

Sağlık Bakanı Dinçyürek, tüp bebek merkezlerine ilişkin iddiaları ciddiyetle araştırdıklarını kaydetti.
“Kamuoyunu bilgilendireceğiz”… İddiaların ilk günden itibaren ciddiyetle ele alındığını belirten Hakan Dinçyürek, ilgili haberi yapan yayın kuruluşuyla aylar önce resmi yazışma başlatıldığını ifade etti. Dinçyürek, şunları kaydetti: Yurt dışındaki bir yayın kuruluşu, dünyaya yansıyan bir iddiayla ortaya çıktı. Biz bu iddiayı ilk günden itibaren ihbar kabul ettik, ciddiye aldık ve araştırmaya başladık. Aylar önce bizzat imzamla kendilerine yazı gönderdik. Araştırmalar belli bir safhaya geldikten sonra kamuoyuyla paylaşacağımızı da bildirdik.
“Başvuru olmadan genetik inceleme yapılamaz”… Meselenin kişisel veriler ve hukuki boyutunun da bulunduğuna dikkat çeken Dinçyürek, “Bir kişinin rızası, şikâyeti veya talebi olmaksızın, yalnızca bir basın kuruluşu istedi diye çocuğuna ilişkin genetik araştırma yapamazsınız. Bu, kişisel veriler ve vücut bütünlüğüyle ilgili çok ciddi bir konudur. Bakanlığa resmi bir şikâyet dilekçesi ya da araştırma talebi gelmesi gerekiyor. Bu talebi de ilgili yayın kuruluşuna resmi yazıyla ilettik.” dedi.
“Merkezler sıkı şekilde denetleniyor”… “Bütün tüp bebek merkezlerini rutin ve sıkı şekilde denetliyoruz. Denetimler dün de yapıldı, bugün ve yarın da devam edecek. Evraklar, dosyalar ve belgelerin usulüne uygun muhafaza edilip edilmediği inceleniyor. Adı geçen merkezlere ilişkin denetimler de yapıldı ve araştırma sürecimiz devam ediyor.” şeklinde konuşan Dinçyürek, araştırmanın selameti açısından her ayrıntının kamuoyuyla paylaşılmasının doğru olmayacağını dile getirdi.
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, KIBRIS TV’de tüp bebek merkezlerine yönelik iddialardan hastane yatırımlarına, randevu sisteminden HPV aşısına kadar sağlık gündemini değerlendirdi. Dinçyürek, Elif Şen Çatal’ın hazırlayıp sunduğu “Gün Ortası” programında sağlık alanında yürütülen çalışmalar ve devam eden yatırımlara ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Dinçyürek, uluslararası basında tüp bebek merkezlerine ilişkin yer alan iddiaların Sağlık Bakanlığı tarafından ‘ihbar’ kabul edildiğini, adı geçen merkezlerde denetimler yapıldığını ve araştırmanın sürdüğünü söyledi.
“Yayın kuruluşundan somut bilgi istedik”
İddiaların ilk günden itibaren ciddiyetle ele alındığını belirten Hakan Dinçyürek, ilgili yayın kuruluşuyla aylar önce resmi yazışma başlatıldığını ifade etti. Dinçyürek, şunları kaydetti:
Yurt dışındaki bir yayın kuruluşu, dünyaya yansıyan bir iddiayla ortaya çıktı. Biz bu iddiayı ilk günden itibaren ihbar kabul ettik, ciddiye aldık ve araştırmaya başladık. Aylar önce bizzat imzamla kendilerine yazı gönderdik. Araştırmalar belli bir safhaya geldikten sonra kamuoyuyla paylaşacağımızı da bildirdik.
Yayınlarda yaklaşık 30 çocuktan söz edildiğini; ancak çocuklarla ailelere ilişkin bilgilerin bakanlığa ulaştırılmadığını belirten Dinçyürek, bakanlığın hukukçusu aracılığıyla yeniden resmi yazı gönderildiğini söyledi. “Yaklaşık 30 çocuktan bahsediliyor ve ailelerin ellerinde kanıt olduğu ya da olabileceği iddia ediliyor; ancak ortada çocukların ve ailelerin isimleri yok. Biz de ‘Bu isimleri ve elinizdeki somut bilgileri bize açık şekilde verin.’ dedik. Spesifik bir kişi üzerinde hata yapıldığına ilişkin tespit varsa bunun bakanlığa aktarılması gerekir ki araştırmamızı derinleştirebilelim.” diyen ve meselenin kişisel veriler ve hukuki boyutunun da bulunduğuna dikkat çeken Dinçyürek, ailelerin rızası veya resmi başvurusu olmadan genetik inceleme yapılmasının mümkün olmadığını vurguladı. Dinçyürek, “Bir kişinin rızası, şikâyeti veya talebi olmaksızın, yalnızca bir basın kuruluşu istedi diye çocuğuna ilişkin genetik araştırma yapamazsınız. Bu, kişisel veriler ve vücut bütünlüğüyle ilgili çok ciddi bir konudur. Bakanlığa resmi bir şikâyet dilekçesi ya da araştırma talebi gelmesi gerekiyor. Bu talebi de ilgili yayın kuruluşuna resmi yazıyla ilettik.” dedi. Tüm tüp bebek merkezlerinin düzenli denetlendiğini belirten Dinçyürek, iddialarda adı geçen merkezlerde de incelemeler yapıldığını açıkladı.
