Archives Ekim 2025

Maliye Bakanı Berova, Zeytin Konseyi üyelerini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Zeytin Üreticileri ve Sanayiciler adına Zeytin Konseyi Üyesi Dr. Med. Vet. Nazım Akçaba ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, görüşmede, zeytin ve zeytinyağı üretiminde kayıt dışılığın önlenmesi, sahte ürünlerle mücadele ve sektörde denetimlerin artırılması konuları ele alındı. Sektörün mevcut durumu ve çözüm önerileri değerlendirildi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova kabulde yaptığı konuşmada, üreticilerin emeğini korumak ve halk sağlığını güvence altına almanın öncelikleri olduğunu söyleyerek, Maliye Bakanlığı ve ilgili kurumların, kayıtlı üretimi teşvik eden düzenlemeleri desteklemeye devam edeceğini vurguladı.

Berova, “Zeytinyağı, ülkemizin dünyaya gururla sunabileceği en değerli ürünlerden biridir” dedi.

-Akçaba

Zeytin Konseyi Üyesi Dr. Med. Vet. Nazım Akçaba da yaptığı açıklamada, zeytin üretiminin ülke ekonomisi ve halk sağlığı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu söyleyerek, “Zeytin bizim kültürümüzün ve soframızın vazgeçilmezidir.” dedi.

Akçaba, kayıt dışı ve sahte ürünlerin hem üreticiye hem tüketiciye zarar verdiğini ve bu sorunun kurumlar arası iş birliği ve sıkı denetimle aşılabileceğini belirtti.

Bakan Çavuş, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu Projesinde İncelemelerde Bulundu

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Güzelyurt’ta yapımı süren Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesis projesi alanında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Ziyaret sırasında yetkililerden proje süreci, teknik altyapı ve tamamlanma aşamalarıyla ilgili bilgi alan Çavuş, çalışmaların planlanan doğrultuda ilerlemesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Bölgenin tarımsal üretim kapasitesine önemli katkı sağlaması beklenen tesisin, ilk etapta 15 bin tonluk depolama alanıyla hizmete başlaması, ilerleyen dönemlerde ise 40 bin tona kadar genişletilmesi hedefleniyor. Proje tamamlandığında, özellikle narenciye ve diğer tarım ürünlerinin uygun koşullarda saklanarak kalite kaybı yaşanmadan piyasaya sunulmasına olanak tanıyacak.

Bakan Hüseyin Çavuş yaptığı açıklamada, projenin ülke tarımına uzun vadeli değer katacağını belirterek, “Bu tesis, üreticimizin emeğini koruyacak, ürünlerin değerini artıracak ve tarımsal zincirde istikrar sağlayacak bir yatırımdır. Üretimde sürdürülebilirliği sağlamak kadar, doğru depolama ve pazarlama altyapısını kurmak da önceliğimizdir,” dedi.

Enerji verimliliği esas alınarak tasarlanan tesisin, güneş panelleriyle enerji ihtiyacının büyük kısmını karşılayacak çevreci bir sistemle donatıldığı da kaydedildi. Çavuş, tarımsal altyapıyı güçlendiren bu tür projelerin hem üreticiyi desteklediğini hem de ülke ekonomisinin dayanıklılığını artırdığını vurgulayarak, “Güzelyurt’un üretim potansiyelini ileriye taşıyacak bu yatırım, geleceğe yönelik güçlü bir adımdır,” ifadelerini kullandı.

Tatar: Zirvede KKTC devlet olarak büyük ilgi görüyor

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’ın Gebele şehrinde yer alan Türk Devletleri Teşkilatı 12’nci Liderler Zirvesi’nde BRT’ye açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin; Azerbaycan’ın Gebele şehrindeki Türk Devletleri Teşkilatı 12’nci Zirvesi’nde devlet olarak büyük ilgi gördüğünü söyledi.

Tatar, gerçekleştirdikleri ikili görüşmede, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’yi desteklemeye devam edeceğini vurguladığı açıklamasının da dünya tarafından iyi anlaşılması gerektiğini kaydetti.

Hasipoğlu: “Gazze’nin direnişi Türk Dünyasının ortak vicdanında yaşamaya devam edecek”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu Gazze’ye yönelik başlatılan saldırıların ikinci yıldönümünde mesaj yayımladı.

Bakan Hasipoğlu’nun mesajı şöyle;

“Bugün, 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlatılan insanlık dışı saldırıların ikinci yıl dönümündeyiz.

Bu vahşetin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen, dünya hâlâ aynı acıyı, aynı utancı yaşamaktadır.

Bu vesileyle, Filistin halkının onurlu direnişine destek veren Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Sayın Erdoğan’ın, küresel baskılara rağmen adaletin, insanlığın ve mazlumun yanında kararlılıkla duruşu, yalnızca Gazze için değil, tüm İslam dünyası için bir umut ışığı olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, bizler de bu duruşun bir parçasıyız. Filistin halkının mücadelesini, kendi varoluş mücadelemizle aynı safta görüyor; “haklı olan asla yalnız değildir” inancıyla hareket ediyoruz.

Sayın Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden yükselen güçlü sesi, sadece Gazze’nin değil, tüm mazlum coğrafyaların sesi olmuştur. Bu tarihî liderlik, Türk dünyasının vicdanını ve onurunu temsil etmektedir.

Bugün, Gazze’ye atılan her bomba, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ancak biz inanıyoruz ki, Türk dünyasının birlik ve dayanışmasıyla, adaletin sesi susturulamayacaktır.

Bu süreçte Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiilî garantisinin önemi bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Her ne kadar bugün Filistin’i 151 ülke tanımış olsa dahi, yaşanacak bir toprak parçası bırakılmamıştır.

KKTC olarak, Türkiye’nin liderliğinde şekillenen bu onurlu mücadelenin yanında olmaya devam edeceğiz.

Filistin davası bizim için sadece bir dış politika meselesi değil, bir vicdan, bir kardeşlik ve bir insanlık meselesidir.

Gazze’nin direnişi, Türk dünyasının ortak vicdanında yaşamaya devam edecektir.”

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “KKTC Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki stratejik kalbi olarak bölgenin güvenliğine ve istikrarına katkı koymaya her zaman hazırdır.” dedi.

Ertuğruloğlu, Azerbaycan’ın ev sahipliğinde Gebele’de düzenlenen TDT 12. Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılarak hitapta bulundu.

Ertuğruloğlu, tüm zorluklar karşısında Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) olarak yalnızca kültürel ve ekonomik bağlarla değil aynı zamanda ortak güvenlik ve dış politika konularıyla da kenetlenerek hareket etmenin önemine değindi.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ertuğruloğlu, TDT dönem başkanlığını devralan Azerbaycan’ı tebrik ederek, şöyle devam etti:

“Bu toplantının, şanlı Karabağ Zaferi’nin 5. yıl dönümü arifesinde, tarihi Gebele şehrinde düzenlenmesi çok anlamlı ve önemlidir. Bir kez daha Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev liderliğinde şanlı Azerbaycan askeri ve kahraman Azerbaycan halkının bu zaferini yürekten kutlar, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği için verilen mücadelesinde her zaman yanında olduğumuzu belirtmek isterim.”

Ertuğruloğlu, toplantıya ev sahipliği yapan Aliyev’in yanı sıra Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev ve tüm yetkililere teşekkür etti.

TDT’nin bir parçası olmanın büyük bir onur ve mutluluk kaynağı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, “KKTC’nin içinde bulunduğu coğrafya ne yazık ki jeopolitik çalkantıların ve istikrarsızlıkların merkezinde yer almaktadır.” dedi.

– “KKTC olarak ada ve çevresinde kalıcı bir huzurun tesis edilmesini en önemli ve öncelikli görevimiz addediyoruz”

Ertuğruloğlu, Doğu Akdeniz’in sadece enerji kaynakları açısından değil, aynı zamanda uluslararası deniz ve hava yolları açısından da stratejik bir kavşak olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

“Bu hassas denge içinde Kıbrıs adası ve dolayısıyla KKTC bölgesel güvenlik ve barışın tesisinde vazgeçilemez bir konumdadır. Biz KKTC olarak ada ve çevresinde kalıcı bir huzurun tesis edilmesini en önemli ve öncelikli görevimiz addediyoruz. Bu kalıcı barışın yolu ise adil, gerçekçi ve iki egemen eşit devletin işbirliğine dayalı bir çözümden geçmektedir.”

