Brent petrolün varil fiyatı 88,06 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 88,06 dolardan işlem görüyor.

Dün 88,49 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 87,65 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.13 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,47 artışla 88,06 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 86,36 dolardan alıcı buldu.

İsrail-Filistin çatışması sonrası piyasalarda petrol tedarikine ilişkin oluşan endişelerle aniden yükselen petrol fiyatlarında yön arayışı sürüyor.

İsrail’in küresel petrol tedarikindeki rolü sınırlı olsa da devam eden saldırılar, çatışmanın bölgeye yayılması halinde petrol arzına zarar vereceği ve yılın geri kalanında beklenen arz açığını daha da derinleştireceği endişelerine yol açıyor.

Ayrıca, söz konusu çatışmalarda İran’ın payı tartışılırken, İran’a yönelik bir ambargo ihtimali de petrol piyasasında risk oluşturmaya devam ediyor.

ABD tarafından dün yapılan açıklamada İran’ın, Hamas’ın saldırı planlarında doğrudan yer aldığına ilişkin elle tutulur bir kanıtları olmadığı, konuyu incelemeye devam edecekleri belirtilmişti.

Öte yandan, dünya genelinde “şahin” para politikalarının sonuna yaklaşıldığına dair güçlenen beklentiler de fiyatlar üzerinde etkili oluyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yılın geri kalanında yapılacak toplantılarda politika faizini sabit tutacağı güçlü şekilde öne çıkarken, banka üyelerinin sözle yönlendirmelerindeki ton da yavaş yavaş “güvercinleşiyor”.

Brent petrolde teknik olarak 88,23 ile 88,61 dolar aralığının direnç, 87,85 ile 87,47 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Çağdaş Atatürk Fotoğrafları Sergisi’nin açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yazar Hanri Benazus’un koleksiyonu ile hazırlanan Çağdaş Atatürk Fotoğrafları Sergisi’nin açılışına katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Girne Antik Limanı’nın arka sokaklarında gerçekleşen sergide Hanri Benazus, Atatürk ile olan anılarından bahsederek, Atatürk fotoğraf koleksiyonunu nasıl oluşturduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, söyleşinin ardından sergiyi Hanri Benazus ile birlikte gezdi.

Öztürkler: Taşınmaz mal alımlarıyla ilgili yasal düzenleme yapılmalı

Ulusal Birlik Partisi Güzelyurt Milletvekili Ziya Öztürkler, Meclis Genel Kurulu’nda “İsrail-Gazze Sınır Şeridinde Yaşananlar ve Güncel Konular” konulu konuşma yaptı. “Savaşların kazananı yoktur, savaş hep kaybettirir” diyen Öztürkler, hayatlarını kaybeden insanlar nedeniyle yüreklerinin acıdığını söyledi.

Süreci değerlendirirken, geçmiş tarih bilgilerine dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Öztürkler, geçmişte yaşananlara değindi. Suçsuz çocukların ve insanların öldüğüne tanıklık ettiklerini dile getiren Öztürkler, barış sürecinin önemine vurgu yaptı.

Yabancılara emlak satışı konusuna da değinen Öztürkler, yaklaşık 15 ay İçişleri Bakanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatarak, hukukçular üzerinden yapılan satış sözleşmeleriyle ilgili adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Taşınmaz mal alımlarıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması gerektiği üzerinde duran Öztürkler, “Bu konuda adımlar atılması gerekir” dedi.

Rusya-Ukrayna arasındaki savaş sürecinden sonra ülkeye Ukrayna’dan gelenlere izin verildiğini anlatan Öztürkler, şu anda da Güney Kıbrıs’a İsrail’den vatandaşlar geldiği haberlerine dikkat çekti. Emlakçıların kayıt sistemi üzerinden yabancıların mal alımı rakamlarına işaret eden Öztürkler, satış sözleşmelerinin ciddi bir zemine oturtulması gerektiğinin altını çizdi.

Türkçe bilmeyen öğrenciler hakkında da konuşan Öztürkler, ülkede artık daha fazla üçüncü dünya ülkelerinden gelen kişilerin çalışma izinli olarak çalıştığını belirtti. Çalışma izinli kişilerin artmasıyla Türkçe bilmeyen öğrencilerin artmasının doğru orantılı olduğunu kaydeden Öztürkler, öğrencilerin önce dil öğrenmesi gerektiğini söyledi. Öztürkler, üçüncü dünya ülkesinden gelen çocuklara Türkçe’nin ana dil olarak değil, yabancı dil olarak öğretilmesi gerektiğini söyledi.

Bir soru üzerine Öztürkler, Milli Eğitim Bakanı’nın Türkçe bilmeyen öğrencilere yönelik olarak hazırlık sınıfları ile çalışmaları başlattığını belirtti. Başka bir soruya karşılık, nüfusun insanları eve kapatarak değil, MAKS projesi kapsamında belirlenmesi gerektiğini ifade eden Öztürkler, kontrollü nüfus noktasında esas önlemin ülkeye girişlerin öncesinde alınması gerektiğini belirtti.

GARDİYANOĞLU, MEVKİDAŞI IŞIKHAN İLE ÇALIŞMA YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİ

Ankara’da bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile heyetler arası çalışma yemeğinde bir araya geldi.
Sadık Gardiyanoğlu’na, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Müsteşar Serkan İlseven, Çalışma Dairesi Müdürü Sezgi Ballı, İhtiyat Sandığı Dairesi Müdürü Ali Anıl Yüce, Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü Tahir Serhat ve Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit ve Özel Kalem Müdürü Oğuz Köse ve Muavin Konsolos Ömür Gedikoğlu eşlik etti.


Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a da Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü İhsan Esen, Dış İlişkiler Genel Müdürü Oğuz Tuncay, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Raci Kaya, Türkiye İş Kurumu Genel müdürü Samet Güneş ve Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş ve diğer üst düzey yetkililer eşlik etti.
Çalışma yemeğinde, TC-KKTC arasında çalışma, iş güvenliği konularında ortak projeler ele alındı.

