Archives 2025

Tüketiciler Derneği, Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu’nu yılın bakanı seçti

Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Hasan Yılmaz Işık, fiyatların denetlenebilmesi için yaptığı çalışmalardan dolayı Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu yılın bakanı olarak belirlediklerini açıkladı.

Işık yaptığı yazılı açıklamada, piyasada bazı ürünlerin fahiş fiyatlara satıldığını, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun ise bunların önüne geçmek için çalışma başlattığını belirtti.

“Piyasa anarşisini denetim altına alacak esaslı ve kapsamlı çalışmaları özellikle, “Hal Yasası” kapsamında hallerin kurulması ve “Digital Karkod Sistemi”-“Elektronik Etiketleme” sisteminin hayata geçirilmesi ile fahiş fiyat vurgununun önüne geçecek çalışmaları tüketiciler ile işbirliği içesinde başlatacak Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’nu derneğimiz yılın Bakanı Ödülüne layık görmüştür” diyen Işık, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’na ödülünü 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nde AKM yapılacak konferans ve ödül töreninde vereceklerini kaydetti.

Işık açıklamasında, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın enflasyonun yarattığı piyasa anarşisi konusunda tüketicileri koruyacak önlemlerin alınabilmesi için Tüketici Konseyi’ni toplamasını talep ederek, Maliye Bakanlığı ile Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’na sundukları acil önlemler paketinin de uygulanmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Tatar’dan Edip Akbayram’a duygusal veda

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, usta sanatçı Edip Akbayram’ın vefatının ardından sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaptı.

İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören ve 75 yaşında hayata gözlerini yuman Edip Akbayram için üzüntüsünü dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, şu ifadeleri kullandı:

 

“GEL DE ‘ALDIRMA GÖNÜL’ DE…”

Edip Akbayram’ın Kıbrıs’taki konserleriyle Kıbrıslı Türklerin gönlünde taht kurduğunu vurgulayan Tatar, paylaşımında şunları söyledi:

“İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi süren usta sanatçı Edip Akbayram’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Kıbrıs’taki konserleriyle yüreğimizde taht kurmuştu… O Kıbrıslı Türkleri, Kıbrıslı Türkler de onu çok sevmişti… Müstesna sesi ve eşsiz yorumlarıyla hiç unutulmayacak. Usta sanatçı gönüllerimizde hep yaşayacak. Nur içinde, ışıklarda uyu Edip Akbayram… Mekanı cennet olsun.”

Sanat hayatı boyunca halkın sesi olan ve unutulmaz eserlere imza atan Edip Akbayram, özellikle “Aldırma Gönül” ve “Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz” gibi şarkılarıyla hafızalara kazınmıştı. Tatar’ın paylaşımı, birçok takipçisi tarafından duygusal yorumlarla karşılandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, 2025 Karakuşak Diploma törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2025 Karakuşak Diploma törenine katılarak sporculara diplomalarını verdi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sporun kardeşlik, disiplin, ekip anlayışı olduğunu vurgulayarak, tüm bu çalışma ve fedakarlıkları bir kez daha gönülden kutladığını ifade etti.

KKTC’nin, dünyanın farklı ülkelerinden bir çok sporcuya ev sahipliği yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, burada vatan sevgisiyle birlikte milletler dayanışması olduğunu vurguladı.

 

Dünyada sıkıntılar yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta barış, huzur ve güven içerisinde yaşandığını belirtti.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sporcuların başarılarının önemine değinerek, Güney Afrika’da elde edilen şampiyonluğun KKTC’nin imajını ve adını duyurma yönünde önemli bir fırsat olduğunu, uygulanan tüm ambargo ve izolasyona rağmen KKTC’nin gururlu bir şekilde temsil edildiğini vurguladı.

 

Yapılan çalışmalarla yerli ve uluslararası sporcuların bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, çocuklarını spora teşvik eden aileleri, müsabakalarda emeği geçenleri ve müsabakalarda yer alan gençleri tebrik ederek, başarılar diledi.

Tatar: Havva Ramadan Cemil, Kıbrıs Türkü ve Türk kadınını en iyi şekilde temsil etti

Cumhurbaşkanı Tatar, geçtiğimiz gün hayatını kaybeden mücahide Havva Ramadan Cemil’i andı ve onun, kurduğu derneklerle Kıbrıs Türkü ve Türk kadınını en iyi şekilde temsil ettiğini vurguladı. Tatar, genç kadınlara Havva Ramadan Cemil’i örnek almalarını tavsiye etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Havva Ramadan Cemil’in mücadele yıllarında görev alarak, kurduğu dernekler ve yaptığı çalışmalarla Kıbrıs Türkünü ve Türk kadınını en iyi şekilde temsil ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, önceki gün yaşamını yitiren mücahide Havva Ramadan Cemil için, Ramadan Cemil İşletmeleri Girne Merkez Ofisinde dün düzenlenen törene katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törende yaptığı konuşmada, Havva Ramadan Cemil’in her zaman eşi, ailesi ve Kıbrıs Türkünün yanında olan Atatürkçü ve aydın bir kişi olduğunu söyledi.

Havva Ramadan Cemil’in kızını uçak kazasında, eşi ve oğlunu ise genç yaşta kaybetmesine rağmen çektiği acıları olgunlukla özümseyip, dik durarak, ailesine liderlik yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Havva Ramadan Cemil’in sivil toplum örgütlerinde halkına faydalı olmak için çalışmalar sürdürdüğünü vurguladı.

Havva Ramadan Cemil’in mücadele yıllarında görev aldığını, kurduğu dernekler ve yaptığı çalışmalarla Kıbrıs Türkünü ve Türk kadınını en iyi şekilde temsil ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Genç kadınlar, Havva hanımı örnek alsın, onun yolundan yürüsün” dedi.

Akrabası olan Havva Ramadan Cemil’in her zaman sevgisi ve şefkatini gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Tatar, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar diledi.

Çavuş: Tarımsal üretim, doğru destekler ve genişletilen sigorta kapsamı ile büyüyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş, tarımsal üretimin doğru destekler ve genişletilen sigorta kapsamı ile büyüdüğünü açıkladı. Küçükbaş hayvancılık, patates ekimi, yaş sebze üretimi ve tropikal ürünler gibi birçok alanda kaydedilen büyüme, sürdürülebilir tarım politikalarının başarısını gözler önüne seriyor.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, uyguladıkları doğru destekler ve tarım sigortası kapsamını genişletilmesi sayesinde tarımsal üretimin büyüdüğünü belirtti.

TAK’a yaptığı açıklamada tarımı sürdürülebilir kılmak için destekleri devamlı güncellediklerini, destekleri belirlerken de verimliliğin nasıl arttırılacağını da düşündüklerini, bunun yanında Genel Tarım Sigortası Fonu kapsamını da sürekli genişleterek üreticiye güven verdiklerini kaydetti.

“KÜÇÜKBAŞTA 330 BİNDEN 420 BİNE ARTIŞ VAR”

Büyükbaş hayvancılıkta verimliliği arttırma politikalarıyla 2023’te 64 bin olan büyükbaşın 2024’te 72 bine çıktığını belirten Çavuş, büyükbaş süt rekoltesinde de yüzde 9.5 büyüme kaydedildiğini söyledi.

Küçükbaş sayısının 2023’te 330 bin olduğunu, doğru desteklemelerle 2024’te 420 bine çıktığını, Süt Endüstrisi Kurumu tarafından toplanan küçükbaş süt miktarında da yüzde 10.5 artış yaşandığını kaydeden Çavuş, bu büyümeyi, girdi maliyetlerini düşüren ve verimliliği arttırmayı teşvik edici politikalarla sağladıklarını belirtti.

Çavuş, küçükbaşta kaba yem üretimini teşvik için alan bazlı destekleri arttırmaları, akaryakıt desteğini devam ettirmeleri, sertifikalı tohum kullanımına desek vermeleri, sıfır faizli yem ve hibe arpa desteklerinin girdi maliyetlerini düşürdüğünü kaydetti.

Diğer taraftan, kilo başı süt desteğini 2024’te 6 TL’ye, 2025’te ise 10 TL’ye çıkartarak küçükbaş yetiştiricilerini süt sağımına teşvik ettiklerini kaydeden Çavuş, bunun yanında PDO’lu çiftlik işletmelerine ek süt teşviği verdiklerini, bu teşvik sayesinde PDO sertifikası alan çiftlik sayısının 24’e yükseldiğini söyledi.

“YAŞ SEBZE 5 BİN 400 DÖNÜME ÇIKTI”

Yaş sebze için geçmişte sadece yılda bir kez destek verildiğini bunu ikiye çıkardıklarını belirten Çavuş, fide desteğini getirerek kayıtlılığı arttırdıklarını, 2024’te açıkta yetiştirilen yaş sebze ekim alanının bin 400 dönüm artarak 5 bin dört yüz dönüme çıktığını belirtti.

Hüseyin Çavuş şöyle dedi:

“2022’de 2800 ton domates ithal edildi, 2023’te 2200 ton, 2024’te 608 ton ithal ettik. Bu da üretimi doğru desteklerle büyütüp sürdürülebilir bir yapı getirdiğimizi gösteriyor. Bu büyüyen üretimi de sigorta kapsamını genişleterek garanti altına aldık”

“PATATES EKİMİ 360 TONDAN 750 TONA ÇIKTI”

Patates konusuna da değinen Çavuş, “2022’de 360 ton, 2023’te 500 ton, 2024’te 600, bu yıl 750 ton ekilecek. Burada da büyüme var. Bu da doğru destekleme politikası sayesinde oldu. Akaryakıta daha doğru bir destek getirdik. Gübreye ve alan bazına doğru destek veriliyor. Yüzde yüzün üzerinde bir büyüme var” dedi.

Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden de Güney’e sanayi tipi patates ihracatı yapıldığını kaydeden Çavuş, 2024’te 250 ton patates ithal etme nedenin, hava sıcaklıklarının aşırı yüksek oluşuna bağlı olarak mantar hastalığının baş göstermesi ve bu nedenle rekoltenin düşük olması olduğunu anlattı.

“HARUPTA BÜYÜMEYE GİDİLECEK”

Harupta da plantasyon planları bulunduğunu belirten Çavuş, pandemi sürecinde harup çekirdeği tedarik sıkıntısı yaşanmasından dolayı sentetik muadilinin geliştirildiğini dolayısıyla talepte de gerileme yaşandığını, buna rağmen Bakanlık olarak harup üretiminin devamını sağlamak için 2024’te kilo başı 10 TL destek verdiklerini belirtti.

Bu yıl da desteğin devam edeceğini belirten Çavuş, “Harup çekirdeği muadiline kimyasal olduğu için talebin Avrupa Birliğinde zamanla azalacağına inanıyoruz, harup plantasyon ısrarımızın nedeni de bundandır” dedi.

-Tropikal ürün plantasyon alanı 300 dönüme çıktı

Tropikal ürün olarak sayılan avakado, ejder meyvesi, mango ve muza destek vermeye başladıklarını belirten Çavuş, bir yıl içerisinde tropikal ürün plantasyonunun (tek tip ürün ekili geniş alanlar) 300 dönüme çıktığını belirtti.

