Archives 2022

“LONDRA’DA BAŞARILI İŞLER YAPABİLİRİZ”

 

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, UBP Lefkoşa Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, Londra’nın Kıbrıs Türkleri açısından büyük önem taşıdığını ve son bir yıldaki gelişmelerin umut verici olduğunu vurguladı.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nda Levent Kutay’ın sunduğu Burası Önemli programına katılan Dr. Ahmet Savaşan, Londra temasları hakkında bilgi verdi.

İngiltere İle Ticaret Gelişmeye müsait…

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Londra’daki Kıbrıs Türk iş insanlarına yönelik olarak düzenlediği resepsiyona katılarak Londra’daki iş insanları ve Kıbrıs Türk esnafı ile temas etme şansı bulduğunu anlatan Ahmet Savaşan, “temaslarım sırasında KKTC ile Londra arasında ticaretin gelişme potansiyeli olduğunu bir kez daha gördüm. Bu potansiyeli hayata geçirmek, ürettiklerimizi Londra’daki kardeşlerimize ulaştırırken, onların birikimlerini adada yatırıma dönüştürmelerini teşvik etmek bizim elimizde. Bunun için hükümet ve iş insanlarının birlikte çalışması gerektiğini düşünüyorum. İnanıyorum ki hükümetimiz bu konuya destek verecek ve gereken adımların atılarak olumlu sonuçlar alınması sağlanacaktır” diye konuştu

Yeni politikanın İngiltere’de anlatılması önemli…

10 Kasım vesilesi ile Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği’nde düzenlenen Atatürk’ü anma törenine katıldığını ve Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın ile bir araya geldiğini söyleyen Ahmet Savaşan, KKTC’nin Türkiye’nin desteği ile ortaya koyduğu yeni Kıbrıs politikasının İngiltere’de anlatılması ve bu konuda destek aranması için izlenmesi gereken yol konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını da anlattı.

E-Devlet uygulaması İngiltere’de verilen hizmetleri hızlandıracak…

İngiltere temasları kapsamında, KKTC Londra Temsilciliği’ni de ziyaret ettiğini söyleyen Ahmet Savaşan, Büyükelçi Çimen Keskin ile bir araya geldiğini, temsilcilik çalışmaları hakkında bilgi aldığını; temsilcilikte daha etkin bir hizmet verilebilmesi için ihtiyaçlar ve yapılması gerekenlerle ilgili fikir sahibi olduğunu anlattı. Savaşan, pandemi ile birlikte temsilciliğe yapılan müracaatlarda yaşanan büyük artıştan dolayı meydana gelen sıkışıklığın, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertoğruloğlu’nun konuya gösterdiği hassasiyet ve Ünal Üstel hükümetinin e-Devlet uygulamasını kısa süre içinde Londra’ya genişletilmesiyle birlikte çözüleceğini ve böylelikle de İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türkleri’nin memnuniyetinin artacağını da sözlerine ekledi.

İngiltere’nin yeni bir konum elde etme çabaları iyi değerlendirilmeli…

Savaşan, “Londra’da güçlü bir siyasi varlığımız var. Gerek KKTC Temsilciği, gerekse önde gelen Kıbrıs Türk kuruluşları ile iş insanları, geçmişte yapılan çalışmalardan da ders alarak ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Bizlerin İngiltere’nin dünyada yeni bir konum elde etme çabalarını değerlendirerek İngiltere’de başarılı işler yapabileceğimizi ön görüyorum” dedi

8 ülke ile yeni anlaşmalar yaptık…

100’den fazla ülkenin katılımı ile gerçekleşen Dünya Turizm Fuarı’na (World Travel Market – WTM)  katıldığını da hatırlatan Dr. Ahmet Savaşan, fuar süresince önceden alınan randevulara uygun olarak 8 ülkeden turizmcilerle 14 topantı gerçekleştirdiklerini ve sağlık turizmine yönelik yeni anlaşmalara imza attıklarını söyledi.

Kuzey Kıbrıs’ın turizm potansiyelini anlatma olanağı bulduk…

WTM Londra Fuarı’nda 70’den fazla konferans ve seminerin yapıldığını ve turizmde sürdürülebilirliği sağlamak için sektörün yeniden şekillenmesinin konuşulduğunu belirten Dr. Ahmet Savaşan, kendilerinin de katıldıkları bazı oturumlarda Kuzey Kıbrıs’ın turizm potansiyelini anlatma fırsatı bulduklarını söyledi.

Zirvede ortaya konan eğilimleri Kuzey Kıbrıs’ta da dikkate almalıyız…

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ile birlikte düzenlenen Turizm Bakanları Zirvesi’nde katılımcıların turizm sektörünün rekabetten çok iş birliğine odaklanma zamanının geldiğine dikkat çekildiğine işaret eden Ahmet Savaşan, turizmin siyasi gündemin birinci maddesi haline getirilmesi, turizm bakanlıkları ile ekonomi ve çevre bakanlıkları arasında daha fazla işbirliği yapılması çağrısında bulunulduğunu anlatarak, kendisinin de katıldığı bu zirvede ortaya konan eğilimlerin salgının ardından yeniden şekillenmesi gereken KKTC turizmi için de mutlaka dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

Sağlık Turizmi gelişmeye devam edecek…

Savaşan, “Katıldığımız toplantılarda dünyanın birçok yerinde turizmin yeniden canlandığını, Covid-19 salgını süresince milyonlarca iş kaybına, yüzde 50 oranında gelir düşüşüne sahne olan turizm sektöründe, 2022 verilerinin, güçlü bastırılmış talep nedeniyle net bir toparlanmaya girdiğini gördük. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ve Dünya Seyahat Ve Turizm Konseyi’nin (WTTC) projeksiyonlarında güçlü bir on yıllık büyümeye işaret edildiğini öğrendik” diyerek “insanların daha çok sıra dışı tatil ve seyahatlere yönelmesi; gelişmiş ülkelerdeki fiyat artışlarından dolayı medikal turizmin, zihin, beden ve ruh sağlığına yönelik sağlık tatillerinin yükselmesi; sanal gerçeklik seyahatlerinin popülaritesinin artması; kültür turlarının önem kazanması; tarihi rotalara rağbetin artması ve iş seyahatlerinin tatile dönüşmesinin beklendiğini gördük” diye konuştu.

Londra’da güzel ve önemli işlerin yapılabileceğini gördüm…

Ahmet Savaşan, dört gün süren temaslarında Londra’da güzel ve önemli işlerin yapılabileceğini gördüğünü ifade ederek,  “Londra’daki Kıbrıs Türk halkının varlığı ve Londra’da geçmişten günümüze verilen mücadeleye baktığımda turizm başta olmak üzere, mevcut ekonomik potansiyelin doğru değerlendirilmesi halinde Londra’da güzel ve önemli işler yapılabileceğini gördüm” diye konuştu.

 

 

 

LİDERLERİN GÖRÜŞMESİNDE NELER KONUŞULDU?

Cumhurbaşkanı Tatar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefon görüşmesi gerçekleştirdi

KKTC’nin uluslararası ilişkilerinin ileriye taşınmasına yönelik atılacak adımlarla ilgili olarak fikir alışverişinde bulunuldu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesinin değerlendirildiği görüşmede, KKTC’nin uluslararası ilişkilerinin ileriye taşınmasına yönelik atılacak adımlarla ilgili olarak fikir alışverişinde bulunuldu.

İstanbul İstiklal Caddesi’nde yaşanan hain saldırıyla ilgili yolladığı taziye mesajı nedeniyle Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a teşekkürlerini ileten Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’nin 39’uncu yaşı nedeniyle Cumhurbaşkanı Tatar’ı yeniden tebrik etti. Görüşmede, Türkiye ve KKTC arasındaki gönül bağının daha da gelişmesine yönelik Cumhurbaşkanı Tatar’ın Türkiye’ye yaptığı ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti ifade eden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her zaman Kıbrıs Türk Halkının yanında olduğunun altını çizdi.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Bakanlık, hemşire nakilleri konusunda bakanlıkla ilgili iddialarla ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık açıklaması şu şekilde:

Sağlık Bakanlığı olarak Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-sen) ‘in hemşire nakilleri konusunda bakanlıkla ilgili iddiaları nedeniyle açıklama yapma gereği duymuş bulunmaktayız.

Sağlık Bakanlığı 26.09. 2022 tarihinde Kamu Sağlık Çalışanlarının Nakil İşlemleri ilgili usul ve Esaslar Tüzüğü’nün 6’ncı maddesi uyarınca yapılan nakil toplantısı bize verilen sorumluluk ve yetkiyle toplanmıştır.

