Archives Şubat 2025

Dinçyürek:” Sağlıkta kalite yönetimi konusunda önemli bir aşamaya gelindi”

“Sağlıkta kalite standartları eğitiminin bir aşaması daha tamamlandı”

Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, sağlık hizmetlerinde kalite standartlarının belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yürütülen eğitim sürecinin bir etabı daha tamamlandı.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan görevlendirilen üst düzey yetkililerle birlikte gerçekleştirilen toplantının ardından yaptığı açıklamada, sağlıkta kalite yönetimi konusunda önemli bir aşamaya gelindiğini belirtti.

Eğitim sürecinin, başlangıçta çevrim içi yapılan görüşmelerle başladığını ifade eden Dinçyürek, hazırlık çalışmalarının ardından Türkiye’den gelen bilim insanları ve yöneticilerin katılımıyla dört gündür sağlıkta kalite yönetiminin seminerler ve sahada yürütülen inceleme çalışmalarıyla devam ettiğini söyledi.

Bakan Dinçyürek, hasta güvenliğini ön planda tutan sağlıkta kalite yönetimi kılavuzu oluşturulması için hızlı adımlar atıldığını vurguladı. Ayrıca, iki hafta içinde Ankara’da teknik düzeyde toplantıların devam edeceğini ve burada yapılan çalışmaların raporlanarak somut bir yol haritası ile takvimlendirilmesi aşamasına geçileceğini dile getirdi.

Sağlık hizmetlerinde görev, yetki ve sorumlulukların netleşeceği, hizmet akışının belirginleşeceği bir sistemin oluşturulması için önemli bir süreçten geçildiğini belirten Dinçyürek, projeye sundukları destekten dolayı Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na teşekkür etti.

Toplantının ardından eğitim sürecinde görev alan uzman ekibe, katkılarından dolayı Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

Bilim insanları sonunda cevabı buldu

Son on yıldır dünyadaki bilim insanları, aynı temel sorunun cevabını arıyor. Ayaklarımızın 5.471 kilometre altında Güneş’ten daha sıcak olan noktada alışılmadık bir durum var. O noktada Dünya’nın çekirdeği bulunuyor ve bu çekirdek son yıllarda beklenmeyen şekilde hareket etmeye başladı. Ancak nedenini kimse bilmiyordu. Yıllardır süren araştırmaların sonunda bilim insanları aradıkları o cevabı sonunda buldu.

ALIŞILMADIK VERİLER

Son on yıldır bilim insanları iç çekirdeğin davranışı hakkında alışılmadık veriler elde ediyor; bu veriler çekirdeğin dönüşünün biraz kontrolden çıktığını gösteriyor. Veriler, 2010 yılında iç çekirdeğin Dünya’nın yüzeyine kıyasla dönüş yönünü tersine çevirdiğini ima ediyor. Buna geri izleme adı veriliyor. Şimdi, iç çekirdek kaymadan önce olduğundan daha yavaş dönüyor.

FELAKETLİ BİR RİSK

2003 yapımı gişe rekorları kıran “The Core” filmindeki gibi, gökyüzünden ölü kuşların düşmesi veya saniyeler içinde cildi sulandıran güneş yanıkları gibi felaketli bir risk yok. Yüzeyde deneyimleyebileceğimiz en fazla şey, rotasyon yavaşladıkça günlerimizde çok ufak bir uzama olabilir, ancak değişim o kadar küçük olur ki – milisaniyelerden bahsediyoruz – muhtemelen farkına bile varmayız.

SON 40 YILDIR YAŞANMADI

Bilim insanları orada gerçekten neler olup bittiğinden bile emin değiller. Gezegeni açıp inceleyebileceğimiz gibi bir durum söz konusu değil. Son 40 yıldır geriye dönüş yaşanmadığı için, böylesine büyük bir cismin böylesine aşırı bir değişime uğraması olasılığı bilimsel bir kesinlikten ziyade tartışma konusu olmuştur.

EN KESİN KANIT

Ancak yakın zamanda yapılan bir çalışma, tartışmayı çözmeye yardımcı olabilecek verilere bakmanın yeni bir yolunu sunuyor. Çalışmanın arkasındaki araştırma ekibi, iç çekirdeğin gerçekten geriye doğru gittiğini ve daha yavaş hareket ettiğini gösteren “en kesin kanıta” sahip olduklarını söyleyecek kadar ileri gidiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 14. yılında Necmettin Erbakan’ı andı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ı vefatının 14. yılında andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Milli Görüş Hareketi’nin kurucusu, 54’üncü Hükümetin Başbakanı, hizmet ve dava adamı Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı vefatının 14’üncü seneidevriyesinde rahmetle yad ediyorum. Rabb’im muhterem hocamızı cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.” ifadelerini kullandı.

Üstel: “Alsancak Yolu’ndaki kavşaklar, bölgenin hassasiyetleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yapıldı”

Başbakan Ünal Üstel, yapımı devam eden Alsancak Yolu’ndaki kavşak noktasının, bölgedeki askeri taburun ihtiyaçları ve talebi doğrultusunda düzenlendiğini belirtti.
Başbakan Üstel, Lapta-Alsancak Anayolu’daki çalışmalara ilişkin açıklama yaparak, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Girne İlçesi Alsancak Ocak Örgütü tarafından dün evinin önünde eylem yapılmasını eleştirdi, “kavşakların, Başbakan’ın evi ile sahibi olduğu dükkânların konumu nedeniyle yapıldığı” yönündeki iddialara yanıt verdi.
Söz konusu kavşak önünde açıklama yapan Başbakan’a, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Karayolları Dairesi Müdürü Kazım Kafaoğlu ve Lapta-Alsancak-Çamlıbel (LAÇ) Belediye Başkanı Fırat Ataser eşlik etti.
İddialara ilişkin konuşan Üstel, bariyerlerin, bölgenin hassasiyetleri dikkate alınarak yapıldığını vurguladı, eylemcilerin evinin önüne kadar gelerek ailesini rahatsız ettiğini belirtti.

– Üstel: “Aşağıda askeri bir tabur olduğunun farkında değiller. Sorsalardı, öğrenirlerdi”
Başbakan Ünal Üstel, Alsancak Yolu’nun ihalesine 2012’de çıkıldığını hatırlatarak, 2013’te Ulusal Birlik Partisi’nin iktidardan gitmesiyle çalışmaların durduğunu söyledi.
Üstel, “Bu süreçte sekiz hükümet değişti. Bütün siyasi partiler iktidara geldi ancak hiçbiri taşın altına elini koymadı. Biz, koalisyon ortaklarımızla birlikte, halkımıza verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz. Yarım kalan projeleri tamamlıyor, ihtiyaç duyulan yeni projeleri de anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile yaptığımız protokoller ve yerel kaynaklarımızla hayata geçiriyoruz.” dedi.
Halka hizmet etmek için çalıştıklarını belirten Üstel, 2022’de hükümeti devraldıklarından bu yana verdikleri sözleri tek tek yerine getirdiklerini vurgulayarak, “Konuşmak yerine iş yapmaya çalışıyoruz. Ancak bundan rahatsız olanlar var.” ifadelerini kullandı.
Alsancak Yolu’nun ağustos ayına kadar tamamlanmasının planlandığını söyleyen Üstel, mevcut eksikliklerin farkında olduklarını ve bu eksikliklerin Belediye Başkanı ile halkın görüşleri doğrultusunda giderildiğini belirtti.
Dün CTP Girne İlçe Başkanı tarafından yapılan açıklamayı “talihsiz” olarak nitelendiren Üstel, “Aşağıda askeri bir taburun bulunduğunun farkında değiller. Güvenlik Kuvvetleri’nin sürekli seferberlik yaptığı bir bölge var.” dedi.
Evinin önünde eylem yapılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Üstel, “Kapıma kadar gelerek ailemi rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok. Buna müsaade etmem. Sorsalardı, bilgi alabilirlerdi. Öğrenmenin yaşı yoktur.” şeklinde konuştu.
– “Girne bölgesinin tamamında çalışmalarımız devam ediyor”
Alsancak Yolu’nun yanı sıra Çatalköy Yolu’nun yapımına başlandığını belirten Üstel, Lapta Sağlık Ocağı’nın tamamlanmak üzere olduğunu, Yeni Girne Hastanesi’nin yılsonunda açılacağını, Esentepe’deki kapalı spor salonunun bitmek üzere olduğunu söyledi. Üstel, Girne bölgesinin tamamında çalışmaların sürdüğünü vurguladı.
Ayrıca göreve gelmeleriyle elektrik santraline beş yeni jeneratör ilave edildiğini hatırlatan Üstel, ülkede yaşanan elektrik sıkıntılarının da çözülmekte olduğunu ifade etti.

– Arıklı: “Muhalefetin eylemi haksız ve mesnetsiz”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da muhalefetin dün gerçekleştirdiği eylemi “haksız ve mesnetsiz” bulduğunu belirterek, eylem öncesinde bilgi talep edilseydi böyle bir eyleme gerek kalmayacağını söyledi.
Alsancak’ta üçüncü etap yol çalışmalarının devam ettiğini hatırlatan Arıklı, çalışmalar sırasında 3. Alay Birliği’nin kavşak düzenlemesi talebinde bulunduğunu ve askeri birliğin giriş-çıkışlarını kolaylaştırmak amacıyla bu düzenlemenin yapıldığını belirtti. Başbakan’ın evinin burada bulunmasının bir tesadüf olduğunu vurgulayan Arıklı, eleştiri yapmadan önce konunun araştırılmasının önemine dikkat çekti.
Nisan ayına kadar yola kamera ve ışıklandırma sistemlerinin ekleneceğini açıklayan Arıklı, halka biraz daha sabırlı olmaları yönünde çağrıda bulundu. Yıllardır tamamlanamayan bir yolun yapıldığını vurgulayan Arıklı, bu çalışmalara gölge düşürülmesini doğru bulmadığını ifade etti.

– Ataser: “Kişiye özel bir yol-kavşak düzenlemesi yoktur”
Lapta-Alsancak-Çamlıbel (LAÇ) Belediye Başkanı Fırat Ataser de, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, halkı bilgilendirmek amacıyla açıklama yapmak istediklerini söyledi.
Bahsi geçen kavşağın, yalnızca Başbakan Üstel’in evinin önünde değil, birçok yolun birleştiği bir noktada olduğunu vurgulayan Ataser, askerin acil çıkış yapabilmesi için düzenleme talep ettiğini belirtti. Ayrıca esnafın da ulaşımın kolaylaşması için iki çember arasında bir kavşak yapılmasını istediğini ifade eden Ataser, yapılan çalışmaların bireysel çıkarlara yönelik olmadığını vurguladı.
Eksikliklerin olduğu yönündeki eleştirilere hak verdiğini dile getiren Ataser, bu eksikliklerin hızlı bir şekilde giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. “40 yıllık bir yol hayata geçiriliyor, 40 yıllık bir sorun çözülüyor.” diyen Ataser, buna odaklanmak yerine kişisel çıkarlarla ilgili ithamların üzücü olduğunu kaydetti.
Trafik kazalarına ilişkin soruları da yanıtlayan Ataser, yolda inşaat ve düzenleme çalışmalarının devam ettiğini, tamamlanmasıyla mevcut sorunların da sona ereceğini ifade etti. Vatandaşların bu süreçte yavaş araç kullanması gerektiğini vurgulayan Ataser, trafiği düzenlemek amacıyla yol bitene kadar bir kamera sistemi kurmayı hedeflediklerini belirtti.

