Varol 40’ıncı Dönem Raporunu Öztürkler’e sundu: 6 ayda 17 şikayet başvurusu




Başbakanlık Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu Teknik Kurulu, bugün ilk toplantısını yaptı.
Kuruldan verilen bilgiye göre, Bakanlar Kurulu kararıyla, Başbakanlık Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu bünyesinde oluşturulan ve ilgili bakanlık ve kurum temsilcilerinden oluşan Teknik Kurul toplantısında, dijital dönüşüm projeleri, teknik altyapı çalışmaları ve kurumlar arası iş birliğine dayalı süreçler ele alındı.
Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu’nda gerçekleştirilen toplantıda, kamu hizmetlerinin daha etkin, koordineli, hızlı ve güvenli şekilde sunulmasına yönelik değerlendirmelerde de bulunuldu.
Teknik kurul, eylem ve strateji planlamaları ile ilgili toplantılarına devam edecek.


Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşat Akar’ı kabul etti.
Başbakanlık’tan verilen bilgiye göre, ziyarette basın sektöründe yaşanan sorunlar ele alındı.
Başbakan Ünal Üstel, Akar’ın ilettiği sorunları dikkate aldığını belirterek, Maliye Bakanı ile konuyla ilgili görüşme yapacağını söyledi.
Üstel, gazetelerin adanın her noktasına ulaştırılması ve uydu yayınlarının devamı için gerekli çalışmaların yapılması için girişim başlatacağını da vurguladı.
– Akar
Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşat Akar da, artan akaryakıt fiyatlarının gazete dağıtımını ciddi şekilde etkilediğini belirtti.
Dağıtımların aksadığını ve mevcut durumun sürdürülemez olduğunu ifade ede Akar, sektörün destek ihtiyacına dikkat çekti.
Uydudan yayın yapan yerel televizyon kanallarının sorunlarına da değinen Akar, özellikle Türksat uydu ücretlerinin devlet tarafından ödenen yüzde 25’lik kısmının bir süredir ödenmediğini ve bunun yerel televizyonları zor duruma soktuğunu kaydetti.
Açıklamada, görüşme sırasında ayrıca gündemde olan Ceza Yasası’nın da ele alındığı ifade edildi.


Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ege Bölgesi İş İnsanları Federasyonu Başkanı Serhun Alakuş ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Meclisten yapılan açıklamaya göre, görüşmede Türkiye ile KKTC iş dünyası arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve ortak yatırımların önemi ele alındı.
Öztürkler kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye ile KKTC’li iş insanları arasındaki iş birliğinin kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
İki ülke arasındaki ticaretin gelişmesinin hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin çıkarına olduğunu ifade eden Öztürkler, KKTC’de yürütülen yatırımların Türkiye tarafından desteklendiğini ve ülke ekonomisine canlılık kazandıracağını kaydetti.
Öztürkler, Türkiye ile KKTC iş dünyasının el ele vererek ortak hedefler doğrultusunda yürüyeceklerini söyledi.
Ege Bölgesi İş İnsanları Federasyonu Başkanı Serhun Alakuş da, çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Gündem Kıbrıs’ta Bahar Sancar’ın programına katılarak gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Öztürkler, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Kıbrıslı Türklerin adadaki İngiliz üsleriyle ilgili söz hakkını “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş” ve “Türkiye’nin tanıması” şartına bağlayan ifadelerine sert tepki gösterdi.
Bu yaklaşımın Kıbrıslı Türklerin iradesini yok saydığını belirten Öztürkler, Hristodulidis’in her güne yeni hayalle uyandığını ve buna kendisinin de inandığını söyledi.
Rum liderin hayalperest bir tutum sergilediğini kaydeden Öztürkler, bu yaklaşımın Türk tarafında karşılığının olmadığını dile getirdi.
Rum Milli Muhafız Ordusu’nun Fransa ile gerçekleştirdiği askeri tatbikat, Yunan askerlerinin adadaki varlığı ve İsrail ile yapılan ikili anlaşmaların bölgede yeni bir gerilim hattı oluşturduğunu söyleyen Öztürkler, bu adımların Rum halkını dahi tedirgin ettiğini ifade etti.
Rum yönetiminin kendi vatandaşlarını büyük bir tehlikeye attığını vurgulayan Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının ise Türkiye’nin güvencesi altında olduğunu hatırlattı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Öztürkler, Rum tarafının attığı adımların bölgede barışa hizmet etmediğini, aksine yeni bir gerginlik ortamı yarattığını dile getirdi.
Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin Türkiye’nin garantörlüğü sayesinde sağlandığını belirterek, bu güvencenin uluslararası hukukta da karşılığı olduğunu söyledi.
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Savunma Komisyonu’nun Hulusi Akar başkanlığında adada bulunması, verilen güvenlik mesajlarını daha da güçlendirdi” diyen Öztürkler, dün yapılan görüşmelerde tüm önlemlerin alındığının vurgulandığını hatırlatarak, Kıbrıs Türk halkının güvenlik endişesi taşımaması gerektiğini söyledi.
Son olarak, Kıbrıs Türk halkının geleceğe güvenle bakabileceğini belirten Öztürkler, Rum yönetiminin yanlış politikalarının kendi halkını dahi huzursuz ettiğini, buna karşılık Türk tarafının güçlü ve kararlı bir duruş sergilediğini söyledi.

