Archives Eylül 2022

ÇALUDA: BEN BU ŞEKİLDE SİNMEYECEĞİM…

 

Cumhuriyet Meclisi Özel Kalem Müdürü Mustafa Çaluda, önemli açıklamalarda bulundu. Çaluda açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

Ben bu ülkede devlete sahte diyenlerin, Anavatan Türkiye’ye işgalci diyenlerin, milli ve manevi değerlere küfredenlerin, tarihimiz ve liderlerimizle dalga geçenlerin, şahsıma hakaret edenlerin kendi düşüncelerini özgürce ifade etme hakkına tahammül ediyorsam, aynı şekilde benim de kendi düşüncelerimi ifade etme hakkıma tahammül edilmesini isterim.

Maalesef kendi gibi düşünmeyenlere karşı organize bir biçimde saldırarak hedef gösteren, itibar suikastı yapan, sindirmeye çalışan bir güruh var. Daha da vahimi bunlara yön veren bazı siyasiler ve bazı gazeteciler var.

UBP PM’de görev aldığım günlerden beri, özellikle mevkiye atandığım günden bu güne kadar görüşlerimi her ifade ettiğimde ya da önemli bir anımı paylaştığımda beni hedefine alan bazı gruplar ve onların temsilcisi konumundaki bazı dijital gazetelerin bana özel bir hınçları ve hazımsızlıkları olduğunu görmekteyim.

Malumunuz olduğu üzere her fırsatta beni hedef alarak şahsıma yönelik ciddi bir itibar suikastı yapılmaktadır. Gazetecilik etik ilkelerine aykırı bir şekilde şahsıma yönelik küçük düşürücü, itibar zedeleyici ve hedef gösterici nitelikte yapılan haberler, kişilik haklarımın ihlâl edilmesi demektir. Bu bağlamda ülkemiz yasaları kapsamında yasal haklarımı kullanmaktan çekinmeyeceğim.

Sanki geçmişte herhangi bir siyasinin yakını veya herhangi bir siyasi partinin gençlik kollarından yetişen birileri üst düzey görevlere atanmamış gibi davranılarak hayatımda görmediğim, bir kahve bile içmediğim insanların gözünde olduğumdan farklı bir profil çizilerek sosyal medyada linç ettirilmekteyim.

Bakın bu bir siyasi atamadır ve ben de, benden öncekiler gibi bir gün bu görevden gideceğimi biliyorum. Kadro dışı atama olduğumdan ötürü devletten aldığım herhangi bir maaş da olmayacaktır.

Benim farklı görüşlerden arkadaşlarım, tanıdıklarım var. Hatta aynı görüşlerde olduklarımla bile farklı düşündüğüm hususlar var. Hepsiyle de iyi ilişkiler içerisindeyim. Kimileriyle de tartışma ortamlarında yer aldım. Benim onlara, onların da bana karşı saygısı var.

Ancak birilerinin dürtüklemesiyle söz konusu gruplar, benim üzerimden mevcut düzeni eleştirme çabası içerisine girerek benim kişilik haklarımı çiğnemeyi alışkanlık haline getirdi. Ben de bu şekilde sinmeyeceğimi herkesin bilmesini isterim.
Mustafa Çaluda – Cumhuriyet Meclisi Özel Kalem Müdürü

MALİYE BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

Maliye Bakanı Alişan Şan, Maliye Bakanlığı tarafından Eylül 2022 ayına ait işçi ve memur maaşları, maaş ve maaş nitelikli cari transferler, katkılar, elektrik tüketimi ve diğer cari nitelikli ödemelerinin planlandığı şekilde yapıldığını duyurdu.

Bakan Şan yaptığı açıklamada, Eylül 2022 ayına ait işçi ve memur maaşları, maaş ve maaş nitelikli cari transferler, katkılar, elektrik tüketimi ve diğer cari nitelikli ödemelerin yapıldığını, toplamda 488,974,917.97 TL ödendiğini belirtti.

ERTUĞRULOĞLU’DAN RUMLARA AKLİSELİM ÇAĞRISI

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu yazılı açıklama yaptı…

Ertuğruloğlu açıklamasında, Rum Yönetimi’nin silah zoruyla gasp ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünü, ABD’nin Güney Kıbrıs’a silah ambargosunu resmen kaldırdığı güne de denk gelen 1 Ekim’de sözde “bağımsızlık günü” adıyla kutlamaya hazırlandığını anımsattı…
Güney Kıbrıs’ta düzenlenecek sahte törenlere Yunanistan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı’nın da katılacağına işaret eden Ertuğruloğlu, bunun da iki ülkenin askeri alanda bütünleşme ve silahlanma politikalarının bir göstergesi olduğuna işaret etti…
Ertuğruloğlu, adayı yıllardır silah deposu haline getiren Rum yönetiminin, ABD’nin silah ambargosunu kaldırması ile daha çok silah yığınağı yapacağının şüphesiz olduğuna vurgu yaparak, “Rum milletvekillerine atış talimi yaptırıldığı görüntüler kamuoyuna yansımıştır. Tüm bu kışkırtıcı ve gerginliği artırıcı eylem ve faaliyetlerin hedefinin Kıbrıs Türkleri olduğu aşikardır. Rum tarafını, bir kez daha, gerginliği artırıcı faaliyetlerden uzak durmaya, silahlanmalarının geçmişte Ada’yı kan gölü haline getirdiğini ve sonuçları ile karşı karşıya kaldığını hatırlatarak aklıselime davet ediyoruz” dedi…

Güney Kıbrıs’ın artan silahlanma faaliyetlerinin Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin hayati derecede önemini ve vazgeçilmezliğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Kıbrıs’ta ve bölgedeki hak ve çıkarlarımızı tek dayanağımız Anavatan Türkiye ile savunacağız ve birlikte gerekli tüm önlemleri almaktan çekinmeyeceğiz” vurgusu yaptı…
Ertuğruloğlu, Rumların, ABD’nin silah ambargosunu kaldırmasının ardından yapacakları silahlanma faaliyetlerine, Anavatan Türkiye ile birlikte misliyle karşılık verileceğine de işaret etti…

BEROVA: ATIŞ TALİMLERİ NİYETLERİNİ BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYDU

UBP Milletvekili Özdemir Berova, GKRY’nin atış talimi tahriklerine karşı tepki verdi. Rum siyasetçilerin atış talimi yapan görüntülerine ilişkin konuşan Berova, “Kıbrıs Rum tarafı gerçek niyetini bir kez daha ortaya koymuştur” dedi

“TAHRİK EDİCİ HAREKETLER”

UBP Milletvekili Özdemir Berova, Güneş TV’ye özel açıklamalarda bulundu. GKRY’de siyasilerin atış talimi yaptığı görüntüler hakkında değerlendirmelerde bulunan Berova, “Görüntüler beni şaşırtmadı” dedi. Siyasilerin yapmış olduğu atış talimlerinin tahrik edici unsurlar bulundurduğunu ve Kıbrıs Rum tarafının gerçek niyetini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Berova, “Kıbrıslı Rumlar 1950 yılından itibaren Kıbrıs’ı bütünsel bir Helen adası olarak Yunanistan’a bağlama anlayışı içerisindeler. Bu anlayışlarında da bir değişiklik olmadığının göstergesini ortaya koyuyorlar. Bu gibi gösteri şeklinde yapılan hususlar ise kışkırtıcı niteliktedir” dedi.

“RUMLARIN BU TUTUMU BÖLGEYİ SIKINTIYA SOKAR”
ABD’nin Rumlara silah ambargosunu kaldırdığını anımsatan Berova, şöyle konuştu: “Baktığımız zaman Doğu Akdeniz Havzası içerisinde gerek Birleşmiş Milletlerin (BM) gerekse benimde üyesi olduğum Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin genel anlamda yaptıkları tüm konuşmalarda ve tartışmalarda bu bölgede bir istikrar ve güvenliğin oluşmasından bahsediliyor. Ancak bu tür alınan kararlar akabinde Kıbrıslı Rumların da silahlanma adına atacağı her türlü hamle esasında Doğu Akdeniz Havzası içerisinde güvenlik ve istikrarı en tehlikeye iten unsurlardan bir tanesi. Eğer Kıbrıslı Rumlar bu şekilde bir teveccüh içerisine girecek olurlarsa bölge de ciddi sıkıntılar ortaya çıkar…”

“ANAVATANIN YANIMIZDA OLMASI EN BÜYÜK GÜVENLİĞİZ”
Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının ve güvenliği açısından her daim yanında olduğuna vurgu yapan Berova, “Bölgede güçlü bir Anavatanımızın olması KKTC olarak hem varlığımızın hem de halkımızın güvenliğini noktasında en önemli unsurudur” dedi ve ekledi “Türkiye, KKTC’nin varlığını, Doğu Akdeniz Havzası içerisinde güvenliğini sağlamak adına her türlü adımı atmıştır. Söz konusu hususta da Türkiye’nin adım atacağını biliyoruz” ifadelerini de kullandı.

