Üstel: “ADF’de Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarını dünyaya anlatıyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), ülkesi açısından çok önemli ve kendileri için dünyaya açılan kapı olduğunu, Kıbrıs konusunu anlatma fırsatı bulduklarını söyledi.

Üstel, 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katılmak üzere geldiği Antalya’da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

ADF’ye 5. kez katıldıklarını belirten Üstel, her katılımda dünyanın değişik ülkelerinin gerek başkanları, gerek başkan yardımcıları gerekse bakan ve diplomatlarıyla bir arada bulunma şansı elde ettiklerini dile getirdi.

Üstel, ADF’nin KKTC açısından çok önemli ve kendileri için dünyaya açılan kapı olduğunu vurgulayarak, forumda Kıbrıs konusunu anlatma fırsatı bulduklarının altını çizdi.

Kıbrıs Türkü’nün 1974 Barış Harekatı ile barışa kavuştuğuna işaret eden Üstel, “O günden bugüne kadar Rum hükümetinin baskılarıyla dünya bize ambargo uyguladı, izolasyon uyguladı ve her alanda bizi engelliyorlar. Bir tek bizim ana vatanımız, Türkiye’nin bize açtığı yollardan, açtığı kapılardan dünyaya ulaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Üstel, yaşadıkları problemleri ADF’de anlattıklarına ve yıllardır dünyaya duyurmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, “Maalesef bizi, ana vatanımız Türkiye’den başka anlayan bir ülke olmadı ve o doğrultuda anlamaları için buradan (ADF’de) bu fırsatı değerlendirip bu gerçekleri anlatıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs konusuna değinmesinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Üstel, bu konudaki destekleri için teşekkür etti.

“KKTC halkının arkasında Türkiye var”
Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) her fırsatta Kıbrıs Türkü’nü yok etmek için elinden gelen her şeyi yaptığını belirterek, Türkiye dışında dünyada kendilerine yönelik duyarsızlığın olduğunu dile getirdi.

GKRY’nin Orta Doğu’daki savaşlar sonrası Ada’yı “savaş adası”na çevirdiğine dikkati çeken Üstel, şöyle devam etti:

“Amerika orada, İngiliz orada, Fransız orada, Alman orada, İspanyol orada ve Hindistan da orada ve oradan KKTC’ye gözdağı vermeye çalışıyor ve bu gözdağı verilirken de birtakım savunma gösterileri yapılırken savunma silahlarını sergileyerek ve oraya getirilen Yunanistan’dan uçakları kullanarak Kıbrıs Türk tarafına gözdağı vermeye çalışıyor ama unutuyor ki KKTC halkının arkasında Türkiye var ve aynı şekilde karşılık veriyoruz.

Bizim de F-16’larımız Ercan Havalimanı’nda konaklıyor, savaş gemilerimiz limanlarda konaklıyor, savunma sistemlerimiz ve diğer savunma sistemleri hepsi faaliyet içerisinde ve Rum’un en ufak bir hareketi olduğu zaman hemen müdahale ve sessiz kalamayacağımızı da orada bulunan gerek barış kuvvetlerimiz gerekse güvenlik kuvvetlerimiz ve gerekse burada Genelkurmay Başkanımız ve Savunma Bakanımızın direktifleri doğrultusunda hareket ediyorlar.”

Üstel, Türkiye’nin sağladığı güvenlik ve savunma sistemleriyle rahat ve huzur içinde yaşadıklarını vurguladı.

KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğiyle girdiklerini ve “gözlemci üye” statüsünü kazandıklarını belirten Üstel, Türk dünyasında, her platformda Türkiye’nin desteğiyle yer aldıklarını sözlerine ekledi.

Savaşan: UBP Grup Toplantısı ADF nedeniyle ertelendi

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkanvekili ve Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, partisinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla 18 Nisan 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan UBP Grup Toplantısı’nın ertelendiğini duyurdu.

Savaşan, Başbakan Ünal Üstel başkanlığındaki heyetin Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu’nda devam eden temasları nedeniyle toplantının 20 Nisan Pazartesi günü saat 09.30’a alındığını belirtti.

Açıklamada, Başbakan Üstel’in yanı sıra Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF 2026) katılmak üzere Antalya’da bulunduğu ifade edildi.

150’den fazla ülkeden katılımın sağlandığı forumda, 20’nin üzerinde devlet ve hükümet başkanı ile 400’ü aşkın üst düzey temsilcinin yer aldığı, toplam katılımcı sayısının ise 5 bine yaklaştığı vurgulanan açıklamada, KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla yoğun diplomatik temasların sürdürüldüğü kaydedildi.

Başbakan Üstel ve beraberindeki heyetin forumun ilk gününde başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olmak üzere birçok görüşme gerçekleştirdiği ve temasların geç saatlere kadar devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, heyetin başlangıçta temaslarını 17 Nisan’da tamamlayarak aynı gün adaya dönmesinin ve saat 14.00’te UBP Grup Toplantısı’nı gerçekleştirerek hayat pahalılığı konusunu ele almasının planlandığı, ancak görüşme trafiğinin yoğunluğu ve bazı temasların ileri saatlere sarkması nedeniyle programın değiştiği ifade edildi.

Bu doğrultuda, Cumartesi günü yapılması öngörülen toplantının Pazartesi günü saat 09.30’a ertelendiği bildirildi.

Öte yandan, hayat pahalılığına ilişkin yasa kapsamında atılacak adımların toplumsal uzlaşı temelinde şekillendirilmesi amacıyla yürütülen istişare sürecinde sona yaklaşıldığı, bakanlar ve milletvekillerinden oluşan komitenin çalışmalarının son aşamaya geldiği aktarıldı.

Sürecin, koalisyon ortaklarının da katılımıyla gerçekleştirilecek genişletilmiş grup toplantısında netleştirilmesinin hedeflendiği belirtilirken, temel amacın yaşanan gerginliklerin azaltılması ve Meclis çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yeniden başlaması olduğu ifade edildi.

ÖZTÜRKLER: ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI YORUMA AÇIK DEĞİL

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Anayasa Mahkemesi’nin kararnamelere ilişkin gerekçeli kararını BRT’de katıldığı Gündem 12 programında değerlendirdi. Öztürkler, Meclis’in Anayasa Mahkemesi kararlarına bağlı kalarak, hareket edeceğini vurguladı.

-“Anayasa Mahkemesi kararlarını uygularız”

Kararın ardından herhangi bir tereddüt olmadığını belirten Öztürkler, şu ifadeleri kullandı:

“Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygularız. Tüm hukukçularımızla birlikte değerlendirmemizi yaptık. Ne yapacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi biliyoruz. Burada CTP Milletvekili Ürün Solyalı rahat olsun.”

-“1992 uygulaması değişti”

Geçmişte farklı bir uygulama olduğunu hatırlatan Öztürkler, 1992 yılında alınan karara işaret etti:

“1992 yılındaki kararda, yasa gücündeki kararnameler 90 gün içerisinde yasallaşmasa bile yürürlükte kalır yönünde bir gerekçe vardı. Cumhuriyet Meclisi bugüne kadar bu doğrultuda hareket etti.”

Öztürkler, Anayasa Mahkemesi’nin son kararıyla birlikte bu yaklaşımın değiştiğini de söyledi.

-“Yasa gücündeki kararnameler 90 günde yasallaşmazsa yürürlükten kalkar”

Yeni kararın açık ve bağlayıcı olduğunu vurgulayan Öztürkler, süreci şöyle özetledi:

“Yasa gücündeki kararnameler 90 gün içerisinde Meclis’ten geçmeli, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmalı ve Resmi Gazete’de yayımlanmalıdır. Aksi halde yürürlükten kalkar.”

-“Meclis yeni karara göre hareket edecek”

Cumhuriyet Meclisi’nin, Anayasa Mahkemesi kararını esas alacağını belirten Öztürkler, şöyle konuştu:

“Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar yoruma bağlı değildir, kişiye göre değişmez. Meclis Başkanı olarak bu kararların arkasında duracağız.”

