Reklam
  • ANASAYFA
  • Kıbrıs
  • Tatar’dan Guterres’e mektup: “Kalıcı çözüm egemen eşitlikle mümkün”

Tatar’dan Guterres’e mektup: “Kalıcı çözüm egemen eşitlikle mümkün”

Manşet copy
Reklam

5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e gönderdiği mektupta, Kıbrıs'ta kalıcı ve sürdürülebilir bir uzlaşının ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

Guterres'in KKTC ziyareti öncesinde kaleme aldığı mektupta Tatar, cumhurbaşkanlığı döneminde savunduğu egemen eşitlik politikasının bir tercih değil, Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve siyasi iradesini korumaya yönelik meşru bir hak talebi olduğunu ifade etti.

- "Rum tarafı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tek sahibi gibi davranıyor"

Rum yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tek sahibi olduğu iddiasını sürdürdüğünü belirten Tatar, Kıbrıs Türk halkının anayasal hak sahibi kurucu ortak yerine azınlık statüsünde görülmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Yarım asrı aşan müzakere sürecinde Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetli tutumuna rağmen temel hakların teslim edilmediğini savunan Tatar, çözümsüzlüğün nedeninin Kıbrıs Türk tarafı değil, Rum tarafının siyasi yaklaşımı olduğunu dile getirdi.

- BM'ye 186 sayılı karar eleştirisi

Mektubunda Birleşmiş Milletler'in geçmiş politikalarını da eleştiren Tatar, 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının ardından oluşan uygulamaların Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yalnızca Rum yönetimi tarafından temsil edilmesine imkân sağladığını ifade etti.

Bu sürecin Kıbrıs Türk halkını uluslararası toplumdan dışladığını ve ağır siyasi, ekonomik ve insani mağduriyetlere yol açtığını belirten Tatar, BM'yi bu tarihî haksızlığı giderecek somut adımlar atmaya çağırdı.

- "Türkiye'nin etkin ve fiilî garantisi vazgeçilmezdir"

Kıbrıs'taki güvenlik meselesine de değinen Tatar, Rum tarafının son yıllarda hızlandırdığı silahlanma faaliyetleri ve askeri iş birliklerinin Türkiye'nin garantörlüğünü daha da önemli hale getirdiğini savundu.

1960 Garanti Antlaşması'nın Türkiye'ye tanıdığı hakların Kıbrıs'ta barışın temel güvencesi olduğunu belirten Tatar, "Türkiye'nin etkin ve fiilî garantisinden, tek taraflı müdahale hakkını da içeren garantörlük sisteminden vazgeçilmesi hiçbir koşul altında söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

Tatar ayrıca NATO ya da başka bir uluslararası güvenlik mekanizmasının Garanti Antlaşması'nın sağladığı hukuki ve fiilî güvenceyi ikame edemeyeceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını kaydetti.

- "Adada iki ayrı halk ve iki ayrı demokrasi var"

Kalıcı bir çözüm için adadaki mevcut gerçeklerin kabul edilmesi gerektiğini ifade eden Tatar, Kıbrıs'ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı otoritenin fiilen var olduğunu söyledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu'nun devre dışı bırakılmasına yönelik girişimlerden duyduğu endişeyi de dile getiren Tatar, mülkiyet konusunun Kıbrıs Türk halkı üzerinde baskı aracı haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

- "Geçmişin hataları tekrarlanmamalı"

Mektubunun sonunda BM Genel Sekreteri Guterres'e seslenen Tatar, görevinin son döneminde Kıbrıs konusunda yeni bir başarısızlık yerine tarihî bir adaletin tesisine katkı sağlayan bir lider olarak anılma fırsatına sahip olduğunu ifade etti.

Tatar, "Kıbrıs Türk halkı haklarından vazgeçmeyecek; eşitliğini, güvenliğini ve egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Bu ziyaretinizin geçmişte yapılan hataların tekrarlanmasına değil, yeni ve adil bir anlayışın başlangıcına vesile olmasını diliyorum" sözleriyle mektubunu tamamladı.

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.