“AKLİ SELİM BİR YOL YÜRÜTÜLMELİDİR”
Kıbrıslı Rumların ortamı gererek değil, gerginlikten uzak tutacak tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizen Berova, “Avrupa’nın ve diğer ülkelerin de bölgede tansiyonu yükselten adımlar da bulunması bölgeyi felakete sürükleyici bir gerçek olacaktır. O nedenle akli selim bir yol yürütülmelidir” şeklinde konuştu.

Haber: Ezgi Çelik

“O KOLTUKLARA OTURACAKLAR MI OTURMAYACAKLAR MI GÖRECEĞİZ”

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, “Bize göre, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’ne ihtiyaç var” dedi. Hasipoğlu, yerleşkeye karşı çıkan zihniyete anlam veremediklerini söyledi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ‘Tek Manşet’ isimli programa telefonla bağlanarak değerlendirmelerde bulundu.

“BİZE GÖRE İHTİYAÇ VAR”

Kendilerine göre, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’ne ihtiyaç olduğunu kaydeden Hasipoğlu, yeşil alan, yürüyüş yolları, amfi tiyatroyla ciddi bir değer kazandırılacağını kaydederek, “Bu bir hibe. İki ülke arasında bir protokol var. Karşı çıkma zihniyetine bir türlü anlam veremiyoruz” dedi.

Türkiye’nin okul, hastane ve yol yaptığını, su da getirdiğini ifade eden Hasipoğlu, eyemde milletvekillerinin telleri atlayarak yaptığı protestoya anlam veremediğini ifade etti.

“YENİ BİNANIN KOLTUKLARINA OTURACAKLAR MI OTURMAYACAKLAR MI YİNE KONUŞURUZ”

Yerleşkeye karşı çıkanların pandemi hastanesine ve suyun gelmesine de karşı çıktığını söyleyen Hasipoğlu, “İdeolojik olarak KKTC’ye de karşı çıkıyorlar. Seçilmeleri halinde, bina bittiği zaman yine konuşuruz. Seçilmeleri halinde yeni binanın koltuklarına oturacaklar mı oturmayacaklar mı yine konuşuruz… “ dedi.

Kaynak: Kıbrıs Postası

 

KOZMETİK ÜRÜNLERİ VE BELEDİYELERLE İLGİLİ YASA GÖRÜŞÜLDÜ

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, bugün toplanarak kozmetik ürünleri ve belediyelerle ilgili değişiklik yasa tasarılarını görüştü.
Verilen bilgiye göre, Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, Milletvekili Komite Başkanı Özdemir Berova başkanlığında toplandı.
Komite, Kozmetik Ürünleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve daha önce birleştirerek görüşme kararı aldığı “Belediyeler (Değişiklik)Yasa Tasarısı (Y.T.No:1/1/2022)” ile “Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı (Y.T.No:7/1/2022) ele aldı.
“Kozmetik Ürünleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın madde madde oylaması tamamlanırken komite tasarıyla ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantıda devam edecek.
Kozmetik Ürünleri (Değişiklik) Yasa Tasarı ile ilgili toplantıya Hukuk Dairesi ve Sağlık Bakanlığı’ndan yetkililer katılarak görüş ve önerilerini dile getirdi

TATAR: TÜRKİYE’NİN GARANTÖRLÜĞÜ KIRMIZI ÇİZGİMİZ

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) senatosunca Cumhurbaşkanı Tatar’a, uluslararası ilişkiler alanında “fahri doktor” unvanı verildi. Jandarma Uzman Onbaşı Sinan Yaylı Salonu’nda düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Tatar’a cübbe giydirilerek fahri doktora diploması ve belgesi takdim edildi.
Daha sonra, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki Önemi” başlıklı açılış dersini veren Cumhurbaşkanı Tatar; “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir vatan toprağıdır. Bu vatan toprağında Kıbrıs Türk halkının kendi dinamikleriyle özgürlüğü yaşayabilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün devamı, Türk askerinin adada caydırıcı bir güç olarak kalması, vazgeçilmez çizgimizdir. Bunu bütün dünyaya haykırıyoruz, paylaşıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, New York ziyareti öncesinde çıkan bir haberi hatırlatarak şöyle devam etti:
“Güney Kıbrıs, Ukrayna Savaşı dolayısıyla batı dünyasıyla birlikte hareket ettiğinden dolayı ve bazı kara para aklama olaylarında yine Amerika’nın direktifleri doğrultusunda hareket etmeye başladıkları için silah ambargosunun kalktığı noktasında Sayın Çavuşoğlu’nun bir açıklaması vardı. Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti de buna seyirci kalmayacak. Eğer onlar silahları artırırlarsa biz de silahları artıracağız. Bu tabii Kıbrıs için çok hayırlı bir şey olmaz. Artık onu da onlar düşünsün. Fakat netice itibarıyla Kıbrıs meselesi hep gündemde.”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs meselesinin konuşarak doğru noktaya gelebilmesinin önemine işaret edip Doğu Akdeniz’de hem Türkiye Cumhuriyeti’nin hem KKTC’nin çok önemli bir statüye geldiğini ve bunun korunması gerektiğini anlatarak; “Türkiye Cumhuriyeti’nin çeşitli bölgelerine yaptığım ziyaretlerde gördüğüm ilgiden dolayı hepinize yürekten teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada KKTC’nin, Türk halkının ve büyük Türk milletinin kopmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Kıbrıs’ta federal temelde bir antlaşma zamanının çoktan geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adada verilen mücadelelerde Kıbrıs Türk tarafıyla Türkiye Cumhuriyeti her zaman iyi niyetini ortaya koymuş ama Rum tarafından, Rum-Yunan ikilisinden, o iyi niyetin karşılığını görmeyince artık yeni siyasetin dönemi başlamıştır. 20 Eylül’de New York’ta yaptığı o tarihi konuşmasında, ‘Artık Kıbrıs’taki Türklere ambargo, izolasyon ve birtakım kısıtlamalarda zulmü sona erdiriniz. Bu, şartlar ve birtakım uluslararası camianın kendi evrensel değerlerine ters düşen bir uygulamadır ve artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmi olarak tanıyınız’ çağrısında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tekrar teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Bizim yolumuz elbette Doğu Akdeniz’deki Türk devletinin güçlendirilmesiyle hem kendi milli varlığımızı sürdürebilmek hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem garantörlüğünde hem de Kıbrıs’ta ileride çeşitli birtakım tehlikeleri olabilecek süreçleri öngörmek suretiyle Türk askerinin, caydırıcı güç olarak Kıbrıs’ta kalması bizim için çok önemlidir. Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez olan, Doğu Akdeniz’in bu kritik bölgesinde Türk askerinin varlığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüdür.”

“Türk Devletleri Teşkilatı’nda yerimizi almamız ve Doğu Akdeniz’deki en uç noktada bir Türk devleti olarak her türlü faaliyetlerde bir arada olmak en büyük temennimizdir”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta 60 yıldır var olan iki ayrı devletin ve kuzeydeki devletin bir Türk devleti olarak yaşamasının, bütün Türk dünyası için de önemli olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Tatar; “Son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı’nın tekrar hayat bulmasıyla tüm Türk devletlerinin bir çatı altında kendi ekonomik, siyasi, kültür ve varlığını sürdürmesi için iş birliğinin içinde, mutlaka Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de var olması gerekmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı’nda yerimizi almamız ve Doğu Akdeniz’deki en uç noktada bir Türk devleti olarak her türlü faaliyetlerde bir arada olmak en büyük temennimizdir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunu kaldırmasına ilişkin, “Kıbrıs Türkü’nü korumak için oraya daha fazla güç göndereceğiz ve silah olarak da ne ihtiyacı varsa onları da karşılayacağız” sözlerinden dolayı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar; “Bir kere Kıbrıs’ta yıllardan beri bir ateşkes vardır. 1974’ten sonraki süreçte bu ateşkes başarıyla sürmüştür. O zamanın Başbakan’ı Bülent Ecevit, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirirken bütün dünyaya verdiği mesajda, ‘Biz esas itibarıyla Kıbrıs’a barış için gidiyoruz’ demiştir. 1974’ten önce Kıbrıs’ta hep çatışmalar oldu. Bu çatışmalarda büyük olaylar yaşandı. Çok acılar çekildi” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Tatar, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Kıbrıs’a barışın geldiğini ve 48 yıldır sükûnet ortamının yaşandığını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı;
“Kıbrıs’ta eğer başka oyunlar oynanıyorsa o, onların bileceği iştir ama Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Adası’nın garantörü ve bizim Anavatan’ımız olarak her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu söylemektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arayışları, haklarımızın korunması, Mavi Vatan’daki pozisyonumuz, hava sahasında memleketimiz için önemli olan birtakım olayları, sonuna kadar savunmakta ve aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının kendi can güvenliğini korumakta kararlıdır. Bu konuda da hiçbir şüphenin olmadığını Sayın Çavuşoğlu bir kez daha duyurmuştur. Çünkü diyor ki ‘Orada misli bir şey olursa biz de o misliye kendi alacağımız tedbirlerle cevap vereceğiz. Orada bir denge kuracağız.’ Kimse bir çatışma istemez. Kimse böyle bir şeyin olmasını istemez. Herkesin çok kaybı olur. Ancak onların attığı adımlara karşılık mutlaka adımların atılması, elbette bunun mesajının bile verilmesini herhalde karşı taraf değerlendirir.”

