Archives 2025

Ersin Tatar ve Hristodulidis yarın Stewart’ın ara bölgedeki ikametgahında bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum Lider Nikos Hristodulidis ile yarın saat 10.30’da BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve UNFICYP Misyon Şefi ColinStewart’ın ara bölgede bulunan ikametgahında bir araya gelecek.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum Lider Nikos Hristodulidis ile yarın bir araya gelecek.

Görüşme saat 10.30’da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart’ın ara bölgede bulunan ikametgahında gerçekleşecek.

Görüşmede, iki lider yeni geçiş kapılarının açılabilmesine yönelik istişarelerde bulunacak.

Cumhurbaşkanı Tatar daha önce, Metehan’da yaşanan sıkışıklığı da giderecek Lefkoşa’da ikinci bir araçlı geçiş kapısının açılmasının şart olduğunu söyleyerek, Haspolat kapısının açılmasını önermişti. Haspolat kapısının açılmasıyla araçlı geçişlerde rahatlama sağlanması, aynı zamanda iki taraf arasında yeşil hat tüzüğü kapsamında gerçekleştirilen ticaretin hacminin arttırılması hedefleniyor.

Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la yaptıkları ortak basın toplantısında Rum lidere bu konuda yeniden çağrıda bulunmuş, Haspolat kapısına bir karşılık istiyorsa bir an önce bir geçiş kapısı önerisi yapmasını istemişti. Rum tarafı ise Haspolat kapısına karşılık, başka bir geçiş kapısı değil yatay ve güneyden güneye olacak şekilde transit geçişler talep ediyor.

ÖZTÜRKLER: GÜNEY KIBRIS’IN SİLAHLANMA ADIMLARI TEHLİKELİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son zamanlarda ABD, Fransa, Mısır ve İsrail ile yaptığı silahlanma ve enerji faaliyetlerini eleştirdi.
Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Esen Ömürlü ve beraberindeki heyeti kabulünde konuşan Öztürkler, silahlanmanın Rum Yönetimi’ne yarar sağlamayacağını ifade ederek Güney Kıbrıs’ı uyardı.
Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın tehlikeli adımlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından izlenip takip edildiğini belirterek, yapılan anlaşmaların bölgedeki tansiyon ve gerginliği artıracağını vurguladı.
Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’nde, NATO’da veya farklı noktalarda söyledikleri ile yaptıkları arasında ciddi tezatlar olduğunu kaydederek açıklamasına şöyle devam etti;
“Güney’in söyledikleri ile yaptıklarının anlam birlikteliği yok. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin garantör ülke olan Türkiye Cumhuriyeti ile askeri, kıta sahanlığı, güvenlik ve enerji noktasında yaptığı çalışmaları unutmamak gerekir. Bu ziyaretinizde bunları dile getirmek ve vurgulamak istedim.”
Görüşmede, insanların geçmişi unutmamasının ve ders çıkarmasının önemini vurgulayan Öztürkler, derneğin bu konuda yaptığı çalışmalar için teşekkür etti.
Ömürlü;
Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Esen Ömürlü de, “Sizin bu mecliste bulunmanız bizlere güç verir, güç katar. Yaptığınız faaliyetleri zaten yakından izliyoruz. Hep attığımız adımlar doğrudur, başarılıdır. Allah size güç versin ki bu görevi en iyi, en güzel şekilde, halkımıza layık olduğu şekilde yerine getiresiniz. Size başarılar dileriz” dedi.
Konuşmaların ardından karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

 

Ersin Tatar, Ankara Gazi Üniversitesi Rektörü ve beraberindeki heyeti kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal ve heyetini kabul ederek, Türkiye ile KKTC arasındaki eğitim iş birliğinin önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, kabulde yaptığı konuşmada, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arasındaki kurumsal ilişkilerin önemini vurguladı.
Üniversiteler düzeyinde Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan temasların ve Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği desteğin eğitim alanındaki başarılar anlamında önemli olduğunu ifade eden Tatar, Ankara Gazi Üniversitesi gibi köklü üniversitelerin ülkedeki üniversitelerle iş birliği yapmasının önemine işaret etti.
KKTC’nin yapısını güçlendirmenin en büyük temennisi olduğunu belirten Tatar, bağların güçlenmesi açısından eğitim sektörünün önemli bir noktada olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar, yükseköğretimin önemli bir sektör olduğunu vurgulayarak, uzun vadede eğitim sektörünün daha da gelişeceğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda, Tatar, eğitim kapsamında yürütülen çalışmalarda Ankara Gazi Üniversitesi Rektörü ve beraberindeki heyete başarılar diledi.

Polis’ten sahte ABD Doları ve euro uyarısı

Polis, Girne’de bir kumarhanede sahte ABD Doları ve euro’nun tedavüle sürüldüğünün tespit edildiğini duyurdu.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamada, kumarhanede müşteri olarak bulunan S.G.’nin (E-45), bugün saat 02.00 sıralarında, sahte olduğuna inanılan, KE64187210B ve KE29533189B seri numaralı 2 adet 100’lük banknottan oluşan 200 ABD Doları’nı kasaya verdiği kaydedildi.

Şahsın üzerinde yapılan aramada ise, sahte olduğuna inanılan toplam 750 euro değerinde farklı seri numaralarına sahip 15 adet 50’lik banknot daha tespit edilerek emare olarak alındığı belirtildi.

Bahse konu şahsın polis tarafından tutuklandığı, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği aktarıldı.

 

Euro banknotların seri numaraları şu şekilde:

 

“UE6190840223, UH0190573241, EC5799430529, EC9299216906, RE1187284043,  UG9172243536, RE1403674031, PB1032462439, UG9172243527, WA6143256541, SE6151273831, UF5210452933, EC5176635902, UG3190871688, UA3204746733”

Başkan Yürükoğulları: Hellim için iki ay içinde bir sertifikasyon kurumunun atanmasını bekliyoruz

AB Koordinasyon Merkezi Başkanı Selçuk Yürükoğulları, hellim ihracatına başlayabilmek için gerekli sağlık kontrollerini yapacak kurumun iki ay içerisinde atanacağını söyledi. Yürükoğulları, “İki ay içinde bir sertifikasyon kurumunun atanmış olmasını bekliyoruz. Ardından sağlık kontrolleri başlayacak, sağlık denetimlerini müteakip de ihracata başlanması öngörülüyor” dedi.

  • “İki ay içinde bir sertifikasyon kurumunun atanmış olmasını bekliyoruz”
  • “Sertifika alan çiftlik sayısı 24, üretici sayısı 4 oldu”
  • “En büyük noksanlığımız küçükbaş hayvan sayısı”

Hellimle ilgili süreci takip eden Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi’nin (ABKM) Başkanı Selçuk Yürükoğulları, PDO’lu hellim ihracatına başlamak için eksik olan sağlık denetimleri için iki ay içerisinde bir sertifikasyon kurumunun atanacağını söyledi.

Selçuk Yürükoğulları, PDO’lu hellim süreciyle ilgili TAK’a açıklamada bulundu.

Avrupa Birliği’nin bir kalite programı olan Coğrafi Tescil Menşe Korumalı’ya (PDO) hellimin de dahil edilmesiyle sadece Kıbrıs’ta geleneksel yöntemle üretilen hellim “Hellim” ismiyle pazarlanabilecek. Program sayesinde taklit üretim yasaklandı, bunun da adaya net ekonomik faydalar sağlaması bekleniyor.

Yürükoğulları, PDO’lu hellim ihracatı için üretim tesisi ve çiftliklerin sertifikalı, AB sağlık standartlarıyla uyumlu olması gerekiğini; üretim tesisi ve çiftliklerin sertifikalanmasına başlandığını ancak sağlık kontrollerine, ilgili bir kuruluş atanmadığından henüz başlanamadığını anlattı.

Yürükoğulları, PDO’lu hellim ihracatına başlayabilmek için sağlık kontrollerinin tamamlanması gerektiğini vurguladı. Sağlık kontrolleri çiftliklerdeki hastalık durumu, sütteki kalıntılar, çiftlik ve imalathanelerdeki hijyen hususlarını içeriyor. Yürükoğulları, “Şimdi bunun için çalışıyoruz.” dedi.

Sağlık denetimlerinin bir uluslararası sertifikasyon şirketi tarafından yapılacağını belirten Yürükoğulları, “İki ay içinde Bureau Veritas’ın sağlık kontrollerine atanmış olmasını bekliyoruz. Ardından sağlık kontrolleri başlayacak, sağlık denetimlerini müteakip de ihracata başlanması öngörülüyor.” diye konuştu.

Yürükoğulları, 2024 başında PDO’lu hellim ihracatının 2024 ortalarında başlamasını beklediklerini ancak sağlık kontrollerine geçilememesinden dolayı başlanmadığını anlattı.