İskele Belediyesi 14. Kültür & Sanat Günleri 7 Mart’ta başlıyor

İskele Belediyesi, renkleri ve kültürleri bir araya getirdiği Kültür & Sanat Günleri’nin bu yıl 14.’sünü düzenleyecek. 7-28 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek etkinlikler, 7 Mart Cuma günü İskele Belediyesi Kültür Evi’ndeki açılış töreni ve İskele Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatçı Sunay Akın’ın gösterisiyle başlayacak. 28 Mart’a kadar sürecek etkinlikler ücretsiz olacak.

MÜZİKLİ MASALLAR 11 MART’TA

Kültür & Sanat Günleri, 7’den 70’e herkese hitap edecek etkinliklere ev sahipliği yapacak. Çocuklar için de özel etkinlikler planlandı. 11 Mart Salı günü, Dervişe Güneyyeli Kutlu ve Burcu Müniroğlu Karagöz, “Müzikli Masallar” etkinliği ile İskele AKM’de çocuklarla buluşacak. Etkinlik, iki seansta bölge okullarında eğitim gören çocuklara yönelik olacak.

İZEL SEYLANİ, ÇOCUKLARLA BULUŞACAK

Ülkemizin başarılı tiyatro sanatçılarından İzel Seylani, “Gizli Hazine Karagöz” isimli gölge oyunu ile çocuklarla bir araya gelecek. Etkinlik, 18 Mart Salı ve 25 Mart Salı günleri, 10.00 ve 11.00 saatlerinde İskele AKM’de gerçekleştirilecek.

UNUTULMUŞ ÇOCUK OYUNLARI 20 MART’TA

Geçmişte sevilerek oynanan ancak zamanla unutulan çocuk oyunları, 20 Mart Perşembe günü İskele Belediyesi Kültür Evi bahçesinde düzenlenecek etkinlikle yeniden canlanacak. Çocuklara, etkinlik sırasında Kıbrıs lezzetleri de ikram edilecek.

YAZAR HAKAN YOZCU, GENÇLERLE BULUŞACAK

Kıbrıslı yazar Hakan Yozcu, bölgede eğitim gören gençlerle bir araya gelecek. 10 Mart Pazartesi ve 13 Mart Perşembe günü saat 10.00’da gerçekleşecek buluşmalarda, yazar kitap tanıtımı da yapacak.

İSKELE BELEDYE KOROSU’NUN KONSERİ İLE TAMAMLANACAK

7-28 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek İskele Belediyesi 14. Kültür & Sanat Günleri, sanatseverleri İskele’de buluşturacak. Kültür & Sanat Günleri’nin kapanışı, İskele Belediye Korosu’nun 28 Mart Cuma günü saat 19.30’da İskele AKM’de vereceği konserle yapılacak.

İBT EKİBİ DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ’NDE SAHNE ALACAK

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında İskele Belediye Tiyatrosu, Sami Yakar’ın yönettiği “Hırsız Var” adlı oyunla tiyatroseverlerle buluşacak. Oyun, 27 Mart Perşembe günü saat 19.30’da İskele AKM’de sahnelenecek.

KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ 7-28 MART TARİHLERİ ARASINDA GERÇEKLEŞECEK

Kültür & Sanat Günleri’nde şu etkinlikler yer alacak:

8 Mart Cumartesi saat 19.00’da Filiz Bozkuş Al’ın sahneleyeceği “Gong” adlı tiyatral dans performansı
10 Mart Pazartesi saat 19.00’da İskele AKM’de “Teşkilat Minayalar Zamanı” adlı film gösterimi
12 Mart Çarşamba saat 10.00’da İskele AKM’de “Yazarlar Buluşması” ve saat 19.00’da Metin Güler’in sunumuyla “Şarkı ve Şiir Gecesi”
17 Mart Pazartesi saat 10.00’da İskele AKM/İskele Belediyesi Kültür Evi’nde MasterChef Tanya Kilitkayalı ve Uğur Yılmaz Deniz ile “Gastronomi Söyleşisi ve Workshop”
18 Mart Salı saat 18.15-19.15 arasında İskele Belediyesi Kültür Evi’nde “Gave Keyfi”, saat 19.30’da İskele AKM’de “Kıbrıs Manileri Gecesi”
21 Mart Cuma saat 19.00’da İskele AKM’de “Otello Çok Sesli Korosu”nun geleneksel Kıbrıs ve karma şarkılar konseri
22 Mart Cumartesi saat 19.00’da İskele AKM’de “Yabancı Ülkeler Gecesi”
25 Mart Salı saat 19.00’da İskele AKM’de “Tasavvuf Müziği Dinletisi ve Semazen Gösterisi”
26 Mart Çarşamba saat 11.00’de İskele AKM’de “Kadın Üretiminin Kültürümüze Etkileri ve Katkıları” söyleşisi
27 Mart Perşembe saat 14.00’te İskele Belediyesi Kültür Evi’nde öğretmenlere yönelik “Kültürümüzü Tanıyalım” etkinliği
FOTOĞRAF YARIŞMASINA BAŞVURULAR DEVAM EDİYOR

İskele Belediyesi, bu yılki fotoğraf yarışmasını yalnızca gençlere yönelik düzenliyor. 15-25 yaş arası katılımcılar, İskele’nin güzelliklerini ve tarihini konu alan “Gençler Arası 1. Fotoğraf Yarışması”nda yarışacak. İlk üç fotoğrafa 7.500 TL ödül verilecek. Başvurular 3 Mart’ta sona erecek. Detaylı bilgi için 0548 851 17 15 numaralı telefon aranabilir.

Kimler oruç tutabilir, kimler tutamaz? Uzmanlar merak edilen soruları yanıtladı!

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Kutlu, orucun kalp sağlığına birçok yararı olduğu belirterek, “Yapılan çalışmalarda ramazan ve sonrasındaki birkaç ay süresince kötü kolesterol LDL’nin düştüğü, iyi kolesterol HDL’nin ise yükseldiği gözlenmiştir.” dedi.

Prof. Dr. Kutlu, her yıl olduğu gibi bu ramazan öncesinde de polikliniğe başvuran hasta sayısının arttığını söyledi.

Genellikle hastaların, “Oruç tutabilir miyim, sağlığım için herhangi bir sakıncası olur mu, ilaçlarımı nasıl kullanmalıyım?” sorularıyla karşılaştıklarını anlatan Kutlu, “Kalp hastaları oruç tutabilir ya da tutamaz şeklinde bir genelleme yapmak doğru değil. Çünkü bu basit bir çarpıntıdan, ciddi kalp yetmezliğine kadar geniş bir hastalık yelpazesini içeriyor.” diye konuştu.

Kalp hastalarının oruç tutup tutmayacaklarına bireysel olarak karar verdiklerini ifade eden Kutlu, tanı, kullanılan ilaçlar ve aç kalma süresi gibi etkenlerin bu kararın alınmasında etkili olduğunu vurguladı.

Kutlu, hastaların mutlaka doktorlarından onay aldıktan sonra oruç tutmaları gerektiğine dikkati çekerek, “Kalp hastalarının, hastalıklarının bilincinde olarak oruç tutmaları gerekiyor. Beslenmelerine dikkat etmeleri, ilaçlarını mutlaka düzenli kullanmaları ve hekimlerinden onay aldıktan sonra oruç tutmaları önemli.” ifadelerini kullandı.

Orucun kalp sağlığına yararı olduğuna işaret eden Kutlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Orucun kalp sağlığına birçok yararı var. Yapılan çalışmalarda, ramazan ve sonrasındaki birkaç ay süresince kötü kolesterol LDL’nin düştüğü, iyi kolesterol HDL’nin ise yükseldiği gözlenmiştir. Orucun, inflamasyonu düzelttiği, hatta insülin duyarlılığı üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Orucun psikolojik faydası da var çünkü oruç tutan kişi olumsuz düşünce, duygu ve davranışlardan uzak kalıyor. Manevi olarak ruhunu temizliyor, dinlendiriyor. Bunların da hepsi kalp hastalığı açısından özellikle depresyona eğilimi azaltıyor.”

Kutlu, ileri kalp yetmezliği hastaları ile son 1-2 ay içinde kalp krizi geçirmiş, baypas ameliyatı olmuş ya da stent takılmış hastaların oruç tutmalarının sakıncalı olduğunu belirtti.

Ciddi ritim iletim sistemi bozukluğu olanlar ile tansiyonu ilaç kullanımına rağmen kontrol altına alınamayanlara da oruç tutmalarını önermediklerini dile getiren Kutlu, tansiyonu ilaçla kontrol altında olanların ise oruç tutabileceğini aktardı.

“KALP HASTASININ BİRDEN VE ÇOK YEMEMESİ ÖNEMLİ”

Prof. Dr. Merih Kutlu, ilaçların düzenli kullanılmasının önemli olduğunu, ilaç zamanının aksatılmasının birçok soruna yol açabileceğini kaydetti.

Oruç öncesinde ilaç kullanımının doktor kontrolünde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Kutlu, şöyle devam etti:

“Ayrıca protez yani yapay kapakları bulunan, yapay olup metal kapak takılı hastalar kan sulandırıcı ilaç kullanıyorlar ve bu kişilerin INR denilen kan değerini görmek için tahlil yapıyoruz. INR değeri oruçtan etkileniyor yani yükselebiliyor, kanamaya meyil artıyor. Bu nedenle de oruçlu oldukları dönemde INR değerlerini daha sık takip etmeleri ve doktorlarıyla daha sıkı iletişim halinde olmaları önemli.”

Kutlu, iftarda fazla yemek yenmemesi gerektiğini dile getirerek, “Kişi fazla yediği zaman kalbe daha çok iş yükü bindiriyor, yani çarpıntı oluyor, kalp hızlı çalışıyor, kan basıncı yükseliyor. Bunların hepsi kalp hastaları için zararlı. Çünkü kalbin kanlanması bozuluyor. Yapılan çalışmalarda, ramazan döneminde en çok kalp krizi vakalarının iftardan sonraki dönemde ortaya çıktığı görülmüş.” dedi.

Bazı kişilerin gün içinde acıkmamak için sahurda çok yediğine işaret eden Kutlu, “Bu da tabii ki kalbe yük bindiriyor. Kalp hastasının birden ve çok yememesi önemli. İftarla sahur arasını aslında üçe bölebilirler. İftarda hafif bir şeyler yedikten 2-3 saat sonra tekrar beslenme, sahurda tekrar beslenme şeklinde. Aslında bu hepimiz için de geçerli.” diye konuştu.

Yağlı, kızartma ve karbonhidrattan zengin gıdaların tüketilmemesini öneren Kutlu, özellikle de sahurda sindirimi daha yavaş olan, lifli ve proteinden zengin besinlerin yenmesi gerektiğini anlattı.

