Archives 2025

1762 sürücü kontrol edildi: 422 yasal işlem, 3 tutuklu

Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekipleri tarafından ülke genelinde dün gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucu; toplam 1762 araç sürücüsü kontrol edildi.

Polisten verilen bilgiye göre, denetimlerde çeşitli trafik suçlarından toplam 422 sürücü rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 3 araç sürücüsü tutuklandı, 32 araç ise trafikten men edildi.

Rapor edilen trafik suçları ise; 163’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 15’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 74’ü sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 15’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 11’i seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 8’i muayenesiz araç kullanmak, 2’si sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamı dışında araç kullanma, 2’si sigortasız araç kullanmak, 3’ü trafik levha ve işaretlerine riayet etmemek ve 129’u diğer trafik suçlarından oluşuyor.

Tüyler ürperten manzara! 1947’ten bu yana ilk kez yaşandı

Avustralya’nın Tazmanya sahilinde 150’den fazla sahte katil balina kıyıya vurdu. Kurtarma ekipleri, balinalardan 90’ına ötanazi uygulanacağını ve onları vurmak zorunda kalaacaklarını bildirdi. Bu olayın 1974 yılından bu yana Tazmanya’da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğu bildirildi.

Avustralyalı çevre yetkilileri, 150’den fazla sahte katil balinanın Tazmanya eyaletindeki bir sahilde karaya vurduğunu ve kurtarma ekiplerinin hala hayatta olanları kurtarmak için çabaladığını söyledi.

Tazmanya Parklar ve Vahşi Yaşam Servisi irtibat görevlisi Brendon Clark, “Tahminimize göre 24 ile 48 saattir karaya vurmuş durumdalar” dedi.

Vahşi yaşam korucuları, stres altındaki canlıları yeniden yüzdürme girişimlerinin başarısız olmasının ardından ötenazi uygulanacağını söyledi. hayatta kalan 90 yunusun vurulacağı bildirildi.

OKYANUS KOŞULLARI MÜDAHALEYİ ZORLAŞTIRIYOR

Bir basın toplantısında konuşan Clark, karaya vuran 157 sahte katil balinadan sadece 90’ının hala hayatta göründüğünü söyledi. Clark, yetkililerin balinalardan herhangi birinin yeniden yüzdürülüp yüzdürülemeyeceğini henüz belirleyemediğini de sözlerine ekledi.,

Görevli şu açıklamayı yaptı: “Hayvanları doğrudan o dalgaların içine geri yüzdürmeye çalışmak zor olacaktır ve tabii ki bu da personelimiz ve çalışanlarımız için çok büyük güvenlik riskleri doğuracaktır” dedi.

Sahilin erişilmezliği, okyanus koşulları ve uzman ekipmanın uzak sahile ulaştırılmasıyla ilgili zorlukların kurtarma müdahalesini zorlaştırdığını açıkladı.

SAHTE KATİL BALİNA NEDİR?

Sahte katil balinalar, görünüş olarak katil balinalara benzeyen, nesli tükenmekte olan bir okyanus yunusu türü olarak biliniyor.

Boyları 6.1 metreye kadar uzayabilyor ve ağırlıkları 500 kg ile 3 ton arasında değişebiliyor.

Clark bu olayın, 160’tan fazla sürünün adanın kuzeybatı kıyısındaki Stanley yakınlarında bir sahile vurduğu 1974 yılından bu yana Tazmanya’da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğunu söyledi.

Balinaların karaya vurmasına yol açabilecek çeşitli nedenler var. Örneğin; yönlerini şaşırma, hastalık, yaşlılık, yaralanma, yırtıcı hayvanlardan kaçma ve şiddetli hava koşulları gibi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Yeşil Lefke Zeytin ve Zeytinyağı Fabrikası’nı Ziyaret Etti

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Lefke bölgesinde faaliyet gösteren Yeşil Lefke Zeytin ve Zeytinyağı Fabrikası’nı ziyaret etti. Üretici ile sanayicinin buluştuğu önemli işletmelerden biri olan fabrikada incelemelerde bulunan Bakan Çavuş, üretim süreci ve sektörün mevcut durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Zeytin ve zeytinyağı üretiminin, ülke tarımının önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Çavuş, sürdürülebilir üretim ve katma değerli tarımsal sanayinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Üreticilerin ve sanayicilerin bir araya gelerek sektörü daha ileriye taşıyabileceğini ifade eden Çavuş, bakanlık olarak üretime katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Ziyaret sırasında Bakan Çavuş’a, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Ercan Akerzurumlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müdürü Reşat Değirmenci, Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü İpek Kızılduman, Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Cem Karaca ve Hayvancılık Dairesi Müdürü Gönen Vurana ve Bölge Tarım Dairesi yetkilileri eşlik etti.

Petrol belirsizliklere rağmen kazançlarını koruyor

Petrol, bir endüstri raporunun ABD ham petrol stoklarında bir artışa işaret etmesi ve küresel arz konusundaki belirsizliğin sürmesiyle kazançlarını korudu.

Brent ham petrol, üç günlük yükseliş serisinin ardından varil başına 76 dolara yakın işlem gördü. ABD Ham Petrolü ise yaklaşık 72 dolardan işlem gördü. Amerikan Petrol Enstitüsü, geçen hafta ABD ticari envanterlerinde 3,3 milyon varillik bir artış bildirdi. Bu, Perşembe günü ilerleyen saatlerde resmi verilerle doğrulanırsa artışların dördüncü haftası olacak.

Ham petrol bu hafta, OPEC+’nin üretim artışını ertelemeye hazır görünmesi, Kazakistan’dan yapılan ihracatın Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırısıyla kesilmesi ve G7 ülkelerinin Rus petrolü için daha sıkı bir fiyat sınırı düşünmesiyle daha sıkı bir arz endişesiyle yükseldi.

Irak Petrol Bakanı Hayyan Abdulgani’nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) Türkiye’ye petrol ihracatının gelecek hafta başlayacağını açıklaması sonrası Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar konuya ilişkin olarak Türkiye’ye bir bildirim gelmediğini söyledi.

Bu arada Trump, Ukraynalı mevkidaşı Volodymyr Zelenskiy’i diktatör olarak adlandırdı ve bu da Rusya ile üç yıllık savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın Kiev’in katılımı olmadan sağlanacağı endişelerini artırdı. Herhangi bir barış anlaşması, Rusya’dan şu anda yaptırım uygulanan varillerin durumunu etkileyebilir.

RHB Investment Bank Analisti Sean Lim, “Petrol piyasasında hala çok fazla belirsizlik var ve şimdilik belirgin bir yön yok” dedi. Banka, Brent’in bu yıl ortalama 75 dolar varil olacağını tahmin ediyor.

Hava parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi, 20-26 Şubat 2025 tarihleri arasında bölgenin alçak basınç sistemiyle oldukça soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacağını duyurdu.

20 Şubat Perşembe günü, parçalı bulutlu bir havanın hakim olması ve günün ilk saatlerinde yer yer hafif sağanak yağmur görülmesi bekleniyor.

Yetkililer, hava sıcaklıklarının dönemin ilk ve son günlerinde 13-16°C arasında, diğer günlerde ise 8-11°C civarında seyredeceğini belirtti. Rüzgarın ise kuzey yönlerden kuvvetli, zaman zaman fırtınamsı rüzgar veya fırtına şeklinde eseceği bildirildi.

Oğuzhan Hasipoğlu: CTP, yol haritasında bocalıyor

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, CTP’nin Kıbrıs meselesinde tutarlı bir yol haritası belirleme noktasında bocaladığına işaret ederek, “CTP, uzlaşı olmazsa statükoya dönmeyeceğiz dedi, peki nereye döneceksiniz?” diye sordu.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine girilirken Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) Kıbrıs meselesinde tutarlı bir yol haritası belirleme noktasında zorlandığını söyledi.

UBP olarak, 40 yıl önce oluşturulan Birleşmiş Milletler parametreleriyle yola devam edildiği taktirde bir sonuç alınamayacağının görüldüğünü ifade eden Hasipoğlu, bu nedenle yeni bir statüko oluşturma çağrısı yaptıklarını ancak CTP’nin, federasyon modelini vazgeçilmez bir hedef olarak görmeye devam ettiğini vurguladı.

Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan, Canan Onurer’in sunduğu “Canan Onurer ile Sabahın Haberleri” programına telefonla bağlanan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

“UZLAŞI OLMAZSA STATÜKOYA DÖNMEYECEKSENİZ, NEREYE DÖNECEKSİNİZ?”

BM Güvenlik Konseyi’nin gelecekte pozisyon değiştirmesi durumunda CTP’nin dış politikasını buna mı endeksleyeceğini sorgulayan Hasipoğlu, “İki bölgeli, iki toplumlu, tek egemenlik esasına dayalı BM parametrelerinden Kıbrıslı Türkler ve Rumlar farklı şeyler anlıyor ve bir uzlaşıya varamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu, Rum yönetiminden taviz beklemenin hayal ürünü olduğunu dile getirdi.

Hasipoğlu, müzakere masasının bozulmasının geçmişte hep Kıbrıslı Rumların tutumundan kaynaklandığını belirterek, “Bu konuda CTP dahil tüm siyasi partiler ve eski liderler tek ses olmayı başardı. Ancak egemenlik konusunda hâlâ ortak bir noktada buluşamıyoruz” dedi.

CTP’nin ‘Statükoya dönmeyeceğiz’ söylemini eleştiren Hasipoğlu, “Peki, nereye döneceksiniz? Bizimle ortak mücadeleye mi devam edeceksiniz, yoksa BM parametrelerine bağlı kalarak federasyon seçeneğini mi savunacaksınız?” diye sordu.

“KKTC’NİN SESİNİ DÜNYAYA DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Oğuzhan Hasipoğlu KKTC’nin uluslararası arenada hak ettiği yeri alması için mücadelenin süreceğini belirtti.

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) sesini Avrupa, Asya ve Amerika fark etmeksizin tüm dünyaya duyurmanın önemine vurgu yaptı. İki devletli çözüm politikasında en büyük destekçileri olan Türkiye’nin rolüne dikkat çeken Hasipoğlu, “Türkiye, dünya üzerinde mevcut düzende en güçlü ülkelerden biri ve birçok devletle iyi ilişkiler kurabilen ender ülkelerden. Bu bağlamda, Türkiye’nin KKTC’ye olan desteği bizim için hayati önem taşımaktadır” dedi.

Hasipoğlu, Mart ayında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenecek 5+1 gayriresmi Kıbrıs görüşmelerine Türkiye ile birlikte katılacaklarını belirterek, “Haklı davamızı savunmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

“RUM YÖNETİMİ İŞ BİRLİĞİNDEN KAÇINIYOR”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, KKTC ile herhangi bir iş birliğine yanaşmadığını belirten Hasipoğlu, “Kapı açma, enerji paylaşımı, hidrokarbon projeleri veya ortak çevre projeleri gibi konularda Rum tarafının sürekli olarak iş birliğinden kaçınması, KKTC’nin uluslararası alandaki statüsünün yükselmesinden duydukları endişeden kaynaklanıyor” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Güney Kıbrıs’ın bu korkularından arınması gerektiğini daha önce dile getirdiğini hatırlatan Hasipoğlu, “KKTC, bu adanın eşitidir. Güney Kıbrıs’ın olduğu kadar bizim de haklarımız var. Bu görüşmenin temel çıkış noktası bu olmalıdır. Güney Kıbrıs, bizi azınlık olarak görme anlayışından vazgeçmelidir” şeklinde konuştu.

Kaynak: Kıbrıs Postası

“Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın İmkan ve Kabiliyetleri” sergilendi

“Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın İmkan ve Kabiliyetleri” Başbakan Ünal Üstel’in katılımıyla Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı Metehan Eğitim ve Tatbikat Alanı’nda sergilendi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ve Başbakanlığın katkılarıyla 2022 yılından itibaren Başkanlığın envanterine 40 yeni araç kazandırıldı.

Etkinliğe Başbakan Üstel’in yanı sıra bazı bakanlar, belediye başkanları, Türkiye’den ve ülkeden üniversitelerin akut ekipleri, gönüllü arama-kurtarma dernekleri, TMT Mücahitler Derneği temsilcileri, sivil savunma personeli ve diğer yetkililer katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlikte konuşmaların ardından mobil ünitelerin ve sivil savunma araçlarının tanıtımı yapıldı. Afet ve acil durumlardan etkilenen halkın iaşe ihtiyacını karşılamak adına envantere katılan Mobil Mutfak Aracında pişirilen ilk yemek de etkinlikte servis edildi.

-Üstel: “Olası bir doğal afete karşı tedbirlerimizi alıyor, Sivil Savunma Teşkilatımızı güçlendiriyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, etkinlikte yaptığı konuşmada, Sivil Savunma Teşkilatı’nın hem ülkede hem de Anavatan Türkiye’de meydana gelebilecek herhangi bir felakette görev aldığını vurgulayarak, böyle anlamlı bir etkinlikte bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde birçok çalışmanın sürdüğünü belirterek, olası bir doğal afete karşı Sivil Savunma Teşkilatı’nın güçlendirilmesine yönelik yapılan bu çalışmanın bunun en güzel örneklerden biri olduğunu söyledi.

Halkın ihtiyaçları doğrultusunda yarım kalan projeleri tamamlamak, yeni projelere başlamak ve gelecekte yaşanabilecek sorunları önlemek adına göreve geldikleri günden bu yana hükümet olarak canla başla çalıştıklarını dile getiren Üstel, halka verdikleri her sözü birer birer yerine getirdiklerini vurguladı.

6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye’de meydana gelen ve “Asrın Felaketi” olarak adlandırılan depremi hatırlatan Üstel, depremin hemen ardından Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca’nın kendisini ilk arayan kişi olduğunu ve ekiplerin kısa süre içinde deprem bölgesine hareket edeceği bilgisini verdiğini anlattı. Üstel, kendisinin talimatıyla ilk olarak ülkeden sporcu öğrencilerin bulunduğu Adıyaman’a bir heyetin gönderildiğini, Sivil Savunma Teşkilatı’nın bu bölgede ve diğer afet alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Başbakanlık bünyesinde Deprem İzleme Komitesi’nin kurulduğunu aktaran Üstel, bu kapsamda okullar başta olmak üzere tüm binalarda depreme dayanıklılık kontrollerinin yapılmaya başlandığını söyledi. Üstel, ayrıca yenilenen ekipman ve araçlarla, afet sonrası ihtiyaç duyulabilecek tüm gereksinimlerin karşılanması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Etkinlikte bulunan gönüllü dernekler ve öğrencilere de fedakarlıkları için teşekkür eden Üstel, bu tür çalışmaların büyük önem taşıdığını vurguladı.

-“Deprem istasyonlarının sayısını 15’e çıkardık, hedefimiz 22”

AFAD ile yapılan bir protokol çerçevesinde kurulan Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi’ne de değinen Üstel, şu açıklamalarda bulundu:

“Ülkede daha önce 12 deprem istasyonu bulunuyordu ve tamamı Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na bağlıydı. Biz bu istasyonları Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi çatısı altında birleştirdik ve 3 yeni istasyon ekleyerek sayıyı 15’e çıkardık. Hedefimiz, bu sayıyı 22’ye ulaştırmak. Merkezin tamamlanmasıyla birlikte bölgede meydana gelecek depremler hakkında halkımız anında bilgilendirilecek.”

Üstel, halkın ihtiyaç duyduğu projeleri hayata geçirirken olası doğal afetlere karşı da gerekli tedbirleri almaya devam edeceklerini belirtti. Tüm bu çalışmaların, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle gerçekleştirilebildiğine dikkati çeken Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Lefkoşa Büyükelçiliği’ne ve Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği Ofisi’ne (KEİ) teşekkür etti.

-Karaca

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca da, teşkilatın, ülkedeki afet ve acil durum yönetim sisteminde koordinatör kurum olarak görev yaptığına işaret ederek, sadece yurt içinde değil, yurt dışında meydana gelen afet ve acil durumlarda da Başkanlığın aktif olarak görev üstlendiğini ifade etti.