“BAL İTHAL İHTİYACI KALKTI”

Arıcılıkta ülkenin kendi kendine yetecek noktaya geldiğini belirten Çavuş, burada alışılagelmiş desteğin dışına çıkarak anaç arıya destek getirerek verimliliği arttırdıklarını ve ithal etme ihtiyacını ortadan kaldırdıklarını söyledi.

Narenciyede alan bazlı desteği ve gübre desteklerini güncellediklerini, Türkiye’den gelen suyun verildiği bahçelerin 14 bin dönümden 20 bine çıktıklarını kaydeden Çavuş, bu çalışmalarla 34 bin olan narenciye alanının 43 bine çıktığını belirtti.

Kıbrıs Zümrütköy merkezli 3.0 büyüklüğünde deprem gerçekleşti!

Bugün, saat 14.07 civarlarında Zümrütköy merkezli 3.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, yerin 15.6 km derinliğinde kaydedildi ve hafif şiddette hissedildi.
Kuzey Kıbrıs’ta, bugün saat 14:07’de Zümrütköy merkezli 3.0 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. Kandilli Rasathanesi verilerine göre, depremin derinliği 15.6 km olarak ölçüldü. Deprem, bölgedeki sakinler tarafından hafif şiddette hissedildi.

Deprem, Kuzey Kıbrıs’ın Zümrütköy bölgesine yakın bir konumda gerçekleşti. Yer bilimcileri, sarsıntının herhangi bir büyük hasara yol açmadığını belirtti. Ancak, bu tür küçük sarsıntıların zaman zaman bölgedeki aktif fay hatlarının hareketliliğine işaret ettiğini ifade ediyorlar.

Deprem sonrası herhangi bir can kaybı ya da önemli maddi hasar bildirimi yapılmadığı öğrenildi. Yetkililer, depremle ilgili takip çalışmalarını sürdürürken, halkı temkinli olmaya çağırdı.

Deprem hafif şiddette hissedildi.

DEPREM VERİLERİ

Merkez: Zümrütköy, Kuzey Kıbrıs

Enlem: 35.0987° N

Boylam: 33.0680° E

Derinlik: 15.6 km

Büyüklük (ML/Mw): 3.0

Şiddet: Hafif

Kızılay Ramazan boyunca Kuğulu Parkta iftar yemeği verecek

Kıbrıs Türk Kızılay ve Türk Kızılay işbirliğiyle, Ramazan ayı boyunca Lefkoşa Kuğulu Park’ta iftar yemekleri ikram edilecek.

 

Kıbrıs Türk Kızılay ile Türk Kızılay işbirliğinde, Türk Kızılay Mobil Mutfak TIR’ında hazırlanacak iftar yemekleri, Ramazan ayı boyunca Lefkoşa Kuğulu Park’ta ihtiyaç sahiplerine ve vatandaşlara ikram edilecek.

Kıbrıs Türk Kızılay Basın Bürosu’na göre, Türk Kızılay tarafından bağışlanan gıda kolileri ile kıyafet, ayakkabı, tekstil ürünlerinden oluşan çeşitli insani yardım malzemeleri, Kıbrıs Türk Kızılay’ın koordinasyonunda, Kızılay şubeleri ve paydaş sivil toplum kuruluşları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.

“Kızılay Ramazan Sofrası”na ayni ve maddi bağışlarıyla katkıda bulunmak isteyen hayırseverlerin Kızılay Genel Merkezi’ne +90 (392) 227 24 25 numaralı telefondan ulaşabileceği kaydedilen açıklamada, Fitre, Zekat veya Gıda Kolisi bağışında bulunmak isteyen vatandaşların, KKTCELL ve Telsim GSM operatörlerinden 4142’ye kısa mesaj göndererek yada www.kktkizilayi.org web sayfası üzerinden 3D Secure sistemiyle online bağışta bulunabileceği vurgulandı.

Atun, SAMTAY Vakfı’nın hizmetleri hakkında konuştu

Sunat Atun, 2000 yılında kurulan SAMTAY Vakfı’nın çalışmalarını aktardı. Atun, vakfın 66 kitabı Kıbrıs Türk literatürüne kazandırdığını ve “Suna Anne Mutfağı” ile ihtiyaç sahiplerine yemek hizmeti sunduğunu söyledi. Vakfın 2025-2026 döneminde hizmet alanı Lefkoşa, Güzelyurt, Girne ve İskele’ye taşınacak.

 

Suna ve Ata Atun, Mağusa Tarihini Araştırma ve Yazın Vakfı (SAMTAY) Mütevelli Heyeti Başkanı, UBP Milletvekili Sunat Atun, 2000 yılında annesi Suna Atun ile babası Prof. Dr. Ata Atun öncülüğünde kurulan SAMTAY Vakfı’nda annesinin hayırseverliğini, kurumsallaştırarak yaşatmaya devam ettiklerini vurguladı.

Kızkardeşi Asu Atun ile kendisinin de kurucuları arasında yer aldığı aile vakfı olan SAMTAY Vakfı’nın yürüttüğü yayın faaliyetleri, kültürel projeler ve sosyal hizmet çalışmalarını aktaran Sunat Atun, 2022 yılında “Suna Anne Mutfağı”nı da hayata geçirerek, merhum annesinin hayırsever ve yardımseverliğini yaşatmak üzere ihtiyaçlı insanların yemek ihtiyacını da karşıladıklarını kaydetti.

Gazimağusa ve Lefke’de kütüphane ve kafe konseptiyle halka hizmet veren SAMTAY Vakfı’nın, 2025 – 2026 döneminde hizmetlerini Lefkoşa, Güzelyurt, Girne ve İskele bölgelerine taşımayı amaçladığını dile getiren Sunat Atun, Vakfın bugüne kadar toplan 66 kitapla, Kıbrıs Türk halkının geçmişini, kültürünü, sanatını, özelde Mağusa, genelde tüm ülkenin tarihini arşivleme doğrultusunda bilimsel yayınlar yaptığını ve yapmaya da devam edeceğini vurguladı.

TAK muhabirine açıklamalarda bulunan Sunat Atun, SAMTAY Vakfının kuruluş amaçlarını, faaliyetlerini, vizyon ve projelerini anlattı.

“MEHUME SUNA ATUN ÜLKEYE 20 KİTAP KAZANDIRDI”

Annesi merhume Suna Atun’un, hayırsever ve araştırmacı kişiliği; Mağusa’ya ve tarihe olan sevgisi, edebiyat ve kültüre olan ilgisi ile babası Ata Atun’un akademik-siyaset alanındaki araştırma ve çalışmalarını Kıbrıs Türk yayın tarihine hizmet etme fikrinden yola çıkarak SAMTAY Vakfı’nı kurduğunu anlatan Sunat Atun, annesinin 2000 yılından 2013 yılına kadar Vakıf çatısı altında toplam 49 kitap yayınlanmasına vesile olduğunu, bu kitapların 20 tanesinin ise annesi tarafından yazıldığını kaydetti.

Bu yıllar içerisinde 21 adet kitabın da babası Prof. Dr. Ata Atun tarafından kaleme alındığını belirten Sunat Atun, 2013 yılında annesinin rahmetli olmasının ardından Vakıf yayınlarına devam edildiğini ve 2025 yılına kadar da toplam 66 kitabın yayınlanarak Kıbrıs Türk literatürüne kazandırıldığını belirtti.

Yayınlanan kitapların çok kıymetli olduğuna değinen Sunat Atun, örnek olarak birçok şiir ve öyküsü olan Sacit Tekin gibi unutulmuş bir yazarın,“Samed Mart” rumuzu ile yazdığı eserlerin annesi tarafından araştırılarak kitaplaştırıldığını, böylece geçmiş dönemlere ait önemli bir edebiyatçının gün yüzüne çıkartıldığını kaydetti.

Sunat Atun, annesinin yazdığı ‘Kıbrıs Türk Edebiyatı’ kitabının DAÜ Edebiyat Fakültesinde yıllarca kaynak kitap olarak okutulduğunu da vurguladı.

Suna Atun’un eski gazeteleri tarayarak birçok araştırma yaptığını vurgulayan Sunat Atun, annesinin ‘Destanlar ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler ve Araştırmalar’, ‘Kıbrıs Türk Hiciv Şiiri Antolojisi’ gibi kitapları da olduğunu, bu çalışmalarda 1834 yılına kadar inildiğini ve aylarca yapılan çalışmalar sonucunda meydana çıktığını kaydetti.

Bener Hakkı Hakeri’nin Kıbrıs Türkçesi sözlüğünün de SAMTAY Vakfı tarafından yayınlandığını dile getiren Suat Atun, Kıbrıs Türk Edebiyatına Öykünün 107 Yıllık Kronolojisi ve Antolojik Tarihsel Süreçler adlı yayınların da kazandırıldığını vurguladı.

Sunat Atun, SAMTAY Vakfı’nın birçok yayınında, gerek müşterek yazar, gerekse araştırmacı olarak Vakfın Yayın Koordinatörü Bülent Fevzioğlu’nun da çok önemli hizmetleri olduğunu anlattı.

Bülent Fevzioğlu’nun, birçok yayın fikrini de geliştirdiğini ve kitapların tamamının editörlüğü yaptığını anlatan Suat Atun, Vakfın ilk yıllarında yerleşmiş olan araştırma-yayın vizyonunu, takip eden 25 yılda da devam ettirdiğini kaydetti.

Babası Prof. Dr. Ata Atun’un bugüne kadar 28 kitap yayınladığını ifade eden Sunat Atun, ilk kitabı olan “Teknik Çizim” kitabının, 2000 yılında YDÜ mühendislik fakültesinde kullanıldığını dile getirdi. Sunat Atun, Prof. Dr. Ata Atun’un yine hazırlamış olduğu “Kıbrıs Anlaşmaları, Planları ve BM, AB Kararları” adlı kitabının da yayın hayatına kazandırıldığını belirtti.

Eşref Çetinel’in Mağusa’da “İz Bırakanlar” kitabının da önemine dikkat çeken Sunat Atun, bu kapsamda Vakıf olarak yayıncılık alanına kazandırılmış birçok kitabın olduğunu kaydetti.

Annesinin 2013 yılında vefatıyla birlikte SAMTAY Vakfı’nın başkanlığına aile kararıyla kendisinin getirildiğini anlatan Sunat Atun, önceliklerinin Vakfın var olan yayıncılık çizgisini sürdürmek olduğunu belirtti.

Eralp Adanır tarafından hazırlanan “Özelde Mağusa Genelde Kıbrıs Türk Kültürü’ne Gönül Vermiş Suna Atun” kitabına da değinen Sunat Atun, annesinin kendisine 16 Mayıs 2010 yılında “Biricik Oğluma” adlı doğum günü şiiri ile birbirlerine yazdıkları şiir ve mektupların Bülent Fevzioğlu’nun fikri ile Eralp Adanır’ın hazırlamış olduğu kitapta toplandığını kaydetti.

Sunat Atun, annesini kaybettikten sonra bir daha şiir yazmaya yönelmediğini söyledi.

Kızı Yağmur Atun’un ilkokul çağındayken yazmış olduğu şiirlerin yer aldığı ‘Şiir Gülleri’ kitabı ile Samtay Yayınlarının 10 yaşında en genç yazarı olduğuna değinen Sunat Atun, yine eşi Pınar Atun’un ‘Su’nun maceraları’ isimli çizgi-öykü kitabının da Vakfın ilk yayınları arasında olduğunu kaydetti.

