Archives 2023

Sibel Tatar, Dünya Çocuk Hakları günü nedenİyle mesaj yayınladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, herkesin ortak amacının; dini, dili, ırkı ve taabiyeti ne olursa olsun tüm insanların ve özellikle de en savunmasız ve korunmaya muhtaç çocukların yaşamlarını sağlıklı, mutlu, huzur içinde ve güvende geçirmelerini sağlamak olması gerektiğini vurguladı.

Sibel Tatar, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları gününün, dünya genelinde çocukların haklarına ve refahına vurgu yapmak amacıyla her yıl kutlanan bugünün çocukların seslerini duyurmayı ve haklarını korumayı amaçladığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü nedeniyle bir mesaj yayınladı

Sibel Tatar mesajı şöyle:

“20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü, Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 yılında kabul edilen ve 193 ülke tarafından onaylanmış olan Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin yıldönümü olarak her yıl bu tarihte kutlanmaktadır. Ülkemizde ise bu sözleşme 12 Mart 1996 tarihinde meclisimiz tarafından onaylanarak kabul edilmiştir. Bu günün amacı çocuk haklarına dikkat çekmek ve bu haklara ulaşamayan çocuklar için farkındalık oluşturmaktır.

Dünya genelinde çocukların haklarına ve refahına vurgu yapmak amacıyla her yıl kutlanan bu gün çocukların seslerini duyurmayı ve haklarını korumayı amaçlayan bir günüdür.

18 yaşın altındaki her bireyi çocuk olarak tanımlayan Sözleşme’de en temel değerler, ayrım gözetmeme, çocuğun yararının gözetilmesi, yaşama ve gelişme hakları ve son olarak da katılım hakkı olarak yer almaktadır.

Çocuk hakları, kanunen veya ahlaki olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel bir kavramdır.

Dünya Çocuk Hakları Günü, çocuk haklarına dikkat çekmek ve toplumu bu hakları korumak ve desteklemek için bilinçlendirmek amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Bu etkinlikler; okul projeleri, seminerler, konferanslar, kampanyalar ve çocuklara yönelik diğer etkinliklerden oluşabilir. Bu sözleşme çocukların haklarını korumakta ve çocukların istismar, ayrımcılık ve şiddete karşı korunmasını sağlamaktadır.

Çocuk hakları da insan hakları ile birlikte ele alınması gereken bir konudur. Bugün, dünyanın birçok yerinde var olan insan hakları ihlalleri, çocuk boyutunda daha geniş kapsamlı ve büyüyerek, müdahale edilmesi daha zor bir şekilde yer almaktadır. Uluslararası Af Örgütü’nün verilerine göre; daha az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, emek sömürüsu şiddet, yasadışılık gibi alanlarda çocuk hakları ihlalleri daha büyük oranlarda görülmektedir.

Ancak tüm farkındalık çalışmaları ,soylemler ve özellikle 20 Kasım gibi özel günlerde çocuklarla ilgili haklar ve kararlar gündeme taşınsa da ne acıdır ki günümüzde savaşlar ve sonrasında yaşanan göçlerle çocuk hakları ihlal edilmeye devam edilmektedir ve ne acıdır ki Gazze’de son olarak sayıları 4710 olarak belirlenen masum çocuklar öldürülmüştür ve öldürülmeye devam etmektedirler.

Ne yazık ki insan haklarından bahseden tüm dünya, çocuk hakları ihlaline ve son derece acımasız olan bu katliama seyirci kalmıştır ve kalmaya da devam etmektedir. Dünya hem insan haklarını hem de çocuk haklarını savunmada sınıfta kalmıştır. Zulme uğrayan ve katledilen tüm canların ve çocukların acısı yüreklerimizi sızlatmaya devam ediyor.

Hepimizin ortak amacı; dini, dili, ırkı ve taabiyeti ne olursa olsun tüm insanların ve özellikle de en savunmasız ve korunmaya muhtaç çocukların yaşamlarını sağlıklı, mutlu, huzur içinde ve güvende geçirmelerini sağlamak olmalıdır.

Bu düşünce ile yola çıkarak, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 1. ‘Aile Çalıştayı’ ve ‘Çocuk Hakları’ çalıştayını düzenledik. Amacımız ülkemizde geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın haklarını korumak ve hakettıklerı bakım ve korumayı geliştirip en üst seviyeye çıkarmaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nda oluşturulan ‘Çocuk Haklarının Korunması ve Geliştirilmesine ilişkin Komite’ ve ülkemizde çocuklarla ilgili çalışmaları yürüten başta Sosyal Hizmetler Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere bu alanda faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları olan, SOS Çocuk Köyü Derneği, Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Evrensel Çocuk Hakları Derneği, Tangül Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı ve Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı ile birlikte yapılan uzun toplantılar sonucunda 29-30 Mart tarihlerinde I. Çocuk Hakları Çalıştayı düzenlenmiştir. İlgili tüm kurum, kuruluş ve akademisyenlerin katılımı ile gerçekleşen çalıştay sonucunda oldukça detaylı bir sonuç raporu ve onun ışığında ‘Ulusal Eylem Planı’ oluşturulmuştur.

Ulusal Eylem Planı 2022-2025 yılları arasında olmak üzere 3 yıllık bir uygulama dönemini kapsamaktadır. Belirlenen hedefler doğrultusunda yapılacak olan faaliyetlerin uygulama süreleri kısa, orta ve uzun vade olmak üzere belirlenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde gerçekleşen çalıştayların takipçisi olacağımızı söylemiş ve bu amaçla gerekli çalışma planlarımızı uygulamaya koymuş bulunuyoruz. Bu çalışmalar kapsamında komite tarafından ‘Çocuk Adalet Yasası’ hazırlanarak Meclisimize gönderilmiştir. Çocuk Hakları Çalıştay Eylem Planı’nın uygulanma süreci ile ilgili olarak, ilgili kurumlarla iki kez toplantı gerçekleştirimiş olup, ilk toplantı 30 Mayıs 2023 tarıhınde , ikinci toplantı ise 26 Eylül 2023’de gerçekleştirilmiştir. Toplantılarda İlgili Kurumlar, ‘Ulusal Eylem Planı’’na göre yükümlülükleri ile ilgili başlatmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi paylaşımı yapmışlardır. Süreç devam etmekte olup, Ocak ayında ilgili kurumların çalışmaları hakkında  1 yıllık değerlendirme sonuç raporu kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Tüm amacımız ülkemizde yaşayan bütün çocukların eşit ve adil bir biçimde sağlık, eğitim, korunma, barınma gibi temel haklarından faydalanmalarını sağlamak ve bunu sağlamak için de ilgili tüm Kurum ve Kuruluşlarla bu ortak amaç için işbirliği içerisinde çalışmaktır.

Kendi ülkemizde yaşayan tüm çocukların refah ve mutluluğu için çalışırken hem Gazze’de hem de dünyanın farklı coğrafyalarında hakları ihlal edilen, öldürülen tüm çocuklara yapılan zulümün son bulmasını temenni ederken, tüm çocukların huzur ve güven içerisinde yaşayabilecekleri bir dünya dilerim”

Tatar, Londra’da KKTC’nin 40. Yıl Balosu’na katıldı

Tatar: “Bizi istemediğimiz bir anlaşmaya mahkum etmek için çağrı yapıyorlar ama biz bu onurlu yolu zahmetli de olsa bağımsızlık ve hürriyetten vazgeçmeden iki devletin iş birliğine dayalı çözüm için yürümeye devam edeceğiz”

 

Londra, 20 Kasım 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nin, KKTC’nin ve konseyin 40. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği baloya katıldı.

KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti bayraklarının yer aldığı balo, Grand Palace salonunda yer aldı.

Baloya Cumhurbaşkanı Tatar’ın yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ile KKTC Londra Temsilcisi Çimen Keskin katıldı.

-Nafi: “Festival gelirleri Şampiyon Meleklere”

Konsey Başkanı Kenan Nafi, açılış konuşmasında, KKTC’nin ve konseyin 40. yılını kutlayarak, “Birlik beraberlik içinde çalışıyoruz, farklılıklarımız olsa da güzel işlere imza atacağız” dedi.

Dr. Küçük ve Denktaş ile aziz şehitleri anan Nafi, İngiltere’de yaşayan vatandaşlar olarak vatanı tanıtmak ve ileriye taşımanın asli görevleri olduğunu ifade ederek, “Biz üzerimize düşeni yerine getirmeye devam edeceğiz. Kıbrıslı Türkler olarak burada ayakta duruyor, her nesilde daha da güçlenip yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.

Konseyin faaliyetlerine, gelişmesine ve varlığını sürdürmesine destek veren herkese teşekkür eden Nafi, Cumhurbaşkanı Tatar’a da desteklerinden dolayı teşekkür etti.

40 yıldır konseyin çalışmalarının devam ettiğini, bina sorunu olduğunu ve bu bina sorununu çözmek için çalıştıklarını ifade eden Nafi, konseyin düzenlediği festivalden elde ettiği gelirin bir kısmını Kıbrıs Türk okulları ile Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği ve 6 Şubat depreminde yaşamını yitirenlere bağışlayacaklarını söyledi.

Konsey Gençlik Birliğinin de kurulduğunu ifade eden Nafi, gençlerin gelecek olduğunu söyledi, milli ve manevi değerlere sahip çıkmaya devam edeceklerini kaydetti ve “birlikten güç doğar” dedi. 

-Hıfzı

Konsey Kurucu Başkanı Özkan Hıfzı, konseyin kuruluşunun kolay olmadığını ifade ederek, konseyin kurulmasında emeği geçenleri tebrik etti, konseyin dernekleri yaşatmayı başardığını işaret etti.

Hıfzı, konseyin her zaman makamlarla çalışıp, vatandaşların beklentilerini, istediklerini ilettiğini ifade ederek, bina, seçme seçilme hakkı, askerlik, okullar ile ilgili sıkıntı ve talepleri dile getirdi.

-Keskin

KKTC Londra Temsilcisi Çimen Keskin, KKTC’nin ve konseyin 40. yılını kutlayarak, Cumhurbaşkanı Tatar’ın katılımının onur verdiğini söyledi.

Kıbrıs Türk halkının Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle devletini ilan ettiğini ve devletin bugün tüm zorluklara rağmen 40. yılını doldurduğunu ve bu sürede büyük başarılar elde ettiğini ifade eden Çimen, KKTC’nin uluslararası alanda hak ettiği yere bir an önce kavuşmasını temenni etti.

Bu aşamada kendilerine düşenin devleti daha da ileriye taşımak için var güçleriyle çalışmak olduğunu belirten Keskin, İngiltere’de dördüncü nesle ulaşan Kıbrıs Türk toplumunun siyasetten spora her alanda büyük başarılar elde ettiğini,

Çimen Keskin, devletin gelişmesi için de bireysel başarıları toplumsal başarıya ulaştırmanın önemli olduğunu kaydetti.

Konseyin bu yoldaki önemine işaret eden Keskin, özverili çalışmalardan dolayı konseyi tebrik etti, takdire şayan çalışmalar yapan ve tüm emeği geçenleri saygıyla andı.

-Ertaş

Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş da, KKTC’nin 40. yaşını büyük bir coşkuyla kutladıklarını söyledi, Lefkoşa’dan çıkıp kendileriyle bu coşkuya ortak olan Tatar’a teşekkür etti.

Ertaş, 4 gündür Londra’da “KKTC havası estiğini”, okullarda aileler ile çocukların Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutladığını ifade ederek, milli gücü, insan gücünün oluşturduğunu, bu gücü korudukları sürece vatan, bayrak ve birliktelik yaşatıldığı sürece KKTC devletinin bölgesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle barış ve güvenin teminatı olarak her zaman yaşayacağını vurguladı. Ertaş, KKTC’nin 40. yılını kutladı.

