Archives 2023

“Cumhuriyet 100 Yaşında” paneli DAÜ’de yapıldı

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Atatürk Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM) ile DAÜ Atatürkçü Düşünce Kulübü iş birliğinde “Cumhuriyet 100 Yaşında” paneli yapıldı. Panele Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de katıldı.

DAÜ’den yapılan açıklamaya göre dün Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda yapılan panel, DAÜ TV ve BRT 3 kanalı tarafından da canlı olarak yayınlandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ ile tarih duayeni Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ana konuşmacı olduğu panele, Yüksek Yönetim Denetçisi İlkan Varol, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Dr. Erdal Özcenk, DAÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Tümer, Onbeş Kasım Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remziye Terkan, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği temsilcileri, VYK Üyeleri, dekanlar, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Panelin açılış konuşmasını yapan DAÜ-ATAUM Başkanı Yrd. Doç. Dr. Turgay Bülent Göktürk, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserimdir” şeklinde ifade ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlamak için bu panelde bir araya geldiklerini belirtti. Göktürk, öncelikli görevlerinin ülkenin gelecekteki yöneticileri olacak öğrencilerin bugünü doğru değerlendirebilmelerine ve gelecekle ilgili de doğru öngörülerde bulunmalarına katkıda bulunmak olduğunu kaydetti.

-“Cumhuriyet’in 100’üncü yaşını hep birlikte kutluyoruz”

DAÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Tümer de konuşmasında, Türk milletinin ulusal kurtuluş mücadelesi sonucunda ulaştığı Cumhuriyet’in 100’üncü yaşını hep birlikte kutladıklarını belirtti. Ortaylı ve Başbuğ’a bu coşkuyu DAÜ’lüler ile birlikte paylaştıkları için teşekkür eden Tümer, Vatan Şairi ve Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’dan beyitler okumasının ardından öğrencilere Atatürk’ün “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz” sözünü hatırlatarak, Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutladı.

-“Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC aziz şehitlerin hatırasıdır”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlayarak, artık Türk Devletleri Teşkilatı’nın ve KKTC’nin var olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC devletlerinin aziz şehitlerin hatırası olduğunu ifade eden Töre, Cumhuriyet’e ve bu topraklara asla el sürdürmeyeceklerini, kendilerinden sonraki gençlere de bırakacakları en büyük eserin hiç şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ve Türk Devletleri olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında çok heyecanlı olduklarını aktaran Töre, geçmiş 100 yılın gelecek 100 yıla ışık tutacağını belirterek, bu yolda Atatürk ve silah arkadaşları ile Atatürkçü düşünceyi iyi anlamak gerektiğini kaydetti. Töre, Atatürk, Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın ruhlarının şad olmasını diledi. Töre, öğrencilere hayatlarında başarılı olmaları temennisinde bulundu.

Konuşmaların ardından Töre tarafından panelin katılımcıları Ortaylı ile Başbuğ’a Rauf Raif Denktaş’ın yer aldığı çerçeve takdiminde bulunuldu.

-“Cumhuriyet’in 100. Yılında Mustafa Kemal’in İzinde”

Panel, DAÜ-ATAUM Öğretim Görevlisi Süheyla Göktürk’ün “Cumhuriyetin 100. Yılında, Mustafa Kemal’in İzinde” konulu görsel sunumuyla devam etti. Göktürk, sunumu öncesinde yaptığı konuşmada, yola çıkarken bir hayalleri olduğunu ve Mustafa Kemal’in doğduğu ev, okuduğu okullar, görev yaptığı yerler ile Kurtuluş Savaşı’ndaki cepheleri ziyaret ederek böylesi bir programla katılımcılara sunmayı amaçladıklarını aktardı. 6 ülke ve 15 şehri ziyaret ettiklerini anlatan Göktürk, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bir zamanların gençleri olarak Cumhuriyet’e hizmet etmiş olmanın haklı gururu ile bugünün gençleri olan öğrencilere Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eserlerini anlattıklarını, bugünün gençlerinin de aynı duygularla Cumhuriyet’i koruyup yücelteceklerine inandıklarını belirtti. Göktürk, Atatürk’ün Cumhuriyet’in 100’üncü yılında da herkese ışık olmasını diledi.

Ardından 100. Yıl Marşı eşliğinde DAÜ-ATAUM Başkanı Göktürk, DAÜ-ATAUM Öğretim Üyesi Süheyla Göktürk ve DAÜ TV tarafından hazırlanan “Cumhuriyet’in 100. Yılında, Mustafa Kemal’in İzinde” adlı çalışmanın sunumu yapıldı. Sunum sonrasında DAÜ Rektör Vekili Tümer tarafından Süheyla Göktürk’e kristal DAÜ logo takdiminde bulunuldu.

– Ortaylı ile Başbuğ gençlerin sorularını yanıtladı

İlber Ortaylı ile İlker Başbuğ, DAÜ-ATAUM Başkanı Göktürk’ün moderatörlüğünde yapılan panel ile katılımcılarla buluştu ve konuşmalarının ardından gençlerin sorularını yanıtladı. Panelin ardından DAÜ Rektör Vekili Tümer tarafından Ortaylı ile Başbuğ’a gümüş tabak ve DAÜ-ATAUM Başkanı Göktürk’e DAÜ logolu kristal takdiminde bulunuldu.

-100. Yıl Cumhuriyet Yürüyüşü

Kutlama etkinlikleri kapsamında 29 Ekim Pazar günü, saat 19.23’te 100. Yıl Yürüyüşü yapılacak. DAÜ Atatürk Meydanı’ndan başlayacak olan yürüyüş Gazimağusa Sulu Çember’de son bulacak.

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı basın brifingi yapıldı

Tatbikatın kara safhası bugün, deniz safhası yarın icra edilecek

Tatbikatın amacı, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek ve insani yardım harekatı çerçevesinde TC ile KKTC arasındaki iş birliğini denemek olarak belirlendi

 

Boğaz, 24 Ekim 23 (TAK): Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı basın brifingi, Boğazköy’de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’nda yapıldı.

Tatbikat, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla kara ve deniz olmak üzere iki safhada ve üç senaryo kapsamında icra edilecek.

Tatbikatın kara safhası bugün, Girne 101 Evler bölgesinde, deniz safhası ise yarın Doğu Akdeniz’de, Gazimağusa açıklarında, KKTC toprakları ve kara suları ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda yapılacak.

Gönyeli ailesinin de katıldığı brifingde ilk olarak, Şehit Teğmen Caner Gönyeli’nin özgeçmişi okundu.

Ardından, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç ve TC Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir tarafından Şehit Teğmen Caner Gönyeli’nin eşi Nükhet Gönyeli’ye tatbikat anı objeleri takdim edildi.

-Aytaç

Daha sonra Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, tatbikat hakkında basına brifing verdi. Arama kurtarma faaliyetleri hakkında bilgi veren Aytaç, arama kurtarmanın genel tanımıyla denizde ve karada tehlike içerisindeki insanların ve araçların su üstü vasıtaları, uçaklar, helikopterler bu maksatla teşkil edilmiş özel kurtarma timleri kullanılarak, aranması ve kurtarılması olduğunu belirtti.

Arama kurtarma faaliyetlerinin zamana karşı bir yarış niteliği taşıdığını vurgulayan Aytaç, profesyonelce yetişmiş bir personel, iyi bir organizasyona, birimler arasında yakın bir koordinasyon ile iş birliğine ihtiyaç olduğunu ve beraberinde 24 saat görev yapmayı gerektirdiğini kaydetti.

KKTC’nin egemenliğini ilan ettiği toprakları, 12 mil karasuları ve hava sahası arama kurtarma bölgesi olduğunu dile getiren Aytaç, tatbikatın, KKTC’nin insani amaçlarla yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinde kazandığı, arama kurtarma imkan kabiliyetini fiilen denemek, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda, uluslararası denizcilik örgütüne bildirilmiş Türk arama kurtarma bölgesindeki, arama kurtarma faaliyetleriyle yetkiyi vurgulamak, altını çizmek amacıyla 2002 yılından bu yana icra edildiğini söyledi. Aytaç, tatbikatın bu yıl 19’uncusunun fiili bölümünün bugün ve yarın yapılacağını belirtti.

KKTC tarafından 26 Mart 2002 tarihinde Ercan Bölgesel Arama Kurtarma Merkezi’nin faaliyete geçirildiğini ifade eden Aytaç, arama kurtarma hizmetinin verilebileceğinin NOTAM ile ilan edildiğini ve basın yoluyla dünya kamuoyuna duyurulduğunu kaydetti.

Aytaç, bu kapsamda KKTC arama kurtarma birliklerince 26 Mart 2002 tarihinden itibaren bugüne kadar Gazimağusa/Karpaz güneyi bölgesinde 39, Girne/Karpaz kuzeyi bölgesinde 59, Erenköy bölgesinde 9 ve uluslararası sularda 5 olmak üzere toplam 112 arama kurtarma görevi icra edildiğini belirtti.

-Amaç koordinasyonu geliştirmek

Tatbikatın amacının, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek ve insani yardım harekatı çerçevesinde TC ile KKTC arasındaki iş birliğini denemek olarak belirlendiğini ifade eden Osman Aytaç, tatbikatın basına ve yabancı gözlemcilere açık olarak kara ve deniz olmak üzere iki safha halinde 3 senaryo kapsamında icra edileceğini kaydetti.

Aytaç, tatbikatın kara safhasının 101 Evler bölgesindeki bir numaralı Vatan Sahasında, deniz safhasının ise yarın Gazimağusa açıklarındaki Dipkarpaz güneydoğusundaki iki numaralı Zafer Sahasında ve Gazimağusa doğusundaki üç numaralı Bayrak Sahasında icra edileceğini belirtti.

-Tatbikat senaryoları

Tatbikatın kara safhasında, KKTC hava sahasında Türkiye-KKTC güzergahında yolcu uçağının Beşparmak dağları üzerinde temasın kaybedilmesiyle arama kurtarma faaliyetlerinin icra edileceğini anlatan Aytaç, deniz safhasında iki numaralı sahada Gazimağusa açıklarında içerisinde çok sayıda göçmen bulunan kuru yük gemisiyle, bir ticari yatın çarpışması sonrasında kazazedelerin kurtarılması ve kuru yük gemisinde çıkan yangının söndürülmesi faaliyetleri yapılacağını söyledi.

Osman Aytaç, deniz safhasındaki üçüncü senaryonun ise üç numaralı sahada bir akaryakıt tankeri ile ticari geminin çarpışması sonucu denize düşen kazazedelerin kurtarılması ve deniz kirliliğinin yayılmasını önlemeye yönelik bariyer kurulması faaliyetlerinin icra edileceğini ifade etti.

