Archives 2025

Hava parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün açıklamalarına göre, sabah saatlerinde yer yer don olaylarına neden olabilecek soğuk bir hava kütlesi olacak.

Gün boyunca az bulutlu bir gökyüzü hakim olacak, ancak zamanla parçalı çok bulutlu bir görünüm kazanması bekleniyor.

Öğle saatlerinden itibaren ise hava sıcaklıkları 16-19 °C arasında seyredecek.

Rüzgar, Kuzey ve Batı yönlerden orta kuvvette esecek ve periyodun ilerleyen günlerinde kuvvetlenmesi bekleniyor.

Çin’den denizaltı uzay istasyonu

Çin, Güney Çin Denizi’nin 2 bin metre derinliğinde konumlanacak “denizaltı uzay istasyonu” projesine onay verdi.  Araştırma istasyonunun yaklaşık 2030 yılında hizmete gireceği ve metan hidrat ile nadir minerallerin keşfi için kullanılacağı kaydedildi.

Güney Çin Denizi, bilimsel açıdan olduğu kadar Çin için jeopolitik olarak da büyük önem taşıyor.

South China Morning Post’un haberine göre, Pekin yönetimi, Güney Çin Denizi’nde bir “uzay istasyonu” inşasına onay verdi.

Bu istasyon ya da denizaltı, 2 bin metre derinlikte konumlanacak ve sadece bilimsel bir merkez değil, aynı zamanda jeopolitik bir stratejik nokta olacak.

Zengin doğal kaynakları barındıran Güney Çin Denizi, birçok ülkenin hak iddia ettiği bir bölge.

2030’DA FAALİYETE GEÇMESİ PLANLANIYOR

Araştırma istasyonunun yaklaşık 2030 yılında hizmete girmesi ve 6 araştırmacıya kadar barındırabilmesi planlanıyor. Bilim insanları burada bir aya kadar kalabilecek.

Araştırmacılar tarafından “denizaltı uzay istasyonu” olarak adlandırılan bu yapı, özellikle “soğuk kaynaklar” olarak bilinen deniz tabanı çıkışlarını incelemek için kullanılacak.

Bu kaynaklar, sıcak su bacalarının aksine, ısıtılmamış ancak genellikle metan içeren suyun deniz tabanından dışarı çıktığı yerlerdir.

Bu noktalarda genellikle “metan hidrat” veya “yanıcı buz” olarak adlandırılan bir madde bulunur.

Bu, metan gazı moleküllerinin su moleküllerinden oluşan bir kafes içinde hapsolduğu, buz benzeri bir bileşiktir.

Bu madde, yüksek basınç ve düşük sıcaklıklarda, özellikle denizlerin derin bölgelerinde oluşur.

ENERJİ ÜRETİMİNDE YAKIT OLARAK KULLANILABİLİR

Metan hidrat, doğalgazın ana bileşeni olan metanın potansiyel olarak devasa bir kaynağını oluşturur ve enerji üretiminde yakıt olarak kullanılabilir.

70 MİLYAR TONDAN FAZLA OLABİLİR

 

Sadece Güney Çin Denizi’nde 70 milyar tondan fazla metan hidrat bulunduğu tahmin ediliyor ki bu, Çin’in kara üzerindeki petrol ve gaz rezervlerinin neredeyse yarısına denk geliyor.

Ayrıca, deniz tabanında kobalt, nikel ve mangan gibi nadir mineraller de bulunuyor. Bu minerallerin konsantrasyonu, karadaki madenlere kıyasla üç kat daha yüksek olabilir.

İSTASYON, FİBER OPTİK KABLOYLA ANA KARAYA BAĞLANACAK

Bilim insanlarına göre, derin deniz istasyonunun inşasına “yakında” başlanacak. Planlara göre istasyon, insansız denizaltılar ve yüzeydeki gemilerle entegre çalışacak ve böylece “dört boyutlu bir izleme ağı” oluşturulacak. Ayrıca, istasyonun anakaraya fiber optik kablo ile bağlanması planlanıyor.

Bu çalışmalara destek olacak Mengxiang adlı araştırma gemisi, istasyonu su yüzeyinden bilimsel olarak destekleyecek.

Ayrıca, projede kullanılacak sondaj gemisi, dünyanın ilk kez yer kabuğunu delerek mantoya ulaşan gemisi olacak.

Okyanusal kabuk, ortalama 7 kilometre kalınlığa sahipken, kıtasal kabuk ortalama 35 kilometre kalınlığındadır.

Karada açılmış en derin sondaj kuyusu, Rusya’daki Kola Yarımadası’nda bulunan ve 12 kilometreden biraz daha derine inen Kola Derin Sondaj Kuyusu’dur.

ENERJİ KAYNAĞI GİZLİ TUTULUYOR

İstasyonun nasıl enerji sağlayacağı konusunda net bir bilgi bulunmuyor.

Ancak uzmanlar, sürekli çalışması gereken yaşam destek sistemleri nedeniyle bir nükleer reaktörün en olası seçenek olduğunu düşünüyor.

Ersin Tatar: Hocalı Katliamı’nın acıları hala yüreklerimizde hissediliyor

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’da yaşanan “Hocalı Katliamı”nın 33. yıl dönümü dolayısıyla mesajı yayımlayarak, “Hocalı Katliamı’nın acıları hala yüreklerimizde hissediliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’da yaşanan “Hocalı Katliamı”nın 33. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, yayımladığı yazılı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Azerbaycan’da 26 Şubat 1992 tarihinde yaşanan “Hocalı Katliamı”nın 33. yılında hayatlarını kaybedenlerin acıları hala yüreklerimizde hissedilmektedir. İnsanlık ve dünya tarihinde kara bir leke olarak yer alan Hocalı katliamında aralarında yaşlıların, kadınların ve çocukların da bulunduğu 613 Azerbaycanlı kardeşimiz Ermeni güçleri tarafından vahşice katledilirken, yüzlercesi kaçırılmış, binlercesi de esir alınmıştır.

Azerbaycanlı kardeşlerimizin maruz kaldıkları soykırımın ardından 2020 yılında 44 gün süren şanlı zaferle Hocalı ve Şusa’nın da içerisinde yer aldığı Karabağ yeniden kazanılarak yeni bir dönem başlamıştır. Bu duygu ve düşüncelerle Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenleri rahmetle anar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı ilham Aliyev ile Azerbaycan halkına en içten ve en samimi duygularımla Kıbrıs Türk halkının dayanışma ve birlikteliğini iletirim.”

Ziya Öztürkler: TMK uluslararası bir hukuk yoludur, tutuklamalar manidardır

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun uluslararası bir hukuk yolu olduğuna dikkat çekerek, “Ciddi ödemelerin yapıldığı bir dönemde tutuklamaların yapılması manidardır” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Delegasyonu’nun Cumhuriyet Meclisi’nin davetiyle KKTC’de gerçekleştirdiği temasları değerlendirdi.

Ziya Öztürkler, “Bu ziyaretin ana noktalarından biri Taşınmak Mal Komisyonu’nun (TMK) işlevi ve yürütülecek stratejilerdir… Konuya ilişkin toplantı yapıldı, görüşlerimizi ortaya koyduk” dedi, AKPA heyetinin TMK’yı daha iyi tanımak için çalışmalar yaptığını dile getirdi.

BRT’de yer alan habere göre, Öztürkler, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemlerde KKTC’de yatırım yapan iş insanlarına yönelik tutuklamaların hukuksuz olduğu ve siyasi tutuklamalar noktasında ilerlediğini gözlemliyoruz. Bunlar gerginliği artırıcı ve KKTC’ye zarar vermeye yönelik hareketlerdir” açıklamasını yaptı.

“Hukuk yolu TMK’dır. TMK uluslararası bir hukuk yoludur” ifadelerini de kullanan Öztürkler, şöyle devam etti:

“Burada gerek malların iadesi, takası konularında TMK varken siyasi tutuklamalar yapmak gerginlik yaratmak içindir. Başbakan’ın TMK hassasiyeti ve kaynak ayırması önemli. Ciddi ödemelerin yapıldığı bir dönemde tutuklamaların yapılması manidardır. Çalışan bir TMK varken bu gibi siyasi tutuklamaların gerginliği artırıcı noktasında hemfikiriz.”

NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ VE KIBRIS AYDIN ÜNİVERSİTESİ ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NÖHÜ) ile Kıbrıs Aydın Üniversitesi arasında akademik, bilimsel ve kültürel alanlarda iş birliğini artırmayı hedefleyen önemli bir protokol imzalandı. Bu anlaşma, iki üniversite arasında eğitim-öğretim, bilimsel araştırmalar, kültür-sanat faaliyetleri ve öğrenci değişim programları gibi çeşitli alanlarda ortak çalışmalar yapılmasını amaçlıyor.

Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nde gerçekleştirilen imza töreninde, protokol Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu ve Kıbrıs Aydın Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Güryay tarafından imzalandı. Protokole, Kıbrıs Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın, Kıbrıs Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rukiye Kilili, NÖHÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alp Özgür Akdemir, NÖHÜ Özel Kalem Müdürü Uğur Akyapı ve Niğde Anadolu Haber Gazetesi Muhabiri Çağlar Tuncer de katılım sağladı.

Üniversiteler Arasında Güçlü İş Birliği

Protokol kapsamında, her iki üniversite arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artırarak ortak projeler geliştirmek, bilimsel araştırmaları teşvik etmek ve öğrencilere yeni akademik ve kültürel fırsatlar sunmak hedefleniyor. Ayrıca, akademisyenlerin ve öğrencilerin değişim programlarına katılmasına olanak sağlanarak uluslararası akademik iş birlikleri güçlendirilecek.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, anlaşmanın hem NÖHÜ hem de Kıbrıs Aydın Üniversitesi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Üniversitemiz, uluslararası iş birliklerini güçlendirme misyonu doğrultusunda önemli bir adım daha atmıştır. Kıbrıs Aydın Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokol, yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversitelerle olan akademik ve bilimsel bağlarımızı kuvvetlendirecektir. Öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için yeni fırsatlar yaratmayı, ortak projeler geliştirerek bilimsel çalışmaları desteklemeyi hedefliyoruz. Bu iş birliğinin her iki üniversiteye de hayırlı olmasını diliyorum.”

NÖHÜ Heyetinden Kıbrıs Aydın Üniversitesi’ne Ziyaret

İmza töreninin ardından Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi heyeti, Kıbrıs Aydın Üniversitesi’ni gezerek üniversitenin fiziki altyapısı, akademik birimleri ve yürütülen bilimsel projeler hakkında detaylı bilgi aldı. Heyet, üniversitenin eğitim olanaklarını, laboratuvarlarını ve öğrencilere sunulan sosyal ve kültürel imkanları yerinde inceledi.

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rukiye Kilili, NÖHÜ heyetine üniversitenin vizyonunu tanıtarak eğitim, araştırma ve proje faaliyetleri hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.

Öğrenci ve Akademisyenler İçin Yeni Fırsatlar

Bu protokol ile birlikte, iki üniversite arasında öğrenci değişim programları, ortak akademik seminerler, kongreler ve çalıştaylar düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca, ortak araştırma projeleri ile bilimsel iş birliklerinin artırılması ve her iki üniversitenin akademisyenlerinin birlikte çalışmalar yapması teşvik edilecek.

Öğrenciler için de önemli avantajlar sunan bu iş birliği sayesinde, NÖHÜ öğrencileri Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nde eğitim alma fırsatı bulabilecek ve akademik donanımlarını uluslararası bir bakış açısıyla geliştirebilecekler. Aynı şekilde Kıbrıs Aydın Üniversitesi öğrencileri de Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde eğitim görebilecek ve akademik çalışmalar gerçekleştirebilecekler.

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Yetkililerinden Açıklamalar

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Güryay, imzalanan protokolün iki üniversite arasında uzun vadeli iş birliklerinin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, her iki kurumun akademik ve bilimsel kapasitesini artırma noktasında büyük bir adımdır. Öğrenci değişim programları, ortak araştırmalar ve kültürel projelerle iş birliğimizi geliştirecek, akademik alandaki gücümüzü pekiştireceğiz.”

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın ise, üniversiteler arasında kurulacak akademik köprülerin önemine değinerek, öğrenci ve akademisyenlerin bu iş birliğinden maksimum fayda sağlayacağını belirtti.

Bilimsel ve Kültürel Alanda Önemli Bir Adım

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ve Kıbrıs Aydın Üniversitesi arasında imzalanan bu protokol, iki üniversitenin akademik ve bilimsel alanda iş birliklerini artırmasının yanı sıra, öğrencilere ve akademisyenlere uluslararası standartlarda eğitim ve araştırma fırsatları sunmayı hedefliyor.

Bu iş birliği sayesinde, NÖHÜ öğrencileri ve akademisyenleri, uluslararası projelerde yer alma imkanı bulacak ve akademik kariyerlerine değerli katkılar sağlayacaklar.

İki üniversite arasındaki iş birliği protokolünün, akademik ve bilimsel gelişmelere katkı sağlaması ve öğrencilere yeni ufuklar açması bekleniyor.

Gardiyanoğlu: Asgari ücretin altında emekli maaşı kalmayacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, asgari ücretin altında kalan emekli maaşlarının düzeltilmesi için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Gardiyanoğlu, bu yılın sonlarında tamamlanmasını hedefledikleri çalışmayla artık en düşük maaşın Asgari ücret seviyesinde olacağını, bunun altında bir maaşın söz konusu olmayacağını vurguladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu  katıldığı  programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gardiyanoğlu, ilk olarak yaşı gelmiş olmasına rağmen prim eksikliği nedeniyle emekli olamayan kişilerin mağduriyetini giderecek yasanın meclisten geçtiğini anımsatarak, böylelikle beş yıl kadar geriye giderek ödeme yapılmasının ve emekliye çıkılmasının sağlandığını söyledi.

Bakanlığına bağlı dairelerin teşkilat yasalarının güncellenmesinin tamamlanması çalışmalarının son aşamaya geldiğini ifade eden Gardiyanoğlu, bununla birlikte başta denetim olmak üzere tüm çalışmaların eksiksiz ve daha etkin yapılabileceğini kaydetti.

Bakan Gardiyanoğlu, yabancı işçi konusunda yaklaşık dört aydır kapalı tutulan sistemin de artık açıldığını belirterek, önceden bin Euro olan banka teminatının orta ve küçük ölçekli işletmeleri korumak maksadıyla 250 Euro banka teminatı, 750 Euro da taahhütname imzalanması şekline çevrildiğini söyledi.

1 Ocak 2008’te Ferdi Sabit Soyer’in başbakanlığı döneminde uygulamaya giren bir düzenleme nedeniyle sigorta emekli maaşı Asgari ücretin de altına düşmüş kişiler olduğuna işaret eden Gardiyanoğlu, primlerde yaptıkları bazı düzenlemeler sayesinde bu durumun sona ereceğini yılın son çeyreğinden itibaren asgari ücretin altında emekli maaşı kalmayacağını vurguladı.

Gardiyanoğlu, sorunun kökten çözümüne gittiklerini belirterek, bundan sonra böylesi bir durum yaşanmayacağının altını çizdi.

İhtiyat Sandığı’ndaki iştirakçi birikiminin son 17 ayda TL bazında yüzde 51, döviz bazında da yüzde 22 büyüdüğünü ifade eden Gardiyanoğlu, aylık ortalama 350-400 milyonluk bir faiz geliri elde ettiklerini söyledi.

Bakan Gardiyanoğlu, ihtiyat sandığı birikimlerini farklı yatırım araçları ile değerlendirmeye başladıklarını belirterek, Eurobond ve gram altına yatırım yaptıklarını aktardı.

Gardiyanoğlu, “bunların hepsi şu anda ihtiyat sandığının gelir hanesine artı gelir olarak işlenmektedir” dedi.

İş Güvenliği ve Sağlığı konusunda denetimlere aralıksız ve tavizsiz devam ettiklerini de dile getiren Gardiyanoğlu, bu çerçevede tüm sektörlerin sıkı gözetim altında tutulduğunu anlattı.

Gardiyanoğlu, turizm sektöründe hizmet veren tüm otellerin bu çerçevede denetlendiğini ve başta yangın olmak üzere tedbirlerin mercek altına alındığını belirterek, devlete ait dairelerin hizmet binalarıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarının da İş Güvenliği ve Sağlığı denetimine tabi tutulacağını açıkladı.

Tahsin Ertuğruloğlu, TBMM AKPA temsilcilerini kabul etti

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, TBMM AKPA temsilcilerini kabulünde “Kıbrıs’ta ortaklık senaryoları bitti, komşuluk senaryoları gündeme geldi” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) temsilcilerini kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Ertuğruloğlu, AKPA Türk Delegasyonu Başkan Vekili Mustafa Canbey başkanlığındaki heyeti, Türk tarafının, milli Kıbrıs davası hususundaki haklı ve kararlı tutumu; egemen eşit iki devletli çözümü öngören vizyonu hakkında bilgilendirdi.

