Archives Mart 2025

Elektrikte yeni ücretler yarın itibarıyla yürürlükte olacak

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (Kıb-Tek) yeni tarife ücretleri yarın yürürlüğe girecek.

Yeni tarifede, elektrik enerjisi satış ücretlerine yüzde 11.66 oranında artış yapılıyor.

Kıb-Tek tarife tablosuna göre, yeni konut elektrik ücretleri şu şekilde olacak:

“0-250 kws (kilowatsaat) tarife için kws başına 4.8044 TL, 251-500 arası için kws başına 9.9115 TL, 501-750 arası için kws başına 10.6573 TL, 751-1000 arası için kws başına 11.5519 TL, 1001 kws üzeri için kws başına 13.8069 TL”

 

Ersin Tatar: Toplumsal barışımızı tehlikeye atan söylemler için gereken yapılacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, başörtülü bir kız çocuğunun okula girişiyle ilgili tartışmaların toplumu ayrıştırdığını belirterek, kırıcı ve radikal söylemlerin polis ve Başsavcılık tarafından soruşturulması gerektiğini vurguladı. “Devlet gereğini yapacaktır” diyen Tatar, uzlaşı ve sağduyu çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, toplumu bölmeye yönelik, aşırı kırıcı ve radikal söylemlerin Başsavcılık ve polis tarafından soruşturulması gereken unsurlar haline geldiğini belirtti.

“Bu tür ifadelerin yol açtığı bölünmelerin daha fazla yayılmasını kabul edemem.” diyen Tatar, devletin gereğini yapacağından kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, son günlerde başörtülü bir kız çocuğunun okula girme isteğiyle ilgili yaşandığını belirttiği tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Tatar, hükümetin bu noktada bir konsensüs için çaba ortaya koyduğunu kaydederek, ortak akıl ve sağduyu çerçevesinde hareket etme çağrısında bulundu.

Tatar, “KKTC halkı, her tartışmadan güçlenerek ve kenetlenerek çıktı. Tarih boyunca böyle oldu, tarihimizden aldığımız güçle bu süreci de kenetlenerek geçeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Değerli Kıbrıslı Türk Halkı” diyerek başladığı yazılı açıklamasında, “Son günlerde, başörtülü küçük bir kız çocuğunun okula girme isteğiyle ilgili yaşanan tartışmaların, toplumumuzun farklı kesimleri arasında derin yaralar açtığını üzülerek gözlemliyorum. Bu tür tartışmaların, birbirimizi kıran ve ayrımcılığı körükleyen aşırı uç ifadelerle desteklenmesi, toplumsal barışımızı tehlikeye atmaktadır.” dedi.

Tatar, bu tür tartışmaların kırıcı ve ayrımcılığı körükleyen aşırı uç ifadelerle desteklenmesinin toplumsal barışı tehlikeye attığını vurgulayarak, “KKTC halkı, her tartışmadan güçlenerek ve kenetlenerek çıktı. Tarih boyunca böyle oldu, tarihimizden aldığımız güçle bu süreci de kenetlenerek geçeceğiz.” dedi.

Bazı okullarda yaşanan ve ileride de yaşanması muhtemel olayların önüne geçilmesi adına, hükümetin bir konsensüs için çaba ortaya koyduğunu belirten Tatar, süreci fazla uzatmadan, bu konuda etkin bir karar alınması ve alınacak karara tüm kesimlerin uyması gerektiğini vurguladı. Tatar, kendisinin de bu süreci yakından takip ettiğini söyledi.

“Bu noktada, hepimizi ortak akıl ve sağduyu çerçevesinde hareket etmeye davet ediyorum.” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, tüm tarafların uzlaşı ve diyalog ortamına kavuşması için, sağduyulu davranılmasının ortak çözüm yollarının konuşulmasının ve fikir ayrılıklarının medeni bir şekilde tartışılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

“PGM VE BAŞSAVCILIK MAKAMLARINDAN ADIM ATMALARINI TALEP EDECEĞİM”

Öte yandan, toplumu bölmeye yönelik, aşırı kırıcı ve radikal söylemlerin yalnızca toplumsal huzuru zedelemekle kalmadığına, Başsavcılık ve polis tarafından soruşturulması gereken unsurlar haline geldiğine işaret eden Tatar, şunları kaydetti:

“Adaletin ve hukukun üstünlüğünün teminatı olarak, bu tür ifadelerin yol açtığı bölünmelerin daha fazla yayılmasını kabul edemem. Polis Genel Müdürlüğü ve Başsavcılık makamları ile vakit kaybetmeden görüşerek, hukuk zemininde adımlar atmalarını talep edeceğim. Hiçkimsenin huzurumuzu bozmasına müsaade etmemeliyiz. Devlet, gereğini yapacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Bu nedenle, kırıcı, ayrıştırıcı, kin ve nefreti körükleyen, toplumsal kavgayı körükleyen böyle söylemlerin soruşturulması için gerekli mercilerin devreye gireceğini vurgulamak istiyorum. Bu konuda vakit kaybetmeyeceğim. “

“TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ BARIŞ ORTAMI YENİDEN TESİS ETMEYE DAVET EDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Tatar, birlik ve beraberliğin geleceğin en sağlam teminatı olduğunun altını çizerek, hep birlikte, saygı, hoşgörü ve diyalog esasına dayalı bir ortamı yeniden inşa etmek için ele ele verilmesi çağrısında bulundu.

Tatar, “Toplumumuzun tüm kesimlerini, seviyeli tartışmaya, oluşan toplumsal yaraları birlikte sarmaya ve barış ortamını yeniden tesis etmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Üstel’den Volkan Konak için başsağlığı mesajı

Başbakan Ünal Üstel, Volkan Konak’ın vefatının ardından bir başsağlığı mesajı yayımladı.

Üstel, mesajında şunları kaydetti:

“Kıbrıs Türk Halkı’nın ezgilerini repertuarlarına alarak dünyaya duyuran, Kuzeyin oğlu ismine uygun olarak Türkiye’nin Kuzeyi Karadenizle, Kıbrıs’ın Kuzeyini adeta kucaklaştıran, Kıbrıs ve Kıbrıslı aşığı ünlü ses sanatçısı Volkan Konak’ın, çok sevdiği ülkemizde sahnede geçirdiği kalp krizi sonucu tüm sevenlerine zamansız vedası bizleri derinden üzmüştür.

Sevgili kardeşimiz merhum Volkan Konak’a Allah’tan rahmet, milletimize ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

Ünal Üstel: Küsler barışsın, yürekler yumuşasın, ötekileştirmeler son bulsun

Başbakan Ünal Üstel, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Son zamanlarda toplumumuzun farklı kesimlerinden yükselen sesler, bazen bizi ayıran değil, aslında birbirimizi duymaya çağıran işaretlerdir” diyerek, “İnancı, düşüncesi, yaşam biçimi ne olursa olsun, her bireyin kendini özgürce ifade edebildiği bir yapıyı, birlikte inşa etmek boynumuzun borcudur. Devletin görevi; halkının tüm renklerini korumak, hepsine aynı mesafede durmak ve her birine adaletle yaklaşmaktır.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel mesajında, şu ifadelere yer verdi:

“Bu güzel vatan topraklarında, geçmişten bugüne hep omuz omuza, gönül gönüle yürüdük. Zorlukları birlikte aştık, sevinçleri birlikte paylaştık. Bugün yine bir dönüm noktasındayız. Gönüller kırılmış olabilir, fikirler ayrışmış, yollar zaman zaman çatallanmış olabilir. Ama unutmamamız gereken bir gerçek var: Biz aynı çınarın dallarıyız. Aynı güneşin altında, aynı toprağın çocuklarıyız.