Tatbikata, TC’den 12, KKTC’den 3 koordinasyon merkezinin fiilen iştirak edeceğini dile getiren Aytaç, TC Milli Savunma Bakanlığı’ndan 4 adet uçar unsur ve bir adet yüzer unsur ile iki kurtarma timinin fiili olarak tatbikatta yer alacağını söyledi. Aytaç, tatbikata TC İçişleri Bakanlığı’ndan 10 adet uçar unsur ve 9 adet yüzer unsur ile 5 kurtarma timinin fiili olarak iştirak edeceği bilgisini de verdi.

Aytaç, tatbikata arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil kuruluşlar kapsamında TC’den Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile KKTC’den Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Limited Şirketi unsurlarının katılacağını söyledi.

Tatbikata Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan iki adet uçar unsur ve üç adet yüzer unsur ile iki arama-kurtarma timinin fiili olarak iştirak edeceğini belirten Aytaç, tatbikata toplam iki ana arama koordinasyon merkezi, dokuz arama kurtarma koordinasyon merkezi ve beş yardımcı arama kurtarma koordinasyon merkezi ile 12 uçar unsur, 15 yüzer unsur ve 7 arama kurtarma timinin katılacağını bildirdi.

Aytaç, “KKTC ve anavatanı TC unsurları ile gönül ve emel birliği içerisinde her ortamda gece ve gündüz karada, kara sularında veya uluslararası sularda her yerde her zaman arama kurtarma harekatı icra etmeye hazırdır” vurgusu yaptı.

Töre, Orhangazi’den gelen gazileri kabul etti

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Orhangazi Kıbrıs Muharip Gaziler Derneği heyetini kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Zalihe Çavuşoğlu toplantı salonunda yer alan kabulde konuşan Töre, Rum ve Yunan tarafının Avrupa ve uluslararası camianın şımartmasıyla hiçbir zaman uzlaşıdan yana olmadığını ifade ederek, son olarak Pile’de yapılmaya çalışılan yol konusunda ortaya konulan tavrın da bunun bir örneği olduğunu söyledi.

Bazı kesimlerin Türk askerini misafir olarak gördüğünü ifade eden Töre, Türk askerinin asla misafir olmadığını, adada kalıcı olduğunu kaydetti.

KKTC’nin bağımsız bir devlet olduğunu ve Türkiye’nin de desteği ile yola devam ettiklerini belirten Töre, Türk Devletleri Teşkilatı ile olan ilişkileri daha da ileri taşımak istediklerini kaydetti.

ÖNCÜ VE 54 ÖRGÜT BAŞKANINDAN ÜSTEL’E TAM DESTEK

Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ünal Üstel, “tüzük değişikliği” konusunda Gazimağusa İlçe Başkanı ile 54 örgüt başkanından tam destek aldı.

Üstel, cumartesi sabahı UBP Gazimağusa İlçe Başkanlığını ziyaret etti.

UBP Gazimağusa İlçe Başkanı Nahit Öncü, ziyarette Ünal Üstel’e ilçenin ve örgüt başkanlarının desteğini belirtti. Nahit Öncü, bir süredir UBP’nin gündeminde olan tüzük kurultayına ilişkin 54 örgüt başkanının imzası olan ve tüzük değişikliğine “evet” diyen dosyayı Başbakan Ünal Üstel’e sundu.

Öncü, “Gazimağusa ilçesi olarak 54 örgüt başkanıyla beraber yeni tüzük değişikliğine ‘evet’ diyen imzalarımızı bugün burada bu kalabalık önünde sayın Başbakanımıza sunuyoruz. Desteğimiz Sayın Başbakanadır. Partimiz daha iyi yerlere gelmesi için Başkanımızın etrafında kenetlendik” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar Kıbrıs gazileri ile buluştu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar temasları kapsamında Kıbrıs gazileriyle buluştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar Kıbrıs Gazileriyle Buluşma Programı’nda, 211 Kıbrıs gazisiyle birlikte yemek yedi, sohbet etti.

Şehitlerin de anıldığı programda konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Barış Harekat’ndan 49 yıl sonra Kıbrıs gazileriyle birlikte olmaktan onur duyduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkı bugün barış huzur güven içinde, devlet çatısı ve bayrağı altında yaşıyorsa bunu şehit ve gazilere borçlu olduğunu vurgulayan Tatar, Türkiye Cumhuriyeti ile Mavi Vatan’da hak ve çıkarların korunabilmesinin de şehit ve gaziler sayesinde olduğuna işaret etti.

Gazilere sağlıklı uzun ömürler dileyen, şehitleri de rahmetle anan Tatar, büyük Türk milletinin evlatları olarak, arkalarında büyük güçlü Türkiye devleti olmasa dünyada yalnız kalacaklarını iyi bildiklerini vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının 1960’lı yıllarda bugün Ukrayna ve Filistin’de yaşananları yaşadığını, “garantilerin çağ dışı kaldığı”, “eskiden yaşananların bir daha yaşanmayacağı”, “Kıbrıs’ta Türk askerine gerek olmadığı” söylenirken bu yüzyılda yaşananların ortada olduğunu belirten Tatar, insanoğlunun her çağda saldırgan olabileceğini ve halkın katliama maruz kalabileceğine vurgu yaptı.

“Mehmetçik bizim güvenimizdir, asla adadan çıkmasına onayımız yoktur” diyen Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bağımsızlık bizim karakterimizdir” sözünü hatırlattı.

1974 sonrası cumhuriyetin kurulmasının Kıbrıs Türk halkı için yeni dönüm noktası olduğunu ifade eden Tatar, KKTC’nin şimdi bölgesinde güçlü bir devlet olarak yerini aldığını kaydetti.

Türkiye ile KKTC’nin artık et ve tırnak gibi olduğunu, Türkiye’nin desteğiyle KKTC’nin tanınma yolunda adımlar attığını ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tanınma çağrısı ve Türk Devletleri Teşkilatı’na üyeliği anımsatarak artık Kıbrıs Türk halkı olarak geleceğe umutla baktıklarını söyledi.

KKTC’ye sahip çıkmaya devam edeceklerini vurgulayan Tatar, gazilere minnetlerini sundu.

Türkiye ile birlikte destan yazdıklarını ifade eden Tatar, aynı kaderi, sevinci ve kederi paylaşarak bugüne geldiklerini  kaydederk Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar’da Kocatepe’yi ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar’da, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz’u başlattığı Kocatepe’yi ziyaret etti.

 Cumhurbaşkanı Tatar, ziyaret dolayısıyla düzenlenen törende, Kocatepe Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı’na çelenk sundu.

 Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam eden törende, Cumhurbaşkanı Tatar konuşma yaptı. Tören, arazinin tanıtılması ve harekatın anlatılması ile son buldu.

 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, “Türk tarihinde dönüm noktası ve Türk milletinin ebediyen hür bağımsız yaşama azminin muhteşem bir sembolüdür” ifadelerinin yer aldığı anıt önünde konuşma yapan Tatar, “Hayatımın en şerefli ve onurlu günlerinden birini yaşıyorum” dedi.

 Çocukluğunda yaşanan milli mücadele yıllarında hep gönüllerinde Atatürk sevgisi ve Türkiye olduğunu söyleyen Tatar, Kıbrıs Türk halkı liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın Atatürk’ün zaferlerini anlattığını kaydetti.

 Vatan uğruna canını kanını feda eden kahramanları anan Tatar, Büyük Önder Atatürk’ün büyük taarruzu başlatması sonrası büyük zaferin kazanılıp cumhuriyetin ilanına giden yolun açıldığını anımsatarak, halkın bekası ve geleceği açısından 26 Ağustos 1922’nin önemine işaret etti.

 Kıbrıs Türk halkının da Atatürk’ün yolunda ilerlediğini, devrim ve ilkelerini benimsediğini anlatan Tatar, Kıbrıs Türk halkının baskıcı zihniyete boyun eğmeden devletine yürüdüğünü, büyük zaferin ışık ilham kaynağı olduğunu ve sonunda devletini kurduğunu vurguladı.

 Milli mücadele yıllarında Türk milletinin şanına yakışır şekilde mücadele verdiğini ifade eden Tatar, büyük Türk milletinin, özgürlük ve bağımsızlık için çok büyük bedeller ödediğini kaydetti, şehitleri andı, gazilere şükranlarını sundu.

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ardından Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliği’ni de ziyaret etti.

 Tatar’ın ziyareti dolayısıyla burada düzenlenen törende, saygı duruşu ve saygı atışı yapıldı, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi, dua okundu. 

Töre, “Cumhuriyet 100 Yaşında” konulu panele katıldı

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Doğu Akdeniz Üniversitesi Atatürk Araştırma ve Uygulama Merkezi ile DAÜ Atatürkçü Düşünce Kulübü iş birliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kutlamaları kapsamında Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda düzenlenen “Cumhuriyet 100 Yaşında” konulu panelin açılışına katıldı. 

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre Töre burada yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı için büyük heyecan duyduklarını belirterek, bir başka heyecanı da 15 Kasım’da KKTC’nin kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü için yaşadıklarını söyledi.

Anadolu ve Kıbrıs Türklerinin sahip oldukları toprakları, şehitlerin armağan ettiğini kaydeden Töre, bu topraklara asla el sürdürülmeyeceğini vurguladı.

Töre, yeni nesle bırakılacak en büyük emanetin Cumhuriyet olduğuna işaret ederek, ona sımsıkı sarılmak gerektiğini söyledi.

Töre konuşmasının ardından panele konuşmacı olarak katılan Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı (E) Orgeneral İlker Başbuğ ile Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, içerisinde özlü sözlerinin de olduğu portre çerçevesini hediye etti.

KKTC Hükümeti ile TC Hükümeti arasındaki sürüş ehliyetlerine ilişkin anlaşma Resmi Gazete’de yayımlandı

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti (TC) Hükümeti Arasında Ulusal Sürücü Belgelerinin/Sürüş Ehliyetlerinin Karşılıklı Olarak Tanınması ve Değişimi Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair Anlaşma (Onay) Yasası” Resmi Gazete’de yayımlanarak, ilan edildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan yasa, Cumhuriyet Meclisi’nin 17 Ekim tarihli beşinci birleşiminde oy birliğiyle kabul edilmişti.

-Meclis’te kabul edilen üç yasa daha Resmi Gazete’de yayımlandı

Meclis’in 17 Ekim tarihli beşinci birleşiminde oy birliğiyle kabul edilen, “Kredi Kartı ve Banka Kartı ile Yapılan Perakende Mal ve Hizmet Alımlarına İade Yapılması (Değişiklik) Yasası”, “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik No:3) Yasası”, ve “Sivil Havacılık Güvenlik Yasası” da Resmi Gazete’de yayımlanarak, ilan edildi.