 

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Londra’da KKTC’nin ve konseyin 40. kuruluş yıl dönümünde vatandaşlarla birlikte olmaktan büyük onur duyduğunu söyledi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar acılar çektiğini, ancak devletine kavuştuğunu ve bugün daha da güçlü bir şekilde devleti ile yoluna devam ettiğini kaydetti.

İngiltere’de milli hassasiyetlerin en üst düzeyde olduğunu ifade eden Tatar, milli birlik ve beraberliği gelecek için koruyacaklarını dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılında, desteğiyle birlikte KKTC’nin bölgesinde, Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti ve yükselen değeriyle barış ve huzurun teminatı olmaya devam edeceğini ifade eden Tatar, KKTC’nin ilanının üzerinden 40 yıl geçtiğini ve bu 40 yılda kökleşip güçlendiğini, tüm bunları dünyanın karşısında izolasyon ve ambargolara rağmen yaptığını söyledi.

Londra’daki KKTC sevgisini alkışlayan ve tek yürek olmaya devam ettikleri sürece engellemelere rağmen gelişmeye kökleşmeye devam edeceklerini belirten Tatar, bugün Kıbrıs’ta anlaşma için görüşme çağrısı yapanların, KKTC’nin önünü kesmek için kapı kapı gezip şikayet ettiğini, engellemek için çalıştığını söyledi.

“Bizi istemediğimiz bir anlaşmaya mahkum etmek için çağrı yapıyorlar” diyen Tatar, “Ama biz bu onurlu yolu zahmetli de olsa bağımsızlık ve hürriyetten vazgeçmeden iki devletin iş birliğine dayalı çözüm için yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destek verdiğini ve Kapalı Maraş’ı açtıklarını, iki devletli çözümü masaya koyduklarını ve yeni siyaseti geliştirdiklerini ifade eden Tatar, Türk askerinin adadan hiç bir zaman çıkmasını istemediğini belirtti.

“Kıbrıs Türkü olarak bir anlaşmaya mahkum değiliz” diyen Tatar, KKTC devletinin 40 yıldır yaşadığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle, uluslararası alanda tanınırlığının arttığını anlattı.

-“Oy verme hakkı konusunda çalışılıyor”

İngiltere’de yaşayan vatandaşların oy verme hakkı için çalışıldığını ifade eden Tatar, Meclis’te bunun çalışmalarının sürdüğünü ve partilerin destek vereceğine inanç belirtti.

Londra okullarının yönetici, öğretmen, aileler ile öğrencilerini tebrik eden Tatar, Londra’daki bu gayretlere destek verilmesi için azami gayret göstereceğini vurguladı.

Devlet adına teşekkür eden Tatar, İngiltere temaslarına da değindi.

Tatar, İngiltere’deki milletvekilleri, iş dünyası, basın ve tüm kesimlerle temas kurmaya çalıştığını, toplantı yaptığını, Kıbrıs Türk halkının sesini ve taleplerini duyurmaya çalıştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, garantör ülke İngiltere’nin, Kıbrıs’ta eşitlik temelinde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Türk halkına sözler verdiğini ama katliamlar yapılırken ve Kıbrıslı Türkler devlet dışına itilirken hep seyrettiğini, 60 yıldır da seyretmeye devam ettiğini kaydetti.

Tatar, cumhuriyetin Rum devleti olarak devam ettiğini, ancak anlaşmalara rağmen İngiltere’nin Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu savunmadığını ifade ederek, temaslarında bunları anlattığını belirtti.

-“İngiltere Kıbrıs siyasetini gözden geçirmeli”

İngiltere’nin Kıbrıs siyasetini artık tekrar gözden geçirmesini istediklerini belirten Tatar, “Mücadeleye devam edeceğiz, tek yürek halinde geleceğe umutla ve daha güçlü devam edeceğiz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Dr. Fazıl Küçük Türk Okulu öğrencileri halk dansları gösterisi sundu.

ÖZTÜRKLER, “ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ İLAN ETMEKLE OLMUYOR, BM SINIFTA KALMIŞTIR”

UBP Güzelyurt Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, 7 Ekim’den bu yana devam eden Filistin-İsrail Savaşı’nda yaşanan soykırıma dikkat çekerek, İsrail saldırılarının bir an önce durdurulması gerektiğine, savaşla birlikte yaşamlarını yitiren sivillerin ve suçsuz çocukların katledilmesinin insanlık ayıbı olduğuna dikkat çekti.
UBP Milletvekili Öztürkler, “Bugün, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yıllardır yürüttüğü şiddet doktrini ile masum çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını, beslenme, sağlık, barınma gibi temel haklarını ihlal etmekte ve tüm dünyanın gözü önünde geleceklerini ellerinden almaktadır. Suçsuz çocukların Gazze’de soykırıma uğradıkları gerçeğine karşı Birleşmiş Milletler sınıfta kalmıştır. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü ilan etmekle olmuyor. Can kayıplarının 12 bini geçtiği değerlendirilmektedir. Gazze’de 3 haftada öldürülen çocuk sayısının ise dünyada son 4 yılda öldürülen çocuk sayısının üzerinde olduğu bilinmektedir. Bir an önce bu soykırım durdurulmalıdır. İsrail ordusu, 229 sağlık kuruluşuna saldırmış, 20’ye yakın hastane saldırılar sonucunda çalışamaz hale getirilmiştir. Buna karşı sesimizi yükselmezsek, tarih ve vicdanlarımız bizi yargılayacaktır. Tüm dünya sessiz kalsa dahi Kıbrıs Türkü aynı acılardan geçen bir toplumdur. Bu konuda sesimizi yükseltmek bizlere tarihin verdiği sorumluluktur” dedi.
“SESİMİZİ MAZLUM OLANDAN YANA YÜKSELTMELİYİZ”
UBP Güzelyurt Milletvekili Öztürkler, “Meclis Genel kurulunda bu konuda çeşitli defalarda yüreğimde yanan acı ateşle konuşmuş, saldırılara karşı sesimizi yükseltmemiz gerektiğine dikkat çekmiştim. Bugün, hastaneler bombalanmakta, siviller hedef alınmakta, masum çocukların yaşamları ellerinden alınmaktadır. 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Filistin-İsrail Savaşında 43 gün geride kaldı. Ortaya çıkan tablo insanlık adına utanç duyulması gereken, insan hakları ihlallerinin, savaş suçlarının işlendiği bir hal almıştır. Gelinen aşama uluslararası hukukun sorgulanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Orantısız bir savaşın hepimize düşündürmesi gerekenleri tarihi süreçler net olarak ortaya koymaktadır. Erenköy’de, Baf Direnişi’nde, Muratağa-Sandallar’da Geçitkale- Köfünye saldırılarında aynı acıları yaşamış bir toplum olarak, sesimizi mazlum olandan yana yükseltmeliyiz”.
“GAZZE İLE BİRLİKTE İNSANLIK DA YANMAKTADIR”
Tarihi süreç boyunca İsrail’in Filistin topraklarındaki yayılmacı politikasına karşı dünyanın sessiz kalmaya devam ettiğini belirten Öztürkler, “Siyonist hareketin doğması ile 1882 yılında Filistin topraklarında 600 bin nüfus yaşarken bu oranın sadece %4’ünü oluşturan Yahudi azınlığın 1948’e kadar yerleşim amaçlı göç ettiği topraklarda yıllar içerisindeki yayılma hızı oldukça ürkütücüdür. Anavatanlarında azınlığa düşen Filistin halkına yönelik yıllardır sistematik bir yok etme planı devrededir. 1914’de genel nüfusun 815 bin olduğu ve Filistin topraklarında Yahudi nüfus 85 bin, yani sadece %10 olduğu düşünüldüğünde süreç hızlıca çatışmalara yol açacak şekilde ilerlemiştir. Filistin topraklarında 1931’de genel nüfusun 1 Milyon 207 bin olduğu ve Yahudi nüfusun 174 binlere (%14) hızlıca ulaştığı, 1948’de ise masa başında ilan edilen İsrail devleti sonrası da burada 2 Milyon olan genel nüfusun 650 bin 341’i yani %33’ünün Yahudilerin eline geçtiği bir gerçektir. Günümüzde ise İsrail’in nüfusu 9 milyon 400 bin civarıdır. Filistinli nüfus ise 4 milyon 900 bin olarak tahmin edilmektedir. İsrail ordusunun 173 bin askeri gücü yanı sıra, yedek asker sayısı 465 bin olarak tahmin edilmektedir. İsrail’in soykırıma dönüşen saldırılarının hedefindeki Gazze’nin nüfusu ise 2 milyon civarında, yani İsrail nüfusunun dörtte birinden de az olan ve çoğunluğunu sivillerin oluşturduğu nüfusa İsrail ordusunca acımasızca ve tüm güçle saldırılmaktadır. Güvenlik Uzmanları ve Ortadoğu analistlerine göre de İsrail 50 yıldır ilk kez tüm yedek askerlerini savaşa çağırmıştır. Bu dünyayı ateşe veren acımasız savaşın gittikçe dozu artmakta, Gazze ile birlikte insanlık da yanmaktadır” dedi.

Başbakan Üstel: “Çalıştayda Ortaya Çıkacak Sonuçlar Yol Haritamız Olacak.”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL BOSNA HERSEK’TE DÜZENLENEN ‘2.YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YAŞANAN ZORLUKLAR ÇALIŞTAYI’NDA KONUŞTU

 

 

“ÇALIŞTAYDA ORTAYA ÇIKACAK SONUÇLAR YOL HARİTAMIZ OLACAK.”

 

“OKULLARIMIZDA BULUNAN YABANCI ÖĞRENCİLERİMİZİN TÜRKÇE DİLİNİ ÖĞRENMELERİNE YÖNELİK EVRENSEL KRİTERLERE UYGUN ADIMLARI EN KISA SÜREDE ATACAĞIZ. “

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu iş birliğiyle düzenlenen “Türkçenin Yabancılara Öğretiminde Yaşanan Sorunlar Çalıştayı”nın ikincisi, bugün  Bosna Hersek’te gerçekleştirildi.

Başkent Saraybosna’da düzenlenen çalıştaya, Başbakan Ünal Üstel, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Talim ve Terbiye Dairesi Müdürü Murad Aktuğ, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert ile Bakanlık Denetmenleri ve Bakanlığa bağlı okullarda görev yapan öğretmenler katıldı.

 

Çalıştayda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Türkçe öğretiminin gelişimi ve ada genelindeki durumunun tespiti için 11-14 Eylül 2023 tarihlerinde KKTC’de düzenlenen birinci çalıştayın sonuç bildirgesi açıklandı.

 

 

“DİL SADECE BİR DERS DEĞİL YAŞAMIN HER ALANINDA ÖNEMLİ ETKİLER YARATAN BİR KONUDUR”

 

Başbakan Ünal Üstel, çalıştayda yaptığı konuşmada “Boşnak kardeşlerimizin, ülkesi Bosna Hersek’te, sizlerle bir arada olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum.

Bizleri konuk eden tüm kurumlarımıza ve çok değerli ekiplerine teşekkür ediyorum.

Bosna Hersek’e hepimiz hoş geldik ve yürekten söylüyorum ki hoş bulduk.” diyerek sözlerine başladı.

 

 

İki konuya dikkat çeken Üstel ” Bunlardan birincisi

adamızın yanı başında devam eden ve yaklaşık 12 bin insanın yaşamına mal olan katliamdır. Filistin’de yaşananlara savaş demek mümkün değil.

Şimdiye kadar 6 bini aşkın masum çocuk hayatını kaybetti.  Binlerce sivil yaşamını yitirdi.

Bu katliamın durması için harekete geçmesini beklediğimiz dünya, savaşı bitirmek değil adeta büyütmek için elinden geleni yapıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başka hiçbir dünya lideri samimiyetle bu katliama son verin çağrısı yapmıyor.

Bu insanlık adına utanç verici bir durumdur.

Huzurlarınızda bu insanlık ayıbına son verilmesi için harekete geçen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı selamlıyorum.

 

Bir diğer konu yine çocuklarımızla alakalı.

