Archives Kasım 2022

”GENÇLERİMİZİ BÖLGEMİZDE TUTACAĞIZ”

Ulusal Birlik Partisi Dikmen Belediye Başkan Adayı Niyazi Öztürk, Dikmen beldesinin canlılığa ihtiyacı olduğunu vurguladı ve “Köyleri kentleştirmeye geliyoruz” dedi.

Ulusal Birlik Partisi Dikmen Belediye Başkan Adayı Niyazi Öztürk Güneş TV’de yayınlanan ASLI’NDA programında Aslı Kabo’nun sorularını yanıtladı. Niyazi Öztürk, Dikmen Bölgesi’nde yaşayan halka kent hayatında göreceği hizmetleri sunacaklarının sözünü verdi ve bölgenin canlanarak turist çekeceğini dile getirdi. Girne ve Lefkoşa’ya sadece yedi dakika mesafede olan Dikmen Bölgesi’ni sadece geçiş noktası olmaktan çıkarıp aynı zamanda uğrak bir bölge haline getirmek için çalışmalar yapacaklarını da belirten Öztürk; “Vatandaşların vakit geçirebileceği, istihdam sağlanabileceği bir bölge yaratmak istiyorum” şeklinde konuştu. Bölgeye güzel yatırımlar yapacaklarını söyleyen Öztürk, dört yıl boyunca durmadan hedeflerini gerçekleştireceklerinin altını çizdi.

“HERKESE EŞİT DAVRANACAĞIZ”
Belediyelerin kurumsal olması ve ayrım yapmadan herkesi kucaklaması gerektiğini kaydeden Öztürk; “Herkese eşit ve adaletli davranılmalı. İşte ben böyle bir başkan olacağım” dedi.Öztürk, esas belediyeciliğin bölgeyi kalkındırmak ve insanları bir araya getirmek olduğunun altını çizerek, bölgenin gelişebilmesi için hangi yatırımların yapılması gerektiğinin iyi bilinmesi gerektiğini de vurguladı.

“YAPILMASI GEREKEN ÇOK ŞEY VAR”
Öztürk; “Bölgede, çok fazla eksiklikler var… Hiçbir zaman her bölgeye eşit hizmet verilmedi. Bu bir ayrımcılıktır” şeklinde konuştu ve Dikmen Belediye Başkan’ı seçildiğinde bu ayrımcılığın ortadan kalkacağının garantisini verdi.Yollara 4 dönemdir hiçbir yatırım yapılmadığını da söyleyen Öztürk, önceliğinin her köye yol ve kaldırım hizmeti vermek olduğunu vurguladı.Öncelikli projelerinden bir tanesinin de kanalizasyon projesi olduğunu belirten Öztürk, Ocak ayından itibaren bunu planlamaya başlayacaklarını dile getirdi.Şirinevler ve Akçiçek bölgesi dışında bütün bölge yollarının tehlike saçtığını kaydeden Öztürk, başkan seçilmesiyle tüm bu sorunların ortadan kalkacağını belirtti.

“SU SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ”
Bölge halkının en büyük sorunlarından birisinin de su sorunu olduğunu anlatan Niyazi Öztürk, bunu da kolaylıkla aşacaklarını kaydetti.Arıtma sorununa da değinen Öztürk, “Arıtma için vatandaşlarımızın ödediği para yarı yarıya indirilecektir” ifadelerini kullandı.

“İNSANIMIZ YENİLİK İSTİYOR”
Bölgede ev ev gezdiklerini ve halktan çok güzel geri dönüşler aldıklarını söyleyen Öztürk, “İnsanlarımız yenilik, bölgenin canlanması istiyor” dedi.Hayata geçireceği projelerinden bahseden Öztürk, Kalkınma ve Ekonomik iş birliği ofisi ile görüştüklerini ve uygulayacakları projelerde her türlü desteği alacaklarını belirtti. Öztürk, Belediye Binası’na ihtiyaç olduğunu da vurguladı ve 16 yıldır Belediye Binası’nın yapılmadığına dikkat çekti. “Sosyal konut projelerimiz var” diyen Öztürk, gençlerin bölgeden göç etmemesi için çalışacaklarını söyledi. Projeleri arasında yürüyüş parkurları yaratmak olduğunu vurgulayan Öztürk şöyle konuştu: “Sıkıcı şehir hayatından halkımızın kurtulmasını sağlayacağız.Yaşlı vatandaşlarımız için güzel bir tesis oluşturacağız. Ayrıca sağlık ocağımızı 7/24 çalışır hale getireceğiz…”

MECLİS OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Seçim ve Halkoylaması (Geçici Kurallar) Yasa Önerisi’nin görüşülmesi gündemiyle olağanüstü toplandı. Toplantı, Meclis Başkanı Zorlu Töre başkanlığında saat 15.00’te başladı.

Toplantıda, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), belediye meclisi üyeliklerine aday gösteren bazı siyasal partilerin Siyasal Partiler Yasası’nın yüzde 30 cinsiyet kotası kuralına uymadığı gerekçesiyle iptal ettiği listelerinin yeniden düzenlenmesine olanak sağlayacak Seçim ve Halkoylaması (Geçici Kurallar) Yasa Önerisi’ne ivedilik kararı alınarak Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi’ne sevk edilecek. Öneri, Komite’den geçtikten sonra oylanmak üzere yeniden Meclis gündemine alınacak.

UBP ve CTP’li bir grup milletvekilinin hazırlayıp sunduğu yasa önerisinin kabul edilmesi halinde, aday listeleri iptal edilen siyasal partiler, ilgili İlçe Seçim Kurullarına yarın saat 18.00’e kadar başvurarak, cinsiyet kotasına uygun olarak düzenlenmiş listelerini sunabilecek.

YSK dün oy çokluğuyla aldığı kararla, cinsiyet kotasına uygun sayıda aday göstermedikleri gerekçesiyle LTB’de DP’nin; Beyarmudu Belediyesi’nde CTP ve TDP’nin; Mesarya Belediyesi’nde YDP’nin; Lapta Alsancak Çamlıbel Belediyesi’nde UBP ve DP’nin; Güzelyurt Belediyesi’nde de TDP, UBP, DP, CTP ve YDP’nin meclis üyesi adaylarını iptal etmişti.

“TC İLE PROTOKOLLERLE ZORLUKLARIN ÜSTESİDEN GELECEĞİZ”

Maliye Bakanı Alişan Şan, 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması, hesap verebilirlik ve mali saydamlığın sağlanması yaklaşımı ile hazırlandığını vurguladı.

Şan, “Sorunlarla yüzleşmemiz ve sürdürülebilirliği sağlamak açısından plan ve programlara bağlı kalarak mali disiplinden taviz vermeyecek çözümler üretmemiz gerekmektedir. Bu çözümler kesinlikle insanlarımızın gelir seviyesini düşürme politikaları olmayıp, gelecek nesillerin çıkarlarını da öngörerek çok daha iyiye ulaşmak olmalıdır” dedi.

Bakan Şan, yeni yılın bütçesinde olağanüstü ihtiyaçlar haricinde ek ödenek ihtiyaçlarına karşılık verilmeyeceğini açıkladı.

Ek mesai giderlerinin bu yıl 570 milyon TL’ye ulaşmasının beklendiğini bildiren Şan, bunun kamu maliyesi yönünden sürdürülebilirliği olmadığını vurguladı; “verimlilik, adalet, istihdam açısından sorgulanmak zorunda olup hükümetimizin ivedi tedbir alması zorunluluk arz eden bir sorundur” dedi.

Maliye Bakanı Şan, kamu maliyesinin ana hedefinin; “mali disiplinin sağlanması, sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplini sağlanarak kamu kaynaklarının verimli kullanılabilmesi” olduğunu ifade ederek, “Gelir artırıcı tedbiler yanında harcama disiplini sağlanarak sürdürülebilir kamu finansman dengesinin sağlanmasında ödün vermeden çalışmalar sürdürülecektir” dedi.

Gerek bütçe açıklarının kapatılması, gerekse ekonomik sıkıntıların aşılmasında Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan protokollerle, hükümetin bu zorlukların üstesinden geldiğini ve gelmeye devam edeceğini ifade eden Şan, “Kamu yararını göz önünde bulundurarak, vergi kayıplarına sebebiyet vermeden, ödeme gücüne göre, daha adil ve güven veren bir vergilendirme düzeni kurarak, bu amaçla her türlü sorumluluğun farkında olarak imkânlar dâhilinde gerekli çalışmaları yürütmenin de görevleri olduğunu kaydetti.

-Komitede sunuş konuşması

Maliye Bakanı Alişan Şan, Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde görüşmelerine başlanan 2023 Mali Yılı Bütçesi üzerine sunuş konuşması yaptı.

Şan, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2023 Mali Yılı Bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi, bütçe hazırlıklarında katkı koyan Maliye Bakanlığı ve diğer bakanlıklar ile bağımsız dairelerin çalışanlarına, Meclis çalışanları ile komite başkan ve üyelerine ayrıca basın ve yayın çalışanlarına teşekkür etti.

Sürdürülecek yoğun çalışmalar sırasında ortaya konulacak tüm değerlendirme, eleştiri ve katkılardan yararlanmak istediklerini söyleyen Şan, şöyle devam etti:

“Ekonomide istikrarın ve sürdürülebilirliğin temini, nitelikli büyümenin ve istihdamın desteklenmesi, toplumsal refahın artışı ve adil paylaşımı 2023 Mali Yılı Bütçesi’nde öncelikli amaçları olarak ortaya konulmuştur. Ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yönelik amaç ve hedefleri gerçekleştirmek üzere, mali kaynakların stratejik önceliklere göre etkin, etkili ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, Bakanlığımızca 41/2019 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Yasası çerçevesinde 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı hazırlanmıştır.

Büyük bir belirsizlik ve artan riskin olduğu dönemden geçiyoruz. Bilindiği üzere, 2020 yılının ilk çeyreğinden bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınının 2021 yılı sonuna doğru etkisi azalmakla birlikte 2022 yılı itibarıyla küresel düzeyde yeni riskler ve belirsizlikler ortaya çıkmıştır. Salgınla birlikte halihazırda artmakta olan başta enerji ve gıda olmak üzere küresel emtia fiyatları, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve artan navlun maliyetleri Rusya-Ukrayna savaşı ile hız kazanmış, yüksek enflasyon küresel düzeyde en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. Tüm dünyada yaşanan bu gelişmeler 2022 yılının ilk altı ayında ülkemizde mali yıl bütçe uygulamalarını da etkilemiş ve oluşan ihtiyaç doğrultusunda 13 Haziran 2022 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından 2022 Mali Yılı ek bütçesi kabul edilmiştir. Ek bütçe ile giderler 6,040 milyar TL bütçe gelirleri ise 2,200 Milyar TL arttığından bütçe açığı 3,840 Milyar TL artırılarak 5,370 milyar TL olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulduğundan beri çok sayıda zorlukla karşılaştık, ancak ekonomimizin dikkatli yönetimi, Türkiye Cumhuriyetinin desteği ve her şeyden önemlisi Kıbrıs Türk halkının çalışması, özveri ve dayanışması sayesinde Hükümetimiz bu zorlukların üstesinden gelmiş ve gelmeye devam edecektir.”

Maliye Bakanı Şan, bütçenin karşı karşıya oldukları acil tehditlerin üstesinden gelmesinde yeterli olmayıp, aynı zamanda toplum için elzem olan öncelikler konusunda ilerleme kaydetme çabalarını da desteklemesi gerektiğini ifade ederek, bunların hükümetin temel görevleri olup, ayrıca yeni bütçede sağlık, eğitim altyapısının geliştirilmesi ve yatırımı destekleyecek şekilde oluşturulduğunu kaydetti.