-“Süresi dolan kararnameler gündemden çıkarılıyor”

Mevcut durumda 90 günü aşan kararnameler bulunduğunu açıklayan Öztürkler, bu düzenlemeler için adım atılacağını söyledi, “90 günü geçen yasa gücündeki kararnamelerin komite gündeminden çıkarılması için çalışmalar yapılacaktır” dedi.

Süresi dolmamış kararnameler için de hükümete çağrıda bulunan Öztürkler, sürecin net olduğunu vurguladı.

Meclis Başkanı Öztürkler, “90 günü dolmayan kararnamelerle ilgili hükümete gerekli uyarılar yapılacaktır. Bu konunun yorumlanacak bir tarafı yoktur.” dedi.

Tokayev’in reform hamlesi Kazakistan’ı güçlendiriyor

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in anayasal reformları, ülkenin iç dengelerini güçlendirirken küresel ölçekte daha iddialı bir liderlik profilini beraberinde getiriyor. Sürecin yansımaları Antalya Diplomasi Forumu’nda da gündemde olacak.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev son dönemde hayata geçirdiği anayasal reformlar ve devlet yönetiminde kurumsal yapıyı tahkim eden adımlarla iç dengelerini güçlendirerek, bölgesel ve küresel ölçekte daha özgüvenli bir liderlik profili ortaya koydu.

Hukukun üstünlüğünü esas alan, devlet-millet bağını kuvvetlendiren ve yönetişim kapasitesini artırmayı hedefleyen yeni anayasa süreci, Kazakistan’ı istikrar ve kalkınma ekseninde yeni bir safhaya taşıdı.

DEVLET YAPISI KURUMSALLAŞIYOR

Hayata geçirilen anayasa değişiklikleri; devlet yapısının kurumsallaşmasını, yönetimde şeffaflık ve hesap verebilirliğin artmasını ve millet-devlet ilişkilerinin daha sağlam bir zemine oturmasını hedeflemektedir. Bu yönüyle söz konusu reformlar aynı zamanda Türk dünyasında modern devlet anlayışının gelişimi açısından da dikkat çekici bir örnek teşkil ediyor.

Nitekim Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında şekillenen ortak vizyon, Tokayev’in liderliğinde daha da somut hale gelmektedir. Ortak alfabe, ekonomik entegrasyon, ulaştırma koridorları ve kültürel etkileşim gibi başlıklarda atılan adımlar, Türk dünyasının güçlü devlet yapıları ve sağlam kurumsal temeller üzerine inşa edilen bir gelecek vizyonuna doğru ilerlediğinin güçlü bir tezahürüdür.

Türk kamuoyunda olumlu bir karşılık buldu

Ayrıca; Tokayev’in öncülüğünde yapılan anayasa değişikliği , Türkiye’de de dikkatle takip edilmekte ve Türk kamuoyunda olumlu bir karşılık bulmaktadır.

Türkiye kamuoyu, söz konusu değişiklikleri devletin kurumsal kapasitesini artırmaya yönelik stratejik bir adım olarak değerlendirmiştir. Özellikle yönetimde şeffaflık, hesap verebilirlik ve güçler dengesi gibi unsurların öne çıkarılması, Türkiye’deki siyaset ve akademi çevrelerinde reformların modern devlet anlayışıyla uyumlu olduğu yönünde yorumlanmıştır.

Antalya Diplomasi Forumu’nda bu yıl dikkatler, anayasal reform süreciyle yeni bir döneme giren Kazakistan ve bu dönüşümün mimarı olan Cumhurbaşkanı Tokayev üzerinde yoğunlaşacaktır.

GÖZLER Antalya Diplomasi Forum’nda

Bu güçlü dönüşüm iradesiyle Tokayev, Antalya Diplomasi Forum’na daha kararlı, daha net bir vizyonla katılım sağlayacaktır. Forum marjında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştireceği ikili görüşmeler, iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha da derinleşeceğinin de işareti niteliğindedir. Türkiye ile Kazakistan arasında tarihsel köklere dayanan bağlar, bugün ortak gelecek perspektifiyle yeniden anlam kazanmakta; siyasal, ekonomik ve kültürel alanlarda çok boyutlu bir iş birliği zemini güçlenmektedir.

Cumhurbaşkanı Tokayev, gerçekleştirdiği reformlarla yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmekle kalmamakta; aynı zamanda Kazakistan’ı yarının dünyasına hazırlayan stratejik bir liderlik sergilemektedir.

Güçlenen devlet yapısı, artan toplumsal güven ve netleşen vizyon ile Kazakistan, emin adımlarla geleceğe yürürken; Tokayev de bu yürüyüşün kararlı ve dirayetli öncüsü olarak öne çıkmaktadır.

Bu çerçevede Antalya’da gerçekleşecek temaslar, aynı zamanda Türk dünyasının müşterek geleceğini de şekillendirecek nitelikte önemli bir dönüm noktası olacaktır.

ÜSTEL İLE YILMAZ BİR ARAYA GELDİ: KIBRIS’TA ORTAK MÜCADELE SÜRECEK

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Antalya Diplomasi Forumu temasları çerçevesinde bir araya geldi.

Görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki stratejik ve ekonomik iş birlikleri başta olmak üzere, bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındı.

Kıbrıs meselesine ilişkin olarak, KKTC ile Türkiye arasındaki ortak duruş bir kez daha vurgulanırken; Kıbrıs Türk halkının haklı davasında, Anavatan Türkiye ile omuz omuza yürütülen mücadelenin diplomasi alanında da kararlılıkla sürdürüleceği teyit edildi.

Doğu Akdeniz’de artan gerilimler ve Rum tarafının izlediği politikaların Ada’daki hassas dengeleri riske attığı bir dönemde, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve istikrarı için gerekli tüm adımların atılacağı ifade edildi.

Başbakan Üstel, görüşmede ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumun açılışında dile getirdiği “Adada iki halk ve iki devlet olduğu gerçeği artık kabul edilmelidir” yönündeki değerlendirmelerine atıfta bulunarak, Türkiye ile yürütülen milli davada aynı çizgide kararlılıkla ilerlenmeye devam edildiğinin altını çizdi.

Görüşmeye, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri ve Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan da katıldı

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, TÜRKPA GENEL SEKRETERİ RAMİL HASAN İLE BİR ARAYA GELDİ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, Genel Sekreter Ramil Hasan ile bir araya geldi.

Gerçekleştirilen ziyarette konuşan Başbakan Üstel, Azerbaycan’da bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirterek, gördükleri ilgi ve misafirperverlikten dolayı teşekkür etti. Üstel, “Sanki kendi ülkemize gelmişiz gibi aynı heyecanı, aynı coşkuyu ve aynı sıcak karşılamayı görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağların kardeşlik temelinde güçlenerek devam ettiğini vurgulayan Üstel, Türk dünyasıyla kurulan ilişkilerin her geçen gün daha da kurumsallaştığını ifade etti.

Başbakan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ilk kez Başbakan düzeyinde temsil edildiğini hatırlatarak, bu gelişmenin tarihi bir adım olduğunu belirtti. Üstel, “Devletimiz; adıyla, bayrağıyla ve makamlarıyla bu platformda yer almış, diğer başbakanlara tanınan konuşma hakkı aynı şekilde tarafımıza da verilmiştir. Bu durumdan büyük bir onur duyduk” dedi.

Gelinen noktada KKTC’nin gözlemci statüden çıkarak tam üyeliğe geçmesinin zamanı geldiğini ifade eden Üstel, Türk dünyasıyla ilişkilerin daha ileri bir aşamaya taşınması gerektiğine dikkat çekti.