KIBRIS GENÇLİK FESTİVALİ BAŞLIYOR

 

 

Birçok tanınmış müzik sanatçısını ve grubunun konser vereceği “Kıbrıs Gençlik Festivali” 14-16 Ekim’de yapılıyor.

Organizasyondan yapılan açıklamaya göre, festival etkinlikleri Lefkoşa Park Near East’te yer alacak.

Festivalde Türkiye’nin ünlü sanatçılarından Mor ve Ötesi, Hayko Cepkin, Ceza, Melike Şahin, Khonkar gençlerle buluşacak.

Kıbrıs’ın sevilen grupları ve sanatçılarının da yer alacağı festivalde, OneBlood, Ahmet Evan, Frekans, Niyal Öztürk, Oğulcan Başarı, Rast, Nafiz Dölek, Reva, Dilara Ferit sahnede sevenleri ile buluşurken, DJ Soydan Korkmaz, DJ Umut Özsoy ve Dj Barış Pulat performansları ile sahne alacak.

Biletlerin Passo, Gişe Kıbrıs, Bubilet ve Lefkoşa, Girne Merkez Deniz Plazalarda satışa sunulduğu duyuruldu.

Festival programı şöyle:

14 Ekim Cuma: Ceza, Khontkar, OneBlood, DJ Soydan Korkmaz

15 Ekim Cumartesi: Hayko Cepkin, Ahmet Evan, Frekans, Niyal Öztürk, Oğulcan Başarı, DJ Umut Özsoy

16 Ekim Pazar: Mor ve Ötesi, Melike Şahin, Rast, Nafiz Dölek, Reva, Dilara Ferit, Barış Pulat Dj

 

DİKKAT! DOLANDIRICILARIN MAĞDURU OLMAYIN

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı seyrüsefer ödemelerine ilişkin önemli duyuru yaptı. Bakanlık ödemelerin yalnızca http://bub.gov.ct.tr adresinden yapıldığını belirtti.

Bakanlıktan yapılan açıklama şu şekilde:

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı resmî web sitesi; http://bub.gov.ct.tr olup,  online seyrüsefer ödemeleri bu bağlantı üzerinden yapılmaktadır.

Son günlerde, bazı vatandaşlar tarafından,  dolandırıcılık amaçlı kullanıma açılan https://memurbilgi.net adresi üzerinden ödeme yapılmaya çalışıldığı bilgisi bakanlığımıza ulaştığı için bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür. Vatandaşlarımızın ödemelerini http://bub.gov.ct.tr  adresinden yapmaları önemle rica olunur.

TELEKOMÜNİKASYON DAİRESİ DUYURDU

İskele-Mehmetçik arasında bulunan fiber optik kabloda meydana gelen hasarı gidermek için yarın saat 09.00-12.30 arası yapılacak çalışmadan dolayı, bölge santrallerinden hizmet alan abonelerin ses ve internet hizmetlerinde belli aralıklarla kesinti olacağı duyuruldu.

Telekomünikasyon Dairesi Müdürlüğünden yapılan açıklamada, İskele-Mehmetçik arasında  bulunan  fiber  optik  kabloda  yol  yapımı  çalışmasından  dolayı meydana gelen hasarı gidermek amacı ile yarın saat 09:00-12:30 arası çalışma yapılacaktır. Yapılacak olan çalışma esnasında Büyükkonuk-Ziyamet- Mehmetçik-Kaleburnu-Bafra-Yenierenköy-Dipkarpaz bölge santrallerinden hizmet alan abonelerimizin ses ve internet hizmetlerinde belli aralıklarla kesinti olacaktır” denildi.

AKTUĞ: LAPTA’YI GELECEĞİN MERKEZİ YAPACAĞIZ

Lapta Belediye Başkanı Mustafa Aktuğ, Güneş TV’ye yaptığı açıklamalarda belediyeler reformunun destekçisi olduklarını söyledi. Aktuğ, Lapta yol çalışmalarının önümüzdeki günlerde başlayacağı müjdesini vererek, “Lapta’yı geleceğin merkezi yapmak” konusunda kararlı olduklarını dile getirdi

“UBP MEMLEKETİN GERÇEĞİDİR”

Lapta Belediye Başkanı Mustafa Aktuğ Güneş TV’de yayınlanan ASLI’NDA programının konuğu oldu. Gündemde yer alan belediyeler reformu konusunda değerlendirmelerde bulunan Başkan Aktuğ, reformun ilk günden beri destekçisi olduklarını söyledi.
“Reform konusunda en önemli yasanın 51/95 sayılı yasa olduğuna dikkati çeken Aktuğ, yasanın güncellenmesinin hem belediyeler hem de halk için önemli olduğuna vurgu yaptı. Yasalarla ilgili çalışmaların ilk günden itibaren takipçisi olduğunu belirten Aktuğ, “ Bizler de fikirlerimizi yazılı olarak İçişleri Bakanlığı ve komiteye sunduk. Düşüncelerimizin bazıların geçmesinden de memnunuz. Belediyelerin fikirlerinin alınması da gerçekten önemliydi. Çoğu fikrimiz de kabul gördü” dedi.

“KATKI SAĞLANACAK”
Belediye reformunun olmasının en güzel örneklerinden birinin Lapta olduğuna işaret eden Aktuğ, Lapta’nın 292 kilometre karelik bir alanda yer alan belediye olduğunu ve bu noktada toprak bütünlüğü esas alındığında önemli bir katkı alabileceklerini belirtti. Aktuğ, “Eski yasada sadece nüfus üzerinden belediyelere katkı veriliyordu. Esas olan yasada toprak büyüklüğüne de bir katkı verileceği gerçeği var. Alanı büyük alan belediyelere ekstra katkı ile bir denge kurulmuş olacaktır” diye konuştu.
Belediyeler için havuz sisteminin oluşturulmasının da önemine vurgu yapan Aktuğ, “Burada belediyelere gelir paylaşımı söz konusu. Toplumun içinde bir denge yaratmalıyız. Güçlü ve ayaklarının üzerinde duran, halka daha iyi hizmet verecek belediyeler. Gönyeli’de yaşayan halk bu adanın insanı da merkez de oturmayan değil mi? O nedenle bu çalışmalar bizim için önemlidir” ifadelerini kullandı.

“MAKAS GÜNDEN GÜNE AÇILIYOR”
Lapta Belediyesinin mali durumu hakkında da bilgiler veren Aktuğ, seçimi kazandıktan sonra devraldıkları belediyenin 24 milyon küsur borcu olduğunu belirtti. Aktuğ, ilk iş olarak mali yapıyı düzenlemek için yola çıktıklarını kaydeden Aktuğ, dünyada ve ülkede yaşanan ekonomik krize dikkati çekerek şunları kaydetti: “Temmuz ayında 70 bin TL akaryakıt gideri, 350 bin TL oldu. Personel giderlerimiz arttı. Makas açıldı ama vatandaştan aldığımız vergi değişmedi. Vergide gelirde yükselme yok ama çıktı ve giderde bayağı bir fark var. Makasın günden güne açıldığı noktadayız. Şu anda ise 18-19 milyonluk bir borç yükümüz var. Mali disiplini sağladığımıza inanıyoruz ama kendi içimizdeki mali disiplinin sağlanması yetmiyor. Küresel ve devlet anlamında bir mali disiplinin sağlanması gereklidir”dedi.

“350 KİŞİYE SPOR HİZMETİ”
Lapta Belediyesi olarak yürütülen projelerden bahseden Aktuğ, “ Halkın kendi içerisinde kenetlenmesi gerektiklerini düşündük. Sivil toplum örgütlerine ve kulüplere daha fazla motive edici hareket alanları yarattık. Yine festivaller düzenleyerek halkımızı oralarda bulunmasını sağladık” diye konuştu.
Kültür Atölyesi projesi noktasında da finans arayışı içinde bulunduklarını kaydeden Aktuğ, bölgenin turizm alanında da potansiyelini arttırmak adına çalışmalar gerçekleştirdiklerine işaret etti.
Lapta Tekin Adalı Spor Tesis ile 350 kişiye farklı spor branşlarında hizmet verdiklerini de aktaran Aktuğ, Jimnastik Federasyonu’ndan eğitmenlerin gelerek ders verdiklerini söyledi.
Güzelyalı Halk Plajı’nın da hizmet verdiğini ve halkın memnuniyeti ile karşılaştıklarını kaydeden Aktuğ, bölgede Caretta Caretta’ların da yumurtlama popülasyonunda artış olduğu bilgisini verdi.

“GELECEĞİN MERKEZİ YAPMA KONUSUNDA KARARLIYIZ”
Yol konusu Alsancak ve Lapta Belediyesi olarak en önemli sorunlarımızdan biridir diyen Aktuğ, söz konusu sorunla ilgili ihale aşamasının tamamlandığını ve çalışmaların başlatılacağını duyurdu. Aktuğ, yol çalışmalarının tamamlanmasının ardından Lapta’nın bambaşka bir merkez haline geleceğini belirterek “Lapta geleceğin merkezi olacaktır. Lapta insanların her türlü aktiviteye katılabileceği bir coğrafyadadır. Geleceğin merkezi Lapta’yı hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Geleceğin merkezi konusunda gerçekten kararlıyız” dedi.