GARDİYANOĞLU, KKTC ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİ VE ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Ankara temaslarına başladı.
Gardiyanoğlu, KKTC Ankara Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek, çalışma ve sosyal hizmetler alanında yürütülen çalışmalarla ilgili Büyükelçi İsmet Korukoğlu’ndan bilgi aldı.
Ardından Anıtkabir’i ziyaret eden Gardiyanoğlu, aslanlı yoldan yürüyerek, Atatürk’ün huzuruna çıktı.
Atatürk’ün mozolesine çelenk koyan Sadık Gardiyanoğlu, Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.


Gardiyanoğlu özel deftere şunları yazdı:
‘‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, şahsım, şahs çalışma arkadaşlarım ve Kıbrıs Türk Öztürk Halkı adına, saygı sevgi ve özlem duygularımızı ifade etmek üzere manevi huzurunuzayız…
Silah arkadaşlarınızla birlikte verdiğiniz emsalsiz ve tüm uluslara örnek teşkil eden mücadeleniz sonunda Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran siz önderimizi saygıyla selamlıyorum…
Kıbrıs Türkü bağımsızlık mücadelenizi rehber alarak, Kıbrıs adasında milli mücadelesini vermiş ve hem adadaki Türk varlığını korumaya hem kendi devletini kurmaya muvaffak olmuştur.
Zaferlerle dolu şanlı mazimizden cesaret alarak birlik, beraberlik ve kardeşlik işinde ortak geleceğimize doğru yürümeye devam edeceğiz.


Kıbrıs Türkleri olarak rehberimiz ve ışığımız olan ilkelerinize sahip çıkmayı sürdüreceğiz.
Huzurunuzda da belirtmek isterim ki manevi varlığınız mücadele azminiz cesur ileri görüşlü kişiliğinizden güçlü feyz alarak hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte çalışarak, milletimizin egemenliğine, özgürlüğüne, güvenliğine sahip çıkıp savunmayı görebildiğimi onur ve gururla ifade ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle bulunmaktan gurur ve mutluluk duyduğum aziz hatıranız önünde saygı ile bir kez daha eğiliyor, sizi aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle minnetle anıyor, size en derin şükranlarımızı sunuyoruz.’’

BM: Gazze’de son 24 saatte yerinden edilen kişi sayısı 180 bine ulaştı

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze Şeridi’nde son 24 saat içinde yerinden edilenlerin sayısının 180 bin kişiye ulaştığını açıkladı.

UNRWA’nın internet sitesinde yayımlanan rapora göre, 7 Ekim’de başlayan Filistin-İsrail çatışmasının ardından kitlesel olarak yerinden edilen Gazzelilerin sayısının daha da artması bekleniyor.

Gazze Şeridi’nde yerinden edilen 180 bin kişiden yaklaşık 137 bin 500’ü, Gazze’nin çeşitli bölgelerindeki 83 UNRWA okuluna sığındı.

Öte yandan Dünya Gıda Programı (WFP) koordinasyonunda yerinden edilenlere de ekmek dağıtımı yapıldı.

Zonguldak’ta Kolombiya’dan gelen gemide 141,5 kilogram kokain ele geçirildi, geminin 10 mürettebatı tutuklandı

Türkiye’nin Zonguldak ilinde yabancı bayraklı gemide yaklaşık 141,5 kilogram kokain ele geçirilen operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheli tutuklandı.

Valilikten yapılan açıklamada, kentte uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal, ithal veya ihraç etme suçunu önlemeye yönelik çalışmalar gerçekleştirildiği belirtildi.

Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 5 Ekim’de Karadeniz Ereğli ilçesi limanında operasyon gerçekleştirildiği hatırlatılan açıklamada, Kolombiya’dan gelen Panama bayraklı geminin Karadeniz Ereğli limanına giriş yapması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığı kaydedildi.

Açıklamada, narkotik polis ekiplerince takip edilen gemide yapılan aramalarda yaklaşık 141,5 kilogram kokain ele geçirildiği aktarılarak, “Gemi mürettebatından 10 şüpheli gözaltına alındı. 9 Ekim’de Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığına uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal, ithal veya ihraç etme suçundan sevk edilen 10 şüpheli, mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.” ifadesine yer verildi.

TC Anayasa Mahkemesi “makul sürede yargılanma hakkının ihlali” başvurularını incelemeyecek

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bundan sonraki başvurularda düşme kararı verilmesi gerektiğine hükmetti.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, AYM Genel Kurulu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialı bir bireysel başvuruda düşme kararı verdi.

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, daha önce aynı konuda pilot karar verildiği belirtildi. Bu karara rağmen yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinden önce başvuru yapılabilecek sürekli bir mekanizma oluşturulmadığı ifade edilen gerekçede, yapısal sorun tespit edildiği halde bu konudaki bütün ihlal iddialarının Anayasa Mahkemesince ilk elden incelenmesine devam edilmesinin, bireysel başvurunun ikincillik ilkesi ile bağdaşmayacağı kaydedildi.

AYM’nin gerekçesinde, benzer konularda artan başvurular karşısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), bu sorunun kökenine yönelik bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine işaret ettiği bildirildi. AİHM’e göre, pilot kararlar karşısında yapılanın tazminat vermekten öteye geçmediği, bunun da sorunu ortadan kaldırmadığı belirtilen kararda, “AİHM’e göre bütün bu hususlar, aynı sistematik ihlalden kaynaklı müteakip davalara yönelik yaklaşım şeklini değiştirmeyi gerektirmektedir. AİHM, yapılması gerekenin başvurulara tek tek cevap verilmesi değil, sorunun kökenindeki nedenlere yönelik kati bir yaklaşımın benimsenerek, kararların icrasına ilişkin sorunlara bir çözüm bulunması olduğunu açıklamıştır.” denildi.

Benzer içerikli davalarda devamlı aynı kararların verilmesinin “işe yaramayacağı” vurgulanan gerekçede, AİHM’in içtihatları doğrultusunda benzeri davalara bakılmaması ve kayıttan düşürülmesine karar verilmesinin mümkün olduğu ifade edildi.

– “Sürekli olarak tazminat ödenmesi yapısal sorunu ortadan kaldırmaz”

Gerekçede, AYM’ye yapılan bireysel başvurunun ikincil nitelikte bir başvuru yolu olduğu, “temel hak ve özgürlüklerin ihlal iddialarının öncelikle genel yargı mercilerinde olağan kanun yolları ile çözüme kavuşturulması gerektiği” bildirildi.