HASİPOĞLU: “İHTİYAT SANDIĞI’NDA 4 YILDA %587’LİK BÜYÜME İLE, İŞTİRAKÇİMİZİ ENFLASYONA EZDİRMEDİK”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT Haber’de Pembe Paşaoğluları’nın hazırladığı programa telefon bağlantısı ile katılarak İhtiyat Sandığı faiz oranının %37’ye düşürülmesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan Hasipoğlu, İhtiyat Sandığı fonunun son dört yılda güçlü bir büyüme kaydettiğini vurgulayarak, “İştirakçimizi enflasyon karşısında ezdirmedik. Hükümetimiz döneminde fonun aktif büyüklüğü TL bazında %587 artarak 40 milyar TL’ye, dolar bazında ise %102 artarak 450 milyon dolardan 902 milyon dolara ulaştı” dedi.
Fonun yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, İhtiyat Sandığı’nın iştirakçilerin emeği ve birikimi olduğunu belirterek, bu kaynağın etkin ve ekonomik akla uygun şekilde yönetildiğini ifade etti. 31 Mart 2026 itibarıyla fonun toplam büyüklüğünün 40 milyar TL’ye ulaştığını kaydeden Hasipoğlu, bu rakamın yaklaşık 902 milyon dolara karşılık geldiğini söyledi.
“TL’DE KALMADIK, YATIRIMLARI ÇEŞİTLENDİRDİK”
Son dört yılda izlenen yatırım politikalarına dikkat çeken Hasipoğlu, yalnızca TL’de kalınmadığını, döviz, eurobond ve altın gibi araçlara yönelerek fonun değerinin artırıldığını belirtti. 2021 yılında 5 milyar 838 milyon TL (450 milyon dolar) olan fon büyüklüğünün bugün 40 milyar TL’ye yükseldiğini ifade eden Hasipoğlu, geçmiş dönemlerde TL’de kalınmasının ciddi değer kaybına yol açtığını hatırlattı.
Hasipoğlu, “2015 yılında 731 milyon dolar olan aktif büyüklük, 2021 sonunda 450 milyon dolara düşmüştü. Yaklaşık 250 milyon dolarlık kayıp yaşanmıştı. Bu kaybı telafi ederek bugün 902 milyon dolara ulaştık” dedi.
PORTFÖY DAĞILIMI VE MALİYE ALACAKLARI
Fonun mevcut yapısına ilişkin de bilgi veren Hasipoğlu, 40 milyar TL’lik büyüklüğün 26 milyar TL’sinin nakit, 2 milyar TL’sinin gayrimenkul olduğunu, Maliye’den ise yaklaşık 14 milyar TL alacak bulunduğunu açıkladı. Bu alacakların bir kısmının uzun yıllara dayandığını belirten Hasipoğlu, Maliye’nin elindeki gayrimenkullerin İhtiyat Sandığı’na devriyle mahsuplaşma sürecinin başlatılacağını ifade etti.
FAİZ ORANI NEDEN %37’YE DÜŞTÜ?
Faiz oranındaki düzenlemeye de açıklık getiren Hasipoğlu, 2025 yılında enflasyonun %39,45 olduğunu, buna karşılık iştirakçilere ortalama %43,12 faiz verildiğini belirtti.
“Enflasyonun üzerinde faiz verdik” diyen Hasipoğlu, 1 Aralık 2025 – 31 Mart 2026 döneminde portföy faiz ortalamasının %33 olmasına rağmen iştirakçilere %40 faiz sağlandığını, 1 Nisan 2026 itibarıyla ise bu oranın %37 olarak belirlendiğini kaydetti.
Hasipoğlu, “Bu oran ne enflasyonun altındadır ne de portföy getirisinin altındadır. Aksine, yine kazancımızın üzerinde bir faiz vererek iştirakçimizi koruyoruz” dedi.
“TEMKİNLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM”
Ekonomik gelişmelerin yakından takip edildiğini vurgulayan Hasipoğlu, Merkez Bankası verileri doğrultusunda özellikle altın, döviz ve eurobond yatırımlarının güçlü getiriler sağladığını ifade etti. Küresel gelişmelerin ve savaşların ekonomik etkilerine de dikkat çeken Hasipoğlu, temkinli ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.
Hayat pahalılığına ilişkin yasa tasarısının gündemde olduğunu hatırlatan Hasipoğlu, pay dağıtımı konusunun da değerlendirildiğini ancak mevcut koşullarda önceliğin fonun güçlendirilmesi olduğunu belirtti.
Hasipoğlu, “İştirakçimizin geleceğini riske atmadık, atmayacağız. Ekonomik göstergeleri titizlikle takip ederek, 4 yılda 450 milyon dolardan 902 milyon dolara ulaşan güçlü bir yapı oluşturduk” ifadelerini kullandı.

SPORDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM HIZLANDI: YENİ SİSTEMDE KRİTİK AŞAMA TAMAMLANDI

Spor Dairesi Müdürü Mustafa Sütçü, spor alanında dijitalleşme hedefiyle geliştirilen Spor Bilgi Yönetim Sistemi’nde önemli bir eşiğin aşıldığını duyurdu.
Yapılan açıklamaya göre sistem, artık kullanıcıların aktif şekilde dahil olabildiği bir aşamaya ulaştı. Sporcular, antrenörler ve hakemler bireysel giriş yaparak hesap oluşturabilecek, tüm bilgilerini doğrudan yönetebilecek.
Sütçü, yeni sistemle birlikte başvuru işlemlerinden bilgi güncellemelerine kadar birçok sürecin tek platform üzerinden hızlı ve güvenli şekilde yürütülebileceğini belirtti. Bu sayede işlemlerin daha şeffaf, düzenli ve pratik hale gelmesi hedefleniyor.
Ayrıca sistemin, sporcuların kariyer verilerinin kayıt altına alınması, performanslarının takip edilmesi ve gelişim süreçlerinin izlenmesi açısından önemli bir altyapı sunacağı vurgulandı. Federasyonlar ve spor kuruluşları da ihtiyaç duydukları bilgilere tek merkezden hızlıca erişebilecek.
Spor yönetiminde yeni bir dönemin kapısını aralayan sistemin, ilerleyen süreçte আরও geliştirilerek tüm paydaşları kapsayan entegre bir yapıya dönüşmesi planlanıyor.

“KIBRIS MESELESİNDE ADİL, KALICI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÇÖZÜME VARILMASININ ZAMANI ÇOKTAN GELDİ”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydetti.

Erdoğan, Kıbrıslı Türklerin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiğini de vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurul Toplantısı için İstanbul’da bulunan meclis başkanları ile delegasyon temsilcileri onuruna Dolmabahçe Sarayı’nda verdiği akşam yemeğindeki konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum.” dedi.

ÖZTÜRKLER: ERDOĞAN’IN İZOLASYONLARIN SONA ERMESİ GEREKTİĞİ VURGUSUNU MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sunduğu “Kıbrıs’ta Sabah” programına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Öztürkler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu kapsamında yaptığı konuşmada Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların sona ermesi gerektiğine işaret etmesinin, Kıbrıs Türk tarafında memnuniyetle karşılandığını belirtti.
Erdoğan’ın Kıbrıs meselesinde adil ve sürdürülebilir bir çözüm ihtiyacına dikkat çekmesinin, Kıbrıs Türk halkının uzun süredir dile getirdiği beklentilerin uluslararası platformlarda görünür hâle gelmesine katkı sağladığını ifade ederek, teşekkürlerini sundu.
Rum tarafında son dönemde EOKA’ya yönelik olumlu bir algı oluşturma çabalarının dikkat çektiğini söyleyen Öztürkler, bu durumun Kıbrıs Türk toplumunda geçmişte yaşanan acılar nedeniyle rahatsızlık yarattığını aktardı.