Kutlu, oruç tutacak hastaların öncesinde mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini yineleyerek, “İlaçların dozlarını veya değişikliği doktorlarıyla beraber yapmalarını, düzenli ve dengeli beslenmelerini, sıvı alımına önem vermelerini ve orucun aslında bir nefsi terbiye olduğunu unutmadan oruçlarını tutmalarını tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Aliyev, yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilen Erdoğan’ı kutladı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, AK Parti’nin 8. Olağan Büyük Kongresi’nde genel başkanlığına yeniden seçilen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kutladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Aliyev, Erdoğan’a kutlama mesajı gönderdi.

Aliyev, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal ve siyasi hayatında yaklaşık 25 yıldır müstesna yere sahip AK Parti’nin sürekli yenilendiğini, geliştiğini ve yükselmekte olduğunu belirtti.

Erdoğan’ın yeniden genel başkanlığa seçilmesinin onun Türkiye’nin refahı ve kalkınması, Türk dünyasının yükselişi için yorulmadan yürüttüğü özverili çalışmaların takdiri anlamına geldiğini vurgulayan Aliyev, kongrede ortaya konulan yeni hedeflerin ve alınan önemli kararların ülkeyi daha da ileriye taşıyacağına inandığını kaydetti.

Aliyev, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Lideri olduğunuz AK Parti’nin son yıllarda ilke ve hedeflerine sadık kalarak attığı adımlar sayesinde devletinizin daha da güçlendiği, sarsılmaz halk-hükümet birliğinin sağlandığı, Türkiye’nin küresel bir güç merkezi, dünyanın önde gelen ve güçlü devletlerinden biri haline geldiği yadsınamaz gerçektir. Türk dünyasında vatanını ve milletini seven, bilge ve kararlı bir lider olarak tanınıp sevilmeniz tesadüf değildir. Başarılarınız, dost ve kardeş Azerbaycan’da da büyük sevinçle karşılanıyor ve her zaman takdir ediliyor.

Ortak tarihimizden, zengin milli ve manevi değerlerimizden ve halklarımızın güçlü iradesinden kaynaklanan Azerbaycan-Türkiye kardeşliği, özgün nitelikli birlik ve stratejik müttefikliği kapsamlı bir biçimde gelişmekte, bölgede istikrar ve güvenliğin tesisine katkıda bulunmaktadır. Bu kopmaz bağların ortak çabalarımızla ‘tek millet, iki devlet’ ilkesi doğrultusunda bundan sonra da daima güçleneceğine eminim.”

Sağlık ve başarı dilediği Erdoğan’a, AK Parti’nin her üyesine içten selamlarını ve tebriklerini ileten Aliyev, Türk halkına barış ve refah temennisinde bulundu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Yıldırım Köyünde Üreticilerle Bir Araya Geldi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Yıldırım Köyünde üreticilerle bir araya gelerek tarım sektöründeki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Kayıtlılığı oluşturmak ve Entegre Tarım Bilgi Sistemi üzerinde görüşmeler gerçekleştiren Bakan Çavuş, sistemin bu yıl sonunda tamamlanarak daha planlı ve sürdürülebilir bir üretim modelinin oluşturulacağını vurguladı.

Üreticilerin taleplerini ve karşılaştıkları sorunları dinleyen Bakan Çavuş, bölgedeki üretim alanlarını ziyaret ederek, son dönemde meydana gelen don olayının verdiği zararları yerinde inceledi. Don zararından etkilenen üretim alanlarının hızlı bir şekilde tespit edilmesi için gerekli çalışmaların başlatıldığını belirten Bakan Çavuş, üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek için gereken adımların atılacağını ifade etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını belirten Bakan Çavuş, teşvikler ve gününde ödenen desteklerle üreticilere katkı sağlamaya devam edeceklerini dile getirdi.

Bakan Hüseyin Çavuş’a ziyaretinde Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müdürü Reşat Değirmenci, Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü İpek Kızılduman, Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Cem Karaca, Hayvancılık Dairesi Müdürü Gönen Vurana ve Bölge Tarım Dairesi teknik personeli eşlik etti.

Maliye Bakanı Berova, ‘28 Şubat Sivil Savunma Günü’ dolayısıyla mesaj yayımladı

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, ‘28 Şubat Sivil Savunma Günü’ dolayısıyla mesaj yayımladı.

Ülke savunmasında vazgeçilmez bir öğe olan Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın önemine vurgu yapan Maliye Bakanı Berova mesajında şunları kaydetti;

“Yalnızca savaşta değil, İnsan hayatının ve toplumsal sağlığın risk altında olduğu, afet ve acil durumlarda, yangınlarda ve arama kurtarma faaliyetlerinde, halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacını taşıyan Sivil Savunma; etkili, yeterli, eğitimli ve bilinçli hizmet sunan, hayat kurtarma görevinde, teknolojiyi ve dünyayı yakından takip eden, her olasılığa hazır, her koşulda aktif, hızlı ve sistemli bir çalışma mekanizması ile öncü, örnek ve topyekûn savunmanın en önemli unsurlarındandır.

Sivil Savunma ayrıca; her bir bireyin, ailelerin, kurumların ve devletin ortak sorumluluğudur.

Her birimiz, acil durumlara karşı bilinçli ve hazırlıklı olmalı, olası risklerle başa çıkma kapasitemizi artırmalı, sivil savunma ile ilgili etkin katılımı sağlayarak yüksek bir bilinç ve farkındalığımızı güçlendirmeli, topyekûn savunmayı aktif kılmalıyız.

Bu vesileyle Sivil Savunma Teşkilatı Mensuplarımızın ‘Sivil Savunma Günü’nü yürekten tebrik eder, yürütmekte oldukları çalışmalarda başarılar dilerim.”

Hakan Fidan: Trump’ın Gazze’yi devralma planı kabul edilemez

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlileri zorla yerinden etme planına ilişkin “Kabul edilebilir bir teklif değil tabii ki. Çok fazla ciddiye almamak gerekiyor. Burada bizim tavrımız net. Böyle bir teklifi kabul edemeyiz.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Al Jazeera’nın sorularını yanıtladı.

Röportajın ilk bölümünde Fidan, Türk dış politikasının bir numaralı önceliğinin Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz olmak üzere Ege de dahil çatışmaların yatışması, savaşların durması, istikrarsızlık ortamının ortadan kalkması olduğunu, bu gerçekleştiği zaman ekonomik kalkınma ve halka temel hizmetleri götürmenin daha kolay olduğunu söyledi.

“Yapıcı, başkasının güvenliğini tehdit etmeyen, herkesin toprak bütünlüğüne saygılı, ekonomik kalkınmayı hedef alan, herkesin milli iradesine saygı gösteren bir dış politika izliyoruz.” diyen Fidan, İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin, İsrail’in güvenliğini, iki devletli çözümde değil de İsrail’in bölgede yaygınlaşmasıyla, yayılmacılığıyla gördüğünü ifade etti.

Fidan, Müslüman ve Arap ülkeleri olarak İsrail yönetimine “Gel iki devletli çözümü kabul et. Hem Arap ülkeleriyle hem diğer Müslüman ülkelerle barışını yap” dediklerini belirterek şöyle devam etti:

“Sen de güvenliğini hisset, diğerleri de. Fakat Filistinlilere devlet vermeyi bırakın, Filistin topraklarını ilhak edip onun da ötesinde Lübnan’ı, Suriye’yi işgal etmeye yönelik planları olduğunu görüyoruz. Sonsuza kadar bunu yapamazsınız. Şimdi Amerika size yardım ediyor bu konuda, bu yanlış politika konusunda ama bu politika sürdürülebilir politika değil. Onun yerine, gelin Arap ülkeleri hazır, Türkiye hazır, iki devletli çözümle siz hem kendinizi rahat hissedin, güvende hissedin hem de bölge rahat olsun. Bu türden işgal hareketleri, bu tür geniş işgal politikaları, kontrol altına alma politikaları çok tehlikeli sonuçlar üretir.”

“Güvenlik tedbirleri ve Türkiye’nin İsrail’e vereceği garantilerden bahsedilmişti ve böylece Suriye’nin güneyinde bir savunma mekanizması olmayacaktı. Böyle bir konuyu İsrail ya da Suriye ile görüştünüz mü?” sorusuna karşılık Bakan Fidan, İsrail ile bu türden konuları görüşmediklerini, zaten Suriye’nin şu anda kendi milli birliğini, bütünlüğünü sağlama yolunda adım attığını ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasının fevkalade önemli olduğunu söyledi.

Fidan, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ilhak edilmesinin, bir tarafta terör örgütü PKK, güneyde ise İsrail müdahalesinin kabul edilebilir bir müdahale olmadığını ve bunun bölgeye daha büyük bir istikrarsızlık getirdiğini aktardı.

“SURİYE HALKI TARİHTE OLDUĞU GİBİ BAŞTA PKK İŞGALİ OLMAK ÜZERE, İSRAİL İŞGALİ OLMAK ÜZERE, İZİN VERECEKLERİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

Suriye halkının çok cesur bir halk olduğunu, kendi özgürlükleri ve onurları için son 15 yılda büyük fedakarlıklar yaptıklarını dile getiren Fidan, milyonlarca insanın yerinden edildiğini, yüz binlerce insanın şehit olduğunu söyledi. Bakan Fidan, “Bunların kendi vatanına kim göz dikerse diksin, Suriye milletinin tarihte olduğu gibi bugün başta PKK işgali olmak üzere, İsrail işgali olmak üzere bu işgale izin vereceklerini düşünmüyorum.” ifadesini kullandı.

Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye ziyareti ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suriye ile Rusya’nın bir mazisi olduğuna işaret eden Fidan, “Esas itibarıyla bu maziye dayanarak geliştirilmiş önceden ilişkiler var, sosyal ilişkiler, ekonomik ilişkiler, Esad döneminde gelişen güvenlik ilişkileri. Şimdi yeni dönemde başta oradaki Rus askeri üsleri olmak üzere diğer ekonomik konular vesaire. Bunlarla nereye gidilir, ne olabilir, ne yapılmalı, bunlar üzerinde görüşmeler oldu.” dedi.

Bakan Fidan, Rusya ile Amerika arasındaki müzakereler ve Ukrayna’daki savaşla ilgili, Türkiye’nin ara buluculuk rolüne ilişkin soruyu yanıtladı.

Ukrayna savaşında bir sona gelindiğine ilişkin emareler olduğunu, burada tarafların hangi şartlar altında, nasıl ateşkese gideceklerine dair tartışmaların olduğunu belirten Fidan, Amerika ve Rusya’nın bu tartışmalar için temsilci atayacaklarını ve her iki tarafta da siyasi iradenin oluştuğunu söyledi.

Fidan, Amerikalıların verileri toplayıp daha sonra bir yol haritası üzerinde çalışacaklarını, bunları taraflara teklif edeceklerini belirterek şöyle konuştu:

“Bu haritaya muhakkak tarafların, hem Rus tarafı olsun hem Ukrayna tarafının olsun, Avrupalıların olsun herkesin bir değişiklik talebi, teklifi olacak. Önümüzdeki birkaç ayın ben bu açıdan çok hızlı ve yoğun geçeceğini düşünüyorum, Ukrayna savaşını durdurma adına. Yaza kadar bir şeyleri görmemiz lazım.”