Son zamanlarda toplumumuzun farklı kesimlerinden yükselen sesler, bazen bizi ayıran değil, aslında birbirimizi duymaya çağıran işaretlerdir. İnancı, düşüncesi, yaşam biçimi ne olursa olsun, her bireyin kendini özgürce ifade edebildiği bir yapıyı, birlikte inşa etmek boynumuzun borcudur. Devletin görevi; halkının tüm renklerini korumak, hepsine aynı mesafede durmak ve her birine adaletle yaklaşmaktır.”

Bugün gelin, küskünlükleri geride bırakalım. Kalbimizi birbirimize açalım. Hangi düşünceden olursa olsun, kardeşçe yaşamanın asaletini hep birlikte hatırlayalım. Çünkü bu memleketin geleceği; kucaklaşmada, dayanışmada, birbirimizi anlamaya çalışmakta saklıdır.

Kıbrıs Türk halkı, tarihinde defalarca ispatlamıştır ki; birlik olduğumuzda aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. Biz, bu topraklarda hem inanç özgürlüğünün, hem laikliğin, hem de toplumsal barışın bir arada yaşayabileceğini bilen bir milletiz.

Gelin, bu Ramazan Bayramında yeni bir sayfa açalım. Küsler barışsın, yürekler yumuşasın, ötekileştirmeler son bulsun. Çünkü biz, birlikte varız. Çünkü biz, birlikte güçlüyüz. Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Sevgiyle, umutla, birlikte yarınlara…”

Sadık Gardiyanoğlu: Bayramlar birlik ve beraberliği pekiştirir

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bayramların toplumsal bağları güçlendiren köklü değerler olduğunu vurgulayarak, barış, huzur ve refah temennilerinde bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Ramazan Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayramların önemine değindi. Bakan Gardiyanoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Toplumsal bağların güçlendiği, birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği Ramazan Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar bizleri bir arada tutan köklü değerlerimizin en güzel yansımalarıdır. Gönüllerimizi birleştiren; kardeşliği ve dayanışmayı tazeleyen Ramazan Bayramı’nın başta ülkemize, tüm Türk milletine ve İslam âlemine barış, huzur ve refah getirmesini diliyor, sevdiklerinizle birlikte mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Ramazan Bayramımız kutlu olsun.”

Gardiyanoğlu’nun mesajı, bayramların toplumda bir araya gelme, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü canlandıran özel günler olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Ziya Öztürkler: Birlik ve dayanışma için ortak akılla hareket edelim

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ramazan Bayramı mesajında, bayramların dayanışma ve yardımlaşma için bir vesile olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının geçmişteki kararlılığına dikkat çekti ve gelecekte de aynı azimle devam edileceğini belirtti.

Cumhuriyet Meclisi başkanı Ziya Öztürkler, bayramların dayanışma, yardımlaşma ve beşeri münasebetlerin en üst seviyede tesis edilmesi için bir vesile olduğunu söyledi.

Ramazan Bayramı vesilesiyle Öztürklerin yayımladığı mesaj şöyle:

“Bayramlar; insani değerlerimizi yeniden idrak etmemizi sağlayan, manevi iklimi yüksek günler olduğu gibi, aynı zamanda dayanışma, yardımlaşma ve beşeri münasebetlerin en üst seviyede tesis edilmesi için bir vesiledir. Bayramları kendi millî hasletlerimizin güzellikleriyle pekiştirerek zenginleştirmek, bu mukaddes günlerin anlamını katbekat artırmaktadır. Hiç kuşkusuz ki, kültür ve geleneklerimizin bir parçası olan bayramlarımızın gerçek manasını gelecek nesillere aktarmak, bizlerin bugünleri anlam ve ehemmiyetine uygun olarak yaşadığımız ve yaşattığımız sürece mümkün olacaktır.

Bayramlar aynı zamanda renk, dil ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin, ihtiyaç sahiplerinin hanesine muhabbet ve sevinç taşıyarak, nice coğrafyalara iyilik eli uzatıp birlik olma ve dayanışmanın şuuruna ermektir. Bu mübarek Ramazan Bayramı’nda, dünyada barışın hüküm sürmesini, zulmün ve savaşların son bulmasını diliyorum. Bayramın getirdiği kardeşlik, hoşgörü ve merhamet duygularının, tüm insanlığa huzur ve adalet getirmesi başlıca temennimizdir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceği için ortak akılla hareket etmenin önemini bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isterim. Devletimizin varlığını güçlendirmek, halkımızın refahını artırmak ve uluslararası alanda hak ettiğimiz yeri almak için birlik beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Kıbrıs Türk halkı, tarih boyunca büyük fedakârlıklar göstererek bugünlere gelmiş, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde kararlılığını her zaman ortaya koymuştur. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de, Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte aynı azim ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Bu duygu ve düşüncelerle, bayramın felakete dönüşmemesi için halkımızın trafik kurallarına azami düzeyde riayet etmesini hassaten istirham eder, bayramın huzur ortamında geçmesini dilerim.

Bu vesileyle bir kez daha aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anarken, halkımızın, Anavatan Türkiye Cumhuriyetindeki kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutlar, bayramın rahmet ve bereketinin hayırlara vesile olmasını temenni ederim.”

ARUCAD’da “Bir Toplumun Şifası Olan Dr. Fazıl Küçük’e Adanmış Şifa Tasları” Başlıklı Seminer Gerçekleştirildi

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD), sanat ve tıbbı bir araya getiren anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı.
28 Mart 2025 Cuma günü Konferans Salonunda gerçekleşen “Bir Toplumun Şifası Olan Dr. Fazıl Küçük’e Adanmış Şifa Tasları” başlıklı semineri, Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu kurucusu ve Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Elif Vatanoğlu Lutz sundu. Seminer, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin 14 Mart Tıp Bayramı programının kapanış organizasyonunda yer aldı.

Seminere, ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi, Dr. Fazıl Küçük Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Küçük ve Üyesi Selen Süheyla Küçük, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan ile birlikte akademisyenler, öğrenciler ve sağlık çalışanları katıldı.

Dr. Fazıl Küçük Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Selen Süheyla Küçük seminerde yaptığı konuşmada şu sözlere yer verdi: “Şifa yalnızca hastalığı iyileştirmek değil, aynı zamanda umudu var edebilmektir. Şifa verebilmek paha biçilmez bir eylemdir. Bu vesileyle tüm hekimlerimizin 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum. Dedem Dr. Fazıl Küçük, eğitimini tamamladıktan sonra Kıbrıs’a dönerek halkına ücretsiz doktorluk hizmeti sunmaya ve onlara liderlik etmeye başlamıştır. 1963 olaylarında evini halka açarak onların şifası olmuş, halktan almadan halkına vermiştir. Onun liderlik ettiği değerlerin yeni nesillere aktarılması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bu tür etkinliklerin artarak devam etmesini diliyor, ARUCAD’a bu değerli organizasyon için teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan ise konuşmasında, “Bugün Dr. Küçük’ü anmak için buradayız. O, imkânsızlıklar içerisindeki Kıbrıs Türk halkına kendini adamış bir isimdir. Parası olmadığı için kimsenin geri çevrilmemesi gerektiğine inanırdı. Kendi imkânlarıyla ilaç temin ederek köy köy gezmiş, halkına şifa sunmuştur. Mücadelesi yalnızca hastalıklarla değil, cehaletle de olmuştur. ‘Bir toplum eğer karanlığa gömüldüyse o toplumun geleceği de hastalıklı olacaktır. Yobazlığın zehri engereğin zehirinden daha ölümcüldür’ sözüyle düşünce sağlığının da önemini vurgulamıştır. Bugün onu anarken, ışığının hala Kıbrıs Türk halkının vicdanını aydınlattığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi ise yaptığı konuşmada, “Bugün sanat, tıp ve liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün buluştuğu çok değerli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.