Kıbrıs adasının bulunduğu coğrafyanın, tarihin her döneminde doğal ve insani krizlere sahne olduğunu belirten Karaca, ülkenin bulunduğu jeolojik kuşak dikkate alındığında adanın depremselliğinin her dönemde ciddi bir tehdit olduğunu kaydetti. Karaca, “Son günlerde Ege denizinde yaşanan deprem silsilesi, aynı sistem içinde bulunan ülkemizin de depremsellik açısından ne derecede risk altında olduğunu bize hatırlatır niteliktedir” dedi.

Başkanlığın, “Afet ve acil durumlara karşı alınması gereken tedbirlerin, zamanında ve yeterli düzeyde alınması gerekir” şiarıyla hareket ettiğini vurgulayan Karaca, Başkanlığın nihai hedefinin, afet ve acil durumlara karşı halkı bilinçlendirerek, afetlere dirençli bir toplum oluşturmak olduğunu kaydetti.

Karaca, 27-29 Nisan tarihleri arasında Metehan Eğitim ve Tatbikat Alanı’nda icra edilecek Üniversiteler Arama Kurtarma Oyunları 2025 ile de amacın üniversite gençliğinin afetlere karşı bilinçlendirilmesi ve herhangi bir acil durumda profesyonel ekiplere mümkün olan en iyi desteğin verilmesi olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlere değinen Karaca, “Yaşanan bu tecrübe, sadece müdahaleci ekiplerin varlığının yetersiz kaldığını, depremlerin yıkıcı etkilerine karşı alınacak en iyi önlemin bina güvenliğinin sağlanması olduğu gerçeğini adeta bir tokat gibi yüzümüze vurmuştur” diye konuştu.

Her alanda olduğu gibi afet ve acil durumlara müdahalelerde kullanılan yöntemler ve teknolojik aletlerin de gelişim halinde olduğunu ifade eden Karaca, Başkanlığın bu gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.

-2022 yılından itibaren Başkanlığın envanterine 40 yeni araç kazandırıldı

Yıllar içinde eskiyen ve ekonomik miadını dolduran motor araçların, anavatan Türkiye Cumhuriyeti devletinin maddi desteği ve Başbakanlığın katkılarıyla son yıllarda yenilendiğine dikkat çeken Karaca, şu bilgileri verdi:

“Bu kapsamda 2022 yılından itibaren envanterimize katılan 1 adet arazöz, 8 adet arama kurtarma aracı, 1 adet kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KRBN) ajanlara müdahale aracı, 7 adet yangına ilk müdahale (YİM) aracı, 1 adet vinçli kamyon, 1 adet mobil mutfak aracı, 1 adet mobil komuta aracı, 1 adet buzluklu kamyon ve üst yapı projesi devam eden 1 adet su tankeri olacak kamyon şasesi olmak üzere toplam 40 adet yeni araç, Başkanlığımızın afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini önemli derecede artırmıştır. Aynı zamanda iş aracı parkımızı da geliştirme gayretlerimiz devam etmektedir.”

Envantere katılan KRBN ajanlara müdahale aracı ile 1 arama kurtarma aracının, TC Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) tarafından Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na hibe edildiğini söyleyen Karaca, envantere katılan bazı araçların teknik özelliklerinden de bahsetti.

Üst yapısı tamamen Başkanlığın ihtiyaçları doğrultusunda imal edilen arama kurtarma araçlarının dünya standartlarında hizmet vermek üzere hazırlandığını kaydeden Karaca, araçların, arazide hareket kabiliyeti sayesinde, meydana gelebilecek her türlü acil durumda olay bölgesine hızlı bir şekilde intikal edebildiğini belirtti.

-Amaç Arnavutoğlu anısına “Gral” isimli arazöz

6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden Sivil Savunma personeli Amaç Arnavutoğlu’nun anısına “Gral” ismi verilen arazözün ise orman yangınlarına müdahale gücünü önemli ölçüde artırdığını vurgulayan Karaca, aracın beş ton su kapasitesine sahip olduğunu ifade etti.

Yangına ilk müdahale aracı olarak dizayn edilen yedi aracın 500 litrelik su kapasitesine sahip olduğunu ve bu araçların her bölge müdürlüğünde bir tane olacak şekilde konuşlandırıldığını belirten Karaca, envantere alınan araçlardan bir tanesinin ise arama kurtarma malzemeleriyle donatıldığını söyledi. Karaca, beş adet arazi aracının arama kurtarma üst yapısına kavuşması için üretim çalışmalarının devam ettiğini de kaydetti.

Koordinasyonu verimli bir şekilde sağlamak adına özel olarak imal edilen Mobil Komuta Aracının 2024 yılının sonunda teslim alındığını dile getiren Karaca, telli ve telsiz muharebe sistemiyle donatılan aracın, ekiplerin müdahalesinde eşgüdümün sağlanmasında kritik bir rol oynadığına dikkat çekti.

-Bin kişiye sıcak yemek hazırlama kapasitesi…

Karaca, afet ve acil durumlardan etkilenen halkın iaşe ihtiyacını karşılamak adına envantere katılan Mobil Mutfak aracının ise, olay bölgesindeki bin kişiye sıcak yemek hazırlama kapasitesine sahip olduğunu belirtti.

-“Kadro doluluk oranı yüzde 100’e çıkarılmalı”

Yenilenen araç filosunun etkin bir şekilde kullanılması için personel kapasitesinin artırılmasının da zaruri olduğunu ifade eden Karaca, 1980 yılında yürürlüğe giren Sivil Savunma Personel Yasası’nın bazı tadillerle hala yürürlükte olduğunu söyledi. Yasa kapsamında Başkanlık için oluşturulan kadro mevcudunun 193 olmasına rağmen kadronun 130’unun dolu olduğunu ifade eden Karaca, yasanın hazırlandığı dönemden itibaren nüfusun arttığına dikkat çekti. Karaca, kadro doluluk oranını yüzde 100’e çıkarmak, daha sonra ise kadro sayısının miktarını artırarak, günün koşullarına yeterli hale getirmenin, ülkede meydana gelebilecek her türlü olağanüstü duruma müdahale kapasitesini azami seviyeye getireceğini belirtti.

Karaca konuşmasının sonunda, destekleri için Başbakan Üstel’e teşekkür etti, anavatan Türkiye’ye de şükranlarını sundu.

Uzmanı açıkladı: ‘Kışın D vitamini eksikliği depresyonu tetikleyebilir’

Türkiye’de depresyon oranının son yıllarda önemli oranda arttığını belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Anıl Talas Özçimen, “Kışın güneş ışığının azalmasının, uyku düzeni ve ruh hali üzerinde doğrudan etkili olan melatonin ve serotonin gibi bazı beyin kimyasallarının dengesini bozduğu düşünülmektedir. Kış aylarında D vitamini eksikliği de yaygın görülür ve bu durum da depresyon belirtilerini tetikleyebilir” dedi.

Kış aylarında bazı bireylerde depresyon görülebileceğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Anıl Talas Özçimen, “Kışın güneş ışığının azalmasının, uyku düzeni ve ruh hali üzerinde doğrudan etkili olan melatonin ve serotonin gibi bazı beyin kimyasallarının dengesini bozduğu düşünülmektedir. Kış aylarında D vitamini eksikliği de yaygın görülür ve bu durum da depresyon belirtilerini tetikleyebilir” dedi.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Anıl Talas Özçimen, depresyon hakkında açıklamalarda bulundu.

‘UYKUSUZLUK GÖRÜLEBİLİR’

Depresyonun tanımını yapan Uzm. Dr. Özçimen, “Depresyon sürekli üzüntü, çökkün ruh hali ve zevk alamamayla karakterize bir duygudurum bozukluğudur. Depresyonda kişinin günlük işlevselliğini olumsuz etkileyen ve en az iki hafta süren çökkün ruh hali veya zevk alamamayla beraber uykusuzluk veya aşırı uyuma, iştahsızlık ya da aşırı yeme, huzursuzluk, sinirlilik, hareketlerde yavaşlama, yorgunluk, enerji kaybı, kararsızlık, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, dikkatte azalma ve ölüm düşünceleri görülmektedir” diye konuştu.

