Archives 2025

81 yaşındaki Özenç Sarp, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Çamlıbel-Yılmazköy ana yolu üzerinde 14 Ocak tarihinde meydana gelen kazada ağır yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılan 81 yaşındaki Özenç Sarp, tedavi gördüğü Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybetti.

Çamlıbel-Yılmazköy ana yolu üzerinde 14 Ocak tarihinde meydana gelen kazada ağır yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılan 81 yaşındaki Özenç Sarp, tedavi gördüğü Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybetti.

64 yaşındaki Ahmet Kurtul yönetimindeki HR0- 010 plakalı araç ile 84 YAŞINDAKİ Reşat Sarp yönetimindeki PR 129 plakalı salon aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, araç sürücüsü Ahmet Kurtul’un poliste tutuklu bulunduğu ve olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

Konu hakkında polisten yapılan açıklama şu şekilde:
“14.01.2025 tarihinde, saat 11.00 sıralarında, Çamlıbel – Yılmazköy Ana Yolu’nun 7-8’inci kilometreleri arasında Kılıçaslan Mevkiinde, Ahmet KURTUL (E-64) yönetimindeki HR 010 plakalı araç ile Reşat SARP (E-84) yönetimindeki PR 129 plakalı salon araçların çarpışması sonucu meydana gelen kazada ağır yaralanan PR 129 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Özenç SARP (K-81) tedavi görmekte olduğu Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 16.01.2025 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında HR 010 plakalı araç sürücüsü Ahmet KURTUL (E-64) halen poliste tutuklu bulunmaktadır. Soruşturma devam etmektedir.”

Resmiye Eroğlu Canaltay: Maaş tabloları güncellendi

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Güvenlik Kamu Görevlileri ile 47/2010 Sayılı (Değişiklik) Yasa Tasarılarının komitede oybirliğiyle kabul edildiğini duyurdu. Canaltay, söz konusu düzenlemelerle Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan subay, astsubay, er ve erbaşların maaş tablolarındaki anomalilerin giderilerek güncel hale getirildiğini ve yaşanan mağduriyetlerin sona erdirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Resmiye Eroğlu Canaltay, açıklamasının tamamında “Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitemizde oybirliğiyle geçirmiş olduğumuz Güvenlik Kamu Görevlileri ile 47/2010 Sayılı (Değişiklik) Yasa Tasarıları ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan muvazzaf subay, astsubay ile aylıkçı er ve erbaş ve mukaveleli er ve erbaşların maaş tabloları yeniden düzenleyerek burada doğan anomalitelerin giderilmesi ve güncel hale getirilerek yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmıştır. 47/2010 Sayılı yasanin da özüne ve ruhuna dokunmadan bu degisiklik Tasarıları komitemizden oybirliği ile geçirilmiştir. Destek veren, emeğini ortaya koyan herkese teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Yeniden Refah Partisi heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’de bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Anavatan Türkiye ile ilişkilerin güçlenerek devam ettirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın, Kıbrıs Türkleri için tarihi öneme sahip olduğunu ve Türk-Yunan dengesinin sağlıklı bir şekilde korunması için de önemli bir harekât olduğunu belirten Tatar, tarihi harekât kararını alan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’ı rahmetle andı.

Egemen, eşit iki devlete dayalı yeni siyasetin savunucusu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, federasyon anlayışıyla müzakerelerin başarıyla sonuçlanmadığını ve belirlenen yeni siyasette Türkiye’nin en büyük destekçileri olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum tarafının 2017 yılında Crans Montana’da yapılan toplantılarda “sıfır asker ve sıfır garanti” diyerek, müzakere masasını terk ettiğini dile getirerek, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti ile uyum içinde milli davayı sürdürmenin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünden ve adada Türk askerinin varlığından asla vazgeçilmeyeceğini kaydetti.

İçerisinde bulunulan iletişim çağında, Anavatan Türkiye ile ilişkilerin güçlenerek, sürdüğünü görmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin destek ve iş birliğinin önemli olduğunu yineledi.

-Altınöz

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz ise, Cumhurbaşkanı Tatar ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında yapılan iş birliklerinin gelişmesi temennisinde bulundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliğinin önemli olduğunu vurgulayan Altınöz, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Ombudsman İlkan Varol, Uluslararası 1. Arabuluculuk Şurası’na katıldı

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol, Türk Dünyası Arabulucular Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen Uluslararası 1. Arabuluculuk Şurası’na katılarak konuşma gerçekleştirdi.

“Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları ve Arabuluculuk” üzerine yapılan oturumda bir konuşma yapan Varol, küreselleşen dünyada arabuluculuk, tahkim ve uzlaşma gibi yöntemlerin önemine vurgu yaptı.

Geleneksel yargı süreçlerinin uzun ve maliyetli olabileceğini belirten Varol, bu süreçlerin yerine daha pratik ve dostane çözüm yolları sunan alternatif uyuşmazlık yöntemlerinin hızla yaygınlaştığını ifade etti.

-Alternatif Yöntemlere Vurgu

Varol, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal boyutları da içerdiğini vurgulayarak, özellikle arabuluculuk sürecinin tarafların iletişim ve iş birliğini güçlendiren etkisine dikkat çekti.

Varol, arabuluculuğun hızlı, ekonomik ve esnek bir çözüm sunarak çatışmaların daha yapıcı bir şekilde çözülebilmesine olanak tanıdığını söyledi.

-KKTC’deki Yasal Düzenlemeler

Konuşmasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ile ilgili yasal düzenlemelere de değinen Varol, mevcut mevzuatın tahkim yöntemine yönelik hükümler içerdiğini, ancak uluslararası standartları yakalamak adına daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Varol ayrıca, arabuluculuğun bu düzenlemelere entegrasyonunun, KKTC’de alternatif uyuşmazlık çözüm altyapısının gelişimine katkı sağlayacağını dile getirdi.

-Adil Bir Dünya İçin İş Birliği Çağrısı

Arabuluculuk, tahkim ve uzlaşma gibi yöntemlerin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal barışın sağlanmasına da hizmet ettiğini ifade eden Varol, bu yaklaşımların adil bir dünya ve küresel iş birliği için tamamlayıcı bir unsur olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasının sonunda, uluslararası deneyim paylaşımının önemine değinen Ombudsman İlkan Varol, etkinliğin organizatörlerine teşekkür ederek katılımcılara başarı dileklerinde bulundu.

Ombudsman İlkan Varol’un konuşması şöyle:

“Uluslararası arabuluculuk alanında böylesi önemli bir şuraya katılmaktan onur duyduğumu belirtmek istiyorum. Hepimizin bildiği gibi, dünyamız her geçen gün daha fazla küreselleşmekte ve bu süreçte ülkeler arası ticaret, iş gücü hareketliliği, kültürel alışveriş gibi etmenler hızla artmaktadır. Küresel ölçekte bu kadar çok ve çeşitli iş birliğinin gerçekleştiği bir ortamda, uyuşmazlıkların ortaya çıkması ise kaçınılmazdır. Bu noktada, arabuluculara, tahkim uzmanlarına ve uzlaşma sürecini destekleyen profesyonellere büyük bir görev düşmektedir.

İlk olarak, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının hukuk sistemleri üzerindeki önemine değinmek istiyorum. Geleneksel yargı süreçlerinin genellikle uzun zaman alması ve maliyetli olması, bireylerin hak arayışında daha pratik yöntemlere yönelmelerine yol açmaktadır.

Alternatif Uyuşmazlık Çözümü uyuşmazlıkların, tarafsız üçüncü kişi veya kişilerin katılımı ile çözümlenmeye çalışıldığı, başvurunun zorunlu yada ihtiyari olabildiği ancak, ulaşılan çözümün kural olarak bağlayıcı olmadığı, yargılama süreci dışında yada yargılama süreci içinde başvurulabilen yöntemlerdir. İşte bu noktada, arabuluculuk, tahkim ve uzlaşma gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, çatışmaların daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha dostane şekilde çözülmesini sağlayan araçlar olarak öne çıkmaktadır.

