Archives Ekim 2025

BORÇLU ABONELERİN DİKKATİNE: ELEKTRİKLER SALI GÜNÜ KESİLECEK

KIB-TEK, eylül dönemi ve öncesine ait 675 TL ve üzeri borcu olan abonelerin 7 Ekim’de elektriğini keseceğini duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) eylül dönemi ve öncesine ait 675 TL ve üzeri borcu bulunan abonelerin elektriklerinin 7 Ekim Salı günü kesileceğini duyurdu.

Kıb-Tek’ten yapılan duyuruda kurum ile yapılan yasal sözleşmeler ile taksitlendirilmiş hesaplarda taksit geriliği olan tüm abonelerin elektriklerinin de aynı tarihte kesileceği belirtildi ve abonelere gerekli ödemeleri yapma çağrısında bulunduldu.

Tatar, TDT Devlet Başkanları Konseyi öncesinde konuştu: Bir millet 3 devlet anlayışı yaygınlaşıyor

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde kendi bayrağı ve anayasal adıyla temsil edileceğini belirterek, “Bir millet, üç devlet anlayışı yaygınlaşıyor” dedi ve Azerbaycan başta olmak üzere üye ülkelerle ilişkileri geliştirme çabalarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ülkesinin Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerini her gün biraz daha ileriye götürdüğünü ifade ederek, “Bir millet 3 devlet anlayışı yaygınlaşıyor.” dedi.

AA’nın aktardığına göre Cumhurbaşkanı Tatar, 6–7 Ekim’de Azerbaycan’ın Gebele kentinde yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi’nin 12. Zirvesi ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Tatar, KKTC’nin TDT’de gözlemci üye olarak bulunmasının önemine dikkat çekerek, teşkilata üye ülkeler ile ilişkilerini geliştirdiklerini söyledi.

“Jeopolitik ve jeostratejik olarak KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki kökleşen varlığının Türk devletleri için önemine” vurgu yapan Tatar, TDT Devlet Başkanları Konseyi’nin 12. Zirvesi’nde KKTC’nin bir kez daha kendi bayrağı ve anayasal adı ile temsil edileceğini belirtti.

Tatar, KKTC’nin Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerini her gün biraz daha ileriye götürdüğünü anlatarak, “Bir millet 3 devlet anlayışı yaygınlaşıyor. Özellikle 2. Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan’ın KKTC’ye olan ilgisi bu anlayışın hem orada hem de KKTC’de pekişmesine yol açtı. Sadece Azerbaycan ile değil diğer birlik üyesi ülkelerle de ilişkilerimizi daha ileriye taşıma çabasındayız.” ifadelerini kullandı.

DOLAR’IN ZİRVE SERİSİ SÜRÜYOR

Geçtiğimiz haftayı zirvede kapatan Dolar, haftanın ilk gününde de rekor serisini sürdürdü.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 41,69 TL, Euro 48,91 TL, İngiliz Sterlini ise 56,13 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.07 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 41,68 TL, satış fiyatı 41,69 TL.

Euro’nun alış fiyatı 48,88 TL, satış fiyatı 48,95 TL, İngiliz Sterlini ise 56,10 TL’den alınıp 56,16 TL’den satılıyor.

Geçmiş Olsun Gardiyanoğlu…

Ulusal Birlik Partisi milletvekili Sadık Gardiyanoğlu, arı sokması sonucu yaşadığı alerjik reaksiyon nedeniyle hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

48 yaşındaki Gardiyanoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bugüne kadar birçok kez arı sokmasına maruz kaldığını ancak ilk kez ciddi bir sağlık sorunu yaşadığını belirtti.

Gardiyanoğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Hayat şakaya gelmez. Yaş 48… Birçok kez her türlü arı tarafından sokuldum, hiç sıkıntı yaşamamıştım bugüne kadar. Yabani bir arı tarafından sokuldum. Yine umursamadım. Sağ elim şişmeye başladı, göğsümde bir çırpıntı, elde uyuşma, boğazda yutkunma sıkıntısı ve aklıma çok değerli kardeşim İsa Akar geldi. Hanıma ve çocuklara hiç renk vermedim. Eşimin ısrarı üzerine hastahaneye gittim. İyi ki de gitmişim. Hemen kortizon, serum, anti alerji iğneleri ve antibiyotikler…” Gardiyanoğlu, paylaşımında yaşadığı olayın ardından herkese sağlıklarını hafife almamaları çağrısında bulundu: “Lütfen bana bir şey olmaz deme… Sevdiklerini dinle… Herkese sağlıklı ve huzurlu haftalar dilerim.”

TATAR: “SİLAH DEPOSUNDAN HUKUK NUTUKLARI ATIYOR”

Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Doğu Akdeniz’deki ittifaklara ilişkin açıklamalarına verdiği tepkiyi “pişkinlik” olarak nitelendirdi.

Tatar, Rum liderliğinin 1963’te Kıbrıs Türk ortağını silah zoruyla yönetimden atarak 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’ni gasp ettiğini, bugün ise kalkıp uluslararası hukuk dersi vermeye kalktığını belirtti ve Hristodulidis’in “Türkiye davranışlarıyla kendini dışlıyor” ifadesini “kibirli, ikiyüzlü ve tarihi gerçeklerden tamamen kopuk” bir açıklama olarak niteledi. Tatar ,“Türkiye, Doğu Akdeniz’in en güçlü devletidir. Kimse Türkiye’yi dışlayamaz. Kimse Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayamaz. Türkiye Dışişleri Bakanı sayın Hakan Fidan’ın sözleri, Türkiye’nin sabrını da kararlılığını da anlatan yerinde bir uyarıdır. Bu bölgedeki dışlayıcı ittifakların hepsi, Rum-Yunan-İsrail ekseninin çıkar oyunlarıdır. Bizi istememelerinin en önemli nedeni de bu oyunu bozduğumuz içindir.” ifadelerini kullandı.

HRISTODULIDIS HUKUKU AĞZINA ALMADAN ÖNCE GÜNEYİ SİLAH DEPOSUNA ÇEVİRMEKTEN VAZGEÇSİN

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum yönetiminin son yıllarda hızla artan silahlanma faaliyetlerine de sert tepki gösterdi ve şunları söyledi: “Rum tarafı bir yandan uluslararası hukuk ve barış çağrıları yaparken diğer taraftan da milyarlarca dolarlık silah alımlarıyla adayı yeniden bir çatışma alanına çevirmektedir. Kıbrıs Türk halkı bu tehditlere asla boyun eğmeyeceği gibi Rum’un silahlanması sonunda sadece kendisine zarar verecektir.”

3,5 MİLYAR DOLARLIK SİLAHLANMA, ÇÖZÜM DEĞİL SAVAŞ PROJESİDİR

Cumhurbaşkanı Tatar, 2020-2025 yılları arasında Rumların savunma ve silahlanmaya 3,5 milyar dolardan fazla kaynak ayırdığını, bu dönemde savunma bütçesinin neredeyse üçte bir oranında artışla 444 milyon Avro’dan 588 milyon Avro’ya çıktığını belirtti.
Tatar, “Bu rakamlar, Rum yönetiminin barıştan değil, silahlanmadan yana olduğunu göstermektedir. Beş yılda üçte bir oranında artan savunma harcamaları, saldırgan bir stratejinin ifadesidir. Bu adımların hiçbirini savunma gerekçesiyle açıklamak mümkün değildir.” dedi.

ADAYI YABANCI GÜÇLERİN İLERİ KARAKOLUNA ÇEVİRDİLER

Tatar, Güney Kıbrıs’ın adeta bir silah deposuna dönüştüğünü vurgulayarak şunları kaydetti: “Rum yönetimi Almanya’dan ENOK A.B. zırhlı araçlarını, İsrail’den SPIKE LR-2 tanksavar füzelerini, Fransa’dan AKERON MP tanksavar sistemleri, EXOCET gemisavar ve MISTRAL hava savunma füzelerini, Sırbistan’dan Tamnava çok namlulu roketatar sistemlerini satın almıştır. ABD ve Avrupa menşeli hafif silah alımları da sürmektedir.
Bu tablo açıkça gösteriyor ki Rum tarafı savunma değil, saldırı hazırlığı içindedir. Üstelik Mari’deki Florakis Deniz Üssü ile Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü artık sadece Rum ordusuna değil, Amerikan, Fransız ve İsrail güçlerine de açık hale getirilmiştir. Kıbrıs’ın güneyi bölge dışı güçlerin adeta ileri karakoluna dönüşmektedir.”

HUKUK ÇAĞRISI YAPARKEN SİLAH YIĞIYORLAR

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum yönetiminin uluslararası kamuoyuna sürekli olarak “barıştan yana” bir görüntü vermeye çalıştığını ancak gerçekte silahlanma yarışına girdiğini belirterek şunları da söyledi: “Rum tarafı bir yandan müzakere çağrıları yaparken, öte yandan milyarlarca dolarlık silah sistemleri satın almaktadır. Bu, en hafif tabiriyle ikiyüzlülüktür. Kıbrıs Türk halkı bu zihniyeti çok iyi tanır. Biz, bu adada nice zulümlere, nice saldırılara direndik. Bugün de aynı dirayetle ayaktayız.”

KIBRIS TÜRK HALKININ İRADESİ, HER SİLAHTAN GÜÇLÜDÜR

Tatar açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir adımı sineye çekmeyeceklerini ise şu dözlerle6 vurguladı: “Kıbrıs Türk halkının iradesi, en gelişmiş silah sistemlerinden daha güçlüdür. 1960’larda üzerimize yağan kurşunları, 1974 öncesi toplu katliamları unutmadık. Bugün aynı zihniyet, farklı maskelerle yeniden karşımıza çıkmaktadır. Sözde Karpaz’ı alacağız yemini edenleri, bu zamanda hala Enosis çağrısı yapanları sosyal medyada görüyor ve onlar adına da utanıyoruz. Ama biz buradayız, varız ve var olmaya devam edeceğiz.”
Tatar, Kıbrıs Türk halkının Türkiye Cumhuriyeti ile sarsılmaz bağlarına da dikkat çekti ve “Bizim güvenliğimizin teminatı, Türkiye’nin garantörlüğü ve Kıbrıs Türk halkının egemen devletidir. Ne silahlar ve tehditler ne de diplomatik oyunlar bu gerçeği değiştirebilir.” dedi.

