Archives Şubat 2025

Süt bedelleri ödendi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 16-31 Aralık 2024 dönemine ait küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.

SÜTEK’ten yapılan açıklamaya göre, kuruma süt veren 595 üretici için 161 Milyon 763 bin 494.89 TL’lik çiğ süt bedeli bugün üreticilerin hesaplarına yatırıldı.

İş insanı Asil Nadir için anma töreni düzenlendi…

Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir için düzenlenen anma törende konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Asil Nadir’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanıtılması için cesur demeçler veren ve yatırımlar yapan bir kişi olduğunu söyledi.

Lefkoşa’da Nadir Şirketler Grubu binası önünde düzenlenen törene; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, bakanlar, milletvekilleri, Nadir’in ailesi ve sevenleri katıldı.

Saygı duruşunun ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve iş insanı Asil Nadir’in eşi Nur Nadir, törende birer konuşma yaptı. Ardından Nadir’in naaşı önünde saygı geçişi yapıldı.

Tatar: “Nadir, KKTC’nin tanıtılması için cesur demeçler veren ve yatırımlar yapan bir kişiydi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, bugün kendileri için çok üzüntülü bir gün olduğunu ifade etti.

Asil Nadir’in bu topraklarda doğan ve mücadele eden babası İrfan Nadir’den ve annesi Safiye Nadir’den aldığı ilhamla İstanbul’da aldığı eğitimden sonra İngiltere’ye gittiğini ifade eden Tatar, Nadir’in girişimciliğiyle İngiltere’den Libya ve Irak’a elbise ihraç ettiğini anımsattı.

Nadir’in Kıbrıs’ta narenciye sektörüne el atarak önemli girişimler gerçekleştirdiğini ifade eden Tatar, narenciyeyi Avrupa pazarına ulaştırdığına değindi.

Nadir’in satın aldığı uçak ile ilk kez İngiltere’den “havada şifreyi değiştirmek suretiyle” direkt uçuş gerçekleştirdiğini anımsatan Tatar, “Bunları yaparken adeta dünyaya meydan okudu. Başarılarına başarı kattı. Şirketini büyüttü, İngiliz Kraliçesi’nden ödüller aldı. ” diye konuştu.

Asil Nadir’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanıtılması hususunda verdiği cesur demeçlere dikkat çeken Tatar, gerçekleştirdiği yatırımlara değindi.

Kendisini ziyaret eden Birleşmiş Milletler’in (BM) Siyasi ve Barış İnşa İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo’ya Asil Nadir’in kim olduğunu anlattığını belirten Tatar, “Bundan 40 yıl önce ambargolar, izolasyonlar ve engellemelere karşı bu değerleri yaratmış biri olan Nadir’in, yine o saldırılarla çökertildiğini söyledim.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün Nadir’in mücadelesini devam ettireceğini dile getirdi.

“Asil Nadir, çok büyük haksızlıklara uğramış bir kişidir. Güney Kıbrıs’tan kendisine saldırılar devam ediyordu, hala tehdit ediyorlardı.” diyen Tatar, Nadir’i rahmetle andığını belirterek ailesine sabırlar diledi.

 

Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu Sedef Nergiz’i kabul etti

Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu, Milli Boksör Sedef Nergiz’i kabul etti.

Kabulde bir konuşma yapan Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu; “ Gençlerimizin spor alanında başarılı olmaları bizim için çok değerlidir. Bu düşünce ile Başbakanımız Ünal Üstel önderliğinde ülkemizin spor alanlarına yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Gençlerimizin spor alanında önünü açmak, onların başarıya daha fazla ulaşmasını sağlamak en büyük hedefimizdir. İnanıyorum ki gençlerimiz bizlerinde katkılarıyla spor alanında uluslararası platformlarda başarılı olmaya devam edecektir” dedi.

Sedef Nergiz’in Karadağ’da katılacağı şampiyonada başarılı olacağına inancının tam olduğunu belirten Hüseyin Cahitoğlu, sporcularımızın önünü açmak, başarılı olmalarını sağlamak için üzerlerine düşeni yapmaya devam edeceklerini söyledi.

 

Sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin hava tahmin raporuna göre, bugün parçalı çok bulutlu bir hava hakim olacak. Gün içerisinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.

Alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak olan bölgede, sıcaklıkların iç kesimlerde ve sahillerde 12-15°C civarında seyretmesi öngörülüyor.

Rüzgarın ise genellikle kuzey yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi bekleniyor. Yetkililer, olumsuz hava koşullarına karşı vatandaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

KIB-TEK GENEL MÜDÜRÜ AYDIN: ELEKTRİK ALTYAPISI İÇİN YATIRIMLAR YAPIYORUZ

KIB-TEK Genel Müdürü Dalman Aydın, BRT’deki 18. Saat programına katıldı.
Programa telefonla bağlanan KIB-TEK Genel Müdürü Dalman Aydın, elektrik altyapısındaki eksiklikleri gidermek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. “Son iki yılda şehir içi aydınlatmalara 15 bin ampul ekledik. Bunun yanında 10 binden fazla yeni LED aydınlatma armatürü de sisteme dahil edildi” dedi.

Aydın, belediyeler ve karayolları ile iş birliği içinde olduklarını belirterek “Biz belediyelerden gelen talepleri değerlendiriyoruz. Ancak karayolları da bu sürecin içinde olmalı. Çünkü ana yollar karayollarının sorumluluğunda. Yasal düzenleme ile bu yetki sorununun çözülmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, belediyelere aktarılması gereken aydınlatma bütçesiyle ilgili sorunları da dile getiren Aydın, “Bu konuda yasal boşluklar var. Belediyelere ödenmesi gereken ücretler konusunda net bir düzenleme bulunmuyor. Bunun düzeltilmesi gerekiyor” dedi.

Amcaoğlu: Belediyeler, Karayolları ve Kıb-Tek iş birliği yapmalı

Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu,BRT’deki 18. Saat programına katıldı.

Stüdyoda bulunan Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, belediyelerin ellerinden gelen desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

“Ancak elektrik altyapısı konusunda mutlaka KIB-TEK’in teknik desteğine ihtiyaç duyulur. Belediyeler olarak tek başımıza müdahale edemeyiz. Çünkü bu işin şakası yok. Bir can kaybı yaşanırsa, biz sorumlu oluruz” dedi.

Amcaoğlu, karayollarının aydınlatma konusunda daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirterek, “Karayolları, KIB-TEK ve belediyelerin koordinasyon içinde çalışması şart. Girne-Lefkoşa yolu örneğinde olduğu gibi iş birliği içinde hareket etmeliyiz. Daha önce karayolları ve KIB-TEK ile ortak çalışmalar yaptık ve bu yöntemle birçok noktadaki aydınlatma sorununu çözdük” dedi.

Başkan Amcaoğlu, Gönyeli’de kazaların sadece aydınlatma eksikliği nedeniyle değil, yaya geçiş noktalarındaki eksiklikler nedeniyle de yaşandığını belirtti. “Bariyerler mi yapılacak, üst geçit mi olacak, trafik ışıkları mı konulacak, bunları masaya yatırmalıyız. Aydınlatma önemli ama yol güvenliği de en az onun kadar kritik” diye konuştu.

