Archives 2025

Ersin Tatar TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu heyetini kabul etti

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gösterdikleri yakın ilgiden  dolayı heyette teşekkür etti.

Güvenlik konusunun önemli  olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye ile işbirliğinin bu noktada önemli olduğu, teknoloji ile de bunun pekiştirilmesinin gerektiğini kaydetti.

Güvenliğin  artırılması noktasında, Türkiye’nin desteğinin öneminin altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar,  ulusal güvenliğin korunması konusunda sürdürülen çalışmalardan dolayı heyete teşekkür ederek,  başarılar diledi.

TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysal Tipioğlu ise, KKTC’nin uluslararası alanda görünürlüğünü parlamenterler seviyesindeki temaslarla
artırma çabası içerisinde olduklarını kaydederek, Azerbaycan Milli Meclisinde oybirliğiyle KKTC ile Dostluk Grubu kurulması kararının alınmasından  duydukları mutluluğu ifade etti.

Azerbaycan ile ilişkilerin “üç devlet tek millet” şiarıyla gelişerek ilerleyeceğine dair inançlarının tam olduğunu vurgulayan Tipioğlu, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), İslam
İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi (İSİPAB), Parlamentolararası Birlik (PAB) ve  Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) gibi uluslararası platformların
çalışmalarına katılmasını son derece önemli gördüklerini kaydetti.
Veysal Tipioğlu, “6 Kasım’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Bişkek Zirvesi’ne onur konuğu olarak davet edilmiş olmanızdan büyük bir memnuniyet duyduk. Türk devletleriyle TDT yoluyla temaslarınızı arttırmanız ve ilişkilerinizi geliştirmeniz, Kıbrıs
Türkünün haklı davasını dünyaya duyurmanızı sağlayacaktır. Bundan sonra da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TDT toplantılarına katılımı için var  gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye, haklı mücadelesinde her zaman ve her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olacaktır.Gazi Meclisimizin kapıları sizlere her daim açıktır” dedi.

Nazım Çavuşoğlu: Gençlerin ülkeden ayrılmaları, insanlığa hizmet edecek olmalarını açısından gurur verici

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, gençlerin yurt dışında eğitim almalarının gurur verici olduğunu belirterek, KKTC’den mezun olan öğrencilerin yurt dışında hizmet vermelerinin önemine dikkat çekti. Çavuşoğlu, ülke dışına gitmelerinin üzücü olsa da bu gençlerin insanlığa katkı sağlama yolunda başarılı olacağını vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, üniversite sayısına değinerek, üniversite açarken beklentinin ülke ihtiyacı değil, dünya insanına hizmet etmek olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, üniversitelerde dünyanın çok farklı ülkelerinden çok sayıda öğrencinin eğitim aldığını ifade etti.

Uluslararası öğrenci sayılarına değinen Çavuşoğlu, KKTC insan gücünü yetiştirmek için üniversite kurulmadığını, yabancı öğrencilerin de ülkede eğitim aldığını söyledi.

Çavuşoğlu, ihtiyaç fazlası bölümlere burs vermediklerini, bakanlığın 60-70 bölümü ihtiyaç fazlası olarak niteleyerek burs vermediğini belirtti ve “Kendi insan gücümüzü planlama yönünde burslara ona göre vermekteyiz” dedi.

Öğrencilerin nitelikli olarak mezun edilmelerinin görevleri olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, bazı üniversitelerin dünya sıralamalarında yer aldığını, bunun gurur verici olduğunu belirtti.

Kredi ve Yurtlar Kurumu’nu ve bursunu getiren bir bakan olduğunu, bu kararla birlikte öğrenci sayılarında yükseliş yaşandığını anımsatan Çavuşoğlu, bunun ardından rekabeti artırmak adına üniversite açma izni verildiğini ancak kendisinin hiçbir zaman üniversite izni vermediğini ifade etti.

Çavuşoğlu, akademisyenlerin niteliği ve öğrencilerin işsiz kalmaları konularının sürpriz konular olmadığını, bilinen konular olduğunu söyleyerek, üniversite eğitiminin kamuya girişi garantilemediğini, kamu sınavlarının adil olarak yapıldığını söyledi.

Ailelere çağrıda bulunan Çavuşoğlu, çocuklara meslek edinmeleri yönünde çaba harcamalarını tavsiye ederek, nitelikli eleman yetişmesinin önemine vurgu yaptı.

Eğitim planlamasına önem verdiklerini, önemli olanın üniversite mezunu değil, meslek sahibi olmak olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bu yönde meslek liselerini geliştirmeye önem verdiklerini, toplumun ihtiyaç duyduğu branşlara yönelik de burs verildiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, İngilizce matematik, fizik, kimya, coğrafya, psikoloji gibi alanlarda ihtiyaç olduğunu söyleyerek, bu yıl tercih yapacak öğrencilere bu yönde tercihi yapma çağrısında bulundu.

“YURT DIŞINDA OKUYAN GENÇLERİN HEPSİ KIBRIS’A DÖNECEKSE İŞSİZ DOKTORLAR OLACAKLAR”

Öğrencilerin tıpa ilgisinin fazla olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Hepsi Kıbrıs’a dönecekse işsiz doktorlar olacak ama yurt dışına yerleşme planı olanlar var” dedi.

Çavuşoğlu, bu gençlerin ülkeden ayrılmalarının, göç etmelerinin üzücü olduğunu ancak farklı ülkelerde de olsa insanlığa hizmet edecek olmalarının gurur verici olduğunu belirtti.

KKTC’den mezun öğrencilerin TUS’ta başarılı olmalarının güven verici olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, vaka görme açısından da Türkiye ile iş birliğine giderek, hasta tecrübesi sağlanmasına yönelik görüşlerini oradaki yetkililerle paylaştığını kaydetti.

Açma ön izinleri ile ilgili YÖDAK ile görüşmeler yaptıklarını dile getiren Çavuşoğlu, kurumsallığı ön planda tuttuklarını belirtti.

Çavuşoğlu, YÖDAK Başkanı’nın kendisine, sahte diploma konusundaki raporun çıktığını söylediğini dile getirerek, Yönetim Kurulu’ndan geçtikten sonra kendileriyle paylaşılacağını ifade etti.

“YÖDAK’ın daha güçlü hale getirilmesi yönünde onlara destek olmak görevimizdir” diyen Çavuşoğlu, eldeki imkanlarla çalışmalar sürdürüldiklerini belirtti.

 

Yasin Ekrem Serim: Muhtarlarımızdan gelen tüm taleplerin titiz takipçisi olacağız

Değirmenlik-Akıncılar bölge muhtarlarıyla bir araya gelen Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, “Muhtarlarımızdan gelen tüm taleplerin titiz takipçisi olacağız” dedi.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Değirmenlik-Akıncılar bölge muhtarlarıyla bir araya geldi.

Sosyal medya hesabı üzerinden görüşmeye ilişkin paylaşım yapan Büyükelçi Serim, “Bu vesileyle muhtarlık binası ihtiyacı bulunan Mehmetçik Mahallesine teslimatı bugün gerçekleştirilen konteyner muhtarlık ofisini yerinde inceledik. Muhtarlarımızdan gelen tüm taleplerin titiz takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

 

Dinçyürek: Hastane için yeni binalar ve park yeri sorunu masaya yatırılacak

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlık sektöründe teknolojinin hızla geliştiğini ve bu hızla uyum sağlamak için çeşitli yenilikler üzerinde çalıştıklarını belirtti; hastanedeki park sorunları, ilaç eksiklikleri ve personel açığına yönelik çözüm önerilerini paylaştı.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlıkta teknolojinin hızlı geliştiğini, bu hız yüzünden bir adım geride kalınabildiğini söyleyerek daha iyi olmak için çaba harcadıklarını belirtti.

Meclis konuşmasında hastanedeki park probleminin on yıllardır var olan bir sorun olduğuna işaret eden Dinçyürek, soruna yönelik hastane için master plan yapılacağını ve yeni binalar organizasyon ve park yeri sorununun da masaya yatırılacağını kaydetti.

Personel konusunda bakanlığa bağlı kurumlarda dijital yoklama cihazları takıldığını, kısa süre içinde devreye gireceğini ve giriş çıkışların görülebileceğini dile getiren Dinçyürek, kaç hasta görüldüğünün de takip edilip gerekenin yapılacağını belirtti.

