Archives Kasım 2022

CUMHURİYET’İN 39. YAŞI TÖREN VE ETKİNLİKLERLE KUTLANIYOR

KKTC 39’uncu kuruluş yıl dönümü tören ve etkinliklerle kutlanıyor. Lefkoşa Şehitler Anıtı’nda tören düzenlendi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 39’uncu kuruluş yıl dönümü tören ve etkinliklerle kutlanıyor.

Başkent Lefkoşa’da ilk tören Şehitler Anıtı’nda düzenlendi. Törene Lefkoşa Kaymakamı Bora Akkuş, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, bazı kurum ve dernek temsilcileri katıldı.

Tören, protokol sırasına göre çelenklerin anıta konmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri imzalandı.

AKKUŞ

Lefkoşa Kaymakamı Bora Akkuş deftere şunları yazdı:

“Aziz şehitlerimiz,

Kıbrıs Türk halkının onurlu bir mücadelenin sonucunda kendi devlet çatısı altında egemen, bağımsız ve özgür yaşantısının başlangıcı olan KKTC’nin 39’uncu kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz.

Kıbrıs Türk halkı bugünlere gelen kadar çok zor süreçlerden geçmiş, imkansızlıklar içerisinde, toplum olarak azınlık durumuna düşürülmüştür.

Karanlık yıllar olarak anılan 1974 öncesi dönemde Kıbrıs Türk toplumu baskı ve tehditlerle köklerinden koparılmış, maddi manevi kayıplara uğratılmış, tüm umutlarını yitirmiş bir şekilde hayatta kalma mücadelesi vermiştir.

20 Temmuz 1974’te Ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlük hakkını kullanarak, gerçekleştirdiği Barış Harekatı ile Ada’da barış ve huzur ortamı sağlanmış, Kıbrıs Türk halkı, Barış Harekatı ile çizilen hudutlar içerisinde kendi egemen devletine kavuşmuştur.

Bizlere düşen en asli görev, büyük acı, zorluk ve fedakarlıklarla elde edilen egemen devletimizi yaşatmak, yüceltmek ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle halkımızın Cumhuriyet Bayramı’nı candan kutlar, başta Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş ve özgürlük mücadelemiz Lideri Dr. Küçük olmak üzere ebediyete intikal etmişleri rahmetle, aramızda olanları sevgiyle anıyoruz.”

KESKİN

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Temsilcisi Piyade Albay Umut Keskin de deftere şunları kaydetti:

“Aziz Şehitlerimiz,

Özgürlüğünü her şeyin üstünde tutan Büyük Türk Ulusu ve Kıbrıs Türk halkının vermiş olduğu onurlu yaşam mücadelesinde canlarınızı hiç düşünmeden vatan toprakları için feda ettiniz. Gösterdiğiniz kahramanlıklar, Yüce Türk Ulusunun şanlı tarihinde sonsuza dek şerefle hatırlanacaktır.

1960 yılından bu yana 1974 Kıbrıs Barış Harekatı dahil olmak üzere kahraman mücahitlerimiz ile omuz omuza mücadele eden ve bu uğurda şehitler veren Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Komutanlığı olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün korunması adına yaptığınız fedakarlıkların yolumuza ışık tuttuğunu ve en değerli mirasınız olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bekasının devamı için gerektiğinde bizlerin de tekrar gözümüzü kırpmadan seve seve şehitlik makamına ulaşmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz.

Kahramanlıklarınız şanlı tarihimizdeki müstesna yerini ilelebet koruyacak, gelecek nesiller sizleri daima minnet ve şükranla hatırlayacaktır.

Aziz hatıralarınız önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”

GARİP

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Temsilcisi Personel Albay İlker Garip de deftere şunları yazdı:

“Aziz Şehitlerimiz,

Bugün Kıbrıs Türkü sizin şehadetinizle, tekrar kazandığınız vatan topraklarında egemen devlet sahibi olarak varlığını sürdürmektedir.

Ebedi istirahatgahınızda rahat uyuyunuz. Sizlerden aldığımız güçle özgürlük meşalesi ilelebet olarak kutsal vatan toprakları üzerinde alev alev aydınlatmaya devam edecektir.

Tüm şehitlerimizi şükran ve rahmetle anıyor, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”

“CUMHURİYETİMİZ 39 YAŞINDA!”

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu , KKTC’nin 39. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Hasipoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün 15 Kasım, Cumhuriyetimiz 39 Yaşında! Kendi kaderimizi tayin ettiğimizi dünyaya ilan ettiğimiz bu özel ve tarihi günde, Kıbrıs Türk Halkı olarak asla tahakküm altına girmeyeceğiz, özgürlüğümüzden ve egemenliğinden asla taviz vermeyeceğiz, Özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM 77. Genel Kurulunda yapmış olduğu konuşmada “KKTC”ni tanıyın çağrısı” ve hemen akabinde Türk Devletleri Örgütünün KKTC adıyla devletimizi gözlemci üye yapması, devletimizin uluslararası alanda seviyesinin yükselmesi ve tanınması anlamında dönüm noktaları olmuştur. Bundan sonra da egemen eşitliğimiz ve uluslararası eşit statünün elde edilmesi için mücadelemize devam edeceğiz.
Esaretten bağımsızlığa kavuşmamızda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasında, bugünlere gelmemizde kahramanlıkları, fedakârlıkları asla unutulmayacak olan başta Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı, bizler için yaşamlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, devletimizin kuruluşunda büyük emekleri olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyorum.”

İSTİKLAL’İ KANA BULAYAN TERÖRİSTİN BOĞAZI NEDEN SIKILDI?

İstiklal Caddesi’nde 6 kişinin ölümüne 81 kişinin de yaralanmasına neden olan bombayı bırakan Suriyeli Ahlam Albashir, düzenlenen operasyonla yakalandı. Operasyon anına ait görüntülerdeki bir detay ise gündem oldu. Herkes öfkeyle yapıldığını düşünürken, o görüntünün arkasından ‘intihar ilacı’ ve ‘şifre dökümanları’ çıktı.

Türkiye, Taksim’deki hain saldırının acısını yaşarken; 6 kişinin hayatını kaybettiği, 81 kişinin yaralandığı terör saldırısının kıskıvrak yakalanması yüreklere az da olsa su serpti. 1200 güvenlik kamerasını inceleyen ekipler patlamadan 10 saat sonra Küçükçekmece’deki bir eve düzenledikleri operasyonla Suriyeli Ahlam Albashir’i yakaladı. PKK/PYD/YPG’nin özel istihbarat elemanı olduğunu ve saldırı emrini Kobani’den aldığını itiraf eden teröristin yakalanma anına ait görüntüler servis edildi.

BOĞAZINI SIKMASININ SEBEBİ ÇOK BAŞKA ÇIKTI

Kanlı terör saldırısının faili kadın teröristin yakalandığı sırada boğazının sıkılmasının arkasından çıkan gerçek ise gündem oldu. Herkes, polisin öfke nedeniyle teröristin boğazını sıktığını düşünürken, yapılanın aslında teröristin intiharını önleyici bir hareket olduğu öğrenildi.

CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge’de, uzmanlar güvenlik güçlerinin, yakalandığı halde teröristin boğazını neden sıktığını izah etti.

“İNTİHAR İLACI” YA DA “ŞİFRE DÖKÜMANLARI”

Güvenlik uzmanı akademisyen Dr. Eray Güçlüer, daha önceden yakalanan bir teröristin intihar amacıyla ilaç yuttuğunu hatırlatarak, teröristin boğazının “intihar ilacı” yutmasını engellemek amaçlı olduğunu belirtirken, ayrıca diğer bir amacın da şifre dökümanlarını yutmasına mani olmak olduğunu ekledi.

“CUMHURİYETİMİZİN YENİ YAŞINI GURURLA KARŞILIYORUZ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, 15 Kasım 1983 tarihinin Kıbrıs Türk halkının hep gurur ve onur duyacağı, varoluş ve özgürlük mücadelesini devlet kurarak saygınlıkla taçlandırdığı önemli tarihi bir gün olduğunu yaptığı açıklamada altını çizdi.
Bakan Dursun Oğuz, KKTC’nin 39’uncu kuruluş yıldönümü sebebiyle yayımladığı mesajında, “Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve özgürlüğünün en önemli günü olan Cumhuriyetimizin yeni yaşını her yıl olduğu gibi bu yılda gururla karşılarken, geçmişte yaşanan zor günleri de asla hafızalarımızdan çıkarmadan kararlılıkla geleceğe güvenle bakarak, çok büyük fedakarlıklarla kurulan devletimizi her alanda daha iyiye götürme düşüncesinde ve niyetindeyiz’ dedi.
Oğuz açıklamasına şu sözlerle devam etti:
Özgürlük Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş’ı ve tüm özgürlük ve bağımsızlık şehitlerimizi en kalbi duygularımla rahmetle ve saygıyla anıyorum. Gazilerimizi ise şükran ve minnetle selamlıyorum. Cumhuriyetimizin en büyük güvencesi Büyük Türk Ulusu’na ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ve Güvenlik Kuvvetlerimize olan sarsılmaz güvenimizi bir kez daha anımsatır, tüm halkımın Cumhuriyet Bayramını kutlarım.

5 SAATLİK ELEKTRİK KESİNTİSİ OLACAK

KIB-TEK, alçak gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle bugün Alsancak’ta bazı bölgelere elektrik verilemeyeceğini duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), alçak gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle bugün Alsancak girişi ve Lemar Market bölgesine elektrik verilemeyeceğini duyurdu.

KIB-TEK Girne Bölge Amirliği açıklamasına göre, kesinti saat 10.00 ile 15.00 arasında olacak.

YSK UYULMASI GEREKEN KURALLARI PAYLAŞTI…

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 25 Aralık’ta yapılacak yerel seçimler için seçim yasaklarının 16 Kasım’da başlayacağını duyurdu.

Buna göre, seçim yasakları 16 Kasım’da, propaganda süreci 5 Aralık’ta başlayacak. Adaylık için başvurular 28 Kasım’da kabul edilecek, kesinleşen adaylarsa 4 Aralık’ta ilan edilecek.

Yüksek Seçim Kurulu, Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın 79’uncu maddesi uyarınca seçimin başlangıç gününden başlayarak seçim gününe kadar uyulması gereken kuralları kamuoyuyla paylaştı.

Her ne ad altında ve her ne statüde olursa olsun ihdas edilmiş fonlardan personel istihdamı yapılamayacak.