Öncesinde belirlenmiş olan ihtiyaçlar çerçevesinde tüzükler ve kriterlere uygun olarak ilgili sendikaların da katılımıyla oybirliğiyle sağlık personelinin nakilleri onaylanmış, ardından alınan kararlar Kamu Hizmeti Komisyonu’na iletilmiştir.

Sendikanın basın yoluyla açıklama yaparak iddia ettiği gibi konuyla ilgili duyarsız kalınmamış, Sağlık Bakanlığı olarak görev ve sorumluluklarımız zamanında gerçekleştirilmiştir. Kamuoyuna duyurulur.

TDT GENEL SEKRETERİ BÜYÜKELÇİ ÖMÜRALİYEV’DEN KKTC AÇIKLAMASI

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) TDT’ye gözlemci üye kabul edilmesinin Türk devletlerini daha da yakınlaştırmak için önemli bir adım olduğunu belirtti.

Semerkant’ta 11 Kasım’da düzenlenen TDT 9. Zirvesi sırasında Devlet Başkanları Konseyi tarafından Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri olarak atanan Ömüraliyev, ilk kez Anadolu Ajansına (AA) değerlendirmelerde bulundu. Özbekistan’ın Semerkant şehrinde düzenlenen zirvede Genel Sekreter olarak atandığını kaydeden Ömüraliyev, TDT ülkelerinin devlet başkanlarına teşekkür etti. Ömüraliyev, TDT Genel Sekreteri olmaktan büyük onur duyduğunu belirterek, görevini en iyi şekilde yaparak Türk dünyasının birliğine, bütünlüğüne ve devletler arasındaki ilişkilerin gelişmesi için elinden gelen tüm katkıyı sağlamaya çalışacağını vurguladı.

Semerkant şehrinin “Türk Dünyası Medeniyet Başkenti” ilan edildiğini kaydeden Ömüraliyev, ayrıca KKTC’nin TDT’ye gözlemci üye olarak kabul edildiğini anımsattı. Ömüraliyev, bunların her birinin önemli kararlar olduğuna dikkati çekerek, gelecek dönemde Sekreterya olarak bu kararların uygulamaya geçiş süreçlerini takip edeceklerini söyledi.

“ÇOK GÜÇLÜ MEMLEKETLER OLACAKLAR”

“Türk devletlerini daha da yakınlaştırmak için nasıl adımlar atacaksınız?” sorusuna yanıt veren Ömüraliyev, “Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz bu zirvede Türk Devletleri Teşkilatının gözlemci üyesi oldu. İnşallah Türk dünyasındaki tüm kardeşlerimiz, birlikte dünyadaki çok büyük, güçlü memleketlerden olacaklar.” değerlendirmesinde bulundu.

Ömüraliyev, Semerkant zirvesinde devlet başkanlarının kendilerine talimatlarının olduğunu belirterek, “Önümüzdeki günlerde bir sonraki zirvemize kadar yapacaklarımızla ilgili bir yol haritası çizeceğiz. Ayrıca halihazırda devam eden bir gündemimiz var. Teşkilatımızın genişlemesine paralel olarak yeni işbirliği alanlarımız olacak. Tüm bunları önümüzdeki günlerde arkadaşlarımızla birlikte oturup netleştirecek ve adımlarımızı atmaya başlayacağız.” dedi.

“DÜNYAYA ÖNEMLİ BİR MESAJ OLDU”

“KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olmasının dünyaya önemli bir mesaj olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu yanıtlayan Ömüraliyev, “Semerkant’taki zirvede bu, tüm dünya için zaten çok önemli bir mesaj oldu.” ifadesini kullandı. TDT Genel Sekreteri Büyükelçi Ömüraliyev, Kıbrıs Türklerinin Türk dünyasının “ayrılmaz bir parçası” olduğunu vurguladı. Ömüraliyev, “Diğer tam ve gözlemci ülkelerimizle olduğu gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile de gerek bölgemiz gerekse küresel düzeyde barış, istikrar ve kalkınma için çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

GÜNGÖRDÜ’YE TAM DESTEK VERİLDİ…

Güngördü’nün seçim ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, yaklaşık yüz kişinin katıldığı gecede Güngördü, halkın sorunlarını dinleyerek, geceye katılanlarla sohbet etti.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Ozanköy Örgüt üyeleri, Demokrat Parti (DP) ve Yeniden Doğuş Partisi üyelerinin de katıldığı gecede, sekiz yıllık dönemden memnuniyet belirtilerek, Güngördü’ye tam destek mesajı verildiği kaydedildi.

“TATMİN EDİCİ SONUÇ ALINANA KADAR TEMASLAR SÜRECEK…”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefkoşa Rum Merkezi Cezaevi’nde işkenceyle öldürülen 41 yaşındaki Kıbrıslı Türk Tansu Çıdan’ın ailesini kabul ederek görüştü.

“Üç farklı kanaldan yürütülmekte olan temaslar, tatmin edici bir sonuç alınıncaya kadar artarak sürdürülecektir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefkoşa Rum Merkezi Cezaevi’nde işkenceyle öldürülen 41 yaşındaki Kıbrıslı Türk Tansu Çıdan’ın ailesini kabul ederek görüştü.

Tansu Çıdan’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sorumluluğu altındaki cezaevinde, polis ve gardiyanlar nezaretinde öldürülmesiyle ilgili gereken her türlü diplomatik ve siyasi girişimin yapıldığına ve yapılmaya devam edeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun’un Rum mevkidaşıyla üç kere, Cumhurbaşkanlığı Suç ve Suça İlişkin Konular Teknik Komitesi Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Salih Can Doratlı’nın da talimatlarına uygun olarak ara bölgedeki Ortak İrtibat Noktası kanalı ile birçok yazılı ve sözlü bilgi alışverişi gerçekleştirdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Özel Temsilci M. Ergün Olgun’un 24 Kasım Perşembe günü Rum müzakereci Menelaos Menelau’yla konuyla ilgili bir görüşme yapacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Tatar, üç farklı kanaldan yürütülmekte olan temasların, tatmin edici bir sonuç alınıncaya kadar artarak sürdürüleceğine vurgu yaparak yaslı aileye taziyelerini iletti.

Kabulde Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, müzakere heyeti üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Basın, Yayın, Araştırma ve Arşiv Danışmanı Aydın Akkurt, Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu Sorumlusu Çağıl Günalp ve Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından Ahmet Hamdi de hazır bulundu.

KKTC’DEN İLK KEZ SİYASİ PARTİLER YER ALDI…

UBP, DP ve YDP, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı’na (ICAPP) katılıyor.

UBP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, üç partinin katıldığı konferans, 17-19 Kasım tarihlerinde yer alıyor.

52 Asya ülkesinden siyasi parti temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, UBP’den Genel Sekreter – Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ve Milletvekili Yasemi Öztürk; DP’den Dış İlişkiler Sorumlusu Salih Çeliker, Türker Yılmaz ve YDP’den Milletvekili ve Genel Sekreter Talip Atalay ve Erşah Yılmaz hazır bulundu.

“Küresel Barış, Refah ve İşbirliğini Güçlendirmede Siyasi Partilerin Rolü” temalı konferansın yanı sıra, tematik toplantılarda KKTC’den ilk kez siyasi partiler de yer aldı.

KKTC’nin uluslararası anlamda hak ettiği yeri alması amacıyla parti temsilcileri diğer partilerin genel başkan ve sekreterleri ile görüşerek lobi yapma imkanı bulduğu toplantılarda, UBP heyeti Azerbaycan Milletvekili, Türk Konseyi Genel Sekreteri ve Büyükelçi Ramil Hasan ile de görüşerek, kendisini KKTC davet etti.

KEMAL AŞIK DÜZENLENEN TÖRENLE ANILDI…

Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) yasal statüye kavuşmasını sağlayan merhum müdürlerden Gazeteci Kemal Aşık, 33’üncü ölüm yıl dönümünde anıldı.

Aşık için bugün Lefkoşa Mezarlığı’ndaki kabri başında ve TAK’taki büstü önünde tören düzenlendi.

TAK’ı yasal statüye kavuşturan ve Kıbrıs Türk medyasına önemli hizmetler veren, uzun süre TRT’nin Kıbrıs muhabirliğini de yürüten gazeteci Kemal Aşık için ilk tören saat 10.00’da kabri başında yapıldı.

Ailesinin, TAK Müdürü Fehmi Gürdallı ile TAK yönetimin katıldığı anma töreninde, saygı duruşunda bulunuldu; Aşık’ın mezarına çelenkler konuldu , buhur yakılarak dua edildi.

-Gürdallı

TAK Müdürü Gürdallı, Kemal Aşık’ın Türk ve Kıbrıs Türk basınına önemli ve unutulmaz hizmetler verdiğini kaydetti.

TAK’ın bugünlere gelmesinde Aşık’ın büyük emeği olduğunu vurgulayan Gürdallı, önümüzdeki yıl ajansın 50’nci kuruluş yıl dönümünün kutlanacağını anımsattı.