Dinçyürek, verilerin otomasyon üzerinden sağlanacağını, aksayan yanların görüleceğini dile getirdi.

Bürokratik işlemlere yönelik e-imzayı devreye koydukların dile getiren Dinçyürek, devlette otomasyonun e-sağlığın devreye girmesinin önemine vurgu yaptı.

Dinçyürek, uzak yerlere hasta transferi için araç sağladıklarını söyleyerek, rutin kontrol, pansuman için ambulans kullanmamak gerektiğini buna yönelik çalışma yaptıklarını belirtti.

Kan Bankası’nda kan miktarının yetersiz olduğunu dile getiren Dinçyürek, burada yeni bir hemşire görevlendirildiğini kaydetti.

Dinçyürek, 34 geçici işçiye yönelik ara emri alındığını, bu hemşirelerin hizmet dışı kaldığını, emekli olan hemşireler de bulunduğunu, ciddi rakamda hemşireye ihtiyaç duyduklarını ve bu sorunu aşmaya yönelik çalışma yaptıklarını anlattı.

Bazı yan dallarında eksiklikler bulunduğunu söyleyen Dinçyürek, buna yönelik de girişim ve çalışma yaptıklarını bildirdi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, az sayıda ilaç eksikliği yaşandığını bunun sebebinin de bürokratik işlemler olduğunu kaydederek, bir hafta içinde ilaç ve malzeme ihalesine çıkılacağını belirtti.

18 yaş altı ebeveynlerle ilgili bilgi ve veriye ulaşmaya yönelik çalışmaları bulunduğunu, gelen verileri kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getiren Dinçyürek, 16 yaş ve altının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, aile rızası olsa bile farklı kriterlerin de dikkate alınması ve bu konuda ayrı bir çalışma yapılması gerektiğine inandığını söyledi. Dinçyürek, başhekimliklere vakaların bildirilmesine yönelik yazı gönderildiğini belirtti.

Meclis Başkanı Öztürkler, TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu heyetini kabul etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC’de temaslarda bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysal Tipioğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Meclis Şeref Salonu’ndaki kabulde, TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu üyeleri ile Meclis Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk ve komite üyeleri de hazır bulundu.

Konuk heyet, kabulün ardından izleyici locasından bir süre Meclis Genel Kurulu toplantısını takip etti. Meclis Başkanı Öztürkler heyeti anons ederek “Hoş geldiniz” dedi.

 

Öztürkler

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler kabulde yaptığı konuşmada, Anavatan Türkiye’nin her zaman yanlarında olduğunun aktarılmasının önemini ifade etti.

Öztürkler, TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli komisyonlarından biri olduğunu belirtti.

“Bugün baktığımızda önemli bir dönemden geçiyoruz.” diyen Öztürkler; Ortadoğu’da, Suriye’de ve Gazze’de yaşanan süreçlere değindi.

Kıbrıs sorununun milli bir dava olduğunu kaydeden Öztürkler, “Bugün baktığımızda Doğu Akdeniz’de hem güvenlik hem enerji hem de siyasi noktada garantör devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti ile kurulacak stratejik adımlar ve iş birlikleri bizler için hayati öne arz etmektedir.” diye konuştu.

Güney Kıbrıs yönetiminin özellikle son zamanlarda askeri anlamda ve silahlanma noktasında yaptığı girişimlere değinen Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin de ortaya koyacağı stratejik adımları ve bu bağlamda yapılacak çalışmaları önemsediklerini ifade etti.

 

Tipioğlu: “Kıbrıs davası, 86 milyonun milli davasıdır”

TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysal Tipioğlu da, konukseverliklerinden dolayı teşekkür ederek sözlerine başladı.

Komisyon olarak ilk yurt dışı ziyaretlerini KKTC’ye yaptıklarını belirten Tipioğlu, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’e görevinde başarılar dileyerek tebriklerini ifade etti.

Yapımı devam eden yeni meclis binasının hayırlı olmasını dileyen Tipioğlu, “Türk milleti için, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere 86 milyon ve bütün kurumlarımızın Kıbrıs davası, milli davasıdır.” dedi.

Tipioğlu, her hal ve şartta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkının yanında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman önceliği olmaya devam edeceğini belirten Tipioğlu, “Burada iki devletli çözümün uygun olacağını, bunun desteklenmesi gerektiği noktasında Türkiye Cumhuriyeti devletinin kanaati var. Biz bunu destekliyoruz. Kıbrıs’ın güvenliği ve huzuruyla ilgili atılması gereken her türlü adımda KKTC’nin yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Her alanda ilişkilerin gittikçe gelişmesinin kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Tipioğlu, Kıbrıs davasının Türk milletinin milli meselesi olduğunu, her zaman KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.

Dijital etiket uygulaması başlıyor

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, dijital etiket uygulamasına dair genelgeyi yayımlayarak, şirketlere çevrim içi etiket sistemi kurma zorunluluğu getirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Tüketici Koruma Yasası çerçevesinde hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Tüzüğü” uyarınca dijital etiket için ürün grupları belirlendi.

“Mal ve Hizmetlerin Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Tüzüğü”nün 7. maddesine göre, satışa arz edilen mallara konulması zorunlu etiketler, malın niteliğine ve satışa sunulduğu yerin büyüklüğüne göre, malın veya rafların üzerine konulmak suretiyle uygulanır. Şirketler, satışa sundukları mallarla ilgili bakanlıkla çevrim içi olacak şekilde dijital veya elektronik etiket sistemi kurulumunu yapmakla yükümlüdür.

Çavuş: Hükümet güven veriyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş mecliste söz alarak, ülkede alım gücünün arttığını söyledi.

Hükümetin güven verdiğini kaydeden Çavuş, üreticilerin büyümesini sağladıklarını, KOOP-SÜT’ü rekabet edebilir bir hale getirdiklerini, Binboğa’da yemde yüzde 7.7 oranında fiyat düşüşü yakaladıklarını anlattı.

Ekonominin Güney Kıbrıs’a kaymadığını söyleyen Çavuş, Hükümetin elektronik etiket konusunda irade ortaya koyduğunu vurguladı.

Çavuş, KKTC ekonomisi ve üretiminin büyüdüğünü, eğitiminin ise “hiç olmadığı kadar” emin ellerde olduğunu söyledi.

Amcaoğlu: Haksız kazancı önlemeyi hedefliyoruz

-Amcaoğlu: Haksız kazancı önlemeyi hedefliyoruz

Meclis’te konuşma yapan Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, kendinden önceki bakanların akaryakıt otomasyonu konusunda gerekli adımları atmadığını söyledi.

Elektronik etiket uygulamasında 79 kalem ürünün her gün alınmak durumunda olan ürünler olduğunu belirten Amcaoğlu, bununla hedeflenenleri anlattı. Haksız kazancı önlemeyi hedeflediklerini belirten  Amcaoğlu, denetlemenin önemine vurgu yaptı.

Elektronik etiket uygulamasında her adımı dikkatle attıklarını ve çalışmaların son aşamasına geldiklerini belirten Amcaoğlu, kontrol edilebilecek bir dataya ulaşılmasını amaçladıklarını anlattı.

Amcaoğlu, elektronik etiketle ürün fiyatlarını anında görebileceklerini belirtti. Amcaoğlu, 2025 yılında doğru adımlar atılması halinde daha az sıkıntı yaşanacağını da ekledi.

Hasipoğlu’ndan Dr. Küçük için mesaj: “Mirası bizlere yol göstermeye devam ediyor”

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 41’inci yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Hasipoğlu mesajında, Dr. Fazıl Küçük’ün, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda halkının nabzını tutan, dertlerine ortak olan bir lider olduğunu vurgulayarak “O’nun mirası, bugün de bizlere yol göstermeye devam etmektedir. Onun mücadelesi, Kıbrıs Türkü’nün haklı davasının duyurulmasında önemli bir rol oynamıştır.” dedi.

 

Hasipoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

 

“Bugün, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinin simgesi, büyük devlet adamı Dr. Fazıl Küçük’ü 41. ölüm yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

Onun mücadelesi, sadece Kıbrıs Türk halkının değil, tüm adanın geleceğini şekillendiren önemli bir dönüm noktasıdır.