Buna göre, seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri, yerel kuruluşlar ve bunlara bağlı daire ve müessese ve ortaklık ile diğer kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlara ait kaynaklardan yapılan iş ve hizmetler dolayısıyla açılış ve temel atma dahil törenler düzenlemek, nutuklar söylemek, demeçler vermek ve bunlar hakkında her türlü araçla yayınlarda bulunmak yasak olacak.

Seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları yurt içinde yapacakları gezileri makam arabaları ve resmi hizmet araçları ile yapamayacak.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar, seçim ile ilgili faaliyetlerinde ve konuşmalarında 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası kuralları ile bağlı olacak.

Kurallar şöyle;

“Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri, yerel kuruluşlar ve bunlara bağlı daire ve  müesseseler, ortaklıklar ve diğer kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar ile kamu görevlilerinin , seçimlerde tarafsızlıklarını korumak zorunda oldukları gibi  bunların siyasal partilere veya adaylara her ne nam ile olursa olsun bağış ve yardımda bulunmaları, her türlü araç, gereç ve olanaklarını bir siyasal partinin veya adayın emrinde veya herhangi bir siyasal faaliyette çalıştırmaları, kullanmaları veya kullandırmaları veya bir siyasal partinin veya herhangi bir adayın lehinde veya aleyhinde veya yurttaşın oyunu etkilemek amacıyla her türlü yayında bulunmalarının yasaktır.

Daha önce basılmış veya yayınlanmış ve bir önceki cümlede belirtilen niteliği taşıyan her türlü kitap, broşür, afiş ve bunlara benzer yayınlar da aynı kurala bağlıdır.

Devlet hizmetinde, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve  Bakanlıklarda ve bunlara bağlı daire, kurum ve kuruluşlarda, kamu tüzel kişilerinde, katma bütçeli veya döner sermayeli kurum ve kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde veya kamu iştiraki ile kurulan teşebbüs, müessese, işletmelerde ve Belediyelerde memur, zorunlu hizmet personeli,  işçi ve sözleşmeli de dahil olmak üzere, her ne ad altında olursa olsun atama ve her türlü terfi, barem ayarlaması ve kaza sınırları içerisinde görev yeri değiştirme hariç, nakil işlemlerinin ve bu işlemlere ilişkin her türlü sınavın yapılması durdurulur.

Ancak işletmenin çalışma şekli mevsimlik işçi çalıştırmayı gerektiriyorsa, hizmetlerinin devamı açısından mevsimlik olarak alınan işçiler; eğitim alanında kadro boşalması ve seçim tarihinin başladığı güne kadar doldurulmasının ve/veya istihdamının mümkün olmaması halinde geçici ve sözleşmeli olarak istihdam edilen öğretmenler; asistan hekimlerle imzalanacak sözleşmeler, sağlık alanında kadro boşalması ve kamu yararı bakımından gereklilik ve aciliyet olması halinde istihdam edilen kamu sağlık çalışanları ile savunma hizmetleri maksadıyla öğrenci seçme, yerleştirme ve nasıp işlemleri bu madde kurallarındaki yasaklara bağlı değildirler.

Belediyelerde istihdam edilen sözleşmeli personelin sözleşmelerinin, Belediye seçimlerinden dolayı yürürlükte olan seçim yasakları süresi içinde bitmesi halinde, sözleşmelerinin uzatılıp uzatılmayacağına Yüksek Seçim Kurulu karar verir.

Adaylar, herhangi bir spor kulübü, dernek, hayır kurumu ve benzeri yerlere her ne ad altında olursa olsun herhangi bir maddi katkıda bulunamazlar.

İskan Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası kuralları uyarınca başlanmış kaynak paketindeki kaynak dağıtımı, münferit kaynak dağıtımı, yeni kaynak paketi açılması, yeni kiralama ve yeni tahsis ile ilgili işlemlerin yapılması durdurulur.

İlgili mevzuat uyarınca yapılan alçak orman arazisi, hazine malları, hali araziler ve/veya Anayasanın 159’uncu maddesi kuralları uyarınca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına kayıtlı bulunan malların kiralama işlemleri durdurulur.

 

Kırsal bölgelerdeki yeni arsa dağıtımları durdurulur

Konut Edindirme Yasası kuralları uyarınca kırsal bölgelerdeki yeni arsa dağıtımları durdurulur;

Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) Yasası kuralları uyarınca İzin Kurulu tarafından yeni izin verilemez.

Akaryakıt istasyonu açma ile ilgili ön izin ve/veya izin verilemez.

Devlet ve/veya kamu kurum ve kuruluşlarının her aşamadaki ihale işlemleri durdurulur.

Ancak zorunlu hallerde bu işlemlerin yapılabilmesi Yüksek Seçim Kurulu’nun iznine bağlıdır.

Ateşli Silahlar Yasası kuralları uyarınca verilen her türlü tabanca taşıma ve/veya tasarruf izni verilemez.

Her türlü yurttaşlığa kabul işlemlerinin yapılması durdurulur

Yurttaşlık Yasası kuralları uyarınca her türlü yurttaşlığa kabul işlemlerinin yapılması durdurulur.

Her ne ad altında ve her ne statüde olursa olsun ihdas edilmiş fonlardan personel istihdamı yapılamaz.

Başka herhangi bir Yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kamu kaynaklarını kredi olarak kullanan bankalar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası dahil, yukarıda öngörülen süre içerisinde verdikleri kredileri en geç üç gün içerisinde Cumhuriyet Meclisinin bilgisine getirirler.

Yasanın 80’inci maddesi uyarınca, seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan  edilinceye kadar olan süre içinde, Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri, yerel kuruluşlar ve bunlara bağlı daire ve müessese ve ortaklık ile diğer kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlara ait kaynaklardan yapılan iş ve hizmetler dolayısıyla  açılış ve temel atma dahil  törenler düzenlemek, nutuklar söylemek, demeçler vermek ve bunlar hakkında her türlü araçla yayınlarda bulunmak yasaktır.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar, seçim ile ilgili faaliyetlerinde ve konuşmalarında Seçim ve Halkoylaması Yasası kuralları ile bağlıdırlar

Yasanın 81’inci maddesi uyarınca, seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar olan süre içinde; Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları yurt içinde yapacakları gezileri makam arabaları ve resmi hizmet araçları ile yapamazlar.

Her ne amaçla olursa olsun yapacakları gezilerde, protokol gereği olan karşılama ve uğurlamalarla törenler yapılamaz ve resmi ziyafet verilemez.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar, seçim  ile ilgili faaliyetlerinde ve konuşmalarında 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası kuralları ile bağlıdırlar.

Yasanın  82’nci maddesi  uyarınca,  seçimin başlangıç tarihinden seçim  sonuçları ilan edilinceye kadar olan süre içinde, Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile adayların yurt içinde yapacakları gezilere hiçbir kamu görevlisi katılamaz.”

 

ÜSTEL: CUMHURİYET BAYRAMIMIZI BURUK BİR ŞEKİLDE İDRAK EDİYORUZ

Başbakan Ünal Üstel, KKTC’nin 39. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Üstel, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluşunun bir göstergesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 39’uncu kuruluş yıldönümünü kutlama hazırlığı içerisinde olduğumuz bu anlamlı günde, İstanbul’da meydana gelen hain terör saldırısından dolayı Cumhuriyet Bayramımızı buruk bir şekilde idrak ediyoruz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’nin kuruluşuna kadar yaşanan süreçte Kibrıs Türk halkının geçmişte vermiş olduğu çok zor ve büyük mücadeleyi hiçbir zaman unutmadan, devletimizi her alanda çok çalışarak daha ileriye götürme azmi ve kararlılığında olacağız. Uluslararası toplumun Kıbrıs’ta egemen iki eşit devlet olduğunu artık kabul etmesi gereken bir gerçek olduğunun bir kez daha altını çizmek istiyorum. Bugün, demokratik hukuk devletimiz, tüm kurumlarıyla çalışarak halkımıza geçmişteki günleri aratmayacak daha iyi ve refah bir yaşam sunma hedefiyle yoluna devam etmekte, Anavatan Türkiye’mizden aldığımız güç ve desteklerle geleceğe emin adımlarla ilerlemektedir. Hepimizin ortak sorumluluğu, Devletimize her koşulda inançla sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içerisinde devletimizin güçlenmesi için çok çalışmaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 39’uncu Kuruluş Yıldönümü vesilesiyle, Kıbrıs Türk halkının bugünlere taşınmasında bizlere öncülük eden başta Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş ve mücadele arkadaşları yanında, vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize, tüm gazilere ve destekleri ile her daim bizlere güç veren Anavatan Türkiye’ye minnet ve teşekkürlerimi sunar, tüm halkımızın bu anlamlı gününü en kalbi duygularımla kutlarım.”

TATAR: EGEMENLİK MÜCADELESİNDEN ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ

KKTC’nin 39’uncu kuruluş yıl dönümü nedeniyle Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş Anıtı önünde tören düzenlendi.

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve bazı bakanlar, milletvekilleri katıldı.

Törende ilk olarak anıta çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tatar Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Anıt Özel Defteri’ne şunları yazdı:

“Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş,

En karanlık ve en zor günlerde dava arkadaşlarınız ile birlikte halkımıza önderlik ettiğiniz büyük ve destansı mücadele sonrasında halkımızın özgür iradesiyle kurulan KKTC’nin 39’uncu kuruluş yıl dönümünde yeniden huzurunuzdayız. Kıbrıs Türk halkı sizi unutmayacak sonsuza dek yüreğinde yaşatacaktır. Mücadeleniz, azminiz ve kararlılığınız halkımıza ışık olmaya devam ederken, bizlere vasiyet olarak bıraktığınız iki ayrı devlet, iki ayrı egemenlik mücadelesinden asla geri adım atmayacağız, gösterdiğiniz bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz. “Halkım beni Türk askerini Kıbrıs’a getiren adam olarak hatırlasın” sözlerinizin gereği olarak Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinin varlığından asla vazgeçmeyeceğiz. Görevimiz, Kıbrıs’ta Türklüğün onur ve şerefi ile özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi korumak KKTC’yi yaşatmak, daha ileriye taşımaktır. Ruhunuz şad olsun.”

HASİPOĞLU’NDAN ’15 KASIM’ MESAJI

UBP Gazimağusa Milletvekili, Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyeti ilan eden ve tüzüğünde Cumhuriyeti yaşatma sözü veren bir partinin Genel Sekreteri ve fikren ve bedenen Cumhuriyete inanlar olarak, Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileri olmaya devam edeceğiz.

Hasipoğlu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle mesajı yayımladı.