Yarın Orta Gerilim Hattında Bakım Yapılacak

Koruçam, Akdeniz, Kayalar ve Sadrazamköy bölgelerine yarın elektrik verilemeyecek.

 

Kıb-Tek’ten yapılan yazılı açıklamada, elektrik 10.00 – 13.00 saatleri arasında orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak bakım onarım çalışması nedeniyle kesik olacak.

 

Açıklamada, çalışmanın seyrine göre elektrik enerjisi belirtilen saatten daha geç ya da daha erken verilebileceğinden, şebekede her an elektrik varmış gibi davranılması önemle duyuruldu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ATSO) ziyaret etti.

 Cumhurbaşkanı Tatar, İş Dünyası Buluşması’na da katıldı. Toplantıda Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz de yer aldı.

 Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan İş Dünyası Buluşması’nın açılış konuşmasını ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser yaptı ve Kıbrıs Türk halkıyla ayrılmaz tırnak gibi olduklarını söyledi. Serteser, iki ülke arasındaki İhracat hakkında da bilgi verdi.

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Afyonkarahisar’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu, karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerin pekişmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

 Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin 100. Yılını kutladıkları bu günlerde, KKTC olarak Anavatan ile her alanda çok daha iyi ilişkiler kurup geleceğe daha güçlü yürümek istediklerine vurgu yapan Tatar, Kıbrıs Türk halkının izolasyonlar altında tutulduğunu, bunun büyük bir haksızlık olduğunu kaydetti.

 Tatar, Türkiye ile ilişkilerin yaşamsal olduğunu ifade ederek, karşılıklı ilişkilerin gelişmesiyle, turizm eğitim tarım alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesini temenni etti.

 Kıbrıs’ın kültürü tarihiyle çok zengin bir ülke olduğunu, o yüzden herkesin gelip görmesi gerektiğini ifade eden Tatar, KKTC’nin güzelliklerine işaret etti.

 Turizm yanında eğitim alanında da güçlü bir yapı oluşturduklarını ifade eden Tatar, Afyonkarahisar’da, Atatürk’ün büyük taarruzu başlattığı Kocatepe’yi ziyaret edeceğini söyledi.

 Milli mücadele yıllarına işaret eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği destekle Kıbrıs Türk halkının bugün devlet sahibi olduğunu, şimdi de Kıbrıs’ta iki devletli çözüm siyasetini sürdürdüklerini kaydetti.

 Azerbaycan’da da temaslarda bulunduğunu belirten Tatar, bir millet üç devlet sloganıyla Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olarak güçlü bir şekilde yer almaya devam edeceklerini söyledi.

 Konuşmaların ardından aile fotoğrafı çekildi.

 -Gazilerle bir araya geldi

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Harp Malülü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesi’ni de ziyaret etti.

 Gazilerle sohbet eden Tatar’a, ziyaretinden dolayı teşekkür belgesi sunuldu, anı fotoğrafı çekildi.

Dinçyürek: Sağlık sektörümüzün de dünyada hak ettiği yeri almasını istiyoruz

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, İstanbul temaslarını BRT Canlı Yayını’nda değerlendirdi.

İstanbul’da 9. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na katılarak konuşma gerçekleştirdiğini hatırlatan Dinçyürek, Türkiye Sağlık Bakanı Dinçyürek, Türkiye Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile görüştüğüne işaret etti.

Fahrettin Koca ile ” TC Sağlık Bakanlığı ile KKTC Sağlık Bakanlığı arasında 2023- 2025 yılları arasında işbirliğine dair eylem planı imzalandıklarını kaydeden Dinçyürek, eylem planının hızla uygulamaya gireceğini, halkın doğrudan hizmetine yarayacağını, KKTC Sağlık sistemine önemli katkı koyacağını vurguladı.

Dinçyürek, “ İlaç takip sistemi, altyapımıza katkı, yeni teçhizat, donanım sağlanması, ilaç tedariki gibi bir çok konuda bizlerden yardımını bir kez daha esirgemeyen Anavatan Türkiye’mize ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bizlere yönelik desteğin, kısa zamanda somut adımlarla hayata geçeceğini hep birlikte göreceğiz” dedi.

İstanbul’da ayrıca Azerbaycan Sağlık Bakanı Teymur Musayev,
Kosova Sağlık Bakanı Dr. Arben Vitia , Kırgızistan Sağlık Bakanı Beishenaliev Alymkadyr, Gürcistan Sağlık Bakanı Zürafa Azarashvili, Somali Sağlık Bakanı Abubakar Alı haji adam Abubakar , Gambiya Sağlık Bakanı Ahmadou Lamin Samateh ile görüşmelerde bulunduğunu hatırlatan Dinçyürek, pek çok ilki barındıran bu temaslar sayesinde KKTC sağlık hizmetlerine de dünyaya açılım süreciyle birlikte ivme katılacağına inandıklarını vurguladı.

Dış Temasları artıracaklarını belirten Sinçyürek, halkın dünyada hak ettiği yeri alması için sağlık alanında da vargüçleriyle çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Sağlıkta esas hedefin bireysel çözümlerden çok, sistemi düzeltmek olduğunu ifade eden Dinçyürek, hastane ve sağlık hizmetlerini geliştirmek, altyapısını güçlendirmek için çalışmaya devam edeceklerini, bu kapsamda özellik kayıt sistemi açısından E-sağlık çalışmalarına hız vereceklerini kaydetti.

Genel Sağlık Sigortası çalışmalarına da hız vereceklerini belirten Dinçyürek, yasa çalışmaları, yazılım, bilgi transferi, eğitim çalışmalarının çok yönlü süreceğini dile getirdi.

ÜSTEL: HALKIMIZIN İHTİYACI OLAN YASA VE DİĞER ÇALIŞMALARIMIZI ÖNE ÇIKARMIŞ BULUNUYORUZ

Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada muhalefetin eleştirilerini yanıtladı.
Üstel, hükümetin halkın ihtiyacı olan ve geçmişte yapılmayan yasa ve diğer konuları öne çıkardığını, her kesimden gelen görüşleri değerlendirdiklerini belirtti.
26 yıldır ülkede kalkınma planı yapılmadığını söyleyen Üstel, DPÖ altında ön hazırlığı yapılıp komiteler oluşturulacağını, daha sonra Meclis’e geleceğini kaydetti.
Üstel, DPÖ’nün tüm siyasal partilere ve kuruluşlara yazı yolladığını söyleyerek, beş yıllık kalkınma planı bitirileceğini, beş yıllık hedefleri ortaya koyup değerlendirme yapacaklarını belirtti.
Kablo ile enerji konusunun 2012’den beri konuşulduğunu ve enterkonnekte sisteme bağlanma şartı konduğunu, fizibilite çalışmalarının yapılmakta olduğunu dile getiren Üstel, Türkiye ile ön protokolün yapıldığını, komiteler kurulduğunu, çalışmaya başladıklarını kaydetti.
Elektrik kurumunda ilgili şirkete doğan borçlar nedeniyle bakım onarım yapılmadığını söyleyen Üstel, Türkiye ile yapılan protokol doğrultusunda bakım onarımının yapıldığını belirtti.
Geçmişe dayalı dosyaların Başsavcılığa iletildiğini dile getiren Üstel, hukuka yönelik gereği neyse Başsavcılığın yapacağını ifade etti.

MERHUM BURHAN YETKİLİ ÖZLEM VE SAYGI İLE ANILDI

 

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin eski başkanlarından, inşaat sektörünün duayenlerinden Merhum Burhan Yetkili, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) tarafından düzenlenen tören ile anıldı.

 

Anma törenine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Eski Başkanı Hakkı Atun, bazı bakan ve milletvekilleriyle Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, bazı sivil toplum örgütü başkan ve temsilcileri, Yetkili ailesi ve çok sayıda seveni katıldı.

 

Merhum Burhan Yetkili’yi Anma Programı kapsamında, konuşmaların ardından, KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer, Burhan Yetkili’nin eşi Gülay Yetkili ’ye günün anısına Ressam Semra Bayhanlı imzasıyla portre taktim etti.

 

Tören, KTİMB tarafından hazırlatılan, yapımcı ve yönetmenliğini de Serra Yılmaztürk’ün üstlendiği Burhan Yetkili belgeselinin izlenmesinin ardından sona erdi.

 

 

TATAR: HEM BELEDİYE BAŞKANI HEM DE MÜTEAHHİT OLARAK ÜLKEYE BÜYÜK HİZMETLER VERDİ

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Merhum Burhan Yetkili’nin bu ülkeye hem bir müteahhit olarak hem de belediye başkanı olarak büyük hizmetler vermiş bir değer olduğunu kaydetti.

 

Tatar, törende şu konuşmayı yaptı:

 

“Bu ülkede kurumsal yapı daha gelişmeden sayın Burhan Yetkili ile ortağı ve yol arkadaşı Mehmet Kahveci ile yaptığı hizmetlerin ne kadar önemli olduğunu bende buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum.

 

Finansmana erişimin çok daha zor olduğu zamanlarda bu girişimleri yapmak, güvenilirliği sağlayabilmek, zamanında taahhüdü yerine getirebilmek, o dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yapısında izolasyonlar ve ambargolar altında her türlü tecrit, insan haklarına aykırı her türlü uygulamaya maruz kalan bir ülkenin yolculuğunda Emek inşaat bir mihenk taşı olarak büyük hizmetler vermiş, büyük yatırımlar yapmıştır.

 

Ülkemizin en önemli inşaat şirketlerinden birisi olan Emek inşaat, ne üzücüdür ki projeden kaynaklanan bir hata yüzünden yıllarca Avrupa Birliği mahkemelerinde haksız yere yargılanmış, AB’nin kendi proje hatalarından dolayı Burhan Yetkili bu konuda çok derin üzüntüler yaşamıştır. Kendisi ile sürekli konuşuyor ve AB konusunda ne yapabileceğimizi istişare ediyorduk.

 

Burhan Yetkili bu ülkeye hem bir müteahhit olarak hem de belediye başkanı olarak büyük hizmetler vermiş bir değerimizdi. Bu duygu ve düşüncelerle Burhan Yetkili’yi rahmetle anar tüm aileye başsağlığı ve sabırlar dilerim.”