Bazı Avrupa kurumlarının bu süreçteki tutumunun tartışma konusu olduğunu belirten Öztürkler, AB tarafından desteklenen milliyetçi söylemlerin çözüm arayışlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Öztürkler, Avrupa Birliği ile ilişkilerin önemine vurgu yaparken, bu ilişkilerin sağlıklı ilerleyebilmesi için AB’nin Kıbrıs Türk halkının statüsünü, egemenliğini ve adadaki Türk varlığının tarihsel gerçekliğini göz ardı etmemesi gerektiğini ifade etti.
Öztürkler, Rum tarafının KKTC’ye yönelik tek taraflı yaklaşımlarını sürdürdüğü sürece, AB’nin adadaki dengeyi gözeten bir politika üretmekte zorlanacağını belirtti.
Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürkler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından başlayan gerilimin ateşkesle durmasına rağmen belirsizliğin devam ettiğini söyledi.
Pakistan’da yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanamamasının, bölgedeki tansiyonun sürdüğüne işaret eden Öztürkler, Lübnan–İsrail hattındaki çatışmaların da bölgesel dengeleri etkilediğini, enerji akışının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda hâlâ tam bir uzlaşı sağlanamadığını ifade etti.
Küresel enerji tedarikindeki aksaklıkların ekonomik etkilerinin uzun vadeli olabileceğini belirten Öztürkler, küçük ölçekli ekonomilerin bu süreçten daha fazla etkilenebileceğini söyledi.
Türkiye ile ekonomik iş birliğinin bu dönemde önemli bir avantaj oluşturduğunu dile getiren Öztürkler, tüm paydaşlara önemli görevler düştüğünü söyledi.
İç siyasi gündeme ilişkin de konuşan Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi çalışmalarına verilen aranın ardından hükümet, sendikalar ve muhalefet arasında yürütülen temasların sürdüğünü aktardı.
Gerginliğin azaltılması ve uzlaşı zemininin güçlendirilmesi yönünde çabaların devam ettiğini belirten Öztürkler, Meclis’in yasama faaliyetlerine yeniden başlamasının tüm tarafların ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti

DALMAN AYDIN AÇIKLADI: KIB-TEK’TEN TEKNECİK’E 2 DİZEL JENERATÖR İÇİN İHALE ADIMI

KIB-TEK Genel Müdürü Dalman Aydın, artan elektrik ihtiyacına yanıt vermek amacıyla kurumun kendi kaynaklarıyla 2 dizel jeneratör alımı için ihale sürecini başlattıklarını açıkladı.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Genel Müdürü Dalman Aydın, Teknecik Elektrik Santrali’ne kurulmak üzere 2 dizel jeneratör alımıyla ilgili BRT’ye açıklamada bulundu.

Kurumun kendi kaynakları ile yatırım sürecini başlattıklarını belirten Dalman Aydın, “Teknik çalışmaları sonlandırıp 4 adet altyapılı 2 adet dizel jeneratör alımı ihale sürecini başlatarak ihale komisyonuna gönderdik” dedi.

Aydın, “Yaklaşık iki ay sonunda bu ihalenin sonlanmasını ve yapımın başlamasını hedeflemekteyiz. Bu sürecin önümüzdeki yıl içerisinde tamamlanması öngörülmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Yatırımların 11 yıldır yapılmamasının geride kalmış bir üretim planlaması olduğunu belirten Aydın, “Bunu; Türkiye’nin kısa vadede bize göndermiş olduğu mobil santrallerle bir nebze kapattık ve ihtiyaçları karşılayabildik. Artık yatırımların hızlı şekilde devam edip sonlanması gerekiyor. Bizler de bu dönemde böyle bir yatırımı başlattık” dedi.

Kıb-Tek’in uzun süredir çok iyi olmayan bir mali yapıda bulunduğunu kaydeden Aydın, göreve geldikleri günden bu yana yaklaşık 100 milyon doların üzerinde borç ödediklerini ve şu anda kurumu kendi mali bütçesiyle döndürülebilir bir yapıya kavuşturduklarını da anlattı.

ELEKTRİKLİ BİSİKLET SİSTEMİ İÇİN İHALE TAMAMLANDI, SÖZLEŞME İMZALANDI

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, elektrikli bisiklet sistemi için yürütülen ihale sürecinin tamamlandığını ve sözleşmenin imzalandığını açıkladı.

Başkan Amcaoğlu, ihaleyi kazanan Tazı Mobility Teknoloji Ltd. Şti. ile birlikte projenin hayata geçirileceğini belirterek, sistemin kısa süre içerisinde vatandaşların kullanımına sunulacağını ifade etti.

Proje kapsamında kentin farklı noktalarına ilk etapta 100 elektrikli bisiklet yerleştirileceğini kaydeden Amcaoğlu, bu adımla birlikte ulaşımda alternatif bir model oluşturulacağını ve çevreye duyarlı bir yaklaşımın kent yaşamına kazandırılacağını vurguladı.

Bisiklet duraklarının kurulumu, saha yerleşimleri ve teknik altyapı çalışmalarının eş zamanlı olarak devam ettiğini belirten Amcaoğlu, iklim dostu sistemin kısa süre içerisinde hizmete girmesinin planlandığını söyledi.

Atılan bu adımın daha temiz bir çevre ve daha yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda önemli bir katkı sağlayacağını ifade eden Amcaoğlu, kullanım süreci ve detaylara ilişkin bilgilendirmelerin önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

Gönyeli–Alayköy Belediyesi’nin yaşamı kolaylaştıran, çevreyi koruyan ve geleceği düşünen projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceği vurgulandı.

ÖZTÜRKLER’DEN 23 NİSAN MESAJI: KIBRIS TÜRK HALKININ GELECEĞİ SİZSİNİZ

Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen 23 Nisan etkinliğinde konuşan Ziya Öztürkler, çocuklara seslenerek “Kıbrıs Türk halkının geleceği siz değerli çocuklarsınız” dedi.

ÖĞRENCİLERDEN RENKLİ GÖSTERİLER

Cumhurbaşkanlığı’ndaki etkinliğin ardından Meclis’e geçen öğrenciler, hazırladıkları dans ve çeşitli sahne gösterileriyle büyük beğeni topladı. Salon renkli görüntülere sahne oldu.

ÖZTÜRKLER’DEN ANLAMLI MESAJ

Etkinlikte konuşan Ziya Öztürkler, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının egemenlik, özgürlük ve geleceğe verilen önemin simgesi olduğunu söyledi.

Öztürkler, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu özel günü çocuklara armağan ederek geleceği işaret ettiğini vurguladı.

“GELECEĞİMİZ SİZSİNİZ”

Çocuklara hitaben konuşan Öztürkler, “Bizler de Cumhuriyet Meclisi olarak sizlere güveniyoruz, inanıyoruz. Kıbrıs Türk halkının geleceği siz değerli çocuklarsınız” ifadelerini kullandı.

ÖĞRETMENLERE TEŞEKKÜR

Konuşmasında öğretmenlere de teşekkür eden Öztürkler, eğitim camiasının çocukları güvenle geleceğe hazırlamak için büyük emek verdiğini belirtti.

İhtiyat Sandığı Dairesi iştirakçi hesaplarına uygulanacak faiz oranları Resmi Gazete’de

Bakanlar Kurulu’nun, İhtiyat Sandığı Dairesi iştirakçi hesaplarına uygulanacak faiz oranlarına ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.

Buna göre, Bakanlar Kurulu, değiştirilmiş şekliyle 34/1993 sayılı İhtiyat Sandığı Yasası’nın 12’nci maddesinin (4)’üncü fıkrasının (B) bendi uyarınca, 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren iştirak sahiplerinin hesaplarına uygulanacak olan yıllık faiz oranının yüzde 37’ye düşürülmesini, cari faiz oranının yüzde 30 olarak devam etmesini ve avans cari faiz oranının da yüzde 5 olarak sabit tutulmasını onayladı.

GÜZELYURT’TA TARİHİ TREN İSTASYONU BELEDİYEYE DEVREDİLDİ

Maliye Bakanlığı’na bağlı Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi kontrolünde bulunan Güzelyurt’taki eski tren istasyonu, imzalanan protokol kapsamında Güzelyurt Belediyesi’nin kullanımına devredildi.

Devir protokolü bugün Maliye Bakanlığı’nda düzenlenen törenle imzalandı.

Protokole Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova ile Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar imza koyarken, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Müdürü Yusuf Kenan Yeşilleme de sürece eşlik etti.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova ile Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’ın bugün Maliye Bakanlığı’nda imza koyduğu anlaşma doğrultusunda, tarihi yapı belediye himayesine geçti.

Bakanlar Kurulu’nun 10 Mart 2026 tarihli ve Ü(K-I) 429-2026 sayılı kararıyla alınan bu adım, Güzelyurt’taki eski tren istasyonu korunarak topluma kazandırılmasını hedefliyor.