Kıbrıs’ta geleceğin, komşu iki devletin iş birliğinde şekilleneceğini, federal temelde bir çözümün söz konusu olmadığını vurgulayan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Kıbrıs’ta ortaklık senaryoları bitmiştir. Komşuluk senaryoları gündeme gelmiştir” dedi.

HÜSEYİN ÇAVUŞ, MEYVE VE SEBZE TOPTANCILAR BİRLİĞİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Meyve ve Sebze Toptancılar Birliği Başkanı Halil Kasap ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmede, sektörün güncel durumu, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

Bakan Çavuş, üreticiden tüketiciye kadar olan süreçte sektörün sürdürülebilirliği ve verimliliğinin artırılması için iş birliğinin önemine vurgu yaparak, sektör temsilcileriyle düzenli istişarelerde bulunmaya devam edeceklerini belirtti.

Meyve ve Sebze Toptancılar Birliği Başkanı ise sektörde karşılaşılan zorlukları dile getirerek, çözüm odaklı adımlar atılması konusunda Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile iş birliği içinde olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda “Duyu Bütünleme Odası” hizmete girdi

Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda özel gereksinimli çocukların duyusal gelişimini desteklemek amacıyla oluşturulan “Duyu Bütünleme Odası” düzenlenen törenle hizmete girdi.

Törene, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği Başkanı Levent Özerdağ ve dernek üyeleri ile Bakanlık yetkilileri, hayırsever iş insanları, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

-Gökbulut: “Emeği geçen herkese teşekkür ederiz”

Açılışta ilk sözü alan Okul Müdürü Özlem Dağlı Gökbulut, etkinliğe katılarak öğrencilere ilgi ve sevgiyle yaklaşan herkese teşekkür etti.

Duyu Bütünleme Odası’nın uzun süredir üzerinde düşünülen bir proje olduğunu belirten Gökbulut, “Öğretmenlerimiz, fizyoterapistimiz ve ben, çocuklarımıza daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz diye düşündük. Eğitimlerini geliştirmek, duyularına ve diğer eğitim alanlarına destek olabilmek adına yeni bir şeyler katmak istedik” dedi.

Gökbulut, Levent Özerdağ’ın Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği aracılığıyla destek teklifinde bulunduğunu ifade ederek, “En acil projelerimizden biri olan Duyu Bütünleme Odası’nı paylaştık. Levent Bey hemen ilgi gösterip altyapıyı araştırarak sponsor oldu.” şeklinde konuştu.

Odanın işlevsel hale gelmesi için Başel Holding, Mustafa Kahvecioğlu ve Gülcan Dem’in de önemli katkılarda bulunduğunu belirten Gökbulut, emeği geçen herkese teşekkür etti.

-Özerdağ: “Topluma katkı sağlamak amacıyla faaliyetler yürütüyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği Başkanı Levent Özerdağ ise, dernek olarak gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi veridi.

Özerdağ, dernek olarak adada yaşayan, özellikle İngiltere ve diğer farklı ülkelerden emekli olup Kuzey Kıbrıs’a yerleşen bireylerin, bu ülkeyi kendi vatanları gibi görerek topluma katkı sağlamak amacıyla faaliyetler yürüttüklerini belirtti.

Derneğin yaklaşık bin üyeye sahip olduğunu dile getiren Özerdağ, yalnızca emeklilerle sınırlı kalmayıp, Kıbrıslı Türkler ve yerel şirketlerin bağışlarıyla çeşitli projeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Geçtiğimiz yıllarda Çağlayan Çocuk Yuvası’na destek verdiklerini hatırlatan, Özerdağ, spor sahası projelerinin yanı sıra, engelli bireylere yönelik duyusal merkez kurulumuna büyük önem verdiklerini söyledi.

Özerdağ, Duyu Bütünleme Odası projesi için gerekli ekipmanları yurt dışından tedarik ettiklerini ve kurulumunu tamamlayarak bugün açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

-Çavuşoğlu: “Çocuklarımızı geleceğe taşırken, yükümüzü hafifleten herkese minnettarız”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise törende yaptığı konuşmada, eğitim altyapısına yapılan katkılardan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, duyarlılık gösteren herkese teşekkür etti.

Eğitimin dünyanın en önemli ve en zor işi olduğuna vurgu yapan Çavuşoğlu, bu süreçte herkesin elini taşın altına koymasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Çocukların geleceğe hazırlanması noktasında okul idarelerinin ve öğretmenlerin gösterdiği özveriye de dikkat çeken Çavuşoğlu, “Çocuklarımızı geleceğe taşırken, yükümüzü hafifleten herkese minnettarız” ifadelerini kullandı.

Son dört yıl içerisinde 23 yeni okulun eğitime kazandırıldığını belirten ve bu süreçte yerel yönetimlerin, hayırsever vatandaşların, toplumun duyarlı kesimlerinin büyük katkılar koyduğunu dile getiren Çavuşoğlu, çocukların eğitimi için yüzyıllar önce mal varlıklarını vakfeden nesillerin mirasına sahip çıkmanın önemine değindi. Çavuşoğlu, bugün de aynı duyarlılıkla hareket eden kişi ve kurumların eğitim sistemine sunduğu katkıların gurur verici olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, açılışı gerçekleştirilen Duyu Bütünleme Odası’nın büyük bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, bu merkezin çocukların psikomotor becerilerinin, özgüvenlerinin ve zihinsel gelişimlerinin desteklenmesine önemli katkı sağladığını kaydetti.

Bakanlık olarak hem eğitim sürecinde hem de altyapı çalışmalarında büyük bir sorumluluk üstlendiklerini dile getiren Çavuşoğlu, yapılan bu tür desteklerin kendilerine büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu da belirtti.

Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür eden Çavuşoğlu, eğitime verilen her desteğin ülkenin geleceğine yapılan en önemli yatırım olduğunun altını çizdi.

Konuşmaların ardından, Duyu Bütünleme Odası’nın yapımında emeği geçenlere teşekkür belgeleri verildi.

-Oda, çocukların duyusal gelişimine destek sağlayacak

Yaklaşık 20 metrekarelik bir sınıfın dönüştürülmesiyle oluşturulan oda, otizmli, zihinsel engelli ve duygu kontrolü zorlukları yaşayan çocukların dış uyaranlara karşı oto-kontrol geliştirmelerine ve tepki verebilmelerine destek sağlamak amacıyla tasarlandı. Oda içerisinde kaydırak, tavan salıncağı, silindir tünel, denge tahtası, ışık balonu tüpü ve ışıklı top havuzu gibi 20’ye yakın özel ekipman bulunuyor.

Odanın tüm malzemeleri proje ana sponsor Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği tarafından temin edilirken, perdeler Mustafa Kahvecioğlu, LED ışıklandırma sistemi Gülcan Dem, demir asma tavan ise Başel Holding direktörleri Gizem Tuğberk ve Iraz Tuğberk tarafından yaptırıldı.

Restorasyonu tamamlanan Villa Latomia törenle açıldı

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi ile Özyalçın Construction işbirliğiyle restorasyonu tamamlanan Villa Latomia’nın açılışı bugün düzenlenen törenle yapıldı.

Girne’de bulunan ve 1933 yılında inşa edilen Villa Latomia, 1975-2010 yılları arasında Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet vermiş, 2022 yılına kadar ise atıl kalmıştı. İş insanı Yağmur Özyalçın ile 2022 yılının Ekim ayında imzalanan protokol çerçevesinde restorasyonu tamamlanan Villa Latomia, kültür ve sanat evi olarak hizmet verecek.

Açılış törenine; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe ve Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul katıldı.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar açılış töreninde yaptığı konuşmada, kültürel miras değeri taşıyan böyle bir binanın bu güne kadar atıl durumda kalmasının üzücü olduğunu belirterek, Villa Latomia’nın yeniden hayat bulmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Villa Latomia’nın kültürel ve tarihi yapısıyla ülkeye değer katacağını kaydeden Tatar, “Bütün bu başarılar da dünyaya verilen mesajdır. Çünkü biz bu medeniyeti kolay bulmadık. Bu medeniyeti geleceğe taşımak için çalışıyoruz, üretiyor, ürettiklerimizi paylaşıyor, paylaşırken de geçmişimize, tarihimize sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.

