“HEM BÖLGEYE HEM ÜLKEYE HİTAP EDECEK PROJELERİMİZ VAR”



Yüksek Seçim Kurulu, 25 Aralık tarihinde yapılacak Yerel Kuruluş Organları Genel Seçimlerine yönelik Sandık Seçmen Listelerine itirazların bugün saat 18.30’da sona ereceğini duyurdu.
Yüksek Seçim Kurulu, 25 Aralık tarihinde yapılacak Yerel Kuruluş Organları Genel Seçimleri ile ilgili olarak hazırlanan Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele ve Lefke İlçelerine ait Sandık Seçmen Listelerinin 20 Kasım tarihinde askıya alındığını anımsattı.
Sandık Seçmen Listelerine askıda bulundukları yerlerde veya ilgili İlçe Seçim Kurullarına 20-26 Kasım tarihlerinde yapılan başvuru ve itirazların, bugün saat 18.30’da sona ereceğini kaydetti.
Duyuruda, Sandık Seçmen Listelerine asılı bulundukları süre içerisinde başvuruda bulunanların isimlerinin, 28 Kasım Pazartesi Resmi Gazete’de ilan edileceği ifade edildi.
YSK duyurusuna göre Sandık Seçmen Listelerine yapılan itirazların görüşüleceği yer ve tarihler şöyle:
“Lefkoşa İlçe Seçim Kurulunda, 29 Kasım saat 10.00’dan itibaren; Gazimağusa İlçe Seçim Kurulunda, 29 Kasım saat 11.00’den itibaren; Girne İlçe Seçim Kurulunda, 30 Kasım tarihinde saat 10.00’dan itibaren; Güzelyurt İlçe Seçim Kurulunda, 29 Kasım tarihinde saat 09.00’dan itibaren; İskele İlçe Seçim Kurulunda, 29 Kasım tarihinde saat 10.00’dan itibaren; Lefke İlçe Seçim Kurulunda,(Güzelyurt Kaza Mahkemesi Binasında) 29 Kasım tarihinde saat 09.00’dan itibaren”
Sandık Seçmen Listelerine yapılan başvurular ve başvurulara yapılan itirazların görüşüleceği yer ve tarihler ise şöyle:
“Lefkoşa İlçe Seçim Kurulunda, 30 Kasım tarihinde saat 10.00’dan itibaren; Gazimağusa İlçe Seçim Kurulunda, 30 Kasımtarihinde saat 11.00’den itibaren; Girne İlçe Seçim Kurulunda, 29 Kasım tarihinde saat 10.00’dan itibaren; Güzelyurt İlçe Seçim Kurulunda, 30 Kasım tarihinde saat 09.00’dan itibaren; İskele İlçe Seçim Kurulunda, 30 Kasım tarihinde saat 10.00’dan itibaren; Lefke İlçe Seçim Kurulunda, (Güzelyurt Kaza Mahkemesi binasında) 30 Kasım tarihinde saat 09.00’dan itibaren”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu, seçim ziyaretleri kapsamında KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Astsubaylar Derneği, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği, Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği, Sönmezler Ocağı ile bir araya geldi.
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu, seçim ziyaretleri kapsamında KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Astsubaylar Derneği, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği, Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği, Sönmezler Ocağı ile bir araya geldi.
25 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan yerel yönetim seçimleri kapsamında ziyaretlerde bulunan UBP LTB Belediye Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu’na ziyaretlerinde Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler Cumhuriyet Meclis Başkanı Zorlu Töre ve belediye meclis üyesi adayları eşlik etti.
Belediyede ve hizmette kimseyi ayırmadan ve ötekileştirmeden herkese eşit hizmet ulaştıracağını aktaran Gardiyanoğlu, “Lefkoşa’da kronik hale gelen trafik sorununa artık nokta koymalıyız” diyerek yapacağı yol ve trafik çalışmalarını aktardı. Lefkoşa’nın sorunlarının üç ana başlıkta toplandığına dikkat çeken Gardiyanoğlu trafik, çevre ve sosyal projelerle Lefkoşa’nın yeniden canlanacağını kaydederek, dernek başkan ve heyetlerine ‘Lefkoşa’yı birlikte renklendirelim’ mesajını verdi.
KTİTB Başkanı Osman Amca, UBP LTB Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu’nun içlerinden biri olduğunu belirterek, “Gardiyanoğlu Lefkoşa’nın mimarı olacak” diyerek birlik olarak yerel seçim sürecinde Gardiyanoğlu’na desteklerini belirtti.
KKTC GKK Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Esen Ömürlü, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği, Başkanı Gürsel Benan, TMT Mücahitleri Derneği Başkanı Yılmaz Bora ve Sönmezler Ocağı Başkanı Erden Esenyel, Gardiyanoğlu’nun bu süreçte ve sonrasında başarılı olacağına inanç belirterek, tam destek sözü verdi.
Gardiyanoğlu ise dernek ve birlik başkanlarına teşekkür ederek, kendisine duyulan güveni boşa çıkarmayacağını özelde Lefkoşa’ya ama genelde ülke insanına yaraşır bir kent için gece gündüz demeden çalışacaklarını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Alt Yapı Bakan Yardımcısı Selim Dursun ile görüştü.
Büyükelçilikte gerçekleşen görüşmeye KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı müsteşarı Enver Öztürk de katıdı.
Görüşmede Türkiye Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yürüttüğü önemli altyapı projeleri ele alındı.
28 Kasım Pazartesi günü güven mektubunu Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a sunacak olan Büyükelçi Turan Feyzioğlu’nn KKTC makamları ile koordinasyonun sağlanması ve Türkiye Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı’nın Kıbrıs Türk halkına doğrudan katkı sağlayacak büyük yatırımlarının bir an önce sonuçlandırılması için Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) eliyle çalışma yürüteceği kaydedildi.

Başbakan, UBP Başkanı Ünal Üstel Mehmetçik, Büyükkonuk ve Yedikonuk’u ziyaret ettiBaşbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ünal Üstel, Mehmetçik, Büyükkonuk ve Yedikonuk’ta vatandaşlarla bir araya geldi.
Başbakan Üstel, yıllardır gündemde olan ancak bir türlü cesaret edip adım atılmaması nedeniyle hayata geçirilemeyen Belediyeler Reformu’na hayat verdiklerine dikkat çekerek, “Artık güçlü belediyelerle halka çok daha iyi hizmet sunulabilecek” dedi.
“Hükümeti kurduğumuz günden beri reform yapacağız, icraat yapacağız, hizmet kalitesini arttıracağız dedik ve muhalefetin karşı duruşuna rağmen yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz” diyen Üstel, şöyle devam etti:
“Reform sürecinde muhalefet engeller yarattı. Kıyametler kopardı. Anayasa Mahkemesi’ne gittiler ve orada yüzlerine bir tokat yediler. Bu iş bitmedi diyorlar ama bu iş bitmiştir. Artık KKTC’de 18 belediye vardır.”
