Archives 2025

Formula 1’de Ferrari zirvede

Formula 1’de 2025’in en değerli takımları açıklandı.

İtalyan devi Ferrari, 6,5 milyar dolarlık rekor piyasa değeriyle Mercedes’i geride bırakarak zirvede yer aldı.

Alman mühendisliğinin zirvesi Mercedes, 6 milyar dolarla ikinci sırada.

Üçüncülük kürsüsü için yaşanan kıyasıya rekabette ise McLaren, yaklaşık 4,5 milyar dolarlık değeriyle son yılların dominant ekibi Red Bull’u kıl payı geride bırakmayı başardı.

Orta sıranın iddialı takımı Aston Martin, 3 milyar doların biraz üzerindeki değeri ile ilk beşi tamamladı.

Bu finansal veriler, takımların önümüzdeki sezonlarda araç gelişimine yapacakları yatırımların ve pistteki rekabetin dozunun artarak devam edeceğinin en net sinyalini veriyor.

İstatistik Kurumu “Adres Güncelleme” Çalışmasını Başlatıyor

İstatistik Kurumu, 2026-2027 Hanehalkı Bütçe Anketi kapsamında 1 Aralık 2025 – 27 Şubat 2026 arası ülke genelinde “Adres Güncelleme” çalışması yapacak. 70 anketör sahada görev alacak.

İSTATİSTİK KURUMU 2026-2027 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ İÇİN “ADRES GÜNCELLEME” ÇALIŞMASI BAŞLATIYOR

1 Aralık 2025 – 27 Şubat 2026 arasında sahada veri toplanacak

İstatistik Kurumu, 2026-2027 Hanehalkı Bütçe Anketi kapsamında örnek hanelerin belirlenmesi için “Adres Güncelleme” alan çalışmasını başlatıyor.

TÜM İLÇE, BELDE VE KÖYLERDE ADRES TARAMASI

İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler, adres güncelleme taramasının 1 Aralık 2025 – 27 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini açıkladı. Çalışma kapsamında KKTC genelinde belirlenen tüm yapı, bina ve hanelerin güncel adres bilgilerinin sahadan toplanacağı belirtildi.

Kurumun, 32/2019 sayılı yasa kapsamında resmi istatistiklerin ana üreticisi ve koordinatörü olduğu hatırlatılırken, toplanacak bilgilerin tamamen gizli tutulacağı vurgulandı.

70 ANKETÖR TABLETLERLE SAHADA OLACAK

Adres güncelleme, İstatistik Kurumu tarafından görevlendirilen yaklaşık 70 anketör tarafından tabletlerle yürütülecek. Anketörler, mühürlü ve QR kodlu yaka kartı taşıyacak ve vatandaşlar QR kodu telefonla okutarak görevli doğrulaması yapabilecek.

Kuruldan yapılan açıklamada:

“Vatandaşlarımızdan anketörlere destek olmalarını ve doğru yanıtlar vererek çalışmanın başarıya ulaşmasına katkı koymalarını rica ediyoruz.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi, 40 milyon TL artışla kabul edildi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi 40 milyon TL’lik artışla 19 milyar 523 milyon 986 bin TL olarak oy çokluğuyla kabul edildi.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde devam eden 2026 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’yla ilgili görüşmelerde bugün Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı’nın ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesini onaylandı.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi yarın saat 10.00’da başlayacak toplantısında Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu, Toprak Ürünleri Kurumu ve Genel Tarım Sigortası Fonu bütçelerini ele alacak.

-Hasipoğlu: “Bütçe artırıldı”

Milletvekillerinin ardından söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, bakanlığın sorumlu olduğu alanlara ilişkin soruları yanıtladı.

Oğuzhan Hasipoğlu, yeni bütçeyi, çalışma hayatı, yurttaşların ihtiyaçları ve sosyal güvenliğin sürdürülebilirliği kapsamında hazırladıklarını kaydetti.

Hasipoğlu, İhtiyat Sandığı ve Sosyal Sigortalar gibi iki büyük fona sahip olan bakanlığın 2025 yılında 5 milyar TL civarında olan bütçesinin bu yıl yüzde 300’lük bir artışla 19 milyar TL’ye çıkartıldığına işaret etti.

Kalkanlı Yaşam Evi hakkında konuşan Hasipoğlu, 48 hasta olan bakım evinde 30 hasta bakıcı çalıştığını söyledi. Hasipoğlu, istihdamların özel şirketler aracılığıyla yürütüldüğünü bakım evinde sağlık hizmeti personellerinin hizmet verdiğini belirtti.

26 çalışanı olan Lapta Huzurevi’nin, bir otelle imzaladığı “kullanım akdi”yle bir otele taşındığını ancak kira verme yerine bölgede bakanlığa ait bir yere taşımayı hedeflediklerini söyleyen Hasipoğlu, yeni binanın ilk katının bittiğini kaydetti.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili ve eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da bu konuda ek bilgi vererek, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi 2026 yılı bütçesinde 240 milyon TL’nin Lapta Huzurevi için bloke edildiğini aktardı.

– “Sınırüstü Bakımevi’ni devlet kontrolüne almak istiyoruz”

Oğuzhan Hasipoğlu, Sınırüstü Bakımevi’nin artık devletin kontrolünde almak istediklerini belirterek, binanın hazır olduğunu ve yıl içerisinde personel alımı yapılması halinde bakımevini 2026’da faaliyete geçebileceğini söyledi.

Bu projenin gerçekleştirilmesi için ek bir bütçe talep eden Hasipoğlu, projenin toplamda 46 milyon TL’lik bir bütçeye ihtiyaç olduğunu, bunun 13 milyonunun ise bakımevine yapılacak ödeneklerle karşılanabileceğini söyledi.

İlaca erişim konusuna ilişkin soruları yanıtında, Sağlık Bakanlığı’nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde kurulan sisteme entegre olacağını kaydeden Hasipoğlu, bu şekilde vatandaşın nereden hangi ilacı aldığının görülebileceğini belirtti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Tahir Serhat da söz alarak, ilaç alımında önceliğin kamuda olacağını, ilacın olmadığı durumlarda sisteme düşülmesi halinde özel eczaneye gidileceğini söyledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim’in, sistemin denetlenebilirliği hakkında endişelerini dile getirmesi üzerine, “karşılıklı güven” vurgusu yapan Serhat, ilaç takip sisteminin hayata geçirilmesiyle bu sorunların ortadan kalkacağını dile getirdi. Besim ise, karşılıklı güven noktasında bakanlık ve eczacıların yaşadığı olayları anımsatarak, sağlam kurulmaması halinde sistemin bakanlığın başına kalacağı uyarısında bulundu. Besim konuşmasında, sahte reçete soruşturmasına yönelik eleştirilerde de bulundu

– Gardiyanoğlu: “Kimse kimseyi keyfine tutuklamadı”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili ve eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, CTP Milletvekili Besim’in “sahte reçete soruşturmasına” ilişkin sözlerini eleştirdi.

Soruşturmalara ilişkin eleştirilerin geçen yılki bütçe konuşmalarında da ele alındığını kaydeden Gardiyanoğlu, yoğun çalışmalar ve görüşmeler sonucunda sürecin başlatılması kararı alındığını belirtti. Gardiyanoğlu, reçetelere ilişkin bazı eczanelerde tespit edilen usulsüzlükler hakkında örnekler vererek, “Ne doktor, ne eczacı düşmanıyız. Kimse kimseyi keyfine tutuklamadı.” dedi.

Gardiyanoğlu, Sosyal Sigortalar Dairesi ile şu an 212 eczacının sözleşmesi bulunduğuna işaret ederek, tutuklanan ve serbest kalan eczacıların da sisteme güvenerek sözleşme imzaladığını belirtti. Yeni kurulacak sistemin bakanlığı zarara uğratabileceği yönündeki endişelerini dile getiren Gardiyanoğlu, kamuda olmayan ilaçların sisteme girişinde denetimin olduğunu söyledi. Gardiyanoğlu, bu konuda milyon TkL’lik bir zarar oluşabileceği uyarısında bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise, bu sıkıntıların şeffaf bir sistemle aşılabileceğini vurguladı.

-Hasipoğlu: “İŞKUR ile bir entegre sistem için çalışmalarımız var”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu yeniden söz alarak, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile bir entegre sistem için çalışmaları olduğunu belirtti. Hasipoğlu, CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın emeklilik yaşının 55’e çekilmesine ilişkin önerisine değinerek, şu an için bunun mümkün olmadığını ve bu değişikliğin “hesap kitap işi” gerektirdiğini söyledi.

İhtiyat Sandığı’nın 2023 yılında düşen aktif büyüklüğünün son yıllarda doğru yönetimle yeniden yükseldiğini kaydeden Hasipoğlu, istihdam destek primlerinin birçok sektörde olduğunu söyledi. Hasipoğlu, yeni iş kuran kadınlara yüzde 100 prim desteği verildiğine işaret etti.

Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi 40 milyon TL’lik artışla 19 milyar 523 milyon 986 bin TL olarak oy çokluğuyla kabul edildi ve komite bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Güler: “Kalıcı çözüm için egemen eşitlik şart”

TC Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatlerini savunmaya devam ediyoruz. Şu bir gerçek ki Ada’da adil ve kalıcı çözüm için tek çıkar yol, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüdür” dedi.

AA’nın haberine göre Güler, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.

Mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerin korunması için de her türlü çabayı gösterdiklerini belirten Güler, Ege ve Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri milli çıkarlar doğrultusunda etkin şekilde yaptıklarını bildirdi.

Yunanistan ile sorunların çözümünü, mevcut olumlu diyalog ortamının geliştirilmesini ve Ege Denizi’nin barış ile istikrar bölgesi olmasını arzuladıklarını ifade eden Güler, “Yunanistan tarafından bölgede tek taraflı yürütülmeye çalışılan her türlü projeye ve teşebbüse karşı da uluslararası hukuk çerçevesinde diplomatik girişimlerde bulunuyor, mütekabiliyet kapsamında gerekli her türlü tedbiri kararlılıkla uyguluyoruz.” dedi.

Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi yok sayan veya haklarını gasp etme niyeti taşıyan hiçbir projenin gerçekleşemeyeceğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

“Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatlerini savunmaya devam ediyoruz. Şu bir gerçek ki Ada’da adil ve kalıcı çözüm için tek çıkar yol, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüdür. Bunların yanı sıra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bölge içinden ve dışından ülkelerle askeri ve siyasi ilişkilerini geliştirme ve silahlanma hevesi gerginliği artıracak ve istikrara zarar verecek mahiyette ilerlemektedir. Dolayısıyla bu çabalara karşı pro-aktif savunma ve güvenlik politikamız doğrultusunda gerekli tedbirleri alırken her koşulda Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olduğumuzu da bir kez daha hatırlatmak isterim.”

Türkiye’nin pek çok coğrafyada uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sunduğunu belirten Güler, “Bu kapsamda en başta can kardeşimiz Azerbaycan ile ikili ilişkilerimizi daha da derinleştiriyoruz. Nitekim Azerbaycan’ın Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimiz ile savunma sanayii işbirliğinde büyük gelişmeler kaydettik, kaydediyoruz.” dedi.

Barışın tesisi kapsamında Azerbaycan ve Ermenistan arasında ABD’de kayda geçirilen iradeden duydukları memnuniyeti ifade eden Güler, “Kapsamlı bir barış metninin de bir an önce imzalanmasını temenni ediyoruz.” diye konuştu.

Güler, Suriye’nin egemenliğine, birlik ve beraberliğine olan destek çerçevesinde ülkenin yeniden inşası ve imarı ile Suriyelilerin geri dönüşlerinin sağlanması, uluslararası arenadaki kısıtlılıkların kaldırılması gibi pek çok başlıkta desteklerin devam edeceğini belirterek, Suriye ile imzalanan Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası kapsamında, başta terörle mücadele olmak üzere Suriye ordusunun savunma ve güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi, modernizasyonu, teşkilatlanması ile personelinin eğitilmesine katkılarda bulunduklarını anlattı.

– “Üzerimize düşen sorumluluklara hazır olduğumuzu vurguluyoruz”

Katar, Bosna Hersek ve Kosova ile NATO kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Güler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle Karadeniz’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurguladı.

Türkiye’nin hak ve menfaatleri doğrultusunda Montrö dahil tüm tedbirleri kararlılıkla uyguladıklarını, Karadeniz’deki savaştan kaynaklı mayın tehdidine çözüm üretmek ve seyir emniyetini idame etmek maksadıyla “Mayın Karşı Tedbirler Harekâtı”nı icra ettiklerini bildiren Güler, “Geçen yıl Romanya ve Bulgaristan ile birlikte oluşturduğumuz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu da çalışmalarına başarıyla devam etmektedir. Karadeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülkelerden biri olarak bölgede istikrar ve güvenliğin yeniden tesis edilmesi için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde çok yönlü girişimlerimizi sürdürmekteyiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ilk andan itibaren İsrail’in Filistin halkına uyguladığı işgal, ilhak ve imha politikasının son bulması için uluslararası toplumu sorumluluk almaya davet ettiğini, geçen ay da Türkiye’nin yoğun çaba ve aktif katkısıyla İsrail ile Filistin arasında ateşkese varıldığını hatırlatan Güler, şu açıklamalarda bulundu:

“Özellikle belirtmeliyim ki Gazze’deki ateşkesin sürdürülmesi ve ilgili planın uygulanabilirliği sahada ve masada adil güvence mekanizmalarının etkinlik ve kararlılığı ile İsrail’in ateşkese eksiksiz riayet etmesine bağlıdır. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde Gazze Barış Kurulu’nun kurulması ve Uluslararası İstikrar Gücünün görev yapmasına dair tasarının kabul edilmesini önemli buluyoruz. Türkiye olarak tarihi misyonumuz çerçevesinde ihtiyaç duyulabilecek her konuda üzerimize düşen sorumluluklara hazır olduğumuzu vurguluyoruz…”

“25 Kasım Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Son” temasıyla Lefkoşa’da yürüyüş düzenlendi

Inner Wheel 222. Bölge Kuzey Kıbrıs, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla dün Lefkoşa’da yürüyüş düzenledi.

Kulüpten verilen bilgiye göre, 222. Bölge Kuzey Kıbrıs’ın çağrısıyla 12 Inner Wheel kulübü, çeşitli sivil toplum örgütleri, şirket temsilcileri, üniversite öğrencileri, vatandaşlar ile Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un katılımıyla gerçekleşen yürüyüş, Kuğulu Park’tan başlayarak Büyük Han’da tamamlandı.

“25 Kasım Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Son” temasıyla düzenlenen yürüyüşün ardından Inner Wheel 222. Bölge Kuzey Kıbrıs Başkanı Zehra Deniz Yüksel tarafından ortak açıklama okundu.

-“Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin hiçbir türü meşru görülemez”

Ortak açıklamada, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin hiçbir türünün meşru görülemeyeceği ifade edildi.

Şiddetin; fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, sözlü ve dijital her biçimiyle insan onurunu zedelediği, aileleri dağıttığı ve toplumun sağlıklı gelişimini engellediği ifade edilen açıklamada, Inner Wheel Kulülerinin şiddete karşı duruşunun “güvenli ve eşit bir yaşamı savunmak” olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletlerin “Dünyayı Turuncuya Boya” kampanyasına destek belirtilen açıklamada, turuncu rengin şiddetsiz, parlak ve umut dolu bir geleceği temsil ettiği kaydedildi.

Her kadın ve çocuğun güvenli, eşit ve onurlu bir yaşam hakkına sahip olduğu kaydedilen açıklamada, bu hakkın korunmasının tüm kurumların ve toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.

Açıklamada şiddetin tüm türleri reddedildi; mağdurlara destekleyici bir yaklaşımın önemine işaret edildi ve farkındalık, eğitim ve dayanışma yoluyla şiddetin önlenmesine katkı konacağı vurgulandı.

İş birliği içinde etkin müdahale ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapılan açıklamada, bu yılın teması olan “Öne Çıkalım, Örnek ve Öncü Olalım” doğrultusunda herkes mücadele ve dayanışmaya davet edildi.

Yaşar Güler’den Kıbrıs açıklaması

TC Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatlerini savunmaya devam ediyoruz. Şu bir gerçek ki Ada’da adil ve kalıcı çözüm için tek çıkar yol, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüdür” dedi.

AA’nın haberine göre Güler, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.

Mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerin korunması için de her türlü çabayı gösterdiklerini belirten Güler, Ege ve Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri milli çıkarlar doğrultusunda etkin şekilde yaptıklarını bildirdi.

KKTC, Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarı’nda 14 firmayla temsil ediliyor

Kıbrıs Türk Sanayi Odası ile Ekonomi ve Enerji Bakanlığı organizasyonuyla, 14 firma “10. İİT Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarı”nda KKTC’yi temsil ediyor.

KTSO’dan verilen bilgiye göre, İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de kapılarını ziyaretçilere açan fuar, 29 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Başbakan Yardımcısı ve Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Tuğsad Tülbentçi, Sanayi Dairesi Müdürü Elmas Kavunoğlu, KTSO Genel Sekreteri Ercin Tekakpınar stantları ziyaret etti.

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat da heyeti ile birlikte stantları ziyaret etti, Bolat’a  Sanayi Odası Genel Sekreteri Erçin Tekakpınar anı hediyesi takdim etti.

Fuara katılan firmalar şöyle:

“Kalyoncu Dış Ticaret Şti. LTD., Avunduk Süt Ürünleri Ltd. (Meriç), Cypfruvex Ltd., Onan S.Ü Frozen Foods LTD., Akgöl Sütçülük Gıda & Paketleme San. Ltd., Atensa Kağıt San. Ltd., Bafra Gıda Ltd., Drink Works Trd., Erensu Kimya Kozmetik Ltd., Şadi Bey Trd. Ltd., Semra Ltd., Bmp Trd. Ltd., Koop Süt ve BRCN Food Industries Ltd.”

Papa 14. Leo, yarın Türkiye’ye gidecek

Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo, yarın Türkiye’ye gidecek.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Papa 14. Leo’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle 27-30 Kasım tarihlerinde Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.

