Archives 2023

Berova, Ankara’da TC Ticaret Bakanı Prof. Dr. Bolat ile bir araya geldi

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ankara temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile bir araya geldi.

Maliye Bakanlığı’ndan yapıla açıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümünü kutlamaya hazırlandığı bugünlerde Ankara’da olmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Maliye Bakanı Özdemir Berova; “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet devleti ve Kıbrıs Türk halkı olarak, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Anavatan Türkiye’nin desteği bizlere güven veriyor.” dedi.

Maliye Bakanı Berova, iki ülke arasında her alanda olduğu gibi ticari iş birliğinin geliştirilmesinin de önemine dikkat çekerek görüşmede, gümrüklerde otomasyon, gümrüklerde risk analizi konulu eğitim, akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili eğitim ve bilgi alış verişi ile Gazimağusa ve Girne limanlarında konuşlandırılmak üzere, 2 adet XRAY cihazının Haziran 2024’te teslimatı ile gümrükte teknik desteğin ve hizmetlerin iyileştirilmesi alanında e-gümrük alt yapısının geliştirilmesi konularının ele alındığını kaydetti.

Görüşmede, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şoföroğlu, Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürü Sezai Emre ile Özel Kalem Müdürü Kamil Ağcabay da hazır bulundu.

TÖRE, AK PARTİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde Ak Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir ile Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı Fatma Ataseven ve AK Parti KKTC Temsilcisi Fahri Yönlüer de yer aldı.
Kabulde ayrıca Meclis İdari Amiri Yasemi Öztürk, başkanlık Divanı Üyesi Hasan Küçük, Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat, İdari, Mali, Teknik, Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu, Basın Dış İlişkiler ve Protokol Müdürü Narin Yalıner Ataöz  ve Özel Kalem Müdürü İrem Uygun da hazır bulundu.
Kabulde konuşan Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Emir Yasin Kekeç, Kıbrıs’ın kendileri için milli bir dava olduğunu ve bu davanın savunulduğu yer olan Meclis çatısı altında olmaktan çok mutlu olduklarını söyledi.
Ak Parti olarak Genel Başkan ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde bu milli davanın yaşatılması için mücadele verdiklerini ifade eden Kekeç, Kıbrıs Türkünün daima yanında olduklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında, Türk milletinin ve Türk askerinin desteği olmasaydı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti davasının bugünlere taşınamayacağını belirtti.
Töre, Anavatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  “Dünya beşten büyüktür” sözüne atıfta bulunarak, BM Güvenlik Konseyi üyelerinin sömürgecilik ve emperyalist tutumları karşısında Türkiye Cumhuriyeti’nin haklı, adaletli ve hoşgörülü bir politika izlediğini ifade etti.
Türkiye’nin öncülüğünde Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olarak katılımın ardından geleceğe daha umutla baktıklarını vurgulayan Töre, Türkiye ve KKTC’ni dikkate almayan hiçbir çözüm formülünün olmayacağını belirtti.

BELEDİYEDEN UYARI

Erenköy-Karpaz Belediyesi, köpeklerin kayıtlı ve çipli olması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Belediye Başkanı Hamit Bakırcı yayımladığı bildiride, av sezonunda kaybolan veya terk edilen köpeklerin, aç-susuz kaldığını, bunun vatandaşlara olumsuzluklar getirdiğini, bu nedenle köpeklerin kayıtlı ve çipli olması gerektiğini aksi durumlarda cezai işlem uygulanacağı uyarısında bulundu.

Bakırcı, avcıların av köpekleri ile ilgili belgelerini yanlarında bulundurması gerektiğini belirtti.

Berova: Ankara’da olmanın gururunu yaşıyoruz

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünü kutlamaya hazırlandığı bugünlerde Ankara’da olmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Maliye Bakanı Özdemir Berova; “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet (KKTC) devleti ve Kıbrıs Türk Halkı olarak, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Anavatan Türkiye’nin desteği bizlere güven veriyor” dedi.

Maliye Bakanı Berova, iki ülke arasında her alanda olduğu gibi ticari işbirliğinin geliştirilmesinin de önemine dikkat çekerek görüşmede; gümrüklerde otomasyon, gümrüklerde risk analizi konulu eğitim, akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili eğitim ve bilgi alış verişi ile Gazimağusa ve Girne Limanlarında konuşlandırılmak üzere, 2 adet XRAY cihazının Haziran 2024’de teslimatı ile gümrükte teknik desteğin ve hizmetlerin iyileştirilmesi alanında e-gümrük alt yapısının geliştirilmesi konularının ele alındığını kaydetti.

Özant, sosyal güvenlik sisteminde değişime ihtiyaç olduğunu belirtti

“Genel Sağlık Sigortası ile daha güçlü, etkin, yeterli ve kaliteli bir kamusal sağlık hedeflenmeli”

Lefkoşa, 26 Ekim 23 (TAK): Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Ahmet Özant, sosyal güvenlik sisteminde halkın daha etkin ve yeterli sağlık hizmeti alması için değişime ihtiyaç olduğunu, Genel Sağlık Sigortası ile güçlü, etkin, yeterli ve kaliteli bir kamusal sağlık hedeflenmesi gerektiğini belirtti.

Birlikten yapılan açıklamaya göre, Özant ve beraberindeki heyet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’nu ziyaret ederek,  reçete soruşturması ve sosyal sigorta sistemi konularında görüş ve bilgi birikimi paylaştı.

Reçete soruşturmasının şeffaf, adil ve hakkaniyetli araştırılıp gerçeklerin ortaya çıkması gerektiğini adaletin yanında durmaya da devam edeceklerini belirten Özant, sosyal sigorta sistemi, sigortadan ilaç tedariki, tetkik ve tedavide sigortadan yararlanma konusunda sorunlar bulunduğunu kaydetti.

Toplumun ekonomik durumunun kötüleştiği bu günlerde, halkın sigorta sistemine olan haklı talebinin arttığını söyleyen Özant, “Sosyal güvenlik sisteminde halkın daha etkin ve yeterli sağlık hizmeti alması için değişim şarttır” ifadelerini kullandı.

Özant, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir sosyal güvenlik sistemi için kayıt dışılığın ortadan kaldırılması, gerçekçi sosyal güvenlik primlerinin toplanması, etkin ve yeterli prim tahsilatı, ödemelerdeki yolsuzlukların önüne geçmek için iç ve dış denetim mekanizmaları kurulması gerektiğini belirtti.

“Genel Sağlık Sigortası ile daha güçlü, daha etkin, daha yeterli ve daha kaliteli bir kamusal sağlık hedeflenmelidir” diyen Özant, hastaları özel kurumlara sevk etmek yerine, kamu kurumları ile özel kurumların uyum içerisinde çalıştığı, ülke gerçeklerine uygun yeni bir sistemin tüm paydaşlarla birlikte kurgulanması gerektiğini dile getirdi.

-“Etkin, efektif ve kapsayıcı bir GSS’ye odaklanıp sigorta sisteminde kalıcı değişim tek yoldur”

Genel Sağlık Sigortası konusuna değinen Özant, şu ifadeleri kullandı:

“GSS yasal çalışmalarında tüm hekimlerin çatı örgütü, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütü KTTB ile birlikte çalışmanız daha verimli, yetkin ve sorunsuz bir sistem kurgulamak için faydalı ve zorunludur.

Reçete soruşturması olayında da görüldüğü gibi, sosyal sigortalarda çok ciddi denetim eksiklikleri aşikardır. Plansız, etkin ve yeterli denetim ve kontrol mekanizmalarından yoksun yapılacak palyatif değişimler daha ciddi sorunları yaşamamıza neden olacaktır. Etkin, efektif ve kapsayıcı bir GSS’ye odaklanıp sigorta sisteminde kalıcı değişim tek yoldur.

Sürdürülen reçete soruşturması nedeni ile sisteme kayıtlı hekimlerimiz ciddi endişe içindedir. Soruşturma kapsamında adı geçen kişilerin lekelendiği, mesleğimizi icra eden kişilerin küçük düşürüldüğü, meslek onurumuzun kırıldığı ve meslek haysiyetimizin zedelendiği bir süreç devam etmektedir.  Bu nedenle bu şartlarda hekimlerimiz sigorta reçetesi yazmayı güvenli görmemekte ve sigorta reçetesi yazmamaya yönelmektedirler. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak böylesi tutum alan hekimlerimizin her zaman yanındayız.”

-“Sosyal sigorta sistemi de soruşturulmalı”

Özant, soruşturma sürecinde sigorta sistemi, sorunlu reçetelerin ödemesini yapan Sosyal Sigortalar Dairesi, denetleme görevini yerine getirmeyen kadroların da etkin bir denetim ve soruşturmadan geçmesi gerektiğini ifade etti.

KTTB’nin, kamu kurumu niteliğinde tüm Kıbrıslı Türk hekimlerin üye olduğu tüzel kişiliğe sahip bir meslek kuruluşu olduğuna işaret eden Özant, yasanın birliğe, halk sağlığını korumayı ve hastalara hizmet etmeyi görev verdiğini söyledi.