Proje kapsamında alanın, hem sosyal aktivitelerin gerçekleştirileceği hem de tarihsel değerlerin sergileneceği bir merkez olarak düzenlenmesi planlanıyor.

BAKAN HASİPOĞLU ELEKTRİK MÜTEAHHİTLERİ BİRLİĞİ YETKİLİLERİ İLE BİRARAYA GELDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk Elektrik Müteahhitleri Birliği Yönetim Kurulu üyelerini kabul ederek bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede, elektrik müteahhitlik faaliyetleri kapsamında iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ile kayıt dışı kişiler tarafından yürütülen elektrik işlerinin yol açtığı sorunlar ele alındı ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Bakan Hasipoğlu görüşmede yaptığı değerlendirmede, iş sağlığı ve güvenliğinin devletin en temel önceliklerinden biri olduğunu vurgulayarak, elektrik alanında yabancı kişilere eğitim, ve sertifika verilmesi konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı ,Eğitim Bakanlığı ve Kıbrıs Türk Elektrik Müteahhitleri Birliği arasında oluşturulacak bir komite kurulmasının kararlaştırıldığını söyledi.

Hasipoğlu, “Elektrik gibi yüksek risk içeren bir sektörde standart dışı ve denetimsiz çalışmaların kabul edilmesi mümkün değildir. Bu süreçte sektör temsilcileriyle iş birliği içinde hareket etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Üstel: “AB kurumlarını, Kıbrıs Türk halkının haklarına, iradesine ve eşit statüsüne saygı göstermeye davet ediyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Birliği kurumlarını, Kıbrıs Türk halkının haklarına, iradesine ve eşit statüsüne saygı göstermeye davet etti.

Üstel, Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilen son Türkiye raporunda Kıbrıs Türk halkına ilişkin değerlendirmelere yönelik yazılı açıklamada bulundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı duruşunu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğini vurgulayan Üstel, “Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, gerçekleri çarpıtan ve taraflı yaklaşımlar içeren bu tür raporları kabul etmediğimizi bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

 “Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği bir müdahale değil, garantörlük sorumluluğunun doğal bir sonucudur”

Başbakan Üstel, raporda yer alan değerlendirmelerin Kıbrıs Türk tarafınca büyük bir hayret ve esefle karşılandığını kaydetti.

Türkiye’nin Kıbrıs Türklerine “adanın meşru bir topluluğu çerçevesinde hareket alanı tanıması gerektiği” ifadesini eleştiren Üstel, “Bu ifade, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının iradesine müdahale ettiği yönünde açık bir ima içermektedir. Bu yaklaşım ne tarihi gerçeklerle örtüşmektedir ne de kabul edilebilir bir nitelik taşımaktadır.” dedi. 

Kıbrıs Türk halkının kendi devletine, demokratik kurumlarına ve özgür iradesine sahip bir halk olduğunu söyleyen Üstel, “Halkımız seçimlerini özgürce yapmakta, demokratik haklarını hiçbir baskı altında kalmadan kullanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ise bir müdahale değil, tarihi ve kültürel bağların yanı sıra garantörlük sorumluluğunun doğal bir sonucudur.” ifadelerini kullandı.

-“Halk iradesine saygı ilkesinden uzak bir yaklaşım”

Rapordaki Kıbrıs Türk halkını yalnızca “toplum” düzeyine indirgemeye yönelik yaklaşımı da reddeden Üstel, “Kıbrıs Türk halkı, kendi devlet çatısı altında örgütlenmiş, siyasi iradesini özgürce ortaya koyan ayrı ve eşit bir halktır.” dedi.

Üstel, şunları kaydetti:

“Öte yandan raporda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in girişimlerine atıf yapılarak çözüm müzakerelerinin kaldığı yerden başlatılmasına yönelik beklentilerin dile getirilmesi ve Avrupa Komisyonu’na özel temsilci atanması çağrısı yapılması, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı duruşu göz ardı edilerek ele alınmıştır. Ayrıca, Kıbrıs Türk halkının demokratik tercihleri üzerinden yapılan değerlendirmeler, halk iradesine saygı ilkesinden uzak bir yaklaşım sergilemektedir.

Raporda Türkiye’nin rolüne ilişkin olarak dile getirilen, ara bölgenin statüsü ve Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün yetkilerine saygı gösterilmesi yönündeki ifadeler ile Türkiye’ye yönelik tek taraflı suçlamalar da gerçeklikten uzaktır. Ara bölgede yaşandığı iddia edilen olayların tek taraflı anlatımlarla rapora yansıtılması, tarafsızlık ilkesine gölge düşürmektedir.

Ayrıca, ara bölgenin askerden arındırılması, Pile’de yürütülen projeler ve sahadaki uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde Kıbrıs Türk tarafının hak ve ihtiyaçlarının yok sayılması kabul edilemezdir. Bu konularda varılan uzlaşıların uygulanmasına yönelik sorumluluk tek taraflı değildir.”

– “Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bu tür raporları kabul etmediğimizi bir kez daha vurguluyoruz”

Raporda Türkiye’ye asker çekme çağrısı yapılması ve adadaki mevcut gerçekliklerin “işgal” söylemi üzerinden değerlendirilmesinin 1963’ten bu yana Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırılar ve güvenlik ihtiyaçları tamamen görmezden gelinerek hazırlandığını kaydeden Üstel, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin kendileri için tartışma konusu olmadığını vurguladı.

Demografik yapı iddiaları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin statüsüne yönelik eleştiriler ve özellikle Maraş konusunda dile getirilen ifadeleri, “siyasi saiklerle hazırlanmış, tek taraflı ve gerçeklikten uzak değerlendirmeler” olarak niteleyen Üstel, Maraş açılımının mülkiyet haklarına saygı temelinde ve uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülen bir süreç olduğunu kaydetti. Üstel, “Bu süreç, Maraş’ın insanlığa açılım sürecidir. Bu sürecin ‘trajedi istismarı’ olarak nitelendirilmesi kabul edilemez.” dedi.

Kıbrıs konusunda Avrupa Birliği’nin geçmişte sergilediği tutumun bugün ortaya çıkan tablonun en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Başbakan Üstel, söyle devam etti:

“Annan Planı sürecinde Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesini güçlü şekilde ortaya koyarken, Rum tarafının ‘hayır’ demesi ve çözüm umutlarını ortadan kaldırmasına karşın Avrupa Birliği’nin Rum yönetimini adanın tek ve meşru hükümeti olarak kabul ederek birliğe dahil etmesi, çözüm dengelerini kökten bozmuştur.

Bu adım, özellikle Rum tarafının çözüme duyabileceği ihtiyacı ortadan kaldırmış, Rum yönetimlerinin müzakere masalarında maksimalist bir anlayışla hareket etmesine zemin hazırlamış ve Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm umutlarını ciddi şekilde zayıflatmıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı duruşumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, gerçekleri çarpıtan ve taraflı yaklaşımlar içeren bu tür raporları kabul etmediğimizi bir kez daha vurguluyoruz.”

Başbakan Üstel, Avrupa Birliği kurumlarını, Kıbrıs meselesine daha adil, dengeli ve gerçekçi bir perspektifle yaklaşmaya; Kıbrıs Türk halkının haklarına, iradesine ve eşit statüsüne saygı göstermeye davet etti.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları Lefkoşa’da kortejle başladı

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan ettiğini hatırlattı, “Bu ülkede yaşamaktan, Kıbrıslı Türk olmaktan gurur duyun. Biliniz ki bu ülke de, bu topraklar da sizindir” ifadelerini kullandı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından organize edilen etkinlikler, bugün Lefkoşa’da düzenlenen kortejle başladı.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu eşliğinde, Lefkoşa’daki ilkokul öğrencilerinin katılımıyla düzenlenen ve Metehan’dan başlayarak Cumhurbaşkanlığı ile Cumhuriyet Meclisi güzergâhında devam eden yürüyüşe, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Bakanlık yetkilileri ve öğretmenler katıldı.

– Öğrenciler Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı ziyaret etti

Kortejin ilk durağı Cumhurbaşkanlığı oldu. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da katıldığı etkinlikte saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Programda günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılırken, çeşitli gösteriler sunuldu.