Kemal Aşık’ın hayatının son 7 yılını TAK’ın müdürü olarak geçirdiğini de hatırlatan Fehmi Gürdallı, “Ölümünün 33’üncü yılında Kemal Aşık’ın gazeteciliği, görev aşkı, çalışkanlığı ve insanlığı konuşuluyorsa burada ailesine önemli bir mesaj, bize de düşen sorumluluklar var” dedi.

-TAK’taki büstüne de çelenkler konuldu.

Lefkoşa Mezarlığı’ndaki törenin ardından Kemal Aşık’ın TAK’taki büstüne de çelenkler konuldu, saygı duruşunda bulunuldu.

-Kemal Aşık kimdir?

Kemal Aşık, 7 Kasım 1925’te Sütlüce’de doğdu. Öğrenimini Kıbrıs İslam Lisesi ve Lapta’da tamamladı. 1943-59 yılları arasında İngiliz Üsleri’nde mali işler sorumlusu olarak görev yaptı. 1959’da Cyprus Broadcasting Corporation’ın (CBC) Türkçe Haberler Bölümü’nde amir yardımcısı görevine başladı. 1963’te kurulan Bayrak Radyosu’nun kurucuları arasında yer aldı. Bozkurt ve Halkın Sesi gazetelerinde çalıştı. 1964’te TRT’nin Kıbrıs muhabirliğine başladı. BRT’den emekli olduktan sonra da TRT muhabirliğini sürdürdü. 1982’den itibaren ise hayatını kaybettiği 18 Kasım 1989’a kadar Türk Ajansı Kıbrıs’ta müdürlük yaptı ve ajansın yasallaşma sürecinde önemli adımlar attı.

İSKELE BELEDİYESİ HİZMETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR….

İskele Belediyesi, İskele ve köylerinde yaşayan tüm insanların İskele ’deki devlet daireleri, kurum ve kuruşlarından daha kaliteli ve sağlıklı hizmet alabilmeleri için çalışmalarını sürdürüyor. Hem hizmet alanlara hem de hizmet verenlere daha konforlu ortamlar sunmayı hedefleyen İskele Belediyesi bu kez de Dr. Orhan Müderrisoğlu İskele Sağlık Merkezi için harekete geçti. İskele Belediyesi Marangoz Atölyesi, Sağlık Merkezi’nin acil ihtiyaçları arasında bulunan dolapları hiç vakit kaybetmeden üretti ve söz konusu Sağlık Merkezi’ne dolapların montajını gerçekleştirdi.

“KIBRISLI TÜRK GENÇLERİNİN DÜNYADAKİ GENÇLERDEN EKSİĞİ YOKTUR”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Best Model of the World yarışmasına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsilen katılacak olan adaylar Nazlıcan Gökçin ve Tuğberk Demirkent’i kabul etti.
Kabulde konuşan organizasyonun Kıbrıs temsilcisi En Moda Direktörü Özer Akkeleş, 16 Aralık’taki yarışmada gençlerin KKTC’yi en iyi şekilde temsil etmek için uğraş vereceklerini söyledi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında gençlerin yapılacak olacak organizasyonda güzel neticeler almasını diledi.
KKTC vatandaşı olan bir çok gencin uluslararası alanda bir çok başarılar elde ettiğini anımsatan Töre, bunun kendilerini gururlandırdığını söyledi.
Töre, Kıbrıslı Türk gençlerin dünyadaki gençlerden hiçbir eksik tarafı bulunmadığını ifade ederken inandıkları dalda azimle mücadele eden bir çok gencin başarı öyküleri olduğunu vurguladı.
Başkan Töre, gençlerin KKTC bayrağını en iyi şekilde temsil edeceklerine inandığını dile getirdi.

“TEHDİTLERE BOYUN EĞMEYEN BİR TÜRK DÜNYASI VAR”

T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na “gözlemci üye” olmasına yönelik tepkilere ilişkin soruya, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir yere gözlemci üye olabilmesi için başkasından icazet alacak değiliz.” yanıtını verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “ABD’nin, özellikle AB’nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyelerine baskı yaptığını da gördük, hatta tehdit ettiğini de gördük. Çok ciddi baskı yaptılar, her bir ülkeye notalar verdiler, mektuplar yazdılar. Ama şunu unutmasınlar; artık AB veya ABD, kim olursa olsun bu tür tehditlere boyun eğmeyen bir Türk dünyası var.” dedi.

Çavuşoğlu ile Meksika Dışişleri Bakanı Marcelo Ebrard, Ankara’da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu.

Toplantının soru-cevap kısmında Rusya ile Ukrayna arasında Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in (BM) arabuluculuğuyla imzalanan tahıl anlaşmasının 120 günlüğüne uzatılmasına değinen Çavuşoğlu, geçen ay anlaşmayı askıya alan Rusya’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği görüşmeler sonucunda yeniden anlaşmaya döndüğünü söyledi.

Çavuşoğlu, anlaşmayı uzatma fikriyle Rus tahıl ve gübresinin ihracatı önündeki engellerin kaldırılmasının bir süredir masada olduğunu belirterek bu ürünlerin ihracatı önünde ödeme ve taşımacılık konusunda yaptırım engelleri bulunduğunu dile getirdi.

Bu süreçte Rus ve Ukraynalı muhatapların yanı sıra BM, ABD ve Avrupalı muhataplarla temaslar yürütüldüğünü aktaran Çavuşoğlu, “Özellikle Rus amonyağının Odessa’dan ve Estonya, Letonya, Belçika, Hollanda ve Almanya limanlarından ihracatı konusunda yoğun temas yürütmemiz gerekiyordu. Telefon görüşmelerimiz ve diğer temaslarımızı sizlerle paylaşıyoruz. O temaslarımızın sebebi de buydu.” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, atılan adımlardan Rusya’nın da tatmin olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Ama engellerin tamamen kalkmadığını söylemek lazım. Bunu söylediğimiz zaman bazıları ‘Rusya’yı mı savunuyorsunuz?’ diyor. Hayır, Rusya’yı savunmuyoruz. Her şeyden önce bu bir anlaşma. İkincisi de Ukrayna tahılının sorunsuz şekilde özellikle ihtiyaç sahibi ülkelere gidebilmesi için Rusya’nın taleplerinin de anlaşmada olduğu gibi karşılanması gerektiğini söylüyoruz.”

“KESİNTİ OLMAMASI İÇİN ÇABALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Yapılan anlaşma ve mutabakata tüm tarafların uyması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Umarım 4 ay sonra tekrar uzatılır, 120 gün değil de bir yıl uzatılır. Bu adımlar aslında güveni artırıcı adımlardır.” değerlendirmesi yaptı.

Çavuşoğlu, esir takası ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom) yetkililerinin görüşmesi gibi konulara Türkiye’nin ara buluculuk yaptığını hatırlattı.

Tüm bunların güven artırıcı adımlar olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “İnşallah bir daha uzatmaya da ihtiyaç kalmaz. O zamana kadar ateşkes olur ve sorunun tamamen çözülmesi için de müzakereye dönüş olur. Biz bu yönde de çabalarımızı yoğunlaştırarak sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus ve Ukraynalı mevkidaşlarıyla temaslarını sürdüreceğinin altını çizerek “Biz ‘Komşumuz açken tok yatmayalım.’ anlayışıyla bu sürece öncülük ettik. Bundan sonra da bu çabalarımızı kesinti olmaması için sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.

“KKTC’NİN BİR YERE GÖZLEMCİ ÜYE OLABİLMESİ İÇİN BAŞKASINDAN İCAZET ALACAK DEĞİLİZ”

Çavuşoğlu, Polonya’ya füze düşmesine de değinerek “İlk incelemelere göre, bir kaza yaşandığı anlaşılıyor. Tabii derinlemesine incelemeler devam ediyor. Kaza da olsa maalesef devam bir savaşın yansıması. Bir an önce savaşın sonlandırılması, müzakere masasına dönülmesi her bakımından önemli.” diye konuştu.

KKTC’nin TDT’ye “gözlemci üye” olmasına yönelik tepkilere ilişkin soruya Çavuşoğlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir yere gözlemci üye olabilmesi için başkasından icazet alacak değiliz.” yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, tepki gösteren AB’ye “Dürüst olun.” çağrısı yaparak 2004’te Annan Planı’nı kabul eden KKTC’ye kısıtlamaları kaldırma sözü verildiğini ancak buna riayet edilmediğini hatırlattı.