ÇÖZÜM, TEHDİT ALTINDA DEĞİL, EŞİTLİK TEMELİNDE OLUR

Cumhurbaşkanı Tatar, barışın ancak karşılıklı saygı ve egemen eşitlik temelinde mümkün olduğunu vurguladı, “Biz çözümden yanayız; ama o çözüm, teslimiyetle değil, eşitlikle mümkündür. Biz müzakereye açığız; ama o müzakere, silahların gölgesinde değil, halkların özgür iradesiyle ve eşit statü zemininde yapılır. Rum yönetimi eğer gerçekten çözüm istiyorsa, bu silahlanma sevdasından ve adayı yabancı güçlerin oyun sahasına çevirmekten vazgeçmelidir.” ifadelerini kullandı.

KİMSE KIBRIS TÜRKÜ’NÜ DIŞLAYAMAZ VE HAKKINI GASP EDEMEZ

Cumhurbaşkanı Tatar açıklamasını Kıbrıs Türkü’nü kimsenin dışlayamayacağı ve Türkiye olmadan hiçbir bölgesel denklemin kurulamayacağı gerçeğini vurgulayarak tamamladı ve “Bu coğrafyada Türkiye’siz hiçbir denklem kurulamaz ve kimse Kıbrıs Türk Halkını dışlayamaz, hakkını gasp edemez. Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki varlığı, bu bölgedeki barışın, güvenliğin ve hakkaniyetin teminatıdır. Kıbrıs Türk halkı, Türkiye ile omuz omuza aynı hedef için yürümektedir. Bu hedef, devletimizin geleceğe taşınması ve adaletin yani özden gelen haklarımız olan egemen eşitlik ile eşit uluslararası statümüzün teyit edilmesidir. Rum tarafı hala geçmişin hayalleriyle oyalanmaktadır, biz ise kararlılıkla bu adanın geleceğini sağlam temeller üzerine kuruyoruz.” dedi.

Dinçyürek:” Sağlıkta iletişim ve hizmet kalitesini arttırmak hedefimizdir “

Sağlık Bakanlığı ile 6 üniversiteden sağlıkta hizmet içi eğitim iş birliği

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, bakanlıkta 6 üniversitenin rektör ve temsilcileri ile bir araya gelerek sağlık çalışanlarının empati ve iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının amacının hasta ve hasta yakınlarının memnuniyetini artırmak için sağlık çalışanlarına hizmet içi eğitim programları düzenlemek olduğunu vurgulayan Bakan Dinçyürek, “Her yıl on binlerce başarılı ameliyat gerçekleştiriyoruz, her gün binlerce vatandaşımız polikliniklerimizden hizmet alıyor. Bu süreçte sağlık çalışanlarımız ile toplum arasında çok yoğun bir iletişim var. Dolayısıyla iletişim ve empati becerilerini geliştirmek, hizmet kalitesini artırmak en önemli hedefimizdir” dedi.

Dinçyürek, sağlık altyapısının güçlendirilmesi, yeni teknolojik cihazların hizmete alınması ve insan kaynağının artırılması yönünde çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Bu yıl 95 hemşireyi kadromuza kattık, yeni münhallerle sayıyı artıracağız. Ancak sistemin merkezinde hasta vardır. Hastalarımızın ve hasta yakınlarımızın memnuniyeti en temel önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.

Toplantıda alınan kararla, üniversitelerle Sağlık Bakanlığı iş birliğinde hizmet içi eğitim programlarının başlatılması konusunda mutabakata varıldı. İlk teknik toplantının Çarşamba günü yapılacağı bildirildi.
Dinçyürek ayrıca sağlık çalışanlarını temsil eden sendikalarla da paralel görüşmeler yürütüleceğini kaydetti.

Üniversite temsilcileri de projeye desteklerini açıkladı. GAÜ Rektörü Prof. Dr. Serdar Yurtsever, projenin sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıracağına inandıklarını ve katkı sunacaklarını belirtti.

UKÜ Rektörü Prof. Dr. Ertuğ Çelebi, eğitim programına her türlü desteği vereceklerini ifade etti.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Girne Üniversitesi adına konuşan Prof. Dr. Umut Aksoy, projeyi “minnetle karşıladıklarını” söyledi.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, hasta-çalışan iletişiminin sağlık sisteminin temel sorunlarından biri olduğunu ve bu alandaki çalışmaya destek vermekten mutluluk duyduklarını aktardı.

Lefke Avrupa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serpil Ünyayar, üniversite olarak komisyon kurarak çalışmalara katkı koyacaklarını kaydetti.

DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç ise üniversitelerin topluma hizmet misyonuna dikkat çekerek, “Sağlık Bakanlığımızın ortaya koyduğu bu vizyonu desteklemekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.

Bakan Dinçyürek, toplantıya katkı koyan tüm üniversitelere teşekkür ederek, “Her zaman olduğu gibi birlikte çalışarak bu ülkeyi daha yaşanabilir bir noktaya getirmek için çabalamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, “Miras Kıbrıs” etkinliğine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, İskele, Mehmetçik-Büyükkonuk, Tatlısu ve Erenköy-Karpaz belediyelerinin iş birliğiyle düzenlenen “Miras Kıbrıs” etkinliğine katıldı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yanı sıra bazı milletvekilleri, bürokratlar, vatandaşlar ve diğer yetkililerin katıldığı etkinliğe organizasyonu üstlenen dört belediyenin başkanı; İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, Mehmetçik-Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan, Erenköy-Karpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı da katıldı.

İskele Belediyesi Kültür Evi’nde gerçekleşen etkinlik, Refika’nın Mutfağı kurucusu, yemek kitabı ve gazete yazarı Refika Birgül ile kültüre dair sohbetle başladı.

Daha sonra gurme şef Mustafa Şah ve Kıbrıs Türk turizmi üzerine çalışmalar yapan Zekai Altan da sohbete katılarak, Kıbrıs mutfağı hakkında bilgiler verdi.

Son olarak Sibel Tatar ve Fatma Şahin de, Refika Birgül’ün sohbetine dahil oldu.

Sibel Tatar konuşmasında, gastronomide Gaziantep’in geldiği noktaya dikkat çekerek, “O tecrübeden biz de faydalanmak istiyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın talebini de ileten Sibel Tatar, “Bölgede inşallah uluslararası bir gastronomi fuarını gerçekleştiririz.” temennisinde bulundu.

Fatma Şahin ise konuşmasına, “İki günden beridir buradayım. Muhteşem bir ev sahipliği yapıyorsunuz.” diyerek, başladı. Sibel Tatar’ın çok başarılı işler yaptığını dile getiren Şahin, “Ben bu coğrafyanın güzelliğini görüyorum bana düşen ne ise ben sizin emrinizdeyim.” diye konuştu.

Tesis, tanıtım ve hikaye yazmanın çok önemli olduğunun altını çizen Şahin, “Bugün yediğim ekmek kadar güzel ekmek hayatımda yemedim, bugün yediğim patatesi başka bir yerde yemedim. Muhteşemsiniz.” dedi. Hellimin dünyaya daha iyi tanıtılması gerektiğini belirten Şahin, hellimin, mozzarelladan daha kıymetli olduğunu söyledi.

“Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi,” yarın komitede görüşülecek

“Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi” yarın Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde ele alınmaya başlanıyor.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, komite, yarın saat 10.30’da toplanacak. Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Yasemi Öztürk’ün Başkanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ongun Talat’ın Başkan Vekili olduğu komitede, UBP Milletvekilleri Hasan Küçük ile Hasan Taçoy ve CTP Milletvekili Ürün Solyalı üye olarak yer alıyor.

Komitenin gündemindeki “Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi’ni UBP Grubu’na bağlı bazı milletvekilleri, Demokrat Parti (DP) milletvekilleri, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Başkanı Erhan Arıklı ve Lefkoşa Bağımsız Milletvekili Hasan Tosunoğlu sundu.

Ünal Üstel: Cumhurbaşkanlığı seçimi yolunda birlikteyiz, kararlıyız, güçlüyüz

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, 19 Ekim’de gerçekleştirilecek KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik açıklamalarda bulundu.

Üstel, Cumhurbaşkanı ve yeniden Cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar’la tam bir uyum içinde olduklarını belirterek, “Saflarımız sımsıkı, çalışmalarımızı kesintisiz, durmaksızın, hız kesmeden sürdürmekteyiz. Ersin Tatar, halkın adayıdır. Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Halkı’nın en geniş desteğine sahip UBP, DP ve YDP’nin de ortak desteğine sahiptir” ifadelerini kullandı.

“Çıktığımız Cumhurbaşkanlığı seçimi yolunda birlikteyiz, kararlıyız, güçlüyüz” diyen Üstel, güçlerinin halktan aldıkları aktif destek olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanının halkla buluşmalarında görülen coşkunun, seçimin yaşamsal öneminden kaynaklandığını ifade etti.

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Üstel, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı soykırıma tepki gösterdi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail başta olmak üzere askeri temelli ittifaklarla saldırgan niyetini ortaya koyduğunu belirtti.