‘RUHSAL TRAVMALAR NEDEN OLABİLİR’

Depresyonun nedenlerinden bahseden Uzm. Dr. Özçimen, şu bilgileri paylaştı:

“Depresyon ile ilişkili etmenler genellikle genetik yatkınlığa ek olarak ekonomik durum, eğitim düzeyi, işsizlik, cinsiyet, yaş gibi demografik ve sosyo-ekonomik etmenler, ruhsal travmalar, savaş, göç gibi çevresel olaylar ve son yıllarda da obezite, fiziksel aktivite, alkol ve madde kullanımı gibi hayat tarzına ilişkin değişkenlerdir. Depresyon tek bir risk etmeninden ziyade söz konusu olan risk etmenlerinin birbiriyle olumsuz etkileşimi ile ortaya çıkmaktadır. Genetik veriler; duygudurum bozukluklarının gelişiminde genetik geçişin önemli bir etmen olduğunu göstermektedir. Stresli yaşam olayları (ailevi sorunlar, ekonomik problemler, yoğun iş temposu, travmatik yaşam olayları) depresyona sebep olabilmektedir. Ayrıca kronik hastalıklar, hormonal değişiklikler, bazı ilaçlar, alkol ve madde kullanım bozuklukları da depresyon gelişimine neden olan etkenlerdir.”

Uzmanlar uyarıyor: “İnfluenza A” vakalarında ciddi artış var!

Kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle başvuran vakaların yüzde 78,3’ünde İnfluenza A virüsü tespit edildi. İnfluenza A virüsüne ek olarak, sirkülasyonda bulunan respiratuvar sinsityal virüs (RSV) A ve B türlerine toplamda yüzde 11,7 oranında rastlanırken, geriye kalan örneklerin yüzde 5’inde influenza B virüsü, yüzde 1,7’sinde COVID-19’a yol açan SARS-CoV-2, yüzde 3,3’ünde ise birden fazla viral etkenin neden olduğu ko-enfeksiyonlar saptandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Moleküler Mikrobiyoloji Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Buket Baddal, 1 Aralık 2024 ile 16 Ocak 2025 tarihlerinde Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle başvuran vakaların yüzde 78,3’ünün İnfluenza A kaynaklı olduğunu söyledi.

Kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki artış, enfeksiyon hastalıkları ve pediatri servislerinde yoğunluğa neden olurken, bu durumun temel sebepleri arasında İnfluenza A virüsünün yaygınlığı dikkat çekiyor. Hastaneye Aralık ve Ocak aylarında başvuran semptomlu hastalarda yapılan analizler, dolaşımdaki diğer virüslerle İnfluenza A’nın en baskın viral etken olduğunu ortaya koydu.

Uzmanlar uyarıyor: “İnfluenza A” vakalarında ciddi artış var! – Resim : 1

Hastaneye üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle başvuran vakaların yüzde 78,3’ünde İnfluenza A virüsü tespit edildi. İnfluenza A virüsüne ek olarak, sirkülasyonda bulunan respiratuvar sinsityal virüs (RSV) A ve B türlerine toplamda yüzde 11,7 oranında rastlanırken, geriye kalan örneklerin yüzde 5’inde influenza B virüsü, yüzde 1,7’sinde COVID-19’a yol açan SARS-CoV-2, yüzde 3,3’ünde ise birden fazla viral etkenin neden olduğu ko-enfeksiyonlar saptandı.

Verileri değerlendiren Doç. Dr. Buket Baddal, “Laboratuvarımıza ulaşan toplam 138 klinik örnekten 60’ı pozitif saptandı ve pozitiflik oranı yüzde 43,5 olarak belirlendi. Pozitif örnekler arasında ise yüzde 78,3’lük bir oranla, yani 47 örnekle, en baskın etkenin İnfluenza A virüsü olduğunu tespit ettik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, UID Başkanı Şanverdi ve heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Uluslararası Demokratlar Birliği (UİD) KKTC Bölge Başkanı Fadıl Şanverdi ve heyetini kabul etti.

 

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar heyeti kabul etmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, uluslararası bağlantıları olan Uluslararası Demokratlar Birliği’nin KKTC’nin adının duyulması ve temsiliyeti bakımından önemine işaret etti.

 

Açıklamada, uluslararası bağlantıların ekonomik birtakım başarıları olacağına inanç belirten Tatar, yeni görevinde Fadıl Şanverdi’ye başarılar diledi ve tüm Birlik üyelerine KKTC’den saygılarını ilettiği belirtildi.

 

-Şanverdi, UİD’in 32 ülke ve 57 bölgede temsiliyeti olduğunu söyledi

 

Uluslararası Demokratlar Birliği KKTC Bölge Başkanı Fadıl Şanverdi de UİD’in 32 ülke ve 57 bölgede temsiliyeti olan uluslararası bir kurum olduğunu belirterek, KKTC’nin tanıtılması konusunda ve Kıbrıs davasına yönelik Türk diasporasının yürüteceği çalışmaların önemine vurgu yaptı. Şanverdi ayrıca, Birliğin projeleri hakkında da bilgi verdi.

Tatar: Karpaz bölgesinin kalkınıp gelişmesi için gereken yapılacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Karpaz Sevdalıları Kültür ve Sanat Derneği (SEVDER) tarafından düzenlenen etkinliğe katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar, etkinlikte yaptığı konuşmada Yenierenköy ve Dipkarpaz halkıyla bir araya gelmekten duyduğu mutluğu dile getirerek, etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, bölgeyi olumsuz etkileyen dolu yağışından ötürü yaşanan mağduriyetin giderilmesinin takipçisi olacağını vurguladı.

Kültür, sanat ve gelenekleri yaşatmak için yapılan etkinliklerin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, özden gelen müktesep haklarıyla ayrı bir halk olan Kıbrıs Türkü’nün, manevi ve milli değerlerine sahip çıkarak mücadelesini sürdürdüğüne işaret etti.

Kıbrıs Türkü’nün kültürünü, sanatını, milli ve manevi değerlerini gelecek kuşaklara aktarmanın en büyük sorumluluk olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, bu amaç için yapılan çalışmaların önemli ve değerli olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Yenierenköy ve Karpaz bölgesinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en güzel bölgelerinden biri olduğunu belirterek, bölgeyi geliştirip kalkındırmanın devletin görevi olduğunu söyledi.

Karpaz’da geçen gün eşeklerin öldürülmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü ifade eden Tatar, eşeklerle ilgili yapılan çalışmalar ve düzenlemelere dikkat çekerek, gerekli tedbirlerin alınacağını belirtti.

ALES başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nce (ÖSYM) 13 Nisan’da uygulanacak 2025 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2025-ALES/1) başvuruları başladı.

ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, adaylar başvurularını bugünden itibaren 26 Şubat’a kadar yapabilecek.

Adaylar, ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla, ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” adresinden ya da ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulamasından başvuru yapabilecek.

Adaylar, 13 Nisan’da yapılacak ALES’e ilişkin kılavuza ÖSYM’nin internet adresinden ulaşabilecek.

Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa Türk İslam Kültür Derneklerini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği’ni kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’nda yer alan ziyarette konuşan birlik başkanı İmam Cengiz, Tatar ile görüşmekten onur ve gurur duyduklarını söyledi. Cengiz, Almanya’da kurulan birliğin faaliyetlerini anlatarak, Türk göçmenlerin kültürel değerlerini korumak amacıyla yürüttükleri çalışmaları dile getirdi.

 

Türkiye ve Kıbrıs’ı göz bebekleri olarak gördüklerini, bu çerçevede eğitim kampını KKTC’de yaptıklarını ifade eden Cengiz, Avrupa’da yetişen nesillerle buradaki gönül bağını kurmak ve geliştirmek, buradaki mücadeleyi ve kültürü üyelere tanıtmak amacıyla geldiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Tatar’ı da bu çerçevede ziyaret ettiklerini kaydeden Cengiz, Tatar’a birliğin kitaplarını da sundu.

 

-Tatar

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda varoluş, kültürel ve milli değerler için mücadele verdiğini belirtti.

 

Tatar, bu gibi buluşmaların, Kıbrıs Türk halkının Avrupa’daki soydaşlarıyla ilişkilerini geliştirmesinin yanında KKTC’nin tanıtımı, gücünü artırması ve yatırımlar için de önem taşıdığını kaydetti.