Dünya genelinde yaşanan Pandemik Koronavirüsün (Covid-19) Mart 2020 ayından itibaren adada da görülmesi sebebiyle, tüm dünyada olduğu gibi kapıların dış ülkelere kapatılması önlemleri çerçevesinde en önemli gelir kaynaklarından turizm gelirlerinin olumsuz etkilendiğini, üniversite adası olan ülkeye öğrencilerin gelememesinin, 2020 ve 2021 yılılarında ekonomide daralmaya ve özel sektörde işsizlik oranının artmasına neden olduğunu anımsatan Şan, “2021 yılının üçüncü çeyreğinden sonra hayatın normalleşmeye başlaması ile reel sektör üzerindeki etkileri azalmıştır. 2020 ve 2021 yıllarındaki Devlet gelirlerimizin azalma yerini yukarı yönlü bir ivmeye bırakmıştır” dedi.

Şan, 2021 yılında üniversitelerde yüz yüze eğitimin başlaması ile 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında üniversitelerde öğrenim gören üçüncü ülke vatandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin pandemi öncesinde olduğu gibi öğrenimlerini görmek üzere yeniden adaya geldiğini ifade eden Şan, dolayısıyla lokomotif sektörlerden olan eğitim alanında yaşanan bu olumlu gelişmelerin hem direkt hem de dolaylı olarak ada ekonomisine katkı sağladığını kaydetti.

-“TC ile protokollerle zorlukların üstesinden geleceğiz”

Rusya-Ukrayna savaşı nedeni ile tedarik zincirindeki yaşanan olumsuzluklar, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar ve Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybının yaşanması dolayısı ile TÜFE artışının yukarı doğru olmasına sebebiyet verdiğini de ifade eden Şan, şöyle devam etti:

“2021 yılının üçüncü çeyreğinden günümüze kadar meydana gelen olumlu gelişmeler nedeniyle gelirlerimizde meydana gelen artış giderlerimizde meydana gelen artışı karşılamayarak bütçe açığımızın oluşmasına neden olmuştur.

Gerek bütçe açıklarının kapatılması, gerekse ekonomik sıkıntıların aşılmasında Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan protokollerle Hükümetimiz bu zorlukların üstesinden gelmiş ve gelmeye devam edecektir. Her zaman yanımızda olan, her başımız sıkıştığında tüm imkanlarını önümüze seren Türkiye Cumhuriyeti ile Nisan ayı içerisinde imzalanan 4 milyar 250 milyon Türk Liralık İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’na ilaveten, yaşanan olumsuzluklardan dolayı Kasım ayı içerisinde Ek Protokol ile kamu maliyesi için 2 milyar 52 milyon Türk Lirası, TC kaynaklı projeler için ise 448 milyon Türk Lirası, toplam 2 milyar 500 milyon Türk Lirası aktarılmasına karar verilmiştir.

-“Ana hedef mali disiplin”

Kamu maliyesinin ana hedefi mali disiplinin sağlanması olup, sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplini sağlanarak kamu kaynaklarının verimli kullanılabilmesi ile mümkün olabilecektir. Gelir artırıcı tedbiler yanında harcama disiplini sağlanarak sürdürülebilir kamu finansman dengesinin sağlanmasında ödün vermeden çalışmalar sürdürülecektir.”

Maliye Bakanı Şan, bütçenin; “henüz gerçekleştirilmemiş olan, tahmini rakamları gösteren gelecek zaman periyodu için yapılan belirli bir döneme ait yapılacak giderleri ve elde edilecek gelirleri gösteren mali plan ve mali yıl olarak adlandırılan dönem” olduğuna işaret ederek, “Bu dönem, mali, ekonomik, siyasi ve hukuki sonuçlar yaratır” dedi.

Bu nedenle bütçenin iyi planlanması ve dikkatli kullanılmasının önem arz ettiğini ifade eden Şan, şunları kaydetti:

“Elbette ki ihtiyaç ve talepler her zaman olduğu gibi yüksektir. Özellikle taleplerdeki yükseklik ülkemizin kaynak ve olanaklarının göz önüne alınmaması yanında daha başarılı olma, daha iyi hizmet yaratma, insanlarımıza daha iyi olanak sağlama yönündedir. Ancak bizlerin de görevi ülke kaynaklarının olanaklar nispetinde öncelikli ihtiyaçlar çerçevesinde etkin olarak dağılımını sağlamaktır.

21’inci yüzyılda ülkemizi modernize etmek için yeniden yapılanma projeleri ile bugünün dijital çağında, Hükümetimiz, yeni teknoloji ve süreçlerle daha verimli bir şekilde hizmet verebilmek için otomasyon alanında pek çok proje sürdürmektedir. (E-Devlet, E-Vize, Türksat Vb.)

Aynı şekilde, yüksek bütçe açığı pahasına, ülkemizin büyümesi için ihtiyaç duyulan ve kamusal alandaki cari harcamaları azaltacak yöndeki mahalli kaynaklı yatırım projelerine artış yapılarak hayat bulmasına önem verilmiştir.

Bu hedefle, geçmiş veri ve bilgileri de kullanılarak gelecek tahmin ve programlarına uygun olarak ihtiyaçların karşılanması yönünde etkin dağılımının en iyi şekilde yapıldığı inancı ile hazırlanan 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı onayınıza sunulmuştur.”

Maliye Bakanı Şan, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkede de, 2023 Bütçesi hazırlanırken ve hedefler konulurken, “öngörülen enflasyon rakamı” olarak adlandırdıkları Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) artışları ve döviz fiyatlarındaki gelişmelerin baz alındığını ve önemli dayanaklar olarak kabul edildiğini vurguladı.

Yıllara göre tablo şeklinde rakamları veren Şan, 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı hazırlanırken ortaya konan hedefleri şöyle sıraladı:

“Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması, üretime dayalı büyümenin artırılması ve istihdamın önünün açılması, mali disiplinin sağlanarak devam ettirilmesi, yapısal tedbirlerin uygulamaya konulması, ekonominin istikrarlı bir hale getirilmesi, mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi, gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplininin sağlanarak kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılması.”

2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın detaylarına geçmeden, “Kesin Hesap Yasa Tasarısı” görüşülecek olan 2021 yılı bütçesine ilişkin büyüklükler ile 2022 Mali Yılı Bütçesinin gerçekleşme tahminini de komite bilgisine sunan Şan, şöyle devam etti:

“2021 yılında; Bütçe Giderlerinin 10 milyar 386,2 milyon TL, Bütçe Gelirlerinin 9 milyar 431,4 milyon TL, Bütçe Açığı 954,8 milyon TL olarak gerçekleştiğini görüyoruz.

Bu noktada geçmişe bakmakta fayda var diye düşünüyorum. Her ne kadar bütçe açıkları öngörülenin çok altında gerçekleşmiş olmasına rağmen, 2020 yılından itibaren salgının süregelen etkileri ve Rusya – Ukrayna Savaşından kaynaklanan tedarik zincirindeki kırılmalar artarak devam etmektedir. Bu da kamu maliyesi açısından özellikle nakitsel anlamda sıkıntıya yol açmaktadır.

Son on yıla bakacak olursak; 2010-2015 döneminde, 2012 yılında Ercan Havalimanı’nın özelleştirilmesinden elde edilen 236,7 milyon TL gelir sonrası 75,6 milyon TL Bütçe açığı, 2016-2018 döneminde 181 milyon TL bütçe fazlası ve 2019-2021 yılları için ise 1.783,2 milyon TL bütçe açığı söz konusudur.

2023 yılı bütçesinde öngörülen giderlerin yapılabilmesi için, taviz verilmeksizin bütçe açığını azaltacak yönde çalışma yapılması hususunda tümümüze önemli görevler düşmektedir.”

-Yerel bütçe

Yerel bütçe ile ilgili de bilgi veren Şan, şunları kaydetti:

“2022 Mali Yılı Bütçesinde 8.440,0 milyon TL olarak öngörülen ve ek bütçe ile 10.640.0 milyon TL olan yerel gelirler %47,44 artışla 15.687,8 milyon TL’ye, 11.120,0 milyon TL olarak öngörülen ve ek bütçe ile 6.040,0 Milyon TL artırılarak 17.160,0 milyon TL olan yerel giderler %3.72 artışla 17.798,2 milyon TL’ye ve 2.680,0 milyon TL olarak öngörülen ve ek bütçe ile 3,840,0 artırılarak 6.520,0 milyon TL olan yerel bütçe açığının ise yıl sonu itibarıyla %67,63 oranında bir azalışla 2.110.4 milyon TL olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.”

Maliye Bakanı Şan, Kıbrıs sorunundan kaynaklanan, ülkeye özgü sorunlar, yıllar itibarıyla oluşan yapısal sorunlar, kamu maliyesinin, kamu kurum ve kuruluşlarının, yerel idarelerin ve birçok sektörün sürdürülebilirliği hususunda sıkıntı yarattığına işaret ederek, “Bundan korkmamamız, sorunlarla yüzleşmemiz ve sürdürülebilirliği sağlamak açısından plan ve programlara bağlı kalarak mali disiplinden taviz vermeyecek çözümler üretmemiz gerekmektedir. Bu çözümler kesinlikle insanlarımızın gelir seviyesini düşürme politikaları olmayıp, gelecek nesillerin çıkarlarını da öngörerek çok daha iyiye ulaşmak olmalıdır” dedi.

Şan, bu çerçevede de, hükümet programında da yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması, hesap verebilirlik ve mali saydamlığın sağlanması yaklaşımı ile 2022 Mali Yılı Bütçesine (Ek Bütçe Dahil) Yerel Gelirler %133,08, Yerel Giderler ise %76,86 artış öngörüsü çerçevesinde 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın hazırlandığını kaydetti.

-2023 bütçesinin kalemleri

Şan, 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısının Bakanlar Kurulu tarafından; 35 milyar 850 milyon Türk Lirası Gider, 32 milyar 800 milyon Türk Lirası Gelir, 3 Milyar 050  Milyon Türk Lirası Bütçe açığı olarak onaylandığını ifade ederek, buna göre bütçeyi; “Personel Giderleri 11.614.144.000, Sosyal Güvenlik Kurumuna Devlet Primi Giderleri 748.606.000, Mal Ve Hizmet Alım Giderleri 2.436.488.000, Faiz Giderleri 480.000.000, Cari Transferler 15.416.602.000, Sermaye Giderleri 904.060.000, Borç Verme 100.000, Yedek Ödenekler 4.250.000.000, Toplam 35.850.000.000 TL” olarak sıraladı.

Şan, bütçenin finansmanında ise 2023 Mali Yılı Bütçe Gelirlerini; “Mahalli Gelirler 21.470.000.000,   Fiyat İstikrar Fonu Gelirleri 2.350.000.000, Diğer Fon Gelirleri 395.000.000, Döner Sermaye Gelirleri 24.600.000, Özel Gelirler 560.400.000, Türkiye Cumhuriyeti Yardımları 5.500.000.000, Yatırımlar (Altyapı Ve Reel Sektör) 3.400.000.000, Savunma 2.100.000.000, Türkiye Cumhuriyeti Kredileri 2.500.000.000, Gelirler Toplamı 32.800.000.000, İç Kaynaklar 3.050.000.000, Toplam 35.850.000.000” olarak sıraladı.

-Ek mesai giderleri

Bütçe giderleri içerisinde Personel Giderleri ile Cari Transferler, esnek olmayan büyük bir paya sahip olduğuna işaret eden Şan, şöyle devam etti:

“Devamlı surette artan ve adeta ikinci bir iş olarak karşımızda duran ve 2022 yıl sonu harcama tahminine göre 570 milyona ulaşması beklenen ek mesai ödemelerinin kamu maliyesi yönünden sürdürülebilirliği olmayıp; verimlilik, adalet, istihdam açısından sorgulanmak zorunda olup hükümetimizin ivedi tedbir alması zorunluluk arz eden bir sorundur.