Duran, yapılacak görüşmelerde, Türkiye-Vatikan ilişkilerinin yanı sıra Filistin başta olmak üzere güncel bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alınacağını belirtti.

İran’da hava kirliliği ve grip salgını nedeniyle eğitim uzaktan yapılıyor

İran’da hava kirliliği ve grip salgını (İnfluenza) nedeniyle 18 eyalette bugün, orta ve yüksek öğrenim kurumlarında eğitim uzaktan yapılıyor.

İran’dan yayın yapan Farhikhtegan haber sitesi, uzaktan eğitim kararı alınan illerin listesini açıkladı.

Başkent Tahran, El Borz, Kum, Batı ve Doğu Azerbaycan, Merkezi, Kazvin, Simnan ve İsfahan’da öğrenciler hava kirliliği nedeniyle uzaktan eğitim yaparken, Hemedan, Geylan, Yezd, Kirman, Sistan-Beluçistan, Güney ve Kuzey Horasan, Horasan-i Rezevi ve Zencan illerindeki öğrenciler de grip salgını nedeniyle okullarına gidemiyor.

İsviçre merkezli hava izleme şirketi IQAir’e göre, Tahran, dünyada hava kirliliği sıralamasında bugün, 225 mikrogram/metreküp ile Bağdat ve Delhi’nin ardından 3’üncü sırada yer alıyor.

Hava kalitesi endeksinde bir metreküp hava içindeki partikül maddeye (PM10) göre belirlenen değerler şöyle sıralanıyor:

0-50 arası “temiz hava” (yeşil), 51-100 “orta” (sarı), 101-150 “hassas” (turuncu), 151-200 “sağlıksız” (kırmızı), 201-300 “kötü” (mor), 301-500 “tehlikeli” (kahverengi).

WhatsApp mesajlarının konum bilgisi içerdiği iddia edildi

Siber güvenlik uzmanı Elorm Daniel, WhatsApp uygulaması üzerinden gönderilen mesajların kişi paylaşmadığı halde konum bilgilerini de içerdiğini öne sürdü.

Daniel, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, iPhone 12 Pro Max cihazı üzerinde yaptığı adli incelemeye dair detayları paylaştı.

WhatsApp üzerinden yaptığı bir yazışmayı inceleyen Daniel, verilerin metadatasının yazıştığı kişinin konumunu da gösterdiğini iddia etti.

Daniel, mesajı yollayan kişinin ya da kendisinin böyle bir veriyi talep etmediğini ancak telefonunun yine de bu bilgiyi otomatik olarak kayıt altına aldığını ileri sürdü.

Bu veriyi direkt olarak kendi telefonundan aldığını söyleyen Daniel, “Bu, WhatsApp’ta sohbet ederken konumunuz açık durumdaysa, başka bir kişinin cihazında adli görüntüleme işlemi gerçekleştirildiğinde konumunuzun bu cihazdan elde edilebileceği anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.

WhatsApp’ın topladığı verilerin “konum bilgisi içerme” ile sınırlı kalmadığını belirten Daniel, bir grubu kimin oluşturduğu, ne zaman oluşturduğu, kimlerin eklendiği ve çıktığı gibi tüm bilgilerin kişi gruptan çıksa bile uygulamadaki metadatada kaldığını öne sürdü.

Daniel, cihazda bu verilerin saklanmasının kişi hakkında yapılacak olası soruşturmalarda kullanılabileceği anlamına geldiğini söyledi.

Daniel ayrıca, telefonundaki her bir fotoğraf, video, kayıt ve ekran görüntüsünün dosya oluşturulduğunda bulunan yerin tam konumunu da içerdiğini vurgulayarak, “Telefon, her bir medya dosyası için otomatik olarak GPS koordinatlarını kaydediyor. Bu, soruşturmacıların fotoğraf çektiğiniz, video kaydettiğiniz, ekran görüntüsü aldığınız veya cihazda herhangi bir medya oluşturduğunuz anda tam olarak nerede olduğunuzu belirleyebilecekleri anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu seviyede bir metadatanın insan hareketleri ve davranışları ile zaman çizelgelerini inanılmaz bir doğrulukla takip edebildiğine değinen Daniel, cihazın URL adreslerini, kullanıcı adlarını, şifreleri ve cihaza yüklenen tüm uygulamaların kayıtlarını tuttuğunu savundu.

Daniel, WhatsApp mesajlarında olduğu gibi iPhone mesajlarında da yazıldığı ve gönderildiği anda göndericinin tam konumunun kaydedildiğini iddia ederek, “Her uygulama izler bırakıyor. Her mesaj metinden daha fazlasını taşıyor. Bu analiz işlemi, jailbreak yapılmasa bile soruşturmacıların konum, şifre, grup bilgileri, mesaj geçmişleri ve uygulama faaliyetlerine ulaşabileceğini kanıtlıyor.” görüşünü paylaştı.

AA muhabiri, WhatsApp’a söz konusu iddiaların doğruluğuna ilişkin yazılı sorular yöneltti.

WhatsApp konuyla ilgili verdiği yanıtta, “Aldığımız ve topladığımız bilgi türleri, hizmetlerimizi nasıl kullandığınıza bağlıdır. Hizmetlerimizi sunmak için belirli bilgilere ihtiyacımız var ve bu bilgiler olmadan size hizmetlerimizi sunamayız. Örneğin, hizmetlerimizi kullanmak için bir hesap oluşturmak üzere cep telefonu numaranızı vermeniz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Hizmetlerin kullanılması durumunda, ek bilgilerin toplanılmasını gerektiren isteğe bağlı özellikler olduğunu aktaran WhatsApp, “Bu tür bir bilgi toplama işlemi hakkında uygun şekilde bilgilendirilirsiniz. Bir özelliği kullanmak için gerekli bilgileri sağlamamayı tercih ederseniz, bu özelliği kullanamazsınız. Örneğin, cihazınızdan konum verilerinizi toplamamıza izin vermezseniz, konumunuzu kişilerinizle paylaşamazsınız.” dedi.

Öte yandan WhatsApp, izinsiz konum bilgisi topladığına dair iddialara cevap vermedi.

Gümüşhane Üniversitesi’nde bir idari personel mesai arkadaşını silahla rehin aldı

Gümüşhane Üniversitesi’nde bir idari personel, mesai arkadaşını silahla rehin aldı, olay yerine özel harekat polisleri sevk edildi.

Üniversitenin Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde görevli idari personel H.T, henüz belirlenemeyen nedenle D.B. adlı kadın personeli silahla rehin aldı.

İhbar üzerine olay yerine özel harekat polisleri sevk edildi.

Öğrencilerin ve personelin tahliye edilmesinin ardından binaya giren güvenlik güçleri, H.T’yi eyleminden vazgeçip teslim olması için ikna etmeye çalışıyor.

“Gerekli idari ve hukuki süreçler ivedilikle başlatıldı”

Gümüşhane Üniversitesi Rektörlüğünden yapılan yazılı açıklamada, bugün yaşanan ve herkesi derinden üzen bir hadise sonucunda, bir memur personelin başka bir personeli rehin aldığı bilgisinin kamuoyuyla paylaşılmasının zorunlu hale geldiği belirtildi.

Olayın meydana gelmesinin ardından üniversitenin güvenlik birimleri ve emniyet güçlerinin olaya hızlı şekilde müdahale ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Olay kontrol altına alındı. Olayda ölen ya da yaralanan bulunmuyor. Üniversitemize giriş ve çıkışlar, güvenlik nedeniyle kontrollü şekilde sağlanıyor. Üniversitemiz, gerek öğrencilerimizin gerek akademik ve idari personelimizin güvenliği için tüm tedbirleri kararlılıkla uygulamaya devam ediyor. Bu tür üzücü olayların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve hukuki süreçler ivedilikle başlatıldı. Gümüşhane Üniversitesi olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına süreci şeffaf bir biçimde takip ediyor, herkese ‘geçmiş olsun’ dileklerimizi iletiyoruz.”

En fazla yağış Beylerbeyi’nde kaydedildi

 KKTC’de bu sabah itibarıyla son 24 saatte en fazla yağmur metrekareye 69 kilogram ile Beylerbeyi’nde kaydedildi.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 24 saatlik sürede gerçekleşen yağışların yörelere göre dağılımı şöyle:

“Beylerbeyi 69, Mağusa 40, Beyarmudu 37, Selvilitepe 24, Akdoğan, Boğaz 23, Kozanköy, Kalkanlı 19, Çayırova 18, Karaoğlanoğlu, Çayönü 17 kg.”

Diğer yörelerde ise 16 kilogramın altında yağış kaydedildi.

İstatistik Kurumu tarafından “Adres Güncelleme” alan çalışması başlatılıyor

İstatistik Kurumu, “2026-2027 Hanehalkı Bütçe Anketi” çalışmaları kapsamında “Adres Güncelleme” alan çalışması yapıyor.

İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler tarafından yapılan açıklamada, “2026-2027 Hanehalkı Bütçe Anketi” çalışmalarında yer alacak örnek hanelerin belirlenmesi amacıyla, “Adres Güncelleme” alan çalışması gerçekleştirileceği belirtildi.

Çalışmaların 1 Aralık 2025 – 27 Şubat 2026 tarihleri arasında yapılacağı kaydedilen açıklamada, “KKTC genelindeki tüm ilçe, belediye ve köy sınırları içerisinde tespit edilen hane, bina ve yapıların adres bilgileri ‘Adres Güncelleme’ alan çalışmasıyla elde edilecektir.” denildi.

KKTC’de resmi istatistiklerin üreticisi ve koordinatörü olan İstatistik Kurumu’nun, 32/2019 sayılı yasasına dayanarak, veriler derlediği ve ürettiği istatistikleri güncel olarak kullanıcılara sunduğu ifade edilen açıklamada, derlenen bilgilerin aynı yasa kapmasında tamamen gizli olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Adres Güncelleme” çalışmalarının, İstatistik Kurumu tarafından görevlendirilmiş olan yaklaşık 70 Anketör tarafından tabletlerle gerçekleştirileceği ve anketörlerin, isimleri ile görev bölgelerinin yazılı olduğu mühürlü ve QR kodlu yaka kartları taşıyacağı kaydedildi.

“Vatandaşlarımız, anketörün yaka kartındaki QR kodunu telefonlarıyla okutarak anketörün gerçekten kurumumuzun görevlisi olup olmadığını kolayca kontrol edebilecektir.” denilen açıklamada, halka çağrı yapılarak, görevli anketörlere yardımcı olmaları ve kendilerine yöneltilen sorulara doğru yanıtlar vererek çalışmanın başarı ile sonuçlandırılmasına katkı koymaları istendi.

-2026-2027 Hanehalkı Bütçe Anketi

“2026-2027 Hanehalkı Bütçe Anketi” ile ülkedeki hane halklarının tüketim kalıplarında ve harcama alışkanlıklarında zaman içinde meydana gelen değişikliklerin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilen açıklamada, böylece TÜFE hesaplamalarına temel teşkil eden tüketim yapısının güncellenebileceği kaydedildi.

Güncellemelerin, fiyat endekslerine yansıtılması sonucunda, hane halklarının gelir düzeyleri ile güncel sosyo-ekonomik karakteristiklerinin saptanmasının da amaçlandığı belirtilen açıklamada, bir yıl sürecek ve iki aşamalı tabakalı sistematik örnekleme yöntemi kullanılacak olan alan çalışmalarının, 2026 yılı içerisinde başlatılmasının planlandığı bilgisi verildi.

“Adres Güncelleme” çalışmalarıyla ilgili olarak, şikayet veya önerilerin (90) (392) 601 3000 numaralı telefona veya [email protected] e-mail adresine bildirilebileceği kaydedilen açıklamada, İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler’in, “Halka, koyacakları katkılardan dolayı teşekkür ederim.” ifadelerine yer verildi.

Maliye Bakanı Berova, Ekonomik Örgütleri kabul etti

Görüşmede, ülke ekonomisinin güncel durumu, enflasyon baskıları ve kamu harcamalarının şeffaflığı ele alındı.

Ayrıca vergi adaleti, verginin tabana yayılması ve kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması konuları görüşüldü.

Heyet; enflasyon muhasebesi, stok affı, temettü dağıtımında yaşanan sorunlar ile sabit kıymetlerin güncellenmesi konularını gündeme getirerek bu alanlardaki taleplerini iletti.

Ayrıca, e-fatura sistemine geçişin son durumu ile akıllı yazar kasa kullanma zorunluluğunun yasa gereği 1 Ocak 2026 sonunda hayata geçirilmesi ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, kamu mali bilişim sisteminde kaydedilen önemli gelişmeler sayesinde verginin ana unsuru olan beyan verme olgusunun denetlenebilirliğinin ciddi oranda arttığını vurguladı ve doğru beyan vermenin hem mükellefler hem de devlet açısından taşıdığı önemin altını çizdi.

Gündeme getirilen konular üzerinde yapılabileceklerin hayata geçirilebilmesi için teknik heyetlerin karşılıklı olarak kısa sürede bir araya gelmesi ve çalışmaların sonuca ulaştırılması kararlaştırıldı.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, iş birliği ve diyalog içinde çalışmanın önemine vurgu yaptı.

Bangladeş’in başkenti Dakka’da bir mahallede çıkan yangında 1500’e yakın ev yandı

Bangladeş’in başkenti Dakka’nın Korail Mahallesi’nde meydana gelen yangında, yaklaşık 1500 ev kül oldu.

Yerel basında yer alan haberlere göre, itfaiye yetkilileri yangına ilişkin açıklamada bulundu.

Yetkililer, Korail Mahallesi’nde beş saatlik çalışmanın ardından söndürülen yangında yaklaşık 1500 evin kullanılamaz hale geldiğini açıkladı.

Yangının çıktığı mahallede evlerin bitişik olmasından dolayı ulaşımın zor olduğunu vurgulayan yetkililer, bu sebeple ekipler geldiğinde, yangının çoktan ileri boyuta ulaştığını ifade etti.

Türkiye’nin ulaşım haritası 2025’te yeniden çizildi

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım haritasının, 2025’te yapılan yatırımlarla yeniden çizildiğini belirterek, “Vatandaşlarımızın kolay erişimini sağlamak için ulaştırma ağımızı daha da güçlendirdik.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım haritasının, 2025’te yapılan yatırımlarla yeniden çizildiğini belirterek, “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine vatandaşlarımızın daha kolay erişimini sağlamak için çalışmalarımıza devam ettik, ulaştırma ağımızı daha da güçlendirdik.” dedi.

Uraoğlu, AA muhabirine, Bakanlık olarak bu yılın 10 ayında hayata geçirdikleri projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin ulaşım haritasının, yapılan yatırımlarla 2025’te yeniden çizildiğini ve 5 sektörde bir çok projeyi hayata geçirdikleri bildiren Uraloğlu, kara, demir, hava, deniz yolları ve haberleşme alanlarında 44 projeyi, 189 milyar liralık yatırım tutarıyla tamamlayarak hizmete sunduklarını ve ülkeye kazandırdıklarını söyledi.

Uraloğlu, 10 Ocak 2025’te Aydın Denizli Otoyolu’nun açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, söz konusu projenin 163 kilometre uzunluğunda olduğunu ve 2,83 milyar dolar proje bedeliyle yapıldığını anlattı. Ocak ayında, kara yolunda bir çok projeyi hayata geçirdiklerini anımsatan Uraloğlu, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi’nin açılışını, 17 Ocak’ta yaptık. Projemiz 30 kilometre uzunluğunda ve tutarı ise 3,2 milyar lira oldu. Antalya (Korkuteli-Elmalı) Yolu’nu, 18 Ocak’ta halkımızın hizmetine sunduk. Bu projemizde, 48,7 kilometre ve 2,5 milyar lira bedelle hayata geçirildi. Malatya Çevre Yolu 2. Etabının da 24 Ocak’ta, 53,5 kilometre ve 2,5 milyar liralık bedelle, yapımını tamamladık. Elazığ-Harput İl Yolu’nu 13,6 kilometre olarak 1,3 milyar lira bedelle, 25 Ocak’ta kullanıma hazır hale getirdik. Pazarkule-Edirne-Tem Bağlantı Yolu’nun Ocak 2025’in son günü 7,6 kilometre ve 2,2 milyar lira bedelle, açılışını yaptık. Böylelikle ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine vatandaşlarımızın daha kolay erişimini sağlamak için çalışmalarımıza devam ettik, ulaştırma ağımızı daha da güçlendirdik.” diye konuştu.

“Türksat 6A 2,04 milyar lira proje bedeliyle hayata geçirildi”

Mart ayında kara ve demir yolu alanındaki projelere ağırlık verdiklerini, İlk Milli Banliyo Tren Seti’ni 275,3 milyon lira bedelle hayata geçirdiklerini ve 14 Mart’ta Gaziantep Büyükşehir Belediyesine teslim ettiklerini dile getiren Uraloğlu, öte yandan 23 Mart’ta da 9,6 kilometrelik Batman-Hasankeyf Yolu’nu 429,1 milyon lira bedelle tamamlayarak, açılışını gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Uraloğlu, yılın 4. ayında ise kara, hava ve haberleşme alanlarındaki projelerin açılışlarını yaptıklarına değinerek, “Antalya Havalimanı Yeni İç ve Dış Hat Terminal binalarını, 43,8 milyar lira proje bedeliyle 12 Nisan’da ilimize ve ülkemize kazandırdık. 21,2 kilometrelik Siirt-Kurtalan Yolu’nu, 19 Nisan’da 2,4 milyar lira bedelle hayata geçirdik. Haberleşme alanında ülkemizin önemli bir mihenk taşı olan Türksat 6A’yı da 21 Nisan’da 2,04 milyar lira proje bedeliyle ülkemizin ve dünyadaki 5 milyar insanın kullanımına sunduk.” ifadelerini kullandı.

