeken Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının Türkiye ile birlikte sunduğu önerilerin ciddiye alınmasının zamanı geldiğini ifade ederek; İki toplumlu komitelerin daha etkin çalışması ve uluslararası toplumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi ve ekonomik iş birlikleri kurması gerektiğini söyledi.
Cenevre’ye giden Kıbrıs Türk tarafının Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında oluşturulduğunu belirten Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi heyetinde Başbakan, Başbakan Yardımcısı, Ana Muhalefet Partisi Başkanı, Genel Sekreterler ve parti temsilcilerinin yer aldığını dile getirdi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile birlikte güçlü bir şekilde Cenevre’de temsil edileceğini vurguladı. Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmak ve uluslararası toplumda doğru tezlerle temsil etmek amacıyla Cenevre’deki görüşmelere katıldıklarını dile getirdi.
Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile eş güdüm içinde hareket eden heyetin, Kıbrıs Türk halkının haklarını ve çıkarlarını korumayı hedeflediğini ifade etti.
1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne kadar yaşananlar ve sonrasında 1963’te başlayan olayların, Kıbrıs Türk halkının haklarının ihlal edilmeye çalışıldığını gösterdiğini belirten Öztürkler, bu sebeple egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün önemine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Türkiye ile birlikte iki devletlilik, egemen eşitlik ve uluslararası statü gibi temel unsurları savunmaya devam ettiğini belirten Öztürkler, Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığının Kıbrıs adasında barış ve istikrarın temel taşı olduğunu vurguladı.

TC Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın anıtına çelenk sundu

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın anıtına çelenk sundu.

Büyükelçi Başçeri’ye, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği yetkilileri de eşlik etti. Ziyarette Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş da yer aldı.

Törende, büyükelçi tarafından anıta çelenk sunuldu, saygı marşı ve saygı duruşu yapıldı, İstiklal Marşı okundu ve anıt özel defteri imzalandı. Törenin sonunda hoca eşliğinde dua okundu.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, anıt özel defterine şunları yazdı:

“Kurucu Cumhurbaşkanı Aziz Denktaş, Kurucu Cumhurbaşkanı olduğunuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak bugün ikinci defa göreve başlamanın şerefiyle manevi huzurunuzda bulunmaktayım. Hayatınızı adadığınız hak ve bağımsızlık mücadelesindekarşılaştığınız hiçbir zorluktan yılmadınız; inancınızdan taviz vermediniz. Kıbrıs Türk Halkı, sizden aldığı ilhamla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha müreffeh yarınlara taşımak için çalışmaya devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ihtiyaç duyduğu her alanda ve her şekilde Kıbrıs Türk Halkının yanında durmaya devam edecek; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük destekçisi olmayı kararlılıkla sürdürecektir. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, bu kutlu dava uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmetle ve şükranla anıyorum. Ruhunuz şad olsun.”

Ali Murat Başçeri, Cumhurbaşkanı Tatar’a güven mektubunu sundu

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a güven mektubunu sundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçiliğine atanan Ali Murat Başçeri, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a güven mektubunu sundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri, Cumhurbaşkanlığına gelişinde askeri törenle karşılandı.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tören kıtasını selamlayan Başçeri, Cumhurbaşkanlığında hazır bulunan Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği yetkilileriyle de selamlaştı.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tören kıtasını selamlayan Başçeri, Cumhurbaşkanlığında hazır bulunan Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği yetkilileriyle de selamlaştı.

Tatar’ın Başçeri’yi kabulde Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da hazır bulundu.

Çavuş, Aket Et Ürünleri Sanayi tesisini ziyaret etti

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Aket Et Ürünleri Sanayi tesisini ziyaret etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Bakan Çavuş, Veteriner Dairesi Müdürü Tunç Beyit ile birlikte yaptığı ziyarette, üretim süreçlerini yerinde inceledi, tesisin üretim kapasitesi, hijyen standartları ile kalite kontrol süreçleri hakkında bilgi aldı.

Tesis yetkilisi Batuhan Aktolgalı, Çavuş’a üretim aşamaları, hammadde temini, hijyen uygulamaları ve kalite standartlarına ilişkin sunum yaptı. Aktolgalı, ayrıca, tesiste kullanılan dezenfeksiyon sistemleri ve hijyen standartlarının korunmasına yönelik uygulamalar hakkında bilgi vererek, dezenfeksiyon havuzu ve diğer koruyucu önlemler konusunda açıklamalarda bulundu.

