Archives 2023

Oktay: “Her zaman ve şartta KKTC’nin haklı davasının yanında olacağız”

AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay her zaman ve şartta KKTC’nin haklı davasının yanında olacaklarını vurguladı ve  Kıbrıs’ta çözümün iki devletli bir yaklaşımın kabulüyle mümkün olduğunu kaydetti.

TBMM Dışişleri Komisyonu AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı.

Fuat Oktay, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, KKTC’nin kuruluşunun 40. ve Filistin Devleti’nin kuruluşunun 35. yıl dönümünü kutladı.

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına da değinen Oktay, “İsrail kadın, erkek, yaşlı, hasta demeden sivillere yönelik insanlık dışı saldırılar yapıyor. Biz Filistin halkının yanında olacağız. Bu sorunun çözümü için Türkiye olarak tüm kurumlarımızla birlikte yoğun çaba içerisindeyiz. Bu sorunun 1968 sınırları dahilinde eşit iki devleti içeren bir yaklaşımla çözülebileceğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Oktay, Türkiye olarak bölgenin istikrarı ve barışı için somut öneriler sunduklarını, Türkiye’nin bu çabaları nedeniyle güvenilir ve ilkeli aktör bir ülke olarak kabul edildiğini kaydetti.

Ayrıca TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan İsveç’in NATO’ya katılım protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi üzerindeki müzakerelerin ertelenmesi kararlaştırıldı.

Başbakan Ünal Üstel Adana Valisi İle Görüştü

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL ADANA VALİSİ İLE GÖRÜŞTÜ

Başbakan Ünal Üstel, İskenderun’daki Şampiyon Melekler Köyü’nü ziyaret için gittiği Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk temasını Adana’da gerçekleştirdi.

Üstel Adana’daki temasları çerçevesinde bugün Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ile görüştü. Üstel ‘e ziyaretlerinde Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu ile Başbakanlık DPÖ Müsteşarı Durali Güçlüsoy ve KKTC’den bazı ekonomik örgütlerin temsilcileri eşlik ediyor.

Vali Köşger ziyaret sonrası yaptığı kısa açıklamada, “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Ünal Üstel’i valiliğimizde ağırladık. Nazik ziyaretleri için Sayın KKTC Başbakanına teşekkürler ediyorum” dedi.

Güzelyurt Kaymakamlığı uyardı: Atış yapılacak

Güzelyurt Kaymakamlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, atış yapılacak tarihlerde, 07.00 ile 21.00 saatleri arasında can ve mal emniyeti açısından belirtilen bölgelere girilmemesi gerektiği vurgulandı.

Atışlara müteakip bölgede kör giden mermilerin arama ve imha işlemi devam edeceğinden komutanlıkça serbest giriş duyurusu yapılıncaya kadar bölgeye girilmemesi gerektiği kaydedildi.

CHP Genel Başkanı Özel, Denktaş ile Küçük’ün kabirlerini ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet yönetiminin rahat bırakılmasını ve bir an önce bu düzenlemelerin yapılmasını, müzenin açılmasını, anıt mezarın da rahmetli Cumhurbaşkanı’na yakışır bir hale gelmesini öncelikle istiyoruz.” ifadesini kullandı.

CHP’den yapılan açıklamaya göre Özel, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Gönyeli’deki anıt mezarını ve Kıbrıslı Türk lider Dr. Fazıl Küçük’ün Hamitköy’deki kabrini ziyaret etti.

Özel, Denktaş’ın anıt mezarını ziyaretinde özel defteri de imzaladı.

Törenin ardından yaptığı konuşmada Denktaş’ı rahmet ve minnetle anan Özel, Denktaş’ın anıt mezarının düzenlemelerinin tamamlanmasının ve hatırasına uygun hale gelmesinin uzun süredir beklendiğini belirtti.

Özel, “Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, buradaki yerel belediyeyle işbirliği halinde sorumluluk üstlenmeye hazır ancak Türkiye’den gelen birtakım baskılarla hala alanın yıllardır belediyeye devredilmediğini, o yüzden de gerekli çalışmaların yapılamadığını ve hiç yakışmayacak şekilde anıt mezarın natamam halde tören yapmaya müsait ancak çevre düzenlemesinin natamam halde olduğunu üzülerek gördük.” ifadesini kullandı.

– “Anıt mezar, Denktaş’a yakışır hale getirilmeli”

Denktaş’ın anıt mezarının bulunduğu bölgede oluşturulması planlanan müzenin de hayata geçirilmediğini, sadece özel eşyasının depolandığı bir bölümün bulunduğunu belirten Özel, şunları kaydetti:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet yönetiminin rahat bırakılmasını ve bir an önce bu düzenlemelerin yapılmasını, müzenin açılmasını, anıt mezarın da rahmetli Cumhurbaşkanı’na yakışır bir hale gelmesini öncelikle istiyoruz. Buna, biliyoruz ki Türkiye’den gelen birtakım baskılar engel oluyor. Bu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki samimi diyaloğa ve buradaki insanların yüreklerindeki beklentiye uygun değildir. Buradan Dışişleri Bakanı’nı konuyu bir kez daha gündeme almak üzere ve gerekli inisiyatifi kullanmak üzere davet ediyoruz.”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, CUMHURİYET KUPASI ÖDÜL TÖRENİ’NE KATILDI

Başbakan Ünal Üstel, KKTC’den iki takım ile Türkiye ve Azerbaycan’dan birer üniversite takımlarının katıldığı, Başbakanlığa bağlı Spor Dairesi ile Kuzey Kıbrıs Üniversite Sporları Federasyonu (KKÜSF) işbirliği ile düzenlenen 15 Kasım Cumhuriyet Kupası Basketbol Branşı Ödül Törenine katılarak, başarı elde eden sporculara madalya takdiminde bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Cevdet Yılmaz’ı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanlığında yer alan kabulde, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a beraberindeki heyet ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Feyzioğlu eşlik etti. Kabulde, Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Okan Donangil de katıldı.

Kabulde, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıklamalarda bulundular.

–  Yılmaz: “Kıbrıs meselesine yönelik ortaya koyduğunuz vizyonu kuvvetle destekliyoruz”

Kabulde yaptığı konuşmada, kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü dolayısıyla, KKTC’de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Türk halkına ve KKTC’ye “önem” ve “öncelik” verdiklerini belirterek, “Milli davamız Kıbrıs meselesine ilişkin gelişmeleri yakından takip ediyor, Kıbrıs meselesine yönelik ortaya koyduğunuz vizyonu kuvvetle destekliyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesinin “çözümün anahtarı” olacağını muhataplarına izah ettiklerini belirten Yılmaz, “Ne yazık ki, BM Güvenlik Konseyi’nin bu hakların tescili konusunda herhangi bir adım atmadığını görüyoruz” dedi.

Yılmaz, KKTC’nin tanınmasının, Kıbrıs meselesinin adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasının yolunu açacağını vurgulayarak, KKTC’nin tanınması, uluslararası toplumda hak ettiği yere gelmesini arzuladıklarını yineledi.

-“Aliyev’in KKTC bayrağının Azerbaycan’daki etkinliklerde dalgalanması gerektiği ve dalgalanacağına yönelik açıklamasını büyük memnuniyetle karşıladık”

Yılmaz, “Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev’in KKTC bayrağının Azerbaycan’daki etkinliklerde dalgalanması gerektiği ve dalgalanacağına yönelik açıklamasını büyük memnuniyetle karşıladık” ifadelerini kullandı.

Yılmaz ayrıca, “KKTC Kültür ve Tanıtım Günleri” dolayısıyla  Cumhurbaşkanı Tatar’ın  Azerbaycan Cumhurbaşkanı  İlham Aliyev’in davetiyle  bu ülkeye  yaptığı ziyaretin başarılı geçmesinden “büyük memnuniyet” duyduklarını da kaydederek, “Bu ziyaretin aynı zamanda KKTC’nin Türk dünyasıyla bütünleşmesinde önemli bir adım oluşturduğunu ve ülkelerimiz arasındaki ‘üç devlet, tek millet’ şiarının önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyoruz” dedi. Yılmaz, Azerbaycan’ın KKTC’ye ve KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) gözlemci üyeliğine yönelik yaklaşımının sürdürülüp güçlendirilmesi için çabalarına devam edeceklerini de kaydetti.

-“(Yiğitler-Pile yolunun yapımı konusunda varılan mutabakat) Uygulama konusunda sahada yaşanmakta olan sorunların bir an önce aşılmasını ümit ediyoruz”

Yılmaz, “KKTC ile BM Barış Gücü arasında Yiğitler-Pile yolunun yapımı konusunda varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını” da yineleyerek, “Uygulama konusunda sahada yaşanmakta olan sorunların bir an önce aşılmasını ümit ediyoruz” dedi.

 “Rumların her zaman olduğu gibi oldu-bitti yaratma çabalarını görüyoruz. Bu çabalar da inşallah boşa çıkacaktır” diyen Yılmaz,  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da ifade ettiği gibi bu yol çalışmasının “insani” bir amaçla yapıldığını, buna engel çıkartılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurguladı.

-“KKTC’de yaşayan Türk halkının refahı ve mutluluğu için ortak çalışacağız”

Yılmaz, 2023 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması çerçevesinde ortak projelerin hayata geçirilmesine devam ettiklerini söyledi.

Bu doğrultuda, Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binası ve pistinin açılışının, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımıyla 20 Temmuz’da gerçekleştirildiğine işaret eden Yılmaz, çok önemli bir projenin hayata geçmiş olduğunu söyledi.

“Bu projelere devam edeceğiz ve özellikle KKTC’de yaşayan Türk halkının refahı ve mutluluğu için ortak çalışacağız” diyen Yılmaz, bu çerçevede KKTC hükümetiyle birlikte yürüttükleri KKTC Su Master Planı Projesi’nin, üreticilerin ve çiftçilerin hayatını etkileyecek çok önemli bir proje olduğuna işaret etti. Yılmaz, “Bu proje bittiğinde çok daha verimli ve çok daha katma değeri yüksek bir tarım sektörü oluşacak, yeni alanlar sulanacak ve uygun ürün desenleri belirlenip bunlar desteklenecek ve dolayısıyla hem üretici kazanacak hem de tüketici daha kaliteli, daha fazla gıdaya erişme imkanına kavuşmuş olacak” diye konuştu.

Yılmaz, tüm bu çalışmalarda kurumlar arası iş birliğinin ve koordinasyonun önemli olduğuna işaret ederek, KKTC hükümetine “uyumlu, verimli” iş birliğinden ötürü teşekkür etti.

Yılmaz, Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, “Ne yaparsa yapsınlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu kapıları açacaktır ve hak ettiği yer gelecektir. 40’ıncı yılınızı bir kez daha kutlarım, nice 40 yıllara… Biz 100 yıllık bir Cumhuriyet, siz 40 yıllık bir Cumhuriyet oldunuz. Bizden daha genç… Bu 100 ve 40 yıllık birikimle, Türkiye Yüzyılını ve Kıbrıs Türk halkının yüzyılını, geleceğini çok daha güçlü, sağlam temeller üstüne hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

-Cumhurbaşkanı Tatar: “Egemenliğin sulandırılması veya başka yerlere çekilmesine asla onay vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı ve beraberindeki heyeti KKTC’nin 40’ıncı yıl dönümünde ağırlamaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye’nin desteğiyle birlikte Kıbrıs Türk halkının müktesep hakları egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsü temelinde yeni bir siyasetle yola devam ettiğini belirterek,  Kıbrıs Türk tarafının yeni siyasetinin “iki devletli çözümün” temelini oluşturduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının eşit egemen ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinin “esas” olduğunu belirterek, Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve demokrasi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de ve Mavi Vatan’daki hakların korunması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğinin korunması gerektiğine de vurgu yaparak, “Egemenliğin sulandırılması veya başka yerlere çekilmesine asla onay verilemeyeceğini” söyledi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye ile birlikte “uyum” içinde yola devam edileceğini vurguladı.

KKTC’nin gözlemci üyeliklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, tüm bunların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yapısını “güçlendirdiğini” ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2023 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda öngörülen  projeler  ve gerekli yasal düzenlemelerle KKTC’nin zeminini güçlendireceklerini, müreffeh yarınların yakalanması için çalışacaklarını, KKTC’de girişimci, eğitimli ve dünyayı takip eden bir Kıbrıs Türk halkı ve gençliği olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “pandemi, ekonomik kriz ve 6 Şubat depreminin acıların yaşandığını, ancak hayatın devam ettiğini ve mukavemetçi bir ruhla geleceğe umutla baktıklarını” kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Ukrayna ve Filistin’de yaşanan gelişmeleri gördüğümüzde, ana vatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün, Türk askerinin adadaki caydırıcı bir güç olarak varlığının bizim burada barış ve huzurumuz için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz” diyerek, Türkiye’nin desteğiyle, KKTC’nin Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan’da bağımsız, hür ve özgür bir Türk devleti olarak yola devam edeceğini vurguladı.