Hasipoğlu mesajında, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974’te adaya askeri müdahalesiyle inşa edilen özgürlük yolunun KKTC’nin kurulmasıyla ölümsüzleştiğini kaydetti.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ise hala, tek hedefinin Kıbrıs Türk toplumunu 1974 öncesine döndürmek hedefinde olduğunun altını çizen Hasipoğlu, “15 Kasım 1983 tarihi, Kıbrıs Türk halkının hep gurur ve onurla kutlayacağı varoluş ve özgürlük mücadelesini devlet kurarak taçlandırdığı tarihi bir gündür” diyerek, KKTC’nin bugünkü noktaya gelene kadar verilen mücadeleleri asla unutmamak gerektiğini söyledi.

Hasipoğlu mesajında ayrıca, Kıbrıs Türkü’nün asla tahakküm altına girmeyeceğini, özgürlüğünden ve egemenliğinden asla taviz vermeyeceğini,  15 Kasım 1983 günü tarihe altın harflerle yazdırmış ve tüm dünyaya ilan etmiştir. Özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM 77. Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada “KKTC”yi tanıyın çağrısı” ve hemen akabinde Türk Devletleri Teşkilatı’nda KKTC adıyla devletimizi gözlemci üye yapması, devletimizin uluslararası alanda seviyesinin yükselmesi anlamında dönüm noktaları olduğunu vurguladı. Bundan sonra da egemen eşitliğimiz ve uluslararası eşit statünün elde edilmesi için mücadelemize devam edeceğiz.”

Hasipoğlu, “Esaretten bağımsızlığa kavuşmamızda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasında, bugünlere gelmemizde kahramanlıkları, fedakârlıkları asla unutulmayacak olan başta Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı, bizler için yaşamlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, devletimizin kuruluşunda büyük emekleri olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyorum” dedi.

YENİ GİRNE HASTANESİ’NİN İNŞAATI BAŞLIYOR…

Altuğra: ”Yıllardır hasreti çekilen Yeni Girne Hastanesi ile Girne halkına tam teşekküllü bir sağlık hizmeti sunulacak”
İhale süreci tamamlanan Yeni Girne Hastanesi’nin ihaleyi kazanan müteahhitlerle sözleşmesi bugün Cumhuriyet Meclisi Mavi Salon’da imzalandı.
Cumhuriyet Meclisi Mavi Salon’unda yapılan imza töreni Başbakan Ünal Üstel’in huzurunda, Maliye Bakanı Alişan Şan’ın katılımıyla, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra ve ihaleyi alan firmaların sözleşmeyi imzalamasıyla gerçekleştirildi.
Bakan Altuğra, yıllardır hasreti çekilen Yeni Girne Hastanesi’nin ihale sürecinin tamamlandığını, ihaleyi kazanan müteahhitlerle sözleşme imzalanmasının büyük bir mutluluk olduğunu kaydetti.
Bakan Altuğra, Girne Bölgesi’nde artan nüfus yapısına göre 60 yataklı Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nin hizmet verilme noktasında yetersiz kalındığını, 160 yatak kapasiteli olacak Yeni Girne Hastanesi ile takriben 10 aylık bir süre sonunda Girne halkına tam teşekküllü bir sağlık hizmetinin sunulabileceğini kaydetti.
Aylardır Sağlık Bakanlığı ekipleriyle verilen emek sonunda alın terinin bugün hastane inşaatının başlamaya hazır hale gelmesiyle taçlandırıldığını belirten Bakan Altuğra, bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirtti.
Bakan Altuğra, halkın kaliteli sağlık hizmeti almasının öncelikleri olduğunu, bu sorumluluk duygusu ile hizmet etmeye devam edeceğini vurguladı.

GARDİYANOĞLU KKTC’NİN 39. YIL DÖNÜMÜNÜ KUTLADI

Ulusal Birlik Partisi(UBP)Lefkoşa Türk Belediyesi Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu , Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesini taçlandırdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Meclis’te oybirliği ile kuruluşunun 39. yıl dönümünü, “daha güvenli ve devletimizi yaşatma inanç ve kararlılığı ile” sevinçle kutladığını kaydetti.

Gardiyanoğlu yayınladığı mesajda, “Kıbrıs Türk halkının Cumhurbaşkanlığı seçiminde federasyon modellerine hayır, egemen bağımsız iki devletin varlığına evet” dediği belirtilerek, “Kıbrıs Türkü’nün ortaya koyduğu bu iradesiyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatma kararlılığını net şekilde gösterdiği” ifade edildi.

Gardiyanoğlu ,”Kıbrıs Türk halkının vazgeçilemez egemenliği, bağımsızlığı ve özgürlüğü için bütün yaşamı boyunca yorulmadan, bıkmadan, geri adım atmadan mücadelesini kararlılıkla, dirençle sürdüren başta Liderimiz Dr. Fazıl Küçük ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kuran Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’a olmak üzere mücale süresinde emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunar, rahmetle ve özlemle anarım. Eseri sonsuza kadar yaşatılacaktır

 

 

“TURİZM SİYASİ GÜNDEMDE ANA AKIM HALİNE GETİRİLMELİ…”

 

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkan Yardımcısı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan World Travel Market Londra ile Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) birlikte düzenlediği ve 100’den fazla ülkenin yer aldığı Turizm Bakanları Zirvesi’ne katıldı.

2007’den bu yana düzenlenen zirvenin bu yıl eğitim, istihdam ve sürdürülebilirlik gündemi ve “Turizmi Yeniden Düşünmek” teması ile yapıldığını belirten Dr. Ahmet Savaşan, zirvenin daha güvenli, daha yeşil ve daha akıllı bir gelecek için yol haritası belirlemek üzere Londra’da dünyanın dört bir yanından Turizm Bakanları, sektör liderleri, gençlik temsilcileri ve uzmanları bir araya getirdiğini söyledi.

 

Turizm siyasi gündemde ana akım haline getirilmeli…

Düşünce ve deneyim çeşitliliğini teşvik eden zirvede üst düzey katılımcıların, turizm sektörünün rekabetten çok işbirliğine odaklanma zamanının geldiğine vurgu yaptıklarını söyleyen Ahmet Savaşan, zirvede, turizmin siyasi gündemde ana akım haline getirilmesi yanı sıra turizm bakanlıkları ile ekonomi ve çevre bakanlıkları arasında daha fazla işbirliği yapılması çağrısında bulunulduğunu da vurguladı.

 

Turizmde güçlü bir on yıllık büyüme öngörülüyor…

Üç gün süren WTM Londra Fuarı’nda 70’den fazla konferans ve seminerin yapıldığını, genel olarak turizmde sürdürülebilirliği sağlamak için sektörün yeniden düşünmesi ve yeniden şekillenmesi gerektiğinin ön plana çıktığını belirten Ahmet Savaşan, “katıldığımız toplantılarda Dünya’nın birçok yerinde turizmin yeniden canlandığını, 2020’de milyonlarca iş kaybının yanı sıra seyahat ve turizmin küresel GSYİH’ye doğrudan katkısında %50’lik bir düşüşün ardından, 2022 verilerinin, güçlü bastırılmış talep ile net bir toparlanmaya girdiğini görüyoruz. Yine uzun vadede, sektörün karşılaştığı zorluklara rağmen Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ve Dünya Seyahat Ve Turizm Konseyi’nin (WTTC) projeksiyonlarının da güçlü bir on yıllık büyümeye işaret ettiğini öğrendik” diye konuştu.

 

2023 turizm trendleri değişecek…

Toplantılarda, Dünya’da 2019’dan bu yana önemli değişikliklerin olduğu ve turizmde de aynı şekilde değişim yaşanması gerektiğinin ortaya konulduğunu söyleyen Ahmet Savaşan, “dünyada turizmi yeniden düşünmek, seyahat ve turizmin karşı karşıya olduğu en büyük zorlukları ele alırken aynı zamanda daha kapsayıcı, esnek ve sürdürülebilir bir sektör inşa etme fırsatının değerlendirilmesi gerektiği konusu ön plana çıkıyor. Dünya genelinde yaşanan doğal afetler, siyasi huzursuzluk, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar ve küresel salgının etkisiyle geçen sıkıntılı iki yılın ardından turizm trendlerinde değişim yaşanması bekleniyor. Bu beklentiye paralel olarak da insanların daha çok sıra dışı tatil ve seyahatlere yönelmesi, fiyatlardaki artışlardan ötürü medikal turizmin yanı sıra, zihin, beden ve ruh sağlığına yönelik sağlık tatillerinin yükselmesi, sanal gerçeklik seyahatlerinin popülaritesinin artması, kültür turlarının önem kazanması, tarihi rotalara rağbetin artması ve iş seyahatlerinin tatile dönüşmesi öngörülüyor” bilgisini paylaştı.

 

Turizm gelirlerimiz artmaya devam edecek!

Gerek Londra Turizm Bakanları Zirvesi’nde ortaya konan eğilimler, gerekse de diğer seminer ve konferanslarda ön plana çıkan gerçeklerin ülkemiz açısından da dikkate alınması gerektiğine işaret eden Ahmet Savaşan, “ turizmin, ülkemizde de siyasi hayatın ana gündemi haline getirilerek, turizm ve çevre bakanlığı ile ekonomi bakanlıkları arasında mevcut olan işbirliğinin arttırılması ve ayrıca değişen turizm trendlerine uygun ürünlerin de sürdürülebilirlik temelinde geliştirilmesi kaçınılmaz bir gereklilik halini almıştır. İnanıyorum ki Başbakan Ünal Üstel’in koordinasyonu, turizm ve çevre ile ekonomi bakanlarının da yapacakları uyumlu çalışmalarla 2023 yılında ülke turizmimiz gelişecek ve turizm gelirlerimiz de artmaya devam edecektir” dedi.

 

NURETTİN UÇAR GÖZYAŞLARINA BOĞULDU

Taksim’deki terör saldırısında hayatını kaybeden anne kız Arzu Özsoy ve Yağmur Uçar son yolculuğuna uğurlandı. Eski karısının ve kızının tabutuna sarılan oyuncu Nurettin Uçar gözyaşlarını boğuldu.

Beyoğlu Taksim İstiklal Caddesi’nde dün yaşanan terör saldırıda hayatını kaybeden anne kız Arzu Yağmur Uçar için Bahçelievler’de bulunan Şirinevler Ulu Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.

İkindi namazını müteakip düzenlenen törene yakınları ve oyuncu baba Nurettin Uçar katıldı. Eski karısının ve kızının tabutuna sarılan Nurettin Uçar gözyaşlarını boğuldu.