SAMTAY Vakfı’nın en son yayınının Mağusa Türk Gücü’nün tarihçesi olduğunu kaydeden Sunat Atun, MTG’nin 1960’tan bugüne olan tarihçesinin Bülent Fevzioğlu ile oğlu Bilgi Fevzioğlu tarafından hazırlandığını kaydetti.

“MAĞUSA’YA TMV&SAMTAY VAKFI SUNA-ATA ATUN İLKOKULUNU KAZANDIRDIK”

Gazimağusa’ya (Türk Maarif Vakfı) TMV&SAMTAY Vakfı Suna-Ata Atun İlköğretim okulu kazandırdıklarını da anlatan Sunat Atun, kapsamlı yeni okul binası hazırladıktan sonra Türk Maarif Vakfı ile işbirliği yapılarak 2021 yılında okulun hizmete girmesini sağladıklarını belirtti.

Sunat Atun, TMV&SAMTAY Vakfı Suna-Ata Atun İlköğretim okulunun, Türk Maarif Vakfı’nın Kıbrıs’ta eğitim alanında yürüttüğü ilkokul olduğunu kaydetti.

“ÜLKEYE BİR ORTAOKUL BİR DE ÜNİVERSİTE KAZANDIRMAYI HEDEFLİYORUZ”

SAMTAY Vakfı olarak ileriki dönemlerde, ülkeye, Vakfa devrettikleri araziler üzerinde bir orta eğitim okulu, bir de üniversite kazandırmak hedefinde olduklarını dile getiren Sunat Atun, “Vakıf şahıslara ait değildir. Vakıf topluma aittir. Vakfın hissedarları olmaz Vakfın ancak mütevellisi olur ve mütevelli de elden ele geçen ve sadece hizmet etme odaklı bir olgudur.”ifadelerini kullandı.

“SUNA ANNE MUTFAĞI, 2022 YILINDAN BERİ İHTİYAÇ SAHİPLERİNE HİZMET VERİYOR”

SAMTAY Vakfı olarak çocuklar ve gençler için de farklı etkinlikler yaptıklarını anlatan Sunat Atun, annesi Suna Atun’un herkese karşı duyarlı bir kişi olduğunu ve ihtiyaçlı ve yardıma muhtaç kişilere de elinden gelen yardımı yaptığını dile getirdi.

Annesinin, öğlen pişirdiği yemekleri eczanesinin arka kapısından bazı ihtiyaçlı kişilere ikram ettiğine çocuk gözüyle şahit olduğunu dile getiren Sunat Atun, annesinin ihtiyaçlı kişilere yaptığı ikram anlayışını kurumsallaştırmak adına Vakfın hemen yanında, 2022 yılında “Suna Anne Mutfağı” kurarak, ihtiyaç sahiplerine sıcak pişmiş aş verdiklerini söyledi.

Hafta içi “Suna Anne Mutfağı”nda, günlük 250-300 kişiye yemek hizmeti verdiklerini belirten Sunat Atun, Mağusa Belediyesi ile son iki senedir yapılan iş birliğiyle, yemek alamayan kişilere Belediye’nin araçlarıyla günlük yemek dağıtımı yapıldığını da kaydetti.

Sunat Atun, “Bu alanda Vakfımız belediye ile önemli bir işbirliği yapmaktadır. İnşallah önümüzdeki dönemlerde Gazimağusa Belediyesi ile olan işbirliğimiz artarak devam edecektir’ diye sözlerini sürdürdü.

“Suna Anne Mutfağı”na erzak veya maddi katkıda bulunarak ölmüşlerinin ruhuna bağışlayan kişilerin de olduğunu söyleyen Sunat Atun, mutfağa erzak, kurban, nakit bağış veya üreticilerden sebze bağışları da yapıldığını kaydetti.

“SAMTAY VAKFI MERKEZİNDE 5 BİN KİTAPTAN OLUŞAN BİR KÜTÜPHANE BULUNUYOR”

Kültür alanında ise annesinin en büyük hedeflerinden birinin ülkeye kütüphane kazandırmak olduğunu dile getiren Sunat Atun, annesinin hayatta iken kendi imkânlarıyla bir kütüphane oluşmasına öncülük ettiğini ve kütüphane içerisinde ise yaklaşık 5 bin kitap ve süreli yayın dergilerinin bulunduğunu kaydetti.

Namık Kemal Meydanı’ndaki binayı, 2019 yılında SAMTAY Vakfı kitap, kütüphane ve kafe konseptiyle hayata kazandırdıklarını, 2020 yılında ise Vakfa devrettiklerini anlatan Sunat Atun, SAMTAY Vakfının Namık Kemal Meydanı’ndaki ikinci kütüphanesinde de 5 binden fazla yayın olduğunu dile getirdi.

“SAMTAY VAKFI KİTAP, KÜTÜPHANE VE KAFE KONSEPTİYLE LEFKE BÖLGESİNDE DE HİZMET VERİYOR”

SAMTAY Vakfı, kitap, kütüphane ve kafe konseptiyle Lefke bölgesinde de hizmet vermeye başladığını anlatan Sunat Atun, Lefke bölgesinde Mehmet Güneş’in öncülüğünde birçok faaliyet ve etkinlik yapıldığını belirtti.

2025 yılı içerisinde Lefkoşa ve Girne bölgesine SAMTAY Vakfı’nın kitap, kütüphane ve kafe merkezini kazandırmayı amaçladıklarını dile getiren Sunat Atun, İskele ve Güzelyurt bölgesine ise 2026 yılında kitap, kütüphane ve kafe kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti.

LÜTFİYE SEÇKİN: VAKIF, RAMAZAN BOYUNDA 08.00-21.00 SAATLERİ ARASINDA AÇIK OLACAK

SAMTAY Vakfı Müdürü Lütfiye Seçkin de konuşmasında, SAMTAY Vakfının haftanın 7 günü saat 08.00-17.00 saatleri arasında hizmet verdiğini dile getirerek Vakfın Ramazan Ayı boyunca 08.00-21.00 saatleri arasında açık olacağını kaydetti.

Ramazan Ayı boyunca “Suna Anne Mutfağı”ndan günlük 700-1000 kişiye iftar yemeği de ikram edileceğini kaydeden Seçkin, Gazimağusa Belediyesi ile yapılan günlük yemek dağıtımlarına Ramazan ayı boyunca da devam edileceğini belirtti.

“2022 YILINDA ÇOCUK KULUBÜ KURULDU”

SAMTAY Vakfı olarak 2022 yılında Çocuk Kulübünü kurduklarını dile getiren Seçkin, Çocuk Kulübünde çocukların zihinsel ve bedensel gelişimleri dikkate alınarak etkinlik yaptıklarını belirtti.

Vakfın, sosyal yardım yaptığını da söyleyen Seçkin, bu yardımların, öğrencilerin eğitimini desteklemek, gıda yardımı yapmak, kira veya elektrik ödemesi gibi yardımlar olduğunu kaydetti.

Vakıfta seminer ve konferans etkinlikleri de gerçekleştirdiklerini dile getiren Seçkin, zaman zaman kadınlara yönelik el sanatları atölye çalışmaları da yapıldığını belirtti.

VAKIF ÇAKIŞANLARI

Vakıf Kütüphane personeli Aysel Gür de, Vakıfta kütüphaneye yeni kitaplar kazandırmak için çeşitli yayınları araştırarak kitap alımı yaptıklarını kaydetti. Gür, Vakıfta öğrencilerin hem kitap okuması hem de satın alması yönünde imkan sağlandığını kaydetti.

SAMTAY Vakfı gönüllüsü Huriye Öngün de, “Suna Anne Mutfağı”nda izaz ikrama yardım ettiğini kaydederek, ihtiyaçlı kişilere yönelik yapılan ikramlarda gönüllü olarak çalıştığını kaydetti.

SAMTAY yayıncılık faaliyetleri, kütüphane hizmetleri ve yapılanmadan sorumlu olan Serkan İpekçi SAMTAY Vakfı’nın, KKTC’de en fazla kitap yayımlamış sivil toplum örgütü olduğunu söyledi.

İpekçi, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Aralık 2024’te yayınlanan ve 1974-2024 yılları arasını kapsayan “Kıbrıs Bibliyografyası”nda KKTC’de en fazla yayını bulunan Vakfın yayınlarına, dünyanın en büyük milli ve halk kütüphanelerinden erişmenin mümkün olacağını da belirtti.

İpekçi, bu kütüphaneler arasında Amerikan Kongre Kütüphanesi (Library of Congress), İngiliz Milli Kütüphanesi (British Library), Fransa Milli Kütüphanesi (Bibliotheque Nationale) gibi milli kütüphaneler; New York Halk Kütüphanesi (NYPL) ve İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi gibi halk kütüphanelerinin yer aldığına dikkat çekti.

İpekçi, Vakfın çatısı altında hizmet veren Ensar Kütüphanesi’nin, Gazimağusa’da halkın erişimine açık tek tematik kütüphane olduğunu kaydetti.

SAMTAY Lefke şubesi sorumlusu Mehmet Güneş de, Kasım 2024 tarihinden itibaren SAMTAY Vakfı Lefke Kütüphanesi Kafe ve Kitap Evi olarak çalışmalara başladıklarını kaydetti.

Yapmış oldukları sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Güzelyurt Kurtuluş İlkokulu’nda öğrencilerle birlikte zeytin fidanları dikip “Sevgi Bahçesi” oluşturulduğunu dile getiren Güneş, Lefke’de “Geleneksel Türk Okçuluğu” ile ilgili kursların da başlatıldığını, ayrıca Vakıf olarak “Akıl Zeka Oyunları” eğitimleri düzenlediklerini belirtti.

21 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla ilkokul öğrencilerine yönelik şiir yarışması düzenleyerek ödüller verdiklerini kaydeden Güneş, ayrıca Lefke, Güzelyurt ve Girne’de hemşirelerle birlikte yaşlıların kan şekeri ve tansiyonunu ölçerek yaşlılara sağlık hizmeti verdiklerini ifade etti.

Üniversite öğrencilerine ise SAMTAY Vakfı Lefke Kütüphanesinde kablosuz internet imkânı sağlayarak öğrencilerin, derslerine çalışma ve boş vakitlerini değerlendirme ortamı yarattıklarını dile getiren Güneş, “Lefke Anıları ile Buluşuyor” başlıklı Lefke bölgesinin yaşlılarının katıldığı söyleşiler de düzenlediklerini kaydetti.

Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Şubat tatili süresince çocuklara yönelik bilim, yazarlık, yaratıcılık gibi atölye çalışmaları da yaptıklarına dikkat çeken Güneş, ayrıca Vakıf Kütüphanesinde öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarını giderecek ürünler ve Kıbrıs El Sanatları ürünlerinin de bulunduğunu belirtti.

Lefke’de kütüphane geleneğinin yaşatılmaya çalışıldığını dile getiren Güneş, ülkede sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın temeli olan Vakıf kültürünü hatırlatmak ve kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için de çalıştıklarını dile getirdi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın toplanacak.

Yasama göreviyle saat 10.00’da toplanacak Genel Kurul’un gündeminde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Vatandaşlarına Konsolosluk Yardımı Sunulması Hakkında Anlaşma (Onay) Yasa Tasarısı ile Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar (Değişiklik) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Üstel: Halka verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz

Lapta Alsancak Çamlıbel Belediyesi, Hisarköy Kültür ve Spor Derneği ve Hisarköy Muhtarlığı işbirliğinde bu yıl 12’incisi düzenlenen Hisarköy Orkide Festivali başladı.

