Ünal Üstel, Rum gençlerin bayrak yakmasını kınadı: Sonsuza dek var olmaya devam edeceğiz

Başbakan Ünal Üstel, Rum gençlerin paskalya etkinlikleri kapsamında Türkiye ile KKTC bayraklarını yakmasını kınadı. Üstel, söz konusu eylemlerin provokasyon olduğunu ve çözüm sürecine zarar verdiğini açıklayarak, “Bu topraklarda sonsuza dek var olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs’ta EOKA zihniyetinin yeniden yükselişe geçmesini ve Rum gençler tarafından Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarının yakılmasını sert ifadelerle kınadı.

Üstel, yaptığı yazılı açıklamada Güney Kıbrıs’taki son gelişmelerin adada barış, huzur ve istikrarı hedef alan tehlikeli bir anlayışın yeniden canlandırılmak istendiğini ortaya koyduğunu belirtti.

EOKA terör örgütünün işlediği insanlık suçlarının “kahramanlık” olarak sunulmasının tarihsel gerçeklerin çarpıtılması olduğunu ifade eden Üstel, bunun aynı zamanda nefret ve düşmanlığın sistematik şekilde körüklenmesi anlamına geldiğini kaydetti.

Bu yaklaşımın Rum Yönetimi ve bazı siyasi ile dini makamlar tarafından sahiplenilmesini kabul edilemez bir sorumsuzluk olarak nitelendiren Üstel, Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulis, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios, bazı Rum siyasetçiler ve bazı uluslararası yetkililerin kullandığı dilin adada çatışmayı körüklediğini ifade etti.

Üstel, nefret söylemlerinin genç nesilleri kinle beslediğini ve adanın geleceğini riske attığını vurguladı.

Rum gençlerin Paskalya etkinlikleri kapsamında Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarını yakmasının açık bir provokasyon ve Kıbrıs Türk halkına yönelik saygısızlık olduğunu belirten Üstel, bu eylemleri şiddetle kınadıklarını açıkladı.

Yaşanan gelişmelerin taraflar arasındaki çözüm arayışlarını gölgelediğini ve güven ortamını zedelediğini kaydeden Üstel, mevcut zihniyetin değişmediğini söyledi.

Kıbrıs meselesinde en gerçekçi ve sürdürülebilir çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulü olduğunu ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi devleti ve Türkiye’nin garantörlüğü altında güven içinde yaşamaya devam edeceğini belirtti.

Üstel, hiçbir tehdit ve provokasyonun bu kararlılığı değiştiremeyeceğini vurguladı.

Türkiye ile tam bir dayanışma içinde hareket edildiğini belirten Üstel, Rum tarafını aklıselime, sorumlu davranmaya ve nefret dilinden uzak durmaya davet etti.

Kıbrıs Türk halkının yalnız olmadığını ifade eden Üstel, “Bu topraklarda sonsuza dek var olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Belçika’nın Anvers Limanı’nda petrol sızıntısı gemi trafiğini durdurdu

Belçika’daki Anvers Limanı’nda meydana gelen petrol sızıntısı nedeniyle gemi trafiği durdu.

Avrupa’nın en büyük ikinci limanı konumunda bulunan Anvers Limanı, petrol sızıntısının ardından açıklama yayımladı.

Açıklamada, “Konteyner rıhtımı Deurganckdock’ta meydana gelen petrol sızıntısı, Anvers Limanı’nda ciddi aksamalara neden olmaktadır.” ifadesi kullanıldı.

Sızıntının bir gemiye yakıt ikmali sırasında meydana geldiği belirtilen açıklamada, sızıntının kısa sürede durdurulduğu ve olaya karışan gemilerin temizlik çalışmaları kapsamında kontrol altına alındığı ifade edildi.

Açıklamada, yaşanan sızıntı nedeniyle Anvers Limanı’na erişimin durduğu ifade edilerek, “Özel gemiler sızan petrolün temizlenmesi için aktif olarak çalışmaktadır. Çevremizi korumak mutlak önceliğimizdir. Operasyonel ve ekolojik hasarı en aza indirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.” değerlendirmesi yapıldı.

Bakan Dinçyürek: “Mağusa Devlet Hastanesi’nde Anjiyo Merkezi hizmete hazır”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’ndeki Anjiyo Merkezi’nin hizmete hazır olduğunu belirterek, çok kısa süre içerisinde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemlerinin başlayacağını kaydetti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Dinçyürek, Gazimağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek, kısa süre önce kurulan anjiyo merkezinde incelemelerde bulundu.

Yaklaşık 1-2 hafta öncesine kadar inşaat halinde olan alanın hızla tamamlanarak, anjiyo ünitesinin kurulduğunu ve çalışır hale getirildiğini belirten Dinçyürek, dün itibariyle birinci kademe eğitim çalışmalarının da tamamlandığını açıkladı.

-“Çok kısa süre içerisinde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemleri başlayacak”

Bakan Dinçyürek, çok kısa süre içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde hem planlı (selektif) hem de acil anjiyo işlemlerinin başlayacağını kaydetti.

Ziyaret kapsamında başhekimlik, kardiyoloji klinik şefliği, kardiyologlar ve hemşirelerle birlikte yerinde değerlendirme yaptıklarını belirten Dinçyürek, merkezin her yönüyle adım adım hazır hale geldiğini vurguladı.

Kalp ve damar cerrahisi alanındaki altyapının da güçlendirildiğini kaydeden Dinçyürek, kalp damar cerrahisi ameliyathanesi ile kalp-akciğer pompasının da kurulma aşamasında olduğunu ve çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.

Bu süreçte Türkiye’nin katkılarına da dikkat çeken Dinçyürek, “Her zaman yanımızda olan ana vatan Türkiye’ye hem şahsım, hem Bakanlığım hem de Kıbrıs Türk halkı adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum.” dedi.

-Göksu: “20 yıllık hayal gerçekleşiyor”

Başhekim Yardımcısı Dr. Eyüp Göksu ise, anjiyo merkezinin kurulmasını “20 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi” olarak nitelendirerek, devlete, Sağlık Bakanlığı’na ve Bakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Göksu, merkezin çok yakın zamanda Mağusa ve bölge halkına hizmet vereceğini belirtti.

Debeş: “Önemli bir eksiklik gideriliyor”

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hakan Debeş de Mağusa’nın yanı sıra Karpaz bölgesini de kapsayan geniş bir alanda uzun süredir anjiyo ihtiyacı bulunduğunu ifade ederek, bu yatırımla önemli bir eksikliğin giderildiğini söyledi ve katkı koyanlara teşekkür etti.

Yaz Dönemi Dıştan Bitirme Sınavları 13 Mayıs – 3 Haziran tarihleri arasında yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı, 2025–2026 öğretim yılı Yaz Dönemi Dıştan Bitirme Sınavlarının 13 Mayıs ile 3 Haziran tarihleri arasında yapılacağını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, ilkokul düzeyindeki dıştan bitirme sınavlarının ise 13 Mayıs tarihinde gerçekleştirileceği belirtildi.

Açıklamada, ilgililerin kayıt yaptırmak ve sınav programlarını öğrenmek amacıyla 4 Mayıs ile 11 Mayıs tarihleri (her iki tarih dahil) arasında sınav merkezlerine başvurmaları gerektiği kaydedildi.

Dıştan Bitirme Sınav Merkezlerinin listesi şöyle:

“İlkokul Dıştan Bitirme-Atatürk İlkokulu/Lefkoşa, Ortaokul Dıştan Bitirme-Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu/Lefkoşa, Lise Dıştan Bitirme-Lefkoşa Türk Lisesi/Lefkoşa, Endüstri Meslek Lisesi Dıştan Bitirme-Sedat Simavi Endüstri Meslek Lisesi/Lefkoşa, Meslek Lisesi Dıştan Bitirme-Atatürk Meslek Lisesi/Lefkoşa, Ticaret Lisesi Dıştan Bitirme-Haydarpaşa Ticaret Lisesi/Lefkoşa”

Cumhuriyet Meclisi heyeti Bakü’de ziyaretlerde bulundu

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve beraberindeki heyet ziyaretler gerçekleştirdi.

Meclisten verilen bilgiye göre, heyet ilk olarak Azerbaycan halkının İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi ve şehitleri anmak için inşa edilen Zafer Anıtı’nı ziyaret ederek anıta çelenk koydu.

Öztürkler ve beraberindekiler daha sonra Azerbaycan önderi Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret ederek  çelenk bıraktı.

Bakü Şehitler Hıyabanı’nda Türk şehitliğini de ziyaret eden Öztürkler ve beraberindekiler şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Ziyaretlerde KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil  ve KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de hazır bulundu.

-Öztürkler

Ziyaretlerin ardından basına açıklamada bulunan Öztürkler, Bakü temaslarını değerlendirdi.

Öztürkler, yaptığı açıklamada KKTC’nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendiğini vurgulayarak, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin altını çizen Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de bu süreçte önemli katkılar sağladığını, KKTC’nin gözlemci üyeliğinin, uluslararası alanda görünürlüğü artırdığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması mücadelesine güç kattığını dile getirdi.

Parlamentolar arası temasların artık daha resmi bir zemine taşındığını belirten Öztürkler, daha önce gayrıresmi yürütülen görüşmelerin bugün KKTC bayrağı ve ismiyle açık şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Azerbaycan’da yapılan toplantıların bu açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Öztürkler, KKTC heyetinin Azerbaycan Milli Meclisi ile doğrudan temas kurabilmesinin yeni dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu bağın daha da güçlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin desteğinin hayati önemde olduğunu da belirten Öztürkler, Türk dünyasından da daha güçlü bir sahiplenme beklendiğini dile getirdi.

Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Öztürkler, bölgedeki gerilimi yakından takip ettiklerini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bazı askeri anlaşmalarının adada tedirginlik yarattığını, buna rağmen KKTC’nin endişe duymadığını kaydeden Öztürkler, Türkiye’nin güçlü desteğinin sürdüğünü vurguladı.

Öztürkler ayrıca, bölgede artan gerilimlerin sona ermesi gerektiğine dikkat çekerek, özellikle büyük güçler arasında yaşanan çatışmaların dünya barışı ve insanlığın geleceği açısından bir an önce sonlandırılmasının önemine işaret etti.