Özant, birliğin ülkedeki sağlık ve sigorta sisteminde yapılacak değişiklikler ve değişimler için birlikte çalışılması gereken meslek kuruluşu olduğunu belirtti.

Öztürkler: “İklim değişikliği konusunda politikalar geliştirilmeli”

Ulusal Birlik Partisi(UBP) Milletvekili Ziya Öztürkler, iklim değişikliğinin ekonomik ve çevresel olumsuz etkilerine karşı politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

 

Öztürkler yaptığı yazılı açıklamada, iklim değişikliğinin neden olacağı olumsuz etkilerin önüne geçilebilmesi veya en aza indirgenebilmesi için gerekli çevresel ve ekonomik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Bilimsel çalışmaların iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerin başında Akdeniz Havzasının geldiğini gösterdiğini ifade eden Öztürkler, sadece siyasilerin değil sivil toplum kuruluşları ile birlikte mücadele verilmesi gereken, yarın değil bugün halledilmesi gereken görev olduğunu kaydetti.

 

Tarımsal faaliyetler, su yönetimi, sel/yangın tedbirleri, bio-çeşitliliğin korunması, enerji krizlerinden en az etki ile çıkılması ile ilgili politikaların öncelikli olması gerektiğini kaydeden Öztürkler, iklim değişikliğinin etkileri konusunda da halkı bilinçlendirmeye önem verilmesi gerektiğini kaydetti.

 

Şehit Teğmen Caner Gönyeli Arama Kurtarma Tatbikatı’nın deniz safhası başarıyla tamamlandı

Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nın deniz safhası başarıyla tamamlandı.

Tatbikatın deniz safhası, Doğu Akdeniz’de Gazimağusa açıklarında Türk arama kurtarma bölgesinde, TC ve KKTC askeri ve sivil unsurlarının katılımıyla icra edildi.

Tatbikatın deniz safhasında iki senaryo icra edildi. İlk senaryoda içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen bulunan bir kuru yük gemisi ile bir ticari yatın çatışması sonucunda denize düşen göçmenler kurtarıldı. Senaryo uyarınca, kuru yük gemisinde yangın sonucu mahsur kalanlar da kurtarıldı, gemideki yangın söndürüldü.

İkinci senaryoda ise bir ticari gemi ile tankerin çatması sonucu denize düşen kazazedeler kurtarıldı. Denize yayılan akaryakıta önlem alınarak yayılması önlendi.

-13 askeri ataşe

Tatbikata, Kosova, Cibuti, Azerbaycan, Katar, Libya ve Pakistan’dan 13 askeri ataşe de gözlemci olarak iştirak etti.

TC Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir’in komutanlığında icra edilen tatbikatı Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sabahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Türkiye İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Caner Gönyeli’nin kardeşi ve basın mensupları tatbikatı, “TCSG Yaşam” isimli korvetten takip etti.

 

Tatbikat sonunda, tüm unsurlar hep birlikte tatbikatı izleyen konukları selamladı.

-Tatbikat sonrası basın toplantısı

Tatbikatın tamamlanmasının ardından düzenlenen basın toplantısında Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre, Türkiye İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam ile Türkiye Sahil Güvenlik Komutanı Oramiral Ahmet Kendir açıklama yaptı.

-Töre: “KKTC’nin kara ve deniz sahası güvenlik altında”

Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre, KKTC’de tatbikatın iki gündür devam ettiğini belirterek, “KKTC’nin hem denizleri hem de kara sahası büyük bir güvenlik altındadır. Bunu Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığımıza ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığımıza borçluyuz ama gerektiği zamanda Anavatan Türkiye’den birliklerimiz gelip bugün olduğu gibi takviye yapmaktadırlar” dedi.

Töre, savaşta ve barışta KKTC’nin güvenlik birimleri, polis teşkilatı ve ordusunun her zaman hazır olduğunu, Kıbrıs Türk halkının kahraman bir millet olduğunu söyledi.

Tatbikatın çok başarılı geçtiğini belirten Töre, görev alanları kutladı.

-Sağlam: “Tatbikat, iş birliğimizi bir adım daha ileriye taşıyacak”

Türkiye İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam da, TC ve KKTC arama kurtarma teşkilatları tarafından gerçekleştirilen tatbikatın karşılıklı iş birliğini bir adım daha ileriye taşıyacağını ifade etti.

Sağlam, bulunulan coğrafyada, denizlerde görev yapan kurum ve personelin imkan ve kabiliyetlerini geliştirmenin zorunluluk olduğunu söyledi.

Sağlam, “Böylesine kritik bölgede hem güvenlik, barış ve istikrarı sağlamak, hem de Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizi koruma sorumluluğu omuzlarımızdadır” dedi.

Sağlam, arama kurtarma faaliyetlerinin zamana karşı bir yarış niteliğinde olduğu ve insan hayatı söz konusu olduğu için arama kurtarma unsurlarının tam bir uyum ve koordinasyon halinde olmasının büyük önem arz ettiğini belirtti.

Sağlam, Türkiye olarak insani kurtarma ve yardım unsurlarına devam edeceklerini belirtti.

Sağlam, Mavi Vatan’daki hakların ve insan hayatının korunması için canla başla çalışanlara iyi dileklerini iletti.

-Kendir: “KKTC’yi desteklemeye devam edeceğiz”

Tümamiral Ahmet Kendir, 1974’te Barış Harekatı’nda şehit olan ve tatbikata ismini veren Caner Gönyeli’yi ve tüm şehitleri andı.

Kendir, tatbikatın TC ve KKTC askeri ve sivil arama ve kurtarma unsurlarının katılımıyla başarıyla icra edildiğini kaydetti.

Kendir, dün ve bugünkü tatbikatların Doğu Akdeniz’de KKTC  hava sahası, karasuları ile ana karası üzerinde ve Türkiye’nin  arama kurtarma bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda icra edildiğini söyledi.

Kendir, tatbikatın amacının denizde ve karada ortaya çıkabilecek arama kurtarma ihtiyaçlarını tespit etmek, her iki ülkenin arama kurtarma teşkilat ve unsurlarının eğitim seviyesi ile karşılıklı koordinasyon ve iş birliğini geliştirmek olduğunu belirtti.

Tatbikatın arama kurtarma teşkilatlarının eğitim hedeflerine  üst düzeyde katkı sağlayacak şekilde başarıyla tamamlandığını söyleyen Kendir, “Bu tatbikat ile arama kurtarma sorumluluk sahamız dahilinde her türlü deniz ve hava şartında 24 saat süre ile arama kurtarma faaliyetlerinin TC ve KKTC tarafından  koordineli bir şekilde ve karşılıklı iş birliği içinde başarıyla icra edilebileceği ulusal ve uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösterilmiştir” dedi.

Kendir, “Türkiye Cumhuriyeti’nin insan hayatını riske edebilecek her türlü tehlikeli duruma karşı sürekli hazırlıklı olmak üzere ve arama kurtarma faaliyetlerinin etkinlikle icra  edilebilmesi maksadıyla KKTC’yi desteklemeye ve karşılıklı iş birliğini artırmaya tüm gayretiyle devam edecektir” diye konuştu.

Kendir, arama kurtarma faaliyetlerinin esas ve öncelikli amacının hayat kurtarmak olduğunu, denizde ve karada zor durumda olan insanlara ulaşmak ve yardım çağrılarına en kısa sürede reaksiyon göstermenin insani bir zorunluluk olduğunu da sözlerine ekledi.

Tatar Bilkent’te konuştu: “KKTC’nin dağılacağı bir süreci asla kabul etmeyiz”

Cumhurbaşkanı Tatar, Bilkent Üniversitesi’nde söyleşiye katıldı

Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünü sorgulamanın kimsenin haddine olmadığını vurgulayan Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Türkiye’nin garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bilkent Üniversitesi’nde, Atatürkçü Düşünce Topluluğu ile Milliyetçi Düşünce Topluluğu tarafından düzenlenen “Yurtta Sulh Cihanda Sulh: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” adlı söyleşiye katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar’ı, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Kürşat Aydoğan karşıladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, söyleşide, Kıbrıs tarihi, Kıbrıs sorunu, müzakere süreçleri ve son gelişmeler ile KKTC’deki yatırımlara değindi.

Tatar, Bilkent Üniversitesi’ne teşekkür ederek, Kıbrıs’ın tarihi boyunca her zaman gündemde olduğunu, ancak Kıbrıs’ın hem Türkiye hem de Kıbrıs Türk halkı için ayrı önem taşıdığını vurguladı.

Kıbrıs adasının tarih boyunca hep önemli bir konumda bulunduğunu ifade eden Tatar, Kıbrıs’ın tarihi ve geçmişiyle ilginç bir ada olduğunu, tüm devletlerin hedefinde yer aldığını, fakat en fazla Osmanlı devleti kontrolünde kaldığını kaydetti.