 

Hisarköy köy meydanında yer alan festivalin açılışı dün gerçekleştirildi. Festival bugün de ziyaret edilebilecek.

-Polat

Açılışta konuşan Hisarköy Muhtarı Can Şemi Polat, hedeflerinin Hisarköy’ün kültürel ve doğal güzelliklerini yaşatmak olduğunu belirterek, festivalin gerçekleşmesine katlı koyan herkese teşekkür etti.

-Ataser

Lapta Alsancak Çamlıbel Belediye Başkanı Fırat Ataser de, beldede inşaat, emlak, hayvancılık, tarım, turizm sektörlerinin birlikte faaliyet sürdürdüğünü, bölgenin bu avantajlarını doğru kullanarak bir cazibe merkezi haline getirmek istediklerini söyledi.

Marina Projesi’nin beldeye, bölge halkına, ülkeye ve turizme büyük katma değer katacak bir proje olduğuna da vurgu yapan Ataser, bu konuda yüksek mahkemenin vereceği karara saygılı olacaklarını söyledi.

Beldenin en önemli eksikliklerinden birinin de eğitim alanında olduğunu dile getiren Ataser, bu amaçla eğitim bakanlığının ayırdığı 400 milyon Türk liralık bütçeyle bölgeye yeni bir okul kazandırılacağını söyledi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel de açılışta yaptığı konuşmada, hükümete geldiklerinde halka verdikleri tüm sözleri yerine getirdiklerini dile getirerek, eksik kalan projelerin de 2025-2026 yılı içinde tamamlanacağını kaydetti.

Önceliği yarım kalan projelere verdiklerini, ardından halkın ihtiyaç duyduğu yeni projelere teker teker hayat verdiklerini anımsatan Üstel, ekonomideki sıkıntıları aşmak için de çalıştıklarını söyledi.

Ekonomik sıkıntılar karşısında halkın alım gücünü yükseltmek adına çalışanlara hayat pahalılığı oranında artış verdiklerini, asgari ücretle çalışanlara ise tarihinin en büyük artışını yaptıklarını dile getiren Üstel, asgari ücretin Güney Kıbrıs’la eşitlenmesiyle orada çalışan birçok Kıbrıslı Türk’ün yeniden Kuzeyi tercih etmeye başladığını kaydetti.

Çalışanlar yanında, esnafa, sanayici ve turizmciye destek olduklarını, sosyal sigorta prim desteği verdiklerini de dile getiren Üstel, 15 Mart’a kadar yeni düzenleme yaparak bütün sektörlere aynı şekilde sosyal sigorta prim desteği vermeye devam edeceklerini, KKTC’deki tüm vatandaşlara sektör ayrımı yapmadan prim desteğini yükselerek vereceklerini ifade etti.

Yarım kalan projeleri tamamlamaya Güzelyurt -Lefke yoluyla başladıklarını, Lefke için yakında yeni projeler açıklayacaklarını, Güzelyurt Hastanesi’nin de 15 Kasım’dan önce hizmete açılacağını anlatan Başbakan Üstel, Güzelyurt’un uzun zamandır beklediği 15 bin tonluk soğuk hava deposunun da hayat bulacağını belirtti.

Narenciyede yaşanan sıkıntılara rağmen, üreticiyi mağdur etmediklerini dile getiren Üstel, dalında kalan narenciyeyi de ödediklerini söyledi.

Lapta bölgesinde uzun zamandır konuşulan Marina konusuna da değinen Başbakan Üstel, marina bölgeye hizmet edecek, katma değer katacaksa, bu projeye hep birlikte sahip çıkılacağını ifade etti.

Marina turizminin, turizmin katma değeri yüksek bir versiyonu olduğuna ve Güney Kıbrıs’ta marinaların yaygınlığına dikkat çeken Üstel, “Onun için biz Sayın Başkan’a şunu söyledik. Eğer burada yasal düzenleme gerekirse muhalefetle de konuşup bu yasal düzenlemeyi Cumhuriyet Meclisi’nden geçirtip bu marinayı bölgemize yapmış olacağız” diye konuştu.

Üstel, göreve geldikten sonra Girne’de yarım kalan yol projelerine Girne Batı yollarıyla başladıklarını, batı yolu projesinin 3’üncü etabı olan Lapta Oteller bölgesi ile Karşıyaka güzergahının 2026’da tamamlanacağını ardından da Kayalar-Sadrazamköy yolunun yapımına geçileceğini dile getirdi.

Üstel, Girne Doğu Yolu projesine Girne ve Çatalköy Belediyeleri’yle işbirliği içinde başladıklarını, Dağyolu olarak bilinen Değirmenlik yolunun da en kısa sürede yapılacağını vurguladı.

Çocukların ve gençlerin daha iyi eğitim görmesi için yeni okullar yapacaklarını, Alsancak’ın ardından, Girne ve Güzelyurt’a yeni meslek liseleri kazandıracaklarını aktaran Üstel, amaçlarının mesleki teknik ara eleman ihtiyacını yerel kaynaklardan karşılamak olduğunu söyledi.

Üstel konuşmasının sonunda Ramazan ayının hayırlı olmasını da diledi.

Konuşmaların ardından, festival etkinliklerine geçildi.

Ersin Tatar Goldprestij Dergisi sahibi İsmet Akıncı’yı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Goldprestij Dergisi sahibi İsmet Akıncı ve derginin Genel Yayın Yönetmeni ve Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hafize Akıncı’yı kabul ederek, görüştü.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye’de yayınlanan derginin son sayısında kendisi ile yapılan röportaja yer verilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Kıbrıs Türkünün haklı davasının sesi olmaya devam edeceğini vurguladı.
Türkiye basınında Kıbrıs meselesinin sıcak tutulmasının önemine değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, anavatan Türkiye’nin desteği ile sürdürdükleri iki devletli siyasetin savunucusu olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’de uzun yıllardır yayınlanmakta olan Goldprestij dergisinin, Kıbrıs Türk kültürünü tanıtma adına yaptığı çalışmanın oldukça önemli olduğunu yineleyerek, Emeği geçen tüm herkese teşekkür ederek, başarılar diledi.
 Goldprestij Dergisi sahibi İsmet Akıncı ise, Kıbrıs Türküne verdikleri değeri yineleyerek, KKTC’nin tanıtılmasının önemini ifade etti ve desteklerinin bu kapsamda devam edeceğini vurguladı. Akıncı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın röportajının yer aldığı dergide ilk kez bir siyasi liderin kapak sayfasında yer aldığı bilgisini verdi.

TAYYİP ERDOĞAN: VERİLEN SÖZLER TUTULMAZSA GÜNAH BİZDEN GİDER

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın PKK’ya yaptığı silah bırakma ve feshetme çağrısına ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Demir yumruğumuzu daima hazır tutuyoruz” dedi.

Erdoğan, “Şayet verilen sözler tutulmaz, sürekli oyalama, göz boyama, isim değiştirip bildiğini okuma gibi şark kurnazlıklarına evrilmeye çalışılırsa günah bizden gider” şeklinde konuştu.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde “Şehit Aileleri ve Gazilerle İftar Programı”na katıldı.

“Terörle mücadelede başarımız ortada” diyen Erdoğan, “Şayet verilen sözler tutulmaz, sürekli oyalama, göz boyama, isim değiştirip bildiğini okuma gibi şark kurnazlıklarına evrilmeye çalışılırsa günah bizden gider. Halen devam eden operasyonlarımızı gerekiyorsa taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadan son teröristi bertaraf edene kadar sürdürürüz.” şeklinde konuştu.

Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Bugün her alanda güçlü, kudretli ve kolu uzun bir Türkiye var. Sadece vatandaşlarının değil, mazlum ve mağdurların yardımına koşan bir Türkiye var. Oyuna gelen değil, bölgesinde ve ötesinde oyun kuran, kendisine yönelik sinsi ve kirli oyunları bozan çok farklı bir Türkiye var.

Olayları artık tribünden seyretmiyoruz. Hangi adımı atıyorsak Türkiye’nin istikbali için atıyoruz. Başkalarının gündemlerine hapsolmadan kendi önceliklerimize göre tarihin akışını değiştiren politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Türkiye, sınırları içinde ve dışında terörle mücadele konusunda sadece bölgemizin değil, dünyanın en güçlü, kabiliyetli ve dirayetli ülkesidir.

Barış ve huzur içinde yaşamayı ne kadar seviyorsak, mukaddesatımız bildiğimiz değerlerimize, ezanımızla sembolleşen inancımıza, bayrağımızla sembolleşen vatanımıza, tarihimizin en değerli mirası devletimize, hele hele vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine yönelik en küçük bir saldırıya veya tacize de o derece tavizsiziz.

Elbette meselelerimizin çözümünde önceliği görüşmeye, konuşmaya ve uzlaşmaya veririz, veriyoruz. Bundan sonra da nefret dili, kavga ve gerilim yerine karşılıklı saygıyı, hoşgörüyü ve diyaloğu gözetmeye devam edeceğiz fakat uzattığımız elin havada bırakılması veya ısırılması halinde de demir yumruğumuzu daima hazır tutuyoruz. Geçmişte darbecilerden FETÖ’ye ve diğer terör örgütlerine kadar emperyalistlerin ülkemiz içindeki maşalarından gelen saldırılarda gereken refleksleri gösterememiş olabiliriz ama artık böyle bir Türkiye yok. Tam tersine bugün her alanda güçlü, kudretli, müessir ve kolu uzun bir Türkiye var.

Terörle mücadelede başarımız ortada. Şayet verilen sözler tutulmaz, sürekli oyalama, göz boyama, isim değiştirip bildiğini okuma gibi şark kurnazlıklarına evrilmeye çalışılırsa günah bizden gider.

Şundan hiç kimsenin şüphesi ve endişesi olmasın, Türkiye, sınırları içinde ve dışında terörle mücadele konusunda sadece bölgemizin değil, dünyanın en güçlü, kabiliyetli ve dirayetli ülkesidir. Şayet verilen sözler tutulmaz, süreç bir şekilde oyalama, savsaklama, göz boyama, isim değiştirip bildiğini okuma gibi şark kurnazlıklarına evrilmeye çalışılırsa günah bizden gider. Halen devam eden operasyonlarımızı, gerekiyorsa taş üstüne taş, omuz üstünde baş bırakmadan son teröristi bertaraf edene kadar sürdürürüz.

Biz binlerce yıldır buradaydık, inşallah ilanihaye burada olacağız. Yarın terör örgütlerini destekleyen güçlerin çıkarları değişip bölgeden çekildikleri zaman baş başa kalacağımızı kimse unutmasın. Bölgemizde 200 yıldır oynanan oyunu bozma fırsatını heba edenler, zayi ve sabote edenler muhakkak bunun hesabını vereceklerdir. Milli meselelerde unutmayın, milli duruş esastır. Ülkenin ve milletin menfaatleri her türlü hesabın üstündedir.