Ertuğruloğlu, yıllardır süren müzakere süreçlerinde tek bir tarafın tahakkümünü hedefleyen ya da KKTC’nin egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü yok sayan yaklaşımların başarısızlığa mahkum olduğuna işaret ederek, “Kıbrıs bir devletin değil bir adanın adıdır. Bu adada ise iki ayrı halk, iki ayrı devlet vardır. Bu devletlerin ne biri ne de diğeri bütün adayı temsil etme hak ve yetkisine sahip değildir.” diye konuştu.

Bölgesel barış ve istikrarın yalnızca askeri ve siyasi tedbirlerle değil, uluslararası hukuka saygı, iyi komşuluk ilişkileri ve ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, şunları söyledi:

“Bugün bölgemizi tehdit eden unsurların en başında Doğu Akdeniz’de süregelen Rum tarafının gerginlik ve provokasyon politikaları vardır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) aralıksız ve artan bir şekilde devam eden silahlanması, bölgenin en köklü ve kanayan yarası olan haklı Filistin davasının başarıya ulaşmasının engellenmeye devam edildiği bir ortamda gerçekleşmekte, tarihsel ve güncel anlaşmazlıklar nedeniyle bölgedeki barışın kırılganlığı her geçen gün daha da artmaktadır.”

Ertuğruloğlu, artan askeri faaliyetlerin Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de istikrarın her an bozulabileceği ve bölgedeki barışın küçük bir kıvılcımla büyük bir tehdit altına girebileceği bir ortam yarattığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Çok açıktır ki, KKTC’nin güvenliği ve bekası, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteğine sıkı sıkıya bağlıdır. Dünyada ve bölgemizde süregelen bu gerilimler ve savaşlar, diplomatik çözüm yollarının aciliyetini ve önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.”

– “TDT’nin bölgesinde ve ötesinde barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceğine inancımız tamdır”

Sınır aşan tehditlere ve diğer güvenlik sınamalarına karşı mücadelede istihbarat paylaşımı ve ortak hareket etme yeteneğinin hayati önem taşıdığını belirten Ertuğruloğlu, “Coğrafyamızı zorlayan ve çok katmanlı bir konu olan düzensiz göç hususunda ise KKTC olarak ortak bir strateji geliştirmeye yönelik atılacak adımlarda katkı koymaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim.” dedi.

Ertuğruloğlu, bölgedeki barış ve kalıcı huzurun tesisinin yalnızca siyasi ve askeri gerilimlerin yönetilmesine değil aynı zamanda enerji ve su gibi doğal kaynakların adil ve eşitlikçi paylaşımına da bağlı olduğunu kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:

“Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarının bölgesel işbirliğiyle refah getirecek şekilde adil paylaşımı en önemli beklentimizdir. Ancak GKRY, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs Adası’nın çevresinde hidrokarbon kaynakları ile ilgili olarak tek taraflı adımlar atmak suretiyle KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nin meşru hak ve çıkarlarını ihlal etmeye çalışmaktadır. Bu nafile bir çabadır.”

Ertuğruloğlu, tüm zorluklar karşısında TDT olarak yalnızca kültürel ve ekonomik bağlarla değil aynı zamanda ortak güvenlik ve dış politika konularıyla da kenetlenerek hareket etmenin önemine değinerek, “Bu bağlamda KKTC Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki stratejik kalbi olarak bölgenin güvenliğine ve istikrarına katkı koymaya her zaman hazırdır.” dedi.

KKTC’nin uluslararası camiada hak ettiği yeri almasının bölgesel barışın sağlamlaştırılmasına yapılmış en büyük katkı olacağını belirten Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“Adada, iki egemen eşit devlet ve halk olduğu gerçeğinin artık kabul edilmesi, Doğu Akdeniz’deki dengeyi sağlayacak ve Kıbrıs Türk halkının geleceğini garanti altına alacaktır. Bu bağlamda ana vatan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 77. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan bu yana yaptığı tüm konuşmalarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve ülkemizle diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurulması yönündeki çağrıları hayati önemde olup, Sayın Cumhurbaşkanı’na Kıbrıs Türk halkı adına bu kalpten ve güçlü desteği için en derin şükranlarımızı bir kez daha sunuyorum.”

Ertuğruloğlu, TDT ülkelerinin Kıbrıs Türk halkına karşı uygulanan izolasyon ve ambargoların kaldırılması hususunda desteğini artırarak devam ettireceğine ve uluslararası platformlarda her alanda dayanışma içinde olacağına emin olduğunu söyleyerek, “Unutmayalım ki hepimizin ortak hedefi olan barış, refah ve güvenlik ancak birlik ve beraberliğimiz sayesinde kalıcı olarak tesis edilecektir.” ifadesini kullandı.

Bakan Ertuğruloğlu, “3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü ile TDT kurucu belgesi Nahçıvan Anlaşması’nın 16. yıl döneminin gururla kutlandığı bu günlerde, ortak değerlerimizin ve bütünleşme irademizin tezahürü olan TDT’nin bölgesinde ve ötesinde barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceğine inancımız tamdır.” diye konuştu.

Fidan: Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyonların kaldırılması ortak sorumluluğumuz

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan’da temaslarını sürdürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gebele şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 12. Zirvesi Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı.

Fidan toplantıda yaptığı konuşmada, “Türk Dünyası artık bölgesel dengeleri şekillendiren asli bir aktör olmalıdır. Teşkilatımızın en büyük gücü, üyeler arasındaki karşılıklı güven ve iş birliğinin giderek derinleşmesidir. Bölgesel ve küresel sınamalar karşısında daha sık bir araya gelmeli; Türk Dünyası olarak nerede konumlanmamız gerektiğini ve hangi ortak adımları atacağımızı zamanlıca istişare edebilmeliyiz” dedi.

Zirvenin ana temasının bölgesel barış ve güvenliğin ortak coğrafyanın geleceği açısından en temel önceliği olduğunu vurgulayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Kalıcı barış ve uzun vadeli istikrar, ancak aramızdaki sürekli eş güdüm ve ortaklığın güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu hedefe ulaşabilmenin yolu; jeopolitik konularda uyum içinde hareket etmekten, uluslararası platformlarda eş güdüm ve iş birliğimizi güçlendirmekten ve kritik konularda dünyaya tek sesle hitap edebilmekten geçmektedir” diye konuştu.

Ubp Milletvekili Gardiyanoğlu: “Gazze’nin Direnişi, Türk Dünyasının Vicdan Mücadelesidir”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu, Gazze’de yaşanan insanlık dramının ikinci yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Gardiyanoğlu, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan saldırıların yalnızca Filistin halkına değil, insanlığın ortak vicdanına da yönelmiş bir suikast olduğunu vurguladı.

Gardiyanoğlu mesajında, iki yıldır süren bu vahşet karşısında dünyanın sessiz kaldığını belirterek, “Mazlumların sesi olmayı sürdüren tek bir irade vardır; o da Türk milletinin vicdanından, Ankara’dan yükselen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü ve kararlı sesidir.” ifadelerini kullandı.

“Erdoğan’ın duruşu insanlık tarihine kazınmıştır”

UBP Milletvekili Gardiyanoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zalim karşısındaki dik duruşunun ve mazlumların hakkını savunmadaki cesaretinin insanlık tarihine kazınmış bir “onur vesikası” olduğunu belirtti. Bu duruşun yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin değil, tüm Türk dünyasının ortak vicdanını temsil ettiğini dile getirdi.

“KKTC de bu adalet mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, adalet mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Gardiyanoğlu, Gazze’de yankılanan çığlıkların Kıbrıs Türk halkı için de uzak olmadığını vurguladı.
“Gazze’deki direniş, Türk dünyasının vicdan mücadelesidir.” diyen Gardiyanoğlu, “Bizler, bir millet üç devlet anlayışıyla kökleşen kardeşliğimizin gücüyle mazlumun yanında durmayı sadece bir görev değil, bir varoluş meselesi olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Türk dünyası adalet ekseninde birleşiyor”

Gardiyanoğlu, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki aktif temsiliyetine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden yaptığı adalet çağrısına ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kardeşlik mesajlarına dikkat çekti.
Bu duruşun, Türk dünyasının adalet, birlik ve insanlık onuru ekseninde birleştiğini gösterdiğini belirtti.