Üstel açıklamasına şöyle devam etti:

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgalcisi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, en başta İsrail olmak üzere girdiği askeri temelli ittifaklarla, Kıbrıs Türk Halkı’na ve KKTC’ye saldırgan niyetini göstermektedir.
Anavatanımız Türkiye’nin askeri varlığı ve her türlü desteği, korkusuzca yaşama nedenimizdir. Ancak bizler 1974’ten günümüze Kıbrıs Adasının gördüğü en uzun süreli barışın, huzurun Rumların çılgınlığıyla kesintiye uğramasını istemiyoruz.
Kıbrıs adasının son yüz yılında yaşanan her türlü gerginliğin, çatışmanın nedeni Rumların, adaya kesinkes sahip çıkıp Yunanistan’a bağlama arzusudur.
İşte tüm bunlar yaşanırken, Anavatan Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman yanımızda olmasından duyduğumuz memnuniyeti UBP Genel Başkanı ve Başbakan olarak ifade etmeyi insani bir görev sayıyorum.
Türkiye’nin bugünler dahil, her zaman yanımızda olması, Kıbrıs adasında, mavi vatanda, çıkarlarımızın riske sokmadan savunmadaki kader birliğimiz içindir.
Bu yakınlığa farklı mana yükleyip, niteleme yapanlar bu gerçeği göremeyenlerdir.
19 Ekimde sandıklar kapanıp, bağımsız yargımızın gözetiminde sonuçlar açıklanana kadar, demokrasi bekçiliğimiz devam edecektir.
Ersin Tatar, adayımızdır.
Ersin Tatar’ın seçimi kazanan olarak tamamlaması Kıbrıs Türk halkının, yüksek çıkarınadır.
Halkımız kulaklarını, toplumsal, ulusal çıkarlarımıza uyumlu seslere açık tutmalıdır. Güzel görünümlü sözlere kanma döneminin geride kaldığını biliyoruz ve görüyoruz.
Halkımızın duyarlılık, ilgi ve dayanışmasına teşekkür eder, saygı, sevgi ve kardeşlik duygularıyla kucaklıyorum.”

TATAR: GÜZELYURT’U FEDERASYON MASALLARINA FEDA ETTİRMEYİZ

Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar’ın ilk mitingi Güzelyurt’ta geçekleşti.

Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar mitingde yaptığı konuşmada Güzelyurt halkıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, kendisine yeniden destek veren UBP, DP ve YDP’lilerden oluşan Sağduyu İttifakına teşekkür etti.

Siyasi görüşü ne olursa olsun, hangi kökenden, nereden gelirse gelsin, bana oy versin yahut vermesin, Halkın Cumhurbaşkanı olarak bütün vatandaşlarımızı kucaklıyorum diyen Tatar, bunun sözünü vermediğini zaten görev süresi boyunca bunu gerçekleştirdiğini söyledi.

İçi boş vaatler yerine iş yaptık
Halkın kendisine Milletvekilliği, Maliye Bakanlığı, Başbakanlık, Genel Başkanlığın ardından Cumhurbaşkanı görevini layık gördüğünü dile getiren Tatar, “Makam için, koltuk için aday değilim. Bu halk bana her makamı layık gördü. Cumhurbaşkanlığı yaptım. Tek bir amacım vardı o da sizlere daha çok hizmet getirmek, daha çok eser ortaya koymak. Bizim farkımız da bu zaten. İçi boş, soyut vaatler yerine iş yapmak, eser ortaya çıkarmak” dedi.

Müzakerelerden kazanım elde edemedik
Kıbrıs Türkü’nün 1963’te ortaklık devletinden silah zoruyla dışlandığına işaret eden Tatar, Mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir Rum devleti olduğunu kimsenin halkı kandırmaya çalışmaması gerektiğini, ortaklık devletin biteli 62 yıl geçtiğini kaydetti. Bugüne kadar Kıbrıs Rum ve Türk tarafları arasında çok çeşitli tarihlerde ve yerlerde defalarca 2+1, 5+1 görüşmeler yapıldığını aktaran Tatar, “Sonuç ne oldu? Kıbrıs Türkü bu zirvelerden, müzakerelerden tek bir fayda elde edebildi mi?” Diye sordu.

Sıfır asker sıfır garanti ile masadan kaçtılar
2004’te Annan Planına evet diyen biz olduk. Rumlar hayır dedi. Biz karşılığında ne aldık? Rumlar ne aldı? Onlar AB üyesi yapıldı biz ortada kaldık” ifadelerini kullanan Tatar, 2017’de Crans Montana’da Rumların aldıkları bütün tavizlere rağmen sıfır asker sıfır garanti ısrarıyla yine masayı yıkıp kaçtığını, Kıbrıs Türk Halkı bir şey alamadığını vurguladı.

Rum tarafı statükonun değişmesini istemiyor
1963’ten bu yana Kıbrıs Türklerinin, Halkımızın her kesimi üzerinde, genci, yaşlısı, kadını erkeği, sporcusu, akademisyeni, iş insanı, üreticisi, Rum’un izolasyon ve ambargolarının kaldırılmadığın belirten Tatar, “Rum tarafı mevcut statükonun, mevcut durumun değişmesini asla istemiyor. Neden istemiyor? Çünkü Rum’un rahatı yerinde. Rum, Kıbrıs Türkü’nü, sizleri eşiti olarak görmüyor. Adamızın zenginliğini ve gücü paylaşmak istemiyor. Çünkü zihniyetleri budur. Ve bu zihniyet hiç değişmedi. Bu zihniyet değişmeden Kıbrıs Türk Halkının kabul edebileceği bir çözüm nasıl olacak? Bu soruları sormayalım mı? Dedi

Rum tarafı istese Kıbrıs sorunu çözülürdü
Rum tarafının gerçekten anlaşma istemesi halinde sorunun 2004’te çözülürdü veya 2017’de çözülleceğini ifade eden Tatar, “Aradan geçen 62 yılda çözülürdü. Peki çözüldü mü? Sıfır asker ve sıfır garanti ortadayken, Anavatan Türkiye’nin garantisi, Mehmetçiğin gücü burada yoksa Kıbrıs Türkü nasıl anlaşacak? Neyi kabul edecek?” Diye konuştu

Erhürman’ın ağabeyleri sorunu çözemedi
CTP Adayı Tufan Erhürman’ın ‘ben çözeceğim’ diyerek, Halkı kandırmaya çalıştığını belirten Tatar, “Çözse senin yanında çalıştığın, seninle aynı çizgideki ağabeylerin çözerdi. Talat çözerdi, Akıncı çözerdi. Çözebildiler mi? Hayır çözemediler. Kandırılan, sürekli oyalanan hep bizler olduk. Kıbrıs Türk Halkı oldu”dedi.

Erhürman çözüm değil, Kıbrıs Türkü’nü yama etmeyi vaat ediyor
CTP’nin adayının aylardır ben çözeceğim, şöyle çözeceğim, böyle çözeceğim dediğine işaret eden Tatar, “Ama önceki gün bir programa çıkmış ne dedi. Çözüm vaat etmiyorum dedi” ifadelerini kullandı. CTP’nin adayına seslenen Tatar, “Ne oldu? Niye çark ettin? Artık çözüm vaat etmiyorsan bu kadar lafazanlığı neden ettin? Çözümün yoksa neyi vaat ediyorsun? Ben söyleyeyim: Onun tek vaadi Kıbrıs Türkü’nü Rum’a yama yapmaktır. KKTC’yi Rum devletine yama yapmaktır. Bu kadar açık. Bu kadar net söylüyorum” dedi.

Erhürman kalıcı eser bırakmadan hükümetten kaçtı
CTP’nin adayının 15 ay başbakanlığı bulunduğunu belirten Tatar, “Hatırlıyor musunuz ne yaptığını? Bir tane hizmeti bu halk için ortaya koyduğu tek bir eseri oldu mu? Maaşları ödeyemediler Sonunda ne yaptı? Bıraktı kaçtı hükümetten” şeklinde konuştu.

Rum’un çıkarlarına hizmet eden federasyon defterinin kapandı
“Ben dün ne dediysem bugün de aynısını söylüyorum. Pozisyonum asla değişmedi. Diyaloğa, görüşmelere daima açığız ancak federasyon masalını, Kıbrıs Türkünü oyalama oyununa alet olmadık. Olmayacağız” diyen Tatar, tüketilmiş, eskimiş, modası geçmiş, Rum’un çıkarlarına hizmet eden federasyon defterinin kapandığını kaydetti.

Tatar konuşmasına şöyle devam etti:

“Eskimiş, çürümüş zeminle, çürümüş temelle yeni ve sağlam bir bina kurulamaz. Yeni ve sağlam bir bina ancak yeni ve güçlü temellerle inşa edilebilir. Hayatında bu ülke için tek bir çivi çakmamış, tek bir eser ortaya koymamış olanlar bunu anlayamaz da kavrayamaz da. Biz bu oyuna gelmedik. Bizden rahatsız olmalarının nedeni budur.”

Tüketilmiş müzakerelerden Atak Diplomasi aşamasına geçildi
Artık eskimiş, tüketilmiş müzakerelerden Atak Diplomasi aşamasına geçildiğini dile getiren Tatar, “Atak Diplomasi sadece uluslararası diplomasi değil, KKTC için Kıbrıs Türk Halkı için her alanda Atak bir siyaset izlemektir. Ulaşımda, İletişimde, Tarımda, Eğitimde, Turizmde, Üretimde, Ekonomide Anavatan Türkiye ile, Türk Devletleri ile bu ülkeye, sizlere daha çok hizmet getirmek, daha çok eser yapmak demektir. Atak Diplomasi, Rum’un oyun planına, sadece Rum’un yararına olan federasyon zemininden çıkıp iki devletli diyalog ve iş birliği modeliyle KKTC’yi dünyaya daha çok açmak demektir” diye konuştu.

Rum tarafı kimin için silahlanıyor ?
Ukrayna, Suriye, Filistin ve Gazze’de insanların öldürüldüğünü belirten Tatar,
Gücünüz yoksa her gün tepenize bombalar yağdırabiliyorlar. Kim bir şey yapabiliyor? Arap ülkeleri, AB, Gazze için kılını kıpırdatabildi mi?” Diye sordu.
Rum kesiminin İsrail’den, ABD’den de AB’den silah almanın peşinde olduğuna dikkat çeken Tatar, “Sürekli olarak silahlanıyorlar. Kimin için silahlanıyor Rum kesimi? Bir de çıkmışlar barış güvercini pozu kesiyorlar. Ağzında İsrail füzesi taşıyan barış güvercini olur mu?” Dedi.