BELEDİYELER BÜYÜK PROJELERE İMZA ATABİLECEK
Belediyeler Reformu ile belediyelerin kapatılmadığını birleştirildiğini vurgulayan Başbakan Üstel, reform ile insan gücü ve araç filolarının birleştirildiğine dikkat çekti. Üstel, belediyelerin daha iyi hizmet sunarak büyük projelere imza atacaklarını söyledi.
Üstel, reform kapsamında belediyelere imar yetkisinin de verildiğini kaydederek, yetkileri artan belediyelerin hizmet kalitesini de artıracaklarını ifade etti.
Belediyelerin gelirlerinin artırılmasına yönelik adımların da reformun içerisinde yer bulduğunu anlatan Ünal Üstel, kırsal kesim belediyelerinin artık geliştirilen havuz sistemiyle eşit oranda gelir sahibi olacağına vurgu yaptı.
ÇALIŞANLARIN ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLDİ
Belediyeler güçlenirken çalışanların da kendilerini artık güvende hissedebileceklerine vurgu yapan Başbakan Üstel, “Çalışanların özlük hakları korundu. Hiçbir çalışan işinden olmayacak. Hatta özlük hakları sendikalarla birlikte yapılan çalışmalar sonucu daha da iyileştirildi” dedi.
SEÇİMİ KAZANACAK İSİM DR FATMA ÇİMEN TUĞLU
“Seçimi kazanacak 18 güçlü adayımız var. Hizmette yerel, anlayışta evrensel bakış açısıyla hareket eden UBP’li belediye başkan adaylarının kalkınma hamlesini başlatacağından şüphem yoktur” diyen UBP Genel Başkanı, “Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nin kalkınması için UBP’li çok değerli isimler aday oldu. Biz adaylarımızı bilimsel çalışmalarla belirledik. Seçimi kazanacak adaylarla yola çıktık. Mehmetçik Büyükkonuk belediyemizde bölge insanın ekonomik kalkınmasını sağlayacak isim Dr. Fatma Çimen Tuğlu hanımdır. Bundan sonra görev sizlerindir. UBP bayrağını burada dalgalandırmalıyız” diye konuştu.
ANAVATAN’IN DESTEĞİYLE EKONOMİK DOKUNUŞLAR
Bir yandan seçim süreci yaşansa da hükümet görevlerinin devam ettiğine vurgu yapan Başbakan Üstel, dünyanın yaşadığı ekonomik krizlerden KKTC’nin de olumsuz etkilendiğini ancak Anavatan Türkiye’nin destekleri ile açılımlar yapmayı başardıklarını belirtti.
Üstel, “Türkiye’nin desteği ile yaptığımız mali işbirliği protokolleri kapsamında halkımızın rahatlaması için dokunuşlar yaptık. Üreticiden sosyal yardım alan her kesime yüzde elli prim desteği ve hibe sağladık” dedi.
Kısa zamanda büyük işler yapıldığını ve halkı rahatlatmak için daha çok çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Üstel, “Sizlerin huzuru ve rahatı için ara vermeden çalışıyoruz. İmkanları en iyi şekilde Anavatanımızla birlikte değerlendiriyoruz” diye konuştu.
2023 yılında Türkiye’nin desteği ile daha fazla yatırım yapılacağını kaydeden Üstel, yatırımların büyüyeceğini, iş olanaklarının artacağı ve daha çok insanımızın iş sahibi olacağını söyledi.
YERLEŞKE ULUSAL DAVANIN SİMGESİ OLACAK
Anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından ülkemize hediye edilecek Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi Yerleşkesi ve Millet Bahçesi projesine muhalefetin karşı çıktığını anımsatan Üstel, yerleşkenin tamamlanmasıyla birlikte ulusal davada önemli bir simge olacağını belirtti.
Muhalefet partilerinin KKTC’nin gelişimiyle ilgili her projeye karşı olduğunu söyleyen Üstel, “Muhalefet partilerine aldırmıyoruz, Onlar konuşsun, biz yapalım ve yolumuza devam edelim” ifadelerini kullandı.
“GÜÇLÜ KKTC İÇİN ENGELLERİ AŞARAK İLERLİYORUZ”
KKTC’nin her anlamda gelişmesi için çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Ünal Üstel, ulusal davada yaşanan gelişmelerin göğsümüzü kabarttığına vurgu yaptı. Üstel şöyle konuştu:
“KKTC, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)’na gözlemci üye olarak kabul edildi. Bu oldukça önemli bir gelişmedir. Bundan sonraki süreçte hem içerde devletimizi güçlendirmek, hem de dışarda KKTC’yi dünyaya tanıtmak için Türkiyemiz ile birlikte mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz”
Başbakan ve UBP Başkanı Üstel sözlerinin sonunda şunları söyledi:
“Belediyelerimiz birleşiyor, belediyelerimiz güçleniyor. Hedefimiz ekonomik kalkınmadır. UBP projelere imza atar, iş yapar. Adaylarımızın ortaya koyduğu projelerin kefili benim. Kalkınma UBP’nin hizmette yerel anlayışta evrensel bakış açısıyla yerelden başlayacaktır. Artık daha büyük hedeflerimiz vardır. Güçlü belediyeler, güçlü bir KKTC ile engelleri bir bir aşarak emin adımlarla ilerliyoruz.”

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğine atanan Metin Feyzioğlu, Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a güven mektubunu sunacak.
BRT’nin haberine göre, Cumhurbaşkanı Tatar, 28 Kasım Pazartesi günü Feyzioğlu’nu Cumhurbaşkanlığı’nda kabul edecek.
İstanbul’da 1969’da doğan Feyzioğlu, 1990’da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1992 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku dalında Yüksek Lisansını tamamlayan Feyzioğlu, 1995’de doktor, 2000’de Doçent, 2005’te Profesör unvanı kazandı. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olan Feyzioğlu, 2010’da Ankara Barosu Başkanlığına, 2013’te ise Türkiye Barolar Birliği başkanlığına seçildi.
Metin Feyzioğlu, 6 Ekim 2022 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ali Murat Başçeri’nin yerine Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğine atandı.
Kasım 2018’den bu yana Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi olarak görev yapan Ali Murat Başçeri, 23 Kasım Çarşamba günü adadan ayrılmıştı.

Lefkoşa-Alayköy Çevre yolu üzerinde, dün saat 08.00 sıralarında kaza meydana geldi. Fatma KAYMAKAMTORUNLARI (K-30) yönetimindeki, LP 887 plakalı salon araç önündeki aracın yavaşlaması sonucu çarpmamak için beton sete çarptı. Kaza sonucu yaralanan Kaymakamtorunları Hastanede kırık teşhisiyle müşahede altına alındı.
Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre: 25.11.2022 tarihinde saat 08:00 sıralarında, Lefkoşa-Alayköy Çevre yolu üzerinde, Fatma KAYMAKAMTORUNLARI (K-30) yönetimindeki, LP 887 plakalı salon araç ile doğu istikametine doğru seyrettiği sırada yol üzerinde bulunan Genç Yapı Market önündeki Çembere gelmeden 500 metre kadar geride, önündeki aracın yavaşlaması sonucu ona çarpmamak için direksiyon hakimiyetini kaybederek yolu ikiye ayıran beton sete sağ çarpıp takla atmıştır. Kaza sonucu yaralanan araç sürücüsü kaldırılmış olduğu Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde yapılan müdahalenin ardından belinde kırık teşhisi ile Cerrahi Servisinde müşahede altına alınmıştır. soruşturma devam etmektedir.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 25 Aralık Yerel Kuruluş Organları Genel Seçimine yönelik hazırlanan takvim doğrultusunda bugün siyasi partilerin aday belirlemesinin son günü.
Aday belirleme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte 28 Kasım Pazartesi günü adaylık için başvurular başlayacak ve bir gün sonra 29 Kasım Salı günü adaylar Yüksek Seçim Kurulu tarafından geçici olarak ilan edilecek.
Daha sonra İlçe Seçim Kurulları ilçelerde çıkacak adayları geçici olarak ilan edecek.
Adaylar, 3 Aralık Cumartesi günü kesinleşecek, oy pusulaları düzenlenecek ve BRT konuşmaları için adaylar arasında yapılacak adçekme sonuçları duyurulacak.
Kesinleşen adaylar, Yüksek Seçim Kurulu tarafından 4 Aralık Pazar günü ilan edilecek. İlçe seçim kuralları kendi ilçelerinde kesinleşen adayları ilan edecek ve duvar ilanları için İlçe Seçim Kurullarında adçekilecek. Siyasi partilerin BRT’de propaganda yapmak için Yüksek Seçim Kurulu’na dilekçe vermelerinin son günü olarak da 4 Kasım Pazar günü belirlendi.
Seçim propagandası 5 Aralık Pazartesi günü başlayacak.


Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC’de eğitim faaliyeti gösteren üniversitelere başlattığı ziyaretler çerçevesinde Rauf Denktaş Üniversitesi’ni ziyaret etti.
Üniversitenin akademik kadrosunda yer alan Öğretim görevlileri ile de bir araya gelen Töre, Öğretmenler Günü’nü kutladı ve onlara çiçek verdi.
Rauf Denktaş Üniversitesi Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak ziyarette yaptığı konuşmada Öğretmenler Günü’nde Başkan Töre’i ağırlamaktan çok mutlu olduklarını ifade etti.
Bıçak, Üniversiteye ismi verilen Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Meclis Başkanı Töre’in duyduğu sevgi ve saygısını çok iyi bildiklerini dile getirerek her zaman iş birliği içerisinde çalışmalar yapmak arzusunda olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında Rauf Denktaş’ın kendileri için büyük bir değer olduğunu ifade ederek, mücadeleci ruhuyla KKTC’nin kurulması ve ileriye taşınmasında çok büyük rolü olduğunu kaydetti.
Töre, Denktaş’ın bir çok söyleminin kulaklarına küpe olduğunu belirterek bu sözleri her zaman kendilerine rehber edindiklerini söyledi.
Öğretmenler gününde Rauf Denktaş Üniversitesi’ni özellikle ziyaret etmek istediğini vurgulayan Töre, Denktaş’ın düşünce ve fikirlerini yaşatmak ve onun davasını yeni nesle aktarmanın hem öğretmenlerin hem de siyasilerin başlıca görevi olması gerektiğine değindi.
Töre, Kıbrıs Türk gençliğinin görevinin de KKTC devletine bağlı olarak devletin varlığını ve bağımsızlığını yaşatmak olduğunu belirtti.
Ziyarette Başkan Töre’ye Meclis Mali, Teknik, Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu, ile Özel Kalem Müdürü İrem Uygun Soyşen de eşlik etti.

Başbakan Ünal Üstel, Sönmezliler Ocağı Başkanı Erden Esenyel ve ocak mensupları ile bir araya geldi. Üstel, ziyaretle ilgili, “Kendilerinin başlattığı milli mücadeleyi, onlardan devraldığımız bayrağı daha ileriye götürmek ve KKTC’nin uluslararası toplum tarafından tanınmasını sağlamanın en büyük hedefimiz olduğunu belirttim.
Geçmişte ülkemizin ekonomik yönden gelişmesi adına Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin desteği ile yapılan, Asrın su projesi, Eğitim alanında yeni üniversitelerimizin açılması, turizm sektörünün desteklenerek yeni otellerin ülkemize kazandırılmasında, büyük emek verdiğimizi ifade ettim.
Büyük projelere imza atılan her dönemde, Ulusal Birlik Partisi’nin imzası olduğunu ve Lefkoşa Türk Belediyesi’nin Sadık Gardiyanoğlu ile birlikte Hizmette Yerel, Anlayışta Evrensel vizyonumuzla çehresinin değişeceğine olan inancımın tam olduğunu belirttim” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, “Dünyadaki en onurlu mesleklerin başında gelen öğretmenlik; emek, özveri, sabır ve hoşgörü isteyen, bedeli hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek kadar değerli, insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir” dedi.
Taçoy, 24 Kasım Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı. Taçoy mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Dünyadaki en onurlu mesleklerin başında gelen öğretmenlik; emek, özveri, sabır ve hoşgörü isteyen, bedeli hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek kadar değerli, insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. İnsanlığın temel değerlerini kazanmış, demokrasiyi özümsemiş, adalet duygusu gelişmiş ve vicdanlı bir neslin inşası için, mesleğine yüreğini koyan, öğrencilerinin yeteneklerini fark eden, onları önemseyen öğretmenlere her zaman ihtiyacımız vardır.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, yeni nesli Cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğitimcileri yetiştirecek, yeni nesil onların eseri olacaktır. Hayatımızda başarılı olduğumuz her alanda öğretmenlerimizin emeği vardır, olmaya da devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu kutsal görevi yerine getirirken şehit düşen ve hayatını kaybeden tüm öğretmenlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyor, sevgi, emek ve özveri ile yeni nesillere yol gösteren tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.”

UBP Değirmenlik-Akıcılar Belediye Başkan Adayı Törehan, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Oğuz’u ziyaret etti
“Bölgenin tarım ve hayvancılıkta daha verimli bir dönem geçirmesi için hizmet sözü veriyoruz”
UBP Değirmenlik-Akıcılar Belediye Başkan Adayı Ebru Törehan, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz’u ziyaret etti.
Törehan, Değirmenlik-Akıcılar bölgesinin tarım ve hayvancılıkta daha verimli bir dönem geçirmesi için hazırladığı plan ve projeleri Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz’a sundu.
“Bölgenin tüm sorunları tek tek ele alındı”
Görüşmede, bölgedeki tüm sorunların tek tek ele aldıklarını dile getiren Törehan, Tarım Bakanlığı’nın yaptığı birçok destek projesinin, hayata geçirilmesi, geliştirilmesi, bölge halkının haberdar edilmesi ve organize hayvancılık, bölgelerin yol, su, elektrik sorunlarının da ivedilikle çözülmesi konularında planlama yapıldığını vurguladı.