Cevdet Yılmaz, Töre’yi ziyaret etti

Yılmaz: “Hep birlikte çalışarak uluslararası alanda da başarıyı sağlayacağız”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre’yi ziyaret etti.

15 Kasım Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine katılmak üzere KKTC’ye gelen Yılmaz, Töre’ye de ziyarette bulundu.

Ziyarette Yılmaz’a, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu eşlik ederken, Meclis Başkanı Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Meclis İdare Amiri Yasemi Öztürk, Başkanlık Divanı Üyeleri Hasan Küçük, Fırtına Karanfil, Şifa Çolakoğlu ile diğer yetkililer ve konuk heyet yer aldı.

-Yılmaz: “Hep birlikte çalışarak uluslararası alanda da başarıyı sağlayacağız”

Yılmaz görüşmede yaptığı konuşmada, KKTC’nin 40. yıl coşkusuna ortak olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tebrik ve selamlarını iletti.

KKTC’nin 40 yılda engellemelere rağmen demokrasi, kalkınma ve gelişmesinin takdire şayan olduğunu ifade eden Yılmaz, önümüzdeki dönemde hep birlikte çalışarak uluslararası alanda da başarıyı sağlayacaklarını söyledi.

Türkiye olarak KKTC’nin iki devletli vizyonunu kuvvetle desteklediklerini belirten Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve uluslararası eşit statüsü kabulü olursa müzakerelerle çözüm aranabileceğine işaret etti.

Erdoğan’ın BM’deki tanınma çağrısı sonrası Türk Devletleri Teşkilatı üyeliği, Azerbaycan ziyareti olduğuna dikkat çeken Yılmaz, KKTC’nin uluslararası etkinliğini üst seviyelere çıkaracaklarına vurgu yaptı.

KKTC’nin, AKPM, İİT, PAB gibi çalışmalara katılmasının, TDT’ye de gözlemci üye olmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, Kıbrıs’ta iki devlet ve iki toplum olduğu gerçeğini herkesin bildiğini ve anlayacağını belirtti; “Her zaman biriz, beraberiz, birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Yeni reformlar, kanunlar ile birlikte iş birliklerinin devam ettiğini belirten Yılmaz, Ercan Havalimanı, su projesi yanında elektrikteki çalışmalar ile birçok alanda projeleri yürüttüklerini, geliştirdiklerini kaydetti.

İnsanların refahı huzuru mutluluğu için KKTC Meclisi’nin de verdiği destekle çalışmaları sürdürdüklerini ifade eden Yılmaz, desteklere teşekkür etti, Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

-Töre: “Cumhuriyet en büyük eserdir”

Meclis Başkanı Töre de, Cumhuriyet Bayramı’nın milli bayram olduğunu ifade etti, “Cumhuriyet en büyük eserdir” dedi.

KKTC’nin temelinde; Mehmetçik ve Mücahitlerin kanı canı olduğunu ifade eden Töre, devletin, en şerefli yükseldikleri yer olduğunu vurguladı.

Ekonomik ve Mali İşbirliği Anlaşması ile KKTC’nin her alanda geliştiğini ilerlediğini ifade eden Töre, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar acı çektiğini ancak sonunda devletini kurduğunu, Türkiye Cumhuriyeti desteğiyle de gelişmeye devam ettiğini anlattı.

Su projesinin Barış Harekatı gibi bir zafer olduğunu işaret eden Töre, Ercan Havalimanı, karayolları yapımı gibi projelerin de hiç durmadan sürdüğünü kaydetti.

“Türkiye canını kanını parasını veriyor, iyi ki var birlikte yola devam ediyoruz” diyen Töre, “Nice yüz yıllara, nice 40 yıllara” ifadesini kullandı.

Muharrem Döveç Ortaokulu’nun Temel Atma Töreni 23 Kasım’da Gerçekleşiyor

Döveç Group’un Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığı protokol çerçevesinde, İskele bölgesine eğitim alanında yeni bir soluk getirecek olan Muharrem Döveç Ortaokulu’nun temel atma töreni, 23 Kasım saat 10:30’da gerçekleştirilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı ve Döveç Group iş birliğiyle yürütülen bu prestijli proje, bölgenin eğitim altyapısına önemli bir katkı sunacak.

 

Özel ve Anlamlı Bir Tören:

Döveç Group tarafından finanse edilen ve yaklaşık 75 Milyon TL bütçeyle hayata geçirilmesi hedeflenen Muharrem Döveç Ortaokulu, modern eğitim anlayışını ve ileri teknolojiyi bölgeye taşıyacak. Tören, okulun ismini taşıyan Döveç Group’un kurucusu Muharrem Döveç’in anısına olan saygıyı yansıtarak başlayacak.

Toplam 8 bin metrekarelik alana kurulacak olan okul, son teknoloji ile donatılacak ve İskele bölgesindeki eğitim kalitesini artırarak önemli bir ihtiyacın giderilmesine katkı koyacak.

Bu özel okulun inşası, “Bir Okul da Sen Yap” kampanyasının bir parçası olarak, Döveç Group’un  hizmet verdiği bölgelere değer katma vizyonunun bir göstergesi olarak hayata geçiriliyor.

 

Döveç Group Direktörü Burçin Döveç, projenin önemine vurgu yaparak, eğitim sektörüne yapılan katkının gençlerin geleceğini şekillendirmede büyük bir rol oynayacağını belirterek, bu anlamlı projenin, İskele’nin eğitim yolculuğunda yeni bir dönüm noktası olacağına olan inancını belirtti.

Döveç Group’tan yapılan açıklamada ise geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin en iyi eğitimi alması için atılan bu adımın,büyük bir onur ve mutluluk kaynağı olduğu belirtilirken,  Muharrem Döveç Ortaokulu’nun temel atma törenine tüm halkımız davet edildi.

Döveç Group olarak, bu projenin hayata geçmesi için gösterdiğimiz çabadan ve İskele bölgesine katkıda bulunacak olmamızdan dolayı büyük bir gurur duyuyoruz.

Başbakan Ünal Üstel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel Ve Heyetini Kabul Etti

TANINACAĞIMIZ GÜNLER YAKINDIR

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve heyetini kabul etti.

Başbakanlık Şeref Salonu’nda yer alan kabulde konuşan Başbakan Üstel, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) en mutlu ve en heyecanlı günlerinden birini yaşadıklarını ifade ederek, CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel’in zaman ayırıp, bu heyecanı ve mutluluğu paylaştığı için çok mutlu olduklarını söyledi.

CHP’nin, KKTC’de ayrı bir yeri olduğunu dile getiren Üstel, bugün KKTC’nin 40’ıncı yılı, gelecek sene 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yılı kutlanıyorsa bunun dönemin TC Başbakanı Bülent Ecevit ve yardımcısı Necmettin Erbakan’ın cesur davranışları sayesinde olduğunu söyledi.

KKTC’de dönemin Başbakanı Ecevit’in, “Kıbrıs’ın Karaoğlan’ı” olarak anıldığını ifade eden Üstel, “Hangi eve gitseniz Ecevit’in resmiyle karşılaşırsınız” dedi. Başbakan Üstel, bu nedenle CHP’ye Kıbrıs Türk halkının sempatisinin, bakış açısından farklı olduğunu kaydetti.

Geçmişe bakıldığında Osmanlı döneminden sonra İngiliz İdaresi’nde ve 1950’lerin ardından Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarının bugün Gazze’de yaşananların bir değişik versiyonu olduğunu belirten Başbakan Üstel, “Orada yaşananlar bize çok uzak değil” dedi. BM’nin duyarsızlığı, BMGK ve AB’nin sessizliğine işaret eden Üstel, Gazze’de 7 bini çocuk olmak üzere yaklaşık 13 bin sivil insanın hayatını kaybettiğini ifade ederek, bunun nedeninin karşı tarafın şuursuzca sivil insanların üzerine bomba yağdırması olduğunu söyledi.

En üzücü olaylardan birinin de hastanelerin bombardıman altında kalması olduğunu vurgulayan Üstel, “Biz savaşın ne olduğunu biliriz, savaşın ne getirdiğini biliriz. Zulüm altındaki, esaret altındaki insanların neler çektiğini çok iyi bilen bir ülkenin ferdiyim, bugün başbakanım, partimin başkanıyım” şeklinde konuştu.

Dünyanın Gazze’de yaşananlara kulak vererek, ateşkes ve barışın gelmesini dileyen Başbakan Üstel, Kıbrıs’a barışın 20 Temmuz 1974’te geldiğini kaydetti. Üstel, “Hem ülkemize barış geldi, hem de güneyde Rum kesimine barış getirdi” dedi.

KKTC’nin 40’ıncı yılını, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutladıklarını dile getiren Üstel, “Nice nice yüzyılları biz de beraber göreceğiz” diye konuştu. Üstel, KKTC’nin üzerinden her türlü ambargo ve izolasyonların kalkacağı, ülkenin tanıtılacağı günlerin yakın olduğu düşüncesini ifade etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında, CHP’nin Genel Başkanı olarak seçildikten sonra ilk ziyaretini, KKTC’ye yapacağını kurultayda delegelerle paylaştığını hatırlatarak, CHP’nin iktidar olduğu zamanlardaki devlet geleneğini muhalefetteyken de uygulaması gerektiğini kaydetti.

KKTC’nin CHP açısından ve CHP’nin de KKTC açısından önemini Başbakan Üstel’in harikulade özetlediğini belirten Özel, heyetini tanıtarak, ilk kez gölge kabine uygulaması yaptıklarını anlattı.

CHP’nin birinci yüzyıldaki ilk kongresinin, 4 Eylül 1919’daki Sivas Kongresi olduğunu belirten Özel, resmi olarak ilk kongre 1926’da toplandığında ve oraya birinci kongre denildiğinde, Atatürk’ün kürsüden, “Bu ikincisi… Birincisini Sivas’ta yaptık” dediğini vurguladı.

CHP’nin ikinci yüzyıldaki ilk kongresini ise yeni yaptığını dile getiren Özel, ikinci yüzyıldaki kongrenin kendilerine iktidar olma görevi verdiğini ifade etti. Bu nedenle bir gölge kabine ilan ettiklerini belirten Özel, gölge kabinede 9 kadın, 9 erkek bakan görevlendirildiğini söyledi.

Özel, dış politika konusunda Kıbrıs’tan başlayarak, Azerbaycan ile devam ederek, Balkanlar, Türk Cumhuriyetlerini içine alarak dünyadaki bütün siyasi akrabalarının iyi ilişkiler, etkileşim içerisinde olacağı bir süreci başlattıklarını kaydetti.

İsrail-Filistin arasında yaşananların insanlık dramını geçtiğini, soykırım noktasına geldiğini ifade eden Özgür Özel, “Doğrudan sivillerin hedef alındığı sürece sessiz kalmamız söz konusu değil” dedi. Özel, bundan sonraki süreçte oradaki kanı durdurmak için üzerlerine ne düşerse yapma konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

Tatar, Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Milli Mücadele Müzesi açılışı için ülkede bulunan Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel ve beraberindeki heyeti kabul etti.

 

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkının onuru, bağımsızlığı ve özgürlüğünün simgesi olduğunu belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü kutlamaları kapmasında ülkede bulunan Etimesgut Belediye Başkanı ve beraberindeki heyete teşekkür etti.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyarette gezip çok beğendiği Türk Tarih Müzesi’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de olması temennisinde bulunmasının ardından Etimesgut Belediyesi’nin, Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Milli Mücadele Müzesi’nin yapılmasına katkı koyduğunu ifade etti. 

 

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş gününde açılacak müze sayesinde Kıbrıs Türk tarihindeki mücadelelerin, anıların, başarıların ve kahramanların gelecek nesillere aktarılacağını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Tatar, müze yapımında karar alan ve emeği geçenleri tebrik etti.

 

Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel de konuşmasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı yılını kutladı, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Ankara Etimesgut Belediyesi katkılarıyla yapılan Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Milli Mücadele Müzesi’nin hayırlı olmasını diledi.

KKTC’nin 40. Yılı Ercan Havalimanı’nda coşkulu bir şekilde kutlandı  

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40. Yıldönümü olan 15 Kasım, KKTC’nin Dünyaya açılan penceresi olan Ercan Havalimanı’nda çoşkuyla kutlandı.
Kutlamalarda yolculara ve misafirlere KKTC bayrakları dağıtılırken, havalimanında marşlar çalındı. Ayrıca, Ercan Havalimanı’nın her yerine Türkiye’nin 100., KKTC’nin ise 40. Yıl bayrakları asıldı.
T&T Havalimanı İşletmeciliği’nin organize ettiği etkinlikler kapsamında, yolcular gelen ve giden yolcu bölümlerine, içerisinde kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş ile Kıbrıs Türk toplumunun lideri Dr. Fazıl Küçük fotoğraflarının yer aldığı ışıklı panolar kondu. Ayrıca, giden yolcu bölümüne konan Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde büyük emekleri olan Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük’ün 2 boyutlu maketleri de yolcular tarafından büyük ilgi gördü.