 

Gusi Barış Ödülü sahibi Elif Hocamızı ağırlamak bizim için ayrıca mutluluk verici. ARUCAD Ailesi olarak, Kıbrıs Türk halkının lideri olan Dr. Küçük’ün halk sağlığına yaptığı katkıları sanat aracılığıyla ele almak bizim için çok değerli. Bu etkinlikte sanat ve tıbbın birbirini nasıl besleyerek desteklediğini hep birlikte göreceğiz. Ayrıca, bu etkinlik vesilesiyle tüm hekimlerimizin 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum. Bugün öğrendim ki bu yıl hekimlerimizin bir sanat sergisi olmuş, dilerim önümüzdeki yıl bu sergiyi ARUCAD ile birlikte gerçekleştirebiliriz” dedi.

 

 

 

Seminerde Prof. Dr. Vatanoğlu Lutz, kurucusu olduğu Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu’nun çalışmalarını ve “tıpta insan bilimleri” yaklaşımını katılımcılarla paylaştı. Modern tıbbın teknik yönlerinin yanı sıra etik, felsefi ve sanatsal boyutlarının da sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Lutz, sanatın iyileştirici gücünü farklı örneklerle ortaya koydu. Şifa tasları aracılığıyla gerçekleştirilen, kadim geleneklerin günümüz tıbbıyla nasıl harmanlanabileceğini gösterdi. Sunumda ayrıca tıp tarihinden minyatürler, bio-art çalışmaları ve modern sanat örnekleri üzerinden insan bedeni, hastalık ve iyileşme temaları değerlendirildi. Dr. Fazıl Küçük’ün yalnızca bir hekim değil, aynı zamanda bir toplum lideri olduğunu vurgulayan Lutz, bu çok yönlü kişiliğin genç kuşaklara sanat yoluyla aktarılmasının önemini dile getirdi. Etkinlik, sadece bir seminer değil, aynı zamanda tıbbın insanla, insanlığın ise sanatla bağını yeniden hatırlatan güçlü bir anlatıya dönüştü.

 

Prof. Dr. Elif Vatanoğlu Lutz, seminerde gerçekleştirdiği sunumda, tasarladığı 12 şifa tası üzerinden Dr. Fazıl Küçük’ün liderliğini, şifa kavramını ve sanatla tıbbın buluşma noktasını anlattı. Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu’nun kuruluş hikâyesinden söz eden Lutz, hekimlerin eğitimlerinin başında hem mantıksal hem de yaratıcı düşünme yetilerinin aktif olduğunu, ancak zamanla ezbere dayalı eğitim sisteminin bu yaratıcılığı azalttığını belirtti. Bu nedenle Oksitosin oluşumunu hayata geçirdiğini ifade etti.

Sunumunda ayrıca pandemi döneminde farklı ülkelerde çevrimiçi olarak gerçekleştirdiği seminerlerde oksitosin hormonunun ırkçılık gibi toplumsal sorunlarla nasıl ilişkilendirilebileceğini anlattığını belirten Lutz, bu çalışmaları sayesinde Gusi Barış Ödülü’ne layık görülen ilk Türk kadın olmuştur.

Lutz, şifa taslarının tasarım süreçlerini detaylı bir şekilde anlatarak dönüştürücü ve iyileştirici etkisini katılımcılarla paylaştı. Halk sağlığını tehdit eden alternatif tıp uygulamalarının bilimsel temelden uzaklaştıkça nasıl bir risk oluşturduğunu örneklerle açıklayan Lutz, alternatif tıbbın şifa taslarının olduğu gibi raflara kaldırılarak birer sanat biçimi olarak kalmaları gerektiğinin altını çizdi.

Sanat, tıp ve liderlik kavramlarını aynı zeminde buluşturan seminer, katılımcılara hem düşünsel hem de duygusal anlamda güçlü bir deneyim sundu. Geniş katılımla gerçekleşen etkinlik, sağlık ve sanat alanındaki profesyonellerin yanı sıra öğrenciler ve toplumun farklı kesimlerinden izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi.

Maliye Bakanı Berova’dan bayram mesajı

Maliye Bakanı Özemir Berova, Ramazan Bayramı’nın aile bağlarını pekiştiren, toplumsal dayanışmayı artıran, sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik duygularını güçlendiren vakitler olması temennisinde bulundu.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Ramazan Bayramı münasebetiyle yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:

“Arife gününün manevi derinliğiyle başlayıp, Ramazan Bayramı ile taçlanan bu mübarek günlerin, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve refah getirmesini temenni ediyorum. Bir ay boyunca sabır ve ibadetle geçirilen Ramazan’ın ardından idrak ettiğimiz bu bayram, birlik ve beraberliği güçlendiren, dayanışma ve paylaşma ruhunu yücelten müstesna bir zamandır. Bayramlar; insanları birbirine yakınlaştıran, aile bağlarını pekiştiren, toplumsal dayanışmayı artıran, sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik duygularını güçlendiren kıymetli vakitlerdir. Bu vesileyle tüm halkımızın Arife gününü ve Ramazan Bayramı’nı en samimi duygularımla kutluyor, bayramın ülkemize ve insanlığa esenlik ve bereket getirmesini diliyorum.”

Bayramın birinci ve üçüncü gününde yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin 29 Mart- 4 Nisan tarihleri kapsayan hava tahmin raporuna göre; bölge alçak basınç sistemi ile genellikle serin ve nemli, yarın soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün az bulutlu öğle saatlerinden sonra parçalı bulutlu, yarın yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu, pazartesi parçalı çok bulutlu, salı yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu, çarşamba, perşembe ve cuma günleri parçalı bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı, iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 22-25 derece, pazar günü 18-21 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle güney ve batı, pazartesi ve salı günleri kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

KIB-TEK’TEN ELEKTRİK ZAMMINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

KIB-TEK’ten elektrik zammına ilişkin bir açıklama yapıldı.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan (KIB-TEK) yapılan açıklama şöyle:

“Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) tarafından 1 Nisan 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni fiyat düzenlemelerinin açıklanmasının ardından kamuoyunda farklı algılar yaratılmaya çalışılmaktadır.

Bu noktada; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına kurum olarak açıklama yapmak bir zaruret haline gelmiştir;

– Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) bir önceki tarife düzenlemesini 1 Ekim 2024 tarihinde yani 6 ay önce yapmıştır.

– Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (KIB-TEK) Nizamnamesine göre 2 ayı geçmeyen sürelerde tarife düzenlemesi yapmak bir zorunluluktur.