Alternatif uyuşmazlık çözümü, tarihsel gelişimi içinde, özellikle miktar değeri az olan uyuşmazlıklarda, tazminat taleplerinde, komşu uyuşmazlıklarında, iş uyuşmazlıklarında, eşler arası uyuşmazlıklarda ve özellikle tüketici uyuşmazlıklarında uygulanmakta olup, günümüzde özellikle ticari uyuşmazlıkların çözümünde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Uyuşmazlıkların alternatif çözüm yöntemleri çeşitlidir. Bu yöntemler içinde özellikle arabuluculuk yaygın ve yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Diğer yöntemlerin kullanımı da yıllar itibarıyla artış göstermektedir. Her bir yöntem, birbirinden farklı özellikler taşımakta, ulaşılabilecek çözümler de birbirinden farklılık gösterebilmektedir. Konuşmamda bu yöntemlerin temel prensiplerine ve birbirlerinden ayrıldıkları noktalara kısaca değinmek istiyorum.

Arabuluculuk, uyuşmazlığın taraflarının aktif katılımıyla gerçekleşen, tarafsız bir üçüncü kişinin yönlendirmesi altında yapılan ve esasen çözüm odaklı bir yöntemdir. Bu süreçte arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırır ve her iki tarafın da ihtiyaçlarını, kaygılarını anlamaya çalışır. Bu sayede, taraflar arasında daha yapıcı bir diyalog ortamı oluşturulmuş olur. Arabuluculuk, yargıya taşınan uzun ve masraflı sürecin aksine, taraflara hızlı, esnek ve ekonomik bir çözüm yolu sunar.

Birçok ülkede yasal düzenlemelerle desteklenen arabuluculuk, anlaşmazlıkların gizliliğini koruma ilkesini de gözetir. Bu, tarafların aralarındaki ilişkiyi yıpratmadan soruna çözüm bulunmasını sağlar ve çözüm, tarafların ortak rızasına dayandığı için, daha kalıcı ve sürdürülebilir hale gelir.

Bir diğer alternatif uyuşmazlık çözümü olan uzlaşma, genellikle arabuluculuğun bir parçası olarak görülse de, farklı bir niteliğe sahiptir. Uzlaşma sürecinde taraflar, kendi ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda en uygun çözüm yolunu üretmeye çalışır. Bir uzlaştırıcı eşliğinde yapılan görüşmelerde, anlaşmazlıkların çözümü için daha yaratıcı yollar düşünülür ve taraflar aktif bir biçimde katılım sağlar. Bu sayede, tarafların her ikisi de çözümün bir parçası olur ve karara sahip çıkmaları daha olası hale gelir.

Tahkim ise, arabuluculuğa ve uzlaşmaya kıyasla daha farklı bir çözüm yoludur. Tahkimde, uyuşmazlık bağımsız bir hakem ya da bir hakem kurulu tarafından çözüme kavuşturulur. Taraflar, tahkim sürecinde seçilen hakemin kararına bağlı kalmayı kabul eder ve bu bağlayıcılık tahkimi yargısal bir süreç kadar güçlü kılar. Tahkim süreci, yargıya oranla daha hızlı ve esnek olsa da, tarafların hakeme ve sürece saygı göstermesini gerektirir.

Tahkimin bir diğer avantajı da uluslararası uyuşmazlıklarda önemli bir çözüm aracı olmasıdır. Özellikle farklı ülkelerden işletmeler arasındaki ticari uyuşmazlıklarda tahkim, tarafsız bir zemin sağlayarak her iki tarafın da sürece güvenle katılımını destekler.

Arabuluculuk-Tahkim yöntemi ile devam ediyorum. Bu yöntem hem arabuluculuk hem de tahkim yöntemlerinin bir arada kullanıldığı bir modeldir. Taraflar önce arabuluculukla bir anlaşmaya varmaya çalışır; anlaşma sağlanamazsa tahkim sürecine geçilir. Bu model, hızlı bir uzlaşma veya anlaşma sağlanamazsa bağlayıcı bir karar verme imkânı tanır.

Mini Dava (Mini-Trial) özellikle büyük şirketlerin kendi aralarındaki ticari anlaşmazlıklarda tercih ettiği bir yöntemdir. Tarafların temsilcileri, dava gibi bir ortamda uyuşmazlıklarını sunar, ardından bu temsilciler bir uzlaşma sağlamak için görüşmeler yapar. Mini dava, gizlilik içinde hızlı bir çözüme ulaşmayı amaçlar.

Benim ülkem olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların hakem veya hakemlere havale edilmesi İngiliz Döneminden kalan Fasıl 4 Tahkim Yasasında düzenlenmiştir.

Söz konusu Yasa dünyada tahkim alanında meydana gelen gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda yetersiz kalmıştır. Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünde tahkime ilişkin kurallar düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler, uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümünü öngörmekte olup mahkemelerin müdahalesi gerekmeksizin tarafların anlaşmazlıklarını özel hakemler aracılığıyla çözmelerine olanak tanımaktadır. Yine Tüketicileri Koruma Yasası, Sigorta Hizmetleri Yasası ve Kooperatif Şirketler Yasası da kurumsal tahkime örnek teşkil etmektedir.

Kooperatif Şirketler Mukayyitliğinde uygulanan tahkim sürecinin yasal altyapısına kısaca değinmek istiyorum. Konu Mukayyitliğe kayıtlı şirketlerle ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde tahkim yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntem, şirket üyeleri veya eski üyeleri arasında, şirketin komitesi, kurulu, yetkilileri, vekilleri veya çalışanları ile diğer kayıtlı şirketler arasında yaşanabilecek anlaşmazlıkları çözmek için kullanılır. Uyuşmazlıklar, Fasıl 114 Kooperatif Şirketler Yasası’nın 53. Maddesi çerçevesinde çözülür.

Madde 53’ün ilk fıkrasında, üyeler, eski üyeler veya üyeler aracılığı ile hak talebinde bulunan kişiler arasında; bir üye, bir eski üye veya bir üye, eski üye veya ölmüş üye aracılığı ile hak talebinde bulunan bir kişi ile şirket arasında veya o şirketin komitesi, kurulu, herhangi bir yetkilisi, vekili veya müstahdemi arasında veya bir şirket veya bir şirketin komitesi veya kurulu ile o şirketin herhangi bir yetkilisi, vekili veya müstahdemi arasında veya Bir şirketle herhangi başka kayıtlı bir şirket arasında, herhangi bir uyuşmazlık konusu ortaya çıkarsa, böyle bir uyuşmazlık konusu karara bağlanmak üzere Mukayyide havale edilir. Herhangi bir borç veya alacaktan dolayı kayıtlı bir şirketin bir üyesinin, bir eski üyesinin veya ölmüş bir üyesinin atanan temsilcisinin veya ölmüş üyesinin mirasçısının veya yasal temsilcisinin aleyhine olan talebi, kabul edilsin veya edilmesin, bu madde anlamında bir uyuşmazlık konusu sayılır.

Madde 53’ün ilk fıkrasında, şirketin üyeleri veya eski üyeleri arasında bir uyuşmazlık, şirketin bir üyesi, eski üyesi veya ölmüş üyesi ile şirketin herhangi bir yetkilisi, vekili veya çalışanı arasında bir uyuşmazlık, bir şirketin, başka bir kayıtlı şirketle arasında ortaya çıkan uyuşmazlık durumunda konu Mukayyide havale edilir.

Bu tür uyuşmazlıklar, ya Mukayyit tarafından ya da belirlenen hakemlere havale edilerek karara bağlanır. Hakemlerin verdikleri karara karşı olumsuz yönde etkilenen taraf, belirli bir süre içinde ve uygun yöntemle Mukayyide başvurabilir. Ancak, Mukayyit tarafından verilen kararlar kesindir ve bu kararlar herhangi bir hukuk mahkemesinde itiraz konusu yapılamaz. Eğer hakemlerin kararına karşı yapılan itiraz sonradan geri çekilirse veya vazgeçilirse, karar kesinleşir ve bu karar, hukuk mahkemelerinin verdiği kararlar gibi icra edilir.

Mukayyidin verdiği kararla ilgili herhangi bir hukuki sorun ortaya çıkarsa, Mukayyit Yüksek Mahkeme’ye başvurma yetkisine sahiptir. Yüksek Mahkeme, bu tür durumları inceler ve verdiği görüş nihai ve bağlayıcıdır.

Bu düzenleme, KKTC’de alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi adına önemli bir model sunmakta olup, arabuluculuk süreçlerinin bu düzenlemeye entegrasyonu ile daha kapsamlı bir Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri altyapısının kurulmasına katkı sağlayabileceği inancındayım.