 

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nerede yaşarsa yaşasın KKTC’ye çok yakın olduğunu ve bundan memnuniyet duyduğunu ifade eden Tatar, Türk vatandaşlarının AB’deki başarılarını buraya aktarmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

 

KKTC’nin Türk dünyasının bir parçası olduğuna ve ileriki dönemde ilişkilerin daha da artacağına vurgu yapan Tatar, ziyaretten mutluluk duyduklarını ifade etti.

Denizlerde fırtınamsı rüzgar uyarısı

Meteoroloji Dairesi, yarın 17.00’den Perşembe günü 17.00’ye kadar denizlerde fırtınamsı rüzgar uyarısı yaptı.

Daireden yapılan açıklamada, bölge denizlerinden batı Taurus’ta kuzey ve doğu yönlerden esmekte olan rüzgarın zamanla şiddetini artırarak “7” kuvvetinde ve “fırtınamsı rüzgar” şeklinde esmesinin beklendiği belirtildi.

 

Fenerbahçe, tur için sahaya çıkıyor

Başkent Brüksel’deki RSC Anderlecht Stadı’nda oynanacak ve TSİ 23.00’te başlayacak müsabakayı İsviçreli hakem Sandro Scharer yönetecek.

Scharer’in yardımcılıklarını Stephane De Almeida ve Jonas Erni üstlenecek. Karşılaşmanın dördüncü hakemliğini ise Luca Cibelli yapacak.

Mücadelede Lukas Fahndrich VAR, Lionel Tschudi de AVAR olarak görev alacak.

Play-off turu ilk maçında Kadıköy’de ağırladığı rakibini 3-0 ile geçen Fenerbahçe, tur için sahaya çıkacak.

TUR İHTİMALLERİ

Fenerbahçe, tur adına ilk maçta elde ettiği büyük avantajla sahaya çıkacak.

Sarı-lacivertli ekip, her türlü galibiyet ve beraberliğin yanı sıra 1 ve 2 farklı yenilgilerde de tur atlayan taraf olacak.

Anderlecht’in 4 ve daha farklı galibiyet alması durumunda tur atlayabileceği eşleşmede, ev sahibi ekibin 3 farklı kazanması ise maçı uzatmalara götürecek.

Uzatmalara gitmesi durumunda 15’er dakikalık iki devre oynanacak ve burada da eşitliğin bozulmaması halinde turu geçen tarafı seri penaltı atışları belirleyecek.

4 EKSİK

Fenerbahçe, Anderlecht karşısında 4 oyuncusundan yararlanamayacak.

Sarı-lacivertlilerde sakatlıkları bulunan İsmail Yüksek, Çağlar Söyüncü ve Alexander Djiku, önemli karşılaşmada forma giyemeyecek.

Bu isimlerin yanı sıra sakatlığını atlatan ancak henüz hazır durumda olmayan kaleci Dominik Livakovic’in de müsabakada oynaması beklenmiyor.

RAKİP, OLYMPİAKOS YA DA RANGERS OLACAK

Fenerbahçe, tur atlaması durumunda Yunanistan’ın Olympiakos ya da İskoçya’nın Rangers takımıyla eşleşecek.

Sarı-lacivertlilerin UEFA Avrupa Ligi’nde son 16 turundaki olası rakiplerinden Olympiakos, geçtiğimiz yıl UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde çeyrek finalde Fenerbahçe’yi penaltılarla eledikten sonra şampiyonluğa uzanmıştı.

Bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde lig aşamasını 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgiyle 7. sırada tamamlayan Yunan temsilcisi, Fenerbahçe’nin lig aşamasındaki rakiplerinden Olimpik Lyon’a deplasmanda 2-0 yenilirken, evinde Twente ile golsüz berabere kalmıştı.

İskoçya temsilcisi Rangers ise UEFA Avrupa Ligi’nde bu sezon 4 galibiyetin yanı sıra 2’şer beraberlik ve yenilgi yaşadı.

Fenerbahçe’nin lig aşamasındaki rakiplerinden Lyon’a evinde 4-1 yenilen Rangers, İngiltere’den Manchester United’a ise deplasmanda 2-1 mağlup olmuştu.

İskoç ekibi, ağırladığı Union Saint-Gilloise’yı ise 2-1 yenmeyi başarmıştı.

Öte yandan Olympiakos ile Rangers lig aşamasında Yunanistan’da karşı karşıya gelmiş ve mücadele 1-1 eşitlikle sona ermişti.

UEFA KADROSU

Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Ligi kadrosu şu şekilde:

Dominik Livakovic, İrfan Can Eğribayat, Ertuğrul Çetin, Çağlar Söyüncü, Alexander Djiku, Mert Müldür, Milan Skriniar, İsmail Yüksek, Mert Hakan Yandaş, Fred, İrfan Can Kahveci, Sofyan Amrabat, Sebastian Szymanski, Anderson Talisca, Filip Kostic, Dusan Tadic, Edin Dzeko, Youssef En-Nesyri, Cengiz Ünder, Bright Osayi-Samuel, Allan Saint-Maximin, Cenk Tosun.

1947’ten bu yana bir ilk: Sahte katil balinalar kıyıya vurdu

Avustralya’nın Tazmanya sahilinde 150’den fazla sahte katil balina kıyıya vurdu. Kurtarma ekipleri, balinalardan 90’ına ötanazi uygulanacağını ve onları vurmak zorunda kalaacaklarını bildirdi. Bu olayın 1974 yılından bu yana Tazmanya’da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğu bildirildi.

Avustralyalı çevre yetkilileri, 150’den fazla sahte katil balinanın Tazmanya eyaletindeki bir sahilde karaya vurduğunu ve kurtarma ekiplerinin hala hayatta olanları kurtarmak için çabaladığını söyledi.

Tazmanya Parklar ve Vahşi Yaşam Servisi irtibat görevlisi Brendon Clark, “Tahminimize göre 24 ile 48 saattir karaya vurmuş durumdalar” dedi.

Vahşi yaşam korucuları, stres altındaki canlıları yeniden yüzdürme girişimlerinin başarısız olmasının ardından ötenazi uygulanacağını söyledi. hayatta kalan 90 yunusun vurulacağı bildirildi.

OKYANUS KOŞULLARI MÜDAHALEYİ ZORLAŞTIRIYOR

Bir basın toplantısında konuşan Clark, karaya vuran 157 sahte katil balinadan sadece 90’ının hala hayatta göründüğünü söyledi. Clark, yetkililerin balinalardan herhangi birinin yeniden yüzdürülüp yüzdürülemeyeceğini henüz belirleyemediğini de sözlerine ekledi.,

Görevli şu açıklamayı yaptı: “Hayvanları doğrudan o dalgaların içine geri yüzdürmeye çalışmak zor olacaktır ve tabii ki bu da personelimiz ve çalışanlarımız için çok büyük güvenlik riskleri doğuracaktır” dedi.

Sahilin erişilmezliği, okyanus koşulları ve uzman ekipmanın uzak sahile ulaştırılmasıyla ilgili zorlukların kurtarma müdahalesini zorlaştırdığını açıkladı.

SAHTE KATİL BALİNA NEDİR?

Sahte katil balinalar, görünüş olarak katil balinalara benzeyen, nesli tükenmekte olan bir okyanus yunusu türü olarak biliniyor.

Boyları 6.1 metreye kadar uzayabilyor ve ağırlıkları 500 kg ile 3 ton arasında değişebiliyor.

Clark bu olayın, 160’tan fazla sürünün adanın kuzeybatı kıyısındaki Stanley yakınlarında bir sahile vurduğu 1974 yılından bu yana Tazmanya’da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğunu söyledi.

Balinaların karaya vurmasına yol açabilecek çeşitli nedenler var. Örneğin; yönlerini şaşırma, hastalık, yaşlılık, yaralanma, yırtıcı hayvanlardan kaçma ve şiddetli hava koşulları gibi.

İstanbul’da kar yağışı 4 gün etkili olacak

İstanbul’da Karadeniz üzerinden gelecek soğuk hava kütlesiyle birlikte görülecek kar yağışının yarından itibaren 4 gün etkili olması bekleniyor.

Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Abdullah Macit, yaptığı açıklamada, İstanbul’da bugün karla karışık yağmur görüleceğini söyledi.

Yarından itibaren İstanbul’da kar yağışı beklediklerini belirten Macit, “Pazartesi gününe kadar kar yağışının aralıkla devam etmesini bekliyoruz. Kar yağışının cuma ve cumartesi yoğun olacağını tahmin ediyoruz.” dedi.

Amcaoğlu duyurdu: Aydınlatma sorunu giderildi

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, “Lefkoşa-Güzelyurt ana yolu İrmar Market bölgesindeki aydınlatma sorunu giderildi” açıklamasını yaptı.

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Uzun zamandır kamuoyunu meşgul eden aydınlatma sorunlarının çözümü için merkezi hükümet ile yerel yönetimlerin iş birliğinin kaçınılmaz olduğu düşüncesinden hareketle, gerekli adımlar atılmıştır.

Karayolları Dairesi’nin çağrısı üzerine, Karayolları Dairesi, Kıb-Tek ve Gönyeli-Alayköy Belediyesi olarak belediye hizmet binamızda bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantı sonucunda, öncelikli olarak Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu İrmar Market bölgesindeki aydınlatma arızalarının giderilmesi konusunda üç kurum fikir birliğine varmıştır.

Toplantının ardından, öncelikle arızaların tespiti için Kıb-Tek kontrolünde belediye ekiplerimiz tüm aydınlatma direklerini tek tek kontrol etmiş ve günler süren yoğun çalışmalar sonucunda arıza tespit edilmiştir.

Bu sürecin ardından;

✔ Karayolları Dairesi malzeme desteği sağlamış,

✔ Kıb-Tek teknik destek sunmuş,

✔ Belediye ekiplerimiz yoğun çaba harcayarak sorunun giderilmesini sağlamıştır.

Bu iş birliği sayesinde Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu İrmar Market bölgesindeki aydınlatma sorunu çözüme kavuşturulmuştur.

Ayrıca, Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu üzerindeki diğer aydınlatma arızalarının giderilmesi için de aynı iş birliği süreci devam edecektir. Kamu hizmetinin kesintisiz sürdürülmesi adına katkı koyan tüm kurum ve çalışanları ile belediye ekiplerimize yürekten teşekkür ederim.

Belediyemizde gerçekleştirilen toplantı sonrasında aydınlatma konusunda üstlendiğimiz sorumluluğu yerine getirdiğimiz gibi, yayaların kontrolsüz şekilde karşıdan karşıya geçmesini önlemek amacıyla bariyer yapımı için üstlendiğimiz sorumluluğu da en erken zamanda yerine getirmek için çalışmalarımız devam etmektedir.

Halkımızın güvenliği ve sağlığı için yerel yönetimlerle kurumlarımızın iş birliği içinde çalışması büyük önem taşımaktadır. Gönyeli-Alayköy Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak adına her türlü iş birliğine açık olduğumuzu ve yerel yönetimlere gerekli desteğin sağlanmasının önemini bir kez daha vurgulamak isterim.”

Bakan Çavuş: Kabullenebilecek bir olay değil, takipçisi olacağız

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, güncel konuşmaların ardından tamamlandı. Karpaz’da yaşanan eşek katliamı vekillerin gündemindeydi.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, üretici kimliğiyle bahsedilen hususları bilen bir kişi olarak gereğini yaptığını dile getirdi. Polislerle bölgeye gidildiğini, yasa gereğince soruşturma başlatıldığını ve cezanın kesileceğini kaydetti.
Tarım Bakanlığı’nın bu sürecin takipçisi olacağını vurgulayan Bakan Çavuş, insana, hayvana ve doğaya saygılı olunması gerektiğini belirtti. Eşeklerin bölgeden kaçmasının insan eliyle olduğunu belirten Bakan Çavuş, bariyerlerin orta yerden kaldırıldığını ifade etti.
Eşeklerin sağlıklı bir şekilde toplatılması için de çalışma başlattıklarını kaydeden Bakan Çavuş, gıda ve su noktasında ilgili daireleri de yönlendirdiğini belirtti. Bakan Çavuş, “Kabullenebilecek bir olay değil, takipçisi olacağız” diyerek, konuşmasını tamamladı.
Konuşmaların sonrasında sözlü ve yazılı sorular bölümüne geçildi. Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel’in, cevaplanmayan yazılı sorularla ilgileneceğini bizzat kendisine ilettiğini kaydetti.
Ardından Genel Kurul tamamlandı. Gelecek birleşim 24 Şubat Pazartesi saat 10.00’da yapılacak.

Cumhurbaşkanı Tatar, Eczacılar Birliği Başkan ve yönetim kurulunu kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Duygu Adahan Kuran ve yönetim kurulunu kabul ederek görüştü.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği (KTEB) Başkanlığına seçilen Duygu Adahan Kuran’ı tebrik etti ve başarılar diledi.

Eczacıların yaşadığı sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bir çok eczacının haksızlığa uğradığını belirtti ve en erken zamanda bu konunun çözüme ulaştırılmadı temennisinde bulundu.

Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği’nin her türlü sorunun aşılması için gereken adımları attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, bu konuda yürütülen çalışmalara destek belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, eczacı ve eczane sayısının giderek arttığına işaret ederek sektörün büyük olduğunu ve Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği’nin çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. Bilim çağında gelişmeleri takip edip, vatandaşa sunmanın önemine değinen Cumhurbaşkanı Tatar, bu bağlamda ülkenin farklı yerlerindeki eczacıların en iyi şekilde halka hizmet vermeye devam ettiğini ifade etti.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sağlık sektöründe emek veren, halka hizmet sunan tüm eczacılara başarılar diledi.

Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Duygu Adahan Kuran ise, eczacıların çok zor bir süreç yaşayıp, haksızlığa uğradığını ifade etti ve bu sürecin sonlanması temennisinde bulundu.

 

Bakan Ertuğruloğlu: Mesnetsiz algı operasyonlarının kimin tarafından yapıldığı ortadadır

Meclis Genel Kurulu güncel konuşmalarla devam ediyor. Milletvekilleri sağlık sektöründeki sıkıntılar ve Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmelere ilişkin söz aldı.
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da, Kıbrıs sorununa ilişkin söz alan milletvekillerinin ardından yaptığı konuşmada, Milletvekili Toros’un konuşmasını eleştirdi; “Türkiye’nin kendi menfaatlerini görebilecek bir ülke olduğunu, akıl vermeye gerek olmadığını” söyledi.
Ertuğruloğlu, gerçek anlamda bir çözümden iki halkın, bunun yanında Türkiye ve Yunanistan’ın faydalanacağının doğru olduğunu ancak muhalefet vekillerinin gerçek anlamda bir çözümden değil sadece bir çözümden bahsettiklerini ve bunun yeterli olmadığını kaydetti.
“Algı yaratıldığı” yönündeki eleştirilere cevap veren Ertuğruloğlu, “Mesnetsiz algı operasyonlarının kimin tarafından yapıldığı ortadadır.” diye konuştu.
Kıbrıs melesinde “sorun” olarak neyin görüldüğünde farklılıklar olduğunu belirten Bakan Ertuğruloğlu, sorunun ne olduğu konusunda mutabakat sağlanmadığı takdirde kürsüde tartışmaya devam edeceklerini söyledi.
Kıbrıs sorununun 2 açıklaması olduğunu, bir tanesinin Kıbrıs Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak kabul görmesi ve bunun Kıbrıs Türklerinin aleyhine kullanılıyor olması, diğerinin ise Rum tarafının dünyaya yaydığı propaganda olduğunu kaydeden Bakan Ertuğruloğlu, bu sorunlar kapsamında Rumlarla nasıl müzakere edilmesinin beklendiğini sordu.
“Rumlara karşı dik duruş sergiliyorsak suç bizim mi? Bunu algılamakta zorlanıyorum.” diyen Ertuğruloğlu, “Dünya Rum’u Kıbrıs Cumhuriyeti olarak gördüğü sürece, siz 60 yıl değil 600 sene daha devam etseniz bir netice elde edemezsiniz.” diye konuştu. Bakan Ertuğruloğlu “Rum tarafının ‘at koşturmasının’ müzakerelerle ilgili olduğuna yönelik açıklamaların ‘yanlış bilgilendirme’ olduğunu” kaydetti.
“Çözüm istemek herkesin talebidir. Ama neyin çözümü; hangi çözüm?” diye soran Ertuğruloğlu, GKRY liderlerinin tutumlarında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti; hiçbirinin Kıbrıs Türk halkının haklı davasına, egemenliğine ve eşitliğine saygı göstermediğini söyledi.
Bakan Ertuğruloğlu, Rum tarafının Kıbrıs Türkü’nü kendisine eşit görmediğini, adayı bir Helen adası olarak görmeye devam ettiğini kaydederek, muhalefet vekillerinin konuşmalarındaki eleştirileri kabul etmediğini belirtti.
Rumların Cenevre’deki toplantıyı Crans Montana’nın devamı olarak sürdürmek isteyeceğini; ancak Kıbrıs Türk tarafının buna izin vermeyeceğini, iki komşu devletin iş birliklerini konuşmak için oraya gideceğini kaydeden Ertuğruloğlu, “Gerekirse suçlanalım. Biz yanlış bir şey yapmıyoruz.” dedi.
Adada “federasyon” konusunun ortadan kalktığının ifade edildiği ve egemen eşitliğin vurgulandığı Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlarına, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ve temaslarda yapılan açıklamalara işaret eden Ertuğruloğlu, KKTC’nin bu kapsamda anavatan Türkiye ile yürümeye devam edeceğini belirtti.