AMCAOĞLU: DENETLENEBİLEN SERBEST LİMAN İŞLETMESİ SAYISI 1475’E ULAŞTI

Serbest Liman ve Bölge (Değişiklik) Yasa Tasarısı Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’ndan oy birliğiyle geçti.

Tasarı üzerine söz alan Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, yaklaşık bir yıldır serbest liman bölgesindeki işletmelerin çalışma koşullarının tüzükle ve yasayla düzenleyerek çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.

Bakan Amcaoğlu, tüzüklerde yapılan değişiklikle bütün serbest liman işletmelerine ulaşılabilme noktasında ihtiyacı giderip, denetlenmek noktasında bağlı bulundukları mali müşavirler tarafından temsiliyetlerinin yerine getirilmesi ve en az bir KKTC vatandaşının bu ofislerde çalıştırılması koşullarının yerine getirilmesi gibi adımlar atıldığını söyledi.

İki bine yakın işletmenin yaklaşık 400’üne ulaşılabilirken, yapılan değişiklikle ulaşılabilen, denetlenebilen serbest liman işletmesi sayısının 1475’e ulaştığına vurgu yapan Amcaoğlu, “Bu her gün de artarak devam ediyor” dedi.

Sadece Maliye Bakanlığı’nın Şubat ayının sonuna kadar kasasına alacağı rakamın yaklaşık 5 Milyon dolar olacağını ifade eden Amcaoğlu, yasanın, ülkenin ekonomisine, maliyesine ve istihdam yaratarak, katma değerine katkı sağlayacağına inanç belirtti.

Tasarı madde madde görüşülmesi sonrasında 33 kabul oyuyla, oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından Genel Kurul’da görüşmeler tamamlandı.

Gelecek birleşim gruplar arası varılan mutabakatla yarın saat 13.30’da yapılacak.

 

Ersin Tatar, yeni Din İşleri Başkanı Hakan Moral’a başarılar diledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ile yeni Din İşleri Başkanı Hakan Moral’ı kabul etti. Cumhurbaşkanı Tatar, Moral’a yeni görevinde başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Din İşleri Başkanı Hakan Moral ve Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Din İşleri Başkanlığı görevine atanan Hakan Moral’a yeni görevinde başarılar diledi.

KKTC eski Din İşleri Başkanı Ahmet Ünsal’a da hizmetleri dolayısıyla teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türklerinin tarihi boyunca milli ve dini değerleri ile bu topraklara tutunduğunu belirterek, İslam İşbirliği Teşkilatının üyesi ve Anavatan Türkiye’nin desteğiyle Türk Devletleri Teşkilatının üyesi olarak uluslararası camia ile temaslarımızda Kıbrıs Türkünün İslam dünyasının bir parçası olduğunun ifade edilmekte olduğunu kaydetti.

İnanç ve ibadet özgürlüğü anlayışı ile devletimizin ibadet için zemin hazırlayarak sunabilmesinin başlıca görevi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, ibadet yerlerinin yanı sıra Vakıflar İdaresinin hayır işleri ve yardımlaşma anlayışındaki çalışmalarının Kıbrıs Türk kültürünün bir parçası olarak önemini dile getirdi.

Ülkede bulunan imamların halkla bütünleşmeleri, birlik ve beraberliğe önem verilmesi gerektiğine değinen Cumhurbaşkanı Tatar,  yaklaşan Ramazan ayının birlik ve beraberlik için önemini anımsatarak Ramazan ayı için yapılacak hazırlıklarda da iyi çalışmalar diledi.

Tatar, 1978’den 1986’ya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, askeri lise ve harp okulları mezunları tarafından kurulan 1978’den 1986’ya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Levent Önce ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler Danışmanı İlker Edip de hazır bulundu.

Görüşmede, Derneğin KKTC Temsilcisi Hüseyin Yiğit tarafından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Fahri Üyelik beratı takdim edildi.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşmasına, Kıbrıs Türk toplumunun önemli figürlerinden olduğunu belirttiği Asil Nadir’i anarak başladı.

Asil Nadir’in Türk dünyasında büyük hizmetler vermiş, milliyetçi bir kişi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Nadir’in kurduğu şirketlerle ekonomik kalkınmaya ve istihdama önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşmasının devamında, derneğin ziyareti dolayısıyla memnuniyetini dile getirerek, milli hassasiyetlere sahip çıkmasının büyük bir anlam taşıdığını belirtti ve çalışmalarında başarılar diledi.

Türk ordusu ve Güvenlik Kuvvetleri’nde görev almış kişilerin, emekli olduktan sonra da aynı ilham ve milli değerlerle topluma hizmet etmelerinin büyük önem taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Çalışanıyla, emeklisiyle, sivil toplum örgütleriyle halk bir bütündür” diyerek, derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu duyarlılığını ve yaptığı çalışmaları büyük bir takdirle karşıladığını belirtti.

Kıbrıs’ta bir anlaşma yapılması durumunda, bu anlaşmanın adil, kalıcı ve sürdürülebilir olabilmesi için mutlaka iki devletli çözüm esasına dayalı olması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarının korunmasının olmazsa olmaz bir koşul olduğunu söyledi.

Birleşik bir Kıbrıs’ta, anayasal haklarla Kıbrıs Türkü’nü vatandaşlık düzeyine indirilecek bir zihniyete karşı olduklarının altın çizen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakları ve kendi devletiyle bir çözümün parçası olabileceğini ifade etti.

-“Bir anlaşma olacaksa, o anlaşmanın bir parçası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti olacaktır”

Birleşmiş Milletler Siyasi ve Barış İnşa İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo ile bugün bir görüşme gerçekleştirdiğini anımsatan Tatar, Kıbrıs Türk halkı için adil bir çözüm ve kendi devletinin varlığını güvence altına alacak bir anlaşmanın önemini bir kez daha vurgulayarak, “Neticede bir anlaşma olacaksa, o anlaşmanın bir parçası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin Kıbrıs’taki caydırıcı gücünün, Kıbrıs Türk halkının hakkını, hukukunu ve güvenliğini en iyi şekilde koruyabilecek yapıyı oluşturduğunu belirterek, bu yapının korunmasının ve taviz verilmemesinin Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, mart ayında yapılacak uluslararası toplantıda Türk tarafı olarak bu görüşleri dile getireceklerini ve Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmaya devam edeceklerini söyledi.

Kıbrıs Türk halkına yönelik ambargo, izolasyon ve kısıtlamaların da kabul edilemez olduğunu, BM’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tüm adanın hükümeti olarak tanımasının Kıbrıs Türk halkı için büyük bir sıkıntı oluşturduğunu ve hukuken çok büyük bir zafiyet içerdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Çünkü Güney Kıbrıs, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak bütün adanın hükümeti olarak kabul görüyor. Bizler halen daha statümüzü ambargolar ve izolasyonlar altında sürdürmekteyiz. Bu hem adil değil hem de hukuken çok büyük bir zafiyet içermektedir.”

-Ambargo ve izolasyonlar uluslararası hukukla bağdaşmıyor

Bu durumun uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sahip çıkmanın sadece bir hak değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu sorumluluğu sonuna kadar yerine getireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte sürdürdükleri yeni ve milli siyaseti devam ettirme kararlılığını da ifade ederek, bu süreçte derneğin duyarlılığı ve desteğinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Tarar konuşmasının sonunda, derneğin çalışmalarına verdiği önemi yineleyerek tüm üyelerine sevgi ve saygılarını iletti.