– Erhürman

Etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, çocuklara “hoş geldiniz” diyerek seslendi.

23 Nisan’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün olduğunu ve bunun çok büyük önem taşıdığını vurgulayan Erhürman, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü en çok değer verdiği çocuklara armağan ettiğini belirtti.

“Sizler hepimizin en kıymetlilerisiniz” diyen Erhürman, “Bilin ki bu ülke de sizindir, buraları da sizindir. Biraz sonra ziyaret edeceğiniz Meclis de sizindir. Şu anda ev sahibi sizsiniz. Biz size misafirliğe geldik, siz de bizi kabul ettiniz. Çok teşekkür ederim” dedi.

Ülkenin çok güzel olduğunu ve ağacına, ormanına, toprağına, denizine hep birlikte sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Erhürman, küçük bir ülke olunmasına rağmen birlik içinde her şeyin başarılabileceğini vurguladı. Erhürman, “Bu ülkede yaşamaktan, Kıbrıslı Türk olmaktan her zaman gurur duyun” diye konuştu.

Öğrencilerle bir “anlaşma” yaparak günlük teknoloji kullanımını sınırlamaları yönünde tavsiyelerde de bulunan Erhürman, öğrencilere; daha fazla kitap okumaları, spor yapmaları, ülkeyi tanımaları ve oyun oynamaları çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Sizi çok seviyorum. Hepinizin bayramı kutlu olsun” diyerek konuşmasını tamamladı.

-Yıltaş

Cumhurbaşkanlığı’ndaki etkinlikte günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı, Necat British College Primary School Lefkoşa öğrencisi Nehir Sertel Yıltaş yaptı.

Yıltaş konuşmasında, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenliğin millete ait olduğunun ilan edildiğini söyledi.

“Bu tarih bağımsızlık ve özgürlük yolunda atılmış en büyük adımlardan biridir” diyen Yıltaş, Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesinin günü daha da anlamlı kıldığını belirtti.

Çocukların ülkenin geleceği olduğunu kaydeden Yıltaş, 23 Nisan’ın umut, barış ve kardeşlik anlamı taşıdığını ifade ederek, vatanın korunması, çalışılması ve daha aydınlık yarınlara taşınmasının önemine dikkat çekti.

Farklı ülkelerden çocuklarla birlikte kutlanan bayramın barışın simgesi olduğunu da dile getiren Yıltaş, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanları anarak; “Ne mutlu bizlere ki böyle anlamlı bir bayramın sahibiyiz. Yaşasın 23 Nisan, yaşasın çocuklar” dedi.

Ardından, Necati Taşkın İlkokulu öğrencisi Mehmet Efe Kubat, “23 Nisan’ın Işığı” adlı şiiri okudu.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki etkinlik, Arabahmet İlkokulu’nun halk dansları, Şht. Yalçın İlkokulu’nun modern dans, Şht. Ertuğrul İlkokulu’nun bando ve Yakın Doğu İlkokulu’nun Kiwido dans gösterileriyle sona erdi.

Etkinlik sonunda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, çocuklarla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi.

Çavuş, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırı nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Çavuş, yayımladığı taziye mesajında, “önceki gün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, dün ise Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıların haberi derin bir teessürle öğrenilmiş olup, hepimizi derinden sarsmıştır.” ifadelerine yer verdi.

Çavuş, bu menfur olaylarda hayatını kaybeden öğretmenlere ve masum öğrencilere Allah’tan rahmet diledi; kederli ailelerine, yakınlarına ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti halkına en içten taziyelerini sunduğunu ifade etti.

Dursun Oğuz’dan Kahramanmaraş İçin Taziye Mesajı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen hain saldırı nedeniyle yayımladığı mesajda duyduğu derin üzüntüyü ifade etti.
Oğuz mesajında, “Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yapılan menfur saldırı hepimizi derinden yaralamıştır. Bu acı olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralanan kardeşlerimize acil şifalar temenni ediyor, kardeş Türkiye halkının acısını yürekten paylaşıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Ellerin Büyüsü” sergisiyle Gönyeli-Alayköy’de sanatın gücü hissedildi

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Dünya Sanat Günü kapsamında Sosyal Aktivite Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilen “Ellerin Büyüsü” sergisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başkan Amcaoğlu, sergiyle birlikte kentte güçlü bir sanat üretimine tanıklık edildiğini belirterek, 40 kursiyerin emeğiyle hayat bulan ve 500’e yakın eserin yer aldığı serginin emeğin, sabrın ve üretimin en güzel yansıması olduğunu ifade etti.

Göreve geldikleri ilk günlerde seramik kursu olmasına rağmen fırının bulunmadığını hatırlatan Amcaoğlu, verilen sözün kısa sürede yerine getirildiğini ve seramik fırınının kazandırıldığını vurguladı. Bugün ortaya çıkan tablonun, atılan doğru adımların ve verilen emeğin ne kadar kıymetli bir karşılık bulduğunu açıkça gösterdiğini dile getirdi.

Sergide ortaya konan çalışmaların, eğitmen ve kursiyerlerin özverili emeğinin somut bir sonucu olduğunu belirten Amcaoğlu, başta seramik eğitmeni Semral Öztan olmak üzere sürece katkı koyan tüm kursiyerleri kutladı. Ayrıca serginin en anlamlı sürprizlerinden biri olan ve kendisine takdim edilen, Kıbrıs kadınının emeğini ve kültürünü yansıtan “molohiya ayıklayan kadın” temalı eser için de teşekkür etti.

Sosyal Aktivite Merkezi’nin farklı yaş gruplarını bir araya getiren, üretimi teşvik eden ve toplumu buluşturan güçlü bir yapı olduğuna dikkat çeken Amcaoğlu, sanatın sadece bir etkinlik değil aynı zamanda birleştirici bir güç olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, sanatın birleştirici gücüyle üretmeye ve birlikte büyümeye kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.

Bakan Çavuş’tan Türkiye’deki okul saldırılarına taziye mesajı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Türkiye’de iki farklı ilde okullara yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Çavuş, yaşanan olayların kendilerini derinden üzdüğünü ifade etti.

Bakan Çavuş açıklamasında, dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, bugün ise Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıların büyük bir üzüntüyle öğrenildiğini belirtti.

Söz konusu saldırıların toplumda derin bir sarsıntıya yol açtığını vurgulayan Çavuş, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için taziye mesajı yayımladı.

Çavuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu menfur olaylarda hayatını kaybeden kıymetli öğretmenlerimize ve masum öğrencilerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti halkına en içten taziyelerimi sunuyorum.”

Erdoğan’dan Kahramanmaraş’taki saldırıyla ilgili açıklama

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’taki okul saldırısına yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.” dedi.

Erdoğan, Kahramanmaraş’taki okul saldırısına yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakâr bir eğitimcimizi kaybettik.

Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum.

Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.

Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Politikalar, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarımız, yaralılarımızla ve hadiseden etkilenen kardeşlerimizle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal etmişlerdir.

Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Acının siyaseti olmaz.

Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum.

Bu süreçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum.

Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum.

OKUL SALDIRILARIYLA İLGİLİ TBMM’DE KOMİSYON KURULUYOR

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıların ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konunun tüm yönleriyle araştırılması amacıyla komisyon kurulmasına karar verildi.

Peş peşe yaşanan saldırıların kamuoyunda yarattığı endişe ve güvenlik tartışmaları üzerine harekete geçen Meclis, olayların nedenleri, güvenlik zafiyetleri ve alınması gereken önlemleri kapsamlı şekilde inceleyecek bir araştırma komisyonu oluşturacak.

 

HEDEF BENZER OLAYLARIN ÖNÜNE GEÇMEK

Kurulacak komisyonun; okullardaki güvenlik açıklarını tespit etmesi, bireysel silahlanma ve şiddet eğilimlerine ilişkin riskleri değerlendirmesi ve benzer olayların önüne geçilmesine yönelik çözüm önerileri geliştirmesi bekleniyor.

Komisyonun çalışmalarına kısa süre içinde başlaması ve elde edilen bulgular doğrultusunda Meclis’e rapor sunması öngörülüyor.