Karpaz’ı almak isteyenlerle neyin anlaşması yapılacak
Rum tarafında önümüzdeki yıl genel seçimler yapılacağını, Rum tarafındaki faşist ve ırkçı parti ELAM’ın yükselişte olduğunu anlatan Tatar, “Haddini aşmış Rum askerlerinin Karpaz’a yönelik attığı sloganları biliyorsunuz. Karpaz’ı alacağız diyorlar. Böyle bir Rum zihniyetiyle neyin anlaşması neyin barışı yapılacak? Kimse halkımızı kandırmaya kalkmasın. Her şey ortada” diye konuştu

Güzelyurt’u Rumlara verdirmeyeceğiz
Annan Planı Dönemi ve Crans Montana görüşmelerinde Güzelyurt’un Rumlara verileceğine işaret eden Tatar, “Sizler yıllarca, bu güzelim topraklar, bereketli topraklar Rum’a bir gün verilecek diye evlerinizi bile inşa edemediniz, yenileyemediniz. Bırakın bunu pek çok Güzelyurtlu kardeşimiz yarın ölülerimizi bile bize göstermezler diye cenazelerini Lefkoşa’ya, Gönyeli’ye defnetmediler mi? Soruyorum bu bereketli toprakları Rum’a vermeye razı mıyız? Buna izin verecek miyiz? Hayır asla vermeyeceğiz” dedi. CTP’nin adayının Crans Montana’da nerede kaldıysak oradan başlayacağız dediğini belirten Tatar, “Ben bu konuda çok netim. Güzelyurt Kıbrıs Türkü’nündür ve daima Kıbrıs Türk halkında kalacaktır” diye konuştu.

Türkiye ile kurulan iyi ilişkiler yatırımların önünü açtı
Türkiye ile kurulan iyi ve güçlü ilişkililerle yatırımların önünün açıldığının aktaran Tatar, görevine devam etmesiyle sağlık alt yapısının daha da büyüyeceğini, yol ve ulaşımda beş yıl içinde daha büyük adımlar atılacağını kaydetti.
Enerjide, su teminin de daha büyük gelişmeler olacağını ifade eden Tatar, fiber optik altyapının bunun son örneği olduğunu, 5 yıl içinde süper hızlı internet altyapısına kavuşulacağını, sadece evlerin değil, okulların ve üniversitelerin de bu altyapıdan en iyi biçimde faydalanacağını vurguladı.

Güzelyurt Hastanesi Kasım’da açılacak
Güzelyurt Devlet Hastanesinin yeni haliyle Kasım ayında açılacağını belirten Tatar, Güzelyurtluların istekleri doğrultusunda her ilçemize yapacağımız gibi yepyeni bir okul inşa edeceğiz. İşte ben bu eserlerin ve hizmetlerin peşindeyim. Boş sözlerin değil” dedi..

Ülkeye eserler kazandırırken, Erhürman protesto ediyordu
Yeni Cumhurbaşkanlığını ve Cumhuriyet Meclisi yerleşkesin açıldığının anlatan Tatar, “Devasa Cumhuriyet Parkımızı, Milli Kütüphanemizi yaptık, yapıyoruz. İnşallah açılışını da hep birlikte yapacağız” diye konuştu.
CTP’nin adayı bunlar yapılırken, protesto ettiğini ve karşı çıktığını dile getiren Tatar, “Anavatan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı buraya geldiğinde, meclisimize geldiğinde bunlar protesto edip oturuma katılmadılar. Şimdi çıkmışlar Anavatanla görüşeceğiz diyorlar. Yahu Kıbrıs Türk Halkı sana inanır mı? Sana güvenir mi? Senin derdin başka. Bunların zihniyeti budur” dedi.

Öğretilmiş çaresizliğe razı olmayacağız
Konuşmasını sonunda Güzelyurtlulara seslenen Tatar, “Öğretilmiş çaresizliğe razı olmayacağız, Güzelyurt’un Rum’a teslim edilmesine asla izin vermeyeceğiz, sadece Rum’a yarayan federasyon masallarına artık inanmayacağız.
Seçim günü sandığa gittiğinizde vereceğiniz karar şudur: Kaderimizi başkasının iradesine bırakacak mıyız, yoksa kendi geleceğimizi kendimiz mi belirleyeceğiz?

“Miras Kıbrıs” etkinliği İskele Belediyesi Kültür Evi’nde yapıldı

İskele, Mehmetçik-Büyükkonuk, Tatlısu ve Erenköy-Karpaz belediyelerinin iş birliğiyle düzenlenen “Miras Kıbrıs” etkinliği bugün İskele Belediyesi Kültür Evi’nde yapıldı.

“Mirasına Sahip Çık” sloganlı etkinliğe, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yanı sıra bazı milletvekilleri, bürokratlar, vatandaşlar ve diğer yetkililer katıldı.

Organizasyonu üstlenen dört belediyenin başkanı; İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, Mehmetçik-Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan, Erenköy-Karpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı da etkinlikte yer aldı.

Etkinlik Refika’nın Mutfağı kurucusu, yemek kitabı ve gazete yazarı Refika Birgül ile kültüre dair sohbetle başladı.

Daha sonra gurme şef Mustafa Şah ve Kıbrıs Türk turizmi üzerine çalışmalar yapan Zekai Altan da sohbete katılarak, Kıbrıs mutfağı hakkında bilgiler verdi.

Son olarak Sibel Tatar ve Fatma Şahin de, Refika Birgül’ün sohbetine dahil oldu.

-Tatar

Sibel Tatar konuşmasında, gastronomide Gaziantep’in geldiği noktaya dikkat çekerek, “O tecrübeden biz de faydalanmak istiyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın talebini de ileten Sibel Tatar, “Bölgede inşallah uluslararası bir gastronomi fuarını gerçekleştiririz.” temennisinde bulundu.

-Şahin

Fatma Şahin ise konuşmasına, “İki günden beridir buradayım. Muhteşem bir ev sahipliği yapıyorsunuz.” diyerek, başladı. Sibel Tatar’ın çok başarılı işler yaptığını dile getiren Şahin, “Ben bu coğrafyanın güzelliğini görüyorum bana düşen ne ise ben sizin emrinizdeyim.” diye konuştu.

Tesis, tanıtım ve hikaye yazmanın çok önemli olduğunun altını çizen Şahin, “Bugün yediğim ekmek kadar güzel ekmek hayatımda yemedim, bugün yediğim patatesi başka bir yerde yemedim. Muhteşemsiniz.” dedi. Hellimin dünyaya daha iyi tanıtılması gerektiğini belirten Şahin, hellimin, mozzarelladan daha kıymetli olduğunu söyledi.

Stantların kurulduğu etkinlikte, workshoplar, mani ve düğün atışması yapılarak, Kıbrıs’ın geleneksel kıyafetleriyle defile, müzik dinletisi, gelin alayı ve folklor gösterisi sunuldu.

Etkinlik boyunca Kıbrıs mutfağından ikramlar da gerçekleştirildi.

Tatar, iş insanlarıyla bir araya geldi: Kardeş pazarlar ağı kurulacak

Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, İskele’de iş insanlarıyla bir araya geldi.

Ersin Tatar yemekte yaptığı konuşmada Türkiye Cumhuriyeti’nin tam destek verdiği iki devletli çözüm siyasetinden bahsederek, federasyon temelinde çözüm siyasetinden neden vazgeçildiğini anlattı.

Müzakereden diplomasiye geçiş, yarım asrı aşan başarısızlık dolu tüketilmiş federasyon dönemini kapatmak demektir. Bu adım, Kıbrıs Türk halkının iradesini dünyaya taşıyarak yeni bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Bu dönemin adı Atak Diplomasidir” diyen Tatar, Atak Diplomasi’den bahsetti.

Atak Diplomasi sayesinde ulaşımda, enerjide, sağlıkta, ticarette, turizmde ve iletişimde güçlü yatırımlar yapılacağını anlatan Tatar, eğitimde, teknolojide, kültür ve sanatta yeni alanlarla gençlerin önünün açılacağını, halkın refahının ve özgüveninin artacağını kaydetti.

Türkiye ile elektrik bağlantısını hayata geçirip, yeni santral yatırımıyla enerji arz güvenliğinin, daha ucuz ve sürdürülebilir bir enerji hizmeti sunulacağını belirten Tatar, fiber optik altyapının hızla kurulmasını sağlayarak, hızlı internetin yayılacağını, 5G teknolojisini de bu dönemde hayata geçirileceğini vurguladı.

Devleti güçlendirmenin, halkın yaşam kalitesini arttırmanın temelinin güçlü bir ekonomi olduğunun bilinciyle ekonomide üretimi ve istihdamı desteklemenin yeni imkanlarını ortaya koyacaklarını aktaran Tatar, Bu amaçla, KKTC ürünlerinin Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerine pazarlanmasını sağlayacak “Kardeş Pazarlar Ağı” kurulmasına Türkiye ile öncülük edeceklerini ifade etti

 

Millî Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’nun “Dünya Öğretmenler Günü” mesajı

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, öğretmenlik mesleğinin insanlığın yarınlarını inşa eden kutsal bir görev olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Bakan Çavuşoğu’nun mesajı şöyle:

“Öğretmenlik mesleği, yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, insanlığın yarınlarını inşa eden kutsal bir görevdir. 1966 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) tarafından kabul edilen Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı, öğretmenlerin evrensel anlamda ne denli değerli ve saygın bir rol üstlendiklerini bir kez daha ortaya koymuştur.

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı; üreten, paylaşan, fikirlerini özgürce ifade edebilen, bilim ve teknolojiye yön veren ve milli değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetiştirmek en büyük hedefimizdir. Bu hedefe ulaşmanın yolu da kuşkusuz siz değerli öğretmenlerimizin özverili gayretlerinden geçmektedir.

