

Başbakan Ünal Üstel, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik destek mesajına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Başbakan Üstel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi kapsamında Ankara’da, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı’nda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik güçlü destek mesajını büyük bir memnuniyet ve takdirle karşılıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum.” şeklindeki açıklaması, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olduğunun bir kez daha en üst düzeyde teyit edilmesidir.
Anavatan Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının varoluş, özgürlük, egemenlik ve devletleşme mücadelesinin her aşamasında olduğu gibi bugün de en büyük güvencemiz, en güçlü destekçimiz ve en yakın yol arkadaşımızdır.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yoğun diplomatik girişimleri sayesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na anayasal adıyla gözlemci üye olarak kabul edilmesi, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki haklı mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası olmuştur.
Bu önemli kazanım, yalnızca diplomatik bir gelişme değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının egemen iradesinin, devlet kimliğinin ve Türk dünyasına aidiyetinin güçlü bir ifadesidir.
KIBRIS TÜRK HALKININ EGEMEN EŞİTLİĞİ VAZGEÇİLMEZDİR
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir görüş ve hedef birliği içerisinde yürüttüğümüz siyasetimizin temelinde, iki ayrı devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi bulunmaktadır.
Kıbrıs Türk halkı, bu adanın eşit kurucu ortaklarından biridir. Kendi devletine, demokratik kurumlarına, egemen iradesine ve geleceğini belirleme hakkına sahiptir.
Bu hakların uluslararası toplum tarafından teslim edilmesi, Kıbrıs meselesinde adil, gerçekçi ve kalıcı bir çözümün de temel şartıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu başta olmak üzere uluslararası platformlarda dünya devletlerine yaptığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma çağrıları, haklı davamıza verilen tarihi ve stratejik desteğin en açık göstergesidir.
İnanıyoruz ki Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde başlayan bu dayanışma, önümüzdeki dönemde daha da güçlenecek; üye ülkelerle ilişkilerimizin geliştirilmesine, egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün kabulüne yönelik diplomatik çabalarımıza yeni imkanlar sağlayacaktır.
TÜRK DÜNYASINA TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Bu vesileyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında yer almasına katkı koyan ve ülkemizle dayanışma içerisinde bulunan bütün kardeş Türk devletlerine ve onların değerli liderlerine içtenlikle teşekkür ediyorum.
Türk dünyasının birliği, dayanışması ve ortak geleceği açısından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu büyük aile içerisinde hak ettiği yeri alması son derece önemlidir.
Beklentimiz, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi kardeş ülkelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari, kültürel, eğitim, turizm ve ulaştırma alanlarındaki doğrudan temaslarını daha ileri seviyelere taşımalarıdır.
Bu ilişkilerin güçlenmesinin, Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonların aşılmasına, ülkemizin kalkınmasına ve uluslararası toplumla bütünleşmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.
Nihai hedefimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi, devletimizin uluslararası alanda hak ettiği saygın konuma ulaşmasıdır.
TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ GÜCÜMÜZE GÜÇ KATIYOR
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verdiği destek yalnızca diplomasi ve dış politika alanlarıyla sınırlı değildir.
Ekonomimizin güçlendirilmesinden altyapı yatırımlarına, enerji ve su temininden ulaştırmaya, sağlıktan eğitime, tarımdan turizme kadar hayatın her alanında Anavatan Türkiye’nin desteğini yanımızda hissediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti ile yürüttüğümüz ortak projeler, halkımızın refah seviyesinin yükseltilmesi, devletimizin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğe daha güvenle ilerlemesi bakımından hayati önem taşımaktadır.
Hükümet olarak bizler de bu güçlü dayanışmayı daha ileriye taşımak, ülkemizi ekonomik bakımdan daha güçlü, uluslararası ilişkiler bakımından daha etkin ve halkımız açısından daha müreffeh bir geleceğe ulaştırmak için kararlılıkla çalışıyoruz.
“KIBRIS TÜRK HALKI TÜRK DÜNYASININ AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki ayrılmaz bir parçasıdır.
Ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz ve millî değerlerimiz, bizleri birbirimize bağlayan sarsılmaz bağlardır.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” anlayışının, Kıbrıs Türk halkını da kapsayacak şekilde somut iş birliklerine dönüşmesi en büyük temennimizdir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu büyük ailenin içerisinde daha etkin biçimde yer alması, yalnızca ülkemizin değil, bütün Türk dünyasının ortak gücüne ve geleceğine katkı sağlayacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını her uluslararası platformda güçlü biçimde savunan, devletimizin tanınması ve uluslararası toplumda hak ettiği yeri alması için kararlı bir diplomasi yürüten Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne ve aziz Türk milletine şahsım, hükümetim ve Kıbrıs Türk halkı adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Aynı şekilde, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde ülkemize destek veren bütün kardeş devletlere ve liderlerine şükranlarımı ifade ediyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteği ve kardeş Türk devletleriyle geliştireceği güçlü dayanışma sayesinde uluslararası alanda hak ettiği yeri almak için mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.
Birliğimiz gücümüz, kardeşliğimiz geleceğimizdir.”