 

 

 

 

 

ÜSTEL: YETKİLİ, HAYATI BOYUNCA HEP ÇOK ÇALIŞMIŞ VE İNSAN SEVGİSİNİ HEP ÖN PLANDA TUTMUŞ BİR KİŞİ

 

Başbakan Ünal Üstel, törende yaptığı konuşmada, Burhan Yetkili’nin hayatı boyunca hep çok çalışmış ve insan sevgisini hep ön planda tutmuş bir kişi olduğunu söyledi.

 

Üstel şunları söyledi:

 

“Hem başarılı bir müteahhit hem de hakkaniyetli bir belediye başkanıydı. Burhan Yetkili en zor dönemlerde bir cesaret örneği göstererek Emek İnşaat’ı kurmuş ve ülkemizde inşaat sektöründe önemli hizmetlerde bulunmuştur. Aynı zamanda belediye başkanlığı döneminde Belediyeler Birliği’ni kurarak devletine hizmet etmiştir. Burhan Yetkili, yürüttüğü belediye başkanlığı süresince Ulusal Birlik Partisi rozetini bir kenara koyarak, Lefkoşa’ya unutulamaz katkılar sağlamıştır. Belediyeler Birliği Başkanlığı döneminde ise ülke belediyeciliğine değerli katkılarda bulunmuştur. Yarattığı eserleri asla unutmayacağız ve anısını her daim yaşatacağız. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum…Ruhu şad olsun…”

 

 

HARMANCI: BURHAN YETKİLİ LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ’NDE HALA DAHA SAYGI İLE YAD EDİLEN BİR İSİMDİR

 

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı (LTB) Mehmet Harmancı, Merhum Burhan Yetkili’nin 1990’lı yıllarda Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı seçilmiş ve o dönemki uygulamalarıyla ülkedeki yenilikçi belediye yönetişim modellerini ortaya çıkarmış bir isim olduğunu kaydetti.

 

Yetkili’nin özellikle teknolojiyi kullanması anlamında Lefkoşa Türk Belediyesi’nde hala daha saygı ile yad edilen bir isim olduğunu belirten Harmancı şunları söyledi:

 

“Öncelikle bireysel olarak sevgili Yetkili ailesi benim de yakından tanıdığım bir aile, sevgili Cahit Yetkili ile aynı sınıfta olduğumdan ötürü küçükken evlerine çok girip çıktığım bir aile ama bugün elbette onu anarken bir se siyasi kimliği ile anmamız gerekiyor. Herkesin ifade ettiği gibi, bir müteahhitlik okulu gibi işler gören Emek İnşaat ama aynı zamanda da Kıbrıs Türkü’nün çetrefilli demokrasi yıllarında, 1990’lı yıllarda Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı seçilmiş ve o dönemki uygulamalarıyla da aslında ülkedeki yenilikçi belediye yönetişim modellerini ortaya çıkarmış bir isim. Özellikle teknolojiyi kullanması anlamında Lefkoşa Türk Belediyesi’nde hala daha saygı ile yad edilen bir isimdir. Bunun dışında bir başka özelliği daha vardı, bir sonraki seçimde aday olmaması ile ilgili.  Çok fazla gün yüzüne çıkmayan bir kısım var, o da belediye evleri meselesi. Belediye evleri meselesinde partisiyle belki de karşı karşıya gelerek aday olmamayı tercih etmiş ve belki de aslında Lefkoşa’nın tek kentsel dönüşüm anlamında oluşabilecek bugünkü iklimdeki mücadeleyi de maalesef bugünkü veremememize sahne olmuştur. LTB’nde o tarihten bu yana çalışan personele bugün dahi sorduğunuzda hem iş disiplini anlamında hem de uygulamaları anlamında Burhan Bey’i çok çok önemli bir yere koyar. O yüzden LTB olarak biz de O’na karşı ödevlerimizi bir tamam yerine getirmek istiyoruz. Teknik İşler Kentsel Tasarım Komisyonu’na önümüzdeki günlerde bir önerimiz olacak. O öneri ile birlikte Burhan Yetkili’nin isminin yaşayacağı Lefkoşa’da, kendi muhitine yakın bir noktada bir yer vermeyi düşünüyoruz. Umarım O’nun okulundan çıkan öğrenciler bundan sonra da şehirlerde en az onun kadar hizmet ederler. Saygı ve sevgi ile yad ediyorum.”

 

 

 

 

 

 

GÜRCAFER: BAZI İNSANLAR HAYATINIZDA ÇOK DERİN İZ BIRAKIR. BURHAN ABİ BÖYLE BİR İNSANDI

 

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, sevginin, saygının ne kadar önemli bir silah olduğunu, sorunları çözmede, sonuca gitmede bu iki değerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu Burhan Yetkili’nden öğrendiklerini söyledi.

 

Bir çalışan ile yola çıkan KTİMB’nin, bugün ülkenin en büyük birliklerinden biri olmasında Burhan Yetkili’nin çok büyük emeği ve katkısı olduğunu belirten Gürcafer, “Bu birlikteliği Burhan abiye borçluyuz” diye konuştu.

 

Gürcafer şunları söyledi:

 

“Bu anlamlı günü aslında Burhan abinin seneyi devriyesinde yapmayı planlıyorduk ancak Türkiye’deki deprem olayı yaşandı, ondan dolayı ertelemek zorunda kaldık. Bizim için konuşmak çok kolay değil. Bir insanın saygınlığını ölçmek için, beyninizde, vicdanınızda bir ölçüm yaparsınız ve bu ölçümü yaparken o kişinin etrafındaki insanlara nasıl davrandığını esas alırsınız. Yeni tanıdığınız bir insanı değerlendirirken o insanla ilgili mevkii ve makamı gereği altında olan insanlara davranışını ölçü olarak alırsınız. İşte tam da böylesi bir durumda, ben 1990’lı yılların başında genç bir müteahhitken, 20’li yaşlarda, Burhan Abi ile tanıştım ve o tanışmada ilgimi çeken, yanında çalışan personele davranışı, kendi çalışanlarına talimat verirken gösterdiği şefkat, ağzından çıkan her kelime sevgiyle yoğrularak çıkıyordu. Attığı her adımı saygı ile yoğrularak atıyordu. Böylesi bir dönemde tanıştık. Ondan sonraki hayatımızda, her noktasında, her aşamasında bizlere bir şeyler öğretti. Bazı insanların hayatınızda çok derin bir yeri olur, bu insanlar hayatınızda çok derin bir izler bırakır. Burhan Abi, sevginin, saygının ne kadar önemli bir silah olduğunu, sorunları çözmede, sonuca gitmede bu iki değerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu hepimize öğreten bir adamdı. Ben şahsen diyalog yolumu geliştirmeyi, diyalog yolu ile sorunlara çözüm bulmayı ve bunu yaparken sevgi, saygı çerçevesi içerisinde yapmanın ne kadar etkili olduğunu O’ndan öğrendim. Bu sürede inşaat sektörü olarak önümüze çok sorunlar çıktı ama O’nun sayesinde, O’nun önderliğinde hem eğitildik hem öğrendik hem sorunları çözdük hem de büyüdük. Bir çalışan ile yola çıkan KTİMB, bugün ülkenin en büyük birliklerinden biri olduysa bunda Burhan abinin çok büyük emeği ve katkısı vardır. Bu birlikteliği Burhan abiye borçluyuz.”

 

 

ADANIR: BURHAN BEY’DEN ÇOK KIYMETLİ ŞEYLER ÖĞRENDİM. ONU TANIMAKTAN ÇOK MEMNUNUM

 

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Başkanı Tunç Adanır, üniversite yıllarında bir dönem Mehmet Kahveci ve Burhan Yetkili’nin direktörü olduğu Emek İnşaat’ta staj yaptığını ve kendilerinden çok kıymetli şeyler öğrendiğini kaydetti.

 

Adanır, Yetkili için, “. Burhan Bey çok sakin, çok sevecen ve bir şey söylemek istediğinde tane tane konuşan biriydi. İfade etmek istediği şeyi de çok net olarak ifade ederdi. Onu tanımaktan çok memnunum” dedi ve şöyle devam etti:

 

“Emek İnşaat aslında bir okuldur. Ben de üniversite yıllarımda ben de bir dönem Mehmet Kahveci ve Burhan Yetkili’nin yanlarında, Emek İnşaat’ta staj yaptım. Sonuçta inşaat sektöründe mimar, mühendis, müteahhit hepimiz bir paydaşız. Ortak noktada buluşan paydaşlarız. Mimar ve inşaat mühendislerinin de yetişmesinde en önemli katkı; inşaatta, şantiyede yaptığımız staj, aldığımız eğitimlerdir. O yüzden bu okuldan ben de geçtim. Burhan Bey ve Mehmet Bey’i de tanımakta çok mutlu oldum ve bana katkıları çok fazla oldu. Burhan Bey ile ayrıca sosyal hayatta da görüşüyorduk. Benim yaptığım birkaç projede de karşılaştık. Zannederim herkes aynı şeyleri söyleyecek. Burhan Bey çok sakin, çok sevecen ve bir şey söylemek istediğinde tane tane konuşan biriydi. İfade etmek istediği şeyi de çok net olarak ifade ederdi. Hatta bir proje ile ilgili ortam gerildiğinde o ortamda bile söyleminin içerisinde sadece kelimenin vurgusunu yapardı. Burhan Bey’den ben de kendi adıma gerçekten çok kıymetli şeyler öğrendim. Bundan dolayı da onu tanımaktan çok memnunum. Ruhu şad olsun.”

 

 

YETKİLİ: KARŞISINDAKİNE BİLGİSİNİ AKTARMAYI ÇOK SEVERDİ, CESARET VERİR, ÖZGÜVEN SAĞLARDI

Merhum Burhan Yetkili’nin kardeşi Merhum Hasan Yetkili’nin eşi Havva Yetkili, törende yaptığı konuşmada, Burhan Yetkli’nin mühendisliğe ve mühendislere çok değer veren bir kişi olduğunu söyledi.

Havva Yetkili, Burhan Yetkili’nin örnek bir kimse olduğunu kaydederek, “Karşısındakine bilgisini aktarmayı çok severdi, bu bilgileri aktarırken de asla karşısındakini küçümsemezdi. Aksine ona cesaret verir, özgüven sağlardı” dedi.