Tatar, Osmanlı devletinin adayı İngiltere’ye kiraladığını, ancak Birinci Dünya Savaşı sonrası adanın İngiltere tarafından ilhak edildiğini anlattı, Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş anlaşmaları çerçevesinde de şu andaki iki ayrı yerdeki üslerini aldığını belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin garantör olmasına ve Osmanlı devletinin adayı almak için bedeller ödemesine rağmen Türkiye’nin üs alamadığını ifade eden Tatar, milli mücadele yıllarını anlattı, Kıbrıs Türk halkının hiçbir zaman İngiliz veya Rum boyunduruğu altına girmediğini kaydetti.

Tatar, bu çerçevede Türk halkının nüfus kaybettiğini, Osmanlı bayrağının indirilip İngiliz bayrağı çekilmesinin ardından halkın Anadolu’ya döndüğünü anlattı.

İngiltere’nin kendi menfaatleri çerçevesinde hareket etmesi sonrası Rum Yunan ikilisinin adayı Yunanistan’a bağlamak ve büyük Yunanistan’ı yaratmak hayaliyle hareket etmeye başladığını ifade eden Tatar, milli mücadele yıllarında olduğu gibi şimdi de Kıbrıs Türk halkına acımasızca ve Kıbrıs Türk halkını yok etmek amacıyla saldırılarında bulunduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının da, adanın bir Yunan adası olmaması ve hakkını, hukukunu korumak amacıyla milli bir mücadele başlattığını, bu mücadele sonucunda da 1960 cumhuriyetinde ortak olduğunu anlatan Tatar, buna rağmen Rumların, Kıbrıs Türk halkını adadan göç ettirmek için her türlü baskıyı yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, ancak Kıbrıs Türk halkının hiç bir zaman pes etmeden, saldırılara, katliamlara rağmen adadaki Türk varlığını, mücahit ve Mehmetçik sayesinde koruduğunu ifade etti.

Yunan Cuntasının darbesi sonrası Türkiye’nin garantörlük haklarını kullanarak, 1974’te Barış Harekatını yaparak, soydaşlarını koruduğunu belirten Tatar, tek taraflı müdahale hakkını kullanması sonrası Türkiye’nin Kıbrıs’a barışı getirdiğini kaydetti.

Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk halkının en az Rumlar kadar hak sahibi olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme hakkına sahip olduğunu, bu çerçevede devletini kurduğunu işaret etti.

Ersin Tatar, Rum tarafının Annan Planı’na “hayır” demesine rağmen üye olarak alındığını, Kıbrıs Türk halkının ise izolasyonlar altında yaşamaya mahkum edildiğini belirtti, eleştirilerde bulundu.

Garantör ülke İngiltere’nin ise hiç buna ses çıkarmadığını, Avrupa Birliği’nin de haksızlığa devam ettiğini belirten Tatar, bu yüzden Türkiye ile birlikte KKTC’nin gelişmesi için milli davayı, siyaseti sürdürdüklerini ifade etti.

Kıbrıs’ta ortaklık cumhuriyetinin artık olamayacağını, çünkü Türkiye’nin Avrupa Birliği içinde olmadığını anlatan Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dağılacağı bir süreci asla kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yer almaya, mücadele etmeye devam edeceklerini ifade eden Tatar, ülkede eğitim, turizm alanında büyük yatırımları olduğunu, bundan sonraki süreçte de devleti geliştirmek, yüceltmek için deniz, hava ve tüm yetki alanlarında birlikte hareket ederek, güçlü bir şekilde geleceğe yürüyeceklerini söyledi.

Azerbaycan’la başlatılan ziyaretlerin, diğer ülkelerle de devam edeceğine inanç belirten Tatar, milli varlığı, ekonomik, siyasi, diplomatik zemini Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte geliştireceklerini kaydetti.

-Öğrenciler sordu, Tatar yanıtladı

Söyleşide, Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilerin sorularını da cevapladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünü sorgulamanın kimsenin haddine olmadığını vurgulayan Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Türkiye’nin garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceklerini kaydetti.

Tatar, KKTC olarak tanınmasalar da asla pes etmediklerini, mücadeleye devam ettiklerini, çünkü yanlarında Türkiye Cumhuriyeti gibi büyük bir devlet olduğunu belirtti.

Azerbaycan’la da ziyaretlerin başladığını söyleyen Tatar, gelecekte Azerbaycan ve ardından diğer ülkelerin tanıması durumunda, hızlı bir şekilde KKTC’nin statüsünün değişebileceğine dikkat çekti.

İngiltere’nin de artık Kıbrıs politikasını gözden geçirmesi gerektiğini ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının haksızlıklara karşı mücadele etmeye, vatandaşlarının haklarını korumak amacıyla çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Kıbrıs Türk halkının ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’ni şu anda Rumların tek başına kullandığını ifade eden Tatar, bunun tüm ilgili taraflar tarafından bilinmesine rağmen haksızlıkların devam ettiğini, o yüzden Kıbrıs’ın gerçeklerinin dikkate alınmasını istedi.

Öğrencilerden, bu yüzden Kıbrıs konusunu çok iyi anlamasını ve okumasını isteyen Tatar, geleceğin yetkilileri olacak gençlerin önemine dikkat çekti.

Tatar, haksızlıklara karşı kendilerinin yapması gerekenin, devleti güçlendirmek ve ülke geleceğine hizmet etmek olduğunu da belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin gelişmesi için her alanda destek ve katkısının olduğunu ifade eden Tatar, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal alanda desteğinin sürdüğünü ancak KKTC’nin bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu kaydetti.

Türkiye ile birlikte ambargolara rağmen su projesi, havalimanı, altyapı, turizm, eğitim yatırımları yapıldığını, şimdi kablo ile elektrik projesi olduğunu işaret eden Tatar, Birleşmiş Milletler’e su ve elektrik için Rumlarla iş birliği yapılabileceğini önerdiğini söyledi.

Tatar, iki devletin iş birliği yapması halinde bölgede her alanda güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturulabileceğine işaret etti.

İngiltere’nin, Rumların, Avrupa Birliği’ne tek yanlı üye alınmasının ardından adada iki devletli çözüm dışında bir çözüm bulunamayacağının farkında olduğunu ifade eden Tatar, tanınma işinin kolay olmadığını ama pes etmeden yola devam edeceklerini, Rum’a yama olma gibi bir şeyin olmayacağını, o yüzden milli birlik içerisinde ülkeyi her alanda geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle her alanda KKTC’yi geliştirmek, milli değerleri artırmak için çalıştıklarını ifade ederek, yüreği vatanı ile atan yurt içi ve yurt dışındaki vatandaşlarla birlikte KKTC’yi daha da iyiye taşıyacaklarına inanç belirtti.

Söyleşi sonunda Cumhurbaşkanı Tatar, gençlerle anı fotoğrafı çektirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Gardiyanoğlu’ndan Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu’na destek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Gardiyanoğlu, Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu Başkanı Hatipoğlu ile görüştü

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Başbakanlık Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu Başkanı Teyfide Tecel Hatipoğlu ile görüştü.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Hatipoğlu, Başbakanlık Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu ile Sosyal Hizmetler Dairesi arasında sürdürülen iş birliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi konusunda Bakan Gardiyanoğlu ile görüş alışverişinde bulunarak, komisyonun kullandığı otomasyon sistemiyle ilgili bilgi verdi.

Sistemin denetimli serbestlikten yararlananların kayıt altında tutulması ve veri tabanı oluşturulması açısından oldukça faydalı olduğunu belirten Hatipoğlu, sistem ile Sosyal Hizmetler Dairesi’ne başvuranlara da ihtiyaç ihtiyaç analizi yapılabileceğini söyledi.

-Gardiyanoğlu: “Katkıya hazırız”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da konuşmasında, komisyonun otomasyon sisteminin son derece önemli olduğunu, ayrıca komisyonun yapacağı çalışmalara bakanlık olarak katkı koymaya her zaman hazır olduklarını ifade etti.

Uyuşturucunun gençleri, çocukları ve toplum sağlığını tehdit ettiğini, ilkokul düzeyine kadar indiğini belirten Gardiyanoğlu, her konuda komisyonun yanında olacaklarını belirtti.

Denetimli serbestlikten yararlananların rehabilite edilerek topluma kazandırılması ve istihdam edilmesinin önemine işaret eden Gardiyanoğlu, bakanlık olarak bu konuda sorumlulukla hareket edeceklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Filistin konusunda BM’yi göreve çağırdı

“O kadar çocuğun katledildiği ortamda Birleşmiş Milletler acaba ne yapıyor diye buradan sormak herhalde bizim hakkımızdır”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Filistin’deki duruma ilişkin Birleşmiş Milletleri (BM) göreve çağırarak, “Ama bugün Filistin’de acaba ne kadar müdahale edebiliyorlar? İşte ondan şüphemiz vardır. O kadar çocuğun katledildiği ortamda Birleşmiş Milletler acaba ne yapıyor diye buradan sormak herhalde bizim hakkımızdır.” dedi.