“UBP MEMLEKETİN GERÇEĞİDİR”
Başbakan Ünal Üstel’in UBP Genel Başkanlık görevini üstlenmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Aktuğ, şunları kaydetti: “Parti Başkanımız Ünal Üstel oldu. UBP son dönemde biraz yıpransa da bu memleketin gerçeği ve olmazsa olmazıdır. Aileyi toplamak Ünal bey gibi partinin abisi gibi biriyle erken olacaktır ve iddialı şekilde yerel yönetimlere hazırlanılacaktır. Doğru karar vereceğinden de şüphemiz. Yok. Kendisine de buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

SANAYİ SEKTÖRÜNÜN MEVCUT DURUMU ANALİZ EDİLDİ

“Kuzey Kıbrıs Sanayi Sektör Analizi” raporunun lansmanı gerçekleştirildi.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Konferans Salonu’da yer alan lansmana hükümet temsilcileri ile sanayiciler katıldı.

Etkinlikte ilk olarak Genel Sekreter Vekili Belgin Özoğlu, sanayi sektörünün mevcut durum analizini katılımcılarla paylaştı.

Özoğlu, yoğun ve sistemli bir çalışma sonucu bir veri tabanı oluşturulduğunu açıklarken, bu veri tabanı sayesinde, sektörün ekonomideki önemini ve ihtiyaçlarını belirleyeceklerini, doğru yatırımlara finansman sağlayacaklarını, ayrıca sanayi sektörü istihdam politikalarını belirleyeceklerini kaydetti.

Özoğlu, sektörlerle ilgili bilgi verdiği açıklamalarına ek olarak Oda’nın, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında gerçekleştirdiği ihracat rakamlarını da paylaştı.

Belgin Özoğlu, yıl içerisinde 15 alt sektörde 91 üretici ile ihracat yapıldığını açıkladı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu, bu çalışmayla sanayi sektörünün ne durumda olduğunu belirlediklerini ifade etti.

Kamacıoğlu, sanayinin ne çok iyi ne de çok kötü durumda olduğunu söyledi.

 

KKTC’ye yapılan yardımların sadece yüzde 2’sinin sanayiye ayırılmasından şikayet eden Kamacıoğlu, bu yüzdeliğin de 15 bin sanayici arasında pay edildiğini kaydetti.

Kamacıoğlu, piyasayı ucuzlatmanın en önemli yolunun sanayi sektörünü desteklemekten geçtiğini savundu.

Demokrat Partiyi temsilen etkinliğe katılan Lefkoşa Milletvekili Hasan Tosunoğlu, sanayi üretiminin ülke ekonomisinde taşıdığı öneme işaret ederek, çalışmayı gerçekleştiren Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı ve ekibini kutladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy da konuşmasında, sektörel analiz raporunun, sanayi sektörünün kapasitesini görebilmek adına çok önemli olduğunu söyledi.

Sanayi sektörünün, piyasanın yüzde 10’unu tuttuğunu dile getiren Taçoy, bunun azımsanmayacak bir rakam olduğunu ve ortaya çıkan analiz raporu ışığında sektörün desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Konuşmasında enerji sektörüne de değinen Taçoy, enerjideki sıkıntının en pratik çözüm yolunun enterkonnekte olduğunun altını çizdi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu ise Sanayi Sektör Analiz raporunun, takdire şayan bir çalışma olduğunu söyledi.

Bugünden sonra veri tabanı sayesinde, kimlerin ne şekilde yatırımlar yaptığını ve yapacağını şekillendirme şansı yaratılacağını dile getiren Amcaoğlu, bu çalışmayı gerçekleştiren Ali Kamacıoğlu ve ekibini kutladı.

Enerji konusuna da değinen Amcaoğlu, enerji maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini, aksi taktirde pahalılığın önüne geçilemeyeceğini söyledi.

Maliye Bakanı Alişan Şan da konuşmasına, Atatürk’ün “ Her fabrika bir kaledir” sözleriyle başladı.

Ülkedeki üretim tesislerinin desteklenmesi gerektiğine işaret eden Şan, bu tesislerin öneminin pandemi döneminde hissedildiğini anımsattı.

Hangi tesisin ne kapasitede olduğunu ve ne kadar çalışanı bulunduğunu hazırlanan Sektör Analiz Raporu sayesinde göreceklerini ifade eden Şan, istatistiki bilgi olmadan yol yürümenin körebe oynamaya benzediğini kaydetti.

Bakan Şan, Kıbrıs Türk Sanayi Odası tarafından yapılan çalışmanın takdir edilmesi gerektiğini de ifade etti.

Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman da ortaya konulan istatistiki çalışmada emeği bulunan herkese teşekkür etti.

Veri tabanı olmayan bir ülkeyi yönetmenin imkansız olduğunu dile getiren Erhürman, bu çalışmayla en azından ihtiyacın bir kısmının karşılandığını, böylesi çalışmaların diğer sektörlere de yansıması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de, KKTC sanayisini ayakta tutabilmek için çok ciddi kararlar üretilmesi gerektiğini kaydetti.

Sadece ithalata dayalı bir rejim yürütülmesi halinde kalkınmanın imkansız olacağına işaret eden Töre, yerli üretime ve yerli sanayiye yeterli desteğin verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

KKTC’de her fabrikanın bir kale olduğu görüşünü desteklediğini ifade eden Töre, ancak bu kalelerin göz göre göre çöküşüne müsade edilmemesi gerektiğini söyledi.

Ülkede üretimi yapılan ürünlerin ithalatının yasaklanması gerektiği fikrini her zaman desteklediğini de söyleyen Töre, yerli üretim ve yerli yatırımların korunması gerektiğine dikkat çekti.

ENFLASYON İLK KEZ ÇİFT HANEYE ULAŞTI

Enerji krizinin yaşandığı Euro bölgesinde yıllık tüketici enflasyonu eylülde yüzde 10’a ulaşarak rekor tazeledi.

Böylece bölge tarihinde enflasyon ilk kez çift haneye ulaştı.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Euro bölgesi enflasyonunu ağustosta yüzde 9,1 olarak açıklamıştı.

Enerji dışı enflasyon yüzde 6,4’e yükseldi.

ENERJİ ENFLASYONU YÜZDE 40,8

Ağustosta yüzde 38,6 olan tüketicilerin yıllık enerji enflasyonu eylülde yüzde 40,8’a yükselirken, gıda enflasyonu da yüzde 10,6’dan yüzde 11,8’e yükseldi.

Yıllık artış enerji dışı sanayi ürünlerinde yüzde 5,6, hizmetlerde yüzde 4,3 oldu.

ESTONYA BİRİNCİ, MALTA SONUNCU

19 ülkenin yer aldığı Euro bölgesinde Estonya yüzde 24,2’lik enflasyonla ilk sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 22,5’lik enflasyonla Litvanya yer aldı.

Bölgenin en düşük enflasyona sahip ülkesi yüzde 7,3’lük oranla Malta oldu.

Bölgenin en büyük ekonomisi Almanya’da yıllık enflasyon yüzde 10,9 ile 70 yılın zirvesini gördü.

8 Eylül’de 75 baz puanlık faiz artışına giden ve refinansman faizini yüzde 1,25’e yükselten Avrupa Merkez Bankası (ECB) bir sonraki faiz kararını 27 Ekim’de açıklayacak.

Yüksek enflasyon, düşük reel faiz ve enerji krizinin getirdiği resesyon tehlikesi nedeniyle Euro/dolar paritesi son günlerde 0,95’e kadar gerilemişti.

İŞE ALIMLAR DONDURULDU, ÇALIŞANLAR PANİKTE!

Bloomberg News’in haberine göre, Facebook’un çatı şirketi Meta’da işe alımların donduracağı ve daha fazla yeniden yapılandırma yapacağı açıklandı. Karar çalışanlar arasında işten çıkarılma paniğine neden oldu.

CEO Mark Zuckerberg, değişiklikler için belirsiz makroekonomik ortamı işaret etti.

Duyuru, reklam verenlerin bir durgunluk beklentisiyle harcamaları kısmasıyla birlikte, birkaç teknoloji şirketinin son aylarda çalışan sayısını azaltmaya zorlanmasının ardından geldi.

Zuckerberg haftalık soru-cevap oturumunda çalışanlara verdiği demeçte, “Ekonominin şimdiye kadar daha net bir şekilde istikrara kavuşacağını ummuştum, ancak gördüğümüz kadarıyla henüz öyle görünmüyor, bu yüzden süreci biraz ihtiyatlı bir şekilde planlamak istiyoruz” dedi.

Reuters’in geçtiğimiz aylarda yayınladığı habere göre, sosyal medya şirketi bu yıl mühendisleri işe alma planlarını en az yüzde 30 oranında azaltmıştı.

Şirket, mayıs ayında işe alımların dondurulacağını geniş anlamda doğrulamıştı, ancak kesin rakamlar daha önce bildirilmedi.