Bolu Göynük Çevre Yolu’nu, 25 Mayıs’ta 1 milyar lira proje bedeliyle ve 6,7 kilometre olarak hizmete aldıklarını aktaran Uraloğlu, ayrıca E5000 Milli Elektrikli Lokomotifi’ni de 1,3 milyar liralık bedelle hayata geçirip 30 Mayıs’ta teslim ettiklerini vurguladı. Bu yıl sadece projeleri bitirip hizmete almadıklarını, ayrıca yeni projelerinde hayata geçirilmesi için çalıştıklarının altını çizen Uraloğlu, Kırıkkale (Delice)-Çorum Etabı’nın temelini 14 Haziran’da attıklarını, projeyi 120 kilometre olarak ve 85,8 milyar lira proje bedeliyle tamamlayıp, ülkenin ve vatandaşların hizmetine sunacaklarını belirtti.

“Yavru vatanda da ulaştırma yatırımları yapıldı”

Uraloğlu, Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın temelini 7 Temmuz’da attıklarını anımsatarak, 9,7 kilometrelik hattın 10,8 milyar lira proje bedeliyle yapılacağını bildirdi. Türkiye’nin ulaşım altyapısına yatırım yaparken bunun yanında yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de unutmadıklarını dile getiren Uraloğlu, “Lefkoşa Batı Çevre Yolu ve Girne Köprülü Kavşağı’nı da 20 Temmuz’da 4,5 kilometre olarak açtık. Oradaki vatandaşlarımıza da hizmetlerimizi ulaştırdık.” dedi.

Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini 25 Temmuz’da attıklarını, 122 kilometrelik otoyolun 2,4 milyar avro bedelle inşa edileceğini anlatan Uraloğlu, Antalya’ya kara yolunun yanında, deniz yolunda da yatırımlar yaptıklarını, bu kapsamda Antalya Demre Yat Limanı’nın, 25 Temmuz’da 1,4 milyar lira bedelle açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Uraloğlu, 4,4 kilometrelik Bursa Doğancı Tüneli’ni 26 Temmuz’da 10,5 milyar lira bedelle tamamlayıp açılışını gerçekleştirdiklerine değinerek, “Askeri Tank Taşıma Vagonu’nu, 15 Ağustos’ta 517,6 milyon lira bedelle teslimini yaptık. Proje bedeli 139,5 milyar lira olan 224 kilometrelik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın temelini, 22 Ağustos’ta attık. Yine ülkemizin sanayi şehirlerinden Kocaeli’de, Körfezray Metro Hattı’nın 6 Eylül’de temelini attık. Bu projemizin bedelini 106,6 milyar lira ve 28,5 kilometre olarak hayata geçirip, il halkının kullanımına sunmayı hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ülkenin doğusu batısı, kuzeyi güneyi demeden yatırımlara devam ettiklerine dikkati çeken Uraloğlu, Elazığ Hazardağlı Yeni Nesil Kavşağı’nın da bu yatırımlardan biri olduğunu, 5,5 kilometrelik 200 milyon lira bedelli projenin açılışını 12 Eylül’de yaptıklarını belirtti. Pertek-Tunceli, Çemişgezek-Hozat ve Pertek-Hozat Yolu’nun açılışını 13 Eylül’de yaptıklarını bildiren Uraloğlu, projenin 9,2 milyar lira bedelle ve 101,9 kilometre uzunluğunda yapıldığını söyledi. Amasya Aydınca Varyantı ve Şehir Ahmet Özsoy Tüneli’ni de 27 Eylül’de açarak vatandaşların hizmetine sunduklarına değinen Uraloğlu, 4,1 milyar lira bedelli projenin uzunluğunun 3,8 kilometre olduğunu aktardı.

Ahiliğin doğduğu Kırşehir’e 3,7 milyar liralık proje

Uraloğlu, Kırşehir’in Kaman ilçesi şehir geçişinin 4 Ekim’de 230 milyon lira bedelle ve 3,7 kilometre olarak açıldığını vurgulayarak, “Kırşehir ahilik geleneğinin doğduğu, ticaret ahlakı ve toplumsal dayanışmanın yüzyıllardır yaşatıldığı bir şehir. Şehrimizde ayrıca Kaman-Savcılı-Kırşehir İl Yolu’nun, 4 Ekim’de 2,6 milyar lira bedelle ve 70,5 kilometre olarak açılışını yaptık. Aynı tarihte Kaman Çevre Yolu BSK Yapımı ve Kaman Giriş Farklı Seviyeli Kavşağı’nı da hizmete aldık. Bu projemizi de 870 milyon lira ve 6,6 kilometre olarak hayata geçirdik. Böylelikle bu ilimize, 3 projemizle 3,7 milyar liralık yatırım yapmış olduk.” diye konuştu.

Bu yıl sadece projeler hayat geçirmediklerini, aynı zamanda projelerin finansal kapanışlarına yönelik çalışmalar da yürüttüklerine işaret eden Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nun finansal kapanışı 8 Ekim’de yaptıklarını ve 1,4 milyar avroluk projenin uzunluğunun 120 kilometre olduğunu kaydetti.

Uraloğlu, Rize Isırlık Yolu’nu, 10 Ekim’de vatandaşların hizmetine sunduklarını hatırlatarak, “Projemiz, 2,3 kilometre ve 600 milyon lira bedelle hayata geçirildi. Trabzon Şehir Hastanesi Kavşağı’nı 12 Ekim’de 40 milyon lira bedelle ve 0,9 kilometre olarak yaptık. Trabzon Beşikdüzü-İskenderli-Tonya İl Yolu’nu aynı tarihte, 2,7 milyar liralık bedelle 25,8 kilometre olarak açtık. Trabzon Üniversite, Yomra ve 100. Yıl Kavşakları’nı da 12 Ekim, 2,3 kilometre uzunluğunda ve 68 milyon lira proje bedeliyle hayata geçirdik. Trabzon Yenicuma-2 Kavşağı ile Boztepe Kavşağı arasındaki projemizi de 12 Ekim’de 4,5 milyar lira bedelle ve 1,7 kilometre bedelle açılışını gerçekleştirerek, hemşerilerimizin kullanımına sunduk.” ifadelerini kullandı.

“Devam eden projelerimizi bir bir hayata geçireceğiz”

Antalya Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli kavşaklarını da bu yıl 18 Ekim’de hayata geçirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, projeyi 1 milyar liralık bedelle 694 metre olarak yaptıklarını belirtti.

Uraloğlu, Antalya’nın farklı bölgelerine de yatırımlar yaparak ilin ulaşımına katkı vermeyi sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Antalya Elmalı-Avlanbeli Yolu’nu, 18 Ekim’de 1,9 milyar liralık bedelle 29 kilometre olarak tamamladık. Antalya Avlanbeli-Finik Kesimi’nin de aynı tarihte temelini attık. Bu projemizin bedeli 4,8 milyar lira ve 31 kilometre uzunluğunda olacak. Ayrıca Sivas Divriği Hava Kampüsü’nün açılışını, 31 Ekim’de yaptık. Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu’nu, 3,4 milyar liralık proje bedeliyle 92 kilometre uzunluğuyla 1 Kasım’da açtık. Gazipaşa Yat Limanı’nı 800,8 milyon lira proje bedeliyle, denizsever vatandaşlarımızın hizmetine 8 Kasım’da açtık. Melodili Yol Uygulamaları kapsamında, Trabzon-Maçka Melodili Yolu’nu hemşerilerimizin kullanımına sunduk. Ülkemize ve vatandaşlarımıza daha güvenli ve konforlu ulaşım hizmeti sunmak için durmaksızın çalışmalarımızı sürdüreceğiz, devam eden projelerimizi bir bir hayata geçirmeyi hedefliyoruz.”

Macron, Avrupa’yı yapay zeka alanına liderlik etmeye çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın teknolojik egemenliğini teyit etmesi ve “yapay zeka devriminde lider oyuncu olması için” gerekli araçlarla donatılması gerektiğini belirtti.

Paris’teki Grand Palais’de düzenlenen “AdoptAI” zirvesinin açılışında konuşan Macron, kıta genelinde ve Fransa’da bu teknolojinin büyük ölçüde ve hızla benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Macron, “Çok daha hızlı hareket etmeliyiz. Şu an doğru seçimler yaparsak Fransa, en büyük yapay zeka uluslarından biri olabilir.” dedi.

Bu alanda faaliyet gösteren Fransa merkezli Mistral AI, Doctolib, Alan gibi şirketlerden övgüyle bahseden Macron, bu şirketlerin, Fransız yapay zeka ekosistemini “olağanüstü şekilde canlı tuttuğunu” dile getirdi.

Macron, Dunkerque’te yapay zeka altyapısına hizmet edecek yeni saha kurulacağını duyurarak, “Avrupa’da, en iyi teknolojik güçlerle rekabet edebilecek altyapıya sahip olmalıyız.” diye konuştu.

Yapay zekanın 2030’a kadar ekonomi ve kamusal alanda büyük şirketlerce yapay zekanın etkin ve doğru şekilde kullanımını öngördüklerine işaret eden Macron, 2026’dan itibaren yaklaşık 50 bin kamu personelinin bu alanda eğitileceğini kaydetti.

