Archives 2025

Başbakan Üstel, yapımı süren tiyatro binasında incelemelerde bulundu

Başbakan Ünal Üstel bugün yapımı devam eden Devlet Tiyatroları Binası’ndaki çalışmaları yerinde inceleyip, yetkililerden bilgi aldı.

Üstel’e incelemeleri sırasında Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Müdürü Nazım Ced ve tiyatronun oyuncuları eşlik etti.

-Üstel: “Yarım kalan projeleri birer birer sıraya koyup, bitireceğiz”

Başbakan Ünal Üstel, incelemelerin ardından basına yaptığı açıklamada, KKTC’nin sanat ve sanatçılarının yer alacağı bir ortamda bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Hükümeti kurdukları gün halka ne söylemişlerse, bugün de aynı şeyleri söylediklerine işaret eden Üstel, “Cumhuriyet Meclisi’nde de Hükümet programımıza ne yazmışsak, onları birer birer yerine getireceğimizin taahhütlünü verdik.” dedi.

Üstel, bu kısa süre içerisinde bazı projelere öncelik vereceklerini de söyleyerek, 2013’ten sonra kurulan istikrarsız hükümetlerden dolayı yarım kalan projeleri öncelikle birer birer sıraya koyup, bitireceklerini dile getirdi.

Yollardan, Ercan Havalimanı ve kavşaklardan başlayarak, birer birer bunları tamamladıklarını söyleyen Üstel, geri kalanları da tamamlayacaklarını kaydetti.

Üstel, yarım kalan projelerle uğraşırken, halkın ihtiyacı olan projeleri de hayata geçireceklerini anımsatarak, bugün de halkın ihtiyacı tiyatro binasını hayata geçirmek için çalıştıklarını belirtti.

Hükümet olarak bunu yapacaklarını söyledikleri zaman kendilerine inanmayanlar olduğuna dikkat çeken Üstel, şöyle devam etti:

“Bize çoğu inanmadı. Buradaki sanatçı arkadaşlarım da yapılacağına inanmadıklarını itiraf ediyorlar. Çünkü gelmiş geçmiş Hükümetler bunu yapmadılar. Ömürleri yetmedi. Ama biz dedik ki biz istikrarı sağlayacağız ve bu istikrarın sayesinde ülkemize hizmet etmeye, insanımızın ihtiyacı olan projeleri bir bir hayata geçireceğiz.”

-Üstel: “Binanın sadece dekorasyondan oluşacak üçüncü etabı kaldı”

Başbakan Üstel, tiyatro binasının 1999 yılında bir yangın sonucu tamamen bertaraf olmasından bu yana oyunlarını başka yerlerde seyirciyle buluşturmaya çalışan sanatçıların oyunlarını kendi tiyatrolarında sahneleyebilecekleri çağdaş, ülkeye yakışan bir tiyatro binasının önümüzdeki günlerde tamamlanacağını belirtti.

Tiyatronun 3 etaptan oluşan inşaatının ilk iki etabının bittiğini kaydeden Üstel, sadece dekorasyondan oluşan üçüncü etabı için önümüzdeki günlerde ihaleye çıkılacağını ve tiyatronun 2025’te halka kazandırılacağını söyledi. Üstel, “Artık sanatçılarımız oynadıkları eserleri başka salonlara ihtiyaç duymadan kendi salonlarında sergileyebilecekler.” şeklinde belirtti.

Konuşmasında binanın yapımında emeği geçenlere de teşekkür eden Üstel, “2025 yılı çıkmadan bu binamızı açacağız ve buradaki sanatçı kardeşlerimizle de ilk oyunu birlikte seyredeceğiz.” dedi.                  

-Ataoğlu: “Binanın tamamlanacağına çoğu kişi inanmamıştı”      

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da basına yaptığı açıklamada, kendilerinin hükümet döneminde hep ilkleri yaptıklarını belirterek, çeyrek asır önce yanan Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Binası’nın da şimdiki hükümetin müdahalesiyle bugünlere getirildiğini kaydetti.

Tiyatro binasının yapımına başlandığı zaman çoğu kişinin binanın yapılacağına inanmadığını işaret eden Ataoğlu, cesaret ve azimle attıkları adımlarla örnek projelerinde olduğu gibi tiyatrolar binasının da yapıldığını belirtti.

Ataoğlu, binanın kısa bir süre içerisinde tamamlanacağını söyleyerek, “Tiyatromuz vatandaşımız ve seyircimizin huzuruna açılacak. Herkese hayırlı olsun.” dedi. Ataoğlu konuşmasında, çalışmalara destek verdiği için Başbakan Üstel’e de teşekkür etti.          

-Elmasoğlu: “Kültürsüz kalan bir toplumun can damarlarından bir tanesi kopmuş olur”

Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları oyuncusu Hakan Elmasoğlu incelemeler sonrasında yaptığı açıklamasına, binanın yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek başladı.

Tiyatronun halkın kültür sanat evi olduğunu belirten Elmasoğlu, kültürsüz kalan bir toplumun can damarlarından bir tanesinin kopmuş olduğunu dile getirdi.

Elmasoğlu açıklamasında, “Bu can damarının 25 yıl sonra en sağlıklı bir şekilde bağlanması için elinden gelen her türlü emeği, arzuyu, isteği ortaya koyan herkese halkım ve arkadaşlarım adına teşekkürü bir borç bilirim.” dedi.

En fazla yağış 14 kg ile Bostancı’da kaydedildi

Meteoroloji Dairesi’nin açıkladığı yağış miktarlarına göre en fazla yağış, 14 kg ile Bostancı’da kaydedildi.

Meteoroloji Dairesi, bu sabah itibarıyla son 24 saatte en fazla yağışın metrekareye 14 kilogram ile Bostancı’ya düştüğünü açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nin dün 08.00 ile bugün 08.00 arası yağış verilerine göre, Bostancı’yı 10 kilogram ile Ercan bölgesi takip etti.

Yağışların bölgelere göre dağılımı şu şekilde açıklandı:

“Bostancı 14 kg, Ercan 10 kg, Balıkesir, Lefkoşa 5 kg, Esentepe, Serdarlı 4 kg, Akıncılar, Taşkent, Akdoğan, Devlet Üretme Çiftliği 3 kg, Akdeniz, Çamlıbel 2 kg”

Yağış alan diğer bölgelerde ise metrekare başına 0,1 ile 1,4 kg arası yağış kaydedildi.

Zelenskiy Ankara’da

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya gitti

Zelenskiy ile beraberindeki heyeti taşıyan uçak, dün akşam 21.08’de Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, havalimanında yetkililer tarafından karşılandı.

Zelenskiy’nin, bugün Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüşecek.

X’teki paylaşımında Zelenskiy, Ankara’daki temaslarının gündemini tutukluların değişimi, gıda güvenliği ve eşinin eğitim ve kültür diplomasisi olarak sıraladı. Zelenskiy, paylaşımını Türkçe sonlandırarak “Hoş bulduk Türkiye!” yazdı.