“Gazze yalnız değildir”

Mesajının sonunda Gardiyanoğlu, “Gazze yalnız değildir. Çünkü Türk yüreği oradadır, Türk vicdanı oradadır, Kıbrıs Türk halkı oradadır.” diyerek sözlerini tamamladı.
“Bu dava insanlığın ve kardeşliğin davasıdır. Ve biz, bu davanın sonuna kadar takipçisi ve savunucusuyuz.” dedi.

ÖZTÜRKLER: “TDT ZİRVESİ, KKTC’NİN DİPLOMATİK GÜCÜNÜ GÖSTERDİ”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Postası’nda yayınlanan Sabah Postası programına katılarak Gökhan Altıner’in sorularını yanıtladı.

Programda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetlisi olarak Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 12. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılımını önemli bir diplomatik başarı olarak nitelendiren Öztürkler, bu görüşmenin KKTC’nin uluslararası görünürlüğü açısından değerli olduğunu belirtti.

Ziya Öztürkler, Türk Devletleri Teşkilatı ile kurulan ilişkilerin KKTC’nin Türk dünyasıyla entegrasyonunu pekiştirdiğini belirterek, bu sürecin ülkeyi diplomatik açıdan daha güçlü bir konuma taşıdığını ifade etti.

Güney Kıbrıs’ın son dönemdeki proaktif ve provokatif söylemlerine sert tepki gösteren Öztürkler, bu tür girişimlerin barışa hizmet etmediğini ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı.

Öztürkler, Rum tarafının 1 Ekim’de düzenlediği törende komandoların attığı sloganlar ile F-16 savaş uçaklarının gerçekleştirdiği uçuşları, bölgedeki gerilimi tırmandıran adımlar olarak değerlendirdi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sistematik bir kuşatma altına alınmaya çalışıldığını belirten Öztürkler, teslimiyetçi tutumuyla Hristodulidis hükümetinin bu sürece çanak tuttuğunu ifade etti.

Öztürkler, dün Büyükelçi Ali Murat Başçeri’nin de vurguladığı gibi, bu girişimlere karşı hem diplomatik masada hem de sahada tüm seçeneklerin kararlılıkla devreye sokulacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Öztürkler, sürecin demokratik olgunlukla ilerlediğini ve halkın iradesinin sandığa yansıyacağını söyledi.

Öztürkler, bu seçimlerin yalnızca bir lider belirleme süreci değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının geleceğine dair stratejik bir yön tayini olduğunu vurguladı.

Bu bağlamda, iki devletli çözüm modeline ve Ersin Tatar’a olan desteğini yineleyen Öztürkler, federasyon temelinde yürütülen müzakerelerin Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle defalarca sonuçsuz kaldığını hatırlattı.

Başkan Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin gündeminde bulunan “Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi”nin ikinci görüşmesinin tamamlandığını ve üçüncü görüşmenin bir sonraki toplantıda yapılacağını açıkladı.

Uluslararası gelişmelere de değinen Öztürkler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için sunduğu önerinin Hamas tarafından olumlu karşılanmasının dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki barış çabalarının desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Öztürkler, bu süreçte insani diplomasinin ön plana çıkması gerektiğinin altını çizdi.

Amcaoğlu, İstanbul’da düzenlenen EVF 2025’e katıldı

Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca düzenlenen Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı (EVF 2025), 6-7 Ekim’de İstanbul Kongre Merkezi’nde kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen fuara Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı ve konuşma yaptı.

Enerji konusundaki önemli etkinliğin konukları arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu da yer aldı.

Bakan Amcaoğlu, enerji konusunda belki de Dünya’nın en önemli buluşmalarından biri olan etkinlikte yer almanın şahsı, hükümetimiz ve devletimiz adına çok yararlı olduğunu belirtti.

Bakan Amcaoğlu, enerji sektöründe bir birinden değerli uzmanlarla ve bu sektörün önemli isimleri ile çeşitli temaslar gerçekleştirdiklerini belirtirken, “Ülkemiz için neler yapılabileceği ve neler yapılamayacağı konusunda son derece yararlı fikirler dinledik, kendi sıkıntılarımızı aktardık. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir arada olmak ve sohbet etmek de elbette bizim için çok önemliydi” dedi.

“Enerjimiz verimli, geleceğimiz güvenli” temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun önde gelen temsilcilerini bir araya getirerek enerji verimliliğinde yeni nesil çözümlerin tartışılacağı kapsamlı bir platform sundu.

İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen EVF 2025, paneller, oturumlar ve fuar alanında sergilenen yenilikçi teknolojilerle, ulusal ve uluslararası katılımcılar için ilham verici bir buluşma noktası oldu.

Forumla eş zamanlı düzenlenen fuarda, enerji sektörünün önde gelen firmaları yer aldı. Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerine katkı sağlayacak politikaların, teknolojilerin ve işbirliklerinin konuşulduğu en kapsamlı platformlardan biri olan EVF 2025, bu yıl da karar vericiler, uzmanlar ve sektör temsilcileri için buluşma imkanı sağladı.

Forumun açılışı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış konuşmalarının ardından bu yıl 25’incisi düzenlenen Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması (SENVER) ile 2’ncisi düzenlenen Binalarda Enerji Verimliliği Proje Yarışması (BENVER) kapsamında dereceye giren projelerin sahiplerine ödülleri takdim edildi.

Yaz saati uygulaması 26 Ekim’de sona erecek

Yaz saati uygulaması, 26 Ekim Pazar günü saat 04.00’te saatlerin bir saat geri alınmasıyla sona erecek.

Bakanlar Kurulu’nda onaylanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan “2025 Yaz Saati Emirnamesi” uyarınca, yaz saati uygulaması 30 Mart Pazar günü başlamıştı.

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla uygulanan yaz saati uygulaması, 26 Ekim Pazar günü sona erecek, saat 04.00’te saatler bir saat geri alınacak.

Petrolde denge arayışı

Petrol, OPEC+’ın sınırlı üretim kotası artışında anlaşmasının ardından iki günlük yükselişin ardından dengelendi.

Petrol, OPEC+’ın sınırlı üretim kotası artışında anlaşmasının ardından iki günlük yükselişin ardından dengelendi.

Yatırımcılar ayrıca Suudi Arabistan’ın beklenenden düşük fiyat sinyallerini değerlendiriyor.

Brent petrol varili 66 dolar civarında, ABD ham petrolü (WTI) ise 62 doların altında işlem gördü. OPEC ve Rusya dahil müttefikleri hafta sonunda günlük 137 bin varillik bir artış konusunda anlaştı. Ancak fiili lider Suudi Arabistan, Asya’ya sattığı ana kalite petrolün fiyatını sabit tutarak temkinli bir duruş sergiledi. Bu durum, artış bekleyen yatırımcıları şaşırttı.

Ham petrol, Ağustos ve Eylül aylarında art arda kayıplar yaşadı. Bunun nedeni yaklaşan arz fazlası endişeleri oldu. OPEC+, pazar payını geri kazanmak amacıyla aylardır üretimi artırıyor; buna karşın Amerikalı rakip üreticiler de üretimlerini yükseltmeye devam ediyor. Yatırımcılar ayrıca, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını izliyor.

Sıcaklıklar düşecek: Üç gün yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren üç gün yer yer sağanak beklendiğini belirtti. En yüksek hava sıcaklığı, iç kesimler ve sahillerde 26-29 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin 7-13 Ekim tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge genellikle alçak basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli; yağışlı günlerde ise üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Havanın bu akşam saatlerinden itibaren perşembe güne kadar yer yer sağanak yağmurlu, haftanın diğer günleri ise parçalı veya az bulutlu olması bekleniyor.

Rüzgar, genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli olarak; perşembe günü ise yer yer fırtınamsı rüzgar şeklinde esecek.