Şampiyon Melekler Spor Kompleksi’nin açılışı yarın yapılıyor

AB Bilgi Merkezi, Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nde Şampiyon Melekler Spor Kompleksi’nin resmi açılışının yarın 10.30-11.30 saatleri arasında gerçekleştirileceğini açıkladı.

Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nde, Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle yenilenen Şampiyon Melekler Spor Kompleksi’nin resmi açılışı 10.30-11.30 saatleri arasında gerçekleştiriliyor.

Avrupa Birliği (AB) Bilgi Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, kompleksin, Türkiye’deki 6 Şubat 2023 depreminde hayatını kaybeden Şampiyon Melekler, öğretmenler ve ailelerine adandığını bildirdi.

Çavuşoğlu: DAÜ’ye bu ülkenin kaynaklarından hep birlikte fedakarlık yaptık

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu mecliste yaptığı konuşmasında, “Yönetim kuruluna atanacaklarda bilgi ve becerinin esas olması gerektiği konusunda mutabıkız.. Burada, tabii ki de yönetim kuruluna atanan kişilerin aldıkları kurumu daha ileriye götürmeleri gerektiğinin altını birlikte çizebiliriz.” dedi.

Çavuşoğlu, “Devletin imkanları sayesinde DAÜ bugün batmamıştır. DAÜ’ye bu ülkenin kaynaklarından hep birlikte fedakarlık yaptık. Sendika ve rektörlüğün bize sunduğu reçeteyle birlikte hükümet üstüne düşen her şeyi fazlasıyla yapmıştır. ” şeklinde devam etti.

Nazım Çavuşoğlu, DAÜ’nün dostu olduklarını ve yaptıkları fedakârlıklarla bunu gösterdiklerini söyledi. “Bu konuşmaların içerisinde tek duygu, düşünce ve hedef DAÜ’nün ileriye gitmesidir.” diyen Çavuşoğlu, üniversitenin gerilemesini sadece yönetim kuruluna bağlamanın doğru olmayacağını kaydetti.

Kurumların yönetim kurullarına atamalarda mesleki beceri arandığını ve oralara atanan insanların, bu işleri yürütebilecek durumda olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Hükümet doğru atadı, size göre yanlış atadı söylemleri bizi geçmişte de bir yere götürmemişti. Birbirimizi suçlayarak da bir yere götürmemişti. Gerçekleri bu kürsüde birlikte ifade edebilmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, “Bunun kendi hakları olduğuna dair bir bilgi hepimizde oluştu. Gelinen aşamada diğer, içeri giremeyenler gibi bu bahse konu hocanın da içeriye neden giremediğini ve içeriğinde neler olup olmadığını bilmiyorum. Ben tabii ki bu hocanın öğrencilerimizin başında gitmesini arzu ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

Çavuşoğlu, “Umut ederim ki bu sorun çözülür ve bu tartışmalar da ülkenin gündeminden düşer.” ifadesini kullandı.

Çavuş: Hükümet yönetim kurullarını gözden geçirerek, sürdürülebilirlik açısından yoluna devam ediyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş mecliste söz alarak,“hükümet olarak kurumlara önem verdiklerini belirtti. Kurumların daha sürdürülebilir, şeffaf ve profesyonel bir yapıya kavuşup, kendi görevlerini yerine getirebilmesi için ellerinden gelen desteği verdiklerini kaydeden Çavuş, Koop-Süt ve Binboğa’da yapılan düzenlemeleri buna örnek gösterdi.

Koop-Süt ve Binboğa’da yönetim kurullarında değişiklik yapıldığını, SÜTEK’in mevcut borçlarının tamamen ödendiğini kaydeden Çavuş, Toprak Ürünleri Kurumu’nda ise bir yıl içerisinde 14 milyon dolarlık ve 50 milyon TL’lik borç ödediklerini, bu yılın ilk çeyreğinde de tüm borcu ödeyeceklerini anlatarak, hükümetin sözünün arkasında durduğunu söyledi.

Çavuş, “Hükümetin yönetim kurullarını gözden geçirerek, sürdürülebilirliği açısından yoluna devam ettiğini” kaydetti.

TDT Türkçe konuşan ülkeler arasındaki iş birliğiyle ilgili çalışmalarına devam ediyor

Türk Devletleri Teşkilatı, 15’inci yaşında çalışmalarını sürdürüyor.

2009 yılında imzalanan Nahçıvan Antlaşması’yla kurulan ve KKTC’nin de gözlemci üye olarak yer aldığı Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dilleri konuşan devletler arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla çalışmalarını yoğun takvimiyle sürdürüyor.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın temeli, 1992 yılında Türkiye’de, başkent Ankara’da ilki düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi ile atılmış yıllarca süren çalışmalar sonucunda, 2009 yılında imzalanan Nahçıvan Antlaşması’yla hayata geçirilmişti.

Genel Sekreterliği İstanbul’da bulunan Teşkilat’ta, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan tam üye, Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan da gözlemci statüsünde yer alıyor.

Teşkilat siyasi, ekonomi, kültürel, turizm, spor, göç, enerji gibi alanlar başta olmak üzere 30’a yakın başlıkta iş birliği vb. etkinlikler düzenliyor.

KKTC’nin, Teşkilat’a tam üye olması amacıyla anavatan Türkiye çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

KKTC’nin tam üyeliğini sürekli gündeme getiren Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “KKTC bizim nezdimizde zaten Türk Devletleri Teşkilatı’nın tam üyesi konumundadır.” demiş ve Kıbrıs Türkü’ne desteğini vurgulamıştı.

İSTANBUL’DA İKİNCİ TOPLANTI

Bu arada Türk Devletleri Parlamentoları Dışişleri Komisyonları İkinci Toplantısı’nın açılışı bugün İstanbul’da yapıldı.

Kentteki bir otelde düzenlenen toplantıya Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Yatırım Fonu, Türk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (TTSO) ve bakanlık temsilcileri katılıyor.

Heyete başkanlık yapan Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler ve Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk, toplantıdaki konuşmasında KKTC’nin, TDT’nin ve TÜRKPA’nın gözlemci üyesi olarak bu kuruluşların çalışmalarına katkı sağlamaya kararlılığını ifade etti ve KKTC’nin, sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle Türk dünyasına güç katabilecek potansiyelde olduğunu vurguladı.

Öte yandan, TDT kaynakları, Teşkilat’ın iş birliğini güçlendirme çabalarının aracı olarak oluşturduğu başta X platformundaki “Organization of Turkic States (@Turkic_States)” olmak üzere, sosyal medya hesaplarının milyonlarca etkileşim aldığı ve on binlerce takipçisi bulunduğuna işaret ederek, bu anlamda Türk dili konuşan devletlerin iş birliğinde dijital ortamın önemine işaret ettiler, tüm üye ve gözlemci ülkelerden iş birliğinin artırılması için destek çağrısında bulundular.