ANNENİN SÖZLERİ YÜREKLERİ DAĞLADI: “ÜZERİMDE KOCAMLA KIZIMIN KANI VAR”

İstanbul Taksim İstiklal Caddesi’nde dün saat 16:20’de meydana gelen patlamada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda görevli Yusuf Meydan ve 9 yaşındaki kızı Ecrin yaşamını yitirdi. Ecrin ile babası Yusuf Meydan’ın cenazeleri hava yolu ile Adana’ya getirildi. Saldırıdan yaralı olarak kurtulan Mevlüdiye Meydan, kızı ve eşinin fotoğraflarını öperek, “Üzerimde kocamla kızımın kanı var” diyerek gözyaşı döktü. Saldırıda hayatını kaybeden anne kız Arzu Özsoy ve Yağmur Uçar da son yolculuğuna uğurlandı. Eski karısının ve kızının tabutuna sarılan oyuncu Nurettin Uçar gözyaşlarını boğuldu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda görevli, Elazığ’da yaşayan Yusuf Meydan ailesiyle birlikte bir akrabalarının nişan töreni için İstanbul’a gelmişti. Pazar gününü değerlendirmek isteyen Yusuf Meydan ailesiyle birlikte İstiklal Caddesi’ne gitti. Bu sırada meydana gelen patlamada Yusuf Meydan ve 9 yaşındaki Ecrin hayatlarını kaybetti. Yusuf Meydan’ın eşi ise patlamada ağır yaralandı.

İstiklal Caddesi’ndeki bombalı terör saldırısında hayatını kaybeden Ecrin ile babası Yusuf Meydan’ın cenazeleri hava yolu ile Adana’ya getirildi. Törenle karşılanan küçük Ecrin ile Yusuf Meydan’ın Türk bayrağına sarılı tabutları, uçaktan indirilerek, polislerin omuzlarında cenaze aracına taşındı.

‘ÜZERİMDE KOCAMLA KIZIMIN KANI VAR’

Bu sırada, saldırıdan yaralı olarak kurtulan Mevlüdiye Meydan, kızı ve eşinin fotoğraflarını öperek, “Üzerimde kocamla kızımın kanı var” diyerek gözyaşı döktü. Yusuf Meydan ve kızı Ecrin’in cenazeleri, buradan da ailenin Seyhan ilçesi Gülpınar Mahallesi’ndeki evine getirildi. Helallik alınmasının ardından cenazeler, toprağa verilmek üzere Kabasakal Mezarlığı’na götürüldü.

ALIŞVERİŞ YAPMAK İÇİN İSTİKLAL CADDESİ’NE GİTMİŞLER

Ailenin olay günü alışveriş yapmak ve gezmek için İstiklal Caddesi’ne gittiği, Mevlide Meydan’ın bir giyim mağazasına girdiği, Yusuf Meydan ve kızı Ecrin’in dışarıda bekledikleri sırada bombalı saldırının gerçekleştiği öğrenildi. Ailenin, küçük kızları Derin’i ise İstanbul’a giderken Adana’da teyzesinin evine bıraktığı belirtildi.

TERÖRE LANET PAYLAŞIMI YAPMIŞ

Bu arada, Yusuf Meydan’nın 2016’da Elazığ Emniyet Müdürlüğü’ne bomba yüklü araçla düzenlenen saldırı sonrası sosyal medya hesabından “Teröre lanet olsun” paylaşımı yaptığı görüldü.

BOMBACI YAKALANDI, YANINDAKİ ARANIYOR!

İstanbul Beyoğlu’nda 6 kişinin hayatını kaybettiği, 81 kişinin de yaralandığı terör saldırısıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan terörist de dahil 46 kişinin emniyetteki sorgusu sürerken dikkat çeken bir detay ortaya çıktı. Öte yandan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da soruşturmayla ilişkin son bilgileri verdi.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul Beyoğlu’nda 6 kişinin hayatını kaybettiği 81 kişinin yaralandığı terör saldırısıyla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülüyor. Bölücü terör örgütü PKK/KCK’nın Suriye kolu PYD/YPG tarafından gerçekleştirilen terör saldırısıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 46 şüphelinin sorgusu devam ediyor. Saldırının ardından bin 200 farklı güvenlik kamera görüntüsünden oluşan yüzlerce saatlik kayıtlar didik didik inceleyen Terörle Mücadele ve istihbarat birimleri, ilk olarak kadın teröristin saldırının ardından kaçmak için “müşteri” kılığında bindiği taksiyi buldu. Taksi sürücüsü ifadesinin alınması için gece saatlerinde İstanbul Terörle Mücadele Şubesine getirilirken, ticari taksi ise emniyet birimleri tarafından incelemeye alındı.

4 AY İŞÇİ OLARAK ÇALIŞMIŞ

Bombalı saldırıyı gerçekleştiren Suriye uyruklu kadın teröristin, önce Esenler’de bir eve gittiği, buradan yanına bir miktar altın ve para aldıktan sonra Küçükçekmece’de başka bir adrese giriş yaptığı saptandı. Yaklaşık 4 ay önce beraberindeki örgüt üyesi B. adlı terörist ile ‘karı-koca’ kılığında geldikleri İstanbul’da, Suriye Kobani bölgesindeki PYD/YPG mensubu H. adlı bir örgüt yöneticisinin talimatıyla Esenler’de bir tekstil atölyesinde işe girdikleri öğrenildi. Burada ‘uyuyan hücre’ konumunda olan terörist, Ayn El-Arab (Kobani) bölgesinden aldıkları talimatla dün hususi bir otomobille Taksim’e gitti. Suriye’den birlikte Türkiye’ye geldikleri ‘koca’ kılığındaki B. adlı firari PKK/YPG üyesi terörist, hücre üyesi Ahlam Albashir’e yaklaşık 1 kilonun üzerindeki TNT tipi plastik patlayıcıyı saat 16.00 sıralarında vererek İstiklal Caddesi’ne gönderdi. Burada eylemin gerçekleştirileceği noktaya patlayıcı dolu paketi bırakan kadın terörist, olaydan sonra ‘müşteri’ kılığında bindiği ticari taksiyle önce Esenler’de kendilerine yardım ve yataklık eden ve 4 aydır yanlarında kalan ailenin evine girdi. Yaklaşık bir saat sonra evden bir miktar altın ve para alan terörist, Küçükçekmece’de bir eve saklandı. İlk olarak Edirne’ye, oradan da Yunanistan’a gitmek için fırsat kollayan Ahlam Albashir adlı Suriyeli terörist, gece saat 02.50’de güvenlik güçlerince Küçükçekmece’de düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.

İLLEGAL YOLLARDAN ‘KARI KOCA’ KILIĞINDA BERABER GELMİŞLER

Teröristin emniyette yapılan sorgusunda, PKK/PYD/YPG Terör örgütü tarafından özel istihbarat elemanı olarak yetiştirildiğini ve Afrin üzerinden ülkeye eylem yapmak için beraberindeki ‘karı-koca’ kılığındaki bir PKK/YPG mensubu ile birlikte kaçak yollarla giriş yaptıklarını itiraf etti. Güvenlik ve istihbarat birimlerinin elinde olduğu öğrenilen ses ve yazışma kayıtlarında, saldırının ardından Ahlam Albashir ile yanındaki B. adlı erkek teröriste Yunanistan’a kaçma talimatı verildiği ortaya çıktı.

YUNANİSTAN’DA İNFAZ EDİLECEKTİ

Saldırının örgütsel kodlarını deşifre eden emniyet ve istihbarat birimleri, eyleme ilişkin yürütülen soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor.
Kanlı saldırıya dair soruşturma devam ederken, eylemi gerçekleştiren kadın terörist ile beraberindeki B. adlı erkek teröriste Suriye’deki PKK/YPG yönetiminden eylemden sonra Türkiye’yi terk etmeleri talimatı verildi. Kobani’de soyadı açıklanmayan H. adlı bir PKK/YPG sorumlusu tarafından verilen emirde, saldırıdan hemen sonra Edirne’den Yunanistan’a geçmeleri istendi. İstihbarat birimlerine göre teröristler ülkeyi terk edip kaçabilselerdi Yunanistan’da infaz edilerek saldırının tüm bağlantıları koparılacaktı.

PKK ÜYESİ ARANIYOR

Dün meydana gelen terör saldırısında kullanılan patlayıcının TNT tipi bomba türü patlayıcı kullanıldığı öğrenilirken, bölücü terör örgütü PKK/PYD bağlantılı olduğu anlaşılan hücre üyesinin, Türkiye’deki tüm bağlantıları mercek altına alındı. Ayn El-Arab (Kobani) bölgesinden eylem talimatı alarak Türkiye’ye giriş yapan Ahlam Albashir isimli terörist, sorgusunda, PKK/PYD tarafından özel istihbarat elemanı olarak yetiştirilip Türkiye’ye gönderildiğini itiraf etti. Failin ifadeleri doğrultusunda Edirne’den Yunanistan’a kaçmaya çalışan B. adlı teröristin yakalanması için çalışmaların devam ettiği aktarıldı.

BAKAN BOZDAĞ: 46 KİŞİ GÖZALTINDA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, soruşturmayla ilgili açıklama yaptı. Bakan Bozdağ, “İstanbul Beyoğlu ilçesi İstiklal Caddesi’ndeki patlamayı gerçekleştiren terörist yakalandı, teröriste yardım edenlere ve teröristin temasta bulunduğu kişilere bir bir ulaşıldı. Şu ana kadar 46 kişi gözaltına alındı.” dedi.

ALTUĞRA, 15 KASIM’I ONUR VE GURURLA KUTLADI…

Sağlık Bakanı Dr. İzlem Gürçağ Altuğra, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı. Bakan Altuğra şu ifadelere yer verdi;

“Kıbrıs Türk Halkının varlığının ve egemenliğinin simgesi olan Cumhuriyetimizin 39. Kuruluş yıl dönümünü, büyük bir onur ve gururla kutluyoruz.

Bugün birçok millet kendi devletini kurabilmek ve huzur içinde yaşayabilmek için büyük uğraşlar ve canlar vermektedir. Cumhuriyetimizin ilanından bu yana KKTC halkının yaşamış olduğu sıkıntılara rağmen bu meşakkatli yoldan dönmeyişi bu vatana gönülden bağlılığının bir simgesidir.

Kıbrıs Türk varlığının ve egemenliğinin simgesi olan KKTC sonsuza dek yaşayacak ve bayrağımız gururla dalgalanacaktır. Bugün varlığımızın ve gelecek güvencemizin yegâne teminatı devletimizdir.