Ülkenin güzellikleri, tarihi ve kültürünün her zaman övünç kaynağı olduğunu dile getiren Tatar, “Biz burada Kıbrıs Türk halkı olarak varlığımızı, mücadelemizi, tarihimiz, kültürümüzle ve bu ülkenin gerçek sahipleri olduğumuz anlayışıyla sürdürüyoruz .” dedi.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kıbrıs adasında, tarihi, kültürel mirası yaşatmaya yönelik bu gibi projelerin sadece Kıbrıs Türk kültürüne değil, insanlığa katkı olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının, adada kültürüne, tarihine, değerlerine sahip çıkarak varlığını devam ettireceğini kaydetti.

Tatar, “Muazzam bir eser ortaya çıkmıştır.” diyerek, iş insanı Yağmur Özyalçın’ı ve binanın restorasyonunda emeği geçen herkesi kutladı.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel ise konuşmasında, güzel bir eserin ülkeye kazandırılmasının sevinci içinde olduğunu söyledi.

Hükümeti kurduklarında halka, hükümette ve ekonomide istikrarı sağlayacaklarını, yarım kalan ve ihtiyaç duyulan projeleri hayata geçireceklerini söylediklerini anımsatan Üstel, “Güzel bir kültür mirası” olarak nitelediği Villa Latomia’nın 2010 yılından beridir atıl vaziyette olduğunu belirtti.

Üstel, tarihi , kültürel miras, eğitim ve sağlık alanında topluma fayda sağlayacak birçok projenin, bazen hükümet, bazen hükümet ile yerel yönetim ve bazen de hükümet ile özel sektör işbirliğinde hayat bulduğunu kaydetti.

Covid 19 döneminde, Özyalçın Construction Direktörü Yağmur Özyalçın’ın katkılarıyla Girne’de aşı ve Covid 19 testlerinin yapıldığı bir merkezin de hayat bulduğunu anımsatan Üstel, Villa Latomia gibi önemli bir eseri ülkeye kazandırdığı için Özyalçın Construction’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.

-Ataoğlu

Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da, 1933 yılında inşa edilen Villa Latomia’nın 1975-2010 yılları arasında güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet verdiğini anımsatarak, 2022 yılına kadar atıl durumda olan bu değerli kültürel mirasın, bir restorasyonla yeniden hayat bulduğunu söyledi.

Binanın atıl durumda kaldığı dönemde, birçok kişi ve kuruluşun binayı almak için yaptığı taleplere karşı direniş sergilediklerini belirten Ataoğlu, bakanlık olarak Başbakan Ünal Üstel’in de onayıyla, binanın kaybolup gitmemesi için, Özyalçın Construction ile projeye hayat verdiklerini kaydetti.

Ataoğlu, 28 ay süren tadilat, restorasyon, konservasyon ve konservatör çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

Böyle bir değeri özelde Girne’ye, genelde KKTC’ye kazandıran Özyalçın Construction’a, projeye destek veren Başbakan Üstel ve hükümete teşekkür eden Ataoğlu, bundan sonraki süreçte, bu tür değerlerin özel girişimciler işbirliğiyle hayata geçirileceği yeni bir dönem olacağını vurguladı.

-Ziba: “Orijinaline uygun restore edildi”

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Emine Ziba da, Villa Latomia’nın 1933 yılında Kıbrıs’ta İngiliz döneminde yapılmış en seçkin İngiliz mimari örneklerinden biri olduğunu belirterek, binanın Girne’de bulunan Latomia taş ocaklarından çıkarılan taşlarla inşa edildiğini anlattı.

Geleneksel Kıbrıs mimarisi ile modern İngiliz mimarisinin etkilerini taşıyan villanın, 1975 -2010 yılları arasında, Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet verdiğini dile getiren Ziba, yapılan işbirliğiyle, binanın orijinaline uygun şekilde restore edildiğini belirtti.

-Özyalçın

Özyalçın Construction Direktörü Yağmur Özyalçın da, ülke tarihi ve kültürü açısından önemli bir mirasa sahip çıkmaktan, Villia Latomia restorasyonunu tamamlamaktan onur duyduklarını belirterek, Girne’nin önemli ve en özel tarihi yapılarından biri olan Villa Latomia projesinin, sadece bir binanın yeniden hayat bulması değil, aynı zamanda geçmişini koruma, geleceğe aktarma ve toplumsal hafızaya sahip çıkma sorumluluğunun bir yansıması olduğunu vurguladı.

2010 yılına kadar Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet veren binanın, yenilenmiş haliyle, hem müze hem de sanat galerisi olarak ülkeye hizmet vereceğini belirten Özyalçın, Özyalçın İnşaat olarak, yalnızca modern ve sürdürülebilir yapılar inşa etmeyi değil, aynı zamanda bu toprakların tarihine, kültürüne ve kimliğine katkı sağlamayı da önemli bir misyon olarak gördüklerini vurguladı.

Özyalçın, Villa Latomia’nın hayat bulmasına katkı koyan herkese teşekkürlerini sundu.

Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Villa Latomia hizmete açıldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Hocalı Katliamı paylaşımı: Acısını hiçbir zaman unutmayacağız

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hocalı Katliamı’nın 33. yılında yaptığı paylaşımda “Acısını hiçbir zaman unutmayacağız, Azerbaycan halkına taziyelerimi iletiyorum” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hocalı Katliamı’nın 33. yıl dönümüyle ilgili mesajında, “İyi ve kötü günde yekvücut olduğumuz kardeş Azerbaycan halkına taziyelerimi iletiyorum” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, Hocalı Katliamı’nın 33. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Erdoğan, “Acısını hiçbir zaman unutmayacağımız, hüznünü hep içimizde taşıyacağımız Hocalı Katliamı’nın 33’üncü yıl dönümünde, katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyorum” ifadelerini kullandığı mesajında şunları aktardı:

“Acısını hiçbir zaman unutmayacağımız, hüznünü hep içimizde taşıyacağımız Hocalı Katliamı’nın 33’üncü yıl dönümünde, katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyorum.

İyi ve kötü günde yekvücut olduğumuz kardeş Azerbaycan halkına taziyelerimi iletiyorum”.

Serim’in avukatından, Özel’in iddialarıyla ilgili açıklama: İftiralara karşı yasal haklarımızı kullanacağız

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim ile ilgili ortaya attığı iddialar yargıya taşınıyor. Serim’in avukatı Karagüzel, “Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim hakkında ortaya attığı iddialar üzerine Serim’in avukatı Ömer Faruk Karagüzel açıklama yaptı. Karagüzel, “Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim’in Avukatı Ömer Faruk Karagüzel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dünkü grup toplantısındaki iddialarıyla ilgili açıklama yaparak, “Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

“Serim’e yöneltilen muallak ve nereye vardığı belli olmayan ifadeler üzerinden açık bir itibar suikastı yapıldığını” kaydeden Karagüzel, müvekkili hakkında “illegal kişilerle bağlantılı” seklinde algı oluşturmak maksadıyla dile getirildiğini belirttiği iftira ve iddiaların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Karagüzel, Serim’in geçmişe dönük tüm işlemlerinin devlet kayıtlarında olduğunu, mal beyanının da devlet kayıtlarında bulunduğunu kaydederek, “Müvekkilim hayatının hiçbir döneminde bahsi geçen şahıs ve illegal kişi olarak anılan hiç̧ kimseyle bir araya gelmedi, hiçbir irtibatta bulunmadı” dedi.

TC Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim’in Avukatı Ömer Faruk Karagüzel, yazılı açıklamasında, Özgür Özel’in müvekkili hakkında, “önceden beri dile getirilen ve doğru olmadığı defaten kamuoyuna deklare edilen birtakım gerçek dışı iddiaları tekrar ettiğini” belirterek, TC Lefkoşa Büyükelçisi Serim’in kişilik haklarına bir kez daha saldırıda bulunulduğunu söyledi.

Malvarlığına ilişkin yapılan imalar ve ortaya atılan iddialarla Yasin Ekrem Serim’in uzun zamandır kamuoyu husumetine maruz bırakılmaya çalışıldığını söyleyen Karagüzel, “Asılsız iddialar karşısında hukuki ve cezai yollara başvurduğumuzu ve bu süreçlerin halen devam ettiğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını belirtmek isteriz” dedi.

“İFTİRALARA YÖNELİK AÇTIĞIMIZ DAVALAR DEVAM EDİYOR”

Özgür Özel‘in müvekkili Yasin Ekrem Serim’in “Halil Falyalı ile ortak şirket kurduğu” iddiasının açıkça yalan ve iftira olduğunu, bunun daha önce de çok defa ifade edildiğini belirten Karagüzel, açıklamasında şunları kaydetti:

“Serim’e yöneltilen bu iftiralara yönelik açmış olduğumuz davalar henüz devam etmekte, kesinleşmiş bir karar bulunmamaktadır. Müvekkilim Yasin Ekrem Serim, bahsi geçen şahısla hiçbir şekilde şirket kurmamış, ortak ticari faaliyette bulunmamıştır.