“Bütün tüp bebek merkezlerini rutin ve sıkı şekilde denetliyoruz. Denetimler dün de yapıldı, bugün ve yarın da devam edecek. Evraklar, dosyalar ve belgelerin usulüne uygun muhafaza edilip edilmediği inceleniyor. Adı geçen merkezlere ilişkin denetimler de yapıldı ve araştırma sürecimiz devam ediyor.” şeklinde konuşan Dinçyürek, araştırmanın selameti açısından her ayrıntının kamuoyuyla paylaşılmasının doğru olmayacağını dile getirdi. Dinçyürek, “Yanlış bir uygulama varsa bunu tespit etmek ve gereğini yapmak görevimizdir. Bu konuda kararlıyız. KKTC bir hukuk devletidir. Hukuka, yasalara ve somut verilere dayalı adım atmak zorundayız. Gerekeni yapıyor ve süreç tamamlandığında kamuoyuyla paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.
“Dört büyük hastanenin inşaatı eş zamanlı sürüyor”
Sağlık yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hakan Dinçyürek, son 3-4 yılda sağlık alanında önemli projelerin hayata geçirildiğini belirtti. “Son 50 yılda sağlığa yapılan yatırımların toplamından fazlasını son 3-4 yılda hükümetimiz yaptı. Bu bir iddia değil; bilgiye, veriye, somut projelere ve icraatlara dayalıdır. Dört büyük hastanenin inşaatını eş zamanlı sürdürüyoruz.” diyen ve Karpaz Hastanesi’nin kaba inşaatının tamamlandığını aktaran Dinçyürek, elektrik ve mekanik tesisat çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Hastane binasının 2026 yılı sonuna kadar tamamlanacağını belirten Dinçyürek, merkezin 2027’nin başında bölgeye hizmet vermesinin hedeflendiğini kaydetti. Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesini “KKTC’nin sağlık alanındaki yeni amiral gemisi.” olarak nitelendiren Dinçyürek, ilk etapta hastanenin 320 yatak kapasitesine sahip olacağını ifade etti. “İnşaat çok hızlı devam ediyor. Yıl sonuna kadar kaba inşaatın tamamı bitecek. Hastanenin 2027 yılının sonunda tamamen tamamlanmasını hedefliyoruz. Aynı yerleşkede 12 bin metrekarelik ilave bir bina da tasarladık. Burayı artık bir sağlık kampüsü olarak değerlendiriyoruz.” şeklinde konuşan Dinçyürek, ihtiyaç duyulması halinde mevcut hastanenin simetrisi olacak ikinci modülün 2028’de başlatılabileceğini ve 2030’da tamamlanabileceğini söyledi. Girne Hastanesinde MR, tomografi, röntgen ve ileri teknoloji anjiyo cihazlarının kurulduğunu belirten Dinçyürek, ameliyathaneler, diyaliz üniteleri, hasta yatakları, monitörler ve diğer donanımların yerleştirilmesine başlandığını açıkladı. Dinçyürek, “Müstakil bir ev yapmıyoruz. Bu ülkede en üst düzey sağlık hizmetini verecek hastaneler yapıyoruz ve bunu eş zamanlı dört ayrı noktada gerçekleştiriyoruz. Girne’de çok güçlü bir MR cihazı, tomografi, röntgen ve adadaki en gelişmiş anjiyo cihazlarından biri kuruldu. Montajlar, testler ve kesin kabul işlemleri tamamlandığında hastane hizmete girecek.” ifadesini kullandı.
Güzelyurt Hastanesinde de cihaz, mefruşat ve donanım çalışmalarının sürdüğünü belirten Dinçyürek, hastanenin çok yakında bölge halkına hizmet vermeye başlayacağını söyledi.
“Kapasite arttıkça randevu süreleri kısalacak”
Hastanelerdeki uzun randevu sürelerine ilişkin eleştirileri de değerlendiren Hakan Dinçyürek, bazı hastalara yanlış veya eksik bilgi verildiğine ilişkin örneklerle karşılaştıklarını ifade etti.