KKTC’nin kuruluş yıldönümünde Kıbrıs Türk halkını bugünlere taşıyan başta Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş ve çalışma arkadaşları yanında bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimize ve gazilerimize ve bu günlere ulaşmamızda her türlü fedakarlığı gösteren halkımıza, desteğiyle bizlere güç veren Anavatan Türkiye’mize minnet ve teşekkürlerimi sunarım.”

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÖZEL İSTİHBARAT ELEMANI OLARAK YETİŞTİRİLMİŞ…

İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki saldırıda bombayı bırakan Suriye uyruklu Ahlam Albashır isimli terörist, PKK/YPG bağlantısını itiraf etti. Saldırganın evinde yakalanma anının görüntüleri paylaşıldı.

İstiklal Caddesi’nde 6 kişinin hayatını kaybettiği, 81 kişinin yaralandığı terör saldırısıyla ilgili geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, teröristi yakalamak için operasyon düzenledi.

Bombayı bıraktığı belirlenen kadının gözaltına alındığı operasyona ilişkin görüntüler yayımlandı.

1200 güvenlik kamerası incelendi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, patlamanın hemen ardından başlatılan çalışmalar sırasında, güvenlik kameralarınca kaydedilen görüntüler üzerinden şüphelinin eşkalini tespit etti.

Bombayı koyan şüpheli kadın şahsın olay yerine geliş gidiş güzergahlarını gören 1200 güvenlik kamerası incelendi.

Teröristin irtibatının olduğu tespit edilen 21 adrese operasyon düzenlendi.

46 şüpheli gözaltında

Yapılan operasyonda, olayla ilgili 46 şahıs yakalanarak gözaltına alındı, şahısların sorgulamalarında bombayı koyan şahsın Küçükçekmece ilçesinde bir adrese gittiği tespit edildi.

Belirlenen adrese yapılan operasyonda, olayı gerçekleştiren Suriye uyruklu Ahlam Albashır isimli terörist yakalandı.

Polis ekipleri evde özel eğitimli köpekler eşliğinde arama yaptı. Evde bir tabanca ve mermiler ile çok miktarda döviz ve Türk lirası ele geçirildi.

PKK’nın özel istihbarat elemanı olarak yetiştirilmiş

Şahıs yapılan sorgusunda, PKK/PYD/YPG Terör örgütü tarafından özel istihbarat elemanı olarak yetiştirildiğini ve Afrin-İdlip üzerinden ülkeye eylem yapmak için kaçak yollarla giriş yaptığını söyledi.

Bombalı eylem talimatı Ayn El Arab’dan 

Terörist, PKK terör örgütünün Ayn El Arab merkezinden İstanbul’da eylem talimatı alarak bombalı eylemi gerçekleştirdiğini ve kaçtığını itiraf etti.

Olayla ilgili başlatılan çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir.

15 KASIM COŞKUSU LONDRA’DA DA YAŞANDI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 39’uncu kuruluş yıldönümü, KKTC Londra Temsilciliği tarafından Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı.

Londra’daki Hyatt Regency-The Churchill Hotel’de düzenlenen 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı resepsiyonda, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın, Başkonsolos Bekir Utku Atahan, diplomatlar, siyasetçiler, sivil toplum örgütü temsilcileri, iş insanları ve sanatçılar yer aldı.

KKTC Londra Temsilciliği’nden verilen bilgiye göre, resepsiyonda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından KKTC Londra Temsilcisi Çimen Keskin ve Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın konuşma yaptı.

Keskin konuşmasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 39’uncu kuruluş yıldönümünü kutlayarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin somut bir ifadesi olduğunu kaydetti.

Çimen Keskin, Kıbrıs Türk halkının 1960 ortaklık cumhuriyetinden Kıbrıslı Rumlarca silah zoruyla atıldığı, 1963’ten, Anavatan Türkiye’nin 1974’teki meşru ve zamanlı Mutlu Barış Harekatına kadar geçen sürede, yaşama hakkı dahil, en temel insan haklarından ve özgürlüklerden mahrum bırakıldığını ancak tüm bu zorluklara rağmen Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin de destek ve dayanışmasıyla ulusal birliğini, kimliğini, onurunu, değer ve inançlarını korumaktan asla vazgeçmediğini vurguladı.

Keskin, yaklaşık 60 yıldır uluslararası camianın gündeminde olan Kıbrıs meselesinin, en başından beri yanlış teşhis edildiğini belirterek, Kıbrıs meselesinin, özünde, bir statü meselesi olduğunu kaydetti.

Keskin, Kıbrıs Türk tarafının, geçmiş müzakere süreçlerinin başarısızlığı ve 2017’deki Crans-Montana Konferansı’nın çökmesinin ardından Anavatan Türkiye’nin de desteklediği egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı yeni vizyonunu Nisan 2021’de Cenevre’de kayda geçirdiğini belirtti.

Keskin, bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler son Genel Kurul toplantısında uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler prensipleriyle çelişir şekilde, ambargolarla dünyadan koparılmaya çalışılan Kıbrıs Türklerine yönelik zulme son vermeye ve bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmen tanımaya davet ettiği konuşmasının önemini vurgulayarak, teşekkür etti.

Uluslararası toplumun adadaki gerçekleri görmesi ve Kıbrıs konusunda yeni bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini ifade eden Keskin, özellikle, Kıbrıs meselesinin arka planını çok iyi bilen ve başta uluslararası aktörlerden biri olan Birleşik Krallık’ın ise Kıbrıs Türk Halkına yönelik eşitlik temelinde somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.

Keskin, devletin, Anayasal ismi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adıyla, Türk Devletleri Teşkilatı’na “Gözlemci Üye” olarak kabul edildiği 11 Kasım gününün de tarihi bir gün olduğunu ifade ederek, “Bunun gerçekleşmesinde önemli katkılarından dolayı başta  Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ve  tüm kardeş üye ülkelere teşekkürlerimizi  sunarız” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın ise konuşmasında, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak, Kıbrıs Türk tarafının çözüm yönündeki iradesini her fırsatta ispat ettiğini, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın son önerilerinin de bunun en son örneklerinden olduğunu, uluslararası toplumun Kıbrıs Türklerine uyguladığı ambargo ve izolasyonların haklı çıkarılamayacağını kaydetti.

Yalçın, Kıbrıs davasının tüm Türk ulusunun davası olduğunu, Anavatan Türkiye’nin, haklı davasında her zaman Kıbrıs Türkünün yanında olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk tarafınca sunulan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki yeni ve gerçekçi vizyonu desteklediğini vurguladı.

Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve minnetle andığını ifade eden Büyükelçi Yalçın, konuşmasının sonunda Londra’da 4 yıllık görev süresinin yıl sonunda biteceğini kaydederek, görev süresi boyunca Kıbrıs Türk toplumunu son derece sıcak, samimi bulduğunu, kendileriyle yakın iş birliği içinde olduklarını belirterek, teşekkür etti.

ÖZÇINAR’DAN ’15 KASIM’ MESAJI

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği’nden yapılan açıklamaya göre, Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, 15 Kasım dolayısıyla yayımladığı mesajda, KKTC’nin 39 yılda büyük yol kat ettiğini ve bu günlere ulaşılmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü varlığı ve desteğinin çok büyük olduğunu vurguladı.

“Cumhuriyetimizin 39’uncu kuruluş yıl dönümünü ilk günkü heyecan ve büyük bir coşku ile kutluyoruz” diyen Özçınar, ülkeyi daha iyi bir noktaya taşımak için çalışmanın ve geleceğe güvenle bakmak için birlik ve beraberlik bilinciyle hareket etmenin önemine vurgu yaptı.

Özçınar mesajında, “Kıbrıs Türk halkının onurlu bağımsızlık mücadelesi sonucunda kurulan, devletimizi yücelterek yolumuza devam etmeliyiz. Bu kıymetli gün vesilesiyle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş, Özgürlük Mücadelesi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük ve tüm şehitlerimizi rahmetle anarken, gazilerimize saygılarımı sunarım. 15 Kasım Cumhuriyet Bayramımızı en kalbi duygularımla kutlar, daha nice mutlu, gurur dolu yarınlar dilerim” ifadelerine yer verdi.

ÇIDAN’IN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI

Rum Merkezi Cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada öldürülen Kıbrıslı Türk Tansu Çıdan cinayetiyle ilgili bir kişinin daha tutuklandığı haber verildi.

Rum Polisinin 27 Ekim’de cezaevinde meydana gelen cinayetle ilgili dün bir kişiyi daha tutukladığını yazan Haravgi gazetesi, tutuklanan kişinin, geçen Cuma günü gözaltındayken serbest bırakılan 35 yaşındaki bir İranlı olduğunu kaydetti.

Olaya karıştığı düşünüldüğünden söz konusu kişinin pazar akşamı tespit edilerek, tutuklandığını yazan gazete, zanlının olaya karıştığı iddia edilen diğer tutuklularla birlikte bugün mahkemeye sevk edilmesinin beklendiğini belirtti.

Gazete, Çıdan cinayetiyle ilgili tutuklu sayısının 12’ye yükseldiğini de ekledi.

ARIKLI: “KIB-TEK’İN 792 MİLYON TL BORCU VAR”

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı, YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, ‘KIB-TEk hepimizin malı’  diyerek, KIB-TEK’e sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu vurguladı.

Meclis  Genel Kurulu’nda Erhürman’ın eleştirileri üzerine kürsüye çıkan Arıklı, KIB-TEK’in uzun zamandır görev zararı yaptığını hatırlatarak, bu zararın 792 milyon TL olduğunu, KIB-TEK’in aylık 100 milyon TL zarara uğradığını söyledi.
“Bu zararları fiyatlara yansıtsaydık, halk asla fatura ödeyemezdi”
‘Bu zararları fiyatlara yansıtsaydık, halk asla bu faturaları ödeyemezdi’ diyen Arıklı, ‘CTP olarak siz de zamanında devletin kullandığı elektrik fiyatlarını artırarak bu şekilde zararı üstlendiniz. 145 Milyon TL’lik bir zarar vardı, CTP döneminde de ‘hangi formülle çözeceksiniz?’ dedik, Maliye ile protokol imzalaycağız dediniz. O protokol hiç imzalanmadı ta ki 2019’a göreve Olgun Amcaoğlu gelene kadar. Şu an Türkiye yardımımıza koştu ve bu zararı karşılıyoruz”.