Bakanlık olarak öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerini desteklemeyi, çalışma koşullarını geliştirmeyi ve her zaman yanlarında olmayı en öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Sizlerin yüce emeğiyle yükselen aydınlık yarınlara olan inancımız tamdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir’ sözünün işaret ettiği şuurla, gelecek nesilleri şekillendiren bu kıymetli mesleği icra eden tüm öğretmenlerimizin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, her birinize saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

ZİYA ÖZTÜRKLER: DOĞU AKDENİZ’İN ENERJİSİ TÜRKİYE ÜZERİNDEN DAĞILMALI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türk Mühendisler Derneği Başkanı Yaşar Yekebağcı ve beraberindeki heyeti Meclis’te kabul etti. Görüşmede enerji politikaları, mühendislik alanındaki gelişmeler ve Türk dünyasının stratejik iş birlikleri ele alındı.
Öztürkler, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının bölgesel dengeler açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Petrol ve doğal gaz gibi kaynaklarda hakkımız olanı Anavatanımız Türkiye ile birlikte alacağız. Türkiye bu alanda bir enerji terminali konumundadır” dedi.
Türk dünyasının enerji alanında giderek güçlendiğini belirten Öztürkler, “Biz, Doğu Akdeniz’in gazı ve petrolünün Türkiye üzerinden dünyaya dağıtılması gerektiğine inanıyoruz. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan’ın bölgeye yönelik enerji projelerine de değinen Öztürkler, “Bugüne kadar ortaya konan birçok proje fizibilite açısından çökmüştür. Alanında uzman isimler bu projelerin teknik olarak uygulanabilir olmadığını açıkça dile getiriyor. Bu da bize mühendislik biliminin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor” dedi.
Ziyarette Türk Mühendisler Derneği’nin çalışmaları değerlendirilirken, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türk Dünyası 3. Uluslararası Mühendislik Zirvesi’nin bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Zirvenin 6–8 Ekim 2025 tarihleri arasında “Teknoloji ve Mühendislik” temasıyla gerçekleştirileceğini belirten Öztürkler, bu organizasyonun Türk coğrafyasındaki mühendisleri ortak bir vizyon etrafında buluşturacağını ifade etti.
Öztürkler, Türk Mühendisler Derneği’nin çalışmalarını takdirle karşıladığını belirterek, “Enerji, teknoloji ve mühendislik alanında Türk dünyasının ortak akıl üretmesi, bölgesel kalkınma ve güvenlik açısından stratejik bir adımdır” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
Türk Mühendisler Derneği Başkanı Yaşar Yekebağcı, da derneğin çalışmaları hakkında bilgi verdi, başkan Öztürkler’i Türk Dünyası 3. Uluslararası Mühendislik Zirvesi’ne davet etti.
Konuşmaların ardından karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ŞAHİN, Gİ-KA KOOP İSTASYONU’NU ZİYARET ETTİ

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye Eski Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı Fatma Şahin ile beraberindeki heyet, KKTC temasları çerçevesinde Gi-Ka Koop İstasyonu’nu ziyaret etti.

Kıbrıs Türk Girişimci İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İçim Çağıner Kavuklu, Şahin ve heyetine, istasyonda sergiledikleri Kıbrıs’a özgü, yiyecek, içecek, reçel, macun ve diğer ürünleri tanıttı.

Kavuklu, istasyonda yerli halka ve turistlere, Kıbrıs’a özgü ürünleri tanıttıklarını belirterek, istasyonun aynı zamanda kadınlara gelir kapısı olduğunu söyledi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, istasyonun yıllar içinde geldiği noktaya dikkat çekerek, “Burada tasarım var, lezzet var, istihdam var, ihracat ve başarı var. Bu istasyonda, kadın emeğinin kadın gücünün kadın ekonomisine dönüştüğünü gördük” dedi.

Samsun Milletvekili Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesi Çiğdem Karaaslan ise kadın emeğinin değere dönüştüğü bir ortamı görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Adana Milletvekili Suna Karanlık da, Kıbrıs’a özgü ürünleri görmenin heyecanını yaşadığını belirterek, kadının yaratıcılığının ve üretkenliğinin ekonomik değere dönüşmesinin gurur verici olduğunu söyledi.

Rum’un Provokasyonuna Tatar ve Akar’dan Güçlü Mesaj

Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın ziyaretiyle ilgili açıklama yaptı.

Tatar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın ziyareti, Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına verdiği sarsılmaz desteğin en açık ifadesidir. Kıbrıs Türk halkı devletinin, egemenliğinin, iradesinin ve özgürlüğünün sahibidir. Bu haklardan asla vazgeçmez. Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi ve Türk askerinin varlığı güvenliğimizin teminatıdır.

Sayın Hulusi Akar’a gerek Genelkurmay Başkanlığı ve MilliSavunma Bakanlığı dönemlerinde gerekse bugün TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı sıfatıyla Kıbrıs Türk halkına verdiği güçlü destekten dolayı teşekkür ediyorum. Bu destek yalnızca askeri alanda değil, uluslararası arenada ve siyasi toplantılarda da gerçekleşmiştir. Sayın Akar’ın bu ziyareti son günlerde Yunan ve Rum tarafından gelen saldırgan açıklamalara da güçlü bir mesaj olmuştur.

Bu vesileyle, Yunanistan Meclis Başkanı Kaklamanis’inGüney Kıbrıs’ta yaptığı açıklamalara da yanıt vermek gerekir. Yunanistan Meclis Başkanı Nikitas Kaklamanis, Güney Kıbrıs’ta yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun çözümünün ancak Türk askerinin adadan çekilmesi, garantörlük sisteminin kaldırılması ve müdahale hakkının sona ermesiyle mümkün olabileceğini söylemiştir.

Bu ifadeler, adanın tümüne göz diken bir zihniyetin ürünüdür ve adeta CTP’nin adayının oy kazanma uğruna halkımızı aldatmaya yönelik pembe vaatlerine verilen en açık yanıttır. CTP’nin adayı halkı Rum liderin niyetini ölçeceğiz safsatalarıyla kandırmakla meşgulken gelen açıklamalara ilişkin halkımızın aldığı mesaj nettir. Bunların tek amacı, Türkiye’yi adadan çıkarmaktır ve dünyaya bağlanmak safsatasıyla adayı Rum’a teslim etmektir.

Dahası, kendinden geçmiş Rum komandolarının “Karpaz’agireceğiz” sloganlarının da Rum tarafının Enosis anlayışındahiçbir değişiklik olmadığını ortaya koymuştur. Rumlar için adanın tümünü alma hedefi hala nihai amaçtır. Biz bu zihniyeti reddediyoruz. Kıbrıs Türk halkı böyle tehditlere asla boyun eğmez ve buna asla teslim olmaz. Karpaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprağıdır. Buna cüret etme düşüncesinde olan hadsizlere de geçmişte nasıl hadlerini bildirdiysek bugün de yarın da bildirmekten geri durmayız.

Halkımız kendisini sahte vaatlerle, içi boş soyut çözüm vaatleriyle kandırmak isteyenlere şu soruyu sorsun: Rum tarafı savunma harcamalarını neden sürekli artırıyor? Neden sürekli silahlanıyorlar? 2020’de 444 milyon avro olan bütçe 2025’te 588 milyon avroya çıkmıştır. Bu artış, akıllarında herhangi bir uzlaşı veya çözüm olmadığını, tam tersine, asıl amaçlarından vazgeçmediklerini aklı olan herkese göstermektedir. Bu kadar küçük bir coğrafyada bu kadar çok silah ve yabancı güç olur mu? Hristodulidis’in hemen her gün yapmakta olduğu düşmanca açıklamaları da bunların üzerine adeta tüy dikmektedir.

Türkiye’nin desteği en kritik zamanda vardı, bugün de en güçlü şekilde yanımızdadır. Bu destek yalnızca sözde değil, icraatta ve uygulamada da somuttur. Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye ile omuz omuza geleceğe yürümeye devam edecektir.

CTP’nin adayı ve destekçileri ise Rum’un gerçek niyetini gizleyen, tehditlerini görmezden gelen bunları normalleştiren bir anlayışla hareket etmektedir. Kıbrıs Türk halkı bu sorumsuzluğun cevabını inanıyorum ki sandıkta verecektir

Benim pozisyonum nettir. Yolumuz egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözümdür. Vizyonum, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının tesisi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakması, ekonomimizin Anavatan Türkiye ile birlikte güçlenmesi ve halkımızın eşit şekilde dünyada yerini almasıdır. Kıbrıs Türk halkı kendi devletinden, egemenliğinden ve özgürlüğünden asla vazgeçmeyecektir. Yolumuzdan dönmeyeceğiz. Kararlılığımız tamdır. Kıbrıs Türk halkı bu davadan asla vazgeçmeyecektir”

Üstel, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 16. yılını kutladı

Başbakan Ünal Üstel, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 16. yılını kutladı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:

“Türk dünyasının birlik ve dayanışmasının sembolü olan Türk Devletleri Teşkilatı’nın 16. yılı ve Türk Devletleri İş Birliği Günü vesilesiyle, tüm kardeş devletlerimizi ve halklarımızı en içten duygularımla kutluyorum.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, gururla yer aldığı bu büyük ailenin gözlemci üyesi olarak, Türk dünyasının ortak hedeflerine ve değerlerine katkı sağlamaya devam etmektedir.

Kıbrıs Türk halkı, bu büyük Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Teşkilat bünyesinde atılacak her adım, hem halkımızın haklı davasını güçlendirecek hem de geleceğimizi güvence altına alacaktır.

Bu vesileyle, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 16. yılını kutluyor; kardeşlik, dayanışma ve iş birliğimizin her geçen gün daha da pekişeceğine olan inancımı vurguluyorum.”

 

TATAR: RUM TARAFIYLA GÖRÜŞMEKTEN DEĞİL, FEDERASYONDAN VAZGEÇTİK

Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar, eşitlik temelinde bir anlaşma istemeyen Rumların Kıbrıs Türk halkını oyaladığını söyledi.

İki devletli çözüm siyasetine işaret eden Tatar, “Rum tarafıyla görüşmekten değil, federasyondan vazgeçtik” diyerek federasyonu savunan adaylara seslendi.

Tatar, “Söz verenler mertçe konuşacak. Federasyon görüşmeleri ön koşulu sıfır asker sıfır garanti ile başlar. Aksini iddia edebilirler mi?” diye sordu.

Ersin Tatar, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) çalışanlarla bir araya geldi.