Buraya gelmeden önce Türkiye’de yaşanan asrın deprem felaketinde evlerini yitirmiş depremzedeler için Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu tarafından yapılan ve adını Şampiyon Melekler olarak belirlediğimiz İskenderun’da bulunan geçici konaklama alanından geçtik.

Orada yaşamaya başlayan insanları ziyaret ettik.

Kıbrıs Türk halkının yardımları ile yapılan konteyner evlerin kendilerine sıcak bir yuva olmasını temenni ediyorum.

Bu güzel bir gelişme. Ancak deprem denince her Kıbrıslının aklına depremde yitirdiğimiz çocuklarımız, yani bizim şampiyon meleklerimiz de geliyor.

Devam eden İsias davası ile ilgili iddianameler artık hazırlanmış durumda.

Buradan açıkça belirtmek istiyorum ki; İsias davası tüm Kıbrıs Türklerinin davasıdır.

Hükümet olarak bu davanın peşindeyiz.

Yavrularımızı elimizden alan, insan yaşamını hiçe sayan adeta bile bile işlenen bu cinayetlerin cezasız kalmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.

 

 

Üstel konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“1932 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Türk dil kurumu, ya da kurulduğu günkü adıyla Türk dil cemiyeti gibi özel ve önemli bir kurumla, milli eğitim bakanlığımız arasında geliştirilen ilişkiler bizleri son derece mutlu etmektedir.

 

Bilindiği üzere, gerek ekonomik koşullara dayalı gerekse savaş ve afetlere dayalı göçler tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artmıştır.

 

Ülkemize farklı gerekçelerle gelen ve yaşamaya başlayan bu insanların çocukları haliyle okullarımızdaki yabancı ve Türkçe bilmeyen öğrenci sayısının artmasında da önemli bir rol oynamaktadır.

 

Yaşanan bu artış, okullarımızda yabancı öğrencilere Türkçe eğitimi verilmesini de zorunlu hale getiriyor.

 

Sınıflarımızda giderek artan yabancı öğrenci sayıları beraberinde farklı sorunları da getiriyor.

Bu sorunların en önemlilerinden biri; yabancılara Türkçe öğretimi konusudur.

Bu konuda Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığımız ile  Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı;

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu ve Türk Dil Kurumunun yürüttüğü bu ortak çalışma son derece önemlidir.

 

Geçtiğimiz Eylül aynında, Sizlerin de içinde olduğu 300e yakın öğretmenin katılımı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, “Türkçenin Yabancılara Öğretiminde yaşanan sorunlar çalıştayının birincisini düzenlemiştik.

 

O çalıştayda son derece başarılı çalışmalar gerçekleştirdiniz. Bu vesile ile bir kez daha sizi kutlamak istiyorum.

Bugün,  bu çalıştayın ikincisini Bosna Hersek’te düzenliyoruz.

İnanıyorum ki bu çalıştay da başarılı geçecek,

ve burada ortaya çıkacak yol haritası ile eğitim alanında ciddi bir yol katedilecektir.

Çalıştayımızın hem eğitimimize, hem Türkçemize  hem de dünya kültürüne katkı sağlamasını diliyorum. Şimdiden katkı koyacak tüm hocalarımıza başarılar diliyorum.

 

Şahsen ben, Türkçe’nin yabancılara öğretilmesinin önemini iki temel başlıkta ele almak istiyorum.

 

Bunlardan birincisi;

Kendi ülkemizdeki yabancılara Türkçe öğretmektir.

 

Ülkemizdeki yabancı öğrencilerin Türkçeye hakim olmaları;

hem mevcut eğitim sisteminin sürdürebilir hale gelmesi,

hem sınıflarda yaşanan dile bağlı geri kalmışlıkların önüne geçilmesi

hem de  ülkede bulunan yabancıların kültürümüze daha kolay uyum sağlamaları açısından önemlidir.

 

Türkçenin yabancılara öğretilmesinin ikinci ve bence en önemli diğer yanı ise; Türkçe konuşan sayısının artmasının, Ana dilimizi ve kültürümüzü dünyanın etkin dil ve kültürleri arasına sokmasıdır.

İngilizcenin bir dünya dili olmasının, ana dili İngilizce olan ülkelere nasıl katkılar yaptığını düşünürseniz bu başlığın aslında ne kadar önemli olduğunu daha kolay kavrayabilirsiniz.

 

Dil bilimciler olarak elbette siz bizlerden çok daha iyi biliyorsunuz ki;

Düşünme kapasitemiz, düşündüklerimizi aktarma kapasitemizle sınırlıdır.

Başkalarının düşüncelerini anlamamız da dilden yararlanma kapasitemizle sınırlıdır.

O yüzden dil sosyal bir varlık olan insan adına son derece önemlidir.

Dil bir halkın sosyal ve kültürel geleceği açısından da önemlidir.

Bunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Ülkenizde yaşamaya başlayan yabancılara bizler  kendi dilimizi iyi şekilde öğretemezsek, onların yaratmış olduğu yeni ve tuhaf dil bir müddet sonra bizim kendi dilimizin erozyona uğramasına yol açar. Açıyor da. Türkçemiz böyle bir tehdit altında.

O yüzden dili sadece bir ders olarak düşünmemekte fayda var.

Dil tüm yaşam üzerinde etkileri olan, sosyal sonuçlar doğuran önemli bir konudur.

O yüzden bu çalıştayı çok önemsiyorum ve o yüzden aranızdayım.

 

Bu duygu ve düşüncelerle, bir kez daha çalıştayın dilimize ve eğitimimize hayırlar getirmesini diliyorum.

Ülkemizden gelen 40’ı aşkın katılımcıya yapacakları çalışmalarda başarılar diliyorum.

Burada bulunan eğitimci hocalarıma sahsım ve halkım adını şükranlarımı sunuyorum.

Her alanda yanımızda duran Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kurumlarına eğitimimize yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.

Emek veriyorsunuz ve bize güç veriyorsunuz sağ olunuz var olunuz.”

 

 

ÇAVUŞOĞLU: TÜRKÇE KONUŞMAYAN ÖĞRENCİLERİ SORUN OLARAK DEĞİL,ÇÖZÜLMESİ GEREKEN BİR MESELE OLARAK GÖRÜYORUZ”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise Türkçe konuşamayan öğrencileri sorun olarak değil çözülmesi gereken bir mesele olarak gördüklerini belirtti.

KKTC’nin demokratik yapısı ve dünya üzerinde yaşanan çalkantılı süreçlerden dolayı ülkeye yabancı nüfusun geldiğini ve okullarda yabancı öğrenci sayısının arttığını söyleyen Çavuşoğlu, bu sorunun çözümü için büyük bir mücadele verdiklerini söyledi.

Bu bağlamda, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve bünyesinde bulunan Türk Dil Kurumu ile iş birliği içerisinde öğretmenleri eğitimine ve sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çavuşoğlu, verdikleri destekler ötürü her iki kuruma da teşekkür etti.

Sürecin biraz yavaş ilerlediğini ancak üniversiteler ile iş birliği içerisinde yabancılara Türkçe öğretimine başladıklarını da sözlerine ekleyen Çavuşoğlu, ilkokullara bu alanda tecrübe edinmiş öğretmenleri istihdam ettiklerine dikkat çekti.

Çavuşoğlu, hizmetiçi eğitimlerle ortaöğretimde gören yapan öğretmenlerin eğitimlerinin tamamlanması ve bu alanda hazırlanan dokümanların öğretim programlarına eklenmesiyle bu sorunun sorun olmaktan çıkacağına dikkat çekti.

Yaşanan sıkıntının kendi çocuklarımızın eğitimlerini etkilememesi için bu yıl bir takım önlemler aldıklarını ve yeterlilik sertifikası olmayanların okullara girmemesine yönelik kararı uygulamaya koyduklarını kaydeden Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde, Atatürk Öğretmen Akademisi’nde ve Uluslararası Final Üniversitesi’nde Türkçe öğretim kursları başlattıklarını söyledi.

Türkçe’nin öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını önemsediklerini ve çok önemli bir görevi yürüttüklerini dile getiren Çavuşoğlu, “Bizlere düşen görev, Türkçeyi öğretecek olan öğretmenlere bu alanda gelişmesi için gerekli zemini hazırlamak. Bu zemini hazırlamak için buradayız. Bu bağlamda bizlere destek veren tüm kurumlara teşekkür eder, çalıştayımızın hayırlara vesile olmasını temenni ederim” diyerek sözlerine son verdi.

Dinçyürek:” Mağusa Hastanesi’nde Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi yakında hizmete girecek”

Dinçyürek:” Mağusa Hastanesi’nde Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi yakında hizmete girecek”

” Hedefimiz önümüzdeki yıl içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde Anjiyo merkezi ve Kardiyovasküler Cerrahi Servisinin açılması”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesi’nde temaslarda bulundu yerinde incelemeler yaptı.

Dinçyürek, Başhekim Dr. Mustafa Kalfaoğlu, başhemşire, hastane yönetimi ve sağlık personeli ile görüştü.

Mevcut beklentileri dinleyen Bakan Dinçyürek, yeni projeler kapsamında görüş alışverişinde bulundu.

Yapılan toplantıda Mağusa Devlet Hastanesi’ne yeni doğan yoğun bakımı yapılması konusundaki çalışmalarda gelinen son durum değerlendirildi. Aynı zamanda önümüzdeki yıl içerisinde Anjiyo ve Kardiyovasküler Cerrahi servislerinin, açılması için yapılan çalışmalar gözden geçirildi.

Dinçyürek, Yeni Doğan Yoğun Bakımın yakında hizmete girmesi için çalışmaların hızlandırıldığını, binada tadilat yapıldığını ve cihaz alımları için girişim başlatıldığını açıkladı.

Dinçyürek, hedefin önümüzdeki yıl içerisinde adım atarak gerekli finansman sağlanabilmesi halinde Mağusa Devlet Hastanesi’ne bir Anjiyo Merkezi ve Kardiyovasküler Cerrahi Servisinin açılması olduğunu kaydetti.

Dinçyürek, yakında fako cihazıyla göz ameliyatlarının başlayabilmesi için gerekli ekip, ekipman ve eğitimlerin çalışmalarına da başlandığını söyledi.

Yapılan toplantıya Tıp-İş Başkanı ve bazı sendika temsilcileri de katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Londra’da panele katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Londra Imperial College’de düzenlenen panele katıldı. 

 

Tatar, Imperial College Türk öğrenci grubu Turkish Forum UK tarafından düzenlenen ve Kıbrıslı Türk Kanser Biyolojisi Profesörü Mustafa Camgöz’ün moderatörlüğünü yaptığı “Pandemi Sonrası Sağlıklı Yaşam” konulu panelin açılışını yaptı. 

 

Kıbrıslı Türk diyetisyen araştırma görevlisi Dr. Aygül Dağbaşı’nın da konuşmacı olarak yer aldığı panelde, Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıslı Türk öğrencilerle de bir araya geldi, sohbet ve tebrik edip, başarılar diledi. 

 

Cumhurbaşkanı Tatar, buradaki konuşmasında,  anlamlı toplantıda yer almaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. 

 

KKTC’nin 40. yılı dolayısıyla Londra’yı ziyaret ettiğini belirten Tatar, fırsat bulduğu her platformlarda KKTC’nin yer alması, halkın sesinin duyurulması, devletin gelişmesi ve varlığının sürdürülmesi için yer almaya çalıştığını söyledi. 

 

Londra’da öğrencilik döneminden beridir Prof. Dr. Mustafa Camgöz ile arkadaşlık ve aile bağları olduğunu ifade eden Tatar, öğrencilik yıllarından beridir her yerde olduğunu, Londra’da eğitim aldığını, uzun yıllar burada çalıştığını, ardından Türkiye ve Kıbrıs’ta çalıştığını anlattı. 

 

Tatar, sonra siyasete girdiğini ve çok büyük mücadeleler sonunda cumhurbaşkanı seçildiğini ifade etti. 