“STATÜKOYU SÜRDÜREN EZBERLERDEN KURTULMA ZAMANI GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili olarak “Statükoyu sürdüren ezberlerden kurtulma zamanı gelmiştir. Halkımızın içi rahat olsun, Cenevre’deki zirvede de 62 yıldır mahrum bırakıldığımız temel insan haklarımızın tesisi için gayret göstereceğim” değerlendirmesinde bulundu.

“KIBRIS TÜRK HALKININ İRADELERİ HİÇE SAYILIYOR”

“Geçtiğimiz haftadan itibaren bir önceki Rum liderin kitabını reklam ettiği, aynı zamanda kendini aklama çabasıyla başlayan ve KKTC’nin önceki Cumhurbaşkanı ve siyasileri de dahil “bir nostalji” tadında dönüşen tartışmaları ibretle takip ettim” diyen Tatar, “Özellikle bizim taraftan yapılan yorum ve açıklamalara baktığımda, halkımızın hakları bir kenara bırakılarak, siyasi ve ideolojik sebeplerden dolayı gerçekler bir yana itilerek, geçmişin işe yaramaz ezberlerinin kullanılmaya devam ettiği ve edeceğini anlıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, “1968’de başlayan 57 yıllık süreçler içerisinde netleşen gerçekleri görmezden gelerek, Kıbrıs Türk halkının iradesini öğretilmiş çaresizlik kapsamında, bir suçluluk psikolojisi çerçevesine hapsedip Rum tarafını tatmin ve ikna etmeye çalışanlar, geldiğimiz noktada sahadaki gerçekler ışığında ne için aday olmaya hazırlandıklarını idrak etmek zorundadırlar” dedi.

2004 yılında yapılan Annan Planı referandumlarında, Rum tarafının ezici bir çoğunlukla hayır oyu vermesi sonrası, Kıbrıs Türk halkına verilen sözlerin yerine getirilmemesi ve çözüm yönünde hiçbir adım atılmaması Tatar’ın eleştirisinin temelini oluşturuyor.

“KIBRIS TÜRK HALKININ İNSAN HAKLARI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü zemininde iki Devletin işbirliğine dayanan çözüm vizyonunun bazı kesimler tarafından haksızca eleştirildiğine de dikkat çekti. Eleştiri noktasının kaynağının hiçbir yaptırımı olmayan tavsiye niteliğindeki BM Güvenlik Konseyi kararları olduğunu belirten Tatar, “yapılmak istenen, pozisyonumuzdan geri adım attırmak ve Rum tarafına haksız ve hukuksuz şekilde suiistimal etmeye devam ettiği konfor alanında rahatsız edilmeden devam etme imkanı vermektir” dedi.

“TÜKETİLMİŞ FEDERASYON MODELİNDE ISRAR EN BASİT ANLAMDA STATÜKONUN DEVAMINI GARANTİ ALTINA ALIR”

Tatar, “Tüketilmiş federasyon modelinde ısrar en basit anlamda statükonun devamını garanti altına alır. Ortaya koyduğum vizyon bir taktik veya strateji değil, Kıbrıs Türk halkının hak ettiği geleceği kazanmasını sağlayacak, kendi iradesini sağlama alabileceği yegane formüldür” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, açıklamasını şöyle noktaladı:

“Daha KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı olarak seçilmeden bu yeni vizyonu ortaya koydum. Bu vizyon, özden gelen haklarımız olan egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz zemininde iki Devletin işbirliğini içeren bir uzlaşı modelidir. Anavatan Türkiye’nin tam desteğini alan bu pozisyonumuzdan asla geri adım atmayarak 4 yılı aşkın bir süredir mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu mücadele, Rum siyasetinden dolayı engellenen temel insan haklarımızın tesisine yönelik bir mücadeledir ve ortaya koymuş olduğumuz çözüm vizyonu da sahadaki gerçeklerin masaya yansıyacak şekilde gerçekçi temelleri olacak adil ve kalıcı bir çözümün anahtarıdır. Bu vizyonla, Cumhurbaşkanlığım dönemi içerisinde BM Genel Sekreteri’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek ikinci gayri resmi toplantıya katılacağım. Halkımızın içi rahat olsun, o zirvede de 62 yıldır mahrum bırakıldığımız temel insan haklarımızın tesisi için gayret göstereceğim. Aynı zamanda sahadaki gerçeklerin masada olacağı müzakere yoluyla bulunacak bir uzlaşıya da taraf olduğumuzu yineleyeceğim. Her zaman söylüyorum, Kıbrıs Türk halkı barışçıl bir halktır. Kıbrıs Türk Halkı iki tarafın da faydasına olan işbirliklerine vardır, Kıbrıs Türk Halkı yeri geldiğinde affedicidir, ancak asla naif değildir ve kendi haklarını dışlayan, iradesini karşı tarafa teslim edecek süreçlerde bundan böyle yer almayacaktır”

 

Cumhurbaşkanı Tatar, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi ile görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (CTCA) Başkanı Kenan Nafi ve beraberindeki heyeti kabul ederek, görüştü.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nin Kıbrıs Türklerinin Birleşik Krallık’taki en geniş çatısı olduğunu belirterek, yürütülen faaliyetleri ve Kıbrıs Türklerinin ülkedeki farklı sektörlerdeki başarılarını büyük takdirle izlediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, içerisinde bulunulan iletişim çağında, temasların arttığını belirterek, KKTC ve İngiltere arasındaki bağların daha da güçlendiğini vurguladı. Kültürel ve tarihi bağların desteklenmesinin önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere’de bulunan dernekler sayesinde, Kıbrıs Türkünün sanatı, tarihi, dili ve dini ile ayrı bir halk olduğu konusundaki bilincin arttığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu konuda verilen mücadelenin farkında olduğunu vurgulayarak, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi başkanına teşekkür etti ve başarılarının devamını diledi.

Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksızlığa da değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 1960 Antlaşması ile İngiltere adadan çekilirken, adayı iki eşit halka bıraktığını ancak, Kıbrıs Türk ve Rum halklarının eşit kurucu ortaklığında 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumların Enosis hedefi ile silah zoruyla bir Rum devletine dönüştürülürken, Kıbrıs Türk halkı da bu cumhuriyetten dışlandığını hatırlattı.

İngiltere’nin, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlatmaya ulaşılabilmesi için mutlak surette siyasetini gözden geçirmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, kendisinin Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile iki devletli siyasete yön verdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta iki egemen devlet temelinde bir çözüm olmasının önemli olduğunu belirterek, coğrafyanın zenginliklerinden yararlanabilmek adına gereken adımların atılması gerektiğini ifade etti. Bu konuda Kıbrıs Rum yönetiminin gerekli adımları atmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, mücadeleye ve iki devletli siyaseti savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının haklı davasını sürdürmesinde, KKTC’nin tanıtılmasında görevlerimizin devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, gerçekleri tüm dünyaya anlatmak adına azimle bu yolda işbirliği içerisinde yürüyeceklerini belirtti.

Açıklamaya göre, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (CTCA) Başkanı Kenan Nafi ise, kendilerini kabul ettiği için Tatar’a teşekkür ederek, Kıbrıs Türkünün sesini duyurmak adına adım atılmasının önemli olduğunu ve bu yönde mücadelelerini devam ettireceklerini ifade etti.

Kenan Nafi, Cumhurbaşkanı Tatar’ı, Haziran ayında Londra’da düzenlenecek olan 8. Kıbrıs Türk Kültür Festivali’ne davet etti. Gerçekleşecek olan festivalin, daha önce olduğu gibi Kıbrıs Türkünün sesini duyurmayı ve varoluş mücadelesini görünür kılmayı amaçladığını ifade eden Nafi, Kıbrıs Türk halkının, kültürünü ve tarihini yaşatmak için ellerinden gelenin en iyisini yapmak için çalışmalarına devam edeceklerini vurguladı ve Kıbrıs Türkünün iletişim ve işbirliği içerisinde tek ses ve tek yürek olarak her konuda güçlenerek yoluna devam edeceği konusunda inanç bildirdi.