Ersin Tatar Seçim Ofisi’nden verilen bilgiye göre, etkinliğe Başbakan Ünal Üstel, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, UBP milletvekilleri Hasan Taçoy, Resmiye Eroğlu Canaltay, Ahmet Savaşan ve Sunat Atun katıldı.

-“Federasyondan vazgeçtik, Rumlarla görüşmekten vazgeçmedik”

Ersin Tatar konuşmasında iki devletli çözüm siyasetine işaret ederek, Rum tarafı ile görüşmediği yönündeki eleştirilerin yalan olduğunu söyledi.

Tatar, “Rum tarafı eşitlik temelinde bir anlaşma istemiyor bu nedenle Kıbrıs Türkü’nü oyalıyor. Federasyondan vazgeçtik ancak Rumlarla görüşmeden vazgeçmedik” dedi

-“Belediye statüsünde devletçik kurmak istiyorlar”

Rum tarafının arzu ettiği anlaşma şekline değinen Tatar, “KKTC’nin ortadan kalkmasını ve iki egemence belediye statüsünde devletçik kurmak istiyorlar. Belediye statüsünde diyorum çünkü merkez Lefkoşa’da Rumların hakimiyetinde olacak, Brüksel’e rapor verecek. Türkiye’nin garantörlüğü ve askeri varlığı sona erecek” dedi.

Federasyonu savunan adaylara seslenen Tatar, “Söz verenler mertçe konuşacak. Federasyon görüşmeleri ön koşulu sıfır asker sıfır garanti ile başlar. Aksini iddia edebilirler mi?” diye konuştu.

-“Denktaş gitti yerine gelenler anlaşma yapamadı”

Annan Planı’nda Türk tarafında “evet” çıkmasına rağmen söz verilen ambargoların kaldırılmadığını ancak Rum tarafının Avrupa Birliği’ne alındığını dile getiren Tatar, “Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş görevden gidince sorun çözülecek denirdi. Cumhurbaşkanları Mehmet Ali Talat ve Mustafa Akıncı Kıbrıs sorununu çözemedi. Demek ki kusur bizde değil karşı taraftaydı” dedi.

-“Rumlarla ortaklığı savunanlar egemenlikten bahsedemiyor”

Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Derviş Eroğlu’nun her zaman KKTC’yi savunduğunu kaydeden Tatar, “Anlaşma için Rumlarla ortaklığı savunanlar, egemenlik diyemiyor. Başımıza nelerin geleceğini tahmin etmelerine rağmen dünyaya Kıbrıs Türkü’nün egemenliğinden, kendi geleceğini tayin etmesinden taviz vereceğinden ve Anavatandan Türkiye’den vazgeçeceğinden mesajları veriliyor. Tek vücut olmamızı engellemektedir” diye konuştu.

-“Anlaşma için yalvarırsanız, istedikleri çözümü dayatırlar”

“Anlaşma için yalvarmayacaksınız, yalvarırsanız çözüme muhtaçtır diyerek istedikleri dayatma bir çözüme sizi mahkum ederler” diyen Tatar, muhalefetin yanlış yolda olduğunu, en doğrusunun iki devletli çözüm siyaseti olduğunu, Cumhuriyet Meclisi’nden çıkacak kararla dünyaya mesaj verileceğini kaydetti.

-“Yeni kapı açmıyorlar, mevcutlarda sıkıntı yaratıyorlar”

Karşı tarafta yeni sınır kapıları açmayan, mevcut kapılarda kuyruklar oluşturan ve Kıbrıs Türkü’nün ürettiği hellimin bile alınmaması için girişim yapanlar olduğuna işaret eden Tatar, ilim yuvası üniversitelere öğrenci gelmemesi için lobicilik çalışması yapıldığına dikkat çekti.

-“Önerimle 5+1 görüşmeler yapılmaya başlandı

Rum tarafının Crans Montana’da kaldığı yerden görüşmelere başlamak istediğini dile getiren Tatar, şunları da kaydetti:

“Onlar görüşme masasına Avrupa Birliği üyesi bir devlet olarak oturmak isterken, bizi ise azınlık görüyorlar, devletimizin ortadan kalkmasını ve yama olmamızı istiyorlar. Garantör ülkelerin katılımıyla bir görüşme yapılırsa, görüşmelere hazırım diye öneri yaptım. 5+1 gayrı resmi görüşmeleri benim önerimle yapılmaya başlandı. Kıbrıs’ta Cenevre’de ve New York’ta görüştük. BM Genel Sekreteri de federasyon görüşmeleri için ortak zemin yoktur diyerek bunu kayıtlara geçirdi.”

-“Sağlam devlet saygın gelecek”

Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçilerinin, Kıbrıs konusu gündeme geldiğinde yeni siyasetten bahsettiğini söyleyen, “Atak Diplomasiden” bahseden Tatar, tanıtım yanında ekonomi, turizm, ticaret, enerji, teknoloji ve birçok alanda ilerlemeler yaşanacağını kaydetti.

Dünyanın en büyük havacılık ve uzay fuarının ülkede yapıldığını ve yeni fiberoptik alt yapı çalışmalarının tamamlanmasıyla bilişim adası olma yolunda ilerlendiğini dile getiren Tatar, faaliyete giren Cumhuriyet Yerleşkesi’nin önemine dikkat çekti, “Sağlam Devlet, Saygın Gelecek” vizyonunu anlattı.

-Üstel: “İddialı geldiler Kıbrıs sorununu çözemediler”

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel konuşmasında, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, görev süresi boyunca Kıbrıs Türküne uygulanan haksızlık ve ambargoları dünyaya anlattığını söyledi.

Mehmet Ali Talat ve Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs Sorununu çözecek diye iddialı bir şekilde Cumhurbaşkanlığı görevine geldiğini ancak başarılı olmadığın kaydeden Üstel, başarısız olan ve hayal kırıklığına uğrayan Talat’ın, “Kendimi Sarayönü’nde asayım mı?”, Akıncı’nın ise “Bizim neslin son denemesiydi, başarılı olamadık” diyerek Rumların çözüm istemediğini itiraf ettiğini söyledi.

Rum tarafının silahlanmayı artırdığını ve yabancı ülkelere askeri üs verdiğini dile getiren Üstel, “Bölgede yaşanan gelişmelere bakıldığında Cumhurbaşkanlığı seçimi, devletin beka seçimidir. Tatar’ın koyduğu vizyonun hükümet olarak arkasındayız. İki devletli çözüm siyasetine Türkiye de tam destek veriyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 11 Ekim’de sahne alacak

 Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 11 Ekim Cumartesi Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi Büyük Salonda sahne alacak.

 

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Franz Schubert’in klasik müzik repertuvarının önemli eserlerinden biri olan Oktet’i seslendirecek.

 

Halka açık ve ücretsiz olan konser, ARUCAD’ın ana sponsorluğunda ve Kuzey Kıbrıs Turkcell’in iletişim sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

 

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konserinde Murat Erginol, Aslı Sıla Akdağ kemanda, Tüzel Ergün viyolada, Pınar Bayraktar viyolonselde, Tunç Çivril kontrabas, Ömer Berk Taraklı klarnette, Tılsım Bufe Muratal fagot ve Volkan Kartal kornoda sahneye çıkacak.

Sibel Tatar köy kadın kurslarına katılan kadınları ziyaretlerine devam ediyor

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, köy kadın kurslarına katılan Ötüken, Mehmetçik ve Erenköy’den kadınlarla bir araya geldi

 

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Sibel Tatar, yaşam boyu eğitim kapsamında yaygın eğitim alan, köy kadın kurslarına katılan kadınları ziyaretleri çerçevesinde, Ötüken, Mehmetçik ve Erenköy’den köy kadın kurslarına katılan kadınlarla Ötüken Kadın Eğitim Enstitüsü ve Mehmetçik’te buluştu.

 

Sibel Tatar, ziyaretlerinde kursiyerlere Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sibel Tatar öncülüğünde hayata geçirilen İpeğin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu, Keçenin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu Projeleri, “Kozada” ve “Keçada” markaları hakkında bilgi verdi.

 

Sibel Tatar, Keçada Projesinin bir ürünü olan Kıbrıs’ın endemik çiçeği Medoş Lalesinin keçeden broş olarak nasıl yapılacağını uygulamalı olarak gösterdi, kursiyerle birlikte keçeden Medoş Lalesi yaptı.

 

Ötüken’de gerçekleştirilen çalışmayı, Ötüken Muhtarı Turgut Özyöre Mehmetçik’teki çalışmayı ise Mehmetçik-Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu da izledi.

 

Sibel Tatar, Ötüken Kadın Eğitim Enstitüsü Eğitmeni Zeynep Arat ve Mehmetçik ve Erenköy Kurs Eğitmeni Hülya Tekmanoğlu’nu tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.

TATAR, MEME KANSERİ FARKINDALIK AYI DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Tatar, Ekim ayının, dünyada, halkın dikkatini kanserden korunma yollarına çekmek amacıyla “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Meme kanserinin başta kadınları tehdit eden ve en sık görülen kanser türü olmakla birlikte Meme kanserinin erkeklerde de görülebildiğini ifade eden Tatar, şöyle devam etti:

“Yapılan bilimsel çalışmalar kadınların meme kanserinin erken tanısı için kendi kendilerine kontrol etmeleri sayesinde erken teşhis ve dolayısı ile meme kanserinin yaklaşık yüzde 95-98 önüne geçilebildiğini göstermiştir.

Meme kanseri konusunda çalışan kadınlarımızın meme kanserinin risk faktörleri, belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri konularında bilgilendirilmesi, kanserden korunacak sağlıklı yaşam koşullarına yönlendirilmesi için ulusal ve uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler başta olmak üzere tüm paydaşlara çalışmalarında başarılar dilerim.

Tüm dünyada kabul gören Meme kanseri farkındalık ayında erken tanı ve kendi vücudumuzu tanımanın öneminin altını çizer, bu vesile ile sağlık çalışanlarının halkımızı kanserle ilgili bilgilendirme ve taramalarını yapmak üzere hazır olduklarını ve halkımızın sağlık kurumlarına başvurarak erken tanı ile hayat kurtarabileceklerini hatırlatırım. Hastalarımıza şifa, tüm halkımıza esenlikler dilerim.”

