Kaktüs Koşnili ile Mücadelede Önemli Adım: Faydalı Böcek Salımı Gerçekleştirildi

Kuzey Kıbrıs’ta son yıllarda yaygınlaşarak özellikle babutsa bitkileri üzerinde ciddi zarara yol açan kaktüs koşnili ile mücadele kapsamında önemli bir adım atıldı. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar çerçevesinde faydalı böcek salımı gerçekleştirildi.
Düzenlenen etkinliğe Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Geçitkale-Serdarlı Belediye Başkanı Halil Kasım, Tarım Araştırma Enstitüsü Müdürü Cem Karaca, Serdarlı Muhtarı Ahmet Serdar ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Selma Ülgentürk katıldı.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, burada yaptığı açıklamada 2017 yılından bu yana hem Kuzey Kıbrıs’ta hem de Güney Kıbrıs’ta önemli bir sorun haline gelen kaktüs koşnili ile mücadelede son yıllarda yoğun çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Türkmenköy’de bulunan Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde kurulan altyapı sayesinde faydalı böceklerin tespit edilerek üretildiğini ve doğaya salınabilecek seviyeye ulaştırıldığını ifade etti.
Bakan Çavuş, salımı yapılan türle ilgili olarak uzmanlar tarafından uluslararası bilimsel yayın yapıldığını ve bu çalışmanın literatürde ilk kayıt olarak yer aldığını belirterek, bu faydalı böceklerin dünyada kaktüs koşnili ile mücadelede en etkili doğal düşmanlardan biri olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.
Çavuş ayrıca bu çalışmanın yalnızca tarımsal bir mücadele olmadığını, aynı zamanda ülke için kültürel değeri yüksek olan babutsa bitkisinin korunması açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Şu an itibarıyla ilk etapta 3 pilot bölgede toplam 250 faydalı böcek ile başlatılan salım çalışmalarının, bir yıl içerisinde ada geneline yayılması ve toplamda yaklaşık 2.000 adet avcı böceğin doğaya salınmasının hedeflendiğini söyleyen Çavuş, ihtiyaç duyulması halinde Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne de bu konuda teknik destek verilebileceğini ifade etti.
Tahmini olarak iki yıl içerisinde zararlının kontrol altına alınmasının hedeflendiğini belirten Bakan Çavuş ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’ne ve KEİ Ofisi’ne çalışmalara verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.
Bakan Çavuş, Tarımsal Araştırma Enstitüsü çalışanlarına yürüttükleri özverili çalışmalar ve katkılarından dolayı teşekkür etti.
Bakan Çavuş, faydalı böceklerin yaşayabilmesi için salım yapılan alanlarda kesinlikle ilaçlama yapılmaması gerektiğini hatırlatarak vatandaşların bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğine inandıklarını ifade etti. Son olarak, yürütülen çalışmaların doğayla uyumlu, sürdürülebilir ve bilim temelli bir mücadele modeli olduğunu belirterek, “Bu çalışmalarla hem doğal mirasımızı koruyor hem de gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmayı hedefliyoruz” dedi.

Özçınar: “Çocuklar Geleceğin Teminatı”

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde, Özgürlük İlkokulu’nun ev sahipliğinde ilköğretim kurumu öğrencilerinden oluşan bir heyet, bugün saat 09.00’da Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar”a eşi Tijen Özçınar da eşlik etti.
Özçınar, kabulde yaptığı konuşmada 23 Nisan’ın anlam ve önemine vurgu yaparak, bu özel günün Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bir bayram olduğunu ifade etti. Özçınar, çocukların yarının doktorları, öğretmenleri, avukatları ve yöneticileri olacağını belirterek, iyi bireyler yetiştirmenin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. “Öğretmensiz bir toplum olmaz” anlayışıyla öğretmenlere saygı duyulması gerektiğini vurgulayan Özçınar, öğretmenlerin rehberlik eden, doğruyu öğreten ve geleceği şekillendiren en önemli kişiler olduğunu ifade etti.
Birleşmiş Milletler’in 2030 sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de değinen Özçınar, özellikle su, çevre ve enerji konularının gelecekte çocukların en çok karşılaşacağı küresel sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Özçınar, söz konusu konuların gündemde tutulmasının ve sürdürülebilir çözümler üretilmesinin önemine vurgu yaptı.
Özçınar heyette bulunan çocuklardan “kim Belediye Başkanı olmak ister?” sorusuna karşılık Kurtuluş İlkokulu öğrencilerinden Cemre Ayyıldız Başkan, Hazan Yırık, ve Barış İlkokulu öğrencisi İsmail Kemalzade de başkan yardımcısı oldu.
Özçınar ve Eşi günün anısına çocuklara hediye takdim etti.

28. Büyükkonuk Eko Gün 3 Mayıs Pazar günü yapılacak

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nin bu yıl 28’incisini düzenleyeceği Geleneksel Büyükkonuk Eko Gün, 3 Mayıs Pazar günü Büyükkonuk Köy Meydanı’nda yapılacak. Etkinlik kapsamında halk dansları gösterileri, konserler ve çocuklara yönelik etkinlikler yer alacak.

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği’nde basın toplantısı düzenlenerek Eko Gün ile ilgili bilgiler verildi.

Basın toplantısına Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, belediye meclis üyeleri, Büyükkonuk Eko Turizm Derneği Başkanı Şerife Demirli ve belediye yöneticileri katıldı.

– Tuğlu: “Büyükkonuk Eko Gün, Kıbrıs’ın ortak değeri haline geldi”

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Büyükkonuk Eko Gün’ün yalnızca bir etkinlik değil; bir kültürün, yaşam biçiminin ve toplumsal duruşun ifadesi olduğunu belirtti.

28’incisi düzenlenecek etkinliği 3 Mayıs Pazar günü halkla buluşturmanın gururunu yaşadıklarını söyleyen Tuğlu, Eko Gün’ün sıradan bir organizasyon olmadığını, etkinliğin toprağa bağlılık, üretime saygı, kültürel değerlere sahip çıkma ve birlik ruhunun somut bir ifadesi olduğunu kaydetti.

Dünyada pek çok değerin hızla tüketildiğine işaret eden Tuğlu, buna karşılık unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri yaşattıklarını, yerel üreticiyi desteklediklerini ve çocuklara bu toprakların ruhunu aktardıklarını belirtti.

Etkinliğin yalnızca bir festival değil, geçmiş ile gelecek arasında kurulan güçlü bir köprü olduğunu ifade eden Tuğlu, bu yıl da Büyükkonuk Köy Meydanı’nda halk dansları, konserler, yerel lezzetler, el sanatları, çocuk etkinlikleri ve kültürel atölyelerden oluşan kapsamlı bir program sunacaklarını dile getirdi.

Tuğlu, özellikle çocuklara yönelik etkinliklere ayrı önem verdiklerini ve “kültürün anlatılarak değil, yaşatılarak öğrenildiğini” belirterek, geleneksel oyunlardan el sanatlarına kadar birçok değeri çocuklarla buluşturacaklarını ifade etti.

Büyükkonuk Eko Gün’ün her geçen yıl büyüyerek ülkenin en köklü ve en özgün kültürel buluşmalarından biri haline geldiğini de söyleyen Tuğlu, “Bu organizasyon artık Kıbrıs’ın ortak değeri haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Tuğlu, Büyükkonuk Eko Turizm Derneği’ne, belediye meclis üyelerine, muhtarlara, belediye personeline, üreticilere, sanatçılara, derneklere, gönüllülere ve katkı koyan herkese teşekkür ederek, tüm halkı doğallığın, üretimin ve kültürün buluştuğu etkinliğe davet etti.

– Demirli: “Üreticilere destek olmak ve Kıbrıs kültürünü doyasıya yaşamak isteyen herkesi Eko Gün’e davet ediyoruz”

Büyükkonuk Eko Turizm Derneği Başkanı Şerife Demirli ise, üreticilere destek olmak ve Kıbrıs kültürünü doyasıya yaşamak isteyen herkesi, 3 Mayıs’ta 28’incisini düzenleyecekleri Eko Gün’e davet etti.

– Eko Gün 3 Mayıs’ta saat 10.30’da başlayacak

Ziyaretçileri konserler ve çeşitli kültürel etkinliklerle buluşturacak Eko Gün, 3 Mayıs Pazar günü saat 10.30’da açılış ve Karpaz Kızları’nın gösterisiyle başlayacak. Saat 11.00’de Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi Halk Dansları ekibi sahne alacak, 12.00’de ise Grup Yakamoz konser verecek.

Program, saat 13.00’te Mehmetçik Kültür ve Dayanışma Derneği Yıldızlar ve Büyük gruplarının halk dansları gösterisiyle devam edecek; 13.30’da Grup Otantik sahne alacak. Saat 14.00’te Yeniboğaziçi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisi yer alırken, 15.00’te Grup Traffic konser verecek. Etkinlikler, 16.00’da Çağdaşlar Korosu ve 16.30’da Retro Çalgıcıları konserleriyle sona erecek.

Gün boyunca ayrıca Ferdi Usbahalı ile Kıbrıs Havaları Derneği konserleri, çeşitli halk dansları gösterileri, çocuklara yönelik ücretsiz yüz boyama ve “Minik Ressamlar” etkinliği ile HASDER tarafından düzenlenecek atölye çalışmaları da yer alacak.

Temsili Meclis, “Çocuk Hakları” gündemiyle toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında temsili olarak “Çocuk Hakları” gündemiyle toplandı. Temsili Genel Kurula, her ilçeden belirlenen 50 öğrenci katıldı.

Öğrenciler, Genel Kurul’da yaptıkları konuşmalarda, özellikle Çocuk Hakları Bildirgesi’nden alıntılar yaparak, daha eşit ve daha adil bir dünya dileğini dile getirdi.

-Öztürkler görevini Polatpaşa İlkokulu öğrencisi Ödül Metin’e devretti

Toplantı, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in konuşmasıyla başladı. “Bugün bizler değil öğrencilerimiz konuşacak biz onları dinleyeceğiz” diyen Öztürkler, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığını hatırlattı.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Gelecek sizsiniz, gelecek çocuklara emanettir ve gelecek çocukların ellerinde şekillenecektir” sözlerine dikkat çeken Öztürkler, nitelikli, kaliteli, çağdaş, Atatürk ilkelerine bağlı çocukların yetiştirilmesinin, Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı.

Öztürkler, daha sonra Meclis Başkanlığını görevini Polatpaşa İlkokulu öğrencisi Ödül Metin’e devretti. Katipliği ise Gelibolu İlkokulu öğrencisi Alp Borazan ve Gönyeli İlkokulu öğrencisi Ali Alp Gazitepe üstlendi.

Türk Çocuğunun Andı’nı okuyan Temsili Meclis Başkanı Ödül Metin, öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu.

-Metin dünya liderlerine seslendi: “Artık durun, durun ve düşünün”

Temsili Meclis Başkanı Ödül Metin günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ulusal bayramı olma özelliğini taşıdığına dikkat çekti.

Metin, 23 Nisan 1920 tarihinin sadece egemenliğin millete geçtiği gün değil aynı zamanda çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin ve sonrasında çağdaşlaşma adına yapılacak devrimlerin de temelinin atıldığı gün olduğunu belirtti.

İngiltere’nin eski başbakanı Winston Churchill’in Atatürk’e olan hayranlığını, “Böylesine büyük liderler 100 yılda bir gelir, o da Türklere geldi” sözüyle dile getirdiğini kaydeden Metin, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni yaratırken, her hamleyi büyük bir satranç ustası gibi önceden planladığını, her adımı kusursuzca hesaplayarak, attığını söyledi.