“TÜRK YÜZYILI BAŞLADI”

“AB’nin ne hakkı var ki TDT’ye müdahale etsin.” diyen Çavuşoğlu şunları kaydetti:

“ABD’ye de mesajımız şu; hem Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde hem de Kıbrıs’ta dengeyi bozdunuz, kantarınızın ayarı bozuldu. Dengeli olun ve uluslararası hukuktan bahsediyorsanız Yunanistan’ın ve Rum kesiminin ihlallerine bakın. Aynı şekilde biz, ABD’den de icazet alacak değiliz. Türk yüzyılı başladı, Türk baharı başladı. Dolayısıyla KKTC’nin TDT’ye üye olmasıyla bir filizin daha ortaya çıktığını, yükseldiğini söyleyebiliriz.

Diğer taraftan ABD’nin, özellikle AB’nin TDT üyelerine baskı yaptığını da gördük. Hatta tehdit ettiğini de gördük. Çok ciddi baskı yaptılar, her bir ülkeye notalar verdiler, mektuplar yazdılar. Ama şunu unutmasınlar; artık AB veya ABD, kim olursa olsun bu tür tehditlere boyun eğmeyen bir Türk dünyası var.”

Türk dünyasının birliğinin kimsenin aleyhine olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, “Türk dünyasının birliği, bölgenin istikrarı bakımından önemli, barış bakımından önemli. Gelin iş birliği yapalım. Tehditleri bırakın, iş birliği yapalım, herkesin yararına adımlar atalım.” dedi.

Çavuşoğlu, tehditlerin Türk dünyasına etkisinin olmadığını vurgulayarak “Gereken adımlar atıldı. Bu bir başlangıç. Adım adım dahası da gelecek inşallah.” diye konuştu.

“DEVLETİMİZİ GÜÇLENDİRMEK, HALKIMIZIN BAĞIMSIZLIĞI VE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğretim elemanlarının, KKTC’nin ilanının 39’uncu yıl dönümü onuruna Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda düzenlediği resim, heykel, vitray, seramik ve baskı resimlerini bir araya getiren Cumhuriyet Sergisi’nin açılışını yaptı.

Sergi açılışında yaptığı konuşmada, Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği 429. sergide bulunmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhuriyet Sergisi’nin, KKTC’nin kuruluşunun 39. yılında açılmasının gurur verici olduğunu belirtti.

KKTC’nin kolay kurulmadığını, bugünlere kolay gelinmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar bağımsız, özgür bir KKTC’nin, Türklük dünyası içinde büyük önem arz ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, sözlerine şöyle devam etti;

“Yakın Doğu Üniversitesi’nde çeşitli Türk devletlerinden sanatseverler, akademisyenler hizmet vermektedir. Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde çok sayıda sergi açılmıştır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın üye ülkelerinden gelen sanatçıların burada yaptığı çalışmalar, bizi tarihten geleceğe taşımaktadır. Devletimizi güçlendirmek, halkımızın bağımsızlığı ve özgürlüğü için çalışıyoruz.

15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Yakın Doğu Üniversitesi’nin ürettiği ‘Günsel’ arabalarının da resmîgeçitte bulunmasının mesajı şuydu; ‘KKTC artık kendi arabasını üretme aşamasına gelmiştir. Bu ülkede çok büyük kazanımlarımız ve eserlerimiz vardır.’ KKTC, aşama aşama güçlenmektedir. Kıbrıs Türkü’nün, refah ve huzur içinde yaşayabilmesi önemlidir. Bütün bu çalışmalar, Kıbrıs Türk halkının neleri başarabileceğinin en büyük göstergesidir.”

ÖZCENK: SORUNLARDAN ARINMIŞ BİR KENT İÇİN…

 

UBP Gazimağusa Belediye Başkan Adayı Erdal Özcenk, kalbinin Mağusa için attığını belirterek, “Huzurlu ve sorunlarından arınmış bir şehir yaratmak istiyoruz” dedi.

UBP Gazimağusa Belediye Başkan Adayı Dr. Erdal Özcenk, Güneş TV’de “ASLI’NDA” programının konuğu oldu.

Mağusalı olduğuna vurgu yapan Özcenk, Mağusa’ya kendisini sorumlu hissettiğini ve şehre borcunu ödemek için belediye başkan adayı olarak yola çıktığını belirtti.

Çağdaş belediyecilik anlayışı ile Mağusa’yı hak ettiği yere getireceklerini ifade eden Özcenk, şehrin en büyük sıkıntısının mali konular olduğuna dikkat çekti. Belediyenin ödemeler noktasında sıkıntılar yaşadığını kaydeden Özcenk, “Gazimağusa Belediyesi’nde benim gördüğüm bir tahsilat sorunu var. Ödemelerde yine sorunlar yaşanıyor” dedi.

 

“SORUNU KÖKÜNDEN ÇÖZECEĞİZ”

Ödemelerin gecikmesiyle hem çalışanların motivasyonunun hem de iş verimliliğinin düştüğünü belirten Özcenk, “Bunların olmaması lazım. Mutlu personel iş üretir ve daha kaliteli, verimli hizmet sağlar. O nedenle yaşanan sorunu bulup kökünden çözeceğiz. Akabinde de iş veriminin artmasını sağlayacağız” diye konuştu.

Mağusa’nın 150 Milyon TL’ye yakın bir borcu olduğunu ifade eden Özcenk, borcun üçte birinin bankalara üçte ikisinin ise şahıslara ait olduğunu söyledi. Özcenk, belediyenin borçlarını kapatırken diğer yandan projelerin hayata geçirileceğini dile getirdi.

BÜTÜNLÜKÇÜ VE BİLİMSEL ÇÖZÜMLER…

Belediyenin gelirlerini arttırıcı, bütünlükçü ve bilimsel çözümlerle hareket ederek, projeleri halkın hizmetine sunacaklarını belirten  Özcenk, önümüzdeki günlerde projelerin kamuoyu ile paylaşılacağının bilgisini de verdi.

Mağusa’da kanalizasyon ve altyapı sorununa işaret eden Özcenk, konuyla ilgili çalışmaların Avrupa Birliği kapsamında yürütüldüğünü anımsattı. Özcenk, Mağusa’nın altyapı sorununu çözmek için uzman kişilerle çalışacaklarını söyledi.

“AMACIMIZ SIFIR ATIK NÖTR KARBON”

Temizlik ve atık yönetimi alanında projeleri olduğunu da belirten Özcenk, “Mağusa’da çöpler yeterince toplanmıyor. Konteynerler yetersiz. Bu konuda düzenli bir planlama yapılmalıdır. Atık yönetiminde de etkin projelerimiz var” dedi ve ekledi: “Atık yönetimini dünyadaki şekilde uygun ve modern bir şekilde yaparsak %50 tasarruf sağlayabiliriz. Amacımız sıfır attık, nötr karbon olan şehirler yaratmaktır.” Özcenk, temizlik ve atık konusunda yapılacak projenin pilot bölgesinin Kaleiçi olacağını da sözlerine ekledi.

7/24 HİZMET

Belediyecilik alanında hizmetin 7/24 sağlanacağının altını çizen Özcenk, “Burada bir problem var denildiğinde o problem hemen çözülmelidir. Hizmetlerde gecikme olamaz” dedi.

Sokak hayvanları konusunda da çalışmalar yapacağını belirten Özcenk, bu konuda eşinin fikirlerini ve desteğini alacağını kaydetti.

Şehrin üniversite potansiyeline de işaret eden Özcenk, “Üniversite ile şehri bütünleştirecek projelerimiz var” diye konuştu.

Özcenk, çocuklar, gençler ve yaşlılar için güzel projeler yapacaklarını belirterek “Önce hayal edip sonra yapacağız” ifadelerini kullandı.

“İDDALIYIZ, ÇALIŞIYORUZ…”

“Huzurlu bir şehir yaratmak istiyoruz,  sorunlarından arınmış bir şehir” diyen Özcenk, yaşamaktan keyif alınacak bir Mağusa yaratmak için çalışacaklarını ve iddialı olduklarını ifade etti.

Sağlık alanında da vatandaşa hizmet götürüleceğini ifade eden Özcenk,  ayrıca Mağusa’nın turizm potansiyelinin yükseltilmesi gerektiğine de vurgu yaptı. Özcenk, “Tarihimizi, kültürümüzü tanıtabilecek, daha fazla turist çekecek çalışmalar yapmalıyız” dedi.

Özcenk, daha çağdaş bir Mağusa için, kalbi Mağusa diye atan herkesten destek isteyerek sözlerini tamamlandı.