KKTC Girne Merkezli Northern Associates Trading Limited isimli şirket üzerinden müvekkilimin geçmiş̧ yıllarda gerçekleştirdiği ticari faaliyetler gerçeğe aykırı şekilde gösterilerek hukuksuz eylemler gerçekleştirdiği iddia edilmektedir. Her ne kadar bu eylemlerin müvekkil tarafından gerçekleştirildiği iddia edilse de olayın oluş̧ biçimi dikkate alındığında basit bir gayrimenkul satışı karşılığında şirket hisselerinin devredilmesi hakkında olduğu anlaşılacaktır.

Müvekkilimin şirketine ait taşınmazın satışı amacıyla 2020 yılında şirket hisselerinin bir kısmının devrinin sağlanması, ardından taşınmaz bedeline karşılık gelen hisselerin tarafına ödenmesiyle 4 ay sonra tamamı devredilmek suretiyle işlem gerçekleştirilmiştir.

Satış işlemi de gayrimenkul satış hizmeti veren kişiler ve avukatlar vasıtasıyla gerçekleşmiş olup hayatının hiçbir döneminde bahsi geçen şahıs ve illegal kişi olarak anılan hiç kimseyle bir araya gelmemiş̧, hiçbir irtibatı ve iltisakı bulunmamıştır.

Esasen bahsi geçen satış̧, taşınmaz satışına ilişkin olup, şirkete bağlı bir taşınmazın satışı şirket hisselerinin devri üzerinden yapılmıştır. Gayrimenkul satışı bittikten yıllar sonra şahıs hakkında çıkan haberler o dönemde basında yer almamaktadır. Halihazırda araması, yakalaması, hakkında tutuklaması bulunan şahısların hisse devri, alım satım yapmaları da imkansızdır.”

“ÖZEL’İ ‘ULUSLARARASI SULARDA YÜZEN GEMİLER’ İFADESİYLE NEYİ KASTETTİĞİNİ AÇIK ŞEKİLDE SÖYLEMEYE DAVET EDİYORUZ”

Bir gayrimenkul satışının, yasadışı kişilerle ortaklık olarak kamuoyuna servis edilmesinin açıkça suç teşkil ettiğini de belirten Avukat Ömer Faruk Karagüzel, şunları da kaydetti:

“Müvekkilimin dava ettiği ve mahkemede davalı taraf CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarında ortaya attığı ‘uluslararası sularda yüzen gemiler’ ifadesiyle neyi kastettiğini açık şekilde söylemeye davet ediyoruz.

Müvekkile yöneltilen muallak ve nereye vardığı belli olmayan ifadeler üzerinden kamuoyunda algı oluşturma ve siyasi rant devşirme çabasının beyhude bir çaba olduğu ve açık bir itibar suikastı olduğu aşikardır.

Söz konusu iftira ve iddialar kamu görevi yerine getiren müvekkilimin itibarını kamuoyu nezdinde zedelemekte ve ona duyulan güveni önemli nitelikte etkilemekte olduğundan bu ithamlar ağızdan çıktığı andan itibaren geri dönülemez zararlara sebep olmuştur. Sözde soru gibi görünen fakat kamuoyunu tamamen yönlendirmek maksadıyla ortaya atılan ve kamuoyunda müvekkil hakkında ‘illegal kişilerle bağlantılı’ seklinde algı oluşturmak maksadıyla dile getirilen iftira ve iddialar kabul edilemez niteliktedir.

Müvekkilimizin geçmişe dönük tüm işlemleri devlet kayıtlarında mevcut olup, mal beyanı olarak da devlet kayıtlarında bulunmaktadır. Müvekkilimize yönelik saldırının maksadı, şahısla irtibatlandırmak suretiyle kamuoyunda müvekkil hakkında illegal kişi algısı oluşturmaktır. Bu iddiaların tamamı yalan ve iftiradır. Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı hukuk nezdinde kullanmaya devam edeceğimizi ifade etmek isteriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

”Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, bu beyefendinin babasını yakından tanıyorsunuz, Maksut Serim. Sizin örtülü ödeneğinizi kontrol ediyordu bir zamanlar. Oğlunu, Dışişleri Bakanlığı süreçlerinden gelmediği halde önce Dışişleri’nde özel kalem müdürü sonra bakan yardımcısı yaptınız. Bu sırada 2022 yılında Kıbrıs’ta öldürülen Halil Falyalı ile ortak şirket kurduğu ortaya çıktı. Bu kişiyi, göz göre göre Kıbrıs’a büyükelçi olarak atadınız. Ben, bu kişiyi neden büyükelçi yaptın diye sormuyorum. Ben, uluslararası sularda bazı gemiler durduruldu mu, içinden ne çıktı bu gemilerin diye soruyorum. Bu sıralar birilerinin hesap hareketlerinde bir değişim oldu mu diye soruyorum. Biz o gemide yokuz ama siz, hepiniz o geminin içindesiniz.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş, enginar üreticileriyle bir araya geldi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, enginar üreticilerini kabul ederek sektörün mevcut durumu ve üreticilerin talepleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.

Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, kabulde üreticilerin karşılaştığı zorluklar, destek mekanizmaları ve sürdürülebilir üretim konuları ele alındı.

Çavuş, enginar üretiminin artırılması ve üreticilerin desteklenmesi adına hükümetin çalışmalarına devam ettiğini belirterek, “Hükümetimizin ve Başbakan Ünal Üstel’in desteğiyle birçok yeni güvenceyi sağladık. Tarımı gençleştirmek, bu topraklara tutunmanın en önemli yollarından biridir. Genç üreticilerimizi destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çavuş, üreticilerin taleplerinin değerlendirileceğini ve tarımsal üretimin güvence altına alınması adına gerekli adımların atılacağını belirtti.

Açıklamada, üreticilerin özellikle hava koşullarından kaynaklanan don olaylarının enginar üretimine verdiği zararlar ve bu durumun Genel Tarım Sigortası Fonu kapsamına alınması yönünde taleplerini dile getirdiği belirtildi.

Açıklamada, toplantıya Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Ercan Akerzurumlu ve Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü İpek Kızılduman da katılarak, üreticilerin taleplerini dinlediği ve ilgili konular üzerine görüşlerini paylaştığı kaydedildi.

Başbakan Üstel, Hocalı katliamının 33. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı

Başbakan Ünal Üstel, KKTC’nin “tek millet, üç devlet” anlayışıyla Azerbaycan’ın haklı mücadelesinde her daim yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, Hocalı katliamının 33. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Başbakan Üstel mesajında şu ifadeleri kullandı:

“26 Şubat 1992’de Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde 613 masum Azerbaycanlı katledilmiş, yüzlercesi yaralanmıştır.

Azerbaycanlı kardeşlerimiz maruz kaldıkları bu vahşetin bedelini 2020 yılında 44 gün süren şanlı bir destanla ödeterek tarihlerinde yeni bir sayfa açmıştır. Masum sivillere yönelik gerçekleştirilen bu katliamın acısını hala yüreğimizde hissederken, Hocalı katliamında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diler, Azerbaycan halkına taziyelerimi iletirim. “Tek millet, üç devlet” anlayışıyla KKTC, Azerbaycan’ın haklı mücadelesinde her daim yanında olmaya devam edecektir.”

AKPA TEMSİLCİLERİ CUMHURİYET MECLİSİ’NDE ÇALIŞMA TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) temsilcileri, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Armağan Candan, Cumhuriyet Meclisi’nde Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Delegasyonu üyeleriyle çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının gündemini Taşınmaz Mal Komisyonu ve Güney Kıbrıs’ın gerçekleştirdiği tutuklamalar oluşturdu.
Toplantının açılışında konuşan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin AKPA heyetini Cumhuriyet Meclisi’nde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Hasipoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde, Armağan Candan ile birlikte Kıbrıs Türk halkı adına seslerini duyurdukları tek platform olduğunu vurguladı.
Hasipoğlu, yıllardır süren Kıbrıs meselesi ve Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksızlıklar ile kısıtlamaların devam ettiğini ifade etti. Bu mücadelede, Türkiye Büyük Millet Meclisi vekillerinin Strasburg’ta, komite toplantılarında ve Paris’te verdikleri desteğin önemli olduğunu belirtti. Hasipoğlu, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğini sorgulama girişimleri ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vekillerinin çabalarının bu toplantıda ele alınacağını söyledi.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Delegasyonu Başkan Vekili Mustafa Canbey de, Kıbrıs meselesinin uzun süredir tartışıldığını, ancak Rum tarafının samimiyetsiz tavırları ve meseleye şaşı bakması nedeniyle ilerleme sağlanamadığını belirtti. Canbey, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye ile güçlü ilişkilerini sürdürerek sesini duyurmaya çalıştığını ifade etti.
Canbey, eşit ve egemen iki devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve uluslararası alanda eşit statü konusunun gündeme getirilmesi çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Ayrıca, Taşınmaz mal meselesi, kapalı Maraş konusu ve diğer sorunlar hakkında çalışmalarının sürdüğünü vurguladı. Canbey, hazırlanan raporlarla KKTC’ye destek vermeye devam edeceklerini belirtti.
Konuşmaların ardından toplantıya geçildi.