Sizlerin de gördüğü gibi birtakım marjinal gruplar hariç ‘Terörsüz Türkiye’ girişimi milletin ve siyasetin kahir ekseriyeti tarafından müspet karşılanmış, sahiplenilmiş, desteklenmiştir. Bunu ülkemiz adına kıymetli bir kazanım olarak görüyoruz. Asırlık eksikleri tamamlayarak, ülkemize son 22 yılda eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda çağ atlattık. Geriye kalan sorun başlıklarının en önemlisi olan terörü yurt içinde zaten bitme noktasına getirdik. Yeni süreçte sınırlarımızın ötesindeki yapılanmaları da tasfiye ederek demokrasinin, hukukun, refahın, kalkınmanın ve hepsinden öte kardeşliğin asrı olacak Türkiye Yüzyılı’na güçlü bir başlangıç yapmayı hedefliyoruz.

Yıllardır bu milletin iliğini kemirenler kaybedecek, kazanan 85 milyon olacak, demokrasimiz, ekonomimiz, kardeşliğimiz olacak. Kazanan, pasaportunu taşımaktan her zaman şeref duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti olacak, kazanan aydınlık yarınlarımızın teminatı evlatlarımız olacak.

Bu girişimin içinde şehitlerimizin aziz ruhlarını muazzep edecek, sizleri üzecek, başınızı yere eğdirecek hiçbir şey yoktur, asla olmayacaktır. Şehitlerimizin geride bıraktığı aileleri bize emanettir. Bugüne kadar bu emanetlere samimiyetle sahip çıktık. Yarın da baş tacı etmeyi sürdüreceğiz.”

ÜNAL ÜSTEL: YEREL İSTİHDAM İÇİN ÖNEMLİ ADIM

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, UBP Girne İlçe binasında düzenlenen geniş katılımlı toplantıda, bölge örgüt başkanları ile bir araya geldi.
Üstel, katılımcılara hitap ederken, hükümetin yeni adımlarını da kamuoyu ile paylaştı.

Üstel, ” Girne’den müjdeliyorum. KKTC vatandaşı olan bir kişiyi bile istihdam edecek kurum ve kuruluşlara %80 sosyal sigorta prim desteği vereceğiz. Bununla birlikte KKTC vatandaşımız istihdam konusunda daha kolaylık yaşayacaktır. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz. Tüm enerjimizi halkımıza iş yapmaya harcıyoruz” dedi.

SPORA YATIRIMLAR SÜRÜYOR

Girne bölgesine yapılan yatırımları da anımsatan Üstel, Girne’de Taşkent’e, Dikmen’e, Dağyolu’ na, Akdeniz’ e ve Pınarbaşı’na yeni çim sahaların yapıldığını bazılarının yapımının sürdüğünü, Ertuğrul Apakan Spor Salonu ile Taekwondo Spor Tesisi’nin ise altyapı ve ısıtma sistemlerinin yenilendiğine dikkat çekti.

Üstel, uzun yıllar sonra Esentepe’ye kapalı spor salonu kazandırılacağını belirterek,” Son ihalesini yaptık. O bölgenin çok değer verdiği bir arkadaşımızın ismini bu salonumuza verdik. Bu yıl sonu bitecek. Biz halkımıza hizmetin haklı gururunu yaşıyoruz’ ifadelerini kullandı.

YENİ PROJELER, YENİ YOLLAR

Üstel konuşmasında yapımı biten ve devam eden yol çalışmaları hakkında bilgi de verdi ve Girne bölgesinde trafik ızdırabına adım adım son verildiğini vurguladı.

Alsancak – Lapta yolunun büyük bir kısmının bittiğini söyleyen
Üstel, Çatalköy yolunun yapımına başlandığını, dağ yoluna el atıldığını, kısa bir süre sonra dağ yolunun yapımına başlanacağını söyledi.

Üstel, 2013 yılından beri bekleyen tüm yolları birer birer tamamlayacaklarını ifade etti.

GİRNE’YE İKİ HASTANE

Girne halkının da uzun zamandır beklediği yeni hastanesine yakın zamanda kavuşacağını da belirten Üstel, “Bu yıl sonuna kadar yeni hastanemizi bitireceğiz. Hizmete sokup halkımıza da açtığımız askeri hastane ile birlikte iki hastanemiz olacak. Aynı zamanda Lapta Sağlık Merkezimizde, kısa zaman içerisinde yenilenme çalışmaları bitecektir” diye konuştu.

Başbakan Üstel, İsias davası toplantısına katıldı

“Olası kasta, istediğimiz sonuca ulaşana kadar mücadeleye devam edeceğiz”

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nden avukatların katılımıyla düzenlenen “İsias otel davası” toplantısına katıldı.

Başbakan Ünal Üstel, “evlatlarımızın, asrın felaketinde, yapım hatalarıyla dolu otelde can vermelerine seyirci kalmadan, her platformda mücadele etmeye, olası kasta, istediğimiz neticeye ulaşana kadar mücadelemize tek yürek olarak devam edeceğiz. Türkiye adaletine güveniyoruz” dedi.

İskele’de gerçekleştirilen toplantıda, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Durali Güçlüsoy, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, UBP Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, YDP Lefkoşa Milletvekili Talip Atalay ve aileler de hazır bulundu.
-Karakaya

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti, Türkiye’den gelen avukatların yeni süreçle ilgili bilgilendirme yapacağını söyledi.

Karakaya, ailelerin adalet mücadelesinin bitmediğini ve devam edeceğini belirterek, “Herkes, avukatlarımız yanımızda, gerçek adaletin yerini bulması için mücadelemiz devam edecek. Mücadelemize destek veren herkese minnettarız” dedi.

Karakaya, gerçek adaletin yerini bulmadığını ve bulması için yılmadan adalet için mücadele etmeye, olası kast için bıkmadan usanmadan söylemlerine devam edeceklerini söyledi.
-Üstel
Başbakan Ünal Üstel de, ailelere “değerli ailem” olarak seslendi, Türkiye’den gelen avukatlara teşekkür etti.

“Unutulmaz gün” olarak nitelediği deprem gününü yaşadıkları gündendir tüm KKTC tek yürek olarak mücadelelerine devam ettiklerini ifade eden Üstel, “Bizim evlatlarımızın, asrın felaketinde, yapım hatalarıyla dolu otelde can vermelerine seyirci kalmadan her platformda mücadele etmeye, isteğimiz neticeye ulaşana kadar devam edeceğiz” dedi.

O günden itibaren tek yürek olarak duruşmalara katıldıklarını ifade eden Üstel, oteldeki yapım hatalarının dava süresince ortaya konduğunu ve görüldüğünü, ancak istenilen netice alınamadığını kaydetti.

Suçluların Türkiye Cumhuriyeti’ndeki en ağır cezayı aldığını ifade eden Üstel, “Ama bize yetmez. Gerçek adalet için çocuklar için mücadelemiz sonuna kadar sürecek” şeklinde konuştu.

Kamu davası ile ilk davanın birleşmesinin olmadığını, birinin neticelendiğini, ikincisinin de başladığını belirten Üstel, çocuklar için istedikleri adalet tecelli edene kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

“Türkiye Cumhuriyeti adaletine güveniyoruz ama netice alınana kadar mücadele devam edecek” diyen Üstel, “Davada olası kasta varana kadar sonuna kadar mücadeleye edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Üstel, bugünkü toplantıda yol haritasını belirleyeceklerini ve gelişmelerle ilgili kamuoyunu bilgilendireceklerini söyledi.

PKK’den Öcalan’ın çağrısına yanıt: Bugünden geçerli olmak üzere ateşkes ilan ediyoruz

PKK Yürütme Komitesi, Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısının ardından açıklama yaptı. Açıklamada, “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın hayata geçmesinin önünü açmak için, bugünden geçerli olmak üzere ateşkes ilan ediyoruz” denildi.

PKK, Abdullah Öcalan’ın çağrısına katıldıklarını ve gereklerini uygulayacaklarını belirterek ateşkes ilan etti.

PKK Yürütme Komitesi, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ‘silah bırakma’ ve fesih çağrısının ardından bir açıklama yaptı.

Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan habere göre, PKK, çağrının ardından bugün “Yurtsever Halkımıza ve Demokratik Kamuoyuna” başlıklı bir  açıklama yaptı.

Açıklamada, Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın hayata geçmesinin önünü açmak” amacıyla bugünden itibaren geçerli olmak üzere ateşkes ilan edildiği duyuruldu.

PKK, kongre toplamak için hazır olduklarını ancak kongrenin Öcalan tarafından yönlendirilmesi ve yürütülmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Yeni bir tarihsel sürcin başladığı belirtilen açıklamada, “Bunun dünya genelindeki özgür yaşamın ve demokratik yönetimin gelişimi üzerinde de büyük etkisi olacaktır. Bu temelde sorumluluk hepimizindir; herkes görev ve sorumluluğuna sahip çıkmak ve gereğini yerine getirmek durumundadır” denildi.

Çağrının önemli olduğu vurgulanan açıklamada, “Biz PKK olarak söz konusu Çağrının içeriğine olduğu gibi katılıyoruz ve kendi cephemizden çağrının gereklerine uyacağımızı ve uygulayacağımızı belirtiyoruz. Fakat başarı için demokratik siyaset ve hukuki zeminin de uygun olması gerektiğinin altını çizmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

“KAZANIMLARI YENİ BİR MÜCADELE SÜRECİNE TAŞIYORUZ”

PKK’nin “Kürdistan’ın son yarım yüzyılının büyük kahramanlık ve hakikat hareketi” olduğu belirtiln açıklamada, “Her şey çok cesur ve fedakâr bir mücadele ile, bedel ve emekle kazanıldı. Bu büyük özgürlük mücadelesinin tüm kahraman şehitlerini derin saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Şimdi aynı ruh ve inançla söz konusu tarihi kazanımları yeni bir mücadele sürecine taşıyoruz. Önder Apo’nun verdiği bilinç ve PKK’nin yarattığı büyük tecrübe birikimi, iyilik, doğruluk, güzellik ve özgürlük mücadelesini demokratik siyasetle yürütme gücünü halkımıza veriyor” sözleri kullanıldı.

“SÜRECİ ÖCALAN YÜRÜTMELİ”

Açıklamada, Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın hayata geçirilmesi amacıyla bugünden geçerli olmak üzere ateşkes ilan edildiği ve saldırı olmadı sürece silahlı eylem yapılmayacağı ifade edildi.

PKK, parti kongresini toplamak için hazır olduklarını ancak bunun gerçekleşebilmesi için uygun güvenlikli ortamın oluşmasının ve Öcalan’ın bizzat yönlendirmesi ve yürütmesinin gerektiği belirtildi.

Açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

“Somut gerçekler çok açık bir biçimde gösteriyor ki, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın başarıyla hayata geçmesi, Kürt sorununun demokratik çözümü temelinde Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi ve küresel demokrasi hareketinin gelişmesinin önünün açılması için, Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşması, arkadaşları dahil istediği herkesle engelsiz ilişki kurabilmesi gerekir. Bunun gereklerinin devletin ilgili kurumları tarafından yerine getirileceğini umut ediyoruz.