Atatürk’ün egemenliğin millete geçtiği günü çocuklara armağan etmesinin tesadüf olmadığının altını çizen Metin, “Çocukları ve çocuk haklarını, ne kadar çok önemsediğinin bir göstergesidir” dedi. Atatürk’ün güvenini boşa çıkarmayacaklarını kaydeden Metin, demokrasinin en temel ilkelerine sahip çıkacakları ve adalet duygusunu hiçbir zaman kaybetmeyecekleri sözünü verdi.

Dünyadaki yaşanan savaşlara da değinen Ödül Metin, çocuk haklarının ihlal edilmesinden büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi. Dünya liderlerine seslenen Metin, “Artık durun, durun ve düşünün. Sadece bir tane dünya var ve bu dünya hepimizin” dedi.

Güzelyurt Fikri Karayel İlkokulu öğrencisi Muhammed Emin Gök’ün Çocuk Hakları Bildirgesini, İskele Dipkarpaz İlkokulu öğrencisi İrem Efe’nin ise, “Benim İki Bayrağım Var” adlı şiiri okuduğu Genel Kurulda, ilçe okullarından birer temsilci konuşma yaptı.

-Genç: “Farklılıkların bir ayrım nedeni değil zenginlik olduğu bizlere küçük yaşlardan itibaren öğretilmeli”

Lefkoşa İlçesinden Haspolat İlkokulu öğrencisi Öykü Genç konuşmasında, Çocuk Hakları Bildirgesinin birinci ilkesinin çok açık bir gerçeği ifade ettiğini belirterek, her çocuğun hiçbir ayrım yapılmaksızın aynı haklara sahip olduğunu vurguladı.

Bir çocuğun kim olduğu, nereden geldiği veya nasıl göründüğünün farklı muamele görmesine sebep olmaması gerektiğini ifade eden Genç, “Ne yazık ki bazen çocuklar arasında dışlanma, ayrımcılık ve önyargılar yaşanabilmektedir” dedi.

Bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şeyin kabul görmek, değer verilmek ve eşit davranılmak olduğunu kaydeden Genç, bu nedenle okullarda eşitlik ve saygıyı güçlendiren çalışmaların artırılması gerektiğini söyledi.

“Farklılıkların bir ayrım nedeni değil zenginlik olduğu bizlere küçük yaşlardan itibaren öğretilmelidir” diyen Genç, çocukların daha eşit ve daha adil bir dünyada büyümek istediğini belirtti.

-Yıldız: “Yolumuz Cumhuriyet, rehberimiz Atatürk’tür”

Gazimağusa İlçesinden Karakol İlkokulu öğrencisi Şura Mina Yıldız ise konuşmasına, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını, Kıbrıs Türkü’nün toplum liderlerini, şehitleri ve Şampiyon Melekleri anarak, başladı.

Her çocuğun barış, sevgi ve anlayış ortamında büyüme hakkı olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Her arkadaşımın dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin en modern imkanlarla donatılmış okullarda güvenli bir ortamda eğitim alma hakkının sonuna kadar savunulmasını istiyorum” dedi.

Çocukları ilgilendiren kararlarda seslerinin daha çok duyulmasını, çocuk dostu şehirlerin ve politikaların artırılmasını talep eden Yıldız, “Yolumuz Cumhuriyet, rehberimiz Atatürk’tür. Barış çocuklarıyız, doğruluktan şaşmayız” diye konuştu.

-Dinçel: “Adaletli bir dünya çocukların birbirini etiketlemediği dünyadır”

Girne İlçesinden Alsancak İlkokulu öğrencisi Demir Alp Dinçel de, Çocuk Hakları Bildirgesinin birinci ilkesine göre, dünyadaki bütün çocukların eşit olduğuna dikkat çekti.

Dünyayı güzelleştiren şeyin herkesin farklı renklerde olması olarak niteleyen Dinçel, bildirgenin Birinci ilkesinin bu farklılıkların hiçbirinin ayrımcılık sebebi olmayacağını söylediğini hatırlattı.

Dinçel, “Bir çocuğun ten rengi ne olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun, ailesi zengin ya da fakir olsun, erkek ya da kız olsun hiç fark etmez. Hepimiz aynı haklara sahip olarak doğarız. Hiçbirimiz bir diğerinden daha az değerli değiliz” vurgusu yaptı.

-Okuducu: “Çocuklar korunursa toplum da güçlü ve sağlıklı bir geleceğe sahip olur”

İskele İlçesinden Konuklar İlkokulu öğrencisi Elif Şura Okuducu ise, 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilen dünyadaki ilk ve tek bayram olduğunu belirterek, bu bayramın çocuklara verilen değerin ve güvenin en güzel göstergesi olduğunu kaydetti.

“Biz çocuklar sevilmek, korunmak, eğitim almak ve oyun oynamak isteriz. Çünkü bunlar bizim en temel haklarımızdır” diyen Okuducu, her çocuğun sağlıklı bir ortamda büyüme, düşüncelerini özgürce ifade etme ve güven içinde yaşama hakkı olduğunu ifade etti.

Çocuk haklarının, gelecekteki toplumun güvencesi olduğunun altını çizen Okuducu, eğitim çağındaki her çocuğun önceliğinin okul olması, devlet ve ilgili kurumların çocuk işçiliğini önlemek için denetimlerini artırması gerektiğini belirtti. Okuducu, “Çocuklar korunursa toplum da güçlü ve sağlıklı bir geleceğe sahip olur” dedi.

-Kızılyürek: “Biz çocuklar sevgiyle büyür, güvenle geleceğe yürürüz”

Güzelyurt İlçesinden Özgürlük İlkokulu öğrencisi Sultan Kızılyürek ise, çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu gelişmesi için sevgi ve anlayış gereksinimi olduğunu kaydederek, ailesiz ve yeterli destekten yoksun çocuklara özel bakım sağlamanın toplum ve kamu makamlarının ödevi olduğunu belirtti.

“Biz çocuklar sevgiyle büyür, güvenle geleceğe yürürüz” diyen Kızılyürek, bu özel günün çocuklara verilen değerin en güzel göstergesi olduğunu ifade etti.

Kızılyürek konuşmasını, tüm çocukların sevgiyle büyüdüğü mutlu ve umut dolu dünya dileğiyle tamamladı.

-Bönen: “Mutlu çocuk, mutlu toplum, mutlu gelecek demektir”

Lefke İlçesinden Yedidalga İlkokulu öğrencisi Mila Bönen ise, Ulu Önder Mustafa Kemal Ataürk’ün sözlerine atıfta bulunarak, “Bizler geleceğin liderleri, doktorları, öğretmenleri, sanatçıları, bilim insanlarıyız. Atamızın bize emanet ettiği egemenliği sonsuza dek yaşatacağız” dedi.

Çocuk Hakları Bildirgesine göre, çocuğun ilköğretim aşamasında ücretsiz ve zorunlu eğitim hakkı olduğunu ifade eden Bönen, tüm çocukların eğitim alanında eşit olanaklara sahip olması temennisini dile getirdi.

“Mutlu çocuk, mutlu toplum, mutlu gelecek demektir” vurgusu yapan Bönen, çocuklara yönelik sosyal aktivite alanlarının artırılmasını talep etti. Bönen, “Gelin el ele verelim güzel bir dünya yaratalım adı mutluluk, kardeşlik, barış olsun” dedi.

Konuşmaların ardından temsili Genel Kurul toplantısı tamamlandı. Toplantıya, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile CTP Milletvekilleri Sami Özuslu, Fikri Toros ve Fide Kürşat da katıldı.

“En çok icraat yapan ve yarım kalmış projeleri tamamlayan bir hükümetiz”

Başbakan Ünal Üstel, BRTK’da yayınlanan Manşet+ programına katılarak gündemi değerlendirdi; Üstel, hükümet olmanın fedakarlık istediğini de vurgulayarak, kendilerinin bu fedakarlığı yaparak, halka istikrarı yaşatma sözü verdiklerini söyledi.

Bugün bakıldığında en uzun görevde kalan, en çok icraat yapan ve yarım kalan projeleri tamamlayan ilk hükümet olduklarının altını çizen Üstel, “Halka verdiğimiz sözleri tuttuk” dedi.

“Bu ülkede başlanan ve yarım kalan projeleri tamamlayacağız dedik. Önce altyapıya ağırlık vererek onları tamamladık” diyen Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti ile de istişare ederek yapılan protokollerle altyapı alanında yarım kalan ve yeni başlayan projelerin çoğu bitirildi kalanlar ise bitmeye yakın haldedir. 15 seneden beridir yarım kalan Güzelyurt hastanesini inşallah önümüzdeki günlerde hizmete açacağız. Lefkoşa’da şehir hastanesinin yapımı başladı, Girne Hastanesi de en geç Haziran’a kadar halkla buluşturulacak. Sağlık merkezlerinin hepsini elden geçirerek halka sağlık alanında refahı sağladık. 2012 de başlayıp 2015 de tamamlanan Anadolu suyunun ülkemize gelmesi projesinde de bizim hükümetimize kadar gelenler ülkeye dağıtımı konusunda sıkıntı yaşadı ancak biz her bölgeye suyu taşıdık. Belediyeler yasasını düzenledik ve tüm belediyelerimiz halka istenilen hizmeti verebilmektedir” şeklinde konuştuk.
Üstel, asli görevlerinin halka hizmet etmek olduğunun da altını çizerek, “Biz de bunu yapmaya devam edeceğiz” dedi.

4’ÜNCÜ ETAP KREDİLERİN VERİLMEYE BAŞLANIYOR
Gençlere yönelik projelere verdikleri öneme değinen Başbakan Üstel, bu çerçevede, ülkedeki gençleri kolaylıkla ev sahibi olabilmesi adına ilk evim kredilerini başlattıkların anımsattı. Üstel, “Gençlerin bu topraklarda kök salması için onları nasıl ev sahibi yaparız düşüncesi ile bu projeleri hayata geçirdik. Düşük faizli uzun vadeli krediler ile bu projeyi başlattık. 4’üncü etap kredilerin verilmeye başlanıyor. Aradaki faiz farkını hükümet üstlenmiştir. Bu sayede serbest piyasada konut yapan müteahhitlere yönelen gençler ev sahibi oldu. Gençlerin bölgelerinde kalmaları için 30 yıldan sonra sosyal konut projeleri başladı” dedi.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ İLİŞKİLERİ EN ÜST DÜZEYDE DEVAM ETMEKTE
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkilerinin en üst düzeyde devam ettiğine vurgu yapan Üstel, Türkiye’deki teknik ekipler ile yapılan planlamalar neticesinde talep edilen tüm projelerin hayata geçirildiğini belirtti.

ÜLKEDE BİR SİYASİ İSTİKRAR VAR VE BU SİYASİ İSTİKRAR EKONOMİK İSTİKARI DA GETİRİYOR

“Herkes bilmelidir ki 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış harekatından sonra anlaşmak için bir zemin oluştu ancak Rum tarafı KKTC’nin ileri gitmemesi adına birçok engel çıkardı” diyen Üstel, uygulanan tüm izolasyon ve ambargoların Türkiye sayesinde aşıldığını ve KKTC’nin bu sayede dünyaya açılabildiğini ifade etti.