Haber: Ezgi Çelik

TAÇOY İŞ İNSANLARI İLE BİR ARAYA GELDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, ülkemizde temaslarda bulunan, İstanbul ve Mersinli Yatırımcı İş İnsanları’nı kabul etti.
Bakan Taçoy, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi için yatırımcıların büyük önem taşıdığına işaret ederek, özellikle de Anavatan Türkiye’den ülkemize yönelik yatırımların artması için her türlü çalışmanın ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Yatırımlarla ülke ekonomisinin kazanacağı ivmenin çalışma yaşamı için de önemli avantajlar yaratacağının altını çizen Taçoy, “iş piyasasına katılacak her yatırımcı ülke ekonomisine katkı sağlamasının yanı sıra, istihdam olanaklarının da gelişmesine yardımcı olacaktır. Bu nedenle bizler yatırımcılara büyük değer vermekteyiz. Ülkemize gelen her yatırımcı ve ekonomimize katılan her yatırım, yeni iş olanakları demektir, istihdam demektir.
Yatrımların artmasıyla hem ekonomimiz gelişecek hem de çalışma yaşamı düzen ve disiplin altına girecektir” dedi.

LAÜ AKADEMİSYENLERİNDEN ANLAMLI ÇALIŞMA…

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Dr. Fazıl Küçük Eğitim Fakültesi, Kıbrıs-Balkanlar-Avrasya Türk Edebiyatları Vakfı (KIBATEK) tarafından Marmara Üniversitesi’nde düzenlenen Atatürk konulu sempozyumda temsil edildi.
LAÜ Akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Çağda Kıvanç Çağanağa ve Vedat Çağanağa tarafından yapılan çalışmada Kıbrıs’ta Atatürk isimli okullar konusu işlendi. Akademisyenler çalışma ile ilgili şu bilgileri aktardı; Bildiride 290 okul ismi taranmış ve içerik analizi yoluyla Atatürk ve Atatürk ile ilişkili okul isimleri çalışma kapsamına alınmıştır.

Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda Kıbrıs’ta birçok yer ve mekan isimlerinin tarihsel süreç içerisinde yaşanan siyasal gelişmeler sonucunda konulduğu görülmektedir. Örneğin Lefke İstiklal İlkokulu, Lefke Gazi Lisesi, 23 Nisan İlkokulu, 19 Mayıs Türk Maarif Koleji, 9 Eylül İlkokulu, Çanakkale Ortaokulu, Gazi İlkokulu, Mustafa Kemal İlkokulu vb. Atatürk ile ilgili sıfat başlığı altında Türk kelimesine birden çok rastlanmaktadır. Sonuç olarak KKTC’de okul isimlerinde Atatürk ve Atatürk ile ilgili kelimeler bulunması milli hassasiyetler, biz duygusunun yaratılmaya çalışılması ve Atatürk sevgisinin yeni nesillere aşılandırılmaya çalışılmasında önemli bir etken olduğu görülmektedir.

LAÜ Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Azize Ummanel tarafından sunulan Kıbrıs Türk Şiirlerinde Çocuk isimli çalışmada ise 12 Kıbrıslı Türk şairin toplamda 30 kitabı incelendi. Kitaplarda içerisinde çocuk, çocukluk ve bebek kelimeleri geçen şiirler belirlenmiş ve bu kelimelerin yer aldığı şiirler içerik analizi yöntemi ile çözümlendiğini belirten Ummanel, elde edilen bulguların Kıbrıslı Türk şairlerin şiirlerinde ele aldıkları çocuk kavramını duygular, yaşam ve diğer bazı özelliklerle ilişkilendirdiğini ortaya koymakta olduğunu dile getirdi. Ummanel son olarak “Kıbrıs Türk şiirinde ölüm ve savaş temaları ile ölüm ve savaşın beraberinde getirdiği mutsuzluk, korku ve kaybolmuşluk duygularının çokça ele alındığı tespit edilmiştir” dedi.

Doç. Dr. Azize Ummanel ve Yrd. Doç. Dr. Münevver Kata tarafından yapılan bir diğer çalışmada da İki Toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti (1960-1963) Döneminde Kıbrıs Türk Basınında Atatürk konusu işlendi. Çalışma kapsamında 1960 ve 1963 yılları arasında yayınlanan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi dijital arşivinde yer alan Bozkurt, Cumhuriyet, Nacak, Akın ve Devrim gazeteleri incelendi; bu gazetelerde yer alan Atatürkle ilgili haberler analiz edildi.

Yapılan içerik analizi sonucunda “1960-1963 yılları arasında Kıbrıs Türk basınına yansıyan Atatürk ile ilgili haberlerin milli bayramlar, anma günleri, Atatürk’ün az bilinen yönleri, edebi eserler ve diğer bazı konular altında toplandığı gözlenmiştir. Atatürk’e yazılan övgü dolu metinler ve O’nun askeri yönü ile devrimlerini ele alan yazıların gazetelerde en çok rastlanılan konular olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra Atatürk’ün az bilinen yönleri ve edebi eserlerine de değinildiği görülmüştür” şeklinde bilgiler verildi.

TATAR: ŞU ANDA ORTAK BİR ZEMİN YOK…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, müzakerelerin ancak Kıbrıs Türklerinin müktesep hakkı olan egemen eşitliği ve eşit statüsünün kabulüyle başlanabileceğini belirterek, şu anda ortak bir zeminin olmadığını vurguladı.

Tatar, Kıbrıslı Türklerin müktesep hakkı olan egemen eşitliğin kabul görmesi için Birleşmiş Milletler’in adım atması gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi İşler Bölümü Avrupa, Orta Asya ve Amerika Genel Sekreter Yardımcısı Miroslav Jenca ile görüştü.

Tatar, görüşme sonrasında, basına değerlendirmede bulundu.

Genel Sekreter Yardımcısı Jenca ile gelinen aşama konusunda bir değerlendirme yaptıklarını belirten Tatar, artık federasyon temelinde bir anlaşma niyetlerinin olmadığını ve iki toplumlu, iki bölgeli federasyon hakkında alınan kararların üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen hiçbir adım atılmadığını anlattıklarını söyledi ve “Jenca’nın sözlerini çok iyi anladığını” ifade etti.

Tatar, Kıbrıs Türk toplumunun müktesep haklarının, 1950 yıllarını kapsayan İngiltere Kraliyet arşivlerinde yer alan ve dönemin İngiltere Başbakanı’nın ağzından çıkan “Kıbrıs’ta iki ayrı egemen halk var” ifadelerinden görülebileceğini ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da bütün bunların ifade edildiğini kaydetti ve bu egemenlik üzerine devletlerini kurduklarını belirtti.

“Bir halkı bu kadar uzun süre cezalandıramazsınız. Bu halkın hiçbir yanlışı olmamıştır”

Tatar, geçen nisan ayında Cenevre’de Birleşmiş Milletler’e yeni siyasetlerini sunduklarını ve Türkiye’nin de bu siyasete tam desteğiyle, çalışmalarını bu anlayışla yürüttüklerini ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Eylül’de yapmış olduğu konuşmayı anımsatarak, ambargo ve izolasyonların Kıbrıs Türk toplumu üzerinde olumsuz etkilerinin devam ediyor olduğunu, uluslararası toplumun verdiği sözleri tutmayarak Kıbrıslı Türkleri kandırdığını, Kıbrıs Türk toplumunun gerek Annan Planı’nda olsun gerek Crans Montana’da göstermiş olduğu iyi niyetlerinin karşılığını bulamadığını ve bunun uluslararası toplum prensipleriyle çeliştiğini aktardı.

Tatar, “Bu halkı bu kadar uzun süre cezalandıramazsınız. Bu halkın hiçbir yanlışı olmamıştır. Bu halk her zaman bir anlaşmadan yana olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Birleşmiş Milletler’in bir adım atması gerekmektedir. Bunu kendilerine söyledim”

Tatar, Güney Kıbrıs’ın eşitlik ve paylaşımdan hiçbir zaman yana olmadığını ve sürecin içerisinde yer alan Birleşmiş Milletler’in iyi bildiğini Genel Sekreter Yardımcısı Jenca’ya ifade ettiklerini ve bu noktada Birleşmiş Milletler’in bir adım atması gerektiğini kendilerine söylediklerini dile getirdi.

Diğer tarafın, hem “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanındığı hem de Annan Planı’na hayır demelerine rağmen tek taraflı olarak Avrupa Birliği’ne alındığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’la ilgili tüm konularda, sadece Kıbrıs Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği üzerinden gidilmesinin yanlış olduğunu, Türkiye’nin de garantör ülke olarak bir müzakere masasında ve ileride oluşacak herhangi bir çerçevede ağırlığı olduğunu ve bu ağırlığa saygı duyulması gerektiğini söyledi.

“Kalıcı bir anlaşma ve istikrar için bölgedeki Türk-Yunan dengesinin de korunması lazım”

Tatar, “kalıcı bir anlaşma ve istikrar için, sadece Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında değil aynı zamanda bölgedeki Türk Yunan dengesinin de korunması lazım” ifadelerini kullandı ve Avrupa Birliği ve Yunanistan’ın etkisiyle Doğu Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti’nin dışlanacağı bir noktaya gelinirse, hiçbir zaman bir anlaşmanın olamayacağını kaydetti.