Yürükoğulları, hayvan hastalıkları konusunda çiftliklerin yüzde 99’unun hastalıktan ari olduğunu ifade etti.

Çiftlik ve imalathane sertifikasyon süreçleri de Bureau Veritas isimli bir uluslararası sertifikasyon kurumu tarafından yapılıyor.

“SERTİFİKA ALAN ÜRETİCİ 4, ÇİFTLİK SAYISI 24 OLDU”

PDO’lu ürün üretimine uygun imalathane sayısının Meriç’le birlikte dörde yükseldiğini kaydeden Yürükoğulları, diğer taraftan da PDO’lu hellim yapıldığına dair sertifikasyon alan çiftlik sayının 24’e çıktığını, 10 çiftliğin daha Bureau Veritas tarafından denetlenmeyi beklediğini kaydetti.

Yürükoğulları, çiftlik ve imalathanelerin gıda güvenliğini iyileştirmek için yürüttükleri Gıda Güvenliği Projesinin 13 veteriner ve 8 laboratuvar teknisyeniyle sürdüğünü belirtti.

Sütteki kalıntılar hususunda kendilerinin analiz yaptırmaya Latviya’ya numune göndermeye başladıklarını bildiren Yürükoğulları, gelen sonuçlarda sorun görülmediğini ifade etti.

Kıbrıs Rum kesiminin, PDO tüzüğünde değişiklik için tek başına Avrupa Komisyonu nezdinde girişimlerde bulunduğunu belirten Selçuk Yürükoğulları, bu girişimi Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi ve Hellim Koordinasyon Kurulu olarak itiraz edip engellediklerini anlattı.

Hellim konusunda KKTC’nin muhatabının Güney Kıbrıs kurumları olmadığına, Avrupa Birliği olduğuna işaret eden Yürükoğulları, anlaşmazlık durumlarında Kıbrıs Rum kesiminin, sorunun Güney Kıbrıs’taki mahkemelerde görüşülmesini talep ettiğini ancak, KKTC’nin itirazları üzerine, anlaşmazlıkların Fransız mahkemelerinde görüşülmesi üzerinde karar kılındığını belirtti.

Yürükoğulları, PDO başvurularının da, Ticaret Odası üzerinden AB’ye yapıldığını ancak Kıbrıs Rum kesiminin başvuruların Kıbrıs Rum Tarım Bakanlığına yapılmasını istediğini kaydetti.

“EN BÜYÜK NOKSANLIĞIMIZ KÜÇÜKBAŞ HAYVAN SAYISI”

Küçükbaş hayvan sütünün arttırılması noktasında Hükümet olarak yürütülen çalışmalara da değinen Yürükoğulları, “En büyük noksanlığımız küçükbaş hayvan sayımızdır.” dedi.

Avrupa Birliği tarafından hellim hususunda yayımlanan tüzüğe göre, hellimde küçükbaş hayvan sütü oranının 2029’a kadar yüzde 25, 2029 sonrası ise yüzde 51 olması gerekiyor.

Yürükoğulları, Hükümetin 10 bin adet Asaf cinsi hayvan getirip, düşük faizle satış sunma noktasında çok büyük bir adım attığını kaydetti.

Tarım Bakanlığı Asaflar için talep başvurusu almaya başladı. İstatistik Kurumu’na göre 2023’te keçi koyun sayısı ise 380 bin civarında.

Yapılan planlamaya göre 24 sertifikalı çiftlikten çıkan sütün PDO belgesi almış 4 imalathaneye verileceğini, bunun için ayrı tankerler tedarik edildiğini kaydeden Yürükoğulları, “Sitemi kurguladık ve çalıştırmaya başladık.” bilgisini verdi.

İşletme ve çiftliklerin üretim kapasitesinin arttırılması, AB Gıda Güvenliği Standartlarının uygulanması için AB tarafından 8 milyon euroluk destek programı hayata geçirdiğini belirten Selçuk Yürükoğulları, 3 imalathane ve 10 çiftliğe destek verildiğini, 11 çiftlik ve 5 imalathaneye daha verilmesinin kararlaştırıldığını söyledi.

Yürükoğulları, Tarım Bakanlığı’nın da, hayvan yetiştiricilerini sertifika almak için teşvik ettiğini, bu çerçevede sertifikalı çiftliklerin sütüne litre başı destekleri arttırdığını ekledi.

AB DIŞINDAKİ ÜLKELERE HELLİM İHRACATI

Yürükoğulları, Kıbrıs Rum Yönetiminin Arap ülkelerine PDO işareti olmayan hellimi gönderemediğini, AB mevzuatının buna müsaade etmediğini; KKTC’deki işletmelerin ise, hellimi “grilled cheese (ızgara peynir)” adı altında halen ihraç edebildiğini, AB mevzuatı KKTC’de uygulanmadığından AB’nin bu konuda henüz herhangi bir yaptırım uygulayamadığını anlattı. Yürükoğulları, bu sorunun ülkeler arası anlaşmalarla çözülme ihtimali bulunduğunu söyledi.

Selçuk Yürükoğulları,  “Ancak, belli olmayan konu: PDO hellim ihracatına başladıktan sonra, başka isim altında dışarıya Hellim satmaya devam edecek miyiz, budur” diye konuştu.

Yürükoğulları, “AB’ye bir kilo hellim dahi göndermeyi başarabilirsek, kaşar gibi başka çeşitlerin de önünün açılacağının teyidini AB’den aldık. Kriterleri karşılayan üreticiler ve işletmelerin diğer ürünlerinin de ihracat noktasında önü açılacak.” dedi.

“ÜRETİCİDE HEYECAN VAR”

Yürükoğulları, devletin sunmaya başladığı teşvikler sayesinde, küçükbaş hayvan üreticisinde bir heyecan oluştuğunu bildirerek birçok üreticinin kendilerini arayarak bilgi talep ettiğini de sözlerine ekledi.

Ahmet Savaşan: Güzelyurt’un Geleceği İçin Birlikte Çalışmaya Devam Edeceğiz

UBP Milletvekili, Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, sosyal  medya hesabından yaptığı açıklamada Yeni Güzelyurt Hastanesi’nin son etabının tamamlanması için düzenlenen törene katıldıklarını ifade etti. Savaşan, bu önemli adımın bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini güçlendireceğini ve Güzelyurt’a kalıcı bir değer kazandıracağını belirtti.

Törenin ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ünal Üstel’in de katılımıyla UBP Güzelyurt İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Savaşan, burada vatandaşlarla bir araya gelerek onların görüş ve taleplerini dinleme fırsatı bulduklarını söyledi. Aynı gün Başbakan Üstel ile birlikte Lefke İlçe Başkanlığı’na geçtiklerini belirten Savaşan, burada da bölge halkıyla buluştuklarını dile getirdi.

Güzelyurt’a kazandırılacak hastane binası ve soğuk hava deposunun büyük önem taşıdığını ifade eden Savaşan, bu projelerin hem sağlık hem de tarımsal altyapı açısından kıymetli yatırımlar olduğunu söyledi. Savaşan, “Güzelyurt’un geleceği için birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, şehit Faruk Şükrü’nün ailesini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şehit Faruk Şükrü’nün eşi Işılay Özbulun ve ailesini ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ziyarette yaptığı konuşmada, şehitlerin acısının hiçbir zaman dinmediğini belirterek, ailelerinde halen daha kayıp kişiler bulunanlara da sabırlar diledi.

Mücahit olarak hizmet veren gazi ve şehitlerin aileleriyle sohbet etmek, sıkıntılarını dinleyip, çözülmesi için yardımda bulunmanın kendisinin bir vefa görevi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, büyük fedakarlık gösteren ve hizmetler veren gazilere ve şehitler adına ailelerine teşekkür etti.

Kıbrıs’taki barış, huzur, güven ve kurulan devletin gazi ve şehitlere borçlu olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, tüm şehitleri rahmetle andı, gazilere şükranlarını sundu.

Vatan uğruna genç yaşta yaşamlarını yitiren şehitlerin unutulmayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, devletin gazilerin ve şehit ailelerinin her zaman yanında olacağını kaydetti.

Ersin Tatar: Yalnız değiliz, anavatanımız her zaman yanımızdadır

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Sağlık Bakanlığı, Yeni Güzelyurt Devlet Hastanesi 4. Etap tamamlama projesi” için düzenlenen törene katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törende yaptığı konuşmada, uzun zamandır siyasette olan biri olarak Güzelyurt’ta yaşananların hep hatıralarında olduğunu, Güzelyurt Hastanesinin tamamlanmasının geciktiğini ancak tamamlanması için girişimlerin hep sürdüğünü anlattı.
Cumhurbaşkanı Tatar, bakanlık, başbakanlık dönemlerini, hastane için yapılan girişimlerini, pandemi sürecini anlattı, her zaman hastanenin tamamlanması için çalışmalar yapıldığını belirtti.
Yakında tamamlanacak Yeni Girne Hastanesiyle ilgili süreçleri de anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Başbakan ve hükümete sağlık alanında yapılan yatırımlardan dolayı teşekkür etti, yüreklerinde her zaman KKTC’ye hizmet olduğunu söyledi.
“KKTC yalnız değildir, anavatanımız her zaman yanımızdadır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, geleceğe umutla bakabilmek için çalıştıklarını söyledi, hayırlı olmasını diledi.
Güzelyurt’un denizle buluşmasını sağlamak amacıyla yapılacak girişimlere destek vereceklerini de ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bölgede nüfus ve yatırımların artmasının dilediklerini belirtti.