Türkiye İletişim Başkanı Fahrettin Altun dün X paylaşımında, Zelenskiy’nin salı günü Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde görüşeceğini duyurmuştu.

Altun, paylaşımında, “Görüşmelerde, Türkiye-Ukrayna stratejik ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle gözden geçirilecek, iki ülke arasındaki işbirliğinin daha da güçlendirilmesi maksadıyla atılacak adımlar ele alınacaktır. Ziyaret kapsamında ayrıca Ukrayna’daki son gelişmeler ile diğer bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır.” İfadelerini kullandı.

Dinçyürek: “Karaağaç Sağlık Odası yeniden hizmete açıldı”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Karaağaç köyünde uzun yıllardır atıl durumda bulunan sağlık odasının yeniden hizmete girdiğini duyurdu. Yaklaşık 12 yıldır kullanılmayan sağlık odasının tamiratının tamamlandığını belirten Dinçyürek, doktor ve sağlık ekibinin görevlendirildiğini, temel ihtiyaçların karşılandığını ve sağlık hizmetlerinin daha da geliştirileceğini ifade etti.

Bakan Dinçyürek, bugünden itibaren her salı günü hekimin ve hemşirenin eşliğinde Karaağaç Sağlık Odası’nda hizmet verileceğini açıkladı. Göreve geldikleri günden bu yana, Başbakan’ın önerileri doğrultusunda yerinde sağlık hizmeti sunmaya önem verdiklerini vurgulayan Dinçyürek, “Yeni sağlık merkezleri yapıyoruz, mevcut olanları güçlendiriyoruz ve atıl durumdaki sağlık birimlerini yeniden faaliyete geçiriyoruz” dedi.

Bakan Dinçyürek, sağlık odasının yeniden hizmete kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, bölge halkına hayırlı olmasını diledi.

Çatalköy-Esentepe Belediyesi Başkanı Ceyhun Kırok da, bu adımın bölge halkı için sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek, teşekkürlerini sundu.

Brent petrol fiyatı ne kadar oldu?

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 75,21 dolardan işlem görüyor.

Dün 75,12 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 75,05 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.50 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,1 artarak 75,21 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 71,47 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Çin’in özel sektöre yönelik ekonomi politikaları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi beklentileri ve OPEC+ grubunun arz planları gibi faktörlerin etkisiyle dalgalı seyrini sürdürüyor.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, özel sektörün geliştirilmesine yönelik hükümet desteğinin süreceğini ancak yasa dışı faaliyetlere karşı yaptırımların devam edeceğini açıkladı.

Şi, özel sektörün karşılaştığı güçlüklerin ve sınamaların sanayideki dönüşümden ve yeniden yapılanmadan kaynaklandığını, bunların uzun vadeli değil, geçici olduğunu ve üstesinden gelinebileceğini dile getirdi.

Uzmanlar, Çin’in ABD’nin gümrük vergisi yaptırımlarından en hafif şekilde etkilenmek için özel sektör rekabetçiliğini artırmaya çalıştığını ifade ediyor. Ancak, Çin ekonomisine ilişkin belirsizlikler, küresel petrol talebi açısından risk oluşturuyor.

Öte yandan, Fed’in bu yıl toplamda iki kez faiz indirimine gitmesi bekleniyor. Uzmanlar, faizlerin düşmesinin zayıflayan dolar ve artan ekonomik aktiviteyle birleşerek petrol fiyatlarını yukarı çekebileceğini öngörüyor.

Doların değer kaybetmesi, petrolü diğer para birimleriyle işlem yapan alıcılar için daha erişilebilir hale getirirken, ekonomik büyümeyi teşvik eden faiz indirimlerinin sanayi üretimi ve ulaşım gibi petrol tüketiminin yoğun olduğu sektörlerde talebi artırabileceği değerlendiriliyor.

OPEC+ ülkelerinin nisan itibarıyla petrol arzını artırma planının piyasalarda arz fazlası yaratmasından endişe ediliyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki müzakerelerin ilerlemesi halinde Rus petrolünün yeniden resmi pazarlara dönüş yapabileceği ihtimali de fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için Rusya ile müzakerelere başladıklarını duyurdu. Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakında görüşebileceğini söyledi. İlk temasların Suudi Arabistan’da gerçekleşmesi bekleniyor.

Brent petrolde teknik olarak 79,71 doların direnç, 71,95 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın İmkan ve Kabiliyetleri Etkinliği Başbakan Ünal Üstel’in katılımıyla gerçekleştirilecek

Lefkoşa – Ülkemizde afet ve acil durumlarda koordinatör kurum olarak görev yapan Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek müdahale kapasitesini sürekli geliştirmeye devam ediyor. Arama-kurtarma, orman yangınları ve sel gibi doğal afetlerde aktif rol üstlenen teşkilat, yurtiçi ve yurtdışı her türlü göreve her daim hazır olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Zamanla yıpranan araç filosunun yenilenmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyeti’nden sağlanan maddi destek ve hükümetin girişimleriyle yeni araç ve ekipman alımları gerçekleştirildi. Son yıllarda yapılan bu önemli yatırımların kamuoyuna tanıtımı amacıyla “Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın İmkan ve Kabiliyetleri” başlıklı bir etkinlik düzenlenecek.

Etkinlik, 19 Şubat 2025 Çarşamba günü, 12:30 – 13:30 saatleri arasında Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na bağlı Metehan Eğitim ve Tatbikat Alanı’nda gerçekleştirilecek. Başbakan Ünal Üstel’in de katılım göstereceği organizasyonda, teşkilatın yeni araç ve ekipmanları tanıtılacak.

Kamuoyuna açık olması planlanan etkinlikte, Sivil Savunma Teşkilatı’nın afetlere müdahale kapasitesi ve gelişen imkanları detaylı olarak paylaşılacak.

Hasipoğlu: Güney Kıbrıs, elbet bir gün KKTC’nin ada etrafındaki haklarını kabul edecek

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Güney Kıbrıs’ın Mısır ile imzaladığı anlaşmaya tepki göstererek, “Güney Kıbrıs, elbet bir gün KKTC’nin ada etrafındaki haklarını kabul edecek” dedi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği “Münhasır Ekonomik Bölgesi” ile ilgili olan ayrıca doğal gaz yataklarının değerlendirilmesi ve Güney Kıbrıs ile Mısır arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ilgili anlaşmanın Kahire’de imzalanması, Rum tarafının Kıbrıs adasında Tek Egemen benim anlayışının bir tezahürü olarak tarihe not edilmiştir.

GKRY, ada üzerinde iki ayrı egemen halk ve devlet olduğu gerçeğini göz ardı ederek, paylaşımcı bir zihniyet içerisinde olmadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es Sisi huzurunda imzalanan anlaşma ile, gerek Afrodit yatağının ticarileştirilmesine ilişkin Karşılıklı Anlayış Memorandumu gerekse sözde “MEB” içerisindeki 6’ncı parselin geliştirilmesine yönelik olduğunu anlıyoruz.