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Bakan Öztürkler, 24 Kasım Öğretmenler Günü mesajı şu şekilde;
Öğretmenler, çocukların, gençlerin hayata hazırlanmasında, toplumun şekillenmesinde en özel, en onurlu görevlerden birini icra eden, sadece eğitim veren ve ilim öğreten rolleriyle değil, aynı zamanda bizlere anne, baba şefkati, insan sevgisi ve üretmenin kıymetini aşılayan geleceğin mimarlarıdırlar.
Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinin aydınlık gücü öğretmenlerimizin üzerimizdeki emekleri hiçbir şekilde ölçülemez. Kıbrıs Türk öğretmenleri, tarih boyunca Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığından, onun devrimlerinden ve işaret ettiği ilim, irfan yolundan asla ayrılmamışlardır. Öğretmenler, toplumların çağdaşlık seviyelerinin, üretkenliklerinin ve gelişmişlik düzeylerinin de aynasıdırlar.
Kıbrıs Türkü’nün geçmişten günümüze kat ettiği gelişmeler, eğitim seviyesi ve demokratik kültürün yerleşmesinde öğretmenlerimizin emekleri çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk Halkı, çok zor günlerden geçerek, çok önemli mücadeleler vererek bugünlere gelmiştir. Bu zorlu mücadelelerde toplumun münevverleri olan öğretmenlerimizin fedakârlıkları, çalışkanlıkları ve ilim yolundan asla ayrılmamaları sayesinde bugün dünden çok daha iyi bir noktadayız.
Bugünlere gelmemizde birçok öğretmenimizin katkıları, emekleri vardır. Bu vesile ile üzerimizde emekleri olan kıymetli öğretmenlerim başta olmak üzere, tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü canı gönülden kutluyor, hürmetlerimi sunuyorum.


Sağlık Bakanlığı, bugünden itibaren tüm çocuk hastalıkları birimlerinin Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vereceğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki tüm çocuk hastalıkları birimlerinin, bugünden itibaren Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vermeye başlayacağını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Çocuk Acil Servisi ve Çocuk Hastalıkları Poliklinikleri dahil tüm Çocuk Hastalıkları Birimlerinin bugün saat 08.00’den itibaren Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vermeye başlayacağını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, öğretmenlerden Cumhuriyete, Atatürk’e ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bağlı öğrenciler yetiştirmesini istedi.
Töre, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Geçitkale Cumhuriyet Lisesi’ni ziyaret ederek, okulda görev yapan öğretmenler le bir araya geldi.
Töre, burada yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının bağımsız bir devlet çatısı altında yaşadığını belirterek, KKTC’nin hepimizin milli devleti olduğunu söyledi.
15 Kasım Cumhuriyet bayramını kutlarken, Geçitkale ve Boğaziçi Direnişini de asla unutmamak gerektiğini ifade eden Töre, bu bölgelerde adanın bir çok yerindeki şehitlerin sayesinde bir devlete ulaşıldığını vurguladı.
Okulun sorunları hakkında da bilgiler aldığına değinen Töre, bu sıkıntıların çözümü konusunda da Milli Eğitim Bakanı ile görüşeceğini kaydetti.
Töre, tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarken, hayatta olmayan öğretmenleri de saygı ile andı.
Başkan Töre öğretmenlere hitaben konuşmasının sonunda, Cumhuriyete ve Atatürk’e bağlı KKTC’ye aşık öğrenciler yetiştirmesini istedi.
Ziyarette Meclis Başkanlığı tarafından öğretmenlere çiçek verildi.
Başkan Töre’ye ziyaretinde Özel Kalem Müdürü İrem Uygun Soyşen de eşlik etti.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Mesarya Belediye Başkan Adayı Kürşat Özer, Kanal T’de yayınlanan Günaydın Kıbrıs programında Pınar Gözek’in konuğu oldu.
Programda belediyecilik geçmişi ile ilgili bilgi veren Özer, Mesarya Belediyesi’nde yapılacak tüm projelere halkın karar vereceği bilgisini verdi. Özer program konuşmasında yirmi altı yıldır belediyecilik mesleğini yaptığını, bu tecrübe ile de belediye başkan adayı olduğunu belirtti. Yirmi altı yıldır halkla iç içe olduğunu söyleyen Kürşat Özer, halkın içinden geldiğini ifade etti.
“MESARYA ÇOCUĞUYUM”
Belediyeciliği çok sevdiğini dile getiren Kürşat Özer, “Mesaryanın çocuğuyum. Belediyecilik için heyecanlıyım. Belediyecilik de heyecan işidir. Hizmette heyecanla başlar. Bu heyecanla bölgeme çok hizmetim olacağından kimsenin şüphesi olmasın.” Dedi. Yapılan reformla birlikte artık belediyelerin daha fazla gelişeceğini söyleyen Kürşat Özer, reformdan önce belediyelerin bütçesinin kısıtlı olduğunu, yapılan reformla birlikte belediyelerin daha fazla bütçeye sahip olacağı bilgisini verdi. Tüm Mesarya bölgesini adım adım dolaştığını da söyleyen Kürşat Özer, bölge halkıyla kucaklaştığını belirtti. Belediye başkanlığı görevince ayrımcılık yapmayacağını ve herkese kucak açacağını belirten Kürşat Özer, bölgedeki eksiklerin halkla birlikte karar verileceğini ve yapılacak tüm projelere halkın karar vereceğini belirtti. Yirmi altı yıllık belediyelik tecrübesiyle halka iç içe ve halkın sözünü dinleyerek projelerini uygulayacağını söyleyen Kürşat Özer, “Yerel yönetimlerde paydaşlarla yürümek çok önemli. paydaşımız olan okullar, spor kulübleri ve dernekler ile birlikte bu yolu yürüyeceğiz” dedi.









Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Malatya’da İnönü Üniversitesi’nde sabah yürüyüşüne çıktı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın açıklaması şu şekilde;
“Malatya’da İnönü Üniversitesi’nde sabah yürüyüşümüzü Rektör bey ve öğretim görevlileri ile yaptık… iyi sabahlar dilerim”

Kuzey Kıbrıs Hızlı Tüketim Ürünleri Tedarikçileri Derneği’nin (TUTDER), Reserve Osmosis işlemi sonrasında şişelendirilen yerel sularda kansere yol açıcı, çocuklarını gelişimini önleyici bromatın ortaya çıktığına ilişkin yaptığı açıklama sonrası, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi konuya ilişkin açıklama yaptı.
Sağlık Bakanlığı, Ambalajlanmış Kaynak Suyu ve İçme Suyu Yasası çerçevesinde halkın güvenli su sağlamak adına dairenin titizlikle çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.
Sağlık Bakanlığı, “Ambalajlanmış Kaynak Suyu ve İçme Suyu Yasası” ile ülkede üretilen ambalajlanmış suların tümünün dünyada kullanılan ve onaylanmış yöntemlerle üretilmekte olduğunu açıkladı. Bakanlık, yasanın Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ile uyumlu bir yasa olduğunu bildirdi.