 

“Hayatım boyunca zorlamadan ama hep mücadele içinde oldum” diyen Tatar, ilime bilime Türklük dünyasına yapılan katkılardan dolayı tüm uzmanları tebrik etti. 

 

Pandemi dönemi başbakan olduğunu anımsatan Tatar, o dönem yapılan çalışmaları ve yaşanan ekonomik sıkıntıları dile getirdi.

 

“İyi ki bilim insanları var… Aşı bulundu ve pandemi son buldu” diyen Tatar, dünyada şimdi de küresel ısınma ile benzeri sorunların çıkabileceğini, o yüzden bilim insanlarının büyük önem taşıdığını vurguladı. 

 

Panele, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi ile Osman Koray Ertaş ile KKTC Londra Temsilcisi Çimen Keskin de katıldı. 

 

Psikoterapist Dr. Candan Ertubey, Kardiyolog Dr. Cemil İzgi ve Epigenetik ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülsen Meral’ın da konuşmacı olarak yer aldığı panelde, Covid pandemisinin insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik etkiler, sonrasında hareketsizlik ve beslenme ile gelen obezite sorunları ve psikolojik sorunlar ele alındı. 

 

Özellikle İlk Covid olan kişilerin ağır dönemler geçirdiği ve travmalar yaşadığı belirtilen panelde, Covid sonrası ortaya çıkan kaygı problemi ve zihni kullanamama durumu tartışıldı. 

 

Pandemi sonrası psikolojik eğitimin önem kazandığı belirtilen panelde, aşıların da kalp üzerinde nadir de olsa etki yapabileceğine işaret edildi. 

 

Bütün aşıların insanlar üzerinde enfeksiyon yapma riski olduğuna işaret edilen panelde, Covid aşılarının riskinin diğer aşılardan daha fazla olmadığı, o yüzden doktorlar tarafından ne öneriliyorsa aşı olunması gerektiği, aşılar arasında da belirgin fark olmadığı vurgulandı. 

 

Töre, KKTC’nin kuruluşunun 40. Yılı kutlamaları kapsamında yapılan masterlar maçını izledi

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Batmazoğlu Spor Derneği tarafından 15 Kasım KKTC’nin kuruluşunun 40. yılı kutlamaları kapsamında organize edilen Batmazoğlu Futbol Masterleri ile Bodrum Milasspor Masterleri maçını izledi.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Lefkoşa Atatürk Stadyumu’nda gerçekleştirilen maç öncesinde konuşma yapan Töre, Cumhuriyetin 40. yılı coşkusunu yaşamak için gelen konuk takım ve heyete teşekkürlerini sundu.

Böyle maçların kazananı olmadığını ifade eden Töre, her zaman dost ve kardeş olduklarını, acıyı ve sevinci birlikte paylaştıklarını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılı için gurur duyduklarını vurgulayan Töre, Türk milletinin asırlardır tarih sahnesinde yer aldığını belirtti.

Töre, Batmazoğlu ailesini her yıl başarı ile yaptığı organizasyon nedeniyle tebrik etti.

Töre, “Cumhuriyetin 40.Yılında 40 Girişimci Kadın” fotoğraf sergisinin açılış etkinliğine katıldı

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği’nin Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’nun eşi Birgül Feyzioğlu himayelerinde düzenlediği “Cumhuriyetin 40.yılında 40 Girişimci Kadın” fotoğraf sergisinin açılış etkinliğine katıldı.

Meclis Başkanlığından yapılan açıklamaya göre,  Bellapais’te düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan Töre, Kıbrıs Türk kadınının Atatürk’ün çizdiği yoldan ilham alarak her zaman büyük işler başardığını söyledi.

Kıbrıs Türkü’nün yaşadığı zor süreçlerde verilen mücadelede kadının her zaman büyük rolü olduğuna değinen Töre, şehit olan, eşini şehit veren çocuklarını babasız yetiştirmek zorunda kalan kadınlara çok şey borçlu olunduğunu belirtti.

Sergiyi çok anlamlı bulduklarını ifade eden Töre, adı geçen 40 kadının topluma öncülük ettiğini, ancak bunun da ötesinde yüzlerce kadının verdiği mücadele ile Cumhuriyetin taçlandığını vurguladı.

Töre, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği ile Büyükelçinin  eşi Birgül Feyzioğlu başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutladı.

Bakan Dinçyürek Dr. Akçiçek Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği Açılışını Gerçekleştirdi

Dinçyürek: “Bu merkezden elde edilecek tecrübe diğer devlet hastaneleri ve sağlık birimlerine taşınmasında yol gösterici olacak “

Girne Dr. Akçiçek Hastanesi bünyesinde faaliyet gösterecek Sigara Bırakma Polikliniği bugün açıldı.

Sağlık Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, KKTC’de devlet hastanesi bünyesinde, tek sigara bırakma polikliniği olarak hizmet verecek polikliniğin açılışını Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek yaptı.

-Berova

Girne Doktor Akçiçek Hastanesi  Başhekimi Beyhan Berova, 17 Kasım’ın “Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü” ,18 Kasım’ın ise “Dünya KOAH Günü” olduğunu anımsatarak, bu bağlamda, akciğer kanserinin en büyük etkenlerinden biri olan sigara bağımlılığına dikkat çekmek, sigaranın zararları  konusunda halkı bilinçlendirmek, sigarayı bırakmak isteyip de bırakamayan ve profesyonel ekip  desteğine ihtiyaç duyan kişilere hizmet vermek amacıyla hastanede söz konusu polikliniği hizmete açtıklarını söyledi.

Poliklinikte Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Ayşe Baha ve ekibi tarafından her çarşamba hizmet verileceğini dile getiren Berova, hastaların 1101 numaralı telefondan randevu alarak, sigara bırakma polikliniğine başvurabileceğini hatırlattı.

-Baha

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Ayşe Baha, Akciğer Kanseri ve KOAH hastalığının ortak en büyük sebebinin sigara olduğunu anımsatarak, Türkiye’de olduğu gibi ilaç ve psikolojik desteği içeren başarılı tedavi yöntemlerinin poliklinikte uygulanacağını dile getirerek, polikliniğe gelecek taleplere göre poliklinik günlerinin arttırılabileceğini de belirtti.

-Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlıklı olmanın her şeyden önemli olduğunu belirterek, hastalıklara neden olacak genetik faktörler değiştirilemese de, sigara gibi kötü alışkanlıkları ortadan kaldırarak risk faktörlerinin azaltılabileceğini vurguladı.

Sigara bağımlılarının, sigarayı bırakmak için kendisiyle büyük mücadeleye girdiğini ancak çoğunun bu alışkanlıktan kendi çabalarıyla kurtulamadığını anımsatan Dinçyürek, Girne Dr. Akçiçek Hastanesi bünyesinde oluşturulan poliklinikle, bu amaçla hizmet verileceğini söyledi.

Poliklinik açılışının Akciğer Kanseri Farkındalık Günü ve Dünya KOAH gününün bulunduğu haftaya denk getirilmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını belirten Dinçyürek, polikliniğin hayata geçmesine emek koyanlara teşekkür etti.

KKTC’de devlet hastanesi bünyesindeki tek sigara bırakma polikliniği olarak hizmet verecek bu merkezden elde edilecek tecrübenin, bu hizmetin diğer devlet hastaneleri ve sağlık birimlerine taşınmasında yol gösterici olacağını da kaydeden Dinçyürek, vatandaşlara “Sigara ve tütünden uzak durun, kendiniz bırakmayı başaramazsanız bize gelin” çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, İngiltere Türk Diyanet Vakfı Camii’de vatandaşlarla sohbet etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere Türk Diyanet Vakfı Camii’de vatandaşlarla bir araya geldi, sohbet etti.

Londra temaslarına devam eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’li vatandaşlar ile cuma namazına müteakip sohbet toplantısı yaptı.

İngiltere Diyanet Camii’de yer alan toplantıda, Tatar, ilk olarak Gazze’de yaşanan saldırıların son bulması temennisinde bulundu, Gazze halkının acısını paylaştı.

Tatar, 6 Şubat depreminde yaşamını yitiren şampiyon melekleri ve vatandaşları andı, acılarını hiç bir zaman unutmayacaklarını vurguladı ve ailelerine sabırlar diledi.

Londra’da yaşayan vatandaşların ülkelerinden uzak olduğunu ancak aralarındaki bağların her zaman güçlü olduğunu ifade eden Tatar, buralarda dili, dini, kültürü, örf ve adetleri yaşatan, vatan sevgisini gelecek nesillere aktaran herkese teşekkür etti.

Tatar, esas olanın, aradaki bağların güçlenmesi ve vatana millete hizmet olduğunu kaydetti.

Tatar, Londra’da Müslüman Toplumu Temsilcileri İle Bir Araya Geldi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Londra’da, Müslüman iş insanları ve toplum temsilcileri ile bir araya geldi.

Islam Channel’de yer alan etkinlikte, Müslüman toplumuna, Kıbrıs tarihi, müzakere süreçleri, iki devlet temelindeki yeni siyaset ve adadaki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkına, gençliğine uygulanan haksız ambargolara işaret ederek, KKTC’nin bugün 40. Yaşını kutladığına dikkat çekti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle uluslararası alanda hak ettiği yeri alacağına vurgu yaptı.

KKTC’nin, turizm, eğitim, kültür ve tüm devlet yapısıyla bölgesinde güçlü bir Türk devleti olarak yerini aldığını belirten Tatar, KKTC’nin tanınmadığını ancak Kıbrıs Türk halkının asla pes etmeden yoluna devam ettiğini kaydetti.

Annan Planına “hayır” diyen Rum Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği tarafından tanındığını, üye alındığını, ancak “evet” diyen KKTC’nin tanınmadığını, ambargolar altında tutulduğunu ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkına karşı uygulamalardaki eşitsizliğe işaret etti.

Tatar, adada tüm kesimler tarafından iki halk, iki devlet, farklı dil ve kültür olduğunun bilindiğine işaret ederek, KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına daha fazla haksızlık yapılmaması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetten silah zoruyla atılan Kıbrıs Türk halkının, kendi kendini yönetme hakkını kullanarak devletini kurduğunu, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle de KKTC’yi geliştirdiğini anlatan Tatar, Kıbrıs’ta artık gerçeklere göre, iki devlet zemininde bir anlaşma yapılması gerektiğini kaydetti.

Gazze’de bugün yaşananlara dikkat çeken ve BM, AB gibi örgütlerin nerede olduğunu soran Tatar, Kıbrıs’ta Türklerin Osmanlı döneminden beridir adada var olduğunu, var olmaya da devam edeceğini söyledi.

KKTC’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle uluslararası alanda tanınırlığını artırmak, haklı sesini duyurmak ve tanınmak amacıyla çalıştığını ifade eden Tatar, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ile yapılan çalışmaları, görüşmeleri anlattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin her şartta KKTC’nin yanında olduğunu ifade eden Tatar, diğer dost ülkelerden de destek beklediklerini, KKTC’nin dünyadaki hak ettiğini yeri mutlaka alacağına inanç belirtti.

KKTC’nin yeni uçak alanı, kültürü, denizi, güneşi ile tam bir turizm adası yanında güçlü bir yatırım adası olduğuna işaret eden Tatar, İngiltere’den herkesin adayı ziyaret etmesi gerektiğini söyledi.

Tatar, İngiltere’deki Müslüman toplumuna kendisini davet edip, ağırladığından ve Kıbrıs Türk halkının sesini duyurma imkanı tanıdığından dolayı teşekkür etti, her zaman destek beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, etkinlik sonrası Islam Chanel’de mülakat da verdi.

Olgun Amcaoğlu, 14’üncü Boğaziçi Zirvesi’nde konuşma yaptı

Bakan Amcaoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, ileriki yıllarda yeşil enerjiyle yaşayan bir adayı inşa etmek için çalıştığını ancak bunu yapmanın özellikle savaşların devam ettiği bu günlerde kolay olmadığını söyledi.