Salı, çarşamba yer yer sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesi 7 Ekim Salı ve 8 Ekim Çarşamba yer yer sağanak beklendiğini belirtti.

Daire’nin 4-10 Ekimi kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, 7 Ekim Salı akşam saatleri yer yer sağanak, 8 Ekim Çarşamba yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor, diğer günler ise parçalı bulutlu olacak

Hava sıcaklığı en yüksek iç kesimlerde 30-33, sahillerde ise 26-29 ºC dolaylarında seyretmesi bekleniyor.

Periyodun ilk günü kuzey ve batı, diğer günlerde ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli rüzgar da beklendiği belirtildi.

Öztürkler: “Kimse kara parçamızdan, mavi vatandan ya da gök vatandan taviz beklemesin”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs’ta provokatif söylemlerin son dönemde tırmanışta olduğunu belirtti, “Kimse kara parçamızdan, mavi vatandan ya da gök vatandan taviz beklemesin” dedi.

Öztürkler,  Uluslararası Kalkınma Toplum ve Düşünce Derneği’nden (KATODER) bir heyeti kabul etti.

Cumhuriyet Meclisinden verilen bilgiye göre, Öztürkler, Meclis’te yer alan kabulde yaptığı konuşmada Kıbrıs Rum kesiminde “son dönemde artan provokatif söylemleri” eleştirdi.

Güney Kıbrıs’ta 1 Ekim dolayısıyla yapılan askeri geçit töreninde, Kıbrıs Rum komandolar tarafından “Karpaz’a gireceğiz” ve “Ya hürriyet ya ölüm” sloganları atmasıyla ilgili olarak Öztürkler, “Bizim askerimiz de komandomuz da 7/24 güvenliğimiz için hazır bekliyor. Kimse hayal kurmasın, biz buradayız” dedi.

Öztürkler, Rum lider Hristodulidis’in kilise ve İsrail güdümünde hareket ettiğini, Yunan F-16’larının Lefkoşa semalarında uçurulmasının da bu güç gösterisinin bir parçası olduğunu ifade etti.

Öztürkler, “Yeni silahlar aldıklarını itiraf ediyorlar. Rum Milli Muhafız Ordusu, sözde kuruluş yıldönümünde devletlerinin resmi görüşlerini açıkça dile getiriyor. Aynısını Yunan askerleri de yakın zamanda gösterdi. Artık herkesin gerçeği görmesi gerekiyor. Bizim devletimize, bayrağımıza sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yürüttüğü iki devletli çözümün önemini vurgulan Ziya Öztürkler, federasyonun karanlığa giden bir yol olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez bir güvence olduğunu kaydeden Öztürkler, “Bizim bir tane anavatanımız var, o da Türkiye’dir. Tek millet, iki devletiz. Et ve tırnak gibiyiz. Bunu Rumlar ve yancıları gayet iyi anlayacaklar ve öğrenecekler” ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanlığı’nın Girne Boğaz Şehitliği’nde gerçekleştirdiği haftalık basın bilgilendirme toplantısına da değinen Meclis Başkanı Öztürkler, toplantının hem mekânı hem de verilen mesaj açısından son derece anlamlı olduğunu vurguladı.

“Komutanımızın yanında özel kuvvetler askerlerimiz vardı. Şehitlikte verilen o fotoğraf ve yapılan açıklama, toprağımızın altına da üstüne de sahip çıkacağımızın açık ilanıdır” diyen Öztürkler, “Kimse kara parçamızdan, mavi vatandan ya da gök vatandan taviz beklemesin. Bunun hayaliyle yanıp tutuşanlar şunu artık net bir şekilde anlasın. Bizim kimseye verecek tek bir parça toprağımız yok. Ne geçmişte verdik, ne bugün veririz, ne de yarın vereceğiz. KKTC ile TC ilelebet birlikte yaşayacaktır” dedi.

KATODER’in çalışmalarını takdir ettiğini kaydeden Öztürkler, “Toplumun kalkınması sadece ekonomik değil, düşünsel ve kültürel gelişimle mümkündür. Bu noktada sivil toplumun katkısı hayati önem taşımaktadır” dedi.

-Gül

Kabulde söz alan KATODER Başkanı Sabiha Gül de toplumsal kalkınma, düşünce özgürlüğü ve uluslararası iş birlikleri konularında yürüttükleri projeleri aktardı. Gül, özellikle gençlerin eğitim, girişimcilik ve dijital dönüşüm alanlarında desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Cumhuriyet Meclisi personeline yangın söndürme ve ilk müdahale eğitimi verildi

Cumhuriyet Meclisi personeline yönelik yangın söndürme ve acil durumlara ilk müdahale eğitimi düzenlendi.

Meclisten yapılan açıklamaya göre, eğitim, olası yangın ve afet durumlarında personelin bilinçli ve etkili şekilde hareket edebilmesini amaçladı.

Eğitim, Lefkoşa İtfaiye Amirliği’nde görevli Amir Ahmet Kayıkçı tarafından verildi.

Katılımcılara teorik bilgiler aktarılan ve uygulamalı müdahale teknikleri gösterilen eğitimde acil durumlarda yapılması gereken ilk adımlar da detaylı şekilde anlatıldı.

Yangın anında panik yapmadan, doğru ekipmanla ve koordinasyon içinde hareket etmenin hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Eğitim kapsamında personele tek tek nasıl müdahale edecekleri uygulamalı olarak gösterildi. Yangın söndürme tüplerinin kullanımı, tahliye prosedürleri ve güvenlik önlemleri birebir deneyimletildi.

Son olarak, Meclis binasında bulunan yangın tüpleri kontrol edilerek işlevsellikleri denetlendi.

Bu tür eğitimlerin düzenli aralıklarla tekrarlanacağı ve personelin afetlere karşı hazırlıklı tutulmasının öncelikli hedef olduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Mühendisler Derneği heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığında gerçekleşen kabulde, Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy ile Kıbrıs Türk Memur Sendikası Başkanı Göktürk Ötüken de hazır bulundu.

– Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Türk Mühendisler Derneği heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, yeni Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde gerçekleştirilecek çalıştayın önemine vurgu yaptı.

Yerleşkenin kendi önerisi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle hayata geçirildiğini belirten Tatar, 500 dönümlük alan üzerinde Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi, Yüksek Mahkeme, Milli Kütüphane, amfi tiyatro, yürüyüş yolları ve spor alanlarının yer aldığı büyük bir yaşam merkezinin ülkeye kazandırıldığını söyledi.

Tatar, Türk dünyasının değerli temsilcilerinin KKTC’de çalıştay düzenlemesinin anlamlı olduğunu vurgulayarak, KKTC’nin en güneydeki Türk devleti olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nın farklı düzeylerdeki toplantılarına katıldığını ve sesini duyurduğunu kaydetti.

6-7 Ekim’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetiyle Bakü’de yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı toplantısına katılacağını belirten Tatar, burada Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer Türk devletlerinin liderleriyle görüşeceğini ifade etti.

KKTC’nin 2022 yılında Özbekistan’da alınan kararla teşkilata gözlemci üye olduğunu hatırlatan Tatar, bu tarihten itibaren ilişkilerin geliştiğini söyledi. Türk mühendislerinin ziyaretinin bu açıdan değerli olduğunu dile getiren Tatar, “Şahsınızda tüm Türk dünyasının mühendislerine ve ilim insanlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

Teknoloji ve dijital dönüşümün önemine de dikkat çeken Tatar, 1-4 Mayıs tarihlerinde KKTC’de düzenlenen Teknofest’in Türk dünyasının teknoloji ve yapay zekâdaki gücünü gösterdiğini belirterek, KKTC’nin gelecekte bir bilişim merkezi olma hedefini paylaştı.

-Yekebağcı

Türk Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı ise, derneğin Türk dünyasını mühendislik ve teknoloji alanında bir araya getirmeyi amaçladığını ifade etti. Yekebağcı, “Türk dünyasını Türk mühendislerinin inşa etmesini istiyoruz.” dedi.

İlkini 2024 Aralık ayında Türkiye’de, ikincisini Kazakistan’ın Türkistan kentinde düzenledikleri “Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi”nin üçüncüsünü KKTC’de yapmaya karar verdiklerini belirten Yekebağcı, 6-8 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirvenin, başta KKTC olmak üzere Türk dünyasına hayırlı olmasını diledi.

Tatar’a, “Bir Çocuk Selamından Devletin Bayrağına…(1)” kitabı takdim edildi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Kıbrıslı Türk Yazar Bülent Fevzioğlu’nun kaleme aldığı “Bir çocuk Selamından Devletin Bayrağına…(1)” isimli kitap takdim edildi.

SAMTAY Vakfı yayınlarına katılan kitap, SAMTAY Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve UBP Milletvekili Sunat Atun ve Kıbrıslı Türk Yazar Bülent Fevzioğlu tarafından Cumhurbaşkanı Tatar’a sunuldu.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Bir çocuk Selamından Devletin Bayrağına…(1)” (Anılar-Anlatılar- Söyleşiler “7 Eylül 1960-18 Ekim 2020”) kitabının kendi hayatından kesitler içermesinin önemine dikkat çekti.

Kendisi ile ilgili daha önce yayınlanan yayınları ve arşivleri araştırıp toparlayarak kitaplaştıran Bülent Fevzioğlu’na emeklerinden dolayı teşekkür eden Tatar, kitabın SAMTAY Vakfı yayınlarında hayat bulmasının da kendisi için anlamlı olduğunu belirtti.

Kitabın kapağına basılan fotoğrafın da kendisi için çok değerli olduğunu dile getiren Tatar, fotoğrafın, 5 yaşında ailesiyle birlikte yapılan bir ziyarette çekildiğini anlatarak, “Bu fotoğraf babamın ölene kadar cüzdanında taşıdığı fotoğraf…Benim için anlamı çok büyük.” ifadelerini kullandı.