Buna rağmen özellikle TC Kaynaklı Yatırım Projelerine sağlanan bütçe ödeneklerinin gerçekleşmeleri düşük kalmaktadır. Ancak, Mahalli Kaynaklı Yatırım Projelerinde sağlıklı bir planlama yapılmadığından yıl içerisinde ortaya çıkan yatırım mükellefiyeti, Yedek Ödenekler üzerindeki yükü artırmakta ve gerçekleşmeyi de öngörülen ödeneğin üzerine çıkarmaktadır.

-“Öngörüsüz ve plansızlıktan kaynaklanan ödenek ihtiyaçlarına karşılık verilmeyecek”

Bütçe açıkları ile ilgili olarak yukarıda da açıklandığı üzere 2023 Mali Yılı Bütçesi üzerinde olağanüstü ödenek ihtiyaçları hariç olmak üzere, öngörüsüz ve plansızlıktan kaynaklanan ödenek ihtiyaçlarına bütçe disiplininden taviz verilmeyip karşılık verilmeyeceğini buradan bildirmek istiyorum.

2023 Yılı Bütçe çalışmalarında Belediyelere Katkı Payı mahalli gelirlerin % 9,25 olarak öngörülmüştür. Bu durumda 2022 Mali yılında ek bütçe ile 825.100.000 TL olan katkı payı, % 140,70’lik bir artışla 1.985.975.000 Türk Lirasına yükseltilmiştir. 383 belediye emeklisi için ise 144,8 milyon TL ödenek ayrılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti yardımları içerisinde en büyük payı alan Belediye ve Köylerin Altyapı Yatırımlarına Katkı Projeleri bunların dışındadır.

Sağlanan bu olanaklar ışığında tüm belediyelerimizin kendi kendine yeten, ayakları üzerinde durabilen ve sorumluluk alanlarında en üstün hizmeti verebilen icraat sağlamaları ülkemizin geleceğine katkı sağlamak açısından bir zorunluluk olmalıdır.”

Maliye Bakanı Şan, gelir politikalarının temel hedeflerini de şöyle sıraladı:

Teknolojiden faydalanarak kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, kayıt altına alınan ekonomik yapının teknolojik sistemin etkin ve verimli kullanılmasıyla adil vergi sisteminin oluşturulması, aynı zamanda zaman ve işgücü israfının minimize edilmesi hedeflenmektedir.

Pandemi süreci sonrası yaşanan küresel, ekonomik gelişim politikaları neticesi üretimin desteklenmesi, üretim alanları ile birlikte ihracat politikaları ile ihracat teşviklerinin oluşturularak desteklenmesi, yatırım ve teşvik  politikalrının yeniden gözden geçirilerek ekonomiye yeni bir ivme kazandırılması hedeflenmektedir.

Turizm ve eğitim gibi ülkemizi temel ekonomik sektörlerinin ülke ekonomisine katkılarının analizlerinin yapılarak lokomotif sektörler üzerinde de çalışmalar gerçekleştirilmesi teşvik ve yatırımların  yeniden gözden geçirilmesi temel hedeflerimiz içerisindedir.”

Şan, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinin; toplanacak vergilerle mümkün olduğuna vurgu yaparak, devletin yaptığı harcamaların temel kaynağının vergiler olduğunu ve verginin önemli bir maliye politikası aracı olduğuna değindi.

Hükümetleri döneminde kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye ve Kamu alacaklarının toplanmasına büyük önem verdiklerinibelirten Şan, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda mevzuatın iyileştirilmesinin yanısıra vergi denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yükümlülerin vergiye gönüllü uyumunun artırılması da önceliklerimiz arasında yer almıştır. Hükümetimizin amacı mevcut vergi sistemini daha çağdaş daha bilimsel ve daha adil bir yapıya kavuşturmak, yatırımları ve istihdamı destekleyerek sürdürülebilir, ekonomik büyümeye katkı sağlayan uygulanabilir bir vergi sistemini oluşturmaktır. İyi bir vergi sisteminin en önemli özelliği kuvvetli, etkin bir vergi idaresine sahip olmasıdır.

Gelir ve Vergi Dairesinin yeniden yapılandırılmasını ve güçlendirilmesini sağlamak amacıyla çalışmalar devam etmekte olup teknolojik yeniliklerle yükümlülerini daha iyi tanıyan ve hizmet sunan ve aynı zamanda ödevlerini yerine getirmeyen yükümlüyü de daha yakından izleyen ve yaptırım uygulayan bir vergi politikası hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Hükümetimizin temel politikalarından birisi olan kayıt dışı ekonomiyi yüksek oranda kayıt altına almayı başarmaktır. Kayıtdışı ekonomi, en basit ifadesiyle gelir yaratan ve kamu otoritesinden gizlenen faaliyetler bütünüdür. Ekonomik göstergelerin gerçekleri doğru yansıtmamasına ve dolayısıyla hatalı ekonomik politikaların uygulanmasına neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Kayıtdışı ekonomi, günümüzde sadece gelişmekte olan ülkeler açısından değil aynı zamanda gelişmiş ülkeler açısından da karşı karşıya kalınan en önemli sorunlardan birisidir. Nitekim, ülkemizde ekonomik faaliyetlerin önemli bir kısmının kayıtdışı olarak gerçekleştirildiği genel olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda hükümetimiz politikaları içerisinde yer alan ve çalışmaları 2022 yılında başlatılmış bir kısmı da tamamlanmış olan ciddi politikalar mevcuttur.  Kayıt dışı ekonominin gelişmesine sebep olan; mali ve ekonomik nedenler, hukuki ve idari nedenler, sosyal ve yapısal nedenler ayrı başlıklar altında irdelenerek her alanda çalışmalar başlatılmıştır.

Enflasyonun hüküm sürdüğü ülkemizde, enflasyon nedeniyle ortaya çıkan karların vergilendirilmesi, elde edilen gelirin enflasyon sonucu artarak yüksek oranlı vergi dilimlerine dahil olması nedeniyle ortaya çıkan kayıtsız ekonomi için yasal çalışmalar başlatılmıştır. Öte yandan, gelir dağılımındaki adaletsizlik, mali sistem,  vergi mevzuatı, vergi yapısı ve vergi oranları ve yasal mevzuat, vergilendirme ortamı hakkında çalışmalar hız kazanarak devam etmektedir.

Etkin ve güçlü vergi denetimi için personelin eğitimine hızla devam edilmektedir.  Teknolojik alt yapıyı süratle geliştirerek , otomasyon sistemi sayesinde denetime ihtiyaç duymadan vergi kontrol ve denetim sistemini kurmak hedeflerimiz arasındadır.

Kayıtlı ekonomiye geçişin hızlandırılması ve kayıt dışılığın en aza indirilmesi amacıyla e-Maliye Projesinin Yürütülmesine ilişkin yapılan sözleşme çerçevesinde Gelir ve Vergi Dairesi yönetimi verginin doğuşundan tahsil edilinceye kadar yapacağı takip sistemi ile vergi gelirlerinin artırılmasında önemli katkılar sağlayacaktır

Bakanlığımıza bağlı Gümrük ve Rüsumat Dairesi’nin otomasyona geçirilmesi ve vergi otomasyonu ile birleştirilmesi sonucunda ülkede mevcut kayıt dışılığın önemli ölçüde önüne gecilmesi sağlanacaktır.

Kamu yararını göz önünde bulundurarak vergi kayıplarına sebebiyet vermeden ödeme gücüne göre, daha adil ve güven veren bir vergilendirme düzeni kurarak bu amaçla her türlü sorumluluğun farkında olarak imkânlar dâhilinde gerekli çalışmaları yürütmek görevimizdir.

Yasal vergilendirme süreleri içerisinde beyannamelerini sunanlar ve tahakkuk eden vergileri düzenli olarak yasal sürelerinde ödeyenler ödemekle yükümlü oldukları vergi miktarlarına yüzde beş oranında indirim verilmektedir. Bu anlamda vergi adaleti pekiştirilerek ve zamanında ve usulüne uygun vergi yükümlülüğünü yerine getiren her vatandaşa vergi indirimi usulü ile teşvik verilmekte ve yasal mevzuata uyulmaya teşvik edilmektedir.

Gelir ve Vergi Dairesi’nde tahsilatların tahsilinde aldığımız kararlar ve kayıt dışılığın kayıt altına alınmasının sonucu olarak vergi gelirlerinde önemli ölçüde artışlar sağlanmıştır.

Bakanlığımız sadece kamu alacaklarının tahsili yönünde adım atmamış yukarıda da değinildiği üzere Koperatif Merkez Bankası ile imzaladığımız protokol ile ilk kez devlet iç borç ödemelerine başlamıştır.

Dünya genelinde yaşanan Pandemik Koronavirüs (Covid-19) dolayısıyla ülkemizde ve ülke ekonomisinde yaşanılan ve 2020 yılı içerisinde ekonominin daralmasına bütçede öngörülen gelirlere ulaşılamamasına yol açan pandeminin etkilerinin ortadan kaldırılması için kaynak yaratılarak reel sektörün desteklenmesine devam edilecektir.”

Maliye Bakanı Alişan Şan, Ocak – Ekim 2022 ile Ocak – Ekim 2021 döneminde bazı gelir kalemlerindeki artış ve azalışlar ile de bilgi vererek, toplam vergi gelirlerinde bir önceki yıla oranla yüzde 124 bir artış mevcut olduğunu, enflasyon oranı dikkate alınsa da gelir artışının gözle görülür şekilde olduğunu kaydetti.

Şan, sorunların çözümüne ve geleceğe yönelik somut ve uygulanabilir önerilerin tartışılacağı, ilgili tüm bakanlık ve kurumlara yol gösterici olacak verimli bir komite aşaması dileğinde de bulunarak, “Bütçe görüşmeleri sürecinde yapacağınız çalışmalar ile katkılarınız için Hükümetim ve şahsım adına sizlere teşekkür ederim. 2023 Mali Yılı Bütçesinin, ülkemiz ve insanlarımız için hayırlı olması dileklerimle saygılarımı sunarım” ifadelerini kullandı.

 

KITOB BAŞKANLIĞINA YENİDEN ÇAĞINER GETİRİLDİ

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği başkanlığına yeniden Dimağ Çağıner getirildi.

KITOB 32. Genel Kurulu’nda tek aday olan Dimağ Çağıner genel kurul tarafından yeniden başkan seçildi.

Öte yandan tek liste olan yönetim kurulu listesi de üyeler tarafından onaylandı.
İşte yönetim Kurulu Listesi:

Umut Gürtunç

Tunç Şirintuna

Süleyman Kansu

Erhan Özerdem

Tamer Emir

Ercan Otcuoğlu

Gülten Aşık Ayraç

Buse Çelebi

Fethi Özdoğaç

Niyazi Beydağlı

Yedek üyeler:

İsmail Tirali

Erkan Yeşilpınar

Mehmet Eminsoy

Ali Erdura

Denetim Kurulu:

Mine Gürses

Hilmi Birinci

Ali Çaluda

Yedek:

Hüseyin Mirillo

Afet Berhas

Disiplin Kurulu:

Çiğdem Aydın

İnanç Özbirim

Hüseyin Aygın

Yedek:

Ahmet Genç

Sinem Asımoğlu

TÖRE, ALMANYA İSLAM TOPLUMU MİLLİ GÖRÜŞ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde temaslarda bulunan Almanya İslam Toplumu Milli Görüş heyetini kabul etti.

Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Meclis Başkanı Zorlu Töre, Rum tarafının Kıbrıslı Türklere karşı tutumunu anımsatarak, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerin de buna seyirci kaldığını söyledi.
Kıbrıslı Türkler aleyhinde bu platformlarda alınması istenen kararların veto edildiğine değinen Töre, Güvenlik Konseyini yanlı tutum sergilemekle suçladı.
Türk ve Müslüman olan ülkelere karşı bu kuruluşların ciddi ayrımcılığı olduğunu ifade eden Töre, bunları bilerek milli değerlere, Türklüğe ve mensubu bulunduğumuz İslam değerlerine sahip çıkmak mecburiyetinde olduğumuzu söyledi.
Milli Görüş’ün bu anlamda önemli çalışmalar yaptığını ve bu çalışmaları yakından takip ettiğini vurgulayan Töre, heyet üyelerine çalışmalarında başarılar diledi.
Kabulde Meclis Meclis Basın Dış İlişkiler ve Protokol Müdürü Narin Yalıner Ataöz ve Özel Kalem Müdürü İrem Uygun Soyşen de hazır bulundu.

TÖRE: TÜRKİYE’NİN KATKILARIYLA GELECEĞE GÜVENLE BAKIYORUZ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC), her alanda yanında olan Türkiye Cumhuriyeti’nin destek ve katkılarıyla geleceğe güvenle baktığına işaret etti.

Töre, yeni dönemde, KKTC’nin, Türkiye’nin de desteğiyle, halkının refahının yükselmesi, ülkenin gelişmesi ve ekonomisinin daha iyi olması için çalışacağını, bu çerçevede 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın, tüm görüşlerin harmanlanıp Meclisten geçeceğine inanç belirtti.   

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Töre, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi toplantısına katılarak, konuşma yaptı. Töre, bütçe sunuş konuşmaarını dinlemesinin ardından yaptığı konuşmada, KKTC’nin sadece Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanındığını, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edildiğini, yeni başlangıçlar olduğunu ancak Rumların AB’ye üye olduğunu ve ciddi katkılar aldığına işaret etti.

AB tarafıdan KKTC’ye de katkılar olduğunu fakat Güneye göre bu katkıların çok çok az olduğuna işaret eden Töre, AB’nin dengeli bir yaklaşım içinde olmadığını, AB’nin böyle bir dengesizlik ve adaletsizlik yapmaması gerektiğine değindi.

Kıbrıs’ta her zaman cezalandırılanın Kıbrıs Türk tarafı olduğunu, bu konuda AB ve BM ile diğer uluslararası kuruluşların doğru bir yaklaşım içinde olmadığına vurgu yapan Töre, Kıbrıs Türk halkı ve ekonomisinin 1974 öncesi ve sonrası olarak değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

1974 öncesi bir elin parmaklarından daha az sanayici olan ülkede şimdi Sanayi Odasında 800 cvivarında yatırımcı iş insanı olduğunu, otellerde, 26 bin yatak kapasitesine sahip olunduğunu, üniversitelerde 110 bin öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Töre, tüm bu gelişmelerin KKTC’ye katkı sağladığına işaret etti.

Covid öncesi ve sonrasının da dikkate alınması gerektiğini söyleyen Töre, covid öncesi milli gelirin 15 bin ve üzeri dolarlara çıktığını ama bunun sonrasında ciddi bir azalma olduğunu ifade etti.  

Tüm bunlar düşünülerek ekonomide tedbirler alınması gerekliliğine değinen Töre, üretim, ihracat ve ithalata göre ekonomiye önem verilmesi, tüm bunlar dikkate alınarak bütçe oluşturulması ve harcama yapılması gerektiğini kaydetti.  

Bütçe görüşmelerinin bugün başladığını, konuşmaların yapıldığını, komite başkanı, yardımcısı ve Maliye Bakanının konuşmalar yaptığını, bunlara saygı duyulduğunu ancak KKTC’nin dünyadan izole edilmesinin Kıbrıs Türk halkının suçu olmadığını vurgulayan Töre, hatalı ve suçlu olanların izolasyonları uygulayanlar olduğuna işaret etti.

Töre, Kıbrıs Türk halkı ve KKTC’nin geleceğe Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte güvenle baktığına işaret ederek, Türkiye’nin her alanda yanlarında olduğunu ve halkın refahının yükselmesi ve ülkenin gelişmesi, daha iyi olması için katkılar yaptığına vurgu yaptı.  

 

KKTC olarak çok daha büyük çalışmalar yapmaları gerektiğinin bilincinde olduklarını da söyleyen Töre, “İnsanı yaşat ki devlet de yaşasın” dedi, buna inandığını kaydetti.

Tüm dünya ülkelerinde sorunlar olduğunu, ekonomik sıkıntılar yaşandığını, örneğin İngiltere’de kaç ayda kaç Başbakan değiştiğini gördüklerini ifade eden Töre, KKTC olarak çoğu ülkeden daha iyi noktada olduklarını ama daha da iyiye gidecek potansiyelleri olduğuna dikkat çekti.

Güneyin KKTC’den daha iyi noktada olabileceğini ama AB’den ciddi yardımlar aldığına işaret eden Töre, buna rağmen onların da ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünü ama yardımlarla toparladığını, bu çerçevede KKTC’nin de bir iki yılda daha iyi işler başarabileceğine, refah seviyesinin artacağına, işsizliğin azalacağına inanç belirtti.

Töre, eleştirilerin olabileceğini, demokrasi gereği olduğunu ancak gerçeklerin de dikkate alınması gerektiğini ifade ederek, eleştirilerin de dikkate alınmasının önemli olduğunu ve tüm bunların harmanlanıp bütçenin meclisten çıkacağına inandığını kaydetti. Töre, bütçeye katkı emek koyan ve koyacak olan herkese teşekkürlerini de sundu.

Konuşmaların ardından komite toplantısına ara verildi.

İMHA EDİLME İŞLEMİ BAŞLADI!

Güney Kıbrıs’ta, “Mağusa’ya” bağlı Paralimni’de bulunan iki özel çiftlikte kuş gribi tespit edilmesinin ardından, çiftliklerde bulunan kanatlıların imha edilmesine dün başlandığı haber verildi.

Kanatlıların imha edilmesine dün başlandığını ancak hava şartlarından ötürü tamamlanamadığını yazan Fileleftheros gazetesi, imhanın ardından dezenfeksiyon sürecinin başlayacağını kaydetti.

Dün iki çiftliğin etrafındaki 3 kilometrelik koruma alanında bulunan üç çiftlikten epidemiyolojik araştırma yapılması için numuneler alındığını da belirten gazete, kuş gribi vakalarının nedeninin göçmen kuşlar olmasından ötürü çiftliklerin etrafındaki 10 kilometrelik alanda bulunan ve kümes hayvanları yetiştirilen başka çiftliklerden de numuneler alınacağını ifade etti.

Gazeteye göre, Güney Kıbrıs Veteriner Dairesi Müdür Yardımcısı Yannos İoannu ise “ACTIVE’e” yaptığı açıklamada, kuş gribi tespit edilen çiftliklerde, su kuşları ve kanatlıların etrafı çevrili fakat üzeri kapalı olmayan yerlerde tutulduklarını, bu yüzden de yabani kuşların buralara yaklaştığını ve kuş gribini taşıdığını ifade etti.

Gazete, Güney Kıbrıs Sağlık Bakanı Mihalis Hacıpandelas’ın bugün saat 12:00’de kuş gribiyle ilgili olarak tüm müdahil tarafları bir toplantıya çağırdığını da ekledi.

NEWYORK’TA GÖRÜŞMELERİ BEKLENİYOR

Kıbrıslı Türk lider Ersin Tatar ile Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’in 7 Aralık’ta bir araya gelmesi bekleniyor

Kıbrıslı Türk lider Ersin Tatar ile Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis’in BM’nin 7 Aralık’ta Ledra Palace’ta vereceği yıl sonu resepsiyonuna katılarak sosyal içerikli bir görüşme yapması bekleniyor.

Rum basınında bugün yer alan bir habere göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, BM’nin 7 Aralık’ta Ledra Palace’ta vereceği yıl sonu resepsiyonuna katılarak sosyal içerikli bir görüşme yapması bekleniyor.

Görüşmenin, BM’nin yıl sonu sebebiyle düzenleyeceği resepsiyon çerçevesinde gerçekleştirileceğini yazan Haravgi gazetesi, Kıbrıs (Rum) Haber Ajansı’na dayanarak, resepsiyonun akşamüzeri 18.00-20.00 saatleri arasında gerçekleştirileceğini ve resepsiyona iki lider, iki tarafın müzakerecileri ve kendilerine eşlik edecek diğer heyet üyeleri dışında, diplomatlar ve iki toplumdan sivil toplum örgütlerinin üyelerinin katılacağını ifade etti.

Resepsiyona toplamda 100-150 kişinin davet edileceğini kaydeden gazete, BM tarafından resepsiyona, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve UNFICYP Misyon Şefi Colin Stewart’ın yanı sıra BM Genel Sekreterinin Kıbrıs’taki iyi niyet misyonundan diğer yetkililerin katılacağını yazdı.

Gazete, Kıbrıs müzakerelerinin yakın zamanda yeniden başlayabileceğini gösteren herhangi bir olgu olmamasından ötürü, bunun siyasi niteliği olmayan bir görüşme olacağını da ekledi.

Fileleftheros gazetesi ise “Meydan Okumaların Gölgesinde” başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in neredeyse sekiz ayın ardından bir toplantıda yüz yüze görüşme fırsatı bulacaklarını ve toplantıdaki ortamın oldukça soğuk olmasının beklendiğini ileri sürdü.

Haberde iki liderin randevusunun “Kıbrıs sorunundaki tam durgunluğun, kışkırtıcı açıklamaların aynı zamanda kapalı bölge Maraş’taki Türk eylemlerinin gölgesinde gerçekleştirileceği” iddiasında bulunuldu.

YARIN 18:00’E KADAR LİSTELER SUNULABİLECEK

YSK’nın dün öğleden sonra açıklanan kararıyla ortaya çıkan sorunun aşılması için UBP ve CTP’li bir grup milletvekili, ortak bir yasa önerisi hazırlayıp Meclis’e sundu.

Seçim ve Halkoylaması (Geçici Kurallar) Yasa Önerisi onaylanırsa aday listeleri iptal edilen siyasal partiler, yarın saat 18.00’e kadar cinsiyet kotasına uygun olarak düzenlenmiş listelerini sunabilecek

Meclis Genel Kurulu’nun bugün olağanüstü toplanarak yasa önerisini görüşmesi bekleniyor

Yüksek Seçim Kurulu’nun ( YSK), belediye meclisi üyeliklerine aday gösteren bazı siyasal partilerin Siyasal Partiler Yasası’nın yüzde 30 cinsiyet kotası kuralına uymadığı gerekçesiyle iptal ettiği listelerinin yeniden düzenlenmesine olanak sağlayacak yasa önerisi hazırlandı.

Meclis’in resmi internet sayfasında yayımlanan “Seçim ve Halkoylaması (Geçici Kurallar) Yasa Önerisi”nde, UBP milletvekilleri Özdemir Berova ile Oğuzhan Hasipoğlu ve CTP milletvekilleri Fazilet Özdenefe, Devrim Barçın, Teberrüken Uluçay ile Ürün Solyalı’nın imzası bulunuyor.

Önerinin genel gerekçesinde, Yasa’daki bahse konu cinsiyet kotasına uyulmaması durumunda, kotaya uymayan siyasal partilere ne gibi bir yaptırım uygulanacağına ilişkin kural bulunmadığı belirtilerek, YSK’nın dün Lefkoşa, Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt’ta iptal ettiği listelerin kotaya uygun olarak yeniden düzenlenmesine olanak sağlamanın hedeflendiği kaydedildi.