 

Havva Yetkili şöyle konuştu:

 

“Burhan Yetkili Merhum eşim Hasan Yetkili’nin abisiydi. Burhan Yetkili hem aileden abimiz aynı zamanda meslektaş olmamız hasebi ile meslek abimiz olarak yaşamımızda yer aldı. Bize yaklaşımı ve tavsiyeleri ile yaşamımızda çok derin ve çok anlamlı izler bıraktı. Burhan Abiyi çok değer verdiğimiz iki özelliği ile anmak istedim aslında. Hasan ile ikimizin her zaman örnek aldığımız özelliği; kendisinin mühendislik nosyonunu çok çok önde tutmasıydı. Hep bir mühendis olarak olaylara baktı. Mühendisliğe ve mühendislere çok değer verirdi. Karşısındakine bilgisini aktarmayı çok severdi, bu bilgileri aktarırken de asla karşısındakini küçümsemezdi. Aksine ona cesaret verir, özgüven sağlardı.1978 yılında, mezun olup Kıbrıs’a geldiğimizde Ercan Devlet Havaalanı yeni açılmıştı. Ercan’dan Güzelyurt’a ailelerimizin yanına giderken Lefkoşa Ortaköy’de Burhan abimizde bir mola verdik. Abim tabi çok sevindi ama bu sevincin arkasında başka bir neden de vardı. Biraz sonra elinde kocaman bir dosya ile geldi. ‘Oh ne güzel oldu mühendis oldunuz, artık benim yükümü alacaksınız. Ben müteahhitlikte çok yoğunum, proje yapamıyorum. Bu projeyi siz yapacaksınız’ dedi ve dosyayı verdi. Proje; Lefkoşa Dereboyu’nda 4 katlı apartman projesi. Önce eşim, ‘Aman abi biz daha tek katlı bina yapmadık, 4 katlıyı nasıl yapacağız’ dedi. Ben de işin sorumluluğundan korkmuş olacağım ki, ‘Abi işte bizim düğün var, düğüne hazırlanacağız, falan’ derken, ‘yaparsınız, yaparsınız. Siz İstanbul Teknik Üniversitesi’ni bitirip geldiniz, işin zoru oydu, bundan sonraki zor değil. Size verdiğim dosyada, benim örnek bir projem var. Siz o projeye bakın, anlamadığınız yerleri de bana sorun ve bu projeyi yapın. Düğünden önce de yapın’ dedi. Hiçbir sorumuzu yanıtsız bırakmadı ve neticede biz o projeyi düğünden önce bitirdik. Burhan Yetkili ve Mehmet Kahveci, inşaat mühendisi olarak bu şirketin temelinde çok büyük emekleri vardır. Üçüncü ortak olarak da Turan Kaynak. Piyasada bilinen adı ile ‘Kulaksız Turan’ O da engin bir şantiye tecrübesi ile bilgisi ile şantiyelerde fırtına gibi eserdi. Emek İnşaat o dönem biz genç mühendisler için bir okuldu. Emek İnşaat’ta çalışan arkadaşlar edindikleri bilgi ve tecrübe ile daha sonra kendi şirketlerini kurdular. Ülkemizde de çok iyi işler başardılar. Burhan abimizin ruhu şad olsun.”

 

YILMAZTÜRK: BURHAN BEY, ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN, GERÇEK BİR VATANSEVER AMA AYNI ZAMANDA DİYALOĞU HİÇ BIRAKMAYAN BİRİYDİ

 

Yapımcı-Yönetmen Serra Yılmaztürk, Merhum Burhan Yetkili’nin meslek çıkarlarını toplum çıkarlarının önüne geçmeyecek şekilde davranan, bu farkındalığı oluşturması, sanata değer veren bir insan olması, iş veren olarak herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmadan sadece liyakat sahibi kişilerle çalışmayı seçen bir kimse olduğunu kaydetti.

 

Burhan Yetkili’yi tanımış olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaztürk şunları kaydetti:

 

“Burhan Bey ile benim tanışmam KTİMB’nin tarihçesini üç bölümde anlattığımız ‘Yapıcılıktan Müteahhitliğe’ Belgeselini hazırlarken oldu. Çok zorlandım, hiçbir kayıtlı materyal bulamadım. Sözel tarih gibi olurken Burhan Bey ile tanıştım. Gerçek bir beyefendiydi. Hazine bulmuş gibi oldum çünkü çok titizlikle tuttuğu inanılmaz bir arşiv vardı. O arşivden ne zaman yardım istesek hiç çekinmeden, yoksunmadan bize yardım etti. Bu belgeseli yaparken Burhan Bey’in bu toplumda ne kadar çok insana dokunduğunu ne kadar değerli olduğunu, dürüstlüğünü, başarısını, ne kadar eğitimli bir insan olduğunu ve bu eğitimi kendisine saklamak değil, gençlerle nasıl paylaştığını, onlara nasıl inisiyatif verdiğini, birlikte çalışmanın değerini nasıl bildiğini gördüm. KTİMB’nin ilk başkanlarından olması, sonra da yönetim kurulunda verebildiği bütün desteği vermesi, meslek çıkarlarını hiçbir zaman toplum çıkarlarının önüne geçmeyecek şekilde davranması, bu farkındalığı oluşturması, sanata değer veren bir insan olması, iş veren olarak herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmadan sadece liyakat sahibi kişilerle çalışmayı seçen, gerçekten tanıdığıma çok memnun olduğum bir insan. Cafer Bey, ‘bu belgeseli yapar mısın? Diye sorduğunda çok heyecanlandım. Çünkü 3 ay gibi kısa bir sürede nasıl gereken değeri verebilirim diye endişelendim. Burhan Bey, ülkesini çok seven, gerçek bir vatansever ama aynı zamanda diyaloğu hiç bırakmayan, aynı adada olduğumuz için ne iş birliğini ne ortak çalışmayı bırakmayan bir kişiydi. Bizim hakikaten bu değerleri sahiplenmemiz gerektiği bir zaman dilimindeyiz. İnsanlık çok zor bir zamandan geçiyor. Bu belki de böyle bir dönemde ayrıca önemli hepimiz için. Söylenecek çok şey var ama bir şey var ki benim için çok önemli. Burhan Yetkili belgeselinin kurgusunu yaptıktan sonra montajı yapan genç arkadaşımız; ‘Bizim ülkemizde bu kadar değerli insanlar varken neden biz onları okullardan öğrenmiyoruz’ dedi. Bu belgesel kesinlikle bir güzelleme değil. Dokunduğu onca insandan ulaşabildiğimiz birkaç insanın anlattıkları. Burhan Bey, belediye başkanlığından 2 dönem sonra, seçimi kaybeden belediye başkanı, seçimi kazanan belediye başkanına görev devir teslimini yapmıyor. Buran Bey bunu farkediyor, yeni seçilen belediye başkanını ziyaret ediyor ve tüm arşivini paylaşıyor. Yapılmış projeler, devam eden projeler ve bu projelerle ilgili kimlerle görüşüldü, ayrıntılarına kadar bilgiler aktarıyor. Çok kıymetli bir insandı.”

 

 

DAÜ’de rektörlük görev devir teslimi yarın

Rektör Vekili Tümer, görevi Kılıç’a devredecek

Gazimağusa, 23 Ekim 23 (TAK): Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde rektörlük devir teslimi yarın gerçekleşecek.

Cuma günü yapılan seçime tek aday olarak giren ve yüzde 88.54 oranında güvenoyu alan Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın ismi bu sabah DAÜ Senatosu tarafından rektör adayı olarak DAÜ Vakıf Yöneticiler Kuruluna önerildi.

Bunun ardından Vakıf Yöneticiler Kurulu da saat 11.30’da toplandı.

DAÜ Halkla İlişkiler ve Medya Müdürlüğü ise, yarın saat 09.30’da Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın, rektörlük  görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Mustafa Tümer’den görevi törenle devralacağını bildirdi.

DAÜ REKTÖR VEKİLİ PROF. DR. MUSTAFA TÜMER’DEN PROF. DR. ÜLKER VANCI OSAM’A TEŞEKKÜR PLAKETİ

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Tümer,
emekli olan DAÜ eski Rektör Vekili Prof. Dr. Ülker Vancı Osam’a teşekkür
plaketi takdiminde bulundu. Prof. Dr. Tümer’in makamında düzenlenen plaket
takdim töreni, 23 Ekim 2023 Pazartesi günü, saat 10:00’da gerçekleşti. Prof. Dr.
Tümer, törende 2000 – 2023 yılında DAÜ’de önemli görevler üstlenen Prof. Dr.
Osam’a hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Prof. Dr. Osam da vefa duygusunun
önemine dikkat çekerek, bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve artık bayrağı
teslim ettiklerini kaydetti. Prof. Dr. Osam, ihtiyaç duyulması halinde her zaman
desteğe hazır olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tümer de DAÜ’yü hep birlikte
güzel günlere taşıyacaklarını ifade etti.
Prof. Dr. Ülker Vancı Osam’ın DAÜ’de Üstlendiği Görevler
15 Eylül 2000 tarihinde DAÜ Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi
Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başlayan Prof. Dr. Ülker Vancı
Osam, 14 Nisan 2003 – 23 Haziran 2003 tarihleri arasında Lisansüstü Eğitim,
Öğretim ve Araştırma Enstitüsü Müdürü olarak görev yaptı. 23 Haziran 2003 –
26 Şubat 2004 tarihleri arasında Öğrenci İşlerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı
olarak görev yapan Prof. Dr. Ülker Vancı Osam, 11 Eylül 2009 – 15 Ekim 2009
tarihleri arasında DAÜ Rektör Vekili ve 16 Ekim 2009 – 14 Ekim 2014 tarihleri
arasında Sosyal ve Kültürel İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcılığı görevlerinde
bulundu. 2 Mart 2015 – 1 Mart 2019 tarihleri arasında DAÜ Eğitim Fakültesi
Dekanı olarak görev yapan Prof. Dr. Osam, 1 Mart 2019 tarihinden itibaren
DAÜ Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi olarak
görevini sürdürdü ve 30 Eylül 2023 tarihinde emekli oldu.

Yediot Ahronot: “Netanyahu ile İsrail ordusu arasında güven krizi var”

 İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu ile İsrail ordusu arasında güven krizi bulunduğunu, bu durumun Gazze savaşında ortak karar almayı zorlaştırdığını bildirdi.

Yediot Ahronot gazetesi, İsrailli siyasi ve askeri yetkililere dayandırdığı haberinde, Gazze’ye kara harekatı yaklaşırken Hamas’ın elindeki İsrailli esirlere ilişkin bir çıkmazla karşı karşıya kalındığını ve “hükümetin temel konularda mutabakata varmakta zorluk yaşadığını” yazdı.

Haberde, “Netanyahu’nun, olup biten her şeyin (Hamas’ın İsrail’e karşı 7 Ekim’de başlayan saldırıları) sorumluluğunun üst düzey İsrail ordusu yetkililerinde olduğuna inandığı ve onlara kızgın olduğu söyleniyor.” ifadelerine yer verildi.