Başbakan Üstel: “Güzelyurt Hastanesi 15 Kasım’da kapılarını hizmete açacak”

 “Sağlık Bakanlığı, Yeni Güzelyurt Devlet Hastanesi 4. Etap tamamlama projesi” bugün düzenlenen törenle başladı. 

Temeli 2017 yılında atılan Yeni Güzelyurt Devlet Hastanesinin, 4. Etap Tamamlama Projesinin, 1 yıl içinde tamamlanması hedefleniyor. 

Başbakan Ünal Üstel, törede, hastanenin yapımını üstlenen Aşan Group şirketinden, hastanenin “15 Kasım’da kapılarını açacağı” sözünü alarak, “şimdiden hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı. 

Saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, bakanlar, milletvekilleri, diğer yetkililer ve vatandaşlar katıldı. 

Törende sırasıyla Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Sözcüsü Şinasi Özdeş, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Başbakan Ünal Üstel, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yaptı. 

-Özdeş: “Başbakan beni utandırdı”

Törende ilk konuşmayı yapan Özdeş, Güzelyurt’ta yatırım yapan ve yaşayan herkese teşekkür ederek, bölgeye daha önce üniversite kazandırdıklarını, bugün de 2005 yılından beridir uğraştıkları hastaneyi kazandırmak için çalıştıklarını söyledi.

Özdeş, Güzelyurt’un bir ilçe olduğunu ve hastanenin kazandırılmasının önemine işaret ederek, hastanenin bölgeye kazandırılması için girişim yapan ve tüm eleştirilerine karşı “kendisini utandıran” Başbakan Ünal Üstel’e teşekkür etti, teşekkür plaketi sundu. Özdeş, Üstel’in hastaneyi bitireceğine de inanç belirtti.

-Özçınar: “Güzelyurt’a yatırımlar önemli”

Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar da, Güzelyurt’ta yatırım yapmanın önemine işaret ederek, yatırım yapan herkese teşekkür etti. Hastanenin tamamlanacağını ve yatırımların süreceğini ifade eden Özçınar, hastanenin vatandaşlar yanında bölgeye ve ülkeye hizmet edeceğini kaydetti.

Güzelyurt bölgesinde üniversite, tarım, su projesi yanında hastanenin de tamamlanmasıyla bölgenin öneminin daha da artacağına işaret eden Özçınar, belediye olarak tüm projelere destek vermeye devam edeceklerini söyledi. 

-Dinçyürek: “Evet, Güzelyurt Hastanesini bitireceğiz”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, “Bizim için önemli ve güzel bir gün” diyerek, hastane projesine destek veren herkese teşekkür etti.

Dinçyürek, görevi aldıkları günden, yarım kalan bütün sağlık yatırımlarının tamamlanması, sağlık hizmetine vatandaşların kolay ulaşması, mevcutların iyileştirilmesi ve yasalar konusunda gereken tüm adımları attıklarını belirtti. 

Yeni Girne Hastanesinin Nisan ayında bakanlığa teslim edileceğini ifade eden Dinçyürek, Lapta Sağlık Ocağının da mart ayında teslim edileceğini söyledi. Değirmenlik Sağlık Merkezi inşaatının sürdüğünü, Mart Nisan ayında tamamlanacağını ifade eden Dinçyürek, Mart Nisan ayında Maraş Sağlık Merkezinin de tamamlanacağını söyledi.

Pamuklu hastanesinin ihale aşamasında olduğunu ifade eden Dinçyürek, bugün de Güzelyurt Hastanesinin tamamlanması için adım attıklarını ve 1 yılda tamamlanacağını belirtti.

Dinçyürek, “Bizler, attığımız hızlı adımlarla, ülke genelinde halkımızın sağlığa hızlı ulaşılması için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi ve “Evet Güzelyurt Hastanesini bitireceğiz” ifadelerini kullandı, destek veren herkese teşekkür etti.

-Üstel: “Bölgede tüm ihtiyaçları sırayla bir bir yerine getireceğiz”

Başbakan Ünal Üstel de, böyle güzel bir günde, güzel bir müjde ile bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Üstel, hükümete geldikleri ilk günden bugüne halka verilen sözleri bir bir yerine getirdiklerini, bugün de uzun zamandır beklenen hastanenin tamamlanması için adım attıklarını vurguladı. Tüm yarım kalan işleri de bitirmek için halka söz verdiklerini ifade eden Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkosa Büyükelçiliği katkıları ve destekleriyle bu sözleri yerine getirmek amacıyla çalışmalar yaptıklarını belirtti.

2005 yılından beridir Güzelyurt Hastanesi için girişimlerin sürdüğünü ve bugün de tamamlanması için gerekli adımların atıldığını ifade eden Üstel, ilk olarak bu bölgede Güzelyurt Lefke anayolunu tamamladıklarını söyledi. 

Narenciyeyi iyi bir noktaya taşımak amacıyla yapılan girişimler ve Türkiye ile işbirliğini anlatan Üstel, soğuk hava deposu, narenciye alımı, ödemeleri, çalışmaları anımsattı, soğuk hava deposu ihalesinin tamamlandığını yakında yatırımın olacağını söyledi.

“Bölgede ihtiyaç olan ne varsa hepsini sırasıyla gerçekleştiriyoruz” diyen Üstel, narenciyecilerin endişe yaşamamasını istedi ve kimsenin mağdur edilmeyeceğini kaydetti. 

Narenciyecilere her zaman olduğu gibi Türkiye’nin kapılarının açık olduğunu, teşviklerin de gelecek hafta açıklanacağını işaret eden Üstel, narenciyenin dalında kalmayacağını, sözlerinin arkasında olduklarını kaydetti. 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yürekten teşekkür eden Üstel, hükümet için bu yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminin “milat” olduğunu ve hep birlikte seçime hazırlanacaklarını ifade etti.  Üstel, bölge halkının isteklerinin bir bir yerine getirileceğini söyledi.

“Hastaneyi söz verdiğimiz günden daha erken bitireceğiz, bir seneyi kabul etmeyeceğiz” diyen Başbakan Ünal Üstel, törede, hastanenin yapımını üstlenen Aşan Group şirketi yetkilisini kürsüye çağırarak, hastanenin “15 Kasım’da kapılarını açacağı” sözünü aldı ve “şimdiden hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı. 

-Öztürkler: “Hastane bölge için gurur meselesi”

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler de, Güzelyurt’ta bu günü yaşamanın önemine işaret ederek, şu an en büyük duyguları yaşadığını söyledi.  Öztürkler, Güzelyurt için hastanenin büyük önem taşıdığını ifade ederek, bölge adına Başbakan Üstel’e, Türkiye ile işbirliği ve sağlık yatırımlarının ülkeye kazandırılması amacıyla yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

Başbakan Üstel’in Güzelyurt’a verdiği öneme teşekkür eden Öztürkler, hastanenin bir gurur meselesi olduğunu ifade ederek, bölgeye yatırımların süreceğini söyledi. 

-Tatar: “KKTC yalnız değildir, Anavatan sayesinde geleceğe umutla bakıyoruz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, uzun zamandır siyasette olan biri olarak Güzelyurt’ta yaşananların hep hatıralarında olduğunu, Güzelyurt Hastanesinin tamamlanmasının geciktiğini ancak tamamlanması için girişimlerin hep sürdüğünü anlattı. 

Tatar, bakanlık, başbakanlık dönemlerini, hastane için yapılan girişimlerini, pandemi sürecini anlattı, her zaman hastanenin tamamlanması için çalışmalar yapıldığını belirtti. 

Yakında tamamlanacak Yeni Girne Hastanesiyle ilgili süreçleri de anlatan Tatar, Başbakan ve hükümete sağlık alanında yapılan yatırımlardan dolayı teşekkür etti, yüreklerinde her zaman KKTC’ye hizmet olduğunu söyledi. 

“KKTC yalnız değildir, anavatanımız her zaman yanımızdadır” diyen Tatar, geleceğe umutla bakabilmek için çalıştıklarını söyledi, hayırlı olmasını diledi. 