7 Ekim 2025 Döviz Kurları

Son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşan Dolar’ın zirve serisi sürüyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 41,70 TL, Euro 48,81 TL, İngiliz Sterlini ise 56,21 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.57 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 41,69 TL, satış fiyatı 41,71 TL.

Euro’nun alış fiyatı 48,79 TL, satış fiyatı 48,84 TL, İngiliz Sterlini ise 56,19 TL’den alınıp 56,22 TL’den satılıyor.

ÜNAL ÜSTEL: ALİYEV’İN DESTEĞİNİ BİR KEZ DAHA VURGULAMASI HALKIMIZ ADINA BÜYÜK BİR GURUR VESİLESİDİR

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’ye yönelik desteğini bir kez daha vurgulamasının halk adına büyük bir gurur vesilesi olduğunu belirtti.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar ile gerçekleştirdiği görüşme ile ilgili bir değerlendirme yaptı.

Başbakan Ünal Üstel, “Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in, Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar ile Gebele’de gerçekleştirdiği görüşmede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik desteğini bir kez daha vurgulaması, halkımız adına büyük bir gurur vesilesidir” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak “bir millet, üç devlet” anlayışıyla kurduğumuz kardeşlik bağı; Türk dünyasının birliği, dayanışması ve ortak geleceği açısından stratejik önem taşımaktadır” açıklamasını yapan Üstel, şöyle devam etti:

Kıbrıs Türk halkı, Türk Devletleri Teşkilatı’nın gözlemci üyesi olarak Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olmanın gururunu yaşamaktadır. Bu vesileyle, Sayın İlham Aliyev’e, Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar’a ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Kıbrıs Türk halkına verdikleri güçlü destekten dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.”

KIBRIS VAKIFLAR İDARESİ’NDEN FİLİSTİN DAYANIŞMA ÇADIRI’NA DESTEK

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Lefkoşa’ya Kıbrıs Filistin İnisiyatifi tarafından kurulan Filistin Dayanışma Çadırı’na destek verdi.

Kıbrıs Filistin İnisiyatifi tarafından Lefkoşa Terminal bölgesinde kurulan Filistin Dayanışma Çadırı, Filistin halkının maruz kaldığı insan hakları ihlallerine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirildi.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, bu anlamlı girişime destek vererek, bünyesinde yer alan Evkaf İyilik Gönüllüleri ekibi ile birlikte çadır alanında yer aldı. Gönüllüler, alanda bilgilendirme faaliyetlerinde bulunarak ziyaretçilere Filistin’de yaşanan insani durum hakkında bilgi aktardı.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Tarihsel misyonumuz ve vakıf kültürümüz gereği, her dönemde mazlumun yanında olmayı ilke edindik. Filistin halkının maruz kaldığı haksızlıklara dikkat çekmek ve kamuoyunda vicdani bir farkındalık oluşturmak amacıyla kurulan bu çadırı desteklemek, bizim için insani ve ahlaki bir sorumluluktur.”

Kıbrıs Filistin İnisiyatifi tarafından organize edilen etkinliğe, toplumun farklı kesimlerinden kişi ve kurumlar da katkıda bulundu. Kıbrıs Vakıflar İdaresi, bu tür dayanışma girişimlerine destek vermeye devam edeceğini belirterek, halkı Filistin konusunda duyarlı olmaya davet etti.

Kıbrıs Türk Kızılay “KKTC Sosyal Yardım Projeleri” kapsamında ziyaret gerçekleştirdi

Kıbrıs Türk Kızılay, Türk Kızılay KKTC Delegasyon Başkanlığı iş birliğiyle yürüttüğü “KKTC Sosyal Yardım Projeleri” kapsamında ziyaretler gerçekleştirdi.

Kıbrıs Türk Kızılay’ından yapılan açıklamaya göre, Güneşköy 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi ile Kalkanlı Yaşam Evi ziyaret edilerek engelli ve yaşlı bireylerin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik destekte bulunuldu.

Kıbrıs Genç Kızılay üyelerinin de katıldığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Güneşköy 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi ziyaretinde, merkezin atölye çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli malzemeler, çevre düzenlemesi için ekipmanlar ve öğrencilerin günlük ihtiyaçlarına yönelik destekler teslim edildi, hediyeler verilirken, gönüllüler tarafından etkinlikler düzenlendi.

Kalkanlı Yaşam Evi’nde  “Yarın Bizim de Hikayemiz Olabilir” sosyal yardım projesi kapsamında hediye takdim edilerek,  mini sinema odasına ses sistemi desteği sağlandı.

Yaşlı bireylerin ihtiyaç duyduğu kıyafet ve hijyen malzemelerinin kısa sürede Yaşam Evi’ne ulaştırılması için planlama yapıldı.

-Sezen

Kıbrıs Türk Kızılay Genel Başkanı Sezai Sezen, sosyal yardım faaliyetlerinin önemine değinerek, temel ihtiyaçlar yanında toplumsal bağları güçlendirme, umut ve mutluluk katma noktasına da önem verdiklerini belirtti.

LEFKE’DE ANİ ÖLÜM: ARACINDA RAHATSIZLANAN SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ

Lefke’de bugün öğle saatlerinde meydana gelen olayda, 59 yaşındaki Yılbay Işıktan, kullandığı aracın kontrolünü kaybederek bahçe duvarına çarptı. Sürücü, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
ARAÇ BAHÇE DUVARINA ÇARPTI
Olay, saat 13.45 sıralarında Mehmet Akif Sokak üzerinde meydana geldi. GP 895 plakalı araçla Gemikonağı istikametinden Lefke’ye doğru seyreden Yılbay Işıktan, seyir halindeyken aniden rahatsızlandı. Direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü, yol kenarındaki bahçe duvarına çarparak durabildi.
HASTANEDE YAŞAMINI YİTİRDİ
Kazanın ardından olay yerine çağrılan ambulans ile Cengiz Topel Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Işıktan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
OTOPSİ YAPILACAK
Polisten verilen bilgiye göre, Işıktan’ın kesin ölüm sebebi yapılacak otopsinin ardından belirlenecek. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Tatar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan’ın KKTC’ye desteğini sürdüreceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Gebele’de bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşme Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in resmi ikametgahında gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, görüşmede daha önce Azerbaycan’da ve uluslararası etkinlikler kapsamında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği görüşmelerden dolayı memnuniyetini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılımını hatırlattı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e KKTC’ye verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

Tatar, Azerbaycan ile Ermenistan arasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın katılımıyla Washington’da varılan barış gündemine ilişkin ilerlemeler dolayısıyla Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i tebrik etti.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise Cumhurbaşkanı Tatar’ın tebriğinden dolayı duyduğu memnuniyetini dile getirdi, Azerbaycan’ın KKTC’ye desteğini sürdüreceğini vurguladı.

Görüşmede, KKTC’nin TDT’ye gözlemci olarak katılımının önemi vurgulandı.

Gebele’de düzenlenen Zirve’nin, TDT bünyesindeki ülkeler arasında iş birliğinin daha da genişletilmesine katkı sağladığına dikkat çekildi. Toplantıda çeşitli alanlarda iş birliği konuları ele alındı.

Görüşmenin ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Aliyev ile gerçekleştirdikleri toplantının oldukça sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleştiğini, Aliyev’in, kendisiyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ettiğini söyledi.   

Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Türk Devletleri Teşkilatı 12. Devlet Başkanları Zirvesi’nde KKTC Cumhurbaşkanı olarak kendisini Gebele’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu da ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar açıklamasında, “ Sayın Aliyev KKTC’nin Türk Dünyası ailesinin bir parçası olarak 3 yıldır Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci üyesi olmasından büyük memnuniyet duyduğunu ve ayrıca bu üyeliğin Ersin Tatar döneminde gerçekleşmesinin de kendisi için ayrı bir memnuniyet konusu olduğunu belirtti” ifadelerini kullandı. 

Berova: Türkiye’den market zincirine arazi kiralandığı ya da izin verildiği iddiası doğru değildir

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, basında yer alan Türkiye’den bir market zincirine 49 yıllığına arazi kiralanacağı ve düşük gümrük vergisi uygulanacağı iddialarını yalanladı. Bakan, söz konusu iddiaların halkı yanıltmaya yönelik olduğunu vurguladı.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, son günlerde basında yer alan “Türkiye’den bir market zincirine 49 yıllığına arazi kiralandığı ve yüzde 1 gümrük vergisiyle market açılacağı” yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.