Alternatif uyuşmazlık çözümlerinin birçoğu özellikle arabuluculuk yöntemi insan psikolojisinin anlaşmazlık çözümündeki rolünü iyi yansıtan yöntemlerdir. Çünkü arabuluculuk süreci, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal unsurları da içeren bir süreçtir. İnsan psikolojisi açısından, çatışma anlarında karşılıklı anlayış eksikliğinden kaynaklanan duygusal reaksiyonlar yoğun olarak yaşanır. Bu tür duygusal reaksiyonlar, tarafların uzlaşmaya açık bir zihin yapısına geçiş yapmasını zorlaştırabilir. Ancak arabuluculuk sürecinde, arabulucu; empati, tarafsızlık ve anlayış becerileri ile tarafların duygularını yönetmelerine yardımcı olur.

Arabuluculuk sürecinde tarafların en çok ihtiyaç duyduğu şey, anlaşmazlıklarının duyulması ve anlaşılmasıdır. Bu süreçte arabulucu, tarafların yalnızca söylediklerini değil, aynı zamanda hissettiklerini de anlamaya çalışarak empati kurar. Empati kurabilmek, tarafların kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlar ve çatışmanın daha yapıcı bir hale gelmesine katkıda bulunur.

Çatışmaların çoğu, taraflar arasındaki önyargılar nedeniyle daha da karmaşık hale gelebilir. Arabuluculuk sürecinde, arabulucunun tarafsız ve objektif bakış açısı, tarafların önyargılarından arınmalarını sağlar. Bu, çatışmanın çözülmesi sürecinde oldukça önemlidir çünkü taraflar, kendilerini yargılanmadan ifade edebilecekleri bir ortamda bulunduklarında daha rahat iletişim kurarlar.

Arabuluculuk, taraflar arasındaki işbirliğini teşvik eder ve taraflar arasındaki güven duygusunu güçlendirmeye çalışır, çünkü güven olmadan işbirliği sağlamak oldukça zor olur. Güven ortamı sağlandığında, taraflar çözüm önerileri üretme konusunda daha istekli olur ve çatışmanın sona erdirilmesi daha hızlı gerçekleşir.

Yargı süreci, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde toplumsal düzeni ve adalet arayışını temin eden temel bir sistemdir. Ancak geleneksel yargı süreçleri, kimi durumlarda uzun zaman alabilen, maliyetli ve resmi prosedürlerle dolu bir süreç olarak taraflar arasında çözüm odaklı bir yaklaşım sunmakta yetersiz kalabilmektedir. Özellikle bireylerin, ticari kuruluşların ve toplulukların daha hızlı, esnek ve ekonomik çözümlere ihtiyaç duyduğu durumlarda Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemleri, ciddi bir alternatif oluşturmaktadır. Arabuluculuk, tahkim ve uzlaşma gibi yollar, taraflara daha yapıcı bir ortamda, esnek ve güvenli bir süreçte çözüme ulaşma fırsatı tanıyarak yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani bir yaklaşımı da devreye sokmaktadır.

Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemleri, yalnızca tarafların anlaşmazlıklarını çözmelerine yardımcı olmakla kalmayıp, aynı zamanda sosyal ilişkilerin korunmasına ve gelecekte oluşabilecek anlaşmazlıkların önlenmesine de katkı sağlar. Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, karşılıklı empati, saygı ve işbirliği ile sağlanabileceğini savunan Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemlerinin, yargı sistemi ile birlikte, barışçıl bir toplum ve küresel iş birliği için tamamlayıcı bir unsur olarak daha fazla benimsenmesi gerektiği inancındayım. Bu vesileyle, Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik çabalarınıza olan inancımı tekrar vurgulamak istiyor, böylesi anlamlı bir konuda paylaştığımız bilgi ve deneyimlerin daha adil bir dünya için bizlere yol göstermesini temenni ediyorum.”

ABD’nin Güney’e silah satış kararı: Rum tarafının güvenlik tehdidi bulunduğu inandırıcı değil

Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah satış kararını eleştirerek, “Ada ve bölgedeki hassas dengelerin bozulması kimsenin çıkarına hizmet etmez” dedi. Bakanlık ayrıca, Rum tarafının güvenlik tehdidi bulunduğu söylemlerinin de inandırıcı olmadığını kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah satış kararına ilişkin açıklamasında, ada ve bölge üzerindeki hassas dengelerin olumsuz yönde etkilenmesinin kimsenin çıkarına hizmet etmeyeceğini belirtti.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Bu endişe verici gelişmeleri yakından takip ederek, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin korunması için gerekli tüm adımları Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte atmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır.” ifadelerine yer verildi.

Kıbrıs Rum tarafının, Yabancılara Askeri Satış ve Fazla Savunma Malzemesi ve yasa kapsamındaki diğer programlardan yararlanmaya, dolayısıyla yeni askeri mühimmat ve teçhizat alımına imkan veren programa katılmaya uygun bulunduğu belirtilen açıklamada, “ABD Başkanlığı tarafından bu açıklamanın dünya barışına katkı sağlamak amacıyla yapıldığının öne sürülmesi ise en diplomatik tabirle trajikomiktir.” denildi.

“RUM TARAFININ GÜVENLİK TEHDİDİ BULUNDUĞU SÖYLEMİ İNANDIRICILIKTAN UZAK BİR İDDİA”

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadeler kullandı:

“Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık Kararı ile 15 Ocak 2025 tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni 1961 tarihli Dış Yardım Yasası ile Yabancı Askeri Satış Yasası kapsamına, bu yasaların savunmaya ilişkin maddeleri ve bu yasalar tahtında savunma hizmetleri alınmaya elverişli bir ülke olarak ilan ettiğini açıklamıştır. Amerika Birleşik Devletleri 1987 tarihinden bu yana Kıbrıs Rum tarafına uyguladığı silah satış kısıtlamasını 2021 yılında tamamen kaldırdığını duyurmuş ve anılan kararı her yıl uzatmaktadır. Anılan yasalar çerçevesinde Kıbrıs Rum tarafı, Yabancılara Askeri Satış ve Fazla Savunma Malzemesi ve yasa kapsamındaki diğer programlardan yararlanmaya, dolayısıyla yeni askeri mühimmat ve teçhizat alımına imkan veren programa katılmaya uygun bulunmuştur. ABD Başkanlığı tarafından bu açıklamanın ‘dünya barışına’ katkı sağlamak amacıyla yapıldığının öne sürülmesi ise en diplomatik tabirle trajikomiktir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi son dönemde zirveye tırmanan savunma ve askeri alandaki silahlanma faaliyetleri konusunda adadaki ‘mağdur’ olan taraf olduğu gerekçesi ile hareket etmekte olduğunu ve bir güvenlik tehdidi altında bulunduğunu öne sürmektedir. Kıbrıs adasını 1963-1974 yılları arasında kan gölüne çeviren Rum tarafının ta kendisidir. Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına karşı uyguladığı bu mezalim her ne kadar uluslararası toplum tarafından ‘toplumlararası çatışmalar’ denilerek örtbas edilmeye çalışılsa da, yaşanan acılar Kıbrıs Türk halkının belleğindeki yerini muhafaza etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1974 yılında gerçekleştirdiği Mutlu Barış Harekatı, adada dökülen kanı durdurmuş ve bugün bölgedeki barış ve huzurun yegane teminatıdır. Dolayısıyla, Rum tarafının bir güvenlik tehdidi bulunduğu söylemi inandırıcılıktan uzak bir iddiadır. ABD Başkanlığı tarafından alınan bu karar sonrasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma yarışını adeta bir savaş hazırlığına girecekmiş gibi sürdüreceği açıktır. Rum tarafının, özellikle son dönemde yaptığı ikili askeri işbirliklerinin adada ve bölgede yaratabileceği tehlikeli durum konusunda ilgili tüm taraflara defalarca yaptığımız uyarıların dikkate alınmaması son derece talihsizdir. Rum tarafının savaş çığırtkanlığına çanak tutan ülkeleri, bir kez daha, bu hareketlerinin sonucunu hesaplayarak hareket etmeye ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Ada ve bölge üzerindeki hassas dengelerin olumsuz yönde etkilenmesi kimsenin çıkarına hizmet etmeyecektir. Bu endişe verici gelişmeleri yakından takip ederek, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin korunması için gerekli tüm adımları Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte atmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır.”