Güzelyurtun denizle buluşmasını sağlamak amacıyla yapılacak girişimlere destek vereceklerini de ifade eden Tatar, bölgede nüfus ve yatırımların artmasının dilediklerini belirtti.

Konuşmaların ardından aile fotoğrafı çekildi. 

ARUCAD ve SOS Çocukköyü Derneği Arasındaki Protokol Yenilendi

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) ile SOS Çocukköyü Derneği arasında uzun yıllardır süregelen işbirliği protokolü yenilendi. Protokol, ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi, SOS Çocukköyü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Buğra Akter, Ulusal Müdürü Ahmet Akarsu, Fon Geliştirme ve Halkla İlişkiler Müdürü Cemil Hafız, ARUCAD Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Dalkılıç ve İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nuran Öze’nin katılımıyla imzalandı.
Yenilenen protokol, ARUCAD ve SOS Çocukköyü Derneği arasındaki uzun soluklu işbirliğinin çerçevesini genişletmeyi hedefliyor. Protokol, çocukların ve gençlerin gelişimlerine katkı sağlamak, sosyal sorumluluk bilincini yaygınlaştırmak ve topluma dokunan projeleri artırmak amacıyla iki kurum arasında yapılandırılmış ve sürdürülebilir bir işbirliği sağlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda, öğrencilere staj olanakları, topluma hizmet uygulamaları ve çocukları topluma kazandıracak projelerin desteklenmesi gibi çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülmesi hedeflenmektedir.
Protokol imza töreninde konuşan ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi “ARUCAD’da, toplumsal faydaya katkı sağlayacak projeler geliştirmeyi bir görev olarak benimsiyoruz. Öğrencilerimizin sadece akademik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk konularında da gelişimlerini desteklemek bizim için büyük bir önem taşıyor. Bu işbirliğinin, sadece ARUCAD ve SOS Çocukköyü Derneği ile sınırlı kalmayarak, toplumun tüm noktalarına örnek olmasını diliyoruz. İşbirliğimizin her iki kuruma da ilham vermeye devam edeceğine inanıyorum” dedi.
SOS Çocukköyü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Buğra Akter ise, pedagoji ya da psikoloji gibi bölümler bulunmamasına rağmen
ARUCAD ile yaratıcı sanatlardan aldıkları güç sayesinde kurdukları ortaklığa vurgu yaparak şunları söyledi: “Çocuk demek yaratıcılık demek. ARUCAD öğrencilerinin motivasyonu ile çok güzel projeler ortaya çıktı. İşbirliğimiz üç yıl öncesine dayanmaktadır ve bu süre boyunca birçok anlamlı projeye birlikte imza attık. Özellikle Çocuk Hakları Haftası kapsamında, İletişim Fakültesi işbirliğinde hazırlanan animasyon videolar, sosyal medya görselleri ve altı ilçede sergilenen pankartlar, bu çalışmaların sadece bir kısmını oluşturuyor. Kurulan bu verimli iletişim sayesinde, adeta üniversitenin tüm damarlarına yayılmış gibi hissediyoruz”.
“Kar Topu Kadar İyilik” Projesi İle Toplumsal Fayda
Protokol kapsamında geçtiğimiz günlerde ARUCAD öğrencileri tarafından SOS Çocukköyü Derneği için geliştirilen “Kar Topu Kadar İyilik” projesinin topluma duyarlı yaklaşımın örneklerinden biri oldu. Projeye dair değerlendirme yapan SOS Çocukköyü Derneği Fon Geliştirme ve Halkla İlişkiler Müdürü Cemil Hafız, ARUCAD ve öğrencilerine teşekkür ederek “ARUCAD öğrencilerinin geliştirdikleri bu proje, çocuklarımız ve gençlerimiz için daha şimdiden büyük bir fark yarattı. Bu tür projelerin çoğalmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
ARUCAD ve SOS Çocukköyü Derneği arasındaki bu örnek iş birliği, sosyal sorumluluk projelerinin, toplumda dayanışmanın ve yardımlaşmanın önemi konusunda bir farkındalık yaratıyor. ARUCAD ve SOS Çocukköyü Derneği arasında geliştirilen projelerin artması hedefleniyor.

Sosyal yardım ve cemile yardımları artırıldı

Devletten sosyal yardım ve cemile yardımı alanların maaşlarına yüzde 11.12 oranında artış yapıldı.

Devletten sosyal yardım ve cemile yardımı alanların maaşlarına yüzde 11.12 oranında artış yapıldı.

Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

1 Ocak’tan geçerli olan kararlara göre, son tüketici fiyatları endeksindeki dört aylık artış oranı olan yüzde 11.12 oranında yükseltildi.

Maliye Bakanlığına bağlı Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğü Bütçesi altında yer alan “Cemile Yardımları” kaleminden maaş çeken toplam 5 kişinin maaşlarının artırılması amacıyla, maaşlarına %11,12 oranında bir artış yapıldı.

Bakanlar Kurulu, Sosyal Yardımlar Tüzüğü tahtında verilen Sosyal Yardım Miktarlarına Tüketici Fiyatları Endeks artışının %11, 12 oranında konsolide edilmesine de karar vererek sosyal yardımları da artırdı.

Tatar: Çabalar sayesinde Güzelyurt daha da güzel olacaktır

Yeni Güzelyurt Hastanesi 4. Etap tamamlama projesinin başlangıç töreni gerçekleşiyor.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sağlık alanına her zaman önem verdiklerini belirterek, tüm yarım kalan hastane projelerinin Başbakan Ünal Üstel önderliğinde tamamlanmaya başladığını kaydetti.

“Bizim yüreğimiz KKTC için atıyor” diyen Tatar, ülkeye nasıl hizmet ettiğimiz açık ortada, bunu buradan haykırıyorum’ dedi.

“Halkımıza hizmet vermek ve geleceğe umutla bakabilmeyi sağlamak en büyük amacımızdır” diyen Tatar, Güzelyurt’taki üreticiye de desteklerini esirgemeyeceklerinin altını çizdi.

Tatar şöyle devam etti:

“Çabalar sayesinde Güzelyurt daha da güzel olacaktır. Güzelyurt denizle de buluşacaktır. Güzelyurt’tan göç bu projelerle engellenecektir. Hastanenin tamamlanması nüfus hareketlerini de dengeleyecektir.”

Üstel: Güzelyurt Hastanesi 15 Kasım’da açılacak. Söz!

Yeni Güzelyurt Hastanesi 4. Etap tamamlama projesinin başlangıç töreni gerçekleşiyor.

Törende konuşan Başbakan Ünal Üstel, halka verdikleri sözleri birbir yerine getirdiklerine vurgu yaparak, uzun zamandır bekleyen Güzelyurt Hastanesi’nin bitirilmesi için düğmeye bastıklarını kaydetti.

Yarım kalan tüm projeleri hayata geçireceklerinin altını çizen Üstel, şöyle devam etti:

“Anavatanımızla istişare içinde tüm projeleri birbir hayata geçiriyoruz. Güzelyurt-Lefke yolunu bitirdik. ‘Narenciyeyi iyi bir noktaya getireceğiz’ dedik, geçen sene bazı sıkıntılar yaşandı ama ona rağmen biz hiçbir üreticiyi mağdur etmedik. En büyük ihtiyaçlardan biri olan Soğuk Hava Deposu için adım attık. Bugün de hastanenin 4’üncü etabının başlangıcını yapıyoruz. Güzelyurt’un ihtiyacı olan tüm projeleri birbir hayata geçiriyoruz”

“Güzelyurt’u denizle buluşturma zamanı geldi”

Güzelyurt’u denizle de buluşturacaklarını kaydeden Üstel, ‘biz sizin isteklerinizi yerine getiriyoruz. Bu hastane bitecek, söz verdiğimiz günden erken bitecek. 15 Kasım’da açılışı yapacağız’ dedi.

Mutlu ve gururlu olduklarını ifade eden Üstel, halk için canla başla çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Ersin Tatar, “Lefkara Nakışının Dansı” sergisinin açılış törenine katıldı

“Lefkara Nakışının Dansı” sergisinin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Yapılan çalışmalar kültürel mirasa katkı yapıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Lefkara Nakışının Dansı” sergisinin açılış törenine katıldı.

İsmet Vehit Güney Sergi Salonu’nda yapılan etkinlikte konuşan Tatar, Lefkara işinin büyük özveri ve uğraş istediğini belirterek, kültürel mirasa sahip çıkma açısından, geçmişten gelen bu geleneğin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Kıbrıs Türkü’nün gelenekleri, örf ve adetlerini, kültür ve sanatıyla Kıbrıs’ta varlığını sürdürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, bu değerlere sahip çıkarak var olmaya devam edileceğini kaydetti.