“HER AY FABRİKALAR VE İSTASYONLARDAN NUMUNE ALINIYOR”
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:
“Sağlık Bakanlığına bağlı TSHD’si bu yasa ve tüzüklerin kendisine verdiği sorumluluk ve yetki doğrultusunda 20 su fabrikası ile 28 istasyon ve su kabininden her ay kimyasal ve mikrobiyolojik analizler için numuneler almaktadır.
Çıkan analiz sonuçları bakanlığın internet sayfasından yayınlanmakta olup, mikrobiyolojik veya kimyasal herhangi bir olumsuz sonuç karşısında ise hem yasal çerçevede para cezası yazılmakta, hem de işletme, düzeltici faaliyetlerini yapıp tekrar alınan numunelerin analiz sonuçları olumlu çıkıncaya kadar üretimi durdurulmaktadır.
Mayıs-Ekim periyodunda 594 numune analiz edilmiştir. Sonuçlar Sağlık Bakanlığı resmi sayfasında paylaşılmaktadır.
KKTC’de Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde olan ve halkımızın tükettiği herhangi bir yiyecek ve içecek maddesinin kontrolsüz veya sağlığa zararlı olduğu bilgisi dairemiz tarafından teyit edilmediği sürece itibar edilmemesi gerektiğini vurgular, tüm önceliğimizin halkın sağlığı olduğunu yineleriz.”


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’nu kabul etti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşme, basına kapalı yapıldı.


Başbakan Ünal Üstel, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Başbakan Ünal Üstel’in mesaj şöyle:
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği ünvanını kabul ettiği gün olan “24 Kasım Öğretmenler Günü” vesilesiyle, ülkemizin her köşesinde özveriyle görev ifa eden tüm öğretmenlerimizin bu özel gününü kutlamak istiyorum. Öğretmenlik hiç şüphesiz en fazla sabır, hoşgörü ve fedakarlık gerektiren mesleklerdendir. Bu mesleği seçen bir öğretmenin, Atatürk İlke ve Devrimlerini benimsemiş, ülkesine inançla bağlı, manevi ve kültürel değerlerimize ise özenle sahip çıkması gerekmektedir. Öğretmenler, çocuklarımız ve geleceğimiz için bir umut ışığıdır. Bir çocuğun aile ortamı dışında mutlu ve huzurlu olması gereken en önemli ortamın okulu ve örnek alabileceği en önemli birey öğretmenidir. Bu bakımdan bir çocuk için ailesi kadar onu koruyan, kollayan en doğru ve güzeli öğreten öğretmeninin yeri çok özeldir. Özellikle günümüzde çocuklarımızın birçok tehlikeye karşı daha fazla korunmaya ihtiyaçları vardır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gençlerimizi tehdit eden uyuşturucu madde, alkol, sigara kullanımı gibi kötü alışkanlıklar ve teknolojinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan bağımlılıklar bulunmaktadır. Genç nesillerin tüm bunlardan uzak durmasının ancak eğitim yoluyla mümkün olduğunu, ve tüm kötü alışkanlıklarla mücadelede hepimize görev düştüğü gibi en büyük görevin öğretmenlere düştüğü inancındayım.
Hükümet olarak, eğitim sistemini yapılandırmaya yönelik bugünün ihtiyaç ve koşullarına göre alt yapı eksikliklerinin süratle giderilmesi yönünde adımlar atılmıştır. Bu yöndeki çalışmaları yürütmek ve sonuçlandırmak önümüzdeki dönemde de hükümetimizin en temel politika ve hedefleri arasındadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, tüm öğretmenlerimizin bu özel gününü en içten duygularla kutlar, sevgi ve saygılar sunarım.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’ye kara harekatı gündemdeyken önemli açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uçaklarla, toplarla, SİHA’larla yaptığımız operasyonlar sadece başlangıçtır. Bizim için en uygun olan vakitte karadan da teröristlerin tepesine tepesine bineceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.
DÜZCE’DEKİ 5,9’LUK DEPREM
Bu sabah erken saatlerde meydana gelen Düzce Gölyaka merkezli 5,9 büyüklüğündeki depremi hisseden tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geniş bir alanda etkisini hissettiren depremde yaralanan vatandaşlara Allah’tan acil şifalar temennisinde bulundu.
”VAHİM BİR YIKIM VE KAYIPLA KARŞILAŞMADIK”
Erdoğan, “Deprem, Gölyaka’da çok sayıda binada hasara yol açmakla birlikte hamdolsun vahim bir yıkım ve kayıpla karşılaşmadık” diye konuştu.
Erdoğan, kurumların, depremden etkilenen yerlerde gereken tespit ve telafi çalışmalarını yürüttüğünü belirterek, “Türkiye’yi depreme hazırlamak için son 20 yıldır TOKİ projelerinden kentsel dönüşüm faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazedeki çalışmalarla bina altyapımızı yeniliyor kurumsal kapasitemizi genişletiyoruz. Bu amaçla 2022’yi Deprem Tatbikat Yılı ilan ederek 94 binin üzerinde faaliyet yürütmüştük. Gölyaka depremi, hem deprem gerçeğinin ne kadar yakınımızda olduğunu hem de yürütülen çalışmaların hızlandırılması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Rabb’im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, kazadan beladan muhafaza eylesin, beterinden korusun” dedi.
İSTİKLAL CADDESİ’NDEKİ BOMBALI SALDIRI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısı faillerinin ve bağlantılarının kısa sürede aydınlatıldığını, bombayı koyan terörist ile ona yardımcı olan çok sayıda kişinin bulundukları yerlerde yakalanarak adalete teslim edildiğini söyledi.
Saldırıya karışanların nerede olursa olsun mutlaka bulunacağını belirten Erdoğan, “Dökülen masum kanlarının hesabı misliyle sorulacak, cezası kesilecektir” dedi.
Türkiye’nin ülkeye ve millete yönelik saldırılara karışan teröristlerle, onlara yardım eden herkesi sınırları içinde ve dışında tespit etme, yakalama, cezalandırma kabiliyetine ve gücüne sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İstanbul’daki eylemi timsah gözyaşları ile kınayanların gerçek yüzleri hemen arkasından başlattığımız operasyonlara verdikleri tepki ile ortaya çıkmıştır. Suriye’de kontrolleri altında tuttukları bölgelerden ülkemize yönelik herhangi bir tehdit gelmeyeceği güvencesi veren güçlerin bu sözlerini tutamadıkları ve tutamayacakları son olayla bir kez daha anlaşılmıştır. Biz yaptığımız her anlaşma gibi Suriye sınırlarımızla ilgili ahitlerimizde de sonuna kadar sadık kaldık ama madem karşımızdakiler kendi sözlerini tutamıyor, yapılan anlaşmanın gereklerini yerine getiremiyor öyleyse bizim kendi başımızın çaresine bakma hakkımız doğmuştur. Bizim her sözümüz gibi bu beyanımızın da gerisinde çok somut gerekçeler, haklı sebepler, inkarı mümkün olmayan hakikatler var.”
