OĞUZHAN HASİPOĞLU: “HRİSTODULUDİS’İN UZLAŞMAZLIKLARINA TAHAMMÜL EDİLMEMELİ”



Anadolu Birleştirici ve Sanayici İş Dünyası Derneği (ASİAD) tarafından organize edilen “Türk Dünyası Başarı ve Onur Ödülleri” töreni, 29 Kasım 2025 tarihinde İstanbul Bostancı Dedeman Hotel’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Türkiye ve çeşitli Türk devletlerinden seçkin iş insanları, siyasetçiler, akademisyenler, kültür ve sanat temsilcilerinin buluştuğu gece, Türk dünyasında ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda başarı gösteren kişi ve kurumları onurlandırdı.
Törene KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da katıldı. Bakan Çavuş, gece kapsamında “KKTC – Türk Dünyası Onur Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, ASİAD Genel Başkanı Yücel Yalçınkaya tarafından takdim edildi.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş yaptığı konuşmada, Türk devletleri arasındaki ortak çalışmaların önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Türk dünyasının ortak hedeflerle ilerlemesi, üretimde dayanışmanın artması ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi hepimizin ortak sorumluluğudur. KKTC olarak her platformda bu iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğiz. Tarım ve doğal kaynaklar alanında atacağımız her adım, hem ülkemiz hem de Türk dünyası için sürdürülebilir bir gelecek inşa edecektir.
Bakan Çavuş, etkinlik boyunca Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve diğer Türk devletlerinden gelen temsilcilerle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.
Tören, Türk dünyası ülkeleri arasında yeni ortak projelerin, yatırımların ve kültürel bağların güçlenmesine vesile olan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.

Başbakanlığa bağlı KKTC İstatistik Kurumu, Adres Güncelleme çalışmalarına 1 Aralık tarihinde Gönyeli–Alayköy Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Alayköy’den başlıyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan KKTC İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler, şunları kaydetti:
“Gönyeli–Alayköy Belediyesi’nin de desteğiyle, 1 Aralık 2025 tarihinde belediye sınırları içerisinde Hanehalkı Bütçe Anketi için hazırlık çalışmalarımıza başlıyoruz. Yürüteceğimiz bu çalışmalar, bize önemli veriler sunacak ve geleceği doğru şekilde planlamamıza ciddi katkılar sağlayacaktır. Amacımız, halkımızın yararına olacak en doğru ve güncel verileri tespit ederek ülkemizin ihtiyaç analizlerini ve planlama süreçlerini sağlam bir zemine oturtmaktır.
Bu çalışmanın başarıya ulaşması, halkımızın desteği ile mümkün olabilir. Bu nedenle, bölge halkından anketörlerimize zaman ayırmalarını ve yürütülecek çalışmalara destek olmalarını rica ediyoruz.”
Besimler, anket sürecine katkı sağlayacak tüm belediyelere, belediye personeline ve görev yapacak anketörlere şimdiden teşekkür etti.



Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Antalya’da 21-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 6. Antalya Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması – Gastro Antalya kapsamında yarışmalara katılan ve 1 altın, 3 bronz ile 4 gümüş madalya kazarak önemli bir başarı elde eden Güzelyurt Meslek Lisesi Turizm Alanı öğrencilerini kabul etti.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kabulde Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın’ da hazır bulundu.
Bakan Çavuşoğlu kabulde öğrencileri tebrik ederek, “Binlerce çocuk arasında gösterdiğiniz başarıyla bayrağımızı dalgalandırarak ‘Biz de varız’ dediniz. Coğrafyamız küçük olabilir ancak ortaya koyduğumuz vizyon doğrultusunda başarılarımızı büyütüyoruz. Bu başarılar ise madalyalarla ödüllendiriliyor.” dedi.
Turizm alanı mezunlarının geleceğini desteklemek adına burs programlarını yeniden değerlendireceklerini açıklayan Çavuşoğlu, turizm sektörünün ülkenin en geniş alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, yerel istihdamın artırılmasının önemine dikkat çekti.
Çavuşoğlu: “Turizm en fazla göç aldığımız alanlardan biri. Eğer uluslararası başarılarımızı görünür kılarsak, çocuklarımızın istihdamını şimdiden planlayabilir ve nitelikli iş gücünü artırarak göçü azaltabiliriz.” diye konuştu.
Kabulün ardından Bakan Çavuşoğlu, öğrenci ve öğretmenlere başarı belgeleri ile hediyelerini takdim etti.