Rum tarafı müzakere masasında bizimle yönetimi paylaşmayı reddettiği gibi, Hidrokarbonlar konusunda da paylaşım önerimizi reddederek aslında bizimle ada etrafındaki zenginliği de paylaşma niyetinin olmadığını dünyaya göstermeye devam etmektedir.

GKRY’nin bu tutumundan dolayı zaten biz de Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile kıta sahanlığı sınırlandırma anlaşmasını imzaladıktan sonra, TPAO’ya bizim adımıza araştırma yapması için ruhsat verdik.

GKRY elbet bir gün KKTC’nin ada etrafındaki  haklarını kabul edecektir.
Aksi düşünce kazan kazan yerine, kayıplara yol açacaktır

Doğu Akdeniz’de, Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğunu herkes kabul etmelidir. Dolayısıyla Kıbrıslı Türklerle de bir eşikte konuşulması, görüşülmesi ve Kıbrıs Türkü’nün de muhatap alınması son derece önemlidir.

Bu açıdan bakıldığında Doğu Akdeniz bir o kadar daha önem arz etmektedir. Müzakere masasında tam dört kez, Rum tarafına enerji paylaşımı konusunda “Komite” kuralım önerisini yapmamıza rağmen, hepsi Rum tarafınca reddedilmiştir.

Müzakere masasında Rum tarafı; “bu ada üzerinde egemen benim, deniz yetki alanlarında istediğim ülke ve şirketle anlaşma yaparım , senin adına bankada hesap açtım, bir gün çözüm olursa sana da payını veririm”, derken, böyle bir zihniyetle nasıl işbirliği yapabileceğimizi merak ediyorum.

Bu yüzden “Tek Egemenlik” anlayışı yerine ortaya koymuş olduğumuz Egemen Eşitlik talebi son derece makul ve meşru bir taleptir.

1982 Deniz Hukuku Konvansiyonu, ihtilaflı alanlar için tarafların öncelikle oturup müzakere etmesini düzenlemektedir.

Rum tarafı ise bu yöntemden kaçınmaktadır.

Yapılması gereken, uluslarası bir Konferansla veya Mart ayında düzenlenmesi planlanan toplantıda bu konunun tartışılarak, uzlaşı yolu ile hakça bir paylaşıma gidilmesidir.”

 

Dinçyürek: Amacımız ülke genelinde sağlık merkezlerini ve hastaneleri artırmak

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek , sağlık sektöründe yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dinçyürek yapılan güçlü sağlık yatırımları ile ülkenin tüm bölgelerinde halkın hem sağlık hizmeti almalarını sağladıklarını hem de merkezdeki yığılmayı önlediklerini kaydetti.

Temel amaçlarının ada genelinde, gerek hekim, gerekse sağlık çalışanlarıyla modern donanımlarla projelendirilmiş sağlık merkezleri ve hastaneleri artırmak olduğunun altını çizen Bakan Dinçyürek, Başbakan Ünal Üstel’in talimatlarıyla Dipkarpaz’dan Lefkeye kadar bütün sağlık merkezlerini ele aldıklarını söyledi.

Bakan Dinçyürek Yeni Girne Hastanesi hakkında da bilgi vererek, hastanenin tam donanımlı bir hastahane olcağını, bölgenin hem bugünkü hem de yarınki ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitede olacağını kaydetti.

Bakan Dinçyürek , Güzelyurt Hastanesi’nin dördüncü etabının devam ettiğini de belirtti.

“FEDERASYON TEZİNİ SAVUNANLAR RUM TARAFININ KEYFİNİ DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamalarda, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) liderlerinin Kıbrıs sorununa ilişkin tutumlarını eleştirdi.

Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı ve Genel Sekreteri’nin açıklamalarını okuduğunda şaşırdığını belirterek, federasyon tezini savunan siyasilerin Rum tarafının keyfini daha ne kadar bekleyeceklerini sorguladı.

 

“FEDERASYON TEZİNİ SAVUNANLAR RUM TARAFININ KEYFİNİ DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?”

Hasipoğlu, CTP liderlerinin federasyon çözümü konusundaki ısrarını eleştirerek, Rum tarafının adanın yönetimi ve zenginliklerini paylaşma konusunda istekli olmadığını vurguladı.

Bu durumun hem UBP hem de CTP tarafından tecrübe edildiğini ifade eden Hasipoğlu, federasyon modelinin artık çağ dışı kaldığını savundu.

“EGEMEN EŞİTLİK VE İŞBİRLİĞİ VURGUSU”

Hasipoğlu, iki taraf arasında samimi bir işbirliğinin başlamasının önemine dikkat çekerek, egemen eşitlik kavramının altını çizdi.

Rum tarafının adanın zenginliklerini tek başına kullanma isteğinin kabul edilemez olduğunu belirten Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının adadaki egemenliğinden asla ödün vermeyeceğini ifade etti.

“İŞBİRLİĞİ OLMADAN ORTAKLIK MÜMKÜN DEĞİL”

Hasipoğlu, Rum tarafının işbirliğinden kaçınmaya devam etmesi halinde sürecin başarısızlığa mahkum olacağını ve adadaki zenginliklerden yararlanma imkanının ortadan kalkacağını belirtti.

İktidar ve muhalefetin, federasyon hayali yerine adadaki gerçekler üzerinden ortak bir yol haritası belirlemesi gerektiğini vurgulayan Hasipoğlu, işbirliği yapamayan halkların ileride ortaklık yapabilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

“AKANSOY DA BENZER ŞEKİLDE…”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Postası’na şöyle konuştu;

“Birer saat arayla CTP Genel Başkanı ve Genel Sekreterinin Kıbrıs konusu ile ilgili açıklamalarına okuduğumda şaşırdım. Sayın Erhürman; Siyasal Eşitlik olmadan, dönüşümlü başkanlık olmadan federasyon çözümünün olamayacağından bahsederken, Sayın Akansoy da benzer şekilde iki toplum arasındaki güven ve birlik eksikliğinden bahsetmektedir.”

“TALAT VE AKINCI DA BENZER ŞEKİLDE…”

“Eski Cumhurbaşkanlarımız Sayın Talat ve Sayın Akıncı da benzer şekilde masayı devirenin hep Rum tarafı olduğunu defalarca dile getirdiler, şimdilerde daha da net bir şekilde dile getiriyorlar.

Federasyon tezini savunan tüm siyasilerin federasyon bağlamında doğru bir tespit yaptığını söyleyebilmekle birlikte, Rum tarafının keyfini daha ne kadar beklemeyi düşünüyorsunuz sorusunu sormaktan da kendimi alamıyorum. Zira daha önceki tüm çözüm planlarına ve önerilerine halkını hayır dedirten Rum yönetimlerini samimi bulmamız mümkün değildir. Bizleri hiçbir zaman bu adanın eşit ortağı ve onlar kadar egemeni görmediler, görmek de istemeyeceklerdir.

Örneğin; Egemen eşitliğimiz, dönüşümlü başkanlık, Türkiye”nin garantisi gibi konular kabul edildi de bizim mi haberimiz yok?