Yüksek Mahkeme’de 2022 itibarıyla derdest 130 bin başvurudan 80 bininin makul sürede yargılama hakkının ihlali iddiasına ilişkin olduğu, 2 Temmuz 2013’ten bugüne 55 binden fazla başvuruda ihlal kararına hükmedildiği aktarılan kararda, yargılaması makul sürede tamamlanmayan herkese Anayasa Mahkemesince ilk elden sürekli olarak tazminata hükmedilmesinin yapısal sorunu ortadan kaldırmayacağı vurgulandı.

Gerekçede, AYM tarafından daha önce makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası konusunda pilot karar verildiği, yapılan her başvurunun incelenmeye devam edilmesinin verilen pilot kararın anlam ve önemini ortadan kaldıracağı aktarılarak, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Pilot karar uyarınca makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılan başvuruların ilk elden Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi mümkün olmayıp söz konusu pilot karar doğrultusunda etkili bir başvuru yolu oluşturulduktan sonra anılan başvuruların incelenebileceği sonucuna varılmıştır.”

Aynı konuda Tazminat Komisyonu’na başvuru hakkı tanındığı anımsatılan AYM’nin gerekçesinde, bundan sonraki başvurularda düşme kararı verilmesi gerektiği bildirildi. Gerekçede, şu ifadeler yer aldı:

“Pilot karardaki ilke ve esaslar dikkate alındığında makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılan başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediği için başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir. Bu doğrultuda 6384 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile 9 Mart 2023 tarihine kadar Anayasa Mahkemesi önünde makul sürede yargılama yapılmadığı iddiasına ilişkin derdest başvurular için Tazminat Komisyonu’na başvuru imkanı getirildiğinden 10 Mart 2023 tarihinden itibaren yapılan başvurularda düşme kararı verilmesi gerekir.

AYM’ye başvurulmadan önce makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla başvuru yapılabilecek idari veya yargısal başvuru yolunun ihdas edilmesi halinde anılan yolun etkili ve erişilebilir olup olmadığı, yeterli bir giderim sağlayıp sağlamadığı hususlarında Anayasa Mahkemesince yeniden bir değerlendirme yapılacaktır. Sonuç olarak makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılan başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediğinden düşmesine karar verilmesi gerekir.”

– Karşı oy: “Yargılamaları uzatan temel sorunlar çözülene kadar mahkememizce incelenmeli”

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun çoğunluk görüşüne katılmayan üye Emin Kuz, AİHM’in, Ümmühan Kaplan/Türkiye kararında, makul sürede yargılanma hakkının ihlalinin Türkiye’de uzun yıllardır devam ettiğini ve iç hukuk düzeninde yapısal ve sistematik bir sorun oluşturduğunu belirttiğini hatırlattı. Kuz, karşı oy gerekçesinde şu görüşlere yer verdi:

“Herkes tarafından kabul edilen ancak gereği yapılmayan ‘Geciken adalet, adalet değildir.’ söyleminin zorunlu kıldığı tedbirler alınıncaya kadar, bu yapısal ve sistematik sorunun adil yargılanma hakkının ihlaline yol açmaya devam edeceği de açıktır. Bu itibarla pilot kararımızda belirtilen yapısal sorunların ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacak tedbirlerin alınmasına, bu kapsamda, sadece yapılacak bireysel başvurulardan önce gidilebilecek etkili ve sürekli bir başvuru yolu oluşturulana kadar değil, aynı zamanda ülkemizde yargılamaların uzamasına yol açan temel sorunları çözecek diğer düzenlemelerin de yapılmasına kadar, makul sürede yargılanma hakkı ve bu hakla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların mahkememizce incelenmesine devam edilmesi gerekir.”

Çoğunluk görüşüne katılmayan üyeler Selahattin Menteş ve Yıldız Seferinoğlu da Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialı başvurulara ilişkin Tazminat Komisyonu’na gitme imkanı getirilmişse de yasama organınca bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmadığına işaret etti.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği veya edilmediği yönündeki kararların, AYM’nin yerleşik içtihadı haline geldiği belirtilen karşı oy gerekçesinde, gerekli yasal düzenlemenin yapılmaması, anılan pilot kararın önemini yitirecek olması ve mahkemenin diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlali iddialı başvuruları incelemesinin güçleşeceği gibi gerekçelerle düşme kararı verilemeyeceği kaydedildi.

OYUN PARKINDA DÜŞEN 8 YAŞINDAKİ ÇOCUK YOĞUN BAKIMDA

Gazimağusa’da oyun parkında düşen 8 yaşındaki Halil İbrahim Dolğun’un beyin kanaması geçirdiği açıklandı.

Polisin  açıklamasına göre, Halil İbrahim Dolğun dün saat 13.30’da, salıncakta sallandığı sırada dengesini kaybederek kauçuk parke zemine düşüp başını çarptı.

Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalenin ardından, beyin kanaması teşhisiyle Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’ne sevk edilen çocuk yoğun bakım servisinde müşahede altına alındı.

Nazım Çavuşoğlu’nun Tam Gün Etiğim İle İlgili Meclis Konuşması

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu tam gün eğitimin sancılı olacağını, önyargısız olunsa anlatılanların daha iyi anlaşılacağını ifade ederek, reform yapılmak istenen bu konuya destek verilmesi gerektiğini söyledi.

Çavuşoğlu, dünyada tam gün eğitimin, mesaiyle eşit olduğunu, KKTC’de eğitim süresinin kısa olduğunu, bunu ortadan kaldırabilmek adına ülke geleceği için risk aldıklarını kaydetti.

Sendikanın eleştirilerinin hak olduğunu ancak Meclis’teki siyasilerin hükümeti de dinlemesi gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, sorunlar olduğunu bildiklerini, bunun üzerine deprem riski eklendiğini, ancak tüm siyasi partilerin seçimlerde tam gün eğitim için yayın yaptığını, kendilerinin de tüm bunları değerlendirerek, adım attıklarını söyedi.