Dünyadaki bütün ülkelerin 2035 yılına kadar sıfır emisyona ulaşmayı ve yeşil enerjiye geçmeyi hedeflediğine işaret eden Amcaoğlu, ancak bunu yapabilmek için finansmana ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de 17’nci Türk Devleti olarak bu hedefle hareket ettiğine işaret eden Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mutabakat zaptları sayesinde hedefini 2030 yılına sabitlediğini kaydetti.

Bakan Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte hareket eden KKTC’nin adaların anakaralara bağlanması projesiyle 8 megavatlık kablonun iki ülke arasında projelendirildiğini kaydederek, bu konudaki çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı.

Hedefin adanın tamamen petrolden kurtarılarak yeşil enerji ile yaşatılması olduğunu belirten Amcaoğlu, buna ulaşılırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gerek yükseköğretim gerekse Turizm sektöründe önüne koyduğu hedeflerine ulaşmayı amaçlayan bir Devlet olduğunun altını çizdi.

“Günün sonunda her şey enerjiye dayanır” diyen Amcaoğlu, bir ülkenin finansman sıkıntısı olmasa bile dünyanın gittiği yeşil enerji yönündeki projeleri hayata geçiremezse her şeyden eksik kalacağını vurguladı.

Amcaoğlu, 40’ıncı kuruluş yılına ulaşan ancak izolasyonlar altında tutulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyayla paralel olarak enerji yatırımlarını sürdürmesinin önemine işaret etti.

İsrail’in Filistinlilere uyguladığı zulmü soykırım olarak niteleyen Amcaoğlu, benzer durumun Kıbrıs’ta 1974 öncesi de yaşandığını söyledi. Amcaoğlu, kimsenin kendi dinine ve diline rağmen yaşadığı topraklardan ayrı tutulamayacağını söyledi.

Maliye Bakanı Berova, KİÜ heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs İlim Üniversitesi (KİÜ) heyetini kabul etti.

Kabulde, Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalın Kılıç, Pazarlama Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Niusha Eivazzadeh ile KKTC Tanıtım Birimi Sorumlusu Filiz Çakar, Bakan Berova’ya üniversitenin çalışmalarını aktardı.

Ülkede, kamu yönetiminin güçlendirilmesi ve Kalkınma Planı çerçevesinde katkılar sunmaya hazır olduklarını dile getiren KİÜ heyeti ayrıca, yeni Yüksek Lisans programlarından “Kamu Maliyesi” hakkında da bilgi verdi.

Yükseköğrenimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda görüş alışverişinde bulunularak, iş birliği kapsamında ülkede yüksek öğretim seviyesinin artırılabileceğine dikkat çekildi.

Ülke kalkınmasında üniversitelerin ekonomik, sosyal ve kültürel önemine değinen Maliye Bakanı Özdemir Berova, ancak bunların yanında eğitim kalitesinin de düşürülmemesi gerektiğini vurgulayarak, toplumun geleceğini şekillendiren yükseköğrenimin, bilim üreten, nitelikli insan gücü yetiştiren kurumlar olduğuna dikkat çekti.

Maliye Bakanı Berova, Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Heyetini Kabul Etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ile ilgili yasa tasarısının yasallaşmasının, hükümetin öncelikleri arasında yer aldığına işaret etti.

Bakan Berova, Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Önal ile Genel Sekreter Halil Okur’u kabul ederek, görüştü.

Maliye Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, görüşmede KKTC Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay da yer aldı.

-Önal

Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal, ziyaret sebeplerinden en önemlisinin, Meclis komitesinde görüşülmekte olan “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısı” olduğunu belirterek, söz konusu yasa tasarısının bir an önce yasalaşmasının hem finansal sistemde bankalar için hem de ülke için önemli ve elzem olduğunu kaydetti.

Önal; “Uluslararası standartlara uygun, kara para, suç gelirleri ile mücadele etme imkânları sağlayacak söz konusu yasa tasarısına hepimiz çok emek verdik. Sizin de desteklerinizle en kısa zamanda hayat bulmasını istiyoruz” dedi.

Önal, kabulde, Berova’nın “zor bir görev üstlendiğini” de  belirterek “Sizi hem tebrik ediyor hem de başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu.

-Berova

Maliye Bakanı Berova da, 2014 yılından itibaren gündemde olan ancak hayat bulamayan suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ile ilgili yasa tasarısının yasallaşmasının, hükümetin öncelikleri arasında yer aldığına işaret etti.

Söz konusu yasanın AB’nin ilgili regülâsyonları çerçevesinde hazırlandığına da dikkati çeken Berova, bütçe görüşmelerinin ardından öncelikli yasalardan biri olduğunu belirtti.

Berova; “Yaklaşık son iki yıldır yaşadığımız siyasi istikrar ve seçimsiz bir dönem içerisinde söz konusu yasa tasarısında mesafe katedilerek son aşamaya gelindi. Ancak bütçe dönemine denk geldi. Bütçe döneminin akabinde ilk öncelikli yasamız, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ile ilgili yasa olacaktır. Bu işe bir son verebilme adına hükümetimiz kararlı ve mutlaka bu yasa da hayat bulacaktır” dedi.

Ataoğlu, Tanya Kilitkayalı’yı kabul etti

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, MasterChef Türkiye 2020 sezonunda büyük başarı kazanmış, 2023 yılında da All Star kadrosunda yer alarak başarılı bir performans sergileyen Tanya Kilitkayalı’yı kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Ataoğlu, kabulünde yaptığı konuşmasında hem başarılarından dolayı hem de özellikle ülke tanıtımına yaptığı önemli katkılarından dolayı Kilitkayalı’ya teşekkür etti.

“Ülkemiz gastronomi alanında zengin bir hazineye sahiptir” diyen Ataoğlu, gastronomi alanında Kıbrıs Türk kültürünü en iyi şekilde temsil etme başarısını göstermiş olmasından dolayı, Tanya Kilitkayalı’ya ülke turizmi adına teşekkür etti.

-Ortak proje

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Masterchef yarışmasının önemli isimlerinden ve ülke yemek kültürünü en iyi şekilde temsil etmesinden dolayı kabul ettiği Tanya Kilitkayalı ile yaptığı görüşmesinde, Kıbrıs Türk yemek kültürünün tanıtımında ortak proje üretilebileceği konusunda da görüş alışverişinde bulunuldu.

-Kilitkayalı

MasterChef All Star yarışmasında, Kıbrıs şivesi ile ilgili olarak çıkan eleştirilere karşı, Ataoğlu’nun kendisine destek veren açıklamalarının, kendisi için çok değerli olduğunu belirten Kilitkayalı, “Benim için büyük bir motive kaynağı oldu” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Kilitkayalı Ataoğlu’na ilk kitabını hediye etti.

Ataoğlu da başarılarından dolayı, Tanya Kilitkayalı’ya hediye takdiminde bulundu.

Töre, Londra Türk Master Takımı heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen turnuvada maç yapmak amacıyla KKTC’de bulunan Londra Türk Masterları takımını kabul etti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre Meclis Şeref Salonu’nda yer alan kabulde konuşan Töre,  “İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerin KKTC ile bağlarını hiçbir zaman koparmadığını ve bundan da büyük memnuniyet duyduklarını” ifade ederek, Cumhuriyet bayramında yapılan bu etkinlikleri de “çok anlamlı” bulduklarını söyledi.

Töre, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler ile her zaman iyi iletişim içerisinde olmak istediklerini belirtti.

Londra Türk Master Takımı Başkanı Ümit Çıkıkcıoğlu da, KKTC’de Cumhuriyet Bayramı’nda bulunmaktan duydukları memnuniyeti ifade ederken, ülkenin birçok bölgesinde oynadıkları maçlarda gördükleri ilgiden memnun olduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa Komisyonu Genel Direktörü Nava ile görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Avrupa Komisyonu’nun Yapısal Reform Destekten Sorumlu Genel Direktörü Mario Nava ile görüştü.

Görüşmede, Cumhurbaşkanı Tatar’ın BM Genel Sekreteri ile de paylaştığı iş birliği, diyalog önerisi, hellim sürecinde Kıbrıs Türk üreticilere nasıl yardımcı olunabileceği, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında yürütülen ticaretin hacminin artırılması yönünde atılabilecek adımlar, Metehan Sınır Kapısındaki sıkışıklığı da azaltacak, sadece ekonomik ve ticari faaliyetlere ayrılacak Haspolat’ta yeni bir geçiş kapısı açılması önerisi, iki taraf arasında banka transferlerinin yapılabilmesine yönelik çalışmalar ve ara bölgeye solar enerji santrali kurulması konusundaki ön fizibilite çalışması  konuları ele alındı.

Görüşmede ayrıca Avrupa Birliği ile Kıbrıs Türk tarafı arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi de değerlendirildi.

-Tatar Londra’dan Zoom üzerinden Nava ile görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Londra’daki temaslarına devam ediyor. Tatar, Londra’da, Zoom üzerinden Nava ile çevrimiçi yaptığı görüşmede, iki taraf için faydası aşikar olan konularda AB’nin desteğini istediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Nava’dan, Rum liderliğinin izolasyon politikası kapsamında Kıbrıs Türk halkını her alanda engelleme girişimlerine alet veya aracı olmamalarını da istedi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu koruyarak, tüm kesimlerle temasları sürdürdüklerini ifade etti.

Londra’daki temasları sürerken de Avrupa Komisyonu Genel Direktörü Nava ile çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının hassasiyetlerini aktardığını söyledi.

Tatar, Haspolat Kapısının ticari faaliyetlere açılmasının Metehan’daki yoğunluğu azaltacağına, ayrıca karşılıklı ekonomik ve ticari ilişkileri artıracağına işaret etti.

Kıbrıs Türk tarafının hellim konusundaki hassasiyetini de ilettiğini belirten Tatar, “Bizim otoritelerimizin onayı ile hellim sürecinin sürdürülmesi önemlidir” dedi.

Tatar, eşitlik temelinde, doğal kaynaklar, Türkiye Cumhuriyeti üzerinden elektrikte enterkonnekte ile ara bölgede enerji sistemi konularında iş birliği yapılabileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Pile- Yiğitler yolunun tamamlanmasının ardından bölgede yapılaşma konusunda da iki taraflı onayla adım atılabileceğini ifade etti.

İsias Otel İddianamesi Tamamlandı

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 6 Şubat depremlerinde yıkılan İsias Otel ile ilgili hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede şüphelilerin her birinin 22 yıl 5 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 6 Şubat depremlerinde yıkılan İsias Otel ile ilgili hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede şüphelilerin her birinin 22 yıl 5 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.

Adıyaman’da, aralarında KKTC’li sporcu, öğretmen ve tur rehberlerinin bulunduğu toplam 72 kişi, 6 Şubat depremlerinde İsias Otel’de hayatını kaybetti. İsias Otel ile ilgili bilirkişi raporları, tanık ve sanık ifadelerini tamamlayan Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianameyi hazırlayarak UYAP bilişim sistemine yükledi.

Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianamede şüphelilerin “bilinçli tastirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 85/2, 22/3 maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle 22 yıl 5 aya kadar cezalandırılmalarını talep etti.

İddia makamı ayrıca H.A., H.B., E.Y. ve M.G. hakkında mesleğin gerektirdiği dikkat ve yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla TCK’nın 53/6 maddesine göre mesleki icrasının takdir edilecek süre ile yasaklanmasını istedi.

Dosya çerçevesinde yapı sahiplerinden A.B., M.F.B. ve E.B., Fenni Mesul ve Statik Proje Müellifi E.Y., Statik Proje Müellifi H.B. tutuklu, B.A., H.A., M.G., S.Z., Ş.Ö. ve U.B. adli kontrol şartı ile yargılanıyor.

İddianame mahkemeye sunuldu.