Avrupa’nın esas itibarıyla Amerika ile beraber yola çıkarak Ukrayna’da bir askeri plan geliştirdiğini ifade eden Fidan, şu an ise Amerika’nın olmadığı bir denklemde Avrupa’nın seferber ettiği, hem siyasi hem askeri bütün yöntem ve kapasitenin birdenbire boşta kaldığını, Amerika denklemden çıkınca Rusya ile baş başa kalan bir Avrupa görüldüğünü, bunun da Avrupa güvenliğinin temellerinin sarsılması demek olduğunu, çünkü Amerikalılarla oluşturdukları bir güvenlik ittifakı bulunduğunu dile getirdi.

Fidan, Avrupa’ya Amerika’nın sağladığı güvenlik şemsiyesinin altında kurulan Avrupa Birliği, Avrupa demokrasileri, Avrupa ekonomisi olduğunu, bütün bunların olmadığı bir dünyada Avrupalıların muazzam bir güvenlik krizi içine girdiklerini ve bunu da şu anda tartıştıklarını gördüklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Ukrayna meselesindeki Amerikan pozisyonu, Sayın Trump’ın ilk başta ortaya koyduğu pozisyon, ‘Ruslarla ilişkileri normalleştirmeliyiz, savaşı durdurmalıyız, milyonlarca insanın ölümü artık son bulmalı’ pozisyonu bu noktada çok farklı bir mesaj gönderiyor Avrupa’ya. Şimdi, Avrupalıların, bu Almanya’daki çıkan seçimden sonra da gördük, kazanan lider Sayın Merz de söyledi. Artık yaza kadar belki Avrupa Birliği veya Avrupa ülkeleri, başka bir güvenlik yapısı içinde kendilerini bulmak isteyebilirler, NATO’nun dışında.”

Fidan, Türkiye’nin AB üyeliğine ilişkin soruya şöyle karşılık verdi:

“Avrupa Birliği’ne ilişkin, Türkiye’nin, dün Cumhurbaşkanı’mız kabine sonrasında da ifade etti, bizim hala resmi olarak görüşümüz AB üyeliğidir. Bu konudaki perspektifimiz siyasi irade tarafından değiştirilmedi. Ama Avrupalıların biliyorsunuz kimlik politikalarından dolayı Türkiye’yi içine almama gibi bir konusu var. Şimdi yeni dönemde, yeni şartlar altında bunu tekrar gözden geçirirler mi? Umarım geçirirler.”

“(TRUMP’IN GAZZE PLANI) BUNU SAVUNAN DÜNYADA HERHALDE İKİ ÜLKE ÇIKAR. BİR AMERİKA, BİR İSRAİL”

Gazze’de ateşkesin sona ermesi ve İsrail’in saldırılarına devam etmesi ihtimaline ilişkin değerlendirmesi sorulan Fidan, bunun iyi olmayacağını belirterek, “Burada tabii ki özellikle başta Mısır, Ürdün, Körfez ülkeleri olmak üzere bir tavır geliştirmeleri gerekiyor. Yani İsrail’e karşı bir tavır geliştirmeleri gerekiyor. Bu tavırlar tolere edilebilir değil.” dedi.

Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlileri zorla yerinden etme planını Türkiye’nin kabul etmeyeceğini ve bu planın ciddiye alınmaması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin bu konudaki tavrının net olduğunun altını çizen Fidan, “Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail. Onun dışında dünyanın geri kalanı buna karşı.” diye konuştu.

Bu planı “akıl tutulması” olarak nitelendiren Fidan, Arap ülkelerinin, Gazze’nin yeniden inşası, yönetimi, idaresi ve güvenlik konularıyla ilgili bir plan üzerinde çalıştığını ifade etti.

“HAMAS BİR FİKİR, HAMAS BİR İDEOLOJİ”

Bakan Fidan, gelecekte Hamas’ın Gazze’deki rolüne ilişkin soruyu, Hamas’ın Filistin Devleti’nin altında bulunan diğer siyasi partiler gibi meşru bir parti olduğuna dikkati çekerek yanıtladı.

Bakan Fidan, şunları ifade etti:

“Bir direniş hareketi. İşgal olduğu için de silahlı mücadele içinde kendini bulmak zorunda kalan bir hareket. Şimdi Gazze’nin geleceğinde Filistin Yönetimi gelir, birileri gelir orada bir yönetimde bulunabilirler. Ama birçok gözlemcinin ve devlet adamının da ifade ettiği gibi Hamas sadece kişilerden oluşan bir organizasyon değil. Hamas bir fikir, Hamas bir ideoloji.”

Fidan, Hamas’ın İsrail işgalinin doğurduğu bir ideoloji olduğunu belirterek, işgal, aşağılanma, zulüm devam ettiği sürece Hamas’ı odak noktası olarak göstermenin, problemin kendisini saklamak olduğunu söyledi.

Problemin Filistin topraklarının işgal altında tutulması olduğuna işaret eden Fidan, “Filistinlilerin eğer devleti olur, 1967 sınırları içinde yaşadıkları bir alan olur da ‘Biz buna rağmen İsrail’e saldıralım’ derlerse, işte o zaman Filistinliler en büyük suçu işliyor demektir. Ama kendileri işgal altındayken, her türlü temel haklarından mahrum bırakılmışken bu insanlar ne yapacaklar? Dolayısıyla bugün Hamas gider, yarın Hamas’tan daha dirençli, daha savaşkan başka bir yapı gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

“ÖLMEK DIŞINDA ÇARESİ KALMAYAN MİLLET NE YAPSIN?”

Fidan, “Bölge ülkeleri, Türkiye de dahil geleceğiz, biz de bu konuda yardımcı olacağız. Eğer bir ülkeye, siz bir millete devletini veriyorsunuz, topraklarını veriyorsunuz, egemenliğini veriyorsunuz, ona rağmen etrafa saldırganlık yapıyorsa, o zaman da biz hep beraber bir araya gelir o saldırganlığı bastırırız. Ama şimdi işgal altında olan, yıllardır aşağılanmış bir millet. Ölmek dışında başka bir çaresi kalmayan millet ne yapsın?” dedi.

Sudan’daki gelişmelere ilişkin de Fidan, bu ülkedeki iç savaşın İslam dünyasında görmek istemedikleri bir manzara olduğunu söyledi.

Fidan, ülkede milyonlarca insanın yerinden edildiğini ve Türkiye olarak buraya insani yardım göndermeye çalıştıklarını belirterek, İslam dünyasının bu meseleye çok yakından bakması gerektiğini kaydetti.

Bakan Fidan, Türkiye’nin dış politikasının yapıcı rolünün çok önemli olduğunun altını çizerek, “Cumhurbaşkanı’mız (Recep Tayyip Erdoğan) olduğu sürece, bizler olduğumuz sürece gerçekten bu politikanın hem bölgemize hem dünyaya hayırlar getirdiğine hep inanmışımdır.” ifadesini kullandı.

Röportajın ikinci bölümünün yarın yayınlanması bekleniyor.

Ziya Öztürkler, Gönyeli Alayköy Belediyesi’ni ziyaret etti: Birlikte çalışmanın gücünü gösterdik

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Gönyeli Alayköy Belediyesi’ne yaptığı ziyarette, belediyelerin kazanımlarına değinerek birlikte çalışmanın önemini vurguladı. Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ise yetki karmaşasının aşılması için Meclis’in desteğini beklediklerini ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Gönyeli Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu’nu ziyaret etti.

Ziyarette Belediye Asbaşkanı İsmail Kofalı ve Belediye Müdürü Ferruh Dülgeroğlu da hazır bulundu.

Gönyeli Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada Başkan Öztürkler ile önceki görevlerinde de yakın çalışma olanağı bulduğunu anımsatarak özellikle Belediye Reformunun Meclis’ten geçirilmesi sürecinde gösterilen kararlılıkla yasanın hayat bulduğunu söyledi.

Yasa geçtikten sonra belediyelerin sağladığı kazanımları sıralayan Amcaoğlu, son zamanlarda meydana gelen kazalar ile ilgili yaşanan yetki karmaşasını aşmak adına yapılacak yasal çalışmalarda da Öztürkler’in ve Meclis’in desteğini alacaklarına inandıklarını ifade etti.

ÖZTÜRKLER

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de konuşmasında, Meclis Başkanı seçildikten sonra ilk kez bir belediyeye resmi ziyaret yaptığını kaydederek ülkeyi severek ve inanarak icraat yapabilmenin önemine değindi.

Halktan onay alan kişilerin icraat temelli olması gerektiğini vurgulayan Öztürkler, sadece konuşmakla kalmayıp konuşulanları da icraata dökebilmek gerektiğini belirtti.

Öztürkler, “İnsan ürettiği kadar saygı görür” felsefesiyle yetiştirildiklerini ifade ederek İçişleri Bakanlığı döneminde Başbakan başta olmak üzere, koalisyon ortakları ve paydaşların destekleri ile çok ciddi bir çalışmanın ürünü olarak Belediyeler reformunu ortaya koyduklarını söyledi.

Yasanın hayata geçmesinin ardından belediyelerin edindiği kazanımları gördükçe mutlu olduklarına değinen Öztürkler, birlikte çalışabilmenin önemini vurguladı.

Yaşanan tüm yetki tartışmalarına rağmen Gönyeli Alayköy Belediyesi’nin yolların aydınlatılması konusunda birlikte çalışabilmenin en iyi örneğini gösterdiğini kaydeden Öztürkler, “Herkesin sorumluluklarını üstlenerek bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğini gösterdiniz” dedi.

Öztürkler, belediyenin 2 yıllık süreçte altyapıya ciddi yatırımlar yaptığını gözlemlediklerini belirterek bütün bu çalışmaların faydasını halkın göreceğini söyledi.

Başkan Öztürkler, yerel yönetimler ne kadar iyi çalışırsa toplumdaki memnuniyetin de o derece arttığına işaret etti.

Canbey: Vakıf mallarına sahip çıkmalıyız

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Delegasyon heyeti ülklemizdeki temasları kapsamında Kıbrıs Vakıflar İdaresi’ne de giderek, çalışma toplantısı gerçekleştirdi.
AKPA Başkan Vekili Mustafa Canbey, vakıfların toplumsal ve kültürel değerler üzerindeki etkisini vurgulayarak, eserlerin korunması gerektiğini belirtti.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Delegasyonu Başkan Vekili ve beraberindeki heyet, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nde çalışma toplantısı yaptı.

Heyete, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu ile CTP Milletvekili Armağan Candan eşlik etti.

Toplantıda sunum yapan Genel Müdür Mustafa Tümer, Vakıflar İdaresi’nin tarihçesi ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Vakıflar’ın Kıbrıs tarihi açısından önemine değinen Tümer, amaçlarının toplumun maddi ve manevi ihtaçlarını gidermek olduğunu söyledi.

Tümer, “ İyilik bizim medeniyetimiz, Vakıflar İdaresi olarak ülke genelinde birçok sosyal faaliyet çalışmaları düzenliyoruz” dedi.

Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Bayırkan da, Kıbrıs adasının manevi yönünün önemine vurgu yaptı.

Bayırkan, Vakıflar tarafından yapılan çalışmaların geniş bir alana sahip olduğunu ve bu konuda Türkiye’nin ortak projelere destek verdiğini belirtti.