Berova, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Bakanlar Kurulu’nun Türkiye’den bir market zincirine 49 yıllığına arazi kiralayıp sadece yüzde 1 gümrük vergisiyle market açma izni vermesi için herhangi bir protokol imzalandığı doğru değildir” dedi.

İddiaları dile getiren ve bu yönde açıklama yapan siyasileri eleştiren Berova, “Diledikleri zaman bizlere ulaşıp doğru bilgi alabilecekleri halde, dedikodular üzerinden açıklama yapmalarını halkı manipüle etme girişimi olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Seçim döneminde bu tür söylentilerin yayılmasının siyasi etik ile bağdaşmadığını vurgulayan Berova, “Bir kez daha altını çizmek isteriz ki, Bakanlar Kurulu Türkiye’den herhangi bir market zincirine arazi kiralamamış ve düşük gümrük vergisiyle market açma izni vermemiştir” dedi.

Küresel Sumud Filosu gönüllüleri İsrail’deki hapishanelerde açlık grevi başlattı

İsrail’in ablukasını kırmak için Gazze’ye giden ve yasa dışı şekilde gözaltına alınan Küresel Sumud Filosu gönüllülerinin, İsrail hapishanelerinde açlık grevi başlattığı bildirildi.

Filonun, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, filodan 42 gönüllünün, İsrail hapishanelerinde toplu açlık grevi başlattığı duyuruldu.

Açıklamada, “42 Küresel Sumud Filosu gönüllüsü, İsrail hapishanelerinde toplu açlık grevi başlattı.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada paylaşılan fotoğrafta isimlerine yer verilen aktivistlerin, bu eylemi “Filistin halkıyla dayanışma amacıyla” yaptıkları aktarıldı.

BM, İsrail’de Küresel Sumud Filosu aktivistlerine kötü muameleye ilişkin “endişe verici” bilgiler aldı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, AA muhabirinin “Bildiğiniz gibi, İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp gözaltına alındıktan sonra Türkiye’ye iade edilen Küresel Sumud Filosu’nda yer alan aktivistler, İsrail’in kendilerine uyguladığı şiddeti anlattılar. Özellikle İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg’in çok ağır işkenceye maruz kaldığı söyleniyor. İsrail’in tutuklu aktivistlere yiyecek ve içecek sağlamayı reddetmesi, onları aşağılaması ve kötü muamele etmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu yazılı yanıtladı.

“Filo katılımcılarına yönelik kötü muamele ve usule uygun yargılama haklarının ihlal edildiğine dair endişe verici bilgiler aldık.” ifadelerini kullanan Al-Kheetan, BM İnsan Hakları Ofisinin, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail hapishanelerinde ve gözaltı merkezlerinde tutulanların kasıtlı olarak aşağılayıcı koşul ve muamelelere tabi tutulması konusunda uzun süredir yaşanan tehlikeye dikkati çektiğini hatırlattı.

Al-Kheetan, “Özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm bireylere insanca ve insanın doğuştan gelen onuruna saygılı bir şekilde davranılmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel Sumud Filosu

İsrail’in ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmıştı.

Filoya saldıran İsrail ordusu, onlarca tekne ve gemiyi yasa dışı şekilde ele geçirerek yüzlerce yolcusunu alıkoymuştu.

Küresel Sumud Filosu, bugüne kadar Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için toplu şekilde yola çıkan en büyük filo özelliğini taşıyordu.

Zafer Partisi Başkanı Özdağ, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği’ni ziyaret etti

Türkiye’deki Zafer Partisi’nin Kurucusu ve Genel Başkanı Ümit Özdağ ve heyeti, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği’ni ziyaret etti.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği’nden yapılan açıklamaya göre görüşmede, Derneğin Yönetim Kurulu üyeleri de hazır bulundu.

Görüşmede konuşan Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, TMT’nin niçin ve nasıl kurulduğunu anlatarak, “Bugün TMT sayesinde Kıbrıs’ta Türklük devam etmektedir. Ada’nın bütün yerleşim yerlerinde kurulan ve gizlilik içerisinde yürütülen TMT, Anavatanımız Türkiye’den aldığı silah yardımları ve Ada’ya gönderdiği gizli Subaylardan aldığı eğitimlerle EOKA’ya karşı dimdik ayakta durmuş, Rumların Akritas Planlanı neticelendirip Ada’yı Yunanistan’a bağlamasını engellemiş, 1974 yılında Türkiye Silahlı Kuvvetlerinin garantör devlet olarak gerçekleştirdiği Barış Harekâtı ile de, Kıbrıs Türkleri özgürlüğüne kavuşmuş ve kendi devletini kurmuştur. Bize bundan sonra düşen görev devletimizi sonsuza dek yaşatmaktır.” dedi.

Ümit Özdağ ise konuşmasında,  Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman Kıbrıs Türklerinin yanında olduğunu ve sonsuza kadar da yanında olmaya devam edeceğini söyleyerek, Kıbrıs’ta iki devletli çözüm politikasına destek belirtti.

Görüşme sonrasında Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, Özdağ’a derneğin flamasını takdim etti.

Karahantepe’de kazılarda ilk kez insan yüzlü dikili taş bulundu

Türkiye’de Karahantepe’de yapılan son kazılarda, ilk kez insan yüzlü dikili taş ortaya çıkarıldı.

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen “Taş Tepeler Projesi” kapsamında 2025 yılı kazı çalışmaları 10 ayrı alanda sürüyor. Bu alanlardan biri olan Karahantepe’de yapılan son kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikili taş gün yüzüne çıkarıldı.

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, “Taş Tepeler Projemiz kapsamında yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı. Daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte anlamını derinleştirdi.” ifadelerini kullandı.

“Keskin yüz hatları, derin göz çukurları ve belirgin burnuyla bu yüz, 12 bin yıl öncesinden bugüne uzanan bir bakışı taşıyor.” değerlendirmesinde bulunan Ersoy, Anadolu’nun kadim topraklarında her keşfin ortak geçmişi biraz daha görünür kıldığını, bu mirası korumaya, anlamaya ve dünyayla paylaşmaya devam ettiklerini vurguladı.

Karahantepe’de ortaya çıkarılan bu yeni buluntu ilk kez bir T biçimli dikilitaş üzerinde insan yüzünün işlenmiş olmasıyla Neolitik dönem araştırmalarında “yeni bir dönüm noktası” olarak nitelendiriliyor.

Dikilitaşın üst kısmında yer alan yüz betimi, keskin hatları, derin göz çukurları ve küt biçimli burnuyla Karahantepe’de daha önce bulunan insan heykelleriyle benzer üslup taşıyor.

Derbi tekrar mı oynanacak? Galatasaray’dan kural hatası kararı geldi

Galatasaray-Beşiktaş derbisinde yaşandığı iddia edilen kural hatası tartışmaları sonrasında sarı-kırmızılı yönetim kararını verdi.

Süper Lig’in 8. haftasında oynanan Galatasaray-Beşiktaş derbisi 1-1’lik skorla sona ermiş, mücadelede yaşandığı iddia edilen kural hatası tartışmaları gündeme oturmuştu. Beşiktaş’ın yaptığı oyuncu değişiklikleri sırasında maçın dört kez durdurulması, “kural hatası yapıldı mı?” sorusunu beraberinde getirdi.

Kural hatası iddiaları

Derbinin hakemi Yasin Kol’un yönetimi eleştirilerin hedefindeydi. Kurallara göre takımlar, beş oyuncu değişikliğini en fazla üç kez oyunu durdurarak yapabiliyor. Ancak Beşiktaş, Galatasaray derbisinde oyunu dört kez durdurarak değişiklik yaptı.

Söz konusu pozisyonda hakem Kol, oyunu başlattıktan sonra yeniden düdük çalarak siyah-beyazlıların değişikliğine izin vermişti. Bu durum “kural hatası” iddialarını güçlendirdi.