Akdeniz bölgesinde oluşan savaş durumuna da dikkati çeken Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bölgedeki savaş ortamını kullanarak silahlanmayı artırdığına işaret etti. Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan İktisadi ve Mali işbirliği anlaşması önümüzdeki günlerde Cumhuriyet Meclisi’nin gündemine getirildi. Ortadoğu’da yaşanan savaştan dolayı ekonomide bir daralma yaşandı ve akaryakıtta yaşanan fiyat artışı her alanı etkiledi. İmzalanan bu protokoller ile tüm sektörlerde destek verilecek” şeklinde konuştu.

KKTC BİR ADA EKONOMİSİNE SAHİP
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir ada ekonomisine sahip olduğunu ve ada ekonomisinin eğitim ve turizme dayalı olduğuna işaret eden Üstel, oteller, küçük esnaf ve sanayi için yapılacak destek çalışmalarının başlatılacağını ve bu çalışmaların kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.
Petrol fiyatlarının artışta olduğuna dikkati çeken Başbakan Üstel, devletin büyük bir fedakarlık yaparak vergileri ve KDV’yi sıfırladığını ve akaryakıtın fon ile desteklendiğini, ancak buna rağmen akaryakıta elde olmayan nedenlerden dolayı 3 kez zam yapmak zorunda kaldıklarını belirtti.

TEMENNİMİZ TÜM SAVAŞLARIN SON BULMASI VE BARIŞ VE HUZURUN GELMESİDİR
Üstel; “Tüm bu sorunlara rağmen tüm sektörlerin ayakta kalması için ilk kez 260 milyona yakın sosyal sigorta ve prim desteği verdik, vermeye de devam ediyoruz. Bu desteklerin yanına yeni destekler de ortaya koyacağız. Temennimiz tüm savaşların son bulması ve barış ve huzurun gelmesidir. Bu ekonomiyi de düzeltecektir” dedi.

“Dünyaya baktığımızda bizdeki asgari ücretin çok iyi bir yeri olduğunu görüyorsunuz” diyen Üstel, özeldeki ve kamudaki maaşlara bire 4 oranına artış yapıldığını söyledi. Üstel, “Çok alana az az alana çok verilmesi yönünde birçok çalışma yapıldı. Anayasa’nın verdiği haklardan dolayı bu gerçekleşemedi. Bu konuda ilgili komitede çalışmaların sürmektedir” şeklinde konuştu.

UZLAŞIYA BÜYÜK ÖNEM VERMEKTEYİZ
Mali olarak güçlenilmesi için zorunlu olarak bazı tedbirler alınması gerektiğini söyleyen Üstel, “Hayat Pahalılığı ile ilgili yapılması planlanan düzenleme bu zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Bu konuda uzlaşıya büyük önem vermekteyiz. Ancak bazı siyasi yaklaşımlar konunun farklı boyuta taşınmasına neden olmaktadır ve uzlaşı için gereken diyalogdan kopulmuştur. Tüm tarafların üzerinde uzlaşabilmesi için konuyu meclis komitesine taşıdık. Çalışmalar bu çerçevede sürecek ve mutlaka bir sonuca ulaşılacak” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN DESTEKLERİ VE AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI ALİYEV’İN DESTEKLERİ İLE TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NA GÖZLEMCİ ÜYE OLDUK
Gerçekleştirdiği dış temalarını da değerlendiren Başbakan Üstel, Kıbrıs konusunda Crans Montana’nın ardından herkesin dillendirdiği federasyonun bittiği söylemlerine işaret ederek, “artık yeni bir sayfa açıldı ve bu yeni sayfada iki halk ve iki devlet ortaya çıktı. O günden bugüne kadar Türk Cumhuriyeti bizi her platformda destekledi ve bu doğrultuda İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye olduk. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleri ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in destekleri ile Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olduk” şeklinde konuştu.
Antalya Diplomasi Forumu’nda en üst düzeyde temsiliyetlerin olduğu, temas etme fırsat bulduğuna dikkati çeken Üstel, “bu çok onur ve gurur verici bir olay. Sayın Cumhurbaşkanımız da ordaydı. Orda tek yürek tek yumruk olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni göstermiş olduk” ifade etti.
Üstel, Bu tip organizasyon ve temasların turizm, eğitim ve diğer konuları ortaya çıkması ve iyi ilişkiler kurulması açısından çok faydalı olduğuna da dikkati çekerek, “ülkemizin geleceği ve orada tanıtılması için bu büyük bir fırsattı” dedi.

KİMSE SEÇİMDEN KAÇMAZ
Üstel, “şimdi her şey ortadoğuda ki gerilime bağlıdır, ona göre şekillenecektir. Zamanımız var öne alabiliriz sıkıntı yok ama şu anda gereği yok çünkü halkın çalışmaya ve icraata ihtiyacı var. Şimdi seçime girildi mi herşey seçime endekslenecek. Kimse seçimden kaçmaz UBP bugüne kadar girdiği hiçbir seçimde başarısız olmamıştır. Dışarda değişik söylemler duyuyoruz. Bizim seçimden hiç bir çekincemiz yok. Seçime en hazır olan parti UBP’dir. Biz bu doğrultuda yarın seçim olacak gibi hazırlanıyoruz ama seçim tarihi 2027 Ocak’tır. Aralık’ta yerle seçimler var dolayısı ile iki seçimi de şekillendirerek seçim tarihini belirleyeceğiz ki halkımız mağdur edilmesin” diye konuştu.

Başbakan Ünal Üstel, ülkede uzun zamandır uzun soluklu hükümetlerin olmadığına dikkat çekerek, 2013’ten bugüne kadar 8 hükümet değiştiğini ve kısa ömürlü oldukları için ülkede istikrarın sağlanamadığını kaydetti.

BİZ GELDİK VE İLK GÖREV SÜREMİZDEN İTİBAREN NASIL HALKA HİZMET EDERİZ VE BU HÜKÜMETİ UZUN SOLUKLU KILARIZ DİYE DÜŞÜNDÜK
Bütün bunların ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini anlatan Üstel, sorunların biriktiğini kaydederek, “Biz geldik ve ilk görev süremizden itibaren nasıl halka hizmet ederiz ve bu hükümeti uzun soluklu kılarız diye düşündük” dedi.

Berova: “23 Nisan,egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği tarihî bir dönüm noktasıdır”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 23 Nisan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği tarihî bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Berova, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106. yıl dönümü’ ve ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir; çocuklar ise bu egemenliğin yarınlara uzanan en güçlü teminatıdır” ifadesini kullandı.

Bu günün aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen ilk ve tek çocuk bayramı olmasının ayrı bir önem taşıdığını belirten Berova, çocukların barış, güven ve umut dolu bir dünyada yetişmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti. Berova, geleceğin teminatı olan çocuklar için daha aydınlık yarınlar inşa etmeyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

Bakan Berova, mesajında 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları ve ‘Şampiyon Melekler’i de rahmetle anarak, hatıralarının daima yaşatılacağını ifade etti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anan Berova, TBMM’nin açılış yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerle kutladı.

Sadıkoğlu: “23 Nisan yalnızca bayram değil, çocuklara verilen değerin göstergesi”

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde organize edilen lunapark alanını ziyaret etti. Sadıkoğlu, 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değerin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınan izin doğrultusunda, İskele bölgesi okullarından öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde lunapark alanındaki etkinliklere katıldı.

Etkinlik kapsamında çocuklara dondurma ikramı da yapıldı. Lunapark eğlencesine bölge okullarından İskele Maarif Anaokulu, Ötüken Özel Eğitim Okulu, Şehit İlker Karter İlkokulu ve Dr. Suat Günsel Devlet Okulu İskele öğrencileri katıldı.

-Sadıkoğlu

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu da lunapark alanını ziyaretinde yaptığı açıklamada, 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değerin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günü, çocukların yüzünde bir tebessüm oluşturacak lunapark eğlencesi ile kutlamaya devam ettiklerini söyleyen Başkan Sadıkoğlu, İskele Belediyesi olarak çocukların her zaman yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

Savaşan: UBP’deki farklı yaklaşımlar dezavantaj değil, zenginliktir; CTP içerisinde ciddi çatlaklar vardır

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, Kıbrıs Postası’nda yayınlanan “Sabahın Haberleri” programına konuk oldu.

“HP KONUSUNUN GENİŞ BİR KABUL GÖRMEDİĞİNİ GÖRDÜK VE UZLAŞI ADIMI ATTIK”

Programda ilk olarak Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’ndan komiteye çekilen ve genel grev ile eylemlere neden olan hayat pahalılığı tasarısını değerlendiren Savaşan, yaşanan bölgesel gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimali çerçevesinde ekonomik tedbirler kapsamında bu tasarıyı gündeme getirdiklerini ifade etti.

Hayatın daha da pahalılaşacağı yönünde öngörüde bulunduklarını belirten Savaşan, bu çerçevede girişimde bulunduklarını ancak halkın tepki göstermesi üzerine uzlaşı kültürünün bir göstergesi olarak geri adım attıklarını söyledi. Savaşan, “Geleneksel siyasetin aksine halkın taleplerine kulak vererek uzlaşı adımı attık. İlgili önerinin geniş bir kabul görmediğini de gözlemledik” dedi. 11 yasanın komitede görüşülmek üzere geri çekilmesine ilişkin sürece de değinen Savaşan, yasama ve denetim faaliyetlerinin gelecek hafta itibarıyla normale döneceğini ifade etti.

Onurer’in sorusu üzerine hayat pahalılığı konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun “Bizim konuşacağımız, Haziran’da %50 ödensin önerisidir. Hayat pahalılığı konusu ile ilgili aslında diyalog hep oldu. Özellikle savaş sebebiyle öngörülemez bir süreç yaşanıyor. Ortak nokta arayışımız her zaman olmuştur. Çıkacak oranın %50’si ödensin önerisi de bu diyalog sürecinde sendikalardan geldi. Şu an komitede bunu görüşeceğiz, başka bir şey değil. Ana tartışma konusu bu olacak” şeklindeki açıklamasını değerlendiren Savaşan, Bakanlar Kurulu’nda bu konunun ele alındığını belirterek, bu çerçevede ortak bir anlayışla hareket edileceğine işaret etti. Savaşan, bu konuya çözüm bulma noktasında samimi olduklarını vurgulayarak, ortak akıl ve uzlaşıyla sürecin sonuçlandırılacağını ifade etti.

“CTP, MUHALEFETTEYKEN BİLE KENDİ İÇERİSİNDEKİ MUHALEFETE RAĞMEN UBP’YE YÖNELİK ELEŞTİRİLERİ BEYHUDE BİR ÇABADIR”

Programda, Fikri Toros’un “UBP mevcut anlayışına devam ederse 10-12 vekil ya çıkarır ya çıkarmaz” sözlerinin hatırlatılması üzerine değerlendirmede bulunan Savaşan, “CTP’nin muhalefetteyken bile kendi içerisindeki muhalefete rağmen UBP’ye yönelik eleştirileri beyhude bir çabadır” ifadelerini kullandı.

“UBP İÇERİSİNDEKİ ARKADAŞLARIMIZIN FARKLI YAKLAŞIMLARI BİR DEZAVANTAJ DEĞİL, ZENGİNLİKTİR”

UBP içerisindeki farklı görüşlerin kendilerini rahatsız etmediğini belirten Savaşan, partinin ulusal çıkarlar doğrultusunda hemfikir olduğunu söyledi.

İktidar vekilleri ile muhalefet vekilleri arasındaki farkın sorumluluk alanından kaynaklandığını ifade eden Savaşan, “UBP içerisindeki arkadaşların farklı yaklaşımları bir dezavantaj değil, zenginliktir” dedi.