Yolcular, Denktaş ve Dr. Küçük maketlerine büyük ilgi gösterdi

Etkinliklerde 40.yıl coşkusunu doyasıya yaşayan yolcular, Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük maketleri önünde ve havalimanında bol bol fotoğraf ve video çekimleri yaparak, bu anları sosyal medyaya atarak ölümsüzleştirdiler.
Yolcular ile havalimanı personelinin coşku ve heyecanla kutladığı 15 Kasım’da duygu ve düşüncelerini dile getiren misafirler, Rauf Raif Denktaş, Dr. Fazıl Küçük ve Kıbrıs Türkü’nün bugünlere gelemsinde emeği geçen herkese saygı, şükran ve minnetlerini ifade etti.

Yolculara Kıbrıs halk dansları süprizi

T&T Havalimanı İşletmeciliği 40. Yıla özel yolculara bir de süpriz yaptı. Değirmenlik Belediyesi Halk Dansları Topluluğu aniden yolcuların arasına girerek onlarla birlikte Kıbrıs halk oyunları oynadı.
Gelen ve giden yolcu bölümlerinde yapılan Kıbrıs halk dansları süprizi karşısında yolcular şaşkına dönerken, oldukça mennun oldukları gözlemlendi. Yolcular ve misafirler havalimanında geleneksel Kıbrıs kültürünün değerlerini ve kıyafetlerini yansıtan kızlı erkekli halk oyunları ekibi ile birlikte Kıbrıs şarkılarıyla hem oynadı, hem eğlendi ve güzel bir gün geçirdi. Yolcular güzel bir gün geçirmelerinden ve kendilerine yapılan bu süprizden dolayı dolayı havalimanı yönetimine de teşekkür etti.

”İÇİM RAHAT BİR ŞEKİLDE SÖYLÜYORUM İSRAİL BİR TERÖR DEVLETİDİR”

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 121 ‘evet’ oyuyla kabul ettiği Gazze kararına ‘çekimser’ oy kullanan ülkelerin liderlerine telefon açacağız.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan,  konuşmasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, birlikte basın toplantısı düzenlediği iki bakanıyla bile aynı istikamette yürümediğini söyledi.

Bütün meselenin, dünyada haklının yanında yer alacakların duruşu olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu konuda maalesef beklenen gelişmeler oluyor mu? Hayır, hala olmuyor. Amerika başta olmak üzere Batı, hep birlikte hala maalesef ters yüz olarak bu duruma bakıyor. Fransa önce farklı açıklamalar yapıyor daha sonra bakıyorsunuz geri vitese takıyor. Dürüst ol. Bir gün öyle bir gün böyle yapma. Aynen şu anda Filistin’dekilerin durumu gibi. Biz istiyoruz ki dimdik, dosdoğru ama hiçbir zaman kalkıp da akşam başka sabah başka olmayın. Türkiye gibi olun.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınırların güvenliği, terörle mücadele, insanların huzuru, ekonomideki sıkıntıların çözümü, 6 Şubat depremleriyle yıkılan şehirlerin inşasının, gündemlerinin değişmez ve en öncelikli başlıkları olduğunu; bunlara ilave olarak Gazze’ye yönelik İsrail vahşetinin de 7 Ekim’den beri gündemlerinin en üst sırasında yer aldığını dile getirdi.

Amerika’nın ve Batılı ülkelerin sınırsız desteğini alan İsrail hükümetinin, katliamlarına tam 40 gündür aralıksız bir şekilde devam ettiğini hatırlatan Erdoğan, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, pazar yerlerini, binaları, sokakları kasıtlı olarak hedef alan İsrail’in, bir şehri içindeki insanlarıyla topyekun yok etme stratejisi uyguladığına dikkati çekti.

İsrail’in, evlerini terk etmeye zorladığı sivilleri yolda kasıtlı olarak bombalayan bir canilikle, kelimenin tam anlamıyla bir devlet terörü sergilediğini vurgulayan Erdoğan, “Ben şu anda gönlüm ferah, açık olarak diyorum ki İsrail bir terör devletidir. Hamas’ı terör örgütü olarak ifade ediyorsun. Hamas, Filistin’de seçimlere girip seçim kazanan bir siyasi parti. Seçimi kazandıktan sonra da hakkını, haklarını elinden aldınız. İsrail, Amerika birlikte aldılar. Bu gerçekleri görelim. Ama hala benim ülkemde bile Hamas’ın bir siyasi parti olduğunu bilmeyen, anlamayanlar var.” diye konuştu.

“Artık ecelin geliyor”

Bugüne kadar İsrail tarafından katledilen 12 bine yakın Gazzelinin üçte ikisini çocuklar ve kadınların oluşturduğunu; İsrail yönetiminin, Gazzeli çocuklara, kadınlara ve sivillere karşı insanlık tarihinin en kalleş saldırılarını düzenlediğini dile getiren Erdoğan, “Gazze’de 40 gündür şahit olduklarımızı anlatmak için savaş dahil tüm kavramlar yetersiz kalmaktadır. Çünkü savaşın da bir ahlakı vardır; adabı, hukuku ve sınırı vardır.” ifadelerini kullandı.

Savaş hukukunun ilk kuralının çocuklara, kadınlara, yaşlılara ve hastalara dokunmamak olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kuvözdeki, kundaktaki bebekleri katledenler, evlerinden kovdukları masumların tepesine bomba yağdıranlar, insanların suyunu, gıdasını, yakıtını keserek ölüme mahkum edenler, 2 milyonu aşkın sivili atom bombasıyla yok etmekten bahsedenler… Buradan Netanyahu’ya sesleniyorum; Sende atom bombası var mı yok mu? Sıkıysa açıkla ama açıklayamaz. Ey İsrail sende atom bombası, nükleer bomba var ve bununla tehdit ediyorsun. Bunları biz biliyoruz. Artık ecelin geliyor. İstediğin kadar nükleer bombaya sahip ol, neye sahip olursan ol ama gidicisin. Ahlak, vicdan, onur namına ne varsa hepsini kaybedenler insan değil ancak belhüm adal olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları ve Filistinlilerin yaşadıklarına ilişkin bir video izleten Erdoğan, “Karşımızda bir soykırım var. Şu anda yüzlerce, binlerce avukat bunları Lahey Adalet Divanına ve böyle bir soykırımı yaptığı için bunları, kesinlikle soykırım noktasında da bütün adımları atıp, gerekli olan duyuruyu yapmanın gayreti içerisinde olacağız.” dedi.

“Olay haçlı-hilal meselesidir”

“İnsanım” diyen hiç kimsenin, Gazze’de yaşananları onaylayamayacağını, mazur ve meşru göremeyeceğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail yönetimini lanetlerken ebette bu katliamlara aleni destek verenleri, meşrulaştırmak için kırk dereden su getirenleri de unutmuyoruz. İsrail’in işlediği insanlık suçlarına ses çıkarmayanlar, en az failler kadar bu suçlara ortaktır. Gazze’de öldürülen yavruların kanı, İsrail yönetimine silah, mühimmat ve istihbarat desteği sağlayanların alınlarına utanç lekesi olarak yapışmıştır. Düşünebiliyor musunuz, her gün yüzlerce çocuk bombaların altında can veriyor; Avrupa Birliğinden Amerikasına sürekli insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların hiçbiri çıkıp tek kelime etmiyor, edemiyor. Gazze’deki vahşeti dünyaya duyuran gazetecileri, aileleriyle birlikte İsrail katlediyor; uluslararası basın kuruluşları tek bir açıklama dahi yapmıyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bırakın Gazzeli sivillerin hayatını korumayı, teşkilatın kendi çalışanlarına dahi sahip çıkamıyor. Birleşmiş Milletler üyesi 121 ülkenin Genel Kurulda sergilediği irade, Güvenlik Konseyindeki bir-iki ülke tarafından resmen gasbediliyor. İsrailli bakanlar, nükleer silaha sahip olduklarını kameralar önünde itiraf ediyor, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, bununla ilgili harekete geçmiyor. Kur’an-ı Kerim’i yakan alçakların eylemlerine ‘fikir özgürlüğü’ diyerek izin verenler, Gazze’deki katliama tepki gösteren vicdan sahibi insanları gözaltına alıyor, tutukluyor, seslerini kısmak için her yolu deniyor. Daha bunun gibi pek çok çifte standarda, omurgasızlığa ve vicdansızlığa şahitlik ettik, halen de ediyoruz.”

Erdoğan, Fransa’daki Charlie Hebdo saldırısında 23 kişinin ölümünün ardından dünyadan devlet başkanları ve başbakanların Paris’te yürüyüş yaptığını anımsatarak, “Şimdi 13 bine yakın insan öldü, nerede bu dünyanın devlet başkanları, başbakanlar nerede? Hadi gelin bir de bununla ilgili yürüyün bakalım. Vicdanınız, insafınız yok mu? Hadi gelin bir de bununla ilgili yürüyün. Olay haçlı-hilal meselesidir. Olaya böyle bakıyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, “İsrail, katliamlarına bu şekilde devam ederse, tüm dünyada lanetlenen bir terör devleti olduğunu her yerde tescil ettirecektir.” diye konuştu.

Erdoğan, “Birileri rahatsız olacak diye Hamas mensuplarının vatanlarını ve canlarını korumaya çalışan direnişçiler olduğu gerçeğini dillendirmekten asla çekinmeyiz.” dedi. Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 121 ‘evet’ oyuyla kabul ettiği Gazze kararına ‘çekimser’ oy kullanan ülkelerin liderlerine telefon açacağız. İkili planda Filistin’e görünür-görünmez her türlü insani desteği sağlarken, uluslararası alanda da İsrail’i yalnızlaştırmaya devam edeceğiz.”

Erdoğan, “İsrail’in Gazzeli mazlumları hunharca katleden siyasi ve askeri yöneticilerinin uluslararası mahkemelerde yargılanmasını sağlayacak adımlar atacağız.” diye konuştu.

KKTC’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümü İskele’de de törenlerle kutlandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin  kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü İskele’de  Atatürk Anıtı önü ve Ecevit Meydanı’nda düzenlenen törenlerle kutlandı.

 

İskele Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Atatürk Anıtı önündeki tören, anıta çelenklerin sunulmasıyla son buldu.

 

Atatürk Anıtı’nın önündeki törenin ardından Ecevit Meydanı’nda resmigeçit töreni düzenlendi.

 

İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu törende yaptığı konuşmada, “Devletimiz bizim egemenliğimizdir, özgürlüğümüzdür, irademizdir’ dedi.

 

Cumhuriyetin 40.yılında geleceğe büyük bir ümit, inanç ve gayretle yürümek azmi ve  kararlılığı içerisinde olduklarını ifade eden Toroslu, “Vatanımızın bölünmez bütünlüğüne ve ulusumuzun birliğine her zamankinden de çok ehemmiyet vermekteyiz. Kıbrıs’ta bu devlet var olsun diye ay yıldızlı bayrak inmesin minarelerde yükselen ezan dinmesin diye on binlerce şehit verdi bu halk. Biz, bu vatan evlatları olarak bunun bilincinde ve bu ağır sorumluluğun farkında olduğumuzun herkes tarafından bilinmesini istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

 

İskele Ticaret Lisesi Tarih Öğretmeni Nurten Saldun da, 40 yıl önce Kıbrıs Türk halkına armağan edilen Cumhuriyetin kuruluşunun gururunu ve onurunu yaşadıklarını ifade etti.

 

Cumhuriyet ilan edilene kadar çekilen acılardan verilen kayıplardan da bahseden Saldun, Kıbrıs Türk halkının tüm bunlara rağmen ayakta kalabilmek için insanüstü bir çaba verdiğini vurguladı.

 

GKK’dan Piyade Yüzbaşı Cem Karadağ  KKTC’nin 40. yılını kutlamanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade etti.

 

 Karadağ, Cumhuriyet’in, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile omuz omuza, zulüm ve haksızlığa karşı vermiş olduğu özgürlük mücadelesinin en kıymetli karşılığı olduğuna dikkat çekti.

 

İskele’deki törenlerde Cumhuriyeti anlatan şiirler de okundu. Dr. Suat Günsel Devlet İlkokulu İskele Öğrencileri Elise Osum, Ahmet Muhammet Çelebi ve Aysu Bayraktar ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’, Bekirpaşa Lisesi Öğrencisi Öznur Gökçe ‘Bugün’  isimli şiirlerini okudular.

 

Törenlerde, İskele Belediyesi Halk Dansları Topluluğu ile Karadeniz Kültür Derneği Kuzeyin Yıldızları Horon  ekibinin gösterileri de yer aldı.