Altındağ Belediyesi ve KKTC Ankara Büyükelçiliğince “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Parkı ve Kıbrıs Şehitleri Hatıra Ormanı”nda, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremde hayatını kaybeden 49 KKTC vatandaşı için fidan dikimine katılan Tatar Filistin konusunda da konuştu.

– “Filistin’de masum halkın katledilmesini hiçbir vicdan kaldırmaz”

Tatar, Filistin’de olanları kınadığını vurgulayarak, “Oradan masum, sivil halkın ve çocukların bu şekilde katledilmelerini hiçbir vicdan kaldırmaz. Dolayısıyla biz de Kıbrıs’ta burada olduğu gibi 3 gün yas ilan ettik. 3 gün yasımızı tuttuk.” dedi.

Filistin’deki olayların hâlâ devam ettiğine ve bunun asla kabul edilebilecek olay olmadığına dikkati çeken Tatar, bütün dünya devletlerinin de bunu kınamaya başladığını ifade etti.

Tatar, bu acıları KKTC’nin yıllar önce yaşarken BM ve diğerlerinin bu olaylara seyirci kaldığını anımsatarak, BM’yi tekrar göreve çağırdığını söyledi.

BM’nin KKTC’de Pile Yolu’nda karşılarına çıktığını aktaran Tatar, “Ama bugün Filistin’de acaba ne kadar müdahale edebiliyorlar? İşte ondan şüphemiz vardır. O kadar çocuğun katledildiği ortamda Birleşmiş Milletler acaba ne yapıyor diye buradan sormak herhalde bizim hakkımızdır.” diye konuştu.

Büyük Av 29 Ekim Pazar günü başlıyor

Büyük Av Mevsimi 29 Ekim Pazar günü başlıyor. Avcılar Büyük Av boyunca 13 gün avlanabilecek.

KKTC Avcılık Federasyonu’ndan alınan bilgiye göre, Büyük Av’da avlanma günleri 29 Ekim; 5, 12, 19, 26 Kasım; 3, 10, 17, 24, 27 ve 31 Aralık; 3 ve 7 Ocak 2024” tarihleri olarak belirlendi.

Büyük Av’da sadece ova tavşanı, keklik, turaç, sülün, çulluk, bıldırcın, yaban güvercini, fassa, cikla, karga ve saksağan avlanabilecek.

Büyük Av Mevsiminde bir avcı belirlenen her av günü için en fazla 1 tavşan, 5 keklik veya turaç, 8 çulluk, 5 sülün, 8 fassa, 20 Cikla olmak üzere toplamda en fazla 40 adet av hayvanı avlayabilecek.

18 Ekim 2023’ten sonra avlanmaya açık bölgelerde köpek gezdirilmesinin yasak olduğunu hatırlatan federasyon bu tarihten sonra avlanmaya kapalı bölgelerde köpek gezdirilebileceğini, 29 Ekim’den sonra cep bölgelerde köpek gezdirilmesinin de yasak olduğunu vurguladı.

-Ava yasak bölgeler

Büyük Av Mevsiminde Büyük Av haritasında işaretlenmiş sürekli av koruma bölgeleri ve ava kapalı bölgelere ek olarak “Baraj ve göletlerin 500 metre, meskun mahallerin 250 metre, piknik alanlarının 300 metre, Taşkent köyü üzerinde kayalıklara çizilmiş KKTC bayrağının 200 metre, Taşkent Doğa Parkının 200 metre, Merkezi Cezaevi binalarının 200 metre, Haspolat Arıtma Tesislerinin 200 metre, tüm atış poligonlarının 200 metre, Yeni Ercan Havalimanı pisti 200 metre, üniversitelerin 200 metre, resmileşmiş ağıl bölgelerinin 200 metre, Muratağa, Atlılar ve Sandallar şehitliklerinin ve katliam çukurlarının 200 metre, 2 nolu av bölgesindeki Eleoussa Manastırının 300 metre veya daha yakın çevresinde herhangi bir av hayvanı veya yabani kuş avlanamayacak, öldürülemeyecek, yakalanamayacak veya kovalanamayacak.

Devlet Planlama Örgütü’nde görevden alma ve atamalar yapıldı

Devlet Planlama Örgütü İzleme ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’na Batu Beyit, Devlet Planlama Örgütü Ekonomik Planlama Dairesi Başkanlığı görevine ise Pembe Arifoğlu atandı.

Devlet Planlama Örgütü’nde görevden alma ve atamalar yapıldı.

Devlet Planlama Örgütü İzleme ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’na Batu Beyit atanırken, Hürol Üşümüş bu görevden alındı.

Öte yandan Devlet Planlama Örgütü Ekonomik Planlama Dairesi Başkanlığı görevini sürdüren Salih Kasap görevden alınarak yerine Pembe Arifoğlu atandı.

Resmi Gazete’de yayımlanan göreve atama ve görevden alımlar yarından itibaren geçerli olacak.

Bakan Berova TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz tarafından kabul edildi

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kabul edildi.

Maliye Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yer alan görüşmeye Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şoföroğlu ile KKTC Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay da katıldı.

Tatar, Ankara’da “KKTC’nin Ressamları Çalıştayı ve Sergisi” açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara’da “Dünden Bugüne: KKTC’nin Ressamları, Altındağ Çalıştayı ve Sergisi” açılışını yaptı.

KKTC Ankara Büyükelçiliği ile Ankara Altındağ Belediyesi işbirliğinde, Hacı Bayram Veli Üniversitesi katkılarıyla düzenlenen sergi, Altındağ Belediyesi Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde yer aldı.
Cumhurbaşkanı Tatar, Ankara’da ilk olarak serginin açılışını yaparak burada yaptığı konuşmada, sergiye katkı koyan sanatçılar, sanatseverler ve tüm yetkililere teşekkür etti.
KKTC Büyükelçiliği’nin, Ankara Altındağ Belediyesi ile birlikte düzenlediği sergiye katılan, destek veren herkesi tebrik eden Cumgurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının sanatsal etkinliklere her zaman önem verdiğini kaydetti.
Sergiden elde edilecek gelirin şampiyon melekler adına derneğe bağışlanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, serginin öneminin bu yüzden daha da önem kazandığını belirterek 6 Şubat depreminde yaşanan acıların asla unutulmayacağını, şampiyon meleklerin adlarının yaşatılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılını da büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını ifade ederek, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin, ikinci yüzyılda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde daha güçlü bir şekilde gelişmeye devam edeceğine vurgu yaptı.
KKTC’nin de Türkiye ile birlikte güçleneceğini, diğer Türk devletleri ile birlikte de gelişmeye devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bugün kuruluş yıldönümü olan Kazakistan’ın da kuruluş yıldönümünü kutladı.

Cumhurİyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi toplandı

Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında, saat 10.00’da toplandı.
Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, gündeminde bulunan “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısı”nı ele aldı ve madde madde görüşmeye devam etti. Komite bahse konu Yasa Tasarısı ile ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantısında devam edecek.
UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında toplanan komite toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Fikri Toros, komite Üyesi UBP Milletvekilleri Hasan Küçük, Alişan Şan ve komite üyesi CTP Milletvekili Salahi Şahiner katıldı.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, ORHANGAZİ’DEN GELEN GAZİLERİ KABUL ETTİ

Başbakan Ünal Üstel, Orhangazi Kıbrıs Muharip Gaziler Derneği Başkanı İbrahim Çakır ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Cumhuriyet Meclis, Zalihe Çavuşoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleşen kabulde gazilere hitap eden Başbakan Üstel, konuşmasına, “Bugün bu ülkede hem Türkiye Cumhuriyeti hem de KKTC bayrağı dalgalanıyorsa sizlerin mücadelesi ve dik duruşu sayesindedir” dedi.
Başbakan Üstel, 20 Temmuz 1974 Harekatı’na atıfta bulunarak, “ Anavatan Türkiye, bundan tam 49 yıl önce, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin “Garanti ve İttifak Anlaşmalarından” doğan hukuki hakkını kullanarak sadece Türklere değil Rumlara da barış getirmiş, insanlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayarak, adaya yeniden barış ve huzur ortamını tesis edilmesine imkan sağlamıştır.Ve siz gazilerimiz sayesinde, bizler bugün özgürce bu havayı teneffüs edebiliyoruz” dedi. Üstel, yanıbaşımızda yaşanan İsrail- Filistin savaşını da örnek gösterdi ve “Kıbrıslı Türkler de geçmişte aynı eziyet ve ızdırapları çekmiştir. Müslüman kardeşlerimiz, kadınlarımız, çocuklarımız insanlık suçu işlenerek öldürülüyor. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dan başkası barışın tesis edilmesi için ciddi bir girişim yapmıyor. Hani Avrupa Birliği, hani Birleşmiş Milletler, hani insan hakları?” diye konuştu .
Başbakan Üstel, Kıbrıs konusunda 50 yıldır devam eden çözüm çabalarına ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı KKTC’nin tanınması çağrısına değinerek şunları kaydetti:“50 yıldır süren çözümsüzlüğün sebebi Rum tarafının ortaya koyduğu uzlaşmaz tavırdır. Bizlere ‘gelin kölemiz olun’ anlaşma yapalım deniyor. Ama çok yanılıyorlar. Biz Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halklarının sarsılmaz bağlarla geliştirdiği ilişkileri, karşılıklı sevgi saygı ve kardeşlik hukukumuza dayalı olarak geliştirmeye devam ediyoruz.
Aradan geçen 50 yılda, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük desteği ile halkımız uygulanan tüm haksız baskı ve ambargolara rağmen bu yıl 40. yaşını kutlayacağımız devletimizi, hak ettiği gibi dünyanın bir parçası yapmak için canla başla çalışıyoruz.”