“UBP HİÇBİR ZAMAN NİSAP SORUNU YAŞAMAMIŞTIR; MECLİS KULİSLERİNDE YAPILAN GÖRÜŞ ALIŞVERİŞLERİ ‘İÇERİDE BAŞKA, MECLİS’TE BAŞKA’ OLARAK LANSE EDİLİYOR”

UBP’nin hiçbir zaman nisap sorunu yaşamadığını da belirten Savaşan, Meclis kulislerinde yapılan görüş alışverişlerine ilişkin eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Savaşan, muhalefetin “içeride başka, Meclis’te başka konuşuyorsunuz” yönündeki söylemlerine de katılmadığını ifade etti.

“ULUSAL HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA HER ZAMAN BİRLİK VE BERABERLİĞİ SAĞLADIK, EN ZOR YASALARDA DAHİ NİSAP KONUSUNDA SORUN YAŞAMADIK”

İktidarın sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini vurgulayan Savaşan, “Ulusal hedefler doğrultusunda her zaman birlik ve beraberliği sağladık. En zor yasalarda dahi nisap sağlama konusunda sorun yaşamadık” dedi.

Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi içerisinde ciddi görüş ayrılıkları olduğunu ifade eden Savaşan, bazı milletvekillerinin farklı tutumlarının buna örnek teşkil ettiğini söyledi.

“ŞENKUL’UN BARÇIN VE ŞAHİNER İLE HERKESİN GÖZÜ ÖNÜNDE FARKLI DAVRANIŞLARI ORTADAYKEN, HÜKÜMETE BU YÖNDE ELEŞTİRİ YÖNELTİLMESİ DOĞRU DEĞİL”

Savaşan, “CTP daha iktidarda olmamasına rağmen kendi içerisinde ciddi farklılıklar ve çatlaklar var. Şenkul, Barçın ve Şahiner’in herkesin gözü önünde farklı davranışları ve konuları ele alış şekilleri ortadadır. İktidar bile olmadan birlik ve bütünlüğü sağlayamayan bir yapının, hükümete bu yönde eleştiri yöneltmesi doğruyu yansıtmamaktadır” ifadelerini kullandı.

“TOROS’UN SÖYLEDİĞİ RAKAMLAR YA DA KAMUOYUNA YANSIYAN ANKETLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR; BİZİM ANKETLERİMİZE GÖRE CTP İLE OYLARIMIZ ÇOK YAKIN”

Programın sonunda anketler ve seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Savaşan, kamuoyuna yansıyan anketlerin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Kendi verilerine göre UBP ile Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin oy oranlarının birbirine yakın olduğunu ifade eden Savaşan, bu yöndeki iddialara katılmadığını belirtti.

İNGİLTERE’DE OKULLARDA CEP TELEFONU YASAYLA YASAKLANIYOR

İngiliz hükümeti, okullarda akıllı telefon kullanımına yönelik yasal bir yasak getirmeye hazırlandığını açıkladı.

“Çocuk Refahı ve Okullar Yasası”na eklenecek bir madde ile okullar için net bir yasal zorunluluk oluşturulacak.

Eğitim Bakanlığı (DfE) tarafından yapılan açıklamada, bu adımın halihazırda birçok okulda uygulanan telefon kısıtlamalarına “yasal güç” kazandıracağı belirtildi.

Eğitim Bakanı Bridget Phillipson, daha önce okullara gönderdiği rehberde gün boyunca telefon kullanılmamasını tavsiye etmişti.

Yeni düzenleme ile bu tavsiye kararı statü kazanacak ve okulların uyması gereken bir kural haline gelecek.

Eğitim standartlarını denetleyen Ofsted, Nisan ayından itibaren okulların cep telefonu politikalarını denetlemeye başlayacak.

 

ÖZTÜRKLER, ATLET ADA KAFA’YI KABUL ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 800 metre lise rekortmeni milli atlet Ada Kafa’yı kabul etti.
Meclisi’ten yapılan açıklamaya  göre, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler kabulde yaptığı konuşmada, Ada Kafa’nın başarılarıyla Kıbrıs Türk halkına büyük gurur yaşattığını belirtti.
Genç sporcunun hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hem de Türkiye’yi temsil ederek önemli başarılara imza attığını kaydeden Öztürkler, Kafa’nın azmi, disiplini ve kararlılığıyla örnek bir başarı hikayesi yazdığını, elde edilen derecelerin toplumda büyük bir gurur yarattığını dile getirdi.
Sporcunun başarısında emeği geçen federasyon, antrenör, okul ve ailesine de teşekkür eden Öztürkler, Kıbrıs Türk gençliğine Ada Kafa’nın örnek gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların sporcuları da etkilediğine işaret eden Öztürkler, izolasyonların kaldırılması çağrısını yineledi.
İzolasyonlara rağmen genç sporcuların azim ve kararlılıkla elde ettiği önemli başarılarda Ada Kafa’nın en somut örneklerden biri olduğunu kaydeden Öztürkler, sporcunun ilerleyen dönemde daha büyük başarılara ulaşacağına inandığını ifade etti.
-Kafa
Ada Kafa ise, liseler arası yarışlarda kendi rekorunu kırdığını, sırada finallerin bulunduğunu, asıl hedefinin Temmuz’da İtalya’da düzenlenecek 18 Yaş Avrupa Şampiyonası olduğunu söyledi. Kafa, kamp programlarını bu çerçevede planladıklarını kaydetti.
Kabulde Kafa’nın antrenörü Hasan Maydon ve KKTC Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı da yer aldı.
Başkan Öztürkler kabulde, sporcu Ada Kafa ve antrenörü Hasan Maydo’ya Meclis Anı Madalyası verdi.

TÜRKİYE’DEN YUNANİSTAN’A: EGE VE DOĞU AKDENİZ HARİTALARI HUKUKA AYKIRI

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın balıkçılık alanlarına ilişkin yayımladığı bazı haritaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, Türk deniz yetki alanlarını ihlal eden tek taraflı düzenlemelerin kabul edilmeyeceğini açıkladı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğünün resmi internet sitesinde, Yunanistan’ın Ege’de ve Doğu Akdeniz’de “yetki sahibi olmadığı bazı alanlarda” balıkçılığa yasak bölgeler tesis ettiğini ve “uluslararası hukuka aykırı” çeşitli haritalar yayımlandığının tespit edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan, Yunanistan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’deki harita faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

“Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğünün resmi internet sitesinde, Yunanistan’ın Ege’de ve Doğu Akdeniz’de yetki sahibi olmadığı bazı alanlarda balıkçılığa yasak bölgeler tesis ettiği ve uluslararası hukuka aykırı çeşitli haritalar yayımlandığı tespit edilmiştir.” ifadesine yer verilen açıklamada, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve Akdeniz’de var olmayan, hayali deniz sınırları çizen ve buralarda Türk deniz yetki alanlarını ihlal eden haritaların geçerliliğinin olmadığı kaydedildi.

Yunanistan’ın 6 deniz mili genişliğindeki karasularının ötesinde, yetki sahibi olmadığı yerler ile deniz alanlarında ve uluslararası sularda, balıkçılık faaliyetlerine getirdiği gayrihukuki kısıtlamaların Türkiye bakımından keza yok hükmünde olduğu hatırlatılan açıklamada, “Türkiye, Türk balıkçılarının uluslararası hukuka ve tarihi haklara dayalı meşru faaliyetlerine getirilebilecek hiçbir tek taraflı ve gayrihukuki tasarrufu kabul etmeyecektir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, bu anlayışla, Türkiye’nin, 7 Aralık 2023 tarihli Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi çerçevesinde sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözümü için samimi ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği yönündeki tutumunu muhafaza ettiği hatırlatıldı.

Trump, İran’daki nükleer materyalin çıkarılmasının uzun ve zorlu bir süreç olacağını belirtti

ABD Başkanı Donald Trump, “Gece Yarısı Çekici Operasyonu, İran’daki nükleer tesislerin tamamen yok edilmesiyle sonuçlandı. (Nükleer materyal) Bunların çıkarılması uzun ve zorlu bir süreç olacak.” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Haziran 2025’te İran’daki nükleer tesislere yönelik düzenlenen saldırıda hedeflerin tamamının ortadan kaldırıldığını iddia etti.

İran’daki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun bu tesislerden çıkarılmasının zaman alacağına işaret eden Trump, “Gece Yarısı Çekici Operasyonu, İran’daki nükleer tesislerin tamamen yok edilmesiyle sonuçlandı. (Nükleer materyal) Bunların çıkarılması uzun ve zorlu bir süreç olacak.” ifadelerine yer verdi.

Trump ayrıca, Amerikan televizyonu CNN ve diğer bazı medya organlarını eleştirerek, bu kuruluşların, söz konusu operasyonda görev alan personeli platformlarında yeterince takdir etmediğini savundu.

İran’a yönelik “Gece Yarısı Çekici Operasyonu”

İsrail, İran ile ABD arasında nükleer müzakere süreci devam ederken 13 Haziran 2025’te İran’ın çeşitli kentlerinde nükleer ve askeri tesisler ile sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar başlatmıştı.

İsrail’e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran 2025’te İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisine, sadece ABD’nin elinde bulunan ve “sığınak delici” bombalarla “Gece Yarısı Çekici” adını verdiği operasyonla saldırılar düzenlemişti.

Trump, saldırıları “büyük başarı” şeklinde nitelerken medyaya sızan ilk hasar değerlendirme raporunda saldırıların İran’ın nükleer programını “yok etmediği” sadece “birkaç ay gerilettiği” öne sürülmüştü.

Trump’tan İngiltere Başbakanı Starmer’ın Epstein bağlantılı büyükelçi açıklamasına yanıt

Öte yandan ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın Jeffrey Epstein ile ilgili açıklamalarına yanıt verdi.

Trump, “İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Washington Büyükelçisi’ni atama kararında ‘gösterdiği muhakemenin yanlış’ olduğunu kabul etti. Katılıyorum, gerçekten kötü bir tercihti.” ifadesini kullandı.

Öte yandan Trump, yeniden toparlanmak için çok vakit olduğu değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer dün, geçen yıl Washington’a büyükelçi olarak atadığı, Jeffrey Epstein bağlantılı eski Bakan Peter Mandelson’ı bu göreve atarken verdiği kararın yanlış olduğunu kabul etmişti.

Epstein’den 75 bin dolar aldığı ortaya çıkmıştı

ABD’de 9 Eylül 2025’te ortaya çıkan yazışmalarda İngiltere’nin Washington Büyükelçiliğine Şubat 2025’te başlayan Mandelson’ın, Epstein’e “En iyi dostum” diye hitap ettiği ortaya çıkmıştı.

Mandelson’ın, Epstein’e gönderdiği doğum günü mesajında, “Gelsin diye saatlerce beklerdiniz. Çoğu zaman etrafınızda olduğuna alıştığınızda birden yine yalnız kalırdınız. Onun yerine eğlendirmeniz gereken bazı ilginç arkadaşlarıyla baş başa kalırdınız.” ifadeleri yer almıştı.

Yazışmaların yayımlanmasının ardından Mandelson görevden alınmış, ABD Adalet Bakanlığı, ocak sonunda Epstein’le ilgili yeni belgeler yayımlamıştı. Bu belgelerde Mandelson’ın Epstein’den 75 bin dolar aldığı ortaya çıkmış, ayrıca reşit olmadığı belirtilen kız çocuklarıyla çekilmiş uygunsuz fotoğrafları paylaşılmıştı.

Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde (1997-2010) bakanlık yapan Mandelson, bu para transferini hatırlamadığını açıklamıştı.

Mandelson’ın Ticaret Bakanı olduğu ve 2008 krizinin etkilerinin sürdüğü dönemde Epstein’le piyasa için hassas hükümet bilgilerini paylaştığı da ortaya çıkmıştı. Brown, bu hareketi “affedilemez ve vatanseverlikten uzak” olarak nitelemişti.

Starmer, Washington Büyükelçisi olarak atadığı Mandelson’ın 2008 sonrasında da Epstein’le ilişkide olduğunu bilmesine rağmen onu atadığı için özür dilemiş, ilişkinin derinliği konusunda Mandelson’ın yalan söylediğini öne sürmüştü.

Mandelson, tüm bu ifşaatların ardından İşçi Partisi ve Lordlar Kamarası üyeliklerinden ayrılmış, şubatta da gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı.

“Maç maç ilerleyip hedefimize ulaşacağız”

Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Dusan Alimpijevic, EuroCup’ta Fransız ekibi Cosea JL Bourg ile oynayacakları final serisindeki iki maça da ayrı ayrı odaklanacaklarını ve sonunda zafere ulaşmak istediklerini söyledi.

BKT Avrupa Kupası (EuroCup) final serisi ilk maçında yarın Akatlar’da Fransız ekibi Cosea JL Bourg ile karşılaşacak olan Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı’nda Başantrenör Dusan Alimpijevic, mücadelenin son antrenmanı öncesi müsabakanın oynayacağı salonda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“Geçmişte olan her şeyi unutup bu maça odaklanmalıyız”

Final serisinde saha avantajını elde etmek için bütün yıl savaştıklarının altını çizerek sözlerine başlayan Sırp başantrenör, “Kendi sahamızın, taraftarımızın oluşturduğu o muazzam atmosferle ne kadar güçlü olduğumuzu biliyoruz. Bu yüzden çok mutluyuz. Tabii ki finaller bambaşka, her şeyin sıfırlandığı bir yer ve herkesin şansı var. Geçmişte olan her şeyi unutup bu maça tamamen ciddi ve farklı bir seviyede odaklanmalıyız. Önceki iki maçı unutmalıyız, çünkü onlar geride kaldı. Şimdi yeni bir savaş başlıyor. Planımızı tabii ki burada açıklayamam ama elimizde gerekli araçlar var. Buraya özgüvenle geldik. Kulübün her bir üyesi yarın bizi neyin beklediğinin farkında. Maç maç ilerleyeceğiz ve hedefimize ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

Alimpijevic, takımın son durumu hakkında da bilgiler vererek, “Şu anda Kamagate dışında herkes döndü. Kamagate dizindeki sakatlık nedeniyle kadroda olmayacak. Diğer herkes hazır. Sertaç, son Tofaş maçımızla birlikte aramıza katıldı ve final için hazır durumda” diye konuştu.

“Tüm Avrupa, Akatlar’daki bu atmosferi konuşuyor”

Alimpijevic, “İç saha atmosferi performansınızı nasıl etkiliyor?” sorusunu da şöyle cevaplandırdı:

“Kesinlikle çok etkiliyor. Taraftarlarımızın çoğu futbol tarafındaki tutkuyu basketbola da taşıyor; bu da bize ekstra enerji, duygu ve tutku katıyor. Akatlar’da oynamaktan büyük keyif alıyoruz. Tüm Avrupa’nın, Akatlar’daki bu atmosferi konuştuğunu söyleyebilirim. Ancak tekrar etmeliyim ki yarınki atmosfer çok önemli olsa da bu tamamen yeni bir rekabet. Her şeyi unutup sadece işimize odaklanmalıyız.”

“Hiçbir şey yaşanmamış gibi sahaya çıkmalıyız”

EuroCup’ta iç sahada yenilgisiz olduklarının hatırlatılması üzerine ise tecrübeli çalıştırıcı, “Önceki her şeyi unutmalıyız. Bu yeni bir sayfa. Finallerde herkesin şansı eşittir, bu yüzden bugüne kadarki rekorumuzu bir kenara bırakıp sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi sahaya çıkmalıyız. Tabii ki salonun yine kapalı gişe olmasından dolayı mutluyuz. 2025-2026 sezonundaki bu güzel basketbol hikayesini takip eden taraftarlarımıza minnettarız” şeklinde konuştu

“Şu an sadece yarına odaklıyım”

Siyah-beyazlı başantrenör, gelecek sezon EuroLeague’de mücadele etme ihtimalini düşünmediğini sözlerine ekleyerek, “‘Eğer’ ile başlayan her şey sonranın konusu. Size söz veriyorum, maçlar bittikten sonra bunu uzun uzun konuşabiliriz. Ama şu an sadece yarına odaklıyım, ikinci maça bile değil. Gün gün, maç maç gidiyoruz. ‘Ne olur’ veya ‘şu olursa ne olur’ gibi soruları sonra cevaplayacağım” değerlendirmesinde bulundu. Alimpijevic, kulüp tarihinde Beşiktaş’ın müzesinde bu kupanın eksik olduğunu ve bu başarıyı neticeye erdirmek için de ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi.

Trabzonspor skoru korumakta zorlanıyor

Trabzonspor, öne geçtiği son iki maçta da skoru korumakta zorlandı. Bordo mavililer, skor avantajı elde ettiği mücadelelerde kritik puan kayıpları yaşayıp zirve yarışında yara aldı.

Trendyol Süper Lig’in 30’uncu haftasında Trabzonspor, sahasında Rams Başakşehir ile 1-1 berabere kaldı. Art arda 2 maçta sahadan beraberlikle ayrılan bordo mavililer, ligde bitime 4 hafta kala liderin 6 puan gerisinde kaldı.

Karadeniz ekibi, son iki lig maçında da öne geçmeyi başarsa da skoru tutmakta zorlandı. Fatih Tekke ve öğrencileri, Galatasaray’ı mağlup ettikten sonra oynadığı iki maçta 4 puan kaybı yaşadı.

Bordo mavililer, özellikle ligin ikinci yarısında puan kaybı yaşadığı 4 maçın 3’ünde skor üstünlüğünü eline geçirmişti.

Trabzonspor, ligin 22’inci haftasında Fenerbahçe mücadelesinde 1-0 öne geçmesine rağmen sahadan mağlubiyetle ayrıldı.

Bordo mavililer, Corendon Alanyaspor deplasmanında skor avantajını yakalamayı başarsa da rakibiyle 1-1 berabere kaldı.

Son maçta ise Rams Başakşehir mücadelesinde 90 artı 3’üncü dakikada gelen golle zirve yarışında kritik 2 puanı sahada bıraktı.

Trabzonspor, söz konusu maçlarda 7 puan kaybı yaşayarak şampiyonluk yarışında yara aldı.

Bordo mavili ekip, sezonun ilk yarısındaki Samsunspor ve Corendon Alanyaspor maçlarında da öne geçmeyi başarmış ancak sahadan 1 puanla ayrılmıştı.

Karadeniz temsilcisi, böylece puan kaybettiği 10 maçın 5’in de skor üstünlüğünü koruyamayan taraf oldu.

Galatasaray’da dev gelir beklentisi

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek yönetiminde tesisleşme hamlesine girişen sarı-kırmızılı camia önemli projeleri için geri sayıma başladı. Riva’nın ilk fazından 170 milyon dolar kazanan sarı-kırmızılı kulüp, Riva ikinci etap ve Florya’dan ise 700 milyon dolardan fazla gelir bekliyor.

Mecidiyeköy’deki Ali Sami Yen Stadı’ndan 2011’de çıkıp Seyrantepe’deki yeni Ali Sami Yen Spor Kompleksi’ne geçen sarı-kırmızılı ekip, kısa sürede alıştığı yeni evinde önemli sportif başarılar yaşadı. Yaklaşık 22 bin kişi kapasiteli Ali Sami Yen Stadı’ndan gittiği yaklaşık 54 bin sayirci kapasiteli RAMS Park’ta dünyada gündeme gelen atmosferler oluşturmayı başaran Galatasaray, tribün gelirlerini de hatırı sayılır şekilde artırdı.

UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası’nı kazandığı 2000’den sonra değişen futbol ekonomisinde zaman zaman krizler yaşayan Galatasaray’ın borçları da zaman içinde oldukça yükseldi. Finansal sorunlara çözümler üzerinde çalışan sarı-kırmızılı kulüp, başkan Dursun Özbek yönetiminde önemli projelere girişti.

Sarı-kırmızılı ekibin, gayrimenkul projeleriyle gelir oluşturma ve buna bağlı tesisleşme çalışması, Dursun Özbek’in 2015-2018 arasındaki ilk döneminde başladı. Özbek yönetiminin, Ekim 2016’da gittiği olağanüstü genel kurulda aldığı Riva ve Florya arazilerinin değerlendirilmesiyle ilgili yetki, tüm sürecin ilk adımı oldu.

– Riva’dan toplam 400 milyon dolar gelir bekleniyor

Galatasaray’ın gayrimenkul projeleri, Riva’daki inşaatla başladı.

Sarı-kırmızılı kulüp, Riva ve Florya arazilerini konut projeleri yapılması için Emlak Konut GYO’ya devretti. Riva’daki “Düşler Vadisi” projesiyle ilk etap inşaata start verildi. Galatasaray, gelir paylaşımı modelinin uygulandığı ilk etaptan yaklaşık 170 milyon dolar kazandı.

İkinci faz için Emlak Konut projeyi üstlendi. Sarı-kırmızılılar, maliyetini kendisinin karşılayacağı projeden 230 milyon dolar kar hedefliyor. Kulübün beklentilerinin gerçekleşmesi durumunda gelir 400 milyon doları bulacak.

– Florya’da çalışmalar yeni başladı

Riva ile eş zamanlı başlayan Florya’da ilk kazma yeni vurulabildi.

Sarı-kırmızılı kulüp, Riva’dan ciddi geliri kasasına koyarken Florya projesine ise gecikmeyle başlayabildi.

Riva ile Florya’yı da devreden Galatasaray, Metin Oktay Tesisleri’ni Kemerburgaz’a taşımak için harekete geçti. Kemerburgaz’daki arazi ile ilgili hukuki sorunlar nedeniyle yeni tesis yapılamayınca Emlak Konut, Florya arazisi için 2016’daki protokolü feshetti.

Toplam 80 dönüme yakın büyüklükteki arazinin kendisine ait 22 dönümlük bölümünü 2019’da yeniden bünyesine katan Galatasaray, yaklaşık 40 dönümlük araziyi de 2023’te Milli Emlak’tan satın aldı.

Kemerburgaz’daki sorunların çözülmesiyle inşaat başladı. Yeni tesislerinin ilk etabının 2025’in ilk aylarında tamamlanmasıyla sarı-kırmızılı futbol A takımı, Florya’dan Kemerburgaz’a taşındı. Ardından ihale süreci son aeren Florya Metin Oktay Tesisleri için gelir paylaşımı modelinde Nivak Yapı ile sözleşme imzalandı.

Yıkım ve hafriyat çalışmaları başlayan projeden 500 milyon dolara yakın gelir hedefleniyor.

– Futbol A takımı, Kemerburgaz’a taşındı

Florya projesi için kritik öneme sahip Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde ilk faz tamamlanırken ikinci etap için çalışmalar sürüyor.