1964 yılında kaybolan Şehit Reşat Ahmet askeri törenle defnedildi

1964 yılında kaybolan ve Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Trulli (Larnaka) bölgesinde yürüttüğü kazılar sonucu kimliği tespit edilen Şehit Reşat Ahmet, askeri törenle defnedildi.

Reşat Ahmet, şehit edilmesinden 62 yıl sonra, saat 10.00’da düzenlenen askeri törenle, Lefkoşa Kabristanlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından Ortaköy Şehitliği’nde defnedildi.

Törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral İlker Görgülü ile askeri erkan, Polis Genel Müdürü Ali Adalıer, Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk Üyesi Hakkı Müftüzade ve Reşad Ahmet’in ailesi katıldı.

Törende ilk olarak Şehit Reşat Ahmet’in ailesi adına Ünsal Özbilenler konuşma yaptı.

-Özbilenler

Ünsal Özbilenler, 62 yıl beklemenin zor olduğunu ve bu yüzden bugün kendileri için mutlu bir gün olduğunu belirterek, Ahmet’in bulunmasına katkı koyan Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Türk ve Rum üyelerine teşekkür etti.

Reşat Ahmet için bir devlet töreni düzenlenmesinden duyduğu mutluluğu da dile getiren Özbilenler, törene katılanlara teşekkür etti.

Ahmet’in taksicilik yaptığını ve 1964 yılının Mayıs ayında iki köylüsünü köye götürürken Rum polisler tarafından alındığını anlatan Özbilenler, “Öldürülmüş ve kaybedilmiştir.” dedi.

Savaş olmayan bir ortamda sivillerin polisler ve askerler tarafından alınarak yok edilmesinin suç olduğunu kaydeden Özbilenler, “Sayın Cumhurbaşkanı’m ilerideki görüşmelerde buna vurgu yaparsa çok seviniriz.” dedi.

Özbilenler’in konuşmasının ardından cenaze namazı kılındı ve Ahmet’in naaşı Ortaköy Şehitliği’ne taşındı. Burada, saygı duruşu ve saygı atışı sonrasında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, tabutun sarılı olduğu bayrakları Reşat Ahmet’in ailesine teslim etti. Ardından Reşat Ahmet, dualarla defnedildi.

İskele Belediyesi, haşere ve sineklere karşı ilaçlama faaliyetlerine başladı

İskele Belediyesi, İskele ve köylerinde haşere ve sineklerle mücadele kapsamında ilaçlama faaliyetlerine başladı.

Belediyeden verilen bilgiye göre, iki etaptan oluşacak çalışmaların ilk etabı geçen pazartesi günü yapıldı.

Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte artış gösteren sivrisinek, karasinek ve hamamböceği gibi haşereleri kontrol altına almayı hedefleyen çalışmalar, İskele merkez, 21 köy, devlet daireleri ve okulları kapsıyor.

Özellikle açık alanlarda larva mücadelesine yoğunlaşan belediye, bu kapsamda su birikintileri, durgun sular, göl ve göletler, dere yatakları, sulu bodrumlar, temiz su kanalları, drenaj alanları, bataklıklar ile yeşil alan ve çalılıkları düzenli olarak ilaçlıyor.

İlaçlama çalışmaları, insan sağlığına zarar vermeyen, AB Biyosidal Direktifine uygun, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış ürünlerle yapılıyor. Çalışmalar kapsamında, ultra düşük hacimli (ULV) havadan ilaçlama yöntemi de kullanılıyor. Gerekli durumlarda İskele Belediyesi Çevre ve Sağlık Denetim Bölümü ekipleri de çalışmalara eşlik ediyor.

Öte yandan hamamböceği ile mücadele kapsamında birinci etap ilaçlama çalışmaları 18 Mart’ta İskele merkezde başlatılırken, köylerdeki çalışmalar da aralıksız devam ediyor.

-Vatandaşlara çağrı

Vatandaşları da mücadeleye destek olmaya davet eden İskele Belediyesi, özellikle açık rögar kapakları, su depoları, kullanılmayan havuzlar, eski araç lastikleri, kovalar ve benzeri kaplarda biriken suların sivrisinek üremesine neden olduğuna dikkat çekti.

Belediye, vatandaşlardan, su birikintilerinin oluşmasına izin vermemelerini ve su depoları ile rögar kapaklarının kapalı olduğundan emin olmalarını istedi.

Dinçyürek: “TSHD bünyesinde diyetisyenlere yönelik kadro düzenlemesi yapmayı hedefliyoruz”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek,Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi (TSHD) bünyesinde diyetisyenlere yönelik kadro düzenlemesi yapmayı hedeflediklerini söyledi.

Dinçyürek, mesleğin kamu alanında daha yaygın ve etkin hizmet sunabilmesi için atılması gereken adımları değerlendirdiklerini de belirtti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Diyetisyenler Birliği heyetini kabul etti. Görüşmede diyetisyenlik mesleğinin mevcut durumu ve geleceği ele alındı.

Toplantıda konuşan Dinçyürek, diyetisyenlik mesleğiyle ilgili sorunların ve yasal eksikliklerin detaylı şekilde ele alındığını belirtti.

Cumhuriyet Meclisi gündemine gelecek Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası’na değinen Dinçyürek, yasanın görüşülmesi sırasında sunulacak değişiklik önergesiyle TSHD bünyesinde  diyetisyenik kadrolarının tanımlanmasının hedeflendiğini belirtti.

Dinçyürek, söz konusu düzenlemeyle diyetisyenlik hizmetlerinin yasal altyapısının güçlendirilmesi ve mesleğin önünün açılmasının amaçlandığını vurguladı.

– “Diyetisyenlik koruyucu sağlık hizmetlerinde ve tedavi sürecinde önemli”

Diyetisyenlik mesleğinin koruyucu sağlık hizmetlerinde ve hastaların tedavi sürecinde önemli bir rolü olduğunu belirten Dinçyürek, bu alanda yetişmiş insan kaynağının devlet kadrolarında istihdam edilmesinin önemine dikkat çekti.

Dinçyürek, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev alacak diyetisyenlerin, sağlık merkezlerinde sunulacak hizmetlerle merkez hastanelere duyulan ihtiyacı azaltarak, halkın hem koruyucu hem de tedavi edici hizmetlerden daha etkin şekilde faydalanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Yapılacak düzenlemelerin hem meslek hem de toplum açısından önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Dinçyürek, “Bu düzenlemelerin topluma önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Umarım birlikte başaracağız” dedi.

-Ağören

Kıbrıs Türk Diyetisyenler Birliği Başkanı Hidayet Ağören ise, kabulden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, toplantıdan olumlu sonuçlarla ve güzel haberlerle ayrıldıklarını söyledi.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası kapsamında diyetisyenlerin halkın her kesimine hizmet verecek olmasının son derece önemli olduğunu belirten Ağören, mesleğin özellikle koruyucu sağlık hizmetleri açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

Hastanelerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Ağören, sağlık merkezlerinde de diyetisyenlerin görev alması gerektiğine dikkat çekti.

Obezite, diyabet ve kalp hastalıkları gibi sorunların erken dönemde önlenmesinin hem toplum sağlığı hem de sağlık ekonomisi açısından büyük kazanç sağlayacağını belirten Ağören, “Bugün yapacağımız bu yatırım gelecekte ekonomik olarak toplumumuza ciddi anlamda kar sağlayacaktır” dedi.

Ağören, desteklerinden dolayı Sağlık Bakanlığı’na teşekkür ederek, çalışmaların başarıyla sonuçlanacağına inandıklarını da sözlerine ekledi.

CEVDET YILMAZ: TARİHİ BİR REKOR KIRIYORUZ

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşması kapsamında 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte KKTC’ye yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edildiğini belirtti.

Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdıklarını kaydeden Yılmaz, “2025 yılı Anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak, tarihi bir rekor kırıyoruz” dedi.

-“Sarsılmaz bağların ve işbirliğinin en somut göstergelerinden biri”

Yılmaz, 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşması’nın imzalanmasının ardından Başbakan Ünal Üstel ile ortak basın açıklaması yaptı.

Her yıl imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmalarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağların ve işbirliğinin en somut göstergelerinden birini teşkil ettiğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin, geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edeceğini kaydetti.

Cevdet Yılmaz, “KKTC’nin kalkınması ve imarı için fikir ve gönül birliği içinde hareket ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur” dedi.

-“Tarihi bir rekor kırıyoruz”

Türkiye Cumhuriyeti olarak, KKTC’nin sürdürülebilir büyümesini hedefleyen ve Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak stratejik projeleri hayata geçirme kararlılığını dün olduğu gibi bugün de sürdürdüklerini belirten Yılmaz, “Bu çerçevede, bugün imzaladığımız 2026 yılı Anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir” dedi.

Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdıklarını kaydeden Yılmaz, “Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı Anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz” diye konuştu.

Yılmaz, hayata geçirdikleri projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefine yönelik büyük atılımları KKTC’li muhatapları ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttüklerini belirtti.

Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladıklarını, yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacaklarının müjdesini veren Yılmaz, bu bölgenin, KKTC devletinin adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturduğunu vurguladı.

İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planladıklarını açıklayan Yılmaz, Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkânı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladıkları Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımının da hızla devam ettiğini söyledi.

İhalesi altı ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata geldiklerini belirten Yılmaz, Dr. Burhan Nalbantoğlu sağlık kampüsü içinde bulunan sağlık yapılarının renovasyonu çalışmalarının da yakın bir tarihte başlayacağını kaydetti.

KKTC E-Devlet Mobil Uygulama Lansmanını geçen yıl ağustos ayında gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu kapsamda önemli bir adım olan Hekim Randevu Sistemi mart ayında devreye alınmıştı, 2026 yılında ise Muhaceret Bilgi Sisteminin hayata geçirilmesi planlanmaktadır” dedi.

Geçen yıl nisan ayı içerisinde Parsel Sorgu uygulamasının test aşamasında KKTC halkının kullanımına açıldığına değinen Yılmaz, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) çalışmalarının ise tüm alt projeleri ile birlikte bu yılın haziran ayı içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğünü kaydetti. TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, diğer yandan, KKTC’nin tamamında fiber altyapıyı sağlayacak çalışmalar ile “Bilişim Adası” vizyonuna sağlam zemin hazırladıklarını söyledi.

KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Yılmaz, “Bu çerçevede, şimdiye kadar 213 km bölünmüş yol, 433 km tek yol, 176,2 km 3. sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 km yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı” dedi.

Bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde üç bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmaların hızla devam ettiğini, yıl bitmeden burayı hizmete almayı planladıklarını belirten Yılmaz, Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmaların tamamlandığını, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında ise son aşamaya gelindiğini söyledi.

Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlayan yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4600 adet trafik levhasının montajının tamamlandığını ifade eden Yılmaz, bugüne kadar yapılan yol ihaleleri kapsamında 344 bin adet fidan dikimi yapıldığını kaydetti.

KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumunun yapıldığını kaydeden Yılmaz, “Böylece, KKTC genelindeki kazaların azalması ve yol güvenliğinin sağlanması hedefi doğrultusunda yeni nesil yapay zekâ tabanlı anlık hız tespit sistemi kazandırılmıştır” dedi.

Eğitim yatırımları kapsamında ise, 17 okulun bakım onarım çalışmalarını bitirdiklerini, 16’sında ise çalışmaların sürdüğünü dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

“Yine ödeneğini 2025 yılı anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, iki okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır.  Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları için de destek sağlanmaktadır.”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilerleyen dönemde, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları da destekleyeceklerini söyledi.

Narenciye Sektörü, İleri Meyve İşleme, Donmuş ve Soğuk Depolama Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında Güzelyurt’ta yapımı son aşamaya gelen tesisin yakında hizmete açılacağını kaydeden Yılmaz, “Tesisin ihalesi geçen yıl yapılmış olup, bugünlerde geçici kabulü yapılmaktadır” dedi.

Yılmaz, son dönemde özellikle savaşın etkisiyle Körfez ülkelerine süt ihraç edemeyen üreticilerin sütlerinin heba olmaması için Türkiye’deki kurumlarla bir protokol çerçevesinde sütlerin alımını Başbakan Üstel ve hükümetinin talebiyle gerçekleştirdiklerini söyledi. Asrın Projesi olarak da nitelendirilen su temininde içme suyunda ileri bir aşama olduklarını ifade eden Yılmaz, sulama anlamında da projelerini devam ettirdiklerini belirtti.

Ayrıca, turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması, turizmin yıl geneline yayılması, turizm gelirlerinin artırılması, hibe ve faiz destekli programlar ile özel sektörün desteklenmesinin amaçlandığını söyleyen Üstel, “Ada Kıbrıs” markası altındaki lansmanın büyük ilgi gördüğünü kaydetti. Yılmaz, Ada Kıbrıs projesi kapsamında KKTC ile THY, AJET, Pegasus firmasıyla anlaşmalar yapıldığını hatırlattı.

-“Türkiye’den adaya gidecek enerjinin tüm adanın ihtiyaçlarını karşılayabileceğine inanıyoruz”

Enerji alanında da önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, bir taraftan mevcut sistemin aksamadan devamı, diğer taraftan daha köklü bir çözüm için hükümetle birlikte çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Uluslararası kurallar çerçevesinde adayla Türkiye arasında çok daha güçlü bağlar kuracak projeler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Adaya dönük bağlantıyı sağlama anlamında en rasyonel, en düşük maliyetle bunun yapılacağı yer Türkiye’den Kıbrıs’a yönelik çalışmalardır. Bunun dışında alternatif arayanlar rasyonel olmayan, ideolojik saplantı içinde hareket eden yaklaşım sergilemektedirler. Türkiye’den adaya gidecek enerjinin tüm adanın ihtiyaçlarını karşılayabileceğine ve Kıbrıs adasıyla Avrupa’nın entegrasyonuna da en akılcı çözümü üreteceğine inanıyoruz.”

Yaşanan savaşa da değinen Yılmaz, ateşkesten büyük memnuniyet duyduklarını belirtti, Türkiye olarak barıştan, istikrardan yana olduklarını vurguladı. Dünya için önemli maliyetler üreten bu çatışmanın bir an önce sona ermesi için her türlü gayreti sarf ettiklerini dile getiren Yılmaz, bütün ekonomiler gibi Türkiye ve KKTC’nin de ekonomisinin etkilendiğini kaydetti. Cevdet Yılmaz, “Bu etkileri en aza indirgemek için gayretlerimizi hep birlikte sürdürüyoruz” dedi.

-“Beş yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz”

Reel sektörün çok önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, reel ekonominin bu dönemde canlı kalması, üretim kapasitesinin sürdürülmesi, istihdam üretilmesinin en kritik konuların başında geldiğini söyledi.

Bu kapsamda 2026 İktisadi ve Mali İşbirliğinde reel ekonomiyi önceliklendiren bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Yılmaz, “2025 yılı Anlaşmasıyla verdiğimiz ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarının yanı sıra, ilk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, beş yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Amacımız yatırım ve üretimin artması, gençler ve kadınlar başta olmak üzere istihdamın desteklenmesidir” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz bunları; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olarak sıraladı.

Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkardıklarını açıklayan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu vizyon çerçevesinde, adada öğrenim gören öğrencilerin Ar-Ge, inovasyon ve teknolojik kalkınma odaklı projelere yönlendirilerek, teknoparkların etkinliklerinin arttırılması öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Böylelikle, Türkiye-KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanarak, KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır.”

KKTC’deki tüm kesimleri kapsayan bugün imzalanan bu anlaşmayla sahada karşılığı olan projeler, güçlü mali iş birliği mekanizmaları ve üretimi merkeze alan politikaları hayata geçirmeye devam edeceklerini belirten Yılmaz, “Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tüm KKTC kurumlarıyla tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

-“Kıbrıslı Rumların çözüm konusunda samimi olmadığı açıktır”

Kıbrıslı Rumların çözüm konusunda samimi olmadığının açık olduğunu vurgulayan Cevdet Yılmaz, “Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkıyla siyasi gücü ve refahı eşitlik temelinde asla paylaşmak istemediler, istemiyorlar. Kıbrıs Türk halkını ‘azınlık’ olarak görüp, ‘sözde’ devletlerine yamamaya çalışıyorlar. Yapılan her toplantıda takındıkları tavır, verilen her olumlu çağrıya yaptıkları geri dönüş bunu açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduklarını yineleyen Yılmaz, “Adadaki gerçeklere gözlerini kapatarak, hiç kimse hiçbir çözüm üretemez” vurgusu yaptı. İki devlet olmanın iş birliği yapmaya engel olmadığının altını çizen Yılmaz, “Tüm adaya fayda sağlayacak her türlü iş birliği de elbette değerlendirilmelidir” dedi.

“Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır” diye konuşan Yılmaz, Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçtiğini vurguladı.

Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonların kaldırılması gerektiğini kaydeden TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bugünün dünyasında bu izolasyonların, fiilen birçok alanda anlamını yitirdiğine de dikkat çekti. Yılmaz, “Milli davamız Kıbrıs meselesinde, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle omuz omuza, adalet mücadelemizi var gücümüzle sürdürüyoruz, sürdüreceğiz” dedi.

-“Adada KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısından yok hükmündedir”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararların Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırdığına işaret eden Yılmaz, Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutumun, Türkiye Cumhuriyeti açısından yok hükmünde olduğunun altını çizdi.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz müsterih olsunlar. Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz” diye konuştu.

-“Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalı”

Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağı ve HİSAR hava savunma sistemlerinin KKTC’de konuşlandırıldığını, ayrıca donanma unsurlarının da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırdığını ifade eden Yılmaz, “Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyoruz, yakından takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir” dedi.

Yılmaz konuşmasının sonunda, tüm çabalarının, Kıbrıs Türk halkının yaşam standartlarını yükseltmek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin istikbalini ve refahını ilelebet güvence altına almak için olduğunun altını çizdi.

Öztürkler: Ercan’da uçak bekletildiği iddialar tamamen gerçek dışı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ercan Havalimanı’nda uçak bekletildiği yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Genel Kurul oturumuna ara verilmesine ilişkin kamuoyunda yer alan iddialara açıklık getirdi. Öztürkler, alınan kararın tamamen Meclis Başkanlığı’nın yetki ve sorumlulukları çerçevesinde olduğunu vurguladı.

Ziya Öztürkler’in açıklaması şöyle:

“Çarşamba günü Genel Kurulu açtığımızda oturumun sabaha kadar sürmesi ihtimalini göz önünde bulundurarak Perşembe sabahı adına oturumu kapatma kararlılığımız zaten oluşmuştu.

Oturuma ara verilmesinin temel nedeni, Perşembe gününe devam etmesi halinde sabah saatlerinden itibaren milletvekilleri, polis ve vatandaşların karşı karşıya gelmesini önlemek ve olası bir gerginliğin yaşanmasının önüne geçmekti. Toplumsal huzurun korunması, uzlaşı ortamının sağlanması ve herkesin güvenliğinin temin edilmesi, Meclis Başkanlığı makamının en önemli sorumlulukları arasında yer almaktadır.

Söz konusu oturuma Azerbaycan ziyareti nedeniyle ara verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Yasa görüşmelerinin, oturumun açılmasının ardından sabah saatlerine kadar devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek gerginlik ihtimali göz önünde bulundurularak, oturuma ara verilmesi yönünde bir değerlendirme yapılmıştır.

Bu çerçevede alınan karar, tamamen Meclis Başkanlığı’nın görev ve yetki alanı içerisindedir.

Meclis Dostluk Gruplarından oluşan heyetimle Azerbaycan ziyaretimin normal olarak planlanan tarihi Çarşamba öğlen saatleriydi. Ancak Genel Kurul görüşmelerinin devam etmesi nedeniyle Çarşamba olması gereken uçuşları iptal etmek durumunda kalarak Perşembe günü için alternatifler denenmiş ancak uygun saatlerde uçuşlar bulunamamıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dostluk Grubu başkanlarıyla gerçekleştirilen görüşmede, Genel Kurul çalışmalarının sabah saatlerine kadar sürebileceği ve o saatlerde uygun uçuş imkânı bulunmadığı bilgisi paylaşılmış ve KKTC heyetinin organizasyona katılamayacağı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda, bazı TBMM Dostluk Grubu üyesi Milletvekillerinin Ankara’dan özel uçakla hareket edeceği ifade edilmiş; KKTC heyetinin de bu programa mutlaka katılımının önemine binaen söz konusu uçağın Ercan’a yönlendirilmesi TBMM dostluk Grubu tarafından sağlanmıştır.