-Önce

1978’den 1986’ya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Levent Önce ise konuşmasında, 1978 yılında askeri liselerden mezun olduklarını ve ardından 1978’den 1986’ya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni kurduklarını belirtti.

Mezunlar arasında birçoğunun subay olarak görev yaptığını, bazılarının ise farklı alanlarda kariyerlerine devam ettiğini belirten Önce, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı derneğin fahri üyesi olarak aralarında görmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, tüm üyelerin sevgi ve saygılarını iletti.

Üstel: Ülkede ışıksız yol kalmayacak

Başbakan Ünal Üstel meclis genel kurulunda söz alarak, trafik ve Kıbrıs konusuna değindi.

Ölümle sonuçlanan kazalara işaret eden Üstel, kazalarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Kurulan kısa süreli hükümetler nedeniyle ülkedeki sorunların dağ gibi büyüdüğünü kaydeden Üstel, bu sorunları çözmek için sıraya koyduklarını söyledi. Önceliği yollara verdiklerini belirten Üstel, yol projelerini saydı.

Yerel idarelerle istişare ederek yolları tamamlamak için çalıştıklarını belirten Üstel, yol aydınlatmaları için Belediyeler Birliği ile de istişare ederek sorunu ortadan kaldırmaya çalıştıklarını söyledi, erken zamanda sorunun ortadan kalkacağına inanç belirtti.

Ülkede ışıksız yol kalmayacağını vurgulayan Üstel, yeni projelere ışıklandırılmasını da kattıklarını söyledi.

Poliste yeterli personel ve kaynak olmadığına değinen Üstel, kendilerinin iki buçuk yılda polise toplam 800 istihdam verdiklerini kaydetti. Polisin araç gerecinin de yıpranmış ve yetersiz olduğunu belirten Üstel, polise sabit radarların yüzde ellisini verdiklerini söyledi.

Nüfus ve araç sayısının arttığını ve bunları planlamak için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Üstel, ilgili yasal düzenlemeleri Meclis’e gönderdiklerini kaydetti.

Kıbrıs konusuna da değinen Üstel, UBP’nin iki egemen devlet görüşünde olduğunu, gündemlerinde federasyon olmadığını vurguladı.

Filiz Besim’in sorusu üzerine Üstel, trafik kontrolünde uyuşturucu kontrolü de yapılması gerektiğini ancak bunun için de bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, yasal düzenleme olana kadar daha portatif bir çözümü uygulamaya geçireceklerini söyledi.

Tatar: “17-18 Mart tarihlerinde Cenevre’deki toplantıya katılacağımızı söyledik”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 17-18 Mart’ta Cenevre’de yapılacak muhtemel geniş katılımlı toplantıya katılabileceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs sorunu ve gayri resmi toplantı hazırlıklarını ele almak için adada bulunan BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo’ya bir araya geldi. 


Tatar, DiCarlo ile bir buçuk saatte çeşitli konularda görüşme yaptıklarını ve görüşmenin olumlu geçtiğini söyledi.  Görüşmede Mart ayında Cenevre’de yapılması öngörülen toplantının ele alındığını ifade eden Tatar, tüm tarafların katılmasının öngörüldüğü gayri resmî buluşmanın faydalı olacağına inanç belirtti. 

Tatar, 17-18 Mart tarihlerinde Cenevre’de yapılması öngörülen toplantıya onay verdiklerini DiCarlo’ya söylediğini kaydetti. Görüşme öncesi hazırlıkların devam edeceğini ifade eden Tatar, adada iki taraf, iki egemen halk ve iki devlet olduğunu vurguladı. 

Cumhurbaşkanı Tatar, yapıcı olarak çözüme yönelik adım atılacaksa Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini söyledi. 

“Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk halkı asli unsurdur ve özden gelen egemenlik hakkı vardır” diyen Tatar, Kıbrıs Türk halkının yaşamsal öneme sahip haklarını toplantıda aktardığını kaydetti. 

İzolasyonların bu çağda insan haklarına aykırı ve haksız bir cezalandırma olduğunu anlattıklarını ifade eden Tatar, “Hayatımızı zora sokarak zorladıkları bir anlaşmayı asla kabul etmiyoruz” dedi. 

Adil, kalıcı, sürdürülebilir bir anlaşma için Kıbrıs Türk halkının hassasiyetlerine ve adada 60 yıldır yaşananlara önem verilmesi gerektiğini belirten Tatar, Rumların her anlaşmayı reddettiğini ama Kıbrıs Türk halkının ambargo altında yaşadığını ve bunun kabul edilebilir olmadığını belirtti. 

BM’nin artık bu konuda adım atması gerektiğini ifade eden Tatar, direkt uçuş direkt temas ve direkt ticaret konularında açılımın şart olduğunu kaydetti. 

İki eşit tarafın birçok konuda iş birliği yapabileceğini ifade eden Tatar, enerji ve turizm başta olmak üzere geçiş kapıları konusunda iş birliği yapılabileceğini söyledi. 

New York’taki üçlü görüşmede de ele alınan yeni geçiş kapılarla ilgili iş birliği yapılabileceğini ifade eden Tatar, 9 kapı olduğunu ve ağırlığın yüzde 65 ile Metehan’da olduğunu belirtti. 

Metehan’ın artık daha fazlasını kaldıramadığını ve iki tarafa da sıkıntı yarattığını ifade eden Tatar, yeni geçiş kapılarının Haspolat ve Akıncılar’da açılması yönünde öneri yaptıklarını ancak yanıt alamadıklarını söyledi. 

Rum tarafının çerçeve dışına çıktığını ve transit geçiş istediğini ancak bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Tatar, Pile Yiğitler yolu konusunda yaşanan sıkıntıya değindi.

İki tarafın hayrına iş birliği yapabileceğini ancak karşı tarafın bunu kabul etmediğini ifade eden Tatar, kabul edilmek istenmeyen KKTC’nin var olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyledi. 

Anlaşmanın müzakere sonucu bulunabileceğine inanıp, desteklediklerini ancak bunun da şartlara bağlı olduğunu ifade eden Tatar, Türkiye kökenli insanların güneye geçememesi konusunu görüşmede anlattıklarını ve rahatsızlığın karşı tarafa iletilmesini istediklerini belirtti. 

Kıbrıs konusunun özünü oluşturan sıkıntıları ifade ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sonuç olarak Cenevre’de yapılması planlanan gayri resmî toplantıya 17-18 Mart tarihinde katılabileceklerine onay verdiklerini dile getirdiği görüşmenin yararlı bir görüşme olduğunu söyledi. 

Santorini’de korkutan deprem: 4.8 büyüklüğünde

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), günlerdir beşik gibi sallanan Santorini’de yeni bir deprem meydana geldiğini bildirdi.

AFAD tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan’ın Santorini adasında meydana gelen depremin 4.8 büyüklüğünde olduğu ifade edildi.

Merkez üssü Ege Denizi olan deprem, 7 km derinlikte meydana gelen sarsıntı sebebiyle gerçekleşti.

