Archives 2022

“HER AY ANALİZ YAPILIYOR…”

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, tüketilen yiyecek ve içeceklerde halkın sağlığını tehdit edici bir durum olmadığını, analizlerin her ay yapıldığını açıkladı.

Kuzey Kıbrıs Hızlı Tüketim Ürünleri Tedarikçileri Derneği’nin (TUTDER), Reserve Osmosis işlemi sonrasında şişelendirilen yerel sularda kansere yol açıcı, çocuklarını gelişimini önleyici bromatın ortaya çıktığına ilişkin yaptığı açıklama sonrası, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi konuya ilişkin açıklama yaptı.

Sağlık Bakanlığı, Ambalajlanmış Kaynak Suyu ve İçme Suyu Yasası çerçevesinde halkın güvenli su sağlamak adına dairenin titizlikle çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.

Sağlık Bakanlığı, “Ambalajlanmış Kaynak Suyu ve İçme Suyu Yasası” ile ülkede üretilen ambalajlanmış suların tümünün dünyada kullanılan ve onaylanmış yöntemlerle üretilmekte olduğunu açıkladı. Bakanlık, yasanın Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ile uyumlu bir yasa olduğunu bildirdi.

“HER AY FABRİKALAR VE İSTASYONLARDAN NUMUNE ALINIYOR”

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

“Sağlık Bakanlığına bağlı TSHD’si bu yasa ve tüzüklerin kendisine verdiği sorumluluk ve yetki doğrultusunda 20 su fabrikası ile 28 istasyon ve su kabininden her ay kimyasal ve mikrobiyolojik analizler için numuneler almaktadır.

Çıkan analiz sonuçları bakanlığın internet sayfasından yayınlanmakta olup, mikrobiyolojik veya kimyasal herhangi bir olumsuz sonuç karşısında ise hem yasal çerçevede para cezası yazılmakta, hem de işletme, düzeltici faaliyetlerini yapıp tekrar alınan numunelerin analiz sonuçları olumlu çıkıncaya kadar üretimi durdurulmaktadır.

Mayıs-Ekim periyodunda 594 numune analiz edilmiştir. Sonuçlar Sağlık Bakanlığı resmi sayfasında paylaşılmaktadır.

KKTC’de Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde olan ve halkımızın tükettiği herhangi bir yiyecek ve içecek maddesinin kontrolsüz veya sağlığa zararlı olduğu bilgisi dairemiz tarafından teyit edilmediği sürece itibar edilmemesi gerektiğini vurgular, tüm önceliğimizin halkın sağlığı olduğunu yineleriz.”

HASİPOĞLU’NDAN 24 KASIM MESAJI

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu sosyal medya hesabından 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı ve Tüm öğretmenlerin, KKTC’ye sahip çıkacak yeni nesilleri yetiştirdiğini vurguladı.
Hasipoğlu’nun 24 Kasım Öğretmenler Günü mesajı şu şekilde;
“Sorumluluğu büyük ve başka hiçbir meslekle kıyaslanamayacak kadar kutsal bir mesleğe sahip olan öğretmenlerimiz, KKTC’ye sahip çıkacak yeni nesilleri yetiştiriyor. Öğretmenlerimiz, sadece birer eğitimci değil aynı zamanda toplumumuza rehberlik görevini de yürüten kutsal kişilerdir. öğretmenlerimizin rehberliğiyle sadece öğrencilerimizin değil bu ülkenin geleceğine de şekil verilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi “Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.”
Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenlik unvanını kabul ettiği bu anlamlı günde, emekli öğretmenlerimize sağlık ve huzur dolu günler diliyor, şehit olmuş ve kaybettiğimiz öğretmenlerimizi de rahmetle anıyorum.Yeni nesillerimizi yetiştirmek için özveriyle çalışan tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, tüm öğretmen ve öğrencilerimize en derin sevgi ve selamlarımı sunuyorum.”

“GELECEĞİMİZ OLAN EVLATLARIMIZI YETİŞTİRİYORSUNUZ…”

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Mesajında, ‘hiç bitmeyen sabır, azim ve şefkatle geleceğimiz olan evlatlarımızı yetiştiriyorsunuz’ diyen Başkan Sadıkoğlu, Başöğretmen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerin, Öğretmenler Gününü kutladı.
“HİÇ BİTMEYEN SABIR, AZİM VE ŞEFKATLE GELECEĞİMİZ OLAN EVLATLARIMIZI YETİŞTİRİYORSUNUZ”
İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, öğretmenler günü nedeniyle yayınladığı mesajının devamında şunlara yer verdi:
“Kendisini mesleğine adayan, öğrencilerini evladından ayırmayan öğretmenlerimizin ülkemizin dört bir yanında nasıl fedakarca görev yaptıklarını görüyor ve biliyoruz. Geleceğimizin teminatı olan sevgili çocuklarımızın eğitimi uğruna verdiğiniz emekleri büyük bir takdir ve şükranla karşılıyoruz. Zira sizlerin öğrettiği her bir harf bugün ben de dahil tüm geleceğimize ışık tutuyor. Çocuklarımızı iyiye, güzele, aydınlığa ve bilgiye götüren siz değerli öğretmenler; donanımlı bir neslin oluşması için çok kıymetlisiniz. Doğduğumuz ilk andan itibaren, hayatımızın her döneminde; hiç bitmeyen sabır, azim ve şefkatle, geleceğimiz olan evlatlarımızı yetiştiriyor, en kutsal görevi icra ediyorsunuz. Bu vesileyle Başöğretmenimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere siz çok kıymetli öğretmenlerimizin, Öğretmenler Gününüzü kutluyorum.”

BAŞBAKAN ÜSTEL’DEN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Başbakan Ünal Üstel, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.  

Başbakan Ünal Üstel’in mesaj şöyle:

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği ünvanını kabul ettiği gün olan “24 Kasım Öğretmenler Günü” vesilesiyle, ülkemizin her köşesinde özveriyle görev ifa eden tüm öğretmenlerimizin bu özel gününü kutlamak istiyorum. Öğretmenlik hiç şüphesiz en fazla sabır, hoşgörü ve fedakarlık gerektiren mesleklerdendir. Bu mesleği seçen bir öğretmenin, Atatürk İlke ve Devrimlerini benimsemiş, ülkesine inançla bağlı, manevi ve kültürel değerlerimize ise özenle sahip çıkması gerekmektedir. Öğretmenler, çocuklarımız ve geleceğimiz için bir umut ışığıdır. Bir çocuğun aile ortamı dışında mutlu ve huzurlu olması gereken en önemli ortamın okulu ve örnek alabileceği en önemli birey öğretmenidir. Bu bakımdan bir çocuk için ailesi kadar onu koruyan, kollayan en doğru ve güzeli öğreten öğretmeninin yeri çok özeldir. Özellikle günümüzde çocuklarımızın birçok tehlikeye karşı daha fazla korunmaya ihtiyaçları vardır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gençlerimizi tehdit eden uyuşturucu madde, alkol, sigara kullanımı gibi kötü alışkanlıklar ve teknolojinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan bağımlılıklar bulunmaktadır. Genç nesillerin tüm bunlardan uzak durmasının ancak eğitim yoluyla mümkün olduğunu, ve tüm kötü alışkanlıklarla mücadelede hepimize görev düştüğü gibi en büyük görevin öğretmenlere düştüğü inancındayım.

Hükümet olarak, eğitim sistemini yapılandırmaya yönelik bugünün ihtiyaç ve koşullarına göre alt yapı eksikliklerinin süratle giderilmesi yönünde adımlar atılmıştır. Bu yöndeki çalışmaları yürütmek ve sonuçlandırmak önümüzdeki dönemde de hükümetimizin en temel politika ve hedefleri arasındadır.

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm öğretmenlerimizin bu özel gününü en içten duygularla kutlar, sevgi ve saygılar sunarım.

 

ERDOĞAN: UYGUN ZAMANDA TEPELERİNE BİNECEĞİZ

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’ye kara harekatı gündemdeyken önemli açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uçaklarla, toplarla, SİHA’larla yaptığımız operasyonlar sadece başlangıçtır. Bizim için en uygun olan vakitte karadan da teröristlerin tepesine tepesine bineceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

DÜZCE’DEKİ 5,9’LUK DEPREM

Bu sabah erken saatlerde meydana gelen Düzce Gölyaka merkezli 5,9 büyüklüğündeki depremi hisseden tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geniş bir alanda etkisini hissettiren depremde yaralanan vatandaşlara Allah’tan acil şifalar temennisinde bulundu.

”VAHİM BİR YIKIM VE KAYIPLA KARŞILAŞMADIK”

Erdoğan, “Deprem, Gölyaka’da çok sayıda binada hasara yol açmakla birlikte hamdolsun vahim bir yıkım ve kayıpla karşılaşmadık” diye konuştu.

Erdoğan, kurumların, depremden etkilenen yerlerde gereken tespit ve telafi çalışmalarını yürüttüğünü belirterek, “Türkiye’yi depreme hazırlamak için son 20 yıldır TOKİ projelerinden kentsel dönüşüm faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazedeki çalışmalarla bina altyapımızı yeniliyor kurumsal kapasitemizi genişletiyoruz. Bu amaçla 2022’yi Deprem Tatbikat Yılı ilan ederek 94 binin üzerinde faaliyet yürütmüştük. Gölyaka depremi, hem deprem gerçeğinin ne kadar yakınımızda olduğunu hem de yürütülen çalışmaların hızlandırılması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Rabb’im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, kazadan beladan muhafaza eylesin, beterinden korusun” dedi.

İSTİKLAL CADDESİ’NDEKİ BOMBALI SALDIRI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısı faillerinin ve bağlantılarının kısa sürede aydınlatıldığını, bombayı koyan terörist ile ona yardımcı olan çok sayıda kişinin bulundukları yerlerde yakalanarak adalete teslim edildiğini söyledi.

Saldırıya karışanların nerede olursa olsun mutlaka bulunacağını belirten Erdoğan, “Dökülen masum kanlarının hesabı misliyle sorulacak, cezası kesilecektir” dedi.