Öneride yapılan “ 25 Aralık 2022 Tarihinde Yapılacak Yerel Seçimlere İlişkin Belediye Meclis Üyeliklerinin Aday Listelerine İlişkin Düzenleme” ile aday listeleri iptal edilen siyasal partiler, ilgili İlçe Seçim Kurullarına yarın saat 18.00’e kadar başvurarak, cinsiyet kotasına uygun olarak düzenlenmiş listelerini sunabilecek.

Öte yandan, bugün Meclis Genel Kurulu’nun konuyla ilgili olarak toplanması bekleniyor.

YSK dün oy çokluğuyla aldığı kararla, cinsiyet kotasına uygun sayıda aday göstermedikleri gerekçesiyle LTB’de DP’nin; Beyarmudu Belediyesi’nde CTP ve TDP’nin; Mesarya Belediyesi’nde YDP’nin; Lapta Alsancak Çamlıbel Belediyesi’nde UBP ve DP’nin; Güzelyurt Belediyesi’nde de TDP, UBP, DP, CTP ve YDP’nin meclis üyesi adaylarını iptal etmişti.

Brent petrol fiyatında son durum

rent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 84,74 dolardan işlem görüyor.

Dün 86 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 84,25 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı bugün saat 10.05 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,58 artarak 84,74 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,67 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki yükselişte, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’de talep endişelerinin hafiflemesi etkili oldu.

Amerikan Petrol Enstitüsü, ülkenin ham petrol stoklarında geçen hafta önceki haftaya göre yaklaşık 7 milyon 850 bin varil düşüş tahmin edildiğini açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların 2 milyon 487 bin varil azalacağı yönündeydi.

ABD’nin ham petrol stoklarındaki düşüş öngörüsü, ülkede talebin güçlendiği algısıyla fiyatlardaki yükselişi destekledi.

Öte yandan, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin’de açıklanan imalat ve imalat dışı sektörlerdeki öncü ekonomik aktivite verilerinin kasımda büyüme eşiğinin altında kalması, talep endişelerine yol açarak fiyatları aşağı yönlü baskılıyor.

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun yayımladığı resmi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine göre, imalat sanayi PMI geçen aya göre 1,2 puan azalarak 48’e, imalat dışı PMI ise 2 puan düşüşle 46,7’ye indi.

PMI endekslerinde 50’nin altındaki değerler ekonomik faaliyetlerdeki azalmaya işaret ediyor.

Brent petrolde teknik olarak 85,01 ile 85,82 dolar aralığının direnç, 84,20 ile 83,39 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

“2023 BÜTÇESİNDE, YÜZDE 180.74’LÜK ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nda, 2022 Mali Yılı Bütçesi’ne göre yüzde 180.74’lük bir artışın söz konusu olduğuna işaret etti.

Canaltay, amaçlarının; “bürokrasi üreten değil, hizmet veren bir yapı ile daha hızlı karar alan, tüm hizmet ve süreçlerde sonuç ve verim odaklı, yeniliklere hızla adapte olan, karşılaşılan zorlukların hızlı ve etkin bir şekilde bertaraf edilmesini temin eden, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak şekilde tüm devlet ve özel kurum/ kuruluşlarla birlikte tam kapasite çalışarak ülkeyi daha güçlü ve müreffeh bir geleceğe taşımak” olduğunu vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, bütçe görüşmelerinin açılışında yaptığı sunuş konuşmasına, “2023 Mali Yılı Bütçe Tasarısı hepimiz için hayırlı olsun” ifadelerini kullanarak başladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın, Anayasa gereği 31 Ekim 2022 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak, Cumhuriyet Meclisi’ne sevk edildiğini ifade eden Canaltay, Ekonomi, Maliye, Plan ve Bütçe Komitesi’nde bugün görüşülmeye başlanacağını ve 12 Aralık tarihinde tamamlanarak, Genel Kurula sevk edilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

-“Kamu mali yönetimi idari başarı açısından kritik bir role sahip..”

Canaltay, şöyle devam etti:

“Günümüzde ekonomi ve onun temel bileşeni olan ‘kamu mali yönetimi’ idari başarı açısından kritik bir role sahiptir. Kaynak tahsisini ve kullanımını iyi yapan ülkeler ve hükümetler daha başarılı olmakta, bu ise istikrarı, büyümeyi ve refahı beraberinde getirmektedir. Bu doğrultuda bütçe, hükümetlerin yönetimde başarılı bir şekilde kalmalarını ve uzun ömürlü olmalarını sağlayan önemli bir dinamiktir.

Bütçe, henüz gerçekleşmemiş olan, belli bir döneme ait yapılacak giderleri ve elde edilecek gelirleri tahmini rakamlar olarak gösteren hukuki bir doküman olup, mali yıl olarak adlandırılan dönemdir.

Bütçeler plan ve program dahilinde hazırlandığı ve uygulandığı zaman, halkımızın yaşam kalitesine, toplum refahına hiç kuşkusuz olumlu yansır. Demokratik Hukuk Devletlerinde bütçe, Hükümet tarafından hazırlanmakta ve denetimi ise Meclis tarafından yapılmaktadır. Devlet bütçesinin sürdürülebilir kalkınma üzerinde önemli etkileri mevcuttur. Halkın temel ihtiyaçları olan sağlık, eğitim, altyapı gibi yatırımlar yanında kültürel ve sosyal alanda da yapılacak yatırımlar halkın yaşam kalitesini olumlu şekilde etkilemektedir.

–Büyüme odaklı bütçe

Sosyal devlet anlayışının benimsenmesi ve bu bağlamda projelerin yapılması halkımız için hayati önem taşımaktadır. Bu konudaki projelerin desteklenmesi hepimiz için önem arz etmektedir.”

Resmiye Eroğlu Canaltay, devletin bir taraftan gelir kaynaklarını artırmaya çalışırken, bir tarafta da tasarrufa büyük önem vermesi gerektiğine işaret ederek, “Bütçeler hazırlanırken Bakanlıkların 1 yıl önce yapmış oldukları harcamalar Bütçe Dairesi tarafından belirlenmektedir. Belirlenen hedeflere ulaşmak için ekonomik büyüme odaklı Bütçeler hazırlamalıyız” dedi.

İstatistik Kurumu’nun “fayda – maliyet” analizlerini yapması ve teşviklerin buna bağlı verilmesi konusunu yeniden gündeme almaları gerektiğine işaret eden Canaltay, şöyle devam etti:

“Unutmayalım ki halkın refahı için tek aracımız bu bütçenin kendisidir. Devletin kaynaklarının en adil kullanımını garanti altına alacak bir mali planın benimsenmesi, bütçenin isabetli bir fonksiyonu yerine getirerek kamu politikasının gerçekleştirilmesine yardımcı olur. Bütçe sistemi, hükümetin finansal bir politikaya sahip olmasına olanak sağlar. Bu nedenle bütçe içerisinde yer alan kalemlerin sınıflandırma tekniğini oluşturan bütçe sistemleri büyük bir öneme sahiptir. Tabii bütçe disiplini gibi kavramlar, mali disiplin gibi kavramlar çok önemlidir. Çünkü gerçekten borçlanarak veya kamu kuruluşlarının görev-zararlarının büyütülerek bütçenin yönetilmesi, yürütülmesi veya finanse edilmesi uzun vadede mümkün değildir. O bakımdan mali disiplin, bütçe disiplini gibi kavramlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de kural olarak kabul edilmesi, benimsenmesi büyük önem arz etmektedir.

KKTC ekonomisinin kalkınma boyutunda mega projeler itici güç olmakta, gerek rekabet gücünün iyileştirilmesi, gerekse yatırım ikliminin geliştirilmesi için güven ve istikrar açısından önem taşımaktadır.

2020 yılı ile birlikte başlayan pandemi ve Rusya- Ukrayna Savaşı ile birlikte dünya, daralan ekonomi, artan emtia fiyatları, düzensiz ekonomik yapılar ile uğraşmaktadır. Bu yapılar içerisinde gelişmeyi sağlayan bir bütçe yapılması oldukça güçtür. Günümüzde ve Önümüzdeki yıllarda dünyada büyük ekonomik resesyon tehlikesi baş gösterirken, bizlerin ekonomik gelişmeleri ve bazı ülkelerin de resesyona girdiği düşünülürse, ülkemizin ileriye taşınması muhakkak ki Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürüttüğümüz politikalarla başarılı olacağımıza inanıyorum.”

Canaltay, 2023-2025 yılları arasının bütün dünyada ekonomik daralma ve emtia fiyatlarında artışın devam ettiği bir dönem olacağına inanç belirterek, özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve öngörülemeyen durumun bütün ekonomileri zorlayacağını kaydetti.

Enflasyon ve fiyat istikrarının kendileri için de en büyük mücadele olacağına vurgu yapan Canaltay, yeni girdikleri bu dönemde, rasyonel akıl, işbirliği, planlı ekonomik aktiviteler bağlamında başarılı olanların hayatta kalacağını belirtti.

–Vizyon değişimlerini bütçeyle göstermek..

Artık duygusal tepkiler ile politikaları belirleme döneminin bittiğini ve mutlaka yenilenmeleri ve bu vizyon değişimlerini bütçeyle göstermeleri gerektiğini ifade eden Canaltay, şöyle devam etti:

“2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı toplamı 35 Milyar 850 Milyondur. Personel Giderleri, 11 Milyar 614 Milyon 144 Bin, Sosyal Güvenlik Kurumuna Devlet Primi Giderleri, 748 Milyon 606 Bin, Mal ve Hizmet Alım Giderleri, 2 Milyar 436 Milyon 488 Bin, Faiz Giderleri, 480 Milyon, Cari Transferler, 15 Milyar 416 Milyon 602 Bin, Sermaye Giderleri, 904 Milyon 60 Bin, Borç Verme, 100 Bin ve Yedek Ödenekler 4 Milyar 250 Milyon olarak bağlanmıştır. 2022 Mali Yılı Bütçesine göre % 180.74’lük bir artış sözkonusudur.

Bürokrasi üreten değil hizmet veren bir yapı ile, daha hızlı karar alan, tüm hizmet ve süreçlerde sonuç ve verim odaklı, yeniliklere hızla adapte olan, karşılaşılan zorlukların hızlı ve etkin bir şekilde bertaraf edilmesini temin eden, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak şekilde tüm devlet ve özel kurum/ kuruluşlarımızla birlikte tam kapasite çalışarak ülkemizi daha güçlü ve müreffeh bir geleceğe taşımak yegâne amacımızdır.

Bu ülkemize ve gençlerimize olan borcumuzdur. Gençlerin ülkelerinde özel sektöre uygulanacak kalkınma politikaları ile özel sektörün üretim kapasitesin gelişmesi istihdam imkanlarını artıracağı politikalar önemlidir. Genç girişimcilerin ve esnafın desteklenerek kalkınması da çok önemlidir. Ülkenin kısıtlı olan iç pazar yapısına bakıldığında ekonomik gelişim, dış pazar odaklı katma değeri yüksek mal ve hizmetlerin gelişmesi gereklidir. Ancak bu şekilde kalkınma sağlayacağımızı hatırlatmak isterim.

Sorunları aşabilmek için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin daha hızlı büyümesi gerekmektedir. Hızlı büyüme gerçekleştirilebilirse Devlet gelirlerinin artması ve mükellefiyetlerin karşılanması mümkün olabilecek, özel sektör daha sağlıklı istihdam imkanları yaratabilecektir.”

Canaltay, 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısını en iyi şekilde görüşüp, Genel Kurula sunulması noktasına geleceklerine inandığını da belirterek, tüm katkı koyanlara teşekkürlerini sundu.

BÜTÇE MARATONU KOMİTEDE BAŞLADI

“2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı”nın komitedeki görüşmeleri 12 Aralık’a kadar sürecek

“2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı” Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde görüşülmeye başladı.

Bütçe görüşmelerinin ilk gününde tasarının bütünü üzerinde görüşmeler yapılacak.