Meteoroloji Dairesi’nden kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji Dairesi, yarın 04.00-14.00 saatleri arasında kuzey sahil bölgesinde yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini duyurdu. Yetkililer ve vatandaşlar tedbirli olmaya çağrıldı.

Meteoroloji Dairesi, kuzey sahil bölgesi için kuvvetli yağış uyarısında bulundu.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, kuvvetli yağışın yarın 04.00 ile 14.00 saatleri arasında etkili olması bekleniyor.

Açıklamada, “Yapılan son meteorolojik değerlendirme ve analizler sonucunda bölgemizde beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların özellikle kuzey sahil bölgesinde yer yer kuvvetli (21 – 50 kg/m²) olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı yetkililerin ve vatandaşların tedbirli olması tavsiye edilir.” denildi.

YYK Başkanı Hansel’den, Asil Nadir’in vefatı nedeniyle taziye mesajı

Yayın Yüksek Kurulu (YYK) Başkanı Feyzi Hansel, Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir’in vefatı nedeniyle yayımladığı taziye mesajında “Kıbrıs Türk halkı için unutulmaz bir şahsiyet olarak kalacaktır” dedi.

YYK Başkanı Hansel, mesajında, Nadir’in ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirerek kendisine Allah’tan rahmet, yaslı ailesine sabır diledi ve şunları kaydetti:

“Başarılı bir İş İnsanı olan İrfan Nadir’in oğlu olan Asil Nadir, zekası ve girişimci ruhu ile ülkesine ve halkına yeni hizmetler sunan, dünyaya açılarak gerek Türkiye gerekse İngiltere’de gerçekleştirdiği yatırımlarla başarılı bir iş insanı olmuştur.

 

Tarım, gıda, tekstil, elektronik, denizcilik ve turizm gibi pek çok alandaki yatırımları yanında medya alanında da başarılı işlere imza atan Asil Nadir, yüzlerce Kıbrıslı Türk’e de ekmek kapısı olmuştur. Yatırımları ile adını dünyaya duyurmuş, Kıbrıslı Türklerin, bu topraklarda var olma mücadelesini her fırsatta ve son nefesinde dile getirmiştir.

Asil Nadir, vazgeçmeyen ve pes etmeyen kişiliği ile ülkemize ve Kıbrıs Türküne birçok konuda çığır açmıştır. Bize bıraktığı bu değerleri, hiçbir zaman unutmayacağımız gibi her zaman bu değerlere sahip olarak pes etmeyeceğiz ve ülkemizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

Asil Nadir yarın Lefkoşa’da defnedilecek

Bir süredir tedavi gördüğü hastanede 83 yaşında yaşamını yitiren Asil Nadir için yarın 11.00’de Lefkoşa’da Nadir Şirketler Grubu binası önünde (eski Kıbrıs Gazetesi binası) tören yapılacak.

Törenin ardından Asil Nadir’in naaşı, saat 12.00’de Suat Günsel Camii’de kılınacak öğle namazını müteakip, Lefkoşa Kabristanlığı’ndaki aile mezarlığında toprağa verilecek.

 

Cumhurbaşkanı Tatar: ”Bu eser Doğu Akdeniz’deki bağımsız Türk dünyasının mührüdür”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) bağımsız bir devlet olarak tanınması için 1974 yılından bu yana uluslararası alanda mücadele veren Türkiye, Bağımsız KKTC Devleti’nin simgesi olacak dev bir eseri hayata geçirdi. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Lefkoşa’daki Metehan sınır kapısının yanı başındaki 640 bin metrekare alana inşa edilen KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi, Parlamento Binası ve Millet Bahçesi açılışa hazır hale getirildi. Kısa bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı yapılacak yerleşkenin inşasında Osmanlı çinisi, Marmara mermeri ve Kıbrıs taşı özel olarak kullanıldı.

Açılış için son hazırlıkların yapıldığı Yerleşkeye ilişkin SABAH’a konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bu yerleşke, Bağımsız KKTC’nin dünyaya mesajıdır. Doğu Akdeniz’deki bağımsız Türk dünyasının mührüdür. Bütün Türk dünyasının en güneydeki Türk Devleti olan KKTC’nin simgesidir. Harika bir eser ortaya çıktı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, TOKİ’ye, yüklenici firmaya, mimar, mühendisler ve tüm işçilere şahsım ve halkım adına teşekkür ederim” dedi. SABAH muhabirleri açılış için gün sayan KKTC’nin bağımsızlığının nişanelerinden biri olan projeyi yerinde inceledi:

 

2022’DE YAPIMINA BAŞLANDI

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı TOKİ Başkanlığı tarafından 2022 yılında ihale edilen projenin aynı yıl yapımına başlandı. 187 bin 47 metrekaresi yerleşke alanı, 452 bin 428 metrekaresi millet bahçesi olmak üzere toplamda 640 bin metrekare bir alana inşa edilen KKTC Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi, Parlamento Binası ve Millet Bahçesi 2025 yılı Ocak ayı itibariyle tamamlandı.

ÇOK AMAÇLI BİR YERLEŞKE

İçerisinde makam odaları, konferans salonları, kabul resepsiyonları, genel kurul salonu, toplantı odaları, kütüphaneler, yemek salonları ve otoparkların yer aldığı Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi ve Parlamento binası çok amaçlı hizmet verecek şekilde inşa edildi. Yerleşke kapsamında inşa edilen 452 bin 428 metrekare büyüklüğündeki millet bahçesinde ise 2 bin 250 kişilik bir camii, sosyal yapılar, kafeteryalar, etkinlik ve spor alanları yapıldı. Millet Bahçesi’ne özel olarak getirilen binlerce ağaç dikildi.

 

OSMANLI ÇİNİSİ MARMARA MERMERİ VE KIBRIS TAŞI KULLANILDI

Yerleşkenin yapımında özel detaylar da çalışıldı. Dünyada başka bir yerde kullanılmayan bu yerleşkeye özgü madeni KKTC’de bulunan Kıbrıs Taşı proje için özel olarak üretildi. Yerleşkenin tüm cephesi Kıbrıs taşından örüldü. Bunun yanında yerleşkenin dış cephesinde mavi Osmanlı Çinisi ve Köşelerde ise Marmara Mermeri Kullanıldı. Mühendisler tarafından özel olarak tasarlanan Cumhuriyet aksı ile de yerleşke ile Beşparmak Dağları’nda bulunan KKTC Bayrağı aynı hizaya getirildi.

SON HAZIRLIKLAR YAPILIYOR

Sabah Muhabirlerinin yerinde incelediği yerleşkede hummalı bir çalışma yürütülüyor. Açılışının kısa bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacağı öğrenilen yerleşkede son hazırlıklar yapılıyor. Mobilyaların yerleştirildiği görülen yerleşkede çevre temizliği ve peyzaj çalışmaları devam ediyor.

 

KIBRIS TÜRKÜNÜN MÜCADELESİNİN SİMGESİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, inşa edilen yerleşkeye ilişkin SABAH’a özel açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı ve Meclis binalarının, KKTC için önemine vurgu yapan Ersin Tatar, “KKTC’nin bağımsızlığının, özgürlüğünün ve bir devlet olduğunun simgesi olmuştur. İnşallah Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretinde yakın tarihte açılışı gerçekleştirilecek.