AKPA Başkan Vekili Mustafa Canbey ise, KKTC temasları kapsamında yaptığı görüşmelerde, Kıbrıs meselesiyle igili yaşanan süreçlere dair bilgi sahibi olduklarını ifade etti.

Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıs tarihinde önemli işlere imza attığını kaydeden Canbey, yapılan çalışmların toplum açısından çok kıymetli olduğunu söyledi.

Kapalı Maraş konusuna ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Canbey, vakıf mallarına sahip çıkılması ve korunması gerekitğinin altını çizdi.

Canbey, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin güçlenerek devam edeceğini kaydetti.

Konuşmaların ardından soru ve cevap kısmına geçildi.

Toplantıda konuşan UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu da, Vakıflar İdaresi’nin Maraş konusundaki çalışmalarına destek belirtti.

İlk teravih namazı yarın kılınacak

Ramazan’ın ilk teravih namazı yarın ülke genelindeki camilerde kılınacak, ardından ilk oruç için sahura kalkılacak.

Müslümanlar için büyük öneme sahip üç aylardan ramazan 1 Mart Cumartesi günü başlayacak.

On bir ayın sultanı ramazanın ilk teravih namazı 28 Şubat Cuma günü kılınacak, ardından 1 Mart günü sabaha karşı sahura kalkılacak ve aynı gün ilk iftar yapılacak.

Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği bu ayda, Kur’an-ı Kerim’de “Bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, 26 Mart’ta idrak edilecek.

Ramazan Bayramı’na ise 30 Mart’ta girilecek.

KKTC Din İşleri Başkanlığı, bu yıl fitre miktarını 300 TL olarak belirledi.

Petrol yılın en düşük seviyesine yakın seyrediyor

Petrol, ABD Başkanı Donald Trump’ın tarife tehditleri ve arz sorunlarının odakta olmasıyla bu yılın en düşük kapanışına yakın bir seviyede sabitlendi.

Brent ham petrolü, önceki iki seansta yüzde 3 düştükten sonra varil başına 73 doların altına düştü. ABD Ham petrolü 69 dolara yaklaştı. ABD başkanı ayrıca Meksika ve Kanada’ya uygulanan vergilerin 2 Nisan’da yürürlüğe gireceğini söyledi. Trump, Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik gümrük vergilerini yakında açıklayacaklarını belirterek, yüzde 25 tarife uygulamaya karar verdiklerini bildirdi.

Ham petrol, ABD ile ticaret ortakları arasındaki büyüyen ticaret savaşları ekonomik görünümü belirsizken, Eylül ayından bu yana en büyük aylık kaybına doğru ilerliyor. Bu endişe, İran’a yönelik daha sıkı yaptırımların olası artışlarını gölgede bıraktı.

Ayrıca arz cephesinde, Başkan Trump, Chevron’un Venezuela’da faaliyet gösterme lisansını iptal etmeyi planladığını ve ülkenin toparlanmasını tehdit ettiğini söyledi. Bu arada Orta Doğu’da Irak, bir zaman çerçevesi vermeden, ham petrol ihracatını yeniden başlatmak için bir anlaşmaya vardığını söyledi.

Ukrayna konusunda, Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskiy’nin Cuma günü ABD’yi ziyaret edeceğini söyledi. Bu, ABD’nin Moskova ile Kiev arasındaki üç yıllık savaşı sona erdirme görüşmelerinde ilerleme kaydetmesiyle geldi; bu, Rus akışlarına yönelik yaptırımların gevşetilmesini teşvik edebilecek potansiyel bir değişim.

Hava parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün açıklamalarına göre, sabah saatlerinde yer yer don olaylarına neden olabilecek soğuk bir hava kütlesi olacak.

Gün boyunca az bulutlu bir gökyüzü hakim olacak, ancak zamanla parçalı çok bulutlu bir görünüm kazanması bekleniyor.

Öğle saatlerinden itibaren ise hava sıcaklıkları 16-19 °C arasında seyredecek.

Rüzgar, Kuzey ve Batı yönlerden orta kuvvette esecek ve periyodun ilerleyen günlerinde kuvvetlenmesi bekleniyor.

Çin’den denizaltı uzay istasyonu

Çin, Güney Çin Denizi’nin 2 bin metre derinliğinde konumlanacak “denizaltı uzay istasyonu” projesine onay verdi.  Araştırma istasyonunun yaklaşık 2030 yılında hizmete gireceği ve metan hidrat ile nadir minerallerin keşfi için kullanılacağı kaydedildi.

Güney Çin Denizi, bilimsel açıdan olduğu kadar Çin için jeopolitik olarak da büyük önem taşıyor.

South China Morning Post’un haberine göre, Pekin yönetimi, Güney Çin Denizi’nde bir “uzay istasyonu” inşasına onay verdi.

Bu istasyon ya da denizaltı, 2 bin metre derinlikte konumlanacak ve sadece bilimsel bir merkez değil, aynı zamanda jeopolitik bir stratejik nokta olacak.

Zengin doğal kaynakları barındıran Güney Çin Denizi, birçok ülkenin hak iddia ettiği bir bölge.

2030’DA FAALİYETE GEÇMESİ PLANLANIYOR

Araştırma istasyonunun yaklaşık 2030 yılında hizmete girmesi ve 6 araştırmacıya kadar barındırabilmesi planlanıyor. Bilim insanları burada bir aya kadar kalabilecek.

Araştırmacılar tarafından “denizaltı uzay istasyonu” olarak adlandırılan bu yapı, özellikle “soğuk kaynaklar” olarak bilinen deniz tabanı çıkışlarını incelemek için kullanılacak.

Bu kaynaklar, sıcak su bacalarının aksine, ısıtılmamış ancak genellikle metan içeren suyun deniz tabanından dışarı çıktığı yerlerdir.

Bu noktalarda genellikle “metan hidrat” veya “yanıcı buz” olarak adlandırılan bir madde bulunur.

Bu, metan gazı moleküllerinin su moleküllerinden oluşan bir kafes içinde hapsolduğu, buz benzeri bir bileşiktir.

Bu madde, yüksek basınç ve düşük sıcaklıklarda, özellikle denizlerin derin bölgelerinde oluşur.

ENERJİ ÜRETİMİNDE YAKIT OLARAK KULLANILABİLİR

Metan hidrat, doğalgazın ana bileşeni olan metanın potansiyel olarak devasa bir kaynağını oluşturur ve enerji üretiminde yakıt olarak kullanılabilir.

70 MİLYAR TONDAN FAZLA OLABİLİR

 

Sadece Güney Çin Denizi’nde 70 milyar tondan fazla metan hidrat bulunduğu tahmin ediliyor ki bu, Çin’in kara üzerindeki petrol ve gaz rezervlerinin neredeyse yarısına denk geliyor.

Ayrıca, deniz tabanında kobalt, nikel ve mangan gibi nadir mineraller de bulunuyor. Bu minerallerin konsantrasyonu, karadaki madenlere kıyasla üç kat daha yüksek olabilir.

İSTASYON, FİBER OPTİK KABLOYLA ANA KARAYA BAĞLANACAK

Bilim insanlarına göre, derin deniz istasyonunun inşasına “yakında” başlanacak. Planlara göre istasyon, insansız denizaltılar ve yüzeydeki gemilerle entegre çalışacak ve böylece “dört boyutlu bir izleme ağı” oluşturulacak. Ayrıca, istasyonun anakaraya fiber optik kablo ile bağlanması planlanıyor.

Bu çalışmalara destek olacak Mengxiang adlı araştırma gemisi, istasyonu su yüzeyinden bilimsel olarak destekleyecek.

Ayrıca, projede kullanılacak sondaj gemisi, dünyanın ilk kez yer kabuğunu delerek mantoya ulaşan gemisi olacak.

Okyanusal kabuk, ortalama 7 kilometre kalınlığa sahipken, kıtasal kabuk ortalama 35 kilometre kalınlığındadır.

Karada açılmış en derin sondaj kuyusu, Rusya’daki Kola Yarımadası’nda bulunan ve 12 kilometreden biraz daha derine inen Kola Derin Sondaj Kuyusu’dur.

ENERJİ KAYNAĞI GİZLİ TUTULUYOR

İstasyonun nasıl enerji sağlayacağı konusunda net bir bilgi bulunmuyor.

Ancak uzmanlar, sürekli çalışması gereken yaşam destek sistemleri nedeniyle bir nükleer reaktörün en olası seçenek olduğunu düşünüyor.

Ersin Tatar: Hocalı Katliamı’nın acıları hala yüreklerimizde hissediliyor

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’da yaşanan “Hocalı Katliamı”nın 33. yıl dönümü dolayısıyla mesajı yayımlayarak, “Hocalı Katliamı’nın acıları hala yüreklerimizde hissediliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’da yaşanan “Hocalı Katliamı”nın 33. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, yayımladığı yazılı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Azerbaycan’da 26 Şubat 1992 tarihinde yaşanan “Hocalı Katliamı”nın 33. yılında hayatlarını kaybedenlerin acıları hala yüreklerimizde hissedilmektedir. İnsanlık ve dünya tarihinde kara bir leke olarak yer alan Hocalı katliamında aralarında yaşlıların, kadınların ve çocukların da bulunduğu 613 Azerbaycanlı kardeşimiz Ermeni güçleri tarafından vahşice katledilirken, yüzlercesi kaçırılmış, binlercesi de esir alınmıştır.

Azerbaycanlı kardeşlerimizin maruz kaldıkları soykırımın ardından 2020 yılında 44 gün süren şanlı zaferle Hocalı ve Şusa’nın da içerisinde yer aldığı Karabağ yeniden kazanılarak yeni bir dönem başlamıştır. Bu duygu ve düşüncelerle Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenleri rahmetle anar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı ilham Aliyev ile Azerbaycan halkına en içten ve en samimi duygularımla Kıbrıs Türk halkının dayanışma ve birlikteliğini iletirim.”

Ziya Öztürkler: TMK uluslararası bir hukuk yoludur, tutuklamalar manidardır

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun uluslararası bir hukuk yolu olduğuna dikkat çekerek, “Ciddi ödemelerin yapıldığı bir dönemde tutuklamaların yapılması manidardır” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Delegasyonu’nun Cumhuriyet Meclisi’nin davetiyle KKTC’de gerçekleştirdiği temasları değerlendirdi.

Ziya Öztürkler, “Bu ziyaretin ana noktalarından biri Taşınmak Mal Komisyonu’nun (TMK) işlevi ve yürütülecek stratejilerdir… Konuya ilişkin toplantı yapıldı, görüşlerimizi ortaya koyduk” dedi, AKPA heyetinin TMK’yı daha iyi tanımak için çalışmalar yaptığını dile getirdi.

BRT’de yer alan habere göre, Öztürkler, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemlerde KKTC’de yatırım yapan iş insanlarına yönelik tutuklamaların hukuksuz olduğu ve siyasi tutuklamalar noktasında ilerlediğini gözlemliyoruz. Bunlar gerginliği artırıcı ve KKTC’ye zarar vermeye yönelik hareketlerdir” açıklamasını yaptı.