Meta yorum yapmayı reddetti, ancak Zuckerberg’in bu çeyrekte yeniden yapılanmanın daha öncelikli olacağını söylediği temmuz ayı kazanç çağrısında yapılan bir açıklamayı paylaştı.

“Planımız, gelecek yıl boyunca personel sayısındaki büyümeyi istikrarlı bir şekilde azaltmak. Birçok ekip küçülecek, böylece enerjiyi diğer alanlara kaydırabiliriz ve liderlerimize ekipleri içinde nerede ikiye katlanacaklarına, yıpranmayı nerede dolduracaklarına ve ekipleri nerede yeniden yapılandıracaklarına karar verme yeteneği vermek istedim.”

GÖÇMENKÖY FESTİVALİ’NE SAYILI GÜN KALDI…

Göçmenköy Taşkınköy Kültür Derneği tarafından düzenlenen Göçmenköy Festivali 7 ve 8 Ekim’de yer alacak.  Dernek tarafından yapılan açıklamada, Göçmenköy Parkı’nda yer alacak festivalde, halk dansları, modern dans, zumba gösterileri,  konserler, futbol etkinliği ve çocuklara yönelik zumba kids atölyesi de bulunuyor.  Festival etkinlikleri 7 Ekim Cuma saat 16.00’da başlayacak.

AÇIKADA, KALBİ KORUMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLERİ ANLATTI

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Caner Açıkada, “Dünya Kalp Günü” nedeniyle açıklamalarda bulunarak, kalbi korumak için yapılması gereken fiziksel aktiviteler hakkında önemli bilgiler aktardı.

KALBİ SAĞLIKLI VE GÜÇLÜ KILMANIN YOLU FİZİKSEL AKTİVİTE

Kalp hastalıklarından ölenlerin sayısı hareketsizlik ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle her yıl artmakta olduğunu belirten Açıkada, her yaştan insanın kalp ve dolaşım sistemlerini sağlıklı tutmaları gerektiğine vurgu yaptı. Kalbi sağlıklı ve güçlü kılmanın en önemli yollarından birinin fiziksel aktivite olduğuna dikkati çeken Açıkada, “Kalbi ve dolaşım sistemlerini geliştirmek için yürüme, jogging, yüzme, bisiklet gibi 15-20 dakikadan az olmayan hafif ve orta şiddetlerde çalışma önerilmektedir ”dedi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün her yaştan insana sağlık açısından fiziksel aktivite önerdiğini ve haftada orta şiddette egzersizin toplam 150 dakikadan az olmaması üzerinde durduğuna işaret eden Açıkada, “Fiziksel egzersizin, başta kalp kası olmak üzere birçok kası ve organı güçlendirdiği belirtilmektedir. Fiziksel egzersizlerin başta kalp-dolaşım sistemi, vücudumuzdaki ana kas gruplarının güçlü olması, ana kas gruplarının esnekliği ve yenilen-içilen beslenme öğelerine dikkat edilerek fazla yağ ve kilo oluşturmamaya dikkat edilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır” diye konuştu.

HAREKET ETMİYORUZ

Açıkada, yapılan bir araştırmaya göre Türk toplumunun Avrupa ülkeleri içerisinde en hareketsiz olan ve fiziksel aktivite ve kondisyon düzeyi en kötü olan ilk üç ülkeden biri olduğunu belirterek, insanların kilosu ve dış görüntüsü ne olursa olsun, fiziksel aktivite yapmanın ve kalbimizi korumanın önemine vurgu yaptı.

İnsan vücudu hareket ettikçe birtakım enzimler geliştirmekte ve bu enzimlerle daha rahat hareket ederek kendisini daha sağlıklı ve zinde hissedebildiğini kaydeden Açıkada, “ Fiziksel aktivitenin maksimum kalp atım hızının %50’si ile %70’i arasında şiddetlerde yapılması ön görülmektedir. Bu şiddette çalışmalar kardiyo-vasküler açıdan sağlıklı olmayı sağladığı gibi, yağ yakmayı teşvik eden ve geliştiren çalışmalardır” ifadelerini kullandı.

SON YILLARDA HER GÜN EGZERSİZ YAPMA ÖNERİLMEKTEDİR

Dünya Sağlık Örgütü ve Spor Hekimlerinin her gün yaklaşık 30 dakika egzersiz yapmayı ön gördüğünün altını çizen Açıkada, “1990’lı yıllarda haftada 2-3 fiziksel aktivite önerilirken, son yıllarda her gün egzersiz yapma önerilmektedir. Egzersiz konusunda yürüme, koşma, kayak, bisiklet, yüzme, fitnes, aerobik, tenis, futbol, basketbol ve daha birçok hoşa giden değişik egzersizler olabileceği konusunda dikkat çekilmektedir. Bu nedenle, genç yaşta hareketsizlik yüzünden yaşlanmamalıyız”

Açıkada, eski kuşaklar bir tarafa, yeni yetişen çocuk ve gençlere hareket etme alışkanlığını öğretmek ve günlük yaşantılarında fiziksel aktivite yapabilecekleri ortamı sağlamanın gerekliliğine dikkat çekti. Bu noktada, beden eğitimi öğretmenleri ve antrenörlere büyük iş düşmekte olduğunu belirten Açıkada, Üniversitelerimiz, bulundurdukları genç nüfusa egzersiz ve spor yapma alışkanlığını verecek programlar yürütmelidir” dedi ve ekledi; “Üniversite gençlerini sağlıklı bir kalp ve damar yapısı konusunda bilinçlendirmeli ve kalp sağlığının fiziksel aktiviteden geçtiği bilinç ve kültürünü yerleştirmeliyiz.”

 

YAŞLILAR GÜNÜ KUTLANIYOR…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ‘‘Yaşlanmak değil, keyifle yaş almak için birlikteyiz’’ sloganıyla, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında, bir dizi etkinlik düzenleyecek.

Yaşlılar  Günü dolayısıyla, 30 Eylül 2022 Cuma akşamı , Doğan Türk Birliği ile Dumlupınar takımları arasında, 20 Temmuz Mete Adanır Stadyumu’nda  gerçekleşecek futbol maçına Lapta Huzurevi’nde kalan yaşlılar da  seyirci olarak katılacak . Maç öncesinde futbolcular ile yaşlılar farkındalık yaratmak amacıyla , “Birlikte Yaş Alıyoruz”  sloganıyla pankart açacak. Maç saat 19.00’de başlayacak.  1 Ekim 2022 Cumartesi günü ise ,  Lapta Huzurevi’nde kalan yaşlılara  Kuzey Kıbrıs Mare Monte Girişimci Yardımseverler Derneği’nin katkılarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından,  yoga ve boyama etkinliği düzenlenecek. Ardından öğle yemeği verilerek  canlı müzik dinletisi gerçekleştirilecek. Etkinlikler 10.00-14.00 saatleri arasında  düzenlenecek.

TÖRE, TÜRKİYE MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Cumhurbaşkanı vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Salman başkanlığındaki Türkiye Milli Savunma Üniversitesi’ne bağlı Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu heyetini kabul etti.
Meclis Şeref Salonunda yer alan kabulde Üniversitede öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrenciler de yer aldı.
Kabulde ilk sözü alan Prof. Dr. Serdar Salman, Türkiye Milli Savunma Üniversitesi’ne bağlı Meslek Yüksek Okulları ile bilgiler verdi ve 2016 yılı itibariyle Üniversite bünyesindeki Yüksek Okullarda eğitime başlandığını ifade etti.
Meclis Başkanı Zorlu Töre ise konuşmasında, Türk Milleti için mücahit, astsubay, Mehmetçik fark etmediğini, bu toprakların canı cana kanı katarak vatan yapıldığını ve bu sebeple Türk askerinin kahramanlarımız olduğunu belirtti.
Töre, zorlu mücadeleler sonucunda Milli bir devlet kurulduğunu ve devletten vazgeçmenin asla söz konusu olamayacağını vurguladı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” ifadesini hatırlatarak, Türk Milletinin mensubu olma şuurunu yaşadıklarını belirten Meclis Başkanı Töre, “Bir millet iki devlet, bir millet üç devlet şeklinde ifade edilen sözler bence artık çok yetersiz kalıyor. Bir milletiz ama çok devletiz” dedi.
Mevcut Türk Devletlerini Türk Devletleri Konseyi altında birleştirmek ve birlikte karar vermenin önemine değinen Töre, “Dilde, fikirde, işte birliği sağlamak hepimizin hedefi olmalıdır” dedi ve bu yönde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın liderlik yaptığını aktardı.
Avrupa Birliği ve ABD’nin Yunanistan’a verdiği desteklere de değinen Töre, “O zaman Anadolu’yu gelip işgal etmişlerdi, şimdi de durmadan Yunanistan’ı kışkırtıyorlar. İnşallah bir savaş çıkarmaya cesaretleri yetmeyecektir diye düşünüyorum. Savaşı istemiyoruz” diye konuştu ve Türk Milletinin Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” ifadelerine bağlı olduğunu; ancak, söz konusu Türk Milletinin bağımsızlığı ve özgürlüğü olduğunda bir yere kadar sabredebileceklerini belirterek “sabrın sonunda 20 Temmuz şafak vakti gibi zamanı gelmişse de mutlaka gereği yapılır” dedi
Meclis Başkanı Zorlu Töre sözlerini tamamlarken Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurul’unda KKTC’nin yönelik çağrısına işaret etti.
Töre, “Bu çağrıyı yürekten destekliyoruz. KKTC bundan sonra milli bir devlet olarak yoluna devam edecek. Kıbrıs’ta Rumların hedefleri, ENOSİS hayalleri, Megali İdea ve Helenizm hedefleri bellidir. Bizim de Türklüğümüze sahip çıkmamız gerekmektedir. Şehitlerimizden ve gazilerimizden almış olduğumuz emaneti bizden sonraki nesillere taşımak da asli görevimizdir” dedi.