İki taraf arasında diyalog ve iş birliğini devam ettirme konusunda kararlı olduklarını da bildiren Tatar, teknik komitelerde de çeşitli konularda iş birliğini iyi niyetli olarak sürdürdüklerini söyledi ve temmuz ayında BM aracılığıyla iletmiş oldukları önerileri hatırlatarak, hidrokarbon, enerji, mayın gibi konularda her iki tarafın makamlarının yer aldığı komitelerde çare üretmek istediklerini belirtti.

Tatar, Jenca’nın ise diyalogdan kopmama çağrısında bulunduğunu ve ilerde herhangi bir durum değişikliğinde görüşmelerin başlaması durumuna hazırlıklı olunması gerektiğini söylediğini ifade etti.

GAZİMAĞUSA- LEFKOŞA ANAYOLUNDA FECİ KAZA!

17.11.2022 tarihinde, saat 14:30 sıralarında, Gazimağusa – Lefkoşa Anayolu üzerinde, Murat URAL (E-22) yönetimindeki FL 670 plakalı araç ile Lefkoşa istikametine doğru seyrettiği sırada, Çukurova Kavşağı yakınlarında direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüj içerisinden karşı şeride geçmesi sonucu, o esnada karşı istikametten Gazimağusa istikametine doğru seyreden Hüseyin MARAŞLI (E-68) yönetimindeki HA 326 plakalı araç ile çarpışmışlardır. Kaza sonucu yaralanan her iki araç sürücüsü kaldırıldığı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde tedavileri halen sürüyor. Soruşturma devam etmektedir.

BAKAN OĞUZ SERACILARIN SORUNLARINI DİNLEDİ…

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz Maraş bölgesinde bulunan seracıları ziyaret etti.

BAKAN OĞUZ SERACILARI ZİYARET ETTİ

Tarım ve Doağl Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz seracıları ziyaret ederek, Maraş bölgesindeki seraları yerinde inceledi.

Bakan Oğuz’u Seracılar Birliği Başkanı Veli Bayur karşıladı.

Bakan Oğuz’a Bakanlık Müdürü Mehmet Ercilasun, Tarım Dairesi Müdürü Reşat Değirmenci, Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Cem Karaca,  Gazimağusa Tarım Dairesi bölge sorumlusu Ayşe Biren ve Bakanlık Özel Kalem Müdürü Hasan İşlek eşlik etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Gazimağusa’da Seracılar Birliği Başkanı Veli Bayır ve bazı seracıları yerinde ziyaret etti. Bakan Oğuz, yaptığı ziyarette, üretimdeki son durumu değerlendirerek seracıların sorunlarını yerinde dinledi.

OĞUZ

2022 üretim yılı için seralara verilen tarımsal destek miktarının iyileştirildiğine dikkat çeken Oğuz, elektrik konusunda 70 krş kwat/saat başına sübvansiye verildiğini de söyledi. Oğuz, üretim sektörünün önemini her fırsatta vurguladıklarını belirterek, artan üretim maliyetlerine rağmen üreticinin yaşaması için hükümet ve bakanlık olarak eldeki imkanlar çerçevesinde gereken çalışmaları yaptıklarını dile getirdi.

BAYIR

Seracılar Birliği Başkanı Veli Bayır, artan üretim maliyetleri karşısında hükümetin son dömemde 70 kuruş kwat/saat başına verilen elektrik desteği ile üreticilerin bir nebze olsun rahat nefes almaya başladığına değindi.

KKTC Seracılar Birliği Başkanı Veli Bayır, Bakanlık ve birlik arasında iş birliklerinin devam edeceğini belirterek, Bakan Oğuz’a ziyaretinden dolayı teşekkür etti.

AMCAOĞLU: MALİ DENGELERİ BOZMADAN HAREKET ETMELİYİZ…

Hüseyin Amcaoğlu, “Belediyede de mali dengeleri kesinlikle bozmadan hareket edeceğiz” dedi.

Ulaşılabilen bir belediye başkanı olmanın önemine vurgu yapan UBP Gönyeli-Alayköy Belediye Başkan adayı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli’de dış finansman kaynakları için şimdiden temaslarını olduğunu dile getirdi.

Amcaoğlu, “Belediyede de mali dengeleri kesinlikle bozmadan hareket edeceğiz” dedi.

Genç tv’de “Gönyeli Belediyesi’nde bir gizem ve şeffaflık sorunu” olduğunun dile getirilmesi karşısında Hüseyin Amcaoğlu, şeffaflık hesap verebilirlik konusunda kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini kaydetti ve “fuzuli harcamaların her zaman karşısında olduk, başbakanlıkta bütçede en zor dönemlerde görev yaptık. Devleti ayakta tutmaya çalıştık. Belediyede de mali dengeleri kesinlikle bozmadan hareket edeceğiz” dedi.

UBP adayı Amcaoğlu, Gönyeli’de belediye gelirlerinin doğru ve etkin kullanılması sorunu olduğunu ifade ederek belediyede sadece iç kaynaklar ile değil, dış finansman kaynaklarını zorlayacaklarını Gönyeli Belediyesinde son dönemde böyle bir şey olmadığını, bu konuda şimdiden bazı temasları olduğunu söyledi.

UBP’DE FLAŞ KARARLAR…

UBP Yönetimi parti teşkilatı içerisinde yerel seçimler öncesinde bazı kararlar aldı.

Bu kararlara göre, gerek çift görevde bulunan gerekse parti tüzüğüne aykırı harekete bulunan bazı örgüt başkanı ve üyelerin görevlerine, bir kısmı geçici, bir kısmı ise sürekli olmak üzere son verildi.

Bu kararlara göre;

Hüseyin Höyük’ün Çatalköy Örgüt başkanlığı,

Talat Çiftçi’nin Lapta  Örgüt başkanlığı,

Nurullah Arslantaş’ın Güvercinlik köyü Örgüt Başkanlığı görevlerine son verilmiştir.

Mustafa Aktuğ, Sayın Fuat Namsoy ve Sayın İbrahim Erbildim hakkında disiplin işlemleri başlatılmıştır.

Akdoğan Kadın Kolları Başkanı Eylem Dolmacı’nın Akdoğan Kadın Kolları Başkanlığı görevine son verilmiştir.

Cem Dana’nın sunmuş olduğu istifa dilekçesi onaylanmıştır.

İnönü Kadın Kolları Başkanı Çelen Beycanlı’nın istifası onaylanmıştır.

Bülent Bebek’in sunmuş olduğu istifa dilekçesi onaylanmıştır.

Çatalköy örgüt başkanı Hüseyin Höyük’ün istifa dilekçesi onaylanmıştır.

Belediye Meclis üyesi adayı olmalarından ötürü Hamza Baş, Ertan Nurçin, Mehmet Özsezer, Berna Deveci, Sedef Özzafer, ve Burcu Karakaya Yönetim organları görevlerine geçici olarak son verilmiştir.

KKTC’DE İLK KEZ….

Fekal inkontinans ( Gaita kaçırma) hastalığında KKTC ‘de ilk kez , KKTC Sağlık Bakanlığı, Kıbrıs Türk Cerrahi Derneği ve KTTB organizasyonu ile Sakral Nöromodülasyon kursu ve uygulaması geçtiğimiz ay, Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirildi.
Felal inkontinansı olan bir hastaya gerekli ön testler yapıldıktan sonra , inkontinansı önleyici geçici pil takıldı. Geçici pilden fayda gören hastaya 2 hafta sonra kalıcı pil yerleştirildi.
Operasyon sonrasında hasta bu işlemden büyük fayda sağladığını ve artık önceki sorununun ortadan kalktığını, yaşam kalitesinin arttığını söyleyerek, emeği geçenlere teşekkür etti.

TÖRE, GAZİLERİ KABUL ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Torbalı Belediye Başkanı Mithat Tekin ile Torbalı Gazi ve Şehitleri Yardımlaşma Derneği Heyetini kabul etti. Cumhuriyet Meclisi Zalihe Çavuşoğlu Toplantı Salonu’nda yer alan görüşmede, Torbalılı bazı gaziler, 1974 Harekatı ile ilgili anılarını da paylaştı.

Meclis Başkanı Zorlu Töre kabulde yaptığı konuşmada, KKTC’nin şehitler ile gazilerin hediyesi ve emaneti olduğunu vurguladı, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesine tepki gösteren Avrupa Birliği’ni “Hristiyan kulübü” olarak niteleyerek kınadı. -Töre: “‘Bayrak inmez, ezan susmaz’ parolamızdır” Meclis Başkanı Zorlu Töre, Torbalı Belediye Başkanı Mithat Tekin ile Torbalı Gazi ve Şehitleri Yardımlaşma Derneği Heyetini kabulünde, Kıbrıslı Türklerin Osmanlı’nın adadan çekilmesinden sonra 96 yıl boyunca Mehmetçikleri beklediğini ve 20 Temmuz 1974’te Mehmetçiğin adaya geldiğini belirterek, “Çok şükür kavuştuk” dedi.