Macron, teknolojik yatırımları, düzenlemelerin sadeleştirilmesini ve Avrupa pazarının, Çin ve ABD yapay zeka devlerine karşı korunmasını içeren Avrupa stratejisinin benimsenmesi çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı, Avrupa’nın teknolojik egemenliğini teyit etmesi ve “yapay zeka devriminde lider oyuncu olmak için” gerekli araçlarla donatılması gerektiğini kaydetti.

Memur-Sen 23 yaşında…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Memur Sendikası (Memur-Sen), 23’üncü kuruluş yıldönümünü kutluyor.  

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, yazılı açıklamasında, 26 Kasım 2002 tarihinde; kamu görevlilerinin haklarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla kurulan sendikanın, kurulduğu günden bu yana, üyelerinin ekonomik, sosyal ve mesleki haklarını savunma misyonunu sürdürdüğünü kaydetti.

Memur-Sen’in, uluslararası alanda da aktif bir rol üstlendiğini belirten Ötüken, şu ifadeleri kullandı:

“Bu doğrultuda, Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği üyesi olarak faaliyet göstermekte ve uluslararası sendikal dayanışmanın güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca, Türkiye’deki güçlü bir konfederasyon olan Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu üyesi olarak da ülkemizdeki kamu çalışanlarının sesini daha geniş platformlarda duyurmakta ve haklarının savunulmasında etkin rol oynamaktadır.”

Ötüken, kamuda örgütlü üçüncü büyük sendika olan Kıbrıs Türk Memur Sendikası’nın, 23’üncü kuruluş yılında en büyük mücadelesini; yürürlüğe girdiği günden beri çalışanlar arasında huzursuzluğa yol açan, aynı işi yapan insanların maaş, ücret ve özlük hakları arasında farklılıklar yaratan ve halk arasında ‘göç yasası’ olarak bilinen 47/2010 sayılı yasanın kaldırılarak, kamu reformunun gerçekleştirilmesi için vereceğini kaydetti.

Bunun dışında geçici işçiler ve geçici memurların, iş güvencesinden ve kamu görevlilerinin sahip olması gereken özlük haklarından yoksun olarak çalıştığını, sağlık çalışanlarının uzun çalışma saatleri ve maruz kaldıkları şiddet olayları nedeniyle zor günler geçirdiğine işaret eden Ötüken, şunları kaydetti:

“Asgari ücretli açlık sınırında bir hayat yaşarken kamuya ilk atanan memur aldığı maaşla yuva kuramamaktadır. Tüm bunların yanında profesyonel sendikacılık adı altında kamuda yetkili sendikalara verilen imtiyazlar; İLO normlarına göre olması gereken örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkını ortadan kaldırmakta çalışma hayatında çok seslilik ve fırsat eşitliği yerine tekelleşen bir yapı oluşturmaktadır. Aday kamu görevlileri daha işe başlamadan sağlık raporu almak için gittikleri hastahanede ellerine tutuşturulan üyelik formlarıyla yetkili sendikalara üye yapılmakta kamu hizmeti komisyonunun ilk atama yeri münhalleri kamuda yetkili sendikaların gelir kapısı haline getirilmektedir. Tüm bunlar ışığında çalışma hayatı hem çalışanlar hem de kamuda yetkili olmayan sendikalar için eşitlikten ve adaletten uzak bir yapıya sahiptir. İşte Kıbrıs Türk Memur sendikası bu yapıyı ortadan kaldırmak için yeni dönemde de mücadelesini sürdürecek ve toplumsal olaylarda asla sessiz kalmayacaktır.”

Ötüken, bu duygu ve düşüncelerle sendikanın 23’üncü kuruluş yıldönümünü kutlayarak, 2026 yılında çalışma hayatında adalet ve huzuru sağlamak için mücadele verecek ve her koşulda üyelerinin yanında olacaklarını kaydetti.

Türkiye’de Savunma sanayisindeki başarı sağlık teknolojilerine ilham oluyor

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, “Savunma sanayisindeki başarının sırrı, mühendislerin cephede askerle omuz omuza çalışması. Aynı modelin sağlık alanına da taşınması gerekiyor.” dedi.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, “Savunma sanayisindeki başarının sırrı, mühendislerin cephede askerle omuz omuza çalışması. Aynı modelin sağlık alanına da taşınması gerekiyor. Teknolojileri geliştirenlerin ameliyathanenin içinde, klinikte direkt doktorlarla, tıp çalışanlarıyla, sağlık çalışanlarıyla birlikte yaşaması gerekiyor. Ancak o zaman tıbbın mühendislikle birleşmesi mümkün olur.” dedi.

Bayraktar, 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda “Sağlıkta Tam Bağımsızlık: Milli Teknoloji Hamlesi’nin Yeni Rotası” başlıklı panelde konuştu.

Can Sağlığı Vakfının faaliyetlerine değinen Bayraktar, salgın dönemindeki yerli solunum cihazı seferberliğine atıfta bulunarak, yapay zeka çağında Türkiye’nin sağlıkta izlemesi gereken yol haritasını anlattı.

Salgın sürecinin, küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığını ve gelişmiş ülkelerin dahi basit bir solunum cihazını üretemez hale geldiğini gösterdiğini belirten Bayraktar, medeniyetin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” düsturuyla hareket ettiklerini vurguladı.

Bu süreçte yerli şirketlerle kısa sürede solunum cihazını seri üretime hazır hale getirdiklerini anlatan Bayraktar, Türkiye’nin yanı sıra bunun 30’dan fazla ülkeye ihraç veya hibe edildiğini kaydetti.

Bayraktar, “Bu süreç, doğru sinerji ve motivasyonla, mühendislerimiz ve sağlıkçılarımız bir araya geldiğinde neleri başarabileceğimizin en somut kanıtı oldu.” ifadesini kullandı.

 

“e-Nabız verileri devasa bir hazine”

Türkiye’nin yapay zeka çağındaki en büyük gücünün elindeki sağlık verileri olduğunu dile getiren Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye olarak elimizde işlenmemiş devasa bir hazine, yerin altında bekleyen bir maden cevheri var, e-Nabız verileri. Milyonlarca insanın yıllardır toplanan medikal verisi elimizde. Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir veri setidir. Ancak bu veri ham haldeyken yeterince fayda sağlamaz.”

Bayraktar, bu verinin, kişisel verilerin mahremiyetine ve mevzuata tam uyum sağlayacak şekilde işlenmesi, anonimleştirilerek araştırmacıların ve geliştiricilerin kullanımına sunulması gerektiğini söyledi. Selçuk Bayraktar, bunun üniversiteler ve hastaneler bünyesinde kurulacak “Sağlık Teknoparkları” aracılığıyla gerçekleştirilebileceğini belirtti.

Savunma sanayisindeki başarının sırrının, mühendislerin cephede askerle omuz omuza çalışması olduğuna işaret eden Bayraktar, aynı modelin sağlık alanına da taşınması gerektiğine dikkati çekti.

Bayraktar, “Bu teknolojileri geliştirenlerin direkt doktorlarla, tıp çalışanlarıyla, sağlık çalışanlarıyla birlikte yaşaması gerekiyor ameliyathanenin içinde, klinikte. Ancak o zaman tıbbın mühendislikle birleşmesi mümkün olur.” dedi.

Nüfusun yaşlanmasıyla sağlık sistemine binen yükün arttığını ve yılda 1,5 milyar hekim ziyareti gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, hekimlerin hastalarına yeterli vakti ayırabilmesi için çözümün yapay zekada olduğunu ifade etti.

Hizmet kalitesinin düşmemesi için yapay zeka destekli asistanlara, karar destek sistemlerine ihtiyaç olduğunu anlatan Bayraktar, gençlere çağrı yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapay zekayla sağlık alanında, tıp alanında kişiselleştirilmiş ilaçlardan, yapay zeka asistanlarına imkanlar var. Doktorların yanında not alacak bir asistan olsa çok faydalı olur. Onun yanında karar destek sistemlerine, genetik araştırmalardan hedefli ilaçlar geliştirmelerine, molekül sentezine… Bu gibi işlerde bilgisayar çok güçlü. Aynen satranç oyununda olduğu gibi kuralları belli olan, algoritmaya indirgenebilen ve tekrar tekrar denenmesi gereken şeylerde, özellikle yapay zeka algoritmaları da bir patern arama algoritması olarak düşünüldüğünde çok güçlüler.”

“Biyomedikal alanında, daha çok yapay zekayı kullanarak çalışmalar yapmamız lazım”

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, panelde katılımcıların sorularını da yanıtladı.

Sağlıkta fırsat alanlarının sorulması üzerine Bayraktar, Türkiye’nin dünya çapında iyi doktorlara sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“e-Nabız sistemi çok ileri bir sistem. Yıllar önce ABD bu alanda çok daha gerideydi. Herhangi bir merkezi veri depolama kabiliyeti yok, mümkün de değil, vatandaşı da güvenmiyor. Bizim bu veri elimizde ve bunu kıymetlendirmemiz gerekiyor. Yapay zekadan yardım alarak, çok büyük bir yatırım yapmadan bunu yapabiliriz. Büyük bir altyapısı var, yetişmiş insan da var. Bizim yapmamız gereken bunları bir araya getirmek. Akademisyenler ve sağlık çalışanlarını bir arada çalıştıracak bir alan kurmamız lazım. Biyomedikal alanında daha çok yapay zekayı ve bilgisayarı kullanarak çalışmalar yapmamız lazım.”