Asgari Ücret Saptama Komisyonu Başkanlığına Tahir Serhat atandı

Asgari Ücret Saptama Komisyonu Başkanlığına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Tahir Serhat atandı. Resmi Gazete’de dün yayımlanan kararda şu ifadeler kullanıldı: “Bakanlar Kurulu, değiştirilmiş şekliyle 22/1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası’nın 8’inci maddesi uyarınca, Asgari Ücret Saptama Komisyonu Başkanlığına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Tahir Serhat’ın atanmasına karar verdi.”

Büyükelçi Yasin Ekrem Serim, Kıbrıs İlim Üniversitesi Yetkilileri ile Görüştü

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Kıbrıs İlim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın ve Rektör Prof. Dr. Yadigar İzmirli ile bir araya geldi.

Sosyal medya hesabı üzerinden görüşmeye ilişkin paylaşım yapan Büyükelçi Serim, Kıbrıs İlim Üniversitesi’nin eğitim alanındaki başarılarına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) akademik gelişimine sunduğu katkılara vurgu yaptı. Serim, üniversitenin uluslararası arenada daha etkin bir rol oynaması için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.

Tipioğlu, Türk Barış Kuvvetleri Gaziler Derneği ’ni ziyaret ederek gazilerle buluştu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu
Başkanı Veysal Tipioğlu ve heyeti Türk Barış Kuvvetleri Gaziler
Derneği’ni ziyaret etti.
Türk Barış Kuvvetleri Gaziler Derneği Genel Başkanı Nusrettin Yuca,
ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Tipioğlu’na anı plaketi
takdim etti

TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysal Tipioğlu da,
gazilere minnettarlığını ifade etmek üzere ziyareti gerçekleştirildiğini
söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs’ın haklı mücadelesinde geçmişte
olduğu gibi bugün de yanında olduğunu ifade eden Tipioğlu, gazilerin
Türk milletinin töreninde yaşayan kahramanlar olduğunu da sözlerine
ekledi.

62 yaşındaki Tamer Zeden hayatını kaybetti

Mutluyaka-Mormenekşe köyünün sevilen isimlerinden 62 yaşındaki Tamer Zeden hayatını kaybetti.

Hava parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 16 Ocak 2025 tarihinde bölgede parçalı bulutlu bir hava bekleniyor. Öğleden sonra bulutlar azalacak ve gökyüzü daha açık bir görünüm alacak.
Sıcaklıklar genellikle iç kesimlerde ve sahil bölgelerinde 18-21°C arasında değişecek. Rüzgar, kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette esecek.

Gün boyunca sakin ve ılık bir hava yaşanması öngörülüyor.

ÜSTEL: “VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTTUK”

Devlet koruması altındaki çocuklara ev ortamında yaşamlarını sürdürme imkanı sağlamak amacıyla Haspolat’ta oluşturulan Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri düzenlenen törenle hizmete girdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Tangül Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı arasında imzalanan protokol kapsamında hizmete giren Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri’nin ana binasında 25, bungalovlarda ise 36 olmak üzere toplam 61 çocuğa bakım ve koruma hizmeti verilecek.  Devlet korumasındaki çocuk ve gençler Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri’ne taşınacak. Çağlayan bölgesindeki mevcut çocuk yuvası ise otizm merkezine dönüştürülecek.

Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri’nin açılış törenine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bazı bakanlar, belediye başkanları, siyasiler ve bürokratlar katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Tangül Ünal Çağıner Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İçim Kavuklu konuşma yaptı.

ÜSTEL: “VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTTUK”

Başbakan Ünal Üstel de açılışta yaptığı konuşmada,  vakfın önemli bir projeyi hayata geçirdiğini dile getirerek, “Bugün güzel bir esere hep birlikte şahitlik ediyoruz” dedi.

Merhum Ünal Çağıner ve Tangül Çağıner’in ülke için yaptığı hizmetlere işaret eden Üstel, onların çocuklarının da vakıflar aracılığıyla yardımlarını esirgemediğine işaret etti.

Göreve geldiklerinde ülke ihtiyaçlarına öncelik vereceklerini söylediklerini anımsatan ve buna paralel olarak, daha önce başlatılan ve yarım kalan projeleri tamamladıklarını belirten Üstel, verdikleri sözleri tuttuklarını söyledi.

İlk icraatlarının yarım kalan Ercan Havalimanı’nı tamamlamak olduğunu söyleyen Üstel, başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye yetkililerinin desteğiyle ihtiyaç duyulan projeleri birer birer hayata geçirdiklerini anlattı.

“Bunlar için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yürekten teşekkür ederim” diyen Üstel, söz verdikleri gibi 2025’in gençler ve çocuklar için büyük atılımlar yapılacağı bir yıl olacağını kaydetti.

Atılan adımlara değinerek, bugün ayrıca “Yeni Erenköy Yaşlı ve 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi İnşaat Projesine İlişkin İşbirliği Protokolü”ne imza atıldığını söyleyen Üstel, dün açılan meslek lisesiyle de ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda gençlerin yetiştirileceğini belirtti.

Bu açılışların Özgürlük ve Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ölüm yıldönümlerinde yapıldığına da işaret eden Üstel, tüm bu eserlerin hayırlara vesile olmasını diledi.

ÜSTEL: “HALKIMIZIN İHTİYAÇ DUYDUĞU PROJELERİ SIRASIYLA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, TÜRKİYE CUMHURİYETİ (TC) AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ İLE GÖRÜŞTÜ VE 18 YAŞ ÜSTÜ ENGELLİ REHABİLİTASYON MERKEZİ İNŞAATI PROTOKOLÜ İMZALANDI.

Başbakan Ünal Üstel, temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti (TC) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile görüştü.
Görüşmenin ardından Başbakan Üstel ve TC Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın huzurunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Fenercioğlu Yapım ve İnşaat Ltd. arasında Yeni Erenköy Yaşlı ve 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi İnşaat Projesine ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.
Protokole, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ile Fenercioğlu Yapım ve İnşaat Ltd. Direktörü Aycan Fenercioğlu imza koydu. Protokol kapsamında, Yeni Erenköy Yaşlı ve 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi Binası, 18 ay içerisinde tamamlanarak bölge halkının hizmetine sunulacak.
Başbakanlık Şeref Salonu’nda yer alan görüşmede, TC Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu ve diğer yetkililer hazır bulundu.
Üstel: “Halkımızın ihtiyaç duyduğu öncelik sırasına göre projelerimizi sıraya koyup birer birer bunları hayata geçireceğiz”
Başbakan Ünal Üstel imza töreninde yaptığı konuşmada, ülkenin ihtiyacı olan hem 18 yaş üstü engelli çocukların, hem de yaşlı insanların rahat edeceği bir projeyi TC Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanının şahitliğinde imzalayacaklarını belirtti. Üstel, “Öncellikle biz hükümete geldiğimiz günden beri halkımıza hep şunu söyledik. Önce yarım kalan projelerimiz ne varsa bitireceğiz, sonra halkımızın ihtiyaç duyduğu öncelik sırasına göre projelerimizi sıraya koyup birer birer bunları hayata geçireceğiz” dedi.
Tüm bunları yaparken Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladıkları mali iş birliği protokolleri çerçevesinde ve onun dışında özel sektörde iş sahibi olan, ülkede iş yapan insanlarla da birlikte hareket edeceklerini belirten Üstel, “Hem devlet, hem Türkiye Cumhuriyeti, hem de özel sektörün büyük destekleriyle bu projeleri hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.
Başbakan Üstel, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ölüm yıl dönümünde bir meslek lisesini hayata geçirdiklerini anımsatarak, “Onu da aynı şekilde, hem Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisinin büyük desteğiyle, hem kurum kuruluşların koyduğu katkılarla, hem de hükümetle birlikte gerçekleştirdik” dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde mücadelenin ateşini alevlendiren Dr. Fazıl Küçük’ün anma gününde yine böyle anlamlı bir projeye imza attıklarını işaret eden Başbakan Üstel, her geçen gün halkın ihtiyaç duyduğu projeleri sıraya koyup, birer birer ülkenin geleceğini süratli bir şekilde şekillendireceklerini söyledi.
Başbakan Üstel, “Bu projede Karpaz bölgemizdeki engelli insanlarımızla yaşlı insanlarımızı rahat ettirmek için bugün imza attığımız projeyle büyük hizmet vereceğimize inanıyorum. Şimdiden ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum. İlgili şirkete ve bugün bize şahitlik eden Sayın Aile Bakanımıza teşekkür ederim” dedi.
Göktaş: “Türkiye olarak her daim Kıbrıs Türk halkının yanındayız”
Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise konuşmasında çeşitli temaslarda bulunmak ve Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri’nin açılışını gerçekleştirmek üzere KKYC’yi ziyaret ettiklerini söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile birçok alanda iş birliğinin devam ettiğini vurgulayan Göktaş, Yeni Erenköy Yaşlı ve 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi’nin hayata geçirilmesine yönelik imzalanan protokolde yer almalarının büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.
Böyle bir proje hayata geçirilerek, Kıbrıs Türk halkına kazandırılmasının büyük bir değer taşıdığını belirten Göktaş, sosyal konulara sağladığı destekler için Başbakan Üstel’e, projenin hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Bakan Gardiyanoğlu’na ve projeye destek veren Fenercioğlu’na teşekkür etti.
Göktaş, “Türkiye olarak her daim Kıbrıs Türk halkının yanındayız” vurgusu yaparak, bakanlık bünyesindeki bilgi ve birikim paylaşımıyla Kıbrıs Türk halkının yanında olduklarına dikkat çekti.
Göktaş konuşmasının sonunda, engellilere ve yaşlılara yönelik önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, imzalanan protokolün hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Tatar: Dr. Küçük’ün yaktığı meşale ile O’nun yolundan yürüyen Kıbrıs Türk halkı bugünlere kadar geldi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün 41’inci ölüm yıl dönümü nedeniyle Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen anma programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar programda yaptığı konuşmada, Dr. Fazıl Küçük’ü rahmet minnet, sevgi ve özlemle andı.