Bakan Çavuş, hijyen ve gıda güvenliğinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığına vurgu yaparak, yerli üretimin teşvik edilmesi ve kalite standartlarının daha da yükseltilmesi için ilgili paydaşlarla iş birliğinin sürdürüleceğini belirtti.

Çavuş ayrıca, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın, bu alandaki denetim ve destek mekanizmalarını güçlendirmek için çalışmalarına devam edeceğini ifade etti.

Petrol ABD enflasyon verisi sonrası kazançlarını korudu

Brent ham petrolü Çarşamba günü yüzde 2 yükseldikten sonra varil başına 71 dolara yakın işlem gördü ve ABD Ham petrolü 68 doların altına düştü. Resmi veriler, ABD tüketici fiyatlarının Şubat ayında dört ayın en yavaş artışını kaydettiğini gösterdi, ancak ekonomistler artan ticaret savaşının önümüzdeki aylarda gıda ve giyim gibi malların fiyatlarını artıracağını öngörüyor.

Singapur’daki Saxo Markets baş yatırım stratejisti Charu Chanana, “Ham petrol fiyatları piyasalardaki risk iştahından faydalandı. Ancak küresel büyüme ve olası tarifelerle ilgili endişeler görünümü gölgelediğinden riskler devam ediyor” dedi.

Ham petrol, Ocak ortasındaki zirveden düştü ve arz talebi aşmaya başladıkça en büyük petrol yatırımcılarından bazıları fiyatlar için daha karamsar bir görünüme büründü. ABD’nin aşırı arz tahminlerini düşürmesinden iki gün sonra, Uluslararası Enerji Ajansı’nın aylık raporunu yayınlayacağı Perşembe günü, dengeye dair daha fazla bilgi edinebilir.

Bu arada, OPEC ve müttefiklerinin üretimi, Kazakistan’ın sınırını daha da aşmasıyla geçen ay arttı, grubun sekreteryasından Çarşamba günü gelen bir rapor bunu gösterdi. Orta Asya ülkesi, uluslararası petrol şirketleriyle üretimini azaltmak için anlaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar yazılı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“İnsan hayatını her şeyin üzerinde tutan, türlü zorluğa karşın özveri ile çalışan tıp doktorluğu mesleği, üniversite eğitimi süreci ile başlayarak sürekli yenilenmeyi mecbur kılan, bilimsel, sosyal ve teknolojik gelişmeleri izleyerek araştırmaların merkezinde olmayı gerektiren mesleklerdendir.
Tıbbın amacı; insanların sağlıklı ve yaşam kalitesini arttırarak mutlu bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Bilim insanlarının tanı ve tedavi amaçlı geliştirdikleri yöntemlerin uygulanmasında Türk doktorları, bilim insanları ve diğer sağlık çalışanlarının tıp bilimini yönlendiren gelişmelere kimi zaman öncülük edip, kimi zaman da doğrudan büyük katkı sağladığını Covid 19 Pandemisi süreci ile yüzyılın afeti 6 Şubat depreminde bir kez daha şahit olduk.
İnsan sağlığı, mutluluğu ve huzuru için gecegündüz çalışan, savaş alanlarında ve yerigeldiğinde afet bölgelerinde canı pahasına görev yapan doktorlarımız ile sağlık çalışanlarımızın, çalışma koşullarının ve ortamlarının iyileştirilmesi, mesleklerini yerine getirirken endişesiz çalışmaları  için gerekeni sağlamak devletlerin görevidir.
Sağlık alanındaki hizmetlerin, sağlık personelinin memnuniyetini yükseltmek ve dolayısı ile halka kesintisiz bir şekilde hizmet sunulması hepimizin temeninisidir.
Sağlıklı yaşam her bireyin en temel hakkı olduğu gibi kaliteli sağlık hizmetleri günümüzde çağdaşlığın bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Devletlerin vatandaşlarına sağlıklı ve yüksek kalitede bir yaşam sürdürebilecekleri sosyo-ekonomik ve kültürel ortam sağlaması temel hedef olmalıdır. Bu bağlamda, ülkemizde son yıllarda, sağlık alanında yapılan global ölçekteki yatırımları, kamusal sağlığın gelecekteki teminatı niteliğindedir.
14 Mart Tıp Bayramı’nda, kendisini insanlık sağlığına adayan tüm doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımıza şahsım ve vatandaşlarım adına bir kez daha teşekkürlerimi sunarken, canımızı emanet ettiğimiz tüm sağlık çalışanlarının her daim yüreğimizde ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulamak istiyorum.”