“Hukuk yolu TMK’dır. TMK uluslararası bir hukuk yoludur” ifadelerini de kullanan Öztürkler, şöyle devam etti:

“Burada gerek malların iadesi, takası konularında TMK varken siyasi tutuklamalar yapmak gerginlik yaratmak içindir. Başbakan’ın TMK hassasiyeti ve kaynak ayırması önemli. Ciddi ödemelerin yapıldığı bir dönemde tutuklamaların yapılması manidardır. Çalışan bir TMK varken bu gibi siyasi tutuklamaların gerginliği artırıcı noktasında hemfikiriz.”

NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ VE KIBRIS AYDIN ÜNİVERSİTESİ ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NÖHÜ) ile Kıbrıs Aydın Üniversitesi arasında akademik, bilimsel ve kültürel alanlarda iş birliğini artırmayı hedefleyen önemli bir protokol imzalandı. Bu anlaşma, iki üniversite arasında eğitim-öğretim, bilimsel araştırmalar, kültür-sanat faaliyetleri ve öğrenci değişim programları gibi çeşitli alanlarda ortak çalışmalar yapılmasını amaçlıyor.

Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nde gerçekleştirilen imza töreninde, protokol Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu ve Kıbrıs Aydın Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Güryay tarafından imzalandı. Protokole, Kıbrıs Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın, Kıbrıs Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rukiye Kilili, NÖHÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alp Özgür Akdemir, NÖHÜ Özel Kalem Müdürü Uğur Akyapı ve Niğde Anadolu Haber Gazetesi Muhabiri Çağlar Tuncer de katılım sağladı.

Üniversiteler Arasında Güçlü İş Birliği

Protokol kapsamında, her iki üniversite arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artırarak ortak projeler geliştirmek, bilimsel araştırmaları teşvik etmek ve öğrencilere yeni akademik ve kültürel fırsatlar sunmak hedefleniyor. Ayrıca, akademisyenlerin ve öğrencilerin değişim programlarına katılmasına olanak sağlanarak uluslararası akademik iş birlikleri güçlendirilecek.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, anlaşmanın hem NÖHÜ hem de Kıbrıs Aydın Üniversitesi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Üniversitemiz, uluslararası iş birliklerini güçlendirme misyonu doğrultusunda önemli bir adım daha atmıştır. Kıbrıs Aydın Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokol, yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversitelerle olan akademik ve bilimsel bağlarımızı kuvvetlendirecektir. Öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için yeni fırsatlar yaratmayı, ortak projeler geliştirerek bilimsel çalışmaları desteklemeyi hedefliyoruz. Bu iş birliğinin her iki üniversiteye de hayırlı olmasını diliyorum.”

NÖHÜ Heyetinden Kıbrıs Aydın Üniversitesi’ne Ziyaret

İmza töreninin ardından Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi heyeti, Kıbrıs Aydın Üniversitesi’ni gezerek üniversitenin fiziki altyapısı, akademik birimleri ve yürütülen bilimsel projeler hakkında detaylı bilgi aldı. Heyet, üniversitenin eğitim olanaklarını, laboratuvarlarını ve öğrencilere sunulan sosyal ve kültürel imkanları yerinde inceledi.

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rukiye Kilili, NÖHÜ heyetine üniversitenin vizyonunu tanıtarak eğitim, araştırma ve proje faaliyetleri hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.

Öğrenci ve Akademisyenler İçin Yeni Fırsatlar

Bu protokol ile birlikte, iki üniversite arasında öğrenci değişim programları, ortak akademik seminerler, kongreler ve çalıştaylar düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca, ortak araştırma projeleri ile bilimsel iş birliklerinin artırılması ve her iki üniversitenin akademisyenlerinin birlikte çalışmalar yapması teşvik edilecek.

Öğrenciler için de önemli avantajlar sunan bu iş birliği sayesinde, NÖHÜ öğrencileri Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nde eğitim alma fırsatı bulabilecek ve akademik donanımlarını uluslararası bir bakış açısıyla geliştirebilecekler. Aynı şekilde Kıbrıs Aydın Üniversitesi öğrencileri de Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde eğitim görebilecek ve akademik çalışmalar gerçekleştirebilecekler.

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Yetkililerinden Açıklamalar

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Güryay, imzalanan protokolün iki üniversite arasında uzun vadeli iş birliklerinin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, her iki kurumun akademik ve bilimsel kapasitesini artırma noktasında büyük bir adımdır. Öğrenci değişim programları, ortak araştırmalar ve kültürel projelerle iş birliğimizi geliştirecek, akademik alandaki gücümüzü pekiştireceğiz.”

Kıbrıs Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatma Nur Aydın ise, üniversiteler arasında kurulacak akademik köprülerin önemine değinerek, öğrenci ve akademisyenlerin bu iş birliğinden maksimum fayda sağlayacağını belirtti.

Bilimsel ve Kültürel Alanda Önemli Bir Adım

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ve Kıbrıs Aydın Üniversitesi arasında imzalanan bu protokol, iki üniversitenin akademik ve bilimsel alanda iş birliklerini artırmasının yanı sıra, öğrencilere ve akademisyenlere uluslararası standartlarda eğitim ve araştırma fırsatları sunmayı hedefliyor.

Bu iş birliği sayesinde, NÖHÜ öğrencileri ve akademisyenleri, uluslararası projelerde yer alma imkanı bulacak ve akademik kariyerlerine değerli katkılar sağlayacaklar.

İki üniversite arasındaki iş birliği protokolünün, akademik ve bilimsel gelişmelere katkı sağlaması ve öğrencilere yeni ufuklar açması bekleniyor.

Gardiyanoğlu: Asgari ücretin altında emekli maaşı kalmayacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, asgari ücretin altında kalan emekli maaşlarının düzeltilmesi için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Gardiyanoğlu, bu yılın sonlarında tamamlanmasını hedefledikleri çalışmayla artık en düşük maaşın Asgari ücret seviyesinde olacağını, bunun altında bir maaşın söz konusu olmayacağını vurguladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu  katıldığı  programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gardiyanoğlu, ilk olarak yaşı gelmiş olmasına rağmen prim eksikliği nedeniyle emekli olamayan kişilerin mağduriyetini giderecek yasanın meclisten geçtiğini anımsatarak, böylelikle beş yıl kadar geriye giderek ödeme yapılmasının ve emekliye çıkılmasının sağlandığını söyledi.

Bakanlığına bağlı dairelerin teşkilat yasalarının güncellenmesinin tamamlanması çalışmalarının son aşamaya geldiğini ifade eden Gardiyanoğlu, bununla birlikte başta denetim olmak üzere tüm çalışmaların eksiksiz ve daha etkin yapılabileceğini kaydetti.

Bakan Gardiyanoğlu, yabancı işçi konusunda yaklaşık dört aydır kapalı tutulan sistemin de artık açıldığını belirterek, önceden bin Euro olan banka teminatının orta ve küçük ölçekli işletmeleri korumak maksadıyla 250 Euro banka teminatı, 750 Euro da taahhütname imzalanması şekline çevrildiğini söyledi.

1 Ocak 2008’te Ferdi Sabit Soyer’in başbakanlığı döneminde uygulamaya giren bir düzenleme nedeniyle sigorta emekli maaşı Asgari ücretin de altına düşmüş kişiler olduğuna işaret eden Gardiyanoğlu, primlerde yaptıkları bazı düzenlemeler sayesinde bu durumun sona ereceğini yılın son çeyreğinden itibaren asgari ücretin altında emekli maaşı kalmayacağını vurguladı.

Gardiyanoğlu, sorunun kökten çözümüne gittiklerini belirterek, bundan sonra böylesi bir durum yaşanmayacağının altını çizdi.

İhtiyat Sandığı’ndaki iştirakçi birikiminin son 17 ayda TL bazında yüzde 51, döviz bazında da yüzde 22 büyüdüğünü ifade eden Gardiyanoğlu, aylık ortalama 350-400 milyonluk bir faiz geliri elde ettiklerini söyledi.

Bakan Gardiyanoğlu, ihtiyat sandığı birikimlerini farklı yatırım araçları ile değerlendirmeye başladıklarını belirterek, Eurobond ve gram altına yatırım yaptıklarını aktardı.

Gardiyanoğlu, “bunların hepsi şu anda ihtiyat sandığının gelir hanesine artı gelir olarak işlenmektedir” dedi.

İş Güvenliği ve Sağlığı konusunda denetimlere aralıksız ve tavizsiz devam ettiklerini de dile getiren Gardiyanoğlu, bu çerçevede tüm sektörlerin sıkı gözetim altında tutulduğunu anlattı.

Gardiyanoğlu, turizm sektöründe hizmet veren tüm otellerin bu çerçevede denetlendiğini ve başta yangın olmak üzere tedbirlerin mercek altına alındığını belirterek, devlete ait dairelerin hizmet binalarıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarının da İş Güvenliği ve Sağlığı denetimine tabi tutulacağını açıkladı.

Tahsin Ertuğruloğlu, TBMM AKPA temsilcilerini kabul etti

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, TBMM AKPA temsilcilerini kabulünde “Kıbrıs’ta ortaklık senaryoları bitti, komşuluk senaryoları gündeme geldi” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) temsilcilerini kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Ertuğruloğlu, AKPA Türk Delegasyonu Başkan Vekili Mustafa Canbey başkanlığındaki heyeti, Türk tarafının, milli Kıbrıs davası hususundaki haklı ve kararlı tutumu; egemen eşit iki devletli çözümü öngören vizyonu hakkında bilgilendirdi.

Kıbrıs’ta geleceğin, komşu iki devletin iş birliğinde şekilleneceğini, federal temelde bir çözümün söz konusu olmadığını vurgulayan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Kıbrıs’ta ortaklık senaryoları bitmiştir. Komşuluk senaryoları gündeme gelmiştir” dedi.

HÜSEYİN ÇAVUŞ, MEYVE VE SEBZE TOPTANCILAR BİRLİĞİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Meyve ve Sebze Toptancılar Birliği Başkanı Halil Kasap ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmede, sektörün güncel durumu, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

Bakan Çavuş, üreticiden tüketiciye kadar olan süreçte sektörün sürdürülebilirliği ve verimliliğinin artırılması için iş birliğinin önemine vurgu yaparak, sektör temsilcileriyle düzenli istişarelerde bulunmaya devam edeceklerini belirtti.

Meyve ve Sebze Toptancılar Birliği Başkanı ise sektörde karşılaşılan zorlukları dile getirerek, çözüm odaklı adımlar atılması konusunda Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile iş birliği içinde olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda “Duyu Bütünleme Odası” hizmete girdi

Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda özel gereksinimli çocukların duyusal gelişimini desteklemek amacıyla oluşturulan “Duyu Bütünleme Odası” düzenlenen törenle hizmete girdi.

Törene, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği Başkanı Levent Özerdağ ve dernek üyeleri ile Bakanlık yetkilileri, hayırsever iş insanları, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

-Gökbulut: “Emeği geçen herkese teşekkür ederiz”

Açılışta ilk sözü alan Okul Müdürü Özlem Dağlı Gökbulut, etkinliğe katılarak öğrencilere ilgi ve sevgiyle yaklaşan herkese teşekkür etti.

Duyu Bütünleme Odası’nın uzun süredir üzerinde düşünülen bir proje olduğunu belirten Gökbulut, “Öğretmenlerimiz, fizyoterapistimiz ve ben, çocuklarımıza daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz diye düşündük. Eğitimlerini geliştirmek, duyularına ve diğer eğitim alanlarına destek olabilmek adına yeni bir şeyler katmak istedik” dedi.