Harekat öncesinde Rumların Kıbrıs Türk Kuvvetlerini hafife aldığını ve Enosis hedefine devam ettiğini ifade eden Töre, 1974 Harekatı sırasında Türkiye Cumhuriyeti (TC) Başbakanı olan Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı olan Necmettin Erbakan’ı ve şehitleri rahmetle andı. Türk ordusunun adadan çıkması ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) son bulması adına oyunların devam ettiğini söyleyen Töre, KKTC’nin şehitler ile gazilerin hediyesi ve emaneti olduğunu vurguladı.

Töre, “KKTC yoluna devam edecek. Bu Cumhuriyeti bizden sonraki nesillere aktarmak bizim görevimizdir. Türk milleti söz konusu istiklalse birleşir. Bıçak kemiğe dayanmasın, bu millet bir olur, gereğini yerine getirir. Oyunlar oynanıyor. Avuçlarını yalasınlar, hiçbir şey yapamazlar” diye konuştu. KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesinin ardından Avrupa Birliği tarafından yapılan açıklamaya da değinen Töre, Avrupa Birliği’ni “Hristiyan kulübü” olarak niteleyerek kınadı.

Töre, 15 Kasım’da Rumların KKTC’nin kuruluşu dolayısıyla yaptığı protesto eyleminde KKTC bayrağı yakmalarına da, “Bunlar barışa hizmet eden davranışlar değil… Rumlar maalesef fanatik Türk düşmanlığını devam ettiriyor” diyerek tepki gösterdi. KKTC devletinden ve egemenlikten vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Töre, “Gönüllerimizde, göklerde ve makamlarımızda iki bayrak vardır. ‘Bayrak inmez, ezan susmaz’ parolamızdır” dedi. – Tekin İzmir’e bağlı Torbalı İlçesi hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Torbalı Belediye Başkanı Mithat Tekin, Torbalılı Kıbrıs gazilerinin yıllar sonra Belediye’nin düzenlediği organizasyonla Kıbrıs’a geldiğini belirtti. Tekin, Meclis Başkanı Zorlu Töre’ye kendilerini kabul ederek görüştüğü için teşekkür de etti. Görüşmede Torbalılı bazı gaziler, 1974 Harekatı ile ilgili anılarını da anlattı.

TATAR, MAÇI TRİBÜNDEN İZLEDİ…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Genç Milli Futbol Takımı ile Türk Toplumu Futbol Federasyonu U21 Karması arasında Lefkoşa Atatürk Stadı’nda oynanan Cumhuriyet Kupası maçını izledi.

KKTC’nin 39.kuruluş yıl dönümü vesilesiyle organize edilen karşılaşmanın sonunda Cumhurbaşkanı Tatar, kazanan takıma Cumhuriyet Kupası’nı takdim etti.

TATAR, AESOB’UN BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISINA KATILDI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği’nin Girne Lord Palace Hotel’de düzenlenen 2022 yılı başkanlar kurulu toplantısına katıldı.
Toplantıda yaptığı konuşmada, uluslararası temaslarda ve müzakerelerde her zaman yanında olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkürlerini sunan Cumhurbaşkanı Tatar, onların bakış açısının ve düşüncelerinin Kıbrıs’a da ivme kazandırdığını belirtti.
Bütün bunların, KKTC’nin de gelişmekte olduğunu gösterdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’taki varlığımızı Anavatan Türkiye’nin verdiği destekle artırabildiğimizi sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Tatar sözlerini şöyle sürdürdü; “20 Temmuz 1974’te Mehmetçik adaya çıkmasaydı, Kıbrıs’ta tek bir Türk bile kalmayacaktı. Burası bir Yunan adası olacaktı. KKTC’yi güçlendirmek için canla başla çalışılmaktadır. Siz, buradaki iş insanlarıyla ortaklık yapabilirsiniz ve gelişmelere bağlı olarak esnafımız ve sanatkârımızla çeşitli yatırımlarla yeni hizmetler sunma imkânına sahipsiniz.
Özellikle turizmde, önümüzdeki yıllarda çok büyük gelişmeler olacaktır. KKTC ilgi odağı olmaya devam edecektir. Yeni havalimanımız tamamlandıktan sonra KKTC’ye çok sayıda turist gelecektir. Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC için umut verici gelişmeler yaşanacaktır.
Biz büyük Türk milletinin kopmaz bir parçasıyız. İşin özü budur. 50 yıldan fazla bir antlaşma olsun diye müzakere yapıldı.
Fakat federal çatı altında bir antlaşma, çoğunluğun azınlığı yöneteceği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlük hakkının ortadan kalkması, Türk askerinin adadan çekilmesi ile bizi 1974 öncesine götürmeleri ve buradaki Türklüğün sonunun başlangıcı anlamına gelmektedir.
Bu adanın kuzeyindeki Türk devletinin yaşayabilmesi, ulusal menfaatlerimiz bakımından kritik öneme sahiptir. Yeni siyasetimiz, iki ayrı devletin iş birliği ile bir antlaşmanın olacağıdır. Biz bu yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkilerimiz son yılların en iyi noktasına gelmiştir. Buradaki davanın güçlenebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’nin kamuoyunun, KKTC’nin arkasında olması, 1950’ler ve 1960’larda Türkiye’de ‘ya taksim ya ölüm’ sloganlarını atan o zamanın gençliğinin heyecanını, bizim gençlerimize de aşılamak hepimizin temennisidir. Her Türk, mutlaka hayatında bir kez KKTC’yi ziyaret etmeli. Bize sahip çıkan ülke Anavatan Türkiye’dir. KKTC’ye sonuna kadar sahip çıkmalıyız.”

15 KASIM CUMHURİYET BAYRAMI GAZİANTEP’TE KUTLANDI

KKTC’nin 39 uncu yıl dönümü Gaziantep’te çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluşunun 39 uncu yıl dönümü Gaziantep’te kutlandı. Etkinlikler 15 Kasım Salı günü sabah saat 10.00’da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda KKTC Gaziantep Başkonsolosu Fatma Demirel’in çelenk sunma töreniyle başladı. Törende Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi, Türkiye   Muharip Gaziler Derneği Gaziantep Şube Başkanı ve üyeleri, KKTC Üniversiteleri’nin Temsilcileri ve GIKAD temsilcisi hazır bulundu.

Etkinlikler saat 11.00’de Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin Kültür, Sanat Merkezinde Kıbrıslı fotoğraf sanatçısı Mehmet Gökyiğit’in “Kuzey Kıbrıs- Akdeniz’in İncisi” adlı fotoğraf sergisiyle devam etti.

16 Kasım Çarşamba günü ise, Hasan Kalyoncu Üniversitesi “Hukuk Amfisinde” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Dünü, Bugünü ve Geleceği adlı panel gerçekleştirildi. Panelde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğretim görevlileri Dr. Burçin Uluğ ve Dr. Orkun Cem Karsavuran konuşmacı olarak katıldı.

TAM DESTEK VERİLDİ….

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, DP Genel Sekreteri Serhat Akpınar ve DP üyeleri ile biraya gelen UBP Değirmenlik -Akıncılar Belediye Başkanı adayı Ebru Törehan’ı 25 Aralık tarihinde yapılacak yerel yönetimler seçimlerde destekleme kararı aldığını açıkladı.

“Verecek sözümüz, sözümüzü da tutacak gücümüz var….”

Değirmenlik Asma Altı kahvesinde dün akşam partililer ile bir araya gelen Törehan, bölgede din, dil, ırk gözetmeksizin hizmet vermeye hazır olduğunu söyledi. Demokrat Parti’nin kendisine verdiği destekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Törehan, “birlikte yapacak çok işimiz, çok projelerimiz, yürüyecek çok yolumuz var. Verecek sözümüz, sözümüzü da tutacak gücümüz var.” dedi.

DP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da, parti olarak UBP Değirmenlik -Akıncılar Belediye Başkanı adayı Ebru Törehan’ın etrafından kenetlenerek Belediye Başkanlığını almayı hedeflediklerini belirtti. Yapılacak çalışmalar ve bölgede yapılacak projelerle bölgenin daha da kalkınacağına dikkat çeken Ataoğlu, partinin tüm organlarıyla birlikte aydınlık bu yolda birlikte yürüneceğini vurguladı. Konuşmaların ardından parti yetkilileri birlikte el kaldırarak UBP Değirkenlik-Akıncılar Belediye Başkanı adayı Törenhan’a tam destek mesajı verdi.