Çavuş, Aktuna Büyükbaş Hayvan Çiftliği’ni ziyaret etti

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, hayvancılık sektöründe modern üretim tekniklerinin kullanıldığı Aktuna Büyükbaş Hayvan Çiftliği’ni ziyaret etti.

Ziyaret kapsamında çiftlikte kullanılan otomatik sağım teknolojisi, gübre yönetim sistemi ve kaliteli kaba yem üretim süreci hakkında yetkililerden detaylı bilgi alan Çavuş, bu sistemlerin sektöre sağladığı katkıları yerinde gözlemledi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çavuş, hayvancılık sektörünün sürdürülebilir ve verimli bir yapıya kavuşması için teknolojik yatırımların büyük önem taşıdığını belirterek, kaliteli yem üretimine verilen desteğin sahada olumlu sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı olarak, üreticilerin modern yöntemlerle daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi adına destek mekanizmalarını güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı.

Çiftlik ziyaretinde, hayvan refahını artıran ve süt verimini yükselten otomatik sağım sistemlerinin sağladığı avantajlara dikkat çeken Çavuş, ayrıca gübre yönetim sistemleriyle atıkların verimli bir şekilde değerlendirilmesinin çevreye ve üretim süreçlerine olan katkısını da inceledi.

Kaliteli kaba yem üretiminin, hayvan beslenmesinde ve süt verimliliğinde kritik bir rol oynadığını belirten Çavuş, bu alandaki desteklerin üreticilere sağladığı faydaları sahada görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Çavuş, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın hayvancılık sektörüne yönelik teşvik ve destek programlarının devam edeceğini belirterek, üreticilerin daha yüksek verimlilikle çalışabilmesi için modern tarım ve hayvancılık uygulamalarının yaygınlaştırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

Ziyaretin sonunda üreticilerle de bir araya gelen Çavuş, sektörün mevcut durumu ve geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunarak, üreticilerin taleplerini dinledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Dil Kurumu heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert ve heyetini kabul ederek, Türkçenin öğretilmesi ve araştırılmasının önemini vurguladı, TDK’nın çalışmalarını takdir etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, kendisine yapılan bu anlamlı ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkçe dilinin öğretilmesi, anlatılması ve araştırılmasının önemine değindi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar, geçmişten gelen alfabe kültürünün geleceğe taşınması için dilin iyi bilinmesi gerektiğini vurgulayarak, Türk Dil Kurumu’nun bu kapsamda yürüttüğü çalışmalara önem verdiğini belirtti.

Dilin bir araç olduğunu ve bir milletin varlığının da bir göstergesi olduğunu kaydeden Tatar, TDK’nın yaptığı çalışmaları takdir ettiğini dile getirerek, emek verenlere teşekkür etti.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, Tıp Bayramını kutladı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına dikkat çekerek, onların daha iyi koşullarda hizmet verebilmesi için gerekli adımları atacaklarını belirtti.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı ve sağlık çalışanlarının bayramını kutladı.

Dinçyürek, mesajında, sağlığın, insan hayatının en temel hakkı ve en büyük değerlerinden biri olduğuna vurgu yaptı ve şöyle devam etti:

“Bu kutsal görevi büyük bir özveriyle yerine getiren hekimlerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız, insan hayatını koruma ve iyileştirme adına gece gündüz demeden fedakârca çalışmaktadır. Onların bu değerli emeği, sağlıklı bir toplumun teminatıdır. Bu anlamlı günde, tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

Dinçyürek, sağlık hizmetlerinin en yüksek standartlarda sunulabilmesi için en büyük güçlerinin, fedakâr sağlık çalışanları olduğuna dikkat çekerek, “Onların daha iyi koşullarda hizmet verebilmesi, sağlık sistemimizin daha güçlü, kapsayıcı ve erişilebilir hale gelmesi için büyük bir kararlılıkla çalışıyoruz” dedi.

Göreve geldikleri günden bu yana sağlık altyapısını iyileştirmek, hastane ve sağlık merkezlerini güçlendirmek ve geliştirmek adına önemli adımlar attıklarını ifade eden Dinçyürek, şöyle devam etti:

“Bununla birlikte, sadece tedavi edici sağlık hizmetlerini değil, koruyucu sağlık hizmetlerini de ön planda tutarak, bireylerin sağlık sorunları yaşamadan kaliteli bir hayat sürmelerini sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

‘SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAK ETTİKLERİ EN İYİ ÇALIŞMA KOŞULLARINA SAHİP OLMALARI İÇİN GEREKLİ ADIMLARI ATMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine en kolay şekilde ulaşabilmesi, daha etkin ve hasta odaklı bir sistemin inşa edilmesi temel önceliklerimiz arasındadır. Sağlık çalışanlarımızın emeğinin ve fedakârlığının bilincinde olarak, onların hak ettikleri en iyi çalışma koşullarına sahip olmaları için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle, başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımıza minnet ve şükranlarımı sunuyor, 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir meslek hayatı diliyorum.”