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi, Bakü’de düzenlenen Uluslararası Kalite Konferansı’nda (International Quality Conference – IQC) konuşmacı olarak yer aldı.
ARUCAD’dan verilen bilgiye göre konferans, yükseköğretimde kalite güvencesi alanında dünyanın önde gelen akademisyenlerini ve kalite uzmanlarını bir araya getirdi.
Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Eğitimde Kalite Güvencesi Ajansı (TKTA), Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi ve çeşitli uluslararası üniversitelerin iş birliğiyle düzenlenen konferans, Berlin, Prag, Paris, Roma, Barselona ve Viyana gibi Avrupa’nın önemli merkezlerinde uzun yıllardır yapılıyor.
Bu yıl konferansa, YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Azerbaycan Kalite Kurulu (TKTA) Başkanı Prof. Dr. Tural Ahmadov ile Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi, Azerbaycan Devlet Medeniyet ve İnce Sanatlar Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ve Çankaya Üniversitesi rektörleri de katıldı.
-Vehbi
Prof. Dr. Asım Vehbi, “Sanat ve Tasarım Üniversiteleri İçin Küresel Akreditasyon Yol Haritası” başlıklı sunumunda, yaratıcı alanlarda eğitim veren yükseköğretim kurumlarının uluslararası akreditasyon süreçlerinde izlemeleri gereken stratejik adımları ele aldı.
Vehbi, sanat ve tasarım odaklı üniversitelerin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için kalite güvencesi, akademik standartlar, program tasarımı, öğrenci çıktıları ve uluslararası iş birliklerinin kritik önemini vurguladı.
Vehbi, konuşmasında ayrıca, ARUCAD’ın son yıllarda hayata geçirdiği uluslararası iş birliği anlaşmaları, öğrenci ve akademisyen hareketliliği, çok taraflı kültürel projeler ve kalite güvencesi mekanizmalarını örnek göstererek, yaratıcı üniversitelerin küresel görünürlüğünü artıracak model önerileri sundu.
Konferans, yükseköğretimde kalite, akreditasyon, dijitalleşme, sürdürülebilir eğitim modelleri ve yenilikçi pedagojik yaklaşımlar gibi alanlarda çalışan akademisyenlere çalışmalarını sunma imkânı sağlarken, tüm kabul edilen bildirilerin TOJET, TOJNED ve TOJDEL gibi hakemli dergilerin özel sayılarında yayımlanacağı duyuruldu.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Rum tarafının dillendirdiği Gazimağusa hayallerinin, Türk milletinin bin yıllık iradesi karşısında boşa çıkacağını vurguladı.
“Mağusa’ya geri döneceğiz diyorsunuz. Karşınızda vatanı koruyan kahraman Türk ordusu ve Mücahitleri vardır. Eğer bu toprakların sahipsiz olduğunu düşünüyorsanız kadim Türk tarihine bakmanızı tavsiye ederiz. Hayalleriniz haritada ve Maraş’ta ise de gerçeklik sahadadır.” diyen Öztürkler şöyle devam etti:
“Bu topraklarda yalnızca bir halk değil, milyonların sesi vardır. O ses, İstiklal Marşı’nın kudretiyle yükselir, Mücahit Marşı’nın kararlılığıyla yankılanır. Türk milleti, bazıları gibi varlığını marşlarla kanıtlama arayışında değildir. Tam tersine tarihî mücadelelerle var olmuştur, olmaya da devam edecektir”.
Öztürkler yaptığı açıklamada, EOKA’nın hayali, Pontus’un rüyası, İstanbul’a uzanan yanlış senaryoların hepsinin tarihin çöplüğüne defalarca atıldığını kaydetti.
Öztürkler, “Bugün de aynı akıbeti yaşayacaktır. Şövalye edasıyla sahneye çıkan Rum liderleri, yanlış işlere bulaşmaktan vazgeçmelidir. Bu en hafif tabiri ile tarihin karanlık sayfalarına dönme arzusunun bir yansımasıdır. Türk halkı, geçmişte olduğu gibi bugün de haklarını ve geleceğini korumakta kararlıdır. Rum halkına kilisenin etkisi ile siyasetlerini güçlendirmek için kin ve düşmanlık aşılayan her girişim, barışa değil çatışmaya hizmet eder.” dedi.
Kıbrıs Türk halkının, Anavatan Türkiye ile birlikte her zorluğa karşı koymakta kararlı olduğunu altını çizen Öztürkler, Rum–AB ittifakının dayatmalarının, Türk milletinin iradesine çarpıp dağılacağını belirtti.
Öztürkler, “Tarih bir kez daha gösterecektir ki, Türk milleti yanlış hayallere karşı en sağlam kale, en güçlü kalkan olarak dimdik ayaktadır. Unutmayınız ki, yel kayadan bir şey koparmaz! Kayanın karsısında yel gibi esenler, en sonunda kendi savrulmalarını izlerler.” ifadelerine yer verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen törende, bugün toplam 9 bin 200 araç, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarının hizmetine sunuldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, “Bugün 9 bin 200 aracı Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarımızın hizmetine verdik. Bu araçlardan 7 bin 80’i Emniyetimiz, 2 bin 70’i Jandarmamız, 50’si ise Sahil Güvenliğimiz tarafından kullanılacak. Hayırlı, uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.
Törene, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsilen İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da katıldı. Bakan Oğuz, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın davetlisi olarak törene iştirak etti.
Bakan Oğuz, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin her alanda güçlendiğini belirterek, güvenlik alanındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Oğuz, modern araç ve teknolojik altyapı ile güçlendirilen güvenlik teşkilatlarının, kamu güvenliğinin sağlanmasında stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı.

Açıklamada, bugün UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel başkanlığında önce ilçe başkanları, ardından MYK toplantısının gerçekleştirildiği belirtilerek, ilçe başkanlıkları tarafından başlatılan disiplin süreçleri hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapıldığı kaydedildi. Söz konusu disiplin süreçlerinin; üyelerden örgüt başkanlarına, kadın ve gençlik kolları yöneticilerinden ilçe yönetim kurulu üyelerine kadar farklı kademeleri kapsadığı ifade edildi.
UBP, açıklamasında, disiplin sürecini hassasiyetle ve kararlılıkla yürütmeye devam edeceğini vurguladı. Parti, bugüne kadar elde ettiği başarıları, kurumsal disiplin anlayışı ve halka duyulan güçlü sorumluluk bilinciyle şekillendirdiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, UBP kadrolarının Genel Başkan Ünal Üstel liderliğinde birlik, uyum ve kararlılık içinde çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.

Maliye Bakanlığı’nın 64 milyar 590 milyon 394 bin TL’lik bütçesi Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.
Maliye Bakanı Özdemir Berova, Merkezi İhale Komisyonu’nun gündemindeki ihalelerin Maliye Bakanlığı Temsilcisi başkanlığında sürdüğünü söyledi.
Maliye Bakanı Berova konuşmasında, yüksek enflasyonla geçen süreç içerisinde halkın refahını ve alım gücünü koruyabilmek adına geçen yıl yılda üç kez hayat pahalılığı veren bir hükümet olduklarını vurguladı.
Yılda üç kez hayat pahalılığı uygulamasına başladıkları günden itibaren gelirle gider arasında bir fark görülmeye başladığını ancak bu uygulamadan pişman olmadıklarını vurgulayan Berova, gelirler açısından ciddi anlamdaki artışın aşikar olduğunu söyledi.
Vergi adaletini sağlamak, kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almak ve kamu mali bilişim sistemini güçlendirmek için yapılan çalışmalardan bahseden Berova, bu çalışmaların meyvesini almaya başladıklarını söyledi. Vergi gelirlerinde yüzde 61’lik artış olduğunu kaydeden Berova, kira-stopaj gelirlerinde ise yüzde 100’lük artış olduğunu vurguladı.
-“Merkezi İhale Komisyonu’nun teşkilat yasasını bir ay içerisinde Meclis’e sunacağız”
Merkezi İhale Komisyonu açısından üzüldükleri bir dönemden geçtiklerini ifade eden Bakan Berova, yargıya güvendiğini vurguladı. Yıllar içerisinde İhale Yasası ve yöntem şekilleriyle ilgili düzenlemenin tam yapılamadığını belirten Berova, sekiz aydır Merkezi İhale Komisyonu’nun teşkilat yasasını bitirmek için çalışma içerisinde olduklarını ifade ederek, bir ay içerisinde yasayı Meclis’e sunmayı planladıklarını kaydetti.
Bakan Berova, ihale süreçlerinin elektronik ortamda yapılması için Türkiye Cumhuriyeti ile çalışmalarının devam ettiğini de dile getirdi.
İstatistik Kurumu ihalesi hakkında da bilgi veren Berova, ilk ihaleye hiçbir firmanın teklif atmadığını kaydetti, pazarlık usulü olan ikinci ihaleye verilen teklifleri sıraladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği yetkililerini kabul etti.
Bakanlıktan verilen bilgiye göre, görüşmede, Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit de hazır bulundu.
Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği Başkanı Zekiye Gülsel Davman, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alanında derneğin yaptığı çalışmalar hakkında Bakan Hasipoğlu’na bilgi verdi.
“Gönülden gönüle iyilik” sloganıyla çocuklara, engellilere ve yaşlılara destek verdiklerini, sağlık kurumlarında ve okullardaki ihtiyaçları karşıladıklarını anlatan Davman, Sosyal Hizmetler Dairesi ile de etkin iş birliği içinde çalıştıklarını ekledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da konuşmasında, Dernek temsilcilerine Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı kurumlara, huzurevlerine, bakım ve rehabilitasyon merkezlerine sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde açılması planlanan Çocuk Aile Destek Eğitim Merkezi’ne (ÇADEM) dernek tarafından ciddi katkılar yapıldığına dikkat çeken Hasipoğlu, dört yıldır yoğun bir tempoda, özveriyle çalışan dernek üyelerine Bakanlıkla iş birliği içinde çalıştıkları için teşekkür etti.