Tek amaçlarının ülkenin geleceğine, öğrencilerin eğitimine katkı sağlamak olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, çocukların 30 yıldır mevcut  binalarda ve  şartlarda eğitim aldığını, ama şimdi tam gün eğitime geçilmek isteyince “çocukların aç kaldığı, deprem riski” olduğunun söylendiğini, o zaman yapılan tam gün eğitim yayınlarının samimi olmadığını kaydetti.

İlahiyat okulu konusuna da değinen Çavuşoğlu, amaçlarının ülkeyi geleceğe ve daha iyiye götürmek olduğunu, tam gün eğitimi hayata geçirmek, okul eksiklerini tamamlamak için çalıştığını anlattı.

Çavuşoğlu, Öğretmenler Yasasına göre ders saatlerinin verildiğini, ancak tam gün eğitimi istemeyen öğretmenler olduğunu, çünkü şu anda 2 gün olan tam gün eğitimin 5 güne çıkarılmasını istemediklerini anlattı, bu karşı duruşun özel derslerden ötürü olduğunu iyi bildiğini kaydetti.

“Biz ülkesel olarak ileriye gitmek, eğitimde fırsat eşitliği yaratmak adına bu adımları atıyoruz” diyen Çavuşoğlu, ülkenin lehine adımlar attıklarını, o yüzden destek beklediklerini ifade etti, çocukların, öğretmenler eylem yaptığı için öğlen arasında boşta kaldığını belirtti.

Çocukların güvenliğini, okul güvenliğinin değil, okul yönetimi ve öğretmenlerin sağladığını, güvenliğin, okulun güvenliğini sağladığını, çocuklara müdehale edemeyeceğini anlatan Çavuşoğlu, okullarda mesai saatlerinin 15.30’a kadar olduğunu, nöbetçi öğretmenlerin öğle arasında çocuklardan sorumlu olduğunu kaydetti.

Tam gün eğitim konusundan ötürü yıprandıklarını ancak bunu göze aldıklarını, çünkü tam gün eğitimin ülkenin geleceği adına önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, tam gün eğitim için destek istedi, engel olanların özel dersler, dersaneler için engel olmaya çalıştığını söyledi. Çavuşoğlu, ilahiyat kolejinin de hibe olacağını, bütçe ayırmadıklarını ifade etti.

Haftalık Trafik Raporu… 58 kaza, 14 yaralı

Ülke genelinde son bir haftada meydana gelen 58 trafik kazasında 14 kişi yaralandı.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 2-8 Ekim tarihleri arasında meydana gelen kazaların 12’si yaralanmayla, 46’sı hasarla sonuçlanırken, toplam hasar miktarı da 2 milyon 997 bin 400 TL oldu.

Kazaların 24’ü Girne, 19’u Lefkoşa, 9’u Gazimağusa, 4’ü İskele ve 2’si Güzelyurt’ta gerçekleşti.

Aynı dönem içerisinde ülke genelinde yapılan rutin trafik kontrollerinde, 18 bin 189 araç sürücüsü kontrol edilerek, bin 883’ü rapor edildi.

Rapor edilen suçlar şu şekilde:

“Sürat (415) ,tehlikeli sürüş (12),dikkatsiz sürüş (40), seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak (231),sürüş ehliyetsiz araç kullanmak (12), alkollü içki tesiri altında araç kullanmak (163),seyir halindeyken cep telefonu kullanmak (219), emniyet kemersiz araç kullanmak (136), trafik levha ve işaretlerine uymamak (178), trafik ışıklarına uymamak (4), muayenesiz araç kullanmak (56), sigortasız veya kapsamı dışında araç kullanmak (58), yolcu taşıma “t” işletme izinsiz araç kullanmak (15), tonajından fazla veya tehlikeli yük taşımak (2), koruyucu miğfer başlıksız motosiklet kullanmak (9) ve 283 diğer trafik suçu”

Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği iç yüzeyi plastik kaplama kağıt bardaklarla ilgili uyarıda bulundu

“Bu bardaklar içerdiği plastik nedeniyle sağlık riski taşıyor”

” Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarını gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz”

Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği Bilim Komitesi, birçok yerde kullanılan, elin temas ettiği kısmı kağıt olan bardakların birçoğunun iç yüzeyinin plastik kaplamadan oluştuğunu kaydetti ve bu bardakların içerdiği plastik nedeniyle sağlık riski taşıdığı uyarısında bulundu.

Bu plastik giydirmelerdeki bisfenol A’nın (sentetik organik bileşik) kanserojen, kısırlık, diyabet, hipertansiyon, çocuklarda nörogelişimsel  gelişim  problemlerine neden olabileceğini belirten Dernek Bilim Komitesi, özellikle çocuklara bisfenol A içermeyen ürünler kullandırtmak gerektiğini vurguladı ve Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarına konuyla ilgili gerekli tedbirleri alma çağrısında bulundu.

Yazılı açıklamasında içeriğin soğuk ya da sıcak olmasının büyük önem taşıdığına; soğuk üründe ambalajdan geçen kimyasal oranı düşükken sıcak içerikte sıcaklık ve kullanım süresi arttıkça zarar riskinin de katlanarak arttığına dikkat çeken Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği                         açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bisfenol A vücutta östrojen hormonu gibi hareket ederek östrojen seviyesini artırıp hormonal dengeyi bozabilmektedir. Bu da endokrin sistemin düzgün çalışmasını önleyerek, üreme, sinir, bağışıklık, metabolik ve kardiyovasküler sistemleri olumsuz etkiler. Biz bu yüzden karton bardak denilip geçilmemesini istiyoruz.

İçeriğin soğuk ya da sıcak olması büyük önem taşır; soğuk üründe ambalajdan geçen kimyasal oranı düşükken sıcak içerikte sıcaklık ve kullanım süresi arttıkça zarar riski katlanarak artar. Biz sürekli gün içinde plastik ürünlere maruz kalmaktayız; haftalık bu plastik miktarı bir kredi kartı büyüklüğündedir.