Hamas’ın 20 Ekim’de 2 ABD’li esiri serbest bırakmasının ardından, ABD’nin, diğer esirler konusunda da ilerleme kaydedilebilmesini istediği belirtilen haberde, bu nedenle Gazze’ye yönelik kara harekatının ertelenmesi için ABD yönetiminin İsrail’e baskı yaptığı ifade edildi.

Gazetenin haberine göre, ABD Başkanı Joe Biden, “rehine meselesiyle ilgilenmenin, kara harekatı dahil olmak üzere diğer tüm eylemlerden öncelikli olduğuna” inanıyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari’nin dün yaptığı açıklamasındaki, “Siyasi iradenin kararı doğrultusunda bir sonraki aşamaya (kara harekatı) geçeceğiz.” ifadelerine işaret edilen haberde, “Bu, İsrail ordusundaki üst düzey yetkililerin, karar verme sorumluluğunu hükümete, özellikle de Başbakan’a devretme yoludur.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Haberde ayrıca, “kara harekatının zamanlaması konusundaki tartışma bir yana, Netanyahu ile İsrail ordusu arasında güven krizinin ortaya çıktığına” dikkat çekilerek, bu krizin, “7 Ekim’de İsrail’e verilen büyük zarara ek başka bir zarar oluşturduğu” ifade edildi.

– “Toplumda birlik var, ancak hükümet ve ordunun tepesinde durum farklı”

İsrail’in “etkili bir yönetime sahip olmadığı” kaydedilen haberde, şu tespitler paylaşıldı:

“Bu (kriz), savaşa odaklanmayı ve karar almayı zorlaştırıyor. İsrail’in artık, misyonuna odaklanmış etkili bir liderliğe ihtiyacı var. Siyasi ve askeri yetkililerin ifadelerine göre, hükümet, gündemdeki temel konulara ilişkin mutabakata varılacak kararlar almakta zorluk yaşıyor.

Geçen hafta Netanyahu, İsrail ordusu ve Savunma Bakanı (Yoav) Gallant’ın tavsiyesine rağmen, kuzeyde (Lübnan sınırı) caydırıcı bir harekat yapılması kararını engelledi. Ancak Netanyahu bu iddiayı yalanladı. Tartışmanın merkezinde, ABD’nin İsrail’den, Lübnan’a yönelik caydırıcı bir saldırıdan kaçınmasını talep etmesi yer alıyordu. Amerikalılar talebe cömert bir askeri yardım paketi eklediler; Lübnan açıklarına iki uçak gemisi yerleştirildi ve Hizbullah’ın savaşı başlatması halinde İsrail ordusunu destekleme taahhüdünü verildi.”

Haberde ayrıca, “Gazze’deki savaş İsrail toplumunda geniş bir fikir birliği oluşturdu ancak hükümet ve ordunun tepesinde durum farklı. yorumu yer aldı.

Öte yandan, Haaretz gazetesi de dünkü haberinde, “Netanyahu, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısını tahmin edememenin sorumluluğundan kaçmaya ve bu sorumluluğu orduya yüklemeye çalışıyor.” eleştirisine yer verilmişti.

Töre, yeni Ercan Havalimanı’nı ziyaret etti

 Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, yeni Ercan Havalimanı’nı ziyaret etti.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Ercan’da Töre’yi karşılayan T&T Havalimanı İşletmeciliği Genel Müdürü Serhat Özçelik ve Genel Müdür Yardımcısı Şevki Turanlı, Töre’ye bilgiler verdi.

Töre, Ercan’da yaptığı açıklamada, yeni havalimanının KKTC’de dev bir yatırım olduğunu ve marka haline geldiğini söyledi.

Yapılan yatırımın KKTC’nin önünü açacak bir yapı olduğunu ifade eden Töre, zaman zaman yapılan bazı eleştirilerin bu yatırımı görmezden gelmek anlamına geldiğini belirtti.

Konuşmasında Anavatanın desteğinin önemine vurgu yapan Töre, Ercan Havalimanı’nın çağdaş görünümü ve altyapısıyla dünyaya açılma noktasında olduğunu kaydetti.

Uçuşların artacağına olan inancını dile getiren Töre, “Gelecek KKTC’nin olacak” dedi.

KUTAY, ŞENKUL’U ELEŞTİRDİ

Ulusal Birlik Partisi(UBP) İlçe Başkanı Bülent Kutay, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un, Girne Belediyesi’nin karşısındaki meydana Rauf Raif Denktaş ismini kendisi vermiş gibi açıklama yaptığını iddia etti. Kutay, yaptığı yazılı açıklamada, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un Hirondelle Meydanının adını Rauf Raif Denktaş Meydanı olarak değiştirmesini şahsına mal etmeye çalıştığını ileri sürdü. Kutay, Hirondelle çemberi veya meydanı olarak bilinen bölgenin adını Rauf Raif Denktaş Meydanı olarak değiştirme kararının,  Belediye Meclisi tarafından 14 Haziran 2022’de (Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü döneminde)  alındığını söyledi. Belediye Başkanı Murat Şenkul’un kararın kendi döneminde alınmışçasına açıklama yaptığını savunan Kutay, Belediye Meclisinin isim değişikliği kararının 14 Haziran 2022’de alındığını, ancak belediye seçimleri nedeniyle uygulanmasının ertelendiğini belirtti.

Tatar, Türkiye’de temaslarda bulunacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, temaslarda bulunacağı Türkiye’ye gitmek üzere ülkeden ayrıldı.

Ercan Havalimanı’ndan Ankara’ya hareket eden Tatar’ı, Meclis Başkanı Zorlu Töre ve diğer yetkililer uğurladı.

Afyonkarahisar, Ankara ve Çanakkale’de temaslarda bulunacak Tatar, ziyaretlerinde Kıbrıs konusunda konferanslar verecek, sivil toplum örgütleri ve basın ile bir araya gelecek, etkinliklere katılacak.

Oğuz, Karadeniz Kültür Derneği heyetini kabul etti

Lefkoşa, 23 Ekim 23 (TAK): İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, KKTC Karadeniz Kültür Derneği heyetini kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Oğuz’un da üyesi olduğu Karadeniz Kültür Derneği’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren Karadeniz Kültür Derneği Başkanı Murat Civelek, her yıl geleneksel olarak geniş katılımla yapılan Hamsi Festivali’ni aralık ayında gerçekleştirmeyi düşündüklerini söyledi.

Bakan Oğuz, üyesi bulunduğu derneğin çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ziyarette Bakan Oğuz’a “Sümene çakısı” hediye edildi.

Biden, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’nin liderleriyle görüştü

ABD Başkanı Joe Biden, sanal toplantıda görüştüğü Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’nin liderleriyle İsrail-Filistin çatışmasını ele aldı.

Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Başkan Biden, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ile İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin bir sanal toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıda liderler, İsrail’in “terörizme karşı kendini savunma hakkını desteklediklerini” yineledi ve sivillerin korunması için uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaptı.

ABD’li 2 esirin serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti dile getiren liderler, tüm esirlerin serbest bırakılmasını istediklerini kaydetti.

Liderler, bölgedeki, özellikle de Gazze’den ayrılmak isteyen vatandaşlarını desteklemek için yakın koordinasyon içinde olma kararlarını ifade etti.

Toplantıda, Gazze’deki ihtiyaç sahibi Filistinlilere insani yardım konvoylarının ulaşmasından duyulan “memnuniyet” dile getirildi ve “bölgedeki ortaklarla yemek, su, tıbbi yardım gibi ihtiyaçların karşılanması için işbirliği içinde çalışmaya devam edileceği” belirtildi.

Liderler, “çatışmanın yayılmasını önlemek ve Orta Doğu’da istikrarı korumak için yakın diplomatik koordinasyonun devamını desteklediklerini ve politik çözüm ve uzun süreli barış için çalışacaklarını” söyledi.

​​​​​​​Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, Katar’ın çabalarına yanıt olarak iki ABD’li esiri (anne ve kızı) insani gerekçelerle serbest bıraktıklarını duyurmuştu.

– İsrail-Filistin çatışması

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı.

Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı’na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.

Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı.

Gazze’den düzenlenen saldırılarda 306’sı asker 1400 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 İsraillinin yaralandığı aktarılmıştı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 1873’ü çocuk, 1023’ü kadın olmak üzere 4 bin 651 kişinin öldüğünü, 14 bin 245 kişinin yaralandığını duyurmuştu.

İşgal altındaki Batı Şeria’da da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 90 Filistinlinin öldüğü belirtilmişti.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 18 gazeteci yaşamını yitirmişti.

İsrail-Lübnan sınırında 8 Ekim’den bu yana İsrail ordusu ile Hizbullah arasında yaşanan çatışmalarda ise 24 Hizbullah üyesi ile biri gazeteci 4 sivil hayatını kaybetmişti.

Lübnan tarafından düzenlenen saldırılarda da 3 İsrail askeri ve bir İsrailli sivil yaşamını yitirmişti.

Tatar, “Geleneksel Türk Okçuluğu Cumhuriyet Kupası” etkinliğine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Geleneksel Türk Okçuluğu Cumhuriyet Kupası” etkinliğine katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen Geleneksel Türk Okçuluğu Cumhuriyet Kupası etkinliği ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, okçuluğun Türk dünyasındaki önemine vurgu yaptı.

Tatar, temennisinin, ata sporu, olimpiyat oyunu okçuluğun benimsenmesi ve gelecek nesillere taşınması olduğunu belirtti.

KKTC’de çok yetenekli sporcuların olduğunu ifade eden Tatar, sporculara gereken önemin verilmesi ve ata sporlarının geleceğe taşınmasının önemli olduğunu anlattı.

Yarışa katılan gençlere teşekkür eden ve aileler ile öğretmenlerin yönlendirmesini tebrik eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılında milleti daha da büyük başarılar beklediğini kaydetti.

Masum Filistin halkının yaşadıklarının kendilerini derinden üzdüğünü de ifade eden Tatar, savaşın bir an önce durmasını temenni etti.

15 Kasım’da KKTC’nin 40. Yıl dönümünü kutlayacaklarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yıl dönümü sonrası İki bayramı bir arada kutlayacaklarını ifade eden Tatar, KKTC’nin Türkiye’nin desteğiyle daha büyük başarıları sağlayacağına inanç belirtti.

Tatar, konuşmasının sonunda etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti, kazananları tebrik etti.

Azerbaycan’da “Mustafa Kemal Atatürk 2023” tatbikatı başladı

Azerbaycan’da, Türk ve Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin “Mustafa Kemal Atatürk 2023” ortak tatbikatı başladı.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü dolayısıyla hayata geçirilen tatbikata Bakü, Nahçıvan ve işgalden kurtarılan bölgelerde start verildiği bildirildi.