Cumhuriyetimizin 40’ıncı yılı Mehmetçik’te düzenlenen törenle kutlandı

Cumhuriyetimizin 40’ıncı yılı Mehmetçik’te düzenlenen törenle kutlandı
Cumhuriyetimizin ilanının 40’ıncı yılı için Mehmetçik Ecevit Meydanı’nda tören düzenlendi. Törene Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, Mehmetçik Bucak sorumlusu, bölge muhtarları, bölgede eğitim veren öğretmenler, bölge öğrencileri ve kurum kuruluş temsilcileri katıldı.
Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Kıymetli Belde halkım, değerli gençler, sevgili çocuklar…
15 Kasım 1983’te Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, “Kıbrıs Türk Halkının meşru ve önüne geçilmesi imkansız istek ve iradesine tercüman olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak kurulduğunu dünya ve tarih önünde ilan ediyoruz” deyişi ile varoluş mücadelemizin zaferle taçlandırılarak kurulan Cumhuriyetimizin 40’ıncı yılını bugün büyük bir coşku ile kutluyoruz.
Ne mutlu bize ki, büyüklerimizin yokluk içinde, inanarak, cesurca mücadelesi sonucu, Anavatan Türkiye’nin de güvencesi ile başımız dik korkusuz ve en önemlisi özgür yaşıyoruz.
Kıbrıs Türk Halkı, bugünlere kolay gelmemiştir. Rum – Yunan ikilisinin Kıbrıs’ı bir “Yunan Adası” yapma girişimleri ve Kıbrıs Türk Halkının 1 Ağustos 1958’te kurduğu “Türk Mukavemet Teşkilatı” öncülüğünde, direnişi başlamış, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde eşit kurucu ortağı olmuştur. Ancak kurulan Cumhuriyette Kıbrıs Türk halkının tüm hakları çiğnenirken ENOSİS’i gerçekleştirmek için 21 Aralık 1963’te Rum saldırıları başlamış ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçmiştir. Kıbrıs Türk Halkı 11 yıl boyunca mücadele etmiş, en ağır ve en zor şartlarda göçmen olmuş, tüm bunlara rağmen Anavatan Türkiye’nin büyük desteği ile direnmiş, boyun eğmemiş, canı pahasına vatanına sahip çıkmıştır.
20 Temmuz 1974’te Anavatan Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hakkını kullanarak Mutlu Barış Harekatı’nı gerçekleştirmiş, halkımızın güven ve huzur içinde egemen ve özgür olarak yaşayacağı vatan sınırları çizilmiş oldu.
1974’te kurulan “Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Meclisi 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni oy birliği ile kurmuştur.
15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğu ilan edilmiştir. 40’ıncı yılını gurur ve onurla kutladığımız devletimiz bize, şehitlerimizin emanetidir. Cumhuriyetimize her koşulda sahip çıkmak, sonsuza kadar yaşatmak için birlik ve beraberliğimizi koruyarak, geleceğe emin adımlarla yürümek ve geleceğin teminatı çocuklarımıza daha iyi, daha güzel ve daha refah bir yaşam sunmak bizlerin görevidir.
Bu duygu ve düşüncelerle Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, şehitlerimizi ve bugün hayatta olmayan gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize, mücahit ve mücahidelerimize minnet ve teşekkürlerimi sunar, tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutlar, saygılarımı sunarım.

Tatar: Bütün önerileri reddederek buradaki uzlaşmazlığa devam ediyorlar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dünyaya seslenerek, “KKTC Devleti, bizlerin bağımsızlığının, özgürlüğünün, hürriyetinin hiç sönmeyecek bir meşalesi olarak nesilden nesile, kuşaktan kuşağa, geleceğe taşınacaktır” dedi.

Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebileceğini kaydeden Tatar, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin varlığının Kıbrıs Türk halkı için her zaman yaşamsal öneme sahip olacağını söyledi.

Federalist bir yapının Kıbrıs Türkü’nün sonunu getireceğini belirten Tatar, KKTC’nin egemen bir devlet olarak herhangi bir anlaşmanın bir parçası olması gerektiğini söyledi.

“Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Ancak aklın yolu birdir, Kıbrıs’ta iki devlet vardır, gerçek budur” vurgusu yaptı.

“Azerbaycan bizlerin kardeş devleti” diyen Tatar, “Tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 40’ıncı kuruluş yıl dönümü nedeniyle Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen resmigeçit töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasına, kuruluş yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere KKTC’de bulunan devlet ve parti yetkilileri ile misafirleri selamlayarak başladı ve  bayram sevincini paylaşan herkese sevgi, saygı ve hürmetlerini iletti. Tatar, Kıbrıs Türk halkının acılar çektiğini, soykırım ve katliamlar yaşadığını ancak hiçbir zaman yılmadığını, her zaman geleceğe umutla baktığını vurguladı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 40 yıl önce, “Kıbrıs Türk halkının meşru ve önüne geçilmesi imkânsız istek ve iradesine tercüman olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak kurulduğunu dünya ve tarih önünde ilan ediyoruz” diye haykırdığını belirten Tatar, böylece Doğu Akdeniz’deki Türk devletinin temellerinin daha da kökleştiğini ifade etti.

Dünyaya seslenen Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC Devleti, bizlerin bağımsızlığının, özgürlüğünün, hürriyetinin hiç sönmeyecek bir meşalesi olarak nesilden nesile, kuşaktan kuşağa, geleceğe taşınacaktır” dedi.

Kıbrıs’ta Osmanlı döneminin 352 yıl kesintisiz devam ettiğini dile getiren Tatar, İngiltere’nin kiralanmış bir ada olarak, Kıbrıs’ı tek taraflı ilhak etmesiyle Kıbrıs’ta yeni bir dönem başladığını anlattı. İngiltere’nin baskıcı yönetiminde Kıbrıs Türk halkının, Rum-Yunan ikilisinin, Kıbrıs’ı  Helen adası yapma uğraşlarıyla yüz yüze kaldığını belirten Tatar, ancak Kıbrıs Türk halkının hiç yılmadığını, Türkiye ile temasın hiç kesilmediğini vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının zor dönemlerde milli mücadelesine devam ettiğini ifade eden Tatar, 1 Ağustos 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşu ve verilen mücadeleyle, Türkiye’nin de ağırlığını koymasıyla, Kıbrıs’ın bir Yunan adası olmasına asla müsaade edilmediğini kaydetti. 1960 anlaşmasıyla Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olarak yerini aldığını belirten Tatar, eli kanlı EOKA’cıların, Makarios önderliğinde, “Bu sadece Enosis’e bir sıçrama tahtasıdır” diyerek, tahammülsüzlüklerini hep vurguladıklarını ve Kıbrıs Türk halkını anayasal bir darbeyle devletin dışına itmenin gayretleri içerisinde olduklarını söyledi. Tatar, bunun bir bakıma Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal edilmesi olduğunu ifade etti.

-“Biz hiç yılmadık”

KKTC’nin kuruluş sürecine değinen Tatar, “Kıbrıs Türkü aşama aşama burada devlet yapısını pekiştirmenin ve kökleştirmenin bahtiyarlığı içerisinde olmuştur” diye konuştu. 1960-1974 arası çok katliamlar, soykırımlar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ama biz hiç yılmadık” vurgusu yaptı.

15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki cuntacılarla, adadaki iş birlikçilerinin anayasal bir darbeyle Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için ikinci Helen Cumhuriyetini ilan etmesiyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklı meşru bir zeminde 20 Temmuz Barış Harekatı’nı gerçekleştirdiğini kaydeden Tatar, artık Kıbrıs’ta yeni bir dönemin başladığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, 1974’e kadar giden yolda, Kıbrıs kuruluş anlaşmalarında liderlikleri ve öngörüleriyle Kıbrıs Türk halkının var oluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve dava arkadaşları ile Türkiye’nin merhum Başbakanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile onların dava arkadaşlarını da selamladı. Tatar, Barış Harekatı’nın talimatını veren Türkiye’nin merhum Başbakanı Bülent Ecevit ve Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı da yad etti.

Aşama aşama mücadeleyi sürdürürken, Kıbrıs’ta hep barış, huzur ve güvenlik içerisinde Kıbrıs Türk halkının iyi niyetini gösterdiğini belirten Tatar, Kıbrıs Türk halkının, BM ve uluslararası kapsamlı planlara hep iyi niyet çerçevesinde olumlu yanıt vermek için uzlaşı zeminini aradığını dünyayla paylaştığını söyledi.

Karşı tarafın federal temelde bir anlaşma çerçevesinde eşitlik temelinde adanın yönetimini ve zenginliklerini Kıbrıs Türk halkı ile hiçbir zaman paylaşmak istemediğini vurgulayan Tatar, bütün oynanan oyunun Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak olduğuna dikkat çekti.

1964 kararlarıyla, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs’ın meşru hükümetiymiş gibi muamele gördüğünü dile getiren Tatar, bu nedenle Kıbrıs Türk halkının, ekonomik, sosyal ve sporda dahi uygulanan ambargo ve izolasyonlarla hep sıkıntılar yaşadığını kaydetti.

-“Bütün önerileri reddederek, buradaki uzlaşmazlığa devam ediyorlar”

Kıbrıs Türk halkının Annan Planı’na, “izolasyonlar ve ambargolar kalkacak” sözü verildiğinde iyi niyetle “evet” dediğini, karşı tarafın ise “hayır” demesine rağmen tek taraflı olarak AB’ye alındığını anlatan Tatar, “Şimdi AB cephesinde bütün iyi niyetimize rağmen, yine uzlaşma için yaptığımız bütün önerileri reddetmek suretiyle buradaki uzlaşmazlığa devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

-“Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebilir”

Federal temelde bir anlaşma için yıllardır müzakere masalarında netice alınamadığını ifade eden Tatar,  3 yıl önce cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yeni bir dönemin başladığını, Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebileceğini kaydetti.

Tatar, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta artık 60 yıldır kendi kendini yöneten Kıbrıs Türk halkının da bir devlet sahibi olduğunu, 40 yılını tamamladığı KKTC ile yoluna devam ederken, bir anlaşma olacaksa o anlaşma iki devletin iş birliğiyle olması gerektiğini var gücümüzle bütün dünyaya haykırmaya devam ediyoruz.”

-“Erdoğan’ın mesajları Kıbrıs Türk halkının davasına güç verdi”

“Ne mutlu bize ki Türkiye Cumhuriyeti arkamızda…” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşmalarında verdiği mesajlara işaret ederek, “KKTC’nin tanınması, Kıbrıs Türk halkı üzerinde uygulanan ambargo ve izolasyonların son bulması” çağrılarının, Kıbrıs Türk halkının davasına güç verdiğini söyledi.

KKTC’nin Türk Devletler Teşkilatı’na ve Cumhuriyet Meclisi’nin ise TÜRKPA’ya gözlemci üye kabul edilmesinin önemine vurgu yapan Tatar, “Bizlerin de katıldığı uluslararası toplantılarda gerek Bakü’de, gerek Özbekistan’da ve diğer merkezlerde KKTC varlığının dünyada bir gerçek olarak bütün dünyaya duyurulmasında ve tanınmasında bütün bu çalışmalar önemli gayretler olarak tarihimize geçmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Biz hiçbir zaman yılmadan, hiçbir zaman pes etmeden, yüreğimizde KKTC’ye sahip çıkarak, gelecekte bu topraklarda gelecek nesillerin, gelecek kuşakların barış, huzur ve güven içerisinde yaşayabilmeleri için bütün uğraşlarımızı insan hakları temelinde yapmaya gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

-“Bugün Filistin’de yaşananları o acıları çeken bir halk olarak gayet iyi bilmekteyiz”

“Bugün Filistin’de yaşananları biz yıllar evvel bu topraklarda o acıları çeken bir halk olarak gayet iyi bilmekteyiz” diyen Tatar, bu nedenle ana vatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin varlığının Kıbrıs Türk halkı için her zaman yaşamsal öneme sahip olacağını söyledi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının, “sıfır asker, sıfır garantiyi” Bosna Hersek, Ukrayna ve Filistin’de yaşananlardan sonra hiçbir zaman  kabul etmeyeceğini, buna boyun eğmeyeceğini vurguladı.

-“Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz”

Kıbrıs’ta iki devletin iş birliğiyle çalışmaların yapılabileceğini sürekli olarak hatırlattığını dile getiren Tatar, Kıbrıs’ta doğal kaynakların paylaşımı, yenilenebilir enerji projeleri, kabloyla elektrik gibi konuları buna örnek olarak gösterdi. “Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Ancak aklın yolu birdir, Kıbrıs’ta iki devlet vardır, gerçek budur” vurgusu yaptı.

Pile’de yaşananlara da değinen Tatar, Kıbrıs Türk tarafının insani sebeplerden dolayı yol çalışmasına bu şekilde karşı çıkanların zihniyetinin ne olduğunu bir kez daha hep birlikte Pile’de yaşayıp, gördüklerini söyledi.