KKTC, Türk İşbirliği Teşkilatları Koordinasyon Komitesi toplantısına katıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İstanbul’da düzenlenen “Türk İşbirliği Teşkilatları Koordinasyon Komitesi 5. Toplantısı”na katıldı.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Sekretaryası binasında yapılan toplantıya gözlemci üye olarak KKTC’yi Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı ve Dışişleri Bakanlığı Üçüncü Sekreter Batuhan Beyatlı temsil etti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, TDT Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev’in başkanlık ettiği toplantıya üye ülkelerin Dışişleri Bakan Yardımcıları, gözlemci ülkeler Macaristan ve Türkmenistan’ın Türkiye Büyükelçileri, TÜRKPA Genel Sekreteri, TÜRKSOY Genel Sekreteri, Türk Akademisi Başkanı, Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı ve Türk Yatırım Fonu Başdanışmanı katıldı.

Toplantıda, Türk dünyasındaki işbirliği mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi, ortak projeler ve gelecek dönem çalışmaları ele alındı.

Maliye Bakanı Berova’dan 14 Mart Tıp Bayramı mesajı…

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının halka hizmet noktasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı ve 14 Mart Tıp Bayramlarını kutladı.

14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla mesaj yayımlayan Berova, sağlık çalışanlarının hayatlarını insan sağlığına adadığını kaydetti ve fedakârlıklarına dikkat çekti.

Berova, “Halkın sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için var gücüyle çalışan, bu kutsal, saygın ve onurlu mesleği büyük bir özveriyle icra eden tüm doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor; kendilerine sağlık, huzur ve başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Sağlık çalışanlarının, zorlu koşullarda bile görevlerini büyük bir sorumluluk bilinciyle yerine getirdiğini de dile getiren Berova, “Gece gündüz demeden, yaz kış, savaş ya da salgın fark etmeksizin bilimin ışığında bilgi ve becerileriyle, sevgi, şefkat ve fedakârlıklarıyla insan yaşamına dokunan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız, halka hizmet noktasında önemli bir rol üstlenmektedir. Ömürlerini başka hayatların iyileşmesine adayan bu değerli meslek mensuplarına minnet borçluyuz.” dedi.

Berova, sağlık çalışanlarına görevlerinde kolaylıklar da diledi.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, sağlık çalışanlarının, zor şartlar altında dahi insan hayatını korumak ve iyileştirmek için büyük bir özveriyle çalıştığını ve görevlerini her koşulda fedakarca yerine getirdiğini belirterek onların 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle mesaj yayınladı.

Öztürkler, mesajında şunları kaydetti:

“Gece gündüz demeden, zor şartlar altında dahi insan hayatını korumak ve iyileştirmek için büyük bir özveriyle çalışan ve görevlerini her koşulda fedakarca yerine getiren tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Pandemi süreci başta olmak üzere, her dönemde sağlık çalışanları tarafından gösterilen üstün gayret ve adanmışlık, toplumumuzun kendilerine duyduğu güven ve minneti daha da pekiştirmiştir.

Bu vesileyle, sağlık alanında hizmet veren tüm doktorlarımızın, hemşirelerimizin, teknisyenlerimizin ve tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, hayatını insan sağlığına adamış tüm kahramanlarımıza saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

 

Başbakan Üstel, Ercan Havaalanı’nda Biyometrik Veri Sistemi’ni inceledi

Başbakan Ünal Üstel, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ile birlikte Ercan Havaalanı’nda Biyometrik Veri Sistemi’ni inceledi.

Başbakan Üstel, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı ve İçişleri Bakanı Oğuz ile birlikte Ercan Havaalanı’nı ziyaret ederek, devreye giren Biyometrik Veri Sistemi’ni yerinde inceledi.

Ardından basın toplantısı düzenleyen Başbakan Üstel, hava ve deniz limanlarında ilk kez biyometrik veri sorgusu yapılmaya başladığını kaydetti.