Dr. Fazıl Küçük, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda halkının nabzını tutan, dertlerine ortak olan bir liderdi.

Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesini örgütlemiş, ömrünü Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığına adamış, bu ideal uğruna büyük fedakârlıklar yapmış ve her zaman halkının yanında yer alarak eşitlik prensiplerinden ödün vermemiştir.

O’nun mirası, bugün de bizlere yol göstermeye devam etmektedir. Onun mücadelesi, Kıbrıs Türkünün haklı davasının duyurulmasında önemli bir rol oynamıştır.

Bugün, kendi devletine sahip olan Kıbrıs Türk halkı, Dr. Küçük’ün açtığı yolda emin adımlarla ilerlemeye devam etmektedir.

Gelecek nesillere ve bizlere düşen görev, Dr. Fazıl Küçük’ün ideallerini yaşatmak ve Kıbrıs Türkünün geleceğini güvence altına almaktır.

Dr. Fazıl Küçük, sadece Kıbrıs Türkünün değil, tüm insanlığın ortak değerlerine sahip çıkan bir liderdi.

Anısı, kalplerimizde sonsuza dek yaşayacaktır. Ruhu şad olsun.”

Üstel: “Küçük, toplumumuzun sesi, yol göstericisi ve geleceğine ışık tutan bir lider olmuştur”

Başbakan Ünal Üstel, “Dr. Fazıl Küçük, halkımızın yaşadığı zorlu yıllarda toplumumuzun sesi, yol göstericisi ve geleceğine ışık tutan bir lider olmuştur.” dedi.
Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Küçük’ün vefatının yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk halkının unutulmaz liderlerinden, fedakar bir hekim ve dava insanı olan Dr. Fazıl Küçük’ü vefatının 41. yılında saygı ve minnetle andığını kaydetti.
Dr. Küçük’ün Kıbrıs Türklerinin lideri olarak öne çıktığı ve Kıbrıs Türklerinin yok edilmesi için yapılan tüm planlara karşı ülkenin her bir köşesini gezerek halkı bilinçlendirmek adına büyük bir fedakarlıkla çalışarak, Türk toplumunun güç, güven ve direniş kaynağı olduğunu ifade eden Üstel, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Vizyonu, kararlılığı ve halkına duyduğu derin inanç ile ortaya koyduğu mücadele, Kıbrıs Türk halkının onurlu varoluş mücadelesinde bir dönüm noktasıdır.
Dr. Fazıl Küçük’ün çizdiği yolda ilerlerken, bu değerli mirası yaşatmanın sorumluluğu bizler için bir onurdur.
Halkımızın zor zamanlarında bir rehber, bir ses ve bir umut olan Dr. Küçük, fedakarlığı ve halkına olan sonsuz sevgisiyle daima hatırlanacaktır.
Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü 41. ölüm yıldönümünde bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Aziz ruhu şad olsun.”

Çavuş: Dr. Fazıl Küçük’ün fikirleri, ulusal davada rehber olmaya devam ediyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, sadece mücadele yıllarında değil, sonrasında da halkına ilham kaynağı olan özgürlük ve varoluş mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün fikirlerinin bugün bile Kıbrıs Türkü’nün ulusal davasında rehber olmaya devam ettiğini belirtti.

Çavuş, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün 41’inci ölüm yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesinin lider ismi, fedakâr bir hekim, ilkeli bir gazeteci ve büyük bir devlet adamı olan Dr. Fazıl Küçük’ü, ebediyete intikalinin 41’inci yıldönümünde saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Mesajında, Dr. Fazıl Küçük’ün, Kıbrıs Türk halkının tarihindeki en zorlu dönemlerde cesareti, kararlılığı ve ileri görüşlülüğü ile toplumu bir araya getirdiğine vurgu yapan Çavuş, Dr. Küçük’ün, halkına özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik mücadelesinde yol gösteren bir lider olduğuna dikkat çekerek, Küçük’ün halkıyla kurduğu güçlü bağların, köy köy dolaşarak vatandaşların sorunlarına çözüm aradığı hekimlik günlerinden başladığını ve hayatının her anında devam ettiğini ifade etti.

Bakan Hüseyin Çavuş, mesajının devamında şunları kaydetti:

“Dr. Küçük, sadece mücadele yıllarında değil, sonrasında da halkına ilham kaynağı olmuş; Kıbrıs Türk halkının egemenliğini ve haklarını savunarak toplumun her kesiminden saygı görmüştür. O’nun fikirleri, bugün bile Kıbrıs Türkü’nün ulusal davasında rehber olmaya devam etmektedir. Bugün, Kıbrıs Türk halkı olarak egemenliğimizi, bağımsızlığımızı ve haklarımızı kararlılıkla savunurken, Dr. Fazıl Küçük’ün açtığı yolda ilerliyor; emanet ettiği mirası yaşatma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Aziz hatırasını, onun ilkeleri ve idealleri ışığında yüceltmek ve gelecek nesillere aktarmak bizim en büyük görevimizdir. O’nun bizlere gösterdiği yolda yürümeye devam ederken, devleti yüceltme hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

Çavuş mesajının sonunda, Dr. Fazıl Küçük’ü saygı, minnet ve özlemle andığını belirterek, “Onun hatırası önünde bir kez daha şükranla eğiliyoruz. Aziz ruhu şad olsun” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu: Dr. Fazıl Küçük, mücadelenin kalemi, sesi, soluğu ve lideri oldu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Özgürlük ve Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün İngiliz sömürge döneminden başlayarak Kıbrıs’taki hak ve hukuk mücadelesinin kalemi, sesi, soluğu ve lideri olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, Dr. Fazıl Küçük’ün 41. ölüm yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Özgürlük Mücadelesi Liderimizi, aramızdan ayrılışının 41. yıldönümünde saygı rahmet ve özlemle anıyoruz” dedi.

Çavuşoğlu mesajında, “Dr. Fazıl Küçük, her zaman alçak gönüllü, halkla iç içe, yardımsever, yüreği insan sevgisiyle dolu kişiliğiyle, Kıbrıs Türk Halkının en sıkıntılı günlerinde çok büyük bir özveriyle çalışarak, cesareti, kararlılığı ve inancıyla halka büyük bir önder olmuş; toplumun tüm kesimleri tarafından büyük saygı ve sevgi görmüştür“ ifadelerine yer erdi.

Nazım Çavuşoğlu, Dr. Küçük’ün, hem İngiliz Sömürge Yönetimi’ne, hem de ENOSİS peşinde koşan EOKA terörüne karşı toplumunu örgütleyerek, bugünlere gelinmesini sağlayan eşsiz bir önder olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, mesajında ayrıca şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı baskı ve zulüm günlerinde, halkını bir ve birlikte tutarak ortaya koymuş olduğu çaba, Dr. Küçük’ün halkı için her fedakarlığa katlanan bir Lider olarak duruşunun en büyük sembolüdür. Dr. Fazıl Küçük’ün bizlere bıraktığı mirası devam ettirerek gelecek nesillere aktarmak, bununla birlikte kurduğumuz devleti güçlendirerek halkımızın refah seviyesini arttırmak için çalışmak, bizlerin en büyük görevidir. Bu duygu ve düşüncelerle Özgürlük Mücadelesi Liderimizi, aramızdan ayrılışının 41. yıldönümünde saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.”

Berova: Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının kaderine yön verdi

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 41’inci yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının kaderine yön verdiğini söyledi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 41’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımlayarak, Küçük’ün halkıyla özdeşleşmiş örnek bir lider olduğunu söyledi.

Berova, Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs’ta tarihin akışını değiştirip, Kıbrıs Türk Halkı’nın kaderine yön verdiğini vurguladı.

Maliye Bakanı Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlüğü, bağımsızlığı, egemenliği uğruna hayatını adamış, halkıyla özdeşleşmiş örnek bir lider olan Dr. Fazıl Küçük, özverili bir doktor, başarılı bir devlet adamı ve halkının sesi olarak halkı aydınlatan yazılarıyla, adını tarihe altın harflerle yazdırdı.

Varoluş ve özgürlük mücadelesi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, en umutsuz ve karanlık günlerde halkına öncülük etmiş, varoluş için vermiş olduğu mücadelesi, Kıbrıs’ta tarihin akışını değiştirmiş, Kıbrıs Türk Halkı’nın kaderine yön vermiştir.