-Pile’de yaşananlar… “BM’nin de çok taraflı bir tutumu ile karşı karşıya kaldık”

Tatar, “Çünkü bizlerin Pile’deki varlığının son bulması için, orada yapılan çeşitli sinsi bir takım entrikalarla insanlarımızın orayı bırakıp, bizim sınırlarımız içerisine gelmesine gayret gösteren bir zihniyet karşısında, maalesef BM’nin de çok taraflı bir tutumu ile karşı karşıya kaldık” diye konuştu.

KKTC’nin kuruluş yıl dönümü nedeniyle Azerbaycan’dan misafirleri olduğunu ifade eden Tatar, “Azerbaycan bizlerin kardeş devleti” dedi. Ekim ayındaki Azerbaycan ziyaretlerine değinen Tatar, Azerbaycan’da, KKTC’nin turizmini, eğitimini, kültürünü muhataplarıyla paylaştıklarını anlattı.

-“Tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacaktır”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile de görüştüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Bize olan desteklerini ifade ettiler. İnşallah önümdeki süreçte Azerbaycan’la ilişkilerimizi daha da gelişebilir ve tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacaktır” dedi.

Karabağ mücadelesinde Kıbrıs Türk halkının gönlünün Azerbaycan ile olduğunu ifade eden Tatar, “Bir kez daha Karabağ zaferinden dolayı buradan tüm Azerbaycan’a selam olsun diyorum, tüm Azerbaycan’ı kutluyorum” diye konuştu.

Son olarak TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Özbekistan da olduğunu belirten Tatar, Taşkent’te yapılan toplantılarda, KKTC’yi gözlemci üye olarak temsil ettiğini söyledi. Turizmde, eğitimde iş birlikleri yapılabileceğini dile getiren Tatar, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Toplantısı’nda verilen mesajın, “KKTC’nin artık daha fazla kabul gördüğü ve ekonomik anlamda daha fazla ülke ile temas ve iletişim içerisine girilmesiyle KKTC’nin önünün açılabileceği” olduğunu kaydetti.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın son aylardaki çalışmalarını da selamlayarak, teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin, turizmde, eğitimde ve tarımdaki çalışmaları ve su projesiyle gayri safi milli hasılasını artırdığını ifade etti.

-“KKTC, Doğu Akdeniz’de bir cazibe merkezi olma yönünde önemli mesafeler aldı”

Cumhurbaşkanı Tatar, ilerleyen süreçte kabloyla enterkonnekte bir sisteme bağlanılması ve tüm ekonomik yapının daha güçlü ve verimli hale gelmesiyle KKTC’nin Doğu Akdeniz’de bir cazibe merkezi olma yönünde önemli mesafeler aldığını da söyledi. Tatar, yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türklerine de selamların iletti.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 40 yıl önce yaptığı konuşmaya işaret eden Tatar, “Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar. Bu eser hepimizindir, bu cumhuriyet hepimizindir, milletimize kutlu olsun” dedi.

Kıbrıs Türk halkının  Türk milletinin kopmaz ve ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Tatar, KKTC’nin, ilelebet Kıbrıs Türk halkının sönmez bir meşalesi olarak, bağımsızlığın, özgürlüğün, hürriyetin bir ifadesi olarak nesilden nesile, kuşaktan kuşağa ilelebet Doğu Akdeniz’de payidar kalacağını vurguladı.

Mavi Vatanda KKTC’nin milli bir mesele olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin egemenlik haklarıyla, deniz yetki alanlarıyla, karasularıyla, ekonomik münhasır bölge hakkı ve hukuku ile Mavi Vatan’da söz sahibi ve Türkiye Cumhuriyet ile iş birliği içerisinde çok daha güçlü olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Tatar, “Ana vatan, yavru vatan, Mavi Vatan birlikte geleceğe daha güçlü bir şekilde yürüyeceğiz” dedi.

KKTC’nin 40 yaşında olduğunu ve 20 Temmuz 2024’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümünün kutlanacağını belirten Tatar, “İlelebet KKTC yaşayacaktır. İki devletlilikten asla dönüş olmaması lazım” dedi. Federalist bir yapının Kıbrıs Türkü’nün sonunu getireceğini kaydeden Tatar, KKTC’nin egemen bir devlet olarak herhangi bir anlaşmanın bir parçası olması gerektiğini söyledi.

TATAR, RESMİGEÇİT TÖRENİNDE KONUŞTU

“Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebilir”

“Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz”

“Tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacak”

Tatar, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen resmigeçit töreninde konuştu

Lefkoşa, 15 Kasım 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dünyaya seslenerek, “KKTC Devleti, bizlerin bağımsızlığının, özgürlüğünün, hürriyetinin hiç sönmeyecek bir meşalesi olarak nesilden nesile, kuşaktan kuşağa, geleceğe taşınacaktır” dedi.

Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebileceğini kaydeden Tatar, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin varlığının Kıbrıs Türk halkı için her zaman yaşamsal öneme sahip olacağını söyledi.

Federalist bir yapının Kıbrıs Türkü’nün sonunu getireceğini belirten Tatar, KKTC’nin egemen bir devlet olarak herhangi bir anlaşmanın bir parçası olması gerektiğini söyledi.

“Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Ancak aklın yolu birdir, Kıbrıs’ta iki devlet vardır, gerçek budur” vurgusu yaptı.

“Azerbaycan bizlerin kardeş devleti” diyen Tatar, “Tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 40’ıncı kuruluş yıl dönümü nedeniyle Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen resmigeçit töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasına, kuruluş yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere KKTC’de bulunan devlet ve parti yetkilileri ile misafirleri selamlayarak başladı ve  bayram sevincini paylaşan herkese sevgi, saygı ve hürmetlerini iletti. Tatar, Kıbrıs Türk halkının acılar çektiğini, soykırım ve katliamlar yaşadığını ancak hiçbir zaman yılmadığını, her zaman geleceğe umutla baktığını vurguladı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 40 yıl önce, “Kıbrıs Türk halkının meşru ve önüne geçilmesi imkânsız istek ve iradesine tercüman olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak kurulduğunu dünya ve tarih önünde ilan ediyoruz” diye haykırdığını belirten Tatar, böylece Doğu Akdeniz’deki Türk devletinin temellerinin daha da kökleştiğini ifade etti.

Dünyaya seslenen Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC Devleti, bizlerin bağımsızlığının, özgürlüğünün, hürriyetinin hiç sönmeyecek bir meşalesi olarak nesilden nesile, kuşaktan kuşağa, geleceğe taşınacaktır” dedi.

Kıbrıs’ta Osmanlı döneminin 352 yıl kesintisiz devam ettiğini dile getiren Tatar, İngiltere’nin kiralanmış bir ada olarak, Kıbrıs’ı tek taraflı ilhak etmesiyle Kıbrıs’ta yeni bir dönem başladığını anlattı. İngiltere’nin baskıcı yönetiminde Kıbrıs Türk halkının, Rum-Yunan ikilisinin, Kıbrıs’ı  Helen adası yapma uğraşlarıyla yüz yüze kaldığını belirten Tatar, ancak Kıbrıs Türk halkının hiç yılmadığını, Türkiye ile temasın hiç kesilmediğini vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının zor dönemlerde milli mücadelesine devam ettiğini ifade eden Tatar, 1 Ağustos 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşu ve verilen mücadeleyle, Türkiye’nin de ağırlığını koymasıyla, Kıbrıs’ın bir Yunan adası olmasına asla müsaade edilmediğini kaydetti. 1960 anlaşmasıyla Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olarak yerini aldığını belirten Tatar, eli kanlı EOKA’cıların, Makarios önderliğinde, “Bu sadece Enosis’e bir sıçrama tahtasıdır” diyerek, tahammülsüzlüklerini hep vurguladıklarını ve Kıbrıs Türk halkını anayasal bir darbeyle devletin dışına itmenin gayretleri içerisinde olduklarını söyledi. Tatar, bunun bir bakıma Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal edilmesi olduğunu ifade etti.

-“Biz hiç yılmadık”

KKTC’nin kuruluş sürecine değinen Tatar, “Kıbrıs Türkü aşama aşama burada devlet yapısını pekiştirmenin ve kökleştirmenin bahtiyarlığı içerisinde olmuştur” diye konuştu. 1960-1974 arası çok katliamlar, soykırımlar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ama biz hiç yılmadık” vurgusu yaptı.

15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki cuntacılarla, adadaki iş birlikçilerinin anayasal bir darbeyle Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için ikinci Helen Cumhuriyetini ilan etmesiyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklı meşru bir zeminde 20 Temmuz Barış Harekatı’nı gerçekleştirdiğini kaydeden Tatar, artık Kıbrıs’ta yeni bir dönemin başladığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, 1974’e kadar giden yolda, Kıbrıs kuruluş anlaşmalarında liderlikleri ve öngörüleriyle Kıbrıs Türk halkının var oluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve dava arkadaşları ile Türkiye’nin merhum Başbakanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile onların dava arkadaşlarını da selamladı. Tatar, Barış Harekatı’nın talimatını veren Türkiye’nin merhum Başbakanı Bülent Ecevit ve Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı da yad etti.

Aşama aşama mücadeleyi sürdürürken, Kıbrıs’ta hep barış, huzur ve güvenlik içerisinde Kıbrıs Türk halkının iyi niyetini gösterdiğini belirten Tatar, Kıbrıs Türk halkının, BM ve uluslararası kapsamlı planlara hep iyi niyet çerçevesinde olumlu yanıt vermek için uzlaşı zeminini aradığını dünyayla paylaştığını söyledi.

Karşı tarafın federal temelde bir anlaşma çerçevesinde eşitlik temelinde adanın yönetimini ve zenginliklerini Kıbrıs Türk halkı ile hiçbir zaman paylaşmak istemediğini vurgulayan Tatar, bütün oynanan oyunun Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak olduğuna dikkat çekti.

1964 kararlarıyla, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs’ın meşru hükümetiymiş gibi muamele gördüğünü dile getiren Tatar, bu nedenle Kıbrıs Türk halkının, ekonomik, sosyal ve sporda dahi uygulanan ambargo ve izolasyonlarla hep sıkıntılar yaşadığını kaydetti.

-“Bütün önerileri reddederek, buradaki uzlaşmazlığa devam ediyorlar”

Kıbrıs Türk halkının Annan Planı’na, “izolasyonlar ve ambargolar kalkacak” sözü verildiğinde iyi niyetle “evet” dediğini, karşı tarafın ise “hayır” demesine rağmen tek taraflı olarak AB’ye alındığını anlatan Tatar, “Şimdi AB cephesinde bütün iyi niyetimize rağmen, yine uzlaşma için yaptığımız bütün önerileri reddetmek suretiyle buradaki uzlaşmazlığa devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

-“Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebilir”

Federal temelde bir anlaşma için yıllardır müzakere masalarında netice alınamadığını ifade eden Tatar,  3 yıl önce cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yeni bir dönemin başladığını, Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidiyle resmi müzakerelere geçilebileceğini kaydetti.

Tatar, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta artık 60 yıldır kendi kendini yöneten Kıbrıs Türk halkının da bir devlet sahibi olduğunu, 40 yılını tamamladığı KKTC ile yoluna devam ederken, bir anlaşma olacaksa o anlaşma iki devletin iş birliğiyle olması gerektiğini var gücümüzle bütün dünyaya haykırmaya devam ediyoruz.”

-“Erdoğan’ın mesajları Kıbrıs Türk halkının davasına güç verdi”

“Ne mutlu bize ki Türkiye Cumhuriyeti arkamızda…” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşmalarında verdiği mesajlara işaret ederek, “KKTC’nin tanınması, Kıbrıs Türk halkı üzerinde uygulanan ambargo ve izolasyonların son bulması” çağrılarının, Kıbrıs Türk halkının davasına güç verdiğini söyledi.

KKTC’nin Türk Devletler Teşkilatı’na ve Cumhuriyet Meclisi’nin ise TÜRKPA’ya gözlemci üye kabul edilmesinin önemine vurgu yapan Tatar, “Bizlerin de katıldığı uluslararası toplantılarda gerek Bakü’de, gerek Özbekistan’da ve diğer merkezlerde KKTC varlığının dünyada bir gerçek olarak bütün dünyaya duyurulmasında ve tanınmasında bütün bu çalışmalar önemli gayretler olarak tarihimize geçmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Biz hiçbir zaman yılmadan, hiçbir zaman pes etmeden, yüreğimizde KKTC’ye sahip çıkarak, gelecekte bu topraklarda gelecek nesillerin, gelecek kuşakların barış, huzur ve güven içerisinde yaşayabilmeleri için bütün uğraşlarımızı insan hakları temelinde yapmaya gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

-“Bugün Filistin’de yaşananları o acıları çeken bir halk olarak gayet iyi bilmekteyiz”

“Bugün Filistin’de yaşananları biz yıllar evvel bu topraklarda o acıları çeken bir halk olarak gayet iyi bilmekteyiz” diyen Tatar, bu nedenle ana vatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin varlığının Kıbrıs Türk halkı için her zaman yaşamsal öneme sahip olacağını söyledi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının, “sıfır asker, sıfır garantiyi” Bosna Hersek, Ukrayna ve Filistin’de yaşananlardan sonra hiçbir zaman  kabul etmeyeceğini, buna boyun eğmeyeceğini vurguladı.