Rusya’dan kalkan ALTURA adlı 140 bin ton petrol yüklü tanker gemisinde patlama meydana geldi.
Karadeniz açıklarında gerçekleşen olayda büyük bir patlama oldu. Tankerin köprü üstünde hasar oluştu. Tankerin makine dairesinden su aldığı açıklandı.
Acil yardım talebinde bulunulmasının ardından Kıyı Emniyeti, sahil güvenlik ve bu tip durumlar için kullanılan kapsamlı acil müdahale gemisi Nene Hatun olay yerine sevk edildi.
URALOĞLU: İNSANSIZ DENİZ ARACI İLE YAPILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, olayın insansız deniz aracı ile gerçekleştirildiğinin değerlendirildiğini söyledi.
Teknik ekiplerin olay yerine yönlendirildiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Yaralanma ve sağlık problemi olan yok.” dedi.
PERSONELLERİN SAĞLIK DURUMU NASIL?
Gemi personelinden yaralanan olmadığı bildirilirken 27 Türk personelinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
NENE HATUN GEMİSİ
Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü bünyesinde, Türkiye’nin denizlerindeki en büyük ve kapsamlı acil müdahale, arama-kurtarma ve yangın söndürme gemisi.
Gemi, boğazlarda ve açık denizde gemi kurtarma, çekme, kazazede barındırma (20 yataklı hastanesi), 100 metreye kadar dalış operasyonları, petrol kirliliğiyle mücadele ve helikopter pistiyle nakliye işlerinde kullanılıyor.

Avrupa Elemeleri’nde gruplarında ikinci sırada yer alan 12 takım ile Uluslar Ligi’nden gelen ve eleme gruplarında ilk ikiye giremeyen 4 ekip, play-off turunda mücadele edecek.
2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’nu ikinci sırada tamamlayarak play-off oynama hakkı kazanan A Milli Futbol Takımı, yarın Romanya ile karşılaşacak.
Milliler, Romanya’yı elemesi halinde 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılabilmek için Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle deplasmanda karşı karşıya gelecek.
Tek maç eleme usulüne göre oynanacak play-off etabına katılacak 16 takım, her birinde 4 takımın yer aldığı 4 farklı play-off yolunda mücadele edecek.
Yarı final eşleşmelerinde 1. ve 2. torbada yer alan takımlar, maçlarını evlerinde oynayacak.
Play-off’larda yarı final maçları yarın, final karşılaşmaları ise 31 Mart’ta yapılacak.
ABD, Meksika ve Kanada’nın organize edeceği 23. Dünya Kupası, 11 Haziran-19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek.
20.00 Türkiye-Romanya
22.45 Slovakya-Kosova
22.45 İtalya-Kuzey İrlanda
22.45 Galler-Bosna Hersek
22.45 Ukrayna-İsveç
22.45 Polonya-Arnavutluk
22.45 Danimarka-Kuzey Makedonya
22.45 Çekya-İrlanda Cumhuriyeti

