Archives 2025

Başbakan Üstel Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi’ni ziyaret etti

Başbakan Ünal Üstel, uyuşturucu, alkol, sigara, kumar ve yeme bağımlılığı ile mücadele kapsamında hizmet veren Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi’ni ziyaret etti.

Üstel ziyarette yaptığı konuşmada, bağımlılığın küresel ölçekte hızla arttığına ve uyuşturucu tacirlerinin dünya genelinde büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekerek,  gençleri bu tehlikeden korumak için tüm önlemleri aldıklarını vurguladı.

Ziyaret sırasında Hastane Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Çakıcı’dan yürütülen tedavi süreçleri ve merkezin çalışmaları hakkında bilgi alan Başbakan Üstel’e, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek eşlik etti.

Hastane yetkilileri ve sağlık personelinin de hazır bulunduğu ziyarette, bağımlılıkla mücadelede atılacak adımlar ele alındı.

-Üstel: “Bağımlılıkla mücadeleye büyük önem veriyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, incelemelerinin ardından basına yaptığı açıklamada, bağımlılıkla mücadeleye büyük önem verdiklerini vurguladı.

İstikrarı sağlamak ve ülkenin kalkınmasını sürdürülebilir hale getirmek için çalıştıklarını belirten Üstel, geçmişte yaşanan istikrarsız yönetim süreçleri, pandemi dönemi ve sonrasında ortaya çıkan küresel ekonomik krizler nedeniyle ülkede biriken sorunları aşmak için kararlılıkla hareket ettiklerini ifade etti.

2022 yılında bu bilinçle göreve geldiklerini vurgulayan Üstel, halkın ihtiyaçlarını önceleyerek özellikle sağlık alanında yarım kalan projeleri tamamlamak ve yeni projeleri hayata geçirmek için hızlı ve etkili kararlar aldıklarına vurgu yaptı.

-“2025 yılında sağlık alanında daha büyük adımlar atılacak”

Sağlık alanında gerçekleştirdikleri reformlara dikkat çeken Üstel, 2025 yılında bu alanda daha büyük adımlar atılacağını söyledi.

Bağımlılığın küresel ölçekte hızla arttığına ve uyuşturucu tacirlerinin dünya genelinde büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Üstel, gençleri bu tehlikeden korumak için tüm önlemleri aldıklarını dile getirdi.

Ne kadar sıkı tedbirler alınsa da uyuşturucu kaçakçılarının yeni yollar bularak topluma zarar vermeye çalıştığını belirten Üstel, sadece uyuşturucu değil, alkol bağımlılığıyla mücadele kapsamında da bir tedavi merkezine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Üstel, bağımlılıkla mücadelenin sadece önleyici tedbirlerle sınırlı kalamayacağını da belirterek, tedavi süreçlerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

– “Pembe Köşk’ün bu alandaki çalışmaları yakından takip ediliyor”

Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi’nin bu alandaki çalışmalarını yakından takip ettiklerini dile getiren Üstel, merkezin sadece KKTC vatandaşlarına değil, dünyanın farklı ülkelerinden gelen hastalara da hizmet verdiğini belirtti.

Bu durumun hem ülke ekonomisine katkı sağladığını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınırlığını artırdığını ifade eden Üstel, uyuşturucu ticaretinin küresel çapta arttığına dikkat çekti.

-“Tehditlere karşı her türlü önlem alındı”

Hükümetin gençleri bu uyuşturucu tehdidinden  korumak amacıyla her türlü önlemi aldığını belirten ve Güney Kıbrıs’tan gelen tehditlere karşı da sınır kapılarında sıkı kontrollerin sürdüğünü aktaran Üstel, bağımlılıkla mücadelede kararlı olduklarını ve bu alandaki yatırımlara devam edeceklerini söyledi.

-“AMATEM binası ile daha modern ve kapsamlı bir tedavi merkezi oluşturacağız”

Başbakan Üstel, bağımlılıkla mücadelede önemli bir diğer adımın da Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) binasının tamamlanması olduğunu belirterek, 2025 yılı bütçesine alınan bu projeyi hayata geçirerek daha modern ve kapsamlı bir tedavi merkezi oluşturacaklarını ifade etti.

Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi’ni her geçen gün büyüyen, önemli bir sağlık tesisi olarak nitelendiren Üstel, merkezin faaliyetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, merkezin yöneticisi ve çalışanlarına teşekkür etti.

Bağımlılıkla mücadelede özel sektör ile iş birliğini artırarak bu alandaki çalışmaları daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Üstel, gençlerin sağlıklı bir geleceğe sahip olması için her türlü adımı atmaya devam edeceklerine vurgu yaptı.

-Dinçyürek: “Kısa, orta ve uzun vadeli planlar oluşturduk, bu doğrultuda adımlar attık”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise konuşmasında göreve geldikleri ilk günlerden itibaren Başbakan Ünal Üstel’in, ülkedeki bağımlılıkla mücadelede mevcut eksikliklerin giderilmesi ve bu konuda özel bir çalışma yapılması yönünde talimat verdiğini belirterek, kısa, orta ve uzun vadeli planlar oluşturduklarını ve bu doğrultuda adımlar attıklarını ifade etti.

 Tedavi merkezleri ve kısa, orta, uzun vadeli planlar

Bu kapsamda, kısa vadede en hızlı şekilde hayata geçirilen adımlardan birinin, mevcut bağımlıların tedavi olabilecekleri bir merkezin sağlanması olduğunu belirten Dinçyürek, Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi ile yapılan protokol çerçevesinde hastaların burada tedavi edilmesinin sağlandığını aktardı.

Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin Sağlık Kurulu’ndan geçen hastaların sevk işlemlerinin yapıldığını belirten Dinçyürek, bu süreçte uzman hekimlerin periyodik olarak Pembe Köşk’te hastaları ziyaret ederek tedavi süreçlerini takip ettiğini ve raporlandırdığını söyledi.

Orta vadeli planlar kapsamında atılan bir diğer önemli adımın, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde 16 yatak kapasiteli AMATEM servisinin hayata geçirilmesi olduğunu belirten Dinçyürek, bu birimin gerekli tadilat ve insan kaynağı düzenlemeleriyle aktif hale getirildiğini söyledi.

Bağımlılıkla mücadelede kalıcı bir çözüm sağlamak amacıyla  uzun vadeli projelerin de hayata geçirildiğini ifade eden Dinçyürek, yarım kalan AMATEM binasının tamamlanması için 2025 yılı bütçesine 70 milyon TL ödenek ayrıldığına dikkat çekti.

-“AMATEM binasının tamamlanmasıyla bağımlılıkla mücadelede önemli bir eşik aşılacak”

Bu projeyle ilgili son çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Dinçyürek, kısa süre içinde ihaleye çıkılacağını ve merkezin tamamlanmasıyla bağımlılıkla mücadelede önemli bir eşiğin aşılacağını vurguladı.

Uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca tedaviyle sınırlı olmadığını dile getiren Dinçyürek, farkındalık yaratma, bilinçlendirme, koruyucu ve önleyici tedbirler, rehabilitasyon, meslek edinme ve topluma kazandırma süreçlerinin de bir bütün halinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı olarak üzerlerine düşen sorumlulukları en kısa sürede ve en etkin şekilde hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Dinçyürek, bağımlılıkla mücadelenin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve bu doğrultuda kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini belirtti.

-Çakıcı: “Bağımlılık konusu Kuzey Kıbrıs’ta uzun yıllardır önemli bir sorundur”

Prof. Dr. Mehmet Çakıcı bağımlılık konusunun Kuzey Kıbrıs’ta uzun yıllardır önemli bir sorun olduğunu vurgulayarak, bu alandaki ilk bilimsel çalışmaların 1996 yılında başladığını belirtti.

– “Bağımlılıkla mücadelede devletin desteği arttı”

Geçmiş yıllarda hükümetlerin uyuşturucu sorununu kabul etme noktasında çekimser kaldığını ifade eden Çakıcı, Başbakan Üstel ve Sağlık Bakanı Dinçyürek’in döneminde bağımlılıkla mücadelede ciddi adımlar atıldığını ve devletin desteğinin arttığını söyledi.

Bağımlılık tedavisi alanında kapasitenin genişletildiğini belirten Çakıcı, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurulan 16 yataklı AMATEM birimi ve Pembe Köşk’teki 24 yatakla birlikte, aynı anda 40 hastanın tedavi edilebileceği bir seviyeye ulaşıldığını dile getirdi.

Çakıcı ayrıca, Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokol sayesinde, devlet hastalarına Pembe Köşk’te 21 ile 81 gün arasında tedavi imkânı sağlandığını kaydetti.

– “Pembe Köşk bağımlılık tedavisi sunan en büyük merkezlerden biri”

Pembe Köşk’ün merkezin dünya standartlarında rehabilitasyon anlayışıyla hizmet verdiğini söyleyen Çakıcı merkezin sadece Kuzey Kıbrıs’ın en büyük tedavi merkezi olmadığını, bağımlılık tedavisi sunan Türkiye’deki en büyük merkezlerle aynı seviyede olduğunu vurguladı.

Hastanenin sağlık turizmi açısından da önemli bir konumda olduğunu belirten Çakıcı, şu ana kadar 843 hastaya hizmet verildiğini ve bunların yüzde 27’sinin devlet sevkiyle geldiğini ifade etti.

Çakıcı, bağımlılık tedavisi için başvuran hastaların büyük bir kısmının KKTC’de ikamet ettiğini, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden de hastaların merkeze geldiğini belirterek, merkezin sağlık turizmi açısından da önemli bir konuma ulaştığını kaydetti.