Salgın tehlikesi büyüyor! Vakalar arttı, uyarı geldi: O ilde alarm verildi

Kış aylarının ve mevsim şartlarının değişkenliği sebebiyle son aylarda tüm Türkiye’de influenza gribal enfeksiyonu yayılmaya devam ediyor. Uzmanlar, bu gribe karşı vatandaşların daha bilinçli olması gerektiği konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi, son bir ayda bu hastalık nedeniyle başvuranların sayısının iki-üç kat arttığını bildirdi.

SALGINDAN KORUNMAK İÇİN ÖNLEM ALINMALI 

Tıp Merkezi Başhekimi Dahiliye Uzmanı Uzm. Dr. Sedat Aydın, artan vakalar nedeniyle Sakaryalıları uyardı. Bu salgından korunmak için hijyen kurallarına ve mesafeye dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Dr. Aydın, gribin panzehiri olarak ise bol sıvı tüketimi ve istirahati gösterdi.

Uzm. Dr. Sedat Aydın, “Gribal enfeksiyon genellikle kulak, burun, boğaz ve bronşlardan kaynaklanır. Enfeksiyon ilk olarak boğaza yerleşir ve ateş, öksürük, boğaz tahrişi ile solunum güçlüğü gibi belirtilerle kendini belli eder. Bu gibi şikayetleri olanların hemen doktora başvurması, enfeksiyonun yayılmasını önlemek açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.

İnfluenza hastalığına karşı korunmak için tavsiyelerde bulunan Uzm. Dr. Aydın, “Özellikle mevsimsel risklerin arttığı bu dönemlerde, hastalıklardan korunmak için yakın temaslardan kaçınmak ve kalabalık ortamlarda mutlaka maske gibi koruyucu önlemler almak gerekir. Belirtilerin ortaya çıkması durumunda ise, evde kendi kendinize ilaç kullanmamalı veya serum taktırmamalısınız. Mutlaka doktora başvurmalı, tedavi sürecini uzman kontrolünde, doktorunuzun önerdiği yöntemlerle sürdürmelisiniz. Enfeksiyon durumunda, vücudumuzun iyileşmesi için en önemli tedavi yöntemlerinden biri istirahat etmek ve bol miktarda sıvı almaktır. Bol sıvı tüketmenin önemi, vücudun enfeksiyonla savaşırken ihtiyaç duyduğu suyun sağlanmasıdır. Virüslerle savaşan vücut, sürekli olarak zayıflar ve bu zayıflama, terleme ya da idrar yoluyla atılmadığı takdirde aşırı yorgunluk, halsizlik gibi şikayetlere yol açabilir. C vitamini açısından zengin olan narenciye ve diğer meyve ve sebzeler, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur ve enfeksiyonla mücadelede vücuda önemli bir destek sağlar. Bu nedenle, doğru beslenme ve bol sıvı alımı, iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olacaktır” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan 71 yaşında!

Türkiye ve dünya siyasetine damga vuran Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün 71. doğum günü.

26 Şubat 1954’te İstanbul’da doğan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok kez vesayet odaklarının saldırılarına maruz kaldı ancak milletin verdiği destekle girdiği her seçimden güçlenerek çıktı.

Küresel çetelerin oyunlarını bozan, Türkiye’ye çağ atlatan projelerle millete hizmet davasına ömrünü adayan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasetteki mücadelesi, liderlik vizyonu ve millete duyduğu sarsılmaz bağlılığıyla Türkiye’yi her alanda ileriye taşıdı.

Güçlü ve bağımsız bir ülke inşa etme yolunda kararlılıkla ilerleyen Erdoğan demokrasiye olan inancı, vatan sevgisi ve hizmet aşkıyla, halkın iradesini daima en ön planda tutarak, Türkiye’yi küresel arenada daha güçlü bir konuma taşımaya devam ediyor.

Döviz Kurları güne nasıl başladı?

Serbest piyasada Amerikan Doları 36,46 TL, Euro 38,28 TL, İngiliz Sterlini ise 46,11 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.02 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 36,45 TL, satış fiyatı 36,46 TL.

Euro’nun alış fiyatı 38,27 TL, satış fiyatı 38,30 TL, İngiliz Sterlini ise 46,09 TL’den alınıp 46,13 TL’den satılıyor.

Soğuk havanın etkisi devam ediyor

Meteoroloji Dairesi, yarına kadar sabahları yer yer don beklendiğini, hava sıcaklığının ise 15-18 dereceye yükseleceğini açıkladı.

Dairenin haftalık hava tahminine göre, yarına kadar sabahları yer yer don, Cuma öğle saatleri yer yer hafif yağmur, 29 Şubat Cumartesi de yer yer sağanak bekleniyor.En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 15-18 derece olacak.

Rüzgar ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

Petrol yılın en düşük seviyesine geriledi

ABD Ham Petrolü , bu yılın en düşük kapanış fiyatı olan varil başına 69 doların altına düşerek yüzde 2,5 düştü. ABD tüketici güveni 2021’den bu yana en büyük düşüşü yaşadı. Bu da yatırımcıları hisse senetleri de dahil olmak üzere riskli varlıklardan kaçmaya yöneltti.

Donald Trump yönetimi, Çin’e karşı çip sektörünü hedef alan yeni sert önlemler almaya hazırlanıyor. Yönetim ayrıca, sektördeki kilit isimlere Çin’e karşı kısıtlamalarını artırmaları için baskı yapıyor. Bu durum eski başkan Joe Biden döneminde başlatılan Pekin yönetiminin teknolojik gücünü sınırlamak için başlatılan çabaların devamı niteliğini taşıyor. Son hamleler, dünyanın en büyük petrol tüketicisindeki enerji talebinin zaten kasvetli olan görünümünü daha da kötüleştiriyor.

Buffalo Bayou Commodities’de Frank Monkam, “Ham petrol piyasaları, ekonomik verilerdeki bir dizi başarısızlığın ardından bir düşüş baskısı katmanı daha görüyor. Ekonomik verilerdeki böyle bir gerileme ham petrol talebi için kötüye işaret” dedi.

Ham petrol, Şubat ayında girdiği yaklaşık 5 dolarlık aralığın altına düştü. Petrol, bu yılın başlarında başlangıçta 80 doların üzerine çıkmış ancak daha sonra Çin’den gelen zayıf talep beklentileri, piyasadaki ek varil potansiyeli ve tarifelerin küresel büyümeyi olumsuz etkilemesi ihtimali nedeniyle düşüşe geçmişti.

ALTIN FİYATLARI SON DAKİKA

Altın fiyatları 25 Şubat Salı yani bugün özellikle gram altın ve ONS altındaki dikkat çeken hareketlilik sonrasında en çok merak edilip araştırılanlar arasında ilk sırlarda yer alıyor. Tarihi rekor kıran altın fiyatları yaşanan ani yükseliş trendi sonrası kısmi çapta geri çekilme yaşadı. Kaydedilen güncel verilere göre piyasa kapanışına doğru gram altın 3 bin 431 lira çeyrek altın ise 5 bin 740 lira seviyesinde seyrediyor.

ALTINDA REKOR SERİSİ

 

Altın fiyatları riskten beslenmeye devam ediyor. Ons ve gram altın tarihi yüksek seviyelere ulaştı. Altın yatırımcısı da kazançlarına yenilerini eklemiş oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetime gelmesiyle birlikte altın tarafında güçlü yükseliş yaşanıyor. Trump’ın söylemleri altını yükseltirken ABD’deki ekonomik verilerin bozulmaya başlaması desteklemeyi sürdürüyor.

Altın, Fed’in temmuz ayı gibi erken bir tarihte faiz indirimine gideceğine dair güvenin artmasıyla son rekorunun yakınında tutunurken, Trump yönetiminin Çin’e karşı son ticaret hamleleri güvenli liman talebini güçlendirdi.