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyeti kabul ederek görüştü.
Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, görüşmede; egemen eşit iki devletli çözüm vizyonuna Türkiye’nin sarsılmaz desteği vurgulandı, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.
– Ertuğruloğlu: “Rum liderliği köhne hayallerden uyanmalı”
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs politikasında egemen eşitliğin önemine işaret ederek, “KKTC’ye sonsuza kadar sahip çıkmamız gerekir.” dedi.
Ulusal mücadelelerinin her aşamasında Anavatan Türkiye’yi hep yanlarında gördüklerini ve hissettiklerini ifade eden Ertuğruloğlu, “Bu hep böyle devam edecektir. Egemen eşitliğimizden asla vazgeçmememiz gerek. Ortaklığı daha önce denedik sistem çalışmadı. Rumlar bozdu. Azınlık olarak muamele gördük.” ifadelerini kullandı.
Rum yönetiminin, çözümün tek anahtarını “Türk askerinin adadan çıkması” olarak gördüğünü belirten Ertuğruloğlu, böyle bir zihniyetle mücadele ettiklerini söyledi.
“Rum liderliği köhne hayallerden uyanmalı.” diyen Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Rum liderliği çözümün anahtarının; Türk askerinin çekilmesinde değil, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine saygı duymaktan geçtiğini kabul etmelidir.” dedi.
– Akar: “Kıbrıs milli davamızdır”
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar da konuşmasında, “Kıbrıs milli davamızdır” diyerek, Kıbrıs Türkünün güvenliği için gerekli tüm tedbirlerin alındığını söyledi.
Uluslararası platformlarda, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda (İİT) ve Türk Devletleri Teşkilatı’nda (TDT) tam birlik ve beraberlik içinde olduklarını belirten Akar, “Kıbrıs Türkü’nün güvenliği için yapılması gereken her ne varsa yapıyoruz. Tüm tedbirleri aldık. Birlikte yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Başbakan Ünal Üstel, Rum yönetimi Başkanı Hristotudilis’in son açıklamalarına sert tepki gösterdi.
Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:
“Değerli kardeşlerim, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in yaptığı açıklamalar bir kez daha göstermektedir ki Kıbrıs meselesi aslında Rumların değişmeyen zihniyetinin bir yansımasıdır.
Ve o zihniyet açıktır: 1821’de neyse, 1963’te neyse, 1974’te neyse, bugün de odur.
Hristodulidis’in bir açıklamasında “rehber” olarak işaret ettiği 25 Mart 1821, Tripoliçe’de, Mora’da binlerce Türkün katledildiği tarihtir.
Onun destan diye anlattığı bu tarih, Türkler için açık bir soykırımdır.
Bu zihniyeti en iyi bilenlerden biri de biziz. Zira aynı zihniyet yıllar sonra Kıbrıs’ta da sahneye konulmuştur.
1821’de Türkleri Mora’dan silmek isteyen anlayış, 1963’te Kıbrıs Türkü’nü bu adadan silmek istemiştir.
Bu söylemler, aynı zihniyetin devam ettiğinin açık göstergesidir.
Hristodulidis bugün ne diyor?
“Kıbrıslı Türkler ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönerse üsler hakkında söz sahibi olabilir.”
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkını silah zoruyla dışlayan,
devleti ve kurumlarını tek taraflı olarak gasp ederek Rum devletine dönüştüren bu anlayış,
bugün kalkıp Kıbrıs Türkü’ne şartlı hak bahşetme cüretini göstermektedir.
Türkiye’ye yönelik sözleri de aynı çizgidedir.
1960 düzeninin üç garantöründen biri olan Türkiye’yi yok sayarak,
“Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanırsa söz sahibi olabilir” demek; tarihi, hukuku ve gerçekleri görmezden gelmektir.
Bir yandan 1821 gibi bir katliam tarihini “rehber” ilan edeceksiniz…
Bir yandan Kıbrıs Türk halkının söz hakkını yok sayacaksınız…
Bir yandan Türkiye’nin adadaki meşru statüsünü inkar edeceksiniz…
Diğer yandan barış ve çözümden söz edeceksiniz…
Bu açık bir çelişkidir.
Hristodulidis artık ne söylediğinin farkında değildir.
Şunu herkes bilmelidir:
1821’in zihniyetiyle konuşanlar, 1963–1974 arasındaki karanlık dönemi yaratan zihniyetin devamıdır.
Bir katliam tarihini destanlaştıran, Bir terör geçmişini kahramanlık olarak sunan bir anlayışla
Kıbrıs meselesinde ne sağlıklı bir müzakere yürütülebilir ne de kalıcı bir çözüm üretilebilir.
Bizim duruşumuz nettir:
Kıbrıs Türk halkının bu adadaki varlığını da söz hakkını da yok sayanlara boyun eğmeyeceğiz. 1821 zihniyetinin kırıntılarına asla geçit vermedik, vermeyeceğiz.
Türkiye’nin garantörlüğünden de asla vazgeçmeyeceğiz.”

İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü mevkiine Mustafa Yaver atandı.
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararnamesinde, İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü mevkiine bugün itibarıyla Mustafa Yaver’in atanmasına karar verildiği belirtildi.
İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü Mehmet Ercilasun, 28 Şubat’ta yayımlanan kararla Başbakanlık Müsteşarlığı mevkiine atanmıştı.

Pasaport harçlarına güncelleme yapıldı.
Resmi Gazete’de yayımlanan Pasaport Yasası’ndaki düzenlemeyle, Bakanlar Kurulu, Resmi Gazete’de yayımlayacağı bir tüzükle, her yıl İstatistik Kurumu tarafından saptanan yıllık enflasyon oranını aşmamak koşuluyla, pasaport harçlarını yasaya bağlı cetvelde belirtilen tutarların 15 katına kadar artırabilecek.
Yasada yer alan yeni cetvele göre, 1 yıl süreli diplomatik pasaport harcı 2 bin TL, 2 yıl süreli diplomatik pasaport harcı 3 bin TL, 5 yıl süreli pasaport harcı ise diplomatik pasaport dahil 4 bin TL olarak düzenlendi. Kaybedilen veya tahrip olan 1 yıl süreli diplomatik pasaport için 4 bin TL, 2 yıl süreli olan için 6 bin TL, 5 yıl süreli olan için ise 8 bin TL harç öngörüldü.
Seyahat belgesi harcı da bin TL olarak yer aldı.
Değişikliğin bugün itibarıyla yürürlüğe gireceği belirtildi.










Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında, uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzaladı.
Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, İngiltere’ye resmi ziyarette bulunan Bakan Güler ile İngiliz mevkidaşı Healey arasında başkent Londra’da gerçekleştirilen görüşmede, savunma işbirliği konularının ele alındığı bildirildi.

Açıklamada, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçak, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşmenin Ekim 2025’te imzalandığı teyit edildi.
Uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin bugün imzalanması hususunda mutabakata varıldığı belirtildi.
Açıklamada, tarafların, işbirliğinin ilerleyen dönemde daha da güçlendirilmesi yönündeki iradelerini ifade ettiği vurgulandı.