CUMHURBAŞKANI TATAR’DAN ’15 KASIM’ MESAJI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı açılış konuşmasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Radyo ve Televizyonu’nda yaptığı 15 Kasım KKTC’nin 39’uncu kuruluş yıl dönümü kutlamaları açış konuşması şöyle;

“Kahraman Kıbrıs Türk halkı,

Değerli kardeşlerim, bugün 15 Kasım. Bugün, kan ve can pahasına kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 39’uncu yıl dönümü.

Bugün, özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik mücadelemizin cumhuriyet ile taçlandığı gün. Bugün, Kıbrıs Türk halkının en büyük bayramı. Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun.

KKTC’nin temellerinde alın teri, emeği ve büyük fedakârlıkları bulunan kahraman halkımızı en içten duygularımla selamlarken; özgürlük liderimiz Dr. Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı’mız Rauf Raif Denktaş ile dava arkadaşlarını, bu kutsal mücadelede şehit düşen mücahit ile Mehmetçiklerimizi rahmet ve minnetle anar, gazilerimize şükranlarımı sunarım.

Sevgili kardeşlerim,
Bugün kendi vatanımızda, kendi bayrağımızın gölgesi altında özgür, bağımsız ve egemen olarak yaşıyorsak bunu, halkımızın destansı direnişine, şehitlerimize ve her zaman yanımızda olan Anavatan Türkiye’nin yardım ve desteğine borçluyuz. Bunları unutmamız asla mümkün değildir.
KKTC, halkımızın onuru olup vatan bildiğimiz bu topraklarda yaşam teminatımızdır. KKTC bize, şehitlerimizin emanetidir. Bu emaneti ayaklar altında çiğnetmemek en büyük görevimizdir.

Sevgili kardeşlerim,
Kıbrıs’ta İngiliz Sömürge Yönetimi’nin başladığı 1878 yılından bu yana, Rumların Kıbrıs’ı bir Helen adası yapma girişimleri ile Enosis hayali devam ederken, halkımızın haklı ve kutsal direnişi de devam etmektedir. Halkımız çok ağır bedeller ödemesine rağmen Rum’a boyun eğmemiş, Türklüğün şerefini ayaklar altında çiğnetmemiştir.
Değişmeyen ve günümüzde de devam etmekte olan Rum zihniyetine göre, Kıbrıs’ta Türklerin hiçbir hakkı yoktur. Yine bu zihniyete göre, Kıbrıs Türk halkı bir azınlıktır ve siyasi eşitlik ile egemenlik hakkı da yoktur. Ama Rumların yanı sıra tüm dünya da bilmelidir ki bu adada en az Rumlar kadar haklarımız vardır. Vatan bildiğimiz bu topraklarda misafir değiliz. Bu toprakların gerçek sahipleriyiz.

Rum-Yunan ikilisinin organize ettiği EOKA terör örgütü, 1955 yılında halkımıza yönelik silahlı saldırıları başlatırken, halkımızın bağrından doğan Türk Mukavemet Teşkilatı öncülüğünde yürütülen direniş sonrasında halkımız, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olmuştu.

Enosis hayalinden vazgeçmeyen Rum liderliği, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ‘Enosis’e bir sıçrama tahtası’ olarak görürken, Kıbrıs Türk halkını imha planı olan Akritas Planı hazırlanmış ve bu plan doğrultusunda Kıbrıs Türk halkını imha etmek için 21 Aralık 1963 tarihinde Kanlı Noel saldırıları başlatılmıştı.
Bu saldırılarda halkımız katliama uğrarken, 103 köyümüz göç etmek zorunda kalmış, halkımız adanın yüzde üçüne tekabül eden gettolarda kuşatma altına alınmıştı. O karanlık günlerde yine Rum’a boyun eğmedik, teslim olmadık. TMT öncülüğündeki direniş ve Anavatan Türkiye’nin yardımlarıyla ayakta durduk.

Sevgili kardeşlerim,
Halkımız, Rumlar tarafından devlet yönetiminden dışlanırken, kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti de silah zoruyla bir Rum devletine dönüşmüştü.
Halkımızın yönetsel açıdan da yok edilmek istenmesine karşı da halkımızın yönetsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere, 1964 yılının ocak ayında Genel Komite oluşturuldu. Bu yönetsel oluşum da devlet olma yolunda attığımız ilk adımdır. Bunun temeli de Kıbrıs’ta iki ayrı halk olduğu gerçeğine dayanmaktadır. O günden bu yana da Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır.

Devlet olma yolunda her zaman büyük bir inanç ve kararlılıkla ilerledik. İlk adım olan Genel Komite’den sonra Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi ve Türk Yönetimi oluşturuldu.
Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran, özgürlüğümüz ile bize ayrı bir vatan sağlayan ve tüm Kıbrıs’a barışı getiren 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı sonrasında Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi oluşturulurken, 1975 yılında da Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Halkımızın özgür iradesi ve istenci ile de 15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi ve işte bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 39’uncu yıl dönümünü büyük bir coşku, heyecan ve gururla kutluyoruz. İlelebet de kutlamaya devam edeceğiz.

Sevgili kardeşlerim,

Kıbrıs konusuna çözüm bulabilmek amacıyla 1968 yılında başlayan ve uzun yıllar devam eden müzakere süreçleri, Rum tarafının olumsuz ve dayatmacı tutumuyla başarısızlıkla sonuçlandı.
Rum tarafının dayatmaya çalıştığı federal temele dayalı bir antlaşma, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılmasını, Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesini ve halkımızın azınlık durumuna düşürülmesini hedefliyordu. Elbette ki bunları kabul etmemiz mümkün değildi.

Rum tarafı federal temele dayalı bir antlaşmada ısrar ederken, özellikle Annan Planı referandumunda ve Crans Montana’da yaşananlar, federal temele dayalı bir antlaşmanın mümkün olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kıbrıs’ın gerçeklerini ve geçmişte müzakere süreçlerinde yaşananları dikkate alarak ülkemizde 2020 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerisini gündeme getirdim. Halkımız da beni Cumhurbaşkanı seçerek bu çözüm önerisine büyük destek verdi.

Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak bu çözüm şekli Anavatan Türkiye tarafından da desteklenirken, bu çözüm önerisini ilk kez Cenevre’de müzakere masasına koydum. Daha sonra Brüksel ve New York’ta yapılan görüşmelerde bu çözüm önerimizden geri adım atmayacağımızı ve resmi müzakerelerin başlayabilmesi için devletimizin, egemenliğimizin ve uluslararası statümüzün kabul edilmesi gerektiğini yine belirttim.
Türk tarafı olarak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir antlaşmadan yanayız. Bunun da yolu, federal temele dayalı bir antlaşmadan değil, egemen eşit iki devletin varlığına dayalı çözüm önerimizden geçmektedir.
Bu çözüm önerimiz her geçen günle daha da büyük bir yankı yaratırken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, BM’nin 77’nci Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada dünya ülkelerine ‘KKTC’yi tanıyın’ çağrısıyla da yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Milli Güvenlik Kurulu kararında da aynı çağrının tekrarlanması ve TBMM Başkanı Sayın Mustafa Şentop’un da bu çağrıda bulunmasıyla Kıbrıs konusunda başlayan yeni dönem, perçinlenmiş oldu.

Ülkemizi, 9 Kasım 2022 tarihinde ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ın egemen eşit iki ayrı devlete dayalı çözüm önerisinden vazgeçilemeyeceğini ve tanınma yolundaki faaliyetlerin devam edeceğini belirtmesi de gücümüze güç katmıştır.

Sevgili kardeşlerim,
Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 9’uncu Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi’nde KKTC’nin oy birliğiyle gözlemci üye olarak kabul edilmesi, çıktığımız yeni yolda büyük bir adım ve büyük bir başarıdır.

Devletimiz, uluslararası bir örgütte ilk kez Anayasal adıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bu statüyü kazanmıştır. Tarih sayfalarına geçecek milat niteliğindeki bu olay, bizim için bir gurur vesilesidir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu başta olmak üzere, bu mutluluğu bize yaşatmak için canla başla çalışan Türk diplomasisine ve buna destek veren tüm üye devletlerin devlet ve hükümet başkanlarına şahsım ve halkım adına teşekkürü bir borç bilirim.

 

Sevgili kardeşlerim;

‘Zulüm’ diye nitelendirilen ambargolara ve baskılara rağmen KKTC, bugün yönetsel, yargısal ve tüm diğer kurumları ile demokrasinin ve halk iradesinin esas alındığı çağdaş bir yapıya ulaşmıştır. Bu da bizim için gurur vericidir.
Ekonomiyi, tüm sektörleri ve sosyal yapımızı etkileyen pandemi sürecinin olumsuzluklarını halkımızın, doktorlarımızın, sağlık çalışanlarının fedakârlığı ve Anavatan Türkiye’nin yardımlarıyla aşmış bulunuyoruz.

Ekonomi, turizm, tarım, sanayi, yükseköğrenim ve diğer sektörlerimiz Anavatan Türkiye’nin desteğiyle ayağa kalkarken, yeni projeler ve yatırımlarla daha da ileriye gideceğiz. Kapalı Maraş açılımı da ülke ekonomisi ile turizmine büyük katkı sağlamıştır.

Asrın Projesi olarak değerlendirilen KKTC Su Temin Projesi ile Anadolu’nun suyu KKTC’ye akarken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ın 9 Kasım 2022 tarihinde KKTC’yi ziyaretinde açılışı gerçekleşen Kamu Veri Merkezi, şehirler arası yollar ile köy yolları ve tanıtımı yapılan Su Temin Projesi Orta Mesarya Ovası Sulama İletim Hattı yapımı ekonomiye ve tarıma güç verecektir.
Bunların yanı sıra Anavatan Türkiye’nin sağlayacağı yeni hibeler ile ekonomide, ulaşımda, eğitimde, sanayide, tarımda, bilişimde ve diğer sektörlerle ilgili yeni projelerle de KKTC daha da güçlenecektir.

Bu arada KKTC Cumhurbaşkanlığı ve KKTC Meclisi yerleşkeleri ile 400 dönümlük Milli Park çalışmalarını yerinde inceleyen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay bunların, KKTC’nin mührü olacağını belirterek çok önemli bir mesaj vermiştir. Bu çalışmalar tamamlandığında KKTC’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde bu mühür daha da güçlenecektir.

Önümüzde daha da aydınlık yarınlar vardır. KKTC, Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olacaktır. Bundan kuşkum yoktur. Yeter ki birlik ve beraberliğimizi koruyalım, birbirimize güvenelim ve Anavatan Türkiye’ye daha sıkı sarılalım.

Sevgili kardeşlerim;

Türk tarafı olarak diyalog yolunu açık tutmak için Rum tarafına samimi ve olumlu çağrılarımız devam ederken, Rum tarafı silahlanma faaliyetlerini daha da yoğunlaştırmakta ve Doğu Akdeniz’de gerginliği tırmandırmaktadır.