Garantiler – güvenlik konularında ise aramızda uçurum olduğunu zaten UBP olarak bizler hep dile getiriyoruz. Diğer bir ifadeyle sıkıntı sadece egemenlik ve yönetim paylaşımı veya mülkiyet konusu değil, Türkiye”nin etkin ve fiili garantisi de bizim kırmızı çizgimizdir.

Sizler mevcut BM parametreleri zemininde federasyonu görüşmeye devam edelim ısrarını sürdürürken, aslında statükonun devamını, çözümsüzlüğün devam etmesini istiyorsunuz. Aynı konuları mevcut BM parametrelerinde görüşmeye devam edersek, farklı sonuçlar elde etmemiz mümkün olmayacaktır. Zira Rum tarafının mevcut BM parametlerinden anladığı ile bizim anlayış çok farklıdır ve bu konuda dahi ortak bir zeminde buluşmamız görünebilir gelecekte mümkün gözükmemektedir. Bu tespiti sadece ben değil, BM de yapmaktadır. O halde çöken modelleri yeniden canlandırmaya çalışmak ne sizlerin ne de BM”nin görevi olmalıdır.”

 

“SÜREÇ YİNE BAŞARISIZLIĞA MAHKUM OLMASI BİR YANA, ADA ETRAFINDAKİ ZENGİNLİKLERİN SEMERESİNDEN DE YARARLANMA İMKANI OLMAYACAK”

“İki taraf arasında samimi bir şekilde işbirliğinin başlaması önemlidir. Mart ayındaki toplantı öncesinde kapıların açılması diye bir mesele kalmamalıdır. Daha sonra ticaretin geliştirilmesi, ortak sosyal ve çevre projeleri, enerji işbirlikleri yapılmalıdır. Daha bugün Mısır ile imzalayacağı doğal gaz anlaşmasını Kıbrıs Cumhuriyeti için tarihi bir anlaşma olarak nitelendirmektedir Rum lideri. Oysa federasyonu görüşürken, ada etrafındaki doğal kaynakların federal devletin yetkisinde olacağı, bu konuda karar alırken uzlaşı ile karar alınacağı noktasında anlaşmıştık. Bizler için Federasyon artık zemin olabilecek bir model olmasa da, resmi olarak bizim paylaşım üzerine kurulu masada olan önerimiz vardır. Özetle; “Gelin bir komite kuralım ve yapılacak olan anlaşmaların şartlarını beraberce kararlaştıralım” önerisi. Lakin Rum yönetiminin, ne münasebet bu ada üzerinde egemen benim, istediğim ülke ile anlaşma yaparım zihniyet devam etmektedir. İşte bizlerin “egemen eşitlik” kavramında ısrar etmemizin önemi bir kez daha burada öne çıkmaktadır. Bilinmelidir ki Kıbrıs Türk halkı bu ada üzerindeki egemenliğinden asla ödün vermeyecektir.

Öte yandan, Rum tarafı da yukarıda bahsettiğim işbirliği örneklerini egemenlik meselesine döküp, işbirliğinden kaçınmaya devam ederse, süreç yine başarısızlığa mahkum olması bir yana, ada etrafındaki zenginliklerin semeresinden de yararlanma imkanı olmayacaktır.”

“ANA MUHALEFET İLE TESPİT NOKTASINDA ORTAK BİR ZEMİNİMİZ OLABİLDİĞİNE GÖRE”

İktidarı ile muhalefeti ile, sağcısıyla, solcusuyla başlangıç noktamızı , yol haritamızı doğru belirleyip, federasyon hayali üzerinden değil, adadaki gerçekler üzerinden yolumuza ortak zeminde devam etmemiz gerekmektedir.

Ana muhalefet ile tespit noktasında ortak bir zeminimiz olabildiğine göre bundan sonra atılacak adımları ve yol haritasını da doğru belirleyip, egemenliğimize sahip çıkarak fikir birliği içerisinde dünyaya sesimizi daha güçlü duyurmamız gerekmektedir . Bu noktada sihirli kelime “iki halkın – iki devletin işbirliğidir. İşbirliği yapamayan halkların ilerde ortaklık yapabilmesi de mümkün değildir.”

 

Kaynak: Kıbrıs Postası

KKTC’de kar yağışı bekleniyor…

Dondurucu soğuklar geliyor. Meteorolojiye göre perşembeden itibaren hava sıcaklığı 8 derece birden düşecek. Yarından itibaren, yağmur, sis, don, hafta sonu ise karla karışık yağmur veya kar bekleniyor. Rüzgar da zaman zaman kuvvetli esecek.

Türkiye’de Sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgasıyla sıcaklığın hızla düşeceği açıklanırken, KKTC Meteoroloji Dairesi de hafta sonuna doğru oldukça soğuk bir hava geleceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 18 – 24 Şubat tarihlerini kapsayan dönem için yayımladığı hava tahmin raporuna göre, bölge genellikle alçak basınç sistemiyle periyodun ilk günleri soğuk ve nemli, perşembe gününden itibaren ise oldukça soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Meteorolojinin raporuna göre, hafta boyunca hava genellikle parçalı bulutlu geçecek.

Yarın ve çarşamba günü yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmur, sabah saatleri de yer yer sis görülecek.

-Perşembe günü sıcaklıklar 8 derece birden düşecek

Hava sıcaklığının 8 derece birden düşeceği perşembe günü öğleye kadar yer yer sağanak yağmurlu geçecek. Cuma günü ise sabah saatleri yer yer don olacak.

Cumartesi ve pazar günleri sağanak yağmurlu, yer yer karla karışık yağmurlu veya kar yağışı beklenirken, sabah saatleri yer yer don görülecek. Hava, pazartesi parçalı bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun ilk günleri iç kesimlerde ve sahillerde 16 – 19, son günlerinde ise 8 – 11 derece dolaylarında seyredecek.

-Rüzgar da kuvvetli esecek

Rüzgar, periyodun ilk günü Güney ve Doğu yönlerden orta, diğer günlerde ise Kuzey ve Batı yönlerden kuvvetli, zaman zaman fırtınamsı rüzgar veya fırtına şeklinde esecek.

Şeker tüketmeyi bırakmak, vücudu önemli oranda yeniliyor

Uzun bir süre şekeri kesmek genel sağlığı önemli ölçüde iyileştirebilir, enerji seviyelerini artırabilir, şişkinliği azaltabilir ve daha temiz bir cilde kavuşmanızı sağlayabilir.

Şekeri kesmek göbek yağını azaltarak ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu geri kazandırarak kilo kaybına yardımcı olur.

Şekeri bıraktığınızda vücudunuzda pek çok olumlu değişim yaşanır.

İşte zaman içinde gerçekleşen bazı etkiler:

İLK GÜNLER (1-3 Gün)

Tatlı krizleri ve yoksunluk belirtileri olabilir.

Baş ağrısı, yorgunluk ve sinirlilik hissi yaşanabilir.

Tat algınız değişmeye başlar; doğal tatlar daha belirgin hale gelir.

İLK HAFTA (4-7 Gün)

Enerji seviyeleri daha dengeli hale gelir.