Kıbrıs’ın 350 yıl Osman Devleti’nin parçası olmasının ardından Lozan Anlaşması’ndan sonra İngiliz yönetimine bırakıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Dr. Küçük’ün Anadolu ve Türkiye özlemi ve sevgisiyle büyüyüp, yetiştiğini vurguladı.

Küçük’ün doktor olduktan sonra İngiliz sömürge yönetiminin baskıcı tehdite ve sert yasalarına rağmen cesaret göstererek, Kıbrıs Türk toplumuna önderlik ve liderlik ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, Küçük’ün o dönemin şartlarında ada genelinde halkıyla buluşarak, halkına ilham kaynağı olduğunu belirtti.

Dr. Fazıl Küçük’ün, Türkiye’yi sık sık ziyaret ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Küçük’ün, Kıbrıs meselesinin, Türkiye’de milli bir siyaset haline dönüştürülmesinde büyük hizmetleri geçtiğini kaydetti.

Dr. Fazıl Küçük’ün, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı da milli mücadeleye davet ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, 1948 yılında Selimiye Meydanı’nda düzenlenen mitingde Küçük ve Denktaş’ın birlikte yaptığı konuşmada, milli hassasiyetleri en üst düzeye çıkardıklarını söyledi.

Dr. Küçük’ün, Kıbrıs Kuruluş Anlaşmalarıyla Kıbrıs Türkü’nü cemaat statüsünden, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı noktasına getirdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Dr. Fazıl Küçük’ün, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarına da imza attığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1960 Kuruluş Anlaşmaları’nda tek taraflı müdahale hakkını kazanması ve garantör ülke olmasının Dr. Fazıl Küçük’ün liderliğinde Kıbrıs Türkü’nün başarıları olduğunu vurguladı.

Rum tarafının daha sonra Enosis’i gerçekleştirmek için Kıbrıs Türk halkına saldırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının imha edilerek, adanın Yunanistan’a bağlanmak istendiğini ifade etti.

Bu zor yıllarda 103 köyün yakıp, yıkıldığını, Kıbrıs Türk halkının yarısının göçmen durumuna geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Dr. Fazıl Küçük’ün, Kıbrıslı Türk göçmenlere bugün Göçmenköy’deki arazilerini verdiğini dile getirdi.

Dr. Küçük’ün zor yıllarda halkını hiç yalnız bırakmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Küçük’ün halkının mukavemetçi ve direniş ruhunu artırdığını kaydetti. 1974 Mutlu Barış Harekatı sonrasında bugünün koşullarının sağlandığını ve KKTC’nin kurulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, şu anda sürdürdükleri iki devletli siyaset, Kıbrıs Türk halkının egemenliği,  KKTC devleti, anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü ve Türk askerinin adada caydırıcı güç olarak varlığı aşamalarında Dr. Fazıl Küçük’ün büyük hizmetleri olduğunu söyledi.

“O’nun yaktığı meşale ile O’nun yolundan yürüyen Kıbrıs Türk halkı bugünlere kadar gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün çizdiği yoldan yürüyeceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, toplumsal varlığın geleceğe emin ellerde taşınmasının Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’e karşı sorumluluk olduğunu kaydetti.

Hasipoğlu: BM’nin parametreleri değişirse, CTP’nin Kıbrıs konusundaki görüşü değişecek mi?

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın federasyonla ilgili yaptığı açıklamalara yönelik değerlendirmelerde bulundu. Hasipoğlu, federasyon modelinin artık Kıbrıs’ta çözüm için tek seçenek olmadığını ve CTP’nin Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına gereğinden fazla bağlılık gösterdiğini ifade etti.

Tufan Erhürman’ın bir televizyon programında yaptığı açıklamada, federasyon modelinin CTP için ideolojik bir saplantı olmadığını, ancak bu modelin BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayanan bir “bilgi” olduğunu ifade etmişti.

HASİPOĞLU: “BM KARARLARI BAĞLAYICI DEĞİL”

UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, BM kararlarının bağlayıcılığı konusunda Erhürman’ın görüşlerine katılmadığını belirtti. BM kararlarının 6. Bölüm kapsamında alındığını ve bu nedenle bağlayıcı olmadığını vurgulayan Hasipoğlu, “Bu kararlar adadaki gerçeklikle örtüşmüyor. Federasyon görüşmeleri bugüne kadar sonuçsuz kalmıştır ve bu modelin artık tartışılması gerekmektedir” dedi.

Hasipoğlu, federasyon görüşmelerinde Kıbrıs Rum tarafının, tek egemenlik ve siyasal eşitlik gibi temel unsurları Kıbrıs Türk tarafının lehine yorumlamadığını ifade etti. Ayrıca, Rum tarafının adanın yönetimi ve zenginliklerini paylaşma konusunda istekli olmadığını vurguladı. Hasipoğlu, bu gerçeklerin hem UBP hem de CTP tarafından tecrübe edildiğini söyledi.

“BM KARARLARINA BAĞLILIK NEDEN?”

CTP’nin federasyonu benimsemesinin ideolojik bir saplantı olmadığını açıklamasına rağmen, BM kararlarına mutlak bağlılık göstermesini eleştiren Hasipoğlu, şu soruyu yöneltti:

“Eğer BM’nin parametreleri değişirse, CTP’nin Kıbrıs konusundaki görüşü de mi değişecek? CTP ideolojisi BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarına mı tabidir?”

“GERÇEKLERE DAYALI ÇÖZÜM GEREKİYOR”

Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının artık BM’nin adil olmayan kararlarına göre hareket etmemesi gerektiğini savundu. “40 yıl süren federasyon görüşmelerinden edindiğimiz tecrübe, bu modelin adadaki gerçeklerle bağdaşmadığını gösteriyor. Kıbrıs Türk halkının, dünya ve ada gerçeklerine dayalı bir çözüm için birlik olması gerekiyor” dedi.

2025 yılının, Kıbrıs meselesinde yeni gelişmelerin yaşanabileceği ve Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle kritik bir yıl olacağına dikkat çeken Hasipoğlu, “CTP ve UBP olarak, adadaki gerçekler temelinde çözüm modellerini tartışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri” Açıldı

Devlet koruması altındaki farklı yaşlardaki çocuklara ev ortamında yaşamlarını sürdürebilme imkanı sağlamak amacıyla hazırlanan “Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri” bugün düzenlenen törenle açıldı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Tangül Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı işbirliğinde hayata geçirilen proje kapsamında, çocukların aile sıcaklığında bir ortamda büyümeleri hedefleniyor.

Açılış töreni, 15.30’da Haspolat’ta gerçekleştirildi. Törene Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ilgili bakanlar, milletvekilleri ve vatandaşlar da katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, açılış konuşmasını Tangül Ünal Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İçim Çağıner Kavuklu yaptı.