TÖRE: MECLİS İÇ TÜZÜĞÜ ÇALIŞMALAR İÇİN ANAYASA ŞEKLİNDEDİR

BRT’de Manşet+’ programına konuk olan Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Pazartesi başlayacak yeni yasama yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Töre, komitelerin yaz boyunca çalıştığını, yeni yasama yılının ise 3 Ekim Pazartesi günü başlayacağını ifade ederek, Aralık’taki yerel seçimler nedeniyle bütçe görüşmelerinin hükümetin ve parlamentonun kararına göre yerel seçim sonrasına kalabileceğini belirtti. Meclisin daha ağırbaşlı çalışmalar yürütmesi temennisinde bulunan Töre, kürsü işgallerinin yaşanmadığı ve konuşma sürelerinin ihlal edilmediği bir yasama yılı diledi. Töre, milletvekillerinin birbirlerini eleştirmelerinin doğal olduğuna işaret ederek, ancak bunun hakarete varan davranış biçimlerinde olmamasını istedi.

“Meclis iç tüzüğü meclis çalışmaları için bir anayasa şeklindedir” diyen Töre,Meclis’in iç tüzüğe göre yönetildiğinin altını çizdi. Meclis Başkanı Töre, “nasıl ki bir partinin tüzüğü o partinin anayasasıdır, Meclis İç Tüzüğü de Meclis çalışmalarının anayasasıdır. Buna herkesin dikkat etmesi gerekir” dedi.
25 Aralık’ta yapılacak yerel seçimlerle ilgili hükümetin seçim yasaklarını 40 güne indirme istemi olduğunu dile getiren Töre, bunun henüz netlik kazanmadığını, ayrıca Cumhuriyet Meclisi’nden herhangi bir ara seçim kararı çıkmadığı için ara seçimlerin Haziran 2023’te yapılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı yerleşkesiyle ilgili eylemleri ve ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi’ni eleştiren Töre, “aynı zihniyet daha önceki dönemlerde Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin inşası, Lefkoşa’ya yeni devlet hastanesi yapımı, su temin projesi ve kıta sahanlığı protokolüne de karşı çıkmıştı” dedi.
Töre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki “ tanınsın” çağrısının kendilerini çok mutlu ettiğini de ifade ederek, bu çağrı ile artık yetkili makamların bu konuda çalışma yapabileceklerini kaydetti.

44 ÜLKEYE YAYILMIŞ DURUMDA…

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölgesinin sitesinde yayımlanan maymun çiçeği güncelleme raporunda kıta genelinde salgına dair son veriler paylaşıldı.

44 ÜLKEDE VAR

Raporda, 27 Eylül itibarıyla Avrupa genelinde vaka sayısının 24 bin 622’ye yükseldiği belirtilirken virüsün DSÖ Avrupa Bölgesi’ndeki 44 ülkede var olduğu aktarıldı.

VAKALAR EN ÇOK HANGİ YAŞ GRUBUNDA?

Çoğunluğunu 31 ila 40 yaş arası erkeklerin oluşturduğu vakaların yüzde 96’sının hemcinsiyle ilişkiye giren erkekler olduğu bildirildi.

BELİRTİLERİ NELER?

Vakaların yüzde 96’sında virüs belirtileri olarak kırmızılık ve kaşıntı görülürken yüzde 68’inde ise yüksek ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi belirtilerin bulunduğu kaydedildi.

EN ÇOK HANGİ ÜLKEDE VAR?

En çok vakanın 7 bin 149 kişiyle İspanya’da bulunduğu ve Fransa, İngiltere ile Almanya’da vaka sayısının 3 binin üzerinde olduğu bilgisi paylaşıldı.

MEMİŞ: DOLARDAN UZAK DURUN

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş gram altın fiyatlarında yaşanan düşüşün yanında dolar ve brent petrol fiyatlarına ilişkin kritik açıklamalarda bulndu. Memiş vatandaşları dolardan uzak durma konusunda uyarırken gram altın için tarih verdi. Peki gram altın fiyatları daha da düşecek mi? Altın almalı mı satmalı mı? Akaryakıt fiyatlarında indirim olacak mı? İşte detaylar….

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş gram altın ve dolar alım satımına yönelik çok kritik açıklamalarda bulunurken yatırımcıları da uyardı. Memiş, yatırımcılara dolardan uzak durma çağrısında bulundu.. Gram altın için de gelecekte olabilecek senaryoları yorumlayan Memiş, tarih verdi.

DOLAR ENDEKSİ 20 YILIN ZİRVESİNDE

Bu haftayı geride bırakıyoruz. Ekim ayının başlamasına bir hafta kaldı. Nasıl bir hazırlık yapmamız gerekiyor? Bu sorunun cevabını vermeye çalışacağım. Merkez Bankası 100 baz puanlık indirim yaptı, dolarda yukarı yönlü hareketler gördük. Uluslararası piyasalardaki değer artışını da gördük. 20 yılın zirvesinde olan bir dolar endeksi var.

“DOLARDAN UZAK DURUN”

Ben dolardan uzak durmayı tercih ettiğimden dolayı tüm diğer enstrümanları ucuz buluyorum. Doların karşısındaki diğer enstrümanlar daha avantajlı. Euro doların altında kaldı. Euro dolara karşı ucuz kalmaya devam diyor. Bir kağıt paraya yatırım yapacaksam bunun adı dolar değil, euro ve sterlindir benim nazarımda. Dolardan uzak durmakta fayda var.

 

TÖRE: “KKTC’YE DÖRT ELLE SARILMANIN ZAMANI”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Güneş TV’ye özel açıklamalarda bulundu…

“KKTC’YE DÖRT ELLE SARILMANIN ZAMANI”

– Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, yeni meclis yılının ‘ciddiyet, dürüstlük ve samimiyet’ içerisinde geçmesini temenni etti. Başkan Töre, yeni meclis yerleşkesiyle ilgili olarak ise tepkilerin doğru olmadığının altını çizdi. Töre, KKTC’ye dört elle sarılmanın vakti olduğunu kesin bir dille vurguladı.

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Güneş TV’ye özel açıklamalarda bulundu.
Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Töre, yeni meclis yılının başlamasına dikkati çekti. Ana muhalefeti eleştiren Töre, yeni dönemde muhalefetin bazı alışkanlıklarını bırakması gerektiğini söyledi. Töre, “Kürsü işgali ve iç tüzüğün kendilerine vermiş olduğu konuşma süresini bilerek ihlal etme, bu ihlal yetmezse dönüp meclis kürsüsünü işgal etme, mecliste gerginlik yaratma, Meclis Başkanı’nı zora sokup ara vermesini istemek veya bunu sağlamaya çalışmak yanlış yaklaşımlardır” dedi. Bazı milletvekillerinin çıkıp kendi mensubu oldukları meclise “Cüce Meclis” dediğini anımsatan Töre, “Biz meclise “YÜCE MECLİS” demeye devam edeceğiz” diye konuştu. Muhalefet ve iktidarın diyalog içerisinde çalışmalarını yürütmesi gerektiğini kaydeden Töre, “Ciddiyet, dürüstlük, samimiyet fevkalade önemli . Halk bizi izliyor ve ağzımızdan çıkana dikkat edilmelidir. Onun dışında herkes birbirini tenkit edebilir ama ağızdan çıkan kelimelere dikkat edilmelidir. İnşallah yeni dönemde daha ağırbaşlı bir Cumhuriyet Meclisi yapısı meydana gelir. Meclisimizin saygınlığı da ona göre artar” şeklinde konuştu.

“MECLİSTE NİSAP SIKINTISI OLMADI, OLMAZ…”
Meclisi yeni dönemde yoğun bir çalışma beklediğini belirten Başkan Töre, mecliste nisap sorunu var yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığına dikkati çekti. Töre, “Geçtiğimiz 5-6 ay çalkantılı oldu. Bazı değişiklikler meclisin çalışmalarını, hükümet icraatları konusunda zaman kaybettirdi. Mecliste nisap sıkıntısı yine de oluşmadı. Hükümet tarafı mecliste 26 sayısını ve daha fazlasını bularak açabildi. Kamuoyunda öyle bir kanaat oluşturuluyor ki sanki mecliste nisap problemi var. Halbuki nisap problemi oluşmadı” ifadelerini kullandı.
Komitelerin çalışmalarına devam ettiğini hatırlatan Töre, altı çalışmanın meclise sunulacak duruma geldiğini belirtti.