– Buna rağmen kurumumuz vatandaşlarımızı gözeterek, 6 aydır yaşanan tüm döviz artışlarına ve Hayat Pahalılığına rağmen tarifelerde fiyat değişikliğine gitmemiştir.

– Bilindiği üzere kurumunuzun temel giderleri olan, altyapı geliştirme, teknik bakımlar ve yakıt giderleri döviz üzerinden yapılmaktadır.

– Son 6 ayda döviz kurlarında ortalama %12 oranında artış gerçekleşmiştir

TAK Müdürü Gürdallı’dan Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği açıklamasına yanıt

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Müdürü Fehmi Gürdallı, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) tarafından yapılan açıklamaya yanıt verdi.

KTGB’nin bugün yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği önünde düzenlediği eylemin TAK tarafından takip edilmemesini “haber alma özgürlüğünün ihlali” olarak değerlendirdiğini hatırlatan Gürdallı, bunun yıllardır tarafsız ve objektif habercilik yapan TAK’ı yıpratmaya yönelik temelsiz ve talihsiz bir açıklama olduğunu belirtti.

Özgür haberciliğin kimsenin tekelinde olmadığını, bir inceleme yapılması halinde TAK bültenlerinin KKTC’de her kesimin sesini duyurabildiği en tarafsız yayınlardan biri olduğunun rahatlıkla görülebileceğini, bunun sektördeki gazeteciler arasında da konuşulduğunu vurgulayan Gürdallı, kısa bir incelemeyle bile, sadece Mart ayı içinde KTOEÖS’ün yaklaşık 20 açıklama ve eylem haberinin TAK bültenlerinde yer aldığının görülebileceğini belirtti.

KTOEÖS ve diğer sendikaların eylemlerinin imkanlar çerçevesinde takip edildiğini, takip edilemediğinde de söz konusu eylemlerle ilgili sendika tarafından gönderilen bildirilerin haberleştirildiğini aktaran Gürdallı, aynı konuyla ilgili KTOEÖS’ün 21 Mart’ta 1 haberinin, 23 Mart’ta 2 haberinin, 24 Mart’ta da 2 haberinin yayınlandığının altını çizdi.

Bu tablonun bile ne KTOEÖS’e ne de halkın haber alma özgürlüğüne yönelik bir sansür olduğunun kanıtı olduğunu ifade eden Gürdallı, “esas olarak Gazeteciler Birliği adına yapılan açıklamanın manipülatif ve halkı yanıltmaya yönelik olduğunu üzülerek söylemek durumundayım” dedi.

Gürdallı, önceki günlerde çok daha geniş şekilde yapılan benzer eylemlerin de takip edildiği ve haberleştirildiği için söz konusu eylemin izlenmediğini, bu konuda sendikadan da bir bildiri gelmediğini söyledi.

TAK’ın hangi haberleri takip edeceğine, gündemi değerlendiren Ajans yönetimi tarafından karar verildiğini ifade eden Gürdallı, iddia edildiği gibi halkın haber almasını engelleyen sansürcü bir zihniyetle hareket edilmesi durumunda elbette KTGB temsilcisinin de bulunduğu TAK Yönetim Kurulu’nda konunun konuşulabileceğini ve kendisinden hesap sorulabileceğini belirtti.  Gürdallı, Yönetim Kurulu’nda bu yönde bir güvensizlik hissetmesi durumunda tereddüt etmeden görevini bırakacağını da ifade etti.

Görevde olduğu süre boyunca, Ajans’ın en demokratik ve objektif dönemlerinden birini yaşadığına ilişkin çok sayıda ifadeyle karşılaştığını söyleyen Gürdallı, 25 yıllık kariyeri boyunca adının “sansür” kelimesiyle yan yana gelmediğini da hatırlattı.

Bununla birlikte TAK’ın her partinin, her bakanın, her sendikanın, her sivil toplum örgütünün tüm eylemlerini izleme gibi bir yükümlülüğü ve imkanı bulunmadığını vurgulayan Gürdallı, takip edilmeyen tek bir olay nedeniyle Ajans’a yapılan eleştirinin aceleci olduğunu ve kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Gürdallı, “Tek bir olay üzerinden değerlendirme yapmak yerine bir sendika ya da partiye yönelik süregelen bir tavır olup olmadığına bakmanın” daha doğru olacağını söyledi.

Gürdallı, ajansın ana misyonları arasında bulunan halkı bilgilendirme, doğru ve tarafsız haber almasını sağlama, tüm kesimlerin sesini duyurma, ayrıca Kıbrıs Türkü’nün sesini ve davasını duyurma açısından da kamu kaynaklarının en iyi şekilde kullanıldığından kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini belirtti. Fehmi Gürdallı, ajansın verimliliğinin,  ürettiği haberlerin ve neredeyse tümü de KTGB üyesi olan haber personelinin  özverisinin ortada olduğunu vurguladı.

KIB-TEK’in Yönetim Kurulu Başkanlığına Gürsel Uzun atandı

Bakanlar Kurulu, Kubilay Özkıraç’ın istifasının ardından Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanlığına Gürsel Uzun’u atadı.

Uzun’un atamasıyla boşalan Toprak Ürünleri Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığına ise Yenal Garabli getirildi.

Öte yandan, Toprak Ürünleri Kurumu Müdürü Soley Baybar’ın istifası ardından, kurumun yeni müdürü olarak Kürşat Özer atandı.

Bakanlar Kurulu’nun atama ve görevden alma kararları bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

 

Alınan karar şöyle:

“Bakanlar Kurulu, Fasıl 171 Elektrik İnkişaf Yasası’nın 5’inci maddesinin (1)’inci fıkrası uyarınca, Ü(K-1)620-2025 sayı ve 25.3.2025 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kuruluna Başkan olarak atanan Kubilay Özkıraç’ın bu görevden istifa etmesi nedeniyle yerine Gürsel Uzun’un atanmasına karar verdi.”

Sibel Tatar’dan Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi’ne ziyaret

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, kurucu başkanı olduğu Bellapais Inner Wheel Kulübü’nün başkan ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi’ne bayram ziyaretinde bulundu.

Sibel Tatar, ziyaretinde merkezde bulunan yaşlı ve bakıma muhtaç kişilerle görüşerek, Ramazan Bayramı’nı kutladı.

İkramların sunulduğu ziyarette sanatçı Bahar Gökhan müzik dinletisi sundu.

Ahmet Savaşan: 35 Yıl Sonra Güzelyurt Yeni Sosyal Konutları’nın Temelini Attık

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Ahmet Savaşan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Güzelyurt’ta yeni sosyal konutların temelinin atıldığını duyurdu.

Savaşan, paylaşımında, “Onursal Başkanımız Dr. Derviş Eroğlu başbakanlığında UBP hükümeti döneminde en son 35 yıl önce yapılan sosyal konutların ardından, bugün UBP Genel Başkanı, Başbakanımız Sn. Ünal Üstel başbakanlığındaki hükümetimiz tarafından 35 yıl sonra Güzelyurt’ta yeni sosyal konutların temelini attık.” ifadelerini kullandı.