-“Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz”

Kıbrıs’ta iki devletin iş birliğiyle çalışmaların yapılabileceğini sürekli olarak hatırlattığını dile getiren Tatar, Kıbrıs’ta doğal kaynakların paylaşımı, yenilenebilir enerji projeleri, kabloyla elektrik gibi konuları buna örnek olarak gösterdi. “Karşı tarafın inatçı ve bencil tutumu nedeniyle hiçbir konuda iş birliğini başaramıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Ancak aklın yolu birdir, Kıbrıs’ta iki devlet vardır, gerçek budur” vurgusu yaptı.

Pile’de yaşananlara da değinen Tatar, Kıbrıs Türk tarafının insani sebeplerden dolayı yol çalışmasına bu şekilde karşı çıkanların zihniyetinin ne olduğunu bir kez daha hep birlikte Pile’de yaşayıp, gördüklerini söyledi.

-Pile’de yaşananlar… “BM’nin de çok taraflı bir tutumu ile karşı karşıya kaldık”

Tatar, “Çünkü bizlerin Pile’deki varlığının son bulması için, orada yapılan çeşitli sinsi bir takım entrikalarla insanlarımızın orayı bırakıp, bizim sınırlarımız içerisine gelmesine gayret gösteren bir zihniyet karşısında, maalesef BM’nin de çok taraflı bir tutumu ile karşı karşıya kaldık” diye konuştu.

KKTC’nin kuruluş yıl dönümü nedeniyle Azerbaycan’dan misafirleri olduğunu ifade eden Tatar, “Azerbaycan bizlerin kardeş devleti” dedi. Ekim ayındaki Azerbaycan ziyaretlerine değinen Tatar, Azerbaycan’da, KKTC’nin turizmini, eğitimini, kültürünü muhataplarıyla paylaştıklarını anlattı.

-“Tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacaktır”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile de görüştüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Bize olan desteklerini ifade ettiler. İnşallah önümdeki süreçte Azerbaycan’la ilişkilerimizi daha da gelişebilir ve tanınma yolunda Azerbaycan’ın atacağı adımlar elbette bizler için çok önemli ve çok değerli olacaktır” dedi.

Karabağ mücadelesinde Kıbrıs Türk halkının gönlünün Azerbaycan ile olduğunu ifade eden Tatar, “Bir kez daha Karabağ zaferinden dolayı buradan tüm Azerbaycan’a selam olsun diyorum, tüm Azerbaycan’ı kutluyorum” diye konuştu.

Son olarak TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Özbekistan da olduğunu belirten Tatar, Taşkent’te yapılan toplantılarda, KKTC’yi gözlemci üye olarak temsil ettiğini söyledi. Turizmde, eğitimde iş birlikleri yapılabileceğini dile getiren Tatar, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Toplantısı’nda verilen mesajın, “KKTC’nin artık daha fazla kabul gördüğü ve ekonomik anlamda daha fazla ülke ile temas ve iletişim içerisine girilmesiyle KKTC’nin önünün açılabileceği” olduğunu kaydetti.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın son aylardaki çalışmalarını da selamlayarak, teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin, turizmde, eğitimde ve tarımdaki çalışmaları ve su projesiyle gayri safi milli hasılasını artırdığını ifade etti.

-“KKTC, Doğu Akdeniz’de bir cazibe merkezi olma yönünde önemli mesafeler aldı”

Cumhurbaşkanı Tatar, ilerleyen süreçte kabloyla enterkonnekte bir sisteme bağlanılması ve tüm ekonomik yapının daha güçlü ve verimli hale gelmesiyle KKTC’nin Doğu Akdeniz’de bir cazibe merkezi olma yönünde önemli mesafeler aldığını da söyledi. Tatar, yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türklerine de selamların iletti.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 40 yıl önce yaptığı konuşmaya işaret eden Tatar, “Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar. Bu eser hepimizindir, bu cumhuriyet hepimizindir, milletimize kutlu olsun” dedi.

Kıbrıs Türk halkının  Türk milletinin kopmaz ve ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Tatar, KKTC’nin, ilelebet Kıbrıs Türk halkının sönmez bir meşalesi olarak, bağımsızlığın, özgürlüğün, hürriyetin bir ifadesi olarak nesilden nesile, kuşaktan kuşağa ilelebet Doğu Akdeniz’de payidar kalacağını vurguladı.

Mavi Vatanda KKTC’nin milli bir mesele olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin egemenlik haklarıyla, deniz yetki alanlarıyla, karasularıyla, ekonomik münhasır bölge hakkı ve hukuku ile Mavi Vatan’da söz sahibi ve Türkiye Cumhuriyet ile iş birliği içerisinde çok daha güçlü olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Tatar, “Ana vatan, yavru vatan, Mavi Vatan birlikte geleceğe daha güçlü bir şekilde yürüyeceğiz” dedi.

KKTC’nin 40 yaşında olduğunu ve 20 Temmuz 2024’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümünün kutlanacağını belirten Tatar, “İlelebet KKTC yaşayacaktır. İki devletlilikten asla dönüş olmaması lazım” dedi. Federalist bir yapının Kıbrıs Türkü’nün sonunu getireceğini kaydeden Tatar, KKTC’nin egemen bir devlet olarak herhangi bir anlaşmanın bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, KKTC’nin 40. yıl dönümünü kutladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında, bugün kuruluşunun 40. yıl dönümünü kutlayan KKTC’nin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı canı gönülden tebrik ederek, “Destansı mücadeleleriyle işgale, esarete, zulme ‘dur’ diyen kahramanları rahmetle yad ediyor, Kıbrıs halkına buradan selamlarımı gönderiyorum. Türkiye olarak Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

GEMİLERİN ZİYARET SAATLERİ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü dolayısıyla Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı savaş gemileri Girne ve Gazimağusa açıklarına demirledi.

Gazimağusa Limanı’na demirleyen TCG Bartın F 504 savaş gemisi 17.00’ye kadar halk tarafından ziyaret edilebilecek.

TCG Giresun F-491 Girne Yat Limani önlerinde, TCG Burakreis S-359 gemisi ise Girne Limanı’nda yine saat 17.00’ye kadar ziyarete açık.

Yılmaz: Rum Tarafı Bir Takım Oyalama Taktikleriyle Zamana Oynamaktadır

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bugün 40 yaşına giren Cumhuriyet’in, Kıbrıs Türkü’nün boyun eğmediğinin ve eğmeyeceğinin kanıtı olduğunu” söyleyerek, “Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlık tutkusuyla dalgalanan bayrağı altında, nice 15 Kasımlara, nice bayramlara birlikte erişmeyi temenni ediyorum” dedi.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik olarak güçlenmesi; dünyaya açılabilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” diyen Cevdet Yılmaz, “Bizim için Kıbrıs bizim sorun değil, bir milli davadır! Mesele, çözüm yolunda gerçeklikten uzak tek yanlı yaklaşımların artık son bulmasıdır! Mesele, Kuzey Kıbrıs’ın kalkınması, doğal kaynaklardan hakkaniyetle payını alması ve dünyayla bütünleşmesidir” ifadelerini kullandı. Yılmaz, “önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı aynı zamanda KKTC yüzyılıdır. KKTC’nin dünyada hak ettiği yeri alması için her türlü çabayı sarf edeceğiz” diye ekledi.

Yılmaz, “Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan ‘egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün’ tescil edilmesi, ardından iki devletin kendi aralarındaki iş birliğini müzakere etmesi gerekmektedir. Bu yönde bir çözüm sadece Ada’da değil, Doğu Akdeniz bölgesinde istikrara katkı sağlayacaktır. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve dayanışma içindedir” dedi.

Yılmaz ayrıca, KKTC’nin kalkınması, sürdürülebilir bir ekonomik düzene sahip olabilmesi için kararlılıkla çalıştıklarını, ihtiyaç duyulan alanlarda iş birliği yatırımlarını ve projeleri, KKTC hükümetiyle yürütmeye devam ettiklerini belirterek, tarımsal sulamadan elektrik iletim hattı projesine, sosyal konutlardan e-devlet çalışmalarına KKTC’yi geliştirecek, Kıbrıs Türklerinin yaşam standartlarını yükseltecek ekonomik kalkınma iş birliğini sürdüreceklerini vurguladı.

Yılmaz, şu an yapımı devam etmekte olan Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi hizmet binalarının yapımının, gelecek yıl, Barış Harekatı’nın 50’inci yıl dönümünde tamamlanması temennisini de dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’nin kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü dolasıyla Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen resmigeçit töreninde konuştu.

Cevdet Yılmaz, törende yaptığı konuşmasına, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü kutlu olsun. Bu coşkuya ortak olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” diyerek Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk milletinin selamlarını ve sevgilerini iletti.

Yılmaz, “Bugün 40 yaşına giren Cumhuriyet, Kıbrıs Türkü’nün boyun eğmediğinin ve eğmeyeceğinin kanıtıdır” diyerek, “Bu uğurda destansı bir mücadele ortaya koyan Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Barış Harekâtı kahramanlarını rahmetle ve şükranla andığını ifade ederek, “Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlık tutkusuyla dalgalanan bayrağı altında, nice 15 Kasımlara, nice bayramlara birlikte erişmeyi temenni ediyorum” dedi.

Yılmaz, “Kıbrıs Türk halkı, adadaki köklü geçmişiyle bu toprakların daima asli unsuru olmuştur” diyerek, yaşanan tüm zorluklara rağmen Kıbrıs Türk halkının toplumsal varlığını koruduğunu, kendi devletini kurduğunu ve milli iradesini tecelli ettirdiğini söyledi.

Cevdet Yılmaz, şöyle devam etti:

“15 Kasım’da kurulan Cumhuriyet, on yıllarca yaşanan Rum mezalimine, zulme ve işkenceye karşı istiklalin muştusu olmuştur. 15 Kasım, Kıbrıs Türkü’nü yok saymak isteyenlere inat toprağa, denizlere ve göklere kazınmış özgürlük şiarıdır. Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra Kıbrıs Türk halkının mücadele tarihine eklenen bu şanlı sayfa, tüm Türk dünyası için gurur kaynağıdır. 40 yıl önce sizler Lefkoşa Atatürk Meydanı’nda, ‘Türk devletlerinin yeni şafağıyız’ diye haykırırken sevinciniz Ankara’dan Taşkent’e, Bakü’den Aşkabat’a dalga dalga yayılmıştı. Bugün de sevinçte ve tasada biriz, beraberiz.”

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik olarak güçlenmesi; üretimiyle ticaretiyle dünyaya açılabilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” diyen Cevdet Yılmaz, ”Kıbrıs ne yazık ki bazı tarafların gündeminde bir ‘mesele’ olarak, ambargolarla, çifte standartlarla ve belirsizliklerle yer alıyor. Bizim için Kıbrıs meselesi sorun değil, bir milli davadır! Mesele, çözüm yolunda gerçeklikten uzak tek yanlı yaklaşımların artık son bulmasıdır! Mesele, Kuzey Kıbrıs’ın kalkınması, doğal kaynaklardan hakkaniyetle payını alması ve dünyayla bütünleşmesidir” dedi.

Yılmaz, “Ana vatan ve garantör ülke olarak, Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması yönünde güçlü bir irade ortaya koymaktayız” diyerek şöyle devam etti:

“Adil, sürdürülebilir ve kalıcı bir çözüm için yoğun çaba sarf etmekteyiz. Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 60 yıl önce sona erdiği ve 40 yıl önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin doğduğu gerçeğini görmezden gelenler var… Rum tarafı bir takım oyalama taktikleriyle zamana oynamaktadır. Bu çaba nafiledir. Türkiye Yüzyılı’nın başladığı bir dönemde, kimsenin oyalama taktikleriyle, altı boş propagandalarıyla kaybedecek vaktimiz yoktur.”

-“Önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı aynı zamanda KKTC Yüzyılıdır. KKTC’nin dünyada hak ettiği yeri alması için her türlü çabayı sarf edeceğiz”

Cevdet Yılmaz, “Önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı aynı zamanda KKTC Yüzyılıdır. KKTC’nin dünyada hak ettiği yeri alması için her türlü çabayı sarf edeceğiz” diyerek şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan ‘egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün’ tescil edilmesi, ardından iki devletin kendi aralarındaki iş birliğini müzakere etmesi gerekmektedir. Bu yönde bir çözüm sadece Ada’da değil, Doğu Akdeniz bölgesinde istikrara katkı sağlayacaktır. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile tam bir dayanışma içindedir. Bu toprakların bağrında birlikte yatan şehit Mücahit ve Mehmetçiklerimiz gibi omuz omuza mücadeleye devam ediyoruz. İki devletli çözüm sabır gerektiren bir yol…”

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bölgede barış ve güvenliğin sağlanmasında belirleyici rol üstlendiğini ifade ederek, “Bu doğrultuda amacımız, bölgemizin bir iş birliği sahasına dönüşmesi, bu iş birliğinin de sürekli biçimde istikrar ve refah üreten bir mekanizma haline gelmesidir. Ayrıca, Doğu Akdeniz’in tüm bölge halkları için barış denizi olması yönünde çalışıyoruz” dedi.