Vatan sevdası ve kararlılığıyla üstlendiği toplum liderliği görevini layığıyla yerine getirmiş, bunun yanı sıra, kimi zaman bir hekim, kimi zaman gazeteci, kimi zaman halktan biri olarak, halkı ile birlikte varoluş mücadelesinde tarihteki yerini almış, halkına rehber olmuştur.

Varoluş ve özgürlük mücadelesi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük unutulmayacak, vermiş olduğu mücadeleler bize yol göstermeye devam edecektir.

Aramızdan bedenen ayrılışının 41. yılında Liderimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Mekânı cennet olsun”.

Oygar: Grip vakaları endişe verici boyutta değil

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, BRT ekranlarında yayınlanan ve Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu ‘18. Saat’ adlı programa telefon bağlantısı ile katıldı.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, BRT ekranlarında yayınlanan ve Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu ‘18. Saat’ adlı programa telefon bağlantısı ile katıldı.

Deren Oygar, ülkede mevsimsel grip vakaları olduğunu ancak bunun endişe verici boyutta olmadığını belirterek, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin Cuma günü yaptığı toplantıda bazı kararlar aldığını ve geçen yıl Ocak ayında da benzer kararlar üretildiğini hatırlattı.

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin 6 ayda bir toplanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirten Oygar, toplantının vakalar arttığı için yapılmadığını söyledi.

BRT’de yer alan habere göre, Oygar, “Benzer kararlar geçen ay Ocak ayında da vardı. Sadece revizyon yapıldı. Erişkin ve çocuk enfeksiyon uzmanları bunun mevsimsel grip olduğu yönünde görüş belirttiler” dedi.

Ocak 2023 ve Aralık 2024’ün başvuru ve yatışlarla ilgili istatistiksel veriler karşılaştırıldığında klinik yatışlarda ve poliklinik başvurularında bir fark görünmediğini söyleyen Oygar, özellikle çocuk yoğun bakım yatışlarında azalma olduğunu kaydetti.

“UZMANLARIN BİZE BÖYLE BİR UYARISI OLMADI”

TIP-İŞ’in yoğun bakım ünitelerinin dolduğu yönünde açıklamasına ilişkin olarak ise Deren Oygar, kamu hastanelerinde çalışan enfeksiyon ve göğüs hastalıkları uzmanlarının kedilerine yoğun bakımların dolduğu yönünde bir uyarısı olmadığını söyledi.

Deren Oygar, “Uzmanların bize böyle bir uyarısı olmadı. Tamamen mevsimsel griptir. Ekstra bir fark yoktur. Bize uzmanlar öneriler getirdiler ancak ayrı poliklinik açma yönünde uzmanlardan herhangi bir öneri gelmedi” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’nın yoğun bakım yataklarının artırılması gerektiğinin farkında olduğunu kaydeden Oygar, “Yoğun bakım yataklarının nüfusa göre arttırılması gerektiğinin farkındayız ve bunun için çalışmalar başlatıldı” açıklamasını yaptı.

Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, yarın KKTC’de temaslarda bulunacak

Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, temaslarda bulunmak üzere yarın KKTC’ye gelecek.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve Başbakan Ünal Üstel tarafından kabul edilecek Bakan Göktaş, mevkidaşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ile de görüşecek.

Gardiyanoğlu ve Göktaş, Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Demirhan Engelsiz Yaşam Evi’ni ziyaret edecek. İki bakan, Yenierenköy Yaşlı ve 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi İnşaat Projesine İlişkin İşbirliği Protokolü’ne imza atacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Haspolat’taki “Tangül Ünal Çağıner Sevgi Evi ” açılış töreni de gerçekleştirilecek.

ÖZTÜRKLER, DR. FAZIL KÜÇÜK′ÜN 41’İNCİ ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ NEDENİYLE MESAJ YAYIMLADI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük′ün 41’inci ölüm yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri, doktor, gazeteci ve siyasetçi kimliğinin yanı sıra birçok alanda değerli hizmetleri olan Dr. Fazıl Küçük′ü 41’inci ölüm yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.” dedi.
Dr. Küçük’ün Kıbrıs tarihine yön veren, dönemin önde gelen isimleri ve dava arkadaşlarıyla birlikte Kıbrıs Türk halkının kaderini çizen öncü bir isim olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk toplumunun varoluşu için umutsuzluklarla dolu acı ve karanlık günlerin yaşandığı dönemde ulvi bir görev üstlenerek örgütlenmenin, mücadelenin önemi ve gerekliliğini halkına anlatan, mücadele ruhunu topluma yansıtan başarılı bir lider olmuştur.” ifadelerine yer verdi.
Öztürkler, mesajının devamında şunları kaydetti:
“’Bütün mücadelemizin hedefi halkımızın menfaatlerini müdafaa etmektir’ ilkesiyle, halkından aldığı güç ve Anavatan Türkiye’nin desteğiyle onurlu bir varoluş mücadelesi veren Dr. Fazıl Küçük, daima halkı ile omuz omuza hareket ederek 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile taçlanan bağımsızlık hareketine öncülük etmiştir. Onun ilkeleri, idealleri, dirayetli duruşu bizlere bıraktığı manevi mirastır.
Dr. Küçük’ün devletimizi yüceltmek uğruna hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak vermiş olduğu onurlu mücadele asla unutulmayacaktır. Onun bizlere emanet ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ‘ne her koşulda sonsuza dek sahip çıkacağımıza ve yaşatacağımıza söz verir, ebediyete irtihalinin 41. yılında bir kez daha saygı ve rahmetle anarım. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.”

Cumhurbaşkanı Tatar: “Türkiye ile kurulan güçlü bağlar, Kıbrıs Türk halkını geleceğe taşıyacak”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Sakarya – Adapazarı bölgesinden gelen iş insanlarını kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bulunan iş insanlarını ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Sakarya’nın Türkiye için önemli bir bölge olduğunu belirtti.

Sakarya’ya gerçekleştirdiği ziyaretleri anımsatan Tatar, kentin kültürel yapısı, doğası, sanayisi ve tarımı ile daha da gelişmesini temenni etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki güçlü ilişkilerin ve gönül bağlarının önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının geçmişte verdiği mücadelelere de değindi.

Devletin, Türkiye’nin desteğiyle kurulduğunu belirten Tatar, “Türkiye ile kurulan güçlü bağlar, Kıbrıs Türk halkını geleceğe taşıyacak.” dedi.

“Doğu Akdeniz’de statümüz yükseldi. Eğitim, tarım, turizm ve hizmetler sektörlerini geliştirmek hepimizin milli görevidir. Ekonomimizin güçlenmesi için iş birliği büyük önem taşıyor ” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Tatar, iletişim çağında birlik ve gönül bağlarının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, temasların artarak devam etmesi temennisinde bulundu.

Savaşan Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın 13’üncü ölüm yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı

Savaşan Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın 13’üncü ölüm yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk halkının Rauf Denktaş gibi bir lider yetiştirmiş olmasının onurunu ve gururunu taşıdığını belirtti.

Bağımsızlık mücadelesinde Denktaş liderliğinde verilen büyük davanın bir neferi olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Savaşan, “Bu hislerle, büyük liderimizin aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Mekânı cennet olsun.” dedi.

Rauf Denktaş’ın ilke ve ideallerinin kendileri için yol gösterici olduğunu vurgulayan Ahmet Savaşan, bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceklerinin altını çizdi.

Mücadeleye adanmış bir hayat: Dr. Fazıl Küçük

Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, vefatının 41’inci yıl dönümünde anılıyor.

Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına ömrünü adayan Küçük’ün hayatı mücadelelerle geçti ancak O, bir an olsun pes etmedi, yılmadan çalıştı, Kıbrıs Türk halkının var olmasında büyük rol oynadı.

Kendini hekim, siyasetçi ve gazeteci olarak gören Dr. Küçük, halkının lideriydi. Oğlu Mehmet Küçük de, babasını tanımlarken, “Dünyada çok az lider var. Tanrı bir tanesini de bize vermiş” ifadelerini kullanmıştı.