Türkiye’nin ülkeye ve millete yönelik saldırılara karışan teröristlerle, onlara yardım eden herkesi sınırları içinde ve dışında tespit etme, yakalama, cezalandırma kabiliyetine ve gücüne sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İstanbul’daki eylemi timsah gözyaşları ile kınayanların gerçek yüzleri hemen arkasından başlattığımız operasyonlara verdikleri tepki ile ortaya çıkmıştır. Suriye’de kontrolleri altında tuttukları bölgelerden ülkemize yönelik herhangi bir tehdit gelmeyeceği güvencesi veren güçlerin bu sözlerini tutamadıkları ve tutamayacakları son olayla bir kez daha anlaşılmıştır. Biz yaptığımız her anlaşma gibi Suriye sınırlarımızla ilgili ahitlerimizde de sonuna kadar sadık kaldık ama madem karşımızdakiler kendi sözlerini tutamıyor, yapılan anlaşmanın gereklerini yerine getiremiyor öyleyse bizim kendi başımızın çaresine bakma hakkımız doğmuştur. Bizim her sözümüz gibi bu beyanımızın da gerisinde çok somut gerekçeler, haklı sebepler, inkarı mümkün olmayan hakikatler var.”

SURİYE TOPRAKLARINDAN SINIR ŞEHİRLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR

2015’ten bugüne kadar Suriye topraklarından sınır şehirlerine yönelik saldırılara ilişkin Erdoğan, “Suriye sınırlarımızdaki Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak illerimize son günlerdekiler ile birlikte 764 havan, roket, füze saldırısı yapılmıştır. Bu saldırılarda 32 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 261 vatandaşımız yaralanmıştır” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7 yılda yaşanan saldırılara ve terörü kaynağında yok etmek için atılan adımlara ilişkin görüntüleri izlettirdi.

Bazı kişilerin Türkiye’nin sınırlarının güvenliği için yaptığı harekatları ve terör örgütünün buna karşı geliştirdiği yöntemleri kavrayamadığını ifade eden Erdoğan, “Hamdolsun milletimiz her şeyin farkındadır. Bölücü terör örgütü ülke içinde eylem yapma kabiliyetini yitirdikçe sınır ötesinden gerçekleştirdiği saldırılarına ağırlık vermektedir. 20 yıl önce göreve geldiğimizde terör Türkiye’nin sorunlarının sıralamasında birinci sıradaydı. Peki şimdi nerede? Şimdi artık gerilerde. Bu bir iradenin, bu milletin iktidarına olan güvenin eseridir” diye konuştu.

Yılbaşından bu yana terör örgütü elebaşlarının ardı ardına yaptıkları açıklamalarla sivillere yönelik saldırıları teşvik ederek aslında gerçek yüzlerini sergilediklerine dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Terör örgütü ülkemiz içinde 2015’te 26 eylem, 2016’da 44 eylem, 2017’de 9 eylem yapmıştı. Bu sayı son yıllarda yılda ikiye, üçe düşmüştür. Geçtiğimiz 7 yılda ülkemiz sınırları içindeki yerleşim yerlerinde PKK ve bağlantılı örgütler tarafından yapılan 87 ayrı terör eyleminde ise 153 güvenlik görevlimiz ile 173 vatandaşımız şehit olmuştur. Aynı dönemde ölü, yaralı ve yakalama olarak etkisiz hale getirilen terörist sayısı da 13 bin 500’ü bulmaktadır. Bilhassa çözüm sürecinin ardından ülke içindeki taban desteğini ve silahlı gücünü büyük ölçüde kaybeden, Kuzey Irak’taki varlığı ciddi oranda gerileyen örgüt tüm dikkatini Suriye üzerinde yoğunlaştırmıştır.”

“KARA HAREKATI YAKIN” MESAJI

Batılı ülkelerin terör örgütünün Suriye’deki kolunu PKK’dan ayrıştırma gayretlerinin boşuna olduğunun, yaşanan her gelişme ile ortaya çıktığını belirten Erdoğan, “Ölü, yaralı veya sağ olarak yakaladığımız teröristlerin üzerlerinden çıkan donanımlar ile eğitim gördükleri yerler Suriye’de farklı isimlerle sahaya sürülen örgütün bizzat PKK’nın kendisi olduğu gerçeğini teyit etmektedir. Artık hiç kimsenin bu yalanla karşımıza gelmesine tahammülümüzün olmadığını ifade etmek isterim. Uçaklarla, toplarla, SİHA’larla yaptığımız operasyonlar sadece başlangıçtır” ifadelerini kullandı.

”TEL RIFAT, MÜNBİÇ, AYN EL-ARAB GİBİ ÇIBANBAŞI YERLERDEN BAŞLAYACAĞIZ”

Türkiye topraklarına saldırı imkanı bırakmayacak şekilde Hatay’dan Hakkari’ye kadar güney sınırlarının tamamını güvenlik şeridi ile kapatma kararlılıklarının her zamankinden bugün daha güçlü olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu şeridin bir kısmını zaten oluşturduk. Kalanlarını da Tel Rıfat, Münbiç, Ayn el-Arab gibi çıbanbaşı yerlerden başlayarak adım adım halledeceğiz” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tehditleri sınırların ötesinde karşılama ve yok etme stratejisini hayata geçirmek için gereken faaliyetleri yürüttüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hava harekatlarımızı kesintisiz sürdürürken bizim için en uygun olan vakitte karadan da teröristlerin tepesine tepesine bineceğiz. Teröristlerin içine saklanarak kendilerini güvende hissettikleri o beton tünellerin mezarları haline geleceği gün yakındır. Irak ve Suriye yönetimleri Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında yaptığı harekatlar ile güvenli hale getirdiği bölgelerden kesinlikle rahatsızlık duymasınlar, tam tersine bizim attığımız bu adımlar Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü de güvence altına alacaktır. Sınırları içindeki diğer devletlerin varlığından, envaiçeşit terör örgütünün faaliyetinden rahatsız olmayanların Türkiye’ye karşı farklı tavır sergilemeleri, kendi halklarıyla yönetimlerinin bağlarını zayıflatmaktan öte anlam taşımaz. Bizim tek derdimiz kendi vatandaşlarımızın ve yanı başımızdaki tüm kardeşlerimizin güvenli, huzurlu, müreffeh geleceğini inşa etmektir.”

Erdoğan, “Son dönemde hem ülke içinde hem sınır bölgesinde yoğunlaşan saldırılar hiç şüphesiz terör örgütünün ve onu üzerimize salanların Türkiye’nin geleceğine yönelik hesapları ile yakından ilişkilidir” diye konuştu.

Terör örgütü ile onunla aynı çizgideki yapıların iplerini elinde tutanların karın ağrısının belli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bunlar, ülkemizin güven ve istikrar içinde hedeflerine yürümesinden rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin kendi siyasi ve ekonomik kararlarını özgürce vermesinden kendi çıkarlarını cesaretle savunmasından rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin küresel krizleri fırsata dönüştürmesinden rahatsızlar. Bunlar, Türkiye’nin bölgesel liderliğini güçlendirmesinden rahatsızlar. Bunlar bizatihi milletimizin Anadolu’daki bin yıllık varlığından rahatsızlar. Üstelik tüm bu rahatsızlıklarını gizlemeye gerek dahi görmüyor açıkça da söylüyorlar” ifadelerini kullandı.

“HERKES GİBİ BİZİM DE KENDİMİZE GÖRE BİR OYUN PLANIMIZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin maruz kaldığı hangi haksızlığı, adaletsizliği, nobranlığı kazısak altından hep aynı anlayış, aynı hazımsızlık, aynı husumet çıkıyor. Biz bunu Avrupa Birliği tam üyeliğimizin engellenmesinde yaşadık. Biz bunu Amerika ile aramızda vuku bulan F-35 krizinde yaşadık. Biz bunu sınırlarımıza füzeler yağarken ülkemizdeki hava savunma sistemlerinin sökülüp götürülmesinde yaşadık. Biz bunu Kıbrıs konusunda, enerji anlaşmalarına kadar Akdeniz’deki her tartışmada yaşadık. Biz bunu milyonlarca masumun canını ve onurunu kurtarmak için yaptığımız fedakarlıkların görmezden gelinmesinde yaşadık. Hemen her uluslararası platformda bu bakış açısının emarelerine şahit oluyoruz.

Herkes gibi bizim de kendimize göre bir oyun planımız var. Geçmişten aldığımız dersler ışığında Türkiye’nin ve milletimizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ediyoruz. Bunu yaparken tahammül sınırlarımızı zorlayan hadiseler karşısında da tepkimizi göstermekten geri kalmıyoruz. En çok da bel altı vuruşlara tevessül edilmesinden üzüntü duyuyoruz.”

“BİZ ARTIK BU SAFHALARI GEÇELİ ÇOK OLDU”

Son dönemdeki hadiseleri de bu çerçevede gördüklerini belirten Erdoğan, “İstanbul’da bomba patlatarak Türkiye’nin canını acıtacaklarını sanıyorlar. Sınır şehirlerimize, havanlarla saldırarak milletimizin cesaretini kıracaklarını sanıyorlar. Diplomatik ve ekonomik şantajlarla ülkemizi Türkiye Yüzyılı yolundan döndürebileceklerini sanıyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki biz artık bu safhaları geçeli çok oldu” değerlendirmesinde bulundu.

”MESAJIMIZ GAYET NET; BAŞARAMAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin burnunu sürten, sokakları karıştırmak isteyen vandalları bozguna uğratan, teröristleri açtıkları çukurlara gömen, darbecileri püskürten, ekonomik tetikçilere eyvallah etmeyen, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan Türkiye’yi hala sinsi yöntemlerle dize getirmeye çalışanlara mesajımız gayet net; başaramayacaksınız” diye konuştu.

Küresel finans krizinden Covid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından enerji ve tedarik krizine kadar yaşanan her hadisenin bir gerçeği işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, “Bu da bizi dize getirmek isteyenlerin kendi güvenlik ve refah düzenlerine yönelik en küçük bir tehdit karşısında aslında kendi dizleri üstüne nasıl kolayca çökebildikleri gerçeğidir” ifadelerini kullandı.

“KAĞITHANE’Yİ ‘KAĞITTEPE’ DİYE İFADE EDEN BİR KİŞİDEN BU ÜLKEYE CUMHURBAŞKANI OLUR MU?”