Başbakan Ünal Üstel, Namık Kemal Lisesi’nde yürütülen tadilat ve güçlendirme çalışmalarını yerinde inceleyerek, yürütülen projenin yalnızca bir bina yenilemesi değil, Kıbrıs Türk halkının eğitim mirasına sahip çıkma iradesi olduğunu vurguladı. Üstel, öğrencilerin güvenli, çağdaş ve güçlü bir eğitim ortamında öğrenim görmesinin hükümetin en temel önceliklerinden biri olduğunu ifade ederek, bu doğrultuda çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi.
Üstel, Namık Kemal Lisesi’nin 2026 yılı Mayıs ayında yeniden eğitim hayatına başlayacağını, 2026–2027 eğitim yılında ise öğrencilerin modern ve güvenli bir okulda eğitim alacağını belirtti. Okulun bundan böyle Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi statüsünde hizmet vereceğini açıklayan Üstel, bu adımın yalnızca fiziki değil, akademik bir güçlenme anlamı taşıdığını kaydetti.
Başbakan Üstel, kamuoyunda okulun ismiyle ilgili oluşan yanlış algılara da net yanıt verdi:
“Namık Kemal Lisesi’nin adının değişeceği yönünde oluşan algı beni derinden üzmüştür. Şunu açık ve net söylüyorum: Namık Kemal Lisesi, Kıbrıs Türkünün tarihidir. Kıymetlidir ve adı asla değişmeyecek. Bu okulun ismi silinemez, itibarı tartışılamaz.”
Amaçlarının yalnızca binayı yenilemek olmadığını vurgulayan Üstel, “Tıpkı Bülent Ecevit Anadolu Lisesi ve 20 Temmuz Fen Lisesi gibi, akademik olarak da güçlü, öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan bir Namık Kemal Lisesi inşa ediyoruz. Hedefimiz; güvenli, çağdaş, akademik açıdan iddialı ve eski ihtişamlı günlerine kavuşmuş bir Namık Kemal Lisesi’dir” dedi.
Üstel, sadece Namık Kemal Lisesi değil, ülke genelindeki tüm okullarda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi ve sorunların çözümü için Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içerisinde yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. Eğitimin, hükümetin en hassas ve en öncelikli alanlarından biri olduğu vurgusunu yineledi.
Açıklamasının sonunda duygusal bir mesaj da paylaşan Başbakan Üstel, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Namık Kemal Lisesi eski müdürü İsmail Gündost’u saygı ve rahmetle andı. Değerlerimize sahip çıkarak bugünü daha güçlü yaşayacak, yarınlarımızı gururla inşa edeceğiz. Tek hedefimiz budur” ifadelerini kullandı.

Kallas ve AB Komisyonunun Akdeniz’den sorumlu üyesi Dubravka Suica, AB’nin yeni Akdeniz Paktı’nı Barselona’da düzenlenen Bakanlar Toplantısında tanıttı.
Kallas, AB’nin Akdeniz’e atfettiği önemin Ukrayna’daki savaşın yol açtığı tehdit ortamında daha da arttığını belirterek, “Akdeniz, göreve geldiğim günden beri Suriye’de rejimin devrilmesinden Gazze’deki savaşa kadar dış politika gündeminin en önemli konularından biri oldu.” dedi.
Ortak refah ve güvenliğe daha güçlü ortaklıklar ve çok daha fazla işbirliğiyle ulaşabileceğini vurgulayan Kallas, “Bunu da ancak eşitler olarak birlikte çalışarak başarabileceğimize inanıyorum. Başka bir deyişle, ilişkilerimize ‘reset’ atmamız gerekiyor. Akdeniz için yeni Pakt, bu ‘reset’in bir parçası.” değerlendirmesini yaptı.
Kallas, bu sürecin başında eğitim ve kültürün geldiğine işaret ederek, “Yeni bir Akdeniz Üniversitesi’nden yapay zeka fabrikaları inşa etmeye 100’den fazla yeni fikir mevcut.” ifadesini kullandı.
Kallas ayrıca bakanların gündeminin önemli bir kısmını Gazze’nin istikrarının oluşturacağını belirtti.
Suica da “Vatandaşlarımız ve ekonomilerimiz için somut sonuçlar elde etmek adına çok sayıda somut girişim ve eylem mevcut. Bizim hedefimiz ise refah ve uzun vadeli istikrar sağlamak.” dedi.
Akdeniz Üniversitesi’ni kurma hedefine vurgu yapan Suica, “Erasmus Plus’ı, yükseköğrenim öğrencileri, araştırmacılar ve akademik personel için hareketlilik fırsatları sunarak genişletmek istiyoruz. Açıkça belirtmek isterim ki, bu beyin dolaşımıyla ilgili, beyin göçüyle değil.” diye konuştu.
Bir “Gençlik Parlamentosu” da kuracaklarını bildiren Suica, “İşgücü hareketliliğini ve becerileri teşvik etmek, gençlerin ve genç seslerin duyulmasını sağlamak için yetenek ortaklıklarını artıracağız.” ifadelerini kullandı.
Suica, diğer projeleri şöyle anlattı:
“Ekonomilerimizin ortak çıkarlarımızın olduğu tüm alanlardaki potansiyelini değerlendirmek istiyoruz. Bu nedenle, teknoloji iş yazılımları aracılığıyla yenilikçi girişimcilere finansman, mentorluk ve hukuki destek sağlayan ekosistem niteliğinde bir ‘startup’ formatını kuracağız. Akdeniz ötesi yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji girişimi T Med’i hayata geçireceğiz. Akdeniz’de güneş, rüzgar ve yeşil hidrojen potansiyeli olduğunu biliyorsunuz.”
Düzensiz göçle mücadelenin de Pakt’ın önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Suica, bunun yanı sıra terörle mücadeleye de önem atfedileceğini, radikalleşmenin önlenmesi için çalışılacağını, organize suçla mücadele için de operasyonel işbirliğini artıracaklarını kaydetti.
Suica, “Bu Pakt, Akdeniz için daha önceki gündemden farklı. Bunları hayata geçirmemiz lazım, uygulanabilir hale getirmemiz lazım.” dedi.