Uyku kalitesinde iyileşme gözlemlenebilir.

Kan şekeri seviyeleri daha stabil hale gelir, ani açlık krizleri azalır.

 

İLK AY

Kilo vermeye başlarsınız, özellikle bel çevresinde incelme fark edilebilir.

Cilt sağlığında iyileşme görülür; sivilce ve cilt lekeleri azalabilir.

Bağışıklık sistemi güçlenir, inflamasyon azalır.

3-6 AY SONRASI

Karaciğer yağlanması ve kötü kolesterol seviyeleri azalabilir.

Kalp sağlığınız güçlenir; yüksek tansiyon riski düşer.

Beyin sağlığınız desteklenir; konsantrasyon ve hafıza gelişebilir.

UZUN VADEDE (1 Yıl ve Sonrası)

Tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları riski önemli ölçüde azalır.

Enerji seviyeleri kalıcı olarak yüksek ve stabil hale gelir.

Tat duyusu tamamen doğal tatlara uyum sağlar.

 

Uzun ve mutlu yaşamın 10 sırrı ortaya çıktı

Bilim insanları, bazı kişilerin yaşlanmaya diğerlerine göre daha dirençli olduğunu ve sağlıklı bir şekilde yaşlandığına dikkat çekiyor. İşte uzun ve mutlu bir yaşamın 10 sırrı…

Yapılan araştırmalara göre “süper yaşlılar” olarak adlandırılan bireyler sadece genetik faktörlerle değil aynı zamanda güçlü bir yaşam tarzı ve pozitif kişilik özellikleriyle de uzun ömürlü olduklarını ortaya koydu. Chicago Üniversitesi’nden Profesör Emily Rogalski ve ekibinin yürüttüğü incelemelere göre süper yaşlılar sadece uzun yaşamlarıyla değil aynı zamanda iyimserlik, dayanıklılık ve azim gibi belirgin kişilik özellikleriyle de dikkat çekiyorlar.

Bu bireyler, hayatta karşılaştıkları zorluklar karşısında pes etmek yerine daha güçlü bir şekilde mücadele etmeyi tercih ediyorlar. Aynı zamanda aktif bir yaşam tarzı benimsemeleri, sosyal bağlarını güçlü tutmaları ve yeni şeyler denemeye olan açık fikirli yaklaşımları da bu uzun ömrün önemli faktörlerinden.

UZUN ÖMÜR İÇİN ALTIN KURALLAR
Profesör Emily Rogalski ve ekibinin süper yaşlılar üzerine yaptığı araştırmalar, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürmek için dikkat edilmesi gereken bazı önemli alışkanlıkları da ortaya koydu. Uzmanlara göre, bu alışkanlıklar yaşam kalitesini artırıyor ve yaşlanmayı geciktiriyor. İşte o altın kurallar:

– Süper yaşlıların yaşamlarında, kariyer hedefleri yerine kişisel tutkularına odaklanma eğiliminde oldukları gözlemleniyor. Hobi ve ilgi alanlarına duyulan tutkular, kişiye yaşamın her aşamasında anlam ve keyif katıyor, böylece yaşam kalitesi artıyor.

– Fiziksel aktiviteyi bir zorunluluk olarak görmek yerine, sevdiğiniz bir aktiviteyi keyif alarak yapmalısınız. Dans etmek, yürüyüşe çıkmak veya bahçe işleriyle ilgilenmek gibi alışkanlıklar, bedenin aktif kalmasını sağlıyor ve fiziksel sağlığı artırıyor.

– Süper yaşlılar, başkalarıyla yarışmak yerine kendi yaşamlarından memnun olmayı tercih ediyor. Başkalarının yaşamını takıntı haline getirmemek, bireyin iç huzurunu ve sağlığını destekliyor.

– Sosyal yaşam, yalnızlıkla mücadele etmenin ve zihinsel sağlığı korumanın en güçlü araçlarından biri. Süper yaşlıların büyük bir kısmı, aktif sosyal ilişkiler kurarak yalnızlıktan kaçınmakta ve bunun da yaşam kalitelerini artırmakta olduğunu gösteriyor. Ilımlı sosyal içecek tüketimi dahi bu sürece katkı sağlayabiliyor.

– Yeniliklere açık olmak, beyni aktif tutarak yaşlanmayı geciktiriyor. Süper yaşlılar, yeni deneyimler ve bilgi edinmeye açık olurlar; bu da zihinsel esnekliklerini güçlendirir.

– Yaşam enerjisi yüksek olan süper yaşlılar, her yaştan insanla güçlü sosyal bağlar kurarlar. Bu bağlar, gençlik yıllarındaki enerji seviyelerini korumalarına yardımcı olur ve hayatı daha dinamik kılar.

– Kendine özen göstermek, sadece fiziksel değil psikolojik sağlığı da iyileştirir. Kendi bakımına özen gösteren bireyler, özgüven kazanır ve hayata daha olumlu bir bakış açısı geliştirirler.

– Pozitif bir bakış açısına sahip olmak, stresin sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletir. Süper yaşlılar, genellikle olaylara olumlu yaklaşarak yaşama daha rahat ve huzurlu bir şekilde tutunurlar.

– Hayatın her döneminde yeni şeyler deneyimlemek, yaşamı daha anlamlı kılar. Değişime açık olmak ve konfor alanından çıkmak, bireylerin kişisel gelişimlerini teşvik eder.

– Süper yaşlılar, toplumlarına katkı sağlamak için gönüllü olmayı tercih ederler. Toplumla ilişkiler kurmak, hem bireysel hem de sosyal anlamda faydalar sunar.

Tarım Bakanı Çavuş Aydınköy’de tarımsal üretimle ilgili görüş alışverişinde bulundu

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Aydınköy’de üreticilerle, ülke tarımıyla ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Bakan Çavuş, Aydınköy’de bir araya geldiği üreticilerle, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, ihracatı artırmak ve üreticilere daha fazla destek sunmak adına atılması gereken adımlarla ilgili fikir teatisinde bulundu.

Üreticilerin, narenciye üretiminin ülke ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu, verimliliğin artırılması, tarımsal girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve erişimin kolaylaştırılması, pazarlama imkanlarının genişletilmesi gerektiğini dile getirdiği belirtildi.

Bölgenin tarımsal kalkınmasını destekleyecek projelerin hızlıca hayata geçirilmesi, özellikle sulama altyapısının iyileştirilmesi ve ihracat süreçlerinin kolaylaştırılması gibi konularda sağlanacak desteklerin sektörün geleceği açısından kritik olduğunu da ifade edildi.

Bakan Çavuş’un ziyaretinin, yerli üretimin arttırılması ve ihracatın teşviki açısından önem taşıdığı da dile getirildi.