Koalisyon dönemlerinin ve onun bir parçası haline gelen vesayet gölgesiyle darbeler zincirinin ülkeye ağır maliyetleri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en büyük yönetim reformlarından birini gerçekleştirerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmek suretiyle bu sorunu çözdüklerini söyledi.

Yürütmenin temsilcisi cumhurbaşkanının halkın yarısından fazlasının desteğiyle iş başına gelebilmesinin, yeni sistemde yönetimin demokratik meşruiyetini en üst seviyeye çıkardığını dile getiren Erdoğan, hala bu gerçeklerin farkında olmayan birilerinin varlığını üzüntüyle gördüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömründe devlet yönetimine dair, özellikle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü dönemi hariç herhangi bir bilgisi, tecrübesi kabiliyeti olmayan CHP Genel Başkanı’nın ‘devleti yönetme sorumluluğu’ nutukları atması ise ayrı bir komedi olarak karşımıza çıkıyor. Bu zatın öncelikle ülkenin en büyük ikinci partisinin başında olmasının getirdiği sorumluluk bir yana, herhangi bir vatandaş olarak göstermesi gereken asgari hassasiyetinin farkına varması gerekir. Kağıthane’yi ‘Kağıttepe’ diye ifade eden bir kişiden bu ülkeye Cumhurbaşkanı olur mu?” değerlendirmesinde bulundu.

“SORUMLULUK LAFINI AĞZINA EN SON ALACAK KİŞİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şimdi söyleyeceklerim, belki biraz ağır olacak ama emin olun hepsi de muhatabının sonuna kadar hak ettiği tespitlerdir. Madem sorumluluktan söz ediyoruz. Öyleyse kendi devletini, bütçesini, uyuşturucu parasıyla finanse etmekle suçlayan bir haysiyet fukarası sorumluluk lafını ağzına en son alacak kişidir. Kendi devletini, borsasının yükselişi üzerinden hançerlemeyi siyaset sanan bir sefil, sorumluluk ifadesinin yanına yaklaşamaz. Kendi devletini, ülkesini, mafyaya teslim etmekle itham eden bir zavallı, sorumluluk kavramının yanından, yöresinden bile geçemez. Yurt dışına gittiğinde ülkenin ve milletin hayrına tek bir görüşme yapmayıp ne kadar terör örgütü destekçisi, ne kadar Türkiye düşmanı varsa onların ekmeğine yağ sürüp gelen bir gafil sorumluluk lafıyla yan yana gelemez.

Teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü deme cesareti olmayan, terör örgütü güdümündeki partiyi, ülke yönetimine ortak etmeye çalışan bir namert sorumluluktan söz edemez. Ağzını her açtığında yolsuzluktan, hırsızlıktan, arsızlıktan, ahlaksızlıktan söz edip de kendi belediyelerindeki, parti teşkilatlarındaki kepazeliklere gözünü kapatan bir kifayetsiz sorumluluğun ‘s’sinin bile yanına yaklaşamaz. Devraldıkları belediyelerde bırakınız taş üstüne taş koymayı yapılanları yaşatmayı başlatılanları sürdürmeyi beceremediklerinden sorumluluk diyerek ortalıkta dolaşması kadar yüzsüzce bir tavır olamaz.”

Erdoğan, dünyada ülkesinde orman ve yeşil varlığını en çok artıran bir yönetime, “ağaç” diyerek saldıranların, hangi hesapların peşinde olduklarını Gezi olaylarında gördüklerini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, “CHP’nin başındaki zat da ‘ağaç’ diye gevelemeye başladığına göre demek ki bu nöbet kendisine geçti. Hele bir de dış politikadan söz etmesi yok mu, tam da bu noktada insanın artık ‘sözün bittiği yer’ diyesi geliyor. Bütün dünya Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşından, Türk Devletleri Teşkilatının kuruluşuna kadar her alanda dış politikada elde ettiği başarıları konuşurken, bu zatın ‘dış politika’ diye eveleyip gevelemesi karşısında söylenecek her lafı israf görüyoruz” diye konuştu.

“HARCADIĞIMIZ HER NEFES FUZULİ”

“Cumhurbaşkanı adaylığını dahi ilan etmekten aciz olan, kendisine böyle bir siyaset alanı açamamış bulunan bu zat için harcadığımız her nefesin fuzuli olduğunu elbette biliyoruz” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama ola ki bu hezeyanlara kulak kabartanlar varsa onların yüreklerini ferahlatmayı boynumuzun borcu olarak gördüğümüz için kendisini muhatap alıyoruz. Aynı şekilde haksız, hukuksuz, ahlaksız, pervasız bir şekilde itham ettiği öğretmeninden polisine, sağlıkçısından çiftçisine, muhtarından hakim savcısına kadar tüm kamu görevlilerinin sahipsiz olmadığını görmesi için kendisine cevap veriyoruz. Bay Kemal, ne bu polis, ne bu öğretmenler, ne bu sağlıkçılar, hiçbiri sahipsiz değil. Onların yanında ve arkasında biz varız. Dışarıdan bakıp da Türkiye’de her türlü yalanın ve iftiranın dolaşıma sokulabileceği vehmine kapılanlar olabilir diye kendisine en ağır ifadelerle mukabele ediyoruz.”

“ASIL GÜREŞMEK İSTEDİĞİMİZ MİNDER”

Kılıçdaroğlu’nun, 3 Aralık’ta bir “vizyon” açıklayacağını ilan ettiğine değinen Erdoğan, “Bu zatın siyasi hayatında ilk kez bir vizyon açıklamaya hazırlandığını ilan etmesinden memnuniyet duyduk. Bizim asıl yarışmak istediğimiz alan, asıl güreşmek istediğimiz minder, asıl tartılmak isteğimiz kantar işte burası” ifadesini kullandı.

Erdoğan, muhalefetle polemik siyasetinde değil eser ve hizmet siyasetinde yarışmak istediklerini vurgulayarak, muhalefetle mesailerini, yalanlarına cevap vererek değil, Türkiye Yüzyılı vizyonunun benzeri gayretlerini konuşarak yürütmek istediklerini söyledi.

“Bize ülkenin ve milletin hayrına programlarla, projelerle, iddialarla gelin, canımızı yiyin” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yeter ki artık bıkkınlık veren şu arsız, yüzsüz, yalan ve iftira üzerine kurulu tek parti devri bakiyesi siyaset üslubunuzdan vazgeçin. Yeter ki artık kısır siyasi çıkarlarınız, anlık hazlarınız için kendi ülkenize, kendi insanınıza ihanet derecesine varacak ifadelerden, tavırlardan uzak durun. Eğer muhalefet pozitif siyaset konusunda samimiyse işte burada, AK Parti Grubu’ndan, Cumhur İttifakı adına söz veriyorum: Kendilerinin hiçbir eksiklerini yüzlerine vurmayacağız, hiçbir zayıflıklarının üzerine gitmeyeceğiz, hiçbir gaflarıyla dalga geçmeyeceğiz. Çünkü Türkiye eski devir kalıntısı siyaset tavrından çok yorulmuştur. Bilhassa gençlerimiz, desteksiz atıp tutma, hiçbir şey söylemeden çok laf etme, sırf muhalefet etme adına inatla, siyaha beyaz, beyaza siyah deme fanatizmine dayalı siyaseti kesinlikle istemiyor.”

“BUYURUN 2023’Ü BİR DEMOKRASİ ŞÖLENİNE ÇEVİRELİM”

Ziyaret ettikleri şehirlerde ve birçok programda sıkça bir araya geldikleri gençlerin, demokrasi, özgürlük, hakkaniyet, adalet, açık yüreklilik, açık fikirlilik konusundaki beklentilerinin en yakın şahidi olduklarını aktaran Erdoğan, “Biz kendimizi, vizyonumuzla, programımızla, projelerimizle, üslubumuzla geleceğin Türkiye’sine hazırlamak için samimi ve yoğun bir gayret içindeyiz” sözlerini sarf etti.

“Dün 2023 hedefleri demiştik, bugün ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz” ifadesini kullanan Erdoğan, yarın da çok daha ileri adımlarla vatandaşların karşısında olacaklarını vurguladı.

Muhalefetin bu yeni siyaset tarzına ayak uydurmasının kendilerinin de işlerini kolaylaştıracağını ve rahatlatacağını dile getiren Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:

“Gelin hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için yapabileceklerimizi ortaya koyalım, vizyonlarımızı yarıştıralım, projelerimizi kapıştıralım. Fikri ve fiziki tüm birikimimizi hep birlikte bu doğrultuda seferber edelim. Hayatı boyunca hasbi siyaset tarzıyla, harbi insan ilişkisiyle, ilkeli yönetim anlayışıyla milletimizin gönlünde yer etmiş birisi olarak söylediğim her şeydeki samimiyetimi herhalde kimse sorgulayamaz. Eğer muhalefet liderleri de aynı delikanlılığı gösterebilecekse buyurun 2023’ü bir demokrasi şölenine çevirelim. Ama eski usulde devam etmeye kalkarlarsa da hiç kimse kusura bakmasın, milletimizin geleceğini kimsenin şahsi ihtiraslarına, karanlık hesaplarına kurban etmeyiz. Bizde gül de var, gürz de var. Kim, hangisini isterse onunla karşısına çıkarız.”

ESAD İLE GÖRÜŞME OLACAK MI?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

”SİYASETTE KÜSLÜK, DARGINLIK OLMAZ”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile görüşülmesinin doğru bir karar olduğunu, hatta Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile de görüşülebileceği yönündeki söyleminin hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Olabilir, siyasette küslük, dargınlık olmaz. Eninde sonunda en uygun şartta bunun adımları atılır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile ikinci bir görüşme olup olmayacağı sorusunu, “Tarih verilir mi?” diye yanıtladı.

YİNE ÇOCUK YİNE TACİZ !

Lefkoşa’da minibüs şoförlüğü yapan zanlı H.Ö., 16 yaşından küçük kız çocuğunu taciz ettiği gerekçesi ile tutuklanarak bugün mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Ali Aydoğanlı, olguları aktardı.