Başbakan Üstel ve Sağlık Bakanı Dinçyürek’in bağımlılıkla mücadele konusundaki hassasiyetine de teşekkür eden Çakıcı, Pembe Köşk’ün büyümesi ve bağımlılık tedavisindeki kapasitenin artmasında hükümetin büyük rol oynadığını vurguladı.

Emekli Polisler Derneği’nden Üstel’e teşekkür

Dernek Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Birol Atasü tarafından yapılan açıklamada, başta polis teşkilatının hizmetlerinin etkinleştirilmesi ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılması yönünde yıllardır beklemekte olan yasa tasarılarına öncelik verilmesi, görevli polislerin kadro eksikliği nedeni ile olağanüstü özveriyle görev yürütmek durumunda olmaları dikkate alınarak bu yıl teşkilata 300 ün üzerine yeni personel istihdamı sağlanacak olması, Başbakanlık Bünyesinde Trafik Komitesi oluşturulması ve Polis Vakfı’na verilen özel önemin camia olarak kendilerini mutlu ettiği kaydedildi.

Emekli Polisler Derneği (Empolder) Genel Başkanı Birol Atasü’nün açıklaması şöyle;

“Ülkemizin gündemini sürekli meşgul eden suç oranları ve artık trajediye dönüşen trafik kazaları düşünüldüğünde Başbakan Ünal Üstel’in Polis Teşkilatı’nın ve Trafik Dairesi’nin güçlendirilmesi yönünde çalışmaların hızlandırıldığına ilişkin açıklamasını memnuniyet verici olarak buluyoruz.

Hükümetin bir kısmı 1974 yılından kalma Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Değişiklik Yasa Tasarıları ve Yol Güvenliği Değişiklik Yasa Tasarılarının en kısa sürede hayata geçirileceğini açıklamasını olumlu buluyor denetimlerin artırılması amacıyla polise yeni teknik cihazlar ve araçlar temin edileceğinin bildirilmesini de destekliyoruz.

Sabit radarlardan toplanan ceza tutarının yüzde 50 sinin Polis Teşkilatı’na aktarılacağını açıklayan Başbakan Ünal Üstel’i kutluyor ve destekliyoruz.
Bu adımın trafikte her gün yaşadığımız trajedilere son verme yönünde önemli olduğuna inancımız tamdır.

Emekli Polisler Derneği olarak, teşkilata bu yıl için 300 ün üzerinde personel alımı yapılacak olmasını, Polis Güçlendirme Vakfı’na destek sağlanmasını, Başbakanlık bünyesinde Trafik Komitesi oluşturulması ve buna gerekli bütçe desteğinin de sağlanmasını halkımızın yaşamakta olduğu sıkıntıların azaltılmasında etkili olacak sağlıklı çözümler olarak görüyor ve bu konuda hükümetten göstermekte olduğu kararlı duruşu sürdürmesini bekliyoruz.

Polis Mensuplarının adli, trafik, güvenlik ve diğer görevlerde canla başla, zaman mevhumu gözetmeksizin canlarını riske atarak başarıyla görev ifa etmeleri her türlü takdirin üstündedir.

Bu çerçevede Polislerimizin özlük haklarının günün koşullarına göre yeniden düzenlenmesinin ve bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hazırlanarak Meclis onayıyla hayata geçirilmesinin takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz”

Cumhurbaşkanı Tatar: “Anavatan Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün mücadelesine sahip çıktı”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Anavatan Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’nün mücadelesine sahip çıktığını ve iki devletli siyasetin tamamıyla arkasında olduğunu kaydederek, bu aşamadan sonra milli siyasetten asla geri dönüş olmaması gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’den gelen Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ahmet Kılınç ve heyetini kabul etti. Kabulde, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları Cumhurbaşkanına takdim edildi.

-Tatar: “Kıbrıs Türk halkı Atatürk’e olan bağlılık, inanç ve sevgisini evvelden beri yüreğinde taşıyor”

Cumhurbaşkanı Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının, Atatürk’e olan bağlılık, inanç ve sevgisini evvelden beri yüreğinde taşıdığını vurgulayarak, Kıbrıs Türkü’nün, Atatürk’ün verdiği mücadeleyi, Kurtuluş Savaşını çok yakından izlediğini ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının, İngiliz Sömürge Yönetimi döneminde baskı ve zulüm altındayken Anadolu ile bağlarını sürdürdüğünü dile getiren Tatar, “Çanakkale’ye kadar gidip orada şehit olmuş insanlarımız vardır. Böylesine et ve tırnak” dedi.

Kıbrıs Türkü’nün, büyük Türk milletinin ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olduğunun altını çizen Tatar, Kıbrıs’ın 350 yıl Osmanlı idaresinde kaldığına işaret ederek, “Hiç kimse 350 yıl burayı yönetmedi” diye konuştu.

Osmanlının anlayışının demokrasi, insanlık, vicdan, merhamet ve iyilik olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’taki Ortodokslara kendi değerleriyle yaşamlarının devamı için her türlü alanın açıldığını belirtti. 1878’de adanın İngiliz Yönetimine devrinden sonra Ortodoksların Kıbrıs Türkü’nü yok etmek için her türlü zulmü yaptığını ve adayı Yunanistan’a bağlamak istendiğini anlatan Tatar, “Ama biz yılmadık, direndik, pes etmedik” dedi.

Atatürk’ün Anadolu’da yaktığı meşalenin Kıbrıs’ta da yayıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün, Atatürk’ün inkılap ve devrimlerini yakından takip ettiğini ve Atatürkçü bir anlayışla yetiştiğini söyledi. Tatar, Atatürk’ün, İstiklal Savaşındaki başarısının mazlum milletlere ilham kaynağı olduğunun da altını çizdi.

15 Kasım 1983’te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir Türk devleti olarak bugüne kadar varlığını ve mücadelesini sürdürdüğünü ifade eden Tatar, kendisi Cumhurbaşkanlığı’na seçildikten sonra artık yeni bir anlayış, yeni bir milli siyaset yürütüldüğünü söyledi.

Son 50 yılda federal temelde bir anlaşma için çaba gösterildiğini ancak bunun hiçbir netice vermeyeceğini, Kıbrıslı Rumların eşitliği kabul etmeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Onların arzu ettikleri çoğunluğun, azınlığı yöneteceği bir anlaşma” dedi.

Türk askerinin çekilmesini ve Türkiye’nin garantörlüğünün sona ermesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Tatar, “Türk askeri çekildikten sonra ne olacağı belli olmaz, tarih tekerrürden ibarettir. Kimse bize halklar kardeştir, bundan sonra savaşlar çıkmaz demesin” diye konuştu. Son 20 yılda nelerin olduğunu gördüklerini ifade eden Tatar, Libya, Gazze, Irak, Suriye ve Bosna’da yaşananlara dikkat çekti.

-“Bencil bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ama biz hiçbir zaman yılmadık, yılmayacağız”

1974 Barış Harekatı’ndan sonra Kıbrıs Türk halkının devlet sahibi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığının, adanın güvenliği, huzuru ve barışın teminatı olduğunu söyledi. Tatar, “Rumların hayalperestliğine alet olmamız ve kendi geleceğimizi tehlikeye atmamız son derece yanlış bir hareket olur” dedi.

Bazı muhalif çevrelerin hala federasyondan bahsettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bunlar hep beyhudedir çünkü çok denendi, hiçbir netice alınmadı” dedi. Kıbrıs Türk halkının, hala ağır ambargolar, izolasyonlar, kısıtlamalar ve engellemeler ile pes ettirilmeye çalışıldığını dile getiren Tatar, “Federasyon zemini içerisinde yok olup, gidelim noktasına, bizleri zorlamaya çalışan bencil bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ama biz hiçbir zaman yılmadık, yılmayacağız, mücadelemize devam edeceğiz” vurgusu yaptı.

Anavatan Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’nün mücadelesine sahip çıktığını ve iki devletli siyasetin tamamıyla arkasında olduğunu kaydeden Tatar, bu aşamadan sonra milli siyasetten asla geri dönüş olmaması gerektiğini belirtti.

-Kılınç

Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ahmet Kılınç ise, Cumhurbaşkanına kabulü nedeniyle teşekkür ederek, “Bizim için çok büyük bir onur” dedi.

Atatürk Araştırma Merkezi hakkında bilgi veren Kılınç, merkezin, Anayasa ile kurulan akademik ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kurum olduğunu söyledi.

Merkezin, her yönüyle Atatürk, milli mücadele ve cumhuriyet tarihi üzerine çalışmalar yaptığını belirten Kılınç, Kıbrıs’ın da bu bağlamda çalışmalar arasında yer aldığını ifade etti.

Merkezin KKTC’de panel, sempozyum ve kongreler düzenlediğini dile getiren Ahmet Kılınç, “Yapmış olduğumuz faaliyetlerle sizlerle bir aradayız” dedi.

Kabulde, Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler & Diplomasi Özel Danışmanı Profesör Dr. Hüseyin Işıksal ve Siyasi İşler Danışmanı Anıl Kaya da hazır bulundu.

Bağlıköy şehitleri 13 Mart’ta anılacak

Bağlıköy direnişinde şehit düşenler Bağlıköy Şehitliği’nde törenle anılacak.

Tören, 13 Mart Perşembe günü saat 10.00’da çelenklerin protokol sırasına göre şehitliğe sunulmasıyla başlayacak. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından saygı atışı yapılacak ve bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilecek.

Şehitlik özel defterinin imzalanmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmaları Yedidalga İlkokulu öğretmeni İldem Gökşan ile Bağlıköy Şehitleri Tertip Komitesi Başkanı Taner Kerimoğlu yapacak.