-Öğretmeninden Küçük’e “Fadıl” ismi

Lefkoşa’ya bağlı Ortaköy’de 14 Mart 1906 tarihinde Mehmet Hüseyin Küçük ve Pembe Küçük’ün ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Dr. Fazıl Küçük’e, “Mustafa” adı verilmişti. İlerleyen yıllarda bir öğretmeni tarafından “Fadıl” ismi de eklenen Küçük, daha sonra bu ismi, “Fazıl” olarak değiştirdi ve artık bu adı kullandı.

-Eğitim yılları

1912 yılında Sarayönü Mektebi’nde başladığı ilköğrenimini, 1919’da Tarakçı Mektebi (Haydarpaşa İlkokulu) tamamlayan Dr. Küçük, aynı mektebin rüştiyesine devam ederek, 1922’de mezun oldu.

Lise eğitimi için Türkiye’ye, İstiklal Lisesi’nde giden Dr. Küçük, İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladığı üniversite eğitimini, Paris Tıp Fakültesi’nin ardından, İsviçre’de Lozan Üniversitesi’nde tamamladı. Akciğer tüberkülozunun (verem) teşhisi ve tedavisi üzerine ihtisas yapan Dr. Küçük, Kıbrıs’taki ihtiyaç nedeniyle ikinci ihtisasını ise ‘jinekoloji’ dalında yaptı.

– “Cuma günleri yoksul hastaları ücretsiz muayene ederdi

1937 yılında Kıbrıs’a dönen Dr. Küçük, serbest hekim olarak çalışmak istese de İngiliz Sömürge Yönetimi’nin, “İngiltere’den mezun olmayan hekimlerin özel klinik açamayacağı” yönündeki engellemeleri ile karşılaştı. Kamu hastanelerinde görev yapması istenen Dr. Küçük, Sömürge Yönetimi’nin emrinde çalışmayacağını belirterek, bunu reddetti. Kısa bir süre sonra özel klinik açmasına izin verilen Dr. Küçük, kliniğinin duvarına, “İsviçre’den Mezun” tabelası asarak, ayrımcı tutuma tepkisini ortaya koydu. Cuma günleri parasız olarak yoksul hastaları muayene eden Dr. Küçük, maddi gücü ilaç almaya yeterli olmayan hastalar için ilaç hazırlar veya eczaneden almaları için para verirdi.

Aktif siyasi hayatı adaya dönüşüne denk gelse de, siyasi faaliyetlerine 1930’lu yılların başında üniversite öğrencisiyken Türk Maarifinin İngiliz müdürler tarafından yönetilmesinde ısrar eden Kavanin Meclisi’nin üyelerine karşı mücadeleyle başlayan Dr. Küçük, üniversite eğitimi döneminde Kıbrıs’taki Söz ve Masum Millet gazetelerine yazılar da yazdı.

-“Halkın Sesi… Hakkın Sesi ve Halkın Dilidir”

Söz Gazetesi’nin sahibi Remzi Okan’ın 22 Ocak 1942’de vefatı üzerine gazete kapandı. Kıbrıs Türkü’nün sesini duyurmak ve halkı bilinçlendirmek amacıyla aynı yıl Halkın Sesi Gazetesi’ni çıkarmaya başlayan Dr. Küçük, gazetenin ilk sayısı için hem doğum günü hem de Tıp Bayramı olan 14 Mart’ı seçti. Gazetenin sloganı, “Halkın Sesi… Hakkın Sesi ve Halkın Dilidir” olarak belirlendi. Halkın Sesi Gazetesi’nde toplumsal konulara ağırlık veren Dr. Küçük, makalelerinde Evkaf İdaresi ile okulların yönetiminin Kıbrıslı Türklere devredilmesi için mücadele etti.

Mücadeleleri sonucunda Kıbrıs’ta Şeriye Mahkemeleri kaldırılarak, yerine Türk Aile Mahkemeleri kuruldu. Müftülük makamı tekrar oluşturuldu. İngiliz Sömürge Yönetimi, Türk Tali Okulları ve Evkaf’ı Kıbrıslı Türklere devretti.

Dr. Küçük ayrıca, Kıbrıslı Rumların hegemonyasında olan Çiftçiler Birliği, İşçi Sendikaları, Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği, Ticaret ve Sanayii Odaları ve benzerlerinin Türk kimliği altında toplanmalarını sağladı.

Türk halkının iktisadi yönde kalkınmasını sağlamak için Türkiye’den güçlü finans kuruluşlarının ve Türk okullarında eğitim verebilecek öğretmenlerin Türkiye’den Kıbrıs’a gelmeleri de Dr. Küçük’ün çabasıyla mümkün oldu.

Eşi Süheyla Küçük ile 1942 yılında tanışan ve nişanlanan Dr. Fazıl Küçük, 2 Ekim 1946’da dünya evine girdi. Küçük çiftinin Pembe ve Mehmet adında iki çocuğu oldu.

– Enosis’e karşı mücadele

İlk kez 21 Mart 1943’te siyasete atılan Dr. Fazıl Küçük, Lefkoşa Belediye Meclis Üyesi olarak seçildi ve altı boyunca bu görevi yürüttü. 18 Nisan 1943’te oluşturulan Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu (KATAK) kurucuları arasında yer alan Dr. Küçük, daha sonra KATAK’tan ayrılarak, 23 Nisan 1944’te Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi’ni (KMTHP) kurdu ve parti başkanlığını üstlendi. Parti programının ana hedeflerinden bir tanesi adanın Yunanistan’a ilhakını (ENOSİS) önlemekti.

Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi 23 Ekim 1949’da, Kıbrıs Milli Türk Birliği çatısı altında KATAK ile birleşti. Kıbrıs Rum toplumunun “ENOSİS” taleplerine karşı mücadelesini hızlandıran Dr. Fazıl Küçük’ün partisinin ismi 1955 yılında “Kıbrıs Türktür Partisi” olarak değiştirildi.

1 Nisan 1955’te Kıbrıs Türk halkını yok edip, Ada’yı Yunanistan’a bağlamak amacıyla kurulan EOKA’nın eylemlerini başlatması sonrasında önce Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği’ni, daha sonra Volkan adlı gizli örgütü kurdu. 1958’de yılında kurulan Türk Mukavemet Teşkilatı’nda (TMT) “Ağrı” kod adı ile en üst rütbede görev aldı.

1955 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere Dışişleri Bakanları arasında yapılan üçlü konferansı izlemek üzere diğer iki Türk delegeyle birlikte Londra’ya giden Dr. Fazıl Küçük, Trafalgar Meydanı’nda Kıbrıslı Türkler tarafından düzenlenen beş bin kişilik mitingde konuşma yaptı.

– Kıbrıs meselesinin Türkiye’nin milli davası haline getirilmesindeki kritik rol oynadı

Mücadelenin zor günlerinde, 1958 yılında Türkiye’ye giden Dr. Fazıl Küçük, Türkiye’nin her tarafında düzenlenen büyük mitinglerde Kıbrıs meselesinin, Türkiye’nin milli davası haline getirilmesinde kritik bir rol oynadı. Kıbrıs davası, Kıbrıs’la ilgili sesler bütün Anadolu’ya dalga dalga yayıldı.

Gazeteci ve çalışma arkadaşı Akay Cemal’in deyimiyle, “Katıksız bir Atatürkçü” olan Dr. Fazıl Küçük’ün, laiklik konusunda hiçbir tavizi yoktu. Atatürk devrimlerinin hiçbir yasal zorlama olmadan kabulünde Dr. Fazıl Küçük’ün hizmetleri büyüktü. Dr. Küçük, 10 Kasım 1953’te Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşının Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e nakli sırasında Kıbrıs Türklerini temsil eden heyetin başında yer almıştı.

– Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Muavini

11 Şubat 1959’da Zürih’te Türk ve Yunan dışişleri bakanları arasında varılan anlaşma üzerine, 17 Şubat 1959’da yapılan konferansta Kıbrıs Türk halkını temsil eden Dr. Fazıl Küçük, 19 Şubat 1959’da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarına imza attı.

Dr. Fazıl Küçük, 16 Ağustos 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Muavini seçilirken, Cumhurbaşkanlığına ise Kıbrıs Rum toplumu adına Ortodoks Kilisesi Başpiskopusu III. Makarios getirildi.