Bir bardaktan ortalama 15 dk sonra 25.000 mikroplastik salınıyor; 3 fincan çay veya kahve için 75.000 küçük plastik parçacığı yutabiliyoruz. Sadece bisfenol A değil, ağır metaller ve zararlı iyonlar da içeriğe geçmektedir. Ve bunlar insan sağlığı için çok zararlıdır. Hamile kadınlar ve çocuklarımız, immün sistemi zayıf olan bireyler bu kimyasallerden çok daha ciddi olumsuz etkilenmektedir. Karton bardakların bu olumsuz etkileri nedeni le cam bardak veya porselen fincanların kullanılması daha yararlıdır. Özellikle çocuklarımıza  bisfenol A içermeyen ürünler kullanmamız elzemdir. Tek kullanımlık karton bardaklar içerisindeki kaygan plastik yapı yani bisfenol A sebebi ile maalesef doğaya geri dönüştürülemez bu sebeple çok ciddi çevre kirliliğine de neden olmaktadır. Bu konuda en başta  Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarımızı  gerekli tedbirleri almaları için göreve çağırıyoruz”.

TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: İsrail’e uğrayacak Türk bayraklı gemilerin güvenlik seviyesi 3’e çıkarıldı

Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İsrail limanlarına uğrayacak ve bu limanların açıklarında seyir yapacak Türk bayraklı gemilerin güvenlik seviyesinin en üst noktaya çıkarıldığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, İsrail-Filistin çatışmasıyla bölgede oluşan duruma işaret edildi.

İsrail’de yaşanan gelişmeler dikkate alınarak, bu ülke limanlarına uğrayacak ve limanların açıklarında seyir yapacak Türk bayraklı gemilerin güvenlik seviyesinin 3’e çıkarıldığı belirtilen açıklamada, sürecin Bakanlık tarafından yakından takip edildiği vurgulandı.

“Güvenlik seviyesi 1- Normal”, gemiler ile liman tesislerinin normal faaliyetleri yürütülürken geçerli oluyor.

“Güvenlik seviyesi 2- Artırılmış”, artan bir güvenlik olayı riski olduğuna işaret ediyor.

“Güvenlik seviyesi 3- Olağanüstü” ise olası veya yakında olacak bir güvenlik olayı riskinin bulunduğu zaman uygulanan seviyeyi ifade ediyor.

Uluslararası Kuzey Kıbrıs Müzik Festivali Arman Ratip Piyano Resitali ile devam ediyor

Kuzey Kıbrıs Müzik Derneği’nin organizasyonunda bu yıl 21.si gerçekleştirilen Uluslararası Kuzey Kıbrıs Müzik Festivali, yarın akşam Bellapais Manastırı’nda yer alacak piyanist  – besteci Arman Ratip’in vereceği Piyano Resitali ile devam ediyor.

Saat 20.30’da başlayacak Piyano Resitali’nde Arman Ratip, Paganini – Chopin – Brahms – Liszt (Potpourri), Folk Song in A Minor, Mysterious Night II, Zeta Retucilli II, Extraterrestrial Romance ve Andromeda eserlerini seslendirecek.

Festival 13 Ekim Cuma akşamı Bellapais Manastırı’nda yer alacak KKTC CSO & Kemancı Deniz Şensoy Konseri ile devam edecek.

Konser biletleri Deniz Plazalar’dan ve online olarak: biletfest.com dan sağlanabilecek.

Meclis Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı.

Meclis Başkanı Zorlu Töre başkanlığında saat 11.30’da toplanan genel kurulda, başkanlığın sunuşları yapıldı ve milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine geçildi.

Genel kurulda, Meclis Danışma Kurulu’nun gelecek birleşimine ilişkin kararı da okundu ve oybirliğiyle kabul edildi. Karara göre, genel kurulun 16-17 Ekim’deki toplantıları birleştirilerek, 17 Ekim’de yasama ve denetimle birlikte yapılacak.

Genel kurulda daha sonra Öğretmenler (Değişiklik) Yasa Tasarısı Önerisi’nin komitede görüşülmesine ilişkin ivedilik talebi oybirliğiyle kabul edildi ve güncel konuşmalara geçildi.

Myanmar ordusunun düzenlediği hava saldırısında en az 29 kişinin öldüğü iddia edildi

Myanmar ordusunun kuzeyde bulunan Kaçin eyaletindeki bir köye düzenlediği hava saldırısı sonucu en az 29 kişinin öldüğü, 56 kişinin yaralandığı iddia edildi.

Myanmar Now haber ajansına konuşan etnik silahlı gruplardan Kaçin Bağımsızlık Ordusu (KIA) Sözcüsü Albay Naw Bu, ordunun gece saatlerinde KIA karargahı yakınlarındaki sivillerin yaşadığı bir kampa hava saldırısı düzenlediğini söyledi.

Naw Bu, saldırı sonucu en az 29 kişinin öldüğünü, 56 kişinin yaralandığını ve ölenler arasında çok sayıda çocuk ve yaşlının bulunduğunu ileri sürdü.

Myanmar ordusundan ya da devlet medyasından saldırı iddialarına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

– Myanmar’daki askeri darbe

Myanmar ordusu, 2020 genel seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021’de yönetime el koymuştu.

Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve olağanüstü hal ilan etmişti.

Hakkında Kovid-19 tedbirlerine uymadığı gerekçesiyle Ulusal Doğal Afet Yasası’nı ihlal etme, seçimlerde hile yapma, zimmetine para geçirme, rüşvet kabul etme, isyana teşvik, Devlet Sırları Yasası’nı, iletişim kanununu, ithalat ve ihracat yasalarını ihlal etme suçlamaları bulunan Suu Çii, şubatta ev hapsine alınmıştı.

Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,72 düşüşle 87,51 dolar oldu

Fiyatlardaki düşüşte, İsrail-Filistin çatışması nedeniyle Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin petrol tedarikini olumsuz etkileyeceğine ilişkin endişelerin hafiflemesi etkili oldu.

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 87,51 dolardan işlem görüyor.

Dün 89 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 88,15 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.25 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,72 düşüşle 87,51 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 85,67 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki düşüşte, İsrail-Filistin çatışması nedeniyle Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin petrol tedarikini olumsuz etkileyeceğine ilişkin endişelerin hafiflemesi etkili oldu.