 

PARTİLER ORTAK ÇAĞRIDA BULUNMUŞTU

Art arda yaşanan ve Türkiye’yi sarsan okul saldırılarının ardından TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, artan şiddet olayları, bireysel silahlanma ve eğitim kurumlarındaki güvenlik açıklarına dikkat çekerek, çocukların korunması ve benzer olayların önlenmesi için acil ve kapsamlı adımlar atılması gerektiği konusunda ortak çağrıda bulunmuştu.

Yeni Yol Grubu, İYİ Parti, DEM Parti, MHP ve AK Parti adına açıklama yapan grup başkanvekilleri ortak çağrıda okullarda güvelik önlemlerinin acilen alınması gerektiğine vurgu yapmıştı.

 

“SALDIRILAR ÖRNEK OLUYOR”

AK Parti adına konuşan Grup Başkanvekili Özlem Zengin olayın tüm yönleriyle inceleneceğini belirterek, yalnızca güvenlik değil medya ve dijital içeriklerin etkisinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Zengin, çocukların korunmasına yönelik kapsamlı düzenlemelerin önemine işaret etti.

Zengin, “Olayı detaylarıyla birlikte öğreneceğiz. Medya ile ilgili sınırlamalar var. Olmalı. Dün de konuştuk. Çünkü failler kahramanlaşıyor. Amerika’da örnekleri var. Bu saldırıları yapan çocuklar örnek haline geliyor. Tabii ki siyasi olarak itirazlarımız var. Ama benim bildiğim cenaze evinde cenazeye hürmet edilir. Oradaki konu üzerine insanlar odaklaşır. Memleketin problemleri yarına kadar değişmeyecek en azından. Buradan baktığımızda gördüğümüz… bakanlarımız, milletvekillerimiz herkes Kahramanmaraş’a ulaşmak için gayret sarf ediyor. Tetkikler muhakkak yapılacak. Konuştuğumuz kanun da önemli adımı beraberinde getiriyor. 16 yaş altındaki çocuklar için sınırlama yapmamız gerekiyor. Televizyon yayınları muhakkak çok özel bir denetim gerekiyor. Bir sürü çalışma var. Bir sürü bu çocuklar artık televizyon izlemiyor. Bu çocuklar oyunlarla haşır neşir. Bu kanun bu konuya dair çok önemli bir adım atıyor. Güvenlikse güvenlik. Sadece güvenliğin yetmeyeceğini düşünüyorum. Sadece müfredatın da yetmeyeceğini düşünüyorum. Hepsine dair düzenleme yapmamız gerekiyor. Evlatlarımızdan daha değerli neyimiz var?” diye konuştu.

FİDAN: YUNANİSTAN VE RUM KESİMİ’NİN İSRAİL’LE İŞBİRLİĞİ DAHA FAZLA GÜVENSİZLİK GETİRİYOR

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Yunanistan ve Rum Kesimi’nin İsrail’le işbirliği daha fazla güven getirmiyor. Daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorun getiriyor. Daha fazla savaşı getiriyor. Biz onlara söyledik” ifadelerini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan,  “(Yunanistan ve Rum Kesimi’nin İsrail’le işbirliği) Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor. Daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorun getiriyor. Daha fazla savaşı getiriyor. Biz onlara söyledik” ifadelerini kullandı.

AAtölye’de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Hakan Fidan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin güvenlik parametrelerini değiştirmesine yönelik gelişmelerin olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, “İttifak silsilesi zinciriyle alakalı yakın takibimiz son 3-4 yıldır kesintisiz devam ediyor. Özellikle Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail üçlüsünün Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi çevrelemeye yönelik veya bu izlenimi verecek bir operasyonun içerisinde olması meselesi bizim çok yakın radarımızda olan bir husus.” diye konuştu.

Fidan, bunun çok erken dönemlerde görüldüğünü aktararak, bu ekibin başka bölge ülkelerini de kendi ittifaklarına katmak için bir dönem arayış içerisinde olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin yerinde müdahaleleriyle bu projelere son verildiğine işaret eden Fidan, şunları kaydetti:

“Sonuçta olay kaldı İsrail, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’a. Yunanistan’ın burada çok riski açıkçası politikalar izlediğini de görüyoruz. Avrupa’da hiçbir ülkenin takip etmediği türden politikaları Yunanistan’ın burada tek başına takip etme arayışında da çok ilginç hususlar var. Buna aslında biraz daha yakından bakmak gerekir. Rum kesimi oradaki tabi politika yönetimi ne kadar yanlış politikalar peşinde olduğunu, aslında bu savaşta da oldu diye bir şey çıktı. Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor. Daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorun getiriyor. Daha fazla savaşı getiriyor. Biz onlara söyledik. Yunanlılara da söyledik, onlar üzerinden Rum kesiminde de söyledik. Bu politika tarzı size daha fazla güvenlik getirmeyecek. Çatışmalar içerisine çekileceksiniz, biz bunu görüyoruz.”

Fidan, söz konusu tarafların Türkiye takıntısının çok fazla olduğunun altını çizerek, bu politika devam ettirilirken kendisinin ne türden gelecek bir zarara gireceğine ilişkin fikre sahip olamadığını söyledi.

Bu strateji oluşumunda ülkelerde çok karşılaşılan bir durum olabildiğini söyleyen Fidan, “Bir hedefe kilitleniyorsunuz, o hedefe giderken aslında da yan zararlarınız neler olacak veya uzak vadeli bir takım hamlelerde nerede açmazınız olacak onu göremiyorsunuz, burada da böyle bir konu oldu. Umarız bu hatalarından vazgeçerler.” dedi.

Yunanistan’ın, Kıbrıs Rum Kesimi’nin İsrail’le askeri işbirliğine ihtiyacı olmadığını belirten Fidan, “Yunanistan zaten NATO’nun bir ülkesi, Rum kesimi zaten Avrupa Birliği’nin desteğini almış durumda. Bu türden bir işbirliği arayışı, askeri ittifak oluşturma arayışı, hangi akla hizmet ediyor stratejik olarak kendilerini de bana izah edebildiği yok. O, muhtemelen bir sipariş üzerine iktidara yapılan bir dayatma.” ifadelerini kullandı.

TATAR: OKUL SALDIRISINDA VEFAT EDENLERE ALLAH’TAN RAHMET, TÜRK MİLLETİNE BAŞSAĞLIĞI VE SABIR DİLERİM

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kahramanmaraş’ta bir okulda gerçekleşen silahlı saldırı sonucu vefat eden öğretmen ile öğrencilere Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine ve Türk milletine başsağlığı ve sabır diledi.

Okul saldırısıyla ilgili taziye mesaj yayımlayan Tatar, “Yaralı olan öğrenci ve diğer vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, olayın anavatan Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de çok büyük bir üzüntü yarattığını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

KIB-TEK’TEN İDDİALARA YANIT: KAMUOYU YANILTILMAK İSTENİYOR

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetimi, kamuoyunda yer alan iddiaların ardından Teknecik Elektrik Santralinde basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirdi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetimi, Teknecik Elektrik Santrali’nde basın açıklaması yaptı.

GÜRSEL UZUN: BAKIMLAR PLANLANAN TAKVİMDE YAPILMAKTADIR

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, yapılan yatırımlarla birlikte kurumun çok ciddi bir ivme yakaladığını söyledi. Uzun, “Hem borçların yapılandırılmasında hem de kurumun ayağa kaldırılmasında çok ciddi bir ivme yakalanmıştır. Ortaya atılan iddiaları da göz önünde bulundurarak, gerçeğin ne olduğunu anlatmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına bu açıklamayı yapıyoruz. Bütün dünyadaki enerji üretim tesislerinin bakım ve onarım dönemleri, enerji ihtiyacının en düşük olduğu dönemlerde yani bahar aylarında yapılmaktadır. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetimi olarak da bizim izlediğimiz yöntem budur. Yaz döneminde elektrik kesintileri yaşanacağı ve sıkıntılar yaşanacağı konusunda bazı iddialar ortaya atılmıştır ve bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. dedi.