Hukuki sorunların aşılmasının ardından Kemerburgaz’da A takım için yapılan yeni tesisin ilk etabı 40 bin metrekare üzerine kuruldu.

Tesiste biri yerden ısıtmalı olmak üzere iki adet doğal çim saha, kaleci antrenman bölümü yapıldı. İnşa edilen 14 bin metrekarelik kamp binasında ise futbolcu ve teknik kadronun konaklaması için 46 yatak odası, 600 metrekarelik spor salonu, fizyoterapi salonu ve spa, soyunma odaları, idari kadro ofisleri, teknik analiz odaları, sinema salonu, toplantı salonları ve yemekhane yer aldı. Tesisin ilk etabı için yaklaşık 700 milyon lira harcandı.

Galatasaray, 2025’in ilk aylarında Kemerburgaz’a taşınarak çalışmalarını burada gerçekleştirdi.

Kemerburgaz’da altyapı ile kadın futbol takımına tasarlanan tesis için çalışmalarsa son aşamaya geldi. İkinci fazda yaklaşık 60 bin metrekare alanda ikisi doğal, ikisi suni çim dört tam boy futbol sahası ve 8 bin metrekare kamp binası olacak.

– Aslantepe projesi

Galatasaray Kulübünün son projesi Aslantepe Vadisi oldu.

Riva ve Florya projeleriyle maddi kazanç sağlayan sarı-kırmızılı kulüp, Kemerburgaz Metin Oktay Tesislerini sportif faaliyetlere tahsis etti.

Ali Sami Yen Spor Kompleksinden Vadistanbul’a inen yerdeki toplam 60 dönümlük arazide amatör branşlara hizmet edecek büyük bir tesis yapmayı planlayan Galatasaray, hafriyat çalışmalarına başladı. Kulüp, inşa edilecek dev kompleks için 23 Nisan Perşembe günü temel atma töreni düzenleyecek.

Yaklaşık 200 milyon dolara mal olacak tesiste 165 bin metrekare yer inşa edilecek. Dev spor alanında, 13 bin kişilik ve 100 localı basketbol salonu, 600 kişilik basketbol antrenman salonu, 3 bin 500 kişilik voleybol salonu, bin kişilik judo ve çok amaçlı salon, kapalı yüzme havuzu, 90 odalı kamp tesisi, bin 500 araçlık otopark, 300-800 kişilik çok amaçlı performans salonu yer alacak.

Ayrıca RAMS Park’taki kulübün idari merkezi, yeni tesise taşınacak. Galatasaray Kulübü, Aslantepe ile amatör branşlardaki sportif başarıyı artırırken yönetim ve işletme giderlerinden tasarruf sağlamayı da amaçlıyor.

– Ada, eski günlerine dönüyor

Dursun Özbek yönetimi, Galatasaray Adası’nı tekrar faaliyete geçirdi.

İşletmeciyle yaşanan sorunlar nedeniyle 2017’de yıkılan Galatasaray Adasındaki tesis, yakın dönemde yeniden canlılık kazandı.

Uzun süre kapalı kalan adanın ruhsat ve tapu sorunları çözüldü.

Yenileme çalışmalarının ardından adanın bir bölümünü hizmete açıldı.

Milli Emlak’a ait parsellerin kulübe kazandırılmasının ardından çalışmaların hız kazandığı Galatasaray Adasında üyeler için sosyal tesisle ayrıca yapılacak yeni bölümlerde kulübe maddi kazanç sağlanması amaçlanıyor.

Timsah Arena’da yer kalmadı! Bursa’da kombine çılgınlığı

Nesine 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluğunu ilan ederek 1. Lig’e yükselmeyi garantileyen Bursaspor’un gelecek sezon için satışa çıkardığı 39 bin kombine biletin tamamı tükendi.

Bursaspor Kulübünün açıklamasında, “Önümüzdeki sezon kapalı gişe. 39 bin kombine. Teşekkürler büyük Bursaspor taraftarı.” ifadeleri kullanıldı.

Başkan Enes Çelik de paylaşımında Bursaspor’un 3. Lig şampiyonluğu, 2. Lig şampiyonluğu, 1. Lig şampiyonluğu ve Süper Lig’de şampiyon olduğunu ve Avrupa’da mücadele ettiğini hatırlattı.

Görevdeki 2 yıllık sürede sportif hedeflerinin yarısını taraftarın ciddi desteğiyle tamamladıklarını aktaran Çelik, şunları kaydetti:

3. Lig’den itibaren kombinelerini yenileyen ve bu sene kalan kombineleri de satın alan, yani bizimle bu yolculuğa en alt liglerden başlayan vefakar taraftarlarımız kulübümüzün Süper Lig’deki ve Avrupa’daki başarılarını da görmeye öncelikle hak sahibi olacaklar.

3 gün verilen emekler neticesi oluşturulan koreografi için uğraşan tribün emekçisi kardeşlerime ayrıca teşekkür ediyorum. İlk 2 yılımızda tam anlamıyla tüm Bursa’nın takımı, bundan sonraki yıllarda ise inşallah Türkiye’nin takımı Bursaspor’u izleyeceğiz.”

Fenerbahçe, Konya deplasmanında

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçında Fenerbahçe, bugün saat 20.30’da deplasmanda TÜMOSAN Konyaspor ile karşılaşacak. Tek maç üzerinden oynanacak çeyrek final maçında kazanan takım, adını yarı finale yazdıracak.

 

Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde TÜMOSAN Konyaspor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.

MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı’nda oynanacak müsabaka, saat 20.30’da başlayacak.

Çeyrek final müsabakası tek maç eleme usulüne göre oynanacak. Normal süre sonunda eşitliğin bozulmaması halinde 15’er dakikalık iki uzatma devresi yapılacak. Uzatmada da eşitliğin bozulmaması halinde tur atlayan takım, penaltı atışları sonucunda belli olacak.

Kupada C Grubu’nda mücadele eden sarı-lacivertliler; Beşiktaş, Erzurumspor FK, Gaziantep FK, Kocaelispor, Çaykur Rizespor, Beyoğlu Yeni Çarşı ve Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü’nün yer aldığı grubu ikinci sırada tamamladı.

Grupta Beşiktaş, Beyoğlu Yeni Çarşı, Erzurumspor FK ve Gaziantep FK ile karşı karşıya gelen Fenerbahçe, Beşiktaş’a kaybederken diğer rakiplerini mağlup ederek 9 puan topladı.

Trendyol Süper Lig’de bu sezon Fenerbahçe ile Konyaspor arasında Kadıköy’de yapılan müsabakayı sarı-lacivertliler 4-0’lık skorla kazandı.

– 2 eksik

Fenerbahçe’de oynanacak mücadelede 2 isim forma giyemeyecek.

Uzun süredir takımdan ayrı kalan Edson Alvarez’in yanı sıra Marco Asensio, TÜMOSAN Konyaspor mücadelesinde takımını yalnız bırakacak.

– Kupada 3 kez karşılaştılar

Fenerbahçe ile TÜMOSAN Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda daha önce 3 kez karşı karşıya geldi.

2002-2003 sezonunda tek maç eleme sistemine göre oynanan mücadelede Konyaspor sahasında 1-0 kazanarak Fenerbahçe’yi kupanın dışına itmişti.

İki ekip 2015-2016 sezonunda ise kupa yarı finalinde eşleşti. Çift maç eleme usulüne göre oynanan maçlarda Fenerbahçe ilk müsabakayı deplasmanda 3-0, ikinci karşılaşmayı ise sahasında 2-0 kazanarak finale yükselmeyi başardı.

MUHTEMEL 11’LER

Fenerbahçe: Mert Günok, Mert Müldür, Çağlar, Oosterwolde, Brown, Guendouzi, Kante, Talisca, Musaba, Kerem Cherif.

Konyaspor: Bahadır, Uğurcan, Nagalo, Adil, Arif, Melih, Jevtovic, Deniz, Bjorlo, Olaigbe, Muleka.

Hakan Dinçyürek, İstanbul’da Türkiye Sağlık Bakanı Memişoğlu ile görüştü

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, İstanbul’da Türkiye Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile bir araya geldi.

Türkiye Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Memişoğlu, görüşmede, Türkiye’nin desteğiyle KKTC’de inşaatı süren hastanelere ilişkin, Kıbrıs’ta nitelikli sağlık hizmeti verecek alanlar oluşturulduğunu belirtti.

Açıklamada, “görüşmede, KKTC’yi Türkiye’den ayırmadıklarını vurgulayan Memişoğlu’nun, KKTC’nin önemli bir devlet olarak Akdeniz’de insanlara sağlık hizmeti ulaştırabilmesi için Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirttiği”  kaydedildi.

Memişoğlu, Türkiye’nin desteğiyle KKTC’de inşaatı süren hastanelere ilişkin, “Cumhurbaşkanımızın bizzat talimatıyla Kıbrıs’ta nitelikli sağlık hizmeti verecek alanlar oluşturuluyor. Bunun haricinde, tıbbi cihazından ilacına kadar, insan gücü anlamında da elimizden geldiğince destek vermeye çalışıyoruz. Sonuçta sağlık, insanların iyi tarafı, iyilik tarafı. Biz de kardeşlerimize özellikle bu desteği veriyoruz.” ifadesini kullandı.

AMCAOĞLU: “SAHADA OLMAYA, DİNLEMEYE VE SORUNLARI YERİNDE GÖRMEYE DEVAM”

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, kent genelinde esnaf ziyaretlerini sürdürdüklerini belirterek, sahada vatandaşlarla birebir temasın önemine dikkat çekti.
Başkan Amcaoğlu, kentin farklı noktalarında esnafla bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve birlikte üretmeye devam ettiklerini ifade ederek, “Her ziyaretimizde dinliyor, paylaşıyor; bilgi alışverişi yaparak sorunları yerinde görüyor ve birlikte değerlendiriyoruz. Çünkü biz bu kenti masa başında değil; sahada, halkımızla birlikte yürüyerek yönetiyoruz” dedi.
Göreve geldikleri ilk günden itibaren ortaya koydukları bu anlayışı aynı kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Amcaoğlu, esnafın samimi yaklaşımının kendilerine güç verdiğini belirtti.
Ziyaretlerde kendilerini içtenlikle karşılayan tüm esnafa teşekkür eden Başkan Amcaoğlu, bu buluşmaları artırarak esnafla omuz omuza yürümeye ve kentin geleceğini birlikte güzelleştirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Dr. Suat Günsel Devlet İlkokulu öğrencilerden PGM Vekili Karagil’e ziyaret

Dr. Suat Günsel Devlet İlkokulu Müdürü Selim Özmenek başkanlığındaki öğrenci heyeti, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Polis Genel Müdür Vekili Gökay Karagil’i ziyaret etti.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, Özmenek, polisin çalışmalarını takdir ettiklerini belirterek, teşekkür etti.

Karagil de 23 Nisan’ın Atatürk tarafından tüm dünya çocuklarına armağan edildiğini hatırlatarak, geleceğin idarecilerinin çocuklar olacağını vurguladı ve çocuklara ülkeyi sevmeleri, kültürü ve coğrafyayı iyi tanımaları gerektiğini söyledi.

Ziyaret sırasında öğrenciler, polis ve itfaiye araçlarını tanıma ve soru sorma fırsatı da buldu.

Makamı temsilen Karagilin masasına oturan öğrenci Tibet Demirel, süratli araç kullanımına dikkat çekerek, polis denetimlerinin artırılması talimatını sembolik olarak verdi.