“ANAVATAN’LA BİRLİKTE YÜRÜMELİYİZ”
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’yi tanıyın çağrısına işaret eden Töre, “Hükümet bu çağrıyı memnuniyetle karşılarken ana muhalefet partisi bundan memnun değil. Öyle bir yaklaşım sezinliyorum ve açıklamalardan da görüyorum. Bunlar doğru şeyler değildir. Bizim KKTC’de milli davamızı Anavatan’la birlikte yürütmemiz gerekir” dedi.
Şuan gelinen noktanın KKTC’nin tanınma isteği olduğunu kaydeden Töre, “Egemen eşitliğe dayalı, eşit statüde bir görüşme olacaksa buyurun, görüşelim diyoruz. Ama bunu Rum kesimi kabul etmeyeceğine göre KKTC’ye dört elle sarılmanın zamanıdır diyorum” açıklamasını yaptı.

“FEVKALADE BİR PROJE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdelediği yeni Cumhuriyet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi ve Millet Bahçesi projesiyle ilgili de açıklamada bulunan Töre, projenin fevkalade güzel bir proje olduğunu vurguladı. Mevcut Cumhuriyet Meclisi binasının bu amaçla yapılmış binalar olmadığını söyleyen Başkan Töre, “Modern bir çağa geldik. Şu an içerisinde bulunduğumuz yerleşke hizmetlerin yürütüldüğü çok sağlıklı bir yapıya sahip değil. Dolayısıyla yeni bir Cumhuriyet Meclisi yerleşkesi yapılması ya da Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi yapılması ve yanında millet bahçesi yapılması fevkalade önemlidir” dedi.
Anavatan Türkiye’nin bu proje için 620 milyon TL ortaya koyduğunu kaydeden Töre, Anavatan Türkiye’ye ve TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hayata geçirilecek proje için teşekkür etti.
Söz konusu projeyle ilgili ana muhalefet ve bazı sivil toplum kuruluşlarının suçlamalarda bulunduğunu kaydeden Töre, “Vize başvurusu olması gerekir, belediyeye gelmesi gerekir ve inşaatın ona göre başlaması gerekir. İlgili taraflar her halde bu kısımlarını düşünecektir. Orada yapılacak olan binalar devlet binalarıdır ve herhangi bir ücret ödenmez diye biliyorum. Ama bunun ön izinleri nasıl yapılır ilgili taraflar bilir” şeklinde konuştu.
Projeyle ilgili çalışmalardan bahseden Töre, “Şu an orada yapılan bir temizliktir. Temel atma şeklinde bir olay değildir. Sadece ön hazırlıktır. Eksiklikler varsa onlarda tamamlanacaktır. Allah razı olsun Anavatan Türkiye’den. Okul da yapıyor, hastane de yapıyor, her şeyi yapıyor” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ VURMAYA ÇALIŞANLAR, EYLEM YAPIYORLAR”
Yapılan eylemlerin doğru olmadığını belirten Töre, “Onlar Rumlarla birleşik Kıbrıs olsun, KKTC kurulmamalıydı, Türkiye adadan çekil” diyenlerdir. Bu eyleme katılanların ciddi bir kısmı bu kafa yapısında ve bunlarda doğru şeyler değildir” dedi ve ekledi: “AB bir takım projelere destek oluyorsa bu da bir projedir. Türkiye bu projeyi finanse ediyor. Bizim buna teşekkür etmemiz lazımdır. Teşekkür etmek yerine yerden yere Türkiye’yi vurmaya çalışan eylemler yapılıyor. Bazı milletvekillerinin dokunulmazlığını kullanarak ağır hakaret içeren sözler söylemelerini hiç yakıştırmıyorum.”

“MAHKEME KARARINA SAYGI DUYACAĞIZ”
Başkan Töre, belediyeler reformuna ilişkin yasanın Anayasa Mahkemesi’ne gitmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Töre, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararı bekledikleri ve çıkacak karara saygı duyacaklarını belirtti.
Son olarak UBP çalışmalarına da işaret eden Töre şu ifadeleri kullandı: “Biz UBP ve KKTC’nin daha iyi yönetilmesini istiyoruz. Meclis Başkanı olarak görevim hem parlamento çalışmalarına, hem hükümet çalışmalarına ve UBP’nin bir üyesi olduğum için UBP çalışmalarına katkı koymaktır. Sayın Üstel’e de UBP Genel Başkanlık görevinde başarılar diliyorum.”

ÖZEL HABER

ROPÖRTAJ ZİLAN BOZYİĞİT
REDAKTE: EZGİ ÇELİK

GÜNDEMDE KUDÜS FORMÜLÜ

Türkiye; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) uluslararası toplum tarafından tanınmasının önündeki engelleri kaldırmak için Kıbrıs sorununu Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na taşımak için hazırlık içine girdi.

2017 yılında Türkiye’nin öncülüğünde BM Genel Kurulu’nda Kudüs ile ilgili alınan karar da, emsal özelliği nedeniyle üzerinde durulan formüller içinde yer alıyor. 2017’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına tepki olarak Türkiye ve Yemen tarafından BM Genel Kurulu’na sunulan teklif dokuza karşı 128 oyla kabul edilmiş, Trump, “evet” diyecek ülkeleri mali yardımları kesmekle tehdit etmişti.

Milliyet Gazetesi’nden Aydın Hasan’ın haberine göre; Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, “Kudüs kararı, 2017’de Türkiye’nin inisiyatifi ile alındı. Türkiye, o zaman başardı. Bu sefer niye başarmasın?” dedi.

Türkiye, son yıllarda Kıbrıs politikasında köklü değişikliğe gitti. KKTC’nin uluslararası toplum tarafından tanınmasına yönelik stratejinin çerçevesi, temmuz ayında Milli Güvenlik Kurulu’nun olağan toplantısında çizildi. MGK’nın temmuz bildirisinde, “KKTC’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm vizyonuna güçlü destek beyan edilmiştir” denildi. Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında yaptığı çağrı da, MGK’nın Eylül ayı toplantısından sonra yinelendi. MGK eylül bildirisinde, “Türkiye’nin, Kıbrıs Türklerinin haklarının savunulması için yürüttüğü çok boyutlu faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceği vurgulanarak tüm ülkeler KKTC’nin bağımsızlığını tanımaya davet edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

‘NİYE BAŞARMASIN?’

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Milliyet’e şu değerlendirmede bulundu:

“BM Şartı’na göre; karar alma yetkisi Güvenlik Konseyi’ne bırakılmış durumda. Ayrıca 5 daimi üyenin her birinin veto yetkisi var. BM Genel Kurulu’ndan karar alsanız bile icraat gerektiren kararlar, BM Güvenlik Konseyi’nden de geçmesini gerektirir. Ama konuyu başka yönden de ele almak mümkün. BM Genel Kurulu kararları, Güvenlik Konseyi’nden geçemese bile manevi yönden baskı oluşturur. 2017’deki Kudüs kararı bu konuda emsal kararlardan biridir. KKTC’nin tanınmasında en büyük sıkıntılarımızdan biri, 1964 yılında alınmış olan BM GK kararı. Bizim bu BM GK kararını değiştirmemiz gerekir. Garantör ülke olan ve o dönemde bu kararı kaleme alan İngiltere bugün buna izin verir mi? ABD de bu karara ‘evet’ demez. BM Güvenlik Konseyi vetosunu aşmak mümkün değil. O zaman geriye manevi baskı oluşturmak kalıyor. KKTC’nin haksızlığa uğradığını, mevcut durumunu ortaya koyarak bütün dünyaya net bir biçimde anlattıktan sonra BM Genel Kurulu’ndan bir karar çıkartabilirsiniz. Bu karar bağlayıcı olmaz. Ama psikolojik etkisi olur. Manevi baskı oluşturur. Eğer Kudüs kararında olduğu gibi kabul için 128 gibi ciddi bir oy çıkarırsanız o zaman pek çok ülke ‘KKTC’yi tanısak bir sıkıntı olmaz’ diye düşünmeye başlayabilir… BM Genel Kurulu’ndan çıkan bir karar, taslak karar bile olsa ABD’ye karşı bazı ülkeleri cesaretlendirebilecektir. Ama önce BM Genel Sekreteri’ne derdimizi anlatmamız gerekiyor. Kudüs kararı, 2017’de Türkiye’nin inisiyatifi ile alındı. Türkiye, o zaman başardı. Bu sefer niye başarmasın?”

TRUMP’IN HÜSRANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki akşam katıldığı CNN Türk-Kanal D ortak yayınında KKTC’nin tanınmasına ilişkin yaptığı açıklama Türkiye’nin son 10 yılda BM Genel Kurulu’na taşınmasında öncülük ettiği iki kararı akla getirdi. Trump’ın 2017’de İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıma kararına tepki olarak BM Genel Kurulu’na Türkiye ve Yemen’in talebiyle sunulan karar tasarısı oylamaya katılan ülkelerin 128’inin lehteki oyuyla kabul edilmişti. Böylece ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığı karar reddedilmişti. Kasım 2012’de ise BM Genel Kurulu’nda yapılan oylama ile Filistin, BM’de üye olmayan gözlemci devlet statüsü kazanmıştı. Bu kararın alınmasında da Türkiye öncü bir rol üstlenmişti. BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, Filistin’in talebi için 138 ülke “evet”, 9 ülke “hayır” oyu kullanmış 41 ülke de çekimser kalmıştı.