Uçağın Ercan Havalimanı’nda hazır bekletildiği yönündeki iddialar ise tamamen gerçek dışıdır.”

Üstel: 2026, Projelerin Tamamlanma Yılı Olacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan 2026 Yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Ünal Üstel’in basın toplantısında yaptığı konuşma şu şekildedir:

‘‘Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, her iki ülkenin kıymetli heyetleri, değerli basın mensupları; Bir kez daha Ankara’da bulunmaktan ve böylesine önemli bir anlaşmaya imza atmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Bizleri her zaman olduğu gibi samimiyetle karşılayan, güçlü desteklerini her koşulda hissettiren Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisidir. Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz.

Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. Ve bilinmelidir ki; Güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz.

Kıbrıs meselesinde Türkiye ile ortak duruşumuz dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz kabul edilmeden kalıcı bir çözüm mümkün değildir. Adadaki gerçekliğin kabulü, iki devletin varlığının tanınmasıyla mümkündür. Çözümün adı nettir: Çözüm iki devlettir.

Bu hafta Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız ile birlikte Bakü’deydik. Türk Devletleri Teşkilatı Hükümet Başkanları Toplantısı’na katılarak kardeş devletlerle aynı masada yer aldık. Tarihte ilk kez bir KKTC Başbakanı, Türkiye dışında uluslararası bir toplantıda kendi bayrağı ve kurumsal kimliğiyle devletimizi temsil etmiştir. Bu, tarihi bir adımdır. Sayın Cevdet Yılmaz da zirvede Türkiye’nin KKTC’nin yanında olduğunu güçlü şekilde vurgulamış ve dünyaya net bir mesaj vermiştir. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.

KKTC, Türk dünyasının ve küresel sistemin ayrılmaz bir parçasıdır; devletimiz vardır ve var olmaya devam edecektir. Dünyaya açılma yolculuğumuz Türkiye’nin güçlü desteğiyle sürmektedir. Ancak bu sürecin başarıya ulaşması için kendi sorumluluklarımızı da yerine getirmeliyiz. Yatırımlarımızı artırmalı, teknolojimizi geliştirmeli, kamu maliyemizi güçlendirmeli ve reel sektörümüzü sürdürülebilir hale getirmeliyiz. Yani dünya ile kucaklaşmak için dünyaya hazır olmalıyız.

Bugün imzalayacağımız 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü; altyapı yatırımlarını artırmayı ve üretim odaklı büyümeyi destekleyen güçlü bir vizyonun ürünüdür. Heyetlerimiz, mevcut projelerin ilerleyişini ve hızlandırılması gereken alanları detaylı şekilde değerlendirmiştir. Kıbrıs Türk halkının gerçek ihtiyaçlarına cevap veren bir metin ortaya çıkmıştır. Bu protokol; kurumsal kapasitemizi güçlendirecek yapısal adımları ve kamu yönetimini daha etkin hale getirecek reformları da içermektedir.

2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması; üretimi artıran, ekonomiyi güçlendiren ve geleceği planlayan kapsamlı bir kalkınma vizyonudur. Yaklaşık 23 milyar TL olarak imzalanan antlaşma yıl içerisinde sağlanan katkılarla birlikte yaklaşık 25 milyarlık toplam bir kaynağa erişmemizi sağlayacak.

Tarihi bir büyüklüğe sahip bu anlaşma ile turizm, inşaat, sanayi, KOBİ’ler, esnaf ve tarım başta olmak üzere bize birçok sektöre uzun vadeli düşük faizli krediler sağlama imkanı bulacağız. Sağlanan kaynakla Kadınlara, gençlere ve iş dünyamıza da önemli fırsatlar sunacağız.

Aynı zamanda bu kaynaklarla 2026 yılı içinde halkımızın hayatına doğrudan dokunan projeleri de tamamlayacağız. Devam eden hastane, yol ve okul projelerimizin önemli bir bölümünü bu yıl hizmete açacağız. 2024 ve 2025 başlangıç yıllarıydı. 2026, projelerin tamamlanma ve açılış yılı olacaktır.

Yaklaşık 4 yıldır kesintisiz görev yapan bir hükümetiz. Hükümetimiz, son yılların en çok proje üreten ve tamamlayan hükümetidir.

Çünkü istikrarla, kararlılıkla ve cesaretle yürüyoruz. Bizim siyasetimizin özü laf değil; iştir, icraattır, eserdir. Seçimler zamanı geldiğinde yapılacaktır. Buna karar verecek olan meclisteki siyasi iradedir.

Gündemimiz nettir: projeleri tamamlamak, üretimi artırmak ve küresel krizlere karşı halkımızı korumak. Attığımız her adımla sadece bugünü değil, yarınları da güvence altına alıyoruz. Devlet yönetmek; gerçeklerle hareket etmeyi, riskleri öngörmeyi ve geleceği planlamayı gerektirir.

Biz de bu sorumlulukla hareket ediyoruz. Bir kesimin değil, tüm toplumun refahını esas alıyoruz. Günü kurtaran değil, yarını kuran bir anlayışla ilerliyoruz.

Hedefimiz; daha güçlü bir ekonomi, daha müreffeh bir toplum ve daha güvenli bir gelecek inşa etmektir.

Bir kez daha ifade etmek isterim ki;

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceği güçlü, yarınları aydınlıktır.

Bugün attığımız adımlar, yarın halkımıza büyük kazanımlar olarak dönecektir.

Şükürler olsun ki; Anavatan Türkiye’nin desteği bizimledir ve bizimle olacaktır.

Bu vesileyle imzalayacağımız 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın ülkemize hayırlı olmasını diliyor; başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a, emeği geçen tüm heyetlere, Lefkoşa Büyükelçiliğimize ve Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’ne teşekkür ediyorum.

Sağ olun, var olun.’’

 

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI: EYLEME KATILAN 8 ÖĞRETMENİN ASALETİNİN DURDURULMASINA YÖNELİK İDDİALAR ASILSIZDIR

Milli Eğitim Bakanlığı, KTÖS üyesi 8 öğretmenin asaletinin durdurulduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, kamuoyunu spekülatif haberlere itibar etmemeye çağırdı.

Bazı basın organları ve sosyal medya mecralarında yer alan, eyleme katılan KTÖS üyesi 8 öğretmenin asalete geçiş süreçlerinin durdurulduğu yönündeki iddialara ilişkin resmi açıklama yapıldı.

Bakanlık adına Milli Eğitim Denetleme, Değerlendirme ve Yönlendirme Kurulu Başkanı Dr. Havva Dağsever tarafından yapılan açıklamada, söz konusu haberlerde yer alan “Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun kuruluna doğrudan talimat verdiği” iddiasının doğru olmadığını açıkladı.

Dağsever, iddiaların gerçeği kesinlikle yansıtmadığını belirterek, kamuoyuna şu çağrıda bulundu:

”Haberde yer alan iddialar gerçeği kesinlikle yansıtmamaktadır. Bu tür doğrulanmamış ve spekülatif içeriklere itibar edilmemesini önemle rica ederiz.”

Açıklamada ayrıca, bakanlığın şeffaflık ilkesi doğrultusunda basının sorularına açık olduğu ve teyit edilmiş bilginin kamuoyuna aktarılmasını desteklediği vurgulandı. Basın kuruluşlarının benzer durumlarda yetkili makamlarla iletişime geçerek bilgi teyidi yapmasının önemine dikkat çekildi.

Öte yandan Öğretmenler Sendikası tarafından yapılan açıklamaya göre öğretmenlerin kadrolanma ve asalet onay süreçlerinin Öğretmenler Yasası çerçevesinde belirlendiğini vurgulayarak, son dönemde bazı üyelere yönelik telkin ve uyarılar yapıldığı yönünde bilgi aldıklarını açıkladı.

Sendika, grev ve eylemlerin ardından bazı öğretmenlere yakınları ya da siyasiler aracılığıyla çeşitli yönlendirmeler yapıldığını belirterek, bu tür girişimlerin baskı oluşturma amacı taşıdığını ifade etti. Açıklamada, geçmişte olduğu gibi bugün de mücadele süreçlerinde polis, mahkeme ya da benzeri yollarla baskı kurulmaya çalışıldığına dikkat çekildi.

KTÖS, söz konusu telkin ve uyarıların herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını vurgulayarak, öğretmenlerin kadrolanma ve asalet onay süreçlerinde en büyük güvencelerinin sendika olduğunu belirtti. Sendika, üyelerine bu tür yönlendirmelere itibar etmemeleri çağrısında bulundu.

KKTC’de 5. Kalp Nakli Hastası Taburcu Edildi

Ülkede bir dönem hayal olarak görülen kalp ameliyatları artık rutin hale gelirken, 5. kalp nakli yapılan hasta sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sağlık alanında önemli bir başarıya daha imza atıldı. Gerçekleştirilen 5. kalp nakli operasyonunun ardından hasta sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Başhekimi, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hasan Birtan Hasan Birtan, yaptığı paylaşımda ülkede bir zamanlar kalp ameliyatlarının dahi hayal olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktada kalp nakillerinin rutin hale geldiğine dikkat çekti.

Başarıyla gerçekleştirilen operasyonun ardından hastanın taburcu edilmesi, sağlık alanındaki gelişimin somut bir göstergesi olarak değerlendirilirken, sürece katkı koyan tüm sağlık çalışanlarının özverili çalışmaları takdir topladı.

KANSER TEDAVİSİ SÜRERKEN PODYUMA ÇIKTI: TUĞÇE VOLKAN’DAN İLHAM VEREN İKİNCİLİK

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Halter ve Vücut Geliştirme Federasyonu tarafından düzenlenen 2026 Fitness Şampiyonası, iddialı sporcuların kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Şampiyonada Master Kadınlar Bikini Kategorisi’nde yarışan 44 yaşındaki, iki çocuk annesi ve Güzelyurt’un sevilen isimlerinden Tuğçe Volkan, gösterdiği performansla ikinci olarak önemli bir başarı elde etti.

Elde ettiği dereceyle hem spor camiasının hem de izleyicilerin takdirini kazanan Volkan, yarışma sürecinin kendisi için yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal açıdan da büyük anlam taşıdığını ifade etti. Meme kanseri tedavisinin devam ettiği bir dönemde sahneye çıkan başarılı sporcu, bu deneyimin kendisini hayata daha sıkı bağladığını vurguladı.