Ancak ortaklık cumhuriyetinin ömrü kısa sürdü. 21 Aralık 1963’te Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklere başlattığı kanlı saldırıların ardından Türklerin oluşturduğu Genel Komite’nin başkanlığını yapan Dr. Fazıl Küçük, 27 Aralık 1967’de kurulan Geçici Türk Yönetimi’nin de başkanlığına getirildi.

Kantonlarda ve belirli bölgelerde sıkışan Kıbrıs Türk halkının ihtiyaçlarını ve yaşadıkları sıkıntıları öğrenmek için onları ziyaret eden Dr. Küçük, halkın daha iyi bir yaşam sürmesi ve milli mücadeleye direncinin kuvvetlenmesi için çaba harcarken, Kıbrıs Türk halkının anavatan Türkiye’ye bağlılığını vurguladı.

– Cumhurbaşkanlığı Muavinliğinden ayrıldı ama kalemini bırakmadı

Dr. Fazıl Küçük, 18 Şubat 1973’te kendi isteğiyle Cumhurbaşkanlığı Muavinliğinden ayrılarak, yerini Rauf Raif Denktaş’a bıraksa da, Halkın Sesi Gazetesi’nde mücadelesini sürdürdü, Kıbrıs Türkü’nün davasını ve halkın taleplerini savunmaya devam etti. 1980’li yılların başında yakalandığı hastalık günlerinde de yazılarına devam eden Dr. Küçük, sağlığı el verene kadar kalemini bırakmadı. Dr. Fazıl Küçük, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Meclis önünde toplanan heyecanlı kalabalığı Rauf Raif Denktaş ve Osman Örek ile birlikte selamladı. KKTC’nin kuruluşu nedeniyle yaşadığı büyük sevinci ise, “Artık ölsem de gam yemem” sözüyle dile getirdi.

15 Ocak 1984 tarihinde tedavi gördüğü Londra’daki Westminster Hastanesi’nde 78 yaşında hayata gözlerini yuman Küçük’ün naaşı, 19 Ocak tarihine kadar Londra’nın Shacklewell Lane Camii’nde, İngiltere’de yaşayan Türklerin ziyaretleri için bulundurulduktan sonra Kıbrıs’a getirildi. İki gün Cumhuriyet Meclisi’nde katafalkta kaldı, 23 Ocak’ta büyük kalabalıkların katıldığı cenaze töreni ile Anıttepe’ye geçici olarak gömüldü. Ebedi istirahatgahı olan Anıt Mezarın inşaatı Aralık 1989 tamamlanınca da büyük bir törenle buraya defnedildi.

Usta oyuncu Bedia Ener Öztep, hayatını kaybetti!

Yaprak Dökümü dizisinin unutulmaz karakterlerinden biri olan usta oyuncu Bedia Ener Öztep, 70 yaşında hayata veda etti. Öztep’in vefat haberini oğlu, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla duyurdu.

Türk televizyon tarihinin unutulmaz yapımlarından biri olan ‘Yaprak Dökümü’ dizisinde ‘Neyyir Hanım’ karakterini canlandıran ünlü oyuncu Bedia Ener Öztep, 70 yaşında yaşamını yitirdi.

Ünlü oyuncunun vefat haberini oğlu, annesinin sosyal medya hesabından yaptığı “Ben melek oldum” paylaşımı ile duyurdu.

“Yaprak Dökümü”, “Kırık Kanatlar”, “Bir Zamanlar Osmanlı”, “Ada Masalı” ve “Mahallenin Muhtarları” gibi birçok önemli projeyle tanınan tiyatro sanatçısı Bedia Ener Öztep’in ölüm haberi sevenlerini üzdü.

Hava bugün parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nin hava tahmin raporuna göre hava bugün parçalı ve az bulutlu olacak.

Meteoroloji Dairesi’nin 14 Ocak hava tahmin raporuna göre hava bugün parçalı ve az bulutlu olacak.

Bölgenin alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesi altında olacağı belirtilen rapora göre, hava sıcaklığı periyodun ilk yarısında 18 – 21, diğer yarısında ise 14 – 17 derece dolaylarında seyredecek.

Başbakan Ünal Üstel Londra’ya gidiyor

Başbakan Ünal Üstel, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Londra’ya gidiyor.

Başbakan Ünal Üstel, 23-25 Ocak 2025 tarihleri arasında çeşitli temaslarda bulunmak üzere Londra’yı ziyaret edecek.

Edinilen bilgilere göre, Üstel, ziyaretinin ilk gününde, 23 Ocak Perşembe akşamı saat 19.00’da düzenlenecek bir resepsiyona katılarak Londra’daki Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütleri, okul temsilcileri, iş insanları ve gençlerle bir araya gelecek.

25 Ocak Cumartesi günü saat 13.00’da ise Trend Park’ta, Şampiyon Melekler Takımı anısına gerçekleştirilecek fidan dikim etkinliğinde yer alacak.

Ziyareti boyunca Üstel’in KKTC ile İngiltere arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönünde de çeşitli temaslarda bulunması bekleniyor.

Güçlüsoy: 5 yıllık Kalkınma Planı’nın Şubat ayında yasalaşmasını öngörüyoruz

Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) Müsteşarı Durali Güçlüsoy,  ekranlarında yayınlanan ve Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu ‘18. Saat’ adlı programa telefon bağlantısı ile katılarak, 5 yıllık Kalkınma Planı’na ilişkin konuştu.

Yer alan habere göre, DPÖ Müsteşarı Durali Güçlüsoy, 2025-2029 dönemini kapsayan Kalkınma Planı’na son şeklinin verildiğini dile getirerek, geçtiğimiz günlerde Başbakan Ünal Üstel, hükümet yetkilileri ve paydaşlara sunum yapıldığını kaydetti.

Güçlüsoy, toplantıların tamamlanmasıyla birlikte Kalkınma Planı’nın Şubat ayında yasalaşmasını öngördüklerini söyledi.

Ersin Tatar, Rauf Raif Denktaş Meslek Lisesi’nin açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rauf Raif Denktaş Meslek Lisesi’nin açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törende yaptığı konuşmada kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı ölümünün 13’üncü yıldönümünde rahmetle andı, okulun hayat bulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, okulun hızlı bir şekilde tamamlandığını ve ülkeye kazandırıldığını ifade ederek, kurucu Cumhurbaşkanının adının verildiği okulun ilelebet yaşayacağını kaydetti.
Bu okulda eğitim alacak, geleceğe yürüyecek öğrencilerin ara eleman değil aranan elemanlar olarak yetişeceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilerin ülkenin kalkmasına, geleceğine, meslek hayatına büyük katkısı olacağını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hizmet edeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, öğretmenleri de, gençlere ve geleceğe yaptıkları katkılardan dolayı tebrik etti.
Güven, barış, huzur içinde devletin geleceği için öğretmenlere büyük görev düştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Esas olan devlettir, devlete sahip çıkacak gençlerdir” dedi. Cumhurbaşkanı Tatar, kendilerine düşen görevin de, devlet kurulana kadar ödenen bedelleri unutmadan ve unutturmadan geleceğe taşımak olduğunu söyledi.
Ülkede barışı sürdürmek için çalıştıklarını ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinden asla vazgeçmeyeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Yarım asırdır kazandıklarımızı bir imza ile kaybedecek değiliz, böyle bir imzayı atacak biri de yoktur” dedi.
Yapılan yatırımların, bölgeye büyük bir değer getirdiğini belirten Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gelişmeye kalkınmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, okulun ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Kuzey Kıbrıs Turkcell dijital dönüşümle iş süreçlerini hızlandırıyor

Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) teknolojisiyle iş dünyasında önemli bir dijital dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirtti.

Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir: “Metal yakalı olarak ifade edilen dijital çalışanlar, iş dünyasına önemli avantajlar sağlıyor.”

Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, şirketlerinin sunduğu Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) teknolojisiyle iş dünyasında önemli bir dijital dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirtti. Küçüközdemir, bu konudaki çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada robotların, rutin ve zaman alıcı görevleri insansız bir şekilde yerine getirerek şirketlere hem verimlilik hem de zaman ve maliyet avantajı sağladığını vurguladı. Küçüközdemir, bu teknolojiyle iş süreçlerini hızlandırarak, verimlilikte büyük bir artış elde ettiklerini söyledi.