FATMA ÇİMEN TUĞLU, BAFRA ATIKSU ARITMA TESİSİNDE İNCELEMELERDE BULUNDU

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, Bafra Turizm Bölgesi’ndeki otellere hizmet veren Bafra Atıksu Arıtma Tesisi’ni ziyaret ederek yerinde incelemelerde bulundu.
Tuğlu, göreve geldiği dönemde ciddi altyapı sorunlarıyla karşı karşıya olan tesiste, yapılan iyileştirmeleri ve devam eden çalışmaları yerinde değerlendirdi. Geçmişte yaşanan taşmalar, çevreye yayılan kötü kokular ve yetersiz kapasite gibi büyük sorunlar, Çevre Mühendisi Taibe Efe’nin de katkılarıyla büyük ölçüde giderildi. Yeni makinelerle donatılan tesis, günümüzde çok daha verimli çalışıyor ve taşma minimum seviyeye indirildi. Ayrıca, çevreye yayılan kötü koku sorunu da büyük ölçüde ortadan kalktı.
Tuğlu, incelemeler sırasında tesisin mevcut durumu hakkında yetkililerden bilgi alarak, devam eden iyileştirme çalışmalarının tamamlanmasıyla çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve daha verimli bir altyapı sisteminin hayata geçirileceğini vurguladı.
Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, halk sağlığını koruyan, çevreye duyarlı projeleri hayata geçirmeye ve altyapı yatırımlarıyla hizmet kalitesini artırmaya devam ediyor.

Petrol “arz artışı beklentileri” ile geriliyor

Petrol, Irak ve Rusya’dan gelen akışların artacağı beklentisiyle düşüşe geçti.

Brent ham petrolü varil başına 74 dolara doğru gerilerken, ABD ham petrolü 70 dolara yakın.

ABD Başkanı Donald Trump Pazar günü Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile “çok yakında” görüşebileceğine inandığını söyledi. Açıklama, ABD ve Rusya’nın önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan’da ilk görüşmelere hazırlanırken geldi.

ING Groep NV’nin Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, “Petrol piyasasındaki beklenti fiyattaki zayıflıkla birlikte kötüleşmeye devam ederken, zaman aralıkları da daha zayıf bir fiziksel piyasaya işaret ediyor” dedi.

Ham petrol, Trump’ın tarifeleri ve İran dahil üreticilere yönelik yaptırım tehditleri nedeniyle hızla yön değiştiriyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in yönetimin Tahran’ın petrol ihracatını mevcut seviyelerin yüzde 10’undan daha aza sıkıştırmayı hedeflediğini söylemesinin ardından Cuma günü fiyatlar yükseldi, ardından planın uygulanabilirliği konusundaki şüpheler nedeniyle düşüş yaşandı.

Yarıyıl tatilinin ardından okullar açılıyor

16 günlük şubat tatili bitti, okullar yarın açılıyor.

28 bini ilkokullarda, 30 bini ortaokul ve liselerde, 4 bini de meslek liselerinde olmak üzere 62 bin öğrenci yarın çalacak ders ziliyle sınıflardaki yerini alacak.

23 Eylül’de başlayan 2024-25 eğitim öğretim yılının birinci dönemi 31 Ocak’ta karnelerin verilmesiyle tamamlanmıştı. İkinci dönemse 16 Haziran’da sona erecek.

Öte yandan kamu ve özel okullarda görev yapan 6 bin 300 öğretmen de yarın öğrencilerle birlikte ders başı yapacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan elde edilen bilgiye göre, İlköğretim Dairesi’ne bağlı 128 okulda yaklaşık 28 bin, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı 48 okulda yaklaşık 30 bin ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 13 okulda yaklaşık 4 bin öğrenci eğitim görüyor.

Çıraklık ve Yetişkin Eğitimi Merkezlerinde ise yaklaşık 450 öğrenci eğitim alıyor.

BREZİLYA’DA UÇAK DÜŞTÜ

Brezilya’nın güneydoğusundaki Sao Paulo eyaletinde küçük uçağın düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti.

Eyaletin başkenti Sao Paulo’ya yaklaşık 160 kilometre mesafedeki Quadra bölgesinde küçük uçak düştü.

Yerel yetkililer, uçaktaki 2 kişinin cansız bedenlerine ulaşıldığını bildirdi.
Konuya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Brezilya’nın Sao Paulo eyaletinde 9 Ocak ve 7 Şubat’taki uçak kazalarında 3 kişi hayatını kaybetmiş, 5 kişi yaralanmıştı.

Eyalette 9 Ağustos 2024’te de yolcu uçağının düşmesi sonucu 62 kişi yaşamını yitirmişti.

CUMHURBAŞKANI TATAR İSTANBUL’DA

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul’daki Fatih Merkez Kütüphanesi’ni ziyaret etti.

Fatih Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul ziyareti kapsamında Fatih’teki Merkez Kütüphanesini de gezdi.

Tatar, burada bir araya geldiği gençlerle sohbet etti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Tatar, 7 gün 24 saat hizmet veren kütüphanenin, gençlerin eğitimine sağladığı katkıdan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Bu tür sosyal ve kültürel mekanların önemine dikkati çeken Tatar, “Gençlerin böylesine modern kütüphanelerden aktif olarak yararlanması ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik ve dayanışmanın önemine de değinen Tatar, gençlere başarı dileklerini iletti.

Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da Cumhurbaşkanı Tatar’ı ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirterek, kütüphanenin işleyişi, projeleri ve gençlere sağlanan imkanlar hakkında bilgi verdi.

Turan, Cumhurbaşkanı Tatar’a ziyaretinden dolayı teşekkür etti.

 

Hala Sultan İlahiyat Koleji “En Centilmen Takım” ödülü kazandı

Türkiye’de düzenlenen Okul Sporları Gençler Finallerine katılan Hala Sultan İlahiyat Koleji, “En Centilmen Takım” ödülü kazandı.

Türkiye’de düzenlenen Okul Sporları Gençler (lise) Finallerine katılan Hala Sultan İlahiyat Koleji, “En Centilmen Takım” ödülü kazandı.

Okuldan yapılan açıklamaya göre, 10-14 Şubat tarihlerinde Giresun’da düzenlenen finallere Türkiye‘nin en iyi takımlarıyla birlikte Hala Sultan İlahiyat Koleji de katıldı.

Takıma, gösterdiği fair-play davranışları ve performansıyla “En Centilmen Takım” ödülü verildi.

Çalışma Bakanlığı’ndan usulsüzlüklere ilişkin kararlılık vurgusu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından basında da yer alan sahte ön izin belgesi ile işlem yapılmak istendiğine yönelik haberlere ilişkin açıklama yapıldı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Çalışma Bakanlığı tüm usulsüzlüklerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edecektir” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı konuyu yakından takip etmekte olup, her türlü sahte evrak ile işlem yapmaya çalışan kişilerin tespiti halinde konu polise bildirilip gereği yapılmaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, usulsüzlüklerle mücadelede kararlılığını sürdürmektedir. Bakanlık, usulsüzlüklerin tespiti ve önlenmesi amacıyla çeşitli denetim mekanizmalarını etkin bir şekilde kullanmaktadır.”

Başbakan Üstel, yapımı süren yeni Girne Hastanesi’ndeki çalışmaları inceledi

Başbakan Ünal Üstel, bugün, yapımı devam eden Girne Hastanesi’ndeki çalışmaları yerinde inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.