-Üstel: “Üç ay içerisinde ülkedeki yabancı öğrencilerin biyometrik verileri alınarak kayıtlılık artırılacak”

Başbakan Ünal Üstel, Hükümet kurulduğundan beridir ülkede yapılması gereken ancak yapılmayan, geçmiş hükümetlerden kalan yarım kalmış projeleri bitireceklerini söylediklerini hatırlatarak, ilk hedef olarak yeni havalimanını bitirdiklerini söyledi.

Havalimanı açıldıktan sonra yolcu ve uçak sayısında yüzde 25 civarında artış yaşandığını aktaran Üstel, havalimanındaki sıkıntıları süratli şekilde çözme yoluna gideceklerini söyledi. Eksikliklerin büyük çoğunluğunun tamamlandığını, kalanların ise önümüzdeki aylar içinde tamamlanacağını belirten Üstel, uluslararası havaalanı standartlarına ulaşılacağını kaydetti.

Ülkenin turizm ve eğitim adası olduğunu söyleyen Üstel, bu iki lokomotif sektör için ulaşımın öneminden bahsetti.

Ülkeyi ziyaret eden yolcu sayısının her geçen gün arttığını belirten Üstel, “Kayıt dışılığı kayıt altına almak için hükümet olarak çalışmalarımızı yapıyoruz.” dedi.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağışladığı cihazlar sayesinde düzensiz göçle mücadele, kayıtlılığın artırılması ve ülke güvenliğinin sağlanması için hava ve deniz limanlarında ilk kez kriminal biyometrik veri sorgusu yapılmaya başladığını vurguladı.

Üstel, “Ülkeye kabul edilmeyen ve ihraç edilen yabancı şahısların biyometrik verileri alınmaya başlandı. Bugün onun açılışını yaptık. Üç ay içerisinde ülkedeki yabancı öğrencilerin biyometrik verileri alınarak kayıtlılık artırılacaktır. Gerekli planlama ve teknik donanım tamamlanmış, çalışmalar başlamış ve hazır hale gelmiştir. Biyometrik veri havuzu oluşturularak suç ve suçluların tespiti, kaçakçılığın önlenmesi ve ülke güvenliğinin artırılması sağlanmıştır.” diye konuştu.

Geçen sene 5 bin 200 yolcunun sorgulandıktan sonra geri gönderildiğini anlatan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan protokol çerçevesinde önümüzdeki günlerde düzensiz göç binasının da açılacağını duyurdu.

-Arıklı: “Bir an evvel Ercan Havaalanı’nın eksikliklerinin giderilmesi lazım”

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, biyometrik verilerin kullanımının havaalanındaki en büyük eksiklik olduğunu belirtti.

Havaalanının kalan birkaç problemi daha olduğunu ve bunlarla ilgili Başbakan’a bilgi verdiklerini aktaran Arıklı, bunlardan birinin elektrik sorunu olduğunu ve bunun çözülmesi için Başbakan’ın inisiyatif kullandığını söyledi.

Radar sorunu da olduğunu kaydeden Arıklı, “Radarlarımız oldukça eskidi, bunların yapılması ve süratle yenilenmesi gerekiyor. Bununla ilgili Türkiye Cumhuriyeti ile bir protokol imzalamamız lazım.” dedi.

Smart binasının da yenilenmesi gerektiğini belirten Bakan Arıklı, bununla ilgili bizim Türkiye’nin ve ilgili yüklenici firmanın üstlenmesi gereken işler var. Bununla ilgili de yine Sayın Başbakan gerekli talimatları verdi.” diye konuştu.

İtfaiye aracının eksiklik olduğunu ve giderilmesi gerektiğini söyleyen Arıklı, Genel Havacılık Birimi’nin oluşturulması ile ilgili de Başbakan’a bilgi verildiğini ve Başbakan’ın ise gerekli talimatları verdiğini aktardı.

Arıklı, “Ercan Havaalanı’nı en kısa süre içerisinde uluslararası bir havaalanına dönüştürmek ve bununla ilgili bütün eksikliklerini tamamlayıp, İngiltere’den gelecek olan akreditasyon firmasının denetimine hazır hale getirmemiz gerekiyor. Bunu yaptığımız takdirde her türlü hakkımızı hukukumuzu uluslararası arenada aramak için gerekli girişimleri yapacağız, Ercan Havaalanı’nın uluslararası kullanıma açılması için… Bu sebepten dolayı bir an evvel Ercan Havaalanı’nın eksikliklerinin giderilmesi lazım.” dedi.