Polis, huzurunda bulunan zanlı H.Ö.’in, ‘16 yaşından küçük kız çocuğunun cinsel dokunulmazlığını ihlal amacı ile alıkoyma, çocuğun cinsel istismarı, yasal vasiden kaçırma, cinsel saldırı ve cinsel taciz’ suçlarına methaldar olduğunu belirtti.

“CİNSEL SALDIRI VE CİNSEL TACİZDE BULUNDU”

Polis, 22 Kasım 2022 tarihinde zanlının, Lefke’den Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde okuyan öğrencileri getirdikten sonra saat 07.40 raddelerinde otobüs durağında olduğu sırada Hala Sultan ilahiyat Koleji’nde öğrenci olan müştekiyi otobüslerin olduğu yerde gördüğü sırada müştekiye hitaben “ben kafeye gidiyorum seni de götüreyim mi?” diyerek kafeye götürme bahanesi ile kandırıp yasal vasisinden izinsiz kaçırdıktan sonra, yolda giderken yine müştekiye istersen seni gezdireyim dedikten sonra kullanımında bulunan minibüsü Lefkoşa’ya doğru kullanmaya devem ettiği sırada müştekinin elini tutup “pamuk gibi tenin var” diyerek 16 yaşından küçük çocuğun cinsel dokunulmazlığını ihlal ettikten sonra saçlarını okşayarak “ne güzel saçların var” deyip cinsel saldırı ve cinsel tacizde bulunduğunu belirtti.

 

ZANLI AYNI GÜN TUTUKLANDI

Polis, meselenin aynı gün müştekinin olayı annesine anlatması ile ortaya çıkmış olup polise yansıdığını söyledi. Polis, zanlının aynı gün Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nden temin edilen derdest emri gereği tutuklandığını belirtti.

 

2 GÜN TUTUKLU KALACAK

Polis, zanlının sözlü beyanlarının araştırılacağını, mesele ile ilgili alınacak birçok ifade ve incelenecek kameralar olduğunu ve zanlının serbest kalması halinde alınacak ifadelere müdahale etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu söyledi. Polis, tahkikatı salimen yürütebilmesi için zanlının ilk aşamada poliste 2 gün daha tutuklu kalmasını talep  etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Nil Elodie Çeliker, zanlının 2 gün daha tutuklu kalmasına emir verdi.

ÖZÇINAR: UZUN YILLARDIR HEDEF KOYARAK İLERLEDİK…

Güzelyurt Belediye Başkanı ve UBP’nin Güzelyurt Belediye Başkan adayı Mahmut Özçınar, bölgeye yapılacak olan yatırımların doğru planlanması ve rasyonel olması gerektiğini ifade ederek, “Güzelyurt Belediyesi ülkedeki en iyi belediyecilik hizmetini veriyor” diye konuştu.
Güzelyurt Belediye Başkanı ve Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Güzelyurt Belediye Başkan adayı Mahmut Özçınar, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ adlı programa konuk oldu.

Siyasette ahlaklı olunması gerektiğini dile getiren Özçınar, “Saldırgan olunmaması gerekiyor. Halkın tercihi ile seçilen insanlara saldırmak bir marifet olarak görülmemelidir” dedi.

“GÜZELYURT BELEDİYESİ PANDEMİ DÖNEMİNDE HİZMETLERE ARA VERMEDİ”

Özçınar, Güzelyurt Belediyesi’nin pandemi döneminde de hizmetlere ara vermediğini, hatta daha iyi hizmet verdiğini ve çalışanların maaşını borçlanarak ödemediğini belirtti.

Bölgeye yapılacak olan yatırımların doğru planlanması ve rasyonel olması gerektiğine dikkat çeken Özçınar, “Uzun yıllardır bir hedef koyarak ilerledik” ifadelerini kullandı.

Özçınar, Güzelyurt’un bir tarım şehri olduğunu, tarım arazilerinin korumasının gerektiğini ifade ederek, “Üreten belediye mantığını ortaya koymak istiyoruz. Hal Yasası hayata geçmeli ve bunun Güzelyurt sınırları içinde olmasının sağlanması gerekiyor” diye konuştu.

“AB’DEN TOPLAMDA 7 MİLYON EURO KATKI ALDIK”

Güzelyurt Belediyesi’nin Avrupa Birliği’nden (AB) toplamda 7 milyon Euro katkı aldığını belirten Özçınar, görevde olduğu süresi boyunca yaptığı önemli icraatler hakkında şunları söyledi:

“Ülkemizin en büyük kent parkını hayata geçirdik. Daha önce çöplük olan bölgeyi Kent Park’a dönüştürdük. Ölçeğimize göre büyük projeler bunlar. Milli Mücadele Müzesi’ni de yapıyoruz. Bu müzenin maliyetinin yarsını Belediye kendi bütçesiyle ödüyor. Kitap Kafe’miz var. Birçok katkı aldık. Vatandaşlara kullanılmayan kitaplarını bağışlaması konusunda çağrıda bulunuyorum.”

Özçınar, ‘önemli olanın projeleri yapmak değil yapılan projelerin sürdürülebilir olmasını sağlamak’ olduğunu kaydederek, “Güçlü bir belediyeyi oluşturmak için bu mantıkla hareket edilmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.

“KADINA YÖNELİK MESLEK EDİNME KURSLARINI ARTTIRACAĞIZ”

Kadına yönelik meslek edinme kurslarını arttıracaklarını ve yeni belediye binasının yanında bu amaç doğrultusunda bir merkez inşa edeceklerine değinen Özçınar, “Kooperatifleşmeye yönelik belediyecilik anlayışını kazanmak istiyoruz” dedi.

Özçınar, gençlere ve çocuklara yönelik bir bilgi merkezini hayata geçirmek istediğini ve hayata geçirmeyi planladığı merkeze ise geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, eski Güzelyurt Belediye Başkanlarından İsfendiyar Açıkgöz’ün isminin verileceğini kaydetti.

Güzelyurt’u bir merkez haline getirmiş ve en fazla desteği alabilen bir bölgenin belediye başkanı olduğunu söyleyen Özçınar, “Heyecanım ve çalışma arzum tekrardan aday olmak için beni motive ediyor” ifadelerini kullandı.

Özçınar, bölgenin en büyük eksikliklerinden biri olan toplu konut projeleri hakkında da açıklamalarda bulundu.

“TOPLU KONUT PROJELERİNİ HAYATA GEÇİRMEYİ PLANLIYORUZ”

Seçilmesi durumunda yeni dönemde toplu konut projelerini hayata geçirmeyi planladığını dile getiren Özçınar, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Eğer eskiden yapılsaydı, tarım arazilerini yok edebilirdik. Biz sosyal projeleri yasalar çerçevesinde yapacağız. Özel sektörü de baltalamamız gerekiyor. Belediyeler Yasası’ndaki güncellemenin ardından vatandaşlar için ucuz konut projelerini hayata geçireceğiz.”

Özçınar, Güzelyurt’un bir marka olduğunu ve Güzelyurt Belediyesi’nin de ülkedeki en iyi belediyecilik hizmetini verdiğini kaydederek, “Bugün yapacağımız her yatırım gelecek nesillerin de ihtiyacını karşılayabilecek potansiyelde olmalıdır” dedi.

ALTUĞRA: UYUZ SALGINI YOK!

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ, toplumda uyuz salgını olmadığını belirtti, “Asla böyle bir salgın yoktur” dedi.

Kanal SİM’e konuşan İzlem Gürçağ, insanlarda bir panik havası hissettikleri için bugün saat 15:30’da sosyal medya üzerinden uyuz ile ilgili bir yayın yapacaklarını belirtti.

Gürçağ, “Böyle bir algı oluşunca toplumda haklı olarak insanlar böyle bir endişeye kapılıyor. Bunu önemsiyoruz. Böyle bir algının yanlış bir algı olduğunu ve uyuzun ne olduğunu detaylı bir şekilde izah edip kamuoyunu bilgilendirelim diye bu yayını yapıyoruz…” ifadelerini kullandı.

Uyuz konusunda, Sağlık Bakanlığı’nın facebook sayfası üzerinden, saat 15:30’da Uzman doktor Pembe Derin Oygar’ın bilgilendirici bir semineri gerçekleşecek.

Kaynak: Yenidüzen

TAÇOY: ENGELSİZ YAŞAM EVİ’NİN YÖNETİMİ ÖZERK OLACAK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy , İrlanda’dan gelen ve ülkemize çalışma ziyaretinde bulunan Avrupa Birliği Komisyonu’na bağlı Teknik Destek ve Bilgi Değişim Mekanizması (TAIEX) temsilcileri ile bir araya geldi.
Engellilik alanında uzun yıllardan beri Sosyal Hizmetler Dairesi ile işbirliği yapan ve aile eğitim programları düzenleyen TAIEX yetkilileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hizmete açılacak olan Engelsiz Yaşam Evi hakkında Bakan Taçoy’dan bilgi aldı.
Engelsiz Yaşam Platformu Başkanı Güliz Kaner ile Sosyal Hizmetler Dairesi yetkililerinin de hazır bulunduğu toplantıda, KKTC’de açılacak 7/24 hizmet veren ilk yatılı merkez olacak olan Engelsiz Yaşam Evi’nin teknik açıdan desteklenmesi konusunda neler yapılabileceği ile ilgili görüş alış verişinde bulunuldu.
Taçoy: ‘‘Engelsiz Yaşam Evi’nin Yönetimi Özerk Olacak’’
Engelsiz Yaşam Evi’nin son durumu hakkında TAIEX yetkililerine bilgi veren Taçoy, yasa tasarısının hazır olduğunu ifade etti. Engelsiz Yaşam Evi’nin oluşması ve geleceğe bir umut olarak taşınabilmesi için bir özerk bütçe uygulamasını gündeme getirdiklerini belirten Taçoy, merkezin yönetim şeklinin de özerk olacağını söyledi.
Bakan Taçoy, Engelsiz Yaşam Evi’nde, devlete yarı bağlı ancak kendi içinde özerk, mali konularda devlet ile birlikte hareket eden, yönetiminde tamamen özerk olacak bir yapı yaratmaya çalıştıklarını ifade ederek, merkez için gelir kaynağı oluşturmak amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti.
Ülkede çalışan her sigortalı kişinin her ay sigortasını yatırırken Engelsiz Yaşam Evi, Huzurevi ve Bakım Evi bütçeleri için 10 TL yatırmasını öngördüklerini anlatan Taçoy, Yaşam evleri, huzurevleri veya bakımevlerinin kendi bütçelerinin yüzde ellisi kadarını oluşacak fondan alabileceklerini, farklı organizasyonlarla da söz konusu yerlere gelir sağlanabilmesi için yeni alternatifler yaratılabileceğini sözlerine ekledi.
TAIEX yetkilileri ilerleyen günlerde, pilot bölge olarak seçilen Güneşköy 18 Yaş Üstü Rehabilitasyon Merkezi’nde aile eğitim programı başlatacak.