Nazım Çavuşoğlu: Herkes sağduyulu olmalı, olumsuz tutum eğitime zarar veriyor

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İrsen Küçük Ortaokulu’ndaki başörtüsü tartışmasına ilişkin tüm taraflara sağduyulu bir yaklaşım sergileme çağrısında bulundu. Çavuşoğlu, eğitim hakkının engellenmemesi gerektiğini vurgulayarak, hükümetin çözüm üretme çabasında olduğunu belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İrsen Küçük Ortaokulu’nda yaşanan olaylarla ilgili tüm tarafları sağduyuya davet etti.

Hükümetin ve Bakanlığın Disiplin Tüzüğü ile ilgili sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini ve çözüm üretme çabasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, yaşanan bu olumsuz tutumun, eğitim camiasına zarar verdiğini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı Basın Bürosu aracılığıyla açıklama yapan Çavuşoğlu, İrsen Küçük Ortaokulu’nda başörtüsü ile gelen bir öğrencinin, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) ve okul yönetiminin tepkisi üzerine okula alınmaması sonucu yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Disiplin Tüzüğü’nün geri çekildiğine yönelik Bakanlar Kurulu kararını anımsatan Çavuşoğlu, dün Başbakan Ünal Üstel başkanlığında düzenlenen istişare toplantısına işaret ederek, Hükümetin ve Bakanlığın sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini ve çözüm üretme çabasında olduğunu ifade etti.

Sendikanın uzlaşı girişimlerine olumsuz yaklaştığını belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Bilindiği üzere öğrencilerin eğitim hakkı Anayasal bir güvence altındadır. KKTC Anayasası’nın 59. maddesine istinaden kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Her çocuk öğrenim hakkına sahiptir. Yine Milli Eğitim Yasası’nın 9. maddesi gereği zorunlu eğitim çağında her çocuğun yaş gruplarından kopmadan eğitim görmesi esastır. Dolayısıyla herhangi bir öğrencinin eğitim hakkının elinden alınması söz konusu değildir. Okul idaresinin belirlediği, kılık kıyafet kurallarına uymayan herhangi bir öğrenci için disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Kılık kıyafeti uygun olmayan herhangi bir öğrencinin disiplin cezası yerine eğitim hakkının elinden alınması hiçbir yasal mevzuata uymamaktadır.”

Çavuşoğlu, eğitimle ilgili hükümet vizyonunun eleştirilebileceğini ve alınan kararlara tepki gösterilerek grev hakkının kullanılabileceğini, ancak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir Daire Müdürü ile beraberindeki öğrencinin okula girişinin engellenmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini söyledi.

Okula gönderilen Bakanlık yetkililerinin durumu yerinde gözlemlemek ve Başbakan Ünal Üstel’in başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısında alınan kararları bir kez daha açıklamak için görevlendirildiğini belirten Çavuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Eğitimde kaosa yer yoktur, kurallar çerçevesinde hareket etmek zorundayız. Yetkililerin iyi niyetli çabalarına rağmen karşılaşılan bu tutum eğitim camiasına zarar vermektedir.”

Kıbrıs Türk Barolar Birliği heyetinin de ortaya koyduğu rapora işaret eden Çavuşoğlu, “Bizim rehberimiz Anayasamız ve ilgili AİHM kararlarıdır, hukuktur, yargıdır. Bunun dışında farklı bir rehberimiz olamaz.” dedi.

Bayram sonrasında konunun tüm taraflarla birlikte yeniden ele alınacağını söyleyen Çavuşoğlu, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak, çocuklarımızın eğitime erişiminin engellenmemesi gerektiği görüşündeyiz. O nedenle o öğrencilerimizin eğitim hakkını korumak için elimizden geleni yapmaktayız. Tüm tarafları, çocuklarımızın geleceğini düşünerek sorumlu ve sağduyulu bir şekilde hareket etmeye davet ediyorum.” ifadelerine yer vererek açıklamasına son verdi.

Başbakan Üstel: “Güzelyurt’a verdiğimiz sözleri tutuyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, Güzelyurt’ta düzenlenen sosyal konut temel atma töreninde yaptığı konuşmada, 35 yıl sonra bölgeye büyük bir yatırım kazandırıldığına vurgu yaptı, projenin Güzelyurt’a büyük bir değer katacağını ifade etti.

Geçmişe atıfta bulunarak, en son sosyal konut projesinin dönemin Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakanı Derviş Eroğlu tarafından hayata geçirildiğini anımsatan Üstel, bugüne kadar iktidara gelen hükümetlerin ise konuyu sadece vaatlerle geçiştirdiğini ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle bu projelerin hayata geçirilemediğini söyledi.

-“UBP Güzelyurt’a her zaman sahip çıktı”

UBP’nin Güzelyurt’a her zaman sahip çıktığını belirten Üstel, “Rahmetli Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş ve Derviş Eroğlu’nun dediği gibi, ‘Güzelyurt Türk’tür, Türk kalacaktır.'” ifadelerini kullandı. Üstel, ayrıca Güzelyurt’un, hükümetin bölgeye yaptığı yatırımlarla gelişimini sürdürdüğünü de kaydetti.

-“Hükümetimiz siyasi ve ekonomik istikrarı sağladı”

Hükümetin 12 Mayıs’ta üçüncü yılını dolduracağını, bu süre içinde yapılanların, önceki on yılda yapılanlardan fazla olduğunu dile getiren Başbakan Üstel, ülkeye siyasi istikrar kazandırdıklarını, bunun da ekonomik istikrara katkı sağladığını dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan iş birliği protokollerinin altyapı ve sosyal projeler açısından büyük önem taşıdığını, geçtiğimiz günlerde Ankara’da imzalanan mali ve iktisadi iş birliği protokolüyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne 21 milyar TL’lik kaynak sağlandığını belirten Üstel, bu fonun altyapı projeleri ve bölgesel yatırımlar için kullanılacağını söyledi.

-“Söz verdiklerimizi yerine getirdik, hiçbir vaadimiz havada kalmadı”

Üstel, hükümetin vaatlerini yerine getirmediği yönündeki söylemlere de yanıt vererek, bazı projelerde teknik nedenler veya yasaların Meclis’ten geçmesindeki gecikmeler nedeniyle zaman kaybı yaşanabileceğini belirtti. Başbakan Üstel, “Hiçbir vaadimizi, hiçbir sözümüzü havada bırakmadık” dedi.

Hükümetin icraat odaklı bir anlayışla çalıştığını dile getiren Üstel, “İstedikleri platformda da bunu tartışmaya hazırım. Çünkü biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz” şeklinde konuştu.

-“15 Kasım’dan önce Güzelyurt Hastanesi’ni hizmete açacağız”

Projelerin hayata geçirilmesi için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Başbakan Ünal Üstel, hükümetin Güzelyurt’a verdiği sözleri yerine getirdiğini, yarım kalan hastanenin tamamlanması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirtti.

Üstel, “Bize ‘Yapamazsınız’ dediler ama biz sözümüzü tuttuk, 15 Kasım’dan önce Güzelyurt Hastanesi’ni hizmete açacağız” dedi.

Üstel ayrıca, bölgedeki narenciye sektörüne yönelik soğuk hava deposu projesinin de ihalesinin tamamlandığını ve yatırım sürecinin başladığını belirtti.

