Reklam
  • ANASAYFA
  • Kıbrıs
  • ÜSTEL: “DOĞU AKDENİZ’DE KALICI BARIŞIN ÖN ŞARTI EGEMEN EŞİTLİĞİN KABULÜDÜR”

ÜSTEL: “DOĞU AKDENİZ’DE KALICI BARIŞIN ÖN ŞARTI EGEMEN EŞİTLİĞİN KABULÜDÜR”

Manşet
Reklam

Başbakan Ünal Üstel, Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve iş birliğinin merkezi olmayı hedeflediğini belirterek, Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün kabul edilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen forumda konuşan Üstel, KKTC’nin Doğu Akdeniz’in merkezinde yer alan stratejik bir devlet olduğunu ifade ederek, bu konumu bir gerilim alanı olarak değil, iş birliği ve istikrarın merkezi olarak gördüklerini söyledi.

Kıbrıs Türk halkının yıllardır haksız izolasyonlara maruz kaldığını dile getiren Üstel, buna rağmen hiçbir zaman diyalogdan ve uzlaşıdan kaçmadıklarını belirtti. Eski çözüm anlayışlarının artık sonuç vermediğini ifade eden Üstel, “Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve bugün iki ayrı devlet gerçeği vardır. Bu gerçek görmezden gelinerek kurulacak hiçbir müzakere masası kalıcı ve sürdürülebilir sonuç üretemez.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile tam uyum içerisinde savundukları egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü siyasetinin siyasi bir tercih değil, adada kalıcı barışın ön şartı olduğunu kaydeden Üstel, diyaloğa ve müzakereye açık olduklarını ancak bunun eşit taraflar arasında yürütülmesi gerektiğini söyledi.

 

Doğu Akdeniz’in enerji yolları, ticaret koridorları ve küresel jeopolitiğin merkezinde bulunduğunu belirten Üstel, Kıbrıs Türk halkını dışlayan hiçbir enerji projesi ya da diplomatik girişimin uzun ömürlü olmayacağını ifade etti.

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle geliştirilen ilişkilere de değinen Üstel, özellikle son dönemde Azerbaycan ile gelişen ilişkilerin KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü güçlendirdiğini söyledi.

“Rum tarafının adımları gerilimi artırıyor”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bölgedeki hassas dengeleri gözetmek yerine Doğu Akdeniz’i daha fazla askerileştiren adımlar attığını savunan Üstel, bu yaklaşımın ne Kıbrıs’a ne de bölgeye hizmet ettiğini belirtti.

Doğu Akdeniz’de kalıcı güvenliğin silahlanma yarışıyla değil, karşılıklı saygı, diyalog ve uluslararası hukuka dayalı dengeli politikalarla sağlanabileceğini ifade eden Üstel, “Hiç kimse Doğu Akdeniz’deki mevcut dengeleri tek taraflı girişimlerle değiştirebileceğini düşünmemelidir.” dedi.

KKTC’nin Anavatan Türkiye ile tam dayanışma içerisinde bölgede barışı, istikrarı ve meşru haklarını kararlılıkla korumaya devam edeceğini vurgulayan Üstel, diplomasiye öncelik verdiklerini ancak bunun haklardan vazgeçmek anlamına gelmediğinin altını çizdi.

“Biz bir devletiz, ilelebet var olacağız”

Konuşmasının sonunda KKTC’nin devlet niteliğine vurgu yapan Üstel, “Birilerinin bizi görmezden gelmesi bu gerçeği değiştirmez. Biz varız. Biz buradayız. Toprağımızla, egemenliğimizle, bayrağımızla, demokrasimizle ve kurumlarımızla varız. Ve ilelebet var olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı binalarının devlet yapısının en somut göstergeleri olduğunu belirten Üstel, Kapalı Maraş’ta hayata geçirilen yeni vizyonun da hukuka, insan haklarına ve kamu yararına dayandığını söyledi.

 

KKTC’nin artık yalnızca Kıbrıs sorunu çerçevesinde anılan bir ülke olmadığını ifade eden Üstel, yatırım yapan, üreten, büyüyen ve geleceğini planlayan bir devlet olduklarını belirterek, hükümetin ekonomi, sağlık, eğitim, ulaştırma, enerji ve dijital dönüşüm alanlarında reformlarını kararlılıkla sürdürdüğünü kaydetti.

Üstel, konuşmasının sonunda Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu’nun düzenlenmesine katkı sağlayan Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi ile tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, organizasyonun Doğu Akdeniz’de barışa, istikrara ve yeni iş birliklerine katkı sağlamasını temenni etti.

Reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.