Bir istihbarat yetkilisine dayandırılarak Lakanwal’ın biriminin Afganistan’ın Kandahar vilayetinde bulunduğu ve kardeşlerinden birinin de bu birliğin komutan yardımcısı olduğu kaydedildi.
İsmini paylaşmak istemeyen çocukluk arkadaşı ise Lakanwal’ın “akıl sağlığıyla ilgili sorunlar yaşadığını ve birliğinin yol açtığı kayıplardan rahatsız olduğunu” öne sürdü.
Haberde, Amazon şirketinin verdiği bilgilere göre Lakanwal’ın ABD’de geçen yaz birkaç hafta boyunca sonuncusu ağustosta olmak üzere Amazon Flex’te şoför olarak paket teslimatı yaptığı belirtildi.
Öte yandan, Amerikan Fox News kanalının haberinde bu birliğin üyelerinin CIA tarafından eğitildiği ve Afganistan’da “zorlu terörle mücadele operasyonları”nı gerçekleştirdiği kaydedildi.
İsmi paylaşılmayan yetkili de Lakanwal’ın muhtemelen 15 yaşındayken, 2011 yılı civarında CIA ile çalışmaya başladığını belirterek, o dönemde Afganların ABD hükümetinde çalışmak için başvurmadan önce 18 yaşında veya daha büyük görünmek amacıyla doğum belgelerinde sahtecilik yapmalarının yaygın olduğunu savundu.
Üst düzey ABD’li yetkili ise Lakanwal’ın “tüm kontrollerden temiz çıktığı” yorumunda bulundu.
Washington Polis Departmanı, 26 Kasım’da yerel saatle 14.15 sularında Beyaz Saray’a yakın bölgede görev yapan iki ulusal muhafızın vurulduğunu ve şüphelinin yakalandığını bildirmişti.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, şu ana dek ellerindeki bulgulara göre saldırganın tek kişi olduğunu ve gözaltına alındığını açıklamıştı.
Aynı basın toplantısında konuşan Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser ise olayı “hedef gözetilerek yapılmış saldırı” şeklinde tanımlamış ve FBI ile kapsamlı şekilde soruşturacaklarını söylemişti.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı ilk açıklamada, iki ulusal muhafızın hastanede tedavi altında olduğunu belirterek, saldırıyı gerçekleştiren kişi için “hayvan” ifadesini kullanmıştı. Trump, saldırganın da yaralı olduğunu ve “ağır bedel ödeyeceğini” belirtmişti.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Dominik Cumhuriyeti gezisinde yaptığı basın açıklamasında, iki ulusal muhafızın hedef alındığı silahlı saldırının ardından başkentteki ulusal muhafızların sayısını artıracağını ve Başkan Trump’ın talimatıyla 500 yeni askerin Washington’a sevk edileceğini açıklamıştı.
Trump, yakalanan şüphelinin 2021 yılının eylül ayında Afganistan’dan ABD’ye gelen göçmen olduğunu söyleyerek eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin göçmen politikalarını eleştirmişti.
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri, ülkedeki tüm Afganların göçmenlik başvurularının işlenmesinin durdurulduğunu duyurmuştu.
CIA Direktörü John Ratcliffe, Lakanwal’ın CIA ile Afganistan’ın Kandahar vilayetinde ABD ile ortak kuvvetin üyesi olarak görev aldığını ve Washington ile ortak çalışmalarının olduğunu belirtmişti.
CNN’in haberine göre ismi paylaşılmayan yetkililer, Lakanwal’ın 8 Eylül 2021’de ABD’ye geldiğini, 2024’te sığınma başvurusunun bu yıl ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde kabul edildiğini ileri sürmüştü.
Trump, saldırıda yaralanan 20 yaşındaki ulusal muhafız Sarah Beckstrom’un hayatını kaybettiğini bildirmişti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Rum tarafının uluslararası alanda yaptığı hiçbir anlaşmayı meşru kabul etmediklerini belirterek, Kıbrıs Türklerinin haklarını dışlayan, onları yok sayan hiçbir girişimin geçerliliği olamayacağını kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan’la yaptığı deniz yetki sınırlandırma anlaşmasının, Kıbrıs Türk halkının haklarını ve iradesini yok sayan tek taraflı bir yaklaşımın son halkası olduğunu belirtti.
Öztürkler, adadaki gerçekleri göz ardı eden bu tür adımların, barış ve istikrarı değil, yalnızca gerginliği artırdığını kaydetti.
Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’nin (AB) tarafsızlık ilkesini kendi lehine çarpıtarak adadaki adil çözüm umutlarını zedelediğini ve söz konusu tutumun, uluslararası hukuk ve diplomatik teamüllerle bağdaşmadığını kaydeden Öztürkler, “Rum Yönetimi’nin AB dönem başkanlığını kullanarak Brüksel’i kendi politikalarının aracı haline getirmeye çalışması kabul edilemez.” ifadesini kullandı.
Öztürkler, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının yalnızca Rumlara değil, Kıbrıs Türk halkına da ait olduğunu ve bu ortak hakların tek taraflı anlaşmalarla gasp edilmesine müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Bu kaynaklar üzerindeki meşru payımızı korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek yanlı hamlelerini reddettiklerini de belirten Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının iradesini hiçe sayan her adıma karşı güçlü bir duruş sergileyeceklerini vurguladı.
Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile birlikte uluslararası hukuk çerçevesinde Doğu Akdeniz’deki haklarını savunmaya devam edeceğini ve Türkiye ile meşru çıkarlarını korumak için geri adım atmadan yoluna devam edeceğini kaydetti.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanı Hakan Balaban’ı makamında ağırladı. Ziyarette, Sivil Savunma Teşkilatı İskele Bölge Sorumlusu Kadir Yiğen de hazır bulundu.
Gerçekleşen görüşmede, bölgenin afet hazırlığı, acil durum koordinasyonu ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Başkan Tuğlu, belediyenin sorumluluk alanındaki çalışmaların Sivil Savunma Teşkilatı’nın desteğiyle daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Balaban ile Bölge Sorumlusu Yiğen, bölge halkının güvenliği için kurumlar arası güçlü iletişim ve koordinasyonun önemine vurgu yaparak iş birliğinin sürdürüleceğini belirtti.
Ziyaret, karşılıklı iyi niyet ve iş birliği mesajları ile sona erdi.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Medya ve Enformasyondan Sorumlu Bakanlar 7’nci Toplantısı için Bakü’de bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, TÜRKPA Genel Sekreteri Büyükelçi Ramil Hasan ve Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün ile görüştü.
Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Bakan Ertuğruloğlu TÜRKPA merkezindeki görüşmede Genel Sekreter Hasan ile KKTC’nin TÜRKPA’daki temsiliyeti konusunda görüş alışverişinde bulundu.
Bakan Ertuğruloğlu, Bakü’deki temasları çerçevesinde ayrıca Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği’ne nezaket ziyaretinde bulunarak Büyükelçi Akgün ile bir araya geldi.
Öte yandan, Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Fevziyev tarafından, Azerbaycanlı milletvekillerinin de katılımıyla Bakan Ertuğruloğlu onuruna bir akşam yemeği verildi.
Ertuğruloğlu’na Bakü temaslarında Bakanlık Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer, Üçüncü Sekreter Görkem Reis ve Basın-Yayın ve Enformasyon Memuru Mert Efekan eşlik etti.