35 milyar 850 milyon TL olarak belirlenen 2023 yılı bütçe yasa tasarısında, 32 milyar 800 milyon TL gelir, 3 milyar 50 milyon TL açık öngörülüyor.

Toplantının açılışında Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay konuşma yaptı; ardından tasarının görüşülmesine Maliye Bakanı Alişan Şan’ın yaptığı sunuş konuşmasıyla başlandı.

Toplantıya Meclis Başkanı Zorlu Töre de katılıyor.

Cumhuriyet Meclisi Zalihe Çavuşoğlu Salonu’nda yer alan bütçe görüşmelerinde, yarın Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi, Başbakanlık ve Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) bütçeleri görüşülecek.

5 Aralık Pazartesi günü Hukuk Dairesi (Başsavcılık), Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesi ele alınacak.

Bütçe görüşmeleri, 6 Aralık Salı günü Sayıştay Başkanlığı, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, Kamu Hizmeti Komisyonu ve Dışişleri Bakanlığı bütçeleriyle devam edecek.

7 Aralık Çarşamba günü Mahkemeler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi 8 Aralık Perşembe günü Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bütçesini ele alacak.

9 Aralık Cuma günü Polis Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi görüşülecek.

Bütçe görüşmeleri; 12 Aralık Pazartesi günü Maliye Bakanlığı bütçesi ve gelirler bütçesinin görüşülmesi, tasarının madde madde görülmesinin tamamlanması ve bütününün oylanmasıyla sona erecek.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin bütçe toplantıları saat 10.00’da başlayacak.

2023 bütçesinde en büyük ödenek; bütçenin yüzde 49.41’ine denk gelen 17 milyar 715 milyon 104 bin 700 TL ile Maliye Bakanlığına ayrıldı. 2023 bütçesinde en yüksek ikinci pay 4 milyar 130 milyon 908 bin 200 TL ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın; üçüncü en yüksek pay ise 3 milyar 115 milyon 355 bin 400 TL ile Sağlık Bakanlığı’nın.

Bütçede mahalli gelirler 21 milyar 470 milyon TL olarak hesaplanırken, personel giderleri için 11 milyar 614 milyon TL 144 bin TL ayrıldı.

Geçen yıl 4 milyar TL olan Türkiye hibe, yardım ve kredi miktarı ise 2023 yılı bütçesinde 8 milyar TL olarak öngörülüyor.

Bütçede öngörülen 3 milyar 50 milyon TL’lik açığın iç kaynaklardan karşılanması hedefleniyor.

KIB-TEK UYARDI! 6 SAATLİK ELEKTRİK KESİNTİSİ!

Gönyeli’de bazı bölgelere bugün 6 saat elektrik verilemeyecek.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, bugün şebekede yapılacak çalışmadan dolayı 09:00 ile 15:00 saatleri arasında, Eski Gönyeli-Boğaz yolundaki polis lojmanları ile Mülk Sitesi; Boğaz Polis Lojmanları ve Karter Kışlası arasında kalan bölgeye elektrik verilemeyecek.

DİKKAT ELEKTRİK KESİNTİSİ

Gönyeli’de bazı bölgelere bugün 6 saat elektrik verilemeyecek.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, bugün şebekede yapılacak çalışmadan dolayı 09:00 ile 15:00 saatleri arasında, Eski Gönyeli-Boğaz yolundaki polis lojmanları ile Mülk Sitesi; Boğaz Polis Lojmanları ve Karter Kışlası arasında kalan bölgeye elektrik verilemeyecek.

DEVLET PİYANGOSU YILBAŞINDA TOPLAM 7 MİLYON TL ÖDÜL DAĞITACAK

KKTC Devlet Piyangosunun büyük ikramiyeleri vatandaşa umut oluyor

Vatandaşın ümit bağladığı Devlet Piyangosu yılbaşında toplam 7 milyon TL ödül dağıtacak. Piyangolar Birimi Sorumlusu Turgut Sunalp, en çok ikramiye çıkma şansı olan piyangonun Devlet Piyangosu olduğunu vurguladı

Şans oyunları ve piyango biletlerinin milyonluk büyük ikramiyeleri, ülkede ekonomik zorluklar içerisinde yaşam süren vatandaşların rüyalarını süslüyor… KKTC Devlet Piyangosunun büyük ikramiyeleri vatandaşa umut olurken, piyangonun satışları ise yüzleri güldürüyor:
Vatandaşın ümit bağladığı Devlet Piyangosu, 15 Kasım özel çekilişi ile birlikte 1 kişiye 1 Milyon 500 bin TL büyük ödül vermişti.

Devlet Piyangosu’nun 15 Kasım özel çekilişi, vatandaşlardan büyük ilgi görmüştü.

Basılan 100 bin adet biletin 97 bin 175 adeti satılırken, geçtiğimiz yıl Devlet Piyangosu 15 Kasım özel çekilişine göre bu yıl 6 bin adet daha fazla biletin satıldığı dikkat çekti.

15 Kasım çekilişi için en çok biletin ise Lefkoşa’da satıldığı görüldü. 100 bin biletin 53 bin 650’si, yani yarısından fazlası, başkentte alıcı buldu.

Piyangolar Birimi’nin genç ve başarılı sorumlusu Turgut Sunalp, en çok geri ödemesi olan, en güvenilir ve en çok ikramiye çıkma şansı olan piyangonun Devlet Piyangosu olduğunu vurguladı.

Turgut Sunalp, şeffaflıktan ödün vermedikleri Devlet Piyangosu’nun büyük ilgi görmesinin halkın bu konudaki güvenini gösterdiğini ifade etti.

Sunalp, yılbaşı için 200 bin adet olarak basılan özel çekilişte toplam 7 milyon TL rekor ikramiye dağıtılacağını ve büyük ikramiyenin 3 Milyon TL olduğunu vurguladı.

Öte yandan Piyango bayileri de, Devlet Piyangosu Yılbaşı Özel Çekilişi biletlerine yoğun ilgi olduğunu belirtti. Bayiler, biletlerin kısa bir süre önce satışa sunulmasına rağmen hatırı sayılır miktarda satıldığını belirtti.

İBRAHİM KALIN’DAN OPERASYON MESAJI!

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik olası operasyonuyla ilgili açıklamada bulundu. Kalın, “Farklı şekilde operasyonlar yapılabilir. Yarın, haftaya veya her an olabilir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, A Haber yayınında Suriye’ye yönelik olası harekata ilişkin “Yarın, haftaya veya her an olabilir. Farklı şekilde operasyonlar yapılabilir. Bu operasyonlar her an yapılabilir. Bugüne kadar nasıl yapıldıysa bundan sonra da yapılmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Türkiye kimseden icazet almaz hesap vermez”

Biz sorumluluk sahibi bir devlet olarak müttefiklerimizle ve komşu ülkelerle bu tür operasyonları elbette değerlendiririz konuşuruz. Kimseye önceden bilgi verip icazet almak izin almak gibi bir şey söz konusu değildir. Türkiye kendi güvenlik kaygılarını gidermek için kimseden icazet almaz kimseye hesap vermez.

ABD ile Rusya ile yeri geldiğinde İran ile başka yerlerde başka ülkelerle yeri geldiğinde Irak makamlarıyla Irak’a bir operasyon yaptığımızda bunlar her düzeyde konuşulur ama öncelikli olarak bazen kamuoyunda şöyle bir şey gündeme geliyor işte ABD’liler rahatsız, Rusya şöyle dedi bunlar böyle dedi vesaire diye onlar rahatsız olabilirler, pozisyonlarını ifade edebilirler pozisyonları kayda geçirebilirler ama bu bizim atacağımız adımları hiçbir şekilde etkilemez. Biz bunu da açık bir şekilde zaten kendilerine de ifade ediyoruz.

 

“Bu operasyonu herkese deklare ettik”

Son olarak yapılan operasyon ve özellikle İstiklal Caddesi saldırısından sonra yaptığımız hava harekatlarında biz zaten uluslararası meşruiyet çerçevesinde BM sözleşmesinin 51. Maddesinin bize sağladığı imkan ve yetenekler çerçevesinde meşru zeminde bu operasyonu yaptığımızı zaten söyledik bütün herkese de deklare ettik.

Sahada işte şurada ABD askerleri var onlara bir zarar gelmesin koordine edilsin dikkat edilsin dendiğinde de biz tabii ki zaten bugüne kadar hiçbir zaman Suriye’de doğrudan ABD askerlerini yahut Rus askerlerini vesaire hedef almadık zaten böyle bir kastımız yok bizim hedefimizin ne olduğu bellidir.

Ama açıkçası burada bizim hedef aldığımız terör noktalarında ABD’lilerin veya Rusların veya başkalarının bir takım unsurları varsa öncelikle onların bunu bir değerlendirmesi gerekiyor. Bu kişiler burada ne yapıyorlar? Türkiye’ye yönelik bir terör saldırısı olduğunda orada şu unsur var bu unsur var aman oraya girmeyelim burayı hedef almayalım dediğinizde tam da teröristlerin istediği şeyi yapmış olursunuz.

 

Yani ABD’nin ya da Rusya’nın yahut bir başka ülkenin bayrağı altında orada yuvalanmış olan terör unsurlarına dokunamaz hale gelirsiniz. Zaten teröristlerin tam istediği de bu.

“Bizim hedefimiz oradaki PKK/YPG/PYD yapılanmasıdır”

Biz bunu çok açık net bir şekilde kendilerine de zaten ifade ettik. Bizim oralarda doğrudan ABD, Rus askerini veya başka bir ülkenin askerini hedef almak gibi bir durumumuz yok. Bizim hedefimiz oradaki PKK/PYD/YPG yapılanmasıdır. Geçmişte bu DEAŞ’tı dönem dönem rejim unsurlarıydı Türkiye’ye yönelik tehdit her neyse.

Suriye’nin çok özel bir konumu var maalesef 2012-13 yılından beri orada devam eden bu çatışmalar nedeniyle şu anda Suriye’de adeta 3 parçaya bölünmüş bir yapı var.

 

Bir rejimin Rusya’nın İran’ın kontrolünde olan bölgeler var. Bir de PYD/YPG ve ABD desteğiyle onların kontrolünde olan bölgeler var. Bir de bizim kontrolümüzde olan bölgeler var. Bu ideal bir durum değil aslında. Suriye haritasına baktığınız zaman ama son 2,5 -3 yılda adeta bu tablo dondu. Dondurulmuş bir ihtilafa evrildi. Suriye iç savaşı. Ve herkes üç aşağı beş yukarı bulunduğu yerde duruyor.

TATAR, “MISS KUZEY KIBRIS” VE “BAY KUZEY KIBRIS” YARIŞMALARINDA DERECEYE GİRENLERİ KABUL ETTİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Günkut Ajansı’nın kurucusu ve KKTC Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Komitesi üyesi Bülent Günkut ile Miss Kuzey Kıbrıs ve Bay Kuzey Kıbrıs güzellik yarışmalarında bu yıl dereceye girenleri kabul etti.

Cumhurbaşkanı Tatar kabuldeki konuşmasında, Bülent Günkut’un büyük özveri ile dünya standartlarında yıllardır  düzenlediği organizasyonların ülkemizin için önemli hizmet olduğunu belirterek Günkut ailesini ve organizasyonlara katılanları ve kazananları kutladı. Cumhurbaşkanı Tatar, kazananların KKTC’yi ve Kıbrıs Türk halkını uluslararası organizasyonlarda en iyi şekilde temsil edeceğine inanç belirtti ve başarılar diledi.

Günkut Ajansı’nın kurucusu ve KKTC Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Komitesi üyesi Bülent Günkut ise kabulde, 1984 yılından beri devam eden Miss Kuzey Kıbrıs güzellik yarışmasında, 1995 yılından beridir de düzenlenen Bay Kuzey Kıbrıs yarışmasında bu yıl ilk üçe girenlerle Cumhurbaşkanı Tatar’a ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti.