AMCAOĞLU: MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gönyeli – Alayköy Belediye Başkan Adayı Hüseyin Amcaoğlu Kıbrıs Postası’nda yayınlanan, Erçin Şahmaran’ın Objektif adlı programında konuştu.
Amcaoğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar:
📌 Ciddi bir heyecan var, değişimin ayak sesleri geliyor.
📌 Hüseyin Amcaoğlu belediyelerin gereksiz istihdamını önlemek için yasal düzenlemeyi yapanların göbeğinde olan kişidir.
📌 Mali disiplinden taviz vermeyeceğiz.
📌 Alayköy Belediyesi’nin kurulu düzenini bozmayacağız.
📌 Kanalizasyon konusunda Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) ile işbirliği kaçınılmazdır.
📌 Birleşme süreci sancılı olabilir ama zamanla taşlar yerine oturacaktır.
📌 Kimse vazgeçilmez değildir, elbet bir gün görev sona erecek.
📌 25 Aralık’ta kazanacağımızdan şüphemiz yok.

ÖZTÜRK GÖREVİNDE BAŞARILAR DİLEDİ…

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri (KTBK) Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Maliye Bakanı Alişan Şan’a iade-i ziyarette bulundu.

Bugün bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Maliye Bakanı Alişan Şan’a görevinde başarılar diledi.

Maliye Bakanı Alişan Şan ise KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk’e, ziyaretlerinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Bundan sonraki süreçte çalışmaların, yine işbirliği içerisinde yürütüleceğini söyledi.

AKAR: TEK HEDEFİMİZ TERÖRİSTLER

Bakan Akar, “Pençe Kılıç Harekatı, hava ve kara ateş destek vasıtalarıyla yapılan cezalandırma atışları ile devam ediyor. Harekatta şu ana kadar 471 hedef ateş altına alındı, 254 terörist etkisiz hale getirildi” dedi.

Türkiye Milli Savunma Bakanı Akar, Milli Savunma Bakanlığının 2023 yılı bütçesinin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmesinin tamamlanmasının ardından hemen Meclis’ten Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi’ne geçti. Beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever ile sınır hattındaki birliklerin komutanları ile video konferans toplantısı gerçekleştiren Akar, sahadaki son duruma ilişkin bilgi aldı, talimatlar verdi.

”471 hedef ateş altına alındı, 254 terörist etkisiz hale getirildi”

Son dönemin en büyük, kapsamlı ve etkili hava harekatı ile başlayan Pençe Kılıç Harekatı’nın başarıyla devam ettiğini ifade eden Akar, “Harekat, hava ve kara ateş destek vasıtalarıyla yapılan cezalandırma atışları ile devam ediyor. Harekatta şu ana kadar 471 hedef ateş altına alındı, 254 terörist etkisiz hale getirildi” diye konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarının ardından teröristlerin iyice köşeye sıkıştığına dikkati çeken Akar, “Teröristler alçakça sivil hedeflere saldırdılar. Bunları bir an önce susturacağız. Benzerini geçmişte Kilis’te, Hatay’da, Reyhanlı’da yaşadık. Ne zaman hudutların ötesini temizledik bu konuda bir noktaya geldik” ifadelerini kullandı.

”TSK’nın tek hedefi teröristler ve teröristlere ait yapılardır”

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadeledeki her başarılı operasyonunun ardından olduğu gibi yine terör örgütü ile onun yurt içi ve dışındaki destekçilerinin, fitne-fesat odaklarının dezenformasyon yapmaya çalıştığına dikkati çeken Akar, şunları kaydetti: “İftirayla fitneyle fesatla Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadeledeki başarısını gölgelemeye çalışıyorlar. Tekrar ifade ediyorum ki TSK’nın tek hedefi teröristler ve teröristlere ait yapılardır. Bizim herhangi bir etnik, dinsel, mezhepsel grupla, Kürt, Arap kardeşlerimizle herhangi bir sorunumuz yok. Bizim tek hedefimiz var o da teröristler. Kim bunlar? PKK/YPG/PYD, DEAŞ kim varsa o. Teröristler için hesap zamanı. Türk Silahlı Kuvvetleri ile oyun oynanmayacağını görecekler. Şehitlerimizin, hayatını kaybeden çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, vatandaşlarımızın kanlarının her damlasının hesabını soracağız.” Akar, teröristlerin adalete teslim olmaktan başka çarelerinin olmadığını da kaydetti.

“ÖĞRETMENLERİN MİLLET VE BAYRAK SEVGİSİNİ AŞILAYACAĞINA İNANCIM TAM”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

“Öğretmenlerimizin, gelecek kuşaklara akıl ve bilim yolunda ilerlerken millet ve bayrak sevgisini de aşılayacağına inancım tamdır”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın mesajı şöyle:
“Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘millet mekteplerinin başöğretmenliğini’ kabul ettiği gün olan 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü, her daim olduğu gibi bu sene de öğretmenlerimize duyduğumuz derin sevgi ve saygıyı pekiştirerek kutluyoruz.

Bireysel ve toplumsal sorumluluğumuzu bize ilk öğreten, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştiren, Kıbrıs Türkü’nün milli varoluş yıllarından itibaren toplumsal dayanışmanın pekişmesi, milli aidiyetin oluşması için her zaman en önemli sorumlulukları üstlenmiş öğretmen ve eğitimcilerimiz, günümüze gelene dek Kıbrıs Türk eğitim ve kültür tarihinde önemli bir dönüşüm ve değişimi sağlamış; eşitlik, adalet gibi kavramların yanında tarihsel ve ulusal bilinç konusunda yetkin, toplumsal manevi değerlerini içselleştirmiş nesiller yetiştirilmesine öncülük etmiştir.

Yıllar yılı süren mücadele ve özveri sonucu kurduğumuz egemen devletimizin çağdaş uygarlık seviyesinin de üstüne çıkmasının en önemli unsuru olan sorumluluk sahibi nesiller yetiştirilmesinin mimarı öğretmenlerimizin gelecek kuşaklara, egemenlik altında yaşamanın erdemini her hâl ve koşulda öğreterek bu değerleri korumak için evlatlarımıza; akıl ve bilim yolunda ilerlerken aynı zamanda vatan, millet ve bayrak sevgisini aşılayacağına inancım tamdır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini benimseyen, yurttaşlar arasında fikir ve duygu ortaklığını amaçlayan, çağdaş değerler, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlı ve bunları koruyan, geliştiren yurttaşlar yetiştirmeyi kendine rehber edinmiş eğitim sistemimizde, KKTC’nin teminatı siz değerli öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin rehberliğinde ve öncülüğünde yurduna faydalı, erdem ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişeceğine canıyürekten inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle en başta Başöğretmen’imiz Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle yâd ediyor, tüm değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.”

“RUMLAR KADAR EGEMEN, RUMLAR KADAR HAK SAHİBİYİZ”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Diyarbakır temasları kapsamında Dicle Üniversitesi’nde “Doğu Akdeniz’deki Gelişmeler Çerçevesinde Mavi Vatan ve Kıbrıs” konulu bir konferans verdi.
“Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olarak KKTC’nin bağımsızlığının kabul görmesi, Türklük dünyası için bir kaleyi sapasağlam tutmak demektir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Diyarbakır temasları kapsamında Dicle Üniversitesi rektör ve senato tarafından fahri doktora diploması takdim edildi.
Böyle anlamlı bir törende bu onuru kendisine layık gören rektör ve senato üyelerine yürekten teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar bu unvanı, hem şahsı hem de Kıbrıs Türk halkı adına kabul ettiğini söyleyerek orada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Daha sonra “Doğu Akdeniz’deki Gelişmeler Çerçevesinde Mavi Vatan ve Kıbrıs” konulu bir konferans veren Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin sadece Kıbrıs Türk halkı için değil, tüm Türk halklarının bekası ve geleceği için çok önemli bir devlet olduğunu vurgulayarak; “Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olarak KKTC’nin bağımsızlığının kabul görmesi Türklük dünyası için bir kaleyi sapasağlam tutmak demektir” dedi.
Uzun yıllar verilen mücadele sonunda ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarının günden güne kökleştiğini ve daha da perçinlendiğini aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, bu mücadelenin sonunun mutlak surette zafer olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta 1571 yılından başlayarak bugünlere gelene kadar verilen mücadele hakkında bilgiler paylaştı.
Rum-Yunan ikilisinin, Kıbrıs’ın esas sahibinin kim olduğuna dair asılsız iddiaları olduğunu, bu ikilinin asla adanın tek egemeni olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Osmanlı Devleti’nin üç buçuk asır gibi bir süre adada egemenliğini sürdüğünü anlattı.

“Rumlar kadar egemen, Rumlar kadar hak sahibiyiz”
Rum ve Yunanlıların Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama planları çerçevesinde başlattığı oyunlar ve saldırılardan dolayı Kıbrıs Türkü’nün, İngiltere ve Avustralya başta olmak üzere diğer ülkelere göç etmek zorunda kaldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, bugün en az 1 milyon Kıbrıslı Türk olduğunu belirtti.
Kıbrıs’ta iki ayrı halkın varlığının 1960 kuruluş antlaşmalarında da tescil edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar; “Kıbrıs Türk halkı, en az Rumlar kadar egemen, en az Rumlar kadar hak sahibidir” dedi.
Kıbrıs Türk halkının kahramanca mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin destekleriyle bugünlere gelindiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Yunanistan’ın “Megali İdea” emelleri çerçevesinde, Kıbrıs’ı hep 13’üncü Yunanistan adası olarak gördüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye Cumhuriyeti halkının et ve tırnak gibi olduğunu vurgulayarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a barışı getirmek için Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirmesinden bugüne, Kıbrıs’ta kimsenin burnunun kanamadığını dile getirdi.
Kıbrıs’ın, Kıbrıs Türk ve Rum halklarının yanı sıra Türkiye-Yunanistan dengesinin kurulmasında anahtar bir pozisyonda olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar; “20 Temmuz, hem KKTC için hem de Türkiye’nin kendi güvenliği için çok önemli bir harekâttır” dedi. 1974 ile dengelerin tekrar kurulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Mavi Vatan’la Doğu Akdeniz’de yeni bir şekillenme olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Tatar, son yıllardaki hidrokarbon konuları, Suriye, bölgede yaşananlar ve Ege adalarındaki gelişmelerin, Kıbrıs’ın konumunu güçlendirdiğini belirtti.