Açıklamada, tatbikatta 3 bin personel, 130 tank ve zırhlı araç, yaklaşık 100 top ve füze sistemi ile yaklaşık 20 uçak ve helikopterin yer aldığı kaydedildi.

Tatbikatta, modern muharebe yöntemleri kullanılarak füze ve topçu birlikleri, uçak ve helikopterlerle görevlerin icra edileceği, nehirler üzerinde geçmek amacıyla duba köprülerin inşa edileceği ve temsili düşmanın derinliklerine çıkarma yapılacağı belirtildi.

Türk ve Azerbaycan orduları arasında etkileşim ve koordinasyonunun artırılmasının amaçlandığı tatbikat 25 Ekim’e kadar sürecek.

Üstel: “Azerbaycan ile ilişkilerimizi gençlik ve ekonomi açılımlarıyla geliştireceğiz”

Başbakan Ünal Üstel, bir ziyareti sırasında, Azerbaycan temaslarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendisi ve Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu’nun katılımıyla yaklaşık 200 kişilik bir heyetle Azerbaycan’da devlet protokolü ile karşılandıklarına işaret eden Üstel, “ Sanırım ilk kez böyle bir karşılama yaşanmıştır. En üst seviyede ağırlandık. Gururlandık” dedi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Cumhurbaşkanı Tatar’ı makamında ağırladığına işaret eden Üstel, kendisinin de Yeni Azerbaycan Partisi’ni ziyaret ettiğini, ayrıca, Eğitim Bakanı ile de görüştüğünü açıkladı.

Üstel görüşmelerde iki ülke arasında her alanda işbirliği ve ilişkilerin geliştirilmesi için fikir birliğine varıldığını da kaydetti.

Üstel, “ Azerbaycan’dan ülkemize yönelik üniversite öğrenci sayısını artırmak için girişimler başlattık. Artık Azerbaycan ile yeni ilişkiler içinde olacağız Ekonomik, ticari, eğitim, turizm ve kültürel açıdan ilişkilerimizi yeni dönemde artıracağız” diye konuştu.

Üstel, ayrıca “ Azerbaycan ile diplomatik ve siyasi ilişkilerimiz gelişirken, gençliğimize de ayrı bir potansiyel yaratmak istiyoruz. ‘Üç devlet tek millet’ vizyonumuza gençliğimize de katmak istiyoruz. Gençliğimize, Azerbaycan’da ve diğer Türk devletlerinde imkanlar yaratmak istiyoruz. Ve bu hedefimiz için de somut adımlar attığımızı bilmenizi istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Yeni siyaseti bir raya oturttuk…Egemen eşitlik ve eşit ulusal statü tanınmadan resmi müzakerelere geçmemiz mümkün değil”

“Kıbrıs Türkü vardır, varlığını devam ettirecektir”

“15 Kasım’da KKTC’nin 40. yılının kutlanacak ama devletin temelleri 21 Aralık 1963’te şu andaki Cumhurbaşkanlığı sarayında atıldı…Rumların kendi kendilerini yönetme geçmişi bizden daha eski değildir, biz bu ülkede devlet yönetimi anlayışıyla en az onlar kadar tecrübeliyiz”

“Azerbaycan temasları milat niteliğinde”

“Sağlığım, aklım yerinde, yeterli deneyimim var bir sonraki seçimde yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağım”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs görüşmeleri nasıl başlar noktasında bütün baskılara göğüs gerdiklerini ve yeni siyasetlerini bir raya oturttuklarını belirterek,  egemen eşitlik ve eşit ulusal statü tanınmadan resmi müzakerelere geçmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.

“Kıbrıs Türkü vardır, varlığını devam ettirecektir” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu ülkede Kıbrıslı Türklere yapılan haksızlıkların ve hala uygulanan çağ dışı ambargolarla izolasyonların aşılması için uğraşlarına devam edeceklerini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem 77., hem de 78. BM Genel Kurullarında Kıbrıs Türklerinin siyasetini gündeme taşımasının önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ambargoların artık çağ dışı ve zulüm niteliğinde olduğunu, bunların Kıbrıslı Türk halkına uygulanmasının dünya devletlerinin kendi prensip ve ilkeleriyle ne kadar çeliştiğini ifade etmesi bizim siyasetimize güç vermiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Concorde Otel’de bugün bir grup gazeteciyle düzenlediği kahvaltılı toplantıda,  Cumhurbaşkanlığındaki 3. yılını ve Azerbaycan ziyaretini değerlendirerek, soruları yanıtladı.

Basın mensuplarına toplantıya katıldıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, farklı görüşlerde olsalar da basın mensuplarıyla ilişkisini her zaman iyi tuttuğunu söyledi.

Temennisi ve dileğinin halkın daha müreffeh yarınlara ulaşabilmesi, bu topraklarda daha güvenli yaşayabilmesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Hepimizin bu mücadelede büyük katkıları olduğuna inanmaktayım. Benim siyasetime veya temsil ettiğim zihniyete farklı bakanlara hiçbir zaman itham edici konuşmalarım olmamıştır” dedi.

Kendisinin hep insanlarla bir arada olmak, görüşü ne olursa olsun halkın içinde olmak, farklı basın mensuplarıyla muhabbetini ileriye taşımaya çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, hizmete devam için elinden geldiği kadar ekip ve çalışma arkadaşlarıyla istişare içinde hareket ederek, bir şeyler üretip başarabilmek için çalıştığını kaydetti. Tatar,

Kıbrıs Türk halkının sesinin kendi başına bir yere kadar çıkabildiğini, Türk Devletler Teşkilatı’nın Kıbrıslı Türkler için organize ettiği bazı görüşme ve temasların hemen Güney Kıbrıs ve müttefikleri tarafından engellenmeye çalışıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, karşı tarafın zihniyetinin Kıbrıslı Türklerin tanınmayı hak etmediği yönünde olduğuna işaret ederek, Güney Kıbrıs’ın Kıbrıslı Türkleri tamamıyla dünyadan izole etmeye ve sesini kısmaya çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM’nin esas parametreleri ve teamüllere değinerek, bir anlaşma olacaksa “Freely Negotiable” ve “Acceptable” dedikleri esas kavramlar, yani serbestçe ve özgürce müzakereden sona her iki tarafın da onaylayacağı bir anlaşma olabileceğini aktardı.

-Kıbrıs Türk halkı kendi devletinin temellerini 21 Aralık 1963’te attı

Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı yapı, iki ayrı demokrasi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının aslında 1963’lerden beri kendi devletiyle yoluna devam ettiğini belirtti.

15 Kasım’da KKTC’nin 40. yılının kutlanacağını ama devletin temellerinin 21 Aralık 1963’te şu andaki Cumhurbaşkanlığı sarayında atıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türklerinin silah zoruyla Kıbrıs Cumhuriyeti’nden dışlandığını ve kendi geleceğini kurmak ve kurgulamak durumunda kaldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar şöyle devam etti:

“Aslında 60. yılımızdayız. Yani Kıbrıs Cumhuriyeti’nde 3 sene orada ortaktık, kurucu ortaktık.  Dolayısıyla Rumların kendi kendilerini yönetme geçmişi bizden daha eski değildir. Bizden daha öncesi İngiliz sömürge yönetimi. 1878 öncesi 350 yıl Osmanlı devletinin yönetimiydi. Dolayısıyla Rum Yönetimi’nin bu topraklarda devlet tecrübesi bizden daha fazla değildir.

Biz bu ülkede devlet yönetimi anlayışıyla en az onlar kadar tecrübeliyiz”

Kıbrıs meselesinin 60 yıldır devam ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 1968’de başlayan resmi temas ve müzakerelerin üzerinden geçen onca zamana karşı netice vermediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanı Jack Straw’un “Ben de o kabahatin bir parçasıyım, Annan Planı’ndan sonra Kıbrıslı Rumların tek taraflı AB’ye alınmasına ben de imza koydum pişmanım ve gerçekten kandırıldık, Kıbrıslı Türklere büyük haksızlıklar yapıldı” demesiyle dünyaya önemli bir mesaj verdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu dönemde çok ağır eleştiriler aldıklarını, neresi olursa olsun gidip, resmi olmasa da temaslarda bulunarak Kıbrıs Türklerinin hassasiyetlerini, duruşunu anlatmaya çalıştıklarını söyledi.

-Azerbaycan temasları milat niteliğinde

Azerbaycan temaslarına da değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan temaslarının bir milat niteliğinde olduğunu vurguladı.

Ziyaretin önceden planlandığını ancak gerçekleştirilemediğini çünkü farklı baskılarla belli bir takım sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Karabağ zaferinden sonra Azerbaycan’a bu resmi davet sıfatıyla 200 kişilik bir heyetle gidilmesinin önemine vurgu yaptı. Tatar, kendilerine bir bakıma devlet başkanı muamelesi yapıldığını kaydederek, gösterilen ilgi ve misafirperverliğin en üst protokol muamelesi olduğunu belirtti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in “Türk Birliği, Türkiye Cumhuriyeti ile hep birlikte KKTC’nin tanınma yolunda daha da ileriye gitmesi için mücadelemize devam edeceğiz” demesinin çok önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, görüşmenin çok samimi bir şekilde gerçekleştiğine işaret etti.

Görüşmede Aliyev’i 20 Temmuz 2024’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. Yıldönümü etkinliklerine davet ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, “İnşallah geliriz” cevabı aldığını belirtti. Tatar, bunların yavaş yavaş KKTC gerçeğinin bütün dünyaya tanıtılmasına katkısı olacağını kaydetti.

-Kıbrıs görüşmeleri, müzakereler nasıl başlar noktasında bütün basıklara göğüs gerdik

Kıbrıs görüşmeleri, müzakereleri nasıl başlar noktasında bütün basıklara göğüs gerdiklerini ve yeni siyasetlerini bir raya oturttuklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, egemen eşitlik ve eşit ulusal statü tanınmadan resmi müzakerelere geçmelerinin mümkün olmadığını yineledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Güney ve batı ülkeleri bizleri ne kadar masaya çekmeye çalışsa da bizim pozisyonumuz açık ve nettir. Biz artık federal temelde görüşme yapmayacağımızı, çünkü Annan Planı ve Crans Montana’dan sonra federal temelde anlaşmanın bir neticeye gideceğinden hiçbir umudumuzun olmadığını kabul ettik.” dedi.