Yedidalga İlkokulu öğrencilerinin şiirler de okuyacağı anma töreninde, şehit kabirlerine çiçek bırakılacak. Din görevlisi, şehitler için dua da okuyacak.

KKTC’de dün gece elektrik tüketimi rekor kırdı

KKTC’de dün gece elektrik tüketimi rekor kırarak 460 megavata çıktı.

TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Müdürü Dalman Aydın, dün akşam elektrik tüketiminin en yüksek güce ulaştığını, 460 megavata kadar çıktığını söyledi.

Aydın, böyle bir durumun daha önce yaşanmadığını, bugüne kadar tüketimin hiç bu kadar artmadığını kaydetti.

Uzmanlar daha iyi uyumanın yolunu açıkladı: Neredeyse herkeste işe yarıyor

Fakat uykuya dalmak veya geceyi uyanmadan geçirmek bazıları için zor olabiliyor. Düzenli bir şekilde kaliteli uyku çekmemek, yorgun hissetmenin ötesinde bağışıklık sisteminin zayıflaması, kilo alma veya ruh sağlığının bozulması gibi etkiler yaratabiliyor.

İyi bir uyku çekmek isteyenlere, akşam sıcak bir duş almak veya uykudan önce telefon veya televizyondan bir şeyler izlememek gibi çeşitli tavsiyeler veriliyor.

Ancak uzmanlar özellikle bir yöntemin öne çıktığını söylüyor: Egzersiz yapmak.

Uyku kalitesi üzerine yapılan onlarca çalışmayı inceleyen 2015 tarihli bir makaleye göre hem düzenli hem de kısa süreli egzersiz daha iyi bir uyku çekmeyi sağlıyor.

Uzmanlar ayrıca düzenli aerobik egzersiz yapmanın, daha hızlı uykuya dalma, gece daha az uyanma ve ertesi gün daha dinlenmiş hissetmeye katkı sağladığını söylüyor.

Vücuttaki büyük kas gruplarını kullanan ritmik fiziksel aktiviteleri ifade eden aerobik egzersize, yürüyüş, bisiklete binme ve yüzme örnek verilebilir.

Gün içinde 30 dakika bile bu türden bir egzersiz yapmak uyku kalitesini artıyor. Ancak araştırmalar, düzenli fiziksel aktivitelerin daha büyük bir etki yarattığını gösteriyor.

Ağırlık kaldırma gibi güç antrenmanlarının uyku kalitesiyle ilişkisine dair daha az araştırma mevcut. Fakat yine de bu türden egzersizlerin de uykuya dalma ve iyi bir uyku çekmeye yardımcı olduğu tahmin ediliyor.

Bilim insanları egzersizin uyku kalitesini tam olarak nasıl artırdığını bilmiyor. Fakat bazı güçlü tahminleri var.

İnsan vücudu günlük biyolojik döngüsü kapsamında genellikle akşamları, yorgun hissetmeye yol açan melatonin adlı bir hormon salgılıyor. Spor yapınca bu hormonun daha erken salındığı ve bu nedenle egzersizin uykuya dalmayı kolaylaştırdığı düşünülüyor.

Egzersiz ayıca çekirdek vücut sıcaklığını da yükseltiyor ve bittikten sonra bu sıcaklık tekrar normale dönüyor. Uzmanlar çekirdek vücut sıcaklığındaki düşüşün uykuya dalmaya katkı sağladığını söylüyor.

Bunların yanı sıra özellikle düzenli spor yapmanın depresyon ve anksiyeteye iyi gelmesi üzerinde duruluyor. Egzersizin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkisi, uykuya dalmayı kolaylaştırıyor olabilir.

Birleşik Krallık’taki Nottingham Trent Üniversitesi Egzersiz, Beslenme ve Sağlık bölümünden öğretim üyesi Emma Sweeney, Conversation için kaleme aldığı yazıda şöyle diyor:

Günde sadece 30-60 dakika egzersiz, uykuya daha hızlı dalmanıza, gece boyunca uykuda kalmanıza ve ertesi sabah daha dinlenmiş hissederek uyanmanıza katkı sağlayabilir.

Sweeney düzenli egzersizin daha iyi bir etki yaratacağını da belirtiyor.

Devrim niteliğinde kanser aşısı: 9 hastada tam iyileşme sağlandı

Yale Üniversitesi’nin geliştirdiği kişiye özel kanser aşısı, 9 böbrek kanseri hastasında başarıyla tümörü yok etti. Aşı, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerini hedef alıyor. Faz 2 çalışmaları sürüyor.

ABD’deki Yale Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından geliştirilen deneysel bir kanser aşısı, 9 hastada hastalığın tamamen ortadan kalkmasını sağladı.

Mart 2019 ile Eylül 2021 arasında çalışmaya katılan hastaların tümü, Temmuz 2023’te yapılan üç yıllık takip muayenesinde kansersiz olduğu tespit edilerek önemli bir başarıya imza atıldı.

Aşı, cerrahi müdahale sonrası kalan kanser hücrelerini hedef alarak sağlıklı hücrelere zarar vermeden ortadan kaldırdı. Yale Kanser Merkezi ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen aşı, her hastanın biyolojik özelliklerine özel olarak tasarlandı ve bağışıklık sisteminin yalnızca tümöre özgü mutasyonları tanıyıp yok etmesini sağladı.

Kişiye özel bağışıklık yanıtı geliştirildi

Çalışmanın başyazarı ve Yale Kanser Merkezi baş araştırmacısı Dr. David Braun, “Bu çalışmanın temel amacı, bağışıklık sistemini doğrudan tümöre özgü hedeflere yönlendirmekti” dedi. Bilim insanları, her kanser vakasının benzersiz olduğu gerçeğinden yola çıkarak hastaya özel bağışıklık tepkisi geliştiren bir aşı tasarladı.

Böbrek kanserinin en ölümcül türlerinden biri olan evre 3 ve 4 berrak hücreli renal hücreli karsinom (ccRCC), teşhis edilen hastaların yüzde 85-90’ını öldürüyor. Ancak bu deneysel aşı, hastalığın nüksetmesini önleme konusunda umut vaat ediyor. Kanser hastalarının yüzde 20 ila yüzde 50’sinde hastalık geri dönebilirken, aşı sayesinde çalışmadaki 9 hastanın hiçbirinde hastalık tekrar ortaya çıkmadı.

Bağışıklık sistemi, mutasyonların yüzde 65’ine kadarını tanıyıp tepki verdi

Faz 1 aşamasında aşı, hastalar tarafından ne kadar tolere edilebildiği ve güvenliği açısından test edildi. Çalışmaya katılan 9 hasta, toplamda 7 doz aşı aldı (ilk aşamada 5, hatırlatma aşamasında 2 doz). Dört hasta yalnızca aşı olurken, beş hasta düşük dozda bağışıklık tedavisi ilacı ipilimumab ile birlikte aşılandı.

Bağışıklık sistemi, hastaların tümörlerindeki kanserle ilişkili mutasyonların yüzde 65’ine kadarını tanıyıp tepki verdi. Aşı, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını sağlayan “neoantijen” adı verilen protein fragmanları kullanılarak geliştirildi. Her hastanın tümörü genetik olarak dizilendi, kanser spesifik proteinler belirlendi ve bu proteinleri tanıyacak peptitler laboratuvarda sentezlendi. Daha sonra, bu peptitler birleştirilerek kişiye özel bir aşı oluşturuldu.

Grip benzeri hafif semptom gözlendi

Araştırmacılar, aşının hem bağışıklık tedavisiyle hem de tek başına aynı olumlu sonuçları verdiğini ve ciddi yan etkilere yol açmadığını belirtti. Hastalarda yalnızca grip benzeri hafif semptomlar gözlemlendi.

Dr. Braun, “Bağışıklık sisteminin T hücreleri aracılığıyla güçlü ve uzun süreli bir tepki verdiğini görmek son derece cesaret verici. Bu, kanserle savaşta bağışıklık yanıtını kalıcı hale getirebileceğimizin bir göstergesi” dedi.

Çalışmanın sonuçları, bilim dünyasının en prestijli dergilerinden biri olan Nature’da yayımlandı. Ancak aşının etkinliğinin kesin olarak belirlenmesi için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç var. Şu anda faz 2 denemeleri sürdürülüyor ve bu aşamada aşı, bağışıklık sistemini güçlendiren Keytruda (pembrolizumab) adlı ilaç ile birlikte test ediliyor.

Kanser aşısı, onkoloji alanında devrim yaratabilir mi?

Onkoloji alanındaki araştırmalar, şimdiye kadar kanserin geniş bir yelpazede bağışıklık sistemini atlatmasını önleyebilecek bir aşı geliştirme konusunda zorluklar yaşamıştı. Ancak Yale Üniversitesi’nin geliştirdiği bu kişiye özel kanser aşısı, kanser tedavisinde çığır açabilecek bir adım olabilir.

Böbrek hücreli karsinom, dünya çapında en yaygın 10 kanser türü arasında yer alıyor. Her yıl dünya genelinde 400 binden fazla yeni vaka tespit edilirken, ABD’de bu sayı yaklaşık 80 bin civarında.

Sigara kullanımı, obezite, yüksek tansiyon, genetik faktörler ve ailede böbrek kanseri öyküsü, bu hastalığın gelişme riskini artırıyor. Teşhis oranlarının yıllar içinde artmasının, daha gelişmiş tarama yöntemleri ve farkındalığın artışıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.

Altın güvenli liman talebiyle gücünü koruyor

Altın, Fed’in Temmuz ayı gibi erken bir tarihte başka bir faiz indirimi uygulayacağına dair güven artarken son rekoruna yakın seyretti. Trump yönetiminin Çin’e karşı son ticaret hamlesi ise güvenli liman talebini destekledi.