Havaalanının kullanım kapasitesinin arttığını ve gelirlerinin arttığını kaydeden Arıklı, Başbakan’a havaalanına gelerek gerekli talimatları verdiği için teşekkür etti.

5+1 Gayriresmi Kıbrıs Zirvesi için heyetler açıklandı

BM Genel Sekreteri Guterres’in ev sahipliğinde, 17-18 Mart tarihlerinde Cenevre’de düzenlenecek 5+1 gayriresmi Kıbrıs toplantısına, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı ile üç garantör ülke katılacak. Toplantıya Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da aralarında bulunduğu üst düzey heyetler katılacak.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ev sahipliğinde gelecek hafta yapılacak 5+1 gayriresmi Kıbrıs toplantısı için Cenevre’ye gidecek heyetler açıklandı.

Cenevre’de 17-18 Mart tarihlerinde yapılacak toplantıya, Kıbrıs Türk tarafı ve Kıbrıs Rum tarafı ile üç garantör ülke olan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere katılacak.

KIBRIS TÜRK TARAFININ MÜZAKERE HEYETİ

Kıbrıs Türk tarafını temsilen toplantıya Cumhurbaşkanı Ersin Tatar katılacak ve Cumhurbaşkanına müzakere heyetinden; Özel Temsilci Güneş Onar, Hukuk İşleri Danışmanı Sülen Karabacak, Güven Yaratıcı Önlemler ve İki Taraflı Teknik Komiteler Koordinatörü Seniha Birand Çınar, Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal eşlik edecek.

Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerden, Ulusal Birlik Partisi’ni temsilen (UBP) Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Demokrat Parti’yi (DP) temsilen Genel Başkan, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve DP Milletvekili Serhat Akpınar, Yeniden Doğuş Partisi’ni (YDP) temsilen milletvekili Talip Atalay, Cumhuriyetçi Türk Partisi’ni (CTP) temsilen Genel Başkan Tufan Erhürman ve milletvekili Fikri Toros Cenevre’ye gidecek.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve bakanlıktan bir heyet de Cenevre’de olacak.

Öte yandan, Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay ve Dış İlişkilerden Sorumlu Merkez Yürütme Organı üyesi Ahmet Tokatlıoğlu ve Toplumcu Demokrasi Partisi’ni (TDP) temsilen Dış İlişkiler Sekreteri Mine Atlı ve Parti Meclisi (PM) Üyesi, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı da partilerini temsilen Cenevre’ye gideceklerini açıkladı.

Kıbrıs Türk basınından çok sayıda gazeteci de Cenevre’ye giderek gelişmeleri takip edecek.

TOPLANTI PROGRAMI

BM tarafından taslak programa ilişkin paylaşılan bilgi notuna göre, genişletilmiş gayriresmi toplantı, pazartesi günü Cenevre saatiyle 19.00’da (Kıbrıs saatiyle 20.00) Intercontinental Hotel’de BM Genel Sekreteri’nin heyet başkanları için vereceği akşam yemeğiyle başlayacak.

Akşam yemeğinde heyet başkanlarına birer kişi eşlik edecek. Yemek öncesinde BM Genel Sekreteri her heyet başkanı ile fotoğraf çekimi yapacak.

Program, 18 Mart Salı sabahı Cenevre saatiyle 09.00’da (Kıbrıs saatiyle 10.00) Intercontinental Hotel’de BM Genel Sekreteri ile her bir heyet arasında yapılacak ikili toplantılarla devam edecek.

Genel Sekreter ile yapılacak ikili toplantılarda heyet başkanlarına beş kişi eşlik edecek. Bu toplantıların programlanması için BM doğrudan delegasyonlarla iletişime geçecek.

Ardından Cenevre saatiyle 11.30’da (Kıbrıs saatiyle 12.30) BM’nin Cenevre Ofisi’nde (Palais des Nations) tüm tarafların katılımıyla geniş formattaki 5+1 gayriresmi toplantı başlayacak. Toplantıda, heyet başkanlarına beş kişi eşlik edecek.

5+1 formattaki gayriresmi toplantı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin açılış konuşması ile başlayacak ve ardından heyet başkanları söz alacak.

Bilgi notunda, BM’nin her heyetin, heyetlerinde kadın katılımcıların anlamlı bir şekilde yer almasını sağlamasını teşvik ettiği bilgisi de paylaşıldı.

Toplantı başlamadan önce “aile fotoğrafı” düzenlenecek.

Geniş formattaki gayriresmi toplantının, Cenevre saatiyle 14.30’da (Kıbrıs saatiyle 15.30) tamamlanması planlanıyor.