Önder Apo’nun yaptığı Çağrı, kesinlikle bir son değil, tersine yepyeni bir başlangıçtır. Açıklamanın da çok çarpıcı bir biçimde ortaya koyduğu gibi, genelde son 35 yıldır, özel olarak da son 20 yıldır yapmamız gerekip de zamanında yeterince yapamadıklarımızın şimdi çok net ve keskin bir biçimde yapılmasını ifade etmektedir. Bu bakımdan Önderlik Çağrısını, nedenlerini ve başlattığı yeni sürecin özelliklerini ve görevlerini doğru ve yeterli bir biçimde anlamak ve bunların gereklerini başarıyla yerine getirmek gerekir. Çağrının içeriğine büyük bir sorumluluk ve ciddiyetle yaklaşıp her alanda başarıyla hayata geçirmek tarihi öneme sahiptir.

Unutmayalım, Önder Apo her zaman yükün büyüğünü kendisi omuzlayarak yolumuzu aydınlattı ve bizlere öncülük etti. Şimdi ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile yeni bir adım atıyor ve başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm ezilenler için yeni bir mücadele süreci başlatıyor. O halde, her türlü hile ve saldırıya karşı her zaman hazırlıklı olmak temelinde bu yeni sürecin özelliklerini doğru anlayalım ve görevlerini başarıyla yerine getirelim. Demokratik örgütlülüğümüzü ve her alandaki özgürlük mücadelemizi Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve dünyanın dört bir yanında büyük bir cesaret ve özveriyle geliştirelim. Önderlik Çağrısının başarısından hepimiz kendimizi sorumlu görelim.”

Açıklamada ayrıca, Öcalan’ın çağrısıyla 8 Mart ve Newroz’un ‘güçlü sahiplenme ve daha coşkulu kutlamanması çağrısı yapıldı.

Ramazan başladı

On bir ayın sultanı ramazan bugün başladı. Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği bu ayda, Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, 26 Mart Çarşamba gecesi idrak edilecek. RAMAZAN BAYRAMI 30 MART’TA BAŞLAYACAK Ramazan ayı 29 gün sürecek. Şeker Bayramı olarak da bilinen üç günlük Ramazan Bayramı 30 Mart Pazar günü başlayacak ve 1 Nisan Salı günü sona erecek. Bayram namazı saat 07.07’de kılınacak. İlk orucun tutulacağı bugün iftar saat 17.51’de yapılacak. KKTC Din İşleri Başkanlığı, bu yıl fitre miktarını 300 TL olarak belirledi. Fitrelerin, en geç bayram namazından önce verilmesi gerekiyor. İFTAR YEMEKLERİ Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi iş birliğiyle ramazan ayı boyunca iftar yemeği verecek. KEİ Ofisi’nden yapılan açıklamada, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele, Lefke ve Lefkoşa’ya bağlı 18 noktada her gün 7 bin 300 kişiye, 23 gezici noktada ise ay boyunca toplam 5 bin 900 kişiye iftar yemeği verileceği kaydedildi. Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nce ise, 3 sabit ve 23 gezici noktada iftar yemeği ikram edileceği belirtilen açıklamada, ramazan ayı boyunca kurulacak 21 sabit ve 46 gezici noktada toplam 235 bin iftar yemeğine ulaşılmasının öngörüldüğü ifade edildi. Açıklamada 21 iftar noktası şu şekilde açıklandı: “Gazimağusa: Dörtyol Cami, Maraş Ulu Cami, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Yeniboğaziçi Cami Girne: Nurettin Ersin Paşa Cami, Hz. Ömer Cami, Karaoğlanoğlu Cami, Dikmen Cami Güzelyurt: Fatih Cami, Yukarı Bostancı Cami, ODTÜ İskele: İskele Merkez Cami Lefke: Lefke Avrupa Üniversitesi, Gemikonağı Cami Lefkoşa: Gönyeli Yalçın Park, Hamitköy Cami, Lefkoşa Sanayi Cami, Hz. Ebubekir Cami, Hala Sultan Cami, Sevkad, İyilik Evi” Açıklamada, gezici iftar noktalarının da sosyal medya hesaplarından takip edilebileceği, tüm halkın Ramazan soflarına davetli olduğu kaydedildi.

Tayyip Erdoğan: Terörsüz Türkiye çabalarında yeni bir safhaya geçilmiştir

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörsüz Türkiye çabalarında dün itibarıyla artık yeni bir safhaya geçilmiştir. Önümüzde bin yıllık kardeşliğimizin arasına örülen terör duvarının yıkılması hedefine giden yolda tarihi bir adım atma fırsatı vardır.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal 7’nin 30’uncu Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda önemli mesajlar verdi.

İmralı’nın silah bırakma çağrısını değerlendiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Terör örgütünün bir dönem istismar aracı olarak kullandığı bahanelerin hemen hepsi ya ortadan kalktı ya çözüldü ya da hal yoluna girdi. Cumhur ittifakı ortağımız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur inisiyatifiyle başlayan bizim kararlı tutumumuzla ilerletilen terörsüz Türkiye çabaları ile dün itibariyle artık yeni bir safhaya geçilmiştir. Başlayan sürecin bütün unsurlarıyla yerine getirilip getirilmediğini ilgili kurumlarımız vasıtasıyla titizlikle takip edeceğiz.”

“28 ŞUBAT’IN ÜLKEMİZ EKONOMİSİNE MALİYETİ 380 MİLYAR DOLARDIR”

28 Şubat sürecine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Bugün 28. yıl dönümü olan 28 Şubat’ın eğitimden siyasete, medyadan iş dünyasına nasıl bir baskı, zorbalık ve zulüm düzeni tesis ettiğini o karanlık dönemleri yaşamayanlar tam manasıyla idrak edemiyor. Hatta özellikle 28 Şubat meselesi gündeme gelince CHP’li siyasetçilerin bitmedi şu mağduriyetiniz diyecek kadar küstahlaştıklarına şahit oluyoruz.

28 Şubat mezaliminin başta demokrasimiz olmak üzere Türkiye’nin sosyal ve siyasi hayatında açtığı derin yaralar hala tam olarak iyileşmedi. ‘Abartıyorsunuz’ diyen vicdan yoksunlarına sadece buz dağının görünen kısmı olan şu rakamlara iyi bakmalarını tavsiye ediyorum. 28 Şubat döneminde kılık kıyafeti veya fişlemeler nedeniyle disiplin soruşturması geçiren öğretmen sayısı 33 bin 500 civarındadır. Bunlardan 11 bininden fazlası ceza aldı. Binlercesi istifa ettirildi. Diğer kurumlarda çalışan binlerce kamu görevlisi aynı şekilde takikata uğradı, sürgün edildi.

28 Şubat sadece hak ve özgürlüklerde değil, ekonomide de çok büyük bir yıkıma sebep olmuştur. Bunların sorumlusu sensin CHP. Siz yaptınız bunları.”

Tatar: Türkiye’den kabloyla elektrik gelmesiyle adanın iki tarafı çıkar sağlayacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ekonominin çarklarının durmaması için tedbir alınarak, elektrik konusunda yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.

Yenilenebilir enerjiye yatırım yapılması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, yenilenebilir enerjinin mevcut elektrik kapasitesinin yüzde 30’nu geçemeyeceğini,  Türkiye’den kabloyla elektrik getirilmesi gerektiğini, bu şekilde güneş enerjisinin kullanımı ve kapasitesinin artacağını kaydetti.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve  Elektrik Mühendisleri Odası himayesinde düzenlenen “3. Ulusal Enerji Verimliliği Çalıştayı’na” katılan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, burada yaptığı konuşmada, adanın iki tarafının, 60 kilometre uzaklıktaki Türkiye’deki enterkonnekte sisteme bağlanmasının en ucuz ve akılcı bir çözüm olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, ODTÜ liderliğinde düzenlenen çalıştayda konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, etkinliğin paydaşlarına teşekkür ederek, çalıştayın ülke için önemli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de elektrik kullanımının arttığını ifade ederek,  ekonominin çarklarının durmaması için tedbir alınıp, elektrik konusunda yatırım yapılması gerektiğini dile getirdi. İleride tükenecek fosil yakıtlarla elektrik üretmek yerine, çevre dostu enerji üretiminin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, yenilenebilir enerjiye yatırım yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

Yenilenebilir enerjinin mevcut elektrik kapasitesinin yüzde 30’nu geçemeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’den kabloyla elektrik getirilmesi gerektiğini, bu şekilde güneş enerjisinin kullanımı ve kapasitesinin artacağını kaydetti.

Güney Kıbrıs’ın elektrik kullanımı için kablo ile 1600 kilometre uzaklıktaki Yunanistan’a bağlanmak istediğini ancak yüksek maliyet, güvenlik ve sürdürülebilirlik konularında yaşanan sıkıntılardan dolayı projenin gerçekleşemediğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, adanın iki tarafının, 60 kilometre uzaklıktaki Türkiye’deki enterkonnekte sisteme bağlanmasının en ucuz ve akılcı bir çözüm olduğunu vurguladı.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin, 3 ay içinde Kıbrıs’a elektrik getirmeye hazır”

Avrupa’daki enterkonnekte sisteme bağlı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, 3 ay içinde Kıbrıs’a elektrik getirmeye hazır olduğunu ve her fırsatta bunu dile getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa Birliği’nin, Güney Kıbrıs’ın etkisiyle Türkiye’nin dahil olduğu enterkonnekte sisteme dahil olunmasına karşı çıktığını aktardı. Cumhurbaşkanı Tatar, konuşmasının devamında “Onlar karşı çıksa da biz bağlanmalıyız. Rum tarafı iyi niyetli olursa ve iki halkı düşünürse sorumlu davranır. İki halka fayda getirecek olan Türkiye üzerinden enterkonnekte sisteme bağlanır” ifadelerini kullandı.

Türkiye üzerinden enterkonnekte sisteme dahil olunmasıyla yenilenebilir ve sürdürülebilir enerjiden faydalanılacağını, kaliteli ve kesintisiz enerjinin önünün açılacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, akaryakıt ile enerji üretmenin sağlığa ve çevreye zararlı olduğuna dikkat çekti. Tatar, kabloyla elektriğin gelmesi ve çevre dostu yatırımların yapılması temennisinde bulundu.

Yapılan istişareler ile Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaların önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, enerji meselesindeki ilerlemelerle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin marka değerinin artacağını vurguladı.

“Yeniliğe ve iş birliğine hazırız ancak bizi görmezden gelemezler. Payımıza düşen elektrik oranı ne ise doğrudan Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’na verilmeli”

Avrupa Birliği’nin, ara bölgede güneş enerjisiyle ilgili yaptığı projeden de bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, üretilecek elektriğin Rum Elektrik Kurumu üzerinden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verilmesine karşı çıktıklarını ifade etti. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Yeniliğe ve iş birliğine hazırız ancak bizi görmezden gelemezler. Payımıza düşen elektrik oranı ne ise doğrudan Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’na verilmeli” diye konuştu.

Elektrik üretimi yanında tasarrufun da önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, inşaat malzemeleri ve teknolojinin gelişmesiyle enerjinin verimli kullanılabileceğini böylece ülke ekonomisine katkıda bulunulacağını vurguladı.

Gereksiz elektrik kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini de dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, milli servetin boşuna harcanmaması gerektiğini kaydetti.

Çavuş, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği heyetini kabul etti

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli bir yere sahip TMT’nin tarihsel misyonu, bu mücadelenin gelecek nesillere aktarılması ve milli değerlerin korunması konuları ele alındı.