Şehit Teğmen Caner Gönyeli Arama Kurtarma Tatbikatının deniz safhası başladı

Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nın deniz safhası saat 13.00’te başladı.

Tatbikatın deniz safhası Doğu Akdeniz’de Gazimağusa açıklarında Türk arama kurtarma bölgesinde, TC ve KKTC askeri ve sivil unsurlarının katılımıyla icra ediliyor.

Tatbikata, Kosova, Cibuti,  Azerbaycan, Kosova, Libya ve Pakistan’dan 13 askeri ateşe de gözlemci olarak iştirak ediyor.

TC Sahil Güvenlik Komutanı Oramiral Ahmet Kendir’in komutanlığında icra edilen tatbikatı Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre, KTBK Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Türkiye İçişleri Bakanı Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Caner Gönyeli’nin kardeşi ve basın mensupları tatbikatı TCSG Yaşam isimli korvetten takip ediyor.

Ertuğruloğlu, konuk askeri ataşeleri kabul etti

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’na gözlemci olarak katılan, Azerbaycan, Cibuti, Filipinler, Kosova, Katar, Libya ve Pakistan’dan askeri personeli, Dışişleri Bakanlığı’nda kabul ederek görüştü.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Ertuğruloğlu, konuk askeri heyete, Kıbrıs konusuyla ilgili gelişmeler ve Türk tarafının Kıbrıs’ta egemen eşit iki devlet ve iki halkın varlığına ve uluslararası statüsünün kabulüne dayanan vizyonuyla ilgili bilgi verdi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, Fiyat İstikrar Fonu ile ilgili açıklama yaptı

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, akaryakıt fiyatlarındaki olası artışları, Fiyat İstikrar Fonu (FİF) ile dengelediklerini söyledi.

 

Bakan Amcaoğlu, akaryakıt fiyatlarında küresel artışların söz konusu olduğu bir dönemde, FİF sayesinde, KKTC’ye bu artışların şu anda yansıtılmadığını kaydetti.

 

Zaman zaman küresel akaryakıt fiyat artışlarına bağlı olarak, ülkemizde de artışların yaşandığını ve yaşanacağını kaydeden Bakan Amcaoğlu, “FİF uygulaması ile akaryakıt fiyatlarında bu günlerde yapmak mecburiyetinde kalacağımız artışları en azından bir süre engelledik” dedi.

 

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişlerin ülke ekonomisi ve kamu maliyesi üzerinde çok ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğini geçmiş yıllarda gördüklerini daha önce de bunu defalarca dile getirdiklerini söyleyen Bakan Amcaoğlu, artışın piyasaya doğrudan yansıdığına ve yüksek enflasyona sebep olduğuna dikkat çekti.

 

Bakan Amcaoğlu, Fiyat İstikrar Fonu’nu, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçebilmek için kullandıklarını belirtti ve “Normal küresel piyasa koşullarında, içinde olduğumuz günlerde akaryakıt fiyatlarında artış olması kaçınılmazdı. FİF ile bunun önüne geçtik. Elbette bazı dönemlerde artış yapılması kaçınılmaz olacaktır ancak şu anda zam yapılmayacaktır” dedi.

 

KKTC – 1 litre 95 oktan benzin 32.21 TL

KKTC –  1 litre Euro Diesel 31.65 TL

 

TC – 1 litre 95 oktan benzin 35.50 TL

TC – 1 litre Dizel 40.50 TL

 

Güney Kıbrıs – 1 litre 95 oktan benzin 45.80 TL

Güney Kıbrıs –  1 litre Euro Diesel 49.99TL

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Anıtkabir’i ziyaret etti

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Ankara ziyareti sırasında Anıtkabir’i ziyaret etti. Berova burada mozoleye çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, dün akşam heyetiyle birlikte geldiği Ankara’da temaslarına bugün başlıyor.

Maliye Bakanı Berova, temaslarına başlamadan önce Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’i ziyaret etti.

Heyeti ile birlikte Aslanlı Yol’dan yürüyerek mozoleye ulaşan Berova, mozoleye çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.

Daha sonra Misak – ı Milli Kulesi’ne geçen Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Anıt Özel defterini imzaladı.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova deftere şunları yazdı;

“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk,

28. KKTC Hükümeti’nin Maliye Bakanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, manevi huzurunuzda olmaktan büyük onur ve heyecan duymaktayım.

Çizdiğiniz yoldan sapmadan, gösterdiğiniz ilke ve devrimler ışığında yürüyen Kıbrıs Türkleri olarak bizler daima ideolojilerinizi en değerli rehberimiz olarak kabul ettik.

Eserlerinizi yaşatmak, Cumhuriyeti yüceltmek ve düşünceleriniz rehberliğinde ilerleyerek ülkemizi daima daha üst noktalara taşımak en asli görevimizdir.

Kutsal emanetinizi ancak bu sayede gelecek nesillere ulaştırabiliriz.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden aldığımız destek ve inançla ilerlemeye devam edeceğimize, devletimizin varlığını, birlik ve beraberliğini koruyacağımıza, her türlü sıkıntının üstesinden geleceğimize ve ülkemizi daha güzel, daha refah yarınlara kavuşturacağımıza olan inancımız tamdır.

Ayrılmaz bir parçası olduğumuz Türk Ulusu ile birlikte göstermiş olduğunuz hedeften ayrılmayacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyor, önünüzde saygıyla eğiliyoruz.

Bu vesileyle, tüm şehitlerimizi, şahsınızda rahmet ve minnetle, tüm gazilerimizi de şükranla anarız. Aziz ruhunuz şad olsun.”

ABD, İsrail’e silah ve mühimmatın ardından askeri uzmanlar gönderdi

Pentagon, İsrail Savunma Güçleri’ne danışmanlık yapmak üzere bölgeye ABD’li komutanların gönderildiğini; bu komutanların operasyon yönetmeyeceğini, meskun mahal muharebeleri ile ilgili deneyimlerini paylaşmak üzere orada olduklarını açıkladı.

Günlük basın toplantısında, Anadolu Ajansı’nın sorusunu yanıtlayan Pentagon Basın Sözcüsü General Patrick Ryder, İsrail’de bulunan Amerikalı komutanlar için, “Hiçbir şekilde aktif olarak operasyonlara katılmıyorlar. Orada danışmanlık için bulunuyorlar.” ifadelerini kullandı.

AA muhabirinin, “İsrail’e yaptığınız silah yardımlarının ardından bir de danışman göndermeniz, muhtemel bir Gazze operasyonunda sivil kayıplar konusundaki sorumluluğunuzu arttırmıyor mu?” sorusuna, “Irak gibi yoğun yerleşimin olduğu meskun mahal operasyonları konusundaki deneyimimiz düşünüldüğünde, sivil kayıpları azaltmak adına elimizden gelen her şeyi yapmak için, çıkarttığımız dersleri paylaşmanın önemine de inanıyoruz.” şeklinde yanıt verdi.

– Uzman ekibin başında ABD’li bir Korgeneral

İsrail’de görev yapan Amerikalı komutanların başında Korgeneral James Glynn bulunuyor. Hepsinin ortak yanı DEAŞ ile mücadele geçmişlerinin olması. Glynn’ın bir önceki görevi, ABD Özel Kuvvetlerinin uluslararası terörle mücadele birimi olan Ortak Özel Harekat Komutanlığı komutan yardımcılığıydı.

Glynn, İsrail ordusuna danışmanlık veren, ismi resmen duyurulan tek muvazzaf subay. Ekibindeki diğer subayların kaçının emekli, kaçının muvazzaf olduğu konusunda Pentagon kesin bilgi vermekten kaçınıyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar’da basın toplantısı düzenledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar’da basın toplantısı düzenledi, temaslarını değerlendirdi.

Tatar, 2 gün süren ve çok yoğun geçen ziyareti süresince Vali ve belediye başkanının misafirperverliğine, halkın yakın ilgisine teşekkür etti.

Türkiye Cumhuriyeti’ne KKTC halkının her zaman gönülden bağlı olduğunu vurgulayan Tatar, iki devletin ve iki halkın et ve tırnak gibi olduğunu, kimsenin bu bağı koparamayacağını vurguladı.