Üstel’e incelemeleri sırasında Maliye Bakanı Özdemir Berova, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Planlama ve İnşaat Dairesi Müdürü Oğuz Akçay ve hastanenin müteahhitliğini yapan firmaların yetkilileri de yer aldı.

– Üstel

Başbakan Ünal Üstel, incelemelerin ardından basına yaptığı açıklamada, “Yeni Girne Hastanesi, teknik arkadaşlardan aldığımız bilgilerle 2025 yılı içerisinde tamamen bitecek, donanımları yapılacak. Hayırlısıyla da, 2026’da halkımıza hizmet etmek için kapılarını açacak.” ifadelerini kullandı.

“Ülkemize çok modern ve güzide bir hastane kazandırıyoruz. 2025’te dev projeleri hayata geçireceğimizi söylemiştik.” diyen Üstel, söz verdikleri gibi 2025’te bazı ilçelerde hastane, bazı ilçelerde de ihtiyaç duyulan sağlık ocaklarını birer birer açacaklarının altını çizdi.

Uzun bir zaman yarım kalan Güzelyurt Hastanesi’ni bitireceklerinin sözünü verdiklerini anımsatan Üstel, “Ayrıca Lapta ve Değirmenlik sağlık ocağı bitti, 1-2 ay içerisinde açacağız. Yeni Maraş Sağlık Merkezi’nin temeli atıldı. Pamuklu’ya bir hastane yapacağımızın sözünü verdik. Bütün bunların temellerini attık ve çalışmalarını yaptık. Sıra şimdi, Pamuklu Hastanesi’nde… ” diye konuştu.

“Biz bu hastanelerimizi 2025 yılı içerisinde bitireceğimizin sözünü halkımıza verdik. Çünkü sağlıkta yaşanan sıkıntılar ve problemler bilgimiz dahilindedir. Bütün bunların, kurulan istikrarsız hükümetlerden ve başa geçen hükümetlerin zamanında projeleri bitiremeyip yarım bırakmalarından kaynaklandığını söylüyoruz.” şeklinde konuşan Üstel, 2,5 yıl içerisinde hükümet olarak önce yarım kalan projeleri sonra da halkın ihtiyaç duyduğu projeleri birer birer önlerine koyduklarını ifade etti.

Üstel, bir taraftan ülkede yaşanan ekonomik sorunların önünü aşmak için çalışmalar yaparken, bir taraftan da sağlığı iyileştirmek için çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Üstel, “Önümüzdeki günlerde Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanacak İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü ile hastanelerin ihtiyacı olan alet ve son sistem cihazlar alınacak. Bu doğrultuda, hastanelerin güncel ve çağı yakalamak için ne ihtiyacı varsa karşılanacak.” ifadelerini kullanarak, “dev” bir projenin gerçekleşmesine katkı koyan iki yerel firmaya da teşekkür etti, hastanenin hayırlı olmasını diledi.

– Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, modern ve tam teşekküllü olan yeni Girne Hastanesi’nin bölgenin bütün ihtiyacını karşılayacak nitelikte olduğunu vurguladı.

“Hastanemiz hem yatak kapasitesi hem fonksiyonları anlamında bölgeye hizmet vermeye yeterlidir.” diyen Dinçyürek, Başbakan Üstel’in talimatlarıyla özelde Girne Hastanesi genelde ise adadaki bütün sağlık merkezleri ve hastanelerine yönelik hızlı bir şekilde inşaat yapıldığını dile getirdi.

Dinçyürek, “Çok kısa bir zaman içinde, sırayla birçok sağlık alanındaki yatırımlar hizmete girecek noktaya gelecek.” şeklinde konuştu.

“Yeni Girne Hastanesi’nin son virajına geldik. Bu noktaya gelişine kadar geçen sürede hastaneye çok ciddi fonksiyonlar kazandırdık. Başlangıçta bu bina, bir üniversite hastanesinin kendi ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlanmış bir binaydı. Biz bunu, sadece bugünün ihtiyacını değil yarının ihtiyacını da karşılayacak olan tam donanımlı bir hastaneye göre planladık.” ifadelerine yer veren Dinçyürek, hastanenin alt ve üst yapısıyla ileride sıkıntı yaşamadan hizmet verebilecek ve ihtiyaç duyulan fonksiyonlara olanak sağlayabilecek nitelikte tasarlandığını kaydetti.

– Akçay, çalışmalarla ilgili teknik bilgi aktardı

Planlama ve İnşaat Dairesi Müdürü Oğuz Akçay, çalışmalarla ilgili teknik bilgi verdi.

2022’de yapımına başlanan yeni Girne Hastanesi’nin 114 yataklı ve 10 yoğun bakım yatağına sahip olduğunu kaydeden Akçay, “Sağlık Bakanlığı’nın duyduğu ihtiyaçlar ve Girne bölgesinde yaşanan gelişmeler doğrultusunda hastanenin bazı projelerinde tadilata gidilmek mecburiyetinde kalındı. Bu kapsam içerisinde bodrum alanlarında büyüme yapıldı. Toplamda 10 bin metrekareye yaklaşan bir inşaat alanında, şu aşamada artık ince işler diye tabir ettiğimiz kısma kadar gelindi.” ifadelerine yer verdi.

Yatak odalarının bulunduğu üst katlardan itibaren sonlandırılarak binanın son haline gelmesi için çalışma başlatıldığını ifade eden Akçay, buna ek olarak çevredeki dolgu ve teknik altı yapı işlemlerinin tamamlanmasının ardından hızlı bir şekilde çevre düzenlemesine gelineceğini belirtti.

Trafik denetimlerinde 61 araç trafikten men edildi, 3 sürücü ise tutuklandı

Ülke genelinde dün yapılan trafik denetimlerinde 61 araç trafikten men edildi, 3 sürücü ise tutuklandı.

Polis basın bültenine göre, 2 bin 421 araç sürücüsünün kontrol edildiği denetimlerde, 407 araç sürücüsü aleyhinde de çeşitli trafik suçlarından yasal işlem başlatıldı.

Rapor edilen trafik suçları şöyle:

“80’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 68’i sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 52’si emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 37’si seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 19’u alkollü içki tesiri altında araç kullanmak,  8’i sigortasız araç kullanmak, 7’si trafik levha ve işaretlerine riayet etmemek ve  136’sı diğer trafik suçları.”

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz ve federasyon yönetimini kabul etti
Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Ersin Tatar kabuldeki konuşmasında, geleneksel anlamda ata sporu olan okçuluğa gençler arasında ilginin giderek artmakta olduğunu dile getirerek, Türkiye Cumhuriyeti’nde bu sporun gelişimi, başarısı ve tecrübesinin KKTC’ye de yansımasının önemli olduğunu ifade etti.
“Uluslararası temsiliyet bakımından da gençlerimizin uluslararası organizasyonlarda Türkiye’nin desteğiyle ambargolara rağmen yer alabilmeleri çok önemlidir” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu’na KKTC’deki okçuluk kulüplerine ve sporcularına gösterdikleri ilgi ve yakınlıktan dolayı teşekkür etti.
Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz da, Cumhurbaşkanı Tatar’a federasyon ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türk okçuluğunun KKTC’de de gelişmesi için adımlar atılmakta olduğunu belirten Toksöz, Cumhurbaşkanı Tatar’ın okçuluğa verdiği önemin ve desteğin çok kıymetli olduğunu ifade etti.