Tangül Ünal Çağıner Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İçim Çağıner Kavuklu, bugün gerçekleştirilen “Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri” açılış töreninde duygusal bir konuşma yaptı. Kavuklu, vakfın, rahmetli annesinin vefatının ardından, içlerindeki kederi farklı bir enerjiye dönüştürmek amacıyla kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

“İyiliğin en güzel sadakası, bir vakıf kurmaktır. Annem yaşamı boyunca çevremizdeki çocukların hayatına sessizce dokundu. Biz de vakfımızda çocuk sevgisini ön plana çıkarttık. Rahmetli babam da vakfımıza çok destek verdi. Onların çocuklara duyduğu derin sevgi, bize rehberlik etti. Geleceğimizin teminatı olan çocukların sağlıklı, mutlu ve eşit şartlarda yetişmeleri en büyük amacımız oldu.”

Kavuklu, bugünün vakıfları için en gururlu günlerden biri olduğunu vurgulayarak, “Bugün, en kıymet verdiğimiz projemiz hayata geçti. Devlet koruması altındaki çocuklarımız huzurlu ve mutlu bir yuva içinde eşit bir şekilde yaşayacaklar” dedi.

Vakfın sadece bir yuva sunmakla kalmayıp, çocukların kültürel ve eğitimsel gelişimlerine de katkı sağlayacağını belirten İçim Çağıner Kavuklu, “Anneme ve babama olan minnettarlığımızla onların ruhunun şad olduğuna inanıyoruz” dedi.

Vakfın inşasında harcanan 60 milyon TL’nin helal olması dileğini de ileten Kavuklu, bu projeyle topluma güzel bir armağan sunduklarını belirtti. “Çocuklarımız için güzel bir yuva var, ve Tangül Ünal Çağıner Vakfı olarak, kendi ayakları üzerinde duran bireyler olana kadar onları destekleyeceğiz. Bu çocuklar, sevginin iyileştirici gücünü hissederek büyüyecekler.” dedi.

Savaşan: Barış ve istikrar için Küçük’ün bıraktığı emanete sahip çıkmalıyız

UBP Milletvekili, Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesindeki öncü rolüne vurgu yaparak, “Barış ve istikrar için Küçük’ün bıraktığı emanete sahip çıkmalıyız” dedi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili, Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, barış ve istikrarın Dr. Fazıl Küçük’ün bıraktığı emanete sahip çıkmakla mümkün olacağını kaydetti.

UBP’den yapılan açıklamaya göre Savaşan, Dr. Fazıl Küçük’ün ölümünün 41’inci yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Savaşan mesajında, Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesindeki öncü rolüne vurgu yaptı. Savaşan, ENOSİS’e cesaretle karşı çıkan ve toplumsal çıkarları her zaman ön planda tutan Dr. Küçük’ün, halkçılığı ve mücadele azmiyle eşine zor rastlanır bir lider olduğunu belirtti.

Dr. Küçük’ün, Halkın Sesi gazetesiyle halkı aydınlattığını ve teşkilatçılığıyla tarihe geçtiğini söyleyen Savaşan, onun KKTC’ye giden yolu açan büyük bir lider ve devlet adamı olduğunu ifade etti.

Savaşan ayrıca, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tutumunun federal bir ortaklığı engellediğini, adada barış ve istikrarın, Dr. Küçük’ün bıraktığı emanete sahip çıkılmasıyla mümkün olacağını vurgulayarak, “Dr. Fazıl Küçük’ü sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz.” dedi.

Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’la görüştü

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, mevkidaşı Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’la görüşmesinde “Çalışmalarınız bizim için büyük bir rehberdir” açıklamasında bulundu. Göktaş ise ailelere yönelik kapsamlı çalışmaların gelecekte de süreceğini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, mevkidaşı Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’la bir araya geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında yer alan görüşmede iki Bakan’a, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Tahir Serhat ve heyetleri eşlik etti.

Görüşmede ilk olarak söz alan Bakan Gardiyanoğlu, Bakan Göktaş ve ekibine “hoşgeldiniz” diyerek, göreve geldiği gün itibarıyla sürekli temas ve iş birliği içerisinde olduklarına dikkat çekti.

Gardiyanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özellikle aile yapısı ve sosyal hizmetlere verdiği önemin tüm dünya tarafından bilindiğini ve takdir edildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaptığı çalışmalarını yakından takip ettiklerini, bu çalışmaların kendileri için büyük bir rehber olduğunu söyledi.

Başbakan Ünal Üstel’den aldığı talimatlar doğrultusunda göreve geldiği günden beri özellikle sosyal hizmetlerin dokunulmayan alanlarında projelere imza attıklarını, rehabilitasyon ve huzurevlerini çok hızlı olarak ele aldıklarını ifade eden Gardiyanoğlu, projeleri hakkında şöyle konuştu:

“Yıllar önce açılan fakat bir türlü istenilen seviyeye getirilemeyen Güneşköy 18 Yaş Üstü Rehabilitasyon Merkezi’ni, Girne Karakum 18 Yaş Üstü Rehabilitasyon Merkezi’ni tamamladık, modernize ettik, güçlendirdik ve yeniden hizmete açtık. Gazimağusa İrfan Nadir 18 Yaş Üstü Rehabilitasyon Merkezi’ndeki Down Cafe’miz yakında açılıyor. Bugün ziyaret ettiğimiz Demirhan Engelsiz Yaşam Evi adada tek olan bir tesistir. Orası uzun yıllar açılamamış. Sayın Başbakanımızın talimatlarıyla ve ekibimin özverili çalışmalarıyla orayı açtık gerçek anlamda bir rehabilitasyon hizmeti vermek istiyoruz.”

“ÖNEMLİ OLAN TESİSLERİ AÇMAK DEĞİL ONLARI İDAME ETMEKTİR”

Türkiye’deki tesisleri yerinde ziyaret ederek, oradaki birikim ve tecrübelerinden faydalandıklarını ve KKTC’deki tesislere de bunları yansıttıklarını söyleyen Gardiyanoğlu, tesislerin güçlendirilmesi için de istişarelere devam ettiklerini kaydetti, desteklerinden dolayı Büyükelçi Serim’e de teşekkürlerini iletti.

Göreve geldiğinde Kalkanlı Yaşam Evi’ndeki sorunlarla karşılaştığını ancak süreç içerisinde yaptıkları çalışmalarla tesisin altyapısı yenilenerek ve hizmetleri güçlendirilerek beş yıldızlı otel statüsüne getirildiğini kaydeden Gardiyanoğlu, önemli olanın tesis açmak değil idame etmek olduğunu vurguladı.

Bakan Gardiyanoğlu, bunun yanında tüm dairelerin teşkilat yasalarının da tamamlandığını ve Cumhuriyet Meclisi’ne sevk edildiğini duyurarak, artık dairelerin güncel yasalarla yönetileceğini belirtti, “Yaşlı Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi yasalarını güncellemek boynumuzun borcuydu.” dedi.

Sosyal Hizmetler dışında Çalışma Dairesi’nin Bakanlığın en yoğun bölümü olduğuna işaret eden Gardiyanoğlu, “Bakanlık olarak doğumdan önce başlayan ve ölümden sonra da devam eden bir yelpazenin içerisindeyiz. Bu sorumluluğun bilincindeyiz.” ifadelerini kullandı.

Sosyal sigortalar sisteminin aktüeryal dengesine yönelik çalışmaları hakkında da bilgi veren Gardiyanoğlu, göreve geldiklerinde bu rakamın 2.61, şimdi ise 3.32 olduğunu kaydetti; ciddi bir yükseliş olduğunu belirtti.

“Bu ülkenin geleceğini, bu ülkenin gençlerini güvence altına almam gerek. Bir bakan olarak, bu ülkenin bir evladı olarak ve en önemlisi bir baba olarak en büyük görevim ve sorumluluğum bu.” diyen Gardiyanoğlu, 155 bin aktif sigortalı ve 45 bin emeklinin sorumluluğuyla hareket ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın lansmanını yaptığı “2025 Aile Yılı”nı da yakından takip ettiklerini söyleyen Gardiyanoğlu, bu kapsamda Bakanlık olarak ilgili çalışmaları başlattıklarını ifade etti.