Türk sinemasının efsanevi aktörü Ediz Hun, Lapta Yavuzlar Lisesi’nin konuğu oldu. Ünlü oyuncunun okula gerçekleştirdiği ziyarette kendisine, Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neriman Saygılı da eşlik etti.
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak Türk sineması üzerine dersler de veren Ediz Hun, Lapta Yavuzlar Lisesi’ne gelişinde; Okul Müdürü Fuat Tek, Başmuavin Ayşe Başaraner ile muavinler; Özlem Akber, Muhterem Cemoğlu, Meryem Çaluda, Ferdiye Yurdakul, Hasan Aşçı ve Hicran H. Simitçioğlu tarafından karşılandı. Daha sonra, okul öğretmenleri ile toplu şekilde tanışan Hun, kendisine gösterilen ilgi ve misafirperverliğe teşekkür ederek; Geçtiğimiz hafta kutlanan ‘Öğretmenler Günü’ için iyi dileklerini yineledi. Annesinin de ‘Felsefe Öğretmeni’ olduğunu vurgulayan unutulmaz aktör, “Bu kutsal yuvada, bu kutsal mesleğin temsilcileri, sizlerle birlikte bu havayı teneffüs etmekten mutluluk ve onur duyuyorum. Bu içtenlikli ve vefakar karşılama beni çok mutlu etmiştir. Şükranlarımı arz’ediyorum. Bu müstesna eğitim kurumunda, bugünün gençlerinin arasında olmak, gözlerindeki pırıltılara şahit olduğum için ayrı bir kıvanç da duyuyorum. Bu tarihi liseden yetişmiş ve bu ülkeye, dünyamıza hizmet eden tüm kalpleri sizlerin şahsında selamlıyorum.” dedi. Hun, öğretmenlere GAÜ İletişim Fakültesi adına da, fakülte çalışmalarından; Editörlüğü Doç. Dr. Muharrem Özdemir ve Prof. Dr. Neriman Saygılı tarafından yapılmış 2 ciltlik “Güncel İletişim Çalışmaları” başlıklı kitapla, Araştırmacı Fatma Arpalıklı’nın ‘Bir “Arpalık” Yer” adlı kitabını armağan etti.
Lapta Yavuzlar Lisesi Müdürü Fuat Tek de, Ediz Hun’un okula yaptığı ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek; “Gençlik yıllarımızı, heyecanımızı bize hatırlatan çok değerli bir sanatçıyı ağırlıyoruz. Türk sinemasının saygıdeğer ismi, Ediz Hun’un öğrencilerimizin hafızasında da yer alabilmesine vesile olacak bu ziyaret, öğretmenleri olarak; bizleri çok mutlu etmiştir. Okulumuzu onurlandırmışlardır.” şeklinde konuştu.
Ünlü sanatçı, Lapta Yavuzlar Lisesi ziyaretinin en önemli kısmı olarak nitelendirdiği öğrenciler ile sohbetini ise, 12 TM/ B Sınıfı’na geçerek gerçekleştirdi. Yaşam öyküsünden alıntılar yaparak, öğrencilerin olası mesleki seçimleri ve yaşama bakışlarını birlikte değerlendiren Ediz Hun, kısa söyleşinin ardından çekilen sınıf toplu fotoğrafında yer aldı.
GAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neriman Saygılı; Kendisinin de ‘Lapta Yavuzlar Lisesi’ mezunu olduğunu anlatarak, bu ziyaretin kendisi için içerdiği anlamın büyük olduğunu kaydetti. Saygılı; “Okulumun havasını, bu vesileyle teneffüs etmekten dolayı çok duygulandım. Gençlere okullarının değerini hatırlatıp; bu çok güzel ancak, telafisi olmayan yılları en iyi şekilde değerlendirebilmelerini istiyor ve diliyorum. Çok başarılı olacaklarına inanıyor ve onlara güveniyoruz.” ifadelerini kullandı. Ediz Hun’un “Lapta Yavuzlar Lisesi” ziyareti; Atatürk Anıtı önünde, idari ve öğretim kadrosu ile toplu fotoğraf çekimi ve Hun’a, Okul Müdürü Fuat Tek tarafından günün anısına, özgün bir plaket takdimi ile sona erdi.