Büyük özveri, fedakarlık ve titizlikle yapıldığını belirttiği çalışmalardan dolayı Şenay Ekingen ve ekibini tebrik eden Tatar, bu tür çalışmalara destek veren Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaimağaoğlu ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

2025 yılının ilk asgari ücreti belirlendi: Net 37 bin 818 TL

2025 yılının ilk asgari ücreti belirlendi. Buna göre, yeni asgari ücret net 37 bin 818 TL oldu.
Asgari Ücret Saptama Komisyonu, 2025 yılının ilk asgari ücretini bugün oy çokluğu ile belirledi.

Bu kapsamda, yüzde 7,5 oranında artış yapılan yeni asgari ücret, yüzde 11,12 olan hayat pahalılığı oranının altında kaldı.

Yeni asgari ücret brüt 43 bin 469 TL ve net 37 bin 818 TL oldu.

 

TATAR: SİLAHLANMAYA KARŞI OLANLAR GÜNEY’E SES ETMİYOR

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar , Güney Kıbrıs’ın ABD’de ile yaptığı silah anlaşmasını değerlendirdi; “Güney Kıbrıs artık başkalarının kendi aralarındaki çatışmalara alet oldu. Solcu muhabbeti nedir ‘Emperyalistlere karşı silahlanmaya karşı’ nerededir bunlar diye kendi kendime soruyorum. Tıs yok. Ben burada kendi güvenliğim için barışın sürmesi için Türkiye’nin bir kolordusunun burada olmasını isterim.”

Mehmetçik Büyükkonuk ve Eskişehir Odunpazarı Belediyeleri Kardeşlik ve İş Birliği Buluşmasında Bir Araya Geldi

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, kardeş belediyesi Eskişehir Odunpazarı Belediyesi ile köklü bağlarını daha da güçlendirmek ve iş birliğini geliştirmek amacıyla anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

Odunpazarı Belediye Başkanı Sayın Kazım Kurt ve ekibinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda iş birliğini ilerletmek adına önemli görüşmeler yapıldı. Belediyeler arasındaki tecrübe paylaşımını artırmayı ve bu paylaşımın vatandaşlara daha etkin hizmetler sunulmasına katkı sağlamayı hedefleyen bu ziyaret, kardeş belediyeler arasındaki dayanışmayı güçlendirdi.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Odunpazarı Belediyesi ile aramızdaki bağların tarihsel bir geçmişi var. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz buluşma, bu bağları daha da ileriye taşımanın bir adımıdır. Dayanışma ve iş birliği anlayışımızla vatandaşlarımıza daha güzel bir gelecek sunmaya kararlıyız,” dedi.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise, “Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nin misafirperverliği ve samimi yaklaşımı için teşekkür ediyorum. Bu güçlü kardeşlik bağlarıyla ortak projeler üretmeye ve vatandaşlarımız için daha iyi bir yaşam standartı sağlamaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Bu anlamlı buluşma, iki belediyenin ortak projeler geliştirmesi ve yerel yönetimlerin güçlenmesi adına önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.

Başkan Dr. Fatma Çimen Tuğlu’nun liderliğinde Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, misafirperverliği ve iş birliğini ön planda tutan bir belediye olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor.

Ertuğruloğlu: Kıbrıs’ın geleceği iki egemen eşit Devlet temeli üzerine oturacak

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulides’in 1950’de gerçekleştirilen Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasına dair halk oylamasının 75. yıl dönümü etkinliğine katılımını değerlendirdi.

Ertuğruloğlu, açıklamasında, “Kıbrıs Rum halkı, Rum siyasi liderlik ve Kilise’nin ENOSİS fikrine hala bağlı olduğunu ve bu durumu kutlama vesilesi olarak gördüklerini” belirtti. Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta “federasyon” temelinde bir anlaşma sağlanacağına inananların, bu etkinlikteki görüntülerden ders çıkarmaları gerektiğini vurguladı.

Ertuğruloğlu’nun açıklamasının tamamı şöyle:

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristodulides, 1950 yılında Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasına dair yapılan plebisitin (halk oylamasının) 75. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen etkinliğe katılarak bir konuşma yapmıştır.

Görüldüğü üzere, Kıbrıs Rum halkı, Kıbrıs Rum siyasi liderliği ve Kilise ENOSİS, diğer bir deyişle, Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesi fikrine bağlıdır ve bu onlar için hala bir kutlama vesilesidir. Kıbrıs’ta halen “federasyon” temelinde bir anlaşma sağlanacağını zanneden kesimlerin ve “federasyon” istermiş gibi görünen Rum tarafının oyununa inanmayı tercih edenlerin, bu etkinlik ile ilgili yayınlanan fotoğrafları incelemelerini tavsiye ederim.

Bugün Kıbrıs Rum liderliği, uluslararası toplumdan aldığı destek ile sözde “federasyon” tezini savunuyormuş gibi yaparak, zamana oynamanın rahatlığını yaşamaktadır. Kıbrıs Rum tarafına “Kıbrıs Cumhuriyeti” gibi davranan uluslararası toplum ise, Kıbrıs meselesinde bir anlaşmaya varılmasını yönünde Kıbrıs Türk tarafı üzerinde baskı yaratma çabasındadır.

2004 yılında Kıbrıs Rum tarafı tüm dünya tarafından desteklenen Birleşmiş Milletler parametrelerini ezici bir çoğunluk ile reddettiği zaman, Kıbrıs Rum halkı üzerinde baskı yaratmayı akıllarından bile geçirmeyen, hatta Kıbrıs Rum tarafını ödüllendiren uluslararası güçlerin, Kıbrıs Türk tarafı mevcut Birleşmiş Milletler parametreleri ile Kıbrıs meselesinin çözülemeyeceği gerçeğini savunduğu zaman neden tepki verdiklerini anlamak güçtür.

Gayrı yasal bir şekilde, meşruiyetini 1963 yılında yitirmiş “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne tüm adanın yasal temsilcisi olarak muamele göstererek, aynı zamanda da Kıbrıs meselesinde bir anlaşmayı desteklediğini savunanların, yarattıkları bu ikilemden kurtularak gerçekleri görmelerinin zamanı gelmiştir.

2004 yılında Kıbrıs’ta bir uzlaşı sağlanmadan Kıbrıs Rum tarafının tek taraflı olarak Avrupa Birliği’ne kabul edilmesi ile zaten Güney Kıbrıs Rum kesimi Yunanistan ile bir şekilde birleşme sağlamış durumdadır.

Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafı ile herhangi bir anlaşmaya varmak yönünde en ufak bir istek zerresi dahi yoktur. Tüm dünyada kabul gören bir devlet temsil etmenin rahatlığı bahşedilen Kıbrıs Rum liderliğinin, “federal” bir zemini kabul edeceğine inanmak en hafif tabirle tam bir saflıktır.

Kıbrıs meselesine konulan yanlış teşhisi, yanlış reçete ile iyileştireceğini zanneden uluslararası toplumun artık bu yanlıştan dönmesi en büyük temennimdir. Kıbrıs’ın geleceği iki egemen eşit Devlet temeli üzerine oturacaktır.

Cumhurbaşkanı Tatar’dan Güney Kıbrıs’a Sınır Kapısı Çağrısı: ”Kapı Önerin”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sınır kapılar meselesiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Erenköy ve Kiracıköy’de Güney Kıbrıs’ın transit geçiş taleplerine değinen Tatar, “Bizim için hiçbir faydası yoktur. Transit geçişe onay vermemiz söz konusu değildir” dedi.

Metehan Kapısı’nda yaşanan yoğunluğa dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Metehan’ı üç şeride çıkardık” açıklamasında bulundu. Ayrıca, trafiği hafifletmek amacıyla Haspolat Kapısı’nın açılmasını öneren Tatar, “Bunun için gerekli bütün izinleri aldım” dedi.

Son olarak Güney Kıbrıs’a seslenen Tatar, “Mademki illaki bir şey istiyorsanız, bana bir kapı önerin” ifadelerini kullandı.

Berova, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürü Gürkan ve beraberindeki heyeti kabul etti

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürü Dr. Nazmi Zarifi Gürkan, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mert Özarar, Muhasebat Genel Müdür Yardımcısı Ömer İyigün, Gelir İdaresi Başkanlığı Daire Başkanı Hüseyin Azili, Hazine ve Maliye Uzmanları Koray Pirçekli ile İbrahim Erbaş’ı makamında kabul ederek bir süre görüştü.

Görüşmenin ardından Maliye Bakanlığı yetkilileri ile Türkiye’den gelen heyet arasında gerçekleşen; ‘KKTC Kamu Mali Yönetim Bilişim Altyapısını Güçlendirme Projesi’ çerçevesinde gerçekleşen toplantıya geçildi.

Burada Maliye Bakanı Özdemir Berova’ya projenin ilerleme sunumu yapıldı.Toplantıda ayrıca, ‘Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi’ kapsamında edinilen deneyimler paylaşıldı.