Sağlık verilerinin güvenliği sağlanarak, dünya çapında en ileri araştırma kurumları ve üniversitelerle birlikte çalışılabileceğini vurgulayan Bayraktar, Can Sağlığı Vakfı olarak MIT Üniversitesindeki bir grup araştırmacıyla, yapay zeka teknolojilerini kullanarak akciğer kanserini önceden tespit etmeye yönelik yazılım geliştirmek için işbirliği yaptıklarını belirtti.

Yapılan işin her zaman ticari bir şeye dönüşmesinin gerekmediğini belirten Bayraktar, “Bazen prestiji de yeterli olur. Böyle nitelikli ve ilk kez keşfedilen bir şey niteliğinde çalışmalar da yapılabilir. Örneğin DNA yapısındaki genlerin açıklamaları veya ilaç alanında çalışmalar olabilir.” diye konuştu.

Erdoğan, Ukrayna konusunda Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna konusunda Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’nin çevrim içi toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevrim içi katıldığı toplantıya ilişkin NSosyal hesabından açıklamada bulundu.

Toplantıda, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndaki son durum, savaşın sona erdirilmesine ilişkin atılan adımlar ve barış çabalarının ele alındığını bildiren Duran, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı’mız toplantıda, Türkiye’nin adil ve kalıcı barışın bir an önce sağlanması için tarafların doğrudan temaslarını kolaylaştıracak diplomatik gayretlerine devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı’mız, taraflar arasındaki doğrudan müzakerelerin İstanbul’da yapılabileceğini, Türkiye’nin bunun için Ukrayna ve Rusya taraflarıyla temas halinde olduğunu ifade etti.

 

 

Toplantıda, Türkiye olarak enerji ve liman altyapılarını kapsayan bir ateşkesin taraflar arasında kapsamlı barış anlaşmasının müzakeresi açısından elverişli koşulları sağlayacak bir düzenleme olabileceği görüşü ifade edilmiştir. 35 ülkenin temsilcilerinin yer aldığı toplantıda katılımcılar, kalıcı barış için yapılması gerekenler konusunda görüş alışverişinde bulundu.”

Toplantıda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında hazır bulundu.

BM bir sonraki Genel Sekreterini seçmek için resmen süreci başlattı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi, bir sonraki BM Genel Sekreterinin seçilme sürecini resmen başlatarak, BM’ye üye ülkelere adaylarını sunmaları konusunda ortak bir mektup gönderdi.

BM Genel Kurul Başkanı Annalena Baerbock, söz konusu mektup hakkında yazılı açıklama yaptı.

Baerbock, BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Sierra Leone’nin BM Daimi Temsilcisi Michael Imran Kanu ile bir sonraki Genel Sekreterin seçilmesi ve atanması sürecini resmen başlatan ortak mektubu imzalayarak üye ülkelere gönderdiklerini belirtti.

Bir sonraki Genel Sekreterin seçiminin, çatışmalar, iklim krizi ve artan insani ihtiyaçlar nedeniyle BM için kritik bir döneme denk geldiğini ifade eden Baerbock, dünyanın BM’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu, çünkü BM’nin dünyadaki tüm ülkeleri bir araya getirebilen tek kuruluş olmaya devam ettiğini vurguladı.

Baerbock, üye devletlere BM Genel Sekreterliği görevi için adaylarını sunma çağrısında bulundu.

Ortak mektupta, “Genel Sekreterlik görevinde hiçbir kadının bulunmamasını üzüntüyle karşılıyor ve üst düzey karar alma pozisyonlarına erişimde kadın ve erkeklerin eşit fırsatlara sahip olmasının gerekliliğine inanıyoruz.” ifadeleri yer aldı.

Her üye devletin tek başına veya diğer üye devletlerle birlikte grup olarak yalnızca bir aday gösterebileceği belirtilen mektupta, BM Güvenlik Konseyinin adayları Temmuz 2026 sonuna kadar değerlendirerek seçeceği ve nihai oylama için BM Genel Kurulu’na göndereceği kaydedildi.

BM Genel Sekreter adaylarının, BM Güvenlik Konseyi’ndeki 5 daimi üye tarafından veto edilmemesi gerekiyor.

BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan gizli oylamada en az 9 oy alarak onaylanan adayların kazanması için BM Genel Kurulu’ndaki seçimde de en az 97 oy toplaması gerekiyor.

1 Ocak 2017’den bu yana iki dönemdir görev yapan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in süresi, 31 Aralık 2026’da sona eriyor.

Venezuela’da binlerce kişi ABD’ye tepki için yürüdü

Venezuela’da binlerce kişi, ABD’nin ülkeye yönelik tehditlerini protesto etmek ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya destek vermek için sokaklara çıktı.

Başkent Caracas’ta düzenlenen “Kurtarıcı Simon Bolivar’ın Bayrak ve Kılıç Yürüyüşü”ne katılan kalabalık, taşıdıkları dev Venezuela bayraklarıyla ABD’nin Karayipler’deki askeri konuşlanmasına tepki gösterdi.

Göstericiler, ABD’nin bu yığınağını “tehdit ve saldırı” olarak nitelendirirken, Maduro’nun fotoğraflarını taşıyarak devlet başkanına destek sloganları attı.

Yürüyüşe polisler, askerler, milis güçleri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Kalabalık, ABD’nin olası müdahale girişimine karşı birlik mesajı verdi.

Göstericilerle yürüyen İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, konuşmasında halkın her geçen gün daha da kenetlendiğini ve özgür yaşam iradesini kararlılıkla koruduğunu belirtti.

Cabello, ülkeyi tüm güçleriyle savunacaklarını vurgulayarak, “Son zamanlarda emperyalizmin tehditleri ve dünyayı yönettiklerini sananların saldırıları arttı. Niyetleri Venezuela’nın doğal kaynaklarını ele geçirmek.” ifadesini kullandı.

ABD, Maduro ve üst düzey Venezuelalı yetkililerin yönettiğini iddia ettiği Cartel de los Soles suç örgütünü Yabancı Terörist Örgütler (FTÖ) listesine almıştı.

Venezuela, ABD’nin bu adımını, ülkeye müdahale etmek için bahane oluşturma girişimi olarak nitelendirmişti.

ABD’nin, “uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele” gerekçesiyle gönderdiği dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford ve saldırı grubunun, Latin Amerika bölgesine ulaştığı belirtilmişti.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro da buna karşılık ülkede 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini ve herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduklarını açıklamıştı.

Başbakan Üstel duyurdu: Hane Halkı Harcamaları yeniden belirleniyor

Başbakan Ünal Üstel, ülkede (Tüketici Fiyat Endeksi) TÜFE oranlarının günümüz koşullarını yansıtabilmesi amacıyla, İstatistik Kurumu tarafından TÜFE hesaplamalarında kullanılan mal ve hizmet sepeti ile ağırlıklarının güncellenmesi yönünde uzun yıllardır ihtiyaç duyulan çalışmanın başlatıldığını açıkladı.

Başbakan Üstel, 2014–2015’ten bu yana güncellenmeyen (Tüketici Fiyat Endeksi) TÜFE sepetinin, toplumun değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu çalışma, ekonomik göstergelerimizin doğruluğu ve maaşlara yansıyacak TÜFE oranlarının güncel verilere dayanması açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.

Bu çerçevede İstatistik Kurumu, ülke genelindeki tüm binaları kapsayan bir adres güncelleme süreci başlatacaktır. Yaklaşık 70 kişilik bir ekip, her binayı ziyaret ederek adres bilgilerini güncelleyecek ve hanelere 15 soruluk kısa bir bilgi formu doldurtacaktır.

Yaklaşık 2,5 ay sürecek bu çalışma sonucunda, hane halkı bütçe anketinde kullanılacak örnek hanelerin bilimsel kriterlerle belirlenmesi için gerekli altyapı oluşturulacaktır.

Adres güncellemelerinin tamamlanmasının ardından, 1 Nisan 2026 tarihinde bir yıl sürecek Hane halkı Bütçe Anketi başlayacaktır. Bir yıl sürecek bu ankette, her ay ortalama 570 farklı örnek hane düzenli aralıklarla ziyaret edilerek günlük harcamaları kaydedilecektir.

Başbakan Üstel, bu konudaki çalışmanın ülkemizde yapılan en kapsamlı çalışma olduğunu vurgulayarak, “Hanelerin günümüz koşullarına uygun harcamalarını doğrudan takip ederek daha sağlıklı TÜFE hesaplanacaktır” ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili ihale sürecinin tamamlandığını ve çalışmanın başladığını belirten Başbakan Üstel, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, “Ekiplerimiz haneleri ziyaret ettiği dönemde halkımızın vereceği destek son derece değerlidir. Bu çalışma, hem kamu çalışanlarımızın hem özel sektör emekçilerimizin hem de tüm vatandaşlarımızın ekonomik hayatını doğrudan etkileyecek doğru veri üretimi için yürütülmektedir” dedi.