“Kıbrıs meselesinde iki devletli çözümü savunduğumuz gibi, Filistin davamızda da aynı duruşu sergiliyoruz” diyen Yılmaz, “İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında Gazze ve Batı Şeria’da öldürülen Filistinlilerin yüzde 73’ünün kadın ve çocuk olduğunu, tüm bu yapılanların cezalandırılması gerektiğini ve uluslararası hukuka, insan haklarına aykırılık teşkil ettiğini” söyledi.

Yılmaz, “Türkiye’nin acilen gerçek bir ateşkes sağlanması, çatışmaların sona erdirilmesi ve insani yardımların Gazze’ye kesintisiz ulaştırılması için çaba sarf ettiğini” belirterek, “Maalesef insan haklarından bahseden ülkelerin ateşkes çağrısı yapamadıkları bir dünyada yaşıyoruz. Bu yaşanan zulme insanların halkın karşı çıktığını görüyoruz. Mazlumlardan yana tavrını koyan herkese selam olsun diyorum” dedi.

Yılmaz, Türkiye’nin Gazze’ye insani yardım malzemesi yardımları yaptığını, insani ateşkesin sağlanması ve çatışmaların yayılmasının engellenmesi için diplomatik girişimlerinin sürdüğünü aktararak şöyle konuştu:

“Biz uluslararası toplumun ve kendilerini demokrasinin beşiği olarak addeden bazı ülkelerin bu sessizliğini, Rumların burada Kıbrıs Türklerine yaptığını önceki dönemlerden biliyoruz. Gazze için uluslararası toplumun sorumluluk alması ve artık somut adımlar atması elzemdir. Gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki, Filistin meselesi adil bir siyasi çözüme kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi mümkün değildir. Türkiye, varılacak bir çözümün uygulanması aşamasında, bölgesel ülkelerle birlikte, garantör olma dahil süreci desteklemektedir.”

Yılmaz, KKTC’nin kalkınması, kendine yetebilen, küresel şartlara uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik düzene sahip olabilmesi hedefine kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, ihtiyaç duyulan alanlarda iş birliği yatırımları ve projeleri KKTC hükümetiyle eşgüdüm halinde yürütmeye kararlılıkla devam ettiklerini kaydetti.

Cevdet Yılmaz, 20 Temmuz’da Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Tatar tarafından açılışı yapılan Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binası ve pistinin “sadece önemli bir ihtiyacı karşılamakla kalmayıp KKTC’nin ‘cazibe vitrini’ haline geldiğini” söyledi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi Hizmet Binaları projelerinin yapımının devam ettiğini, bu çalışmaları inceleme imkanı bulduğunu belirterek, “Gerçekten çok güzel bir yapı olacak. KKTC’nin 40’ıncı yıl dönümü sonrasında, gelecek yıl Türk Barış Harekatı’nın 50’inci yıl dönümünde, bu yapıların da tamamlandığını inşallah hep birlikte görürüz” dedi.

Cevdet Yılmaz ayrıca, “tarımsal sulamadan elektrik iletim hattı projesine, sosyal konutlardan e-devlet çalışmalarına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni geliştirecek, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin yaşam standartlarını yükseltecek ekonomik kalkınma işbirliğimizi sürdüreceğiz” ifadelerini de kullandı.

Yılmaz, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Fikir ve gönül birliği içinde hareket ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur. Bu duygularla sözlerime son verirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye ile birlik, beraberlik ve dayanışma içinde daha nice yıllara ulaşmasını diliyorum. Genç Kıbrıs Türkü kardeşlerimin istiklal ve istikbaline daha da güçlü şekilde sahip çıkacağına inanıyorum. Kıbrıs Türk halkının hak, hukuk ve egemenlik mücadelesinde canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Barış Harekâtı’nda liderlik yapan Erbakan ve Ecevit’i de saygıyla anıyorum. Kahraman Mücahit ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Yaşasın KKTC, yaşasın kardeşliğimiz. Cumhuriyet. Bayramımız kutlu olsun!”

Pazar Gününe Kadar Yağmur Bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, Pazar gününe kadar yağışlı havanın etkili olacağı tahmininde bulundu. Hava sıcaklığı ise 24-27 derece dolaylarında olmaya devam edecek.

Dairenin 15 – 21 Kasım tarihlerine dair hava tahmini raporuna göre, bölge genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Yarın ve Cuma gününün “parçalı bulutlu yer yer hafif sağanak yağmurlu” geçmesi beklenirken, cumartesi “parçalı çok bulutlu, sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu”; Pazar gününün de “parçalı ve çok bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu” olacağı tahmin ediliyor.

Yeni haftanın ilk günü parçalı az bulutlu, Salı ve Çarşamba günleri ise açık ve az bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 24-27 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar ise genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette, yağışlı günlerde yer yer kuvvetli esecek.

İzmir’de KKTC’nin 40. kuruluş yıl dönümü kutlandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 40. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir’de tören düzenlendi.

Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.

KKTC İzmir Başkonsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu, Kıbrıs Türk halkının yıllarca ikinci sınıf vatandaş olarak yaşadığını ancak Türklüğünü koruduğunu, Atatürk ilke ve inkılaplarından asla vazgeçmediğini ifade etti.

Kıbrıs Türkünün şanlı direnişi ve garantörlük hakkını kullanan Türkiye’nin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıs Türklerinin özgürlüğe kavuştuğunu belirten İnanıroğlu, şunları kaydetti:

“20 Temmuz 1974’te bizleri yok olmaktan kurtaran ana vatanımızın garantörlüğü ve her aşamadaki desteği Kıbrıs Türkleri için asla vazgeçilmezdir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığı, adaletli barışın ve huzurun en önemli teminatıdır. Kıbrıs Türk halkının her zaman yanında olan maddi ve manevi desteğini esirgemeyen ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’yle birlik ve beraberlik içerisinde cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız.”

Tören, okunan şiirler ve halk oyunu gösterileriyle sona erdi.

Anavatan Her Daim Yanınızda Olmaya Devam Edecek

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruş yıl dönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a kutlama mesajı gönderdi; uluslararası toplumun KKTC’nin bağımsızlığını tanıması gerektiğin altını çizdi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruş yıl dönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘a kutlama mesajı gönderdi.

Erdoğan mesajında, uluslararası toplumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıması gerektiğini, diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurması gerektiğinin altını çizdi. Erdoğan, gerçeklerin esas alınması takdirde adadaki iki devletin Kıbrıs’ta yan yana ve barış içinde yaşamasının mümkün olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yavruvatan’da 40 yıl önce 15 Kasım 1983 Salı günü göndere çekilen kutlu Bayrağın bağımsız ve egemen KKTC semalarında ilelebet dalgalanacağına inanıyor, Büyük Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkının bu onurlu gününde, haklı gurur ve coşkusunu paylaşıyorum.” dedi.

Erdoğan, mesajının tamamında şu ifadeleri kullandı:

Sayın Cumhurbaşkanı, Değerli Kardeşim,

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 40’ıncı yıldönümü münasebetiyle Türkiye Cumhuriyeti adına zat-ı alilerini ve KKTC halkını içtenlikle kutluyorum.

Kıbrıs Türkü’nün 1963’ten bu yana verdiği istiklal ve istikbal mücadelesi ve 1983 yılında Kıbrıs Türk halkının meşru ve önüne geçilmesi imkansız istek ve iradesine tercüman olarak kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim için her zaman iftihar meselesi olmuştur. Kahraman Mücahitler ve Mehmetçikler destansı bir mücadele göstererek Kıbrıs Türk halkının onurlu yaşam hakkını gasp etme gayreti içerisinde bulunanlara asla izin vermeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir.

Şüphesiz ki Kıbrıs Türkü’nün azim ve mücadeleyle kurduğu Devleti’ne sahip çıkma düsturu her türlü takdirin üzerindedir. Bu anlamlı gün, KKTC’nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini anmak ve onurlandırmak için önemli bir fırsat teşkil etmektedir.

Kıbrıs Türkü’nden her türlü zorluğa rağmen kurduğu devletinden vazgeçmesini kimse beklememelidir. BM Genel Kurulu’nda son iki yıldır yaptığım hitaplarda da vurguladığım üzere, uluslararası toplum bu gerçeği artık kabullenerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımalı, ülkenizle diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurmalıdır.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesinin, Kıbrıs meselesine Ada’daki gerçekler temelinde bir çözüm bulunmasının anahtarı olacaktır. Keza, Doğu Akdeniz’in barış, refah ve istikrarın egemen olduğu bir coğrafyaya dönüşebilmesi ancak tüm tarafların hak ve hukukuna saygı göstermesiyle gerçekleştirilebilir. Bu nedenle mesele sahadaki gerçekleri esas alan bir yaklaşımla ele alındığı takdirle, Ada’daki iki Devletin Kıbrıs Adasında yan yana, barış içinde yaşaması işbirliği yapması mümkündür.

Yavruvatan’da 40 yıl önce 15 Kasım 1983 Salı günü göndere çekilen kutlu Bayrağın bağımsız ve egemen KKTC semalarında ilelebet dalgalanacağına inanıyor, Büyük Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkının bu onurlu gününde, haklı gurur ve coşkusunu paylaşıyorum.  Anavatan ve Garantör Türkiye Cumhuriyeti’nin her daim yanınızda olmaya devam edeceğini bu vesileyle bir kez daha vurguluyorum.

Şahsım ve Türkiye’deki kardeşleriniz adına 15 Kasım Cumhuriyet Bayramınızı kutluyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Türk halkına huzurlu, güvenli ve müreffeh bir gelecek temenni ediyorum.”

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni düzenlendi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 40’ıncı kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni düzenlendi.

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2.Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KTBK Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, GKK Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, bakanlar, bazı milletvekilleri, kurum, kuruluş, dernek temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Törende, TBMM temsilcisi Bekir Bozdağ, Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Azerbaycan Partisi Genel Başkanvekili, Merkez Yürütme Kurulu Başkanı Tahir Budagov’un yanı sıra Türkiye ve Azerbaycan’dan gelen heyetler de yer aldı.

Törende, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Tatar tören birliklerini denetledi ve halkın bayramını kutladı.

Mesaj teatisi sonrasında Lefke ve Erenköy’den gelen bayraklar, atletler tarafından Cumhurbaşkanı Tatar’a takdim edildi.

Törende, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşma yaptı.

Halk dansları gösterisi ile TC Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği konserinin ardından resmigeçit başladı ve bu sırada Türk Yıldızları da semalardan uçarak tören alanındakileri selamladı.

Işıksal: “40 yıllık varlık mücadelesi: KKTC dimdik ayakta”

Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, KKTC’nin 40. kuruluş yıl dönümünde kuruluşa giden süreci, KKTC’nin stratejik önemini ve tüm dünya ülkeleri tarafından tanınması yolunda diplomatik adımların önemini AA Analiz için kaleme aldı.

Kıbrıs Türk halkının eşsiz bir mücadele ve fedakarlıklarla kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 40. kuruluş yıl dönümünü her zamanki gibi büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Milli mücadele liderlerimiz Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın her zaman ifade ettiği gibi bir halkın ulaşabileceği en yüce, en onurlu mertebe, bağımsız ve egemen bir devlete sahip olmasıdır.

Kıbrıs Türk halkı olarak kendi vatanımızda özgürce yaşayabiliyorsak bunu her türlü bedeli ve fedakarlığı gözünü kırpmadan yapan kahraman halkımıza, aziz şehitlerimize, gazilerimize, ulusal kahramanlarımıza, şanlı ecdadımıza ve anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’ne borçluyuz. Ne mutlu ki bu eşsiz mücadelenin her aşamasında ayrılmaz bir parçası olduğumuz yüce Türk ulusunun eşsiz destek ve yardımı her zaman bizimle oldu.

Filistin’de yaşanan insanlık trajedisi ve yaşadığımız bu insanlık suçlarının 21. yüzyılda da tüm hızıyla devam etmesi, Türkiye’nin garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkı için ne kadar yaşamsal öneme sahip olduğunu gösteriyor. En temel anlamda güvenlik sağlanmadan diğer hiçbir alanda bir gelişme sağlanamayacağı, bu süreçlerden geçmiş Kıbrıs Türklerince ve tüm dünya tarafından bir kez daha en dramatik yönleriyle anlaşıldı.