İsrail ordusu, 27 Kasım 2024’te sağlanan ateşkese rağmen ülkenin güneyi yoğunlukta olmak üzere Lübnan’a toplam 669 dalga halinde hava saldırıları düzenledi.
İsrailli Alma Eğitim ve Araştırma Merkezi, İsrail’in bir senede Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların analiz edildiği bir rapor yayımladı.
Raporda, İsrail ordusunun Lübnan’ın genelinde 669 kez hava saldırıları gerçekleştirirken bu rakamın vurulan hedef sayısı değil, saldırı dalgalarının sayısı olduğu, tek bir saldırıda birden fazla hedefin vurulmuş olabileceği belirtildi.
Saldırıların büyük bir kısmının (390’ı altyapıya, 181’i suikast olmak üzere toplam 571 saldırı) Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirildiği aktarılarak Hizbullah’ın yeniden inşa çabalarını önleme amacıyla yapıldığı, hedeflerin çoğunun ise 27 Kasım 2024’e kadarki savaşta zarar görmeyen ateşleme yapıları ve sağ kurtulan Rıdvan Güçleri mensupları olduğu iddia edildi.
Ayrıca mühendislik ekipmanları, taş ocakları, beton fabrikaları ve Hizbullah mensubu olduğu iddiasıyla inşa faaliyetlerinde bulunan sivil meslek erbablarının hedef alındığı kaydedildi.
– Ayda ortalama 51 saldırı düzenlendi
İsrail ordusu, ateşkesin sağlanmasının ardından Lübnan’a ayda ortalama 51 saldırı düzenledi. Kasım 2025-Haziran 2025 arasında bu ortalama ayda 48 olarak belirlenirken son aylardaki artış ile 51’e yükseldi.
İsrail, en fazla saldırıyı sınırın sıfır noktasındaki Aytarun’a (50) ve Ayta eş-Şaab’a (40) gerçekleştirirken el-Adise ve Hula beldeleri de en sık saldırıya uğrayan yerlerden oldu. Bint Cubeyl, Zebkin, Dayr Harfa ve Nakura beldeleri de sık sık hedef alındı.
– Saldırıların yüzde 85’inden fazlası Lübnan’ın güneyinde
İsrail ordusunun düzenlediği saldırıların yüzde 85’inden fazlası Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirildi. Lübnan’ın güneyi bir yılda 571 hava saldırısıyla hedef alındı.
Saldırıların yüzde 13’ü (87 saldırı) ülkenin doğusundaki Beka bölgesini hedef alırken yüzde 1,6’sı (11 saldırı) ise başkent Beyrut’u hedef aldı.
– İsrail, Hizbullah mensubu olduğu öne sürülen kişilere 218 suikast gerçekleştirdi
İsrail ordusu, Alma’nın açıkladığı verilere göre, son bir senede Lübnan’da, Hizbullah mensubu olduğunu ileri sürdüğü 218 kişiye suikast saldırısı gerçekleştirdi.
Toplam hava saldırısı dalgalarının yaklaşık üçte birine tekabül eden suikastların yüzde 34’ünün (74) Litani Nehri’nin kuzeyinde, yüzde 49’unun (107) Lirani Nehri’nin güneyinde, yüzde 13,3’ünün (29) Beka bölgesinde ve yüzde 3,7’sinin (8) başkent Beyrut’ta gerçekleştirildiği bildirildi.
Raporda, suikasta uğrayan Hizbullah mensuplarının yüzde 21’inin (46) Rıdvan Güçlerinden olduğu ileri sürülürken Temmuz 2025’te İsrail’in 30 kez suikast saldırısı gerçekleştirerek en yüksek sayıya ulaştığı belirtildi.
Diğer gruplara mensup 28 kişinin suikasta uğradığı, bunların 18’inin Hamas mensubu olduğu iddia edildi.
İsrail ordusu ve Lübnan Sağlık Bakanlığının, ateşkesin devreye girmesinden bu yana Lübnan’da hayatını kaybedenlere ilişkin verileri ise farklılık gösteriyor.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Hizbullah ve diğer gruplara mensup olduğu öne sürülen 370 kişinin öldürüldüğü itiraf edildi. Bir yıl içerisinde toplam 1200 hedefli saldırı düzenlendiği iddia edildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, ateşkesi ihlal eden İsrail’in 27 Kasım 2024-20 Kasım 2025 tarihleri arasında Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 331 kişinin hayatını kaybettiğini, 945 kişinin yaralandığını açıklamıştı.
– Kara saldırıları
İsrail ordusunun, Hula, Meys el-Cebel, Ayta eş-Şaab beldeleri başta olmak üzere sınır hattında çok sayıda kara saldırısı düzenlediği aktarıldı.
Sınır boyunca 5 stratejik noktada işgalini sürdüren İsrail ordusunun 24 Kasım’da açıkladığı verilere göre, Lübnan’ın güneyine ateşkesinde başlamasından bu yana 1200 kara saldırısı gerçekleştirildi.
– Ateşkese rağmen İsrail’in saldırıları ve işgali sürüyor
İsrail, Ekim 2023’te Lübnan’a yönelik saldırı başlatmış, Eylül 2024’te bu saldırı geniş çaplı savaşa dönüşmüştü. Savaşta 4 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 17 bin kişi yaralanmıştı.
Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), ateşkesin yıldönümünde yaptığı açıklamada, ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in 10 binden fazla hava ve kara ihlali gerçekleştirdiğini bildirdi. UNIFIL’in kaydettiği ihlaller arasında hava ve kara saldırılarının yanı sıra, İsrail askerlerinin yaptığı sınır ihlaller, Lübnan semalarında İsrail savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA) uçuşları da yer alıyor. İsrail İHA’ları başta başkent Beyrut olmak üzere Lübnan genelinde gözetleme uçuşlarına sürekli olarak devam ediyor.
İsrail, Lübnan’da 8 Ekim 2023’ten sonra ele geçirdiği 5 tepeyi hala işgal altında tutarken, onlarca yıldır elinde bulundurduğu bazı bölgelerdeki varlığını da sürdürüyor.