“İş süreçlerinde %100 otomasyon, %0 hata”

Küçüközdemir, Kuzey Kıbrıs Turkcell olarak RPA teknolojisini devreye aldıklarından itibaren her ay 2100 saate kadar tasarruf sağladıklarını söyledi. “Robotlar, iş süreçlerindeki hata oranını sıfıra indiriyor ve insan kaynaklı hatalardan kaynaklanan maliyetleri ortadan kaldırıyor. Böylece, şirketler daha verimli bir çalışma ortamına sahip oluyor” dedi. Küçüközdemir, Kuzey Kıbrıs Turkcell’de RPA kullanımına 2022 yılında başladıklarını belirtti ve ekledi: “Bugün, şirketimizde robotlar, iş gücümüzün %7’lik kısmına denk gelen görevleri devralıyor. Bu sayede, manuel olarak yapılması çok uzun zaman alan işler robotlar tarafından hızlı ve hatasız şekilde tamamlanıyor. Kuzey Kıbrıs Turkcell olarak RPA teknolojisini yaklaşık 100 farklı iş sürecinde kullanıyoruz. Turkcell ürünü olan RPA robotlarımız, insan kaynaklarından finans birimine kadar çok farklı departmanlarda görev alıyor. Metal yakalı  olarak da tanımlanan bu dijital çalışanlar, 7/24 kesintisiz bir şekilde şirketimize hizmet verip, katkı sağlıyor. Üstelik çalışanlarımız robotlara aktardıkları rutin işler sayesinde diğer işlerine odaklanıp çalışabiliyor. Biz işverenler de elemanlarımızla elde ettiğimiz artı zamanlar içinde daha farklı konularda beyin fırtınaları yapıp işlerimizi geliştirebiliyoruz.”

“RPA çözümü küresel dönüşümün bir parçası”

Küçüközdemir, dünyadaki RPA kullanımına da değinerek, dünya genelinde RPA kullanımının hızla arttığına dikkat çekerek, “2022 itibarıyla büyük ölçekli işletmelerin %85’i RPA çözümlerini kullanmaya başlamış durumda. Küresel RPA pazarı 2023’te 2.94 milyar dolar değerine ulaşmış ve 2030’a kadar yıllık %39.9’luk bir büyüme göstermesi bekleniyor. Bu büyüme, işletmelerin verimliliklerini artırma ve operasyonel maliyetlerini düşürme gereksiniminden kaynaklanıyor” diye konuştu.

Küçüközdemir, dijital dönüşümün sadece bugünün değil, geleceğin iş dünyasında da kritik bir rol oynayacağına inandığını belirterek, “Kuzey Kıbrıs Turkcell olarak, sunduğumuz RPA çözümleriyle işletmelerin daha verimli ve ekonomik bir şekilde çalışmasını sağlıyoruz. Teknolojinin sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirerek geleceğin iş dünyasına adım atıyoruz” dedi.

Küçüközdemir, RPA robotlarının yalnızca şirketlerin maliyetlerini düşürmekle kalmayıp, aynı zamanda doğruluk oranlarını artırarak verimlilik sağladığını vurguladı. “RPA, kural bazlı ve tekrarlayan süreçleri otomatikleştirerek iş gücünün daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Robotlar, artık her geçen gün daha fazla departmanda aktif olarak kullanılıyor ve şirketler bu dijital çalışanlar sayesinde kaynaklarını çok daha verimli bir şekilde kullanabiliyor.”

SAMTAY Vakfı, Kıbrıs Bibliyografyası’nda en fazla yayını olan sivil toplum kuruluşu oldu

SAMTAY Vakfı, 50 yıla ait 3 bine yakın eser içeren “Kıbrıs Bibliyografyası”nda KKTC sınırlarında en fazla yayını yer alan sivil toplum kuruluşu olduğunu açıkladı.

SAMTAY Vakfı’ndan yapılan açıklamada, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB), Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılında ve 31 Aralık tarihinde yayımladığı “Kıbrıs Bibliyografyası (1974-2024)” eserinin Kıbrıs hakkında yazılı, sözlü ve görsel çalışmaları bir araya getirdiği kaydedildi.

Açıklamada, Kıbrıs adasının tarihi, siyasi ve kültürel dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamayı amaçlayan eserin “Türkçe, İngilizce, Almanca, Arapça, Azerbaycan Türkçesi, Balkan dilleri, Çince, Ermenice, Fransızca, Güney Kıbrıs Rum Kesimi Rumcası, Japonca, KKTC Türkçesi, Rusça, Türkistan coğrafyası dilleri ve Yunanca olmak üzere, birçok dilde yazılan çalışmaların bibliyografyasını sunduğu belirtildi.

SAMTAY Vakfı’nın 24 adet kitabının Bibliyografya’da yer aldığı ifade edilen açıklamada, SAMTAY Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sunat Atun’un, Anavatan Türkiye’nin önemli kurumlarından biri olan ve faaliyet alanıyla uzak coğrafyalara kadar uzanan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’na böylesi önemli bir yayına öncülük ettiği için teşekkürlerini sunduğu kaydedildi.

Atun: “Böylesi önemli bir yayında önemli sayıda kitabımızla yer almaktan kıvanç duyuyoruz”

“SAMTAY Vakfı olarak, etkisi ve önemi yıllar geçtikçe sürecek böylesi önemli bir yayında yine önemli sayıda kitabımızla yer almaktan kıvanç duyuyoruz.” diyen Atun, vakfın kurulduğu ve ülke için hizmete başladığı günden bu yana öncelikli olarak özen gösterdikleri yayıncılık faaliyetlerinin karşılık görmesinin daha şevkle faaliyetlerini sürdürmelerini sağladığını kaydetti.

Editörlüğü Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğr. Üyesi. Prof. Dr. Okan Yeşilot ve Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali Satan tarafından üstlenilen esere okur ve araştırmacıların Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının “https://ytb.gov.tr/kutuphane/yayin/arastirma-eserler” web sayfasından ücretsiz erişebileceği bildirildi.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 13. ölüm yıldönümünde Lefkoşa AKM’de anıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve dava arkadaşlarının birlikte başardıkları siyasetin yeni ve milli siyasete zemin oluşturduğuna işaret ederek, “Denktaş’ın vasiyetini ve mirasını devralarak, bu siyaseti milli bir siyasete dönüştürebilmenin mutluluğu içerisindeyiz.” dedi.

Tatar, Denktaş’ın “Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa nihai surette egemen eşitlik temelinde olması gerektiğini; iki halkın birlikte var olacağı bir çerçevede Kıbrıs’ta ancak adil ve sürdürülebilir bir barışın sağlanabileceğini düşünceleriyle ve hukuk bilgisiyle, doğru yönlendirmeleri ve Türkiye’nin desteğiyle sağlayabilen” büyük bir devlet adamı, lider ve müzakereci olduğunu belirtti.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 13. ölüm yıldönümünde anılıyor. Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş için Anıt Mezarı’nda düzenlenen ilk törenin ardından, ikinci tören Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde yer aldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, bazı bakanlar, milletvekilleri, diğer askeri erkan, üst düzey yöneticiler, muharip dernekler, vatandaşlar ve Denktaş’ın ailesi katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın torunu Rauf Denktaş birer konuşma yaptı.

Tören, Esin Leman Lisesi Okul Korosu’nun müzik dinletisi, Serdar Denktaş ve Rauf Raif Denktaş Vakfı tarafından hazırlanan “Rauf Raif Denktaş” belgeselinin gösterimi, ardından Esin Leman Lisesi Edebiyat öğretmenlerinin hazırladığı oratoryoyla son buldu.

DENKTAŞ: O SADECE BİR LİDER DEĞİL, MÜCADELENİN SİMGESİDİR

İlk olarak söz alan Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın torunu Rauf Denktaş, bugün burada Kıbrıs Türk toplumunun kaderini değiştiren ve tarihe adını altın harflerle yazdıran Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı anmak için bir araya geldiklerini söyledi.

Denktaş, “O sadece lider değil, halkının evladı, mücadelenin simgesi ve özgürlüğün meşalesi oldu. Bu mücadelenin kararlı ve cesur sesiydi. İradesiyle, diplomasideki zekasıyla ve halkına olan sarsılmaz bağlılığıyla Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesini dünyaya haykırdı. Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü yaşatabiliyorsak, büyük liderimizin ve ona inananların bize miras bıraktığı bağımsızlık mücadelesine borçluyuz.” dedi.