2025-2026 eğitim öğretim yılı Bahar Dönemi burs başvuruları 31 Mart Salı günü sona erecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 16 Şubat’ta başvuru süreci başlayan yüksek öğrenim burslarından yararlanmak isteyen öğrenciler, başvurularını, “https://yobis.mebnet.net” adresinden online olarak yapabilecek.
Açıklamada, 31 Mart Salı gününe kadar devam edecek burs başvuruları ile ilgili ayrıntılı bilgiye, yine aynı internet sitesi üzerinden “Önemli Bilgiler” bölümünden ulaşabileceğine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, 2025-2026 Güz Döneminde Burs başvurusu yaparak burs hakkı kazanan, TC ve 3. Ülke Üniversitelerinde öğrenim gören, öğrencilerin yeniden başvuru yapmalarına ya da evrak yüklemelerine gerek olmadığı ifade edildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu ile KKTC Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi çalışma toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıda, TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve Komisyon üyeleri, KKTC Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk ve Komisyon üyeleri ile bürokratlar yer aldı.
– Akar: “Savunma ve güvenlik, takip ve tedbir meselesi”
Toplantı öncesinde konuşan TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türkiye’nin Kıbrıs’taki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyleyerek, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve huzurunun Türkiye için çok önemli olduğunu belirtti; Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla bu doğrultuda gereken her adımın atıldığını kaydetti.
Akar, savunma ve güvenlik meselesinin “takip ve tedbir meselesi” olduğunu ve ihmale gelmeyeceğini vurgulayarak, Mehmetçiğin yurt içinde ve yurt dışında, Kıbrıs başta olmak üzere dost müttefiklerin savunması için her türlü tedbiri aldığını belirtti.
Güney’deki hareketliliklere dikkat çeken Akar, 1960 Garanti ve İttifak anlaşmalarının geçerliliğini koruduğunu vurguladı, bu çerçevede tarafların anlaşmalara uygun hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Akar, Kıbrıs Türk halkının savunması ve güvenliği için gerekli uçaklar ile hava savunma sistemlerinin intikal ettirildiğini ifade ederek, Kıbrıs’taki Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının da uluslararası hukuk çerçevesinde görev yaptığını ve her türlü duruma karşı hazır bulunduğunu belirtti.
– “Türkiye barış, huzur ve iş birliği arayışıyla hareket ediyor”
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın EOKA’ya ilişkin açıklamalarını da eleştiren Akar, bu tür kuruluşlardan tarafsız ve objektif bir yaklaşım beklediklerini söyledi. Akar, “Eğer adil davranacaklarsa Kıbrıs Türk halkının haklarını teslim etmeleri lazım. Değilse böyle bir zulme sebebi olmuş, yıllarca katliam yapmış bir örgütün savunulmasını gerçekten büyük bir skandal olarak değerlendiriyoruz.” dedi.
Türkiye’nin barış, huzur ve güven içerisinde, halkların gelecek endişesi olmadan yaşamasını istediğini ve bu nedenle iş birliği talebi olduğunu kaydeden Akar, “Bizim barış, iş birliği istememiz, karşı tarafla konuşma, görüşme, diyalog içinde olmamız herhangi bir zafiyet değil. Fakat diğer taraftan, bizim haklarımızı, hukukumuzu koruyacağımızı, haklardan herhangi bir şekilde ödün vermeyeceğimizi söylemek de tehdit değil.” ifadelerini kullandı.
Akar, Kıbrıs Türk halkının bugünlere gelmesinde büyük emek bulunduğunu belirterek, şehitler başta olmak üzere katkı koyanları saygı ve şükranla andı.
Kıbrıslı Türklerle dayanışmanın sürdüğünü vurgulayan Akar, “Biz dün de bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizle beraberiz. Beraber olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
– Öztürk: “Orta Doğu’da artan gerilimler ve yoğunlaşan askeri hareketlilik, uluslararası güvenlik ortamının kırılganlığını gösteriyor”
Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk de konuşmasında, konuk heyeti ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Öztürk, parlamentolar arası temasların yalnızca kurumsal diyaloğu geliştirmediğini, aynı zamanda güvenlik, savunma ve dış politika alanlarında ortak meselelerin daha kapsamlı ele alınmasına katkı sağladığını belirtti.
Kıbrıs Türk halkının, tarih boyunca özgürlüğünü, kimliğini ve demokratik iradesini korumak için büyük mücadele verdiğini ifade eden Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı duruşu ve sağladığı desteğin Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve geleceği açısından her zaman hayati önem taşıdığını söyledi.
Bölgedeki gelişmelerin de dayanışma ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getiren Öztürk, Orta Doğu’da artan gerilimler ve yoğunlaşan askeri hareketliliğin uluslararası güvenlik ortamının kırılganlığını gösterdiğini kaydetti.
– “Türkiye, bölgesel barışın korunması ve enerji güvenliğinin sağlanması konusunda önemli sorumluluk üstleniyor”
Öztürk, Türkiye’nin bölgesel barışın korunması, enerji güvenliğinin sağlanması ve krizlerin diplomasi yoluyla yönetilmesi konusunda önemli sorumluluk üstlendiğini belirterek, Türkiye’nin diplomatik kapasitesi, askeri caydırıcılığı ve bölgesel istikrara yönelik kararlı duruşunun yalnızca Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından değil, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın korunması bakımından da önemli olduğunu söyledi.
Savunmada güç birliğinin caydırıcılığı artırdığına dikkat çeken Öztürk, başka ülkelerin toprağında hak ve menfaat talep etmediklerini, yalnızca kendi güvenliklerini sağlamak için iş birliği yaptıklarını belirtti.
Türkiye’nin desteğinin KKTC tarafından her zaman hissedildiğini ifade eden Öztürk, toplantının karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımına katkı sağlayacağını, yeni iş birliği alanları açısından da yol gösterici olacağını kaydetti.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek hastaneye kurulacak anjiyo merkeziyle ilgili yürütülen çalışmaları yerinde inceledi ve yetkililerden bilgi aldı.
Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Dinçyürek, “Mağusa Devlet Hastanesi ameliyathanesindeyiz. Buraya kurulacak anjiyo merkezinin çalışmaları ve tadilatlarını yerinde inceliyoruz” dedi.
Anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Sağlık Bakanlığı’na hibe edilen tıbbi ekipmanlara da değinen Dinçyürek, “Anjiyo, kolonoskopi ve kalp damar cerrahisi ameliyathanesine ait tüm tıbbi malzemeler hibe olarak tarafımıza teslim edilmiştir. Bunları yerinde gördük ve inceledik. Şu anda Mağusa Devlet Hastanesi’nde anjiyo cihazının yerleştirileceği alandayız “ ifadelerini kullandı.
Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’na, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği KEİ Ofisi’ne katkılarından dolayı teşekkür etti.
Tadilat çalışmalarının hızla sürdüğünü belirten Dinçyürek, kısa süre içerisinde tamamlanacağını ve anjiyo cihazının monte edilmesiyle birlikte anjiyo girişimlerinin Mağusa Devlet Hastanesi’nde de yapılmaya başlanacağını söyledi.
Kalp damar cerrahisi alanında da önemli bir adım atıldığını vurgulayan Dinçyürek, “Buna paralel olarak kalp damar cerrahisi ameliyathanesinin ihalesi hızlı bir şekilde devam ediyor. İhalenin tamamlanmasının ardından ameliyathane kurulacak ve elimizde mevcut olan tüm ameliyat malzemeleri monte edilecektir. Böylece bypass ve diğer kalp ameliyatlarının da birkaç ay içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde yapılabilir hale gelmesi mümkün olacaktır” dedi.
Göreve geldikleri ilk günden itibaren Mağusa Devlet Hastanesi’ni üçüncü basamak hastane konumuna getirmek için çalıştıklarını belirten Dinçyürek, yürütülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini ifade ederek, projenin bölge halkına hayırlı olmasını diledi.


Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulün ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Öztürkler, bölgesel gelişmeler, Türkiye-KKTC ilişkileri ve güvenlik konularında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Kıbrıs Türk halkı ana vatanın güçlü duruşuyla güvenli ve huzurludur”
Öztürkler, Orta Doğu’da artan gerilime işaret ederek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgenin bir “ateş çemberine” dönüştüğünü söyledi. Bu gelişmelere rağmen Kıbrıs Türk halkının güven içinde olduğunu vurgulayan Öztürkler, bu güvenliğin Türkiye’nin stratejik gücü sayesinde sağlandığını ifade etti.
Kıbrıs Türk halkının huzurunun ana vatanla birlikte devam edeceğini belirten Öztürkler, bu mesajı özellikle kamuoyuna vermek istediğini dile getirdi.
“Türkiye ile KKTC arasındaki bağlar sarsılmaz ve koparılamazdır”
Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan bir bağ olmadığını belirten Öztürkler, ortak tarih, kültür ve mücadeleye dayanan güçlü bir birliktelik olduğunu söyledi. Bu bağların hiçbir şekilde koparılamayacağını vurgulayan Öztürkler, her koşulda bu ilişkilere sahip çıkılacağını kaydetti.
Rum tarafının Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığına yönelik açıklamalarına da değinen Öztürkler, bu konunun tartışmaya açık olmadığını ifade etti.
“Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü tartışma konusu değildir”
Rum liderliği ve Rum Meclis Başkanı’nın açıklamalarına yanıt veren Öztürkler, Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askerinin adadaki varlığının devam edeceğini net şekilde dile getirdi.
Güney Kıbrıs’ın son dönemde yaptığı silahlanma hamlelerini eleştiren Öztürkler, bu adımların bölgedeki tansiyonu yükselttiğini ve Rum halkında da tedirginlik yarattığını söyledi. NATO üyeliği yönündeki girişimlerin ise “boş bir heves” olduğunu ifade etti.
“Güçlü Türkiye, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir”
Öztürkler, Türkiye’nin KKTC’ye sağladığı desteklere dikkat çekerek, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan altyapıya kadar birçok alanda yatırımların sürdüğünü belirtti. Cumhuriyet Meclisi binasının da bu desteklerin bir örneği olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kıbrıs Türk halkı bu yolları hiçbir zaman yalnız yürümedi, yürümeyecek” sözlerini hatırlatan Öztürkler, güçlü Türkiye’nin güçlü KKTC anlamına geldiğini vurguladı.