Diğer öğrenciler ise toplu taşımanın gelişmesi, tren ulaşımının hayata geçirilmesi ve çevre kirliliği konularında görüşlerini dile getirdi.

Oğuz: Çalışanların vergi nedeniyle mağdur olmasına izin verilmeyecek

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın yönelttiği eleştirilere yanıt verdi.

Oğuz, yasa gücünde kararnameler konusunda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın bağlayıcı olduğunu belirterek, hükümetin bu karara uygun şekilde hareket edeceğini ifade etti.
Mahkeme kararının ardından tüm bakanlıkların çalışma başlattığını dile getiren Oğuz, kendi sorumluluğundaki alanlarda da hazırlıkların sürdüğünü söyledi. Özellikle yabancılara mal satışıyla ilgili düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirten Oğuz, “Mahkeme bir karar verdiyse, hukuk her şeyin üzerindedir” diyerek hükümetin bu doğrultuda adım atacağını vurguladı.
“Çalışanların vergi nedeniyle mağdur olmasına izin verilmeyecek”
Vergi matrahlarına ilişkin tartışmalara da değinen Oğuz, Maliye Bakanı’nın bu konuda bir sorun olduğunu kabul ettiğini ve çözüm için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Çalışanların vergi düzenlemeleri nedeniyle mağdur edilmesinin söz konusu olmayacağını belirten Oğuz, gerekli düzenlemelerin yapılacağını ifade etti. Komitede bulunan yasa tasarısının ivedilikle ele alınmasıyla birlikte bu sorunun ortadan kalkacağını ve düzenlemenin zamanında tamamlanması gerektiğini söyledi.
“Akaryakıt artışları zorunlu oldu”
Akaryakıt fiyatlarıyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Oğuz, yapılan artışların bütçe açığını kapatma amacı taşımadığını dile getirdi. Hükümetin fiyat istikrar fonu, KDV ve bazı vergilerden feragat ederek zamları sınırlamaya çalıştığını belirten Oğuz, buna rağmen küresel gelişmeler nedeniyle bazı artışların kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Muhalefetin bu fedakarlıkları göz ardı ettiğini savunan Oğuz, amaçlarının vatandaşın üzerindeki yükü artırmak değil, dış etkilerin yansımalarını en aza indirmek olduğunu söyledi.
Belediyeler ve su fiyatları gündemde…
Konuşmasında yerel yönetimlere de değinen Oğuz, Devrim Barçın’ın Mağusa Belediyesi örneği üzerinden yaptığı eleştirilere karşılık, bir belediyenin “batırıldığı” iddiasının hukuki dayanaklarla ortaya konması gerektiğini ifade etti. Gelir-gider dengesinde sorun varsa bunun açık şekilde dile getirilmesi gerektiğini belirten Oğuz, belediye reformunun önemine işaret etti.
Su fiyatları konusuna da değinen Oğuz, devletin sağladığı suyun bazı belediyeler tarafından daha yüksek fiyatlarla halka sunulmasının doğru olmadığını savundu. Belediyelerin kayıp-kaçak oranları ve gider kalemleri konusunda daha somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
“Hükümet gerekli adımları atacak”
Konuşmasının sonunda yeniden yasa gücünde kararnameler ve vergi matrahı konusuna dönen Oğuz, hükümetin Anayasa Mahkemesi kararına uyacağını ve vergi düzenlemesine ilişkin yaşanan sorunun çözüleceğini yineledi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan bir denizaltı bir de hücumbot yarın KKTC’ye gelecek

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında, yarın Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı muharip unsurlarından bir denizaltı Girne Limanı’nı, bir hücumbot ise Gazimağusa Liman’ını ziyaret edecek.
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde 10.00-12.00 ve 14.00-17.00 saatleri arasında TCG Gür Denizaltısı (S-357) Girne Turizm Limanı’nda, TCG İmbat Hücumbotu (P-335) ise Gazimağusa Limanı’nda halk ziyaretine açık olacak.

ERTUĞRULOĞLU: ALİYEV “KIBRIS CUMHURİYETİ”Nİ TANIMIYOR

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), KKTC’nin görünürlüğü ve ikili temaslar açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu ADF 2026’yı, AA muhabirine değerlendirdi.

Binlerce katılımcının yer aldığı ve çok sayıda ülkenin temsil edildiği forumun uluslararası diplomaside önemli bir platform olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “KKTC olarak Kıbrıs sorunu nedeniyle tanınma sıkıntısı olan bir ülkeyiz ve böylesi platformlarda yer bulma her zaman için mümkün olmuyor. Ama Anavatanımızda olunca bizim için ideal bir fırsat.” diye konuştu.

Ertuğruloğlu, ADF’nin KKTC açısından önemli imkanlar sunduğunu dile getirerek, “ADF, KKTC’nin görünürlüğünü gündeme getirme, yaptığımız ikili temaslarla da özelinde davamızı iyice izah etme, sadece siyasi boyutuyla değil ekonomik, kültürel, akademik her türlü boyutuyla Kıbrıs konusunu ele alma fırsatı yakaladığımız bir platform.” değerlendirmesinde bulundu.

Forum kapsamında çok sayıda ikili temas gerçekleştirdiklerini, Azerbaycan ve Pakistan ile yakın ilişkilerin sürdüğünü kaydeden Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev son derece cesur bir şekilde KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına olan desteğini hiç saklamadan, saklanmadan ifade ediyor.” dedi.

-“Aliyev, Güney Kıbrıs Rum kesimini ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ olarak asla tanımadığını, tanımayacağını söyledi”

Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını, tanımayacağını da rahatlıkla söylediğine dikkati çeken Ertuğruloğlu, kendisine müteşekkir olduklarını dile getirdi.

Ertuğruloğlu, Pakistan’ın da Türk milletiyle zaten tarihi kardeşlik bağı bulunduğunu hatırlatarak, “Türk milletinin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkı olarak bizim de Pakistan ile özel bir diyaloğumuz, ilişkimiz var. Tabii bu ülkeler dışındaki çeşitli ülkelerin bakanlarıyla da ikili temaslarımız oldu. Çeşitli platformlara, panellere katılma şansımız oldu.” bilgisini paylaştı.

KKTC’nin tanınma sorunu nedeniyle çeşitli ambargo ve izolasyonlarla mücadele ettiğini belirten Ertuğruloğlu, bu nedenle ADF’nin yalnızca Kıbrıs meselesini anlatma zemini değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki gelişmeleri takip etme ve farklı konularda bilgi edinme açısından da önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

– “En büyük kazanım görünürlük”

Forumun KKTC halkı açısından en önemli kazanımının görünürlük olduğunu anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin uluslararası alanda uzun yıllardır yanlış algılandığını hatırlattı.

KKTC’nin var olan bir devlet olduğunun bilinmesinin önem arz ettiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Çünkü Kıbrıs konusunun bunca yıldır yanlış algılanmasının temel nedeni sanki adada tek bir devlet varmış gibi bir algılama ve bu devlet de işte Rumların bir Rum devleti olan ama adına ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ dedikleri bir yapı gibi algılanması. Halbuki Kıbrıs konusunun temel özelliği tek ada ama iki devlet, iki millet.” ifadesini kullandı.

Ertuğruloğlu, çözümün de iki egemen eşit devletin iyi komşuluk ilişkileri içerisinde yaşayacağı bir yapıdan geçtiğini sözlerine ekledi.

Çavuşoğlu makamını Şht. Yalçın İlkokulu öğrencisi Hasan Basmaz’a devretti

 Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle makamını Şht. Yalçın İlkokulu öğrencisi Hasan Basmaz’a devretti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Şehit Yalçın İlkokulu öğrencilerini kabul etti. Kabulde, Okul Müdürü Gönül Özal ve öğretmen Ayşe Yücel de yer aldı.

Bakan Çavuşoğlu’nun çocuklarla sohbet ederek, bayramlarını kutladığı kabulde, Şehit Yalçın İlkokulu öğrencisi Hasan Basmaz, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturdu.

-Basmaz: “Tüm devlet okullarımızı özel okullarla yarışacak seviyeye getirirdim”

Hasan Basmaz, İngilizce eğitimi daha eğlenceli ve konuşma odaklı hale getirmek istediğini söyledi.

Spor, sanat ve bilimin önemine dikkat çeken Basmaz, “Okul sonrası gidebileceğimiz ücretsiz spor, sanat, bilim kursları açardım. Çünkü spor bizi kötülüklerden uzak tutar.” dedi.

Tüm devlet okullarını özel okullarla yarışacak seviyeye getirmek istediğini de anlatan Basmaz, okul binalarını daha renkli, bahçelerini daha yeşil ve spor alanlarını daha modern yapma hayalini de aktardı.

Kıbrıs kültürü, halk dansları ve tarihinin sadece kitaplardan değil gezerek ve yaşayarak öğrenilmesi gerektiğini kaydeden Basmaz, okullarda mini müzeler açma hedefini de ortaya koydu.

“Eğer bakan olsaydım öğretmenlerin daha mutlu ve huzurlu çalışabilmesi için her türlü imkanı sağlardım.” diyen Basmaz, mutlu öğretmenlerin dünyayı değiştirebilecek mutlu öğrenciler yetiştirebileceğini vurguladı.

Basmaz, 23 Nisan’ı kendilerine armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve sevgiyle anarak ve tüm çocukların bayramını kutladı.

-Çavuşoğlu: “Atatürk’ü sevmenizi sağlamak başlıca görevimizdir”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise, Şht. Yalçın İlkokulu öğrencisi Hasan Basmaz’ın dile getirdiği konuların kendilerinin de amaç edindiği konular olduğunu kaydetti.

Sağlıklı ve mutlu nesiller yetiştirmek için bakanlığın ve öğretmenlerin çok büyük emek harcadığını dile getiren Çavuşoğlu, “Atatürk’ün zaten geleceğimizi öğretmenlere emanet ettiğini herkes bilmektedir. Biz de öğretmenlerimizle birlikte okullarımızda 60 bin öğrencimizi geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz. Sizin gözünüzdeki ışığı daha uzaklara iletmek, daha güçlü olabilmeniz, daha bilgili olabilmeniz ama en önemlisi sağlıklı ve mutlu olabilmeniz için büyük bir çaba sarf edildiğini bilmektesiniz.” dedi.

Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı olan 23 Nisan’ı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan etmesinin çok önemli bir güvenin sonucu olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, Atatürkçü düşüncenin önemine vurgu yaptı; Atatürkçülüğün sadece bir slogan değil altının doldurulması gereken bir düşünce olduğunu söyledi.

“Mutlu öğretmenlerle mutlu bir gelecek yaratmak tabii ki temel prensibimizdir. Bunun için size daha çok zaman ayrılması, size daha çok emek edilmesi için bakanlığımız büyük bir uğraş içerisindedir.” diyen Bakan Çavuşoğlu, altyapısı tamamlanmış okulları ülkeye kazandırmanın da birinci görevleri olduğunu belirtti.

-“Her sınıfta 26 öğrenci geçmeyecek şekilde bir standarda ulaşmak için büyük çaba sarf ediyoruz”

Şu anda her sınıfta 26 öğrenciyi geçmeyecek şekilde bir uluslararası standarda ulaşmak adına büyük çaba sarf ettiklerini kaydeden Çavuşoğlu, “Bunun için özel sektörün 12 bağış okulu, devletimizin sizlere Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte kazandırdığı 18 okul ve okullara yaptığımız ekleme sınıflarla çok iyi ilerlemeler kaydetmekteyiz. Bu standartları tamamlayabilmek adına bir iki yıla daha ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Güvenli, altyapısı tamamlanmış okulların vazgeçilmez prensipleri olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bu yönde çabalarının devam edeceğini kaydetti.