Gökbulut, Levent Özerdağ’ın Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği aracılığıyla destek teklifinde bulunduğunu ifade ederek, “En acil projelerimizden biri olan Duyu Bütünleme Odası’nı paylaştık. Levent Bey hemen ilgi gösterip altyapıyı araştırarak sponsor oldu.” şeklinde konuştu.

Odanın işlevsel hale gelmesi için Başel Holding, Mustafa Kahvecioğlu ve Gülcan Dem’in de önemli katkılarda bulunduğunu belirten Gökbulut, emeği geçen herkese teşekkür etti.

-Özerdağ: “Topluma katkı sağlamak amacıyla faaliyetler yürütüyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği Başkanı Levent Özerdağ ise, dernek olarak gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi veridi.

Özerdağ, dernek olarak adada yaşayan, özellikle İngiltere ve diğer farklı ülkelerden emekli olup Kuzey Kıbrıs’a yerleşen bireylerin, bu ülkeyi kendi vatanları gibi görerek topluma katkı sağlamak amacıyla faaliyetler yürüttüklerini belirtti.

Derneğin yaklaşık bin üyeye sahip olduğunu dile getiren Özerdağ, yalnızca emeklilerle sınırlı kalmayıp, Kıbrıslı Türkler ve yerel şirketlerin bağışlarıyla çeşitli projeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Geçtiğimiz yıllarda Çağlayan Çocuk Yuvası’na destek verdiklerini hatırlatan, Özerdağ, spor sahası projelerinin yanı sıra, engelli bireylere yönelik duyusal merkez kurulumuna büyük önem verdiklerini söyledi.

Özerdağ, Duyu Bütünleme Odası projesi için gerekli ekipmanları yurt dışından tedarik ettiklerini ve kurulumunu tamamlayarak bugün açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

-Çavuşoğlu: “Çocuklarımızı geleceğe taşırken, yükümüzü hafifleten herkese minnettarız”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise törende yaptığı konuşmada, eğitim altyapısına yapılan katkılardan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, duyarlılık gösteren herkese teşekkür etti.

Eğitimin dünyanın en önemli ve en zor işi olduğuna vurgu yapan Çavuşoğlu, bu süreçte herkesin elini taşın altına koymasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Çocukların geleceğe hazırlanması noktasında okul idarelerinin ve öğretmenlerin gösterdiği özveriye de dikkat çeken Çavuşoğlu, “Çocuklarımızı geleceğe taşırken, yükümüzü hafifleten herkese minnettarız” ifadelerini kullandı.

Son dört yıl içerisinde 23 yeni okulun eğitime kazandırıldığını belirten ve bu süreçte yerel yönetimlerin, hayırsever vatandaşların, toplumun duyarlı kesimlerinin büyük katkılar koyduğunu dile getiren Çavuşoğlu, çocukların eğitimi için yüzyıllar önce mal varlıklarını vakfeden nesillerin mirasına sahip çıkmanın önemine değindi. Çavuşoğlu, bugün de aynı duyarlılıkla hareket eden kişi ve kurumların eğitim sistemine sunduğu katkıların gurur verici olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, açılışı gerçekleştirilen Duyu Bütünleme Odası’nın büyük bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, bu merkezin çocukların psikomotor becerilerinin, özgüvenlerinin ve zihinsel gelişimlerinin desteklenmesine önemli katkı sağladığını kaydetti.

Bakanlık olarak hem eğitim sürecinde hem de altyapı çalışmalarında büyük bir sorumluluk üstlendiklerini dile getiren Çavuşoğlu, yapılan bu tür desteklerin kendilerine büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu da belirtti.

Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür eden Çavuşoğlu, eğitime verilen her desteğin ülkenin geleceğine yapılan en önemli yatırım olduğunun altını çizdi.

Konuşmaların ardından, Duyu Bütünleme Odası’nın yapımında emeği geçenlere teşekkür belgeleri verildi.

-Oda, çocukların duyusal gelişimine destek sağlayacak

Yaklaşık 20 metrekarelik bir sınıfın dönüştürülmesiyle oluşturulan oda, otizmli, zihinsel engelli ve duygu kontrolü zorlukları yaşayan çocukların dış uyaranlara karşı oto-kontrol geliştirmelerine ve tepki verebilmelerine destek sağlamak amacıyla tasarlandı. Oda içerisinde kaydırak, tavan salıncağı, silindir tünel, denge tahtası, ışık balonu tüpü ve ışıklı top havuzu gibi 20’ye yakın özel ekipman bulunuyor.

Odanın tüm malzemeleri proje ana sponsor Kuzey Kıbrıs Türk İngiliz Derneği tarafından temin edilirken, perdeler Mustafa Kahvecioğlu, LED ışıklandırma sistemi Gülcan Dem, demir asma tavan ise Başel Holding direktörleri Gizem Tuğberk ve Iraz Tuğberk tarafından yaptırıldı.

Restorasyonu tamamlanan Villa Latomia törenle açıldı

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi ile Özyalçın Construction işbirliğiyle restorasyonu tamamlanan Villa Latomia’nın açılışı bugün düzenlenen törenle yapıldı.

Girne’de bulunan ve 1933 yılında inşa edilen Villa Latomia, 1975-2010 yılları arasında Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet vermiş, 2022 yılına kadar ise atıl kalmıştı. İş insanı Yağmur Özyalçın ile 2022 yılının Ekim ayında imzalanan protokol çerçevesinde restorasyonu tamamlanan Villa Latomia, kültür ve sanat evi olarak hizmet verecek.

Açılış törenine; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe ve Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul katıldı.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar açılış töreninde yaptığı konuşmada, kültürel miras değeri taşıyan böyle bir binanın bu güne kadar atıl durumda kalmasının üzücü olduğunu belirterek, Villa Latomia’nın yeniden hayat bulmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Villa Latomia’nın kültürel ve tarihi yapısıyla ülkeye değer katacağını kaydeden Tatar, “Bütün bu başarılar da dünyaya verilen mesajdır. Çünkü biz bu medeniyeti kolay bulmadık. Bu medeniyeti geleceğe taşımak için çalışıyoruz, üretiyor, ürettiklerimizi paylaşıyor, paylaşırken de geçmişimize, tarihimize sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.

Ülkenin güzellikleri, tarihi ve kültürünün her zaman övünç kaynağı olduğunu dile getiren Tatar, “Biz burada Kıbrıs Türk halkı olarak varlığımızı, mücadelemizi, tarihimiz, kültürümüzle ve bu ülkenin gerçek sahipleri olduğumuz anlayışıyla sürdürüyoruz .” dedi.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kıbrıs adasında, tarihi, kültürel mirası yaşatmaya yönelik bu gibi projelerin sadece Kıbrıs Türk kültürüne değil, insanlığa katkı olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının, adada kültürüne, tarihine, değerlerine sahip çıkarak varlığını devam ettireceğini kaydetti.

Tatar, “Muazzam bir eser ortaya çıkmıştır.” diyerek, iş insanı Yağmur Özyalçın’ı ve binanın restorasyonunda emeği geçen herkesi kutladı.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel ise konuşmasında, güzel bir eserin ülkeye kazandırılmasının sevinci içinde olduğunu söyledi.

Hükümeti kurduklarında halka, hükümette ve ekonomide istikrarı sağlayacaklarını, yarım kalan ve ihtiyaç duyulan projeleri hayata geçireceklerini söylediklerini anımsatan Üstel, “Güzel bir kültür mirası” olarak nitelediği Villa Latomia’nın 2010 yılından beridir atıl vaziyette olduğunu belirtti.

Üstel, tarihi , kültürel miras, eğitim ve sağlık alanında topluma fayda sağlayacak birçok projenin, bazen hükümet, bazen hükümet ile yerel yönetim ve bazen de hükümet ile özel sektör işbirliğinde hayat bulduğunu kaydetti.

Covid 19 döneminde, Özyalçın Construction Direktörü Yağmur Özyalçın’ın katkılarıyla Girne’de aşı ve Covid 19 testlerinin yapıldığı bir merkezin de hayat bulduğunu anımsatan Üstel, Villa Latomia gibi önemli bir eseri ülkeye kazandırdığı için Özyalçın Construction’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.

-Ataoğlu

Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da, 1933 yılında inşa edilen Villa Latomia’nın 1975-2010 yılları arasında güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet verdiğini anımsatarak, 2022 yılına kadar atıl durumda olan bu değerli kültürel mirasın, bir restorasyonla yeniden hayat bulduğunu söyledi.

Binanın atıl durumda kaldığı dönemde, birçok kişi ve kuruluşun binayı almak için yaptığı taleplere karşı direniş sergilediklerini belirten Ataoğlu, bakanlık olarak Başbakan Ünal Üstel’in de onayıyla, binanın kaybolup gitmemesi için, Özyalçın Construction ile projeye hayat verdiklerini kaydetti.

Ataoğlu, 28 ay süren tadilat, restorasyon, konservasyon ve konservatör çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

Böyle bir değeri özelde Girne’ye, genelde KKTC’ye kazandıran Özyalçın Construction’a, projeye destek veren Başbakan Üstel ve hükümete teşekkür eden Ataoğlu, bundan sonraki süreçte, bu tür değerlerin özel girişimciler işbirliğiyle hayata geçirileceği yeni bir dönem olacağını vurguladı.

-Ziba: “Orijinaline uygun restore edildi”

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Emine Ziba da, Villa Latomia’nın 1933 yılında Kıbrıs’ta İngiliz döneminde yapılmış en seçkin İngiliz mimari örneklerinden biri olduğunu belirterek, binanın Girne’de bulunan Latomia taş ocaklarından çıkarılan taşlarla inşa edildiğini anlattı.

Geleneksel Kıbrıs mimarisi ile modern İngiliz mimarisinin etkilerini taşıyan villanın, 1975 -2010 yılları arasında, Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet verdiğini dile getiren Ziba, yapılan işbirliğiyle, binanın orijinaline uygun şekilde restore edildiğini belirtti.

-Özyalçın

Özyalçın Construction Direktörü Yağmur Özyalçın da, ülke tarihi ve kültürü açısından önemli bir mirasa sahip çıkmaktan, Villia Latomia restorasyonunu tamamlamaktan onur duyduklarını belirterek, Girne’nin önemli ve en özel tarihi yapılarından biri olan Villa Latomia projesinin, sadece bir binanın yeniden hayat bulması değil, aynı zamanda geçmişini koruma, geleceğe aktarma ve toplumsal hafızaya sahip çıkma sorumluluğunun bir yansıması olduğunu vurguladı.

2010 yılına kadar Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet veren binanın, yenilenmiş haliyle, hem müze hem de sanat galerisi olarak ülkeye hizmet vereceğini belirten Özyalçın, Özyalçın İnşaat olarak, yalnızca modern ve sürdürülebilir yapılar inşa etmeyi değil, aynı zamanda bu toprakların tarihine, kültürüne ve kimliğine katkı sağlamayı da önemli bir misyon olarak gördüklerini vurguladı.

Özyalçın, Villa Latomia’nın hayat bulmasına katkı koyan herkese teşekkürlerini sundu.

Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Villa Latomia hizmete açıldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Hocalı Katliamı paylaşımı: Acısını hiçbir zaman unutmayacağız

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hocalı Katliamı’nın 33. yılında yaptığı paylaşımda “Acısını hiçbir zaman unutmayacağız, Azerbaycan halkına taziyelerimi iletiyorum” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hocalı Katliamı’nın 33. yıl dönümüyle ilgili mesajında, “İyi ve kötü günde yekvücut olduğumuz kardeş Azerbaycan halkına taziyelerimi iletiyorum” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, Hocalı Katliamı’nın 33. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Erdoğan, “Acısını hiçbir zaman unutmayacağımız, hüznünü hep içimizde taşıyacağımız Hocalı Katliamı’nın 33’üncü yıl dönümünde, katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyorum” ifadelerini kullandığı mesajında şunları aktardı:

“Acısını hiçbir zaman unutmayacağımız, hüznünü hep içimizde taşıyacağımız Hocalı Katliamı’nın 33’üncü yıl dönümünde, katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyorum.

İyi ve kötü günde yekvücut olduğumuz kardeş Azerbaycan halkına taziyelerimi iletiyorum”.

Serim’in avukatından, Özel’in iddialarıyla ilgili açıklama: İftiralara karşı yasal haklarımızı kullanacağız

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim ile ilgili ortaya attığı iddialar yargıya taşınıyor. Serim’in avukatı Karagüzel, “Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim hakkında ortaya attığı iddialar üzerine Serim’in avukatı Ömer Faruk Karagüzel açıklama yaptı. Karagüzel, “Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim’in Avukatı Ömer Faruk Karagüzel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dünkü grup toplantısındaki iddialarıyla ilgili açıklama yaparak, “Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

“Serim’e yöneltilen muallak ve nereye vardığı belli olmayan ifadeler üzerinden açık bir itibar suikastı yapıldığını” kaydeden Karagüzel, müvekkili hakkında “illegal kişilerle bağlantılı” seklinde algı oluşturmak maksadıyla dile getirildiğini belirttiği iftira ve iddiaların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Karagüzel, Serim’in geçmişe dönük tüm işlemlerinin devlet kayıtlarında olduğunu, mal beyanının da devlet kayıtlarında bulunduğunu kaydederek, “Müvekkilim hayatının hiçbir döneminde bahsi geçen şahıs ve illegal kişi olarak anılan hiç̧ kimseyle bir araya gelmedi, hiçbir irtibatta bulunmadı” dedi.

TC Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim’in Avukatı Ömer Faruk Karagüzel, yazılı açıklamasında, Özgür Özel’in müvekkili hakkında, “önceden beri dile getirilen ve doğru olmadığı defaten kamuoyuna deklare edilen birtakım gerçek dışı iddiaları tekrar ettiğini” belirterek, TC Lefkoşa Büyükelçisi Serim’in kişilik haklarına bir kez daha saldırıda bulunulduğunu söyledi.

Malvarlığına ilişkin yapılan imalar ve ortaya atılan iddialarla Yasin Ekrem Serim’in uzun zamandır kamuoyu husumetine maruz bırakılmaya çalışıldığını söyleyen Karagüzel, “Asılsız iddialar karşısında hukuki ve cezai yollara başvurduğumuzu ve bu süreçlerin halen devam ettiğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını belirtmek isteriz” dedi.

“İFTİRALARA YÖNELİK AÇTIĞIMIZ DAVALAR DEVAM EDİYOR”

Özgür Özel‘in müvekkili Yasin Ekrem Serim’in “Halil Falyalı ile ortak şirket kurduğu” iddiasının açıkça yalan ve iftira olduğunu, bunun daha önce de çok defa ifade edildiğini belirten Karagüzel, açıklamasında şunları kaydetti:

“Serim’e yöneltilen bu iftiralara yönelik açmış olduğumuz davalar henüz devam etmekte, kesinleşmiş bir karar bulunmamaktadır. Müvekkilim Yasin Ekrem Serim, bahsi geçen şahısla hiçbir şekilde şirket kurmamış, ortak ticari faaliyette bulunmamıştır.

KKTC Girne Merkezli Northern Associates Trading Limited isimli şirket üzerinden müvekkilimin geçmiş̧ yıllarda gerçekleştirdiği ticari faaliyetler gerçeğe aykırı şekilde gösterilerek hukuksuz eylemler gerçekleştirdiği iddia edilmektedir. Her ne kadar bu eylemlerin müvekkil tarafından gerçekleştirildiği iddia edilse de olayın oluş̧ biçimi dikkate alındığında basit bir gayrimenkul satışı karşılığında şirket hisselerinin devredilmesi hakkında olduğu anlaşılacaktır.

Müvekkilimin şirketine ait taşınmazın satışı amacıyla 2020 yılında şirket hisselerinin bir kısmının devrinin sağlanması, ardından taşınmaz bedeline karşılık gelen hisselerin tarafına ödenmesiyle 4 ay sonra tamamı devredilmek suretiyle işlem gerçekleştirilmiştir.

Satış işlemi de gayrimenkul satış hizmeti veren kişiler ve avukatlar vasıtasıyla gerçekleşmiş olup hayatının hiçbir döneminde bahsi geçen şahıs ve illegal kişi olarak anılan hiç kimseyle bir araya gelmemiş̧, hiçbir irtibatı ve iltisakı bulunmamıştır.

Esasen bahsi geçen satış̧, taşınmaz satışına ilişkin olup, şirkete bağlı bir taşınmazın satışı şirket hisselerinin devri üzerinden yapılmıştır. Gayrimenkul satışı bittikten yıllar sonra şahıs hakkında çıkan haberler o dönemde basında yer almamaktadır. Halihazırda araması, yakalaması, hakkında tutuklaması bulunan şahısların hisse devri, alım satım yapmaları da imkansızdır.”

“ÖZEL’İ ‘ULUSLARARASI SULARDA YÜZEN GEMİLER’ İFADESİYLE NEYİ KASTETTİĞİNİ AÇIK ŞEKİLDE SÖYLEMEYE DAVET EDİYORUZ”

Bir gayrimenkul satışının, yasadışı kişilerle ortaklık olarak kamuoyuna servis edilmesinin açıkça suç teşkil ettiğini de belirten Avukat Ömer Faruk Karagüzel, şunları da kaydetti:

“Müvekkilimin dava ettiği ve mahkemede davalı taraf CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarında ortaya attığı ‘uluslararası sularda yüzen gemiler’ ifadesiyle neyi kastettiğini açık şekilde söylemeye davet ediyoruz.

Müvekkile yöneltilen muallak ve nereye vardığı belli olmayan ifadeler üzerinden kamuoyunda algı oluşturma ve siyasi rant devşirme çabasının beyhude bir çaba olduğu ve açık bir itibar suikastı olduğu aşikardır.

Söz konusu iftira ve iddialar kamu görevi yerine getiren müvekkilimin itibarını kamuoyu nezdinde zedelemekte ve ona duyulan güveni önemli nitelikte etkilemekte olduğundan bu ithamlar ağızdan çıktığı andan itibaren geri dönülemez zararlara sebep olmuştur. Sözde soru gibi görünen fakat kamuoyunu tamamen yönlendirmek maksadıyla ortaya atılan ve kamuoyunda müvekkil hakkında ‘illegal kişilerle bağlantılı’ seklinde algı oluşturmak maksadıyla dile getirilen iftira ve iddialar kabul edilemez niteliktedir.

Müvekkilimizin geçmişe dönük tüm işlemleri devlet kayıtlarında mevcut olup, mal beyanı olarak da devlet kayıtlarında bulunmaktadır. Müvekkilimize yönelik saldırının maksadı, şahısla irtibatlandırmak suretiyle kamuoyunda müvekkil hakkında illegal kişi algısı oluşturmaktır. Bu iddiaların tamamı yalan ve iftiradır. Tüm asılsız haber ve iftiralara karşı yasal haklarımızı hukuk nezdinde kullanmaya devam edeceğimizi ifade etmek isteriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

”Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, bu beyefendinin babasını yakından tanıyorsunuz, Maksut Serim. Sizin örtülü ödeneğinizi kontrol ediyordu bir zamanlar. Oğlunu, Dışişleri Bakanlığı süreçlerinden gelmediği halde önce Dışişleri’nde özel kalem müdürü sonra bakan yardımcısı yaptınız. Bu sırada 2022 yılında Kıbrıs’ta öldürülen Halil Falyalı ile ortak şirket kurduğu ortaya çıktı. Bu kişiyi, göz göre göre Kıbrıs’a büyükelçi olarak atadınız. Ben, bu kişiyi neden büyükelçi yaptın diye sormuyorum. Ben, uluslararası sularda bazı gemiler durduruldu mu, içinden ne çıktı bu gemilerin diye soruyorum. Bu sıralar birilerinin hesap hareketlerinde bir değişim oldu mu diye soruyorum. Biz o gemide yokuz ama siz, hepiniz o geminin içindesiniz.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş, enginar üreticileriyle bir araya geldi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, enginar üreticilerini kabul ederek sektörün mevcut durumu ve üreticilerin talepleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.

Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, kabulde üreticilerin karşılaştığı zorluklar, destek mekanizmaları ve sürdürülebilir üretim konuları ele alındı.

Çavuş, enginar üretiminin artırılması ve üreticilerin desteklenmesi adına hükümetin çalışmalarına devam ettiğini belirterek, “Hükümetimizin ve Başbakan Ünal Üstel’in desteğiyle birçok yeni güvenceyi sağladık. Tarımı gençleştirmek, bu topraklara tutunmanın en önemli yollarından biridir. Genç üreticilerimizi destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çavuş, üreticilerin taleplerinin değerlendirileceğini ve tarımsal üretimin güvence altına alınması adına gerekli adımların atılacağını belirtti.

Açıklamada, üreticilerin özellikle hava koşullarından kaynaklanan don olaylarının enginar üretimine verdiği zararlar ve bu durumun Genel Tarım Sigortası Fonu kapsamına alınması yönünde taleplerini dile getirdiği belirtildi.

Açıklamada, toplantıya Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Ercan Akerzurumlu ve Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü İpek Kızılduman da katılarak, üreticilerin taleplerini dinlediği ve ilgili konular üzerine görüşlerini paylaştığı kaydedildi.

Başbakan Üstel, Hocalı katliamının 33. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı

Başbakan Ünal Üstel, KKTC’nin “tek millet, üç devlet” anlayışıyla Azerbaycan’ın haklı mücadelesinde her daim yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, Hocalı katliamının 33. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Başbakan Üstel mesajında şu ifadeleri kullandı:

“26 Şubat 1992’de Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde 613 masum Azerbaycanlı katledilmiş, yüzlercesi yaralanmıştır.

Azerbaycanlı kardeşlerimiz maruz kaldıkları bu vahşetin bedelini 2020 yılında 44 gün süren şanlı bir destanla ödeterek tarihlerinde yeni bir sayfa açmıştır. Masum sivillere yönelik gerçekleştirilen bu katliamın acısını hala yüreğimizde hissederken, Hocalı katliamında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diler, Azerbaycan halkına taziyelerimi iletirim. “Tek millet, üç devlet” anlayışıyla KKTC, Azerbaycan’ın haklı mücadelesinde her daim yanında olmaya devam edecektir.”