Kolombiya’nın güneyinde askeri nakliye uçağının kalkıştan kısa süre sonra düşmesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 66’ya yükseldi.
Putumayo Valisi Jhon Gabriel Molina Acosta, basına yaptığı açıklamada, uçak kazasına ilişkin bilgi verdi.
Enkaz kaldırma çalışmalarının tamamlandığını belirten Molina Acosta, “Henüz elimizde bir isim listesi bulunmuyor ancak hayatını kaybedenlerin 2’sinin polis, geri kalanının ise ordu mensubu olduğunu teyit edebilirim. Yaralıların tamamı kaza bölgesinden başarılı bir şekilde tahliye edildi.” ifadelerini kullandı.
Molina Acosta, kimlik tespit çalışmaları henüz tamamlanamayan çok sayıda kişinin bulunduğunu ve yaralıların birçoğunun hayati tehlikesinin sürdüğünü sözlerine ekledi.
Kolombiya’daki uçak kazası iktidar ile muhalefet arasında karşılıklı suçlamalara dönüştü.
Muhalefetin “ihmal” eleştirilerine yanıt veren Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, savunma bütçesine engel olan Kongre yapısını işaret ederek kazanın sorumluluğunun muhalefette olduğunu savundu.
Kolombiya basınına göre, savcılık kazaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.
– Ölü sayısı 66’ya yükseldi
Ordunun Amerikan merkezli X sosyal medya platformundaki paylaşımında, uçak kazasında hayatını kaybedenlerin sayısının 66’ya yükseldiği bildirildi.
Açıklamada, kazada 4 askerin kayıp olduğu, bir askerin yara almadan kurtulduğu ve yaralı sayısının 57 olarak güncellendiği kaydedildi.
Uçaktaki personel sayısının 128 olduğu ifade edilen açıklamada, “Hayatını kaybedenlerden 58’i ordu mensubu, 6’sı Hava ve Uzay Kuvvetleri (FAC) mürettebatı ve 2’si ise polistir.” ifadesine yer verildi.
Savunma Bakanı Pedro Sanchez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, yaralı ve hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin listenin tam olarak netleşmesinin ardından kamuoyunun ivedilikle bilgilendirileceğini kaydetti.
Basında yer alan “yasa dışı silahlı grupların saldırısı” iddialarına değinen Sanchez, “Elde edilen ilk bulgular ışığında, kazada herhangi bir dış müdahale veya yasa dışı gruplar tarafından gerçekleştirilen bir saldırı izine rastlanmamıştır.” açıklamasında bulundu.



Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son 25 gün şunu göstermiştir, savaş İsrail’in savaşı olmakla birlikte bedelini dünya ödüyor. Savaş Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor” dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
Milletimizin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Ramazan boyunca paylaşma ve dayanışma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştık. Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen, 86 milyon olarak birbirimizin derdine derman olmanın, dost kardeş, arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik. Gençlerimizden eğitimcilerimize, emniyet mensuplarından vakıf temsilcilerine, emekçilerimizden şehit yanıklarımıza kadar çok geniş bir yelpazede aynı sofrada buluştuk.
Bu sene ikincisini düzenlediğimiz Külliye’de Ramazan programımız halkımızın ilgisine mazhar oldu. 592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti. Çocuklarımız, kendileri için hazırlanan alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar, konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlediği Külliye’de Ramazan programının Ankara’da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik.
Milletle ve milletin değerleri ile kavgalı çevrelerin hedefi aldığı Maarifin Kalbinde Ramazan programında benzer şekilde okullarımızda ramazanın farklı atmosferde teneffüs edilmesine katkı sağladı. Kim ne derse desin, milletle etle tırnak gibiyiz. 86 milyon ile ezelden ebede kadar kardeşiz. Tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz.
Katar’dan aldığımız acı haber maalesef hepimizin yüreğini dağladı. Katar’da eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 4’ü Katar’lı 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Katarlı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Terörsüz Türkiye süreci
Bayramın ikinci günü Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz, pek çok yerde kardeş halklar tarafından bayram havasında kutlanıyor. Önceki yıllar nevruzun ruhuna yakışmayan hadiseler yaşanırken Terörsüz Türkiye’nin de etkisiyle son 2 yılda bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz.
“Diyarbakır ve İstanbul’da olduğu gibi nevruzu bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili de gerekeni yapıyoruz. Nevruzun temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiç bir provokasyona izin vermeyiz. Bu günlerde stratejik değeri daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye sürecini baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gereken cevabı alacaktır. Bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların ipini elinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir.
Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır sağduyu ile yürüttüğümüz süreci menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ancak ülkemizin yolu ve ufku açıktır, yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye süreci yarım asırlık kanlı oyunu bozuyorsa, Terörsüz Bölge idealimiz de Kürtler, Türkler, Araplar ve Farslar arasına nifak tohumları ekmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir.
Bunu önce Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük, son olarak İran’a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Bu iki gelişme bile bizim 1,5 yıl önce ortaya koyduğumuz vizyonu ve stratejik değerini anlamak için kafidir. Kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetinde devri kapandıkça kazananı ülkemiz, milletimiz ve kardeş halklar olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Hüznümüz de sevincimiz de bir oldu, bugün de kalbimiz birlikte atıyor, gözyaşlarımız birlikte akıyor. Bölgemizde kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye devam edeceğiz.
Savaşların gölgesinde geçirdiğimiz nevruzun başta milletimiz olmak üzere bölge haklarına barış, huzur, bereket getirmesini diliyorum. Bu anlamlı günün aramızdaki muhabbet bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum. Kabine olarak Ramazan ve Bayram boyunca çalışmalarımıza devam ettik. halkımızla buluşma gerekse dış temaslar bağlamında yoğun geçen 2 haftayı geride bıraktık. 12 Martta BM Genel Sekreteri Külliyemizde ağırladık ve Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü takdim ettik.