Külçe altın,ons başına 2.956,19 dolarlık yeni tüm zamanların en yüksek seviyesine 10 dolardan daha az bir farkla işlem gördü. ABD ekonomisinin görünümüne ilişkin artan endişeler arasında, swap piyasaları artık Fed’in bir sonraki parasal genişlemesinin iki ay önce gelmesini bekliyor. Faiz ödemediği için düşük faiz oranları külçe altın için olumlu.

ABD Başkanı Donald Trump yatırım, ticaret konuları içeren bir dizi hamleyle Çin’i hedef aldı.

Külçe destekli borsa yatırım fonlarına olan ilgiyi, Fed’in para politikasına ilişkin değişen görüşler, Trump’ın ticaret ve jeopolitik gündemlerine ilişkin belirsizlikle birleşince, yeniden canlandırdı. Geçtiğimiz hafta, net girişler 2022’den bu yana en büyüğü oldu ve altının bu yıl şimdiye kadar yüzde 12’den fazla olan yükselişine ekstra güç kattı.

Yatırımcılar, ileriye bakıldığında, merkez bankasının para politikası yörüngesi hakkında ipuçları için Cuma günkü temel kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksini analiz edecekler. Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesinin Haziran ayından bu yana en yavaş seviyeye düşmesi bekleniyor.

Spot altın, Singapur’da sabah 8:11’de ons başına 2.950,91 dolarda sabit kaldı. Bloomberg Dolar Spot Endeksi çok az değişti. Gümüş ve platin düştü, paladyum ise sabit kaldı.

İkinci cemre suya düşecek

“Ateş”, “kor”, “köz” gibi anlamları olan ve halk arasında birer hafta arayla düştüğü kabul edilen cemrenin, soğuk kış günlerinin ardından havayı, suyu ve toprağı ısıttığına inanılıyor.

Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a pek çok kültürde, yılın neredeyse aynı günleri, cemrelerin düşerek ya da yükselerek havayı, toprağı ve suyu ısıttığı tarihler olarak kabul ediliyor.

Cemrenin düşme tarihleri

Cemrelerin ilkinin 19-20 Şubat’ta havaya, ikincisinin 26-27 Şubat’ta suya, üçüncüsünün de 5-6 Mart’ta toprağa düşeceğine inanılıyor.

Cemre nedir?

Türk Dil Kurumu’na göre cemre, ‘Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi’ demektir.

Cemrenin her yıl şubat ayı sonunda başlayan takvime göre önce havaya, sonra suya, son olarak da toprağa düştüğü kabul ediliyor.

Cemre düşmesi, bahar bayramı nevruzun yaklaştığına da işaret ediyor.

Cemre düşmesi hayvancılıkla uğraşanlar için soğuk nedeniyle dışarıya çıkartamadıkları hayvanların otlaklara kavuşma zamanının yaklaştığını, tarımla uğraşanlar için de toprağın işlenme dönemine gelindiğini ifade ediyor.

Yer yer don olayları Perşembe’ye kadar sürecek

Dairenin haftalık hava tahminine göre, 27 Şubat Perşembe’ye kadar sabahları yer yer don, 28 Şubat Cuma öğle saatleri yer yer hafif yağmur, 29 Şubat Cumartesi de yer yer sağanak bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı yarın iç kesimlerde ve sahillerde 11-14 derece, diğer günlerinde ise 15-18 derece olacak.

Rüzgar ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

Petrol ABD’nin İran yaptırımlarıyla yükseliyor!

Petrol, yatırımcıların İran petrolüne yönelik yeni bir ABD yaptırım dalgasını ve Trump yönetiminin son ticaret saldırılarını değerlendirmesiyle yükseldi.

Brent, Pazartesi günü küçük bir artışın ardından varil başına 75 doların üzerine çıkarken, ABD Ham Petrolü 71 dolara yakın seyretti. ABD yönetimi, İran petrolüyle ilgili ürünlerin satışına ve nakliyesine aracılık ettikleri gerekçesiyle çeşitli ülkelerdeki 30’dan fazla kişi ve gemiye yaptırım uyguladı.

Ham petrol, yıla dalgalı bir başlangıç yaptı; önce soğuk hava ve ABD’den gelen daha önceki bir yaptırım dalgasıyla yükseldi. Ardından ABD Başkanı Donald Trump göreve gelip tarifeler için planlar başlattıktan sonra kazanımlarını geri çekti. ABD Başkanı Donald Trump, sınır güvenliklerini artırmaları karşılığında bir ay süreyle ertelenen Kanada ve Meksika’ya yönelik tarifelerin “zamanında, planlandığı gibi” uygulanacağını ifade etti.
İran’ın ötesinde, yatırımcılar bir dizi başka tedarik sorunuyla mücadele ediyor. Irak Petrol Bakanı Hayyan Abdul Gani, yaklaşık iki yıl önce yaşanan ödeme anlaşmazlığı nedeniyle durdurulan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) ham petrol ihracatının iki gün içinde yeniden başlamasını umduğunu söyledi. OPEC ve müttefiklerinin üretimi bir kez daha ertelemesi beklenirken, Ukrayna’daki savaşı sona erdirme müzakereleri Rus ham petrolünün sevkiyatlarını etkileyebilir.

Dövizde son durum

Geçtiğimiz haftadan itibaren yükselişi devam eden döviz kurları sakinleşti.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 36,45 TL, Euro 38,24 TL, İngiliz Sterlini ise 46,09 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.56 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 36,44 TL, satış fiyatı 36,47 TL.

Euro’nun alış fiyatı 38,22 TL, satış fiyatı 38,25 TL, İngiliz Sterlini ise 46,08 TL’den alınıp 46,10 TL’den satılıyor.

Recep Tayyip Erdoğan: AB’yi düştüğü çıkmazdan sadece Türkiye kurtarabilir

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa demokrasilerinde ortaya çıkan boşluğu son seçimlerde görüldüğü üzere aşırı sağcı demagoglar dolduruyor. Avrupa Birliği’ni ekonomiden savunmaya, siyasetten uluslararası itibara, içine düştüğü çıkmazdan sadece Türkiye, Türkiye’nin tam üyeliği kurtarabilir” açıklamasını yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Tüm gönül dostlarımıza buradan saygılarımı, sevgilerimi takdim ediyorum. Birçok konuyu ele aldığımız toplantımızı az önce tamamladık. Hizmet eden izzet bulur anlayışıyla büyük ve güçlü Türkiye anlayışımıza devam ediyoruz. Aziz milletimize hizmet borcumuzu ödemeye çalıştık.

Aşırı sağ hareketler bugün Avrupa’da siyasetin belirleyici aktörleri haline gelmiştir. Avrupa merkez siyasetinin zamanının ruhunu doğru okuyamaması bunun temel sebeplerinden biridir. Liberal demokrasi ciddi bir krize ve darboğaza girmiştir. Bir dönemin ilacı olarak gösterilen liberal demokrasi eski gücünü yitirmiştir. İnsanlara güven vermekte yetersiz kalmaktadır. Batı’da bugün yaşanan durum işte budur. Son seçimlerde gördüğümüz üzere aşırı sağcılar dolduruyor.

61 binden fazla sivilin Gazze’de katledilmesini seyreden Batı sınıfta kalmıştır. İtibar ve güven kaybının toplanması mümkün değildir. Aynı şekilde 4-5 kuşaktır Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğine önem veriyoruz. Avrupa ile ilişkilerimizin eski ritminde olmasını önemsiyoruz. Avrupa Birliği’ni içine düştüğü çıkmazdan sadece Türkiye kurtarabilir. Avrupa’ya can suyu verecek olan Türkiye’dir, Türkiye’nin tam üyeliğidir. Biz hep olduğu gibi yapıcı anlayışla, üyelik sürecimizi ilerletme arzusundayız. AB’nin ve AB’ye yön veren ülkelerin yanlışta ısrar etmekten vazgeçmesi gerekiyor. Türkiye olarak 360 derecelik bakış açısıyla pergelin bir ayağını Ankara’ya sabitleyip diğeriyle dünyaya çevirmeye devam edeceğiz.

“ASYA ZİYARETLERİMİZ GAYET VERİMLİ GEÇTİ”

650 milyona yaklaşan nüfuslarıyla Malezya, Endonezya ve Pakistan ziyaretlerimiz son derece verimli geçti. İmzaladığımız 48 belgeyle birçok alanda ilişkilerimizi güçlendirdik. On binlerce insan bizleri selamladı. Asya ziyaretlerimiz gayet verimli geçti. Üç ülkeyle de dış ticarette yeni hedefler belirledik. Bu ülkenin ekmeğini yiyen herhangi bir kimsenin bırakın rahatsız olmayı bu durumdan gurur duyması gerekir. Bizde bir türlü iflah olmayan yıkıcı bir muhalefet var. TOGG’un 52 binden fazlası yollarda. Yaz aylarında sedan modeli de gelecek. Çinli BYD şirketinin 1 milyar dolar yatırımla kuracağı tesis çalışmalarında ciddi mesafe aldı. Bir başka Çin firması da Samsun’da yatırımlarını yapıyor, hazırlıklarını tamamladı. Çok kısa sürede fabrikanın temelinin atıldığını göreceğiz.

“RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI SONA ERMELİ”

Partimizin 12 Ekim’de başlayan kongre maratonunu dün tamamladık. Yabancı kabul ve yurt dışı temaslara bundan sonra ağırlık vereceğiz. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy’i ağırlamıştık. Bugün de Lavrov’u kabul ettik. Bu ziyaretleri önemli buluyoruz. Çatışmaların ilk gününden beri barış için mücadele ediyoruz. İki komşu ülkeyle dengeli ilişkiler geliştirdik. Mart 2020’de doğrudan müzakerelere ev sahipliği yaptık. Karadeniz Tahıl Girişimi’ni hayata geçirdik. 33 bin ton tahılın Türk boğazlarından dünya pazarına ulaşmasına zemin hazırladık. Savaşın müzakere masasında sona ermesi yaklaşımı Türkiye’nin hedeflerindendir. Adil ve kalıcı barışa giden yol bir denklemle açılabilir. İstanbul süreci hariç bugüne kadar kurulan masalarda Rusya dışlanmış ve sonuç alınamamıştır. Karşılıklı müzakerelerle bu savaş sona erdirilmelidir. Her ülkeye ağır bedeller ödeten bu savaşın artık son bulmasını istiyoruz.

“RAMAZAN FIRSATÇILIĞINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

11 Ayın Sultanına yaklaşmanın mutluluğu içindeyiz. Cumartesi ilk sahur ve iftarımızı yaparak mübarek Ramazan’a başlayacağız. Ramazan ayının tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum. Fırsatçılık peşinde koşanlar için gerekli önemleri alıyoruz. Devlet olarak denetim görevimizi en iyi şekilde yapıyoruz. Vatandaşın ekmeğine kan doğrayan bu fırsatçılara milletin desteğiyle nefes aldırmayacağız. Vatandaşımızın hakkının korunması önceliğimizdir. Serbest piyasa demek başı bozukluk demek asla değildir. Ticaret, Tarım ve Maliye bakanlıklarımız tamahkarların milletimizin ramazan sevincine gölge düşürmemesi için yoğun çaba içindeler.”

Ersin Tatar: Türkiye Bilişim Derneği’nin başarı ve çalışmalarından ilham alıyoruz

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurulu (BTHK) ile Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından Lefke Avrupa Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “KKTC Bilişim Günleri’nin” açılışına katıldı.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı konuşmada, Türkiye Bilişim Derneği’nin çalışmalarının önemine vurgu yaparak, KKTC’nin bu başarı ve çalışmalardan ilham aldığını belirtti.

Türkiye’nin bilişim, savunma alanlarındaki başarılarının umut ve ilham kaynağı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, bu bağlamda 1-4 Mayıs’ta KKTC’de yapılacak TEKNOFEST’in hem tanınma hem de teknoloji anlamında önemli olduğunu kaydetti.

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’a ve katkı koyan herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, bilim çalışmaları adına gençlere umut sağlayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, dünyadaki teknolojik imkanlar artarken yaşam biçiminin de değiştiğini dile getirerek, hayat kalitesinin, yaşam standartlarının arttığını belirtti.

Tıp, haberleşme ve iletişim alanlarında, seyahat özgürlüğü noktasında hızlı gelişmeler yaşandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizim de bu yöndeki çalışmalara ayak uydurmamız gerekir” dedi.

Türk devletleri ve Avrupa’da yaşayan Türklerin başarılarına değinen Cumhurbaşkanı Tatar, ortak bir noktada bir araya gelmenin önemine vurgu yaptı.

“Birlikte çalışmalı, bu potansiyeli değerlendirmeliyiz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, buna yönelik strateji ve vizyon belirlemek gerektiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, TÜRKSAT, ASELSAN, HAVELSAN’ın çok sayıda başarı elde edildiğini söyleyen Tatar, bu başarılara ortak olmak, gelişmelere katkı koymak gerektiğini kaydetti.

Gençlere de tavsiyelerde bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, fırsatları değerlendirerek, eğitimin önemini farkında olarak çalışmalarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kyrenia Offroad Derneği Başkanı ve Yönetim Kurulu’nu kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Kyrenia Offroad Derneği Başkanı Serkan Bolçocuk ve Yönetim Kurulunu kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Tatar, kabulde yaptığı konuşmada Kyrenia Offroad Derneği’ni Cumhurbaşkanlığı’nda kabul etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve yapılan bu sporun bir kültür olduğuna işaret etti.

KKTC’nin doğal güzelliklerinin offroad sporu için uygun olduğunu kaydeden Tatar, meşakkatli bir spor olan offroadun ülke tanıtımına da katkısı olduğunu, yurt dışından da KKTC’ye gelen yarışçılar olduğunu belirtti ve her geçen gün bu sporun gelişerek devam ettiğini kaydetti.

Tatar, büyük ilgi çeken sporda altyapı ve donanımın önemli olduğunu belirterek, her yaş grubundan kadın ve erkek sporcuların yer aldığı offroad sporuna katkı koyanları ve tüm sporcuları tebrik ederek başarı diledi.

Kyrenia Offroad Derneği Başkanı Serkan Bolçocuk da Cumhurbaşkanı Tatar’ın Kyrenia Offroad Derneği’ne her zaman yakın ilgi göstererek destek olmasından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek, sporla ilgili projeler, faaliyetler hakkında Tatar’a bilgi verdi.

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, Yeni Azerbaycan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Budagov ile görüştü

– Efkan Ala: “Azerbaycan-Türkiye arasındaki münasebetlerin ortaya çıkardığı pozitif atmosferin bütün bölgeyi olumlu etkilediğini müşahede ediyoruz” – Tahir Budagov: “Suriye’de yeni hükümetin kurulması ve terörle mücadele tedbirlerinin güçlendirilmesi bölge için yeni bir düzen oluşturacaktır. Cumhurbaşkanımız da beyan ediyor ki Suriye konusunda artık Türkiye ile birlikte çalışacağız”

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Genel Başkan Yardımcısı Tahir Budagov ve beraberindeki heyetle görüştü.

Ala, AK Parti Genel Merkezi’ndeki görüşmede, Azerbaycan-Türkiye ilişkisinin muhkem olduğunu, bu münasebetin derinliğinin tüm dünya tarafından bilindiğini kaydetti.

Azerbaycan adına dün AK Parti’nin 8. Olağan Büyük Kongresi’ne katılan heyete teşekkürlerini ileten Ala, AK Parti olarak, Yeni Azerbaycan Partisi ile çok önemli münasebetlerinin bulunduğunu söyledi.

Her iki partinin de ülkesinin menfaati adına bu ilişkiyi genişleterek devam ettireceğini vurgulayan Ala, bu konuda kararlı olduklarını bildirdi.

Efkan Ala, “Dünya ve bölgelerimizdeki gelişmeler göz önünde tutulduğunda Azerbaycan-Türkiye arasındaki münasebetlerin ortaya çıkardığı pozitif atmosferin bütün bölgeyi olumlu etkilediğini müşahede ediyoruz. O bakımdan her iki ülkenin birlikte çalışmasının, sadece tek millet iki devlet şiarıyla devam eden Türkiye ve Azerbaycan’a değil, bütün bölge ülkelerine faydasının olduğu ortadadır. Partilerimizin liderleri ve ülkelerimizin başkanları Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın İlham Aliyev’in bu konulardaki pozitif tutumları, liderlik ediş biçimleri hem ülkemize hem de bölgemize büyük katkı sağlamaktadır.” dedi.

“Son dönemde Azerbaycan’ın elde ettiği başarılar, Karabağ zaferi, ekonomide, sosyal ve siyasal alanlardaki, diplomaside katedilen mesafe de bunun en güzel örneğidir” diyen Ala, “İki ülke lideri de sadece kendi ülkelerine değil, aynı zamanda bölgelerine ve dünyaya katkı sağlayacak, olumlu, pozitif etki edecek politikalar yürütmektedirler. Bundan büyük bir memnuniyet duyduğumuz gibi ağır bir sorumluluk hissettiğimizi de ifade etmek isterim. Onun için bizlerin daha sık bir arada olması, meseleleri görüşmesi, politikalar üretmesi de çok ehemmiyet arz etmektedir.” ifadesini kullandı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, Gaziantep’te konuştu:
Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, Gaziantep’te konuştu:
AK Parti’nin 8. Olağan Büyük Kongresi’nde parti tüzüğünde değişiklik yapıldığına işaret eden Ala, Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanlığının ihdas edildiğini, Türk devletleriyle çok daha güçlü ilişkiler kurulmasının amaçlandığını anlattı.

Ala, KKTC’deki siyasi partilerle ilişkilerin çok ciddi olumlu etkiler oluşturduğunu, Azerbaycan’ın bu süreçte önemli bir inisiyatif aldığını belirterek, bunun KKTC için büyük bir adım olduğunu vurguladı.

Bu üç devletin iktidar partilerinin bir araya gelerek imzaladığı mutabakat metninin çok önemli yankılarının olduğunu dile getiren Ala, bunun için teşekkürlerini arz etti.

– “Türk dünyasının geleceği açısından çok faydalı”

Tahir Budagov ise kongrede yeniden AK Parti Genel Başkanvekili seçilen Ala’yı tebrik ederek, AK Parti ve Yeni Azerbaycan Partisi arasındaki işbirliğinin Türkiye ve Türk dünyasının geleceği açısından çok faydalı olacağını belirtti.

Türkiye’deki yenilik ve ilerlemeye şahit olduklarını aktaran Budagov, “Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye yönelik hedeflerini açıklarken, neyi ne zaman yapacağını çok iyi bildiğini ve Türkiye için çok aydınlık amaçlar ortaya koyduğunu gördük. Suriye’de yeni hükümetin kurulması ve terörle mücadele tedbirlerinin güçlendirilmesi bölge için yeni bir düzen oluşturacaktır. Cumhurbaşkanımız da beyan ediyor ki Suriye konusunda artık Türkiye ile birlikte çalışacağız.” diye konuştu.

Budagov, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki münasebetler ile Türk Devletleri Teşkilatının önemine de değindi.