Öte yandan Trump, yatırım, ticaret ve diğer konulardaki bir dizi hamlesiyle Çin’i hedef aldı ve bu durum ABD ile Çin’in en büyük ekonomik rakibi arasındaki ilişkilerin daha da kötüleşme riskini gündeme getirdi.

Altın ayrıca ABD’de iki yıllık tahviller için yapılan bir ihalenin rekor talep çekmesinin ardından düşen hazine getirilerinden de destek aldı .

Bu hareket, geçen hafta zayıf ABD iş aktivitesi baskısının ardından devlet borcundaki yükselişe katkıda bulundu.

Bu gelişmeler çerçevesinde de altın rekor serisini sürdürüyor.

MERKEZ BANKALARI ALTIN REZERVLERİNİ YÜKSELTİYOR!

 

Dünyanın önde gelen merkez bankaları, küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler ve artan jeopolitik gerilimler nedeniyle tuttukları altın rezervlerini artırırken, altının toplam rezervler içindeki payı da yükselmeye devam ediyor.

AA muhabirinin, Dünya Altın Konseyi (WGC) “2024 Altın Talep Eğilimleri” raporundan derlediği bilgilere göre, merkez bankalarının altına olan talepleri orta ve uzun vadede artmaya devam ediyor.

Altın talebi, 2024’te, enflasyon korkusu ya da küresel ticaretin çöküşü gibi süregelen jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin etkisi, merkez bankaları ve özel yatırımcıların ilgisiyle daha önce görülmemiş seviyelere ulaştı. Merkez bankaları 2024’te de agresif alım stratejilerini sürdürerek art arda üçüncü kez 1000 tondan fazla altın satın aldı. 2023’te toplamda 1051 ton altın alan merkez bankaları geçen yıl 1045 ton altını rezervlerine ekledi.

ONS ALTIN

 

Ons altın güne 2950 dolardan başladı. Gün içinde en düşük 2942 dolar, en yüksek de 2953 dolar seviyesi görüldü. Piyasa kapanışına doğru ise ONS Altın 2931 dolardan işlem görüyor.

Polis açıkladı: Eşek katliamına ilişkin 4 tutuklu!

Dipkarpaz’da 16 eşeğin katledilmesine ilişkin polis tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 4 kişi tutuklandı.

 

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, Dipkarpaz’da 2025 yılı Şubat ayı içerisinde köyün kuzeyinde bulunan çöplük mevkiindeki makilik alanda, meçhul şahıs/lar tarafından av tüfeği ile toplam 16 yaban eşeğinin vurularak öldürülmesi ile ilgili olarak polis tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmalar çerçevesinde, tasarruflarında olayda kullanılan fişenklerle benzerlik gösteren kartuş kısmı kesik av tüfeği fişeği bulunan D.D. (E-54) ve U.D.(E-27), adına kayıtlı tüfeğin namlu kısmı olmadığı tespit edilen T.K. (E-39) ile adına kayıtlı silahı polise ibraz edemeyen E.D. (E-41) tutuklandı.

Soruşturma devam ediyor.

 

 

Oğuz: Kırsal kesim arsaları köylerin rezerv durumuna göre belirleniyor

Cumhuriyet Meclisi bugünkü çalışmalarını tamamladı. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun bir sonraki birleşim 3 Mart Pazartesi günü saat 10.00’da yapılacak.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz muhalefet milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz eleştirileri yanıtladığı konuşmasında, kırsal kesim arsalarına talep olduğuna işaret ederek, kırsal kesim arsalarının köylerin rezerv durumuna göre belirlendiğinden rezerv olmayan köylerde kırsal kesim verme şansı olmadığını ancak konuyla ilgili bir çalışmaları olduğunu söyledi.

Altınova ve Ağıllar köylerinden örnek veren İçişleri Bakanı Oğuz, bu köylerde rezerv olmadığı için 3-4 bölgedeki gençlerin talepleri için Sınırüstü’nde kırsal kesim arsası dağıtıldığını belirtti. Oğuz, “Bundan sonra da bu tip çalışmalarımız olacak. Köylerde uygun rezerv kaynakları buldukça bunu değerlendireceğiz” dedi.

Genel Kurulda, Mersinlik köyünde 50 yıldır kırsal kesim arsası dağıtılmadığına ilişkin yorum üzerine Oğuz, bu köyle ilgili de çalışıldığını söyleyerek, “Uygun yer olursa neden olmasın..” diye konuştu. Kırsal kesim arazisine müracaat etmek için belirlenen kriterleri anımsatan Dursun Oğuz, “Belli bölgelerde belli özel talepler olabilir ama biz buna cevap vermiyoruz. Bir köyde dağıtıma başlamadan belli bir şahsın talebine de kesinlikle bakmıyoruz” dedi. Oğuz, Akçay’da kırsal kesim arsalarının ağıl olarak kullanılması ve köy içindeki ağılların dışarıya taşınmasıyla ilgili de adım atıldığını söyledi.

Muhtarlarla ilgili de konuşan Oğuz, İçişleri Bakanlığı olarak sorunlarla yakından ilgilendiklerini, özellikle Başbakan Ünal Üstel’in de muhtarların sıkıntıları konusunda çok duyarlı olduğunu belirtti. Oğuz, “Muhtarların, kendi köyündeki, yöresindeki insanların hakkını koruduğunu görüyoruz” diyerek Muhtarlar Birliği ile istişare içinde olduklarını kaydetti.

Ülkedegörev yapan 242 muhtardan 110’unun binası olmadığını ifade eden Oğuz, 50’ye yakın muhtarlık binası için yer bulunduğunu açıklayarak, diğerleriyle ilgili de çalışmanın tamamlanacağını söyledi. Oğuz, bazı muhtarlık binalarıyla ilgili sorunlar olduğunu, bunları gidermek için de çalıştıklarını kaydetti. Dursun Oğuz, “Amacımız sorumluluk alanları bu kadar genişletilen muhtarların kamu binalarında kaliteli hizmet verebilmesidir” dedi.

İçişleri Bakanı Oğuz, belli bölgelerde yerleşim alanlarının gelişmesiyle, talebe ve nüfusa göre muhtar sayısının artırılmasının da değerlendirilebileceğini söyledi. Muhtarlar Yasası için Muhtarlar Birliği ile çalıştıklarını da kaydeden İçişleri Bakanı Oğuz, verilen belgelerin ücretleri konusunda farklı yerlerde farklı ücretler talep edilebildiğini ifade ederek, yakın zamanda bu konuda bir düzenleme yapacaklarını açıkladı.

Zeytinyağı tahlilleri konusundaki eleştirişleri de Tarım Bakanlığı adına yanıtlayan Oğuz, Aralık 2024-Ocak 2025 arasında 16 ziraat mühendisi tarafından yapılan zeytinyağı denetimlerinde 19’u otellerden 17’si marketlerden alınan 36 zeytinyağı numunesinin analiz sonuçların 15 gün içinde açıklanacağını belirtti. Marketlerin de denetlendiğini söyleyen Oğuz, 36 firmanın kayıt altına alındığını, kaydı olmayanların da raflardan indirildiğini kaydetti.

Oğuz, çiftçilerin beyanda sıkıntı yaşadığı Kiracıköy’le ilgili yeni haritaların da talep üzerine Genel Tarım Sigortası Fonu’na iletildiğini ifade etti.

 

Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı Gazisi Mustafa Zorlu’nun cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hayatını kaybeden 1974 Kıbrıs Barış Harekatı Gazisi Mustafa Zorlu için düzenlenen askeri törene katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Tatar, törende yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Zorlu’ya Allah’tan rahmet, ailesine ise sabır diledi.

Lefkoşa İsmail Safa Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilen Mustafa Zorlu’nun tabutuna sarılı Türk bayrağı, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından Zorlu’nun oğluna teslim edildi.

Berova: Din İşleri Başkanlığı ile ilgili de çalışma yapıyoruz

Maliye Bakanı Özdemir Berova, mecliste söz aldı.

Sözleşmelerle ilgili bilgiler vererek, geçmişte de bu tip benzer sözleşme yenilemeleri yapıldığını kaydeden Berova, CTP döneminde de yapıldığını ifade etti. Berova, konunun Savcılık ve Sayıştay’a götürülmesinde bir problem olmadığını ve çıkacak karara saygılı olduklarını kaydetti.

Din İşleri Başkanlığı ile ilgili de çalışma yaptıklarını ifade eden Berova, bu konuda da gereken cevabı paylaşacaklarını söyledi.