Japonya’nın Gunma eyaletinde, 69 yaşındaki bir adam umumi tuvaletten çıktığı sırada ayının saldırısına uğrayarak bacağından yaralandı.
Devlet televizyonu NHK’nin haberine göre, rekor seviyelere ulaşan ayı saldırılarına karşı önlemleri artıran Japonya’nın yerleşim yerlerinde vakalar devam ediyor.
Başkent Tokyo’nun kuzeyinde yer alan Gunma eyaletinin Numata kentinde, 69 yaşındaki bir adam tren istasyonu yakınındaki umumi tuvaletten çıktığı sırada ayının saldırısına uğradı.
Ayıyla boğuşup yüksek sesler çıkararak onu uzaklaştırmayı başaran kişi, sağ bacağından hafif yaralandı.
Saldırının yaşandığı bölge yakınlarında devriye gezen polis ekipleri, bölge sakinlerine zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları yönünde uyarıda bulundu.
Yine Numata kentinde 8 Ekim’de markete giren bir ayının saldırısında 2 kişi yaralanmıştı.
– Japonya, artan ayı saldırılarına karşı önlem alıyor
Tokyo hükümeti, son dönemde artan ayı saldırılarına karşı tedbirler alıyor.
Saldırılarla mücadele için yeni lisanslı avcıların istihdam edilmesinin planlandığını açıklayan hükümet, ülkenin kuzeyinde saldırıların yoğunlaştığı Akita eyaletine de asker gönderme kararı almıştı.
Japonya Ulusal Polis Ajansı, ayıların avlanması sürecinde polislerin tüfekle ateş açmasına izin vermişti.
Başbakan Takaiçi Sanae de ülkede giderek artan ayı saldırılarına karşı yerel yönetimlere ek bütçe teklifi sunmayı planladıklarını bildirmişti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Tarım Dairesi Müdürlüğü Maraş bölgesi üreticilerine yönelik sebze hastalıkları ve zararlıları ile tarım ilaçlarının etkin ve güvenli kullanımı konularında eğitim düzenledi.
Tarım Dairesi’nden verilen bilgiye göre, program kapsamında seralara saha ziyaretleri yapılarak, üreticilerin karşılaştığı sorunlar yerinde incelendi ve çözüm önerileri paylaşıldı.
Mağusa Gelişim Merkezi’nde Tarım Dairesi Zirai Mücadele ve Karantina Şubesi’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Nazife Arap ile Ziraat Mühendisi Menekşe Çoker Aydoğdu tarafından verilen eğitimlerde, katılımcılara; sebze hastalık ve zararlıları, doğru ilaçlama yöntemleri, tarım ilaçlarının güvenli kullanımı, kalibrasyonun önemi ve üretim sürecinde dikkat edilmesi gereken temel uygulamalar hakkında bilgi verildiği belirtildi.
Açıklamada, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Tarım Dairesi’nin eğitimler kapsamında üreticilerin bilgi ve farkındalık düzeyini artırarak sağlıklı, güvenilir ve sürdürülebilir bir üretim yapısı oluşturmayı hedeflediği kaydedildi.

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin bölgede hava kirliliğine yol açacağını duyurdu.
Daire’den yapılan açıklamaya göre, bugün başlayıp, yarın gece yarısına kadar sürmesi beklenen toz taşınımı nedeniyle, özellikle toza karşı hassasiyeti bulunan vatandaşların gerekli tedbirleri almaları tavsiye edildi.

Hong Kong İtfaiyesinden yapılan açıklamada, yangında şu ana dek aralarında bir itfaiyecinin de olduğu 94 kişinin yaşamını yitirdiği, 11’i itfaiyeci 76 kişinin yaralandığı belirtildi.
Yaklaşık 4 bin kişinin yaşadığı tahmin edilen sitede yangın söndürme çalışmaları yaklaşık 40 saati aşkın süredir devam ediyor.
Kurtarma çalışmalarını sürdüren itfaiye ekiplerinin, siteden aldıkları yardım çağrılarından 25’ine henüz erişemediği kaydedildi.
Tai Po ilçesinde 1900’den fazla dairenin bulunduğu Wang Fuk Sitesi’nde 26 Kasım’da öğle saatlerinde başlayan yangın, binaların tadilatı için dış cephelerine kurulu bambu iskeleler ile yanıcı izolasyon malzemelerinin tutuşmasıyla hızla yayılmıştı.
Emniyet yetkilileri, yangına ilişkin sitedeki tadilatı yürüten inşaat şirketinin 2 müdürü ile danışman mühendis olmak üzere 3 kişiyi “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla gözaltına almıştı.
Yangınların şiddeti için 5 kademeli derecelendirme sistemi kullanılan Hong Kong’da 17 yıl sonra ilk defa 5. seviye alarmı verilmişti.
Olay, Hong Kong’da son 70 yılda en fazla can kaybına yol açan yangın olarak kayıtlara geçti.

Başkan Trump, 26 Kasım’da Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan iki ulusal muhafız askerine yönelik saldırıya ilişkin açıklamada bulundu.
Saldırıda yaralanan 20 yaşındaki ulusal muhafız askeri Beckstrom’un hayatını kaybettiğini duyuran Trump, 24 yaşındaki Andrew Wolfe’un durumunun kritik olduğunu kaydetti.
CNN’in haberine göre, Trump, Ulusal Muhafız askerlerinin vurulduğu saldırının şüphelisi olan 29 yaşındaki Afganistan vatandaşı Rahmanullah Lakanwal’ın ailesine ilişkin de konuştu.
Trump, Lakanwal’ın eşi ve çocuklarını sınır dışı etme planı olup olmadığına yönelik bir soruya verdiği yanıtta, bu durumun değerlendirildiğini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, “ABD sisteminin tamamen toparlanabilmesi için tüm üçüncü dünya ülkelerinden gelen göçü kalıcı olarak durduracağım.” açıklamasında bulundu.
Trump, ABD merkezli Truth Social hesabından göçmenlik politikalarına ilişkin açıklamada bulundu.
ABD’nin teknolojik açıdan gelişmiş olduğunu ancak göç politikalarının bu başarılara zarar verdiğini savunan Trump, “ABD sisteminin tamamen iyileşmesi için tüm üçüncü dünya ülkelerinden gelen göçü kalıcı olarak durduracağım.” ifadesini kullandı.
Eski ABD Başkanı Joe Biden ve yönetimi tarafından ülkeye “yasa dışı şekilde” yapıldığını savunduğu kabulleri de sonlandıracağını belirten Trump, “ABD’ye katkı sağlamayan ve ülkeyi sevmeyen kişilerin” geri gönderileceğine işaret etti.
Trump, vatandaş olmayan kişilere sağlanan tüm federal yardımların sona erdirileceğini vurgulayarak, “Güvenlik riski taşıyan ya da Batı medeniyetine uyum sağlayamayan tüm yabancı uyrukluları sınır dışı edeceğim.” açıklamasında bulundu.
Washington Polis Departmanı, 26 Kasım’da yerel saatle 14.15 sularında Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan iki ulusal muhafızın vurulduğunu ve şüphelinin yakalandığını bildirmişti.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, şu ana dek ellerindeki bulgulara göre saldırganın tek kişi olduğunu ve bu kişinin de gözaltına alındığını aktarmıştı.
Aynı basın toplantısında konuşan Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser ise söz konusu saldırıyı “hedef gözetilerek yapılmış bir saldırı” şeklinde tanımlamış ve olayı FBI ile birlikte kapsamlı şekilde soruşturacaklarını söylemişti.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından olaya ilişkin yaptığı ilk açıklamasında, iki Ulusal Muhafız askerinin hastanede tedavi altında olduğunu belirterek, saldırıyı gerçekleştiren kişi için “hayvan” ifadesini kullanmıştı. Trump, saldırganın da yaralı olduğunu ve “ağır bir bedel ödeyeceğini” belirtmişti.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de, Dominik Cumhuriyeti gezisinde yaptığı basın açıklamasında, iki Ulusal Muhafız askerinin hedef alındığı silahlı saldırının ardından başkentteki Ulusal Muhafızların sayısını artıracağını ve Başkan Trump’ın talimatıyla 500 yeni askerin Washington’a sevk edileceğini açıklamıştı.
Trump, olayla ilgili yakalanan şüphelinin 2021 yılının eylül ayında Afganistan’dan ABD’ye gelen bir göçmen olduğunu söyleyerek eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin göçmen politikalarını eleştirmişti.
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri, ülkede tüm Afganların göçmenlik başvurularının işlenmesinin durdurulduğunu duyurmuştu.