Afyonkarahisar’ın Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Tatar, Büyük Taarruzun başladığı topraklarda, Kocatepe’de, büyük Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını andığını ve buranın Afyonkarahisar’da en etkilendiği yer olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını ifade eden Tatar, Afyon’da KKTC ile ilişkilerin gelişmesi pekişmesi için çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Tatar, Afyonkarahisar’da bulundukları süre içerisinde tüm kesimlerle görüşüp bir araya gelmeye çalıştıklarını, ekonomik bağların gelişmesi için atılabilecek adımları değerlendirdiklerini ifade etti.

KKTC devletini güçlendirmek, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını ve yeni siyaseti anlatmak için çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Tatar, Kıbrıs’ta Federal değil, iki devletli temelde çözüm olabileceğini vurguladı.

Türk askerinin önemini vurgulayan ve kırmızı çizgileri olduğunu ifade eden Tatar, gençlerle buluştuğu ziyaretlerde ise, milli ve manevi değerlerle geleceği kurmaları konusundaki görüşlerini öğrencilerle paylaştığını söyledi.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına yaptığı haksızlıklara işaret eden Tatar, Kıbrıs’ta bir anlaşmanın iki devlet temelinde olabileceğini kaydetti.

Filistin’de yaşananların artık soykırıma dönüşmesinin üzücü olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının da 1960’lı yıllarda bu saldırılara maruz kaldığını anlattı.

Afyonkarahisar’da, KKTC’den bir marka olan Girne Koleji’ni görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Tatar, okulda ülke geleceğine yön verecek çocukların eğitim aldığını kaydetti.

Tatar, Kıbrıs gazileriyle de bir araya gelerek, Kıbrıs’taki son gelişmeleri anlattığını, özverilerine teşekkür ettiğini ve uzun ömürler dilediğini söyledi, şehitleri andı.

Tatar, Afyonkarahisar’da tarihi alanları da gezme görme fırsatı bulduğunu ifade etti ve turizm faaliyetlerinden ötürü yetkilileri kutladı.

Çok yoğun temaslarda bulunduğu Afyonkarahisar’da gördüğü misafirperverliğe teşekkür eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yıl dönümünü kutladı, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki kardeşlik bağlarının gelişmesi, geleceğe refah ve huzur dolu bir geleceğe kavuşmak için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Soruları da yanıtlayan Tatar, basın toplantısı sonrası basın mensuplarıyla fotoğraf çekti.

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı başladı… Tatbikatın kara safhası Girne 101 Evler bölgesinde icra edildi

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı başladı. Tatbikatın kara safhası Girne 101 Evler bölgesinde icra edildi.

Tatbikatın kara safhasını, Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, askeri yetkililer, bazı bürokratlar, ülkeden ve yurtdışından çok sayıda basın mensubu ile Azerbaycan, Katar, Libya, Pakistan, Kosova, Filipinler ve Cibuti’den yabancı gözlemciler izledi.

Türkiye Cumhuriyeti (TC) ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla kara ve deniz olmak üzere iki safhada ve üç senaryo kapsamında icra edilecek tatbikatın deniz safhası ise yarın Gazimağusa açıklarında KKTC toprakları ve kara suları ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda yapılacak.

-Aytaç

Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç tatbikat öncesinde yaptığı konuşmada, Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nın kara ve deniz safhası olmak üzere iki safhada, üç farklı senaryoya dayanılarak icra edileceğini belirterek, bugün 101 Evler bölgesinde kara safhasının, yarın ise Gazimağusa açıklarında deniz safhasının icra edileceğini kaydetti.

Aytaç, tatbikatın amacının, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek, insani yardım harekatı ve iş birliği konularında Türkiye’nin ve KKTC’nin imkan ve kabiliyetlerini denemek olduğunu söyledi.

Osman Aytaç, tatbikata, Türkiye’den Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlıkları, İçişleri Bakanlığı’ndan Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; KKTC’den Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Limited Şirketi unsurlarının katılacağını kaydetti.

Aytaç tatbikatta ayrıca, ilgili harekat merkezleri, uçaklar, helikopterler, gemi ve botlar, insansız hava araçları, kara araçları ile arama kurtarma uzmanlık birimleri ve personelinin yer alacağını dile getirdi.

Tatbikatın kara safhasına her seviyede arama kurtarma koordinasyon merkezinin yanında Türkiye’den kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı birimlerinin katılacağını ifade eden Aytaç, KKTC’den de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı unsurlarının iştirak edeceğini söyledi.

Arama kurtarma harekatının doğrudan insan hayatının kurtarılmasıyla ilgili olduğuna işaret eden GKK Komutanı Tümgeneral Aytaç, tatbikatın, zamana karşı, ölümle, yaşam arasında bir yarış halinde icra edilmek zorunda olduğunu kaydetti.

Aytaç, “KKTC, anavatanı TC ile iş birliği, gönül ve emel birliği içerisinde her ortamda gece ve gündüz, karada, kara sularında veya uluslararası sularda her yerde ve her zaman arama kurtarma harekatı icra etmeye hazırdır” vurgusu yaparak konuşmasını, tamamladı.

-Kara safhası

Daha sonra tatbikatın kara safhası icra edildi. Senaryo kapsamında, KKTC hava sahasında, İzmir-Ercan güzergahında uçuşu planlı bir yolcu uçağı tarafından tehlike sinyali verilmesi, aynı zamanda Uydu Destekli Arama ve Kurtarma sistemi üzerinden tehlike sinyalinin Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından alınmasıyla, durumun Ercan Hava Kurtarma Koordinasyon Merkezi’ne bildirilmesi üzerine KKTC Arama Kurtarma Teşkilatı faaliyete geçirildi.

Bunun sonrasında bir arama kurtarma helikopteri, bir ambulans helikopteri, uygun Arama Kurtarma Birlikleri, sağlık personeli ve kara aracı bölgeye sevk edildi ve arama kurtarma faaliyetlerine başlandı.

Ayrıca TC Arama Kurtarma Teşkilatından da Arama Kurtarma faaliyetine destek talebinde bulunularak, teşkilat faaliyete geçirildi. Böylece arama kurtarma faaliyetine destek vermek amacıyla bir Arama Kurtarma Uçağı, iki Arama Kurtarma Helikopteri, bir Bayraktar TB2 İHA ve bir Arama Kurtarma Timi de olay yerine sevk edildi.

Arama kurtarma uçak ve helikopterleri kaza yapan uçağı bularak, Arama Kurtarma İhtisaslı Personeli olay bölgesine indirildi. Personel tarafından uçak bölgesinde keşif yapılarak, tespit edilen kazazedelere ilk müdahale yapıldı ve helikopterler ile tahliyeleri sağlandı. Ayrıca arama kurtarma faaliyetleri ile koordineli olarak kaza bölgesinin çevre emniyeti de alındı.

Bölgeye gelen itfaiye unsurları ise uçaktaki yangına müdahale ederek, söndürme ve soğutma işlemi yaptı. Arama kurtarma unsurları tarafından ise uçak içerisinde ve kaza bölgesinde kurtarma ve tahliye faaliyetleri yapıldı. Tespit edilen kazazedelere ilk ve acil müdahaleyi sağlık ekipleri yaptı ve kurtarılan diğer yolcular ile birlikte ambulanslarla tahliyeleri sağlandı.

Alan araması sırasında İHA tarafından uçağın kuzeybatısında uçurum kenarında bir yaralı tespit edildi ve Sivil Savunma ekibi tarafından kurtarılan kazazede ambulans ile tahliye edildi. Dron kullanılarak, ormanlık alanda tespit edilen diğer kazazede ise helikopter tarafından kurtarıldı.

Tatbikatın tamamlanması sonrasında tatbikata katılan unsurlar selamlama geçişi de yaptı.

”BAKANLIĞIMIZA İLETİLMİŞ HERHANGİ BİR ARIZA SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan Eziç kavşağı’nda meydana gelen ölümlü kazayla ilgili açıklama yapıldı.

Açıklama şöyle:

23 Ekim 2023 tarihinde sabah saat 07:10 raddelerinde Eziç kavşağı diye bilinen trafik ışıklarında meydana gelen ölümlü trafik kazasında, kazanın olduğu saatte trafik ışıklarının arızalı olduğu iddia edilmektedir. Kazanın yaşandığı yerde bulunan trafik ışıklarında kaza anında veya öncesinde Bakanlığımıza iletilmiş herhangi bir arıza bildirimi söz konusu olmayıp keza polis basın Subaylığı tarafından yapılan açıklamada, kırmızı ışık ihlali ve karşı tarafın aşırı hız ve dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. 24 Ekim 2023 tarihinde sosyal medyada yayınlanan ve polis tarafından da yetkililere bildirilen arıza kaydı teknik ekiplerimiz tarafından derhal incelemeye alınmış olup araştırmanın neticesi kamuoyu ile paylaşılacaktır. Kazada hayatını kaybeden merhuma Allah’tan rahmet yaslı ailesine baş sağlığı dileriz.

Birleşik Krallık’ta hizmet sektörü ekimde daraldı

Birleşik Krallık’ta ekonominin yaklaşık yüzde 80’lik kısmını oluşturan hizmet sektörü bu ay daraldı.