Çavuşoğlu, “Ama unutmayınız ki, en güzel okul öğretmeninizi sevdiğiniz, öğretmenlerin sizi kucakladığı, sevgiyle, saygıyla donanmış okullardır. Okul bir mekandır. Ama öğrenciler ve öğretmenler bir araya geldiğinde bana göre her yer okuldur.” diye konuştu.

Öğretmenlerin standartlarının yükselmesi için de çaba sarf ettiklerini ve her yıl hizmet içi kurslar düzenlediklerini de dile getiren Çavuşoğlu, tüm öğretmenleri kutlayarak başarılar diledi.

Eğitimde ortaya konan tüm hedeflere ulaşılacağına inanç belirten Çavuşoğlu, çocukların Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı’nı kutlayarak sözlerine son verdi.

Konuşmaların ardından Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan Hasan Basmaz, öğrencilerin sorularını yanıtladı.

İskele Belediyesi yol bakım ve asfalt çalışmalarını sürdürüyor

İskele Belediyesi’nin, 21 köyde yürüttüğü yol bakım ve onarım çalışmaları sürüyor.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, İskele Bahçeler’deki 20 Temmuz Caddesi’nde başlatılan çalışmalar devam ederken, asfalt ihalesi kapsamında yürütülen projenin ilk etabının tamamlandığı, İskele merkezi ve köylerde yıpranan yollarda ise asfalt dökümünün etaplar halinde devam edeceği belirtildi.

Proje kapsamında çalışmaların kaldırım, yürüyüş yolu ve bisiklet yolu yapımıyla devam ettiği kaydedilen açıklamada, kaldırım çalışmalarının tamamlanmasının ardından ikinci etap asfalt dökümüne geçileceği ifade edildi.

 

Açıklamada ayrıca, geçen yıl eğitim-öğretime başlayan Muharrem Döveç Ortaokulu öğrencilerinin trafik güvenliği dikkate alınarak hayata geçirilen projeyle, yolun daha güvenli ve modern bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiği kaydedildi.

Von der Leyen: “Avrupa, Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmamalı”

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen AB’nin genişlemesinin jeopolitik bir zorunluluk olduğunu, bölgenin Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Hamburg’ta Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini vurgulayarak, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” dedi.

Von der Leyen, Avrupa’nın bugüne kadar Rusya’dan ucuz enerji, Çin’den ucuz iş gücü ve ABD’den güvenlik desteğine dayalı bir model izlediğini, ancak bu dönemin sona erdiğini belirtti.

AB’nin kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesi gerektiğini vurgulayan von der Leyen, “Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız.” ifadelerini kullandı.

– Dış politikada oybirliği ilkesi değiştirilmeli

AB içinde karar alma süreçlerine de değinen von der Leyen, özellikle dış politikada oybirliği ilkesinin değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Dışişleri Bakanları Konseyi’nde çoğunluk oylamasına geçilmesi çağrısında bulunan von der Leyen, Avrupa’nın daha hızlı ve etkili karar alabilmesi gerektiğini dile getirdi.

Enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan von der Leyen, yenilenebilir kaynakların yanı sıra nükleer enerjinin de gerekli olduğunu belirtti. Von der Leyen, “Nükleer enerjiden vazgeçmek bir hataydı.” dedi.

Öte yandan, dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik ortak Avrupa yaklaşımına ihtiyaç olduğunu ifade eden von der Leyen, sosyal medya ve çevrim içi platformlara karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini kaydetti.

Pentagon: İran savaşında 13 ABD askeri öldü, 415 asker de yaralandı

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) verilerine göre ABD/İsrail-İran savaşında 415 Amerikan askeri yaralanırken, 13 asker de hayatını kaybetti.

Pentagon’un, askeri çatışma kayıplarını paylaştığı veri tabanındaki güncelleme ABD’nin İran’a yönelik “Destansı Öfke Operasyonu” sürecindeki kayıplarını ortaya koydu.

Son güncellemeye göre 28 Şubat’ta başlayan saldırılar ve İran’ın misillemeleriyle devam eden “savaşta” şimdiye kadar 415 ABD askeri yaralanırken 13 asker hayatını kaybetti.

Erakçi: “ABD’nin tehditleri diplomatik sürecin ilerlemesini sekteye uğratıyor”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve ABD’nin tehditlerinin diplomatik süreci sekteye uğrattığını söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığına ait internet sitesinde dün gerçekleşen telefon görüşmesinin detayları paylaşıldı.

Buna göre Erakçi, Pakistan’ın ateşkes rolü için teşekkür ederken, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve “ABD’nin tehditlerinin diplomatik sürecin ilerlemesini sekteye uğrattığını” vurguladı. Erakçi ayrıca, ülkesinin konunun tüm boyutlarını dikkate alarak sürecin nasıl devam edeceğine karar vereceğini söyledi.

İki bakan görüşmede, bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla istişarelerin sürdürülmesinin gerektiğini vurguladı. ​​​​​​​

Trump: İran ile anlaşma sağlanana dek Hürmüz ablukasını kaldırmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran limanlarına uyguladığı ablukayı, Tahran ile bir anlaşma sağlanana dek kaldırmayacağını söyledi.

Trump bu açıklamayı, ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta düzenledikleri saldırılarla başlayan ve 8 Nisan’da iki haftalık ateşkesle ara verilen savaşı sona erdirmek için Pakistan’da yeni görüşmelerin olup olmayacağıyla ilgili belirsizlik sürerken yaptı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı açıklamada, ABD’nin bir hafta önce uygulamaya başladığı abluka için “İran’ı tamamen mahvediyor” dedi.

Trump ayrıca ülkesinin savaşı “açık ara” kazandığını da ekledi.

ABD Başkanı daha sonra yaptığı bir diğer açıklamada ise ısrarla İran’la bir barış anlaşması yapılması için baskı altında olmadığını ancak böyle bir anlaşmaya “nispeten hızlı” şekilde varılacağını söyledi.

İran ve ABD arasındaki geçici ateşkesin süresi 22 Nisan’da doluyor.

İki ülke arasında bugün Pakistan’da ikinci tur barış görüşmelerinin yapılıp yapılmayacağı hala belirsiz.

Olası görüşmeler nedeniyle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da güvenlik önlemleri artırıldı.

Ancak Amerikan heyetine başkanlık etmesi beklenen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance henüz Washington’dan ayrılmadı.

İran yetkilileri de görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz bir karar alınmadığını söyledi.

İran’ın baş müzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, tehditlerin gölgesinde müzakereleri kabul etmeyeceklerini ve “sahada yeni kartlar göstermeye” hazır olduklarını söyledi.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN: OKULLARIMIZIN GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLERİMİZİN EN BAŞINDADIR

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul saldırılarının ardından ilave güvenlik tedbirlerini devreye alacaklarını açıkladı. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda hukuki düzenleme yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Okul-kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi atacağımız adımlardan biri olacak” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Kabinenin 62. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda, ulaştırma ve adalet alanındaki güncel gelişmelerin yanı sıra özellikle geçen hafta okullarda yaşanan silahlı saldırıları ele aldıklarını aktardı.

Menfur saldırıların hayattan kopardığı öğrencilere ve kendini siper ederek şehit olan Ayla öğretmene Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, “Öğretmenimizin ve çocuklarının kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz, ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kişiden 14’ünün taburcu edildiğini, iki öğretmen ile üç öğrencinin tedavisinin halen devam ettiğini, yaralıların hayati tehlikesi bulunmadığını dile getirdi.

Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatın, 21 yaralının olduğunu anımsatan Erdoğan, “15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabb’imden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun. Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabb’im bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum.” diye konuştu.

“ÇOK ÖNEMLİ BULGULARA ULAŞILDI”

Saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı, Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini, tüm milleti yas ve kedere boğduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz dört bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan, saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek, kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri detaylıca inceleniyor. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık.”

“HER NİMETİN MAALESEF BİR YAN TESİRİ OLUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancısı olunan bir durumla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların Türkiye’ye de sirayet ettiğinin, gençleri de etkisi altına aldığının görüldüğüne işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere, dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler, sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyor.”

“NEDİR BU TELAŞINIZ, NEDİR BU ACELENİZ”

“Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız kimi siyasetçilerimiz kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kimse kusura bakmasın. Ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken, milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha, vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun, kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.

Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de iradeye de tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan, gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.”

Şiddet olaylarının asla tek boyutlu olmadığını belirten Erdoğan, bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket edilmesinin önem taşıdığını söyledi.

“Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız.” diyen Erdoğan, bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.

Önlerinde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şu gerçeğin hepimiz farkındayız. Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler, hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini iğfal ettiği, sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor.”

“SINIR KOYMA VE DİSİPLİNİN KAYBOLMASI ÇOCUKLARI TEHDİTLERE KARŞI KIRILGAN HALE GETİRİYOR”

“Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır.” ifadelerini kullanan Erdoğan, güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşılmasının mühim olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerinin kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, “İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim.” diye konuştu.

Özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkati çeken Erdoğan, ailenin kişinin ilk okulu olduğunu, eğitimin ve sosyalleşmenin ailede başladığını söyledi.

Erdoğan, adabımuaşeret kurallarının ailede öğretildiğini, bireyin, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrendiğini dile getirdi.

Ailenin kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektep olduğunun altını çizen Erdoğan, “Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor.” dedi.

“ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN PSİKOSOSYAL DESTEK MEKANİZMALARINI GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılmasının önem taşıdığını belirtti.

Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacaklarını bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu, değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik, uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz.”

“YAPIMLARDA FAİLLERİN GÜÇLÜ HATTA SAYGIN BİRİ OLARAK GÖSTERİLMESİ GENÇLERİMİZİN GERÇEKLİKLE BAĞINI ZEDELİYOR”

Şiddetin tırmanmasında bir diğer etkenin çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor.

Biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten, iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı.”

Milli ve manevi değerlere sahip çıkan her adımlarının bazı kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldığına dikkati çeken Erdoğan, “Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz, bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar, bize özgürlük dersi vermeye kalktılar.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, özgürlük kavramının arkasına siper alınarak, hükümetin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikalarının adeta yaylım ateşine tutulduğunu dile getirerek, “Özgürlüğün sorumluluk kavramı ile birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesinde özgürlük varsa, diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz, her zaman bunu yapmaya çalıştık, inşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz. Gençlerin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda, kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.” diye konuştu.

Reyting kaygısının, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamayacağını vurgulayan Erdoğan, bu konuda en büyük görevin medya kuruluşlarına düştüğüne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade, aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Biz, yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen, Şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.” dedi.

“KİMLİK DOĞRULAMA VE BİLGİ PAYLAŞMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRECEĞİZ”

Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracaklarını belirten Erdoğan, genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceklerini kaydetti.

Erdoğan, bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken, bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceklerini söyledi.

Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğine işaret eden Erdoğan, bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabildiğini, bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımının gerektiğini dile getirdi.

Erdoğan, yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınmasının önem arz ettiğini vurgulayarak, “Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanma, bunu sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz.” dedi.

Ateşli silahlar konusuna dikkati çeken Erdoğan, şunları ifade etti:

“Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz.”

“ETKİN VE CAYDIRICI ÖNLEMLERİ KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Erdoğan, bugünkü Kabine toplantısında atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim, bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onların inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenabıallah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum.”