Bu arada bölgede hidrokarbon ve enerji kaynakları üzerinde büyük bir mücadele sürmektedir. Rum tarafı tek başına enerji kaynaklarına sahip çıkmaya çalışıyor. Bunlara karşı da seyirci kalacak değiliz. Anavatan Türkiye ile birlikte her türlü önlemi alıp gereğini yapmakta kararlıyız.

Sevgili kardeşlerim;

KKTC’nin 39’uncu yıl dönümünü kutlarken, dünyaya bir kez daha sesleniyorum; ‘Devletimizden, egemenliğimizden, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinden vazgeçmeyeceğiz. 1974 öncesinin karanlık günlerine dönmeyeceğiz, Rum’un azınlığı olmayacağız. KKTC’yi daha da yüceltip Anavatan Türkiye ile birlikte yolumuza devam edeceğiz.’

Sevgili vatandaşlarım;
Cumhuriyet bayramınızı bir kere daha kutlarken, hepinizi en içten duygularımla sevgi ve saygıyla selamlarım. Yeni dönemde, yeni yolda hep birlikte ilerlemeye devam edeceğiz. Dünden daha güçlüyüz, yarınlarda daha da güçlü olacağız. Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar.”

MALİYE BAKANI ŞAN, ‘15 KASIM CUMHURİYET BAYRAMI’ DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

 

Maliye Bakanı Alişan Şan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 39. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Maliye Bakanı Şan mesajında; “Bir asrı aşkındır bu topraklarda varlık mücadelesi sürdürmekteyiz. Atalarımız 1878 yılından itibaren önce İngiliz’e ardından da Rum-Yunan ikilisine karşı varlık mücadelesi vermiştir. Bu topraklardan köklerimizi söküp atmak istemişlerdir. Fakat bizler birbirimize kenetlenerek, daha güçlü bir şekilde topraklarımıza kök salarak, yok edilmek istediğimiz topraklardan genç Cumhuriyetimizi filizlendirmesini bilerek dünyaya sesini duyurmuş bir milletiz.
1878 Yılından itibaren İngiliz İdaresinde zorlu süreçler yaşadık. Bayrağımızdan, Türklüğümüzden vazgeçirilmek istendik. Fakat Biz toplum olarak ne değerlerimizden ödün verdik nede İngiliz idaresine boyun eğdik. İnandığımız değerler uğruna mücadele ettik. Bir gün mutlaka gelecekler umuduyla beklediğimiz Türk Askeri’nin adaya gelmesini sağladık. 1963 sonrası dünyanın gözleri önünde katliamlara uğrayıp, yok sayıldık. Yine yılmadan, umutlarımızı tüketmeden mücadelemize sarıldık. Çünkü biz en zor anımızda yanımızda olan Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’ne inandık. 1974 Yılında gerçekleştirilen Mutlu Barış Harekâtı’nın ardından adamıza gelen barış ve huzur ortamını 1983 yılında dünya ve tarih önünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ederek taçlandırdık.
Genç Cumhuriyetimiz bugün 39 yaşında. Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğiyle 11 Kasım 2022 tarihinde Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olarak kabul edildik. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ın sığ politikalarının esiri olan AB ve BM’nin halkımızı uluslararası toplumun saygın bir üyesi olmasını engelleme yoluna gittiğini gördük. Hal böyle olunca Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürüttüğümüz iki devletlilik politikasının ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ispatlamış oldular. Kıbrıs’ta sürdürülebilir, adil ve kalıcı bir çözüm ancak ve ancak 1963 yılından itibaren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin gasp ettiği haklarımızın geri iade edilmesi ve iki egemen eşit devlet statüsünün tescil edilmesiyle sağlanabilir. Bu bağlamda eşit egemen devlet olarak KKTC’nin tanınması ve tüm uluslararası platformlarda Kıbrıs Türkü’nün sesinin duyulması için yanımızda duran Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile yürümeye devam edeceğiz.
Bugün 39. Yılını kutladığımız genç Cumhuriyetimiz geçmişte canı pahasına mevzilerde mücadele eden Aziz Şehitlerimizin, ter döken Kahraman Gazilerimizin bizlere bir emanetidir. Emanetlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Vermiş oldukları mücadelelerle bizlere Cumhuriyetimizi hediye eden başta Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş olmak üzere, Aziz Şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan Kahraman Gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, aramızda olan Kahraman Gazilerimize sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun” dedi.

OĞUZ VE SERDAROĞLU SÖZLEŞMEYİ İMZALADI

Kamu İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, 2022-2023 yılını kapsayacak olan Süt Kurumu’nun (SÜTEK) Toplu İş Sözleşmesini Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz ile bugün imzaladı.
Serdaroğlu, bu süreçte uzlaşı yolu ile müzakere ederek imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin tüm Süt Kurumu çalışanları adına göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı başta Sn.Bakanımıza, Maliye Bakanı ve Bütçe Dairesi çalışanlarına, Süt Kurumu müdürü ve Yönetim kuruluna teşekkür ederiz.
Çalışanlarımıza hayırlısı olsun.

TÖRE, ŞEHİT TUNCER İLKOKULUNDA DÜZENLENEN ETKİNLİĞE KATILDI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Şehit Tuncer İlkokulunda 15 Kasım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 39. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinliğe katıldı.
Töre, burada öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının çektiği bütün sıkıntılara rağmen yılmadığını ve verdiği mücadelenin sonunda 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı ile mücahit ve Mehmetçiğin buluştuğunu, özgürlüğe yürüdüğünü söyledi.
Bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar bu mücadelenin devam ettiğini kaydeden Töre, KKTC tanınana kadar uğraşlarının süreceğini ifade etti.
Okulun adının verildiği Şehit Tuncer gibi isimlerin sayesinde bugünlere gelindiğini vurgulayan Töre: “Bu topraklarda Mehmetçik ve mücahidimizin kanı ve canı vardır” dedi.
Devlet sahibi olmanın çok önemli olduğuna değinen Töre, devletin yaşatılması için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini belirtti.

TC İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU AÇIKLADI!

İçişleri Bakanı Soylu, patlamanın yaşandığı İstiklal Caddesi’nde açıklamalarda bulundu.

Soylu, Beyoğlu İstiklal Caddesi’ne bombayı bırakan kişinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındığını belirtti.

Terörün Türkiye’ye yakışmadığını dile getiren Soylu, “Yaklaşık 6 yıldır İstanbul’da dün akşam üzeri yaşadığımız gibi müessir bir hadise, bir terör hadisesi yaşamadık. (Beyoğlu’ndaki patlama) Bu konuda milletimize mahcubuz. Bu yıl sadece 200’e yakın terör olayı engelledik. Belki bu karşılaştığımız olaydan daha müessif sonuçlara sebebiyet teşkil edecek terör olaylarıdır.” dedi.

Terörün farklı bir yüzü olduğunu ifade eden Soylu, “Dağda mücadele edersiniz. Sınır ötesinde mücadele edersiniz. Şehirde mücadele edersiniz ve birçok terör olayını engellersiniz. Bir tanesini kaçırırsınız. Millet olarak da ülke olarak da kaybettiğimiz canlar açısından da büyük bir bedel ödersiniz. Elbette ki coğrafyamızda büyük bir imtihanla karşı karşıya kaldığımızı biliyoruz.” diye konuştu.

Kimsenin coğrafyasında Kobani’nin, Tel Rıfat’ın, Münbiç’in Nusaybin’in, Kamışlı’nın olmadığını aktaran Soylu, şunları kaydetti:

“Bunlarla, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu büyük bir iradeyle tüm arkadaşlarımızla bir mücadele gerçekleştiriliyor. İstiklal Caddesi bizim milletimizin nazlı bebeğidir. Bu eylemi gerçekleştirenlerin bize ne mesaj vermek istediklerini biliyoruz. Biz bu mesajı aldık. Hiç merak etmesinler, karşılığını daha ağır vereceğiz. Bugün Amerika tarafından yapılan taziye mesajını da katilin olay yerine ilk gelenlerden birisi olduğu gibi değerlendirmenin esas olduğunu ben düşünüyorum ve bu mesajın da karşılığı çok net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Yakın bir zamanda da görülecektir Allah’ın izniyle.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, büyük bir üzüntü duyduklarını, 6 terör şehidinin olduğunu dile getirerek hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Soylu, şöyle konuştu:

“Hepsinin ayrı bir hikayesi var. Bir kısmının annesi, eşiyle, bir kısmının babası, annesiyle birlikte olabilme imkanına sahip olduk. Sayın Valimiz, Başkan Yardımcımız, bakan yardımcılarımız hep birlikte hastaneleri ziyaret ettik. Bu esnada da elbette ki bu olayın faillerini bulabilmek için de hem Emniyet Genel Müdürümüz burada, Terör Başkanımız, İstihbarat Başkanımız, İstanbul Emniyet Müdürümüzün koordinasyonunda hakikaten olayın olduğu saatten itibaren çok büyük bir gayret gösterildi. Hem teknik olarak hem fiziki olarak yapılabilecek her adım atılmaya çalışıldı.”

Süleyman Soylu, patlama nedeniyle 1984 İstanbul doğumlu Arzu Özsoy ve 2007 Ereğli doğumlu kızı Yağmur Uçar, 1988 Palu doğumlu Yusuf Meydan, 2013 Seyhan doğumlu Ecrin Meydan, 1982 Gümüşhane doğumlu Adem Topkara ile 1995 Rize doğumlu eşi Mukaddes Elif Topkara’nın hayatını kaybettiğini bildirdi.

3 aileden 2’şer kayıp yaşanan saldırıda 81 yaralının olduğu ve 50 kişinin taburcu edildiği bilgisini paylaşan Soylu, “Bunların bir bölümü kulak çınlamasıyla tedbiren hastanede tuttuğumuz kardeşlerimizdi. Doktorlarımız gidebilirler dedikten sonra hepsi evlerine intikal ettiler. 5 yaralımız şu anda yoğun bakımda. 2 yaralımızın durumu da ağır. Yine diğerleri tedbiren hastanede tutuluyorlar. Onlara da Cenabı Allah’tan şifa diliyorum.” dedi.