İsrail’in küresel petrol tedarikindeki rolü sınırlı olsa da dün çatışmanın bölgeye yayılabileceğine ilişkin endişeler fiyatların yükselmesine neden oluyor.

Ayrıca söz konusu çatışmalar dolayısıyla İran’a uygulanacak olası bir ambargonun petrol piyasasına etkisinden endişe edilirken, ABD’den gelen son açıklama bu endişeleri hafifletti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın, Hamas’ın saldırı planlarında doğrudan yer aldığına ilişkin elle tutulur bir kanıtları olmadığını, konuyu incelemeye devam edeceklerini ifade etti.

Uzmanlar, tüm bu risklere rağmen çatışmanın petrol piyasalarına etkisinin kısa vadede sınırlı kalabileceğini belirtiyor.

Öte yandan, dünya genelinde “şahin” para politikalarının sonuna yaklaşıldığına dair güçlenen beklentiler de fiyatlar üzerinde etkili oluyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda 1 Kasım’daki toplantıda Fed’in yüzde 80 ihtimalle politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutacağı tahmin edilirken, Banka’nın yüzde 73 ihtimalle bu yıl politika faizini değiştirmeyeceği öngörülüyor.

Brent petrolde teknik olarak 87,68 ile 88,02 dolar aralığının direnç, 87,43 ile 87 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Erdoğan’dan İsrail-Filistin diplomasisi: “Çatışmaların sonlandırılması için Türkiye’nin gayretleri artarak sürecek”

Erdoğan, Herzog ve Abbas’a ile ayrı ayrı telefonda görüştü, taraflara “çatışmaların son bulması” ve “bir an önce sükunetin sağlanması” çağrısında bulundu

Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Lübnan Başbakanı Mikati, Malezya Başbakanı İbrahim, Katar Emiri Al Sani ile de İsrail ile Filistin arasında yaşanan gelişmelerle ilgili telefon görüşmesi yaptı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile ayrı ayrı telefonda görüşerek, taraflara “çatışmaların son bulması” ve “bir an önce sükunetin sağlanması” çağrısında bulundu.

Erdoğan, dün yaklaşık 4 saat süren Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısına aralar vererek, İsrail-Filistin gündemli diplomasi trafiği yürüttü.

Bu kapsamda ilk olarak Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile telefonda görüşen Erdoğan, İsrail-Filistin bağlamında yaşanan son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, daha sonra Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefonda görüşerek, Türkiye’nin bölgede çatışmaların son bulması ve bir an önce sükunetin sağlanması için her türlü gayreti gösterdiğini ifade etti.

Lübnan Başbakanı Necip Mikati ile de telefon görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan, İsrail-Filistin gerilimi çerçevesinde bölgede artan çatışmaları konuştu.

– “Türkiye’nin gayretleri artarak sürecek”

Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile yaptığı telefon görüşmesinde ise iki ülkede yaşananlar ile bölgedeki gerilime ilişkin son gelişmeleri ele aldı.

Herzog’a “sağduyuyla hareket edilmesi gerektiğini ve sükunetin bir an evvel tesis edilmesinin tüm bölgenin selameti açısından büyük önem taşıdığını” ifade eden Erdoğan, endişe verici çatışmaların sonlandırılması ve kalıcı barışın sağlanması için Türkiye’nin gayretlerinin artarak süreceğini bildirdi.

Erdoğan, yürüttüğü diplomasi trafiği kapsamında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile de telefonda görüştü. Görüşmede, İsrail-Filistin gerilimi çerçevesinde bölgede artan çatışmalar ele alınarak, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

Erdoğan’ın telefonda görüştüğü bir başka lider de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi oldu.

Erdoğan ve Sisi, görüşmede İsrail-Filistin gerilimiyle ilgili son gelişmeleri ele aldı, gerginliğin sonlandırılması için yapılabilecekleri değerlendirdi.

2 ithal, 1 yerli üründe limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi

Tarım Dairesi, 28 Eylül-5 Ekim tarihleri arasında yapılan ithal ve yerli üretim gıda denetim sonuçlarını açıkladı. Denetimlerde, 2 ithal üründe limit üstü koruma ürünü, 1 yerli üründe ise tavsiye dışı bitki koruma ürünü bulundu.

Daireden yapılan açıklamada, ithal ürünlerden 75 numuneden 73 numune temiz olup, limit üstü bitki koruma ürünü tespit edilen 2 ürün bulunduğu bildirildi.

Orc Foods Ltd. ve İşleyen Kardeşler Ltd.’e ait şeftalilerde limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden dolayı ürün firmaların isteği üzerine imha edilecek.

Yerli ürünlerde 26 numuneden 25 numune temiz olup, limit üstü bitki koruma ürünü tespit edilen 1 ürüne rastlandı.

Bostancı sakinlerinden Selim Sergey’e ait Nar’da limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden ürün imhası gerçekleştirilecek.

Gardiyanoğlu Ankara’da…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti.

Bakanlık Basın Bürosu açıklamasına göre, Ankara’da TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüşecek olan Gardiyanoğlu, bakanlık çalışmaları kapsamında görüş alışverişinde bulunacak.

Gardiyanoğlu ayrıca, Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile de bir araya gelecek.

Gardiyanoğlu, temaslarında, çalışma yaşamı yanında, sosyal güvenlik ve sosyal hizmetler başlıklarında yapmayı planladığı yeni projeleri gündeme getirecek.

Sadık Gardiyanoğlu’na, Müsteşar Serkan İlseven, Çalışma Dairesi Müdürü Sezgi Ballı, İhtiyat Sandığı Dairesi Müdürü Ali Anıl Yüce, Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü Tahir Serhat ve Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit ve Özel Kalem Müdürü Oğuz Köse eşlik ediyor.

Bu sabah temaslarda bulunmak amacıyla ülkeden ayrılan Gardiyanoğlu ve beraberindeki heyeti, Ankara’da, Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu karşıladı.

Kıbrıslı Türk dağcılar Afrika kıtasının en yüksek dağı Kilimanjaro’nun zirvesine çıktı

Kıbrıslı Türk dağcılar Niyazi Beydağlı, Ozan Emiroğlu, Suat Anıl ve Aydın İsmihan, 8 günlük bir süreç içerisinde Afrika kıtasının en yüksek dağı Kilimanjaro’nun zirvesine çıkmayı başardı.