Hava parçalı bulutlu

Meteoroloji Dairesi’nin 1 Aralık Pazartesi gününe kadar olan hava tahmin raporuna göre, bölge genellikle Alçak Basınç Sistemi ile serin ve nemli, periyodun ilk gününde ise üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Parçalı bulutlu hava etkili olacak.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde 23-26 derece, sahillerde ise 19-22 derece dolaylarında olurken, rüzgar ise genellikle Kuzey ve Doğu’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli esecek.

Savaşan: Her türlü şiddete karşı birlikte hareket etmek zorundayız!

UBP Genel Sekreteri Dr. Ahmet Savaşan, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında önemli mesajlar verdi.

Dr. Savaşan, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin hiçbir biçimde kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte dijital şiddetin de kadınların güvenliğini, özgürlüğünü ve toplumsal katılımını tehdit eden yeni bir alan olarak öne çıktığını belirtti.

2025 yılı teması olan “Tüm Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Dijital Şiddeti Sonlandırmak İçin Birleşin! – Çevrim İçi Şiddete Hiçbir Bahane Yok” ifadesinin herkese güçlü bir çağrı niteliği taşıdığını kaydeden Savaşan, çevrim içi tacizden nefret söylemine, siber zorbalıktan rızasız görüntü paylaşımına kadar dijital mecralarda üretilen tüm şiddet türleriyle ortak mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kadınların dijital ve fiziksel tüm alanlarda güvenli yaşama hakkının korunmasının; güçlü yasal düzenlemeler, bilinçlendirme çalışmaları, toplumsal duyarlılık ve ortak mücadele ile mümkün olduğunu ifade eden Savaşan, kadınların onurlu, eşit ve şiddetten uzak bir yaşam sürmesi için atılan her adımın yanında olduklarını vurguladı.

Dr. Ahmet Savaşan, mesajını “Şiddetin değil, eşitliğin ve dayanışmanın hâkim olması için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Çelik: Rum Yönetimi’nin girdiği yol, yüzlerce kilometre hızla duvara çarpma yoludur

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, Kıbrıs konusuna da değindi. Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerine dikkati çeken Çelik, Rum tarafının silahlanma süreçlerinin müzakere söylemlerini de yok ettiğini belirtti. Ege’de Akdeniz’de çatışma istemediklerini söyleyen Çelik, “Herhangi bir şekilde sorunların masa dışında ele alınmasını istemiyoruz” diye konuştu. Ömer Çelik, “Dolayısıyla Rum tarafı kendisini AB üyeliğinin verdiği şımarıklıkla giderek daha marjinal noktalara doğru sürüklüyorlar. Yapacakları en yanlış iş bu silahlanma yarışına girmektir. İki bundan daha yanlış iş bu silahlanma yarışına İsrail’in desteğinin verilmesidir. Herhangi birinin bu Siyonist hükümetle yan yana gelmesi hem insanlığa hakarettir hem kendi milletine hakarettir. Dolayısıyla Rum yönetiminin silahlanma meselesinde girdiği yol, yüzlerce kilometre hızla duvara çarpma yoludur” dedi.

Her zaman müzakere ve diplomasi ile sorunları çözmeden yana olduklarını belirten Çelik, “Bu şekilde silahlanma yarışına girenler sadece kendi kendilerine zarar verecek bir süreci devam ettirmiş olurlar” şeklinde konuştu.

OĞUZ: ARTIK VATANDAŞLIK ÜZERİNDEN POPÜLİZM YAPILMAMALI

İçişleri Bakanlığı’nın 19 milyar 965 milyon 957 bin TL’lik bütçesi Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz konuşmasında, ülkede artık vatandaşlık üzerinden popülizm yapılmaması gerektiğini ifade etti. Nüfus politikasının doğru olduğunu ancak vatandaşlık üzerinden seçimde avantaj sağlama söylemlerinin sona ermesi gerektiğini belirten Oğuz, yasa güncellenmesi konusunda hemfikir olduğunu dile getirdi.

Yabancılara mal satışıyla ilgili çok mesai harcandığını ifade eden Oğuz, “Bir tarafımız ekonomik yönden, bir tarafımız siyasi yönden bakıyor.” dedi. Sektörün ülke ekonomisine katkı sağladığını ifade eden Oğuz, ambargolara rağmen Avrupa’nın hemen hemen her ülkesinden insanın ülkede mülk aldığını dile getirdi. Bakan Oğuz, KKTC’ye gelen insanlarla ilgili devletin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Yabancılara mal satışıyla ilgili yasa geçtikten sonra 21 Mayıs 2024’ten bugüne kadar, birden fazla mülk alıp müracaat eden kişi sayısının 1827 olduğunu ifade eden Oğuz, 3 bin 727 TC vatandaşı, 9 bin 747 üçüncü ülke vatandaşı olmak üzere toplam 13 bin 474 kişinin ise taşınmaz mal alma başvurusunda bulunduğunu söyledi.

“Tapu konusunda amacımız şeffaflık.” diyen Oğuz, çağdaş, modern tapu sistemini devreye alacaklarını kaydetti, bu konudaki çalışmaları aktardı. İskele’ye yeni bir tapu binası yapıldığını hatırlatan Oğuz, Gazimağusa ve Lefkoşa için ise bina projeleri çizdiklerini kaydetti, “Teknik olarak çalışıyoruz.” dedi. Ocak ayında tapuda kadrolu hukukçu olacağını ifade eden Bakan Oğuz, yeni teşkilat şemasının geçtiğine dikkat çekti.

Şartlı tahliyeyle ilgili 2025 yılı içerisinde 648 başvuru, 287 kabul, 360 ret olduğunu dile getiren Oğuz, MAKS projesinde belediyelerin binaları sisteme girişiyle ilgili rakamları da paylaştı.

2025 yılında dağıtılan kırsal kesim hak sahipliği belgesinin 34 yerleşim yerinde 4 bin 402 olduğunu ifade eden Oğuz, 138 tane ise parsel dağıtıldığını söyledi.

Komitede yarın Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.

Üstel: Kamu personeline yönelik devamsızlık ve mesai denetimleri sıklaştırılıyor

Başbakan Ünal Üstel, Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu ile Kamu Yönetimi ve İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından başlatılacak etkin denetimlerle ilgili açıklama yaptı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Son dönemde bazı kurumlarımızda mesaiye geç gelme, görev yerinden izinsiz ayrılma, mesai saatlerine uymama, mazeretsiz devamsızlık ve izin-rapor usullerine aykırı davranma gibi sorunların arttığını tespit etmiş bulunuyoruz.

Vatandaşlarımızdan gelen şikayetleri dikkate alarak, kamu hizmetlerinde verimliliği artırmak ve halkımıza kesintisiz hizmet sunmak amacıyla harekete geçtik.

Bugün yayımladığımız genelge ile Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu ile Kamu Yönetimi ve İnsan Kaynakları Başkanlığı tüm kurumlarda etkin denetimlere başlıyor.

Kamu personelinin mevzuata uygun hareket etmesi ve mesai kurallarına tam uyumu bundan böyle çok daha sıkı şekilde denetlenecektir.

Denetimlerde; personelin görev yerinde bulunup bulunmadığı, mesaiye zamanında başlayıp başlamadığı ve ek mesai dönemlerinde fiilen görev yapıp yapmadığı titizlikle kontrol edilecek ve usulsüzlük tespit edilmesi halinde kim olduğuna bakılmaksızın işlemler hemen başlatılacaktır.

Devletimiz çalışanlarına karşı tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmektedir. Aynı hassasiyeti tüm kamu görevlilerinden de bekliyoruz. Kamu görevlilerimizin vatandaşlarımıza saygı ve özenle hizmet vermesi bizim için esastır

Bu vesileyle tüm vatandaşlarımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Başbakan Üstel: Suç ve suçluyla mücadele kararlılıkla sürüyor

Başbakan Ünal Üstel, “Halkımızın huzurunu ve güvenliğini tehdit eden hiçbir girişime asla müsamaha göstermeyeceğiz” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, son günlerde ülke genelinde yürütülen huzur operasyonlarıyla ilgili açıklamada bulundu.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Son günlerde yürütülen huzur operasyonları ve dün yaşanan kundaklama olayının ardından, polisimizin failleri kısa sürede yakalaması büyük bir kararlılığın göstergesidir. Bu başarılı çalışmaları nedeniyle polisimize ve tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum.

Halkımızın huzurunu ve güvenliğini tehdit eden hiçbir girişime asla müsamaha göstermeyeceğiz. Devletimizin tüm güvenlik birimleri, her gün ve her saat sahadadır; suç ve suçluyla mücadele kararlılıkla sürmektedir.

Vatandaşlarımız müsterih olsun; huzuru bozmaya çalışan herkes karşısında devletimizin gücünü bulacaktır. Güvenlik güçlerimize bir kez daha teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum.”