Suriye basınında yer alan haberde, İsrail askerlerinin Kuneytra bölgesine bağlı Beyt Cin beldesine baskın düzenlediği belirtildi.
Beldedeki bazı kişileri zorla alıkoymaya çalışan İsrail askerlerinin baskını sırasında çatışma çıktığı ifade edildi.
İsrail ordusunun baskın sırasında helikopterlerle saldırıyı düzenleyen askerlere destek verdiği aktarıldı.
Ayrıca İsrail ordusunun Beyt Cin’deki bazı bölgeleri topçu atışıyla da hedef aldığı belirtildi.
AA muhabirinin yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, çıkan çatışmada ikisi çocuk, ikisi kadın olmak üzere en az 13 kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.
Saldırıya ilişkin Suriye resmi makamlarından henüz açıklama yapılmadı.
İsrail ordusu yaptığı yazılı açıklamayla saldırıyı doğruladı.
Açıklamada, “Cemati İslami” üyesi olduğu iddia edilen 2 kişinin alıkonması için Beyt Cin’e baskın düzenlendiği belirtildi. Baskında çatışma çıktığı ve üçü ağır olmak üzere 6 İsrail askerinin yaralandığı ifade edildi.
Saldırıda silahlı oldukları öne sürülen çok sayıda kişinin öldürüldüğü ve bazı kişilerin de alıkonduğu iddia edildi.

Başkan Trump, 22 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerine düzenlenen hava saldırısında kullanılan B-2 bombardıman uçaklarına ilişkin açıklamada bulundu.
B-2 uçaklarının “tamamen görünmez” olduğu değerlendirmesinde bulunan Trump, bu uçaklarla düzenlenen söz konusu saldırının İran’ın nükleer potansiyelini tamamen “yok ettiği” görüşünü yineledi.
Trump, ABD’nin, halihazırda sahip olduğu uçakların yanı sıra, çok sayıda B-2 siparişi verdiğini belirtti.
ABD, 22 Haziran’da hedef aldığı İran’ın nükleer tesislerini, söz konusu B-2 gizli bombardıman uçaklarından atılan, yaklaşık 6 metre uzunluğunda ve yerin onlarca metre altında hasar meydana getirecek güçte füzelerle vurmuştu.

Petrol, yatırımcıların bu hafta sonu yapılacak OPEC+ toplantısına odaklanması ve ABD öncülüğündeki Ukrayna’daki çatışmayı sona erdirme çabalarını değerlendirmesiyle en uzun aylık kayıp serisine doğru ilerliyor.
Brent petrol, Perşembe günü görülen hafif yükselişin ardından varil başına 63 doların üzerinde yatay seyrederken, ABD ham petrolü (WTI) 59 dolar civarındaydı. Küresel petrol göstergesi, Kasım ayında art arda dördüncü aylık düşüşüne yöneldi ve bu, Mayıs 2023 döneminden bu yana görülen en uzun düşüş serisi.
OPEC+ ülkeleri Pazar günü çevrimiçi olarak toplanacak ve temsilcilerin açıklamasına göre 2026’nın başlarında üretim artışlarını durdurma planına bağlı kalmaları muhtemel. Bu kararın kesinleşmesiyle birlikte, toplantının önemli gündem maddelerinden biri üyelerin uzun vadeli üretim kapasitesi değerlendirmesi olabilir.
Brent petrol fiyatı bu yıl yüzde 15 düşmüş durumda. Fiyatlar, OPEC+’ın üretim kapasitesini yeniden artırması sonrası oluşacak küresel arz fazlası beklentisi ve ittifak dışındaki üreticilerin de arzı yükseltmesiyle baskı altında kaldı. JPMorgan’a göre, piyasa gelecek yıl günlük 2,8 milyon varil ve 2027’de 2,7 milyon varillik bir arz fazlasıyla karşı karşıya.

Meteoroloji Dairesi, hafta sonu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Hava sıcaklığı 23 dereceye kadar düşecek.
Meteoroloji Dairesi’nin haftalık hava tahmin raporuna göre, ülke genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.
Hava bugün az bulutlu, zamanla parçalı bulutlu geçecek. Yarın az bulutlu, zamanla parçalı bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak; pazar günü ise parçalı ve çok bulutlu yer yer sağanak yağmurlu olacak. Hafta başından itibaren hava parçalı ve bulutlu olacak.
En yüksek hava sıcaklığı, genellikle iç kesimlerde 23–26 derece, sahillerde 19–22 derece dolaylarında seyredecek.
Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esecek.

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,53 TL, Euro 49,31 TL, İngiliz Sterlini ise 56,31 TL’den işlem görüyor.
Saat 08.10 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,53 TL, satış fiyatı 42,53 TL.
Euro’nun alış fiyatı 49,29 TL, satış fiyatı 49,33 TL, İngiliz Sterlini ise 56,28 TL’den alınıp 56,33 TL’den satılıyor.