CUMHURBAŞKANI ÖZEL TEMSİLCİSİ OLGUN’DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, Avrupa Birliği Dış İlişkiler sözcüsünün 12 Kasım’da KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesine karşı yaptığı açıklamanın, AB’nin Kıbrıs konusundaki iki yüzlülüğünü yansıttığını söyledi.

Olgun, Türk Devletleri Teşkilatı’nın KKTC’yi gözlemci üye olarak kabul etme kararının, Kıbrıs’ta iki taraf arasında haksız statü dengesizliğini gidermeye ve adada egemen eşitliğe dayalı adil bir uzlaşının sağlanmasına hizmet edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesine karşı, Avrupa Birliği Dış İlişkiler sözcüsünün yaptığı açıklamaya cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun’un açıklaması şöyle;

“Avrupa Birliği Dış İlişkiler sözcüsünün 12 Kasım 2022 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesine karşı yaptığı açıklama, AB’nin Kıbrıs konusundaki iki yüzlülüğünü yansıtmaktadır.

Sözcü tarafından tanındığı söylenen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin’, iki tarafın egemen eşitliklerini yansıtan iradesiyle kurulan 1960 ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Aralık 1963’ten itibaren onu kuran Uluslararası Antlaşmalar ve 1960 Kıbrıs Anayasası’nın değişmez temel kuralları ihlal edilerek Rum ortak tarafından zorla bir Rum cumhuriyetine dönüştürüldüğünü, bunun bir sonucu olarak Rum ortak tarafından Kıbrıs Türk tarafına insanlık dışı tecrit uygulandığını hatırlatmak isteriz. Her ne kadar bu yönetime, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı kararı içinde ‘meşru hükümet’ olarak atıf yapılmış olsa da bu yönetim, uluslararası hukuka ve AB’nin temel kurallarına aykırıdır.

AB, yasa dışı olarak Rum yönetimine geçen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin’, aslen bu cumhuriyetin eşit kurucu ortağı Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadan, tüm ada adına üyelik için müracaat etmesine, üstelik 1960 Kıbrıs Anayasası, Kıbrıs’ın uluslararası yasal yükümlülükleri ve özellikle Garanti Antlaşması’nın 1. Maddesi’nin içerdiği yasağa ve Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin bu sürece en başından itiraz etmesine karşın, üyeliğini ileri götürmüştür.

AB, üyelik aşamasında birliğin temel kurallarını tanımlayan Kopenhag Kriterleri ve Gündem 2000’de öngörülen koşullara uyumu denetlemesi gerekirken, kendi koyduğu kuralların hilafına; eski eşit ortağına karşı yaptığı hukuk dışılıktan dolayı ihtilafı devam eden, bu nedenle BM’nin gündeminde olan bir soruna sahip, demokratik yönetimi olmayan ve insan hakları kurallarını ihlal eden gayrimeşru bir entiteyi tam üye olarak kabul etmiştir. Bu durum, AB için bir yüz karasıdır.

21 Nisan 2004 tarihinde AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen’in Rum lider Papadopulos’un eş zamanlı referandumlardan üç gün önce Annan Planı’na karşı yaptığı açıklamaya cevaben Avrupa Parlamentosu’nda ortaya koyduğu öfkeli tepki, şimdilerde unutturulmaya çalışılmaktadır. Bu tepkisinde Verheugen, 1999 AB Helsinki Zirvesi’nde Kıbrıs Rum tarafına Kıbrıs sorununun çözümünün, adanın AB’ye katılımının ön koşulu olmayacağına dair söz verildiğini ve bunun karşılığında, Rum tarafından da çözüme varılmasına engel olmayacağı taahhüdünün alındığını hatırlatmıştı. Verheugen, devamla Papadopulos’un açıklaması karşısında kendini aldatılmış hissettiğini, AB’yi oluşturan temel ilkenin, birlikte çalışma ve barış içinde bir arada var olma olduğunu ve Kıbrıs Rum ‘hükümetinden’ de buna göre davranmasını beklediğini söylemişti.

BM Kapsamlı Çözüm Planı’na hayır demesine ve BM tarafından da defaten teyit edildiği gibi, müktesep eşit taraflardan birinin diğer taraf üzerinde söz hakkı bulunmamasına rağmen, Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafının tüm ada adına AB’ye kabul edilmesi, Rum tarafının konfor alanını genişleterek statükonun devamına hizmet etmiştir.

AB’nin Rum tarafına sağladığı imtiyazlardan dolayıdır ki en son Crans-Montana’da çöken ve on yıllar boyunca her yönüyle müzakere edilmiş federasyon temelli süreçlerin sonucunda kapsamlı çözüme varmanın mümkün olmadığı defaten ispatlanmıştır. Bu nedenle Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve gerçekçi bir çözüm bulunamamasının sebebi, sözcünün iddia ettiği gibi, KKTC’nin tanınması değil, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tüm ada adına AB üyesi yapılması suretiyle Avrupa Birliği’nin derinleştirdiği eşitsizliktir.

Şimdi bu sorunların faturasını Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’ye çıkarma çabası, yavuz hırsızın ev sahibini bastırma gayretine benzer ve kabul edilemezdir.

26 Nisan 2004 tarihinde, Katılım Antlaşması’nın yürürlüğe girmesinden beş gün önce, Kıbrıs Türk tarafının tecridine son verme ve Kıbrıslı Türklerin ekonomik kalkınmasını teşvik etme kararı alan Avrupa Birliği Konseyi’nin, aradan geçen bunca yıla rağmen bu kararın gereğini yerine getirmemesi; AB’nin sorunun parçası olduğu, Kıbrıs’ta hakkaniyet ve tarafların müktesep eşitliklerine dayalı bir uzlaşıya katkı koyma bir yana, önündeki en büyük engel haline geldiğini göstermektedir. Sözcü açıklaması bunun en son kanıtıdır.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın KKTC’yi gözlemci üye olarak kabul etme kararı, Kıbrıs’ta iki taraf arasında haksız statü dengesizliğini gidermeye ve adada egemen eşitliğe dayalı adil bir uzlaşının sağlanmasına hizmet edecektir.

Kıbrıs Türk tarafı, Anavatanı Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle uluslararası antlaşmalarla tescil edilmiş müktesep haklarından kaynaklanan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü zemininde adamızda ve bölgemizde sürdürülebilir barış, istikrar ve iş birliği getirecek kazan-kazan bir uzlaşı için çalışmalarına yılmadan devam edecektir.”

TATAR: BAYRAK YAKANLARA GEREKEN YANIT VERİLECEKTİR

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs’taki gösterilerde KKTC bayraklarının yakılmasına çok sert tepki gösterdi.

“KKTC’nin 39’uncu kuruluş yıldönümünde  Güney Kıbrıs’ta düzenlenen gösterilerde Türk, KKTC ve Türkiye düşmanlığının doruğa tırmandığını bir kez daha gördük” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, şu açıklamada bulundu: “Rum Yönetimi’nin Rum Eğitim Bakanlığı’nın teşvikiyle yollara dökülen Rum gençleri ‘Girne’ye döneceğiz,  Güzelyurt, Maraş bizimdir, Kıbrıs Yunan’dır, Türkler Kıbrıs’tan dışarı’ sloganları atarken , KKTC bayrakları da yakılmıştır. Burada esas sorumlu olan  Rum gençlerinin beyinlerini Türk düşmanlığı ile yıkayan, onları ırkçı, faşist ve Türk düşmanı olarak yetiştiren Rum Yönetimi ile Rum Ortodoks kilisesidir. Başta  AKEL, DİSİ, DİKO  olmak üzere  Rum siyasi partilerinin yapmış olduğu açıklamalar da değişmeyen Rum zihniyetini bir kez daha   gözler önüne sermiştir.” “Şehit kanları ile çizilen  bayraklarımız,  halkımızın onuru ve şerefidir. Bayraklarımız bizlere şehitlerimizin emanetidir” diyen Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise 1878 yılından bu yana devam eden mücadelemiz sonrasında  self determinasyon hakkını kullanan halkımızın  istenci ve iradesiyle kurulmuştur.  Bayraklarımız ile KKTC  kutsalımızdır, bunlara el uzatanlara   gereken yanıt elbette  verilecektir.” İfadelerini kullandı.

HAFTALIK YAPILAN TEST SAYISI 3850…

Sağlık Bakanlığı, haftalık Kovid 19 rakamlarını açıkladı.

Bakanlık açıklaması şöyle:

“Toplam 3850 test yapıldı, 311 pozitif vakaya rastlandı”

09-11-2022- 15-11 -2022 Covid-19 genel durumu şöyle;

Haftalık Yapılan Test Sayısı: 3850

Haftalık Saptanan Pozitif Vaka Sayısı: 311  “