Recep Tayyip Erdoğan ve anavatan Türkiye’ye çok teşekkür etmek istiyorum. Çünkü böylesine bir projeyi bu kadar kısa bir zamanda gerçekleştirebilmek için hiç basit ve kolay bir iş değil. Burada gerçekten büyük bir eser ortaya çıktı. Ve bu eser Kıbrıs Türkü’nün asırlardır verdiği mücadelenin simgesi haline gelecektir. Yüzyıllar boyunca Kıbrıs Türk halkına hizmet verecektir.” ifadelerini kullandı.

 

DOĞU AKDENİZ’DEKİ BAĞIMSIZ TÜRK DÜNYASININ MÜHRÜ

Ersin Tatar şöyle devam etti: “Bu yapılar, Doğu Akdeniz’deki bağımsız Türk dünyasının mührüdür. Bütün Türk dünyasının en güneydeki Türk Devleti olan KKTC’nin bir simgesidir.” diye konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu binalar KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığının, hürriyetinin, özgürlüğünün ve barış huzur ve güven içinde yaşayabilmesinin bir ifadesidir.

Bütün dünyaya bir mesajıdır. Sınırlarımızdan 2024’te 8 milyon giriş oldu. Bunun yarıdan fazlası, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin yanında yer alan Metehan Sınır Kapısı’ndan geçecek. Oradan geçen herkes burayı görecek ve etkilenecek.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, TOKİ, yüklenici firma, mimara mühendisler ve tüm işçilere hepsine şahsım ve halkım adına bir kez daha teşekkür ederim. Harika bir eser ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı Öztürkler, iş insanı Asil Nadir’in hayatını kaybetmesi dolayasıyla taziye mesajı yayımladı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, iş insanı Asil Nadir’in hayatını kaybetmesi dolayasıyla taziye mesajı yayımladı.

Meclisten verilen bilgiye göre Öztürkler, Nadir’in, çalışkanlığı, dürüstlüğü ve ilkeleri ile yaşadığı döneme damga vurmuş biri olduğunu belirtti.

Öztürkler mesajında şunları kaydetti:

“Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir’in hayatını kaybetmesinden dolayı büyük bir üzüntü yaşamaktayım.

Nadir, çalışkanlığı, dürüstlüğü ve ilkeleri ile yaşadığı döneme damga vurmuştur.

Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda koruyan ve yücelten Asil Nadir, yüzlerce kişiye iş ve aş vermiş, kurmuş olduğu şirketlerle ülkemizin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.

Vizyoner kimliği ile birçok iş insanına örnek olan Nadir, Kıbrıslı Türklerin istediğinde neleri başarabileceğinin de en büyük kanıtı olmuştur.

Merhuma Allah’tan rahmet dilerken, başta acılı ailesi ve tüm halkımıza başsağlığı ve sabırlar dilerim.

Ruhu şad olsun…”

Erdoğan: “Gazzelileri binlerce yıllık ezeli ve ebedi vatanlarından çıkarmaya kimsenin gücü yetmez”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siyonist lobinin baskısıyla yeni Amerikan yönetiminin Gazze’yle ilgili gündeme getirdiği önerilerin bizim açımızdan dikkate ve konuşulmaya değer hiçbir yanı yoktur. Bunlar tamamen abesle iştigaldir. Havanda su dövme çabalarıdır. Gazzelileri binlerce yıllık ezeli ve ebedi vatanlarından çıkarmaya kimsenin gücü yetmez. Gazze’si, Batı Şeria’sı, Doğu Kudüsü’yle Filistin, Filistinlilerindir.” dedi.

Erdoğan, Malezya’ya gerçekleştireceği ziyaret öncesi Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısında, Suriye’de 13,5 yıldır devam eden zulüm ve çatışmaların 8 Aralık’ta sona erdiğini aktararak, “Suriye’nin, Cumhurbaşkanı Şara’nın basiretli liderliği altında inşallah en kısa sürede istikrara kavuşacağına inanıyoruz.” dedi.

Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Tadamon, Hama, Doğu Guta katliamı başta olmak üzere Baas rejimi tarafından işlenen vahşi cinayetlerin hesabı da tek tek soruluyor ve sorulacaktır. Ülkenin farklı yerlerinde kazılan toplu mezarlar bulundukça, Esad rejiminin ve şebbihalarının kanlı yüzü ortaya çıkıyor. Gazze’de 471 gün süren soykırımın ardından bizim de çabalarımızla 19 Ocak’ta geçici ateşkes sağlandı. İsrail’in ayak oyunlarına rağmen esir ve tutuklu takasları devam ediyor. Hamas’ın verdiği söze sadık kaldığını memnuniyetle müşade ediyoruz. 15 aydır ağır abluka altında olan Gazze’ye yardımlar istenilen seviyede olmasa da hamdolsun ulaşmaya başladı. Ancak İsrail yönetiminin kafasında ateşkesi kalıcı kılmak yerine daha sinsi ve insanlık dışı planların olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Bir defa şunu açıkça söylemek isterim. Siyonist lobinin baskısıyla yeni Amerikan yönetiminin Gazze’yle ilgili gündeme getirdiği önerilerin bizim açımızdan dikkate ve konuşulmaya değer hiçbir yanı yoktur. Bunlar tamamen abesle iştigaldir. Havanda su dövme çabalarıdır. Gazzelileri binlerce yıllık ezeli ve ebedi vatanlarından çıkarmaya kimsenin gücü yetmez. Gazze’si, Batı Şeria’sı, Doğu Kudüsü’yle Filistin, Filistinlilerindir.”

Tahsin Ertuğruloğlu: Asil Nadir’in ülkemize kattığı değer her zaman minnetle anılacaktır

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, iş insanı Asil Nadir’in vefatı dolayısıyla yayımladığı taziye mesajında, “Asil Nadir’in ülkemize kattığı değer her zaman minnetle anılacaktır” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, iş insanı Asil Nadir’in vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Ertuğruloğlu mesajında, Asil Nadir’in ülkeye kattığı değerin her zaman minnetle anılacağını vurguladı.

Ertığruloğlu, “Kıbrıs Türk halkının efsane değeri; iş insanı Asil Nadir’in vefatından derin üzüntü duydum. Ülkemize kattığı değer her zaman minnetle anılacaktır. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Kıbrıs Türk halkına baş sağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.” ifadelerini kullandı.

Yer yer yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin 8-14 Şubat 2025 tarihleri için yayımladığı hava tahmin raporuna göre, bugün parçalı ve çok bulutlu hava hakim olacak.

Gün boyunca yer yer sağanak yağış beklenirken, hava sıcaklığının iç kesimler ve sahillerde 13-16°C civarında seyredeceği öngörülüyor.

Rüzgarın ise Kuzey ve Doğu yönlerinden orta kuvvette, zaman zaman ise kuvvetli esmesi bekleniyor.

Berat Kandili perşembe günü idrak edilecek

Berat Kandili, 1 Ocak’ta başlayan üç ayların ikincisi şaban ayının 15’inci gecesine denk geliyor.

“Beraet” kelimesinin kısaltılmış ifadesi olan berat, İslam inancına göre günahlardan arınma, temize çıkma, ilahi af ve rahmete nail olma anlamlarına geliyor.