Çavuşoğlu: Atatürkçü düşünceyle genç cumhuriyet ile çağdaş şekilde geleceğe yürüyoruz

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu mecliste eleştirilere yanıt verdiği konuşmasında, Talat’ın “Güncel konuşmalar” başlıklı konuşmasında Başbakana yönelik büyük iddialar ortaya attığını belirterek, bu konuda suç duyurusunda bulunulması gerektiğini söyledi.

“Çamur at izi kalsın” şeklinde iftiralar ortaya atılmasının doğru olmadığını, ilgili belgeler varsa mutlaka suç duyurusunda bulunması gerektiğini kaydeden Çavuşoğlu, “sultan” eleştirisine değinerek, Osmanlı ile değil, Atatürkçü düşünceyle genç cumhuriyet ile çağdaş şekilde geleceğe yürüdüklerini söyledi.

Çavuşoğlu, Başbakanın eleştirileri yanıtlamadığı yönündeki eleştirileri yanıtında, bakanların da Başbakan adına konuşabileceğini ifade etti.

Ertuğruloğlu: Kıbrıs Türk halkı devlet sahibi bir halktır

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu mecliste yaptığı konuşmada Kıbrıs Türk halkının devlet sahibi bir halk olduğunu ifade etti. Rum tarafının Türk askerinden ve garantilerden kurtulmak istediğini kaydeden Ertuğruloğlu, bu hedefini saklamadığı için kutladığı Rum yetkililerinin açıklamalarınıdan alıntılar yaptı.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununu BM Güvenlik Konseyi kararının yarattığına işaret ederek, esas sorunun görmezden gelindiğini, Rum’un devlet, Kıbrıs Türk halkının ise toplum görüldüğünü kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının atıldığı cumhuriyetin 1963 hadiseleri ve sonrasının anayasal ortaklığının bozduğunu söyleyen Ertuğruloğlu, silah zoruyla atıldıkları cumhuriyetten bahsetmenin doğru olmadığını ancak Rum tarafının bu cumhuriyeti kullanmaya devam ettiğini ifade etti. Ertuğruloğlu, Türk tarafının tezi olan federasyonun 60 yıl müzakere edildiğini ancak sonuçta ne elde edildiğini sordu.

Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri’nin de aynı şekilde müzakere sürecinin sonuç vermediğini gördüğünü ve ortak zemin olmadığını söyleyip, yeni öneri istediğine işaret ederek, bu çerçevede yeni önerilerle masaya gittiklerini belirtti.

Ortak zemin olmayacaksa müzakere de olmayacağını söyleyen Ertuğruloğlu, BM parametreleri ve AB müktesebatından bahseden Rum tarafının ne söylediğine çok dikkatle baktığını kaydetti.

Adadaki mevcut statükonun da kabulleri olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, Şahali’nin söylediği “siyasi eşitlik, takvim ve sonucunda ne olacağının açıklanması” gibi bir senaryonun mümkün olmadığını çünkü müzakere ederek Rum’a “Kıbrıs Cumhuriyeti yoktur” dedirtemeyeceklerini, bunu herkesin görmesi gerektiğini vurguladı.

Rum tarafının adayı Helen olarak gördüğünü, o yüzden bunun dışında bir çözümü kabul etmeyeceğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Kıbrıs’ta artık yeni bir sayfa açılmıştır. Rumlarla ortaklığın hedeflenmediğini, komşu devletler olarak geleceği şekillendirme gündeme gelmiştir. Adını ne isterse koyun, artık ortaklık senaryoları bitmiştir. Komşuluk senaryoları gündeme gelmiştir.” dedi. Ortaklığa devlet olarak kabul edilen Rum tarafının da sıcak bakmayacağını kaydeden Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorununu yaratan BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesidir” şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, bir soru üzerine, Rum tarafının şu anda uluslararası anlaşmalar yaptığını ancak Türk tarafının dışlandığı girişimlerin sonuçlanmayacağını belirtti. Ertuğruıloğlu, Türkiye ve Kıbrıs Türk halklarının haklarının korunduğunu vurguladı.

Öztürkler: “Türk askeri ve ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir.”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin malların takası ve tazmini konularında siyasi ve hukuksuz tutuklamalar yapmak yerine Avrupa ile uluslararası hukukun tanıdığı Taşınmaz Mal Komisyonu’na (TMK) başvuru yapması gerektiğini belirtti.

Rum Meclis Başkanının, mart ayında yapılacak görüşmelerde Türk askerinin adada olmadığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün bulunmadığı bir anlaşma sürecinden bahsettiği demeci olduğunu hatırlatan Öztürkler, “Türk askeri ve ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir.” vurgusu yaptı.

Öztürkler, adaya barışın 1974 yılında geldiğini ve Türk askerinin sadece Kıbrıslı Türklere değil Rumlara da barış ve istikrar sağladığını belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Delegasyonu Başkan Vekili Mustafa Canbey ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde, Meclis Başkanı Öztürkler’e Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ve ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Armağan Candan eşlik etti.

-Canbey

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Delegasyonu Başkan Vekili Mustafa Canbey, kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye açısından Kıbrıs’ın çok önemli olduğunu belirterek, “Kıbrıs’ta büyük bir mücadele verildi. Bu mücadeleye hem sizler sahip çıkıyorsunuz hem bizler sahip çıkmaya devam ediyoruz.” dedi.

Kıbrıs’ta eşit egemen iki devlet sistemini savunduklarını vurgulayan Canbey, uluslararası alanda KKTC’nin eşit ülke olarak tanındığı bir dönemi hep beraber arzu ettiklerini ifade etti. “Bunun emareleri de zaten başladı. Bazı ülkeler bu anlamda sıcak mesajlar vermeye devam ediyorlar.” diyen Canbey, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki açıklamalarını hatırlatarak 16-17 Mart’ta Cenevre’de yapılacak görüşmelerde başarılar diledi.

-Öztürkler

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de kabulde yaptığı konuşmada, GKRY ve dünyanın KKTC’ye uyguladığı izolasyonları kırmak için ana vatanla birlikte yapılan çalışmalar ve Kıbrıs Türk’ünün Avrupa’daki temsiliyetinin çok önemli olduğunu, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Armağan Candan’ın bunu başarılı bir şekilde yaptığını dile getirdi.

“Kolay bir dönemden geçmiyoruz.” diyen Öztürkler’in, Doğu Akdeniz’de, özellikle enerji ve kıta sahanlığı konularında Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması adına ana vatanla her alanda yapılan çalışmaların önemini vurguladı.

Konuk heyetin, Taşınmaz Mal Komisyonu’yla (TMK)  ilgili de birtakım çalışmalar yapacağını söyleyen Öztürkler’in, TMK’nın, Kıbrıs sorununda Avrupa ile uluslararası hukukun tanıdığı çok önemli bir noktada olduğunu belirtti.

GKRY’nin, özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yatırım yapan iş insanlarına yönelik hukuksuz ve siyasi tutuklamalar yaptığını ifade eden Öztürkler, GKRY’ye bu siyasi tutuklamalardan bir an önce vazgeçmesi çağrısı yaptıklarını, malların takası ve tazmini konularında TMK’ya başvurulmasının önemini anlattıklarını belirtti. Esas hukuk yolunun TMK olduğunu vurgulayan Öztürkler, İçişleri Bakanlığı görevini yürütürken, yabancıların tapu harçlarını iki katına çıkararak TMK’nın daha işlevli bir şekilde çalışması için buradaki kaynağın bir kısmını aktardıklarını anlattı.

Öztürkler, GKRY’nin son dönemde silahlanma konusunda ve ABD ile Mısır’la yapılan anlaşmaların adada gerginliği arttırıcı, yanlış adımları olduğunu söyledi.

Rum Meclis Başkanının, mart ayında yapılacak görüşmelerde Türk askerinin adada olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün bulunmadığı bir anlaşma sürecinden bahsettiğini hatırlatan Öztürkler, “Türk askeri ve ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir.” vurgusu yaptı. Öztürkler, adaya barışın 1974 yılında geldiğini ve Türk askerinin sadece Kıbrıslı Türklere değil Güneyli Rumlara da barış ve istikrar sağladığını belirtti.

Kabulde konuşmaların ardından karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Konuk heyet kabulden sonra, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulunu da ziyaret etti. İzleyici locasında bir süre oturan heyeti, Başkanlık kürsüsünde bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe anons etti ve “Hoşgeldiniz” dedi. Genel Kurul Salonu’nda bulunan vekiller de konuk heyetin yanına gelerek selamlaştı.