Kıb-Tek: “Devam eden çalışmalarımız ve yatırımlarımız ile halkımıza durmadan hizmet vermeye devam edeceğiz”

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) , sosyal medyada yer alan iddialar üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Son yılların en soğuk zamanlarını yaşadığımız bu günlerde, vatandaşlarımızın ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi daha önceden santrallerimize yapılan bakımlar ve yapılan yatırımlar doğrultusunda kesintisiz sağlanabilmektedir” denildi.

Kıb-Tek tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Kamuoyunun Dikkatine;

Sosyal medyada çıkan bazı haberler ve ortaya atılan çeşitli iddialar doğrultusunda açıklama yapılma ihtiyacı hissedilmiştir.

Son yılların en soğuk zamanlarını yaşadığımız bu günlerde, vatandaşlarımızın ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi daha önceden santrallerimize yapılan bakımlar ve yapılan yatırımlar doğrultusunda kesintisiz sağlanabilmektedir.

Geçen yıl 380 MW bandında olan maksimum kış yükü bu yıl 456 MW’a ulaşmıştır. Enerji ihtiyacında bir yılda yaklaşık yüzde18 artış oluşmuştur. Başbakanlık önderliğinde doğabilecek enerji ihtiyacı öngörülerek, arızalı santrallerimiz tamir edilmiş ve yeni santrallerimiz devreye sokulmuştur. Öte yandan enerji tedariki sağlanan AKSA’ya kapasite artırımı verilerek, bölgelerde yaşanabilecek enerji eksikliğinin önüne geçilmiştir. KIB-TEK, halkımızın da gördüğü gibi tüm bölgelerde alt yapı çalışmalarını teker teker hayata geçirmekte, ekibimiz aralıksız olarak çalışmaktadır ve kurumumuzun yatırımları devam etmektedir.

Öte yandan ülkemizin gelişmesine ve büyümesine bağlı olarak yakın zamanda ihtiyaç doğabilecek enerji ihtiyaçlarımı karşılamak adına yeni santral ihalesine çıkılacaktır. İhale çalışmaları yakın zamanda tamamlanacaktır ve yatırımlar devam edecektir. Türkiye’den getirilmesi planlanan kablo ile elektrik projesi için de teknik çalışmalar aralıksız devam etmektedir.

Görüldüğü üzere mevcut elektrik şebekesinin kapasite artırımları yapılmış, yeni projeler ise planlanan süreç içerisinde hayata geçirilmektedir. Santrallerimizin bakımları düzenli bir şekilde yapılmakta olup, yakıt tedarikleri tüm yakıt analizleri yapılarak, yakıt eksikliği yaşanmadan sorunsuz devam etmektedir. Bölgelerde yaşanan lokal arızalara karşı ekiplerimiz 24 saat sahadadır ve anında yapılan müdahaleler ile yaşanan arızalar kısa sürede giderilmektedir.

Sonuç olarak KIB-TEK son zamanların en soğuk günlerini yaşamamıza rağmen yaptığı bakım, onarım ve yatırımlar ile halkımıza enerji sağlamaktadır. Sosyal medya üzerinden yapılan bu açıklamaların Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu sadece kötüleme ve popülizm amaçlı yapıldığı düşünülmektedir. Halkımız yürütülen bu karalama kampanyalarının doğru olmadığı kanaatinde olduğunu ve enerji sağlama noktasında yapılan çalışmaları gördüğü aşikardır. Bu noktada halkımızın yapılan bu açıklamalara itibar etmemesini rica ederiz.

KIB-TEK devam eden çalışmaları ve yatırımları ile halkımıza durmadan hizmet vermeye devam edecektir.

KIBRIS TÜRK ELEKTRİK KURUMU”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bengü Türk’e konuştu

Cumhurbaşkanı Tatar, Ankara’da AK Parti 8. Olağan Kongresine katıldığını belirterek, “Bizim için kongrede olmak büyük bir onurdur. KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki kadim bağların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha burada gördük. Şeref konukları olarak hitap edilmemiz ve orada yer almamız bizi çok gururlandırmıştır. Şahsım ve KKTC halkı adına Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti teşkilatlarına teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kongrede anlamlı bir konuşma yaptığına ve önemli mesajlar verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ben bir Kıbrıs Türkü olarak Cumhur İttikafı’nın Kıbrıs davasına verdiği desteğin çok önemli olduğunu biliyorum” dedi.

Kıbrıs’ta federal temelde bir çözümün mümkün olmadığı, Rum tarafının tanınmış bir devlet olmasını kullandığını ve eşitlik temelinde Kıbrıs Türkü ile bir ortaklığı onaylamayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu nedenle yeni bir siyaset geliştirilmesi gerekiyordu. Bu siyaset de iki devletli siyasettir. Federal temelde bir ortaklık söz konusudur. Federal temel Avrupa Birliği içerisinde çoğunluğun azınlığı ezeceği, yok edeceği ve asimile edeceği, Türk hükümeti ile bağları kopartacağı bir yapıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin garantörlüğünün son bulması ve Türk askerinin adadan çekilmesini içeren federal çerçevenin Kıbrıs Türkünün sonunun başlangıcı anlamına geldiğine dikkat çekti ve “İki devletli siyasette ise bir anlaşma olacaksa, iki devletin, kuzeydeki devlet Türk devleti, güneydeki devlet Rum devleti, yan yana yaşayan iki devletin birlikte iş birliği ile çözüm olabileceği noktasında Cumhur İttifakı bize tam destek vermiştir” dedi.

60 yıl önce BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı iki toplumlu, iki bölgeli federasyon kararının bu kadar yıldır Annan Planı, Crans Montana gibi çeşitli kez denenmesine rağmen bir sonuç getirmediğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, bu kadar denemeden sonra BM kararına bağlı olarak yapılan baskılara izin vermeyeceğinin, iki devletli siyasetin en doğru siyaset olduğunun altını çizdi.

İki devletli siyasetin Rumlar için de en doğru karar olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bir ülkenin kalkınması için ekonominin daha da gelişmesi için istikrar önemlidir. Türk askerinin varlığı hem Kıbrıs Türkleri hem de Rumlar için adadaki barış, güvenlik ve istikrarın teminatıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, iki devletli siyasete, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Cumhur İttifakı’nın verdiği destek dolayısıyla teşekkür etti.

Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs davasına ve Kıbrıs Türkünün mücadelesine tam destek vermesinin büyük öneme sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Hem KKTC’nin hem Türkiye Cumhuriyeti’nin haklı davasını korumak için birlikte bir mücadele içerisindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, kongrede yüzde yüz oy alarak yeniden genel başkan seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin lider bir ülke olarak savunma sanayisi başta olmak üzere ortaya konan iradenin gelecek için büyük umutlar verdiğini söyledi.

Bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Tatar, Mart ayında BM ile yapılacak toplantıya değindi ve “Biz müzakere etmeye gitmiyoruz. Müzakere için zemin ve çerçeve olması lazım” dedi. BM’nin ‘Kıbrıs’ta müzakerelerin başlayabilmesi için şu anda ortak bir zemin yoktur’ şeklindeki açıklamasının önemli bir başarı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Resmi müzakere sürecinin başlayabilmesi için ortak zemin oluşması gerekmektedir. Ortak zemin oluşması için bizim egemenliğimizin kabul edilmesi gerekiyor” dedi.

Mart ayındaki toplantıda, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye olarak Kıbrıs’ın geleceğinde iki devlet olduğunu dile getireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Biz Kıbrıs’ın geleceğinde neleri öngördüğümüzü söylemek için gideceğiz. Kıbrıs’ta ancak iki devletli bir antlaşmanın mümkün olduğunu söylemeye gideceğiz” dedi.

Kıbrıs’ta 1974’ten bu güne barışın hakim olduğunu, çatışmaların son bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizim için önemli olan Türk askerinin varlığının ve garantilerin devamıdır” dedi.

İki devletli siyasetin dünyaya anlatılmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir büyükelçisinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk diasporasının da iki devletli çözüm siyasetini tüm dünyaya anlatmaya devam ettiğini, bu siyasetin kabul görmesi için sürdürülen mücadelenin büyük bir mücadele olduğunu söyledi.

Kıbrıs Adası’nın Türkiye Cumhuriyeti için önemine de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Hava Sahasının ve bunun kontrolünün çok önemli olduğunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğini etkileyecek milli bir mesele olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin de barış ve huzuru için, Türkiye ile iş birliği yapmasının önemli olduğunu vurgulayarak, denizlerde ve hava sahasında Kıbrıs Türkü’nün de payı olduğunu, bu nedenle KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ve antlaşmaların Doğu Akdeniz’deki hakimiyet adına önemli unsur olduğunu kaydetti.

Kıbrıs meselesini milli bir dava olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türkiye’nin desteği yadsınamaz bir gerçektir ve Türkiye ile aramızdaki ekonomik, siyasi, kültürel ve tarihi gönül bağı vardır” dedi. Doğu Akdeniz’de var olan enerji yataklarına da değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “KKTC küçük bir toprak parçası olarak görülmesin. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 3800 km toprağı vardır, egemen bağımsız bir Türk Devleti olarak deniz yetki alanlarımız, kara sularımız, kıta sahanlığımız, hava sahamız, ekonomik münhasır bölge haklarımız vardır” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Kıbrıs açıklarındaki doğal gazın Mısır’a ihraç edilmesi ve Avrupa’ya yeniden pazarlanması konusunda Mısır ile imzaladığı anlaşma ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp etme politikasına devam etmektedir. Kıbrıs’ta iki ayrı halk vardır ve Kıbrıs Türk ve Rum halklarının eşit kurucu ortaklığında 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumların ENOSİS hedefi 21 Aralık 1963 saldırılarından sonra silah zoruyla bir Rum devletine dönüştürülürken, Kıbrıs Türk halkı da bu cumhuriyetten dışlanmıştır. Rumlar halen bu devleti kullanarak antlaşma yapmaktadır ve bu durum, uluslararası hukuka aykırıdır. Kıbrıs Türk halkının varlığını yok saymak adaletsizlik ve hukuksuzluktur. Yıllardır bunun mücadelesi verilmektedir” dedi.