Meteorolojiden hafta sonu için “sağanak ve gök gürültülü sağanak” uyarısı

Meteoroloji, hafta sonu, sağanak ve gök gürültülü sağanak uyarısında bulundu.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışın yarın öğle saatlerinden başlayarak pazar öğle saatlerine kadar etkili olması bekleniyor.

Bölgede etkili olması beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yer yer kuvvetli olmasının beklendiği de belirtilerek, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli olması tavsiye edildi.

Töre, Ak Parti Kilis Milletvekili Dal’ı Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC’nde bulunan AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal’ı kabul etti.

Başkan Töre, kabulde yaptığı açıklamada Cumhuriyetin 40.yılında Anavatan Türkiye’den yapılan ziyaretlerden mutluluk ve onur duyduklarını söyledi.

Kıbrıs’ın Türk milletinin milli davası olduğunu ifade eden Töre, bu davanın Anavatan Türkiye ile birlikte yürütüldüğünü belirtti.

Töre, önemli olanın Türk milletine oynanmak istenen oyunlara karşı uyanık olmak olduğunu vurgulayarak, şehitlerin hatıralarına sahip çıkarak cumhuriyeti yaşatmanın asli görevleri olduğunu dile getirdi.

AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal da konuşmasında, KKTC’nin kuruluşunun 40.yılını kutlayarak, KKTC ve Türkiye’nin ayrılmaz bir bütün olduğunu ifade etti ve “İyi günde de, kötü günde de beraberiz” dedi.

Töre, Emlakçılar Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs Türk Emlakçılar Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ile Gazimağusa ve iskele bölgesinden emlakçıları kabul etti.

 

Meclis’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Meclis Şeref Salonu’ndaki kabulde konuk heyet, Emlakçılar Birliği Yasa Tasarısı ve 38/2007 sayılı emlakçıların kayıt ve işlemleri yasasında yapılması düşünülen tadilata ilişkin Başkan Töre’den destek talep etti.

 

Kabulde ilk sözü alan Derneğin Hukukçusu Av. Hüsnü Tokatlıoğlu, yasa tasarısı ve yapılmak istenen tadilat değişikliklerinin uzun uğraşlar sonucu hazırlandığını ifade ederek devletin alacağı vergilenin doğru alınmasına olanak verecek maddeleri içeren çalışmalara tüm emlakçıların destek verdiğini söyledi.

-Töre

 

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında, gerek hükümet gerek milletvekilleri öncülüğünde komitelere gelen yasaların veya yasa değişikliklerinin bir uyum içinde olması durumunda ivedilik alınarak geçmesinin sağlanacağını söyledi.

 

Yapılan çalışmayı çok değerli bulduklarını kaydeden Töre, Meclis Başkanı olarak da elinden gelen katkıyı koymaya hazır olduğunu dile getirdi.

 

Meclis’in görevinin halkın refahını ve yaşam kalitesini yükseltecek yasaları hayata geçirmek olduğuna işaret eden Töre, yasanın konusuna göre ilgili paydaşlarla her zaman diyalog içerisinde olduklarını belirtti.

Başbakan Üstel: “İhtiyaç Varsa, O İhtiyaçları Karşılamak İçin Hazırız”

Başbakan Ünal Üstel, “Yaşanan çok büyük bir felaketti. Elimizden geldiğince katkı koymaya çalıştık. Bugün Şampiyon Melekler Köyü’nü ziyaret ederek, koyabileceğimiz daha fazla katkı var mı öğrenmek istiyoruz” dedi.

 

Başbakan Üstel, Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti. Başbakan Ünal Üstel, ziyarette yaptığı konuşmada, asrın felaketi 6 Şubat depreminin acısını hala yaşadıklarını belirterek, böylesi acıların bir kez daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

 

Geçmiş olsun dileklerini yineleyen Başbakan Ünal Üstel, İskenderun’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

Başbakan Üstel, deprem haberini aldıkları anda Bakanlar Kurulu’nu toplayarak, deprem bölgesi için yapılabileceklerin koordine edildiğini anlattı. Sivil Savunma Teşkilatı, iş dünyasından insanların iş araçlarıyla ve insan gücüyle deprem bölgesine gelerek, ellerinden gelen katkıyı koyduklarını ifade eden Başbakan Üstel, imkanlar dahilinde büyük bir seferberlik örneği gösterilerek, çalışmalara katkı koyulduğunu anımsattı.

 

Voleybol müsabakasına katılmak amacıyla Adıyaman’da bulunan Şampiyon Melekler’in de 6 Şubat depreminde hayatını kaybettiğini ifade eden Başbakan Üstel, KKTC’den toplam 49 vatandaşın depremde hayatını kaybettiğini kaydetti. Başbakan Üstel, depremde hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlara Allahtan rahmet diledi.

 

Ekonomik örgütler ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu’nun hazırladığı projenin hayata geçirilmesiyle birçok vatandaşa barınma imkanı sağlandığını belirten Başbakan Ünal Üstel, “Yaşanan çok büyük bir felaketti. Elimizden geldiğince katkı koymaya çalıştık. Bugün Şampiyon Melekler Köyü’nü ziyaret ederek, koyabileceğimiz daha fazla katkı var mı öğrenmek istiyoruz” şeklinde devam etti.

 

İmkanları çerçevesinde katkı koymaya devam edeceklerini ifade eden Başbakan Üstel, “İhtiyaç varsa, o ihtiyaçları karşılamak için hazırız” dedi.

 

-Masatlı

 

 Hatay Valisi Mustafa Masatlı da, Başbakan Ünal Üstel ve beraberindeki heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 6 Şubat’ta tarihin en büyük felaketinin yaşandığını söyledi.

 

Depremin yaralarının sarılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin var gücüyle çalıştığını ifade eden Masatlı, depremden zarar gören bölgelerin inşası ve ihya olabilmesi için kendilerinin ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.

 

Başbakan Üstel ile Hatay Valisi Masatlı hediye teatisinde bulundu.

Üstel: “Başımız Ne Zaman Darda Olsa Türkiye Hep Yanımızda Olmuştur. Deprem Döneminde De Biz Türkiye’nin, Yani Milletimizin Yanında Olduk”

Başbakan Ünal Üstel, “Başımız ne zaman darda olsa Türkiye hep yanımızda olmuştur. Deprem döneminde de biz Türkiye’nin yani milletimizin yanında olduk.. Bizler tek bir milletin iki devleti olarak, et ve tırnak gibi birbirinden ayrılmaz kardeşleriz. Geçmişimiz birdir, geleceğimiz birdir. Derdimiz birdir. Tasamız birdir” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, eşi Zerrin Üstel ve beraberindeki heyet, İskenderun Belediyesi Rauf Raif Denktaş Parkı yerleşkesi içerisine kurulan Şampiyon Melekler Köyü’ne yerleştirilen depremzedeleri ziyaret etti. Ziyaret nedeniyle düzenlenen tören, depremde hayatlarını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başladı. Etkinlikte sırasıyla İskenderun Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Keskin, İskenderun Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu ile Başbakan Ünal Üstel birer konuşma yaptı.

 

Ziyarette, KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu ve Durali Güçlüsoy, Başbakan Siyasi Danışmanı Özdemir Tokel, Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu üyeleri olan Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer hazır bulundu.

Ziyarette heyete, İskenderun Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, İskenderun Belediye Başkanı İskenderun Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Keskin da eşlik etti.

“ACIMIZ, YASIMIZ BİRDİR”

Başbakan Ünal Üstel ziyarette yaptığı konuşmada İskenderun’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirilerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Kuruluş yıldönümünü kutladı.

İki gün önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40. kuruluş yıldönümünün kutladığını ifade eden Başbakan Üstel, “Türkiye’den pek çok kardeşimiz gelip bizimle bu sevince ortak oldu. Allah bize de sizler gibi nice 100 yıllar nasip etsin. Sevincimize ortak olan tüm kardeşlerimize teşekkür ediyoruz” dedi.

“Başımız ne zaman darda olsa Türkiye hep yanımızda olmuştur” diyen Başbakan Ünal Üstel, şöyle konuştu:

“Deprem döneminde de biz Türkiye’nin yani milletimizin yanında olmaya çalıştık. Elimizden gelen ne varsa yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bizler tek bir milletin iki devleti olarak, et ve tırnak gibi birbirinden ayrılmaz kardeşleriz. Geçmişimiz birdir, geleceğimiz birdir. Derdimiz birdir. Tasamız birdir. Sevincimiz birdir. Acımız, yasımız birdir. Ne zaman, Kıbrıs Türkü’nün başı dertte olsa yanında anavatanını yani sizleri bulmuştur. Ve ne zaman sizin başınızda bir dert olsa biz de sizin yanınızda olduk, oluyoruz, olmaya da devam edeceğiz.”

“KEŞKE DAHA FAZLASINI YAPABİLSEYDİK”

Başbakan Ünal Üstel, deprem döneminde Türkiye’ye ilk kurtarma ekibi gönderen iki ülkeden biri olduklarına işaret ederek, nüfusa oranla en büyük ekip, ekipman ve insani yardım gönderen ülke olduklarını söyledi.
Başbakan Ünal Üstel, “Yaptığımız her şey helal olsun. Keşke imkanlarımız daha da fazla olsaydı da daha fazlasını da yapabilseydik” dedi.

Asrın en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depreminden hemen sonra, anında aldıkları Bakanlar Kurulu kararı ile, Sivil Savunma Teşkilatı, gönüllüler, araç ve gereçlerle deprem bölgesine koştuklarını ifade eden Başbakan Ünal Üstel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biliyorsunuz biz küçük bir ülkeyiz ama nüfusa oranla baktığınızda, deprem felaketi döneminde, Türkiye’ye en çok yardım tırını, en çok ekibi ve ekipmanı biz gönderdik. Kardeşlerimize helal olsun.

Keşke çok daha fazlası olsa da onları da gönderseydik. Ama elimizde ne varsa hepsini yolladık.

Çok kötü günlerdi. Allah bize milletçe bir kez daha böyle kötü günler yaşatmasın. Buradan bir kez daha, depremde yaşamlarını yitiren kardeşlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Yakınlarına sabırlar diliyorum.”

“YARALARIN sarılması da KÜÇÜK DE KATKIMIZ OLDUYSA, NE MUTLU BİZE”

Depremin üzerinden yaklaşık 9 ay geçtiğini ifade eden Başbakan Üstel, “Yaraların yavaş yavaş sarıldığını görmek bizi çok mutlu etti. Yaraların sarılmasında en küçük bir katkımız olduysa ne mutlu bize” dedi.

Tahsis edilen alan içerisine, yine bu depremde hayatını kaybeden voleybolcular “Şampiyon Melekler”in adını taşıyan konteyner köyün iş insanları tarafından kısa sürede kurularak, açılışının yapıldığını anımsatan Başbakan Üstel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Birinci etap konteyner köy projemiz, Ekonomik Örgütler Platformu’muzun topladığı bağışlar ve özverili çalışmaları sayesinde hayata geçti. Kendilerini buradan tebrik ediyorum. Kendilerine devletimiz adında da teşekkür ediyorum.”

“TAM BİR KARDEŞLİK ÖRNEĞİ”

Başbakan Ünal Üstel, ekonomik örgütler ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu’nun gerçekleştirdiği projenin, iyi günde kötü günde, Türk milletinin yanında olduklarının en büyük kanıtı ve tam bir kardeşlik örneği olduğunu vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel, şöyle devam etti:
“Ortaya koydukları bu davranış tam bir kardeşlik örneğidir. Türkiye Cumhuriyeti devletiyle, bu konudaki istişarelerimiz sürekli devam ediyor. Bizlere 2. etap konteyner köy çalışmalarına da başlayabilirsiniz denildiği anda hemen 2. etap çalışmalarını da başlatacağız. 2. etabı devlet olarak biz yapacak ve onları da kardeşlerimizin hizmetine sokacağız.”

“Yaralar sarılıyor. İskenderun, Hatay ve diğer illerimiz mutlaka ayağa kalkacaktır” diyen Başbakan Ünal Üstel, “Türkiye halkı ve devleti, bir ve beraber olduğu sürece altından kalkamayacağı hiçbir sorun yoktur” şeklinde devam etti.