FEYZİOĞLU: KKTC İLE TC BİRDİR!

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, sırasıyla Atatürk Anıtı, Dr. Fazıl Küçük Anıt Mezarı ve Rauf Raif Denktaş Anıt Mezarı’nı ziyaret etti, çelenk koydu.

Feyzioğlu ziyaretleri sonrasında yaptığı açıklamada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti her konuda birdir ve beraberdir” dedi.

Ersin Tatar’a dün güven mektubunu sunarak göreve başlayan Büyükelçi Metin Feyzioğlu, bugün ilk olarak Atatürk Anıtı’nı ziyaret etti.

Anıta çelenk koyan Büyükelçi Feyzioğlu, İstiklal Marşı eşliğinde saygı duruşunun ardından anıt özel defterini imzaladı.

– “Türkiye, uluslararası arenada hak ettiği yere kavuşacak bir KKTC’nin varlığını desteklemektedir”

Feyzioğlu, anıt özel defterine şunları yazdı:

” Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk,

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi olarak göreve başlamamın akabinde manevi huzurunuzda bulunmaktan onur duyuyorum.

Türkiye, ilke ve inkılaplarınıza gönülden bağlı olan Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle el ele, sosyal ve ekonomik açıdan ayakları üzerinde durabilen ve uluslararası arenada hak ettiği yere kavuşacak bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını desteklemektedir.

Dürüstlüğü kılavuz edinen dış politika anlayışınızı sürdüren Türkiye Cumhuriyeti, Ada’nın egemen ve eşit sahibi Kıbrıs Türk halkının huzur, mutluluk ve refahı için her türlü desteği vermeye devam edecektir.

Ruhunuz şad olsun.”

– “Sizin gibi tarihe mal olmuş önemli bir şahsiyetin manevi huzurunda bulunmaktan onur duyuyorum”

Feyzioğlu, daha sonra Kıbrıs Türk halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün kabrine çelenk koydu.

Saygı duruşunun ardından anıt özel defterini imzalayan Feyzioğlu, defterde şu ifadeleri kullandı:

“Aziz Lider Dr. Fazıl Küçük,

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi olarak göreve başlamamın akabinde, sizin gibi tarihe mal olmuş önemli bir şahsiyetin manevi huzurunda bulunmaktan onur duyuyorum.

Birlik ve demokrasi uğrunda sergilediğiniz cesaret ve kararlılık, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesindeki zorlu yolculuğunda rehber olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türkü’nün varlığı ile müktesep hak ve meşru menfaatlerini yok saymaya çalışanlara karşı yürüttüğünüz haklı davaya desteğini aralıksız sürdürecektir.

Sizi ve değerli dava arkadaşlarınızı saygı, şükran ve minnetle anıyorum.

Ruhunuz şad olsun.”

– “Tarihe damga vuran bu haklı davanızda adınızı bu toprakların ötesinde duyurdunuz”

Feyzioğlu, daha sonra Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın kabrini ziyaret etti.

Saygı duruşunun ardından, Anıt Özel Defteri’ni imzalayan Büyükelçi, şunları kaydetti:

“Değerli Kurucu Cumhurbaşkanı,

Türkiye Cumhuriyeti’nin, kurucusu olduğunuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdindeki 15. Büyükelçisi olarak bu şerefli göreve başlamamın akabinde manevi huzurunuzdayım.

Ömrünü Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlık mücadelesine adamış bir lider olarak, tarihe damga vuran bu haklı davanızda adınızı bu toprakların ötesinde duyurdunuz. Gösterdiğiniz fedakarlıkların farkında olan Kıbrıs Türk halkı da zorlu mücadeleler sonucu kurulmuş değerli mirasınız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sahip çıkmakta, her geçen gün daha da aydınlık olması için var gücüyle çalışmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, aziz milletimizin gönülden bağlı olduğu Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin huzur, mutluluk ve refahına katkı sağlamaya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası arenada hak ettiği yere kavuşmasına yönelik, gayretlerine aralıksız devam edecektir.

Bu vesileyle, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyorum.

Ruhunuz şad olsun.”

Feyzioğlu, burada Rauf Raif Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş ve torunu Rauf Denktaş ile de bir araya geldi.

– “Bu büyük insanların huzuruna çıkmak ayrı bir gurur ve aynı zamanda sorumluluk vesilesi”

TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu anıt ziyaretlerinin tamamlanmasının ardından açıklamalarda da bulundu.

Feyzioğlu, KKTC’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, TC’nin KKTC nezdindeki büyükelçisi olarak atanmış olmayı “tarif edilemez bir gurur kaynağı” olarak nitelendirdi.

Dün güven mektubunu sunduğunu anımsatan Feyzioğlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti her konuda birdir ve beraberdir” dedi.

– “Bizim de görevimiz onlara layık olmak”

Bugün önce Büyük Atatürk’ün anıtına, daha sonra Dr. Fazıl Küçük’ün ve Rauf Raif Denktaş’ın Anıt Mezarı’na çelenk koyduğunu kaydeden Feyzioğlu, “Bu büyük insanların huzuruna çıkmak ayrı bir gurur ve aynı zamanda sorumluluk vesilesi. Dr. Fazıl Küçük, bir büyük mücahit, toplum lideri. Sayın Denktaş mücahit ve Kurucu Cumhurbaşkanı. Her ikisi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyerek, yolumuzu aydınlatan büyük isimler, Türk büyükleri. Bizim de görevimiz onlara layık olmak” ifadelerini kullandı.

Denktaş’ın arzusunun, idealinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tüm dünyada tanınması olduğuna işaret eden Feyzioğlu, KKTC’nin devletler hukukuna göre, zaten bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu bunda hiçbir kuşkunun olmadığına dikkat çekti.

Feyzioğlu, bugüne kadar KKTC’nin 3’üncü devletler tarafından tanınmamasını “büyük bir haksızlık” olarak değerlendirdi.

– “Başarmamak için hiçbir sebebimiz yoktur. Öyleyse başaracağız”

Türk Devletleri Teşkilatı’na anayasal adıyla KKTC’nin gözlemci üye olarak oybirliğiyle kabulünün büyük bir zafer olduğunu vurgulayan Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun pek mahir diplomasisiyle gerçekleşmiştir. Sonuçlarını adada ve dünyada yakın zamanda görmeye başlayacağız. Biz de Büyükelçiliğimizde KKTC makamlarıyla özellikle bu konuda çok yakın çalışmak üzere ekiplerimizi kurduk, planlarımızı yaptık. Allah’ın izniyle yolumuz aydınlıktır, davamız haklıdır. Devlet millet el eledir. TC devleti ve KKTC devleti omuz omuzadır. Başarmamak için hiçbir sebebimiz yoktur. Öyleyse başaracağız.”

OLSAN ORAN, HALİL KASIM’A DESTEK VERDİ

Ulusal Birlik Partisi Mağusa eski ilçe başkanı Olsan Oran, Geçitkale-Serdarlı Belediyesi başkanlığı için Halil Kasım’ı destekleme kararı aldığını açıkladı.

Olsan Oran kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

UBP Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Halkının refahı, güvenliği için çok önemli bir partidir, bizim yuvamızdır, evimizdir. Yerel seçimde başarılı olmalıyız ki partimize pandemiden kalan sorunların aşılarak Ülkemizin yeni bir kalkınma sürecine girilmesinde güç verelim. Bu çerçevede ben de üzerime düşeni sonuna kadar yapacak Halil Kasım Kardeşimin Belediye Başkanlığını kazanmasına destek vereceğim. Gün , birleşme günüdür. Gün, çağdaş hizmetler verebilen GÜÇLÜ BELEDİYELER YARATIP GÜÇLÜ gelecek için Birlik olma günüdür tüm dostlara selamlar…

AMCAOĞLU, BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞINI DEĞERLENDİRDİ

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gönyeli – Alayköy Belediye Başkan Adayı Hüseyin Amcaoğlu, Zirve Kıbrıs’ta yayınlanan Gündemin Zirvesi adlı programda Bala Kayadelen’in sorularını yanıtladı, belediye başkan adaylığını değerlendirdi.
Hüseyin Amcaoğlu’nun açıklaması şu şekilde;
📌Entegre katı atık yönetimine ihtiyaç var.
📌Yeşil ve döngüsel enerjiye önem vermeliyiz.
📌Projelerimizde halkın görüşünü de alacağız, katılımcı bir anlayış güdeceğiz.
📌Annan Planı’ndan sonra Gönyeli ve Yenikent’te bir talep artışı oldu.
📌Yakın Doğu’dan Alayköy’e bağlanılması ve Gönyeli’ye de yol çıkışı verilmesi çok önemli.
📌Gönyeli Barajı ve Kanlıköy Göleti için restorasyon çalışmasına ihtiyacımız var.
📌Hayatım proje hazırlamakla geçti.

BAKAN ALTUĞRA’DAN GİRNE DR. AKÇİÇEK HASTANESİ’NE ZİYARET

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’ni ziyaret etti.

Bakan Altuğra, ziyareti sırasında Başhekim Dr. Beyhan Berova ve sağlık çalışanlarından hastanenin ihtiyaçları ve yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler de aldı.

Gerek personel, gerek tadilat, gerekse araç gereç gibi ihtiyaçların sırasıyla giderildiğini belirten Bakan Altuğra, Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nin tüm sağlık çalışanlarının sorumluluk bilinciyle, canla başla çalışarak, özverili hizmetleri sayesinde yoğun bir nüfusa hizmet sunduğunu söyledi.

Altuğra, hastalar tarafından kendilerine iletilen memnuniyet doğrultusunda Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde takdir toplayan sağlık çalışanları ile bir araya gelerek, hizmetlerinden dolayı teşekkür belgelerini sunmak için bu ziyareti gerçekleştirdiğini kaydetti.

Toplum sağlığı için gönülden hizmet veren sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonlarını arttırmak adına teşekkür etmenin önemli olduğunu belirten Bakan Altuğra, sağlık çalışanlarının mutluluğunun kendisini de her zaman olumlu yönde etkilediğini vurguladı.

Teşekkür belgelerini alan sağlık çalışanları Bakan Altuğra’nın ziyareti ve hastaların memnuniyeti nedeniyle emeklerinin takdir edilmesinden dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirttiler.

MALİYE BAKANLIĞI’NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA!

Maliye Bakanlığı tarafından, “Kesinleştirilmiş Vergilerde Uzlaşma İle Ödeme Süresi Geldiği Halde Kısmen Veya Tamamen Ödenmemiş Kamu Alacaklarının Tahsilâtına İlişkin Yasa Gücünde Kararname” hakkında açıklama yapıldı.

Açıklama şöyle;

“Dünya genelinde yaşanan Pandemik Koronavirüs’ün (Covid-19)  2020’nin Mart ayından itibaren adamızda da görülmesi sebebiyle, tüm dünyada olduğu gibi kapılarımızın dış ülkelere kapatılması ciddi önlemler alınması gereğini ortaya koymuştur.

2020 yılının Mart ayından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Pandemik Koronavirüs (Covid-19) etkileri azalarak sürerken, Rusya-Ukrayna savaşı nedeni ile pandemide ortaya çıkan sürecin ekonomik kaybı ve enflasyonist süreç ödeme güçlüğünü ortaya çıkarmıştır.

Bu nedenle, Bakanlığımızın yaptığı çalışma ve Hükümetimizin aldığı kararla ödeme süresi geldiği halde kısmen veya tamamen ödenmemiş kamu alacaklarının gecikme zamları ve cezalarında indirime gidilmiş ve vatandaşlarımıza ödeme imkânı sağlamak adına talep ettikleri şekillerde taksitlendirme imkânı sunulmuştur.