– Kuruluşa giden süreç

1963 yılı Aralık ayında, ortak kurucusu olduğu 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nden silah zoruyla atılan Kıbrıs Türkleri, hiçbir zaman Rum egemenliği altına girmeyi kabul etmedi ve ayrı bir halk olarak kendi kaderini tayin etme (self determination) hakkını kullandı. 1964’te Genel Komite, 1967’de Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi, 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, 1975’de Kıbrıs Türk Federe Devleti ve en nihayetinde 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan eden Kıbrıs Türkleri bundan tam 40 yıl önce bağımsızlık mücadelesini devlet kurarak taçlandırdı.

3 Haziran 1968 tarihinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta başlayan müzakere süreci, 2004 Annan Planı ve 2017 Crans Montana süreçleri olmak üzere Rum liderliğinin uzlaşmaz tutumu nedeniyle çöktü. Kıbrıs Rum yönetimi eski dışişleri bakanı Nikos Rolandis’in ifadesiyle, Rum tarafı bugüne dek ortaya konan çözüm planlarının tamamını reddeden taraftı. Rum kesiminin amacı, sıfır asker, sıfır garanti ve zaman içerisinde Rum egemenliği altında üniter bir devlete evrilecek bir çözüm şeklini Türk tarafına dayatarak, Doğu Akdeniz’deki Türk egemenliğinin dayanak noktası olan KKTC’yi tasfiye etmektir. Bunun ertesinde, sözde Sevilla Haritası ile Türkiye Antalya Körfezine hapsedilecek ve Doğu Akdeniz’deki Türk varlığı sonlandırılmaya çalışılacaktır.

– KKTC’nin stratejik önemi

Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, stratejik ve coğrafi bakımdan eşsiz bir konuma ve öneme sahiptir. Türkiye’den sadece 70 kilometre uzaklıkta olan ada, Türkiye’nin güvenliği, kıta sahanlığı, Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB), hava saha kontrolü, açık denizlere ulaşım ve stratejik savunma derinliği açısından büyük bir öneme sahiptir. Bir başka ifade ile Kıbrıs, Türkiye ve Türk dünyası için basit bir toprak parçası değildir. En yalın ifadesiyle, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yasal ve siyasi haklarını savunabilmesi için KKTC’nin varlığı olmazsa olmazdır. KKTC’nin güvenliği Türkiye’den, Türkiye’nin güvenliği Kıbrıs’tan başlar.

Bu noktada, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 2020 seçimlerini kazanarak ortaya koyduğu yeni siyaseti, çok doğru bir zamanlama ile bu jeopolitik ve tarihsel gerçek ve çağrılara bir yanıt niteliğindedir. Yeni süreç, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü çerçevesinde iki bağımsız devletin iyi komşuluk ilişkilerine dayalı işbirliği şeklinde olacaktır. Bir başka ifadeyle, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm, Kıbrıs Rum liderliğine uluslararası camia tarafından bunca yıldır otoritesini, egemenliğini ve gücünü aşarak verilen sanal statüyle değil, adadaki mevcut gerçeklere sağlanabilir.

– Diplomatik başarılar

Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Birleşmiş Miletler (BM) 77. ve 78. Genel Kurullarında tüm dünya liderlerine yaptığı “KKTC’yi tanıyın” çağrısı tanınma yolunda atılan tarihi bir adım oldu. Bunun ertesinde, 2004 yılında İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT), 2012 yılında ise Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’na (EİT) gözlemci üye olan KKTC, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) anayasal ismiyle gözlemci üye olmayı başardı. Özellikle 21’inci yüzyılı Türk asrı yapma ve tüm siyasal dengeleri derinden etkileyebilme potansiyeline fazlasıyla sahip olan TDT, KKTC’nin katılımıyla daha da güçlendi ve KKTC’nin ata yurdu Orta Asya’dan Doğu Akdeniz’e kurulacak olan köprünün temelleri atıldı. Tüm bu tarihi diplomatik başarılar, kendini hala adanın tek hakimi sanan Rum tarafı ve onların haksız ve kanunsuz üyelikleri sonrası Kıbrıs Türklerinin uluslararası platformlarda sesini duyurmasını şantaj ve tehdit yoluyla engelleme çabalarına alet ve aracı olan Avrupa Birliği’ne (AB) karşı elde edildi.

Kuruluşunun 40. yılında, Kıbrıs Türk halkının doğasında var olan tüm zorluklara karşı gösterdiği tarihi mukavemet, bu olumlu gelişmelerden daha da cesaret alarak hız kesmeden devam edecektir. KKTC sahip olduğu özelliklerle Türk dünyasına her anlamda güç katabilecek bir ülkedir. Dünyanın en önemli enerji ve ticari hatlarını kontrol eden eşsiz jeopolitiği, uluslararası ve tam kapasiteli liman ve havaalanı, 30’a yaklaşan üniversite sayısı ile bilim üssü olma potansiyeli, ada etrafındaki hidrokarbon kaynakları ile enerji sektörüne sağlayabileceği katkı, yılda 1 milyona yaklaşan turist sayısı ve turizm potansiyeli, gelişmiş altyapısı, insan gücü, kozmopolit ve çok kültürlü yapısı ile dünyanın her yerinden beyin gücü çekme potansiyeli ile Türk dünyasının en güneydeki ve tek ada devleti olan KKTC, Türk dünyası için eşi benzeri olmayan bir öneme sahiptir.

Uluslararası sözleşmelerin tarif ettiği devlet olma özelliği şartlarının tümünü karşılayan KKTC devletinin Ankara’daki Büyükelçiliği ve İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin, Trabzon ve Gaziantep’teki başkonsoloslukları da dahil olmak üzere 20 ayrı ülkede temsilcilikleri vardır. Karada, denizde ve havada var olan KKTC gerçeği, er ya da geç tüm dünya tarafından kabul edilecektir. Burada önemli olan tanınmayı bir “prosedür” haline getirerek, KKTC’nin her alanda güçlendirilmesinin devam etmesidir.

Sonuç olarak, onurlu ama aynı zamanda zor bir görev olan Türklüğün varlığı mücadelesinin tam kalbinde yer alan KKTC ve Kıbrıs davası, dünyanın dört bir tarafındaki Türklerin omuz omuza vererek her daim savunması gereken bir milli mücadeledir. Uzlaşmaz ve maksimalist Rum zihniyetiyle ve onun tek dayanağı durumunda kalan siyasi ve bu çağa ait olmayan BMGK mekanizması, kararları ve parametreleriyle Kıbrıs meselesinin çözülemeyeceği 60 yıllık müzakere süreçleri neticesinde görüldü. Kıbrıs’ta artık hangi modelin işe yaramayacağı bellidir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve AB ülkelerinin bölgedeki esas amacı istikrar ve sürdürülebilir barış ise, Türk tarafının ortaya koyduğu, adadaki iki devletin iyi komşuluk ilişkilerine dayanan yeni siyasetini samimi olarak değerlendirmenin vakti geldi. Aralık 1963 yılında başlayan katliam girişimlerine, tüm insanlık dışı izolasyon ve ambargolara karşı dizlerinin üzerine çöktürülemeyen mücahit Kıbrıs Türk halkı, yeni dönemde de üzerine düşeni yapacak ve mücadelesinin, bağımsızlığının, egemenliğinin, gururunun, onurunun ve geleceğinin simgesi, şehitlerimizin yadigarı olan yuvamız, kimliğimiz ve vatanımız KKTC’yi sonsuza kadar yaşatmaya devam edecektir.

[Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanıdır.]

Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bu sabah 09.30’da Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

Törende ilk olarak anıta çelenkler sunuldu, ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KTBK Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, GKK Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, TSK Temsilcisi Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Ana Muhalefet Partisi CTP Başkanı Tufan Erhürman, Türkiye Ana Muhalefet Partisi CHP Başkanı Özgür Özel, AK Parti TBMM Başkan Vekili Bekir Bozdağ, bakanlar, milletvekilleri, askerî erkan, konuk heyetler, muharip dernekler, parti başkanları dernek, kurum, kuruluş temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Törende, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Güray tarafından anıt özel defteri imzalandı.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar özel deftere şunları yazdı:

“Aziz Atatürk,

‘Tek dişi kalmış canavara’ emparyalizme ve sömürgeciliğe karşı Anadolu’da başlattığınız İstiklal Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasından sonra bir ulusun küllerinden yarattığınız Türkiye Cumhuriyeti ile ilke ve inkılaplarınızdan alınan ilham ve güçle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde bir kez daha huzurunuzdayız.

En büyük eseriniz olan Türkiye Cumhuriyeti, mazlum ve ezilen uluslara ilham ve güç verirken, en zor ve en karanlık günlerde Kıbrıs Türk Halkı’nın mücadele yolunu aydınlatmıştır. Anavatan Türkiye mücadelemizin her safhasında yanımızda olmuş, yardım ve desteğini esirgememiştir. Bunları unutmayacağız ve unutturmayacağız.

Bugün, 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü kutlamakta olduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin en büyük ifadesi ve kanıtıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temellerinde halkımızın büyük mücadelesi, fedakarlığı, aziz şehitlerimizin canı, gazilerimizin teri ve kanı ile Anavatan Türkiye’nin büyük ve unutulmaz katkıları vardır. Haklı ve kutsal mücadelemiz devam ederken, bugün vatan bildiğimiz bu topraklarda Anavatan Türkiye ile kahraman Türk ordusunun korumasında altında özgür ve egemen olarak yaşarken, ilke ve inkılaplarınız mücadele yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Bu, sonsuza dek böyle olacaktır.

Bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde manevi huzurunuzda yeniden söz veriyoruz; Her ne pahasına olursa olsun Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinden asla vazgeçmeyeceğiz. Dünya üzerimize gelse de devletimiz, özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ayaklar altında çiğnetmeyeceğiz. Rahat uyuyunuz ruhunuz şad olsun. Türk ulusu size minnettardır.”

-Yılmaz

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da Anıt Özel Defterine şunları yazdı:

“Aziz Atatürk,

Kıbrıs Türkü’nün şanlı mücadelesinin en kıymetli eseri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü büyük bir kıvançla kutluyoruz. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!’ şiarı ile yola çıkan kahramanlar 40 yıl önce KKTC’yi kurarak egemenliklerine sahip çıkmıştır. 100. yaşını geçtiğimiz günlerde kutlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin, bugün olduğu gibi gelecekte de güç ve fikir birliği içinde Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizin yanında olma kararlılığını bir kez daha teyit ediyor, aziz hatırınızı saygı ile yad ediyoruz.”

-Gürak

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın anıt özel defterine yazdığı mesaj ise şöyle:

“Ömrünü, varlığından güç aldığı Aziz Türk Milleti’ne adayan Cumhuriyetimizin kurucusu ebedi baş komutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk;

Büyük bir coşku ve gururla kutladığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 40. yıl dönümünde huzurunuzdayız.

Özgürlüğünü korumak için haksızlık ve zulme karşı eşsiz bir mücadele veren Kıbrıs Türk halkı şanslı mücadelesini hür ve bağımsız Devletini kurarak tüm dünyaya haykırmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak, mücahit Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini korumak için her şart da vazifemizi yerine getirme kararlılığı ile sizi silah arkadaşlarınızı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasında büyük ve destansı mücadele yürüten Devlet büyükleri aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, aziz hatıranız önünde saygı ile eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”

-Şehitler Anıtı’nda da tören düzenlendi

Öte yandan kutlamalar çerçevesinde bu sabah Şehitler Anıtı’nda da yerel tören düzenlendi.

Törene Lefkoşa Kaymakamı Bora Akkuş, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Temsilcisi Piyade Albay Umut Keskin, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Temsilcisi Piyade Kurmay Albay Adem Özgür Çetin, bazı kurum ve dernek temsilcileri katıldı.

Tören, protokol sırasına göre çelenklerin anıta konmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri imzalandı.

Cevdet Yılmaz, KKTC’nin 40. Yaşını Kutladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluşunun 40. yıl dönümü kapsamında, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmi geçit töreni düzenleniyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, KKTC’nin kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, “Bugün 40 yaşına giren cumhuriyet Kıbrıs Türkü’nün boyun eğmeyeceğinin en büyük kanıtıdır. Başta Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş olmak üzere dava erlerini rahmetle anıyorum. Kıbrıs Türk halkı adadaki gerçeklerin asli unsuru olmuştur. 15 Kasım, Kıbrıs Türk halkını yok saymaya çalışanlara inat bağımsızlık şiarıdır” ifadelerini kullandı.

KKTC ve Türkiye’nin sevinçte ve tasada bir ve beraber olduğunu vurgulayan Yılmaz, açıklamasını şu şekilde sürdürdü

“Bizim için Kıbrıs bir sorun değil bir milli davadır. Mesele KKTC’nin kalkınması ve dünya ile bütünleşmesidir. Adil, sürdürülebilir ve kalıcı bir çözüm için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Türkiye yüz yılı aynı zamanda KKTC’nin yüz yılıdır. KKTC’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesi gerekiyor. Türkiye KKTC ile tam bir dayanışma içerisindedir. İki devletli çözüm sabır gerektiren bir çözüm yoludur” dedi.