İskenderun, Hatay ve toplam 10 ilin yavaş yavaş ayağa kalkacağına inanç belirten Başbakan Ünal Üstel, “Yaşanan felaket, akıllara durgunluk verecek kadar büyük bir felaketti ama çok güçlü bir devletiniz var” dedi.

Başbakan Ünal Üstel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Elbette daha pek çok sorun var. Elbette hayat hala da normale dönmedi. Ama evleriniz tamamlandıkça, hayatınız da normalleşecek ve eskiden çok daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacaksınız. Milletimize bir kez daha halkım ve şahsım adına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, sizlere halkım ve şahsım adına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Hayatını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha Allahtan rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Dünü bir yarını bir, acısı ve sevinci bir olan milletimizin geleceği e bir olacaktır. Yaşasın devletlerimiz, yaşasın cumhuriyetlerimiz, yaşasın milletimiz.”

Başbakan Ünal Üstel, konuşmasının sonunda, başta Gazze olmak üzere dünyadaki savaşların son bulması temennisinde bulundu.

Ana Arterlerdeki Aydınlatma Sistemleri Tamir Ediliyor

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın girişimi ile ana arterlerdeki aydınlatma sistemlerinin bakım ve onarımı için çalışma başlatıldı.

Bu amaçla Karayolları Dairesi ile tüm belediyeler, ana arterlerdeki mevcut yol aydınlatma sistemlerinin tamiri için işbirliği yapacak.

Lefkoşa Belediyesi ve Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile başlayan çalışmalar, tüm ülkeye yayılacak ve ana arterlerin, özellikle kavşakların geceleri aydınlanması sağlanacak.

Karayolları Dairesi Müdürü Dürdane Abi Acı, Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ile birlikte dün, Lefkoşa-Güzelyurt Anayolunun Gönyeli ile Yılmazköy arasındaki bölümünde başlatılan bakım onarım çalışmalarını yerinde denetledi.

DAİRE MALZEME, BELEDİYELER ARAÇ VE PERSONEL SAĞLAYACAK

Konuyla ilgili açıklama yapan Dürdane Abi Acı, belediyeler ile birlikte yapılacak işbirliği çerçevesinde dairenin malzeme sağlayacağını, belediyelerin ise araç ve personel tedarik edeceğini belirtti.

Acı, çalışmaların gelecek hafta Gazimağusa Belediyesi ile devam edeceğini ifade eden Acı, “Yol güvenliğini artırmak için başlayan ve sadece ana arterleri kapsayacak olan çalışmaları en kısa sürede tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

Başbakan Ünal Üstel İskenderun’da

Başbakan Üstel, Şampiyon Melekler Köyü’nü ziyareti öncesi Hatay Valisi Mustafa Masatlı ile bir araya geldi

Adana’da bulunan Başbakan Ünal Üstel bu sabah İskenderun’a geçti.

Başbakan Üstel, eşi Zerrin Üstel ve beraberindeki heyet, İskenderun Belediyesi Rauf Raif Denktaş Parkı yerleşkesi içerisine kurulan Şampiyon Melekler Köyü’nde yaşayan depremzedeleri ziyaret etmek amacıyla bu sabah İskenderun’a geldi.

Başbakan Ünal Üstel, Şampiyon Melekler Köyü’nü ziyareti öncesi Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti.

Başbakan Üstel’e KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu ve Durali Güçlüsoy, Başbakan Siyasi Danışmanı Özdemir Tokel, Kıbrıs Türk Dayanışma Platformu üyeleri olan Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer eşlik ediyor.

Dinçyürek : “Hedefimiz Maraş’a Yeni Bir Sağlık Merkezi Yapmak”

Dinçyürek:” Hedefimiz 2024 yılı içerisinde Maraş’a bin metrekarelik yeni bir sağlık merkezi yapmak”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gazimağusa Maraş Sağlık Merkezi’ni ziyaret etti.

Dinçyürek, yaklaşık bir ay önce yaptığı ziyarette Maraş Sağlık Merkezi’nin eksikliklerini yerinde incelediğini bugün yeniden
sağlık çalışanlarından bilgiler almak ve yapılan çalışmaları yerinde incelemek için ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydetti .

Dinçyürek, bundan böyle tüm sağlık merkezleri ve Maraş Sağlık Merkezi’nde diş hekimlerinin her türlü diş dolgusu ve kanal tedavisini yapabileceğini , bu konuda herhangi bir sarf malzemede eksiklik olması halinde gerekli tüm tedbirleri aldıklarını açıkladı.

Sağlık merkezleri ne kadar güçlenirse bölge hastanelerine daha az kişinin başvuracağını, böylelikle oradaki yükün azalacağını belirten Dinçyürek, Maraş Sağlık Merkezi’nde hem sağlık çalışanlarının daha rahat imkanlarda çalışmasını sağlamak hem de vatandaşların daha etkin hizmet alabilmesi için önemli adımlar attıklarını kaydetti.

Bakan Dinçyürek, aynı zamanda sağlık merkezlerinde haftanın bir günü görev yapan kadın doğum muayenelerini güçlendirmek için portatif ultrason cihazlarının alınacağını, bu sayede hastaları muayene ettikten sonra daha doğru teşhis ve tedavi imkanı yaratılacağını söyledi.

Dinçyürek, hedeflerinin 2024 yılı içerisinde Maraş’a bin metrekarelik yeni bir sağlık merkezi yapmak olduğunu, bunun için Anavatan Türkiye ile istişare ederek, proje çalışmalarına başladıklarını kaydetti.

Dinçyürek, bu hafta sonu itibariyle ihale kapsamındaki 460 kalem ilacın %90 civarının İlaç Eczacılık Dairesi’ne teslim edileceğini açıkladı.

Töre: Hak edene Hak ettiği şekilde!

Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin oğlu Tuygun Töre sosyal medya hesabından “Cevaptır” başlıklı bir açıklama yaptı. Töre açıklamada, “Cevaptır çünkü birisinin cevap vermesi gerekiyor. Hak edene Hak ettiği şekilde!” ifadelerini kullandı

Töre’nin açıklamasının tamamı şu şekilde;

“CEVAPTIR

Cevaptır çünkü birisinin cevap vermesi gerekiyor.

Hak edene Hak ettiği şekilde !

Mevzu bahis aile olunca herkes biraz hassaslaşır tabii ama benimki daha çok birilerine hatırlatmalar yapma ve yaptıkları seviyesiz konuşmaları kendilerine İADE etme güdüsüyle bir hareket olacak.

Malumunuz son 1 haftadır Meclise kayıtlı bir aracın benzin faturası üzerinden bir kaşık suda fırtınalar koparan bir ctp muhalefeti ile yoruluyoruz. Bir fatura üzerinden Zorlu Töre’ye karşi içlerindeki bütün nefreti dökmeye çalışan bir parti başkanından tutunda 2 günlük milletvekiline kadar sıraya girmiş bir ctp kreşi.

İlk önce olayı anımsayalım; 1 araca 800 tl’lik benzin alınmış 100 tl’yede yıkaması yapılmış , faturaya yazılı o aracın plakası da makinistte olduğu öğrenilmiş günün sonunda.

Ve yine günün sonunda benzin alınan o aracın plakası yanlış yazıldığı için böyle bir karmaşa yaşandığı ortaya çıktı.

Ancak; mal bulmuş mağrubi gibi bu olayı büyük bir vurgun,yolsuzluk,hırsızlık gibi şişire şişire anlatan,gazetesinde manşetlere sığdıramayan ctp’li vekillerin hikayesidir bu.

Tabiki bunları yaparken meclisin içinde ki bazı art niyetli , zihinleri zehirlenmiş üst düzey yöneticilerinde yanıltıcı söylem ve eylemleriyle bu olaylar yaşandı ne yazık ki.

İsimleri ve konuşulanları çok net yazmak zorundayım.

Bu fatura olayı ile ilgili Meclis Başkanından açıklama istendi muhalefet kanadından, MB da bu konudaki durumu açıklamak için kürsüye çıktığında herzamanki gibi muhalefet MV’leri tarafından sataşmalar , hadsizce yorumlar , nefret söylemleri gelmeye başladı.

Neydi bunlar?

Kayıtlarda var rahatlıkla ulaşabilirsiniz !

Ongun Talat: Terbiyesizdir bu adam, faşisttir,yalancıdır,Jurnalcidir.

Devrim Barçın: Namertsin, yalancısın.

Fazilet özdenefe: yalancısın.

Tufan Erhürman: bu adamın zaten anlama kapasiteside yok, bu adam zaten beş turda MB seçildi, bu adama saygı göstermemizi beklemeyin, bu adam tek ayağının üstünde on yalan söyleyen biridir, bu adam şöyle bu adam böyle vs vs..

İsteyen beni hayıflayabilir, yaptığımı yanlış bulabilir , eleştirebilir.. Zerre umurumda değil bunu baştan söyleyim.

Yukarda yazdığım ki fazlası var ; adice, hadsizce, kendini kaybetmiş şekilde saldırdıkları kişi benim babamdır.

Bu yazdıklarımda cevabımdır.

Ongun talat ben senin babana 2.ci CB M.A Talat’a hiç oy verrmiş, fikirlerini benimseyen biri olmadım ama her gördüğümde Sayın başkan diye hitap eder hatırını sorarım çünkü benim babam beni böyle yetiştirdi bu terbiyedeyim.

Ama sen baban yaşındaki adama , Meclis başkanına terbiyesiz diyecek, faşisttir bu adam jurnalcidir diye bağıracak terbiyede bir KREŞ ÇOCUĞUSUN !

Ne babam kendisi faşist bir insandır ne de ailesi olan bizler öyle yaşayan insanlarız Ongun.

Son derece Hümanist yetişen ve yaşam tarzına sahip insanlarız. Bunu sen bil veya bilme zerre ırgalamaz bizi aklında bulunsun.

Jurnalci yakıştırmana gelince; başta senin babanın “kktc kurulduğunda sabaha kadar hüngür hüngür ağladım” sözleri.

Doğuş derya’nın meclis kürsüsünden Türk askerine “1974 de rum kadınlarına tecavüz edildi iddiaları” yine aynı doğuşun 2019 yılı bütce görüşmelerinde mecliste içki içim sarhoş olduktan sonra hükümet MV’lerine gerizekalılar,şerefsizler,katiller diye kendini kaybedercedine söylemleri/NİZİ birinin JURNALLEMESİNE gerek yok Ongun.

TC Cumhurbaşkanı Kktc’ ye geldiğinde İlk defa kktc meclisinde hitap edecek siz parti olarak protesto edecek ve katılım sağlamayaksınız bu ayıp değil ama birileri size bunu hatırlattığında faşist , jurnalci olacağız öyle mi?

Ey Türkiye ne paranı ne askerini ne memurunu istemiyoruz diyenlerle kol kola gezen sen ve senin gibilerini herkes biliyor zaten sen rahat ol.

Devrim Barçın sen “Malülen Emekli” olan birisi olarak nasıl olurda mv olarak bir devlet dairesi olan mecliste tam gün mesai yapabiliyorsun çok merak ediyorum!

Çünkü anlam olarak; malülen emekli belgesi/raporu olan birisi devlet dairesinde tam gün mesai yapamaz!

Mantıken nasıl mv adayı oldun onuda anlamış değilim azizim.

Fazilet hanım; sen Zorlu Töre konuşma yapacağında dayanamayıp sarkastik gülüşünle beraber orayı terk etmeye devam edebilirsin. Sen dinlememek için oradan gitsen kaç yazar kalsan Hiç yazar.

Tufan hoca; seni herzaman ctp’den ayrı tutar ayrı severdim diyebilirim. Çok net Yanılmışım.