“KKTC bağımsız bir ülke olarak kendi demokrasisi, kurum ve kuruluşlarıyla her türlü vasfa sahiptir”
Cumhurbaşkanı Tatar, bugüne kadar yıllar boyunca hep federal temelde bir antlaşma üzerine müzakere edildiğini ve bu yolda uğraş verildiğini ancak Rumların kendini adanın tek sahibi ve Kıbrıslı Türkleri de sadece azınlık olarak görmesinden dolayı bu sürecin sonuçlanamadığını belirtti.

Özellikle Annan Planı döneminde son çeyrek asırda oynanan oyunların ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, federal çerçevede olan bu plana evet diyen Kıbrıs Türk halkına verilen hiçbir sözün tutulmadığını, hayır diyen Rumların ise hiçbir tarafa danışılmadan AB’ye alındığını dile getirdi.

KKTC’yi tanımak isteyen dost ülkelere ise “KKTC’yi tanırsanız, dışlanırsınız” şeklinde çeşitli baskılar ve tehditler yapıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar; “Sizi temenni ederim, KKTC bağımsız bir ülke olarak kendi demokrasisi, kurum ve kuruluşlarıyla her türlü vasfa sahiptir” şeklinde konuştu.

“Ben sabah Girne’den baktığımda Torosları görüyorum. Toroslardan bakıldığında Beşparmaklar görülüyor” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, iki ülke arasındaki bağları daha da güçlendiren “asrın projesi” olarak adlandırılan su projesinden bahsetti.

Türk Devletleri Teşkilatı’na KKTC’nin gözlemci üye olarak alınmasını anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar, bunun çok önemli bir adım olduğunun altını çizerek şahsı ve Kıbrıs Türk halkı adına tüm yetkililere teşekkürlerini sundu.

“KKTC hepimizin bekası ve geleceği için önemli bir devlet haline gelmiştir”
Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olan KKTC’nin bağımsızlığının kabul görmesinin, Türklük dünyası için bir kaleyi sapasağlam tutmak anlamına geleceğini kaydederek Kıbrıs’ın bir Yunan adası olması durumunda Türkiye’nin güvenliği için yaratabileceği tehlikelere değindi.

“KKTC, hepimizin bekası ve geleceği için çok önemli bir devlet haline gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, kendisini ziyaret eden tüm yabancı yetkililere de bunu anlattıklarını ve bu kişilerin de kendisini haklı bulduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs’ın bu durumu kabul etmesi gerektiğini belirterek Rumların egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüyü reddedip çoğunluğun azınlığı yönettiği, AB mekanizmalarıyla kurulan bir Kıbrıs arzuladığını belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin hem garantörlüğünü hem de askerini çekeceği bir senaryonun sonucunun, Yunanistan ve Rumların sözünün geçtiği bir adaya dönüşmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar; “Kıbrıs, milletimiz için çok önemli. Varımızla yoğumuzla mücadelemiz devam ediyor. Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargolar, izolasyonlar var. Bize kapılar kapalı. Ama Türkiye’nin, Türklük dünyasının da desteğiyle egemenlik haklarımız kökleşiyor ve daha da perçinleniyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar emellerinin, Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığının, refahının, umudunun, egemenlik haklarıyla artarak var olması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle ileride ortaya çıkabilecek zenginliklerden pay alabilmesi olduğuna işaret etti.

“Davamız müşterek bir davadır. Bu meseleyi selamete ulaştırırken, Türkiye halkının bizim davamızı kendi davası olarak görmesinden çok bahtiyarız” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, geçen günlerde İstanbul’da gerçekleşen terör saldırısını kınayarak hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Bu sabah saatlerinde de Düzce’de gerçekleşen depreme ilişkin geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Tatar, herhangi bir can kaybı yaşanmamış olmasının, sevindirici olduğunu dile getirdi.

ÇAVUŞOĞLU’NDAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, “24 Kasım Öğretmenler Günü“ dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Öğretmenliğin dünyanın en kutsal ve en fedakar mesleği olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, “Temel değerlerini kazanmış, demokrasiyi özümsemiş, adalet duygusu gelişmiş ve vicdanlı bir neslin inşası için; mesleğine yüreğini koyan öğretmenlere ihtiyacımız vardır.” dedi.

Çavuşoğlu’nun mesajı şöyle;

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e, Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanının verildiği bu anlamlı günde, fedakarca mesleğini ifa eden, geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımıza kendini adayan ve yetişmesinde büyük rol oynayan değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Eğitim ve teknolojilerinde yaşanan gelişmelere bağlı olarak öğretmenlerin; bilginin üretilmesi, geliştirilmesi ve geleceğe aktarılması sürecindeki öncü rolü, geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir ve her türlü gelişmenin, ilerlemenin ve kalkınmanın temeli eğitimdir.

Bu doğrultuda, toplumların gelişmesinde, ilerlemesinde ve kalkınmasında en büyük paya sahip olan öğretmenler, eğitim dünyasının vazgeçilmez neferleridir ve onların yetiştireceği nesiller, hiç şüphesiz ki ülkemizin geleceğini şekillendiren kişiler olarak karşımıza çıkacaktır.

Öğretmenlerimizdir ki; ülkemizin bağımsızlığı, kalkınması, huzur ve refahı için yeni neslin eğitiminde en ön safta yer alan ve öğretmenlerimizdir ki pandemi döneminde büyük bir sorumluluk üstlenerek, zor şartların bulunduğu dönemde bile toplumun geleceğine ışık tutan.
İşte bu yüzden, kutsal bir görevi yerine getiren ve en zorlu dönemde topluma liderlik etme noktasında hiç düşünmeden en ön safta yer alan öğretmenlerimize teşekkürler ediyor, bizler için son derece önemli ve değerli olduklarını belirtmek istiyorum.

Değerli Meslektaşlarım,

Büyük fedakarlık ve özveri göstererek, geleceğimizin teminatı evlatlarımızı yetiştiren, onlara iyiyi ve doğruyu gösteren, milli ve manevi değerlerimizi, doğru insan olmayı, demokrasiyi, insan haklarını öğreten, sorumlu bireyler olarak yetişmesine rehber olan, vatan ve millet sevgisini aşılayan sizlerin gösterdiği çaba her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır.

Bu sebeple, temel değerlerini kazanmış, demokrasiyi özümsemiş, adalet duygusu gelişmiş ve vicdanlı bir neslin inşası için; mesleğine yüreğini koyan, öğretmenlere ihtiyacımız vardır.

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin her köşesinde görevlerini özveriyle yerine getiren öğretmenlerimizin, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bir kez daha kutluyor ve şükranlarımı sunuyorum.

”VAHİM BİR YIKIMLA KARŞILAŞMADIK”

Recep Tayyip Erdoğan, Düzce’nin Gölyaka ilçesinde meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depreme ilişkin konuştu. Erdoğan, depremin Gölyaka’da çok sayıda binada hasara yol açtığını belirterek ”Vahim bir yıkım ve kayıp ile karşılaşmadık” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor. Erdoğan, Düzce’nin Gölyaka ilçesinde meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depreme ilişkin konuştu. Erdoğan, depremin Gölyaka’da çok sayıda binada hasara yol açtığını belirterek ”Vahim bir yıkım ve kayıp ile karşılaşmadık” dedi.

DÜZCE’DE 5,9’LUK DEPREM

”Bu sabah erken saatlerde yaşadığımız Düzce Gölyaka merkezli 5,9 şiddetindeki depremi hisseden tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

”VAHİM BİR YIKIMLA KARŞILAŞMADIK”

Geniş bir alanda etkisini hissettiren depremde yaralanan vatandaşlarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum. Deprem Gölyaka’da çok sayıda binada hasara yol açmakla birlikte hamdolsun vahim bir yıkım ve kayıp ile karşılaşmadık.”

TAÇOY’DAN DEPREMLE İLGİLİ ‘GEÇMİŞ OLSUN’ MESAJI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Düzce’de meydana gelen deprem dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Düzce’de meydana gelen deprem dolayısıyla üzüntüsünü paylaşarak, yaralılara acil şifalar diledi.

Taçoy’un mesajı şöyle:

“Anavatanımız Türkiye’nin Düzce ilinde meydana gelene deprem hepimize büyük bir üzüntü yaşatmıştır. Yaralananlara acil şifalar dilerken, depremde can kaybı yaşanmamasını temenni ederim. Türkiye’mize geçmiş olsun dileklerimi iletir, Allah’tan bu gibi felaketlerden hepimizi korumasını dilerim.”

TÖRE ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLADI

Meclis Başkanı Zorlu Töre, gücünü sevgiden alan ve malzemesi insan olan öğretmenliğin, dünyanın en kutsal ve en saygın mesleklerinden birisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle mesaj yayınladı.

Töre, mesajında şunları kaydetti: “Gücünü sevgiden alan ve malzemesi insan olan öğretmenlik, dünyanın en kutsal ve en saygın mesleklerinden birisidir.  İyiliği, doğruluğu, güzel olanı anlayıp tatbik etmek; kötülükten, yanlıştan, zararlı olandan sakınmak gibi erdemlere sahip olabilmek, ailelerinden sonra çocuklarımızın rol modeli olan öğretmenler sayesinde mümkün olmaktadır. Toplumun yapı taşı olan bireylere daima ideal ve erdemli olanı tercih etme faziletini öğreten, yetiştirdikleri çocuklar ve gençler sayesinde milletlerin geleceğini inşa edip, aydınlatanlar öğretmenlerdir.