Bütçe hazırlama, harcama ve muhasebe süreçlerinin birbiriyle entegre sistemler ile yürütülmesine ilişkin sistemsel altyapının oluşturulması, proje ile ilgili mevzuat düzenlemelerinin yapılmasına katkı sağlanması konusunda görüşmeler yapıldı.

Yapılan görüşmeler ve çalışmalar sonrasında Nisan 2025 tarihinde muhasebe ile ilgili yeni sistemin devreye alınması konusunda karar üretildi.
Gelir ve Vergi Bilişim Sisteminin de hızlandırılarak, en erken zamanda devreye girebilmesi için çalışmaların planlanması konusunda görüş alış verişinde bulunuldu.

Toplantıya Maliye Bakanlığı Genel Koordinatörü Saadet Hüdaverdi, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şöföroğlu, Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürü Sezai Emre, Gelir ve Vergi Dairesi Müdürü Sümer Kızıldere, Bütçe Dairesi Müdürü Mehmet Cabacaba ile Maliye Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Kamil Ağcabay da katıldı.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, TÜRKİYE CUMHURİYETİ GENÇLİK VE İSTİHBARAT KOMİSYONU’NU KABUL ETTİ

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve İstihbarat Komisyonu’nu ve komisyona eşlik eden UBP İskele Milletvekili Yasemin Öztürk’ü Başbakanlık Şeref Salonu’nda kabul etti. Başbakan Ünal Üstel’e kabulde Başbakanlık Müsteşarı Berhan Ongan eşlik etti.
Kabulde bir konuşma yapan Başbakan Ünal Üstel, geçmişe atıfta bulunarak “Kıbrıs Türk’ü büyük mücadelelerden sonra Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile özgürlüğüne kavuşmuştur.
O günden bugüne kadar Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile el ele kol kola ülkemizi daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” dedi.
2026 YILINA KADAR MESARYA OVALARINI ANAVATANIN SUYUYLA BULUŞTURACAĞIZ
Başbakan Ünal Üstel, “Ülkemizde her geçen gün su miktarı azalmaktadır. Ancak 2016 yılında Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte asrın su projesini gerçekleştirdik. Bu projeyle ülkemizin hemen hemen her köyüne su ulaşmıştır. Şimdi bu suyu biz tarım alanında da kullanmaya başladık. Güzelyurt narenciye bahçeleri, Anadolu’nun Toros dağlarından çıkan suyla beslenmektedir. Şimdi 3. büyük projemizi hayata geçirmek hedefindeyiz. Mesarya ovalarımızı sulu tarıma geçirmek için büyük çaba sarf etmekteyiz. İnanıyorum ki 2026 yılına kadar Meserya Ovaları artık sulu tarıma geçecektir” şeklinde konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysel Tipioğlu da kabulde bir konuşma yaparak; “ Komisyon olarak ilk yurtdışı ziyaretimizi KKTC’ye gerçekleştirdik. Komisyon olarak amacımız parlamentolar arası ilişkilerle KKTC’nin görünürlüğüne katkı koymaktır. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını iletmek isterim” diye konuştu.

En çok yağış Kaleburnu’na düştü

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre, dün saat 08.00 itibari ile metrekareye Kaleburnu’na 3 kg yağış düştü.

Ülkede son 24 saatte sadece Karpaz’daki iki bölgeye yağış düştü.

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre, dün saat 08.00 itibari ile metrekareye Kaleburnu’nda 3 kg., Mehmetçik’te 1 kg yağış düştü. Açıklamaya göre, diğer bölgelere yağmur yağmadı.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Serakıncı, grip vakalarıyla ilgili açıklama yaptı

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı, grip veya influenza vakalarında paniğe sebep olabilecek bir artışın söz konusu olmadığını belirtti.

Serakıncı, “Şu an mevsim normalleri üzerinde bir artış var algısı olmakla birlikte bu her yıl aynı dönemlerde görülen oranlardan farklı, panik olacağımız, salgın düzeyinde bir artış şeklinde salgın paniği yaşamamızı gerektirecek bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

Salgınlardan korunmak için önerilerde bulunan Serakıncı, hijyene dikkat etmek, semptomlar varsa maske kullanmak, kapalı alanları sık havalandırmak, hapşırıp öksürürken ağız ve burnu mendil/peçete ile kapatmaya özen göstermek gerektiğini kaydetti.

Serakıncı, bağışıklık sistemini güçlü tutmak için uyku düzenine ve sağlıklı beslenmeye özen göstermenin önemine de vurgu yaptı.

Risk gruplarına ilişkin bilgi veren Serakıncı, astım ve alerji hastaları, 65 yaş üzerinde ve yine alerjik astımı, bronşiti olanlar, kanser tedavisi görenler, kalp yetmezliği, kronik akciğer hastalığı ve diyabeti olanların oluşturduğu grubun risk grupları olarak sayılabileceğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı, influenza ve domuz gribi konusunda Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) değerlendirmede bulundu.

-“20’den fazla virüs türü akut üst ve alt solunum yolu enfeksiyonuna neden olabiliyor”

Serakıncı, kış aylarının solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü dönem olduğunu, farklı oranlarda gribal enfeksiyonların dört mevsim görüldüğünü belirtti.

Kış döneminde, 20’den fazla virüs türünün akut üst ve alt solunum yolu enfeksiyonuna neden olabildiğine işaret eden Serakıncı, en sık karşılaşılanların; Influenza Virüs tip A ve B (INF A/B), Respiratuar Sinsityal Virüs(RSV), Adenovirus (ADV), Parainfluenza virüs tip 1-3 (PIV 1,2,3,4), Human Rhinovirus A/B (HRV A/B), Enterovirus (EV), Human Coronavirus (HCoV),Human Bocavirus (HBoV), Human Metapneumovirus (HMPV) gibi virüsler olduğunu kaydetti.

Serakıncı, bunların yanı sıra bakteriyel enfeksiyonlarla da karşılaşıldığını ifade etti.

Var olan bu virüslerin, her yıl bu zamanlarda kendilerini, mutasyona uğramış yeni varyantları ile gösterdiğini dile getiren Serakıncı, yine her yıl bunlardan bir veya birkaç tanesinin aynı anda ve daha ağırlıklı olarak görüldüğünü kaydetti.

Serakıncı, bu virüslerin bazılarının bağışıklık sistemini daha fazla yorarak ve zorlayarak vücut için yıkıcı seyir gösterebileceğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Mevsimsel influenza tiplerinden bağışıklığımızı yoran bir başka deyişle zayıflatan virüslere yakalandığımız zaman, halk arasındaki söylemi ile bünyemiz yıprandığı zaman ise ikinci, hatta üçüncü bir virüs veya bakterinin fırsatçı olarak devreye girmesi ile hastalığı daha ağır ve uzun sürede geçirebilmekteyiz.

Klasik mevsim griplerine ek pnömoni (zatüre virüs ve bakterileri) ile Covid-19 varyantları da katkı koyarak influenza ile ortaya çıkan klinik tabloları biraz daha zorlu seyreder şekle sokabilmektedir. Bildiğiniz gibi Covid-19 etkeni de artık mevsimsel virüsler arasında nitelendirilmektedir.”

-“Salgınlar her birkaç yılda bir daha yoğun oranlarda görülüyor”

Serakıncı, havanın ısı ve nem değişkenliklerinin ani yaşandığı Aralık ayının hemen arkasından üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasının şaşırtıcı olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Her yıl grip olmasak bile farklı dozlarda bu virüslerin en azından birkaçı ile karşılaşıp semptom vermeden bağışıklığımız tazelenmektedir. Bu nedenle de salgınlar her birkaç yılda bir daha yoğun oranlarda görülmektedir. Domuz gribinin ilk yıllarında da benzer durumu görmüştük o günden bugüne farklı oranlarda influenza A’nın bir alt türü olan domuz gribi görülmeye devam etmekte. Fakat her bir kaç yılda bir görülme oranı artabilmekte. O yılı takip eden yıl da bir önceki yıldan kazanılmış bağışıklık nedeniyle neredeyse hiç olmamaktadır. Bu ayda normalde en sık görülen virüs RSV virüsüdür. Bu aylar tam onun ayı desek yanlış olmaz.

Bu virüs nüfus hareketliğinin fazla olduğu dönemlerde, toplu birlikteliklerin yoğun olduğu bayramlar, yılbaşı sonrası gibi dönemlerde bu virüs, enfeksiyonlarda belirgin artışları her zaman görürüz.”

-“Influenza ve domuz gribi belirtileri”

Serakıncı, her bir virüsün semptomlarının biraz farklılık göstermekle birlikte klasik influenzada sıklıkla görülen belirtilerin; ateş (38 – 41°C), baş ağrısı, yorgunluk hissi, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve kas ağrısı olduğunu kaydetti.