Ayrıca hicretin ikinci senesi şaban ayının 15’inci günü, Hazreti Muhammed ziyaret için gittiği Beni Seleme yurdundaki mescidde öğle namazının ikinci rekatını kılarken, kıblenin Mescid-i Aksa’dan Mescid-i Haram yönünde değiştiği hakkında ayet indi.

Hazreti Muhammed ile cemaatin bu esnada yönünü Kabe’ye çevirmesiyle birliğin sembolü olan bu tarihi olay, Berat gecesini değerli kılan başlıca nedenlerden birini oluşturuyor.

Hazreti Muhammed’in, Berat Kandili’ne ilişkin şöyle buyurduğu ifade ediliyor:

“Şaban ayının 15’inci gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim. Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim. Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim’ buyurur.”

RAMAZAN 1 MART’TA BAŞLAYACAK

“Ramazanın müjdecisi” Berat Kandili’nin 13 Şubat’ta idrak edilmesinin ardından Müslümanlarca “on bir ayın sultanı” olarak tanımlanan ramazan ayı 1 Mart’ta başlayacak.

Kur’an-ı Kerim’de “Bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, 26 Mart’ta idrak edilecek ve Müslümanlar 30 Mart’ta Ramazan Bayramı’nı karşılayacak.

Maliye Bakanı Berova, Asil Nadir’in vefatı dolayısıyla başsağlığı mesajı yayımladı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, İş insanı Asil Nadir’in vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı.

İş insanı Asil Nadir’in vefatından büyük üzüntü duyduğunu bildiren Berova, Asil Nadir’in, ülkesine ve Kıbrıs Türk Halkı’na takdirle karşılanacak hizmetlerde bulunduğunu, ekonominin gelişmesi sürecinde önemli bir rol üstlenerek, çok sayıda insanımıza iş olanağı yarattığını belirterek; “Kıbrıs Türk Halkı, İş insanı Asil Nadir’i hizmetleriyle her zaman saygı ile anacaktır.  Kendisine Allah’tan rahmet, Ailesine ve halkımıza başsağlığı diliyorum” dedi.

 

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Bankalar Birliği Heyetini Kabul Etti

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Önal ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmede, bankaların tapu işlemlerinde karşılaştıkları sorunlar ve e-Devlet uygulamalarıyla ilgili iş birliği konuları ele alındı.

Tapu İşlemlerindeki Sorunlar Masaya Yatırıldı

Bankacılık sektörünün en çok karşılaştığı sorunlardan biri olan tapu işlemleri, toplantının ana gündem maddelerinden biri oldu. Bankalar Birliği heyeti, kredi işlemlerinde ve ipotek süreçlerinde karşılaşılan bürokratik engellerin azaltılması, işlemlerin daha hızlı ve verimli bir şekilde yürütülmesi için önerilerini sundu. İçişleri Bakanı Oğuz, tapu işlemlerinin daha şeffaf ve hızlı hale getirilmesi için gerekli adımların atılmakta olduğunu belirterek, sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin dikkate alınacağını vurguladı.

e-Devlet Çalışmaları ve Bankalarla İş Birliği

Toplantıda ele alınan bir diğer önemli konu ise e-Devlet uygulamaları oldu. Bankalar Birliği heyeti, bankacılık işlemlerinin dijitalleşmesi ve e-Devlet platformu üzerinden entegrasyon sağlanmasıyla ilgili taleplerini iletti. İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, e-Devlet çalışmalarının hızla devam ettiğini ve özel sektörle iş birliği içinde dijitalleşme sürecinin daha da ileriye taşınacağını ifade etti.

Bakan Oğuz: “KKTC’de dijitalleşme süreci hükümetimizin öncelikleri arasında”

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Oğuz, “KKTC’de dijitalleşme süreci hız kazanıyor. Bankacılık sektörü, tapu işlemleri gibi birçok alanda e-Devlet projeleriyle daha hızlı ve etkin bir hizmet sunma imkânına kavuşacak. Bu konuda Bankalar Birliği ile iş birliği içinde hareket etmeye hazırız” dedi.

Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Önal ise, sektörün karşılaştığı sorunları doğrudan yetkililere iletmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, sürecin hızlandırılması için bakanlıkla koordineli çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Savaşan, Destinasyon Liderleri ile Pozitif Turizmin Yolu Paneli’nde konuştu

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Savaşan, EMITT Fuarı’nda KKTC’nin sağlık turizminde hızla öne çıktığını vurguladı. Pandemi sonrası sağlık turizminin öneminin arttığını belirten Savaşan, KKTC’nin stratejik konumu ve gelişmiş altyapısıyla bölgesel liderlik hedeflediğini söyledi.

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT) kapsamında düzenlenen “Destinasyon Liderleri ile Pozitif Turizmin Yolu” oturumuna katılarak sağlık turizminin önemine dikkat çekti. 80 ülkeden 579 firma ve 666 VIP tur operatörünün yer aldığı fuarda konuşan Savaşan, KKTC’nin sağlık turizminde öne çıkan bir merkez olma yolunda hızla ilerlediğini vurguladı.

“PANDEMİ SONRASI SAĞLIK TURİZMİNİN ÖNEMİ ARTTI…”

Savaşan, pandeminin turizm sektöründe köklü değişimlere neden olduğunu belirterek, sağlık, güvenlik ve hijyen konularının öncelikli hale geldiğini ifade etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 6,8’lik (on binde) ölüm oranı ile dünyanın pandemiyi en iyi yöneten ve halkının sağlığını korumayı başaran ender ülkelerden biri olmayı başardığına dikkat çeken Savaşan, bu başarının Kuzey Kıbrıs’ın sağlık turizmindeki cazibesini de yükselttiğini söyledi.

“KKTC’NİN SAĞLIK TURİZMİNDEKİ GÜCÜ…”

Konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) sağlık turizmi potansiyeline değinen Savaşan, stratejik konumu, iklimi yanı sıra gelişmiş turistik ve sağlık altyapısı ile ülkenin önemli bir destinasyon haline geldiğini belirtti. Savaşan Kuzey Kıbrıs’ın, 300 günden fazla güneş alan iklimi, doğal ve tarihi zenginlikleri, misafirperver halkıyla sağlık turistlerine hem sağlığı koruyup geliştirme, hem de sağlığı geri kazanma (tedavi) seçenekleri sunarken, eşsiz bir tatil yapma imkânı da verdiğini söyledi.

“SAĞLIĞI KORUMA VE GELİŞTİRME YANI SIRA, SAĞLIĞI GERİ KAZANMA HİZMETLERİ VERİLİYOR…”

Kuzey Kıbrıs’ta sağlığı koruma ve geliştirme kapsamında (Wellness ve Sağlıklı Yaşam) detoks ve sağlıklı beslenme programları, yoga ve meditasyon kampları, fitness ve stres yönetimi programlarının başarıyla uygulandığını belirten Savaşan, sağlığı geri kazanma noktasında ise (medikal) fizik tedavi, rehabilitasyon, üreme tıbbı (tüp bebek tedavileri), estetik cerrahi, diş, kardiyoloji, onkoloji gibi alanlarda yüksek kaliteli, uygun maliyetli ve bekleme sırası olmaksızın sağlık hizmetleri sunulduğunu anlattı.