S&P Global/CIPS’ten yapılan açıklamaya göre, ülkede hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ekimde 49,2’ye gerileyerek son 9 ayın en düşük seviyesine indi.

Beklenti, hizmet sektörü PMI verisinin 49,5 olarak gerçekleşmesi yönündeydi. Ülkede hizmet sektörü PMI verisi eylülde 49,3 olmuştu.

– İmalat sanayi PMI 45,2’ye yükseldi

Birleşik Krallık’ta imalat sanayi PMI ise ekimde 45,2 seviyesine yükseldi.

Beklenti, imalat sektörü PMI verisinin 45 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi. Ülkede imalat sektörü PMI, eylülde 44,3 olmuştu.

Ülkede bileşik PMI verisi ise 48,7 olan beklentinin altında kalarak 48,6 olarak gerçekleşti. Bileşik PMI, eylülde 48,5 olarak kaydedilmişti.

PMI verilerinde 50 seviyesinin üstü sektörel büyümeye, bu seviyenin altı ise daralmaya işaret ediyor.

S&P Global Piyasa Araştırmaları Başkanı Chris Williamson, verilere ilişkin değerlendirmesinde, şunları kaydetti:

“İngiliz ekonomisi; ekim ayında artan hayat pahalılığı, yüksek faiz ve azalan ihracatı sebebiyle resesyonun kıyısında seyretmeye devam etti. Yüksek petrol fiyatları nedeniyle yukarı yönlü bir enflasyon baskısının yaşanması olasılığı en büyük endişe kaynağı. Bu, politika yapıcıların yılın geri kalanında bir faiz artışını göz ardı etmeleri olasılığının düşük olacağı anlamına gelecektir.”

Tatar’a Afyonkarahisar’da fahri doktora takdim edildi

Tatar, üniversitede “Güncel Sorunlar Işığında Kıbrıs ve Geleceği” konulu ilk dersi verdi 

 

Afyonkarahisar, 24 Ekim 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Afyon Kocatepe Üniversitesi’de fahri doktora takdim edildi.

 

Afyon Kocatepe Üniversitesi 2023-2024 Akademik Yılı Açılış ve Fahri Doktora Törenine katılan Cumhurbaşkanı Tatar, burada “Güncel Sorunlar Işığında Kıbrıs ve Geleceği” konulu açılış dersini de verdi.

 

Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde yer alan törende, Tatar’ı, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ile üniversite yetkilileri karşıladı. Tatar’a, Afyonkarahisar ziyaretinde KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu eşlik etti.

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, üniversitenin tanıtım filmi gösterildi ve müzik dinletisi sunuldu.

 

-Karakaş

 

Prof. Dr. Karakaş, yaptığı açılış konuşmasında, yeni akademik yılın başarılı geçmesini temenni etti ve üniversite olarak Kıbrıs Türk halkının haklı davasında her zaman yanında olduğunu belirtti.

 

Tatar’a üniversiteye ziyaretinden dolayı teşekkür eden Karakaş, Filistin’e yönelik orantısız saldırıları kınadı, 6 Şubat depremimde yaşamını yitiren öğrenciler ile vatandaşları andı.  Karakaş, üniversite hakkında da bilgi verdi, yapılan çalışmaları anlattı.

 

Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı da, Tatar’a, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında, ziyaretinden ötürü teşekkür etti. Yiğitbaşı, üniversitelerin ülkeler için önemine işaret ederek, insanlığa yön veren üniversitelerin, kültürel sanatsal sosyal bilimsel faaliyetleriyle geleceğe öncülük ettiğini, yer aldıkları şehirleri geliştirdiğini kaydetti.

 

Türkiye’de 8 milyonu aşan öğrenci sayısıyla üniversitelerin ülkenin geleceğini şekillendirdiğini belirten Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da şehir altyapısı ve geleceğine katkı sağlayan üniversite ve bünyesinde yer alan eğitimcileri tebrik etti. Üniversitede KKTC’den de öğrenci bulunduğunu belirten Yiğitbaşı, bu sayıyı güçlü iş birlikleriyle artırmak istediklerini belirtti.

 

Tatar’ın ziyareti kapsamında aradaki ticari bağları da güçlendirmek ve artırmak istediklerini ifade eden Yiğitbaşı, Afyonkarahisar olarak her alanda her türlü ilişkileri geliştirmek için KKTC ile çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.

 

Cumhurbaşkanlığının hazırladığı “KKTC’nin yakın geleceği” konulu filmin gösterilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tatar, ilk dersi verdi. Törende, Tatar’ın özgeçmişi de okundu.

 

-Tatar

 

“Güncel Sorunlar Işığında Kıbrıs ve Geleceği” konulu açılış dersinde Tatar, üniversitenin yeni akademik yılının başarılı geçmesini temenni etti, öğrencilere ve akademik personele başarılar diledi.

 

Tatar, dün ziyaret ettiği Kocatepe’ye, KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı olarak çıkmaktan onur gurur duyduğunu söyledi, Türkiye Cumhuriyeti ve Türklük dünyası için bölgenin önemine vurgu yaptı.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün 100. yılını kutladığını ifade eden Tatar, o gün Kocatepe’de alınan kararların bugünü inşa ettiğini kaydederek, büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını andı.

 

Kıbrıs adasının Osmanlı Devleti zamanında 80 bin şehit verilerek alındığını, uzun yıllar burada Türklerin hüküm sürdüğünü ifade eden Tatar, Kıbrıs adasının İngilizlere kiralanması sonrasında yaşanan Rum-Yunan saldırılarıyla “büyük Yunanistan yaratma” hayaliyle Türklerin adadan atılması için yapılan saldırıları anlattı.

 

Filistin’de bugün yaşananların ortada olduğunu ifade eden Tatar, bazı çevrelerin “garantörlük artık çağ dışı kaldı”, “Türkiye’nin adada kalmasına gerek yoktur” gibi söylemlerine karşı asla Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

 

Kıbrıs Türk halkının gözünün ve gönlünün hep Türkiye’de olduğunu ve Türk halkının her şartta büyük Önder Atatürk’ün yanında olduğunu ifade eden Tatar, tarihte Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduklarını belirtti.

 

Barış Harekatı ile 1974’te adaya barış geldiğini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de temellerinin atıldığını ifade eden Tatar, bugün bölgede Türkiye’nin desteğiyle güçlü bir Türk devleti olarak yer aldıklarını söyledi.

 

Kıbrıs’ta iki devlet olduğunu vurgulayan Tatar, bir anlaşma olacaksa ancak iki devletin iş birliğine dayalı eşitlik temelinde bir anlaşma olabileceğine işaret etti.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle Türk Devletleri Teşkilatı’na üye olduklarını, siyasi sorunlar ve izolasyonlara rağmen eğitim turizm tarım alanlarında geliştiğini ifade eden Tatar, KKTC’nin bölgede Dubai ve Singapur gibi bir cazibe merkezi olma yolunda ilerlediğini söyledi. Tatar, güçlü, potansiyeli yüksek Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle, diğer Türk devletlerinin de destek vermesi durumunda coğrafyasında güçlü bir şekilde gelişmeye devam edeceğini vurguladı.

 

Tatar, Kıbrıs tarihi ve Türk tarihine bakıldığında, en Güney’de, potansiyel olarak güçlü bir şekilde sürekli gelişen ve birlik beraberlik içinde manevi milli değerlerle bir bütün olan KKTC devletinin yer aldığını ifade etti.

 

Rumların tüm planlara “hayır” demesine rağmen Avrupa Birliği’ne haksız bir şekilde tek taraflı alınmasının, Kıbrıs Türk halkının da izolasyonlar altında tutulmasının kabul edilebilir olmadığını ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte her alanda yapılan çalışmalarla bu haksızlıklara karşı mücadele verdiklerini kaydetti.

 

Azerbaycan ile de yapılan görüşmelere işaret eden Tatar, Türk devletlerinin birlikteliği ve yakın ilişkilerin, haksızlıklara karşı büyük önem taşıdığını belirtti.

 

Kıbrıs’ta iki devletli çözümü savunduklarını, bunun için de mücadeleye, Rumların tüm engellemelerine rağmen devam edeceklerini belirten Tatar, kendisini ağırlayan ve fahri doktora takdiminde bulunan üniversiteye teşekkür edildi.

 

Konuşmaların ardından Tatar’a,üniversite rektörü tarafından fahri doktora takdim edildi, cübbesi giydirildi.

 

Öğrencilerin, “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak” sloganları eşliğinde takdim edilen fahri doktoranın, “KKTC’nin bağımsızlık davasının başarıya ulaşmasında, uluslararası mahfillerde hakkıyla ve kararlılıkla temsil edilmesinde yürüttüğü aktif faaliyetler ile KKTC’nin Türkiye ile sevinçte, kıvançta ve acıda beraber olmasında verdiği üstün katkılardan dolayı üniversite senatosunun kararıyla” verildiği kaydedildi.