Tatar kitapta, yaşamından kesitlerin yanı sıra yüreğinde iz bırakmış bir takım olaylar ve hadiselerin de yansıtıldığını dile getirerek, “Neden iki devlet diye sorulduğunda, işte burada da onların çok belgeleri vardır” dedi.

SAMTAY Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve UBP Milletvekili Sunat Atun da, kitabın bir biyografi olduğunu dile getirerek,  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın doğumundan 2020 yılına kadar olan süreci anlatmasının önemine değindi.

Atun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın hayatını yansıtan kitabın, Araştırmacı Kıbrıslı Türk Yazar Bülent Fevzioğlu tarafından kaleme alınması ve SAMTAY Vakfı tarafından yayımlanmasının kendileri için de onur olduğunu dile getirdi.

Biyografilere kıymet verdiğini söyleyen Atun, biyografilerin sadece bir insanın hayatını değil tarihi ve kültürü aktaran en önemli yayınlardan olduğunu kaydetti.

Atun ayrıca, Yazar Bülent Fevzioğlu’nun kaleme aldığı kitabın, devlete mal olmuş kişilerin hayatlarını, yaşam öykülerini siyasetle birlikte, siyasete de ayna tutacak şekilde yayımlanmasının kıymetli olduğunu dile getirdi.

Okan Buruk, Victor Osimhen’in son durumunu açıkladı

Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde Liverpool’u 1-0 mağlup ettiği maçta galibiyet golünün sahibi Victor Osimhen, sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı.

Yıldız futbolcu kritik Beşiktaş derbisi öncesi dünkü antrenmana katılamazken, Galatasaray teknik direktör Okan Buruk, Osimhen’in son durumuna ilişkin konuştu.

DERBİDE SAHADA OLACAK MI?

Bir dizinin galasına katılan Okan Buruk, çıkışta açıklamalarda bulundu.

Buruk, “Bir Türk takımının Avrupa’da çok önemli bir Premier Lig takımını yenmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Sadece Galatasaraylıları değil bütün ülkemizi sevindirdiğimiz için mutluyuz. Şampiyonlar Ligi çok zor bir organizasyon. Her takımın bir sonraki tura geçebilmek için her şeyi yapacak” dedi.

 

 

“ÖNEMLİ BİR SIKINTISI YOK”

Osimhen’in derbiye yetişme ihtimali hakkındaki soruya cevap veren Buruk, “Osimhen’in önemli bir sıkıntısı yok. Bugün dinlendirdik, yarın bizimle antrenmanda olacak. Uzun bir aradan sonra maç oynadı. Yorgunlukla beraber kramplar girdi.” diye konuştu.

 

Gülbahar:İki devletli çözüm tasarısı KKTC Meclisinden ivedilikle geçirilmelidir

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, “ KKTC Anayasası’na ekli, KKTC Bağımsızlık Bildirisi’nin federasyon görüşmelerinden başka görüşme yapılmasını iddia edenlerin hatalı olduğuna dikkati çekti” ve “ tam tersine Bağımsızlık Bildirisi adı üstünde Kıbrıs Türk Halkı’nın egemen, bağımsız Devleti ile Kıbrıs davasına sahip çıkmasını öngörür” dedi.

Gülbahar, “ Rum tarafının Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğini asla kabul etmeyeceğinin, vazgeçilmez hedefinin Kıbrıs Türk Halkı’nı 1974 öncesine götürmek olduğunun artık kesinleştiğine de işaret ederek Cumhuriyet Meclisi’ni oy birliği ile alacağı kararla , tüketilmiş federasyon görüşmelerine kapıyı kapatmaya, KKTC’nin egemen bir Devlet olarak uluslararası alandaki yerini alma çabalarına destek vermeye davet etti.

Gülbahar açıklamasına devamla şunları kaydetti:

Rum lider, verdiği tüm demeçlerde KKTC’nin uluslararası statüsünün Rum Devleti ile aynı olduğunun tescili için ortaya konan önerilerini bile net bir şekilde reddetmektedir.

Rum lider şimdiden işi garantiye alıyor ve iki Devletli çözüm önerilerimizin ele alınmasını, Kıbrıs konusunun çözümü için gerçekçi , akılcı bir yol açılmasını dinamitliyor.

Hristoduludis’in tek hedefi, iki Devletli çözüm formülünü havaya uçurmak, KKTC’nin tanınmasını durdurmak, engellemektir. Rum liderin asıl amacı ise kendi istedikleri sözde çözümü sağlayacak olan federal çözüm için kapının açık kalmasını sağlamaktır.

Federasyon Kıbrıs Türkü için azınlık durumuna düşmek demektir. Rum –Yunan ikilisi bunu açıkça söylüyor. Bu nedenle egemenliğimizi reddettikleri ortadadır.

Türk tarafı kararlı tutumunu sürdürmeli ve değişen dünya koşullarını iyi değerlendirerek iki devletli çözüm önerisini Meclisimizden geçirmelidir.

Bunu yapmamak 61 yıldır Kıbrıs Türkü’ne her türlü haksızlığı yapan, kendi planını reddeden Rumları hala şımartan Birleşmiş Milletlerden gerçekleri görmesini istemektedir.

Federasyon tezi Rum uzlaşmazlığı yüzünden tamamen tüketilmiştir; bunu canlandırmaya yönelik tüm çabalar zaman kaybından başka bir şey değildir.

Kendi kaderini tayin etme hakkı, Kıbrıs Türklünün doğal hakkıdır. BM bu hakkımızı teyit etmelidir. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü, Kıbrıs Türkü’nün doğal hakkıdır. Nisan 2021 de Cenevre’de sunulan öneriler dikkate alınmalıdır.

Kıbrıs’taki taraflar arasında ortak zemin yoktur, tarih buna şahittir. Bunu BMGS 27-29 Nisan 2021’de Cenevre’de gayrı resmi olarak yapılan toplantı sonrası yaptığı açıklamada da ortaya koymuştur.
15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ayrı ve tam bağımsız bir Devlet olarak ilan edilmiştir. Meclisimizin önünde bulunan egemen eşit ve eşit uluslararası statü, iki devletlş çözüm tasarısına desteğimiz tamdır.

Kuzey kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve Kıbrıs Türkü üzerinde bir zulüm teşkil eden izolasyon ve kısıtlamaların kaldırılması için Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletlerde 2022 yılından itibaren her yıl KKTC’nin tanınması ve Kıbrıs Türkleri üzerinde zulüm teşkil eden izolasyon ve kısıtlamaların kaldırılması konusundaki çağrılarını sevinçle karşılarız. Anavatanımız ve Garantörümüz Türkiye’nin Kıbrıs’ta iki bağımsız ve egemen Devlet’e dayalı yeni politikamıza verdiği destek tüm dünyaca bilinmektedir.

Bu bağlamda, iki egemen eşit ve eşit uluslararası statüye dayalı bir yapının tescili tek gerçekçi çözümdür. Federasyonun tezinin tükendiğini ve kabul edilmeyeceği bilinmelidir.

Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı iki Devlet’in aralarında oluşturacakları işbirliği mekanizmalarıyla ilişkilerini geliştirmeleri gerekmektedir. İki devletli çözüm Ada’daki iki halk arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut güven eksikliğinin giderilmesine katkıda bulunacaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti uluslararası toplum tarafından tanınmalıdır. 1963’den beri Kıbrıs Türk halkına karşı sürdürülen haksızlığın son bulmasının Devletimizin tanınması olduğunu bir kez daha vurgular, adada gerçekçi ve sürdürülebilir bir uzlaşıya varmanın yolunun da bu olduğunu ifade etmek isteriz.

Federasyon tezi Rumlar tarafından defalarca reddedilmiş ve tüketilmiştir. Tek yol iki devletli çözümdür ve bu tarihi karar Meclisimiz tarafından alınmalıdır. Bağımsızlık Bildirisi bazılarının yanlış bir şekilde ifade ettiği gibi iki Devletli çözüme engel değil tam tersine bunu destekleyicidir.

Türkiye’de Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandI

Türkiye İstatistik Kurumu, eylül ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.

Buna göre, TÜFE’deki değişim eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,23 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,43 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,29 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 38,36 artış olarak gerçekleşti.

En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,06 artış, ulaştırmada yüzde 25,30 artış ve konutta yüzde 51,36 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 8,60, ulaştırmada yüzde 4,15 ve konutta yüzde 7,85 oldu.

En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 4,62 artış, ulaştırmada yüzde 2,81 artış ve konutta yüzde 2,56 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,11, ulaştırmada yüzde 0,44 ve konutta yüzde 0,44 oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla, 25 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 113 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Tatar: Türkiye ve kardeş ülke diplomatları, “Atak Diplomasi” siyasetinde önemli rol oynuyor

Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, Mağusa Limanı’nı ziyaret ederek, Liman İşçileri Birliği, Gümrük ve Rüsumat Dairesi ve Serbest Liman Bölgesi çalışanlarıyla bir araya geldi.

Mağusa Gümrük ve Rüsumat Dairesi’nde konuşan Ersin Tatar, 4 buçuk yıl maliye bakanlığı yaptığını ve gümrük çalışanlarıyla beraber çalışma fırsatı yakaladığını söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisinin güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğüne işaret eden Tatar, “Atak Diplomasi” siyasetiyle ile Türkiye Cumhuriyeti ve kardeş ülke diplomatlarının KKTC’nin tanıtılması ve ticaret yapılması için çalıştığına vurgu yaptı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisinin her geçen büyüdüğüne dikkat çeken Tatar, çalışma izinlilerin sayısının Pandemi öncesini geçtiğini, ekonominin çarklarının döndüğünü ve yurtdışı ile ticaretin arttığını kaydetti.

Ülkede refah düzeyinin arttığını dile getiren Tatar, alt yapı yatırımları yanında sağlık, ulaşım, iletişim ve eğitim alanlarında da yatırımların sürdüğünü aktardı.

Ersin Tatar’a ziyaretinde Başbakan Ünal Üstel, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, milletvekili Ahmet Savaşan ve Sunat Atun eşlik etti.