 

Kıbrıslı Türk sporcular önemli başarılara imza atmaya devam ediyor… Niyazi Beydağlı, Ozan Emiroğlu, Suat Anıl ve Aydın İsmihan’dan oluşan dağcı sporcular Afrika kıtasının en yüksek dağı Kilimanjaro’nun zirvesine çıktı.

8 günlük zorlu bir süreçte 5 bin 895 metre yüksekliğindeki zirveye çıkmayı başaran sporcular, KKTC bayrağını dalgalandırarak fotoğraf çektirdi.

CUMHURBAŞKANI TATAR’DAN TEBRİK

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kişisel sosyal medya hesabından Kilimanjaro’nun zirvesine çıkan sporcuları tebrik etti.

Sporcuları zirvede KKTC bayrağını dalgalandırdıkları için tebrik eden Tatar, ABD’de kayak kazasında hayatını kaybeden Kıbrıslı Türk dağcı Birkan Uzun’u da rahmetle andı.

Tatar, “Bu vesileyle bize bu gururu ilk yaşatan ve son olarak Antartika Winson dağına çıkan Birkan Uzun’u da rahmetle yad ederim” açıklamasında bulundu.

 

 

KİLİMANJARO DAĞI

Kilimanjaro Dağı genelde sadece Kilimanjaro (1902’den 1918’e kadar Kaiser-Wilhelm-Spitze olarak adlandırılır), deniz seviyesinden 5.895 metre yüksekte Afrika’nın masif bir dağı. Kilimanjaro sönmüş bir stratovolkandır.

Tanzanya’nın kuzeydoğusunda bulunan Kilimanjaro, üzerindeki Kibo zirvesiyle, Afrika kıtasının en yüksek dağıdır. 1987 yılında, kendine özgü tabiatı, UNESCO tarafından Dünya Doğa Mirası olarak ilan edilmiştir.

Ekvator’un yaklaşık 340 km güneyinde bulunan Kilimanjaro, Tanzanya’nın kuzeydoğusunda, Darüsselam şehrinin yaklaşık 500 km kuzeybatısında ve Victoria Gölü merkezinin yaklaşık 560 km güneydoğusundadır. Kenya sınırına sadece birkaç kilometre mesafedeki Kilimanjaro, bu ülkenin başkenti Nairobi’nin yaklaşık 200 km güneydoğusunda kalır.

Yağmur bekleniyor!

Ülke, serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde…

 

Bugün  ve çarşamba günü yağmur bekleniyor. Pazar ve pazartesi için de yer yer sağanak beklentisi var. Hava sıcaklığı, 29 – 32 derece dolaylarında.

Meteoroloji Dairesi’nin 10-16 Ekim tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge genellikle alçak basınç sistemiyle üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Havanın yarın yer yer sağanak yağmurlu, Çarşamba günü yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olması bekleniyor. Pazar ve pazartesi için de yer yer sağanak yağmur beklentisi var. Perşembe, cuma ve cumartesi ise hava açık ve az bulutlu, öğle saatleri parçalı bulutlu geçecek.

Rüzgar, yarın güney ve batı yönlerden, diğer günlerde ise kuzeyli yönlerden orta kuvvette edecek.

İsrail ordusu Gazze sınırında kontrolü tamamen sağladıklarını duyurdu

İsrail ordusu, “Gazze sınırında kontrolü tamamen sağladıklarını ve İsrail içinde silahlı Filistinli unsurların kalmadığından neredeyse emin olduklarını” açıkladı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ile çatışan İsrail askerlerinin, Gazze çevresindeki kasaba ve yerleşim yerlerinin kontrolünü yeniden ele geçirmek için kararlılıkla hareket ettiği ve İsrailli yaralıları tahliye ederken Filistinli unsurların elindeki birçok silaha da el koyulduğu ifade edildi.

“Gazze sınırında kontrolü tamamen sağladık. İsrail topraklarında silahlı Filistinli unsurların kalmadığından neredeyse eminiz.” ifadelerine yer verilen açıklamada, çatışma bölgelerinde çok sayıda Kassam Tugayları unsurunun öldürüldüğü kaydedildi.

Açıklamada bölgede Kassam Tugayları ile çatışmaların halen devam edip etmediğine açıklık getirilmedi.

– İsrail-Filistin çatışması

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı.

Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı’na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.

Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı.

TÖRE MECLİS KUPASI BİNİCİLİK YARIŞLARINI İZLEDİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Binicilik Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Meclis Kupası Binicilik yarışlarını izledi.
Gazimağusa Royal Atlı Spor Kulubünde gerçekleşen yarışmalar sonucunda Başkan Töre, dereceye giren sporculara ödüllerini verdi.
Etkinlikte Maliye Bakanı Özdemir Berova da katıldı.
Başkan Töre, burada yaptığı açıklamada binicilik sporunun ülkemizde gelişim gösteren güzel bir dal olduğunu ifade ederek yeni neslin bu spora ilgi göstermesini umut ettiklerini ifade etti.
Töre, her yıl Meclis adına böyle bir organizasyon yapılmasından dolayı Binicilik Federasyonuna teşekkür etti.
Toplamda altı kategorinin yer aldığı Engel Atlama Müsabakası Cumartesi günü 12 yaş altı cross-pole 70 cm, 70 cm acemi ve 90 cm kategorisi olarak yapıldı. Müsabakanın ikinci günü olan Pazar günü ise 80 cm acemi, 100 cm barajlı ve 120 cm kategorisi olarak gerçekleşti.
Binicilik Federasyonu’nun müsabakalarına Kuzey Kıbrıs genelindeki binicilik kulüpleri ve ferdi sporcular katıldı.

ABD: İsrail’in güvenliğine destek vermeye kararlıyız

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarını kınayarak İsrail’in güvenliği için gereken desteği sağlamakta kararlı olduklarını bildirdi.

Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Harris, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile telefonda görüştü.