Galatasaray başvuru yapmayacak

Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Galatasaray yönetimi yapılan detaylı değerlendirmenin ardından Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) kural hatası başvurusu yapmama kararı aldı. Sarı-kırmızılılar, derbinin tekrarını talep etmeyecek.

Eski hakem Deniz Çoban ne dedi?

Eski hakem Deniz Çoban, beIN Sports’ta yaptığı değerlendirmede hakem Yasin Kol’un ciddi bir uygulama hatası yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Beşiktaş oyuncu değişikliği yaptıktan sonra oyun yeniden başladı. Ancak kısa bir süre sonra kenardan uyarı geldi ve hakem oyunu tekrar durdurdu.
Oyun devam ederken bir oyuncu değişikliği için oyunun durdurulması talimatlara aykırıdır. Beşiktaş böylece maçı dört kez durdurarak değişiklik yapmış oldu. Bu bir hata ve Galatasaray isterse TFF’ye itiraz edebilirdi. TFF, MHK’den görüş alır, gerekirse maçın tekrarı ya da ilgili dakikadan yeniden oynanmasına karar verebilirdi.”

Sonuç: Karar TFF’nin yetkisinde

TFF’nin bu konudaki yetkisi devam ediyor. Ancak Galatasaray’ın itiraz etmeme kararıyla birlikte, derbinin tekrar edilmesi ihtimali ortadan kalktı.
Tartışmalı pozisyonla ilgili hakem Yasin Kol’un ek raporu MHK’ye sunulacak ve olayla ilgili nihai değerlendirme federasyon tarafından yapılacak.

Cumhurbaşkanı Tatar Azerbaycan’da: ‘TDT 12. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 12. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere Azerbaycan’a gitti.

Bakü Haydar Aliyev Havalimanı Şeref Salonu’nda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Elnur Mammadov, Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Prof Dr. Birol Akgün, KKTC Azerbaycan Temsilci Büyükelçi Ufuk Arca Turganer, Azerbaycan Görev Grup Komutanı Tümgeneral Soner Oruçoğlu karşıladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetlisi olarak Türk Devletleri Teşkilatı 12. Devlet Başkanları zirvesine katılacak olan Cumhurbaşkanı Tatar bugün öğle saatlerinde Bakü’den zirvenin yapılacağı Gebele’ye geçecek.

Cumhurbaşkanı Tatar’a Azerbaycan ziyaretinde, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, UBP Milletvekili, Azerbaycan Dostluk Grubu Başkan Vekili Resmiye Canaltay, KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer, Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal ve Cumhurbaşkanı Özel Danışman Gökhan Güler eşlik ediyor.

III. Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi başladı

Türkiye Cumhuriyeti Mühendisler Derneğinin düzenlediği zirve çerçevesinde yer alan “Teknoloji ve Mühendislik Konferansı” 6-8 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesindeki Beyaz Salonda düzenlenen zirvenin açılışına, Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, diğer yetkililer ve konuklar katıldı.

Dernek, üyelerinin sosyal yardımlaşma ve dayanışmalarını sağlamak, bilgi ve genel kültürlerini artırıcı faaliyetlerde bulunmak, ülkenin teknolojik kalkınmasına katkı sunacak nitelikli mühendisler yetiştirmek ve üyelerimizin özlük haklarını iyileştirmek amacıyla sürdürdüğü çalışmalar kapsamında düzenlediği “Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi”nin ilki Ankara’da, ikincisi Kazakistan’da yaparken, üçüncüsünü de KKTC’de yapıyor. 

Zirvenin açılışı, İstiklal marşının okunmasının ardından derneği tanıtıcı video gösterimi ile yapıldı.

-Yekebağcı

Zirvenin açılış konuşmasını Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı yaptı. Yekebağcı, zirveye katılan tüm yetkililere teşekkür ederek, “Mühendislik değişim demektir değişimlerin temelini oluşturmaktır” dedi. 

Dernek olarak bu çerçevede meslektaşları ve mesleklerine sahip çıkmak, kalkınma ve mühendislik adına adımlar attıklarını ifade eden Yekebağcı, meslektaşlarının haklarını daha ileriye götürmek, ayrıca Türk dünyası ülkelerini Türk mühendislerin geliştirmesi, kalkındırmasını sağlamak amacıyla çalıştıklarını söyledi. 

Bu çerçevede KKTC’nin de Türk dünyası içinde olduğundan hareketle üçüncü zirveyi KKTC’de düzenlediklerini işaret eden Yekebağcı, KKTC’de enerji başta olmak üzere yapay zeka ve diğer tüm mühendislik dallarını ele alıp mühendisliği iyi bir yere taşıyacaklarını kaydetti. 

Yekebağcı, bir diğer hedefin de, mühendislikte ortak hedefler konması olduğunu belirterek, Türk dünyasında mühendislik havuzu oluşturup, Türk dünyasını ortak geliştirmeyi hedeflediklerini anlattı. 

Yekebağcı, zirvenin, konferansın Türk dünyası ve KKTC’ye hayırlı olmasını temenni etti, destek veren herkese teşekkür etti. 

-Ötüken

Kıbrıs Türk Memur-Sen Başkanı Göktürk Ötüken de, KKTC olarak zirveye ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, KKTC devleti çatısı altında bağımsız hür bir şekilde yaşadıklarını söyledi. 

KKTC’nin gelişmesinde en büyük destekçilerinin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu ve tanınması için çalıştıklarını ifade eden Ötüken, zirvenin KKTC’de yapılmasının önemine vurgu yaptı, teşekkürlerini sundu. 

-Kazancıoğlu

Kamu Sen Genel Başkan Yardımcısı Yücel Kazancıoğlu da, zirvenin sadece mühendislik değil, Türk dünyasının mühendislik gücünü geleceğe taşıma zirvesi olduğunu vurguladı. 

Kazancıoğlu, mühendislik mesleğinin kalkınmadaki önemine vurgu yaparak, zirvenin KKTC’de yapılmasının da, gelişmesine ve tanınmasına destek olduğunu kaydetti. 

Türk devletlerinin birliğinin her alanda önemli olduğunu ifade eden Kazancıoğlu, Türk devletleri birliği ile KKTC’nin haklı davasını selamladı. 

-Tufanoğlu

Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Sonercan Tufanoğlu da, Türk mühendislerin önemine işaret ederek, Türkiye ve Türk dünyasındaki Türk mühendislerin imzasını taşıyan projelerden örnekler verdi. 

Tufanoğlu, Türk mühendislerin haklarını savunmak ve artırmak amacıyla yaptıkları çalışmaları anlattı, zirvenin başarılı geçmesini temenni etti. 

-Yıldız

AK Parti adına zirveye katılan Levent Ali Yıldız da, zirvenin hayırlara vesile olmasını temenni etti ve KKTC’nin Türkiye ve Türk dünyası açısından önemine vurgu yaptı, birlik ve beraberliğin süreceğini söyledi. 

-Başçeri

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri de, zirvenin KKTC’de düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti, meslek seçerken yaşadığı gençlik anılarını anlattı. 

Başçeri, Türk devletlerinin, kardeş toplumlar arasındaki paylaşımını ve kaynaşmayı sağlaması bakımdan da önemine vurgu yaparak, bugüne kadar 11 zirve düzenlendiğini, 12.’sinin Azerbaycan’da yarın yapılacağını ve KKTC’nin de bu toplantıda temsil edileceğini kaydetti.

Türk dünyası zirvesinin KKTC’de de yapılmasını temenni eden Başçeri, KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz parçası olduğunu kaydetti, Türk dünyasının da KKTC’ye bir bildirge ile destek verdiğini anımsattı. 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, uluslararası camiaya yönelik “bu adanın gerçekleriyle barışmasının zamanı geldiği” sözünü anımsatan Başçeri, adada iki devlet olduğunu ve artık iki devletin yan yana nasıl yaşayabileceğinin müzakere edilmesinin zamanının geldiğini söyledi. 

Başçeri, ortak bir çatı altında Kıbrıs Türk halkının Rumlarla yaşaması için çözüm çabalarının nafile ve zoraki olacağına işaret ederek, “Kıbrıs’ta artık olabileceklere doğru adım atmak gerekiyor” dedi. 