-“Gençlerimizin kendi topraklarında yaşamaları için elimizden geleni yapıyoruz”

Üstel, “Gençlerimiz toprağına sahip çıksın, burada yaşasın diye ilk evim kredisi projesini başlattık. Üçüncüsünü de hayata geçirdik ve bu kredi sayesinde pek çok gencimiz ev sahibi oldu” diyerek, gençlerin Güzelyurt’ta kalması ve bölgeye daha fazla bağlanması için sosyal konut projelerinin hayata geçirildiğini aktardı.

Üstel, bu kredi sayesinde birçok gencin ev sahibi olduğunu ve müteahhitlerden de olumlu geri bildirimler aldıklarını ifade etti.

-Çobanoğlu’nun rahatsızlığı nedeniyle törene ara verildi

Başbakan Üstel’in konuşması sırasında, İçişleri Bakanlığı Plan-Proje Müdürü Emirali Çobanoğlu’nun rahatsızlanması üzerine törene ara verildi.

Çobanoğlu, ambulansla hastaneye kaldırıldıktan sonra konuşmalara devam edildi.

Konuşmasının devamında, sosyal konut projesinin birinci etabının bugün başladığını, ikinci etabın da yakın zamanda devreye alınacağını belirten Üstel, benzer projelerin diğer ilçelerde de uygulanacağını ifade etti.

-“Siyasi istikrar varsa, ekonomik istikrar da vardır”

Bazı kesimlerin, sosyal konut projeleri için gerekli finansmanın nasıl sağlandığına dair sorular yönelttiğini belirten Üstel şöyle devam etti:

“Siyasi istikrar varsa, ekonomik istikrar da vardır. Hükümete geldiğimiz ilk gün, üçüncü ülkelerden mal alanlara ek vergi koyduk. Bu vergiyi taşınmaz mallar ve sosyal konut fonu için kullanıyoruz. Aynı zamanda, uluslararası kabul gören Taşınmaz Mal Komisyonu için de kaynak yarattık ve komisyonun sürekli çalışmasını sağladık.”

Üstel, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği ile iş birliği yaparak maliyetleri düşürdüklerini de ifade ederek, “Müteahhitler Birliği bir kooperatif kurarak bu projeleri üstlendi. Ayrıca, sosyal konut projelerinde düşük faizli Türk lirası kredileri sağlıyoruz ve faiz farkını sosyal konut fonundan karşılıyoruz. Böylece, gençlerimizin daha uygun koşullarda ev sahibi olmasını sağlıyoruz,” şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a desteklerinden ötürü teşekkür eden Üstel, “Biz, yatırımlarımızı sürdüreceğiz, Güzelyurt’a verdiğimiz sözleri tutmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerine son verdi.

Cumhurbaşkanı Tatar Güzelyurt’ta konuştu: “Tarihi buluşma”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güzelyurt Yeni Sosyal Konutları projesinin, uzun zamanlı bir çalışmanın neticesi olduğunu belirterek, müteahhitlerin kooperatif altında daha ekonomik bir ürün ortaya çıkması için gerekli fedakarlığı gösterdiğini, hükümetin de fon ve kaynak yaratarak, projeye destek olduğunu kaydetti. Tatar, Güzelyurt’taki buluşmayı “tarihi” olarak nitelendirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Güzelyurt Yeni Sosyal Konutları’nın temel atma töreninde konuştu. Tatar konuşmasına, tören sırasında rahatsızlanan İçişleri Bakanlığı Plan-Proje Müdürü Emirali Çobanoğlu’na geçmiş olsun dileklerini ileterek, başladı. Bugünkü buluşmayı “tarihi” olarak niteleyen Tatar, projede emeği geçenlere teşekkür etti.

Bunun uzun zamanlı bir çalışmanın neticesi olarak ortaya çıktığını kaydeden Tatar, “Çünkü talep vardır. Ekonomide bir ürünün rağbet görebilmesi için, bir projenin başarılı olabilmesi için mutlak suratte talebin olması gerekmektedir.” dedi.

Güzelyurt’ta gençlerin bölgeyi terk edip, Lefkoşa’ya ve diğer bölgelere taşınmalarına bir nebze olsun engel olabilecek bu projenin başarısının talebe bağlı olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, projenin Güzelyurt’un gençlerine hayırlı olmasını diledi.

Bir hafta önce Cenevre’de uluslararası camiaya, Birleşmiş Milletler’e ve uluslararası aktörlere, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet, iki ayrı halk olduğunu bir kez daha vurguladıklarını kaydeden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kendilerine tam destek verdiğinin altını çizdi. Kesin ve net olarak federasyon defterinin kapandığını, artık Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa, bu anlaşmanın iki devletli bir çözümle olabileceğini belirten Tatar, bu bağlamda Güzelyurt’taki gelişmenin devam etmesi gerektiğini söyledi.

-“Güzelyurt KKTC’nin en önemli bölgelerinden bir tanesi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güzelyurt’un, su kaynakları, ziraatı, narenciyesi ile KKTC’nin en önemli bölgelerinden biri olduğunu dile getirerek, Güzelyurt’un, daha da gelişmeye açık olması için hükümetin desteğiyle hep birlikte gayretlerini sürdüreceklerini belirtti.

KKTC’nin gelişmesi ve kalkınması için anavatan Türkiye ile iktisadi ve mali iş birliği protokolleri imzalandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, son protokolün, 21 milyar TL’lik boyutuyla reel olarak tarihi büyüklükte olduğunu söyledi. Tatar, bu protokolün devreye girmesiyle birlikte altyapıyı tamamlayacak projelerle, hayat kalitesinin yükselmesi ve ekonomik kalkınmanın en büyük temennileri olduğunu dile getirdi.

-“Bu çalışmanın başka projelere de örnek olmasını diliyorum”

Hükümet ve Müteahhitler Birliği’nin oluşturduğu bu çalışmanın başka projelere de örnek olmasını dileyen Tatar, müteahhitlerin kooperatif altında daha ekonomik bir ürün ortaya çıkması için gerekli fedakarlığı gösterdiğini, hükümetin de fon ve kaynak yaratarak, projeye destek olduğunu kaydetti.

Dipkarpaz, Gazimağusa ve diğer bölgelerde daha ekonomik konutların yapılmasıyla KKTC devletinin kendi devinimi içinde ihtiyaçlara çare üreteceğini, kendi insanına hizmet edeceğini belirten Tatar, “Devlet olmanın sorumluluğu budur.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk devleti olarak burada refahı artırabilmek, gençlere umut dolu yarınlar vadedebilmek için böylesine projelerle KKTC’nin geleceğine bir mühür daha vurmanın başarısını ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Başbakan Üstel, bakanlar, müteahhitler ve bürokratları kutlayan Tatar, projenin Güzelyurt’a hayırlı olmasını temenni etti. Tatar konuşmasında, herkesin bayramını da kutlayarak, sağlık, mutluluk ve esenlikler diledi.

Çavuşoğlu: ”Disiplin tüzüğü geri çekildi, sendika uzlaşıyı reddetti”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, disiplin tüzüğünün geri çekildiğini ancak sendikanın uzlaşı girişimlerini reddettiğini açıkladı.

Çavuşoğlu, Haber Kıbrıs’a yaptığı açıklamada, disiplin tüzüğüne uymayan öğrencilere uygulanacak yaptırımların belirli olduğunu vurgulayarak, öğrencilerin okula alınmaması ve eğitim hakkından mahrum bırakılmasının yasal zemini olmadığını ifade etti.