SURİYE TOPRAKLARINDAN SINIR ŞEHİRLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR
2015’ten bugüne kadar Suriye topraklarından sınır şehirlerine yönelik saldırılara ilişkin Erdoğan, “Suriye sınırlarımızdaki Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak illerimize son günlerdekiler ile birlikte 764 havan, roket, füze saldırısı yapılmıştır. Bu saldırılarda 32 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 261 vatandaşımız yaralanmıştır” bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7 yılda yaşanan saldırılara ve terörü kaynağında yok etmek için atılan adımlara ilişkin görüntüleri izlettirdi.
Bazı kişilerin Türkiye’nin sınırlarının güvenliği için yaptığı harekatları ve terör örgütünün buna karşı geliştirdiği yöntemleri kavrayamadığını ifade eden Erdoğan, “Hamdolsun milletimiz her şeyin farkındadır. Bölücü terör örgütü ülke içinde eylem yapma kabiliyetini yitirdikçe sınır ötesinden gerçekleştirdiği saldırılarına ağırlık vermektedir. 20 yıl önce göreve geldiğimizde terör Türkiye’nin sorunlarının sıralamasında birinci sıradaydı. Peki şimdi nerede? Şimdi artık gerilerde. Bu bir iradenin, bu milletin iktidarına olan güvenin eseridir” diye konuştu.
Yılbaşından bu yana terör örgütü elebaşlarının ardı ardına yaptıkları açıklamalarla sivillere yönelik saldırıları teşvik ederek aslında gerçek yüzlerini sergilediklerine dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Terör örgütü ülkemiz içinde 2015’te 26 eylem, 2016’da 44 eylem, 2017’de 9 eylem yapmıştı. Bu sayı son yıllarda yılda ikiye, üçe düşmüştür. Geçtiğimiz 7 yılda ülkemiz sınırları içindeki yerleşim yerlerinde PKK ve bağlantılı örgütler tarafından yapılan 87 ayrı terör eyleminde ise 153 güvenlik görevlimiz ile 173 vatandaşımız şehit olmuştur. Aynı dönemde ölü, yaralı ve yakalama olarak etkisiz hale getirilen terörist sayısı da 13 bin 500’ü bulmaktadır. Bilhassa çözüm sürecinin ardından ülke içindeki taban desteğini ve silahlı gücünü büyük ölçüde kaybeden, Kuzey Irak’taki varlığı ciddi oranda gerileyen örgüt tüm dikkatini Suriye üzerinde yoğunlaştırmıştır.”
“KARA HAREKATI YAKIN” MESAJI
Batılı ülkelerin terör örgütünün Suriye’deki kolunu PKK’dan ayrıştırma gayretlerinin boşuna olduğunun, yaşanan her gelişme ile ortaya çıktığını belirten Erdoğan, “Ölü, yaralı veya sağ olarak yakaladığımız teröristlerin üzerlerinden çıkan donanımlar ile eğitim gördükleri yerler Suriye’de farklı isimlerle sahaya sürülen örgütün bizzat PKK’nın kendisi olduğu gerçeğini teyit etmektedir. Artık hiç kimsenin bu yalanla karşımıza gelmesine tahammülümüzün olmadığını ifade etmek isterim. Uçaklarla, toplarla, SİHA’larla yaptığımız operasyonlar sadece başlangıçtır” ifadelerini kullandı.
”TEL RIFAT, MÜNBİÇ, AYN EL-ARAB GİBİ ÇIBANBAŞI YERLERDEN BAŞLAYACAĞIZ”
Türkiye topraklarına saldırı imkanı bırakmayacak şekilde Hatay’dan Hakkari’ye kadar güney sınırlarının tamamını güvenlik şeridi ile kapatma kararlılıklarının her zamankinden bugün daha güçlü olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu şeridin bir kısmını zaten oluşturduk. Kalanlarını da Tel Rıfat, Münbiç, Ayn el-Arab gibi çıbanbaşı yerlerden başlayarak adım adım halledeceğiz” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tehditleri sınırların ötesinde karşılama ve yok etme stratejisini hayata geçirmek için gereken faaliyetleri yürüttüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Hava harekatlarımızı kesintisiz sürdürürken bizim için en uygun olan vakitte karadan da teröristlerin tepesine tepesine bineceğiz. Teröristlerin içine saklanarak kendilerini güvende hissettikleri o beton tünellerin mezarları haline geleceği gün yakındır. Irak ve Suriye yönetimleri Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında yaptığı harekatlar ile güvenli hale getirdiği bölgelerden kesinlikle rahatsızlık duymasınlar, tam tersine bizim attığımız bu adımlar Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü de güvence altına alacaktır. Sınırları içindeki diğer devletlerin varlığından, envaiçeşit terör örgütünün faaliyetinden rahatsız olmayanların Türkiye’ye karşı farklı tavır sergilemeleri, kendi halklarıyla yönetimlerinin bağlarını zayıflatmaktan öte anlam taşımaz. Bizim tek derdimiz kendi vatandaşlarımızın ve yanı başımızdaki tüm kardeşlerimizin güvenli, huzurlu, müreffeh geleceğini inşa etmektir.”
Erdoğan, “Son dönemde hem ülke içinde hem sınır bölgesinde yoğunlaşan saldırılar hiç şüphesiz terör örgütünün ve onu üzerimize salanların Türkiye’nin geleceğine yönelik hesapları ile yakından ilişkilidir” diye konuştu.
Terör örgütü ile onunla aynı çizgideki yapıların iplerini elinde tutanların karın ağrısının belli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bunlar, ülkemizin güven ve istikrar içinde hedeflerine yürümesinden rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin kendi siyasi ve ekonomik kararlarını özgürce vermesinden kendi çıkarlarını cesaretle savunmasından rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin küresel krizleri fırsata dönüştürmesinden rahatsızlar. Bunlar, Türkiye’nin bölgesel liderliğini güçlendirmesinden rahatsızlar. Bunlar bizatihi milletimizin Anadolu’daki bin yıllık varlığından rahatsızlar. Üstelik tüm bu rahatsızlıklarını gizlemeye gerek dahi görmüyor açıkça da söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
“HERKES GİBİ BİZİM DE KENDİMİZE GÖRE BİR OYUN PLANIMIZ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülkemizin maruz kaldığı hangi haksızlığı, adaletsizliği, nobranlığı kazısak altından hep aynı anlayış, aynı hazımsızlık, aynı husumet çıkıyor. Biz bunu Avrupa Birliği tam üyeliğimizin engellenmesinde yaşadık. Biz bunu Amerika ile aramızda vuku bulan F-35 krizinde yaşadık. Biz bunu sınırlarımıza füzeler yağarken ülkemizdeki hava savunma sistemlerinin sökülüp götürülmesinde yaşadık. Biz bunu Kıbrıs konusunda, enerji anlaşmalarına kadar Akdeniz’deki her tartışmada yaşadık. Biz bunu milyonlarca masumun canını ve onurunu kurtarmak için yaptığımız fedakarlıkların görmezden gelinmesinde yaşadık. Hemen her uluslararası platformda bu bakış açısının emarelerine şahit oluyoruz.