“Bir hasta tomografi için başvuruyor ve kendisine ‘Cihaz arızalı, 1 aydan önce randevu veremeyiz.’ deniliyor. Hasta bir şekilde bize ulaşıyor. Bakıyoruz ki ne cihaz arızalı ne de bir aylık randevu var. Tomografisi 1 veya 2 günde çekiliyor. Bazı şeyleri anlamakta zorlanıyoruz.” şeklinde konuşan ve ilaç depolarında yeterli stok bulunduğunu söyleyen Dinçyürek, Ekonomi Bakanlığının desteğiyle büyük 3 deponun daha Sağlık Bakanlığına tahsis edildiğini belirtti. Bazı hekimlerin kamudaki eş değer ilaçlar yerine farklı ilaçları reçete etmesinin de ‘İlaç yok!’ algısına yol açabildiğini kaydeden Dinçyürek, sağlık hizmetlerinin tek çatı altında ele alınmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü de belirti,
Dinçyürek, dijitalleşme, yasal düzenlemeler ve finansman altyapısının eş zamanlı hazırlanması gerektiğini söyleyen ve “Bu uygulamalar gece yatıp sabah kalkınca hayata geçirilemez. Bir binanın 1. katını yapmadan 5. katın betonunu dökemezsiniz. Dijitalleşme en önemli adımlardandır. Bunun yanında yasal süreç ve finansman için atılacak adımlar vardır. Bunların tümünü eş zamanlı yürütüyoruz.” diyen Dinçyürek, Parkinson hastalarına yönelik beyin pili ameliyatlarıyla robotik cerrahi uygulamalarının KKTC’de gerçekleştirildiğini, robotik cerrahiyle kanser ameliyatları yapıldığını söyledi.
Eğitimlerin tamamlanmasının ardından bypass ameliyatlarının da robotik yöntemle yapılmasının planlandığını açıklayan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’nin 3. basamak hastane haline getirildiğini belirtti; yaklaşık 2 ayda 300’e yakın anjiyo yapıldığını, 100’den fazla hastaya stent takıldığını bildirdi.
“Kalp krizi geçiren birçok hastaya anında müdahale edilerek hayatta kalmaları sağlandı. Birkaç hafta içerisinde Gazimağusa Hastanesi’nde kalp ameliyatları ve bypass operasyonları da yapılmaya başlanacak. Bu sadece Mağusa için değil; Karpaz’da kalp krizi geçiren bir kişinin Lefkoşa’ya ulaşana kadar geçen sürede hayatta tutulabilmesi açısından da çok önemlidir.” bilgisini paylaşan Dinçyürek, Girne Hastanesi’nde anjiyo hizmetlerinin başlamasıyla kapasitenin daha da artacağını belirtti.
Dinçyürek, Güzelyurt ve Girne’de sunulacak hizmetlerin Lefkoşa’daki hasta yoğunluğunu azaltacağını söyledi.
“HPV aşısında kapsam genişletildi”
HPV aşısının ulusal aşı programına 13 yaş grubu için dahil edildiğini hatırlatan Hakan Dinçyürek, uygulamanın 18 yaşından gün almamış gençleri kapsayacak şekilde genişletildiğini açıkladı.
Dinçyürek, “Geçen yıl başladığımızda 13 yaşında olan çocuklarımız bugün 14 yaşında. Şimdi diyoruz ki 14 yaşından yukarıya, 18 yaşından gün almamış ve aşı olmak isteyen gençlerimiz, ailelerinin onayıyla imkânlarımız doğrultusunda başvurabilir.” dedi. Aşının hem kız hem erkek çocuklarına uygulandığını vurgulayan Dinçyürek, “Yalnızca kız çocuklarını rahim ağzı kanserinden korumayı düşünmüyoruz. Erkek çocuklarımızı da korumak ve ileride virüsü başkalarına bulaştırmalarının önüne geçmek istiyoruz.” ifadelerini kullanan; ancak aşı için aile onayının zorunlu olduğunu belirten Dinçyürek, mevcut stokların üzerinde talep oluşması halinde yeni bir tedarik planlaması yapılacağını söyledi. Dinçyürek, “Şu anda elimizde belirli bir stok var. Bunun çok üzerinde talep gelirse yeniden değerlendirme ve tedarik planlaması yapacağız. Ancak hâlâ çocuklarına HPV aşısı yaptırmak istemeyen ciddi bir grup bulunuyor. Ailenin onayı olmadan zorla aşı yapamazsınız. Bu nedenle farkındalık çalışmalarını çok değerli buluyoruz.” diye konuştu.
Dikmen Sağlık Merkezi’nin ve yeni Devlet Laboratuvarı’nın 1 ayda açılma aşamasına geleceğini de açıklayan Dinçyürek, görev sürelerinin sonuna kadar sağlık yatırımlarını sürdüreceklerini kaydetti.