Zorlu Töee MB seçildiğinden beridir ; bu adam diye hitap ettiğin, 5 turda seçildi zaten diye diline pelesenk ettiğin, Krallık ilan etmiş de kendini kral zannettiği , harcamalar yaparmışda tasarruf yapmazmış yorumların, sen konuşurken seni herkes dinleyecek başkası konuşurken siz ve partili MV’letinizin dinlemeden yoksun, adaplı cevap vermekten aciz ruh halleriniz artık bıktırdı.

Tufan hoca 2018 yılında genel seçimlerde partiniz kaçıncı gelmişti? 2.ci

2.ci gelmiş bir partinin genel başkanı olarak 4’lü hükümeti kurdunuz ve BB oldunuz.

Oysa halkımız; hükümet kurma görevini ne size ne de sizin partinize vermemişti.

Ama kurdunuz ve BB oldunuz. Biz sizin için ne “bu adam” dedik ne de “bu adama saygı beklemeyin bizden” dedik. Ne de “hakkı olmamasına rağmen utanmadan sıkılmadan BB oldu” dedik.

Dolayısıyla kimin nasıl seçildiğini sorgularken lütfen yakın geçmişinizi bir hafızanızda tazeleyin derim.

Tufan hoca benim size hukuk, yasa öğretmek haddime değil, MB ve yardımcılığı seçimlerinde yasaya göre 5.Tur hakkı verildiğini biliyorsunuzdur !

Bu konuda bir sıkıntınız varsa 1.ci turun sonunda seçim sonuçlanmazsa aday değiştirilsin diye bir yasa önerisi hazırlamanız sanırım daha İTİBARLI bir davranış olacaktır.

Yine belliki Tasarruf konusuna takmış durumdasınız, Ne Koruma bıraktınız, ne Büst bıraktınız, ne misafirlere verilecek yemek bıraktınız, ne benzin bıraktınız, ne araba çakarkarı bıraktınız.. ve dahası

Bu söylem ve eylemlerinize kabaca şöyle cevap vermek istiyorum; sn Tufan hoca eğer söylediklerinizde samimi iseniz !

Partinizden emekli CB, BB ve MB himayelerinde bulunan koruma,şöför,bahçivan,sekreter, ofis gibi devlete büyük KÜLFETLER yaratan kalemlerden feragat ediniz ve devlete iade ediniz.

Ve ayrıca sizin gibi ekonomiye ve maliyeye bu kadar hassasiyet gösteren birisinin (!) 2019 yılında BB döneminde bakanlar kurulu kararı ile alınmış olan KİT kuruluşlarındaki YK üye’lerine 2 asgari ücret YK başkanına 3 asgari ücret MAAŞ verilmesi kararını halen anlayabilmiş değilim, hele de Dövizin patlama yaşadığı o dönemde böyle bir karar almak hangi ekonomik akla hizmet etmiştir çok merak ediyorum. Tasarruf bunun neresindedir?

Şimdilik diyeceklerim bu kadar, lakin şunu hiçbir zaman unutmayın; meydan boş değildir, Zorlu Töre de sahipsiz değildir.”

“Türk Devletleri Teşkilatı’nın KKTC için Önemi” konulu panel düzenlendi

Başbakanlık himayelerinde, “Türk Devletleri Teşkilatı’nın KKTC için Önemi” konulu panel düzenlendi.

Başbakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, Acapulco Otel’de gerçekleşen ve sivil toplum örgütlerinin de katıldığı panelde Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) eski Genel Sekreteri ve Azerbaycan Milletvekili Ramil Hasan bir konuşma yaptı.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri ve Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, yaptığı açılış konuşmasında, UBP, AK Parti ve Yeni Azerbaycan Partisi’nin geçen gün tarihi öneme sahip iş birliği protokolü imzaladığın kaydederek, bugün de UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in talimatıyla TDT Eski Genel Sekreteri ve Azerbaycan Milletvekili Hasan’ın katılımıyla kapsamlı bir sunum yapılacağını belirtti.

Hasipoğlu, “TDT bizim için yeni ama çok önemli bir kuruluş. Önemini anlamak ve anlatmak için bu organizasyonun düzenledik” dedi ve Ramil Hasan’a teşekkür etti.

– Hasan: “İzolasyonları birlikte kıracağız”

Ramil Hasan da Teşkilat’ın tarihi süreci, yapısı ve KKTC’nin gözlemci üyeliği sonrası oluşan yeni durum üzerine sunumunu yaptı.

KKTC’de bir kez daha bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Ramil Hasan, 1999’dan itibaren ziyaretler gerçekleştirdiğini, Türk milletinin ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkının ve KKTC’nin haklı mücadelesinin canlı şahidi olduğunu, her türlü desteği vermeye devam edeceklerini söyledi.

Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde KKTC’nin varlığı için uzun yıllar uğraştıklarını ve sonunda başardıklarını belirten Ramil Hasan, “Göklere çekilen bayraklar içinde artık KKTC de var… Bunun olması için çok çalıştık ve oldu. Bu bir ekip başarısıdır” dedi.

– “Bu devletlerimiz KKTC için tarihi bir deklarasyona imza atmışsa, de facto da olsa KKTC’yi tanımış demektirler”

Hasan, “Zor bir süreçti. Dünyanın tanımadığı bir devleti tanınır hale getirmek için Azerbaycan Devlet Başkanımız İlham Aliyev çok büyük destek vermektedir. Bildiğiniz gibi Azerbaycan ziyaretinde KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ünal Üstel en üst düzey protokol ile ağırlandı. Unutmayın ki TDT’ye üye olan ülkeler bir sivil toplum kuruşu değil,  birer devlettir. Bu devletlerimiz KKTC için tarihi bir deklarasyona imza atmışsa, de facto da olsa KKTC’yi tanımış demektirler. Bu, KKTC’deki iş dünyası ve diğer sektörler için de çok önemlidir” diye konuştu.

Ramil Hasan, “Yeni Azerbaycan Partisi Başkan Vekili Tahir Budagov’un, tüm baskılara rağmen KKTC’ye gelip, temaslar yapması,  doğrudan İlham Aliyev ve Azerbaycan Devleti’nin desteğidir. Özbekistan ve Kırgızistan’la da benzer yakınlaşma için çalışmalar sürüyor. Bu konuda herkese önemli görevler düşmektedir. KKTC’nin iş birliği olanaklarını geliştirmesi yegane amacımızdır. Gözlemci üyelik sayesinde daha da güçlü bağlar kurulacak ve izolasyonları birlikte kıracağız” dedi.

KKTC’nin jeo-stratejik önemine de vurgu yapan Hasan, KKTC’nin, Türk Dünyası’nın Akdeniz’deki kalesi olduğunu vurguladı.

Ramil Hasan, “KKTC, Türk Devletleri’nin, Akdeniz’e uzanan orta koridorunun bir kolu olmaya adaydır. KKTC limanlarıyla, bu koridorda yerini almasıyla, ulaşımda önemli bir konuma gelecek. Yakında güzel sonuçlar alacağımıza inanıyoruz” ifadelerini de kullandı.

Ataoğlu “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında Türk Dünyası Paneli ”ne katıldı

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Kırıkkale Üniversitesi tarafından düzenlenen “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında Türk Dünyası Paneli ”ne katıldı.

Bakanlık açıklamasına göre, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu Ankara’da yer alan panelde bir konuşma yaparak, KKTC’nin Türk dünyasındaki yerini ve Kıbrıs Türklerinin yaşadığı süreçleri anlattı.

KKTC’nin geçmişinden günümüze ne zorluklarla geldiğini anlatan Ataoğlu, “Kıbrıs Türkleri olarak bir çok sıkıntıdan geçerek bu günlere geldik, ambargolara maruz kalmış olsak da her zaman Kıbrıs Türkü’nün bu topraklarda var olduğunu ve var olacağını haykırmaya devam ediyoruz” dedi.

Kültürlerini koruyarak, gelecek nesillere aktarabilmek için her zaman ellerini taşın altına koymaya hazır olduklarını belirten Ataoğlu, “Gelecek dönemde de Türk Dünyasının bir ailesi olarak yapacak bir çok projemiz vardır. Bu projelerimizi el birliğinde yapmak için hazırız” diye konuştu.

Kıbrıslı Türklerin geçmişte yaşadıkları, Mutlu Barış Harekatı, KKTC’nin kuruluşu ve 40. Kuruluş  yıldönümüyle ilgili bilgi aktaran Ataoğlu,  Kıbrıs sorununun kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşması için uğraş verdiklerini söyledi.

Annan planı referandumu ve sonrasında yaşananlarla ilgili bilgiler de veren Ataoğlu,  KKTC’nin ambargolar altında olduğunu ve ambargolardan dolayı yaşadığı kısıtlamaları anlattı.

KKTC’nin siyasi çözüm için çabalarını sürdürürken, ekonomik kalkınma, refahı artırma ve yaşam kalitesini iyileştirme yönünde de çalıştığını ifade eden Ataoğlu, Türkçe konuşan halkların dayanışma içerisinde olmasının önemine işaret etti.

Ataoğlu şöyle konuştu:

“Ortak kültür çatısı olarak teşkil edilen Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKSOY’un hiçbir siyasi amaç gütmeden, sadece halklarımız arasındaki kardeşliğin, dostluğun ve kültürel ortaklığın güçlendirilmesi için çalışması örgütlerin değerini daha da arttırmakta ve misyonunu daha da güçlendirmektedir.  Bu özelliğiyle iki teşkilatın da çalışmaları kültürlerarası yakınlaşmaya, medeniyetler arası diyaloğa, bölgesel barış ve istikrara da katkı sağlamaktadır”.

Anavatan Türkiye ve tüm Türk dünyasının birleşmesiyle büyük Türk dünyasını birbirine yakınlaştırma ve ortak bir gelecek inşa etme hedefine yakın zamanda ulaşma yönündeki umudunu dile getiren Ataoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın “Devletsiz kalmak her şeyiyle aciz kalmak demek, başkasına muhtaç olmak demektir. Devletsiz yaşayan insanlar olabilir, ama devletsiz yaşayan millet yoktur. Kıbrıs Türk halkı, Türk milletinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır” şeklindeki sözlerini aktardı.

Maliye Bakanı Berova TC Muhasebat Genel Müdürünü kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Muhasebat Genel Müdürü Dr. Nazmi Zarifi Gürkan ve bazı yetkilileri kabul etti.

Maliye Bakanlığından verilen bilgiye göre, Berova, kabulde yaptığı konuşmada, ülkede kamu otomasyon sisteminin daha verimli çalışması gerektiğini, bu konuda bürokratlar ve bilişimcilerle yoğun mesai harcadıklarını hatırlattı.

Konunun Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yaptığı görüşmede de gündeme geldiğini kaydeden Berova, Kamu Mali Yönetim Bilişim Altyapısını güçlendirme yönünde atılan adımın memnuniyet verici olduğunu belirtti.

Berova, 2019’da geçen Kamu Mali Yönetim ve Denetim Yasası tahtında ilk kez bu yıl Merkezi Devlet Bütçesini Meclise sunduklarını belirterek, yasanın getirdiği Bütçe Disiplinini çok önemsediklerini kaydetti.

-Gürkan

Muhasebat Genel Müdürü Dr. Nazmi Zarifi Gürkan ise kalkınmanın sürdürülebilirliği, ekonomik başarıların kalıcı olmasında kamu mali yönetiminin etkin ve ekonomik bir şekilde işlemesinin önemli olduğunu söyledi.

Dr. Nazmi Zarifi Gürkan, “Kamu Mali Yönetim Sistemi’nin kurgusu, yapısı, bütçenin hazırlanması, uygulanması, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesi, bunların raporlanması aynı zamanda sonuçlarının izlenmesi ve denetime hazır hale getirilmesi Kamu Mali Yönetim Sistemi’nin başarısı açısından oldukça önem arz ediyor” dedi.

Gürkan, KKTC’nin kuruluş yıldönümünü de kutladı.

Toplantıda, Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği (KEİ) Ofisi Koordinatörü Ömer Cihan, Türkiye Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mert Özarar, Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürü Yakup Tekin da yer aldı.