Türk devletleri teşkilatının Türk devletlerinin her alanda işbirliğine yönelik katkılar yaptığına işaret eden Başçeri, mühendislik projelerinin sadece teknik değil kültürel ve stratejik açıdan da önemli olduğunu ifade ederek, Türkiyeden KKTC’ye su boru hattını örnek verdi, bunu  mühendislik harikası olarak niteldi. 

Barış istikrar ve adaletin önemine vurgu yapan ancak uluslararası alanda bunun sağlanamadığının Gazze’de görülebileceğini ifade eden Başçeri, Türk dünyasının bu çerçevede birlik olması gerektiğini söyledi.

“Zor günlerden geçmekteyiz” diyen Başçeri, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de kuşatma altına alma çabalarını gördüklerini, buna diplomatik ve gerekirse askeri önlemlerle müsade etmeyeceklerini vurguladı. 

Başçeri, bu kuşatma çabalarının başarısızlığa uğramasında KKTC’nin büyük önem taşıdığını ifade ederek, Türkiye ile birlikte KKTC’nin her zaman yanlarında olacağına inandığını vurguladı. 

Başçeri, zirvenin, Türk dünyasına hayırlı olmasını temenni etti. 

-Öztürkler

Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler de, Türk dünyası zirvesinin KKTC’de yapılmasından mutluluk duyduğunu vurguladı. 

Öztürkler, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini KKTC’ye kazandıran, armağan eden tüm yetkiler ile mühendislere teşekkür ederek, yerleşkenin yanı sıra su temin projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçen mühendisleri tebrik etti. 

Türk Devletleri Teşkilatının KKTC için önemine vurgu yapan Öztürkler, bugün gelinen noktaya, Anavatanın kararlı duruşu sayesinde geldiklerini anlattı. 

Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’de yaptığı KKTC’nin tanınması çağrısı, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, KKTC adı ve bayrağıyla yaptığı uluslararası temaslara işaret ederek, KKTC’nin görünürlüğünün ve tanınırlılığının artacağına inanç belirtti.  

Kıbrıs Türk halkının haklı davasında yerini adım adım alacağını ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın da KKTC’nin bu adımlarını izlediğini ve daha da izleyeceğini söyledi. 

Öztürkler, güneyin egemenliğini askeri ve siyasi anlaşmalarla zaten teslim etmek üzere olduğunu, KKTC’ye yönelik askeri adımlar da attığının görüldüğünü ifade ederek, KKTC’nin yalnız olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti için milli dava olduğunu, bu yüzden güneyin bu bağlılığa dikkat etmesini istedi. 

Öztürkler, KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti yanında Türk dünyası için de önemli olduğunu ifade ederek, Türk dünyasının, ortak dili ortak geçmişi olan KKTC’ye daha çok sahip çıkmasını istedi, bu yolu birlikte yürümeye devam edeceklerini kaydetti. 

Federasyon görüşmelerinin bittiğini ve artık iki devletli çözüm yolunda ilerlediklerini belirten Öztürkler, Türk dünyasını KKTC’de daha çok görmek istediklerini vurguladı. 

Konuşmaların ardından anı fotoğrafı çekildi.

Çavuşoğlu: Hadsiz olan Solyalı, bana haddimi bildiremez

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, CTP ve lideri Tufan Erhürman’ı başörtüsü konusundaki tutarsız tutumları nedeniyle eleştirdi.

Çavuşoğlu, bir süre önce, “Başörtüsü konusunda Tufan Erhürman görüşlerini açıklasın” çağrısına, CTP Lefkoşa Milletvekili Ürün Solyalı’nın yanıt vermesini eleştirdi.

Çavuşoğlu, başörtüsü konusunda kendisine yanıt veren Ürün Solyalı’nın “haddini aştığını” belirterek, “Bana haddimi bildirecek kişi Ürün Solyalı değildir. Bu tam anlamıyla bir hadsizliktir” dedi.

CTP ve Erhürman’ın başörtüsü konusunda kapalı kapılar ardında başka, eylemlerde başka konuştuğunu söyleyen Çavuşoğlu şöyle devam etti:

İnandırıcı bir açıklamaları yok. Ben CTP’nin ve adayının başörtüsü konusundaki görüşlerini merak ettim. Yine lafı dolandırdılar.

Kıbrıs konusunda olduğu gibi, başörtüsü konusunda da şeffaf değiller.

Ürün Solyalı, haddini aşarak, beni halkı kutuplaştırmakla suçluyor. Asla böyle bir niyetim yok.

Özgürlüklerden bahsedenlerin başörtüsü konusundaki net duruşunu bu toplumun bilme hakkı var.

Ya sorulan soruya yanıt versinler, ya lafı dolandırmasınlar.

Ortada samimi bir soru varken, hadsizlik yapmaya gerek yok. Ürün Solyalı kim ki bana had bildirecek.

Sorulara cevap vermeye pek niyetli değiller. Maşallah, CTP’liler lafı dolandırmakta pek maharetli. Asıl iş karıştırmaya çalışan kendiler.

Siyasi maksatlarla sorulan sorulara yanıt vermiyorlar.

Buna cevap vermek, CTP’nin görevi. Zira her platformda özgürlüklerin savunucuları, her kapalı ortamda Türkiye’de öğrenci iken de başörtüsüne destek verdiklerini söylüyor. O zaman kamuoyuna da açıklasınlar.

Ben bu soruyu 19 Ekim sonrasında da sormaya devam edeceğim…

Öztürkler: “KKTC Türk Dünyasının ortak dili, ortak geçmişidir”

Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler III. Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi’nin açılışına katıldı.
6-8 Ekim tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı yerleşkeskesinde gerçekleşecek zirvenin açılış etkinliğinde Başkan Öztürkler’in yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, diğer yetkililer ve konuklar katıldı.
Öztürkler, burada yaptığı konuşmada Türk dünyası zirvesinin KKTC’de yapılmasından mutluluk duyduğunu vurguladı.
Öztürkler, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini KKTC’ye kazandıran, armağan eden tüm yetkiler ile mühendislere teşekkür ederek, yerleşkenin yanı sıra su temin projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçen mühendisleri tebrik etti.
Türk Devletleri Teşkilatının KKTC için önemine vurgu yapan Öztürkler, bugün gelinen noktaya, Anavatanın kararlı duruşu sayesinde geldiklerini anlattı.
Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’de yaptığı KKTC’nin tanınması çağrısı, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, KKTC adı ve bayrağıyla yaptığı uluslararası temaslara işaret ederek, KKTC’nin görünürlüğünün ve tanınırlığının artacağına inanç belirtti.
Kıbrıs Türk halkının haklı davasında yerini adım adım alacağını ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın da KKTC’nin bu adımlarını izlediğini ve daha da izleyeceğini söyledi.
Öztürkler, güneyin egemenliğini askeri ve siyasi anlaşmalarla zaten teslim etmek üzere olduğunu, KKTC’ye yönelik askeri adımlar da attığının görüldüğünü ifade ederek, KKTC’nin yalnız olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti için milli dava olduğunu, bu yüzden güneyin bu bağlılığa dikkat etmesini istedi.
Öztürkler, KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti yanında Türk dünyası için de önemli olduğunu ifade ederek, Türk dünyasının, ortak dili ortak geçmişi olan KKTC’ye daha çok sahip çıkmasını istedi, bu yolu birlikte yürümeye devam edeceklerini kaydetti.
Federasyon görüşmelerinin bittiğini ve artık iki devletli çözüm yolunda ilerlediklerini belirten Öztürkler, Türk dünyasını KKTC’de daha çok görmek istediklerini vurguladı.
Konuşmaların ardından anı fotoğrafı çekildi.

Aksakallı’dan Bakan Oğuz’a ziyaret

Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Yönetim Kurulu Başkanı Korgeneral (E) Zekai Aksakallı ve Başdanışman Bülent Ardıç, Bakanı Dursun Oğuz’a nezaket ziyaretinde bulundu.

Ziyaret kapsamında OYAK heyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurumun iştiraklerine bağlı teşebbüsleri denetlemek ve faaliyetleri yerinde incelemek amacıyla adada bulunduklarını belirtti.

Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı, OYAK’ın KKTC’deki yatırımlarının ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiğini ifade ederek, “Hem mevcut teşebbüslerimizin verimliliğini artırmak hem de yeni yatırım alanlarını değerlendirmek üzere kapsamlı bir inceleme ziyareti gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle İçişleri Bakanımız Sayın Dursun Oğuz’u da ziyaret ederek çalışmalarımıza ilişkin bilgi paylaşımında bulunduk” dedi.

Ziyaret sırasında Aksakallı, Bakan Dursun Oğuz’a el yapımı Türk bayrağı hediye etti. Bu anlamlı hediye, iki ülke arasındaki kardeşlik, birlik ve dayanışma ruhunu simgeledi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, OYAK’ın Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik faaliyetlerinin önemine vurgu yaptı. Oğuz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kurumlarıyla iş birliği içinde gelişmeye ve üretmeye devam ediyor. OYAK’ın yatırımları ülkemize hem ekonomik hem de istihdam açısından değer katmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi” Komitede ele alınıyor

Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi, “Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi” gündemiyle toplandı.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Yasemi Öztürk başkanlığındaki toplantıda, Komite Başkan Vekili, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ongun Talat, Komite Üyeleri; UBP Milletvekilleri Hasan Küçük ve Hasan Taçoy ile CTP Milletvekili Ürün Solyalı yer alıyor.

Komite toplantısına ayrıca, Cumhuriyet Meclisi Başkan Vekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, CTP Milletvekilleri Erkut Şahali, Fikri Toros ve Sami Özuslu ile Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers katılıyor.

Karar Önerisini, UBP Grubu’na bağlı bazı milletvekilleri, Demokrat Parti (DP) milletvekilleri, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Başkanı Erhan Arıklı ve Lefkoşa Bağımsız Milletvekili Hasan Tosunoğlu sunmuştu.

Ümit Özdağ: Kıbrıs’ta tek yol vardır; o da iki ayrı bağımsız devlet

KKTC’de temaslarda bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, KIBRIS TV ekranlarında yayınlanan ve Aytuğ Türkkan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Detay’ adlı programa katılarak, açıklamalarda bulundu.

Ümit Özdağ’ın açıklamalarından öne çıkan satırlar:

“Gazze’de yaşananın minyatürünü Kıbrıs Türkü 1974’e kadar yaşadı. Batı yine ahlaksız o tavrıyla Rumların yanında yer aldı. Ve eğer 1974’te müdahale olmasaydı, 2024-2025’te Gazze’de yaşanan 1974’te Kıbrıs’ta yaşanacaktı. Yarın, Allah korusun olumsuz şartlar gelişir, yanlış kararlar alınırsa Gazze’de yapılanı batının ahlaki standartları KKTC’de yapmaktan hiç geri durmayacaktır. Kanıtı mı? Bakın Gazze’de soykırımdan bahsediyoruz ya bu soykırımın batı dışında objektif somut ortağı Kıbrıs Rum kesimidir. İsrail’in stratejik ortağıdır, İsrail tarafından silahlandırılmaktadır, İsrail’in soykırımcı ordusuyla operasyon yapmaktadır ve İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu bu katliamı Kıbrıs Rum kesiminin kınadığını görüyor musunuz?

“Burada tek yol vardır; o da iki ayrı bağımsız devlet”

Bazıları “Güney Kıbrıs’la federasyon yapalım” diyor, hangi Güney Kıbrıs’la? Ayrı bir Türk milleti gerçeğini adada kabul etmeyen, ‘Türkçe konuşan Kıbrıslılar’ diye küçümseyen ve böylece onun varlığını, eşitliğini hiçbir düzlemde kabul etmeyen, azınlık olarak gören, soykırımcı İsrail’in ortağı olan bir rejimle ne federasyonla bir araya gelinir, ne de başka bir şekilde bir araya gelinir.

Burada tek yol vardır; o da iki ayrı bağımsız devlet. Yıllarca bunun mücadelesini verdim ve bundan sonra da bağımsız bir KKTC’yi destekleyeceğim.

“KKTC, bedelini ödeyerek kurulmuş bir devlettir”

Türkiye bugün KKTC’nin tanınması konusunda aktif bir politika izlemediği için tanınmıyor. Türkiye bu konuda aktif politika izlemeye başladığı andan itibaren KKTC devlet olarak tanınacaktır. Tanısalar da tanımasalar da KKTC bir devlettir. KKTC, bedelini ödeyerek kurulmuş, kendi istiklal mücadelesini vererek kurulmuş bir devlettir. Gelip birileri KKTC’nin sınırlarını cetvelle çizmemiştir, KKTC’nin sınırları süngüyle çizilmiştir, Kıbrıs Türkü’nün kanıyla çizilmiştir. Kıbrıs Türklüğünün onlarca yıl vermiş olduğu onurlu bir milli bir mücadele var. Bütün bunları yok sayacaksınız, Kıbrıs Türklerine adada azınlık muamelesi yapacaksınız onların varlığını ortadan kaldıracak bir federasyon önereceksiniz. Bizim buna söyleyeceğimiz tek şey var: CANINIZ CEHENNEME.

KKTC’nin yeni Filistin olmasına izin verilmemelidir”

İsrail devlet aklı veya Siyonist akıl böyle 2 senelik 5 senelik planlarla çalışmaz. Siyonist akıl bin senelik, 500 senelik, 100 senelik böyle bir zekayla çalışır. İsrail, bölgede haritaları yeniden çizerken, Netanyahu bunu gururla açıklarken acaba hemen Doğu Akdeniz’de batmayan bir uçak gemisi pozisyonunda olan Kıbrıs adasını ihmal edecek midir? Mümkün mü? Hayır. Bunun için İsrail Güney’de çok güçlü bir şekilde örgütleniyor. Ne yazık ki KKTC’de de şimdi kısıtlama getirilmiş, toprak alımları yapılıyor. KKTC’nin yeni Filistin olmasına izin verilmemelidirİsrail’in buradaki toprak alımları sonlandırılmalı ve alınan topraklar devletleştirilmelidir. Bu bir zorunluluktur. ‘Ben buradan kar ediyorum’ diyerek arazi satan arkadaşlara şunu hatırlatmak isterim: Filistin’de bugün bombalanan, paramparça olan çocukların büyük dedeleri de kar ediyoruz diye satıyordu o toprakları. Sonuç bu. Herhalde o torunlar şimdi o büyük dedelere lanet okuyordur. Torunlarınız size lanet okumasın, topraklarınıza sahip çıkın. Bu toprakların bedeli sterlinle ödenecek dolarla ödenecek bedeller değil. Bu toprakların bedeli 1500’lerden beri kanla ödenmiş. Bunlar Türk toprakları.

“Bu iş artık bitmelidir”

Türkiye, bağımsız KKTC ile anlaşmasını imzalar ve bu iş biter. Ve bu iş artık bitmelidir. Biz buradayız, iki devletli çözümü desteklemek, bağımsız KKTC idealini desteklemek, KKTC’nin bağımsızlaşma ve devletleşme ve kurumsallaşma sürecini desteklemek için buradayız.

“KKTC’nin bağımsızlığını tüm dünyaya tanıtmak için kampanya başlatacağız”

Burada seçimler olacak daha sonra Türkiye’de de seçim olacak. Türkiye’de iktidar değişecek, Zafer Partisi bundan sonra kurulacak ve Türkiye’ye yönetecek heyetin çok önemli bir parçasını oluşturacak. Biz Zafer Partisi olarak mensup olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti hükümetinde KKTC’nin bağımsızlığının bütün dünyada tanıtılması için olağanüstü büyük bir kampanya başlatma konusunda kararlıyız.

Ankara gereken müdahaleleri yapmadığı için bazı şeyler bizim istediğimiz hızda gitmedi ama bu gitmeyeceği anlamına gelmiyor.

“Batı Trakya Türklerine yaptıklarının daha kötüsünü yaparlar”

Rum kesimiyle bir arada yaşamak mümkün değil, çünkü Rum kesimi Türkleri eşit ve ortak görmüyor; azınlık olarak görüyor, adada işgalci olarak görüyor. Batı Trakya Türklüğüne yaptıklarını görüyorsunuz, ellerine fırsat geçirse daha kötüsünü Kıbrıs Türklerine yaparlar. Bunu geçmişte yaptılar.”