Herkes gibi bizim de kendimize göre bir oyun planımız var. Geçmişten aldığımız dersler ışığında Türkiye’nin ve milletimizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ediyoruz. Bunu yaparken tahammül sınırlarımızı zorlayan hadiseler karşısında da tepkimizi göstermekten geri kalmıyoruz. En çok da bel altı vuruşlara tevessül edilmesinden üzüntü duyuyoruz.”
“BİZ ARTIK BU SAFHALARI GEÇELİ ÇOK OLDU”
Son dönemdeki hadiseleri de bu çerçevede gördüklerini belirten Erdoğan, “İstanbul’da bomba patlatarak Türkiye’nin canını acıtacaklarını sanıyorlar. Sınır şehirlerimize, havanlarla saldırarak milletimizin cesaretini kıracaklarını sanıyorlar. Diplomatik ve ekonomik şantajlarla ülkemizi Türkiye Yüzyılı yolundan döndürebileceklerini sanıyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki biz artık bu safhaları geçeli çok oldu” değerlendirmesinde bulundu.
”MESAJIMIZ GAYET NET; BAŞARAMAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin burnunu sürten, sokakları karıştırmak isteyen vandalları bozguna uğratan, teröristleri açtıkları çukurlara gömen, darbecileri püskürten, ekonomik tetikçilere eyvallah etmeyen, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan Türkiye’yi hala sinsi yöntemlerle dize getirmeye çalışanlara mesajımız gayet net; başaramayacaksınız” diye konuştu.
Küresel finans krizinden Covid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından enerji ve tedarik krizine kadar yaşanan her hadisenin bir gerçeği işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, “Bu da bizi dize getirmek isteyenlerin kendi güvenlik ve refah düzenlerine yönelik en küçük bir tehdit karşısında aslında kendi dizleri üstüne nasıl kolayca çökebildikleri gerçeğidir” ifadelerini kullandı.
“KAĞITHANE’Yİ ‘KAĞITTEPE’ DİYE İFADE EDEN BİR KİŞİDEN BU ÜLKEYE CUMHURBAŞKANI OLUR MU?”
Koalisyon dönemlerinin ve onun bir parçası haline gelen vesayet gölgesiyle darbeler zincirinin ülkeye ağır maliyetleri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en büyük yönetim reformlarından birini gerçekleştirerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmek suretiyle bu sorunu çözdüklerini söyledi.
Yürütmenin temsilcisi cumhurbaşkanının halkın yarısından fazlasının desteğiyle iş başına gelebilmesinin, yeni sistemde yönetimin demokratik meşruiyetini en üst seviyeye çıkardığını dile getiren Erdoğan, hala bu gerçeklerin farkında olmayan birilerinin varlığını üzüntüyle gördüklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömründe devlet yönetimine dair, özellikle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü dönemi hariç herhangi bir bilgisi, tecrübesi kabiliyeti olmayan CHP Genel Başkanı’nın ‘devleti yönetme sorumluluğu’ nutukları atması ise ayrı bir komedi olarak karşımıza çıkıyor. Bu zatın öncelikle ülkenin en büyük ikinci partisinin başında olmasının getirdiği sorumluluk bir yana, herhangi bir vatandaş olarak göstermesi gereken asgari hassasiyetinin farkına varması gerekir. Kağıthane’yi ‘Kağıttepe’ diye ifade eden bir kişiden bu ülkeye Cumhurbaşkanı olur mu?” değerlendirmesinde bulundu.
“SORUMLULUK LAFINI AĞZINA EN SON ALACAK KİŞİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Şimdi söyleyeceklerim, belki biraz ağır olacak ama emin olun hepsi de muhatabının sonuna kadar hak ettiği tespitlerdir. Madem sorumluluktan söz ediyoruz. Öyleyse kendi devletini, bütçesini, uyuşturucu parasıyla finanse etmekle suçlayan bir haysiyet fukarası sorumluluk lafını ağzına en son alacak kişidir. Kendi devletini, borsasının yükselişi üzerinden hançerlemeyi siyaset sanan bir sefil, sorumluluk ifadesinin yanına yaklaşamaz. Kendi devletini, ülkesini, mafyaya teslim etmekle itham eden bir zavallı, sorumluluk kavramının yanından, yöresinden bile geçemez. Yurt dışına gittiğinde ülkenin ve milletin hayrına tek bir görüşme yapmayıp ne kadar terör örgütü destekçisi, ne kadar Türkiye düşmanı varsa onların ekmeğine yağ sürüp gelen bir gafil sorumluluk lafıyla yan yana gelemez.
Teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü deme cesareti olmayan, terör örgütü güdümündeki partiyi, ülke yönetimine ortak etmeye çalışan bir namert sorumluluktan söz edemez. Ağzını her açtığında yolsuzluktan, hırsızlıktan, arsızlıktan, ahlaksızlıktan söz edip de kendi belediyelerindeki, parti teşkilatlarındaki kepazeliklere gözünü kapatan bir kifayetsiz sorumluluğun ‘s’sinin bile yanına yaklaşamaz. Devraldıkları belediyelerde bırakınız taş üstüne taş koymayı yapılanları yaşatmayı başlatılanları sürdürmeyi beceremediklerinden sorumluluk diyerek ortalıkta dolaşması kadar yüzsüzce bir tavır olamaz.”
Erdoğan, dünyada ülkesinde orman ve yeşil varlığını en çok artıran bir yönetime, “ağaç” diyerek saldıranların, hangi hesapların peşinde olduklarını Gezi olaylarında gördüklerini belirtti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, “CHP’nin başındaki zat da ‘ağaç’ diye gevelemeye başladığına göre demek ki bu nöbet kendisine geçti. Hele bir de dış politikadan söz etmesi yok mu, tam da bu noktada insanın artık ‘sözün bittiği yer’ diyesi geliyor. Bütün dünya Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşından, Türk Devletleri Teşkilatının kuruluşuna kadar her alanda dış politikada elde ettiği başarıları konuşurken, bu zatın ‘dış politika’ diye eveleyip gevelemesi karşısında söylenecek her lafı israf görüyoruz” diye konuştu.
“HARCADIĞIMIZ HER NEFES FUZULİ”
“Cumhurbaşkanı adaylığını dahi ilan etmekten aciz olan, kendisine böyle bir siyaset alanı açamamış bulunan bu zat için harcadığımız her nefesin fuzuli olduğunu elbette biliyoruz” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama ola ki bu hezeyanlara kulak kabartanlar varsa onların yüreklerini ferahlatmayı boynumuzun borcu olarak gördüğümüz için kendisini muhatap alıyoruz. Aynı şekilde haksız, hukuksuz, ahlaksız, pervasız bir şekilde itham ettiği öğretmeninden polisine, sağlıkçısından çiftçisine, muhtarından hakim savcısına kadar tüm kamu görevlilerinin sahipsiz olmadığını görmesi için kendisine cevap veriyoruz. Bay Kemal, ne bu polis, ne bu öğretmenler, ne bu sağlıkçılar, hiçbiri sahipsiz değil. Onların yanında ve arkasında biz varız. Dışarıdan bakıp da Türkiye’de her türlü yalanın ve iftiranın dolaşıma sokulabileceği vehmine kapılanlar olabilir diye kendisine en ağır ifadelerle mukabele ediyoruz.”