Ateşin, genellikle 2-3 bazen 5 gün sürdüğünü dile getiren Serakıncı, halsizlik hatta yorgunluk hissinin daha uzun sürebildiğini belirtti.

Serakıncı, sağlıklı bir bireyde influenza/ grip semptomlarının bir hafta sürdüğüne işaret etti.

Domuz gribinde (H1N1, H3N2 vb) ise ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, vücut ağrıları, baş ağrısı, titreme ve yorgunluk gibi belirtiler gözlenebildiğini söyleyen Serakıncı, semptomların bir hafta-10 gün sürebileceğini kaydetti.

-“Korunma için hijyen, maske ve kapalı alanları sık havalandırma”

Salgınlardan korunmak için önerilerde bulunan Serakıncı, hijyen, kapalı alanları sık havalandırma, eğer semptomlar varsa maske kullanma, hapşırıp öksürükken ağız ve burnu mendil/peçete ile kapatmaya özen göstermek gerektiğini belirtti.

Hareketliliğin, yılbaşı partileri gibi bir araya gelmenin arttığı dönemlerde salgınların artışının hız kazanabildiğini dile getiren Serakıncı, “Çünkü kalabalık ve kapalı ortamlarda olma oranı artmıştır.” dedi.

Çocukların da virüsleri okullarda birbirlerine kolaylıkla bulaştırabildiklerini söyleyen Serakıncı, “Onlar da gelip evde ebeveynlerine, anneanne, dede gibi aile büyüklerine bulaştırıyor” diye konuştu.

Serakıncı, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin, üst solunum yolu enfeksiyonlarının artması üzerine kalabalık ortamlarda maske takma zorunluluğu ve risk grupları için test çağrısı gibi yeni tedbirler açıkladığını da anımsattı.

-“Uyku düzenine ve sağlıklı beslenmeye özen göstermek çok önemli”

Salgınlardan korunmak adına bağışıklık sistemini güçlü tutmak için uyku düzenine ve sağlıklı beslenmeye özen göstermenin önemine vurgu yapan Serakıncı, şöyle devam etti:

“Özellikle uzun süreli bir tıbbi durumunuz yani kronik hastalığınız varsa (örneğin diyabet veya kalp, akciğer veya böbrek rahatsızlığınız), zayıflamış bir bağışıklık sisteminiz var ise – örneğin kanser tedavi sürecindeyseniz veya yeni tamamladınızsa- maske kuralı olmasa bile kullanmanız kendinizi korumada bulaşıcı hastalıkların yayılımı kontrol altına almada koruyucu rol oynayacaktır.

Dolayısı ile mevsimsel grip ve influenzanın yaygın olduğu dönemlerde azami dikkati göstermemiz ve mümkünse influenza aşısı yaptırmamız kışın geri kalanını daha kontrollü geçirmemiz sağlayacaktır”

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin önerilerini değerlendiren Serakıncı, bu tedbirlerin hasta bireyin etrafındakilerini koruma adına alması gereken normal bir tedbir olduğunu söyleyerek, “Dolayısı ile bu tedbir önerisinin altının çizilmesi, hatırlatılması, hatta kural kılınması da gayet normaldir. Bu önlemlerin zaman zaman gündeme gelmesi, uygulamaya geçilmesi doğaldır.” ifadelerini kullandı.

-“Risk grupları”

Serakıncı, risk gruplarına ilişkin bilgi vererek, astım ve alerji hastaları, 65 yaş üzerinde ve yine alerjik astımı, bronşiti olanlar, kanser tedavisi görenler, kalp yetmezliği, kronik akciğer hastalığı ve diyabeti olanların oluşturduğu grubun risk grupları olarak sayılabileceğini belirtti.

Risk grubunda yer alanların viral enfeksiyonlarla karşılaştıklarında iyileşme süreçlerinin, risk gruplarında olmayanlara göre daha uzun ve hastalığa bağlı gelişen komplikasyonların da daha ağır seyrettiğini ifade eden Serakıncı, bu kişilerin kendilerini korumak yönünden ve çevrelerindeki bireylerin de onları koruma amaçlı daha dikkatli davranmaları gerektiğini vurguladı.

-“Grip veya influenza vakalarında paniğe sebep olabilecek bir artış söz konusu değil”

Nedime Serakıncı, kutlama ve benzeri nedenlerle kalabalık ve kapalı ortamlarda bir araya gelişleri takiben artış olmakla beraber grip veya influenza vakalarında paniğe sebep olabilecek bir artışın söz konusu olmadığını belirtti.

Serakıncı, “Şu an mevsim normalleri üzerinde bir artış var algısı olmakla birlikte bu her yıl aynı dönemlerde görülen oranlardan farklı panik olacağımız, salgın düzeyinde bir artış şekilde salgın paniği yaşamamızı gerektirecek bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

Korunma ve hijyen tedbirleri almak gerektiğini söylen Serakıncı, şunları kaydetti:

“Unutulmamalıdır ki hangi viral enfeksiyon olursa olsun altta yatan herhangi bir hastalığı bulunan kişilerin iyileşme süreçleri ve komplikasyon riskleri daha uzun olur. Ayrıca kapalı alan kutlamalarının vb. arttığı dönemlerde insanlar birden fazla virüsü arka arkaya kapabilir. Bu virüsler, benzer belirti gösterdiği için de hastalığın uzun sürdüğü sanılabilir”

Serakıncı, iyileşme süreçlerinin uzun sürmesinin bir başka nedeninin ise art arda gelen enfeksiyonların, sinüzit ve zatürre gibi komplikasyonların gelişmesi olduğunu ifade etti.

Hellim üretimi için damızlık koyun projesine başvurular devam ediyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, hellim üretimi için gerekli olan süt miktarını artırmak ve süt kalitesini iyileştirmek amacıyla damızlık koyun projesi başlatıyor. Projeye son katılım tarihi 31 Ocak 2025 olarak belirlendi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Hayvancılık Kooperatifi ve KKTC Merkez Bankası arasında imzalanacak olan protokollerle, hellim üretimi için gerekli olan süt miktarını artırmak ve süt kalitesini iyileştirmek amacıyla önemli bir adım atılıyor.

Bu kapsamda, damızlık değeri yüksek ve ıslah edici Asaf ırkı koyun ve koçların yurt dışından temini sağlanacak. Proje ile yerel koyun sürülerinin genetik kapasitesi geliştirilerek süt verimi ve kalitesinde süreklilik hedefleniyor.

2024 yılında KKTC’de küçükbaş hayvan sayısında yüzde 10 oranında bir artış yaşanmasına rağmen, bu artış daha çok et verimi üzerinde gerçekleşirken, süt veriminde beklenen artışın sağlanamaması nedeniyle ithalat ihtiyacı doğdu.

Bu çerçevede, hellim üretimi için uygun nitelikte süt üreten damızlık koyunların ülkeye getirilmesiyle hem üretimin sürekliliği sağlanacak hem de yerel sürülerin genetik kapasitesinin üzerine olumlu etkiler yaratacağı düşünülüyor.

PROJE KAPSAMINDAKİ İMKANLAR VE KOŞULLAR

Proje kapsamında ithal edilecek damızlık koyun ve koçlar için üreticilere faiz destekli kredi imkanı sunulacak. Bu krediden yararlanmak isteyen özel ve tüzel kişilerin yerine getirmesi gereken koşullar ise şu şekilde:
• KKTC vatandaşı olmak.
• Veteriner Dairesi Hayvan Kayıt Sistemi’ne kayıtlı bir küçükbaş hayvan işletmesi/barınağına sahip olmak.
• Barınağın mülkiyet durumunu belgelendirmek.
• Belediye veya Kaymakamlık ’tan uygunluk izni alınması.
• En az 50 anaç küçükbaş hayvana sahip olmak.
• Hayvan Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği’ne kayıtlı olmak.
• Sigorta ve vergi borcunun bulunmaması.
• Barınağın hayvan refahı ve sağım koşullarına uygun olması.
• Süt Endüstrisi Kurumu’na süt veriyor olmak (avantaj sağlayacaktır).
• 18-40 yaş aralığında olmak (avantaj sağlayacaktır).
Her başvuru sahibi minimum 20 maksimum 300 baş ithal hayvan alabilecektir.

BAŞVURU SÜRECİ

Başvuru yapmak isteyen üreticiler, gerekli formları KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın resmî internet sitesinden (ilgili bağlantı: http://tarim.gov.ct.tr/) veya Hayvancılık Dairesi Müdürlüğü resmi internet sitesinden (ilgili bağlantı: http://hayvancilik.gov.ct.tr/) ya da Hayvancılık Dairesi merkez ve kaza şubelerinden temin edebilir. Başvurular, Hayvancılık Dairesi’ne şahsen yapılacak olup, son müracaat tarihi 31 Ocak 2025 mesai bitimidir.
Komisyon tarafından değerlendirilip uygun bulunan başvuru sahipleri projeden yararlanma hakkı kazanacak.
Üreticilerin finansman ihtiyacı için gerekli krediler, faiz destekli olup ilgili bankanın belirlediği belgeler çerçevesinde sağlanacak.