“DİJİTALLEŞME VE KÜRESEL TANITIM STRATEJİLERİ…”

Savaşan sağlık turizminin gelişmesinde dijitalleşmenin önemine dikkat çekerek, Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi’nin yapay zeka destekli yönlendirme sistemleri gibi teknolojik yenilikleri kullandığını ve ayrıca Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerine yönelik dijital reklam kampanyaları, sosyal medya ve influencer pazarlaması yaparak her geçen gün ülkeye gelen sağlık turisti sayısını arttırdığını söyledi.

“ULUSLARARASI STANDARTLAR VE İŞ BİRLİKLERİ”

KKTC’de sağlık turizminin uluslararası alanda rekabet edebilir hale gelmesi için akreditasyon çalışmaları ve sağlık sigortası anlaşmaları yapıldığını, ulaşım destekleri sağlandığını ifade eden Savaşan, ayrıca üniversiteler ile turistik tesisler ile hastaneler arasındaki iş birliklerinin artırıldığını ve uzman personel yetiştirildiğini vurguladı.

“KKTC’NİN HEDEFİ BÖLGESEL LİDERLİK ARASIN GİRMEK…”

Konuşmasının sonunda KKTC’nin sağlık turizminde bölgesel liderler arasına girme hedefi olduğunu belirten Savaşan, bu doğrultuda Başbakan Ünal Üstel ile Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun desteği ile stratejik yatırımlara devam edildiğini ve devlet, özel sektör ile akademik çevrelerin iş birliğiyle sürdürülebilir stratejiler oluşturulduğunu ifade etti. Sağlık turizminin daha sistemli yönetilmesi için bir “Master Plan” çalışmasının sürdüğünü söyleyen Savaşan, KKTC’nin bu alanda uluslararası bir marka haline gelmesi için yoğun çaba harcandığını belirtti.

 

DPÖ EKONOMİ VE YATIRIM UZMANI ÖZGÜR YELEĞEN: ÜSTEL HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE DEVLETİMİZ BÜYÜDÜ

DPÖ Ekonomi ve Yatırım uzmanı Özgür Yeleğen ,Ünal Üstel hükümetinin maliye ile ilgili aldığı önlemlere dikkat çekti…

Özgür Yeleğen bir muhalefet vekilinin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalara netlik getirdi.
Yeleğen, her sene Şubat ayında devletin gelirlerinin düştüğünü , maliyesi büyük bir disiplinle yönetilen ve önceden risklere karşı her tedbirin alındığı Üstel hükümetinin gelirlerin, Şubat ayında düşme riskine karşı bakanlar kurulundan, maliyeye gerekli desteği verdiğini ifade etti.
Maliye bütçesinin %20’sine kadar borçlanma hakkı olduğunu belirten yeleğen,137 milyar TL büyüklüğündeki KKTC bütçesinde binde 7,66 borçlanmanın, “Devletimizi Batırdılar” diye ifade edilmesini tam bir “ART NİYET” VE “DEZENFORMASYON” saldırısı olarak niteledi.
Yeleğen sözlerine , “KKTC devleti büyüdü. Sayın Başbakanımız Ünal Üstel hükümeti dönemi; büyük projelerin ve büyük icraatların gerçekleştiği bir ülke oldu.
Tekrar yazıyorum… DEVLETİMİZİN RAKAMLARI büyüdü” şeklinde devam etti.

SEVDİKLERİNİZE DEĞİL, TÜTÜN VE TÜTÜN ÜRÜNLERİNE VEDA EDİN!

Sağlık Bakanlığı 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Toplumda sağlıklı yaşam ile ilgili farkındalık yaratmak, tütün ve tütün ürünlerinden kaynaklanan engellenebilecek hastalıklar ve ölümlere dikkat çekebilmek maksadıyla 1987 yılından beri Dünya Sağlık Örgütü tarafından 9 Şubat, Dünya Sigarayı Bırakma Günü olarak ilan edilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her gün dünyada 22 bin kişi, her sene 8 milyondan fazla kişi tütün ürünlerinin kullanımıyla oluşan hastalıklar nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Yaşanan bu ölümlerin 7 milyonundan fazlası doğrudan tütün ürünleri kullanımının sonucunda oluşurken 1,2 milyondan fazla kişi de tütün ürünü dumanına maruz kaldığı için hayatını kaybetmektedir.
Toplumsal zehirlenme vakalarının en öldürücü olanı tütün ürünleri bağımlılığından kaynaklanmaktadır. Tütün ürünleri içerisinde bulunan 4.000’den fazla kimyasal kanser yapıcı, kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı, vücut için zehirli etkilere sebep olmaktadır. Tütün ürünleri dumanında 4000’ den fazla kimyasal bulunmaktadır. Bu kimyasallardan 250’ si sağlığa zararlıdır ve en az 50’si de kansere sebep olmaktadır.
Hafif sigara olarak da tabir edilen “light sigara” ya da “düşük tar” sigara içimi daha güvenli değildir; çünkü sigara içen kişiler bu ürünleri hem daha derine hem de daha sık olarak inhale etme eğiliminde olurlar. Bunla birlikte pipo ve puro kullanımının güvenli olmadığının altı çizilmelidir. Kullanım şeklinin farklılığına bağlı olarak ağız, yutak, gırtlak ve yemek borusu kanserleri normal sigara içici bireylere göre puro ve pipo içen kişilerde daha sık gözlemlenmektedir. Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri de aslında birer tütün ürünüdür ve sağlığa zararlıdır. Daha az zararlı olduğu ileri sürülen bu ürünlerin kısa süreli kullanım sonrasında bile ölümle sonuçlanabilen ciddi akciğer hasarı ve solunum yetmezliğine neden olabildiği kanıtlanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörüsüne göre; dünyadaki çocuk nüfusunun yarısı tütün dumanıyla kirlenmiş havada nefes almakta ve her yıl 65.000 çocuk pasif maruziyetin sebep olduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Hamilelik sürecinde tütün ürünü kullanmak ise bebekler için hayat boyu devam edecek çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Gerek dünyada gerekse ülkemizde en yaygın tüketilen bağımlılık yapıcı madde olan tütün ürünleri; kanser, kalp damar hastalıkları, KOAH gibi pek çok önlenebilir hastalık ve erken ölüm sebepleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Tütün ürünü kullanımı, akciğer kanseri başta olmak üzere ağız ve gırtlak, soluk borusu, yemek borusu, mide, bağırsak, karaciğer, pankreas, böbrek, mesane, erkeklerde prostat, kadınlarda meme, rahim ağzı kanseri gibi vücudun pek çok yerinde pek çok kansere sebep olmaktadır.
Yukarıda yer alan riskler göz önüne alındığında, tütün ürünü kullanımını bırakmak, sağlığımız açısından büyük önem taşımaktadır. Tütün ürünlerine son verdiğimizde vücutta gerçekleşen olumlu sağlık değişimleri aşağıda yer almaktadır:
* Sigara bırakıldığı ilk gününden itibaren kalp atışı yüksek hızdan normale döner, kan basıncı düşer, kan dolaşımında bulunan karbon monoksit düzeyi normale döner, tat ve koku alma duyuları gelişir.
* 2-12 hafta içinde kan dolaşımı düzelir, kan akışkanlığı artar, vücudun uç kısımları (el-ayak gibi) daha iyi kanlanır, akciğer kapasitesinde artış yaşanır, nefes darlığı ve öksürük azalır, zamanla bağışıklık sistemi güçlenir.
* 1 yıl sonra, akciğerler daha sağlıklı hale gelir, sigara içenbir kişiye göre koroner kalp hastalığı riski %50 oranında azalır.
* 5 yıl sonra inme (felç) riski ve kalp krizi riski azalır; zaman içinde bu riskler azalmaya devam eder.
* 10 yıl sonra sigara içen birine göre akciğer kanseri riski %50 oranında azalır ve ağız, gırtlak, yemek borusu, mesane, serviks ve pankreas kanseri riski azalır.
* 15 yıl sonra, koroner kalp hastalığı riski sigara içmeyen birininki ile aynı seviyeye iner.
Tütün ürünlerinden ve bağımlılıktan kurtularak; sağlık, sosyal, ekonomik ve çevresel pek çok kazanç sağlayacağı şüphe götürmez bir gerçektir. Tütün ürünü kullanımı ne kadar erken bırakılırsa, vücudun iyileşme ve kendini onarım süreci de o kadar hızlı olur. Çevredeki bireylerin, özellikle de çocukların pasif sigara dumanından korunması için de büyük kazanç sağlanır.  Ayrıca, gezegenimizin sınırlı su, toprak, ağaç gibi kaynaklarının korunması sağlanır.
Sevdiklerinize değil, tütün ve tütün ürünlerine veda edin!