Bu zorlu süreci birlikte atlatmak adına Maliye Bakanı Alişan Şan tarafından, vatandaşlara en erken zamanda bağlı bulundukları Gelir ve Vergi Dairesi veya Şubelerine gerekli müracaatların, başvuruların yapılması halinde her türlü vergi ve kamu borcunu taksitlendirme imkânı bularak ödenebileceği ve kesinleşmiş ödenmemiş kamu borcundan dolayı ortaya çıkan gecikme zamları ile cezalarda indirime gidilerek ödeme imkânı sağlanabileceği belirtilmiştir.”

TÖRE, KIBRIS TMT MÜCAHİTLER DERNEĞİ İSKELE ŞUBESİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Cumhuriyet Meclisi’nin micahitlerin verdiği direnişin bir eseri olduğunu söyledi.

Töre, Ali Abdurrahmanoğlu başkanlığındaki Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği İskele Şubesi heyetini kabul etti.
Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Başkan Ali Ali Abdurrahmanoğlu, tamamen gönüllü olarak uğraş verdiklerini, amaçlarının zor günleri görmüş ve yaşamış insanlar olarak mücahitlik ruhunu devam ettirmek olduğunu söyledi.
Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi, Türk askerinin varlığının korunması ve iki eşit egemen devlet olarak bir anlaşmaya hazır olduklarını ifade eden Abdurrahmanoğlu, bu mücadeleyi gençlerin sürdürmesi gerektiğini kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında mücahit ve mücahidelerin milli mücadelede çok önemli rolleri olduğunu vurgularken, zor yıllardan geçerek bugünlere gelindiğini ve bugünlerin kıymetinin bilinmesi gerektiğini söyledi.
Bugünleri Rumların, Yunanlıların ya da İngilizlerin Kıbrıs Türküne bahşetmediğini şehitler vererek, acılar çekerek ve göçmenlik yaşayarak özgürlüğe kavuştuklarını belirten Töre: “KKTC bizlere şehitlerin emanetidir. KKTC’ye sahip çıkmak hepimizin görevidir” dedi.
Töre, iki bayrağın yerinin anayasada da yer aldığını anımsatarak bu değerlere karşı çıkmanın anlamanın “demokrasi” olamayacağını ifade etti.
Mücahitin gönlündeki ateşin KKTC ve Türk Milleti olduğunu söyleyen Töre, bağımsızlık ateşi ve Atatürk’ün çizdiği yol olduğunu kaydetti.
Türk Devletleri Teşkilatı’na KKTC’nin gözlemci üye olarak alınmasının gurur verici bir gelişme olduğunu ifade eden Başkan Töre, bu adımın ileriki dönemde tanınmayı da getireceğini söyledi.
Başkan Töre, Cumhuriyet Meclisi var ise mücahitlerin sayesinde var olduğunu yapılan direniş sayesinde bugün Cumhuriyetin Meclisi’nin olduğunu vurguladı.

ORGENERAL ÇARDAKCI, İÇİŞLERİ BAKANI ZİYA ÖZTÜRKLER’İ ZİYARET ETTİ

Temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Komutan Yardımcısı Orgeneral Ali Çardakcı, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler’i ziyaret etti.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, ziyarette konuşan Bakan Öztürkler; “Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleri ile 352 milyon Türk Lirası gibi bir maliyetle hayat bulan Yeni Merkezi Cezaevi’nin her türlü teknik eksikliğinin giderilmesi ve taşınma sürecinin sağlıklı şekilde tamamlanması sağlandı. Bu süreçte, Yeni Cezaevi ile ilgili her türlü sıkıntının aşılmasında, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı her zaman yanımızda olmuştur. TC İçişleri Bakanlığı’nın karşılıksız olarak bizlere verdikleri destekler ve ceza infaz kurumları hakkındaki tecrübe paylaşımları ülkemiz için çok değerlidir” dedi.

Öztürkler, “Kıymetli mevkidaşım Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun her zaman Kıbrıs Türkü’ne göstermiş olduğu sevgi, ilgi ve alakadan, KKTC’ye verdiği değerden dolayı çok mutluyuz. Kendisine bir kez daha şahsım ve halkımız adına teşekkür ediyorum. Özellikle, Yeni Cezaevine geçiş sürecinde üst seviyede bir destek gördük. Eski Cezaevinden Yeni Cezaevine taşınmamızın her aşamasında yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı’na müteşekkiriz. Ayrıca bugün bakanlığımız adına da bir ilk yaşanmaktadır. İlk kez bir Orgeneralimizi bakanlığımızda ağırlıyoruz. Bir asker evladı olarak da büyük gurur duyduğumu ifade ediyor, Çardakcı’ya evinize hoş geldiniz diyorum” şeklinde konuştu.

DİKKAT! GÖNYELİ’DE ELEKTRİK KESİNTİSİ!

Gönyeli’de bazı bölgelere yarın 6 saat elektrik verilemeyecek.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, yarın şebekede yapılacak çalışmadan dolayı 09:00 ile 15:00 saatleri arasında, Eski Gönyeli-Boğaz yolundaki polis lojmanları ile Mülk Sitesi; Boğaz Polis Lojmanları ve Karter Kışlası arasında kalan bölgeye elektrik verilemeyecek.

KKTC’NİN 39. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ ANKARA’DA KUTLANDI

KKTC’nin 39. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle Ankara’da kutlama töreni yapıldı.

Ankara’da bir otelde yapılan törene TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, TC Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, TC Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever, TC Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, TC Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Törende şehitler için saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. Büyükelçi Korukoğlu, törende yaptığı konuşmada, KKTC’nin Kıbrıs Türk Halkı’nın onurlu varoluş mücadelesinin en kıymetli eseri olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’yla özgürlüğüne ve güvenliğine kavuştuğunu belirten Korukoğlu, KKTC’nin Türkiye’nin desteğiyle varlığı, egemenliği, özgürlüğü ve hakları için yıllarca mücadele ettiğini aktardı.

Korukoğlu, Kıbrıs Türk halkının esarete boyun eğmemek için sayısız şehitler verdiğini belirterek, “Kendi kaderini tayin etme hakkını kullanarak 15 Kasım 1983’te KKTC’yi ilan eden Kıbrıs Türk halkı, 39 yıldır çatısı altında özgürce yaşamakta olduğu, bağımsızlığı ve bekasının güvencesi olan devletini, anavatan Türkiye’den aldığı güç ve destekle emin adımlarla geleceğe taşımaktadır.” dedi.

Kıbrıs meselesinin çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Korukoğlu, şunları söyledi: “Tecrübelerimiz Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma sağlanmasının ancak adadaki gerçekleri esas alan bir vizyonla mümkün olacağını göstermektedir. Kıbrıs meselesinin temelinde yatan esas sorun adadaki iki tarafın statüsü arasında uluslararası camia tarafından yaratılan eşitsizliktir.

Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar, bu anlayışla, Nisan 2021’de Cenevre’de, Kıbrıs Türk halkının devletinin müktesep hakkı olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesini içeren yeni vizyonumuzu resmen ortaya koymuşlardır. Şüphesizdir ki, adadaki gerçeklerle uyumlu bu yaklaşım temelinde bir çözüme ulaşılması sadece Kıbrıs’a değil, Doğu Akdeniz’in de barış, refah ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır.”

Korukoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 77. oturumunda yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta halihazırda iki halk ve iki ayrı devletin bulunduğu olgusunun Kıbrıs adasında gerçekleri görmek isteyen herkes tarafından bilindiğine dikkati çektiğini ve uluslararası toplumu KKTC’yi resmen tanımaya davet ettiğini anımsattı.

Bu çağrının Kıbrıs konusunda bir dönüm noktası olduğunu kaydeden Korukoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaptığı çağrıdan dolayı müteşekkir olduklarını ifade etti. Korukoğlu, KKTC’nin 11 Kasım’da Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edildiğini hatırlatarak, “Bu gelişmeyi memnuniyetle selamlıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci üyeliğine giden sürecin başarıya ulaşmasındaki desteği için Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ediyoruz.

Bu gelişme iki devlet esasına dayanan yeni vizyonumuzun doğru ve gerçekçi bir yaklaşım olduğunu teyit etmektedir.” ifadelerini kullandı. KKTC’nin Ankara Büyükelçiliği, İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde düzenlenen terör saldırısı nedeniyle 15 Kasım’da düzenlenmesi planlanan kuruluş yıl dönümü kutlamasını ertelemişti.

KKTC'nin 39. kuruluş yıl dönümü Ankara'da kutlandı

AKAR, KKTC‘NİN 39’UNCU KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ RESEPSİYONUNA KATILDI

Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ankara’da düzenlenen KKTC‘nin 39’uncu kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna katıldı.

Burada bir konuşma yapan Akar, kendi kaderini tayin etme azim ve karalılığını gösteren Kıbrıs Türkünün, büyük mücadelelerin ardından bu noktaya geldiğini belirtti.

Türkiye Milli Savunma Bakanı Akar, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Kıbrıslı kardeşlerimizin haklı davasını bugüne kadar destekledik, bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla desteklemeyi sürdüreceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.” diye konuştu.

Kıbrıs Barış Harekatı ile Ada’da yaşayan herkesin rahata, huzura ve güvene kavuştuğunu belirten Akar, Kıbrıs’ın Türkiye’nin milli meselesi olduğunu, Türkiye’nin garantörlük ve ittifak anlaşmaları çerçevesinde kendine düşen ne varsa bugüne kadar yaptığını, bundan sonra da yapmaya devam edeceğini kaydetti.

Türkiye’nin ve KKTC‘nin barıştan yana olduğunu her fırsatta gösterdiğini ancak, uzatılan barış elinin reddedildiğini belirten Akar, “Bunun özellikle üçüncü taraflarca görülmesi lazım. Üçüncü taraflardan objektif, tarafsız şekilde olayları görmesini ve Kıbrıs Türkünün hakkını, hukukunu teslim etmesini bekliyoruz.” dedi.

Kalıcı bir barış ve istikrar ortamının oluşabilmesi için KKTC‘nin, Kıbrıs Türkünün egemenliğinin, bağımsızlığının, hakkının, hukukunun teslim edilmesi gerekliliğini vurgulayan Hulusi Akar, “Bunlar kabul edilmediği, Türk varlığına gerekli saygı gösterilmediği sürece bir çözüm olamayacağını hep beraber gördük.” diye konuştu.

Yarım asır süren görüşmelerin ardından bir çözüme varılamadığını dile getiren Bakan Akar, “Bunun üzerine ne yaptık, kararımızı verdik, egemen, bağımsız iki devletten bahsediyoruz. Artık mesele bu devletin kurulması değil, kurulmuş olan bu devletin tanınması meselesidir” dedi.

Türk Devletleri Teşkilatında, KKTC‘ye gözlemci üye statüsü verilmesinin önemine de işaret eden Hulusi Akar, şunları kaydetti:

“Bizler, garanti ve ittifak anlaşmaları çerçevesinde yapılması gerekenleri yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan Yunanistan ile olan münasebetlerimizi de etkili bir şekilde sürdürmeye ve barış elimizi uzatmaya devam ediyoruz. Biz barıştan, görüşmelerden yanayız. Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunların barışçıl yol ve yöntemlerle çözülmesinden yanayız ancak diğer taraftan da ne Kıbrıslı kardeşlerimizin ne de kendi haklarımızın çiğnenmesine, bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesi lazım. ‘Barış’ dememiz bir zafiyet, ‘hakkımızı koruyacağız’ dememiz de hiçbir şekilde bir tehdit değil.”

Bunun çok iyi anlaşılması gerektiğini belirten Akar, Yunanistan’da belli bazı siyasiler Türkiye’nin yaptığımız barış girişimlerini sabote ettiğini, kendi iç çekişmelerine iki ülkenin hak ve menfaatini feda ettiğini söyledi.