“ASIL GÜREŞMEK İSTEDİĞİMİZ MİNDER”
Kılıçdaroğlu’nun, 3 Aralık’ta bir “vizyon” açıklayacağını ilan ettiğine değinen Erdoğan, “Bu zatın siyasi hayatında ilk kez bir vizyon açıklamaya hazırlandığını ilan etmesinden memnuniyet duyduk. Bizim asıl yarışmak istediğimiz alan, asıl güreşmek istediğimiz minder, asıl tartılmak isteğimiz kantar işte burası” ifadesini kullandı.
Erdoğan, muhalefetle polemik siyasetinde değil eser ve hizmet siyasetinde yarışmak istediklerini vurgulayarak, muhalefetle mesailerini, yalanlarına cevap vererek değil, Türkiye Yüzyılı vizyonunun benzeri gayretlerini konuşarak yürütmek istediklerini söyledi.
“Bize ülkenin ve milletin hayrına programlarla, projelerle, iddialarla gelin, canımızı yiyin” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Yeter ki artık bıkkınlık veren şu arsız, yüzsüz, yalan ve iftira üzerine kurulu tek parti devri bakiyesi siyaset üslubunuzdan vazgeçin. Yeter ki artık kısır siyasi çıkarlarınız, anlık hazlarınız için kendi ülkenize, kendi insanınıza ihanet derecesine varacak ifadelerden, tavırlardan uzak durun. Eğer muhalefet pozitif siyaset konusunda samimiyse işte burada, AK Parti Grubu’ndan, Cumhur İttifakı adına söz veriyorum: Kendilerinin hiçbir eksiklerini yüzlerine vurmayacağız, hiçbir zayıflıklarının üzerine gitmeyeceğiz, hiçbir gaflarıyla dalga geçmeyeceğiz. Çünkü Türkiye eski devir kalıntısı siyaset tavrından çok yorulmuştur. Bilhassa gençlerimiz, desteksiz atıp tutma, hiçbir şey söylemeden çok laf etme, sırf muhalefet etme adına inatla, siyaha beyaz, beyaza siyah deme fanatizmine dayalı siyaseti kesinlikle istemiyor.”
“BUYURUN 2023’Ü BİR DEMOKRASİ ŞÖLENİNE ÇEVİRELİM”
Ziyaret ettikleri şehirlerde ve birçok programda sıkça bir araya geldikleri gençlerin, demokrasi, özgürlük, hakkaniyet, adalet, açık yüreklilik, açık fikirlilik konusundaki beklentilerinin en yakın şahidi olduklarını aktaran Erdoğan, “Biz kendimizi, vizyonumuzla, programımızla, projelerimizle, üslubumuzla geleceğin Türkiye’sine hazırlamak için samimi ve yoğun bir gayret içindeyiz” sözlerini sarf etti.
“Dün 2023 hedefleri demiştik, bugün ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz” ifadesini kullanan Erdoğan, yarın da çok daha ileri adımlarla vatandaşların karşısında olacaklarını vurguladı.
Muhalefetin bu yeni siyaset tarzına ayak uydurmasının kendilerinin de işlerini kolaylaştıracağını ve rahatlatacağını dile getiren Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:
“Gelin hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için yapabileceklerimizi ortaya koyalım, vizyonlarımızı yarıştıralım, projelerimizi kapıştıralım. Fikri ve fiziki tüm birikimimizi hep birlikte bu doğrultuda seferber edelim. Hayatı boyunca hasbi siyaset tarzıyla, harbi insan ilişkisiyle, ilkeli yönetim anlayışıyla milletimizin gönlünde yer etmiş birisi olarak söylediğim her şeydeki samimiyetimi herhalde kimse sorgulayamaz. Eğer muhalefet liderleri de aynı delikanlılığı gösterebilecekse buyurun 2023’ü bir demokrasi şölenine çevirelim. Ama eski usulde devam etmeye kalkarlarsa da hiç kimse kusura bakmasın, milletimizin geleceğini kimsenin şahsi ihtiraslarına, karanlık hesaplarına kurban etmeyiz. Bizde gül de var, gürz de var. Kim, hangisini isterse onunla karşısına çıkarız.”
ESAD İLE GÖRÜŞME OLACAK MI?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
”SİYASETTE KÜSLÜK, DARGINLIK OLMAZ”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile görüşülmesinin doğru bir karar olduğunu, hatta Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile de görüşülebileceği yönündeki söyleminin hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Olabilir, siyasette küslük, dargınlık olmaz. Eninde sonunda en uygun şartta bunun adımları atılır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile ikinci bir görüşme olup olmayacağı sorusunu, “Tarih verilir mi?” diye yanıtladı.

Lefkoşa’da minibüs şoförlüğü yapan zanlı H.Ö., 16 yaşından küçük kız çocuğunu taciz ettiği gerekçesi ile tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.
Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Ali Aydoğanlı, olguları aktardı.
Polis, huzurunda bulunan zanlı H.Ö.’in, ‘16 yaşından küçük kız çocuğunun cinsel dokunulmazlığını ihlal amacı ile alıkoyma, çocuğun cinsel istismarı, yasal vasiden kaçırma, cinsel saldırı ve cinsel taciz’ suçlarına methaldar olduğunu belirtti.
Polis, 22 Kasım 2022 tarihinde zanlının, Lefke’den Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde okuyan öğrencileri getirdikten sonra saat 07.40 raddelerinde otobüs durağında olduğu sırada Hala Sultan ilahiyat Koleji’nde öğrenci olan müştekiyi otobüslerin olduğu yerde gördüğü sırada müştekiye hitaben “ben kafeye gidiyorum seni de götüreyim mi?” diyerek kafeye götürme bahanesi ile kandırıp yasal vasisinden izinsiz kaçırdıktan sonra, yolda giderken yine müştekiye istersen seni gezdireyim dedikten sonra kullanımında bulunan minibüsü Lefkoşa’ya doğru kullanmaya devem ettiği sırada müştekinin elini tutup “pamuk gibi tenin var” diyerek 16 yaşından küçük çocuğun cinsel dokunulmazlığını ihlal ettikten sonra saçlarını okşayarak “ne güzel saçların var” deyip cinsel saldırı ve cinsel tacizde bulunduğunu belirtti.
Polis, meselenin aynı gün müştekinin olayı annesine anlatması ile ortaya çıkmış olup polise yansıdığını söyledi. Polis, zanlının aynı gün Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nden temin edilen derdest emri gereği tutuklandığını belirtti.
Polis, zanlının sözlü beyanlarının araştırılacağını, mesele ile ilgili alınacak birçok ifade ve incelenecek kameralar olduğunu ve zanlının serbest kalması halinde alınacak ifadelere müdahale etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu söyledi. Polis, tahkikatı salimen yürütebilmesi için zanlının ilk aşamada poliste 2 gün daha tutuklu kalmasını talep etti.
Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Nil Elodie Çeliker, zanlının 2 gün daha tutuklu kalmasına emir verdi.