ÇAVUŞ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Bakan Çavuş, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik mücadelesinde TMT’nin üstlendiği rolün unutulmaz olduğunu vurgulayarak, mücahitlerin fedakarlıklarının her zaman hatırlanması gerektiğini belirtti. Mücahitlerin verdiği mücadelenin, sadece geçmişin bir parçası değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının geleceğini şekillendiren bir miras olduğunu ifade eden Bakan Çavuş, bu bilincin korunmasının ve genç nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.

BAYAR

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da TMT’nin tarihsel süreci ve derneğin yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgi verdi. Bayar, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesinde önemli bir yere sahip olan mücahitlerin hatıralarını yaşatmak için çeşitli projeler yürüttüklerini belirterek, milli bilinç ve vatan sevgisinin genç kuşaklara aktarılmasının öncelikli hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.

Bayar ayrıca, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın hayata geçirdiği projeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Tarım sektörünün emin ellerde olduğuna kanaat getirdiklerini söyleyen Bayar, özellikle üreticilere yönelik atılan adımların takdire şayan olduğunu belirtti. Bayar, tarım sektörüne yönelik atılan adımlar ve hayata geçirilen projelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Bakan Çavuş’a teşekkür etti.

 

Hüseyin Çavuş: Don ilk kez bu genişlikte bir alanı etkiledi; sigorta kapsamı genişletilecek

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, don olayının geniş alanlarda tarım ürünlerine verdiği zararın tespiti için uzmanların saha çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Örtü altı ürünlerin de sigorta kapsamına alınması için çalışma başlatıldığını açıklayan Çavuş, hasar tespitinin bir hafta içinde tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, ilk kez bu kadar geniş alanın don olayından etkilendiğine işaret ederek, bir süre önce genişlettikleri sigortanın örtü altı ürünleri de kapsaması için çalışma başlattıklarını belirtti.

Hasar tespitinin henüz tamamlanmadığını, uzmanların saha çalışmasının devam ettiğini aktaran Çavuş, hangi ürünlerin zarar gördüğü ve ne kadar alanın zarar gördüğü çalışmasının bir haftaya kadar tamamlanmasının beklendiğini söyledi.

“ÇOK GENİŞ BİR ALAN ZARAR GÖRDÜ”

Çavuş, 25 Şubat’ta yaşanan don olayının tarımsal ürünlerde etkisiyle ilgili TAK’a yaptığı açıklamada, don olayının genel olarak alçak bölgeleri etkileyen, bölgesel bir doğal hadise olduğunu ancak salı günü yaşanan donda bölgeselliğin kalktığını ve çok geniş bir alanın zarar gördüğünü kaydetti.

İskele’den Beyarmudu’na kadar yaptıkları incelemede, İskele’yi vuran don olayının şiddetinin Beyarmudu’nu vuran donla aynı şiddette olduğunu gördüklerini belirten Çavuş, iklimlendirmeli veya soba kullanılan seralarda dahi ürünlerin tamamında yanma gördüklerini ifade etti.

“ENGİNAR DONDAN ZARAR GÖREBİLEN BİR ÜRÜN AMA BU DEFA NEREDEYSE TÜM AĞAÇ YANDI..”

Erkenci patateste ve açıkta yetiştirilen yaş sebzelerde de yanma gözlemlediklerini ifade eden Çavuş, “Enginar dondan zarar görebilen bir ürün ama bu defa neredeyse tüm ağaç yandı.. Alan olarak bu genişlikte bir alanın etkilendiğini ilk kez gördük” dedi.

Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, iklimde yaşanan değişiklikten dolayı geçen yıl aldıkları sigortalanan yaş sebze ürün kapsamını genişletme kararının ne denli doğru bir karar olduğunu, son yaşanan ciddi don olayında gördüklerini belirterek, bunun üretimin devamlılığı açısından önemi olduğunu söyledi.

“SİGORTANIN ÖRTÜ ALTI ÜRÜNLERİ DE KAPSAMASI İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATTIK”

Hüseyşn Çavuş, örtü altında olmayan ürünleri sigorta kapsamına aldıkları değişiklikle yaş sebzenin dolu ve don zararına karşı sigortalandığını kaydetti. Yaşanan don olayından sonra, iklimlendirmeli olduğundan dolayı sigorta kapsamı dışında kalan örtü altı sebzelerin de sigortalanması için çalışma başlattıklarını belirtti.

Sigortanın hurma ve üzüm bağını da içerecek şekilde düzenlendiğini ancak sadece doluya karşı sigortalanan enginarın donmaya karşı yapılan sigortanın kapsamına alınmayan tek ürün olduğunu belirten Çavuş, “Enginar üretiminin devamlılığı açısından, sigorta kapsamına almak için çalışma başlatıldı.” dedi.

“BAKANLIĞIN VİZYONU ÜRETİMİ YAPILAN HER ÜRÜNÜ SİGORTA KAPSAMINA ALMAKTIR”

“Bakanlığın vizyonu üretimi yapılan her ürünü sigorta kapsamına almaktır” diyen Çavuş, tüm tarımsal ürünlerden alınan belli oranlardaki paylarla oluşturulan Genel Tarım Sigortası Fonu’nun bugün kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir kurum olduğunu belirtti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Merkez Bankası arasında protokol

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Merkez Bankası arasında küçükbaş hayvan üretimini artırmaya yönelik protokol imzalandı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, protokole Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ile Merkez Bankası Başkanı Rıfat Günay imza koydu. Çavuş, küçükbaş hayvan üretimini artırmaya yönelik bu adımın hayvancılık sektörüne önemli bir katkı sağlayacağını belirterek, üreticilere sunulan finansman desteğinin sektöre canlılık kazandıracağını ifade etti.

Bakanlık açıklamasında, “protokol kapsamında, ülkedeki küçükbaş hayvan varlığının artırılması amacıyla yurtdışından ithal edilecek Asaf ırkı koyun ve koçların satın alınmasını desteklemek için bir kredi paketi” oluşturulacağı ifade edildi. Bu çerçevede, Merkez Bankası tarafından hazırlanan ‘Damızlık Küçükbaş Hayvan Alımına İlişkin Kredi Paketi’nin, belirlenen bankalar aracılığıyla gerçek ve tüzel kişilere sunulacağı vurgulandı. Bakanlığın, kredi kullanım süreçleriyle ilgili gerekli düzenlemeleri yaparak sürecin etkin bir şekilde yürütülmesini sağlayacağı belirtilerek, protokolün, sektör paydaşlarına finansman desteği sunarak hayvancılığın geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçladığı kaydedildi.

Başbakan Üstel’den Ramazan ayı mesajı

Başbakan Ünal Üstel, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en yoğun yaşandığı dönemlerden biri olduğunu belirterek, bu süreçte, ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmanın ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin önemine dikkat çekti

Başbakan Üstel, Ramazan ayının başlayacak olması nedeniyle mesaj yayımladı.

Mesajında Ramazan ayının manevi önemine vurgu yapan Üstel, bu mübarek ayın tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni etti.

Üstel, hükümet olarak Ramazan ayı boyunca düzenlenecek etkinlikler ve programlarla halkın yanında olacaklarını ifade ederek, toplumsal huzur ve refahın artırılması için çalışmalarını sürdüreceklerine vurgu yaptı.

Başbakan Üstel tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, Ramazan ayının barış, huzur ve kardeşlik duygularını pekiştirmesini diledi. Üstel, tüm İslam âleminin oruçlarının kabul olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ramazan ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 1 Mart 2025 itibarı ile idrak edeceğimiz Ramazan ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuran-ı Kerim’in inmeye başladığı ay olarak kabul edilen ve oruç ibadetinin yerine getirildiği ay olan Ramazan ayı için yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

“İslam dünyasının büyük bir özlemle beklediği rahmet ve bereket ayı olan 11 ayın sultanı Ramazanı Şerif’e hep birlikte kavuşmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşamaktayız.

Bu kutsal ayda, yoksul ve yoksun kardeşlerimizin yaralarını sarmak, zengin-fakir, genç-yaşlı demeden aynı sofraya oturmak, aynı saflarda durmak birliğimizi ve beraberliğimizi daha anlamlı hale getirecek, daha da güçlendirecektir.

Yüce Allah’tan güzelliklerle dolu olan bu ayda kalplerimizden sevgiyi, sofralarımızdan bereketi, evlerimizden huzur ve saadeti eksik etmemesini diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm halkımızın ve bütün İslam aleminin mübarek Ramazan Ayı’nı kutluyorum.”

Hüseyin Çavuş: Ramazan ayı, ülkeye sağlık, huzur ve bolluk getirsin

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, yayımladığı mesajda, Ramazan ayının ülkeye sağlık, huzur ve bolluk getirmesini diledi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, yayımladığı mesajda, Ramazan ayının ülkeye sağlık, huzur ve bolluk getirmesini diledi.

Çavuş Ramazan ayı mesajında, “Rahmet, bereket ve manevi huzur ayı olan Ramazan’a bir kez daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

Ramazan’ın yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma duygularını hatırlatan mübarek bir zaman dilimi olduğunu kaydeden Çavuş’un açıklaması şu şekilde devam etti:

“Bu mübarek ayda, sofralarımıza gelen her lokmanın kıymetini bir kez daha idrak ederken, emeğiyle toprağı işleyen, üretimiyle halkımızın gıda ihtiyacını karşılayan çiftçilerimize ve tüm tarım emekçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ramazan’ın bereketinin, tarlalarda ve sofralarımızda daim olmasını diliyor, üreticilerimizin emeğinin karşılığını alacağı verimli bir yıl olmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle, Ramazan ayının ülkemize sağlık, huzur ve bolluk getirmesini diler, tüm vatandaşlarımıza hayırlı Ramazanlar dilerim”.

Acil Durum Hastanesi’ne Türkiye İş Bankası tarafından ultrason cihazı bağışlandı

Türkiye İş Bankası adada kuruluşunun 70. Yıl dönümü vesilesiyle Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’ne ultrason cihazı bağışladı.

Cihaz, Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’nde bugün düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi.

Törene Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Başhekimi Dr. Adil Özyılkan, Acil Durum Hastanesi Başhekimi Erol Uçaner, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Serhan Akşahin, banka yetkilileri ve bazı doktorlar katıldı.

-Bakan Dinçyürek: “Adamızda olmayan çok üst düzey bir ultrason cihazı”

Törende konuşan Sağlık Bakanı Dinçyürek, Türkiye İş Bankası’nın adada kuruluşunun 70. Yıl dönümü olduğunu kaydederek, Türkiye İş Bankası’nın bir banka misyonunun çok ötesinde Kıbrıs Türk’üne hem ekonomik anlamda hem de onun varoluş mücadelesinde çok büyük katkısı bulunan bir kurum olduğunu söyledi.

Dinçyürek, banka yetkililerinin kendilerini birkaç ay önce ziyaret ettiklerini ve 70. Yıla özel bir bağışta bulunmak istediklerini söylediklerini anlatarak, “Biz de adamızda olmayan çok üst düzey bir ultrason cihazı ihtiyacımızı onlarla paylaştık.” şeklinde konuştu.

Cihazın sadece tanı özelliği bulunmadığını, tedavi noktasında da çok büyük katkılar sağlayacağını belirten Dinçyürek, ultrason cihazının hem ameliyathane ortamı dışında tanısal girişimlerde hem de ameliyat esnasında özellikle kitle, tümör tespitlerinde kullanılabileceğini dile getirdi.