İZMİR’DE TSUNAMİ HAZIRLIĞI

Ege Denizi’nde 7 Şubat’tan bu yana 3’ten büyük depremlerin sayısı 761’e ulaştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) olası bir volkanik patlama sonucu, ince taneli volkanik kül malzemesinin havadan rüzgarla taşınması ya da deprem sonrası olabilecek tsunami gibi tehlikelerin etkilerinin Türkiye’ye ulaşabileceği belirtti. Yapılan çalışmalarda İzmir, Aydın ve Muğla’ya mobil siren sistemi kuruldu. Bölge halkını SMS ile uyaracak sistem devreye alındı.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda (AFAD) Santorini Adası Sismik Aktivite ve Olası Risk Değerlendirme Toplantısı düzenlendi.

AFAD’dan yapılan açıklamada, bugün Başkanlık’ta Santorini Adası Sismik Aktivite ve Olası Risk Değerlendirme Toplantısı düzenlendiği, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu’nun başkanlığındaki toplantıda, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda son günlerde gözlemlenen sismik aktivite ve olası risklerin ele alındığı belirtildi.Açıklamada, aktiviteler neticesinde olası büyük bir deprem, tsunami ya da volkanik patlama gibi olayların Türkiye kıyılarına yönelik tehlikelerinin, AFAD, MTA, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile uzman bilim insanları ve araştırmacılar tarafından değerlendirildiği ifade edildi.

BÖLGEDEKİ AKTİVİTELER

Açıklamada deprem fırtınası şeklinde gelişen bölgedeki aktivite sonucunda, 7 Şubat 2025 itibarıyla 3’ten büyük deprem sayısının 761’e ulaştığı ve kaydedilen en büyük depremin 5,2 büyüklüğünde olduğu belirtildi.

“Depremler Santorini Adası’nın yaklaşık 25 kilometre kuzeydoğusunda artış göstermekte ve derinlikleri 5 kilometre ile 25 kilometre arasında değişmektedir. Ülkemiz kıyılarına en yakın deprem 140 kilometre mesafededir.” denilen açıklamada, depremlerin Güney Ege Volkanik Ada yayındaki Santorini Adası’nın 6,5 kilometre kuzeydoğusunda bulunan su altı kratere sahip Kolumbo volkanının olduğu bölgede yoğunlaştığı ifade edildi.

Bölgede bilinen en son volkan patlaması 1950 yılında gerçekleştiği ifade edilen açıklamada, “Santorini Adası’nın kuzeydoğusunda yer alan denizaltındaki diri Yamurgi (Amorgos) fayı üzerinde 1956 yılında 7,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Bölgede halen devam eden sismik aktivitenin olası bir volkanik hareketliliğe yol açma olasılığı az da olsa bulunmaktadır. Bununla birlikte 2011-2012 yıllarında da benzer bir sismik aktivite yoğunluğu aynı bölgede 14 ay boyunca yaşanmış ancak herhangi bir volkanik aktiviteye yol açmamıştır.” ifadeleri yer aldı.

Olası bir patlama sonucu tarihsel kayıtlarda olduğu gibi volkandan çıkan ince taneli volkanik kül malzemesinin havadan rüzgar ile taşınması ya da deprem sonrası olabilecek tsunami gibi tehlikelerin etkileri Türkiye’ye kadar ulaşabileceği vurgulandı.

ÖNLEMLER

Açıklamada, sismik aktivitenin yoğunlaşmaya başladığı andan itibaren AFAD Deprem Danışma Kurulu, MTA Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile bilim insanlarından oluşan ve olayı farklı açıdan sürekli takip eden bir kurul oluşturulduğu bilgisi paylaşıldı.

SMS GÖNDERİLECEK

İzmir, Aydın ve Muğla’ya, olası tsunami ve acil durumlarda bölge halkına uyarılarda bulunmak amacıyla mobil siren sistemi sevk edildiğine değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Haber alma ve yayma sistemi üzerinden olası acil durumlarda vatandaşlara SMS mesajları iletebilecek mevcut sistem hazır bulunduruldu, İzmir, Aydın ve Muğla valilikleri emrine, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Sivas ve Samsun İl AFAD müdürlüklerinden takviye personel ve ekipman görevlendirmesi yapıldı.

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Tsunami Uyarı Sistemi ile AFAD Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi (AYDES) entegrasyonu yapıldı. Bu sayede gelecek tsunami uyarısı doğrudan tüm AYDES kullanıcılarına ve bölgedeki vatandaşlara ulaştırılabilecek.”

GÜNLÜK RAPOR HAZIRLANIYOR

Meteoroloji Genel Müdürlüğünce olası bir volkanik hareketlilik durumunda çıkabilecek volkanik gaz ve külün atmosferdeki dağılımını ve hareket yönünü analiz etmek için günlük rapor hazırlandığı aktarılan açıklamada, aynı zamanda bölgedeki AFAD İl ve Birlik Müdürlüklerince hazırlıklar yapıldığı ve bölgedeki destek illerin hazır halde bekletildiği belirtildi.

Açıklamada, 10 Şubat’tan itibaren AFAD, MTA, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kandilli Rasathanesi ile Deprem Danışma Kurulu ve bilim insanlarından oluşan bir heyetin, AFAD koordinasyonunda bölgede bulunan illerde (Muğla, Aydın ve İzmir) bilgilendirme toplantıları gerçekleştireceği duyuruldu.

Yunanistan’daki üniversiteler ve araştırma kurumları ile bilimsel anlamda bilgi alışverişi yapıldığı belirtilen açıklamada, AFAD, MTA, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Deprem Danışma Kurulu, bilim insanları ve araştırmacıların sismik aktiviteyi, deprem, volkanizma ve tsunami tehlikeleri açısından AFAD ile koordineli şekilde takip ettiği bildirildi.

Açıklamada, sosyal medyadaki dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar edilmemesi, doğru bilgi için resmi kaynakların izlenmesi istendi.