Kıbrıs’ın etrafındaki zenginliklerin yanı sıra, bu zenginliklerin Avrupa Birliği pazarına taşınması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bunun, Karpaz’dan borularla Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden pazara dağılmasının yakınlık ve maliyet olarak en uygun yol olduğunu, Yunanistan üzerinden yapmanın ise hem maliyetli, hem zor olacağını kaydetti. Türkiye’nin bu konuda altyapısı olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerden sonra KKTC’nin öneminin ve statüsünün arttığını vurguladı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne karşı sergilediği tavrının sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Rumlar tarafından işgal edildiğini belirterek, büyük mücadeleler sonucu kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir gerçek olduğunu vurguladı.

KKTC’nin deniz yetki alanları, kara suları, kıta sahanlığı, ekonomik münhasır bölgeleri, Mavi Vatanı ve Gök Vatandaki hak, hukukun kazandıkları zenginlikler olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti ile kurulan iş birliklerine değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, tüm ambargo ve haksızlığa rağmen Türkiye Cumhuriyeti ile bir başarı öyküsü yaratıldığını belirtti.

KKTC’nin de ‘Gözlemci Üye’ olduğu Türk Devletleri Teşkilatı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bu olumlu gelişmeden daha da cesaret alarak onurlu mücadelemize hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. Türk birliğine verilen önemden bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC olarak tüm Türk Devletlerinin en güneydeki temsilcisi olduklarını belirtti. Türk Devletlerinde, farklı alanlarda, farklı konularda faaliyetlerin düzenlendiğini ve KKTC’nin de katılım gösterdiğini ifade etti ve iş birliklerinin artarak devam ettiğini vurguladı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Yunanistan’ın 12 adayı gasp ettiği” yönündeki açıklamasına atıfta bulunularak, Yunanistan’ın Kıbrıs Rum kesimiyle var olan ilişkisi sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yunanistan’ın işgalci olduğunu, “Kanlı Noel” katliamını Yunan Albayı Grivas’ın başlattığını, akabinde 15 Temmuz 1974 yılındaki darbeyi yine Yunanistan Cuntasının yaptığını ifade etti. Yunanistan’ın Kıbrıs’ı ele geçirmek adına her türlü adımı attığını ve başarısızlıkla sonuçlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Yunanistan’ın Kıbrıslı Rumlara da haksızlık yaptığını, esas amacının 12 adadan sonra 13. ada olarak Kıbrıs’ta ENOSİS’i gerçekleştirmek olduğunu söyledi.

Kıbrıs’ta 1974 yılı öncesinde Kıbrıs Türkü’ne yönelik yapılan soykırımların sorumlusunun Yunanistan olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Hayal olan büyük Yunanistan’ı yaratmak istediler. Geçmişte aldıkları 12 ada ile bütün Ege’de denizde egemenlik hakkı elde ettiler. ENOSİS ile 13’üncü ada olarak Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlayıp Akdeniz’de de deniz yetki alanlarını genişletmek istediler. Yunanistan’ın kara parçasından daha büyük denizde yetki alanları var.” dedi.

Lozan Antlaşması’nın maddelerine göre Kıbrıs’ın İngiltere’ye bırakıldığını ancak İngiltere’nin adadan çekilip adanın Yunanistan’a bırakılmasının istendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs meselesinin kendi istekleri doğrultusunda çözmek istediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Federasyonu savunanlar yanılıyor. Federal çözüm, Türkiye’nin garantörlüğünün son bulması ve Türk askerinin adadan çekilmesidir. 1960 yılında Türkiye’nin garantörlüğü başladı ancak 1974 yılına kadar Kıbrıs Türkü’ne yapmadıklarını bırakmadılar. Garantörlük sona ererse başımıza kötü şeyler gelebilir” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle iki devletli siyaseti gündeme getirdiğini ve 4 yılda bu siyasetin yerleşerek kurumsallaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu yola çıktık artık geri dönüş yoktur. Diplomatları ve uluslararası ilişkileri kullanarak KKTC’nin kabul görmesi ve tanıtılmasına yönelik çalışmalar sürecek” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyada söz sahibi olduğunu ve ağırlığının giderek arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs ve Doğu Akdeniz eskisi gibi değil. Birçok ülke buralara gelip üs almak istiyor. Güney Kıbrıs’ta yaşananlar başına dert olacak. Yabancılara üs verilmesi konusunda Rum tarafında muhalefet, ‘Kıbrıs hedef olacak’ diye eleştirilerde bulunuyor” dedi.

Kıbrıs’ta Türkiye Cumhuriyeti’nin askeri varlığının 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmalarından kaynaklandığını aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, Türk askerinin adayı lojistik üs kullanıp, başka yerlere saldırmak için değil, iki halkın barış, huzur ve güvenini sağlamak için bulunduğunu kaydetti.

Mücadele yıllarında doğduğunu ve yaşananları tecrübe edindiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün yok oluştan varoluşa gelmesini ve devletini kurmasını yaşayan biri olarak, Kıbrıs Türkü’nün haklı davasını anlattığını ifade etti.

Kıbrıs Türkü’nün siyasetini ve davasını anlatmak için Türkiye ve yurt dışına ziyaretlerde bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün potansiyel gücünü bir araya getirmek için uğraş verdiğini vurguladı.

Kıbrıs ile Türkiye arasındaki iletişim ve ulaşım imkanlarının geliştiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Dedem bir arsa satıp, Türkiye’deki gelişmeleri dinlesin diye radyo almıştı. İletişim çağında anında bilgiye ulaşıyoruz. Türkiye ile aramızdaki bağlar daha çok güçlendi. Büyük Türk milletinin ayrılmaz ve kopmaz bir parçasıyız. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile son görüşmemizde ‘tek millet 3 devlet’ dedi. Kritik bir yerde devletimiz var. Türk Dünyasında büyük aşama kaydettik, büyük başarı elde ettik” şeklinde konuştu.

İtalya’da Etna Yanardağı’nda yeniden lav akışı meydana geldi

AA muhabirinin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre, yaklaşık 3 bin 300 metre yüksekliğe sahip yanardağın “Bocca Nuova (Yeni Ağız)” isimli kraterinin güney yamacında 8 Şubat’ta oluşan çatlaktan başlayan lav akışı, dün akşam saatlerinde yeniden yaşandı.

Ulusal Jeofizik ve Volkanoloji Enstitüsü’nün (INGV) basınla paylaştığı bilgilerde de yanardağdaki lav akıntısının yanı sıra zayıf şekilde kül püskürtme faaliyetinin de olduğu belirtildi.

Basında çıkan diğer haberlerde, Etna’daki volkanik aktivite dolayısıyla şu ana kadar hava ulaşımının olumsuz etkilenmediği, yanardağ yakınındaki Katanya Uluslararası Vincenzo Bellini Havalimanı’nın da hava trafiğine açık olduğu aktarıldı.

Yanardağda 8 Şubat’tan bu yana lav akıntısı, kül ve lav püskürtme gibi volkanik faaliyetler gözlemleniyor.

Kıta Avrupası’nın en yüksek aktif yanardağı olma özelliği taşıyan Etna Yanardağı’nda 2024’ün yaz aylarında şiddetli kül ve lav püskürtme gibi volkanik faaliyetler kaydedilmişti.

Şampiyonluk yarışında dev derbi: Galatasaray – Fenerbahçe

Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında şampiyonluk yarışı veren Galatasaray ve Fenerbahçe, tarihinde 402. kez karşı karşıya gelecek.

Türk futbolunun devleri, zirvedeki düelloda karşılaşıyor.

Lider Galatasaray, takipçisi Fenerbahçe’yi 25. haftanın kapanışında konuk edecek.

 

Saatler 20.00’yi gösterdiğinde, santra düdüğünü Sloven hakem Slavko Vincic çalacak.

Yabancı hakemin yöneteceği derbide Sarı Kırmızılılar 6 puanlık farkı açmanın, Sarı Lacivertliler ise arayı kapatmanın peşinde.

Namağlup lider unvanıyla sahaya çıkacak Galatasaray’da 2 eksik var.

Tedavisi sona eren Yunus Akgün takıma döndü. Sakatlıkları süren Morata ve Jakobs kadroda olmayacak.

Sezonu kapatan Mauro İcardi ise derbide arkadaşlarına tribünden destek vermek için Arjantin’den geldi.

GALATASARAY MUHTEMEL 11

Avrupa Ligi’ne erken vedanın üzüntüsünü derbi galibiyetiyle unutturmak isteyen teknik direktör Okan Buruk, son dönemdeki üçlü savunma sistemini değiştirecek.

Galatasaray: Muslera; Frankowski, Sanchez, Abdülkerim, Eren; Torreira, Lemina; Sallai, Sara, Barış Alper, Osimhen

 

Fenerbahçe ise çıkışını derbide sürdürmeyi hedefliyor.

Son 7 maçını kazanarak zirve takibinden vazgeçmeyen Sarı Lacivertliler,, 2025’te oynadığı 13 maçta da kaybetmedi.

Avrupa Ligi’ndeki tur biletinin moraliyle kritik maça hazırlanan Mourinho’nun ekibinde eksiklerin sayısı azaldı.