GÖKTAŞ: BİLGİ BİRİKİMİMİZİ VE TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞIP, ORTAK ÇALIŞACAĞIZ

Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, davet için teşekkür ederek başladığı konuşmasında, bugün önemli meseleler için KKTC’de olduklarına işaret etti. Göktaş, gün içerisinde çocukların güvenli ve huzurlu şekilde devlet himayesinde yetişebileceği “Sevgi Evi”nin açılışını yapacaklarını kaydetti.

Göktaş, aile odaklı çalışmaların zemininin Bakan Gardiyanoğlu’nun da davetli olarak bulunduğu Türk Devletler Teşkilatı sosyal politikalar toplantısında atıldığını hatırlatarak, “Bu vesileyle aile odaklı, kadın odaklı, engelli odaklı, çocuk odaklı çalışmalarımıza hız kazandırdık.” dedi.

2025 yılının “Aile Yılı” ilan edildiğini, bu kapsamda aileyi merkez alan bir eylem planının hayata geçirildiğini, gelecek dönemde de ailelere yönelik kapsamlı çalışmaların devam edeceğini belirten Göktaş, şöyle konuştu:
“Ailemiz geleceğimiz, ailemiz istikbalimiz. Günümüzde aile kavramı çok ciddi tehdit, çok büyük riskler altında. Bizler de ailelerimizi tüm bireyleriyle birlikte güçlendirmeye yönelik çalışmalarımıza hız verdik.”

Toplumda desteğe ihtiyaç duyan tüm kesimlere ulaşmak için çalıştıklarını kaydeden Göktaş, bu sabah ziyaret ettikleri Engelsiz Yaşam Merkezi’nin destek verdikleri kıymetli projeler arasında olduğunu belirtti; engellilere, yaşlılara ve çocuklara yönelik ortak çalışmalara işaret etti.

Göktaş, bilgi birikimlerini ve tecrübelerini paylaşmaya ve ortak çalışmalar yapmaya devam edeceklerini kaydederek, özellikle Aile Yılı kapsamında bu yıl iş birliklerine hazır olduklarını ifade etti.

Bakan Göktaş, yapacakları toplantının ve gelecek çalışmalarının hayırlara vesile olmasını diledi.

Çavuşoğlu: “Küresel mirasımıza sahip çıkmak kendi sanatçılarımıza sahip çıkmakla başlar”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, piyanist Rüya Taner’i kabul etti.

Kabulde sanatçı, Bakan Çavuşoğlu’na Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin türkü ve marşlarının yer aldığı son kitabını takdim etti.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, ülkenin yetiştirdiği ve son dönemlerde başarıları ile adından sıkça söz ettiren ünlü piyanist Rüya Taner’i ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Çavuşoğlu, Rüya Taner’in ülkenin yetiştirdiği başarılı sanatçılardan biri olduğunu vurgulayarak, hazırladığı eseri de çok değerli ve anlamlı bulduğunu söyledi.

“Rüya Hanım, küresel mirasımıza sahip çıkılması adına önemli bir iş yapmıştır” diyen Nazım Çavuşoğlu, “Küresel mirasımıza sahip çıkmak kendi sanatçılarımıza sahip çıkmakla başlar. Bu vesile ile okullarımızdan daha çok sanatçı çıkması için kendi değerlerimizi genç nesillere anlatmak ve onlarla buluşturmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kabulde konuşan sanatçı Rüya Taner de kabulü için Bakan Çavuşoğlu’na teşekkür etti ve son kitabını imzalayarak takdim etti.

Tahsin Ertuğruloğlu: Dr. Küçük’ün yaktığı meşale, her daim yolumuza ışık olacaktır

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün 41. ölüm yıldönümü nedeniyle yayımladığı anma mesajında, “Dr. Küçük’ün yaktığı meşale, her daim yolumuza ışık olacaktır” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının hak ve hürriyet mücadelesindeki azmi, kararlılığı ve bu uğurda yaktığı meşalenin her daim yollarına ışık olacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün 41. ölüm yıldönümü nedeniyle yayımladığı anma mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Zor zamanlarda Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesinin meşalesini yakan liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü vefatının 41. yılında saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Dr. Küçük’ün Kıbrıs Türk Halkı’nın hak ve hürriyet mücadelesindeki azmi, kararlılığı ve bu uğurda yaktığı meşale, her daim yolumuza ışık olacaktır.”

“KKTC Vatandaşlarına Konsolosluk Yardımı Sunulması” TBMM komisyonunda kabul edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu’nda Suriye’deki son gelişmelere ilişkin brifing veren Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Suriye’de devam eden sürece ilişkin, “Biz yeniden dirilişin, ülkenin yeniden kendisine gelmesinin önemli bir paydaşı olmak için elimizden geleni yapacağız.” dedi. Komisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oktay, Suriye’de dengelerin yeniden şekillendiğini ve bu kritik aşamada Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin korunmasının elzem olduğunu söyledi. Oktay, yeni yönetimin kapsayıcı olması, tüm kesimlerin can, mal ve hayat güvenliğini sağlaması, kötü muameleye yer vermemesi ve Suriye dışında yaşayan mülteci ve sığınmacıların ülkelerine güvenli şekilde geri dönebilmelerine imkan tanıyacak ortamı oluşturmasının önemine dikkati çekti. Suriye’nin komşuları için tehdit olmaktan çıkması, başta DEAŞ ve PKK olmak üzere terör örgütlerinin yerleştiği ve yeşerdiği bir alan oluşturmamasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Oktay, “Bunların gerçekleşebilmesi için öncelikle Suriye’de yaraların hızla sarılması, siyasi istikrarın güçlendirilmesi ve ülkenin hızlı bir şekilde yeniden imarı ve ekonomik canlanmanın sağlanması gerekmektedir.” dedi. Daha sonra gündemde yer alan uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair kanun tekliflerinin görüşmelerine geçildi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayşe Berris Ekinci ve bazı bakanlık bürokratları, kanun teklifleriyle ilgili Komisyonu bilgilendirdi. Komisyonda “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin madde komisyon gündeminden çıkartıldı, Dışişleri Bakanlığı tarafından Suriye’de yaşanan gelişmeler konusunda Komisyona bilgilendirme yapılması kararlaştırıldı. Uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair 11 kanun teklifi kabul edildi. Komisyonda kabul edilen kanun teklifleri şöyle: – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Vatandaşlarına Konsolosluk Yardımı Sunulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tayland Krallığı Hükümeti Arasında Hükümlülerin Nakli Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Arasında Askeri Eğitim İş Birliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu Arasında İstanbul’da Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu Küresel Ofisi Kurulmasına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Doğal Gaz Alanına İlişkin İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Uluslararası Denizcilik Örgütü Sözleşmesinde Yapılan Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gabon Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Pan-Avrupa-Akdeniz Tercihli Menşe Kurallarına Dair Bölgesel Konvansiyon Ortak Komitesinin 1/2023 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Hükümeti Arasında Kalkınma İş Birliği Anlaşmasının Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Küba Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi

 

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ı kabul etti.

Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türkü’nün mücadelesini, aile bütünlüğünü ve kültürünü koruyarak sürdürdüğünü belirtti.

Kabulde Göktaş’a, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu eşlik ederken, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Okan Donangil de hazır bulundu.

Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, aile yapısına ve değerlerine önem verdiklerini söyleyerek, engellilere yaşlılara, çocuklara sahip çıkma ve koruma adına Türkiye tarafından verilen desteğe teşekkür etti.

Türkiye’de insana verilen değeri memnuniyetle izlediklerini söyleyen Tatar, KKTC’ye de bu imkanı sunmanın Kıbrıslı Türklerin varlığını güçlendireceğini kaydetti.

Teknoloji çağı olan global çağda zorlukların da arttığını dile getiren Tatar, bu çağda aile bütünlüğünü ve değerleri korumanın ayrı çaba ve çalışma gerektirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün bu değerlerle var olduğunu mücadelesini aile bütünlüğünü ve kültürünü koruyarak sürdürdüğünü söyledi.

Göktaş

Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, KKTC’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Göktaş, 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiğini söyleyerek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ile KKTC’nin de bundan istifade edebilmesi adına aile, sosyal hizmetler, kadın ve çocuklara yönelik alanlarda iş birliğine yönelik istişarelerde bulunduklarını belirtti.

KKTC’deki temasları çerçevesinde Sevgi Evi açılışına katılacağını dile getiren Göktaş, devlete emanet edilen çocukları himaye altına almanın önemine vurgu yaptı.