Eğitim, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en önemli unsurdur. Öğretmenler, ilim ve irfanı, bilgi ve teknolojiyi genç beyinlere işleyen, onları geleceğe hazırlayan, görevini icra ederken her türlü fedakârlığı tereddütsüz gösteren toplum mimarlarıdır. Bu nedenle, insanı bilgi ve irfanla donatan öğretmenler her zaman toplumları ayakta tutan kişiler olmuştur. Bu vesileyle; başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal eden öğretmenlerimize rahmet diliyor, yetiştirdikleri evlatlarımız sayesinde ülkemizin geleceğini teminat altına alan tüm kıymetli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.”

ETİN UCUZLAMASI GÜNDEMİMİZDE!

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu BRT’de katıldığı Manşet+ progamında et fiyatları hakkında açıklama yaptı.

Bakan Amcaoğlu, et ithalatı konusunun Bakanlar Kurulu’nun gündeminde olduğunu ancak yetkili Kurumun Tarım Bakanlığı olduğunu kaydetti.

Olgun Amcaoğlu, Nitelikli et ithalatı için kısa bir süre izin verilmesi gerektiğinin Tarım Bakanlığı yetkililerine iletildiğini aktardı.

Bakan Amcaoğlu, Tarım Bakanlığı’nın şuanki et fiyatlarının normale döneceğini söylediğini, fiyatların normale dönmemesi halinde gerekli ithalat izinlerinin verileceğini kendilerine aktardığını söyledi.

Amcaoğlu şöyle devam etti: “Dünyada gıdada önemli bir sıkıntı var. Vatandaşın sofrasına gidecek olan nitelikli etin ucuzlaması gündemimizde. Hal yasasını düzenlerken sadece yaş sebze ve meyveyi düşünmedik Et ve et ürünleriyle de ilgili düzenlemeyi yaptık. Hal yasası geçerken o kurulması düşünülen hallerin içerisinde et ve et ürünlerinin de konuşlandırılması denetim altına alınacak. Temennimiz hal yasasının yılbaşının ilk haftalarında genel kuruldan geçirilmesi.”

TÖRE, DEPREM NEDENİYLE TÜRKİYE HALKINA GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİNİ İLETTİ

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Düzce’de yaşanan depremden dolayı büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek Anavatan Türkiye halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Töre, Antalya Master Futbol Takımı heyetini kabul etti.
Meclis Şeref salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Töre, iki ülke arasında boyutu ne olursa olsun karşılıklı faaliyetler düzenlenmesini her zaman takdirle karşıladıklarını belirtti.
Master takımının her yıl ziyaretinden dolayı memnuniyet duyduklarını söyleyen Töre, sevinçleri ve acıları daima birlikte paylaştıklarını kaydetti.
Töre, Türkiye’nin Düzce ilinde yaşanan deprem nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını, can kaybının olmayışı ve çok az hasar meydana gelişinin sevindirici olduğunu ifade ederek Anavatan Türkiye halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Yaşanan terör saldırılarına da değinen Töre, Türkiye’nin kararlı duruşunu takdir ettiklerini ve Kıbrıs Türk halkı olarak her zaman yanında olduklarını dile getirerek “Türkiye’nin başarılarından gurur duyuyoruz “ dedi.
Ülkede çok yetenekli sporcuların bulunduğuna işaret eden Töre, Anavatan Türkiye’nin de desteği ile bir çok sporcunun uluslararası yarışmalara katıldığını ve önemli dereceler de elde ettiğini anımsattı.
Töre, ambargoların sonsuza kadar sürmeyeceğini ve bir gün ambargoların kırılacağına inandığını ifade ederek “Anavatan Türkiye ile her zaman yakın ilişki içerinde olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Doğu Akdeniz’deki küçük adada KKTC’nin varlığını her zaman devam ettireceğini vurgulayan Başkan Töre: “Çünkü Atatürk’ün ifade ettiği gibi ‘Cumhuriyet fazilettir’. İnşallah tanınma da bir gün gerçekleşecektir” dedi.
Antalya Master Futbol Takımı Başkanı Ayhan Dolma da konuşmasında yaklaşık 10 yıldır her Kasım ayında KKTC’ne geldiklerini ifade ederek ülkede olmaktan her zaman çok mutlu olduklarını söyledi.
Kabulde Meclis İdari, Mali, Teknik, Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu, Basın Dış İlişkiler ve Protokol Müdürü Narin Yalıner Ataöz ve Özel Kalem Müdürü İrem Uygun Soyşen de hazır bulundu.

KAZANIN SEBEBİ BELLİ OLDU

Hasan ÖZTÜRK’ün ölümü ile sonuçlanan trafik kazası ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı.

Polisten yapılan açıklama şu şekilde:

22.11.2022 tarihinde, Karpaz – İskele Anayolunun, Mehmetçik – Pamuklu Dörtyol kavşağı üzerinde meydana gelen ve Hasan ÖZTÜRK’ün ölümü ile sonuçlanan trafik kazası ile ilgili olarak yürütülen soruşturma; Rasim ÇEBİ (E-59) yönetimindeki TME 809 plakalı Otobüs ile Pamuklu köyü içerisinden Gazimağusa-Karpaz Anayolu istikametine doğru seyrederken dikkatsizliği ve ihmalkarlığı sonucu kavşakta durmayarak anayola çıkış yapması neticesinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Otobüs şoförü Rasim ÇEBİ tutuklanmış olup soruşturma devam etmektedir.

ÜSTEL İSTANBUL’DA KKTC’NİN 39. YIL DÖNÜMÜ RESEPSİYONUNA KATILDI

Üstel, KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nca, KKTC‘nin 39. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı.

Başbakan Ünal Üstel, KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nca, KKTC‘nin 39. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı.

Resepsiyondaki konuşmasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda KKTC için yaptığı çağrıyı anımsatan Başbakanı Ünal Üstel, “Avrupa’nın şımarık çocukları ve AB’den ters cevaplar gelmeye başladı. Bu toplulukların bugüne kadar bize uyguladığı ambargolardan sonra en son konuşacak olanlar kendileridir” dedi.

Başbakan Üstel, 2023’te KKTC’nin dünyada hak ettiği yeri alacağına inanç belirtti.

CUMHURBAŞKANI TATAR’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Düzce’nin Gölyaka ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle geçmiş olsun mesajı yayımladı

Cumhurbaşkanı Tatar’ın mesajı şöyle;

“Merkez üssü Düzce’nin Gölyaka ilçesi olan ve birçok ilde hissedilen 5.9 şiddetindeki deprem dolayısıyla üzüntümü paylaşırken, yaralılara acil şifalar dilerim. En büyük temennimiz can kaybı olmamasıdır. Allah bizi her türlü afet ve felaketten korusun. Şahsım ve halkım adına geçmiş olsun dileklerimi iletirim.”

DÜZCE’DE 5.9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM! BİRÇOK İLDE HİSSEDİLDİ

Düzce’nin Gölyaka ilçesinde saat 04.08’de İstanbul ve Ankara’da da hissedilen 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem başta İstanbul olmak üzere Bolu, Ankara, Eskişehir, Kütahya, Bursa, Kocaeli, Edirne, Çankırı, Zonguldak, Sakarya illeri ve ilçelerinde hissedildi. Depremin ardından 106 adet artçı deprem meydana geldi. AFAD, Gölyaka’daki depremde Düzce’de 37, Zonguldak’ta 6, Bursa’da 4, İstanbul, Sakarya ve Bolu’da 1 kişi olmak üzere toplam 50 kişinin yaralandığını açıkladı.

 deprem haberleri ve bilgilerini resmi verilerle paylaşan AFAD, saat 04.08’de merkez üssü Düzce’nin Gölyaka ilçesi olan 5,9 büyüklüğünde deprem kaydedildiğini açıkladı.

DEPREM BİRÇOK İLDE HİSSEDİLDİ

Gölyaka ilçesindeki depremin 6,81 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. Deprem, İstanbul, Bolu, Ankara, Eskişehir, Kütahya, Bursa, Kocaeli, Edirne, Çankırı, Zonguldak, Sakarya illeri ve ilçelerinde hissedildi.

50 KİŞİ YARALANDI

Saat 04.08’de 5.9 büyüklüğünde meydana gelen depremden sonra 09.30 itibarıyla büyüklükleri 0.9 ile 4.3 arasında değişen 106 adet artçı deprem meydana geldi. AFAD depremde Düzce’de 37, Zonguldak’ta 6, Bursa’da 4, İstanbul, Sakarya ve Bolu’da 1 kişi olmak üzere toplam 50 kişi yaralandığını açıkladı.

İşte Düzce’deki 5.9 büyüklüğündeki depremin ardından saat saat yaşanan gelişmeler…

09:36 106 ARTÇI DEPREM MEYDANA GELDİ

AFAD’dan yapılan açıklamada, “Bugün sabaha karşı 04:08’de Gölyaka’da (Düzce) meydana gelen Mw 5.9 büyüklüğündeki depremden sonra saat 09:30 itibarıyla büyüklükleri 0.9 ile 4.3 arasında değişen 106 adet artçı deprem meydana gelmiştir. Deprem bölgesindeki hasarlı yapılara girilmemesi önemle rica olunur.” denildi.

08:55 AFAD: CAN KAYBI YOK

AFAD, Gölyaka’daki depremde Düzce’de 37, İstanbul’da 1, Zonguldak’ta 6, Sakarya’da 1 ve Bolu’da 1 olmak üzere 46 kişinin yaralandığını açıkladı.

08:17 BAKAN YANIK: 10 PSİKOSOSYAL DESTEK EKİBİ GÖREVLENDİRDİK

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Düzce Gölyaka’da meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremin etkilerini azaltmak amacıyla 5 araç 20 meslek elemanından oluşan 10 Psikososyal Destek Ekibi görevlendirdik. Ekiplerimiz KYK yurtları ve toplanma alanlarında vatandaşlarımıza destek verecek” mesajını paylaştı.