Disiplini ve kararlılığıyla dikkat çeken Volkan, hazırlık sürecinde antrenörü Deniz Erdağ ile yoğun bir çalışma yürüttü. Başarısında ekibinin büyük payı olduğunu belirten sporcu, kendisine destek olan herkese teşekkür etti.

Tuğçe Volkan, KKTC Halter ve Vücut Geliştirme Federasyonu yönetimine, organizasyonda görev alan hakemlere ve destekçilerine teşekkür ederek, federasyonun uygun göreceği tüm platformlarda yarışmaya hazır olduğunu dile getirdi. Başarılı sporcu, antrenörü Deniz Erdağ eşliğinde önümüzdeki aylarda gerçekleştirilecek uluslararası müsabakalar için hazırlıklara başladığını da açıkladı.

Azmi ve mücadelesiyle örnek olan Tuğçe Volkan’ın, uluslararası arenada da önemli başarılara imza atması bekleniyor.

Uzun’dan iddialara yanıt: Gerekli hukuki süreçler başlatılacak

KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, kendisini ve Yönetim Kurulu üyelerini hedef alan iddiaların asılsız ve gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, sendika yönetimi tarafından yapılan açıklamalar üzerine yazılı bir açıklama yaparak, kendisini ve Yönetim Kurulu üyelerini hedef alan iddiaların asılsız ve gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Uzun, söz konusu iddialarla ilgili gerekli hukuki adımların atılacağını vurguladı.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un açıklaması şu şekilde:

“Son günlerde yaşanan gelişmeler nedeniyle ülkemizde toplumsal tansiyonun yükseldiği gözlemlenmekte olup, ortaya çıkan tabloyu büyük bir üzüntüyle takip etmekteyiz. İçinden geçtiğimiz bu hassas süreçte, sağduyuya, sükunete ve toplumsal uzlaşıya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu açıktır.

Ancak bu ortamda, sendika başkanı ve genel sekreteri tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalarda, şahsımı ve Yönetim Kurulu üyelerimizi hedef alan ve gerçek dışı iddiaların ortaya atıldığı görülmektedir. Söz konusu açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik olup, yönetim kurulumuzun itibarını zedelemeye dönük beyanlar içermektedir. Bu doğrultuda, şahsımı ve yöneticilerimizi hedef alan asılsız iddiaların kabul edilmesi mümkün değildir.

Söz konusu iddialarla ilgili olarak tüm yasal haklarımız saklı olmakla beraber, gerekli hukuki süreçler başlatılacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Öztürkler:Üç devlet, bir millet anlayışı güçleniyor

Azerbaycan Milli Meclisi’inde Azerbaycan, Türkiye ve KKTC Meclis’lerinin dostluk grupları toplantı gerçekleştirdi.
Milli Meclis Hazar Salonunda yer alan toplantıda KKTC tarafında aynı zamanda Cumhuriyet Meclisi KKTC- Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı da olan Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in yanı sıra, KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay ile Dostluk Grubu Üyesi ve Fırtına Karanfil ile KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer hazır bulundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Şamil Ayrım, Türkiye-KKTC Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Orhan Erdem ile her iki dostluk grubuna üye Milletvekillerinin katıldığı toplantıda Azerbaycan Milli Meclisi Azerbaycan – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Parlamentolar Arası İlişkiler Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Cevanşir Feyziyev ile Azerbaycan – Türkiye Parlamentolar Arası İlişkiler Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Ehliman Emirselanov ve dostluk grubu üyesi milletvekilleri de yer aldı.
Öztürkler: “KKTC, barış ve denge unsurudur”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi ve KKTC–Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ziya Öztürkler, toplantıda yaptığı konuşmada, Türk dünyası arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve KKTC’nin uluslararası alandaki konumunun pekiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Öztürkler, Azerbaycan–KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev’in davetiyle katıldığı programda, Azerbaycan’ın gelişim sürecine dikkat çekerek, “Haydar Aliyev’in temellerini attığı ve İlham Aliyev’in liderliğinde güçlenen Azerbaycan’ın kaydettiği ilerlemeyi memnuniyetle takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Dostluk grupları toplantılarının üçüncüsünün Bakü’de gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Öztürkler, bu sürecin ilk toplantısının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılmış olmasının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.
Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve gelenekler temelinde güçlü bir bağa sahip olduğunu ifade eden Öztürkler, parlamentolar arası ilişkilerin kurumsal ve etkin bir düzeye taşınmasının yalnızca ikili ilişkileri değil, tüm Türk dünyasındaki dayanışmayı güçlendireceğini kaydetti.
Konuşmasında Doğu Akdeniz’in stratejik önemine değinen Öztürkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu denklemde kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak, “KKTC, Türk dünyası için Doğu Akdeniz’e açılan bir kapı ve aynı zamanda bir barış ve denge unsurudur” dedi.
Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Öztürkler, Orta Doğu’daki çatışmaların genişleme riski taşıdığına işaret ederek, Kıbrıs Adası’nın güneyi, Türkiye ve Azerbaycan’ın zaman zaman füze ve drone saldırılarının hedefi olduğunu, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmamasının teselli verici olduğunu ifade etti.
Uluslararası statü ve üyelik çağrısı…
KKTC’nin uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini belirten Öztürkler, Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA’da tam üyelik hedefinin önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda Türk devletlerinden daha güçlü destek beklediklerini ifade eden Öztürkler, Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konan “Türk Devletleri Vizyonu” belgesinin bu hedefler açısından önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti.
Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürkler, çözümün iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasından geçtiğini vurguladı.
Aliyev’e teşekkür, Türk dünyasına çağrı…
Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’ye verdiği desteğin son derece kıymetli olduğunu belirterek, Türkiye ve Azerbaycan liderlerine teşekkür etti.
“TÜRKPA Plus önemli bir adım”
TÜRKPA bünyesinde önerilen “TÜRKPA Plus” girişimini de değerlendiren Öztürkler, bu projenin parlamenter diplomasi alanında ortak hareket kabiliyetini artıracağını ve Türk dünyasının uluslararası alandaki etkisini güçlendireceğini ifade etti.
Öztürkler ayrıca, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi’ndeki gözlemci üyelik sürecinin hızlandırılması, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) ile ilişkilerin geliştirilmesi ve KKTC’nin temsil edilmediği uluslararası parlamenter platformlarda görünürlüğünün artırılması için destek talebinde bulundu.
Konuşmasının sonunda Türk dünyasıyla olan tarihi ve kültürel bağlara vurgu yapan Öztürkler, bu birlikteliğin güçlendirilmesiyle ortak hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu belirterek, Azerbaycan’a ev sahipliği dolayısıyla teşekkür etti.
Canaltay: “KKTC, Türk dünyasının Doğu Akdeniz’e açılan kapısıdır”
Cumhuriyet Meclisi KKTC–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay da, Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş coğrafyanın stratejik önemine dikkat çekti.
Ortadoğu’da devam eden çatışmalar, Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik ve enerji kaynakları üzerindeki rekabetin bölgeyi dünyanın en kritik noktalarından biri haline getirdiğini ifade eden Canaltay, Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu potansiyele işaret etti.
Konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin rolüne özel vurgu yapan Canaltay, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnızca destek bekleyen bir yapı değil; Türk dünyasının Doğu Akdeniz’e açılan kapısı ve bu bütünün tamamlayıcı unsurlarından biridir” ifadelerini kullandı.
Bu çerçevede meselenin yalnızca bir dayanışma konusu olmadığını belirten Canaltay, ortak vizyon oluşturma, etki alanı inşa etme ve geleceği birlikte şekillendirme hedeflerinin ön plana çıktığını dile getirdi.
Somut iş birliği alanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Canaltay, özellikle gençler arasında etkileşimi artıracak eğitim ve değişim programlarının yanı sıra ticari ilişkileri güçlendirecek girişimlerin önemine dikkat çekti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşmasının önemine vurgu yapan Canaltay, Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere uluslararası platformlarda verilen desteği kıymetli bulduklarını ifade etti.
KKTC’nin uluslararası platformlarda daha fazla temsil edilmesinin yalnızca KKTC’nin değil, Türk dünyasının ortak itibarı ve geleceği ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Canaltay, ortak irade ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Karanfil
Dostluk Grubu Üyesi Milletevekili Fırtına Karanfil de konuşmasında 1974 Barış Harekatı sonrası Kıbrıs Türkünün yeniden doğduğunu ifade ederek mücadelenin KKTC’nin kurulmasıyla taçlandığını dile getirdi.
Türkiye, Azerbaycan ve KKTC birlikteliğinin önemine değinen Karanfil, bu birlik ve beraberliğin tüm Türk dünyasında kenetlenerek devam etmesini diledi.