BÖLGESEL KESİNTİLER: YENİ HATLARIN ÇEKİLMESİ VE YENİLENMESİ ÇALIŞMALARI YAPILMAKTADIR

Son zamanlarda bölgesel yaşanan planlı kesintiler hakkında da açıklama yapan Uzun, “Son zamanlarda yaşanan kesintiler, bölgelerdeki trafo merkezlerinin genişletilmesi ve yenilenmesi ile alakalıdır. Üretimden kaynaklanmıyor. Yeni hatların çekilmesi ve yenilenmesi çalışmaları yapılmaktadır. Kurum olarak çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Yeniboğaziçi, Tatlısu ve Lefkoşa bölgelerinde yeni iletim hatları yapılmaktadır ve bunlara bağlı kapasite artırımları da gerçekleştirilmektedir. Yeniboğaziçi ve Lefkoşa trafo merkezlerinde yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları da sürdürülmektedir. Kurum tüm bu yatırımları borçlanmadan yapmaktadır. Yakıt stokumuz vardır. Bu süreçte savaştan dolayı devam eden olumsuz durumları halkımıza yansıtmadık ve enerji fiyatlarında artışa gitmedik” dedi.

DALMAN AYDIN: DÜZENLİ OLARAK YAPILAN PERİYODİK BAKIMLAR SÜREÇ İÇERİSİNDE DEVAM ETTİRİLİYOR

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) genel Müdürü Dalman Aydın, “Ülkemizin elektriğini sağlayan bir sistem mevcuttur ve bu sistemde bakım süreçleri devam etmektedir. Düzenli olarak yapılan periyodik bakımlar süreç içerisinde devam ettiriliyor. Enerji talebinin az olduğu bahar aylarında makinelerin düzenli bakım ve tamirleri yapılmaktadır.” bilgisini verdi.

Termik santrallerde arızaya neden olan kart sisteminin revize edilmesiyle ilgili çalışma yapıldığını da kaydeden Aydın, “Geçmiş yıllarda elektronik kart arızalarına bağlı olarak santral devre dışı bırakmaktaydı. Bizler de üretimi duran bu elektronik kart sistemini tamamen revize ederek tüm sistemi yeniledik ve bu çalışmanın bir ay içerisinde tamamlanması beklenmektedir. Bu çalışmayla birlikte santrallerimizin devre dışı kalma süresi kısalacaktır. Teknik arkadaşlarımızın bu konudaki hassasiyeti yönetim kurulu tarafından dikkate alınarak, sürecin önü açılmıştır. Bu işlemler rutin bakım dönemlerinde yapılacak bir işlemdir. Yaz döneminde 1 adet termik santralimiz devreye girmiş olacak” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında santraller hakkında bilgi vermeye devam eden Aydın, “Türkiye’den gelen mobil santrallerden 5 tanesi sorunsuz çalışmaktadır. 6. Santral de sorunsuz çalıştırılmıştır. 7. Santral ise ihtiyaç duyulan saatlerde devreye alınmaktadır. Bazı parçaları değiştikten sonra yaz döneminde o da tamamen devreye alınacaktır. Bu makinelerin bakımları ve tamirleri dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de yaz dönemi öncesinde rutin bir şekilde yapılmaktadır ve santrallerin devre dışı kaldığı iddiaları tamamen gerçek dışıdır” diye konuştu.

Aydın, “8 adet dizel jeneratörün 3 tanesi çalışmaktadır. 1 tanesi emniyet amaçlı devre dışı bırakılmıştır. Gerek kurum çalışanlarımız gerekse de EÜAŞ ekipleri, arızanın tespitiyle ilgili detaylı bir çalışma yürütmektedir. Daha sonrasında ise tamir süreci başlayacaktır. Diğer 3 adet makinenin bakımları ve arızalı kısımlarının yapım çalışmaları ise devam etmektedir. Yaz dönemi öncesinde jeneratörlerimiz devreye girecek şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Diğer 3 makinemiz de devreye alındığında yaz dönemi öncesinde 6 makine devrede olacaktır. Diğer 2 makine ile ilgili de çalışmalar devam edecek ve yaz dönemine yetiştirmeye çalışacağız” dedi.

AYDIN: TEKNECİK ELEKTRİK SANTRALİ’NDE ÇALIŞAN 140 PERSONELİMİZE DE HAK ETMEDİKLERİ BİR İTHAMDA BULUNMAKTADIRLAR

Aydın, “Yaz aylarında ihtiyaç olacak enerjiyi halkımıza sağlamakla yükümlüyüz ve bu sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Gereken tüm desteği Yönetim Kurulumuz sağlıyor ve ekiplerimiz tarafından gerekli çalışmalar yapılıyor. Ancak kamuoyunda ‘KIB-TEK makinelere bakmıyor, arıza yaşanıyor, ilgilenilmiyor” iddiaları vardır ve bu iddialar hem bizleri hem de çalışanlarımızı çok üzmüştür. Kurumun bazı kesimlerin yansıtmaya çalıştığı gibi görevlerini yerine getirmiyor iddiaları yanlıştır. Teknecik Elektrik Santrali’nde çalışan yaklaşık 140 personelimize de hak etmedikleri bir ithamda bulunmaktadırlar. Arkadaşlarımız canla başla çalışmaktadır. Bu karamsar tabloya halkımızın itibar etmemesi gerekir. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu halkımıza hizmet etmek için ayakta olacaktır” ifadelerini kullandı.

Hakan Dinçyürek’ten Türkiye’ye başsağlığı mesajı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen saldırı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm Türkiye’ye başsağlığı diledi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen saldırı nedeniyle mesaj yayımladı.

Bakan Dinçyürek, şu ifadelerde bulundu:

“Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen menfur saldırı bizleri derinden üzmüştür. Bu elim hadisede hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.”

ÖZTÜRKLER: ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ, HER ÜLKENİN EN TEMEL ÖNCELİĞİ OLMALIDIR

Öztürkler, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı olayından duyduğu üzüntüyü belirterek, çocukların güvenliğinin, her ülkenin en temel önceliği olması gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı olayından duyduğu üzüntüyü belirterek, çocukların güvenliğinin, her ülkenin en temel önceliği olması gerektiğini vurguladı.

Öztürkler yayımladığı taziye mesajında, “Anavatan Türkiye’nin Kahramanmaraş ilinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencilerimiz için başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Bu acı olay, hepimizi derinden sarsmıştır.” ifadelerini kullandı.

“KKTC olarak, şiddetin hiçbir türünün kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Özellikle eğitim kurumlarında yaşanan bu tür saldırıların toplumda yarattığı travma ve endişeyi yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullanan Öztürkler, yetkili makamların olayı tüm yönleriyle soruşturacağına ve gerekli tedbirlerin alınacağına inanç belirtti.

“Çocukların güvenliği, her ülkenin en temel önceliği olmalıdır.” diyen Öztürkler, son günlerde benzer nitelikte olayların yaşanmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Öztürkler, “KKTC, her türlü şiddet eyleminin karşısında durmaya devam edecek; dayanışma, sağduyu ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden tüm kesimlerin yanında olacaktır. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar; Anavatan Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu: Anavatan Türkiye’nin acısını yürekten paylaşıyoruz

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırı nedeniyle duyduğu üzüntüyü belirterek, “Anavatan Türkiye’nin acısını yürekten paylaşıyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu yayımladığı taziye mesajında, “Dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve bugün Kahramanmaraş’ta Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.” ifadelerine yer verdi.

Eğitim kurumlarını hedef alan bu menfur saldırıları kınayan Çavuşoğlu, “Kahramanmaraş’ta Aysel Çalık Ortaokulu’nda gerçekleştirilen saldırıda 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybetmesi yüreğimizi yakmıştır” dedi.

Yaşanan menfur olaylarda hayatını kaybedenlere “Allah’tan rahmet, ailelerine sabır; yaralılara da acil şifalar” dileyen Çavuşoğlu, KKTC olarak Anavatan Türkiye’nin acısını yürekten paylaştıklarını belirterek, tüm eğitim camiasına ve Türk milletine başsağlığı dileklerini iletti.