Hava açık ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 17 Ocak 2025 tarihinde açık bir hava bekleniyor.

Sıcaklıklar genellikle iç kesimlerde ve sahil bölgelerinde 18-21°C arasında değişecek. Rüzgar, kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette esecek.

Gün boyunca sakin ve ılık bir hava yaşanması öngörülüyor.

Çavuşoğlu: Meclis’teki konuşmam kinlenmiş duygularla farklı yöne çekilmeye çalışıldı

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaparak, CTP Milletvekili Filiz Besim’in Meclis’te yaptığı konuşmaya verdiği cevabın kinlenmiş duygularla farklı yöne çekilmeye çalışıldığını söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, “14 Ocak 2025 tarihinde meclisimizin güncel konular başlıklı gündeminde Filiz Hanım’ın tıp ve dişçilik ile ilgili konuşmasına cevabımda ifade ettiklerimi maksatlı veya yanlış anlayanlara açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

“Başarılı gençlerimizin Türkiye, İtalya ve Hollanda vb. yerlerde tıp eğitimine büyük ilgi gösterdikleri ve Türkiye’den devletimizin ihtiyaçlarını karşılamak için talep ettiğimiz birçok bölümün boş kaldığını ifade ettikten sonra gençlerimize çağrıda bulunarak İngilizce dilinde fizik, matematik, kimya, coğrafya, psikoloji gibi alanlarda eksiklerimiz olduğunu ve bu bölümleri tercih etmelerini istediğimi hatırlatmak isterim. Bu çağrıdan sonra gençlerimizin meslek sahibi olmalarına yönelik çağrı yaparak bu yöndeki çalışmaları ön planda tuttuğumuzu yatırımlarımızı bu şekilde yönlendiriyoruz ifadesini kullandım.

Yukarıda bahsettiğim sözlerden sonra bu kadar tıp tercihini bu ülkenin istihdam edemeyeceğini söyledim. Bu söze bağlı olarak yüksek derecede başarılı olan bu gençlerimizin göç etmek zorunda kalmalarının üzüntü verici olduğunu ancak başarılarının gurur verici olduğunu içeren konuşmamı kinlenmiş duygularla farklı yöne çekilmeye çalışılmıştır. Bu konuşma farklı yönde zorlanmış, yanlış yorumlama yaparak konunun doğru tartışılmasına engel olunmaya çalışılmıştır.”

“Halkımız için mücadele etmeye devam edeceğiz”

Nazım Çavuşoğlu, “Konuların doğru bir şekilde tartışılmasını sağlamadığımız sürece toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak farkındalığı oluşturamayacağımızın bilincinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkeye katkı koymak isteyenlerin destekleriyle yürümeye ve halkımız için mücadele etmeye devam edeceğimizi ifade eder herkese sağlıklı günler dilerim” dedi.

Brent petrolün varil fiyatı 80,63 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 80,63 ​​dolardan işlem görüyor.

Dün 81,66 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 80,40 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.32 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,3 artarak 80,63 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,15 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Çin’den gelen güçlü makroekonomik veriler ve ABD’de gelecek hafta başkanlık koltuğuna oturacak Donald Trump’ın uygulayacağı politikalara ilişkin belirsizliklerin etkisiyle yükseldi.

Çin’de bugün açıklanan makroekonomik verilere göre, ülke ekonomisi geçen yıl yüzde 5 ile beklentilerin üzerinde büyürken, bölgenin sanayi üretimi aralıkta yıllık bazda yüzde 6,2 artarak tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Ayrıca ülkenin aralık yıllık perakende satışları da yüzde 3,7 ile tahminleri aştı.

Dünyanın en çok petrol ithal eden ülkesi Çin’de ekonomik hareketliliğin artacağına işaret eden veriler, bölgede talebin yükseleceğine yönelik ihtimalleri güçlendirerek fiyatların yukarı yönlü hareketini destekledi.

Bunun yanı sıra ABD’de Trump’ın görevi devralmasına az bir süre kalırken, Trump’ın kabine için aday gösterdiği isimlerin dünyanın en büyük ekonomisini nasıl şekillendireceğine ilişkin belirsizlikler, petrol fiyatlarını desteklemeye devam ediyor.

Hazine Bakanlığı için aday gösterilen Scott Bessent, Amerikan ekonomisini, büyüme yanlısı düzenleyici politikalar, vergileri azaltma ve Amerikan enerjisini serbest bırakma yoluyla canlandıracaklarını ifade ederek, ABD dolarının dünyanın rezerv para birimi olarak kalmasını sağlamaları gerektiğini belirtti.

Ayrıca ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın, enflasyonun beklediği gibi düşmesi durumunda Bankanın bu yılın ilk yarısında faizi tekrar düşürebileceğini ifade etmesi fiyatları artırdı.

Enflasyon verileri endişe verici düzeyde olmadığı sürece, faiz indirimlerinin piyasaların fiyatladığından daha erken gerçekleşebileceğini kaydeden Waller, verilerin iyi olması durumunda bu yıl faizi 3-4 kez düşürebileceklerini, veriler işbirliği yapmazsa da bu sayının 2’ye hatta 1’e düşebileceğini belirtti.

Bu beklentilerin, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de ekonomik hareketliliği artırarak talebi besleyeceği öngörüleri, fiyatları destekliyor.

Öte yandan, Dünya Bankasının Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nun ocak sayısında, enflasyon ve faiz oranlarının kademeli düşmesiyle küresel ekonomik büyümenin 2025 ve 2026’da geçen yıl olduğu gibi yüzde 2,7 büyümesinin beklendiği kaydedildi. Beklentilerin ilerleyen dönemde küresel petrol talebini artıracağı ihtimali, fiyatların yükselişine katkıda bulundu.

Brent petrolde teknik olarak 82,35 doların direnç, 76,30 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Evkaf İyilik Gönüllüleri, Serhatköy’e yaşam alanı kazandırdı

Evkaf İyilik Gönüllüleri, anlamlı bir etkinliğe daha imza atarak Serhatköy’e yaşam alanı kazandırdı.

Çevreye gösterdikleri duyarlılıkla gelecek nesillere örnek olmayı amaçlayan Evkaf İyilik Gönüllüleri, geçtiğimiz günlerde anlamlı bir etkinliğe imza attı.

İyilik Gönüllüleri, Orman Dairesi tarafından tahsis edilen alana 120 fidan dikerek çevrenin yeşillendirilmesine, ekosistemin desteklenmesine ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir ülke bırakılmasına katkı sağladı.

Çevreye yeni fidanlar kazandırmanın mutluluğunu yaşayan genç gönüllüler, etkinlik sırasında çevre bilincinin yaygınlaştırılması ve yeşil alanların korunmasının önemine vurgu yaparak tüm halkımızı yaşadığı çevreye sahip çıkmaya davet etti.

Cumhurbaşkanlığı’nda güvenlik toplantısı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın başkanlığında güvenlik toplantısı gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü’yü kabul etti.

Kabulde son gelişmeler kapsamında KKTC’nin ve adanın güvenliği ele alındı.

Üstel: Çocuklarımız artık Sevgi Evleri’nde, kendini sıcak bir yuvada hissedecek

Başbakan Ünal Üstel, dün hizmete açılan Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri’ne ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

“Devlet koruması altındaki çocuklarımızın ev ortamında yaşamlarını sürdürebilmesi için hazırlanan Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri projesi, ülkemiz adına çok kıymetli bir projedir.
Sevgi Evleri ana binasında 25, bungalovlarda ise 36 olmak üzere toplamda 61 çocuğa bakım ve koruma hizmeti verecektir.
Aile sıcaklığına hasret çocuklarımız artık Sevgi Evlerinde, kendini sıcak bir yuvada hissedecek…
Çocuklarımızı seviyor, onlara sahip çıkıyor, geleceğe daha iyi şartlarda adım atmaları için elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz.
Merhum Ünal Çağıner ve Tangül Çağıner’in isimleri ülkemiz için yaptıkları değerli hizmetler yanında, bu güzel eserle de  bir kez daha ölümsüzleşmiştir.
Bu güzel eseri ülkemize kazandıran Tangül Ünal Çağıner Vakfı yetkililerine, projenin tamamlanmasında  katkı koyan Vakıflar idaresine ve Merkezin kurulduğu araziyi bağışlayan Hamitköy’lü Ali Hüseyin Alibaba ve ailesine teşekkür eder, bu tip kamu yararı yüksek projelerin hayata geçilirilmesine hükümet olarak tüm gücümüzle destek vermeye devam edeceğimizin bilinmesini isterim.”