ÜSTEL: YAKLAŞIK 25 MİLYAR TL’LİK KAYNAK ÜLKE EKONOMİSİNE KAZANDIRILACAK; BU KAYNAK, KIBRIS TÜRK HALKI İÇİN KULLANILACAK

Başbakan Ünal Üstel, koalisyon ortaklarıyla birlikte yarın Ankara’da 2026 yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü’nü imzalayacaklarını belirterek, protokol kapsamında yaklaşık 25 milyar TL’lik kaynağın ülke ekonomisine kazandırılacağını kaydetti.
Söz konusu kaynağın ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarına ayrılacağını; ayrıca sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere destek ile uzun vadeli düşük faizli krediler şeklinde kullandırılacağını belirten Üstel, enerji alanında da yeni adımların bu protokol kapsamında ilerletileceğini söyledi.
Üstel, Ankara ziyareti öncesinde Ercan Havalimanı’nda, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın davetlisi olarak Ankara’ya gittiklerini ifade eden Üstel, her yıl genellikle Mart-Nisan döneminde imzalanan mali protokolün yarın imzalanacağını söyledi.
Hükümete geldikleri günden bu yana yaklaşık üç mali protokol imzaladıklarını kaydeden Üstel, bu protokollerin toplam büyüklüğünün yaklaşık 40 milyar TL olduğunu ve yapılan yatırımların bu kaynaklarla hayata geçirildiğini belirtti.
– “Ne söz verdiysek bu sözlerin hepsini yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz”
“Hükümete geldiğimiz gün koalisyon ortaklarımızla halkımıza ne söz verdiysek bu sözlerin hepsini yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz.” diyen Üstel, bu sözlerin büyük bir kısmının Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolleri sayesinde gerçekleştirildiğini ifade etti.
2025 yılı protokolünün Nisan ayı sonunda sona ereceğini belirten Üstel, son üç yıl içinde geçmişten kalan altyapı projelerinin tamamlandığını ve bu süreçte halka verilen sözlerin yerine getirildiğini kaydetti.
Söz konusu desteklerin büyük bölümünün altyapıya yönelik olacağını, ayrıca Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomiye etkilerini azaltmak amacıyla sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere hem doğrudan destek hem de uzun vadeli düşük faizli krediler sağlanacağını belirten Üstel, bu protokolle sektörleri ayakta tutmayı hedeflediğini ifade etti.
Enerji alanında yaşanan sıkıntıların giderilmesine yönelik yeni adımların da protokol kapsamında ele alınacağını belirten Üstel, yaklaşık 25 milyar TL’lik kaynağın onaylanarak imzalanacağını ve uygulamaya konulmak üzere ülkeye dönüleceğini söyledi.
Üstel, sağlanacak kaynağın Kıbrıs Türk halkı için kullanılacağını ve küresel ekonomik sıkıntıların etkilerinin azaltılması amacıyla sektörlere dağıtılacağını belirterek, Ankara temaslarının ardından kamuoyuna bilgi verileceğini ifade etti.
– Başbakan Üstel, koalisyon ortaklarıyla Ankara’ya hareket etti
Basın toplantısının ardından Başbakan Üstel, Fikri Ataoğlu ve Erhan Arıklı ile birlikte 2026 yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nı imzalamak üzere Ankara’ya hareket etti.
Öte yandan Başbakanlıktan yapılan açıklamada, imzalanacak anlaşma ile üreten kesimler, reel sektör, turizm, inşaat, tarım ve sanayi başta olmak üzere çeşitli sektörlere yönelik destek ve kredilerin yanı sıra devam eden projelere de önemli kaynak aktarımı yapılmasının öngörüldüğü belirtildi.
İmza töreninin ardından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Ünal Üstel’in ortak basın toplantısı düzenlemesi planlanıyor.

Öztürkler, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Gafarova ile görüştü

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, beraberinde Meclis’in Türkiye ve Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu üyeleri birlikte Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitti.
Bakü Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı’na öğlen saatlerinde varan Öztürkler ve heyeti, Azerbaycan Milli Meclisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Parlamentolar Arası İlişkiler Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Cevanşir Feyziyev, KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.
Aynı zamanda Cumhuriyet Meclisi KKTC- Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı da olan Ziya Öztürkler’in heyetinde, KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil bulunuyor.
Başkan Öztürkler, Bakü’ye gelişinde ilk olarak Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Azerbaycan Milli Meclisi İstiklal Salonu’nda gerçekleşen görüşme ile ilgili değerlendirmede bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti Millî Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova, Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının somut bir tezahürü olarak bugün KKTC’de bulunan heyetleri görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Gafarova, yapılacak görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine yönelik birçok konunun müzakere edileceğini, meselelerin esas noktalarının ele alınacağını vurguladı.
Azerbaycan, Türkiye ve KKTC heyetlerinin kendi öz memleketlerinde bir araya gelmesinin, Türk dünyasının birlik ve kardeşlik ruhunu pekiştiren anlamlı bir adım olduğunu ifade eden Gafarova, bu buluşmanın, ortak tarih ve kültür temelinde şekillenen Türk kardeşliğinin siyasi, ekonomik ve insani alanlarda daha da derinleşmesine katkı sağlayacağı belirti.
Öztürkler;
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, kardeş Azerbaycan’da bulunmaktan duyduğu büyük memnuniyet dile getirdi.
Öztürkler, Azerbaycan halkının Kurucu Lideri Haydar Aliyev’in temellerini attığı güçlü devlet yapısının, bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliğinde daha da önemli bir noktaya ulaştığını vurguladı.
Bakü’de kendilerine gösterilen samimi misafirperverlik için teşekkür eden Öztürkler, “Bizler aynı milletin evlatlarıyız” diyerek Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve köklü bağlarla birbirine bağlı olduğunu ifade etti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’nin haklı davasına verdiği desteğin Kıbrıs Türk halkı için son derece kıymetli olduğunu ifade eden Öztürkler, “Gücümüz; ortak irade, kararlı duruş ve sarsılmaz dayanışmadan gelmektedir” diyerek Türk kardeşliğinin önümüzdeki dönemde daha da pekişeceğine olan inancını dile getirdi.
Bu bağların parlamentolar aracılığıyla kurumsal ve etkin iş birliğine dönüşmesinin, yalnızca ikili ilişkileri değil, Türk dünyasındaki dayanışmayı da güçlendirdiğini kaydeden Öztürkler, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de Türk dünyasına açılan stratejik bir kapı olduğunu kaydetti.
Öztürkler, Azerbaycan’ın Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA bünyesinde KKTC’nin tam üyeliğine verdiği desteğin büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca, PAECO gözlemci üyelik sürecine yönelik Azerbaycan’ın kıymetli katkılarından dolayı teşekkür etti.
Kıbrıs meselesine de değinen Öztürkler, adada tek gerçekçi çözümün iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasından geçtiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varlığı, Kıbrıs Adası’nın en somut gerçeğidir” sözlerini hatırlatarak, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan hiçbir çözümün kabul edilemeyeceğini belirtti.
Canaltay
Cumhuriyet Meclisi KKTC–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay da, Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki serhat bekçileri olarak kardeş Azerbaycan’ın uzattığı eli minnetle karşıladıklarını belirtti.
Canaltay, Azerbaycan ve TBMM parlamentolarının gösterdiği misafirperverliğin kendilerini evlerinde hissettirdiğini ifade ederek, “Bugün Kuzey Kıbrıs olarak burada bulunmak, Kıbrıs Türk halkının uzun zamandır beklediği bir adımdır” dedi.
Azerbaycan ile KKTC arasındaki iş birliğinin ekonomik, kültürel ve özellikle gençler arasındaki diyalog açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Canaltay, “Vermiş olduğunuz destek için teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
Görüşmede Türkiye Büyük Millet Meclisi Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Şamil Ayrım, KKTC Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Orhan Erdem ile her iki dostluk grubuna üye Milletvekilleri ile Azerbaycan Milli Meclisi KKTC Parlamentolar Arası İlişkiler DostlukGrubu Başkanı Milletvekili Cevanşir Feyziyev ile Türkiye Parlamentolar Arası İlişkiler Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Ehliman Emirselanov da yer aldı.
Öztürkler, temasları kapsamında Azerbaycan Milli Meclisi’inde Azerbaycan, Türkiye ve KKTC Meclis’lerinin dostluk grupları toplantısına katılacak.

Üstel Ankara’da: 2026 Mali İşbirliği Anlaşması İmzalanıyor

Başbakan Ünal Üstel, hükümet ortağı partilerin genel başkanları; Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve beraberindeki heyetle birlikte, 2026 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nı imzalamak üzere Ankara’ya hareket etti.

Başbakan Üstel’in, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile gerçekleştireceği temaslarda anlaşmanın imzalanması bekleniyor.

İmzalanacak 2026 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması ile üreten kesimlere, reel sektöre, turizm, inşaat, tarım, sanayi ve diğer sektörlere verilen destek ve kredilerin yanında, devam eden projelere de önemli bir kaynak aktarımı yapılacak.

İmza töreninin ardından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Ünal Üstel’in ortak basın toplantısı düzenlemesi planlanıyor.

Üstel: 2026 Mali Protokolü ile ekonomiye ve altyapıya güçlü destek sağlanacak

Başbakan Ünal Üstel ve hükümet ortakları, Ankara ziyareti öncesinde Ercan Devlet Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Üstel, koalisyon ortaklarıyla birlikte Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın daveti üzerine Ankara’ya gideceklerini belirterek, her yıl mart-nisan aylarında rutin olarak imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü’nü bu ziyaret kapsamında yeniden hayata geçireceklerini söyledi.

Üstel, hükümete geldikleri günden bu yana Türkiye Cumhuriyeti ile üç mali protokol imzaladıklarını ifade ederek, bu protokollerin toplam büyüklüğünün yaklaşık 40 milyar TL olduğunu vurguladı. Söz konusu kaynak sayesinde birçok yatırımın hayata geçirildiğini belirten Üstel, “Hükümete geldiğimiz gün hükümet ortaklarımızla halkımıza ne söz verdiysek, bu sözleri yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz. Bu sözlerin büyük bir çoğunluğunu Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladığımız protokollerle gerçekleştirdik” dedi.

“Verilen sözler yerine getirildi”

2025 yılı mali protokolünün nisan ayı sonunda tamamlanacağını kaydeden Üstel, üç yıllık süreçte geçmişten kalan ve yarım bırakılmış projelerin önemli ölçüde tamamlandığını söyledi. Altyapı yatırımlarının büyük bölümünün bu dönemde hayata geçirildiğini ifade eden Üstel, verilen sözlerin yerine getirildiğini dile getirdi.

“Protokol yarın imzalanıyor”

Ankara ziyaretinde yarın Cevdet Yılmaz ile 2026 yılı mali protokolünü imzalayacaklarını belirten Üstel, yeni protokolün ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarını ve ekonomik destek paketlerini içereceğini açıkladı. Özellikle Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ekonomiye olumsuz yansımaları olduğunu ifade eden Üstel, bu etkileri azaltmak amacıyla sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere yönelik destekler sağlanacağını söyledi.

“Sektörlerimizi ayakta tutacağız”

Üstel, bazı sektörlere doğrudan katkı yapılacağını, bazılarına ise uzun vadeli ve düşük faizli krediler sunulacağını belirterek, “Sektörlerimizi ayakta tutmak için böyle bir protokol imzalamaya gidiyoruz” dedi.

Enerji konusu…Enerji konusuna da değinen Üstel, ülkenin önemli sorunlarından biri olan enerji alanında da yeni adımlar atılacağını ve bu protokolle sürecin daha ileri bir noktaya taşınacağını ifade etti.