Görüşmede Harris, kendisi ve eşi adına Hamas saldırılarından etkilenen herkese acil şifa, hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.

“Korkunç ve eşi benzeri görülmemiş” saldırıları kınayan Harris, “bu tarz terör saldırılarının asla bir gerekçesi olmadığını” ifade etti.

ABD’nin İsrail’in güvenliğine olan sarsılmaz desteğini yineleyen Harris, ülkesinin İsrail’e gereken desteği sağlamakta kararlı olduğunu vurguladı.

– Ne olmuştu?

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” isimli kapsamlı saldırı başlattığını açıklamıştı.

Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, silahlı gruplar bölgedeki yerleşim yerlerine girmişti.

İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 91’i çocuk 436 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 271 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli kentlerinde ise İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 15 Filistinli yaşamını yitirmişti.

İsrail basınında, saldırılarda şu ana kadar 700 İsraillinin hayatını kaybettiği, 2 bin 315 kişinin yaralandığı belirtilmişti.

“Küçükbaş Hayvancılığın Yaygınlaştırılması Programı” kapsamında 154 adet küçükbaş hayvan dağıtımı yapılacak

İlk etapta iki yararlanıcıya, 20 koyun ve iki koç, beş yararlanıcıya da, 20 keçi ve iki teke olmak üzere toplamda 154 adet küçükbaş dağıtımı yapılacak

 

Kırsal kalkınma kapsamında, hellim tescili gereği ihtiyaç duyulan küçükbaş hayvan sütünün karşılanması amacıyla küçükbaş hayvan sayısının ve işletme sayısının artırılması için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) katkılarıyla yürütülen “Küçükbaş Hayvancılığın Yaygınlaştırılması Programı” çerçevesinde küçükbaş hayvan dağıtımı yapılacak.

İlk etapta iki yararlanıcıya, 20 koyun ve iki koç, beş yararlanıcıya da, 20 keçi ve iki teke olmak üzere toplamda 154 adet küçükbaş dağıtımı yapılacak.

Projeye katılmak isteyenler bugünden başlayarak 20 Ekim Cuma mesai bitimine kadar Hayvancılık Dairelerine müracaatta bulunabilecek.

Damaskus ırkı keçi ve Asaf ırkı koyunun dağıtımı yapılacak

Bakanlıktan yapılan duyuruda, kırsal kalkınma kapsamında hellim tescili gereği ihtiyaç duyulan küçükbaş hayvan sütünün karşılanması amacıyla küçükbaş hayvan sayısının ve işletme sayısının artırılması için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile TİKA katkılarıyla ‘Küçükbaş Hayvancılığın Yaygınlaştırılması Programı’nın devam ettiği belirtildi.

TİKA ve Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülecek programda Devlet Üretme Çiftliğinde bulunan Damaskus ırkı keçi ve Asaf ırkı koyunun dağıtımı yapılacağı belirtilen açıklamada, “Program çerçevesinde gerekli başvuru şartlarını yerine getiren ve hak sahibi olarak tespit edilen ilk etapta 2 yararlanıcıya, 20 koyun, 2 koç; 5 yararlanıcıya da, 20 keçi, 2 teke olmak üzere toplamda 154 adet küçükbaş dağıtımı yapılacaktır” denildi.

Konu ile ilgili oluşturulan komisyonun, sadece belirlenen şartları taşıyan kişilerin başvurusunu değerlendirmeye alacağı belirtilen açıklamada, başvuru sahiplerinin bu değerlendirme sonunda uygun bulunması halinde kuraya katılma hakkı elde edebilecekleri, ilk etapta dağıtımı yapılacak hayvanlar için hak kazanacak olan yararlanıcıların noter huzurunda yapılacak kura çekimi usulü ile belirleneceği kaydedildi.

-“Verilen hayvanlar proje takip süresi olan 3 yıl boyunca hiçbir şekilde satılamaz ve devredilemez”

Açıklamada “Verilen hayvanlar proje takip süresi olan 3 yıl boyunca hiçbir şekilde satılamaz ve devredilemez. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından, projenin sürdürülebilirliği için 3 yıl içinde işletmede doğan yavrulardan her yıl farklı sayılarda olmak üzere en az 6 aylık yaşta toplamda 20 baş dişi ve 3 baş erkek hayvan işletmeden alınarak projenin devamlılığı için ilerleyen yıllarda diğer işletmelere verilecektir” vurgusu yapıldı.

-Başvuru şartları

Dağıtımı yapılacak hayvanlar için projeye katılmak isteyen kişilerin bugünden başlayarak 20 Ekim Cuma mesai bitimine kadar Hayvancılık Dairelerine müracaatta bulunmaları gerektiği belirtilen açıklamada başvuru yapabilmek için belirlenen şartlar şöyle sıralandı:

1. KKTC vatandaşı olmak,

2. 18-45 yaş aralığında olmak,

3. Tercihen hayvanı olmamak veya en fazla 20 damızlık küçükbaş hayvanı olmak

4. Hane halkı içinde devletten maaş almıyor olmak,

5. Hane halkının toplamda 20 damızlık küçükbaş hayvandan fazla hayvanı olmamak,

6. Hayvan sağlığı ve refahı için gerekli altyapıya sahip uygun bir barınağa sahip olmak,

7. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığının proje kapsamında hazırlamış olduğu taahhütname şartlarını kabul etmiş olmak,

8. Hayvancılık ile uğraşanlar için hayvan hastalıklarından ari işletmesinin olması,

Başvuru için Gerekli Belgeler:

1. Kimlik kartı fotokopisi

2. Barınak mülkiyet belgesi

3. Bağlı bulunduğu belediyeden küçükbaş ağılı için uygunluk yazısı

4. Tarım sigortasından ekilen arazi varlığı (var ise)

5. Hayvan kayıt sistemine kayıtlı olup olmadıklarını ve/veya hayvan sayısını gösteren belge

6. Hayvancılar Birliği üyelik belgesi (hayvanı var ise)

7. İşletmenin son ödediği elektrik faturası (elektrik var ise)

8. İşletmenin son ödediği su faturası (suyu var ise)

9. Muhtardan onaylı hane halkı listesi (isim, yakınlık derecesi ve doğum tarihleri).”