“Hukuk ve yasalar varken, süreci kendi ideolojik düşüncelerimize göre belirleyemeyiz. Disiplinle ilgili bir sorun varsa, disiplin süreci devreye girer. Maalesef sendika yöneticileri kontrolsüz davranışlar sergileyerek çözümü daha da zorlaştırıyor. Bayram sürecini iyi değerlendirerek bir çözüm bulacağız. Bir kez daha tüm tarafları sağduyulu olmaya davet ediyorum,” dedi.

Çavuşoğlu: Eğitim hakkı engellenemez, disiplin mekanizması işletilmeli

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İrsen Küçük Ortaokulu’nda yaşanan gerginlik sonrası yaptığı açıklamada, hükümetin uzlaşı ortamı oluşturduğunu ancak sendika yöneticilerinin tutumunun bu ortamı bozduğunu belirtti. Eğitim hakkının Anayasa ile güvence altında olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Disiplin tüzüğü geri çekildi, ancak öğrencilerin okula alınmaması kabul edilemez” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İrsen Küçük Ortaokulu’nda yaşanan gerginlik üzerine Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada, hükümetin oluşturduğu uzlaşı ortamının sendika yöneticilerinin kişisel görüşleri nedeniyle bozulmak istendiğini belirterek, “Bizim rehberimiz Anayasamız ve ilgili AİHM kararlarıdır, hukuktur, yargıdır… Bunun haricinde farklı bir rehberimiz olamaz” dedi.

“SENDİKANIN TUTUMU KONTROLSÜZ”

Konuyla ilgili Kıbrıs Postası’na konuşan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, bugün okula gönderilen bakanlık yetkililerinin durumu yerinde gözlemlemek ve dün yapılan istişare toplantısında alınan kararları bir kez daha açıklamak için görevlendirildiğini söyledi. Ancak okulda sendika yetkililerinin kontrolsüz davranışlar sergilediğini ifade etti.

Çavuşoğlu, dün gerçekleştirilen toplantıda Barolar Birliği heyetinin de ortaya koyduğu gibi Anayasa gereği hiçbir öğrencinin eğitim hakkının engellenemeyeceğini vurguladı. Bu doğrultuda, Disiplin Tüzüğü’nün geri çekildiğini ve kılık kıyafet konusunda yetkinin okul yönetimlerine verildiğini belirtti. Ancak okul yönetimlerinin, kılık kıyafet kurallarına uymayan öğrencileri okula almama yönünde bir uygulama yapmasının da kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

“DİSİPLİN MEKANİZMALARI İŞLETİLMELİ”

Çavuşoğlu, “Eğer bir öğrenci kılık kıyafet yönetmeliğine uymuyorsa, bu öğrenciyi okula almamak kabul edilebilir bir durum değildir. Disiplin mekanizmalarının işletilmesi gerekmektedir” dedi.

Başbakan Ünal Üstel başkanlığında dün düzenlenen istişare toplantısında hükümetin sağduyulu bir yaklaşım sergileyerek çözüm üretme çabasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, sendikanın tutumunun ise ayrıştırıcı olduğunu savundu. “Bu konu, bireylerin dünya görüşüne göre şekillendirilecek bir mesele değildir. Hukuk ve yasalar vardır. Hiçbir öğrencinin eğitim hakkını engelleyemezsiniz. Eğer disiplinle ilgili bir sorun varsa, disiplin sürecini işletirsiniz. Bu uygulama yıllardır bu şekilde devam etmektedir” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, hükümetin bu konudaki kararlarını uyguladığını vurgulayan Çavuşoğlu, bayramdan sonra sorunun çözüleceğine inandığını ifade etti.

Okullarda Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişikliğin geri alınmasına rağmen, bugün bir öğrencinin İrsen Küçük Ortaokulu’na başörtüsüyle gönderilmesine sendikanın karşı çıktığı ifade edildi. Yaşanan olayların ardından okul müdürünün baygınlık geçirdiği ve okula ambulans çağrıldığı öğrenildi.

Yaz saati uygulaması başlıyor!

Yaz saati uygulaması, 30 Mart Pazar günü başlıyor.

Bakanlar Kurulu’nda onaylanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan “2025 Yaz Saati Emirnamesi”ne göre saatler, 30 Mart Pazar günü, saat 03.00’te bir saat ileri alınacak.

Yaz saati uygulaması 26 Ekim 2025 Pazar günü, saat 04.00’te saatlerin bir saat geri alınmasıyla kalkacak.

Gönyeli Alayköy Belediyesi, Ramazan Bayramına hazır!

Gönyeli Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Ramazan Bayramı süresince belediye hizmetlerinin aksamaması için tedbirlerin alındığını söyledi.

Gönyeli Alayköy Belediyesi, Ramazan Bayramı süresince belediye hizmetlerinin aksamaması için birtakım tedbirler aldı.

Bayram boyunca temizlik ve su gibi hizmetlerin tam verilmesi için önlemini alan Gönyeli Alayköy Belediyesi, sıkıntı yaşayan vatandaşların ulaşabileceği telefon numaralarını kamuoyuna duyurdu. Buna göre; İdari konular için 0533 862 41 00 ve 0533 880 60 10, Kanalizasyon için 0539 101 84 25, Su sıkıntısı için 0542 851 13 01, Zabıta için 0533 852 38 94 ve 0533 861 59 64, Temizlik ve defin için 0533 858 13 52 ve 0533 862 58 80, Sağlık şubesi için 0533 834 65 15, Yaşlılara Hizmet Birimi için 0533 825 31 99 ve Haşere şikâyetleri için 0539 121 10 76 numaralarının aranması istendi.

AMCAOĞLU: BAYRAMDA HİZMETLERİMİZ AKSAMAYACAK”

Gönyeli Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu bayram nedeniyle yaptığı açıklamada, vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı.

Belediye olarak, vatandaşların mağdur olmaması için tüm tedbirleri aldıklarını ifade eden Amcaoğlu, belediye hizmetlerinin bayram döneminde de aksamayacağını ifade etti.

Amcaoğlu, “Gönyeli Alayköy Belediyesi olarak hiçbir olumsuzluğa mahal vermemek adına personelimizle 24 saat vatandaşın hizmetinde olmaya devam edeceğiz” dedi.

Petrol kazançlarını korudu

Petrol, ABD ham petrol stokları Aralık ayından bu yana en büyük düşüşü yaşadıktan sonra kazancını korudu ve bu durum yakın vadede arz sıkıntısı yaşanabileceğine işaret ediyor.

Brent Çarşamba günü yüzde 1,1 artışla kapanarak 74 dolara yakın işlem görürken, ABD Ham Petrolü ise 70 doların altında işlem gördü. Hükümet verilerine göre, Amerikan stokları geçen hafta 3,34 milyon varil azalarak bir ayın en düşük seviyesine gerilerken benzin stokları da düştü.

Trump yönetiminin yaptırımları ve tarifeleri İran ve Venezuela gibi üreticilerden gelen arz kesintisi olasılığını artırdığından petrol Mart ayının başından bu yana yükseliş eğiliminde. Bu durum, yatırımcıları fiyat artışlarına karşı korunmak için yükseliş eğiliminde petrol opsiyonlarını almaya yöneltti.

Hava parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü, bugün havanın parçalı ve az bulutlu havanın hakim olacağını açıkladı. Sabah saatlerinde yer yer sisli havanın etkili olması bekleniyor.