Denktaş, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın liderden öte, büyük bir kahraman olduğunu vurguladı. Bu topraklarda barışın, özgürlüğün ve birlikteliğin koruyucuları olacaklarını dile getiren Denktaş, “Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı ve aziz şehitleri, sevgi, saygı ve minnetle hatırlayacağız. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.” diye konuştu.

Konuşmasında aziz şehitleri bir kez daha anan Denktaş, mücadelesine, hayallerine ve bıraktığı değerlere sonuna kadar sahip çıkacaklarını belirtti. Denktaş, “Onlar adaletsizliğe karşı dimdik duran bir toplum inşa ederek, bize en büyük mirası, mücadele ruhunu ve bu devleti bıraktılar.” ifadesini kullandı.

TATAR: DENKTAŞ, KENDİSİNİ KIBRIS TÜRK HALKININ MİLLİ MÜCADELESİNE ADAMIŞTI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı 13. ölüm yıldönümünde anmak için bugün burada toplandıklarını söyledi.

Bir kez daha Denktaş’a minnet duygularını ifade eden Tatar, “Onun çocukluğunda yaşadıkları, babası hakim Raif Bey’in söylemleri ve telkinleri, onun o cesur yüreğine kazınmıştı… 24 yaşında Selimiye Meydanı’nda yaptığı konuşmayla bir bakıma tarih sahnesine çıkan Denktaş, kendisini Kıbrıs Türk halkının milli mücadelesine adamış biriydi…” ifadelerini kullandı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın bu topraklarda doğup, yetişmiş bir toplum lideri olduğunu belirten Tatar, “Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa nihai surette egemen eşitlik temelinde olması gerektiğini; iki halkın birlikte var olacağı bir çerçevede Kıbrıs’ta ancak adil ve sürdürülebilir bir barışın sağlanabileceğini düşünceleriyle ve hukuk bilgisiyle, doğru yönlendirmeleri ve Türkiye’nin desteğiyle sağlayabilen büyük bir devlet adamı, lider ve müzakereciydi.” dedi.

Tatar, Denktaş’ın hatipliği, müzakereci yeteneği, hukuk bilgisi ve uluslararası diplomasi alanında son derece iyi İngilizcesiyle yaşanan bütün süreçleri en iyi şekilde yönetebilen biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş anlaşmalarında Kıbrıs Türk halkının kurucu ortak olarak yerini alabilmesi ve Anavatan Türkiye’nin de tek taraflı müdahale hakkıyla elde edilen tarihi kazanımların, ondan sonraki süreçte karşı karşıya kaldıkları her türlü saldırıya karşı kendilerinin bir sigortası ve teminatı olduğunu söyledi.

Tatar, o anlaşmalarda Türkiye’nin etkin ve filli garantörlüğüyle tek taraflı müdahale hakkının bulunmasının önemine değindi.

15 Temmuz 1974’te yaşananların ardından 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sürecine de değinen Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden yolda Rauf Raif Denktaş ve dava arkadaşlarının bu süreçleri en iyi şekilde yönettiğini dile getirdi.

“KKTC’Yİ HEP BİRLİKTE GELECEĞE TAŞIMANIN MUTLULUĞU İÇERİSİNDEYİZ”

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ederken söylediklerine atıfta bulunan Tatar, Denktaş’ın o tarihi konuşmalarında Kıbrıs Türk halkının gerçek anlamdaki duygularına tercüman olduğunu kaydetti.

Tatar, Denktaş’ın, Kıbrıs Türk halkını bir azınlık ve cemaat statüsünden bir halk mertebesine, 1960 anlaşmalarında Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kurucu ortak olarak devletleşme sürecine giden yolda çok büyük hizmetlerinin geçtiğini ifade etti.

Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğunu belirterek, Denktaş ve dava arkadaşlarının birlikte başardıkları siyasetin kendilerini bugünlere getirdiğini kaydeden Tatar, yeni ve milli siyasetin de bu zeminin üzerine inşa edildiğini söyledi. Tatar, “Denktaş’ın vasiyetini ve mirasını devralarak, bu siyaseti milli bir siyasete dönüştürebilmenin mutluluğu içerisindeyiz.” dedi.

Bugün KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci üye olduğunu anımsatan Tatar, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin de yeni siyasete sayfa açtığına değindi. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Tatar, “KKTC’yi hep birlikte geleceğe taşımanın mutluluğu içerisindeyiz.” dedi.

Tatar, “Kıbrıs’ta kalıcı, sürdürülebilir ve adil bir anlaşma olacaksa, mutlak surette onun kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti, o anlaşmanın bir parçası olacaktır. Yani devletten devlete… Onlar Cumhuriyet, biz toplum. Böyle bir anlayış Denktaş siyasetinde hiçbir zaman olmamıştır.” diye konuştu.

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ı, rahmet, özlem ve minnetle andığını söyleyen Tatar, “Mekanı cennet, ruhu şad olsun.” ifadesini kullandı.

İçişleri Bakanlığı kırsal kesim arsalarının satılamayacağı ve devredilemeyeceğini açıkladı

İçişleri Bakanlığı, idare tarafından hak sahiplerine tahsis edilen kırsal kesim arsalarının hiçbir şekilde satılamayacağı ve devredilemeyeceğini açıkladı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bu kuralları ihlal edenlerin mahkumiyetleri halinde 20 aylık asgari ücret tutarına kadar para cezası veya 1 yıl hapis cezası veya her iki cezaya birden çarptırılabilecekleri uyarısında bulundu.

Bakanlığa ulaşan ihbarlar doğrultusunda, bazı tasdik memurları ve avukatların kırsal kesim arsalarının satış veya devrine ilişkin belge düzenledikleri veya işlem yaptıklarının tespit edildiği ifade edilen açıklamada, bu kişilerin tespit edilmesi halinde aleyhlerine yasal işlem başlatılacağı belirtildi.

Eroğlu, Denktaş’ı andı: Devletimizden asla taviz vermemeliyiz

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 13’üncü ölüm yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Eroğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş Kıbrıs Türk tarihine damgasını vurmuş bir lider, eşi az bulunan bir Devlet ve dava adamıdır. Uzun yıllar Devletimiz, halkımız için birlikte çalıştığım Rauf Denktaş milli mücadelenin her aşamasında önemli görevler üstlenen, Kıbrıs Türkü’nü azınlık haklarına razı olmaya itilen bir toplum noktasından, devlet sahibi bir halk olgusuna taşıyan yaptığı değerli hizmetler çok iyi bilinmesi gereken kıymetli bir şahsiyettir.

Devletimizin Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş hizmetleri Kıbrıs Türk Halkı var oldukça unutulmamalı, yaptıkları iyi araştırılarak öğrenilmeli, onun mücadeleci yapısı, araştırmacılığı, bilgiye ve çalışkanlığa verdiği değer, yüksek tarih şuuru ve kararlılığı gelecek nesiller için yol gösterici olmalıdır.

Rum tarafının bizimle egemen eşitlik temelinde, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devam edeceği yeni bir ortaklık devleti kurma niyeti asla yoktur.

Özellikle gençlerimiz iyi bilsin ki, kimse bize altın tepsi içinde özgürlük ve devlet yönetimi sunmadı. Kıbrıs Türk Halkı, Türkiye’ye, Anadolu’daki kardeşlerine güvenerek özgürlük mücadelesini sürdürdü, onun maddi ve manevi desteği, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974 sabahı başlattığı Barış Harekatı ile üzerinde devlet kurduğu, güven içinde yaşadığı coğrafyaya kavuştu.

Ama bütün bunlara rağmen, eğer bazı aldatmacalara uyar can alıcı noktaları göz ardı eder, tavizler verirsek gelecek nesiller bunun bedelini çok ağır ödeyecektir.

Kıbrıs konusunda, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın bizlere öğütlediği gibi egemenliğimizden, Devletimizden asla taviz vermemeli, Anavatan Türkiye ile birlikte milli dava yolunda yürümeye devam etmeliyiz.Bu duygu ve düşüncelerle Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ı bir kez daha özlem ve rahmetle anarım.”