Özçınar, Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 41’inci yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği (KTBB) ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesine yön veren lider olduğunu vurguladı.

Özçınar, Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 41’inci yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Dr. Küçük’ün yardımseverliği ve mütevazılığıyla Kıbrıs Türk halkının gönlünde eşsiz bir yer edinmiş, halkının kalbine dokunmayı başarmış bir lider olduğunu kaydetti.

Özçınar Dr. Küçük için şu ifadeleri kullandı:

“Zorluklar karşısında sergilediği cesareti ve kararlılığıyla halkının haklarını savunan, özgürlük mücadelesine yön veren Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkı tarafından her daim minnetle hatırlanacak. Dr. Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine adadığı ömrü ve bıraktığı değerli miras, nesiller boyunca yaşatmak bizler için bir hem sorumluluk hem de bir onurdur. Onurlu mücadelesiyle yolumuzu aydınlatan liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü rahmet, şükran ve sonsuz bir minnet duygusuyla anıyor; aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.”

Baykar’ın ilk uydusu uzaya gönderildi

Fergani Uzay’ın “FGN-100-d1” uydusu SpaceX ile yörüngeye taşındı
Baykar, iştiraki Fergani Uzay tarafından geliştirilen “FGN-100-d1” adlı uydusunu SpaceX’in Transporter-12 misyonu kapsamında başarıyla uzaya fırlattı. Uydunun fırlatışı, ABD’nin California eyaletindeki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden Falcon 9 roketiyle gerçekleştirildi. “FGN-100-d1”, diğer 131 faydalı yükle birlikte yörüngesine ulaştı.

BAYRAKTAR: “HEDEFİMİZİ DAHA İLERİ TAŞIDIK”

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, uzay projesi hakkında yaptığı açıklamada, “20 yıllık hedefimize ulaştıktan sonra çıtayı daha da yükselttik ve uzay çalışmalarına başladık” dedi. Yaklaşık 2 yıldır süren Fergani projesi kapsamında, küresel konumlama sistemi inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti.

 

Bu önemli adım, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki varlığını güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Trafik kazasında hayatını kaybeden Atlen Ekren’e 112 Komuta Kontrol Merkezi’nde tören yapıldı

Geçtiğimiz gün trafik kazasında hayatını kaybeden Atlen Ekren’e 112 Komuta Kontrol Merkezi’nde tören yapıldı.

2 gün önce geçirdiği trafik kazası nedeniyle hayatını kaybeden Atlen Ekren için çalıştığı yer olan 112 Komuta Kontrol Merkezi’nde tören yapıldı.

Törende konuşan Başhekim Baş Yardımcısı 112 Hızır Sorumlusu Dr. Hasan Birkan, hep birlikte onu anmaya çalışacaklarını, onun hakkında bu süre zarfında biriktirdiği tüm güzellikleri konuşmaya çalışacaklarını belirtti.

Çalışma arkadaşı Neşe Tunççağ da, Atlen Ekren’in yıllarca özverili bir şekilde çalıştığını belirtti ve onu kaybetmekten dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Hemşireler Birlik Başkanı Ali Özgöçmen de ani ve beklenmedik kayıpların acı ve üzüntü verici olduğunu kaydederek, tüm camiaya başsağlığı diledi.

112 Hızır Sorumlu Doktoru Uğur Özkula da, Atlen Ekren’in sevilen bir kişi olduğunu ifade etti.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise, böyle günlerde konuşmanın zor olduğunu ifade etti.

Merhum Atlen Ekren’in birçok kişinin hayatına dokunduğunu belirten Dinçyürek, ailesine başsağlığı diledi.

Hava bugün parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nin 14 Ocak hava tahmin raporuna göre hava bugün parçalı ve az bulutlu olacak.

Bölgenin alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesi altında olacağı belirtilen rapora göre, hava sıcaklığı periyodun ilk yarısında 18 – 21, diğer yarısında ise 14 – 17 derece dolaylarında seyredecek.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Dr. Fazıl Küçük’ü Saygıyla Andı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs Türk halkının Milli Mücadele ve Özgürlük Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün ölüm yıldönümü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Oğuz, mesajında Dr. Fazıl Küçük’ü rahmet, özlem ve derin bir saygıyla andıklarını ifade etti.

Bakan Oğuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Dr. Fazıl Küçük, en zor ve karanlık dönemlerde Kıbrıs Türk halkına liderlik yaparak vatan sevgisi ve kararlılığıyla toplum liderliği görevini büyük bir özveriyle yerine getirmiştir. Hekimlikten gazeteciliğe, her alanda halkının yanında olmuş; varoluş mücadelesinde halkına rehberlik ederek tarihteki onurlu yerini almıştır. Onu asla unutmayacağız; aziz hatırası yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Ruhun şad olsun.”

Dr. Fazıl Küçük’ün liderliği, halkı için verdiği mücadele ve fedakârlıklarıyla Kıbrıs Türk toplumunda kalıcı bir iz bırakmıştır. Bu vesileyle, kendisini bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.

Sadık Gardiyanoğlu: Perşembe ya da Cuma günü asgari ücret toplantısının çağrısı yapılacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, asgari ücret masasının Perşembe ya da Cuma günü toplantıya çağrılacağını söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kıbrıs Genç TV’de yayınlanan ‘Er Meydanı’ adlı programa katılarak asgari ücrete ilişkin açıklama yaptı.
Bakan Gardiyanoğlu, Bakanlık Müsteşarı Tahir Serhat’ın Asgari Ücret Saptama Komisyonu başkanlığına atanmasının bugün Bakanlar Kurulu’nda yapıldığını belirterek, “Ya Perşembe ya da Cuma günü asgari ücret toplantısının çağrısı yapılacak” dedi.

Asgari ücret masasının ‘zor bir masa’ olduğuna dikkat çeken Gardiyanoğlu, “11,12’lik bir hayat pahalılığı var. Günden günde hükümetin aldığı tedbirler doğrultusunda düşen bir hayat pahalılığı var… Bugün Bakanlar Kurulu’nda enine boyuna konuştuk. Tüm verileri ortaya koyduk” ifadelerini kullandı.

Gardiyanoğlu, Sosyal Sigortalar Dairesi ile İhtiyat Sandığı Dairesi müdürlerinin özel çalışmalar yaptıklarını aktararak, yarın kendisinin yoğun bir programı olduğunu anımsattı, müdürlerin görevlendirildiğini kaydetti.

“Asgari ücretteki aktüel dengeler çok önemli” diyen Gardiyanoğlu, asgari ücret masasının Perşembe ya da Cuma günü toplantıya çağrılacağını yeniden ifade etti.

Bakan Gardiyanoğlu, asgari ücretin ikinci toplantıda belirlenmesini beklediğini de sözlerine ekledi.

SEKTÖREL BAZDA ASGARİ ÜCRET: T.C. VE KKTC VATANDAŞLARI DAHİL DEĞİL

‘Sektörel bazda asgari ücret’ çalışmasına ilişkin açıklamalarda da bulunan Sadık Gardiyanoğlu, 10 gün sonra Bakanlar Kurulu’na sunum yapacağını kaydetti.

Gardiyanoğlu, ilk olarak 14 sektörün detayına dikkat çekerek, yoğunluk olarak inşaat sektörü olduğunu belirtti, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bu düzenlemeye dahil olmadığını söyledi.

Sadık Gardiyanoğlu, “Bu düzenleme sadece üçüncü dünya ülkesi vatandaşlarıdır. Ana ülke üç tanedir; Pakistan, Bangladeş ve Türkmenistan’dır. Ülkemize çalışmaya gelen üçüncü dünya ülkesi vatandaşlarının yüzde 90’ının lojman, yemek ve ulaşımını işveren karşılıyor. Bu düzenlemeyle birlikte bu hizmetler sağlanıyor ise belirlenen asgari ücretin yüzde 30 düşüğü çalışanlara ödenecek. İşçi ve işveren bu hizmetler sağlanıyor ise akit imzalayacak” açıklamasını yaptı.

Başbakan Ünal Üstel’in bugün net bir talimat verdiğini de söyleyen Gardiyanoğlu, yasal düzenlemelerin Şubat ayı bitmeden Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek, Meclis’e sevk edilmesini istediğini belirtti.

Gardiyanoğlu, önümüzdeki hafta 14 sektörün detaylı olarak kamuoyuyla paylaşılacağını da kaydetti.