ATAOĞLU DÜNYA GÖÇEBE OYUNLARI’NIN AÇILIŞINA KATILDI

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bursa – İznik’te yapılan Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından düzenlenen, Türk dünyasında önemli bir yeri bulunan 4’üncü Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldı.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Ataoğlu, açılışını Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapıldığı 4. Dünya Göçebe Oyunları’nda 102 ülkeden 3 binin üzerinde sporcu ile birlikte etkinliğe katılan KKTC Güreş ve Okçuluk Federasyonu’na bağlı sporcularla bir araya geldi, sporcularla sohbet ederek, yarışma öncesinde Milli Sporculara başarılar diledi.

Ataoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan ve etkinliğe katılan ülke devlet başkanları ile bi raraya geldi.

Ataoğlu, gerçekleştirilen görkemli açılış etkinliğinin ardından, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve etkinlikte yer alan ülkelerin devlet başkanları ile üst düzey yetkililerinin bir araya geldikleri toplantıya katıldı.

TATAR ERDOĞAN’LA GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.

Bursa İznik’te düzenlenen 4. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış töreni sonrası yapılan görüşme yaklaşık 20 dakika sürdü.

Baş başa gerçekleştirilen görüşmeye, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da katıldı.

Oyunların yapıldığı alanda kurulan Cumhurbaşkanlığı çadırında yer alan görüşmede, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Erdoğan’ın yanısıra konuk Devlet Başkanları ile de görüşme fırsatı buldu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, görüşmeyi TAK muhabirine değerlendirdi. Tatar, Erdoğan’ın yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanı ve oyunlara katılan devletlerin yetkilileriyle görüşme fırsatı bulduğunu belirterek, Türk devletleriyle ilişkileri geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Tatar, KKTC’nin, dost ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi için fikirlerini Erdoğan ile paylaştığını, Erdoğan’ın ekibine da bazı talimatlar verdiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Erdoğan’a, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmasından ve daha sonra Milli güvenlik kurulunda alınan karardan duydukları memnuniyeti de dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugün Bursa’da temaslarda bulunacak ve akşam saatlerinde ülkeye dönecek.

”İHALE İPTAL EDİLMEDİĞİ SÜRECE SÖZLEŞME GEÇERLİDİR”

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan okullara temizlik hizmeti sağlanmasına yönelik çıkılan ihale hakkında açıklama

Milli Eğitim Bakanlığı, Merkezi İhale Komisyonu yeni bir karar veya ihale iptal kararı almadığı sürece, okullara temizlik hizmeti sağlanmasına yönelik çıkılan ihaleyi kazanan Cumero İnşaat Emlak ve Danışmanlık Hizmetleri Limited ile imzalanan sözleşmenin geçerli olduğunu ve işletmenin sözleşmede yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirmek durumunda olduğunu kaydetti.

Milli Eğitim Bakanlığı Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamada, Bakanlığa bağlı okullara temizlik hizmeti sağlanmasına yönelik ihale süreci hatırlatıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullara temizlik hizmeti sağlanmasına yönelik ihale, 22.8.2022 tarihinde Kamu İhale Yasası kapsamında Merkezi İhale Komisyonu tarafından pazarlık usulü ile gerçekleştirilmiştir.

İhale, Komisyonca yapılan değerlendirme sonucunda, kesin ihale kararı ile 24.8.2022 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’na tebliğ edilmiş ve 5.9.2022’den başlayan ve 31.12.2022 tarihine sona erecek olan ihaleyi Cumero İnşaat Emlak ve Danışmanlık Hizmetleri Limited’in kazanmış olduğu ihale kararı ile bildirilmiştir.

Bu kesin ihale kararı, ihaleyi kazanan ilgili işletmeye de bildirilmiş ve banka teminatı getiren işletme ile 25.8.2022 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. 29.8.2022 tarihinde ise Rekabet Kurulu’na ihale ile ilgili itiraz edilmiştir.

Rekabet Kurulu, 15.9.2022 tarihinde kararını vererek, Merkezi İhale Komisyonu’na gereğini yapması için göndermiştir. Merkezi İhale Komisyonu ise yeni bir karar veya ihale iptal kararı almayacağını aynı gün Bakanlığımıza ve Rekabet Kurulu’na bildirmiştir. Sonuç olarak, ilgili işletme ile imzalanan sözleşme geçerliliğini sürdürmektedir.”

 “Cumero İnşaat Emlak ve Danışmanlık Hizmetleri Limited hizmetlerini ihale sözleşmesi ve şartnamesine göre sürdürmektedir”

İmzalanan sözleşmeye bağlı olarak okullarda yürütülen temizlik hizmetlerinin Cumero İnşaat Emlak ve Danışmanlık Hizmetleri Limited tarafından yürütüldüğünün kaydedildiği açıklamada, okullar ile Bakanlıkta görev alacak 280 personelin de ilgili işletme tarafından belirlendiği belirtildi.

Cumero İnşaat Emlak ve Danışmanlık Hizmetleri Limited’in hizmetlerini ihale sözleşmesi ve şartnamesine göre sürdürdüğünün aktarıldığı açıklamada, “Söz konusu ihale, Merkezi İhale Komisyonu tarafından iptal edilmediği veya yeni bir karar üretilmediği sürece, ilgili işletme ile imzalan sözleşme geçerliliğini korumakta ve işletme, sözleşme içerisinde yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirmek durumundadır” denildi.

ELİZABETH’İN ÖLÜM NEDENİ AÇIKLANDI!!

 

 

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in ölüm nedeni açıklandı.

8 Ekim’de İskoçya’da Balmoral Kalesi’nde yaşamını yitiren Kraliçe 2. Elizabeth’in ölüm sebebi açıklandı.

Geçen hafta toprağa verilen Kraliçe 2. Elizabeth’in ölüm belgesi kamuoyu ile paylaşıldı. Ölüm belgesinde, Kraliçe’nin ölüm sebebi “ileri yaş” olarak gösterildi.

96 yaşında 8 Eylül 2022’de yerel saatle 15.10’da yaşamını yitiren Kraliçe Elizabeth’in “ileri yaş” sebebiyle öldüğü duyuruldu.

MUSTAFA ÇALU’DAN SERT AÇIKLAMA

 

Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin Özel Kalem Müdürü Mustafa Çaluda, Millet bahçesinin yapımını eleştirenlere sert tepki gösterdi…

Çaluda, “Anavatan Türkiye’den gelen her şeye karşı çıktılar ama imkanlarından da faydalandılar, faydalanacaklar” dedi.

İşte Çaluda’nın o açıklaması;

Devletin kurulmasına karşı çıktılar,

Dağdaki bayrağımıza karşı çıktılar,

Türk ordusuna karşı çıktılar,

Türk lirasına karşı çıktılar,

Deniz yetki alanlarına karşı çıktılar,

Üniversitelere karşı çıktılar,

Asrın Su Projesine karşı çıktılar,

Pandemi Hastanesine karşı çıktılar,

Otoyollara karşı çıktılar,

Belediyeler Reformuna karşı çıktılar,

Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarına karşı çıktılar!

Kısacası bu devletin kökleşmesine ve modernleşmesine yarayacak her işe ve Anavatan Türkiye’den gelen her şeye karşı çıktılar ama imkanlarından da faydalandılar, faydalanacaklar…

BEROVA YEREL YÖNETİMLERDE SON DURUMU DEĞERLENDİRDİ…

 

UBP Milletvekili Berova, Güneş TV’ye yaptığı açıklamada belediyelerin birleştirilmesi yönünde Anayasa’nın ihlali konusunda bir durum olmadığını belirtti. Berova, 51/95 Sayılı Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın maddeleri üzerinde birinci turun ise yarın yapılacak toplantıyla bitirilmesini planladıklarını söyledi.

UBP Milletvekili Özdemir Berova Güneş TV’ye özel açıklamalarda bulundu. Yerel yönetimlerle ilgili son durumu değerlendiren Berova, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Berova,  Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)’nin Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa’yı Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğünü hatırlatarak “Mevcut geçirilen yasa şu an yürürlükte. Biz belediyelerin birleştirilme yasasıyla ilgili Anayasa’nın ihlal edildiğini düşünmüyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararı bekliyoruz” dedi.

51/95 Sayılı Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın tüm maddeleri üzerinde birinci tur görüşmenin yarın yapılacak toplantıyla bitirilmesini planladığını kaydeden Berova, “Muhalefetle uzlaştığımız pek çok madde var ama bazı maddeler konusunda da uzlaşamadık.  O maddeler konusunda bir uzlaşı noktasına gelebilir miyiz çalışması yapacağız. Kasım’ın ilk haftası içerisinde 51/95 sayılı yasayı da hayata geçirmiş olacağız. Mecliste de bekleyen pek çok yasamız var onları da görüşerek hayata geçirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

HABER: EZGİ ÇELİK