“Hızla halkın ihtiyaçlarına cevap vereceğiz”

Yeni mali protokolün yaklaşık 24-25 milyar TL büyüklüğünde olmasının öngörüldüğünü belirten Üstel, anlaşmanın imzalanmasının ardından ülkeye dönerek kaynağın hızla halkın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılacağını söyledi. Üstel, küresel ekonomik sıkıntıların etkilerini azaltmak amacıyla söz konusu kaynağın sektörlere dağıtılacağını ve ekonomik rahatlamanın sağlanması için çalışmalar yapılacağını sözlerine ekledi.

GALATASARAY, GÖZTEPE’Yİ 3 GOLLE MAĞLUP ETTİ

Trendyol Süper Lig’in 27. hafta ertelenen maçta Galatasaray, deplasmanda Göztepe’yi 3-1 yendi.

Trendyol Süper Lig’de 27. haftanın erteleme maçında Göztepe ve Galatasaray karşılaştı.

ISONEM Park Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynanan maçı Galatasaray 3-1 kazandı. Sarı kırmızılıların gollerini Barış Alper Yılmaz, İlkay Gündoğan ve Lemina attı. Göztepe’de Juan ağları havalandırdı.

Galatasaray puanını 67 yaptı ve zirve yarışında farkı 4’e çıkardı. Göztepe 46 puanda kaldı.

HASİPOĞLU: 2018’DE YASA GÜCÜNDE KARARNAME İLE DURDURDUNUZ, GERİ ÖDEMEDİNİZ; BİZ İSE ERTELİYOR VE GERİ ÖDÜYORUZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’ye hayat pahalılığı uygulamaları üzerinden soru yöneltti.
“CTP 2018’DE HAYAT PAHALILIĞINI DURDURDU”
Hasipoğlu, 2018 yılında CTP iktidarı döneminde hayat pahalılığının durdurulduğunu ve geri ödeme yapılmadığını ifade etti. Şu an görüşülmekte olan yasada ise hayat pahalılığının ertelendiğini ve 6 ay sonra geri ödeneceğini belirtti.
“CTP KARARNAMEYLE YAPTI, BİZ YASAYLA YAPIYORUZ”
Yasa gücünde kararname ile düzenleme yapıldı diye Sendikalarla birlikte eylem yapan CTP Genel Başkanına seslenirken, 2018’de CTP’nin bu uygulamayı yasa gücünde kararname ile hayata geçirdiğini belirten Hasipoğlu, mevcut süreçte ise YGK’nın geri çekildiğini ve düzenlemenin şu an görüşülmekte olan yasa ile yapıldığını ifade etti.
“CTP KARARNAMESİNDE SOMUT GEREKÇE YOK”
Hasipoğlu, CTP’nin 2018’deki kararnamesinde somut bir gerekçe bulunmadığını ifade ederken, mevcut yasada ise hemen yanıbaşımızdaki savaşın yarattığı ekonomik darboğazın herkesin itiraz ermediği bir gerekçe olduğuna dikkat çekti.
“DAR GELİRLİLER CTP DÖNEMİNDE KORUNMADI”
2018 yılında halkın cebinden gerekçesiz bir şekilde ücret hakkını silerken, Sosyal devletçi geçinen CTP, emekliler, asgari ücretliler ve engelliler gibi düşük gelirli kesimlerin korunmadığını belirten Hasipoğlu, yeni yasa tasarısında ise 75 bin TL’nın altında ücreti olan kişilerden hiçbir kesinti olmayacağını vurguladı.
CTP’nin bu eleştirilerinde haklı bir gerekçesinin olmadığını , yaptıkları ile söylemlerinin birbirini tutmadığını ifade etti.

Amcaoğlu: Ekonomide sıkışma kaçınılmaz, önlem almak zorundayız

Ekonominin bir bilim olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, Ortadoğu’daki gelişmelerin enerji piyasaları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Ateşkesin tam anlamıyla yürürlüğe girmesi halinde brent petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesine gerileyebileceğinin ifade edildiğini belirtti.

“Zam yapmadık, fedakârlık yaptık”

Akaryakıt fiyatlarına ilişkin eleştirilere yanıt veren Amcaoğlu, son üç haftadır zam yapılmadığını söyledi. Brent petrol fiyatlarında yüzde 96 oranında artış yaşandığını dile getiren Amcaoğlu, buna rağmen fiyat artışı yapılmadığını vurgulayarak, “Biz sanki güle oynaya zam yapıyoruz gibi bir algı yaratılıyor” dedi.

“Ekonomik sıkışmalar kaçınılmaz”

Ekonomilerde dönemsel sıkışmaların kaçınılmaz olduğunu belirten Amcaoğlu, özellikle küçük ada ekonomilerinin bu tür dalgalanmalardan daha fazla etkilendiğini ifade etti. Pandemi döneminde alınan önlemleri hatırlatan Amcaoğlu, o süreçte de zorunlu kararlar alındığını söyledi.

“İnsanları temel ihtiyaçlardan mahrum bırakamayız”

Hükümetin temel amacının kriz dönemlerinde çözüm üretmek olduğunu kaydeden Amcaoğlu, “Çare üretmek zorundasınız. Çaresizlik içinde insanınızı ilaçtan, gıdadan, yakıttan uzak tutamazsınız” diye konuştu.

“Her hafta 60 milyon TL kayıp var”

Kamu maliyesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Amcaoğlu, akaryakıt kaleminde her hafta yaklaşık 60 milyon TL kayıp yaşandığını açıkladı. Bu nedenle mali yapıyı koruyacak önlemler alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.

“Maliye devletin maliyesidir, herhangi bir siyasi partinin değil” diyen Amcaoğlu, devletin kurumlarıyla ayakta kalmak zorunda olduğunu ve bu doğrultuda “emniyet supabı” niteliğinde tedbirler geliştirdiklerini ifade etti.

Bakan Berova maaş düzenlemesinin detaylarını açıkladı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun, hayat pahalılığı tasarısını görüşmek üzere toplandı. Ziya Öztürkler başkanlığındaki Meclis toplantısı saat 15.35’te başladı.

Genel Kurul’da ilk sözü Maliye Bakanı Özdemir Berova aldı. Berova, düzenlemenin gerekçesini anlatırken, Ortadoğu’daki gelişmelerin ekonomik belirsizlik yarattığını vurguladı. Bölgedeki savaş ve ateşkes söylemlerinin enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde dalgalanmalara yol açtığını belirten Berova, bu durumun ülke ekonomisini de etkilediğini söyledi.

2026 bütçesi hazırlanırken yoğun tartışmalar yapıldığını ifade eden Berova, yılın ilk 6 ayı için hayat pahalılığı ödeneğinin yüzde 12 üzerinden hesaplandığını kaydetti. Ancak önümüzdeki süreçte ekonomik gidişata ilişkin net bir öngörü yapılamadığını dile getirdi.

Maaş düzenlemesinin detayları açıklandı

Berova, düzenlemeye göre haziran ayında oluşacak hayat pahalılığı artışının temmuz ayında tüm maaşlara yansıtılacağını belirtti. Bu artış sonrası net maaşlar üzerinden hesaplanacak farkın yarısının geçici olarak emanete alınacağını söyledi.

Emanete alınan tutarların, savaşın ekonomik etkilerine bağlı olarak en geç Ocak 2027’de çalışanlara geri ödeneceğini ifade eden Berova, yapılan yeni düzenlemeyle bazı kesimlerin bu uygulamadan muaf tutulacağını açıkladı.

Buna göre; engelliler, sosyal yardım alanlar, SSK emeklileri ve net maaşı 75 bin TL’nin altında kalan çalışanların hayat pahalılığı artışından kesinti yapılmadan tam olarak yararlanacağı belirtildi.

“Amaç kamu maliyesinde sürdürülebilirlik”

Berova, söz konusu önlemlerin kamu maliyesinde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla alındığını söyledi. Gelirlerde beklenen artışın gerçekleşmediğini ve mart ayından itibaren düşüş sinyalleri görüldüğünü belirtti.

Sendikalarla diyalog sağlanamadı

Meclis’te yaşanan gerginliğe de değinen Berova, güvenlik açısından sıkıntılı bir gün geçirildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında temaslar yapıldığını ve sendikalarla görüşme zemini arandığını aktaran Berova, hükümetin önerilerini ilettiğini ancak sendikalarla ortak noktada buluşulamadığını söyledi.

Berova, tüm çabalara rağmen diyalog sürecinin sonuçsuz kaldığını belirterek, tasarının Meclis’te görüşülmeye devam edeceğini kaydetti.

HÜKÜMETTEN HP DÜZENLEMESİ: KARARNAME KALDIRILDI, YENİ MODEL MECLİS’E GELİYOR

Başbakanlık, hükümet adına yaptığı açıklamada hayat pahalılığına (HP) ilişkin yeni düzenlemeyi duyurdu. Açıklamada, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik etkilerine dikkat çekilerek, tedarik zincirlerinde aksama, enerji maliyetlerinde artış ve ekonomik daralma yaşandığı vurgulandı.

Hükümet, bu süreçte halkın alım gücünü korumak amacıyla adımlar attığını belirtirken, sürecin daha geniş istişareyle şekillendirilmesi için diyalog kapısının açık tutulduğunu ifade etti. Ancak bazı sendika yöneticileri ve muhalefetin süreci siyasallaştırdığı öne sürüldü.

KARARNAME GERİ ÇEKİLDİ
Yasa gücünde kararname, yeni öneri doğrultusunda hükümsüz hale getirilerek kaldırıldı ve Resmi Gazete’de yayımlandı.

YENİ DÜZENLEME NE GETİRİYOR?
Açıklamaya göre:

  • Haziran sonunda oluşacak HP oranına göre yeni maaş skalası belirlenecek.
  • Artışın yüzde 50’si ödenecek, kalan yüzde 50 ise en geç Ocak 2027’de verilecek.
  • Emekli maaşı ve net geliri 75 bin TL ve altında olanların maaşı korunacak, kesinti yapılmayacak.
  • 75 bin TL üzeri gelirlerde ise yalnızca HP artışının yüzde 50’sini aşmayacak şekilde düzenleme uygulanacak.
  • Hiçbir vatandaşın geliri 75 bin TL’nin altına düşmeyecek.

Hükümet ayrıca, engelliler, özel gereksinimli bireyler ve sosyal yardım alan kesimlerin korunacağını vurguladı.