Başbakan Ünal Üstel, süt ürünleri imalatçılarına yönelik 325 milyon TL’lik kredi destek paketinin devreye alındığını açıkladı.
Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:
‘‘Değerli kardeşlerim, Hükümet olarak, üretimi ve üreticiyi korumak, ekonomiyi ayakta tutmak ve reel sektörü güçlendirmek adına kararlılıkla adım atmaya devam ediyoruz.
Çevremizde yaşanan savaşlara ve ekonomik sıkıntılara rağmen, ülkemizde üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve işletmelerimize nefes aldırmak bizim en temel sorumluluğumuzdur.
İşte bu anlayışla, süt ürünleri imalatçılarımıza yönelik 325 milyon TL’lik kredi destek paketini devreye aldık.
Bu paketle birlikte;
Kredi paketi kapsamında işletmelerimiz;
Bu destekten yararlanmak isteyen firmalarımız, ülkemizde faaliyet gösteren ve sürece dahil olan aşağıdaki bankalara başvuruda bulunabilecektir:
Albank Ltd., Asbank Ltd., K. Kapital Bank Ltd., K. T. Koop. Merkez Bankası Ltd., Novabank Ltd., T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Türk Bankası Ltd., Universal Bank Ltd., Creditwest Bank Ltd., Limasol Türk Koop. Bankası Ltd., T. İş Bankası A.Ş. ve Yakın Doğu Bank Ltd.
Değerli kardeşlerim, Biz üreticiyi bu ülkenin bel kemiği olarak görüyoruz.
Bu nedenle sadece günü kurtaran değil, geleceği inşa eden politikalarla yolumuza devam ediyoruz. Hükümet olarak, bundan sonra da üreticimizin yanında durmaya, ekonomimizi güçlendirmeye ve halkımıza destek olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlısı olsun.’’

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) temaslarda bulundu.
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar ve beraberindeki komisyon üyelerinden oluşan heyet, başkent Lefkoşa’da Kıbrıs Türklerinin önderi Dr. Fazıl Küçük ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret etti.
Akar ve beraberindeki heyet, Rauf Raif Denktaş’ın anıt mezarında Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş tarafından karşılandı.
Anıt mezarda saygı duruşunda bulunan ve anıt özel defterini imzalayan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Serdar Denktaş ile bir süre sohbet etti.
Akar ve TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerinden oluşan heyet, daha sonra KKTC Cumhuriyet Meclisi’ni ziyaret ederek toplantı halindeki genel kurulu selamladı.
Hulusi Akar, temasları ile ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, KKTC’deki gelişmeleri anlık takip ettiklerini belirterek, “Temaslarımız sırasında KKTC Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüşerek, neler yapabiliriz bunları konuşacağız. Bizim her zaman her yerde söylediğimiz gibi, bütün platformlarda kullandığımız gibi Kıbrıs meselesi, Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin milli meselesidir. Bunda bir sapma, herhangi bir değişiklik yok.” ifadelerini kullandı.
Akar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve refahının Türkiye için önemli olduğuna işaret ederek, KKTC için bugüne kadar ne gerekiyorsa yaptıklarını bundan sonra da yapmaya devam edeceklerini vurguladı.
Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ederek bunların KKTC’ye olumsuz yansımaması için gereken tedbirlerin tereddütsüz alındığını kaydeden Akar, “Bunlar için hiçbir şüphe olmasın. Türkiye daima, tereddütsüz, herhangi bir hesap kitap olmaksızın, taahhütsüz, daima buradaki Türk halkının, kardeşlerimizin yanındadır. Olmaya da devam edecektir.” diye konuştu.
TBMM Milli Savunma Komisyonu heyetinde, Başkan Hulusi Akar’ın yanı sıra Bursa Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Başkanvekili Refik Özen, Konya Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Ünal Karaman, Konya Milletvekili Konur Alp Koçak ile Çanakkale Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Özgür Ceylan yer aldı.