Pazartesi gününden itibaren dört gün yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, 15-21 Şubat tarihleri arasında bölge, periyodun ilk günleri yüksek basınç sistemi, diğer günlerde ise alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün ve yarın parçalı bulutlu, pazartesi parçalı bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, salı parçalı bulutlu öğle saatleri yer yer hafif sağanak yağmurlu, çarşamba parçalı ve çok bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, perşembe parçalı bulutlu doğu kesimler yer yer sağanak yağmurlu, cuma parçalı ve çok bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 17-20 derece, periyodun son günlerinde ise 9-12 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzeyli yönlerden, pazartesi ve salı günleri ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

NASA’ya kritik uyarı

Havacılık Güvenliği Danışma Paneli (ASAP) tarafından yayınlanan yıllık rapora göre, NASA’nın Ay’a dönüş görevi Artemis 3’te hala çözülmesi gereken problemler olduğu vurgulandı. Rapor, ABD’li uzay ajansının derin uzay keşfi ve Mars’a yolculuk hedeflerinin büyük zorluklar ve belirsizlikler içerdiğini belirtiyor.

NASA’ya sunulan yıllık güvenlik raporunda Artemis programının insanlı Ay’a dönüş misyonu da dahil olmak üzere, birçok uyarı niteliğinde endişeye dikkat çekiyor.

ABD’li uzay ajansının Apollo 17’den sonra ilk kez insanları Ay’a göndereceği Artemis 3 misyonunun 2027’de Ay’ın güney kutup bölgesine iniş yapması planlanıyor.

GÜVENLİK DEĞERLENDİRMESİ RAPORU

Havacılık Güvenliği Danışma Paneli (ASAP) tarafından yayımlanan yıllık rapor, NASA’nın etkileyici ilerlemeler kaydettiğini ancak hala çözülmesi gereken zorlukların bulunduğunu vurguladı.

Bu rapor, özellikle NASA’nın Ay’dan Mars’a Programı ile Alçak Dünya Yörüngesi’ndeki (LEO) Uluslararası Uzay İstasyonu operasyonlarına ilişkin önemli güvenlik gözlemlerine işaret etti.

RİSKLE İLGİLİ SORUNLAR

Eski NASA astronotu Korgeneral Susan J. Helms’in başkanlık ettiği ASAP uzmanlar paneli, NASA’nın ticari alçak Dünya yörüngesi hedeflerine geçişinde önemli risk unsurları bulunduğunu belirtiyor.

ARTEMIS PROGRAMINA DAİR ENDİŞELER

Rapor, NASA’nın derin uzay keşfi ve Mars’a yolculuk hedeflerinin büyük zorluklar ve belirsizlikler içerdiğini belirtiyor.

Raporda, “İnsanlı gezegenler arası seyahat yetenekleri ve uzay donanımlarının geliştirilmesi için en kritik adım, güvenli bir şekilde Ay’a geri dönmektir. Ay, hem bir gezegen yüzeyinde operasyon deneyimi kazanma hem de Mars benzeri aşırı koşullara sahip bir test ortamı sunuyor.” ifadeleri yer aldı. Bununla birlikte, NASA’nın bütçe, endüstri, jeopolitik, teknik ve sağlık/tıp alanlarında büyük engellerle karşılaşacağını belirten rapor, NASA’nın hem Artemis programını yürütüp hem de alçak Dünya yörüngesindeki varlığını sürdürürken bu zorluklarla mücadele etmek zorunda kalacağını ifade ediyor.

BAŞARISIZLIK FİZİĞİ VE ORİON ISI KALKANI PROBLEMİ

ASAP, NASA’nın Aralık 2022’de gerçekleşen Artemis 1 misyonunda Orion kapsülünün Dünya’ya giriş sırasında ısı kalkanında yaşanan soyulma ve karbon kaybı sorunlarını proaktif bir şekilde araştırmaya devam ettiğini vurguluyor.

Rapora göre, NASA’nın bu başarısızlığın fiziksel nedenlerini anlamaya ve düzeltici önlemler almaya yönelik çalışmaları, gelecekteki ısı kalkanı montajlarında iyileştirmeler yapılmasını ve Artemis 2’nin 2026’daki uçuşunda mevcut ısı kalkanının kullanılmasını sağlayacak.

Ancak ASAP, bu mühendislik detaylarının ve ilgili risk değerlendirmelerinin henüz tam olarak incelenmediğini ve 2025 başlarında bu konunun özel olarak ele alınacağını belirtiyor.

ARTEMİS 3 İÇİN TEKNİK HAZIRLIK SEVİYESİ

Rapora göre, mevcut takvim ve teknik hazırlık seviyesi göz önüne alındığında, Artemis 3 görevinin kapasitesinin aşılmış olmasından büyük endişe duyuluyor.

Bu misyon pek fazla ilkleri barındırdığından dolayı çok fazla risk içeriyor.

Bilim insanları, NASA’nın kritik testlerden başarıyla geçmeden mürettebatlı uçuşları gerçekleştirmemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle yörüngeye yakıt ulaştırma, kriyojenik yakıt ikmali ve uzun süreli uzayda depolama, İnsanlı İniş Sistemi (HLS) ile Orion’un kenetlenmesi, HLS’nin Ay’a başarılı bir şekilde inişi ve geri kalkışı gibi kritik aşamaların başarılı olması gerektiği belirtildi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan ile ABD’li mevkidaşı Rubio bir araya geldi

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan ile ABD’li mevkidaşı Rubio ilk yüz yüze görüşmede Suriye’deki durum, Gazze’deki gelişmeler ve Ukrayna-Rusya savaşındaki konuları değerlendirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, Fidan ve Rubio, 61. Münih Güvenlik Konferansı (MSC 2025) marjında görüşme gerçekleştirdi.

Fidan ve Rubio arasında yüz yüze yapılan ilk görüşmede, savunma sanayisi dahil ticari ilişkiler ve diğer ikili konuların yanı sıra Suriye’deki durum, Gazze’deki gelişmeler ve Ukrayna-Rusya Savaşı ile ilgili hususlar ele alındı.

Bakan Fidan, bölge ülkelerinin terör örgütü DEAŞ ile mücadele konusunda atabileceği adımlar hakkında Türkiye’nin görüşlerini aktardı.

Gazze’de ateşkesin kalıcı olmasının önemine değinen Fidan, bölgesel barışın sağlanması için İsrail-Filistin sorununun çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Görüşmede ayrıca Ukrayna ve Rusya arasında barışın tesis edilmesi ihtimaliyle ilgili olası gelişmeler etraflıca ele alındı.