Dinçyürek, cihazın aynı zamanda kitlelerin en ideal şekilde çıkarılmasına yani ameliyatın hastaya en az hasar vererek şekilde sonuçlanmasına katkı sağlayacağını da kaydetti.

Cihazın maliyeti hakkında da bilgi veren Dinçyürek, “Bu cihaz 3 milyon 629 bin TL’ye mal edilip, bize hibe ediliyor. Bundan dolayı başta buradaki şubesine ve genelde de Türkiye’deki kurumsal yapı olan Türkiye İş Bankası şirketine sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim. Ülkemize, insanımıza hayırlı olsun.” diye konuştu.

-Şahin: “Sosyal sorumluluk projeleriyle Kıbrıs Türk Halkı’nın yanında olmaya devam edeceğiz”

Törende söz alan Türkiye İş Bankası KKTC Genel Müdürü Serhan Akşahin de bankacılık faaliyetleri yanında bu yöndeki sosyal sorumluluk projeleriyle Kıbrıs Türk Halkı’nın yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Bu yılın kendileri için özel bir yıl olduğunu da anımsatan Akşahin, “70. yılımız. Bu da çok kıymetli. Dolayısıyla böyle özel bir yılda bu tarz bir sosyal sorumluluk projesi üstlenmek daha da kıymetli” şeklinde konuştu.

Akşahin, özellikle sağlık gibi çok önemli bir alanda bir sosyal sorumluluk projesini üstlenmekten duydukları mutluluğu da dile getirerek, birkaç ay önce bakanlığa yaptıkları ziyarette en çok ihtiyaç duyulan tıbbi cihazı sorduklarını ve hem teşhis hem de tedavi aşamasında kullanılabilen ultrason cihazının anlamını yaparak bakanlığın kullanımına sunduklarını kaydetti.

“Bundan sonra da bu tarz ihtiyaçların giderilmesine vesile olmaya gayret edeceğiz” diyen Akşahin, cihazın hayırlı olması temennisinde bulundu.

Tören sonunda, Bakan Hakan Dinçyürek, Türkiye İş Bankası KKTC Genel Müdürü Serhan Akşahin’e plaket takdiminde bulundu.

Özdemir Berova: Ramazan ayının barış ve hayırlara vesile olmasını diliyorum

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Ramazan ayının barış ve hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla mesaj yayımladı.

Ramazan ayının bolluk, bereket, huzur ve mutluluk içinde geçmesi temennisinde bulunan Berova, mesajında şunları kaydetti;

“11 ayın sultanı olan Ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın manevi mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz.

Ramazan ayı, rahmet, bereket, manevi huzur, mutluluk, sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, birlik ve beraberlik ayıdır. İslam Âlemi’nin özlemle beklediği Ramazan ayının gelmesini bir fırsat bilmeli, tüm küskünlük ve kırgınlıkları bir kenara bırakarak, kardeşlik duygularımızı çok daha güçlendirmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 11 ayın sultanı Ramazan ayının ülkemize, milletimize, İslam Âlemi’ne ve tüm insanlığa, sağlık, huzur, mutluluk, barış ve hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Tatar, Maronit Başpiskoposu Sfeir ve heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Maronit Başpiskoposu Selim Sfeir ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde farklı inanç ve kültürel değerlerin, yürürlükteki yasalar çerçevesinde güvence altına alındığını vurgulayarak; Maronitlerin, ülkemizin kültürel ve inanç çeşitliliğine önemli bir katkı sağladığını ifade etti.

Uyum ve barış içinde bir arada yaşamanın önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkı ile Maronitler arasındaki dostane ilişkilerin korunarak daha da güçlendirilmesinin büyük bir değer taşıdığını belirtti.

Maronit Başpiskoposu Selim Sfeir ise, ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çabaların önemine işaret ederek, Maronitlere gösterdiği yakın ilgi ve hassasiyetten dolayı Cumhurbaşkanı Tatar’a teşekkür etti.

Sfeir ayrıca, karşılıklı anlayış ve iş birliğinin güçlenmesi adına sergilediği yapıcı tutumdan ötürü minnettarlığını dile getirdi.

Türkiye ekonomisi 2024’te yüzde 3,2 büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın ekim-aralık dönemi ve 2024 yılı dönemsel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı.

Üretim yöntemine göre dört çeyrek toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,2 arttı.

Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 63,5 artarak 43 trilyon 410 milyar 514 milyon TL oldu.

Kişi başına GSYH 2024 yılında cari fiyatlarla 507 bin 615 TL, ABD doları cinsinden 15 bin 463 olarak hesaplandı.

İnşaat sektörü 2024 yılında yüzde 9,3 arttı

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 9,3, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 7,7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 4,9, tarım yüzde 3,9, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 3,4, hizmetler yüzde 3,1, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,4, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,8, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 1,2 ve sanayi yüzde 0,5 arttı.

GSYH 2024 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,0 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2024 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,1 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2024 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 49,0 artarak 12 trilyon 704 milyar 50 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 369 milyar 368 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2024 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 3,7 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının cari fiyatlarla GSYH içindeki payı yüzde 59,2 oldu.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,9 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,6, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 6,1 arttı.

Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre 2024 yılında mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,9 artarken ithalatı yüzde 4,1 azaldı. Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 2,0 azalırken ithalatı yüzde 1,6 arttı.

İşgücü ödemeleri 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 90,0 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 46,5 arttı. 2024 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 75,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 35,9 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 32,5 iken bu oran 2024 yılında yüzde 37,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 47,0 iken yüzde 42,2 oldu.

Ersin Tatar: Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa toplumdan topluma değil devletten devlete yapılacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs konusunda yürütülen yeni milli siyasetin iki devletli çözüm olduğunu vurgulayarak, federasyon seçeneğinin artık geçerli olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle Kıbrıs konusunda yürütülen yeni milli siyasetin iki devletli çözüm siyaseti olduğunu, federasyon defterinin kapandığını, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa bunun toplumdan topluma değil, devletten devlete yapılacağını  belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin adadaki olası bir anlaşmanın parçası olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Devlet bizim garantimizdir, huzurumuzdur, bu topraklarda refah içinde yaşamamızın teminatıdır” diye konuştu.

Tatar, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ve Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Antalya Şube Başkanlığı işbirliğinde düzenlenen iş ağlarını geliştirme “B2B etkinliğine” katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Tatar, etkinlikte yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türk müteşebbislerin, tüm ambargolara rağmen, yıllardır üreterek ayakta kalmayı başardığını belirterek, dijitalleşme çağıyla, ambargo ve izolasyonların etkisinin yeni yöntemlerle aşılabileceği mekanizmaların geliştirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa ve dünyada yeni küresel dengeleri değiştiren dijitalleşme alanındaki gelişmelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de değer bulduğunu ve birçok sektörü etkilediğini ifade etti.

Ülkede 1-4 Mayıs tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılacak TEKNOFEST etkinliğinin, ülkedeki gençleri teknoloji ve bilimle uğraşmaya teşvik edeceğini, tüm sektörlere ilham kaynağı olacağını ve yurtdışından teknolojiyle ilgilenen birçok insanın ülkeye geleceğini dile getiren Tatar, etkinliğin ülke tanıtımına da büyük katkı sağlanacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, organizasyonun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacak olmasından dolayı Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Teknoloji Lideri (CTO) ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a teşekkür etti.

İthalatın 3 milyar doları geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar  turizm ve yüksek öğrenim sektörlerine  ek olarak, hükümetin vizyonuyla, ülkede oluşturulacak serbest bölgeler, teknoparklar, teknolojik yazılımlar ve mühendisliğin de KKTC’nin yeni sektörü olarak hayat bulacağını söyledi.

Ülkede altyapıyı tamamlama çalışmalarının devam ettiğini, fiber optik altyapısı için ihaleye çıkılacağını dile getiren Tatar, Kıbrıs Türkü’ne ekonomiden spora birçok alanda ambargo uygulansa da, tüm bu sıkıntıların, teknoloji, emlak ve inşaat sektörü gibi alanlarda dünya çapında projelerle aşılacağını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mavi vatan ve gök vatanda, geleceğe amin adımlarla ilerleneceğini dile getiren Tatar, Kıbrıslı Türklerin anavatanı Türkiye, Türk Dünyası ve yurtdışında yaşayan soydaşlarının desteğiyle ekonomik, sosyal ve kültürel alanda ilerleyerek varlığını devletiyle sürdüreceğini ifade etti.

Tatar: “Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa toplumdan topluma değil devletten devlete yapılacak”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle Kıbrıs konusunda yürütülen yeni mili siyasetin iki devletli çözüm siyaseti olduğunu, federasyon defterinin kapandığını, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa bunun toplumdan topluma değil, devletten devlete yapılacağını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin adadaki olası bir anlaşmanın parçası olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Devlet bizim garantimizdir, huzurumuzdur, bu topraklarda refah içinde yaşamamızın teminatıdır” diye konuştu.

Tatar, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ve Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Antalya Şube Başkanlığı işbirliğinde düzenlenen iş ağlarını geliştirme “B2B etkinliğine” katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Tatar, etkinlikte yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türk müteşebbislerin, tüm ambargolara rağmen, yıllardır üreterek ayakta kalmayı başardığını belirterek, dijitalleşme çağıyla, ambargo ve izolasyonların etkisinin yeni yöntemlerle aşılabileceği mekanizmaların geliştirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa ve dünyada yeni küresel dengeleri değiştiren dijitalleşme alanındaki gelişmelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de değer bulduğunu ve birçok sektörü etkilediğini ifade etti.

Ülkede 1-4 Mayıs tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılacak TEKNOFEST etkinliğinin, ülkedeki gençleri teknoloji ve bilimle uğraşmaya teşvik edeceğini, tüm sektörlere ilham kaynağı olacağını ve yurtdışından teknolojiyle ilgilenen birçok insanın ülkeye geleceğini dile getiren Tatar, etkinliğin ülke tanıtımına da büyük katkı sağlanacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, organizasyonun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacak olmasından dolayı Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Teknoloji Lideri (CTO) ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a teşekkür etti.

İthalatın 3 milyar doları geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar turizm ve yüksek öğrenim sektörlerine ek olarak, hükümetin vizyonuyla, ülkede oluşturulacak serbest bölgeler, teknoparklar, teknolojik yazılımlar ve mühendisliğin de KKTC’nin yeni sektörü olarak hayat bulacağını söyledi.

-“Sıkıntılar, teknoloji, emlak ve inşaat sektörü gibi alanlarda dünya çapında projelerle aşılacak”

Ülkede altyapıyı tamamlama çalışmalarının devam ettiğini, fiber optik altyapısı için ihaleye çıkılacağını dile getiren Tatar, Kıbrıs Türkü’ne ekonomiden spora birçok alanda ambargo uygulansa da, tüm bu sıkıntıların, teknoloji, emlak ve inşaat sektörü gibi alanlarda dünya çapında projelerle aşılacağını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mavi vatan ve gök vatanda, geleceğe amin adımlarla ilerleneceğini dile getiren Tatar, Kıbrıslı Türklerin anavatanı Türkiye, Türk Dünyası ve yurtdışında yaşayan soydaşlarının desteğiyle ekonomik, sosyal ve kültürel alanda ilerleyerek varlığını devletiyle sürdüreceğini ifade etti.