 

“DÜNYAYLA KUCAKLAŞMA HEDEFİMİZDE GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa Gençlik Kolları, İskele Gençlik Kolları ve bölge gençleri ile bir araya geldi, önemli mesajlar verdi:

“DÜNYAYLA KUCAKLAŞMA HEDEFİMİZDE GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ”

“AZERBEYCAN’DA ÜLKEMİZ, HALKIMIZ VE GENÇLERİMİZ ADINA TURİZM, EĞİTİM, İNŞAAT VE SANAYİ SEKTÖRLERİNDE CİDDİ FIRSATLAR VAR”

“AZERBAYCAN BİZİM DÜNYA İLE KUCAKLAŞMA YOLCULUĞUMUZUN TÜRKİYE’DEN SONRAKİ İKİNCİ ADIMI OLMA POTANSİYELİNİ TAŞIYOR”

“ÇOK YAKIN BİR GELECEKTE İNANIYORUM Kİ ÜÇ DEVLET VE TEK MİLLETİN KARDEŞLERİ ÜLKEMİZDE KUCAKLAŞACAK”

 

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa Gençlik Kolları, İskele Gençlik Kolları ve bölge gençleri ile bir araya geldi.

Gençlere kendisine gösterdikleri sıcak ilgi ve samimi destekten dolayı teşekkür ederek konuşmasına başlayan Üstel, “Gençlerimiz ülkemizin geleceği adına en önemli varlıklarımız. Yanı başımızda farklı ülkelerin gençlerinin ne zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiğine tanık olduğumuz günlerden geçiyoruz. O yüzden gençlerimize sahip çıkacağız, onları refah ve güven içerisinde kendi vatanlarında geleceğe taşımak için canla başla çalışacağız” dedi.

Gençlerin Gazze hassasiyetine de vurgu yapan Üstel, savaşın bir an önce bitmesini dilerken, Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimlerini yakından izlediklerini, kısa zamanda sonuç alınmasını istediklerini belirtti.

Filistin Halkı’nın yaşadıklarının herkese acı bir örnek olduğuna işaret eden Üstel, “Anavatan Türkiye’nin güvencesinin kıymetini gençlerin bu süreçte daha iyi anladıklarını düşünüyorum. Bugün ülkemizde mutlu ve huzurluysak, bu Türkiye’nin desteğiyledir. 1974’te bu ülkeye barış gelmiştir” dedi.

Gençleri yep yeni bir geleceğin beklediğine işaret eden Üstel, “ Biz bu devleti, yarının Cumhurbaşkanı, başbakanı olarak gençlere emanet edeceğiz. Gençlerimiz ambargo altında. Ekonomik ve spor ambargoları hala sürüyor. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti bizim için yoğun bir çaba harcıyor. Biz de anavatanımızdan aldığımız güçle Azerbaycan’la da ilişkilerimiz geliştiriyoruz. Artık yeni bir yola çıktık. Yeni bir sayfa açıyoruz” ifadelerini kullandı.

AZERBAYCAN’LA EĞİTİM ALANINDA İŞBİRLİĞİ

Gençlere hitabında Azerbaycan ziyaretlerine de vurgu yapan Üstel, Azerbaycan ziyaretini yeni gelecek hedefi ve dünya ile kucaklaşma hedefinin ilk adımı olarak gördüklerini söyledi.

Üstel,” Azerbaycan ziyaretimiz kültürel, sportif, diplomatik ilişkilerimizin gelişmesi adına son derece önemli bir ziyaret oldu.  Orada bakanlarla görüşme fırsatı da yakaladık. Özellikle eğitim alanında ciddi işbirlikleri için önemli fırsatlar var. Azerbaycan şu anda dünyaya yüz bine yakın öğrenci gönderiyor. Bu büyük potansiyelden bizim de yararlanabilmemiz için gerekli temasları yaptık. Kısa zamanda somut adımlarla bunu pekiştireceğiz” dedi.

Üstel, “Yeni dönemde  Azerbaycan’la sanayi, turizm, ve eğitimde alanlarında ilişkilerimizi geliştireceğiz. Ortaya çıkacak bu yeni potansiyelden gençlerimiz de yararlanacak.  ‘Üç devlet tek millet’ vizyonumuzu gençlerimiz devralıp yürüyecek. Azerbaycan ve diğer Türk devletlerinde gençler adına da çok ciddi fırsatlar var ” dedi.

 

“DÜNYAYLA KUCAKLAŞIYORUZ”

Üstel  sözlerine şöyle devam etti:

Artık bir yola çıktık. Sayın Erdoğan’ın girişimleri ortada. Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkilerimiz arttı. Bakanlarımız temaslarını artırdı. Dünyayla kucaklaşıyoruz. Bu açılımda asıl amacımız; gençlerimizi dünyada ile buluşturmaktır. Gençlerimizi sosyal, siyasi ve kültürel anlamda daha aktif hale getireceğiz. Yolumuz uzun… Bu yolda gençlerimize ve onların düşüncelerine daha çok ihtiyacımız var.  Gençlerimizi, dünyanın çeşitli ülkelerine gönderip, oradaki gençlerle buluşturma hedefimiz var.  Gençlerimizi hem parti içinde hem de ülkenin çeşitli yönetsel noktalarında daha da ön plana çıkaracağız. Ülkemiz ve devletimiz için planlı ve kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Verdiğimiz sözleri tek tek yerine getireceğiz.  Eğer birlik ve beraberliğimizi korumaya devam edersek, önümüzde kimse duramaz. Yürüdüğümüz bu yeni dünya yolunda halkımıza ve gençlerimize güveniyoruz

“Bireysel meselelerin takibini Yasama Üzerinden ele alamayız”

Ulusal Birlik Partisi grup başkan vekili  Sunat Atun, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin vermiş olduğu meclis araştırma komitesi kurulmasına ilişkin önerinin konuşulduğu meclis esnasında yaptığı konuşmasında, şunlara vurgu yaptı;

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu ve bu ülkenin yaptığı bir uygulamayı neden yasama makamının ele alınmak istendiğini soran Atun, TC’ye girişi engellenen yabancıların ne yapması gerektiği konusunda bir kitapçık olduğunu ve süreçlerin anlatıldığını söyledi.

Burasının yasama organı olduğunu dile getiren Atun, burada yolun belli olduğunu bu önergeye iştirak etmenin mümkün olmayacağını kaydetti.

Bunun bir hukuk süreci olduğunu ve bu sürecin nasıl işleyeceğine kendilerinin tayin edemeyeceğini dile getiren Atun, bu süreç ile deprem sürecinin araştırma komitesinin arasında fark olduğunu söyledi.

KKTC vatandaşına dünyanın her yerinde sahip çıkıldığını dile getiren Atun, Türkiye Cumhuriyeti’nde bilgi edinme sistemi ve yasalar olduğunu, bunun sorulabileceğini söyledi.

Bu konuda hukuk davası açanlar ve açmayanlar olduğunu da dile getiren Atun, bunun siyasi olmadığını bunun bireylerin odağında olan bir mesele olduğunu ve onların da hukuk sürecine başvurmalarının yolunun açık olduğunu kaydetti.

Tüm KKTC vatandaşlarına özgü bir hareket olması halinde gereğinin yapılabileceğini dile getiren Atun, buradaki sorunda bireylerin odakta olduğunu belirtti.

KKTC vatandaşına sahip çıkan bir devlet olduğunu söyleyen Atun, Sudan’da çatışmalar başladığı sırada mahsur kalan tek bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı için  devletin tüm imkanlarını kullanarak o vatandaşın ülkemize sağ salim getirildiğini kaydetti. Ctp’nin gündeme getirdiği kapsamda KKTC’nin ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 77 kişiye de giriş izni vermediğini anlattı ve bunda yine bireylere ait durumlar olduğunu belirtti.

Öztürkler ‘Türk Dünyası Parlamenterler Birliği’ Üyesİ Oldu.

UBP Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk dünyasını oluşturan
parlamentoların seçilmiş üyeleri ile kurulan ‘Türk Dünyası Parlamenterler Birliği’ üyesi oldu.
Türk Dünyası Parlamenterler Birliği (TDPB), Türk Dünyası ve akraba toplulukları milletvekillerinin
arasındaki iletişimi güçlendirmek, vekillerin birbirlerini daha yakından tanımalarına fırsat sunmak,
ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğini artırmak, ortak tarihten gelen dostluk ve kardeşlik
bağlarını güçlendirerek, kültürel zenginliklerin tanıtılmasına katkıda bulunmak amacıyla 2013 yılında
kuruldu.
TDPB’ye üye olan Öztürkler; “Birliğin bir üyesi olarak, aynı değerler etrafında, birlik, beraberlik, sevgi,
saygı, kardeşlik, dostluk ve dayanışma içerisinde çalışmaktan, Türk Dünyası ve akraba topluluklar
başta olmak üzere, ortak kültürü ve ortak tarihi olan, bölgedeki diğer ülkelere de, kültürel ve
ekonomik işbirliği alanında katkıda bulunmaktan onur duyacağım” dedi.