07:20 BAKAN SOYLU: 70’İN ÜZERİNDE ARTÇI DEPREM OLDU

Deprem bölgesine giden Bakan Soylu burada yaptığı açıklamada “Hasarlı binalarda durmamak lazım ama bize şu ana kadar ağır hasarlı bir binayla ilgili bilgi gelmedi. Yaklaşık 30’un üzerinde yaralı söz konusu. Hem 04:30 hem sonraki süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız Valililerle görüştü. Mahalle mahalle yavaş yavaş kontrollü şekilde elektrik veriliyor. Elektrikle ilgili herhangi bir kesinti söz konusu olmayacak. Tedbire yönelik belli bir periyotta kesinti söz konusu. 70’in üzerinde artçı sarsıntı oldu. Vatandaşlarımıza ekipler battaniye olsun, kendilerinin dışarıdaki imkanlarını sağlamak için desteklerini sağlıyor. AFAD ve Kızılay ekiplerimiz bölgeye intikal ediyor. Köylerdeki taramalarımız devam ediyor, intikal etmiş olumsuz bir durum yok. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum” dedi.

07:13 BAKAN KOCA: YARALI SAYISI 35

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Düzce Gölyaka merkezli, birçok ilimizde hissedilen 5,9 büyüklüğündeki depremde; Düzce’de 1’i ağır 32, İstanbul’da 1, Bolu’da 1, Zonguldak’ta 1 kişi olmak üzere şu anki bilgilere göre yaralı sayısı 35’tir. Sağlık kurumlarımızdaki yaralıların tedavileri devam ediyor” mesajını paylaştı.

 

“GÜÇLÜ ADAYLARLA YOLA ÇIKTIK! SEÇİME HAZIRIZ”

Yerel seçim hazırlıklarının sürdüğünü belirten UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, merkez yönetim kurulu kararları doğrultusunda ilerlediklerini dile getirerek “Güçlü bir birliktelik var” dedi.
Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Ada TV’de çıktığı bir programda KKTC’nin dış temaslarını ve yerel seçimleri değerlendirdi.

Avrupa Parlamentosu’nda yapılan görüşmeler hakkında bilgi veren Hasipoğlu, “Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde haklı davamızı orada anlatıyoruz” ifadelerini kullandı. Hasipoğlu, bu doğrultuda parlamento içerisinde ilerleyen aylarda panel düzenlemek için çalışma yaptıklarını kaydetti.

KKTC’NİN TANINMASI İÇİN ATILAN ADIMLAR…

İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı toplantısına da katıldıklarını anımsatan Hasipoğlu, Anavatan Türkiye’nin bu konuda KKTC’ye ciddi anlamda desteği olduğunu belirtti. Toplantı süresince lobi çalışmalarını yapıldığını ifade eden Hasipoğlu, üyelik için de çalışmaların yapıldığını, ayrıca Azerbaycan iktidar partisini KKTC davet ettiklerini söyledi. Hasipoğlu, hem Avrupa’da hem de Asya’da KKTC’nin tanınması, haksız uygulanan ambargoların kaldırılması için mücadeleye devam ettiklerine vurgu yaptı.
KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci üye olmasına da değinen Hasipoğlu, KKTC’nin resmi adıyla gözlemci üyeliğe kabul edilmesinin tanınma anlamında önemli bir adım olduğunu belirtti. Hasipoğlu, “Devletlerin tanınması öncesi olması gereken işlemleri yerine getiriyoruz. Egemen eşitlik ve eşit statü talebimizi dünyaya duyuracağız” dedi.

“GÜÇLÜ ADAYLARLA YOLA ÇIKTIK! SEÇİME HAZIRIZ”

UBP’nin 13 belediyede parti adaylarını çıkardığını, 3 bölgede bağımsız, 2 bölgede ise DP ve YDP adaylarını desteklediğini hatırlatan Hasipoğlu, sahada bir ittifak yapıldığını dile getirdi. Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel başkanlığında yerel seçim öncesi ciddi çalışmaların yapıldığına dikkat çeken Hasipoğlu, kazanacak adaylar üzerinde durulduğunu söyledi. Hasipoğlu, “Merkezi Yönetim Kurulu ne karar aldıysa o yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Bizim için ilgili bölgede UBP’den tek aday olması önemli. Aynı parti ve görüşten adaylar çıktığında oylar bölünebiliyor. Başbakan’ın temasları sayesinde bu seçim sürecinde güçlü bir birliktelik var” diye konuştu.

BÜYÜK ŞÖLEN 5 ARALIK’TA…

Önceki yerel seçimlerin üzerinde bir oy oranına sahip olacaklarına inandıklarını kaydeden Hasipoğlu, “Güçlü adaylarla yola çıktık. Seçime hazırız” dedi.
5 Aralık’ta Atatürk Spor Salonu’nda aday tanıtım şöleni gerçekleşeceğini duyuran Hasipoğlu, aynı zamanda 5 Aralık’ta başlayacak olan seçim propagandası için hazırlıkların sürdürüldüğünü belirtti.

“UBP İCRAATÇI VE KAFASINA KOYDUĞUNU YAPAR”

Hükümetin 2026 yılına kadar iktidarda olacağına vurgu yapan Hasipoğlu, “İnanıyorum ki halkımız kimin elini taşın altına koyduğunu ve kimin icraatları gerçekleştirdiğinin farkında. Seçilecek olan adaylar UBP destekli ya da değil fark etmez hükümet ile uyumlu olmalıdır. UBP icraatçı ve kafasına koyduğunu yapan bir partidir” dedi.
Belediyeler reformunda da işaret eden Hasipoğlu, “Belediyeler reformunun halkımıza daha iyi hizmet sunulması için yapılması gerektiğini düşündük ve reform konusunda doğru olanı yaptık. Başbakan Ünal Üstel İçişleri bakanı olduğu dönemde süreci başlattı, Başbakan olunca süreci başarıyla sonlandırdı . Gelecek hafta 51-95 sayılı Belediyeler yasasının geçmesiyle de reform tamamlanmış olacaktır. Güçlü yerel yönetimler, halka dağa etkili ve verimli hizmet demektir” ifadelerini kullandı.

BU TARİHE DİKKAT! SAĞLIK BAKANLIĞI DUYURDU

“Bu tarihten sonra kayıtlı olmayan işletmeler gıda işi yapamayacak”

Sağlık Bakanlığı, gıda işletmelerine, işlemlerini tamamlayıp kayıt olabilmeleri için verilen iki yıllık geçiş süresinin 2023 yılında sona ereceğini, bu tarihten sonra kayıtlı olmayan işletmelerin gıda işi yapamayacağını duyurdu. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2020 yılında yürürlüğe giren Tüketicilerin Korunmasına İlişkin Gıdaların Resmi Kontrolü ve Hijyen Yasası uyarınca, tüm gıda işletmelerinin kayıt yaptırmalarının yasal zorunluluk olduğu vurgulandı.

“LEFKOŞA MEDENİYETLERİN VE KÜLTÜRLERİN BULUŞTUĞU BİR ŞEHİR”

UBP’nin LTB Başkan adayı Sadık Gardiyanoğlu, “Enkaz edebiyatı yapmayacağım” dedi.

Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkan adayı olarak açıkladığı  Sadık Gardiyanoğlu, katıldığı bir programda belediyenin mali durumunu özetleyen ve kendi döneminde yapacağı projelerden bahseden Gardiyanoğlu, LTB’nin içinde bulunduğu durumda tespit ettiklerini ifade etti.

Hayattaki tecrübelerinin yerel yönetimde de olumlu etkilerini görebileceğini, kaydeden LTB Belediye Başkan adayı Sadık Gardiyanoğlu, “Hayata hem çalışan, hem de işveren gözüyle bakabilen biriyim. Mimar, hayalleri gerçeğe çeviren, kişidir. Bugüne kadar yaptığım tüm tasarım ve projelerde engelli yaşamı düşünen bu doğrultuda tasarım yapan bir kişiyim.” dedi.

“HASPOLAT, HAMİTKÖY VE SURLARİÇİ, LEFKOŞA’NIN ÖKSÜZ ÇOCUĞU”

Temelde trafik, çevre ve sosyal yaşam olmak üzere LTB’nin üç ana temel sorunu, olduğuna dikkat çeken Sadık Gardiyanoğlu, Lefkoşa’nın göbeğindeki birçok yerin atıl kaldığını belirterek,  “Haspolat, Hamitköy ve Surlariçi, Lefkoşa’nın öksüz çocuğu” dedi.

“LEFKOŞA MEDENİYETLERİN VE KÜLTÜRLERİN BULUŞTUĞU BİR ŞEHİR”

Surlariçi bölgesinin yeniden planlanıp imar edilmesi gerektiğini kaydeden Gardiyanoğlu, “Eski Eserler Dairesi, Evkaf ve şahıslarla belediyeyi ortak bir masada buluşturacağım. Haspolat ve Hamitköy’e de aynı değer ve yaklaşımlarda olacağım. Lefkoşa medeniyetlerin ve kültürlerin buluştuğu bir şehir.” ifadelerin kullandı.

CUMHURBAŞKANI TATAR MİROĞLU’NUN ANMA TÖRENİNE KATILDI

Ulusal Birlik Partisi’nin eski genel sekreteri ve eski bakan Salih Miroğlu’nun 17. ölüm yıl dönümünde Lefkoşa Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı.

Anma töreninde yaptığı konuşmada, Salih Miroğlu’nu siyasetten önce tanıma fırsatı bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Miroğlu’ndan çok şey öğrendiğini dile getirdi.
Yenicami Kulübü Başkanlığı yaptığı dönemde Miroğlu’nun kendisine çok destek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, o dönemde başbakan olan Derviş Eroğlu ve Salih Miroğlu ile sohbetlerinde futbol ve siyaset konuştuklarını anlattı.
Siyasete girişinde de Miroğlu’nun etkisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Miroğlu’nun samimiyeti, sohbetleri, insan ilişkileri, duayenliği ve bir doktor olarak siyasi görüşü ne olursa olsun sevilen kişiliğiyle her zaman kalplerindeki müstesna yerini koruyacağını vurgulayarak Salih Miroğlu’nu rahmetle andı.
Miroğlu’nun geride bıraktıkları ve ailesinin çok değerli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, kendisini her zaman özleyeceklerini ve onun müstesna yerinin her zaman kalplerde olacağını söyledi.