HEDEF: GENİŞ MUTABAKAT
Yeni düzenlemenin bugün Cumhuriyet Meclisi’nde geniş uzlaşıyla yasalaştırılmasının hedeflendiği belirtilirken, hükümet diyalog ve toplumsal uzlaşı vurgusunu yineledi.

Açıklamada ayrıca, Orta Doğu’daki gerilimin sona ermesi halinde ekonomik gelişmelerin yeniden değerlendirilerek yeni adımlar atılacağı ifade edildi.

KIBRIS GAZİSİ HASAN DEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde yaşayan Kıbrıs gazisi, emekli deniz astsubayı Hasan Demir, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. 1943 doğumlu Demir’in vefatı, ailesi ve gaziler camiasında büyük üzüntü yarattı.

Hasan Demir için 27 Mart Cuma günü Lüleburgaz Kurtuluş Camii’nde ikindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Türk bayrağına sarılı naaşının cami avlusuna getirilmesi sırasında duygusal anlar yaşanırken, törende askeri ve sivil protokol de hazır bulundu.

Düzenlenen törende, Demir’in Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki hizmetleri ve vatan savunmasına yaptığı katkılar anıldı. Törene Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız ile 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Aydın Torun’un yanı sıra askeri personel, gaziler, silah arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gazilerin yoğun katılımı, Demir’e duyulan saygı ve vefayı gözler önüne serdi.

Kılınan cenaze namazının ardından Hasan Demir’in naaşı, dualar eşliğinde Lüleburgaz Eski Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Törende en acı anları ise ailesi yaşadı. Eşi Ayşe Demir gözyaşları içinde eşine veda ederken, Demir’in Ünsal ve Özlem isimli iki çocuğu olduğu öğrenildi.

Serhat Akpınar: Cumhuriyet Meclisi’ne yönelik girişimler demokrasiye müdahaledir

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Cumhuriyet Meclisi’nde yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Akpınar, Meclis’te yaşananların “basit bir protesto ya da sendikal eylem olarak değerlendirilemeyeceğini” belirterek, olayları “demokratik düzene yönelik organize bir baskı ve fiili müdahale” olarak nitelendirdi.

Akpınar açıklamasında, ülkenin küresel ekonomik daralma ve bölgesel çatışmalar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini ifade ederek, hükümetin ekonomi ve kamu maliyesini korumaya yönelik adımlarının kamuoyuna yeterince anlatılamadığını kabul etti. Ancak bu durumun Cumhuriyet Meclisi’nin hedef alınmasını meşru kılmayacağını vurguladı.

Sendikal eylemlerin belirli siyasi çevrelerin yönlendirmesiyle kontrolden çıktığını öne süren Akpınar, bu sürecin Meclis’e yönelik fiili baskı ve müdahaleye dönüştüğünü savundu. Cumhuriyet Meclisi’nin halkın iradesini temsil ettiğini belirten Akpınar, “Meclis, devletin onuru ve demokrasinin kırmızı çizgisidir. Bu çizgiyi aşmaya yönelik her girişim, anayasal düzene yönelmiş bir saldırıdır” ifadelerini kullandı.

Meclis içerisinde milletvekilleri ve bakanların çalışma alanlarına yönelik zorlamalar, kapıların zorlanması ve kurumsal işleyişin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Akpınar, bazı muhalefet milletvekillerini de süreci teşvik etmekle eleştirdi.

Demokratik siyasetin sokak baskısıyla Meclis’i kuşatmak olmadığını belirten Akpınar, muhalefetin görevinin krizi büyütmek değil, sorumluluk almak olduğunu kaydetti.

Açıklamada ayrıca güvenlik güçlerinin soğukkanlı tutumunun olayların büyümesini engellediği ifade edilirken, Cumhurbaşkanı’nın uzlaşı zemini oluşturma çabasının da önemli olduğu belirtildi.

DP olarak emekçiler ve sendikalarla karşı karşıya olmadıklarını vurgulayan Akpınar, emeğin istismar edilerek kaos yaratılmasına karşı olduklarını ifade etti. Süreçten çıkış yolunun şeffaflık, açık iletişim, kurumsal saygı ve toplumsal uzlaşı olduğunu belirten Akpınar, hükümetin kararlarını yeniden değerlendirerek daha güçlü iletişim kurması gerektiğini de dile getirdi.

Akpınar açıklamasını, “Cumhuriyet Meclisi dokunulmazdır. Demokrasiye yönelik hiçbir fiili müdahale kabul edilemez” sözleriyle tamamladı.

KIBRIS TÜRK ELEKTRİK KURUMU BAŞKANI UZUN’DAN EYLEM DEĞERLENDİRMESİ

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, dün yaşanan eylemleri değerlendirerek, bunun bir sendikal hak arayışı olmadığını, daha çok muhalif grupların ve yandaşlarının organize ettiği tamamen siyasi bir hareket olduğunu belirtti. Uzun, sabah saatlerinde az sayıda hükümet yanlısı çalışanın sendikaların baskısıyla eyleme katıldığını, ilerleyen saatlerde ise eylemin tamamen muhalif gruplardan oluştuğunu ifade etti.

Gürsel Uzun’un açıklamasının tamamı  şöyle:

HAK EDENLER,HAK ETTİĞİ YERE GELMELİDİR Kİ, HAK ARAYIŞI HAK BULSUN…

“Dün eylemleri hep beraber izledik…

Bu bir sendikal hak arayışı değildi, bu daha çok Muhalif gurupların ve yandaşlarının sendikal faaliyetmiş gibi düzenlenen tamamen siyasi bir hareketti…

Sabah saatlerinde Hükümet yanlısı olan az bir kitle çalışanın da sendikaların baskısı sonucu eyleme katılmıştır….

İlerleyen saatlerde onların bir çoğunun çekilmesi sonucunda,gün boyu büyük bir çoğunluğun muhalif guruplardan, en son da tamamen muhaliflerden oluşan gurupların eylemi sürdürdüğünü hep birlikte izledik..

O kadar ileri gittiler ki İktidar partilerini hiçbir zaman oy vermeyen bu gurup temsilcileri, biz uzlaşmaya gelmedik Hükümetin istifasını isteriz, Hükümet istifa etmeden bu eylem bitmez diyenleri de duyduk…

Hükümet partilerine oy verenlerin bunu bir nebze söyleme hakkı olduğuna inanırım….

Amma bu partilere hiç oy vermeyen, bu partiler seçim kaybetsin diye çalışanların, seçim tarihi isteme veya Hükümet istifa diye bağırma hakkları yoktur….

Seçim tarihi yasalarla belirlenmiştir ve nettir…

Bunlar zaten bu partilerin iktidarda bir gün bile kalmasına tahammülü edemeyenlerdir…

Kaldı ki üç partinin oyları ile yüzde altmışa sahip bir meclisin istifasını üç, beş yüz kişi ile talep etme hakkları hiç yoktur…

Hele hele Hem İsa’ya hem de Musa’ya yaramaya çalışanlara ne demeli…

Hem işe hem greve gitmeyenlerle, izin alanlar veya rapor gönderenler eyleme karılanlardan çok daha fazlaydı…

Sayıları çok almasa da bu hükümet tarafından işe alınıp meclis önünde hükümet istifa diye bağıranlar da vardı…

Neden diye sorduğumuzda, hakkımızı yedirmeyiz diyenler oldu…

Bu da Çok ilginçti…

Keşke başkalarının hakkını yerken, birileri dışarda sürünürken, onun hakkını yeyip işe gireceğinde de ben hak yemem deyip işe girmeyi de red etme erdemliğini göstermiş olsalardı…

Hakka ve Hukuğa gösterdikleri saygıdan dolayı bizim de saygımızı kazanmış olsalardı…

Eyleme katılan, Onun kızı, gelini, bizimkinin damadı, oğlu diye diye kolladıklarımız, öncelik ve ayrıcalıklı muamele gösterdiklerimiz keşke işe girerken biz Hak yeyip yedirmeyiz bunu kabul etmiyor, red ediyoruz deme erdemliğini göstermiş olsalardı…

Artık kayırmaların ve adil adaletli olmadığının yanında ne yapılırsa yapılsın vefanın da olmadığını görüp, Hükümet edenlerin bu gibi istihdamlardan daima uzak durmalıdır…

Hak edenler Hak ettikleri yere gelmelidir ki bu gibi Hak arayışları da Hak bulsun..”

Üstel: “Yaşanan gerginlikten biz de memnun değiliz, tüm kararlar halk için”

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, son iki gündür yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üstel, Meclis önünde yaşanan gerginlikten memnun olmadıklarını ifade etti.

“Yaşanan gerginlikten memnun değiliz”

Başbakan Üstel, Meclis önünde yaşanan olaylara değinerek, ortaya çıkan tablonun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Gerginliğin düşürülmesi gerektiğine işaret eden Üstel, hükümet olarak bu tür görüntülerden rahatsız olduklarını dile getirdi.

“Ne yaparsak halkımız için yaparız”

Hükümetin aldığı kararların amacına da değinen Üstel, tüm adımların halkın refahını artırmaya yönelik olduğunu vurguladı. “Aldığımız tüm önlemler halkımızın daha rahat yaşaması içindir” diyen Üstel, yapılan düzenlemelerin toplum yararına olduğunu savundu.

“Bu hükümet pandemiyi yönetti”

Konuşmasında geçmiş icraatlara da değinen Üstel, pandemi sürecinin başarıyla yönetildiğini ifade etti. Daha önce yarım kalan projelerin kendi dönemlerinde tamamlandığını belirten Üstel, hükümetin hizmet odaklı çalıştığını söyledi.

“Eleştirilere açığım, gelin konuşun”

Muhalefete de çağrıda bulunan Üstel, eleştirilere açık olduğunu belirterek diyalog mesajı verdi. “Söz isterseniz gelin konuşun, sizi dinlerim. Bilmediğim bir şey varsa öğrenirim” ifadelerini kullanan Üstel, uzlaşıya açık olduklarını dile getirdi.

Öte yandan Üstel’in konuşması sırasında Meclis önünde gerginliğin sürdüğü, polis ile eylemciler arasında zaman zaman müdahalelerin yaşandığı öğrenildi. Genel Kurul’un akıbetinin ise yaşanan gelişmelere bağlı olarak belirsizliğini koruduğu belirtildi.