Bugünlerde yapılan “envoy”(temsilci) tartışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle konuştu:

“İki yıl önce yine ısrarla gündeme getirildiğinde de ‘special  envoy’ denilen ve Güvenlik Konseyi’yle muhatap olabilecek, genel sekreteri de aşacak bir atamayla federal çerçevede ve Güvenlik Konseyi parametreleri doğrultusunda bir müzakere başlaması anlayışının geliştirilmesine evet demeyeceğimizi vurgulamıştık. Buradan da vurgulamak istiyoruz.”

-“Pozisyonumuz nettir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ortak zeminin yakalanmasıyla müzakerelerin gerçekleştirilebileceğini, bir anlaşma olacaksa iki devletin işbirliğiyle olacağını vurgulayarak “Pozisyonumuz nettir, Türkiye’nin de desteğiyle her şey açık ve net. Bu istikrarı sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah Türk devletler teşkilatında daha güçlü bir cephe bizim siyasetimize destek verir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar Kıbrıs’ın önemine de değinerek, Kıbrıs denildiğinde sadece adanın toprağının değil, deniz yetki alanları, kara suları, ekonomik münhasır bölge hakkı ve hukukuyla mavi vatanın akla geldiğine işaret ederek, KKTC’nin değerinin her geçen gün arttığını söyledi.

Kıbrıs’ın 2023’te bambaşka bir jeostratejik ve jeopolitik pozisyon kazandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin bölgenin istikrarı ve ulusal güvenliği, Türk-Yunan dengesi için önemini vurguladı.

Kıbrıs kuruluş anlaşmalarına da atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu anlaşmalarda Türkiye ve Yunanistan’ın birlikte üye olmadıkları bir topluluğa Kıbrıs’ın giremeyeceğinin yer aldığını ancak Türkiye’nin üyesi olmadığı AB’a Güney Kıbrıs’ın tek başına alındığını anımsattı.

İki devletli siyasetin bu bölgenin geleceği ve siyasi istikrar için önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, bu politikada da olduğu gibi Kıbrıslı Türklerin hiçbir zaman yalnız olmadığını, yalnız olduğu zaman başına nelerin geldiğini görmenin çok zor olmadığını söyledi.

-“Türkiye’nin bakış açısı nettir, geri dönüşü yoktur”

Bu yolu hep Türkiye ile birlikte yürüdüklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Yeni siyasetimiz Türkiye ile örtüşen ve ortak mili bir davadır. Türkiye’nin bakış açısı nettir, geri dönüşü yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki 3. yılını doldurduğuna dikkat çeken Tatar, bu süreçte yanında olan herkese teşekkür etti.

Görevi süresince halkıyla iç içe olduğunu, hükümetle iyi ilişkiler içinde grevini yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, yürütülen siyaset konusunda hükümetin desteğinin de önemli olduğunu vurguladı.

Muhalefetle de istişare içinde çalışmaya gayret gösterdiğini, bunun için her türlü çabayı göstermeye çalıştığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, basının önemine de işaret etti.

Basının çok daha etkili hale geldiğine değinen Cumhurbaşkanı Tatar, ülkenin yasalarına dikkat ederek görevlerini sürdürmelerinin önemine değindi.

Dünyada yaşanan savaşlara, Rusya-Ukrayna savaşına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, her an her şeyin olabileceğini “bundan sonra savaş olmaz” ve “Kıbrıs’ta barış engellenemez söylemlerinin” artık doğru olmadığını söyledi.

Kıbrıs konusu dışında Cumhurbaşkanlığı’nın desteklediği bir çok sosyal sorumluluk projeleri olduğuna da değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu projelerin eşi Sibel Tatar tarafından da desteklendiğini kaydetti.

-“Yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağım”

Cumhurbaşkanı Tatar sorulan bir soru üzerine, sağlığının ve aklının yerinde olduğunu, yeterli deneyimin de bulunduğunu söyleyerek, bir sonraki seçimde yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağını belirtti.

Polisten “sosyal medya üzerinden kimseyle kimlik ve kredi kartı bilgilerinizi paylaşmayın” uyarısı

Polis, tanıdık bile olsa emin olmadan, sosyal medya uygulamaları üzerinden kimseyle kimlik ve kredi kartı bilgilerinin paylaşılmaması uyarısında bulundu.

Konuyla ilgili açıklamada, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında, bazı kötü niyetli kullanıcılar tarafından çalınan sahte hesaplarla, çeşitli senaryolar üretilerek dolandırıcılık faaliyetleri yapılmaya ve özellikle yaşlı şahıslardan sahtekarlıkla para temin edilmeye devam edildiğine işaret edildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Son olarak bir Facebook kullanıcısı tarafından, çalınan sahte hesapla dolandırmak kastıyla Messenger uygulaması üzerinden çaldığı Facebook hesabındaki bir arkadaşına “CarrefourSA Alış Veriş Çeki” çeki kazandığı yönünde sahte mesaj göndererek, yaşlı bir şahsın “Kimlik ve Kredi Kartı Bilgilerini” aldıktan sonra, bahse konu şahsın banka hesabından yüklü miktarda parayı sahtekarlıkla temin ettiği tespit edilmiştir. Halkımızın ve özellikle yaşlı kesimin benzer mağduriyetleri yaşamaması adına, tanıdığı bir şahıs olsa bile emin olmadan, kimlik ve/veya kredi kartı bilgilerini sosyal medya uygulamaları üzerinden kimseyle paylaşmamaları ve bu konuda özellikle aile büyüklerini uyarmaları önemle rica olunur”

TRAFİK DENETİMLERİ DEVAM EDİYOR

Polis, ülke genelinde trafik denetimleri gerçekleştirdi. Denetimlerde 4 araç sürücüsü tutuklandı, 31 araç ise trafikten men edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre,  toplam 1176 araç sürücüsü kontrol edilirken,  152’si yasal hız sınırın üzerinde süratli araç kullanmak, 25’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 1’i sürüş ehliyetsiz araç kullanmak,  14’ü trafikte seyir halindeyken cep telefonu kullanmak, 13’ü emniyet kemeri takmadan araç kullanmak suçlarından olmak üzere, toplam 290 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı.

Dinçyürek, Kosova Sağlık Bakanı ve Kırgızistan Sağlık Bakanı ile görüştü

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 9. Türk Tıp Dünyası Kurultayı çerçevesinde kurultaya katılan diğer ülkelerin sağlık bakanları ile temaslarda bulundu.

Kosova Sağlık Bakanı Dr. Arben Vitia , Kırgızistan Sağlık Bakanı Beishenaliev Alymkadyr ile görüşen Bakan Dinçyürek, her iki ülkenin sağlık alanında yapılabilecek işbirliği konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

İki ülke arasında sağlık bakanları düzeyinde ilk resmi görüşmelerin yapıldığı temaslarda ekipler arasında iletişim kurulması ve ülkeler  arasındaki ilişkilerin ileriye götürülmesi  konusunda mutabakat sağlandı.

Yapılan görüşmeler sonrasında karşılıklı hediye takdiminde bulunuldu.

Erdoğan’dan İsrail’e sivillere yönelik saldırılarını durdurma çağrısı

“İsrail yönetimi, hatadan geri dönmek, devlet aklıyla hareket etmek yerine, bölge dışı aktörlerin de kışkırtmasıyla örgüt gibi davranmaktadır”

“İsrail yönetimine, sivillere yönelik saldırılarının kapsamını asla genişletmemesi, soykırıma varan operasyonlarını derhal durdurması çağrımızı yineliyorum”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de çocukların, kadınların, sivillerin katledilerek güvenliğin sağlanamayacağını belirterek, “İsrail yönetimi, hatadan geri dönmek, devlet aklıyla hareket etmek yerine, bölge dışı aktörlerin de kışkırtmasıyla örgüt gibi davranmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze’ye yönelik saldırıların genişlemesinin daha fazla acı, ölüm ve gözyaşından başka hiçbir şey getirmeyeceğini vurguladı.

“Çocukları, kadınları, sivilleri katlederek; hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri bombalayarak güvenliğin sağlanamayacağı açıktır.” görüşünü aktaran Erdoğan, zulümle abat olunmayacağını kaydetti.

Erdoğan, paylaşımına şöyle devam etti:

“İsrail yönetimi, hatadan geri dönmek, devlet aklıyla hareket etmek yerine, bölge dışı aktörlerin de kışkırtmasıyla örgüt gibi davranmaktadır. Batılı ülkelerin teşvik ettiği, Batılı medya kuruluşlarının adeta meşrulaştırma yarışına girdiği bu cinnet furyasından bölgemizin bir an önce kurtarılması gerekmektedir. Tüm devletleri ve uluslararası kuruluşları, bir an önce Gazze’de insani ateşkesin tesisine yönelik girişimlere samimiyetle destek olmaya davet ediyorum. İsrail yönetimine, sivillere yönelik saldırılarının kapsamını asla genişletmemesi ve soykırıma varan operasyonlarını derhal durdurması çağrımızı yineliyorum.”

Erdoğan paylaşımında, “Müslümanların, Yahudilerin, Hristiyanların ve bu topraklarda yaşayan herkesin emniyetini garanti edecek yeni mekanizmaların kurulmasıyla bölgemizin kalıcı istikrara kavuşacağına inanıyoruz. Türkiye, daha fazla masum kanının akmaması, daha fazla insani trajedinin yaşanmaması ve Filistin’deki çatışmaların geri dönülmez noktaya varmadan çözümü için üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, BURHAN YETKİLİ’Yİ ANMA TÖRENİNE KATILDI

Başbakan Ünal Üstel, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin eski başkanı, Emek İnşaat’ın kurucusu Burhan Yetkili için, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) tarafından düzenlenen törene katıldı.

 

Başbakan Ünal Üstel törende yaptığı konuşmada şunları söyledi;

 

“Burhan Yetkili kardeşim hayatı boyunca hep çok çalışmış ve insan sevgisi hep ön planda bir kişiydi.  Hem başarılı bir müteahhit hem de hakkaniyetli bir belediye başkanıydı.  Burhan Yetkili en zor dönemlerde bir cesaret örneği göstererek Emek İnşaat’ı kurmuş ve ülkemizde inşaat sektöründe önemli hizmetlerde bulunmuştur. Aynı zamanda  belediye başkanlığı döneminde  Belediyeler Birliği’ni kurarak devletine hizmet etmiştir.

Burhan Yetkili,  yürüttüğü belediye başkanlığı süresince Ulusal Birlik Partisi rozetini bir kenara koyarak, Lefkoşa’ya unutulamaz katkılar sağlamıştır.

Belediyeler Birliği Başkanlığı döneminde ise ülke belediyeciliğine değerli katkılarda bulunmuştur.

Yarattığı eserleri asla unutmayacağız ve anısını  her daim yaşatacağız.

Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum…Ruhu şad olsun…”