Eylemin gerçekleştiği andan itibaren İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile tüm birimlerin, kaynaklandığı yer, talimatın alındığı yer ve eylemi gerçekleştirenlerle ilgili çalışma yaptığını aktaran Soylu, şöyle devam etti:

“İlk değerlendirmelerden itibaren aynı iz üstündeyiz. Eylemin talimatının Kobani’den geldiği konusunda bir değerlendirmemiz var. Eylemi yapanın Afrin’den geçtiği konusunda bir değerlendirmemiz var. Ve yine elbette ki bu olay hiç olmasaydı, hiç can kaybımız olmasaydı ama şu anda sınırın ötesinde binlerce kahramanımız, sınırın içerisinde dağlarda binlerce kahramanımız, şehirlerin içerisinde binlerce kahramanımız sadece terörü engellemekle mücadele ediyor. Biraz önce olayı yapan, bombayı bırakan kişi İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzün ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ondan önce yaklaşık 21 kişi daha gözaltına alınmıştı.”

“Elde ettiğimiz bulgular çerçevesinde, PKK/PYD terör örgütü”

İçişleri Bakanı Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Özellikle bu konuda gayret gösteren arkadaşlarıma minnettarım. Çünkü eğer yakalanmamış olsalardı nereye gidecekleri konusundaki beyanlarını da verdiler. Nasıl bir operasyonla karşı karşıya kaldığımızı da bu en açık bir şekilde ifade etmektedir. Belki şunu söylemek gerekir. Terörün yüzü acıdır ama bu mücadeleyi, bedeli ne olursa olsun sonuna kadar sürdüreceğiz ve özellikle bize dost gibi görünen, tüm teröristleri ya kendi ülkesinde saklayan veya işgal ettiği alanlarda, hüküm sürdüğü alanlarda teröristlere hayatiyet veren, onlara kendi senatolarından resmi olarak para gönderen sözde müttefiklerimizin herhalde samimiyetsizlikleri ortadadır. Elde ettiğimiz bulgular çerçevesinde, PKK/PYD terör örgütü. Ve tekrar söylüyorum. Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bize bu acıyı yaşatanların daha misli ve kat kat acıyı yaşayabilecekleri bir karşılığı yakın bir zamanda onlara göstereceğiz. Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Mekanları cennet olsun. Ailelerinin, yakınlarının, dostlarının ve milletimizin başı sağ olsun.”

 

ÖZTÜRK: GEÇİŞ NOKTASI DEĞİL, DURAK NOKTASI OLACAĞIZ

Dikmen Belediye Başkan Adayı Niyazi Öztürk bugün Başbakan Ünal Üstel’in köyü ziyareti sırasında gerçekleştirdiği toplantıda konuştu. Öztürk konuşmasında, “Bu köyde doğdum. Buranın köy hayatından çıkıp kente dönüşmesi için tüm halkımız, hükümetimiz, ailemizle birlikte bu yola çıktık. 16 senedir burayı köy olmaktan çıkaramadılar ama biz köyden kente dönüştürmek için çalışacağız” dedi. Öztürk,
uzun zamandır Dikmen’de var olan sorunlara da dikkat çekerek, “Kırsal kesim alanında altyapı çalışmalarını yaptık. Üç buçuk aydır çalışmalarımız sürmektedir. Dikmen köyü değil Dikmen kenti bizimdir bizim olacaktır. Artık köyü yıkıp kent hayatında yaşayacağız. Biz buranın Lefkoşa- Girne arası geçiş noktası değil, durak noktası olmasını istiyoruz. Gençlerimize istihdam alanları açmak, sanayi bölgesi açmak istiyoruz. Bunları adım adım projelendirdik. Yeni belediyeler yasasına göre sosyal konut yaparak gençlerimizin kira öder gibi ev sahibi olmalarını sağlayacağız. O zaman eminim ki diğer yerlerden de gençlerimiz de bölgemize gelecektir” şeklinde konuştu.

BAŞBAKAN ÜSTEL, DİKMEN’DE YOL ÇALIŞMALARINI YERİNDE İNCELEDİ

Başbakan Ünal Üstel, Dikmen’de yapımı devam eden kırsal kesim arsalarındaki asfalt döküm çalışmalarını yerinde inceledi. Üstel, “Yeni projelerimizle insanımızın daha rahat yaşamasını sağlamak için dokunuşlar yapacağız” dedi.

 

Başbakan Ünal Üstel ile İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler asfalt döküm çalışmalarını incelemek üzere Dikmen’e gitti.

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, yaptığı konuşmada Başbakan Ünal Üstel’den aldıkları talimatlar doğrultusunda ülke gençlerinin bu topraklarda yerleşebilmesi ve gençlerin önünü açmak adına 21 köyde çalışmaların başlatıldığını söyledi.

Öztürkler, hemen hemen bütün bölgelerde asfalt, altyapı, elektrik ve su noktasında çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

“BÖLGELERİMİZE HİZMET TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Başbakan Ünal Üstel ise Kırsal kesim altyapı çalışmaları kapsamında 21 köye toplam 45 km yol yapımı çalışmalarının başlatıldığını anımsatarak “Dikmen’de çok uzun zaman önce verilen ama altyapısı yapılmayan elektrik su veya yol dökümü noktasında bu bölgemizde hizmet taşıdık. Taşımaya da devam edeceğiz. Dikmen’deki gençlerimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.

YOL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Hükümet programında yazılanları yerine getirdiklerine vurgu yapan Üstel, “Hükümeti kurduktan sonra hükümet programımızda yazılanları gerçekleştireceğimize inanmayanlar oldu. Ama biz hükümetimizi kurduğumuz günden beri hükümet programımızda ne yazdıysak, ağzımızdan ne çıktıysa onları bir bir yerine getiriyoruz” dedi ve ekledi: “Reform hükümeti kuruyoruz, icraat hükümeti kuruyoruz ve halka hizmet götürecek konuları, geçmişten biriken yarım kalmış projelerin hepsini birer birer tamamlayacağız” dedi.

Lefke-Güzelyurt yolunun bitirildiğini, Girne-Karşıyaka- Lapta- Alsancak- Güzelyurt yollarının da senelerdir çalışmalarının yarım kaldığına işaret eden Üstel, çalışmaların hızla başlandığını ve bitirileceğini vurguladı.

Girne-Alsancak yolunun tamamlanmasının ardından Çatalköy yolu içinde çalışmaların başlatılacağını belirten Üstel, “O yolda ki çile çeken insanlarımızı da rahatlatacağız” diye konuştu.

2023 yılı içinde yol çalışmalarının sürdürüleceğini belirten Üstel, yeni projelerinde olacağını söyledi.

“İCRAATLARIMIZIN BAŞINDA OLACAĞIZ”

Kırsal kesim arsalarında yapılan altyapı çalışmalarının önemine vurgu yapan Başbakan Üstel, “Geçmişte dağıtılan kırsal kesim arsaları ile gençlerimizin bu topraklarda kök salabilmesi için tanınmış bir fırsattı ama o günden beri altyapıları oluşturulamadı ve gençlerimiz evlerini yapmak için inşaatlarına başlayamadı” dedi ve ekledi: “Bundan sonra tüm dağıtılan kırsal kesim arsalarının sırasıyla altyapıları tamamlanarak gençlerimizin önünü açacağız. Gençlerimiz evlerini yapmaya ve bu ülkede mücadelelerine devam etmesini sağlamış olacağız.”

Geri kalan köylerde kırsal kesim arsalarının gençlere dağıtılması için İçişleri Bakanlığı tarafından gerekli çalışmaların yürütüldüğüne dikkat çeken Üstel, “Tüm bu çalışmaları yaparken biz hükümet olarak 2026 yılına kadar icraatlarımızın başında olmaya devam edeceğiz” dedi.

HAYVANCIYA VE ÇİFTÇİYE MÜJDE

Anavatan Türkiye ile yapılan Mali ve İktisadi İşbirliği Protokolü’ne de dikkat çeken Üstel, yapılan ek protokolü anımsatarak şunları söyledi: “Geçen gün de yeni bir ek protokol yaptık ve daha önce yapılan bir protokole ilave bir protokolle 2,5 milyar TL’lik bir parayı anavatan Türkiye ülkemize gönderiyor. Bu protokol çerçevesinde belediyelerimize, sosyal yardım alan insanlarımıza, engelli vatandaşlarımıza, malul gazi, şehit ailelerine katkı sağlıyoruz. Bunun yanı sıra pazartesi günü açıklayacağımız hayvancılara ve çiftçiye yapacağımız bir destek olacak” ifadelerini kullandı.

Tüm vatandaşa dokunmak için çalışmaların devam ettiğini belirten Üstel, “Yeni projelere ve insanımızın daha rahat yaşamasını sağlamak için dokunuşlar yapacağız” diye konuştu.

 

UBP Dikmen Belediye Başkan Adayı Niyazi Öztürk’de ilerleyen dönemlerde, seçimi kazandıktan sonra Dikmen bölgesini geliştirmek ve iyileştirmek için çalışmalar yapacağını ifade etti.

Dikmen’de yapılan asfalt döküm çalışmalarının incelenmesinin ardından UBP Dikmen Örgüt binasına geçildi. Başbakan Ünal Üstel, burada vatandaşla istişare de bulunarak toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıya Başbakan Ünal Üstel’in yanı sıra UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, Maliye Bakanı Alişan Şan, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, UBP Milletvekili Özdemir Berova, UBP Milletvekili Ahmet Savaşan, UBP Gönyeli Belediye Başkan Adayı Hüseyin Amcaoğlu, UBP Dikmen Belediye Başkan Adayı Niyazi Öztürk, örgüt temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

 

HABER: Ezgi Çelik

 

YASA TASARISI OY ÇOKLUĞU İLE KABUL EDİLDİ

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Özdemir Berova başkanlığında toplandı.

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündeminde bulunan “Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı görüştü ve oy çokluğu ile onaylayarak Genel Kurula sevk etti.

Komite toplantısına davetli olarak, Başbakanlık, Personel Dairesi, Polis Genel Müdürlüğü ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerde bulundu.

UBP Milletvekili Özdemir Berova başkanlığında toplanan İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına Komite üyesi UBP millletvekilleri Emrah Yeşilırmak ve Ahmet Savaşan ile CTP Milletvekili Devrim Barçın katıldı.

“ORGAN BAĞIŞLARI NİCE HAYATLARIN KURTARILMASINA VESİLE OLDU”

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, İskele Belediyesi’ne bağlı Boğaziçi köyünde “Arda Okur” parkı açılışına katıldı.
Bakan Altuğra yapılan organ bağışlarının nice hayatların kurtulmasına vesile olduğunu belirterek, yaslı ailenin duyarlılığına dikkat çekti. Altuğra, İskele Belediyesi’ne ve parkın yapımına katkı koyan herkese gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teşekkür etti.