2 İSİM YOK

Tedavileri sona eren Çağlar, Djiku ve Livakoviç takıma döndü. Sakatlıkları süren Diego Carlos ve İsmail Yüksek ise kadroda olmayacak.

FENERBAHÇE MUHTEMEL 11

Fenerbahçe: Livakovic; Skriniar, Amrabat, Djiku; Oğuz, Fred, Szymanski, Kostic; Tadic; Dzeko, En Nesyri

Şampiyonluk yarışına yön verecek derbiye ilgi büyük.

Biletlerin cuma günü tükendiği dev derbide, yaklaşık 2500 Fenerbahçe taraftarı da deplasman tribününde olacak.

 

Cumhuriyet Meclisi bugün toplanacak

Yasama göreviyle saat 10.00’da toplanacak Genel Kurul’un gündeminde, “Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Değişiklik)Yasa Tasarısı” ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin Tasarıya ilişkin raporu ile “Başbakanlık ve Merkez Kuruluşu (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik)Yasa Önerisi” ve İdari,Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin öneriye ilişkin raporu bulunuyor.

Genel Kurul’un bugünkü birleşiminde güncel konuşmalara da yer verilecek.

Hava sıcaklığı 8-11°C dolaylarında seyredecek

Havanın parçalı bulutlu, zamanla az bulutlu olması bekleniyor. Sabah saatlerinde ise yer yer don olayının etkili olması öngörülüyor.

Hava sıcaklıklarının iç kesimlerde ve sahillerde 8-11°C dolaylarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle Kuzey ve Doğu yönlerinden eseceği, zaman zaman kuvvetli ve fırtınamsı hızlara ulaşabileceği bildirildi.

Meclis Başkanı Öztürkler, yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilen TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tebrik etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, yeniden AK Parti Genel Başkanlığı’na seçilen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik etti.

Öztürkler yayımladığı tebrik mesajında, Türkiye yüzyılında Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sarsılmaz bağlarının daha da güçleneceğine olan inancının tam olduğunu söyledi.

Öztürkler mesajında şunları kaydetti:

“Anavatanımızda, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 8.Olağan Kurultayında yeniden Başkanlığa seçilen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı kutluyorum.

İnanıyorum ki, Sayın Erdoğan’ın vizyonu ve liderliği ile yeni dönem de de Anavatanımız, bölgesinin lider ülkesi olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecektir.

Türkiye yüzyılında Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sarsılmaz bağlarının daha da güçleneceğine olan inancım tamdır.”

Üstel, yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilen TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kutladı

Başbakan Ünal Üstel, AK Parti 8. Olağan Büyük Kongresi’nde yeniden genel başkanlığa seçilen Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kutladı. 

Başbakan Ünal Üstel yayımladığı tebrik mesajında, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı partim, hükümetim ve halkım adına yürekten tebrik ediyorum.” dedi. 

Üstel mesajında, “Eminim ki, Sayın Erdoğan Liderliğindeki AK Parti ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti yeni dönemde de dünyanın süper gücü olma yolundaki güçlü ve kararlı adımlarına devam edecektir.” İfadelerine yer verdi.

Başbakan Üstel, anavatan Türkiye ile KKTC arasındaki sarsılmaz birliktelik ve bağların önümüzdeki dönemde daha da güçlenerek devam edeceğine olan inancını dile getirerek, kongrenin Türk milletine hayırlı olması temennisini dile getirdi.

UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Tebrik Mesajı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, AK Parti’nin 8. Olağan Kongresi’nde yeniden Genel Başkan seçilen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik etti.

Hasipoğlu, Başbakan Ünal Üstel ile birlikte davetli olarak katıldıkları kongrede, Türkiye’nin siyasi atmosferini yakından takip etme fırsatı bulduklarını belirtti. Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki iş birliğinin güçlenerek devam edeceğine olan inancını vurgulayan Hasipoğlu, parti organlarına seçilen isimleri de kutladı.

Hasipoğlu, açıklamasında, “Başbakanımız Sayın Ünal Üstel ile birlikte davetli olduğumuz, Ankara’da şölen havasında yapılan AK Parti 8. Olağan Kongresi’nde yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilen Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yürekten tebrik ediyor, parti organlarına seçilenleri de kutluyorum.

AK Parti Genel Başkan Vekili Sayın Efkan Ala ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Zafer Sırakaya’yı ziyaret ederek, Kongreye davet edilen diğer yabancı ülke siyasi parti temsilcileri, Ankara’da mukim bulunan büyükelçiler, diplomatlar ve yurtdışı STK’lar ile görüşme imkanı bulduk.

Sayın Erdoğan liderliğinde, Yeni dönemde de güvencemiz anavatanla ülkemiz arasında her alandaki dayanışma ve iş birliğinin daha da ileriye götürüleceğine olan inancım tamdır.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilmesinden dolayı kutladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilmesi nedeniyle tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde AK Parti Genel Başkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni dönemdeki küresel vizyonunun, diplomatik alandaki etkin girişimlerinin, kalkınma, gelişme ve refah noktasındaki yükselen hedeflerinin milletimizi emin adımlarla geleceğe taşıyacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, şu mesajı paylaştı:

“Bugün katılmaktan büyük mutluluk duyduğum, 8. Olağan Büyük Kongre’de yeniden AK Parti Genel Başkanı olarak seçilen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde AK Parti Genel Başkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni dönemdeki küresel vizyonunun, diplomatik alandaki etkin girişimlerinin, kalkınma, gelişme ve refah noktasındaki yükselen hedeflerinin milletimizi emin adımlarla geleceğe taşıyacağına inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilmesi nedeniyle tebrik ediyor, yeni seçilen Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ile diğer yetkili organlara seçilenlere de başarılar diliyor, Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında varolan güçlü kardeşlik bağların önümüzdeki dönemde de gücümüze güç katacağının altını çizmek istiyorum.”

Sinan Güneş: Soğuk hava dalgası devam ediyor, don hadisesine dikkat!

Meteoroloji Dairesi Müdürü Sinan Güneş, ülkeyi etkisi altına alan “oldukça soğuk” hava kütlesinin etkisinin bugün ve yarın devam edeceğine dikkat çekerek, yarından perşembe gününe kadar sabah saatlerinde don hadisesi beklendiği konusunda uyardı.

Meteoroloji Dairesi Müdürü Sinan Güneş, ülkeyi etkisi altına alan “oldukça soğuk” hava kütlesinin bugün ve yarın da etkisini sürdüreceğini açıkladı. Güneş, yarından itibaren perşembe gününe kadar sabah saatlerinde don hadisesi beklendiğini belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.

Türk Haber Ajansı (TAK) muhabirine hava durumu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Güneş, dün bazı bölgelerde hafif de olsa yer yer karla karışık yağmur görüldüğünü, ancak bugünden itibaren yağış beklenmediğini ifade etti.

SICAKLIKLAR YÜKSELİŞE GEÇECEK

Güneş, yarın itibarıyla bölgenin yüksek basınç sistemine gireceğini ve salı günü itibarıyla sıcaklıklarda yükseliş başlayacağını söyledi. Yarın en yüksek sıcaklıkların 10-13 derece seviyelerinde olacağını belirten Güneş, salı gününden itibaren sıcaklıkların 15-18 dereceye çıkacağını kaydetti.

En düşük sıcaklıkların ise periyodun ilk günlerinde iç kesimlerde eksi 1 ila artı 1 derece, sahil kesimlerinde ise 2 ila 5 derece arasında seyretmesi bekleniyor. Hafta ilerledikçe bu değerlerin 5-8 derece seviyelerine çıkacağı öngörülüyor.

HAVA DURUMJU VE RÜZGAR TAHMİNİ

Hava durumu tahminlerine göre:
• Pazartesi: Parçalı bulutlu, zamanla az bulutlu
• Salı ve Çarşamba: Az bulutlu, zamanla parçalı bulutlu
• Perşembe ve Cuma: Parçalı bulutlu

Rüzgarın genellikle kuzeydoğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman ise kuvvetli eseceğini belirten Güneş, vatandaşların özellikle soğuk hava ve don olaylarına karşı tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

Meclis Başkanı Öztürkler, Uluslararası Demokratlar Birliği’ni kabul etti…

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Fadıl Şanverdi Başkanlığındaki Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) heyetini kabul etti.

Kabulde konuşan UID Başkanı Fadıl Şanverdi, 32 ülkede 57 bölge temsilcilikleri olduğunu anımsatarak birlik olarak KKTC’nin tanıtımı ve Kıbrıs Türkünün vermiş olduğu haklı mücadeleyi tüm dünyaya anlattıklarını söyledi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de konuşmasında UID’ye büyük önem verdiklerini ifade ederek birliğe çalışmalarında başarılar diledi.
Önemli bir dönemden geçildiğini vurgulayan Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin enerji ve güvenlik konularında gerginliği arttırıcı adımlarını dikkatle takip ettiklerini söyleyerek Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması adına hiçbir konuda geri adım atmayacaklarını belirtti.
Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceklerinin altını çizen Öztürkler, Türkiye ile tam bir uyum içerisinde ortak adımlar atmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Güneyde okuyan öğrencilerin KKTC’ye gezi amaçlı bile gelmesine izin vermeyen bir zihniyet ile karşı karşıya olduklarına değinen Öztürkler, Kıbrıs Türklerinin haklı davasını her platformda anlatmaya devam edeceklerini söyledi.
Başkan Öztürkler, UID gibi kuruluşların bu sesin duyurulması katkı sağlayacağına inandığını vurgulayarak, KKTC’nin ambargolardan kurtulması ve hak ettiği noktaya gelmesi konusunda çalışma yapan bütün kurumlarla işbirliği içerisinde çalışacaklarını belirtti.