Gün içerisinde iç kesimlerde sıcaklıklar 24-27 °C, sahil kesimlerinde ise benzer şekilde seyredecek.

Rüzgarın kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli olarak esmesi bekleniyor.

ÖZEL GEREKSİNİMLİ GENÇLERİN MANGAL KEYFİ

Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Demirhan Engelsiz Yaşam Evi’ndeki özel gereksinimli gençlere Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği tarafından mangal etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ile Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit de katıldı.
Özel gereksinimli gençler güzel havanın da keyfini çıkararak şarkılar eşliğinde eğlenceli anlar yaşadı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, etkinliğin sonunda, Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği temsilcilerine katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

GARDİYANOĞLU:14 AYDA SÖZ VERDİĞİMİZ BÜTÜN PROJELERİMİZİ TAMAMLADIK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu  katıldığı programda bakanlığın çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çok yönlü bir bakanlık olduklarını dile getiren Bakan Gardiyanoğlu 2024 yılını sosyal hizmet yılı ilan ettiklerini hatırlatarak
“14 ayda söz verdiğimiz bütün projelerimizi tamamladık. Sıradaki hedefimiz yıllardır tamamlanamayan, defalarca temeli atılan Lapta Huzurevi projesini bitirmek .Önemli olan tesis açmak değil, idamesini sağlamaktır. Teşkilat yasalarımızı da güncelledik. İrade ve vizyon ile tüm işlerin altından kalkmak mümkün.” İfadelerini kullandı.
GARDİYANOĞLU: “DENETİMLER KONUSUNDA ÇOK CİDDİ ÇALIŞMALARIMIZ VAR”
Kayıt dışı yaşam konusunda çok ciddi çalışmalar olduğunu anlatan Bakan Gardiyanoğlu “ Yazılımımızı gelişirdik. Sistemimiz de polis muhacerete açık. Kayıtlılık oranımız yüzde 85 in üzerine çıktı. Bu çok önemli bir rakam.” dedi.

“OTELLERİMİZ TEDBİRLER ANLAMINDA STANDARTLARIN DA ÜSTÜNDEDİR”
Otellerde başlatılan yangın tedbirleri ile iş sağlığı güvenliği denetimleri ile ilgili de bilgi veren Bakan Gardiyanoğlu, “ Otellerimiz kullanılan malzemeye kadar en ince ayrıntısına kadar incelenmektedir. Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki otellerimiz standartların da üstündedir.” Şeklinde konuştu.
Gardiyanoğlu Bakanlığa bağlı tüm kurumları da habersiz bir şekilde sık sık ziyaret edip denetlediğini de belirterek , engelli bireyler, yaşlılar ve çocuklarla biraraya geldiğini anlattı. Bakan Gardiyanoğlu herkese bu kurumları ziyaret etme çağrısında bulunarak “Lütfen herkes buraları ziyaret etsin. Bu kişilerin dıştan gelen insanlara sarılmaya ihtiyacı var.” Dedi.

Büyükelçi Başçeri: “İzolasyonlar insanlık suçu”

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın organize ettiği ”Daha Adil Bir Dünya Mümkün” panelinde konuşan Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, dünyanın Kıbrıs Türküne yaklaşımını eleştirdi:

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın organize ettiği ”Daha Adil Bir Dünya Mümkün” panelinde konuşan Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, dünyanın Kıbrıs Türküne yaklaşımını eleştirdi:

İki devletli çözüm…
Ali Murat Başçeri, adadaki tek çözümün, iki devletin yan yana nasıl yaşayacağını belirleyecek iki devletli çözüm olduğunu dile getirdi. Diğer tüm yolların denendiğini ama hiçbir sonuç alınamadığını ifade eden Başçeri, Kıbrıs Türk halkının sabrının tükenmek üzere olduğunu gördüğünü söyledi.

“İzolasyonlar insanlık suçu”…
Kıbrıs Türk halkının son 50 yıldır maruz kaldığı izolasyonların, artık sessiz bir insanlık suçuna dönüştüğünü ifade eden Başçeri, Türkiye’nin bu izolasyonlardan Kıbrıs Türklerinin en az şekilde etkilenmesi için çaba harcamaya devam edeceğini belirtti.

“BM’nin borcu var”
Tüm kurumları ve özel sektörüyle Türkiye’nin, KKTC ile her alanda iş birliğini sürdüreceğini kaydeden Başçeri, iyi niyetli ve iş birliğine açık KKTC’nin uluslararası toplumda hak ettiği saygın konuma ulaşmasının, BM Güvenlik Konseyi’nin borcu olduğunu söyledi.

Disiplin Tüzüğü değişikliği… Başbakan Üstel: “Toplumu germeme ve bölmeme adına istişareden yanayız”

Başbakan Ünal Üstel, Disiplin Tüzüğü ile ilgili genişletilmiş istişare toplantısının ardından yaptığı açıklamada, toplumu germeme ve bölmeme adına istişareden yana olduklarını vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel, siyasi parti, öğretmen sendikaları ve Barolar Birliği temsilcileriyle, Disiplin Tüzüğü ile ilgili genişletilmiş istişare toplantısı yaptı.

Meclis’te Mavi Salon’da yapılan toplantının ardından basına açıklamalarda bulunan Başbakan Ünal Üstel, Disiplin Tüzüğü değişikliğinin ardından yaşananlar nedeniyle bazı çocukların sınavlara girememe durumuyla karşılaştığını belirterek, çocukların ülkenin geleceği olduğunu söyledi.

“Çocuklarımızı ayrıştırmama adına, toplumu germeme adına bu konuları istişare ederek çözme yollarını arıyoruz.” diyen Üstel, bugün sendikalar, Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partiler ve Barolar Birliği temsilcileri ile genişletilmiş bir istişare toplantısı yaparak, sorunu nasıl ortadan kaldıracaklarını tartıştıklarını söyledi. Üstel, konuyu hükümet içinde de görüştükten sonra, çarşamba günü sendikalarla yeniden bir araya geleceklerini de aktardı.

Ülkenin hukuk devleti olduğunu belirten Üstel, “Özgürlükleri dini inançlarla karıştırmamak lazım. Toplumu germeme ve bölmeme adına istişareden yanayız. İstişare ederek ortak bir çıkış yolu bulmak için çalışmayı başlattık.” diye konuştu.

‘Ukrayna konulu liderler zirvesi’ başladı: Cevdet Yılmaz ile Hristodoulidis bir arada görüntülendi

Fransa’da 31 ülkenin liderlerini bir araya getiren Ukrayna konulu liderler zirvesi’nin başladığı belirtildi. Liderler Zirvesi’ne katılan Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodoulidis, zirvede Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir arada görüntülendi.

Fransa’nın başkenti Paris’te, Ukrayna’daki savaşı sonlandıracak ateşkes planı ve güvenlik garantilerini ele almak üzere 31 ülkenin liderlerini bir araya getiren ‘Ukrayna Konulu Liderler Zirvesi’ yerel saatle 09.00’da başladı.

Elysee Sarayı’nda düzenlenen zirvenin ana gündem maddeleri, Ukrayna’da kalıcı barış ve asker gönderilmesi dahil sağlanacak güvenlik garantileri ile Avrupa güvenliği olacak.

Zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil ederken, Yılmaz, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodoulidis ile görüştü.